ĐNTĐBAK EĞĐTĐMĐ DERS NOTLARI
|
|
|
- İbrahi̇m Gökdemir
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 METEOROLOJĐ TELEKOMĐNĐKASYON T. C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü ĐNTĐBAK EĞĐTĐMĐ DERS NOTLARI Ankara 2009
2 G E N E L M E T E O R O L O J Đ 2
3 METEOROLOJĐNĐN TANIMI DEVLET METEOROLOJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Meteoroloji, atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini, nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bir bilim dalıdır. Meteorolojik olaylar, insanoğlunun yaşamını ilk çağlardan itibaren etkilemiş, insanlar durmadan günümüze kadar dünya atmosferinde olup biten olayların nedenlerini zamanın koşullarına göre inceleyip araştırmışlardır. Bu amaçla da çeşitli gözlem ve incelemeler yaparak hava olaylarını önceden tahmin edebilme yollarını bulmaya çalışmışlar, bunların olumlu etkilerinden faydalanma, olumsuz etkilerinden de kurtulma ve korunma yollarını aramışlardır.dolayısıyla meteoroloji, tarihsel gelişim çizgisi içerisinde insanlar ve toplumlarla iç içe olan bir olmuştur. METEOROLOJĐNĐN TARĐHÇESĐ M.Ö. birinci yüzyılda Hindistan da rüzgar fırıldağının dördüncü yüzyıldada yağmur ölçmelerinin yapıldığı bilinmektedir lü yıllarda Leonardo da vinci nemliliğin mekanik olarak göstergesini ve rüzgar fırıldağını geliştirdi de galilei ilk basit termometreyi geliştirdi de toriçelli,ilk civalı barometyeyi yaptı, 1714 de fahrenhaıt kendi ismi ile anılan termometreyi.1730 da da reamıur kendi adı ile anılan termometreyi yaptı de de buys-ballot,basınç dağılışı ile rüzgar arasındaki ilişkileri buldu. Osmanlı Ve Türkiye de Meteorolojik Çalışmalar ; Đstanbul'a ilk yerleşen Türk astronomu ise Ali Kuşçu'dur. Ali Kuşçu Uluğbey'le beraber çalışmış onun ölümünden sonra Uzun Hasan'ın hizmetine girmiş ve elçi olarak Fatih Sultan Mehmet'e gönderilmiştir. Fatih Ali Kuşçu'nun bilgisine hayran kalmış ve kendisini Ayasofya medresesine müderris yapmıştır. Ali Kuşçu, Türk tarihinde ilk matematik ve astronomi profesörüdür. Ali Kuşçu'nun ölümü ile astronomi çalışmaları yarıda kalmıştır. Osmanlı Đmparatorluğu'nda Tanzimatla birlikte çeşitli yerlerde değişik tarihlerde meteorolojik rasatlar yapılmaya başlanmıştır. Đstanbul, Đzmir, Kudüs, Trabzon, Tekirdağ, Merzifon gibi Osmanlı Đmparatorluğu'nun çeşitli yerlerinde gerek özel gerekse devletin emrinde olmak üzere yabancılar tarafından birçok meteorolojik rasat yapılmıştır. Kayıtlı en eski rasatlar Đstanbul'da Saint-Benois ve Bebek'te bulunan yabancı okullarda yapılan rasatlardır yılları arasında yapılan bu rasatlarda sıcaklıklar ölçülmüştür. Daha sonra yılları arasında Đstanbul, Đzmir, Trabzon, Kayseri, Bursa, Sakız, Erzurum, Erivan ve Musul'da diğer iklim elemanlarını da içeren rasat kayıtlarına rastlanmaktadır. Haydarpaşa Đngiliz Mezarlığı'nda Mr. W.H. Lyne ise yılları arasında gözlemler yapmıştır. Yabancı okullar arasında Amerikan Kolejleri (Merzifon, Malatya, Harput, Đzmir, Tarsus) de bazı rasatlar yapmışlardır. Ayrıca Erenköy'de Thomson Çiftliği'nde ( ) yapılan rasatlar 1928 yılında Prof. Dr. Antal Réthly tarafından yayınlanmıştır. Büyükdere'de 3
4 yılları arasında yapılan rasatlarda ise sıcaklık, basınç, nem ve yağış bilgileri yer almaktadır. Osmanlı Đmparatorluğu'nda meteorolojinin kurumsallaşma çalışmaları 1867 yılında Kandilli Rasathanesi'nin kurulması ile başlamış ve bu kurumsallaşma Cumhuriyet Türkiye'sinde tamamlanmıştır. Kandilli Rasathanesi, Fransız Hükümetinin tavsiyeleri üzerine Đstanbul'da Rasathane-i Amire ismi ile kurulmuş ve bu kuruluşun ilk sorumlusu da Aristide Coumbary olmuştur. Meteorolojinin kuruluş tarihi; Türkiye'de meteorolojik hizmetlerin tek elden ve düzenli bir şekilde yürütülmesi çalışmaları 1936 yılı içerisinde ele alınmıştır. Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Direktörlüğü'nün kurulması için oluşturulan komisyon, 11 Şubat 1936'da Bakanlar Kurulu'na bir kanun tasarısı sunmuştur. Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Direktörlüğü'nün kurulmasının gerekçeleri Başbakan Đsmet Đnönü başkanlığında Bakanlar Kurulu'nda görüşülerek kabul edilmiş ve 30 Kasım 1936 tarihinde Başbakanlık Kararlar Müdürlüğü'nün 6/3727 sayılı yazısı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmuştur 27 madde ve 10 geçici maddeden oluşan Devlet Meteoroloji Đşleri Umum Müdürlüğü Kuruluş Kanunu 10 Şubat 1937 tarih ve 3127 sayı ile kabul edilmiştir sayılı kanun kabul edildikten sonra TBMM Başkanlığı 11 Şubat 1937 tarih ve 1/649/2077 sayılı tezkeresi ile onaylanması için Cumhurbaşkanlık Makamına göndermiştir. Ulu önder Gazi Mustafa Kemâl Atatürk DMĐ Umum Müdürlüğü Kuruluş Kanunu'nu 19 Şubat 1937 tarihinde imzalamış ve yayınlanmak üzere Neşriyat Müdürlüğü'ne göndermiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün kuruluşundan ikibuçuk yıl sonra II. Dünya Savaşı patlak vermiştir. Bu Türkiye'nin ekonomik ve insan kaynaklarının büyük bir kısmının savunmaya ayrılmasına neden olmuştur. Meteoroloji Genel Müdürlüğü savaş sırasında Silahlı Kuvvetlerin emrine girmiş ve çalışmalarını da buna göre yürütmüştür. II. Dünya Savaşı daha oldukça yeni bir kuruluş olan Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü için de büyük bir tecrübe olmuştur. II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra meteorolojik hizmetlerde de hızlı bir gelişme meydana gelmiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü uluslararası işbirliğinin artması sonucu kurulan Dünya Meteoroloji Teşkilâtı'na 31 Mayıs 1949 tarihinde üye olmuştur. Başbakanlığa bağlı olarak hizmet veren Meteoroloji Genel Müdürlüğü 15 Mayıs 1957 tarihinde 6967 sayılı kanunla Tarım Bakanlığı'na bağlanmıştır. 5 Ocak 1978 tarihinde ise tekrar Başbakanlığa bağlanmıştır. Bugün Türkiye'de meteorolojik hizmetleri yürütmekten sorumlu tek kuruluş olan Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü'nün 3127 sayılı kuruluş kanunu 1986 yılında değiştirilerek 3254 sayılı kanunla; kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları yeniden belirlenmiştir yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Bakanlığı'na bağlanan Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü, 28 Şubat 1992 tarihli Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile ve 3812 sayılı kanunla Temmuz 1992 tarihinden itibaren tekrar Başbakanlığa bağlı bir kuruluş haline getirilmiştir. Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü'nün verdiği meteorolojik hizmetlerin ürünleri, 3 Kasım 1994 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Döner Sermaye Đşletmesi Yönetmeliği ile ücretlendirilmiştir. 4
5 METEOROLOJĐK PARAMETRELER(VERĐLER) Meteorolojide birçok parametre vardır,ama biz burada önemli olanları anlatacağız,diğer parametreler zaten bunlardan oluşan verilerdir. 1.SICAKLIK (TEMPERATURE) Bir maddenin ısı veya moleküler hareketinin derecesinin ölçüsü. Teorik olarak, moleküler hareketin durduğu varsayılan mutlak sıfır değerli bir ıskala üzerinden ölçülür. Sıcaklık aynı zamanda sıcaklığın veya soğukluğun bir derecesidir. Yer gözlemlerinde sıcaklık değeri serbest hava içerisinde, gölgede ve yere yakın bir çevrede ölçülür.isı ve Sıcaklık kavramları birbirleri ile karıştırılmamalıdır.ısı potansiyel enerji birimi kalori,sıcaklık ise bu potansiyel enerjinin cevreye elektromağnetik şekilde yayılan enerjinin etrafa yapmış olduğu etkidir ve birimi derecedir, termometre ile ölçülür. 2.BASINÇ(PRESSURE) Meteorolojide, herhangi bir yerdeki birim alana atmosfer ağırlığının yarattığı kuvvet. Atmosfer basıncı veya barometrik basınç olarak ta bilinir. Herhangi bir noktadaki atmosfer basıncı denilince, bu nokta birim alan üzerinde dikey olarak uzanan havanın ağırlığı akla gelir. Standart atmosferde bu değer 760 mm.lik cıva sütununa eşittir. Basınç birimlerinin çeviri formülleri ise şöyledir. 3.RÜZGAR(WĐND) Yeryüzü ile ilişkili olarak, genellikle yatay olarak gelişen hava hareketi. Rüzgar dört değişik alanda ölçümlenir: Yön, hız, karakteri (hamlesi veya squallı) ve yön kırılması. Yer rüzgarı, rüzgar gülü-oku ve anemometre ile ölçülürken yüksek seviye rüzgarları pilot balon, rawin ve uçak raporlarından belirlenmektedir. Meteorolojide, rüzgar yönü, coğrafi kuzeye göre rüzgarın estiği yöndür. Yeryüzündeki basınç dağılımı ile doğrudan ilişkili olan yer rüzgarının hızında birim olarak; km/saat, metre/saniye, mil/saat, Knot ve feet/saniye kullanılır. 4.NEM(HUMIDITY) Havadaki su buharı miktarı. Nispi nem ve çiğ noktası ile sık sık karıştırılan bir terimdir. Mutlak nem, nispi nem ve özgül nem, nem çeşitleri içinde yer alır.nem higrometre ile ölçülür. NĐSPĐ NEM;havada içerisinde mevcut su buharı miktarının,o havayı doymuş hale getirebilmek için gerekli olan su buharına oranıdır. Yüzde ile ifade edilir.(%). ÖZGÜL NEM:Birim nemli hava içindeki su buharı kütlesidir. Su buharı yoğunluğunun hava yoğunluğuna oranı yani su buharı ile kuru hava karışımıdır. Kilogramda gram veya gramda gram olarak belirtilir. MUTLAK NEM: Birim hacim havada bulunan su buharı miktarı. Su buharı yoğunluğu olarak ta bilinir. Birimi metreküpte gramdır. Mutlak nem miktarı adyabatik genleşme ile azalır, adyabatik daralma ile artar. 5
6 5.RADYASYON(RADIATION) Radyan enerji ile eş anlamlıdır. Elektromanyetik dalgalar aracılığıyla enerjinin bir yerden bir yere veya uzayda taşınması işlemidir. Meteoroloji ve klimatolojide ise, radyan enerji güneş, yerküre veya atmosferden yayılan enerji ile bunlar tarafından radyasyonun emilmesine ilişkin olarak kullanılır. Güneş radyan enerjisinin termal, kimyasal ve optik olmak üzere üç fiziksel etkisi görülür. Güneşten gelen enerjiden yerin etkilenmesi değişik şartlara bağlıdır. Bunlardan belli başlıları: Güneş sabitesi veya çıktı, yerin güneşten olan uzaklığı, ışınların direk gelip gelmemesi yani geliş açısı ve atmosfer tarafından emilen enerji miktarıdır. Radyasyonda en önemli kavram 'siyah cisim'dir ve bu kavram Planck, Wien, Stefan-Boltzman ve Kirchoff Yasalarıyla açıklanmıştır. 6.RADAR GÖRÜNTÜLERĐ Meteorolojide radar 2 türlü kullanılır: 1- Uyarı: Kuvvetli yer rüzgarları, fırtınalar, microburst-macroburst, rüzgar shearleri, türbülans, hortum, şiddetli yağış, gibi hadiselerin yerlerinin ve şiddetlerinin tesbiti 2- Kısa vadeli tahmin: Rüzgar alanlarının ve bunların vektörel bileşenleri, yağış tahmini, cephe konumu, hamle, fırtına tahminleri 7.UYDU GÖRÜNTÜLERĐ Uydular sensörleri vasıtasıyla kaydettikleri verileri belirli aralıklarla yer istasyonlarına göndererek, hava olaylarının küresel olarak incelenmesini kolaylaştırırlar. Đlk meteoroloji uydusu 1960 yılında yörüngeye fırlatılmıştır. Đki türlü meteoroloji uydusu vardır: Sabit yörüngeli uydular: Ekvator üzerinde km yükseklikte bir yörüngede bulunup, dünyanın dönüş hızıyla aynı hıza sahip bulunduğundan dünya ilegöreceli olarak aynı konumda kalmaktadır. Sabit yörüngeli uydular bulunduğu yerde dünyanın görüntüsünü yaklaşık olarak 4-5 km çözünürlükte, kuzey ve güney yarım kürelerinde 65 enlem dereceleri arasında alırlar. Kutupsal yörüngeli uydular: Yaklaşık olarak 850 km yüksekliktedir. Güneşe göreceli olarak sabit bir pozisyonda bulunmaktadırlar ve sürekli olarak ekvator üzerinden yerel saatle aynı zamanda geçmektedirler. Kutupsal yörüngeli uydular dünya üzerindeki dönüşlerini 1 saat 42 dakikada tamamlamakta ve dünya üzerindeki herhangi bir noktadan 12 saatte bir geçmektedir. Sabit ve kutupsal yörüngeli uydular ile dünya üzerindeki herhangi bir noktanın 6 saatlik aralıklarla günde 4 defa görüntüsü alınabilmektedir Yukarıda açıklanan verilerin yanında daha birçok veri vardır. bunlar isımlerini kısaca verecek olursak; vb. Bulutluluk,kar ölçümleri,toprak sıcaklıkları,güneşleme süresi ve uzunluğu,buharlaşma 6
7 METEOROLOJĐNĐN HĐZMET VERDĐĞĐ SEKTÖRLER 1.TARIM 2.ORMAN 3.TURĐZM, 4.MĐLLĐ SAVUNMA, 5.ULAŞTIRMA, 6.BAYINDIRLIK, 7.ENERJĐ, 8.ADALET, 9.SAĞLIK, 10.ŞEHĐRCĐLĐK, 11.ÇEVRE ÜYESĐ OLDUĞUMUZ ULUSLARARASI KURULUŞLAR Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü, bazılarında kurucu üye olmak üzere bütün uluslararası meteoroloji kuruluşlarının üyesi olup, bunlarla yakın işbirliği içerisindedir. Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü, meteorolojik hizmetlerin gereği olarak ilgili tüm uluslararası kuruluşlarla işbirliği içerisinde olup, uluslararası kuruluşlara (ECMWF, EUMETSAT ve WMO'ya) belirli miktarda katkı payı ödemekte; ikili anlaşmalarla da çeşitli ülkelerin meteoroloji teşkilatlarıyla ilişkilerini sürdürmektedir. Karşılıklı işbirliğine dayalı olarak Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meteoroloji Dairesi, Özbekistan Cumhuriyeti Hidrometeoroloji Đdaresi, Azerbaycan Cumhuriyeti Hidrometeoroloji Komitesi, Đngiltere, Gürcistan, Almanya, Moğolistan, Türkmenistan ve Cezayir Meteoroloji Teşkilatlarıyla ikili teknik işbirliği ve protokoller yapılmıştır. 1.DÜNYA METEOROLOJĐ TEŞKĐLATI(WMO); 1947 Ağustos ayında Kanada'nın Toronto kentinde taslak olarak hazırlanan Dünya Meteoroloji Teşkilatı Sözleşmesi, 11 Ekim 1947 tarihinde Washington'ta aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 42 ülke tarafından imza edilerek kabul edilmiştir. Şu anda merkezi Cenevre'de bulunan Dünya Meteoroloji Teşkilatına ülkemiz 31 Mayıs 1949 tarih ve 5411 sayılı kanunla üye olmuştur. Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü WMO'nun liderliğinde ve önerilerine uygun olarak yürütülen çeşitli bilimsel çalışma, araştırma ve konferanslara katılmakta, ödediği üyelik aidatlarına karşılık teşkilattan çeşitli yollarla yararlanmaktadır. Bugüne kadar da önemli sayıda karşılıklı uzman değişimi, küçümsenemeyecek ölçüde malzeme, çeşitli döküman, eğitim ve öğretim bursları sağlanmıştır. 2.AVRUPA ORTA VADELĐ ĐSTĐDLALLER MERKEZĐ(ECMWF); Tarım, inşaat, enerji, ulaşım ve su dağıtımı alanlarından yapılmakta olan harcamaların mümkün olduğu kadar kısıtlanması için yapılan araştırmalar sonucunda, orta vadeli meteorolojik tahminler yapmanın en yararlı çare olacağı düşüncesinden hareketle aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 17 Avrupa ülkesi tarafından, Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında Avrupa Đşbirliği Çerçevesinde 11 Kasım 1973'te kurulmuş, Türkiye 13 Kasım 1975 gün ve 7/10890 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile üye olmuştur. Merkezi Londra/Reading'de bulunan Orta Vadeli Hava Tahminler Merkezi'nden özel haberleşme sistemiyle 10 güne kadar hava tahmini için gerekli meteorolojik veriler alınmaktadır. ECMWF ile yapılan bu işbirliği sonucunda hava tahminlerinin süresinde ve tutarlılık oranlarında gözle görülen bir artış olmuştur. 7
8 3.ULUSLARARASI SĐVĐL HAVACILIK TEŞKĐLATI(ICAO); ICAO'nun uluslararası hava ulaşımı ile ilgi;i prensip ve teknikleri geliştirmek, dünyada sivil havacılığın güven içinde yapılmasını sağlamak, havayolları, havaalanları ve hava ulaşım araçlarının geliştirilmesini teşvik etmek gibi amaçları bulunmaktadır. Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü, dünyadaki sivi! havacılığın güvenli şekilde yürütülmesi için ihtiyaç duyulan meteorolojik bilgileri üretmek, temin etmek ve kullanıcılara sunmak durumundadır. Bu çalışmalarını ICAO ve WMO'nun belirlediği tavsiye, pratik ve standartlara göre yürütmektedir. Meteorolojik hizmetin sözkonusu teknik ve uygulamalar çerçevesinde yerine getirilmesi için Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile koordineli olarak ICAO ile sürekli işbirliği içindedir 4.AVRUPA METEOROLOJĐK UYDULAR ĐŞLETMESĐ TEŞKĐLATI (EUMETSAT); Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü 1983 yılında üyesi olduğu ve merkezi Almanya'nın Darmstadt kentinde bulunan Avrupa Meteoroloji Uydular Đşletmesi Teşkilatı (EUMETSAT) ile sıkı bir işbirliğine girilmiş; uydu teknolojisi ve uydu fotoğraflarının değerlendirilmesinde ve tahmin çalışmalarında kullanılmasında önemli aşamalar kaydedilmiştir. Halen EUMETSAT'tan temin edilen ve en gelişmiş Uydu Yer Alıcı Cihazı olan PDUS (Primary Data User Station) gerekli yazılım ve donanımları ile işletime alınmıştır 5.KUZEY ATLANTĐK ANTLAŞMASI TEŞKĐLATI (NATO); Türkiye'de Askerî Meteoroloji Teşkilatı bulunmadığı için Türk Silahlı Kuvvetleri'nin meteorolojik desteğini ve NATO ile olan ilişkilerini, Genelkurmay Başkanlığı ile koordineli olarak Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü yürütmektedir 6.METEOROLOJĐK EKONOMĐ FAYDA GRUBU(ECOMET); ECOMET'in amacı; meteorolojik ürünlerin kullanımıyla ortaya çıkan ekonomik faydadan meteoroloji teşkilatlarının daha fazla pay alması, bu ürünlerin serbest dolaşımıyla, ulusal meteoroloji teşkilatlarının kendi aralarında haksız rekabete neden olmadan yarışmaları, teknolojik ve bilimsel yönden gelişmeleridir. MĐLLĐ, BÖLGE VE DÜNYA METEOROLOJĐ TEŞKĐLATINA AĐT TELEKOMÜNĐKASYON VE MERKEZ SĐSTEMLERĐ Atmosferin sınır tanımaması ve tek başına bir ulusal meteoroloji teşkilatının ileriye dönük tahminler yapabilmesinin olanaksız olması sebebi ile,dünya meteoroloji teşkilatı, bilgilerin bir merkezde toplanıp,isteyen ülke istediği yerin gözlemlerini rahat alabilmesi için dünyayı meteorolojik bilgi bankası olarak 6 bölgeye ayırmıştır. Bu bölgeler sayesinde telekomünikasyon yükü merkez tarafından bölge merkezlerine verilmiş ve iletişim rahatlamıştır.bu bölgeler sırası ile; 8
9 1.AFRĐKA DEVLET METEOROLOJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2.ASYA BÖLGESĐ 3.GÜNEY AMERĐKA 4.KUZEY VE ORTA AMERĐKA 5.GÜNEY-BATI PASĐFĐK 6.BĐZĐMDE ĐÇĐNDE BULUNDUĞUMUZ AVRUPA BÖLGESĐ Bunun yanı sıra her bölgenin 2 veya 3 tane toplama bölgesi vardır,örnek avrupa için roma,bracknell veya sofya vb. Bu konudaki şekiller aşağıda verilmiştir 9
10 K L Đ M A T O L O J Đ 2
11 Persaonel Dairesi Başkanlığı 1. Bir Bilim Dalı Olarak Klimatoloji 1.1. Hava durumu ve iklim: Hava durumu teriminden kastedilen olgu Atmosferde meydana gelen meteorolojik olaylardır. Atmosferde hava olaylarının kısa bir süre içindeki durumunu tanımlamak için; soğuk, sıcak, yağmurlu, hava şeklinde tanımlar kullanılabilir. Bütün bunlar havanın o anki halini belirler. Hava durumu belirli bir yerde belirli ve kısa bir süre içinde etkin olan Atmosfer koşullarıdır. Bir yerdeki hava durumu tanımlanırken en üstün ve etkin olan iklim faktörü öne çıkar. Örneğin, soğuk hava denildiğinde bu terim bulutluluk, rüzgar vb. de kapsayabilir. Ancak o andaki üstün olan faktör düşük sıcaklıktır. Đklim ile hava durumu birbirinden farklı şeylerdir. Burada en önemli fark ele alınan zaman olmaktadır. Hava durumu için çok kısa zamandan bahsedilirken, iklim için oldukça uzun bir zaman periyodundan bahsedilir. Buna göre uzun yıllar değişmeyen ortalama hava koşullarıdır Đklimi meydana getiren elemanlar: Đklim elemanları çeşitli oranlarda birleşerek bir yerin iklimini oluşturan atmosfer özellikleridir. Güneşlenme, sıcaklık, basınç, rüzgar, yağış, bulutluluk vb. iklim elemanlarıdır. Meteorolojik olayları inceleyip iyice anlayabilmek ve belirli sonuçlara varabilmek için iklim elemanlarının incelenerek iklim elemanlarından yeryüzü ve coğrafi bölgeler için bazı sonuçların çıkarılması gerekmektedir Đklim elemanlarını etkileyen faktörler : 1) Enlem etkisi 2) Kara ve denizlerin etkisi 3) Yükseklik 4) Rüzgar yönü 5) Yer şekilleri 6) Bitki örtüsü 7) Deniz akıntıları 1.4. Klimatoloji nin tanımı : Yunanca clinein eğimli ve logos bilim kelimelerinden oluşan Klimatoloji; atmosfer içerisinde meydana gelen hava olayları ile yeryüzünde görülen iklim tiplerini inceleyen bilim dalıdır. Kelime anlamı olarak iklim bilimi anlamına gelen klimatoloji, uzun yıllar boyunca atmosferde meydana gelen hava olaylarının insan ve doğal ortam üzerindeki etkilerine bağlı olarak ortaya çıkan iklim tiplerini inceleyen bir doğal(fiziki) coğrafya dalıdır. Bir sahada uzun yıllar boyunca hüküm süren hava olaylarının ortalama sonucu o sahanın iklim özelliklerini belirlemektedir (Özçağlar, 2000). Oldukça geniş bir bölge içinde, uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama hava koşullarına iklim denir. 2
12 Persaonel Dairesi Başkanlığı Klima: Đklim, loji: Bilim demektir. Dilimize klima kelimesi iklim şeklini alarak girmiştir. Klimatolojinin konusu da iklimin çevreye ve insanlara olan etkisidir. Hava olaylarının genel karakterini incelemek coğrafi dağılışlarını belirlemek klimatolojinin konusudur. Đklimini meydana getiren iklim elemanlarını ve iklime etki eden etmenleri, gerekirse teker teker gerekirse bir bütün olarak klimatoloji inceler. Klimatoloji, yeryüzünde cereyan eden atmosfer olaylarını ve etkilerini; uzun yıllar boyunca genel gidişatı ile ortaya çıkarır Klimatolojik çalışmaların amacı : Dünyamız üzerinde çeşitli gazlar, karışık bir şekilde ve birlikte bulunmaktadır. Meteorolojik olaylar yeryüzünde, atmosferde meydana gelir ve hem coğrafi bölgeleri; hem de tüm canlıları etkiler. Kısacası iklim yeryüzünün şekillenmesini ve insan faaliyetlerini doğrudan etkiler. Klimatolojinin amacı; yeryüzünü etkileyen iklimleri ve iklim bölgelerini ortaya çıkarmak; incelemek ve sonuçları açıklamaktır. Gerçekten de bir iklim bölgesinin iklimi ile o bölgenin doğal çevre özellikleri ve yine o bölgede yaşayan toplum arasında, rölyefi ve doğal bitki örtüsünü, beşeri hayatı ve faaliyetleri şekillendirici sıkı korelatif ilişkiler göze çarpar. Sonuç olarak Klimatoloji biliminin amacı diğer coğrafi araştırmalara, uygulamalı çalışmalara, planlama çalışmalarına ve pek çok alana temel olabilecek verileri hazırlamaktır. Đklim araştırmalarında mümkün olduğunca uygulama ve güncel olaylar ile bağlantı kurulabilirse, çalışma sonuçlarının amaca hizmet etme şansı da o oranda artacaktır (Koç,1998) Klimatolojik ürünlerinin kullanıldığı alanlar : Meteoroloji Genel Müdürlüğünün üretmiş olduğu ürünlerden dileyen herkes faydalanır. Kişi, kurum ve kuruluşlara bu bilgiler açıktır. Bir mahkeme olmuş bir kazanın meteorolojik nedenlerini araştırırken klima rasatlarına müracaat edebilir. Hava durumu nedeniyle zarar görmüş bir inşaat firması; geçmiş günlerin hava kayıtlarına müracaat ederek durumunu izah edecektir Türkiye de klimatolojik çalışmalar : Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü, uzun yıllardır düzenli ve sistemli bir şekilde klimatolojik çalışmaları sürdürmektedir. Türkiye de ve Dünyadaki iklim araştırmacılarına gerekli bilgileri vermektedir. Üniversitelerin ilgili bölümlerindeki bilim adamları ihtiyaç duydukları bilgilere ulaşmaktadırlar. Yurdumuzun her yöresine; o bölgeyi temsil edebilecek rasat kayıtlarını hazırlayıp tutacak istasyon ve elemanlar yerleştirilmiştir. Klimatolojik çalışmalar yapan 265 büyük klima istasyonu; 85 küçük klima istasyonu mevcuttur. Gerekli görülen yerlere istasyonlar açılmaktadır. 2. Klimatolojinin Bölümleri : Klimatolojiyi, iki ana bölüme ayırmak mümkündür. Bunlardan bir tanesi incelendiği alanın durumuna göre alansal klimatoloji, diğeri ise uygulamalı klimatolojidir. 3
13 Persaonel Dairesi Başkanlığı 2.1. Alansal klimatoloji : Bu bölümde kıtaların, okyanusların veya daha küçük alanların iklimleri incelenmektedir Mikro klimatoloji : Küçük ölçekli bir alanın iklimini inceler. Şehirlerin, vadilerin, dağ yamaçlarının, göllerin, ormanların ve küçük iklimi ile yöresel iklimlerin çeşitli özelliklerini inceler, sonuçlar ortaya çıkarır Mezo klimatoloji : Orta ölçekli bir alanın iklimini inceler. Bölgelerin iklimini, iklim özelliklerini inceler, sonuçlar ortaya çıkarır Makro klimatoloji : Büyük ölçekli bir alanın iklimini inceler. Büyük ölçekli alanlar veya ülkelerin iklimini, iklim özelliklerini inceler, sonuçlar ortaya çıkarır Uygulamalı Klimatoloji : Klimatolojik veriler, pratikteki kullanımlara bağlı olarak değişik bölümlere ayrılabilir. Bu bölümler iklim verilerinin değişik bilim dallarının bakış açısı ile yorumlanmasına bağlı olarak bir çok türe ayrılabilirler Đstatistiksel klimatoloji : Klimatolojik elemanların ortalama ve en yüksek, en düşük değerlerini; normallerinden sapmalarını, tekrarlama dağılışlarını, hata miktarlarını, bağlılık derecelerini vb. özellikleri ayrı inceleyip iklim elemanlarının esas yapılarını araştırır. Örneğin; yapılan istatistiklere göre; Đç Anadolu bölgesinin bahar ve yaz yağışlarının çoğunu sağanak yağışlar oluşturmaktadır denildiğinde istatistiksel klimatolojik bir çalışmanın sonucunu açıklamış oluruz Teorik klimatoloji : Meydana gelen bir iklim olayının nedenlerinin oluş şekillerinin, genel olarak, matematiksel-fiziksel kurallarla açıklanması dinamik meteorolojinin konusudur. Dinamik meteorolojideki kurallar çerçevesinde iklim elemanları incelenip gerekli neticeler çıkarılabilir Sinoptik klimatoloji : Đklim elemanlarını sinoptik meteoroloji usullerine göre, inceleyip sonuçlarını açıklar. Hava tahmin usulleri kullanılarak, iklim çalışmaları desteklenebilir. Örneğin uzun süreli hava tahminleri yapılırken klimatolojinin arşiv kayıtları alınıp; sinoptik meteoroloji usullerine göre çalışma yapılabilir. Genel atmosfer sirkülasyonu hakkında sonuçlar ortaya koymak için dinamik klimatoloji ve sinoptik klimatoloji ortak çalışma yapmaktadır. 4
14 Persaonel Dairesi Başkanlığı Sağlık klimatolojisi : Đklim elemanlarının, elemanlardan elde edilen sonuçların ve iklim tiplerinin insan sağlığına olan etkilerini inceler. Örneğin; bazı hastaların bazı iklim bölgelerinde yaşamlarını sürdürmesi tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Tavsiye edilen bölgeler hakkındaki bilgileri sağlık klimatolojisi ortaya çıkarır Uçuş klimatolojisi : Hava meydanlarına ait iklim elemanlarını uçuş hizmetlerine yarayacak şekilde inceleyerek sonuçlar elde eder. Örneğin meteorolojik elemanlar bakımından verimsiz bir yerde hava meydanları açılıp açılmaması konusunda çalışmalar için gerekli bilgililer klima rasatlarından elde edilebilir Yüksek hava klimatolojisi : Bugün Dünyada ve yurdumuzda düzenli bir şekilde Atmosfer yerden itibaren takip edilerek incelenmektedir. Radiosonde rasatları, çeşitli uydularda alınan bilgiler; atmosferi düşey, yatay doğrultuda incelememize yardımcı olmaktadır Deniz klimatolojisi : Denizler üzerindeki iklim elemanlarıyla deniz suyu özelliklerini, denizle ilgili çeşitli çalışmalara yarayacak sonuçları elde etmek maksadıyla inceler. Deniz biyoklimatolojisi ve deniz ulaşımı klimatolojisi gibi kollara ayrılır Coğrafi klimatoloji : Đklim elemanlarını Dünyanın, kıtaların, ülkelerin, bölgelerin iklim özelliklerini elde etmek maksadıyla inceler Hidroklimatoloji : Hidrolojik çalışmalara yardım amacıyla iklim elemanlarını inceler. Örneğin bir bölgeye ne kadar yağış düştüğünü ve su toplama alanlarındaki durumu inceler Tarımsal klimatoloji : Đklim özelliklerinin ürünler üzerindeki etkilerini inceler. Örneğin yetişme mevsiminin uzunluğu, yetişme derecesi ile iklim özellikleri arasıdaki bağlantı, sulamanın önemi vb... konuları inceler. 3. Klimatolojik Rasat 3.1. Klimatoloji rasat parkları : Rasat parkı, Atmosfer olaylarına açık, bu olayları engelleyici faktörlerin olmadığı, içinde çeşitli meteorolojik aletlerin bulunduğu doğal şartları temsil eden düzenlenmiş yerlerdir. Bu yerlerde sıcaklık, basınç, nem, yağış, güneşlenme, rüzgar, buharlaşma vs. gibi hava olaylarını meteorolojik aletlerle ölçerek kayıtlar tutulur. Tutulan bu kayıtlara rasat denir. 5
15 Persaonel Dairesi Başkanlığı Meteorolojide klima rasatları, sinoptik rasatları gibi rasatlar yapılmaktadır. Yapılan bu rasatlar içinde klimatolojik rasatlar dünyanın, kıtaların, ülkelerin, ülkeler içindeki bölgelerin iklim özellikleri ile daha dar yörelerin, çevrelerin ve mahallelerin değişik iklim durumlarını incelemek, iklim araştırmaları ve projeleri için gerekli bilgileri elde etmek amacıyla yapılan rasatladır. Bu rasatlar ilgili devletler ve kuruluşlar tarafından düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde amaç; günlük ortalama kıymetleri elde edebilecek şekilde, yerel saatlerde rasatların yapılmasıdır. Türkiye de ve daha birçok ülkede yerel saati seçilmiştir. Bu rasatların en büyük özelliği aynı güneş durumunda yapılmış olmalarıdır. Bu rasatlar tüm ülkelerde, meteoroloji istasyonlarında yapılan ölçümlerde günlük ortalama kıymetleri elde edebilecek şekilde tespit edilebilecek belli yerel saatlerde yapılan rasatlardır. Bu saatler ortalama olarak kabul edilmiştir. Bu sistemi kabul etmemiş olan ülkelerdeki klima rasat saatleri de saatlerine yakın saatlerdir. Zaman bakımından aynı olmayan, ancak aynı güneş durumunda yapılan bu rasatlar dünya üzerinde hep aynı saatlere denk gelmektedir. Bu durumu şu şekilde açıklamaya çalışalım, yerel saatle de yapılan bir klima rasadı dünyanın her tarafında sabah vaktine (öğleden 5 saat evvel); rasadı öğleden sonraya; rasadı ise gecenin ilk yarısına (öğlenden 9 saat sonraya rastlamaktadır) Rasada çıkış saatlerinin bulunması : Klima elemanlarını güneş etkilediğinden klima rasatlarına çıkış saatleri her istasyonun boylamına göre bulunur. Türkiye de başlangıç boylamı Đzmit ten geçen 30 doğu boylamı kabul edilmiş bu boylamın doğusunda kalan istasyonlar rasatlara daha erken, batısında kalan istasyonlar ise memleket saat ayarına göre daha geç çıkar. Yaz saati uygulaması sırasında Türkiye başlangıç boylamı 45 doğu boylamı olarak esas alınmaktadır. Bir istasyonda mahalli saat farkını bulmak için istasyon boylamı ile Türkiye başlangıç boylam farkı bulunur. Her boylam arası 4 dakika olduğundan bulunan boylam derecesi 4 ile çarpılır. Küsuratlar tama iblağ edilerek mahalli saat farkı belirlenir. Rasada çıkış saatleri de bu farka göre hesaplanır Rasat parklarının çalışma süreleri : Đklim çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için en az yıllık rasat serilerine ihtiyaç duyulduğu belirtilmektedir. Günden güne yeni problemlerle karşılaşan bilim adamları; doğru neticelere varabilmek için sürekli, doğru ve temel bilgilere ihtiyaç duymaktadırlar. Rasatların bir yerin iklimini belirtmeye yeter ölçüde uzun bir dönemi içine alması gerekir. Rasatların uzun olduğu kadar kesintisiz de olması gerekir. Çünkü rasat yapılmayan bir süre içinde önemli meteorolojik olaylar meydana gelmiş olabilir. Bunların yanında klimatolojik rasatlarda bazı belirlenmiş koşullar şunlardır: Yeteri derecede sık bir rasat ağı kurulmalıdır. Meteorolojik istasyonlar daha çok şehirlerde kurulmuştur. Yüksek dağlarda çok istasyon yoktur. Mümkünse geniş alanlar seçilerek buralara istasyonlar kurulmalı ve bu kurulan istasyonlarda uzunca bir süre rasatlar yapılmalıdır Klimatolojik rasat parkları : Rasat parkları kare şeklinde olup, kenarları 4 ana yöne gelecek şekilde kurulur. Rasat parkının kapısının ve içinde aletlerin bulunduğu siperlerin kapısının kuzeye bakması gerekir. Rasat parkının içindeki aletleri dış etkilerden korumak amacıyla tel örgü ile etrafı çevrilir. Tel 6
16 Persaonel Dairesi Başkanlığı örgülerin dayanıklı olması ve aletleri etkilememesi bakımından beyaz boya ile boyanır. Tel örgünün yüksekliği 1 metre 10 cm civarındadır. Çeşitli amaçlarla kurulan rasat parklarının boyları; 1) 3 x 3 m. 2) 6 x 6 m. (küçük klima) 3) 9 x 9 m. (Büyük klima) 4) 12 x 12 m. 5) 20 x 20 m. (Fenoloji parkları) 3.4. Rasadı yapılan iklim elemanları : Rasat parkları ülkemizde büyük klima ve küçük klima şeklinde kurulmuştur. Ancak zamanla büyük klima istasyonlarına çevrilmiş küçük klima rasat parkları giderek azalmaktadır Büyük klima istasyonlarında yapılan rasatlar : 1) Basınç rasatları 2) Sıcaklık Rasatları 3) Nem Rasatları 4) Bulutluluk Rasatları 5) Görüş uzaklığı Rasatları 6) Güneşlenme Rasatları 7) Radyasyon Rasatları 8) Buharlaşma Rasatları 9) Rüzgar Rasatları 10) Yağış ve diğer hidrometeorlar 11) Kar Rasatları 12) Toprak sıcaklıkları 13) Meteorolojik olaylar 14) Fenolojik rasatlar Küçük klima istasyonlarında yapılan rasatlar: 1) Sıcaklık 2) Nem rasatları 3) Yağış ve diğer hidrometeorlar 4) Rüzgar rasatları 5) Bulutluluk rasatları 6) Kar rasatları Hava basıncı ve rasatları : Hava küreyi teşkil eden gazların bir ağırlığı vardır. Bu ağırlık atmosferin altındaki ve içindeki cisimler üzerinde bir basınç halinde kendini gösterir. Hava basıncı yeryüzü yüksekliği arttıkça azalır. Đstasyonlarda basınç rasatları barometre ve barograflar ile yapılır. Barometreler iki tiptir. Değişken hazneli barometreler ve sabit hazneli barometreler. Basınç rasatlarına ilk olarak barometre termometresinin okunması ile başlanır. Barometre termometresini 7
17 Persaonel Dairesi Başkanlığı okuduktan sonra barometre civa sütunu üzerindeki kubbe ile verniyer ayar vidası çevrilerek verniyer tablası teğet olarak çakıştırılır ve o andaki basınç ondalığına kadar okunur. Okunan bu değerde barometre düzeltme miktarı düzeltmesi, basıncın normal yer çekimi düzeltmesi ve basıncın 0 C ye götürülme düzeltmesi yapılarak gerçek basınç bulunur. Barograflar ise hava basıncını bir diyagram üzerine çizerek saatlik olarak basıncın kayıt edilmesini sağlar. Burada aletin hassas kısmı olan vidi kutusu, basınca duyarlı olduğu için 0.1 milibarlık değişimi bile manivela sistemi ile kaleme aktarıp diyagramda değişimi göstermektedir Hava sıcaklığı ve rasatları : Güneşten gelen enerjinin önemli bir kısmı atmosferi geçerek yeryüzüne ulaşır ve oradaki katı ve sıvı cisimleri ısıtarak ısı enerjisi haline döner. Hava sıcaklığı termometre ile ölçülür. Ölçü birimi ülkemizde Santigrad ( C) dır. Meteorolojik anlamdaki sıcaklık gölgede ölçülen sıcaklıktır. Rasat parklarında 2 metrede ve siper içerisinde ölçümler yapılmaktadır. Siper içinde maksimum, minimum, kuru ve ıslak termometre olmak üzere 4 adet termometre ile 4 ayrı değer ölçülmektedir. Günlük ortalama sıcaklık 7, 14 ve 21 de kuru termometreden ölçülen sıcaklıklardan bulunur. Hesap edilmesi şu şekildedir: Günlük ortalama sıcaklık= (t7+ t14 + (2* t21)) / 4 t = Kuru termometreden okunan değer Termoğraf vasıtası ile de hava sıcaklığı saatlik olarak kaydedilmektedir. Siperin dışında ve rasat parkının güneyinde ayrı olarak yerden 5 cm yükseklikte yatay konumda bir termometre ile de toprak üstü minimum sıcaklığı ölçülür. Toprak sıcaklıkları : Hava sıcaklığının haricinde tarımsal amaçlı olarak da ve 100 cm derinliklerde özel yapılmış termometreler ile bu derinliklere ait sıcaklıklar ölçülmektedir Nispi nem ve buhar basıncı : Siper içerisinde bulunan kuru, ıslak, maksimum. ve minimum termometrenin takılı olduğu bir mesnet vardır bu mesnede birde aspiratör takılır. Bu mesnet ve üzerindeki termometrelere psikrometre takımı adı verilir. Aspiratör ıslak termometre haznesindeki müslin (bez) in ıslaklığını buharlaştırarak kuru ve ıslak termometre arasında bir farkın oluşmasını sağlar. Bu fark bir takım formüller vasıtası ile buhar basıncı ve nispi nem in hesaplanmasında kullanılır. Bu formüllerde istasyon basıncı ya da istasyon yüksekliği de kullanılmaktadır. Havadaki nispi nemi % olarak ve saatlik olarak kayıt eden birde higrograf aleti vardır. Bu aletin hassas kısmı olan saç demeti (Fransız yada Alman kumral kadın saçı) neme karşı duyarlı olduğu için, nem değişikliklerinde uzayıp kısalmakta ve bu değişim manivela sistemi ile yazıcı aletin kalemine aktarılmaktadır. Higroğrafın nem bakımından tam doymuş havadaki ölçerliğini kontrol etmek için her ayın 15. günü 14 rasadından sonra higroğraf işba işlemi yapılır. 8
18 Persaonel Dairesi Başkanlığı Güneşlenme rasatları : Güneşlenme rasatları, güneşlenme şiddeti ve süresi olmak üzere iki şekilde ve iki ayrı ölçüm aleti ile yapılmaktadır Güneşlenme şiddeti : Aktinograf aleti ile ölçülmektedir. Burada aktinografın hassas kısmı, güneşten gelen radyasyonun bimetal (farklı iki metal) üzerinde farklı olarak absorbe edilmesinden doğan farkı diyagram üzerine cm² ye düşen dakikadaki kalori miktarını yansıtmaktadır. Planimetre ile diyagram üzerindeki çizili alan, aletin sertifikasındaki katsayı ile çarpılarak günlük kalori miktarı bulunabildiği gibi, saatlik kalori miktarı da, saat başlarındaki değerlerin ortalaması alınarak ve 60 la çarpılarak bulunabilir Güneşlenme müddeti : Helyograf aleti ile bulunur. Burada bir cam küre ve kürenin altında özel kağıttan yapılmış bir diyagram vardır. Cam küreye gelen güneş ışınları odak noktasında toplanarak diyagram üzerindeki bir noktada yoğunlaşır ve o noktayı yakarak güneşin doğuşundan batışına kadar (eğer bulut vs. gibi engel yoksa) bu işlem devam eder. Böylece diyagram üzerinde yakılmış olarak ince ve düz bir çizgi oluşmuş olur. Diyagram üzerindeki taksimata göre iki saat arası mesafe 1.0 olarak değerlendirilir. Parçalı bulutlu havalarda bu değer 0.2, 0.3, 0.7 gibi ondalıklarına göre rasatçı tarafından değerlendirilerek kayıt edilir Buharlaşma rasatları : Buharlaşma meteorolojide genel olarak sıvı suyun su buharı haline gelmesi şeklinde tarif olunur ve bu oluşum uygun şartlar altında doyma noktasına ulaşana kadar devam eder. Buharlaşma rasatları rasat parkında wild ya da piş aleti ile ölçüldüğü gibi bir de açık yüzey buharlaşmasının ölçümü için buharlaşma havuzları kullanılır. Wild ve piş aleti siper içerisinde dış etkenlerden uzaktır. Buharlaşma havuzu ise üstü açık olarak dış etkenlerden etkilenebilecek şekilde (yağmur, kar, rüzgar) açık yüzey buharlaşmasını ölçer Bulutluluk rasatları : Bulut, serbest havada su veya buz veya her ikisine ait nüvelerin görülebilir bir topluluğudur. Bu topluluk daha büyük su veya buz nüvelerini duman veya tozdaki gibi akıcı olmayan mayi veya katı nüveleri ihtiva edebilir. Bulutlar devamlı olarak teşekkül ve dağılım halindedir. Bu sebeple sonsuz şekiller meydana gelir bununla beraber bazı karakteristik şekilleri tarif etmek mümkündür. Bulutların gökyüzünde kapladığı yere bulutluluk miktarı denir. Klimatolojik rasatlarda bulutluluk miktarı gökyüzünün bulutlarla örtülü kısımlarının ondası olarak verilir. Bulutlar fiziki özelliklerine göre cumuluform veya stratiform tipi olmak üzere ikiye ayrılır. Yüksekliklerine göre de alçak, orta ve yüksek bulutlar olmak üzere 3 grupta toplanabilir. 10 tane olan bu bulutlar yüksekliklerine göre şöyle sıralanır (ayrıca cumuluform tipi için (c.), stratiform tipi için (s.) ile gösterilmiştir); 9
19 Persaonel Dairesi Başkanlığı Alçak bulutlar Orta bulutlar Yüksek bulutlar Cumulus (c.) Altocumulus (c.) Cirrus Cumulonimbus (c.) Altostratus (s.) Cirrocumulus (c.) Stratus, Stratocumulus (s.) Nimbostratus (s.) Cirrostratus (s.) Rüzgar rasatları : Yatay yönde yer değiştiren bir hava kütlesinin hareketidir. Hava kütlesinin bu hareketi ancak etrafa yaptığı tesir ile fark olunabilir. Rüzgar bilhassa tesirleri bakımından 3 bariz özelliği olan bir iklim elemanıdır. Bu özellikler rüzgarın yönü, hızı ve frekansıdır. Rüzgar yönü, rüzgarın bulunduğumuz yere doğru geldiği yöne denir. Rüzgar yönünün iklimler ve özellikle günlük hava şartları bakımından önemi vardır. Çünkü rüzgarlar kendilerini meydana getiren hava kütlelerinin özelliklerine göre sıcak, soğuk ya da nem getirirler veya çevreyi kuruturlar. Havanın hareket süratine ise rüzgar hızı denir. Bu hız saniyede metre veya saatte kilometre olarak ifade edilir. Rüzgar sabit anemometre ile direk ve anemograflar ile yazıcı olarak ölçülmektedir. Genellikle 10 metre yükseklikte bulunan anemograflar 24 saatlik rüzgar bilgisini kayıt ettiği için daha çok itibara alınmaktadır Yağış rasatları : Yağmur, kar, dolu, grezil, kırağı, çiğ, jivr, vergla, vs. şekillerinde vuku bulan ve hepsi toprak üzerine az veya çok miktarda su bırakan hadiselere genel olarak yağış (hidrometeor) denir. Yağışın müşahade ve tetkikinde meteoroloji istasyon memurunun vazifesi, yağışın şekil ve halini, şiddetini, devam müddetini, tesirlerini tespit etmek ve bilhassa her ne şekilde olursa olsun meydana gelen yağışın toprak üzerinde bıraktığı su miktarlarını ölçmektir. Yağış plüviometre ile direk olarak, plüviograf ile de yazıcı olarak ölçülmektedir. Ağzı daire şeklinde ve huniye benzeyen bu iki alet de de ağız genişliği aynıdır. Yağışın miktarı mihber denilen cam ölçekle mm cinsinden ölçülür. Ölçülen bu mm cinsinden miktar, m²ye kg cinsinden düşen yağışa tekabül etmektedir. Günde üç defa rasadında ölçümler yapılır. Plüviograf diyagramı günlüktür Rüyet ve yerin hali : Rüyet, yatay görüş mesafesidir. Yağış yada müşahede (sis,pus,vs.) nedeniyle bu mesafe değişken olabilmektedir. Özellikle uçuculuk için çok önemlidir. Klimatoloji istasyonlarında rüyet rasatları günde 3 defa 7, 14 ve 21 de yapılır. Rasatçı 4 yönü gözetleyip tespit edebildiği uzaklıkları toplayıp 4 e bölmek suretiyle bulduğu yatay görüş uzaklığını tespit eder ve kilometre cinsinden kayıt eder. Yerin hali ise rasat anında bulunduğumuz zeminin ıslak, kuru, nemli, don, buzlu, karlı, vs. olma durumunda rasatçının gözlemiyle kayıt edilmektedir. Deniz olan istasyonlarda ise denizin hali de gözlemlenerek kayıt edilir (çırpıntılı, kaba dalgalı, vs.). 10
20 Persaonel Dairesi Başkanlığı 4. Otomatik Hava Gözlem Đstasyonları : Otomatik hava gözlem istasyonları, meteorolojik elemanların ölçümlerinin elektronik olarak yapıldığı ve bağlı bir bilgisayarda hem saklayıp hem de merkeze gönderen sistemlerdir. Bu istasyonlar basit olarak üç sistemden oluşur; bilgi toplama ünitesi (DCU), bilgisayar ünitesi (PC) ve veri gönderme ünitesi (VSAT veya telefon hattı). Rasatçı tarafından gözlemle elde edilen meteorolojik elemanlar rasat gönderilmeden önce bilgisayarda bilgilere eklenir. Türkiye de TEFER projesi kapsamında otomatik hava gözlem istasyonları kurulmuştur. Kısaca TEFER olarak adlandırılan Türkiye sel ve deprem acil eylem planı Projesinin D. Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki kısmı, Türkiye nin Samsun Adana Hattının Batısında bulunan kısmında otomatik meteoroloji istasyonlarının olabildiğince sık bir biçimde (206 istasyon) yerleştirilmek, elde edilen meteorolojik verileri uydu sistemi (VSAT) ile veya telefonla Merkeze iletmek, Meteoroloji radarı ile bu istasyonların bulunduğu bölgelerin sürekli gözetlenmesi, verileri veri tabanlarına anında aktarılması ve sonuçta elde edilen tüm verilerin (radar ve otomatik hava gözlem istasyon bilgileri) kullanılarak, hem süper bilgisayar ortamında, havanın kullanılan modelleme yazılımları vasıtasıyla 3 boyutlu olarak sürekli izlenmesi, hem de afet durumlarında veya afet olabilme ihtimalinin beklendiği zamanlarda, ilgili tüm kamu ve özel birimleri uyarmak, harekete geçirmek ve alarm durumuna geçilmesi için yapılan işlemlerin bütünü olarak tarif edilebilir. Awos istasyonları ; 5*5 boyutunda ve 1m. yükseklikte çitle çevrelenmiş rasat (sensör) parkına yerleştirilmiştir. Otomatik hava gözlem istasyonlarının tipine göre çeşitli meteorolojik parametreleri ölçmek için sensörler, cihazların çalışması için gerekli güç kaynağı ve yedek güç kaynağı kontrol paneli ve data toplama ünitesi kurulmuştur. Otomatik hava gözlem istasyonlarında şu meteorolojik elemanlar ölçülür; 1) Sıcaklık ölçümü: Sıcaklık sensörü ile, 2) Nispi nem ölçümü: Nispi nem sensörü ile, 3) Atmosferik basınç: Basınç ölçüm sensörü ile, 4) Rüzgar ölçümleri: Elektronik anemometre ile, ( 10m. Yükseklikte ) 5) Toprak sıcaklıkları: 5, 10, 20, 50 ve 100 cm. derinliğe yerleştirilmiş sıcaklık ölçüm sensörleri ile, 6) Küresel Güneş radyasyonu: Pyranometre ( radyasyon ölçüm sensörü ) ile, 7) Direkt güneş radyasyonu: Güneşi takip eden traker(güneş izleyicisi ) üzerine yerleştirilmiş phyreliometre ( direkt güneş radyasyonu ölçüm sensörü ) ile, 8) Yağış miktarı: Isıtıcılı elektronik plüviyometre ile, 9) Kar yüksekliği: Kar yüksekliği ölçüm sensörü ile yapılmaktadır. Saat başına 10 dakika kala rasatçının gözlem rasatları girmesi için ekrana veri giriş ekranı getirir. Rasatçı verileri girdikten sonra sinoptik kodu üretip, Merkeze vsat veya telefonla Merkeze göndermektedir. Eğer istasyon insansız ise, sinoptik kodu üretip, gözlem rasatlarını kesme / ile kodlayıp yine merkeze ulaştırmaktadır. Verilen kıstaslara göre herhangi bir olağan üstü meteorolojik olay olması durumunda, olayın başlangıç ve bitiş saatleri ile yaptığı etkilerini ve şiddetini kodlayarak olağanüstü hal kodunu üretip merkeze ulaştırmaktadır. Đstenilen elemanlar için oluşturulmuş dakikalık data dosyaları merkeze saatte bir defa ulaştırmaktadır. 11
21 Persaonel Dairesi Başkanlığı Klimatolojik dataların verilerini rasatçının girmesi için lokal saatlerinde yine veri giriş ekranı getirir ve rasatçının gözlem rasatlarını girmesini sağlar, ayrıca her saat için istasyonun lokal saatine göre sıcaklık, basınç, rüzgar, güneşlenme ile lokal saatlerinde değerleri kaydeder. Merkezdeki klima veri tabanına uygun formatta text dosyaları (bkl dosyaları) oluşturup, bir dizinin altında saklar. Ay bittikten sonra, müteakip ayın 2 5.günleri bu dosyaları merkeze yine vsat veya telefonla göndermektedir. Aylık Klimat kodunu ay sonunda üretip yine merkez göndermektedir. 12
22 H A V A T A H M Đ N Đ v e A N A L Đ Z T E K N Đ Ğ Đ 2
23 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.BÖLÜM HAVA KÜTLELERĐ Belirli kaynak bölgelerinde oluşan çeşitli özellikteki hava kütleleri normal olarak genel sirkülasyon koşullarına göre yatay yönde yer değiştirirler. Gittikleri yerlere kaynak bölgelerinde aldıkları özellikleri götürürler. Eğer gittikleri yere sıcak hava götürüyorlarsa, halk dilinde buna sıcak dalga geldi, soğuk getiriyorsa, soğuk dalgası geldi denir. Bu arada değişik yüzeylerden geçerken de alttan Đtibaren bazı termik ve dinamik değişikliklere uğrarlar. Bu nedenle sadece yer gözlemleriyle bir hava kütlesinin tanımak mümkün değildir. Soğuk bir yüzey üzerinde oluşan ve Özellik kazanan bir hava kütlesi daha sonra sıcak okyanus üzerinden geçerse alttan ısınacak, aynı zamanda nem de kazanacaktır. Yine Okyanus akıntıları, kara yükseltileri, küçük su kütleleri veya gece-gündüz radyasyon farkları, kısaca değişik yüzey özelliği gösteren yerler bir hava kütlesinde kaynak bölgesinin sıcaklık ve nem koşullarına göre, daha değişik değerler yaratacaktır. Yani hava kütlesinin alt kısmında bir takım bozulmalar görülecektir. Bu nedenle bir hava kütlesinin tanımı için yeryüzü koşullarından etkilenme şansı az olan yüksek seviyelerin de bilinmesi gerekir. Dolayısıyla yüksek hava (Aerolojik) gözlemleri gerekir. Bir hava kütlesinin kaynak bölgesinden hareketinden sonra uğradığı değişiklikleri maddeler halinde aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz: A- TERMODĐNAMĐK DEĞĐŞĐKLĐKLER 1. Alttan Isınma Soğuk bir yüzeyden sıcak bir yüzey üzerinden geçerken, Gündüz güneşlenme ile 2. Alttan Soğuma Soğuk yüzey üzerinden geçerken Geceleri radyasyon nedeniyle soğuma 3. Nem Kazanma Su yüzeyleri veya kar, buz, orman örtüsü üzerinden nem kazanma Yukarı seviyelerden düşen yoğuşma ürünlerinin buharlaşması ile aşağı seviyelere nem ilavesi 4. Yoğuşma ve Yağış Sonucu Nem ilavesi B- DĐNAMĐK DEĞĐŞĐKLĐKLER 1. Türbülansla Karışma 2. Alçalma Sübsidans ve yana doğru yayılma sonucu Yüksek irtifalardan alçak sahalara inme sonucu 3. Yükselme Soğuk hava kütlesi üzerinde Topografya üzerinde Yatay yönde konverjans ile 2
24 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Yeryüzünün her hangi bir yerindeki hava kütlesinin tanımı aşağıdaki bilgiler sayesinde mümkün olabilir: Kaynak bölgesinin özellikleri Bir hava kütlesinin kaynak bölgesini terk ettikten sonra geçirdiği değişiklikler. Yüksek atmosferde çeşidi seviyelerdeki yatay özellikler Sıcaklık, nem ve rüzgarın düşey dağılımı. Hava Kütlelerinin Sınıflandırılması: Hava kütlesinin ortak özellikleri sıcaklık, nem ve kararlılık kararsızlık durumlarıdır. Bu 3 ana ortak fiziksel özellik hava kütlelerinin çeşitli isimlerle anılmasına neden olur. Bu özellikleri de daha önce tanımım yaptığımız kaynak bölgeleri tayin eder. Onun Đçin hava kütleleri birinci derecede kaynak bölgelerine göre adlandırılır. Bir hava kütlesi kaynak bölgesinin, genel bir süpsidans ve diverjansın var olduğu, aşağı yukarı nem ve sıcaklık bakımından bir homojenliğin gözüktüğü, bir kaç yüz-milden bir kaç bin mile kadar uzanabilen oldukça geniş alanların olduğu daha önce söylenmiştir. Bu koşullar en iyi bir biçimde 35. enlem civarında daima yüksek basınç kuşağında ve kutuplarda gerçekleşir. Orta enlemlerin geniş karaları Özellikle kışın maksimum gelişmenin gözüktüğü mevsimsel hava kütleleri Đçin kaynak bölgesi özelliği gösterir. Ekvator kuşağı boyunca uzanan alçak basınç kuşağında ancak hava hareketlerinin çok durgunlaştığı yerlerde ekvatoral hava kütleleri de gelişebilir. Hava kütlelerinin sınıflandırılmasında birinci derecede, kaynak bölgeleri esas alınırken sıcaklık durumu düşünülmüştür. Bu da hava kütlelerinin mutlak sıcaklığına göredir. Bilindiği gibi, ekvatordan kutuplara olan enlemsel sıcaklık azalması en önemli ve de en doğru bilinen bir klimatolojik gerçektir. Bu nedenle kutba yakın kaynak bölgelerinden doğan bir hava kütlesi ile ekvatora yakın kaynak bölgelerinden doğan bir hava kütlesi arasında sıcaklık yönünden oldukça farklılıklar olacaktır. Bunun için hava kütleleri önce TROPĐKAL (T) ve POLAR (P) diye iki sınıfa ayrılır. Bu esas ana sınıflarla ilgili olarak eğer Tropikal kütleler ekvator civarında doğarsa bunlara ekvatoral kütleler (E), Kutbi kütleler her iki kutup üzerinde oluşurlarsa bunlara Arktik (A) hava kütleleri denir. Bunlara ek olarak çok geniş bir sahayı ilgilendirdiğinden MUSON hava kütlelerinden de söz edilebilir. Aslında bu hava kütleleri kışın Polar (P), yazın ise Tropikal ve Ekvatoral hava kütleleridir. Ancak geniş bir alanı ilgilendirdiğinden muson hava kütlelerinin görüldüğü yerler Đkinci derecede bir kaynak bölgesi olarak da düşünebilir. Bir de yukarıdaki sınıflandırma modeline girmeyen, atmosferin yüksekliklerindeki çökme sonucu oluşan ve çöktüğü için de kuru ve sıcak olan SUPERIOR (üst) (S) hava kütleleri vardır. Kaynak bölgeleri yeryüzü olmayan bu hava kütlelerinin en güzel örnekleri subtropikal yüksek basınç alanlarında görülür. Hava kütlelerinin sınıflandırılmasında 2. ortak özellikleri nem durumlarıydı. Sıcaklık durumlarına göre, EKVATORAL (E), TROPÎKAL (T), POLAR (P), ARKTĐK (A) olarak adlandırılan hava kütleleri nem durumlarına göre de ikinci derecede tiplere ayrılır. Eğer kaynak bölgesi deniz üzerinde ise, başka bir deyişle hava kütlesi denizler üzerinde oluşmuşsa, nem bakımından zengin olacaktır. Böyle hava kütlelerine Denizsel (Maritime-M), karalar üzerinde oluşmuşsa ki bunlar nem bakımından fakir olacaktır. Bunlara da karasal (Continental-C) hava kütleleri denir. 3
25 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Böylece bütün hava kütleleri; ma mp mt me ca cp ct ce diye isimlendirilir. Buraya kadar olan sınıflandırmada kaynak bölgelerinin fiziki coğrafya koşulları esas alınmıştır. Yani enlem, kara-deniz, nem ve mutlak sıcaklık durumları. Hava kütlelerinin sınıflandırılmasında üçüncü müşterek özellikleri kararlılık kararsızlık durumlarıdır. Bir hava kütlesinin kaynak bölgesini terk ettikten sonra değişik yüzeyler üzerinde termik ve dinamik modifikasyonlara uğradığı daha önce söylenmişti. Örneğin; kutup oluşumlu bir hava kütlesi oluşum alanından güneye doğru ilerlerse tabiatı ile üzerinden geçtiği yüzeyden daha soğuk olacaktır. Bu durumda hava kütlesi alttan ısınacaktır. Kuzeye doğru Đlerleyen tropikal oluşumlu bir hava kütlesi ise, alttan soğuyacaktır. Bu olaylar sonucu bu kütleler alttan termik modifikasyonlara uğrayacaklardır. Örneğin; geçtiği zeminden daha sıcak olan kütle alt tabakalarının soğumasıyla stabilitesini arttıracaktır. Çünkü bu soğuma aşağı tabakalarında da bir sıcaklık terslemesine (enverziyona) neden olacaktır. Buna karşılık kendisinden daha sıcak bir yüzeyden geçerse alttan ısınacağından kütle instabıl (kararsız) hale geçecektir. Çünkü alttan ısınma sonucu hava kütlesi içindeki düzey sıcaklık gradyeni (lapserate) gittikçe fazlaşacak ve konvektif faaliyet hızlanacaktır. Geçtiği yüzeyden daha sıcak olan hava kütlesine Almanca sıcak anlamına gelen «Warm» kelimesinin Đlk harfi olan küçük (w), hava kütlesi geçtiği zeminden daha soğuksa Almanca soğuk anlamına gelen «kalt» kelimesinin baş harfi olan küçük (k) harfi, üçüncü harf olarak kullanılacaktır. Örneğin deniz üzerinde oluşan polar hava geçtiği zeminden daha soğuk ise, bu hava kütlesi mpk polarak gösterilir. Bunun anlamı denizsel kutbi ve alt seviyelerinde kararsızlık gösteren bir hava kütlesidir. Ancak, Arktik hava kütleleri kendilerinden daha soğuk bir kütle olmadığından daima soğuk hava kütlesini belirten (k) harfiyle, ekvatoral hava kütleleri Đse, kendilerinden daha sıcak bir hava kütlesi olmadığından daima sıcak anlamına gelen (w) harfiyle gösterilir.hava kütlelerini belirten harf gurubundaki 3. harfler kütlenin geçtiği zemine göre daha sıcak veya daha soğuk olduğunu da gösterdiğinden bu hava kütlesinin alt seviyelerinde kararlı mı, kararsızım olduğunu da göstermiş olur. Geçtikleri yere göre sıcak olan kütleler genellikle kararlı, soğuk olanlar ise kararsızdır. Fakat bu alt seviyelerdeki durum her zaman kütlenin tamamının kararlı veya kararsız olduğunu göstermez. Kütlenin üst seviyelerinin de incelenmesi gereklidir. Eğer üst seviyeler kararsızlık gösteriyorsa ingilizce kararsız anlamına gelen unstable kelimesinin baş harfi olan küçük (u) harfi, eğer kararlı ise, stable (kararlı) kelimesinin baş harfi olan küçük (s) harfi dördüncü harf olarak yazılır. Bir hava kütlesinin yükseklerindeki kararsızlıklar aşağıdaki durumlarda tespit edilebilir: Yukarı seviyelerde konturların siklonik bir dönüşe sahip olması. Yer üzerinde basınçların düştüğü alçak basınç merkezlerinin derinleşmesi halinde. Kutup mıntıkalarına doğru hava hareketinin bulunduğu yerlerde. Yukarı Seviyelerdeki Kararlılık : Yukarı seviyelerde konturların antisiklonik bir dönüş göstermesi. Yer üzerinde kuvvetli basınç yüksekliklerinin bulunduğu ve yüksek basınç merkezlerim kuvvetlendirdiği yerlerde Ekvatora doğru hava kütlelerinin hareket ettiği yerlerde. 4
26 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Hava Kütlelerinin özellikleri, Soğuk Hava Kütleleri: Bunlar ARKTĐK (A) ve POLAR (P) hava kütleleridir. Kaynak bölgeleri Arktıka ve Antiarktikanın merkezi ile civarlarındaki kara ve denizlerdir. Bu kaynak bölgeleri soğuk mevsimde düşük enlemlere, 50 kuzey ve güney enlemlere doğru genişleyerek kuzey yarım kürede Sibirya ve Kuzey Amerikanın kuzeyindeki soğuk yüksek basınç alanlarım da içine alırlar. Genel olarak soğuk hava kütleleri kaynak bölgelerinde aşağıdaki özellikleri gösterirler: Enlem itibariyle ısınma azdır. Buna ek olarak alt katlarda radyasyon kaybı fazladır. Soğuk havanın nem alabilme kapasitesi düşük olduğundan özgül nem düşüktür. Alttan soğuma kararlı bir durum yaratır. Ama kütlesinin kalınlığı azdır. Soğuk hava kütleleri sıcak deniz üzerine gelirse alttan ısındığı gibi, nem de kazanacaktır. Sıcak kara üzerine hareket ederse alttan ısınmasına rağmen nem bakımından zenginleşmeyecektir. Deniz ve kara üzerine hareket eden ve değişmeye başlayan soğuk hava kütlesi adeta iki farklı hava kütlesi durumuna gelecek hatta aralarında bariz bir cephenin görülmesi dahi mümkün olabilecektir. Türkiye'yi ilgilendiren Hava Kütleleri: Türkiye Orta Kuşakta, başka bir değişle Ekvator ile Kuzey Kutbunun tam ortasında yer aldığından hemen hemen bütün hava kütlelerinin etkisi altında kalmaktadır. Ancak bunlardan bazıları her mevsim görülmesine rağmen, yalnızca kışın veya yazın etkili olabilmektedir. Dünyanın en büyük iç denizi durumunda olan Akdeniz buraya gelen hava kütleleri için adeta ikinci kaynak bölgesi durumundadır. Onun için Türkiye bir Akdeniz ülkesi olduğundan ve yurdumuzu etkileyen bütün hava kütlelerine direkt veya indirekt olarak etki etmesinden dolayı Akdeniz'in de adını kullanarak Akdeniz'i etkileyen hava kütleleri demek daha doğru olacaktır. Zira Türkiye'nin iklimi ve hava koşulları üzerinde esas rolü Akdeniz'e kendi kaynak sahasının özellikleriyle yönelen ve daha sonra Akdeniz'e inerken ve oraya yerleştikten sonra meydana gelen termik ve dinamik değişikliklere uğrayan hava kütleleri aynen yazın ve kışın Akdeniz dolayısıyla yurdumuz, esas olarak iki ana hava kütlesinin tesiri altındadır. Bunlar kutbi (polar) ve tropikal hava kütleleridir. Ama bazen ma (denizsel arktik) hava kütlesinin de Türkiye'ye yaklaştığı hatta üzerine bile yerleştiği çok nadir de olsa görülmektedir. Ancak şunu da ilave etmek lazım, bu kütle Türkiye'ye gelirken uzunca bir yol kat ettiğinden büyük ölçüde kaynak özelliklerini kaybetmektedir. Yani nispeten ısınmakta ve nem bakımından fakirleşmektedir. Bu müstesna durum dışında yurdumuz genellikle kışın polar (kutbi) yazın ise tropikal oluşumlu hava kütlelerinin etkisi altında kalmaktadır. Ülkemizde yazla kış arasındaki mevsimlik sıcaklık farkının fazla olması da bu durumla izah edilebilir. Şimdi yurdumuzu etkileyen hava kütlelerini yazın ve kışın olmak üzere kaynaktaki özellikleri, yurdumuza gelirken geçtikleri yerlere göre kazandıkları özellikleri ve yurdumuzdaki etkileriyle teker teker inceleyelim. Kontinental Polar (cp) Hava Kütlesi : Kışın bu hava kütlesinin kaynak bölgesi Kuzey Rusya'dır. Özellikle kışın kuzey Rusya ve Finlandiya üzerinde bir antisiklon yerleştiği zaman Avrupa'nın büyük bir kısmını etkiler. Hatta zaman zaman batıda Britanya Adaları ve Güneyde Türkiye üzerinden Akdeniz üzerine kadar uzanır. 5
27 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Kaynak bölgesinde kuru ve çok soğuktur. Bu sahalarda gökyüzü açıktır. Çünkü nem bakımından fakirdir. Bu cp hava kütleleri kuzeyde Arktik hava kütleleriyle karşılaşılarak Sibirya Arktik cephesini oluşturur. Bu kütle güneye, daha sıcak kara yüzeylerine hareket ederse alttan ısınır ve az da olsa nem kazanır. Türbülans ve rüzgar hamlesi artar. Dağınık cümülüform bulutları ve kar serpintisi görülür. Gündüzün bulutluluk artar, gece sema açıktır. Toz ve duman olmadığı hallerde rüyet gayet iyidir. Bulut tavanı genellikle 1500 fitten fazladır. Fakat Akdeniz üzerine inerse alttan ısınarak süratle unstable (kararsız) hale geçer Cu ve Cb bulutlarnın teşekkülüne ve kuvvetli sağanaklara yol açar. Güney batıya inerek Büyük Sahra kaynaklı ct ve Atlas Okyanusu oluşumlu mt hava kütlesiyle karşılaşarak Akdeniz cephesini doğurur. Akdeniz'in sıcak ve nemli havası bu hava kütleleri arasındaki farkı daha da arttırarak Türkiye'nin hava ve iklimine çok büyük etkisi olan Akdeniz depresyonlarının oluşumuna neden olur. Yurdumuzda bu hava kütlesi etkili olduğu zaman soğuk dalgasından bahsedilir. Yazın bu hava kütlesinin, bu mevsimde yine kaynak bölgesi aynıdır. Ancak Asya kıtası karasallığı gereği oldukça ısınmış olduğundan kaynak bölgesi kuzeye çekilmiştir. Hatta eski kaynak bölgesinde kuvvetli ısınma nedeniyle termik bir Alçak Basınç güneye doğru ilerlerken alttan ısınması sonucu kararsız hale gelecek ve sağanaklar görülecektir. Sibirya Antisiklon merkezinin zayıflayarak kuzeye çekilmesiyle Akdeniz cephesi kaybolur. Zira bu mevsimde Akdeniz ülkeleri mt ve ct hava kütlelerinin etkisi altındadır. Denizsel Kutbi (mp) Hava Kütleleri : Kışın bu mevsimde görülen mp hava kütlesi aslında, esas kaynak bölgesi Kuzey Amerika olan cp hava kütlesinin Atlas Okyanusundan geçerken modifikasyona uğramış şeklidir. Bu hava kütlesi çeşitli yollarla ve genellikle NW den Avrupa ya ulaşır. Buralardan Siklonik dönüş yardımıyla güneye doğru hareket eden ve zaten ılık, nemli ve kararsız olan hava daha da ısınarak ve oroğrafik nedenlerle yükselerek daha da kararsız duruma geçer ve Avrupa'da sağanak ve skuallar meydana gelir. Eğer azor yükseği ispanya üzerinden Akdeniz'e uzanmıyorsa bu kütle Akdeniz'e sarkar ve burada tropikal hava kütleleriyle karşılaşması ve dinamik nedenlerle siklon oluşumu görülür. Kıyı Avrupa ve Akdeniz'de kararsız olan bu hava kütlesi kıtaların içine doğru gittikçe alttan soğudukları için kararlıdır. Ancak Avrupa'da kararlı olan bu hava Akdeniz üzerinden Türkiye'yi etkilerse denizden kazandığı nem sonucu kararsız bir havanın özelliğini gösterir ve bol yağış bırakır. Avrupa içlerinde kararlı bir durum gösterdiğinden uçuculuk için çok müsaittir. Ancak Kıyı Avrupa'da Akdeniz üzerinde bulut tavanı fit, tepe ise fit arasındadır. Hava kütlelerinin üzerinde kuvvetli rüzgarlar vardır. Kuvvetli buzlanma ve türbülans uçuculuk için endişe yaratır. 500 mb. daki sıcaklık -28 C civarındadır. Yine ikinci yol olarak Kuzey Amerika durumlu cp hava kütlesi Atlas Okyanusunu geçerek alçak enlemlere deniz üzerinde daha geniş bir yol kat ederek gelir ve daha fazla nem aldığından kararsız olmasına rağmen Azor Yüksek Basıncının etkisiyle (Antisiklonik dönüş) çöker ve enverziyon teşekkül eder ve kararlı bir hava görünümünü alır. Bu nedenle aşağı seviyelerinde St ve Sc bulutları görülür. Karaların içine gidildikçe daha fazla kararlı olur. Bulut tavanı fit tepe 4000 fitin altında nadiren buzlanma görülür. Karalar üzerinde buz ve duman nedeniyle görüş bir milin altındadır. 6
28 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Kışın Avrupa'da görülen mt hava kütlesi ile, bu hava kütlesinin farkı mt in daha nemli olmasıdır. Yazın; genellikle kış mevsimine olduğu gibi Atlantik'ten Azor yüksek basıncı ile cp havanın mp havaya dönüşümü şeklinde gelen Atlantik üzerinde çökme enverziyonu nedeniyle stratus ve Sc bulutları meydana gelir. Bulut tavanı fit, tepe 3500 fittir. Avrupa sahillerinde genel olarak Cu bulutları ile belli olur. Kara içlerine doğru gittikçe alttan ısındığı için kararsızlaşır, sonuçta yer yer konveksiyonel yağışlara neden olur. Yine kıta içlerinde Yüksek Basıncın zayıfladığı yerlerde ve sıcaklığın çok artmasıyla mahalli siklonlar meydana gelir. Sağanak yağışlar görülür, 500 mb. sıcaklığı -17 Q C dolayındadır. Karasal Tropikal Hava Kütlesi (ct) : Kışın esas kaynak bölgesi Kuzey Afrika ve Büyük Sahra dır. Kaynak bölgesinde son derece sıcak kuru ve kararlıdır. Fakat Akdeniz üzerinde ct ve mp hava kütlesiyle karşılaşmasıyla meydana gelen cephe sistemi ve siklon oluşumuyla Avrupa ve Türkiye'ye sokulduğu zaman alt tabakalarında nem kazandığı ve yükseldiği için kararsız hale geçer ve çok bol yağış bırakır. Kontinental tropikal hava kütlesinin hareketine bağlı olarak Akdeniz üzerinde siklonik fırtınalar ve yağışlar görülür. Bu durumlar özellikle ilkbahar ve kışın sıkça görülürler. Yazın, basınç kuşaklarının kuzeye kayması nedeniyle ct hava kütlesinin kaynak sahası genişler. Yine Kuzey Afrika, Anadolu, Ön Asya ve hatta Güney Balkanlar bu hava kütlesinin kaynak sahası olarak görülürler. Bunun nedeni kaynak bölgesinde kuru sıcak ve oldukça kararsızdır. Kuzeye doğru hareket ettikleri takdirde denizlerden geçerken nem alabilirler. Bunun neticesinde zaten kararsız olan hava kütlesi nemli kararsız duruma geçer. Asıl oluşum sahasının kuzey sınırında ve Güney Avrupa'da görülen yaz sağanakları genellikle bu mekanizma sonucunda oluşurlar. Yazın Türkiye'yi etkisi altına alan hava kütlesi budur. Bulutsuz sabahları puslu bir hava karakteristiğindedir. 500 mb. de sıcaklık ortalama arasındadır. Denizsel Tropikal Hava Kütlesi (mt) : Kışın; kaynak bölgesi Kuzey Atlas Okyanusu olup enlemleri arasındaki tropikal sahalardır. Azor antisiklonunun etkisi altında esas karakterini alır. Bütün yıl Antisiklon karakteri taşıyan bu saha Avrupa'ya ve dolayısıyla yurdumuza mt havanın ulaşmasını sağlar. Bu kaynak bölgesi bu mevsim de güneye Kanarya Adaları civarına kadar çekilir ve oldukça sahası daralır. Bu kütlenin en büyük etkinliği Azor antisiklonu yardımıyla Atlas Okyanusu üzerindeki Polar cepheyi beselemesi ve dolayısıyla siklonların oluşumunu sağlamasıdır. Bu cepheler ve siklonlar Avrupa ve Türkiye için hava olayları için birinci derecede önem arzederler. Yazın bu kütlelerin kaynak bölgeleri çok genişler. ct hava kütlelerinin kaynak bölgeleriyle ilişki kurar. Sürekli Alizeler vererek güneyde intertropikal kuşağı bulur. Burada doğan tropikal siklon çok etkili olur. Ayrıca bu hava kütlesinin kaynak bölgesinin güçlenmesiyle polar cephe tamamen kuzeye çekilir. Antisiklonların dönüş nedeniyle Đngiltere'de oroğrafik yağışlar görülür. Avrupa'dan sonra tamamen kuru olan hava yağış getiremez ama Türkiye'ye serin kuzeyli yaz rüzgarlarını getirirler. 7
29 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Genişleyen ct Kuzey Afrika havasının Akdeniz'i ve ülkemizi etkisi altına almaşım sağlarlar (Polar havayı iterek). Böylece kışın oluşan Akdeniz polar cephesini yazın göremeyiz. Kışın mt kaynak bölgeleri zayıfladığından polar cephe Atlas Okyanusunun ortalarına inmiştir. Bu cepheden doğan deneysel siklonlar Avrupa'ya bol yağış getirirler. Kışın; zaman zaman gerileyen Azor yüksek basıncı mt hava yoluyla Akdeniz cephesini SW dan besler ve Batı Akdeniz'de yeni siklonlar doğmasını sağlar. Kaynak bölgesinde aşağı seviyelerde oldukça kararlıdır. Kışın tipik sıcak hava kütlesi ve hava koşulları gösterir. Yükseklerde batılı orta şiddete rüzgarlar görülür. Bu nedenle Avrupa içlerine ancak yüksek seviyelerde sokulabilir. Eğer, kara üzerine geçerse altları soğuyacağından iyice kararlı durumu geçer. Bu nedenle aşağı seviyelerde sis ve çisenti görülür. Rüyet düşüktür. Ortalama sıcaklık 500 mb.da -18 C dir. 2.BÖLÜM GENEL ĐZAHLAR Đzobar Yer basınç haritasında eşit basınç değerine sahip noktaları birleştiren eğrilerdir Mb (hpa) esas alınarak her 4 Mb da bir çizilir (996, 1000, 1004 gibi). Alçak ve yüksek basınç merkezlerinin belirlenmesi ve takibi, izobarların analizi sonucu yapılabilir (Şekil 1). Yüksek basınç izobarları sırtlarla, alçak basınç izobarları troflarla ilgili olup, farklı hava olaylarının göstergesi olarak değerlendirilir. Kontur Standart basınç seviye haritalarında eşit basınç yüksekliklerini birleştiren eğrilerdir. a) 850 mb'da 150 geopotansiyel dekametre esas alınarak 3 dekametrenin kat ve askatlarıyla (Şekil 2), b) 700 mb'da 300 geopotansiyel dekametre esas alınarak 6 geopotansiyel dekametre'nin kat ve askatları, c) 500 mb'da 552 geopotansiyel dekametre esas alınarak 6 geopotansiyel dekametrenin kat ve askatları, d) 300 mb da 900 geopotansiyel.dekametre esas alınarak 6 geopotansiyel dekametrenin kat ve askatlan ile çizilirler. Yüksek seviye haritalarında kontur değerinin yüksek olması yüksek merkeze yakınlığı, az olması alçak merkeze yakınlığı ifade eder. Rüzgar akışlarına paralel analiz edilen konturlar, rüzgar hızının artması halinde daha sık, azalması durumunda seyrek aralıklarla analiz edilirler. 8
30 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Đzoterm Eşit sıcaklık değerlerini birleştiren eğrilerdir. Özellikle standart basınç seviye haritalarında analiz edilirler. Genel olarak yer ve yüksek seviye haritalarında yatay sıcaklık değişimlerinin belirlenmesi, izoterm analizi sayesinde yapılır. Đzoterm değerlerinin yüksekliği sıcak dil, düşüklüğü soğuk hava ve izoterm troflarıyla ilgilidir. Đzoterm gradienti (sıkışıklığı) rüzgar hızının artışına veya cephesel zonlarının varlığına işaret eder. Đzoteks Eşit rüzgar hızlarını birleştiren eğrilerdir. 200 ve 300 mb haritaları ile azami rüzgar kartlarında 60 knots esas alınarak 20 knot'ın katları aralıklarıyla çizilir ve özellikle jet stream lerin analizinde ve fet core nun belirlenmesinde kullanılır. Đzoteksler; jet streamlerin kuzey kenarlarında soğuk hava içinde daha sık aralıklarla, güney kenarlarında daha seyrek olmak üzere 1/3 oranında analiz edilirler. SĐKLONLAR Bir basınç merkezinde, rüzgar akışları saat akrep ve yelkovanının dönüşünün ters istikametinde ise ve basınç değerleri etraftan, merkeze doğru azalıyorsa bu basınç sistemine siklon veya alçak basınç merkezi denir Meteorolojik haritalarda A (Alçak) veya L (low) harfleriyle belirtilir. Yüksek seviye sabit basınç kartlarında basınç değerleri yerine geopotansiyel metre olarak yükseklik değerleri kullanılır Yer sinoptik kartlarda kapalı siklona Alçak basınç merkezi denildiği halde yüksek seviye kartlarında Alçak merkez adı verilir. Genel olarak siklonlar kötü hava şartlarını (yağış, rüzgar, fırtına gibi) beraberinde getirir. Gezici siklonların yanında dünya üzerinde devamlılık gösteren siklon (aksiyon) merkezleri vardır. TROFLAR VE SIRTLAR TROFLAR (TROUGH) Alçak merkezlerde oluşan ve merkezden itibaren cep veya oluk gibi çevreye uzanan,basınç veya kontur değerleri içten dışa doğru artış gösteren modellerdir. Her yağışta bir cephe aranmamasına rağmen, cephesel dışındaki yağışlarda bir trof veya buna bağlı alçak basınç merkezi veya alçak merkez aranmalıdır. Troflar rüzgar akışlarına doğru iç bükey kesik kesik çizgi ile belirtilir. ( ) TROFLARDA ARANAN KISTASLAR a) Her trofta mutlaka rüzgar şiftinin olması gerekir. Trof önü ve gerisindeki rüzgarlara paralel çizgiler çizdiğimizde, bu çizgilerin kesişmelerinden meydana gelen açının açı ortayından Trof hattını geçirmek gerekir. b) Analiz edilen her trofun üzerinde, biraz önü veya gerisinde Đzoterm trofu (soğuk hava) görmemiz gerekir. Bir trofun yaşayabilmesi veya kaybolmaması için bir soğuk hava ile beslenmesi gerekir. Soğuk hava ile beslenemeyen troflar dolarak kaybolurlar. 9
31 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAPILARINA GÖRE TROF ÇEŞĐTLERĐ a) Ana Troflar: Bu trofların önlerinde-güney batılı arkalarında kuzey batılı, tam üzerlerinde ise batılı (270 ) den rüzgar akışları vardır. istidlalde esas ve aktif olan troflar Ana Troflardır. Bu tip trofların önünde güney batılı akışlar olması nedeni ile konvektif faaliyete müsaittirler, başka bir ifade ile önlerinde dikine hareketler vardır. Bu sahalar pozitif (+) vortisiti sahalarıdır. Trof gerisine gidildikçe pozitif (+) vortisiti sahalarının yerini negatif (-) vortisiti sahası alır.tam trof üzeri ise pozitif (+) ve negatif (-) vortisiti sahalarının birleşimi olan belirsiz sahalardır. Bu nedenle trof üzeri yağış istidlali yönünden limit sahalar olup yağış ihtimali % 50 şansa sahiptir. Trof gerisi (-)vortisiti sahaları ise rüzgar akışlarının kuzey ve kuzey batı olmasından süpsidans (çöküş) sahalarıdır. Aşağı doğru çöküşten dolayı dikine faaliyetin olmaması nedeni ile trof gerisinde aktivite yoktur ve yağış şansı azdır. (Trof gerisinde aşırı soğuk havanın bulunması ve oroğrafik yağışların dışında) b) Tali Troflar: Özellikle (Cut-off) kopmuş derin alçak basınç veya alçak merkezlerde ana Trofların yanı sıra güneybatı-güneydoğu, güneydoğu-kuzeydoğu, kuzeydoğu-kuzeybatılı rüzgar akışlarının ve rüzgar şiftinin meydana getirdiği üç adet tali trof analiz etmekte mümkündür. Buradan da anlaşılacağı üzere en fazla 4 adet trof hattı analiz edilebilir. Tali troflarda ana trof kadar etkili aktivite, buna bağlı olarak yağış yoktur, diğer bir deyişle tali troflardaki yağışlar kuvvetli değildir. Ön ve arkalarındaki kuvvetli sırtlardan dolayı hareket edemeyip istasyoneri kalan alçak merkezlerde hareket kütlesel olmayıp, ana ve tali- trofların yer değiştirmesi şeklindedir. Örneğin öndeki tali trofla yer değiştiren ana trof tali trof olurken ana trof gerisindeki tali trof ana trof durumuna düşer. Bazı modellerde bu durum günlerce devam edebilir ve etkili, sürekli yağışlara neden olabilirler. a) Keskin (V) Troflar: ŞEKĐLLERĐNE GÖRE TROFLAR Konturların (V) şeklini aldığı troflardır. Hareketleri oldukça süratli ve aktiftirler. Çok hızlı hareketleri nedeni ile etkili, fakat kısa sureli yağıs bırakırlar. Hareketleri muntazam olduğu için katlama metodu ile yapılan istidlallerden iyi netice alınır. (Belirli periyot içerisinde kat edecekleri mesafe yönünden). Genelde trof geçişi ile oluk sahasının dar olması nedeni ile yağışlar derhal kesilir. Bu troflarda rüzgar şifti kuvvetlidir. b) Yayvan (U) Troflar: Rüzgar şiftinin az olduğu geniş bir alana yayılan troflardır. Bu troflarda hareket az, aktiviteleri de azdır 'U' harfine benzer şekilleri vardır. Trof eteklerinde genellikle hadise yoktur. SIRTLAR (RIDGE) Basınç veya kontur değerleri ortasında yüksek, dil görünümlü arkasında,arkasında güneybatı önüne kuzeybatılı rüzgarları olan ve rüzgar şifti bu şeklinde oluşan (tipik 10
32 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ olanlarında) modellerdir. Rüzgar dönüşleri antisikloniktir. Her sırtın beslendiği bir sıcak havası üzerinde, önünde ve gerisinde sıcak dili vardır. Sırtlar kırık çizgilerle belirtilirler. ( ~ ) ŞEKĐLLERĐNE GÖRE SIRTLAR Sırtlar yapılarına göre de sınıflara ayrılabilirse de bu durum istidlalde troflar kadar önemli değildir. Şekillerine göre genelde ikiye ayırabiliriz: a) Keskin sırtlar: Konturları oldukça daralan bir dil şeklinde uzanan sırtlardır. b) Basık sırtlar: Kontur aralıkları açık sırt sahası geniş olan sırtlardır. Bu tip sırtlar soğuk Adveksiyon tesiri ile soğuk havalar tarafından kolayca etkilenmezler. Sırtlarda troflarda olduğu gibi ana ve tali sırtlara ayrılırlar ancak istidlali etkileyici fazla bir fonksiyonu yoktur. TROF VE SIRTLARIN ĐSTĐDLAL TEKNĐĞĐNDEKĐ ÖNEMĐ Her ne kadar Troflarla, cephesel sistemler aynı soğuk hava veya alçak merkezin değişik iki sinoptik modelleri iseler de, yapı, özellik ve etkileri itibari ile bir birlerinden oldukca farklıdır. Cephesel sistemler trofların önünde bulunmaları ve değişik karakterlerde iki hava kütlesinin sınırı olmaları nedeni ile bir karışım ve aktivite sınırları olarak kabul edilmek gerekir. Geçişleriyle havanın ilk aktivitesini tükettikleri için geriden gelen homojen (aynı karakterde) hava kütlesi içindeki troflar, cepheler kadar aktivite taşımazlar. Diğer yandan soğuk cephe geçişleriyle (kuvvetli soğuk cephelerde) özellikle yer sıcaklığının oldukça düşmesi nedeni ile trofun yaklaşması ile yukarı seviye sıcaklıkları (özellikle 500 mb seviyesi)düşse dahi cephe geçişiyle kütlede meydana gelen kararlılık durumunu bozmayacaktır. Ancak soğuk hava geçişleriyle havanın parçalaması sonucu yer sıcaklığının artması ile hava kütlesi karasız durum kazanacağı için bu şekil aktivite kazanan troflarda rüzgarları güneybatı olmak kaydı ile yağışlara neden olabilirler. Eğer trofların bulunduğu soğuk hava veya alçak merkezlerde cephesel sistemler bulunmuyorsa, bu merkezlerdeki troflar aktivite yönünden daha kuvvetlidir (Kararsızlığın, Konvektif faaliyetin fazla olması nedeni ile) yine trofun yağışa neden olabilmesi için yer basıncının düşük, tandansların fazla yükseliş göstermemeleri gerekir. Trofların hareketleri iyi bir şekilde takip edilir ve adveksiyon durumlarında göz önüne alınırsa yapacağımız istidlal iyi bir sonuç verir (Tahakkuku yönünden). 11
33 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Sırtlarında istidlal tekniğindeki yeri büyüktür, Troflar nasıl kötü hava şartlarının belirticisi iseler, sırtlarda aksine iyi havanın (sis olayı dışında) belirticisidirler. Genelde sırt ve sırt önleri sahaları (istisnalar dışında) iyi hava koşullarına sahiptirler. Ancak sırt gerileri trofların önü olacağı için güneybatılı akışları ve sıcak cepheler nedeni ile yağış alabilir. Sırt önlerinde trof gerisi soğuk havaların aşırı soğuk olmaları sonucunda süpsüdans sahaları olmalarına rağmen sağanak şeklinde yağışlar görmek mümkündür. BEKĐNG (BACKING) VE VĐRĐNG (VEERING) DURUMLARI Beking ve viring durumları trof ve sırtların yerlerinin sıhhatli bir şekilde tayini için önemli etkenlerdir. Ayrıca yatay hava hareketi (Adveksiyon) durumlarının tespiti içinde araştırılması gerekir.bir istasyonda gerek yer rüzgarının, gerekse dikey rüzgarların beking ve viring durumları o istasyonu etkileyecek adveksiyonun cinsini tesbit etmek için gereklidir. a) Beking durumu: Rüzgarın zamana ve mekana bağlı olarak saat akrep ve yelkovanın tersi istikametinde dönüş yamasıdır. Bu durum bir istasyonun yer veya yüksek seviye rüzgarının zamanla siklonik dönüş yapması şeklinde de olabilir (Trof ön ve arkasındaki rüzgarların yaptığı dönüşler gibi ) Gerek bir istasyonun yer veya yüksek seviye rüzgarlarının, gerekse iki ayrı istasyonun rüzgarlarının siklonik dönüş yapması (beking) o istasyon için bir trof veya siklonik merkezin yaklaşmasını ve hava sıcaklıklarının soğuyacağını gösterir ki, kısaca rüzgarın beking yapması ile hava sıcaklığının soğuyacağını, trof alçak merkezlerin yaklaştığını anlarız. b) Viring Durumu: üzgarın zamana ve mekana bağlı olarak, saat ve akrep ve yelkovanı istikametinde dönüş yapmasıdır. Bir istasyonun yer veya yüksek seviye rüzgarlarının zamanla antisiklonik dönüş yapması şeklinde olacağı gibi, iki ayrı istasyonun rüzgarlarının antisiklonik dönüş yapması şeklinde de olur (sırt ön ve gerisindeki rüzgarların yaptığı gibi). Gerek bir istasyon rüzgarının, gerekse iki ayrı istasyon rüzgarının viring yapması o istasyona sıcak bir havanın veya sırtın yaklaştığını gösterir. Bu durum ise sıcak adveksiyon pozisyonudur. Hava sıcaklıklarının artması ile, bir sırtın o istasyona yaklaştığı anlaşılacaktır. Alçak basınç (siklon) çeşitleri a) Sıcak çekirdekli (veya Nüveli) alçak basınçlar: Yer seviyesinde Alçak basınç merkezi bulunmasına rağmen yukarı atmosferde (özellikle 500 mb'da) yüksek merkez veya sırt var ise bu tip Alçak basınçlara sıcak çekirdekli (veya Nüveli) Alçak basınçlar denir. Basra alçak basınç merkezi buna tipik bir örnektir. Yaz mevsimi boyunca bu tür bir alçak merkez olan Basra güneydoğudan itibaren yurdumuzu etkiler. Yağışın pek görülmediği bu periyotta hava sıcaklığı genellikle yüksek değerlerde ölçülür. 12
34 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Bu tip siklonlar sıcak nüveli olduğu için sıcak havanın kolayca yükselmesinden alt seviyelerde dönüşler siklonik olmasına rağmen, özellikle 500 mb'dan Đtibaren dönüşler Antisiklon şekline dönüşür. Bu tip Alçak basınç sistemlerinde aktivite yoktur, olsa bile çok zayıftır, Bu siklonlara bağlı sığ cephe sistemlerinde hafif yağışlar görülebilir. b) Soğuk çekirdekli (nüveli) alçak basınçlar: Bu merkezlerde nüve soğuk olduğu için soğuk havanın yükselmesi zayıf olacağından (çökeceğinden) yer seviyesinde ve yukarı Atmosfer seviyelerinde de Alçak merkezler vardır. Bu tip siklonlar çok aktiftirler ve büyük ihtimalle yağışlara neden olurlar. Đzlanda alçak basınç merkezi bu türden bir alçak basınç merkezidir.genellikle bir cephe sistemiyle birlikte kendini gösterir. Antisiklonlar Bir basınç merkezinde rüzgar akışları saat akrep ve yelkovanı dönüşü istikametinde ise ve basınç değerleri etraftan merkeze doğru artıyorsa bu basınç sistemine Antisiklon veya yüksek basınç merkezi denir. Antisiklonlar diverjans alanlarıdır. Sis, pus, kuru duman gibi olayların oluşmasına neden olurlar. Yerin soğuk, üst seviyelerin sıcak olduğu enverziyon adı verilen sıcaklık dağılımının ortaya çıkmasında önemli rol oynarlar. Antisiklonlar yüksek seviye haritalarında sırtlarla ilgilidir. Meteorolojik haritalarda Y (Yüksek) veya H (High) harfleri ile belirtilir. Yer sinoptik haritalarda kapalı antisiklona yüksek basınç merkezi denildiği halde yüksek seviye haritalarında yüksek merkez adı verilir. Yüksek Basınç (Antisiklon) Çeşitleri a) Sıcak nüveli (çekirdekli) Yüksek basınçlar Yer ve yüksek seviyelerde yüksek merkezlerin görüldüğü antisiklon çeşididir. Nüve sıcak olduğundan sıcak havanın yükselmesi nedeni ile hem yer hem de yukarı atmosfer basınç seviyelerinde yüksek merkezler görülür. Bu merkeze tipik örnek Azor Antisiklonlarıdır. Azor antisiklonu yaz mevsimi boyunca Akdeniz ve Balkanlar üzerinden yurdumuzun batı kesimlerine kadar uzanır. Basra alçak basınç merkeziyle birlikte yurdumuzda genellikle yaz mevsiminde, kuzey ve batı bölgelerde rüzgarın kuzey ve kuzeydoğulu esmesini sağlar. b) Soğuk Nüveli Antisiklonlar Merkezdeki nüve soğuk olduğundan yer seviyesinde yüksek basınç merkezi olmasına rağmen, soğuk havanın çökmesi nedeni ile yukarı atmosfer seviyelerine çıkıldıkça dönüşlerin siklonik olduğu görülür. Yer seviyesinde yüksek, yüksek atmosfer seviyelerinde alçak basıncın görüldüğü bu tip yükseklere soğuk nüveli antisiklonlar denir. Sibirya antisiklonları buna tipik bir örnektir. Özellikle kış aylarında birkaç kez bölgemize kadar inerek hava sıcaklıklarının aşırı derecede düşmesine ve şiddetli ayazlara neden olurlar. Kontinental Polar (Karasal soğuk) hava kütlesinin bir temsilcisi sayılırlar. Özellikle kış mevsiminde Orta ve Doğu Avrupa dan Sibirya ya kadar uzanan bölgede oluşurlar. Đçerdiği soğuk hava Akdeniz de Akdeniz cephe sisteminin oluşmasında önemli rol oynar. Akdeniz cephe sisteminin ve siklonların oluşması, yurdumuzun o yıl bol yağış alması anlamına gelir. 13
35 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Adveksiyon (Yatay Hava Hareketi) Adveksiyon yatay hava hareketidir. Yukarı seviye haritalarında konturlarla izotermler kesişirlerse o bölgelerde adveksiyon var anlamındadır. Konturlar boyunca akan rüzgarlar adveksiyon noktalarına ya daha sıcak yada daha soğuk hava (izoterm) taşırlar. Sıcak, soğuk, nemli yada kuru bir havanın rüzgarla bir yerden başka bir yere taşınmasına adveksiyon adı verilir. Adveksiyona sahip sistemler baroklinik modeller olup aktiviteleri olan sistemlerdir. Cephe sistemleri mevcuttur. a) Soğuk Adveksiyon Bir kontur soğuk değerli izotermden sıcak değerli izoterme doğru akıyorsa ve kontur ile izotermler kesişiyorlarsa o noktada soğuk adveksiyon vardır denir. Soğuk adveksiyon nedeni ile o noktanın izoterm değeri düşecektir. Soğuk cephe geçişiyle birlikte sıcaklığın düşmesi genellikle kuzeybatılı akışlar içinde soğuk adveksiyonların varlığıyla mümkün olmaktadır. b) Sıcak Adveksiyonlar Bir kontur akışı sıcak değerli izotermlere doğru ise ve kontur ile izotermler kesişiyorlarsa kesişme noktalarında sıcak adveksiyon vardır anlamındadır. O noktaların izoterm değerleri yükselecektir. Sıcak cephenin yaklaşmasıyla sıcaklık artmaya başlar. Güneybatılı ve güneyli akışlar sıcak adveksiyonları beraberinde getirir. Barotropik ve Baroklinik Modeller a) Barotropik modeller Siklon ve antisiklonlarda kontur ve izotermler kesişmiyorlarsa (adveksiyon yoksa) bu modellere barotropik modeller denir. Özellikle alçak merkezlerde ele alınan bu şekil, o siklonun hareketine büyük etki yapar. Özellikle nisan, mayıs ayları ile haziran ayının ilk yarısında yurdumuzda görülen bu tip modeller, kırkikindi olarak da bilinen kararsızlık yağışlarının oluşmasına neden olurlar. Barotropik siklonlarda adveksiyon (yatay hava hareketi) olmadığından ya hiç hareket etmezler yada hareketi çok azdır. Bu modelde genellikle izoterm ve konturlar birbirlerine parelel bir şekil gösterirler. Bu tip modellerde genelde yer seviyesindeki siklonlar ile yukarı atmosfer seviyelerindeki siklonlar aynı dikey bir eksen üzerinde bulunurlar. Bazı hallerde bu tip siklonlar bulundukları bölgede günlerce hareketsiz kalabilirler. b) Baroklinik modeller Siklon ve antisiklonlarda kontur ve izotermler birbirleriyle kesişiyorlarsa diğer bir ifade ile adveksiyon varsa bu tip modeller baroklinik modellerdir. Bu tiplerdeki siklonlar hareketlidir. (Adveksiyondan dolayı) Yer seviyesindeki siklon veya antisiklonlar yukarı 14
36 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Seviyelerdeki siklon ve antisiklonlarla geriye doğru meyil yapan bir eksen üzerinde bulunurlar. Genellikle bir cephe sisteminin olduğu modellerdir. Yurdumuzda sonbaharın sonları, kış ve ilkbaharın ilk aylarında sıkça görülen modellerdir. 5. Cephelerin Çeşitleri ve özellikleri: 1. Soğuk Cephe 2. Sıcak Cephe 3. Oklizyon Cephe 4. Duralar veya Đstasyoneri Cephe 3.BÖLÜM CEPHELER Soğuk Cephe: Sıcak havanın yğunluğunun soğuk havaya nazaran az olması nedeniyle soğuk hava üzerinde tırmanışa geçecektir. Bu tırmanış neticesi spread azalacağından yükselmeyle yoğunlaşma görülerek bulut teşekkül edecektir. Soğuk cephede kendi arasında; Yavaş hareket eden soğuk cephe Çok süratli hareket eden soğuk cephe olmak üzere iki kısma ayrılır. Yavaş hareket eden soğuk cephenin özellikleri: Bu soğuk cephede kendi arasında; Sıcak havanın kararlı olduğu soğuk cephe Sıcak hava şarta bağlı kararsızlık olduğu soğuk cephe olmak üzere ikiye ayrılır. Sıcak hava kararlı durumdadır. Cephe önündeki sıcak havanın yukarı doğru hareketi çok yavaş olduğundan burada As ve Ns tipi bulutlara rastlanacaktır. Yer yüzeyinde cephelerin oldukça ilerisinde sıcak hava içinde stratiform tipi bulutlar görülecektir. Sıcak hava-şarta bağlı kararsızlık var ise bu durumda oluşacak cephenin özellikleri değişiktir. Sıcak havanın daha fazla yükselmesi nedeniyle Cümülonembüs sistemindeki bulutlar orajları meydana getirirler. Her iki tipte de hava yağışlıdır. Soğuk hava içinde alçak stratoform tipi bulutlar görülür. Çok süratli hareket eden soğuk cephe: Soğuk cephelerin en önemlisidir. Bulutlar cephenin 100 mil kadar önlerine uzanabilir. Cephe geçtikten sonra hava çok çabuk açılır. Eğer hava sıcak ve kararlı ise cephenin önünde çok geniş bir saha tamamen kapalı ve genellikle yağışlıdır. Eğer sıcak hava yeterli derecede nemli ise şarta bağlı kararsız bulutlar zon boyunca sağanak ve orajlara neden olurlar. Ayrıca cephe önlerinde aralıklı sağanak ve orajlara rastlanır. Oraj ve sağanaklı havanın hareketi yukarı seviyelerdeki rüzgarın hızına bağlı olup bu rüzgarların hareketleri cephenin hareketinden fazla ise bu durumda cephe önünde kararsızlık hattının meydana gelmesi mümkündür. 15
37 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Hamleli ve türbülanslı rüzgar cephenin gerisindedir. Ağır hareket eden cepheye nazaran meyil daha keskin ve diktir. Soğuk cephelerdeki meteorolojik değişkenlerin genel özellikleri: 1.Yağış: Cephe üzeri (süratli hareket edenler dışında) ve cephe gerisinde sağanak ve oraj şeklindedir. Ancak soğuk cephe üzerindeki kararsızlık hattı nedeniyle sektörde sağanak ve orajda görmek mümkündür. Ancak her soğuk cephede yağış görülecek şekilde bir genelleme yapmak mümkün değildir. 2. Bulutluluk: konvektif faaliyetten oluşan cümülüform tipi bulutlardır.(cb-cu-ac- As-Ns) 3. Sıcaklık: Cephe önünde yüksek gerisinde düşüktür. 4. Rüzgar: Cephe önünde batılı, güneybatılı, cephe gerisinde ise kuzeybatılıdır. Cephe geçmeden becking, geçerken veering yapar. 5. Tandanslar: Cephe önünde kuvvetli düşüş cephe üzerinde ani yükseliş, cephe gerisinde ise kuvvetli yükseliş şeklindedir. Cephe geçerken baroğraf takip edilirse basıncın, çek yaptığı veya, şeklini aldığı görülür. 6. Đzobarlar: Cephe üzerinde (V) şeklinde yüksek basınca doğru, cephe hattı üzerindeki rüzgar devamsızlığı olarak nitelendirilen king yaparlar. 7. Görüş uzaklığı: Genelde soğuk cephelerde yağış anı dışında iyi bir görüş uzaklığı vardır. 8. Cephe Meyili: 1/50-1/150 arasındadır. Sıcak cepheye nazaran oldukça diktir. 9. Cephenin hızı: Cepheye gelen normal gredyen rüzgarının yaklaşık %80 - %90'ı kadardır. SICAK CEPHE Bu cephede sıcak havanın soğuk hava üzerinde hareket etmesi neticesi oluşur. Genellikle kararlı tip bir yapıya sahiptirler. Özellikleri: Yağış: Yağışlar cephe üzeri ve önünde meydana gelirler. Havanın kararlı bir yapıya sahip olması nedeniyle genellikle yağmur, kar ve çisenti şeklindedir. Cephe içinde oluşabilecek gizli Cb'lerden sağnak yağışlar da görmek mümkündür. Yağışlar çoğu kez As bulutları ile başlar. Bulutluluk: Cephe önünde yaklaşık mil önünde görülen Ci bulutları cepha gelişinin habercisidirler. Ci bulutlarını daha sonra Cs, Đnce As, Ac, Ns ve St (Fs, Fc) takip eder. Zeminin nemli olması nedeniyle soğuk havanın içinde çok alçak bulutlar teşekkül eder. Bu bulutlar çok alçak olduklarından diğer bulutların teşhisini zorlaştırırlar. Meteorolojistlerin 16
38 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ özellikle bu duruma dikkat etmeleri gerekir. Sıcak cephe gerisi bulutluluğunun devamı, sıcak sektördeki hava kütlesinin durumuna bağlıdır. Sıcaklık: Cephe önünde düşük, cephe gerisinde ise yüksektir. Cephe geçişi ile yükselme gösterir. Rüzgarlar: Cephe önünde güneydoğu'lu, (Güneydoğulu rüzgarlar sıcak cephenin en belirgin özelliklerindendir.) Cephe gerisinde batılıdır (Sektör rüzgarları). Tandanslar: Cephe önünde kuvvetli düşüş, cephe üzeri ve gerisinde hafif düşüş, yükseliş veya düz gidiştir. Đzobarlar: Cephe üzerinde (V) king yaparlar. Görüş Uzaklığı: Yağış ve cephe gerisi sisten dolayı düşüktür. Cephe Meyili: Normal olarak!/100-1/300 arasındadır. Cephenin Hızı: Gredyen rüzgarının % 60 veya % 70'i kadardır. OKLĐZYON CEPHE (OCLUDED FRONT) Genç bir dalganın cephelerinden soğuk cephenin hareket hızı daha fazla olduğundan belirli bir süre sonra öndeki sıcak cepheyi yakalar. Bu durumda soğuk cephe gerisindeki soğuk hava ile sıcak cephe önündeki soğuk hava bir biriyle temas eder. Sektörün sıcak havası, soğuk cephe gerisindeki, sıcak cephe önündeki soğuk hava kütlelerinin temas ettiği ve üç hava kütlesinin kesiştiği noktaya 'THREE POĐNT' noktası veya Oklizyon noktası adı verilir. Oklizyon cepheleri cephesel sistemlerin en son devresi olan Oklide (Đhtiyarlık) devresini yaşarlar. Oklizyon cepheler iki tiptir. 1- Soğuk Oklizyon 2- Sıcak Oklizyon. 1- HAVA TAHMĐNĐ NEDĐR? 4.BÖLÜM HAVA TAHMĐNĐ NASIL HAZIRLANIR? Belirli bir ülke, bölge veya merkezde, bir zaman dilimi içinde görülebilecek meteorolojik olayların gözlem ve analizlere dayanılarak subjektif veya objektif yöntemler kullanılarak önceden öngörülme çalışmaları hava tahmini olarak adlandırılır. 2- HAVA TAHMĐNĐ NASIL HAZIRLANIR? Hava Tahmini 7 aşamada hazırlanır. Bunlar; a) Gözlemler b) Haberleşme c) Meteorolojik Haritalar d) Uydu Görüntüleri e) Radarlar 17
39 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ f) Raporlama a) GÖZLEMLER: i)yer Seviyesi Gözlemleri: Meteorolojide Sinoptik ve Klimatolojik olmak üzere iki çeşit yer gözlemi yapılmaktadır. Hava tahmininde kullanılan gözlemler sinoptik gözlemlerdir. Sinoptik gözlemler bütün dünyada meteoroloji istasyonlarında GMT saatine göre aynı anda yapılır. Bu saate göre, Đngiltere'deki Grinwich'ten geçen boylam derecesi başlangıç kabul edilir ve bu başlangıç boylamında GMT'de yapılan bir sinoptik rasat mahalli olarak Türkiye'de öğleden sonra 15.00'de, Hindistan'da akşam 18.00'de, Avustralya'da gece 22.00'de ve Orta Amerika'da ise sabah 05.00'de yapılır. Bu gözlemlerin hepsi de GMT gözlemi olarak isimlendirilir. Sinoptik gözlemler GMT saati ile ve üçer saatlik aralıklarla günde 8 defa yapılır , 06.00, 12,00, GMT'de yapılan gözlemler Ana Sinoptik; 03.00, 09.00, 15.00, GMT'de yapılan gözlemler de Ara Sinoptik Gözlem olarak isimlendirilir. Sinoptik gözlemler Türkiye de 216 sı otomatik (insansız) olmak üzere toplam 325 istasyonda yapılmaktadır. ii) Gemi Gözlemleri: Yer gözlem istasyonlarında ölçülen meteorolojik olaylar ve elemanlar gemilerde yapılan gözlemlerde de ölçülür. Tek fark gemilerin hareketli olmalarıdır. Ölçülen değerler geminin bulunduğu yerin enlem ve boylamı ile birlikte bildirilir. iii)yüksek Seviye Gözlemleri: Atmosferin üst tabakaları için gözlem yapan istasyonlarda radyo vericili gözlem aleti, hidrojen veya benzeri hafiflikte gazla doldurulmuş bir balona bağlanarak atmosfere bırakılır. Bu balonlarla km yüksekliğe kadar çıkabilen ölçüm cihazı; Belirli basınç seviyelerinin yüksekliğini, Bu seviyelerdeki sıcaklık ve nemi, Rüzgar yön ve şiddetini; Ölçerek radyo sinyalleri ile yer istasyonuna gönderir. Bu işlem 00:00 ve 12:00 UTC de olmak üzere günde iki kez tekrarlanır. Türkiye'de 7 ve dünyada 1000 meteoroloji istasyonu tarafından yapılmaktadır. DMĐ kontrolündeki otomatik istasyon sayısı 231 adet olup, bunların 206 adeti klimatolojik ve sinoptik amaçlı,25 adeti uçuculuk amaçlı (havaalanlarında) kullanılmaktadır. b) Haberleşme: --Yapılan gözlemlerin merkeze ulaştırılması, --MSS Sistemi, --Türkiye nin Bağlantıları, --GTS Üzerinden Verilerin Dağıtılması, şeklinde yapılmaktadır. c) Meteorolojik Haritalar: 18
40 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Toplanan yer seviyesi gözlem verileri yer haritalarına işlenir. Yer seviyesinde belirli saatlerde yapılan gözlemlerin harita üzerine işlenmesi ve izobarların (eş basınç eğrileri) çizilmesiyle elde edilir. Yer haritaları basınç, sıcaklık, havanın kapalılık miktarı ve bulut türleri, görüş uzaklığı, rüzgar yön ve hızı ile yağış ve diğer meteorolojik olayların bilgilerini içermektedir. Yer haritaları basınç merkezlerinin hareketleri, basıncın yere ve zamana göre değişimi, yağışlı yerler, cephe sistemlerinin aktiviteleri, yön ve hızlarının belirlenmesi, yer sıcaklıklarındaki değişiklikler ile rüzgar hız ve yönündeki değişikliklerin tespiti yönüyle hava tahmininde büyük önem taşır. Cepheleriyle birlikte analiz edilmiş haritalardaki hava kütlelerinin yerleri uydu resimleri, sayısal hava tahmin ürünleri ve radar bilgileri ile karşılaştırılır. Atmosferin belirli seviyelerinden elde edilen yüksek seviye bilgileri de haritalara (850 hpa, 700 hpa, 500 hpa, 300 hpa, 200 hpa, 100 hpa, Troppoz ve Azami Rüzgar) işlenerek eşyükselti ve eşsıcaklık eğrileri oluşturulur. Bu analizler sonucunda alçak ve yüksek merkezler ile soğuk ve sıcak karakterli alanlar tespit edilir. --Nümerik (Sayısal ) Tahmin Haritaları Atmosferin durumunu gösteren değişkenlerin (sıcaklık, rüzgar, nem ve basınç) zamana ve yere bağlı değişimlerini ifade eden denklemlerin (hareket, termodinamik, süreklilik, hidrostatik eşitlik) matematik çözümleri yapılarak gelecekteki durumunu tahmin etme işlemine sayısal hava tahmini denilir. ECMWF tarafından ayda bir yayımlanan mevsimsel hava tahminleri SGI iş istasyonları üzerinden alınmakta ve görüntülemeye hazırlanmaktadır.kartların ait olduğu ayların ortalama değerlerinden olan farklar bu kartlarda gösterilir. Ürünlerin başlıcaları şunlardır: 1. Ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı anomalisi (Mean sea surface temperature anomaly), 2. Ortalama Yağış anomalisi ( Mean precipitation anomaly), 3. Ortalama deniz seviyesi basıncı anomalisi (Mean sea level pressure anomaly), 4. Ortalama 2 metre sıcaklığı anomalisi ( Mean temperature anomaly). d) Uydu Görüntüleri: Uydular hava olaylarını küresel olarak inceleme olanağı sağlar ve dünya çevresindeki yörüngelerinde hareket ederken, sensörleri (radyometre) tarafından kaydedilen verileri belirli aralıklarla yer istasyonlarına gönderirler. Uyduların en önemli özelliklerinden birisi de, yer gözlem istasyonlarının kurulamadığı ve böylece verilerin toplanamadığı okyanus, çöl, dağlık alanlar, kutup bölgeleri vs. gibi çok geniş alanlardan meteorolojik bilgilerin elde edilmesidir. Tüm uyduların uzaktan algılama sistemleri cisimler tarafından yansıtılan ve cisimlerin vücut sıcaklığına bağlı olarak yaydıkları elektromagnetik radyasyonun, uzaya yerleştirilen platformlar (uydu) üzerinde bulunan radyometreler tarafından ölçülmesi (pasif algılama) ve radar (aktif algılama) sistemlerine dayanır. Bulutluluk, ozon miktarı ve konsantrasyonu, buzul alanlarının, atmosferik sıcaklık ve nem profillerinin, yağış miktarının tespiti, kara ve deniz yüzeyi sıcaklıklarının belirlenmesi pasif algılamaya, okyanus dalga boyu, dalga yüksekliklerinin ve deniz yüzeyi rüzgar hızı ve yönünün tespiti aktif algılamaya örnek teşkil etmektedir. Meteorolojik amaçlı uydular (METEOSAT, 19
41 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GOES,GMS, NOAA vs.) pasif algılama yöntemlerini kullanırken, ERS-1 gibi uydular aktif algılama yöntemlerini kullanmaktadır. Meteorolojik ekipmanla donatılarak uzaya fırlatılan ilk uydu Vanguard-2 olup, 17 Şubat 1959 da uzaya fırlatılmıştır. US Ordu Araştırma Sinyal Laboratuarı tarafından geliştirilen Vanguard-2 bugünkü görüntüleme radyometrelerine çok benzer olan lenslerinin arkasında bir çift fotosele sahipti ve uydunun yörüngesinde dönmesi sırasında dünya görüntüsünü tarayarak visible kanaldan vereceği varsayıldı. Ne yazık ki, uydu kendi ekseninde salınarak dataların kullanışsız hale gelmesine neden olan çapraşık ekran çizgileri oluşturdu. e) Radarlar: "Radio Detection and Ranging" kelimelerinden derlenmiş, uzak mesafelerdeki objeleri, nesneleri belirlemek ve radar tarafından onlara doğru gönderilen radyo enerjisinin geri yansıtılmasıyla radar ile olan mesafelerini belirlemede kullanılan elektronik alet. Meteorolojide, radar ile yağış ve bulutlar, geri dönen elektromanyetik sinyallerin kuvvetlerinin ölçülmesiyle sağlıklı bir şekilde belirlenebilir. Sistem, bir vericiden, dar bir radyo dalgası göndermek ve genellikle tıpkı verici gibi aynı anten sistemini kullanan bir alıcı yardımıyla nesneden yansıtılan sinyali almaktan oluşur. Nesnenin radara olan uzaklığı sinyalin cisme varışı ve geri dönüşü arasında geçen zamandan hesaplanarak bulunur. Aynı şekilde hedefteki nesneler katot ışın tüpünde gözle görülür hale getirilebilir. f) Raporlanma : Bugünün bilimsel hava tahmini, yer ve yüksek seviye haritaları kullanılarak ileriye dönük tahminler yapmayı amaç edinen sinoptik meteoroloji kavramının temel esasları üzerinde gelişti.yer ve yüksek seviye haritaları atmosferin fiziksel elementlerinin uzaydaki dağılımını gösterir. Bu dağılımın olduğu yer, atmosferik alan diye isimlendirilir. Atmosferik alan yerçekimi ve dünyanın dönüşünden etkilendiği gibi hassas termal hareketleri de yansıtır. Teorik olarak gelecekteki hava şartları dinamiğin kullanımıyla doğrudan tahmin edilebilir. Yani atmosferin halihazır şartları verildiğinde gelecekteki bir durumu belirlemek için tahmin yapmanın en bilimsel yolu, atmosferik hareketleri açıklayan termodinamik ve hidrodinamik denklem sistemlerinin uygulanmasıdır. Fakat bu denklemlerin yapısı ve açıkladığı işlemlerin karmaşıklığı net bir analitik çözüm elde edilmesini zorlaştırır. Bu nedenle hava tahmini yapılırken bazı detaylı teknikler uygulanır. Bu teknikler atmosferik faaliyetin teorik ve deneysel karakteristiklerinin bir modellemesidir. Yapılan analizler son defa bütün uzman ve tecrübeli personelin katıldığı meteorolojik brifingde tekrar değerlendirilir. Sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde üç defa yapılan bu brifinglerde yağış alanları, yağışın etki süreleri ve şiddeti ile hava sıcaklıklarındaki beklenen değişimler değerlendirilerek raporlar oluşturulmaktadır. 20
42 DEVLET METEOROLJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ H A V A C I L I K M E T E O R O L O J Đ S Đ 21
43 Giriş ve Tanım Havacılık Meteorolojisi, havacılığın özel ihtiyaçlarını karşılamak için meteorolojinin spesifik bir dalı olarak gelişmiştir. Uçuş faaliyetlerini etkileyen meteorolojik olay (Oraj, Downburst, Microburst, Türbülans, Buzlanma, Sis vs.) ve parametrelerin gözlem ve tahminlerini kapsamına alan ve meteorolojinin havacılıkla ilgilenen dalına HAVACILIK METEOROLOJĐSĐ veya AERONATĐK METEOROLOJĐ denir. Her türlü hava şartlarında yürütülen uçuş faaliyetlerinin emniyetini sağlamak için dünya sathındaki tüm millî meteoroloji teşkilatları meteorolojik gözlemleri ve tahminleri yapar ve yayınlar, ülkelerindeki monitoring ve ihbar sistemlerini temin ve tesis eder. Özellikle uzun uçuşlarda troposferin üst, stratosferin alt seviyelerinde uçuş yapan jet ve supersonic uçaklar, genellikle aktif hava olayları ile karşılaşmazlar. Aktif hava olaylarından, kalkış, tırmanış, yaklaşma, alçalma ve iniş safhasında etkilenirler. Kısa uçuşlar, yaklaşık 5 8 km. irtifada troposferin orta ve alt seviyelerinde yapılır ve bu nedenle hava olaylarının etkisi daha fazla olur. Meteoroloji teşkilâtları, gözlem sistemleri ve şebekeleriyle, analiz ve tahmin merkezleriyle havacılığa hizmet verirler. Küresel ve bölgesel gözlem bilgilerini, aktüel ve tahmin ürünlerini toplar ve dağıtır. Kullanıcılara meteorolojik hizmet temin etmek için her havaalanında bir Aeronatik Meteoroloji istasyonu veya bir Aeronatik Meteoroloji Ofisi vardır. Tanımlar METEOROLOJĐ : Atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, değişimini ve nedenlerini inceleyen bir bilim dalıdır. HAVACILIK METEOROLOJĐSĐ (AERONATĐK METEOROLOJĐ) : Uçuş faaliyetlerini etkileyen meteorolojik olay (Oraj, Downburst, Microburst, Türbülans, Buzlanma, Sis vs.) ve parametrelerin gözlem ve tahminlerini kapsamına alan ve meteorolojinin havacılıkla ilgilenen dalına Havacılık Meteorolojisi veya Aeronatik Meteoroloji denir. METEOROLOJĐ GÖZLEM OFĐSĐ (MWO Met Watch Office) : FIR sahası sorumluluğunu kabul eden ülkelerin, bu FIR sahasına meteorolojik hizmet vermek üzere Meteoroloji Gözlem Ofisi tayin etme zorunluluğu nedeni ile; Ankara/Esenboğa ve Đstanbul/Atatürk Aeronatik Meteoroloji Ofisleri, Meteoroloji Gözlem Ofisi olarak tayin edilmiştir. Bu iki meteoroloji gözlem ofisi, meteoroloji ofisi görevlerine ilâve olarak meteoroloji gözlem ofisinin yapacağı görevleri de yerine getirir. 2
44 Esenboğa MWO Ankara FIR sahasından, Atatürk MWO Đstanbul FIR sahasından sorumludurlar. Bir Meteoroloji Gözlem Ofisinin (MWO) yapacağı görevler aşağıda belirtilmiştir; a) Sorumluluk sahasındaki uçuş faaliyetlerini etkileyen meteorolojik şartları takip etmek, gözlemek ve değerlendirmek, b) Sorumluluk sahasına ait SIGMET, AIRMET mesajlarını hazırlamak, yayınlamak, diğer meteorolojik bilgi ihtiyaçlarını karşılamak, c) EUR VHF VOLMET yayınlarını yapmak, d) Meteoroloji Ofisi olarak yapacağı diğer görevleri yerine getirmek. AERONATĐK METEOROLOJĐ OFĐSĐ : Hava seyrüseferi için (askeri sivil) meteorolojik hizmet (sinoptik ve havacılık maksatlı rasatlar ile analiz ve tahmin, uçuş dokümanı, brifing vs.) sağlamak üzere tayin ve tesis edilen ve genellikle bir havaalanında bulunan meteoroloji ünitesidir. Bu üniteler, havaalanlarındaki uçuşların meteorolojik desteğini sağlamak üzere aşağıdaki görevleri/fonksiyonları yerine getirirler; a) Bulunduğu havaalanındaki uçuşlar için gerekli tahminleri (TREND, TAF, vs.) hazırlar, diğer havaalanlarının (yurtiçi yurtdışı) rasat ve tahminlerini elde eder. b) Aktüel hava gözlem ve ölçümlerini yapar (METAR, SPECĐ, SĐNOPTĐK vs.) c) Uçuş personeline ve/veya uçuşla ilgili diğer personel ve birimlere uçuş dokümanı hazırlar, temin eder, brifing verir. d) Havacılıkla ilgili kullanıcıların diğer meteorolojik bilgi ihtiyaçlarını karşılar. e) Mevcut meteorolojik bilgi ve ürünleri gösterime hazır tutar (display). (Aktüel ve prognostik kartlar, raporlar, tahminler, eğer mevcutsa uydu resimleri vs.) f) Tahminlerini hazırlamakla görevlendirildiği havaalanlarındaki meteorolojik şartları sürekli takip eder. g) Gerektiğinde meydan ihbarlarını hazırlar ve dağıtımını yapar. h) Volkanik aktiviteyle ilgili rapor alındığında gerekli yerlere iletir, veya gerektiğinde volkanik aktiviteyle ilgili raporları hazırlar. AERONATĐK METEOROLOJĐ ĐSTASYONU : Sinoptik ve/veya havacılık amacıyla yalnızca rasat (gözlem) yapan ve temin ettiği meteoroloji raporlarını kullanıcılara sunan meteoroloji ünitesidir. BRĐFĐNG : Mevcut ve/veya beklenen meteorolojik şartların (meteorolojik harita, slayt vs. ile) sözlü olarak anlatımıdır. ĐRTĐFA (Altitude) : Herhangi bir seviyenin, bir noktanın veya nokta olarak kabul edilen herhangi bir cismin ortalama deniz seviyesinden (MSL) olan yüksekliği. METEOROLOJĐK BĐLGĐ (Meteorological Information) : Mevcut veya beklenen meteorolojik şartlarla ilgili olarak her türlü yazılı ve sözlü ifade (meteoroloji raporu, analiz ve tahminler dahil). METEOROLOJĐ RAPORU (Meterological Report) : Belirli bir zaman ve yer ile ilgili olarak rasat edilen (gözlem yapılan) meteorolojik şartların belirlenmesi. 3
45 MEYDAN (Havaalanı Aerodrome) : Hava taşıtlarının iniş, kalkış ve hareketleri için bir bölümü veya tamamının kullanılması düşünülen, kara ya da su üzerinde, belirlenmiş (her türlü bina, tesisler ve cihazlarla birlikte) bir saha. RASAT (Gözlem Observation) : Meteorolojik olay ve parametrelerin günün belirli zamanlarında ölçülmesi ve değerlendirilmesi. Rasat tipleri aşağıdaki şekilde sınıflandırılır; 1) SĐNOPTĐK RASAT : Hava tahmini amacıyla, bütün dünyada UTC olarak aynı anda belirli aralıklarla yapılan ölçüm ve gözlemlerdir. Zaman aralıkları Saatlik Sinoptik Rasatlar Ana Sinoptik Rasatlar : UTC Ara Sinoptik Rasatlar : UTC 2) HAVACILIK MAKSATLI RASAT : Kullanıcıların ihtiyacına göre, meteoroloji ve havacılık otoritelerinin (uluslararası ve milli) belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde yapılan ölçüm ve gözlemlerdir. Havacılık maksatlı rasatlar UTC olarak; a) Uluslararası meydanlarda her yarım saatte bir, Ulusal ve askeri meydanlarda her saatte bir ve Gün doğumu, gün batımı saatleri arasında çalışan meydanlarda ise, sadece uçuş saatlerini kapsayacak şekilde (METAR) yapılır. b) Bu rutin rasatlara ilave olarak, meteorolojik olay ve parametrelerin belirli kriterlere ulaşması, aşması veya düşmesi durumunda SPECI yapılır. UÇUŞ DÖKÜMANI (Flight Documentation) : Bir uçuş için, kart ve formlar dahil, meteorolojik bilgileri içeren yazılı ve basılı dokümanlar. YEDEK MEYDAN (Alternate Aerodrome) : Đniş için programlanan bir havaalanının iniş koşullarına müsait olmaması veya uçuşun devamına müsaade edilmemesi ya da uçuşun sürdürülmesine engel teşkil edecek herhangi bir aksaklığın olması gibi nedenler dikkate alınarak, iniş yapılması uygun görülen diğer bir veya daha fazla meydan. HAVA OLAYLARI VE BUNLARIN HAVACILIK METEOROLOJĐSĐ ĐLE ĐLĐŞKĐLERĐ Hava olayları ve uçaklar üzerindeki etkileri, özellikle kritik iniş ve kalkış safhaları için, aşağıda belirtilmiştir. YÜKSEK SEVĐYE RÜZGARLARI VE YER RÜZGARI (a) YÜKSEK SEVĐYE RÜZGARLARI : Yüksek seviye rüzgârları, aşağıda belirtilen nedenlerle pilot ve diğer ilgililer tarafından talep edilir. 1) Đki yer arasındaki uçak rotası için rüzgâr bilgilerinin kullanımıyla ilgilidir. Muntazam ve düzgün bir uçuşta, uçak uçuş sırasındaki havaya bağlı olarak, doğru bir hat boyunca ilerler. Hava, genellikle dünyanın hareketine uyumlu şekilde hareket eder ki, bu bilindiği gibi rüzgârdır. 4
46 2) Rüzgâr bilgilerine duyulan ihtiyacın ikinci sebebi, yakıt miktarının planlamasıyla ilgilidir. Eğer kuvvetli baş rüzgârı (head-wind) varsa, uçak uçuş noktasından varış noktasına, kararlı ve sakin havadaki uçuş süresinden daha uzun süre uçuş yapacaktır. Bu demektir ki, toplam yükü azaltarak daha çok yakıt bulunduracaktır. Uzun uçuşlarda yakıt tüketimi, rüzgâra bağlı olarak önemli değişiklikler gösterir. Özellikle batıya ve sıcak enlemlere doğru yapılan doğulu uçuşlarda, Örneğin; 5000 Km.lik bir mesafede ortalama 90 Km/h baş rüzgârı, rüzgârsız bir havadakinden 10 ton daha fazla yakıt tüketimi gerektirir. Uzun uçuşlarda, ihtiyaç gerektirmeyen rezerv yakıt taşımak kârdan zarar etmektir. Eğer, kuvvetli kuyruk rüzgârı (tail-wind) mevcutsa, bu durum gerekli zamanı ve yakıt tüketimini azaltır. Örneğin; 500 Knot hızla seyreden bir uçak, kararlı ve durgun bir havada 3000 Km.yi 6 saatte kat edecektir. Eğer, 50 Knot lık kuyruk rüzgârı alıyorsa, bu uçuş 5 saat 27 dakikada gerçekleştirilecektir ki, bu yaklaşık %10 luk bir zaman kazancıdır ve yakıt yükü ya da tüketimi %10 az olacaktır. 3) Jetstream olarak adlandırılan dar olan akışlı maksimum rüzgârlar, uzun uçuş yapan uçakların seyrettiği irtifalarda (mevsim ve enlemlere bağlı olarak ila feet civarı) görülür. Genellikle jetstream core unda rüzgâr hızı 200 Km/h dir. Bu tip kuvvetli rüzgârlarda baş rüzgârı alacak şekilde uçmak elbette ki mümkün ve uygun değildir. Böyle durumlarda, orijinal uçuş path inden çok fazla sapmamak üzere, yolu değiştirmek gerekir. Rüzgârın hızı ve yönü, genellikle irtifayla değişir ve bu nedenle uçuş zamanı ve/veya yakıt tüketimi en avantajlı rüzgârların bulunduğu uçuş yolunun dikkatli seçilmesiyle optimize edilebilir. 4) Yüksek seviye rüzgâr ve sıcaklıklarının nümerik tahminleri ; 30 yıl önce, böyle bir ihtiyacı karşılamak meteoroloji için mümkün değildi. Önceleri yalnızca sınırlı sahalar için belirli doğrulukta kompütürlerle veya elle yapılıyordu. Ancak, günümüzde küresel rüzgâr ve sıcaklık tahminleri, çok güçlü kompütürlerle sofistik nümerik modeller kullanılarak rutin bir şekilde yapılmaktadır. Küresel rüzgâr tahminlerinin ortalama doğruluk dereceleri gayet memnuniyet vericidir. (b) YER RÜZGARI : Pilot ve hava trafik kontrolörleri, yer rüzgarının yön ve hızını bilmek ihtiyacı duyarlar. L = K 1 pv 2 ilişkisinden ve L = W uçuş şartı ilişkisinden görülmektedir ki uçağın havada kalmasını sağlayacak bir hız (Vs) vardır. Bu, stalling hızıdır ve bir uçağın kalkması veya tekerlek koymasındaki hava hızıdır. Eğer kalkış veya iniş Y knot hızındaki rüzgâra doğru yönelirse, yerdeki kalkış veya iniş hızı Vs-Y dir. Bu düşük hız, emniyetli bir uçuşa imkân verir. Bu nedenle, pilot ve hava trafik kontrolörleri pist seçimi için yer rüzgâr ölçümlerini kullanırlar. Zira pilot (veya uçuş planlamacıları), kalkış ağırlığını belirlemek için yer rüzgârını kullanırlar. Eğer, kalkış esnasındaki kuvvetli baş rüzgârı(head-wind) varsa, koşu yolu azalır, bunun anlamı kısa pistlerde W ağırlığı yüksek tutulabilir demektir. Diğer bir ifadeyle, eğer rüzgâr sakin veya baş rüzgârı hafif ise uçak kalkış yapabilmek için ağırlık azaltmak zorunda kalacaktır. Uçak tiplerine göre değişmekle birlikte, kuvvetli yan rüzgârı da önemlidir. Örneğin; 45 Km/h yan rüzgârının mevcut olması durumunda, genellikle inişe müsaade edilmez. Münferit ve aşırı ani yan rüzgârı her zaman için tehlike yaratabilir. 5
47 Rüzgâr hızındaki değişmeler, kalkış ve iniş safhasında uçağın dengesini, kararlılığını muhafaza etmede önemlidir. Büyük ağır uçaklar, genellikle bu değişimlerden az etkilenirler fakat kontrol değişikliklerine daha yavaş cevap verirler. Hafif uçaklar ise daha çok etkilenirler ancak, hamle etkisine karşı pilotun alacağı tedbirlere daha hızlı cevap verirler. Yer Rüzgârının Ölçülmesi ve Rapor Edilmesi : a) Pratik olarak, yer rüzgârı doğrudan doğruya pist üzerinde ölçülemez. Kalkış ve iniş için gerekli rüzgâr ölçümleri, uçağın kalkış ve iniş esnasında karşılaşacağı rüzgar değerlerini temsil edecek şekilde olmalıdır. b) Kalkış, iniş raporları için gerekli yer rüzgârı ölçümleri, pist boyunu ve touchdown zonunu temsil etmelidir. Rüzgâr ölçümleri thersholddan 300 metre içeride, touchdown zonuna yakın bir yerde, pist orta çizgisine 190 ila 220 metre mesafede yapılır. c) Yer rüzgârı ölçümleri, pistten itibaren 6 ila 10 metre yükseklikte yapılmalıdır. Diğer bir ifadeyle, yer rüzgârı bilgileri, pistten itibaren 6 ila 10 metrelik yükseklikteki şartları temsil etmelidir. d) Yer rüzgâr ölçümlerinin ortalaması; - Havaalanı dışına gönderilen raporlar için (METAR-SPECI) 10 dakikalık ortalama değer - Havaalanı içinde kullanılan kalkış ve iniş raporları ile hava kontrol birimlerindeki indikatörler için 2 dakikalık ortalama değer olmalıdır. e) Her sensörle ilgili yer rüzgârı indikatörleri, meteoroloji ünitesinde ve uygun ATS ünitelerinde bulunmalıdır. (c) DĐKĐNE RÜZGAR SHEARĐ : Wind Shear, atmosferde iki nokta arasındaki (dikine ve yatay) her birim mesafede rüzgâr hızında ve/veya rüzgâr yönündeki değişikliklerdir. Havanın hızında değişiklik veya farklı uçuş karakteristiği göstermesine neden olabileceğinden, uçak için problem teşkil eder. Uçak için problem teşkil eden bu olayın şiddeti, hem belirli iki nokta arasındaki rüzgâr sheari nin miktarına hem de bu iki nokta arasındaki uçağın hızına bağlıdır. Dikine rüzgâr sheari, iki seviye arasındaki (velucity) değişikliktir. Eğer iniş ve tırmanış sahalarında dikine rüzgâr sheari varsa, pilotun bunu bilmesinde fayda vardır. Sabit yüksek hızda hareket eden büyük uçaklarda, çok kısa sürede, karşı tedbir alacak hıza ulaşmak güç olacağından, dikine rüzgâr sheari problemlere neden olabilir. (Rüzgâr Sheari konusu başka bir bölümde detaylı ele alınacaktır.) GÖRÜŞ MESAFESĐ (RÜYET) 1) Meteoroloji personeli, yatay görüş mesafesi ile ilgilenir. Yatay görüş mesafesi, gözlem noktası ile referans alınan noktalar arasındaki mesafeler dikkate alınarak ölçülür. Belirli bir karaktere sahip bir cismin çıplak gözle görülüp teşhis edilebileceği veya gece rasatlarında, genel aydınlatma gün ışığı seviyesine çıkarılmış olsaydı, aynı cismin görülüp teşhis edilebileceği en uzak mesafeye Görüş Mesafesi veya Rüyet denir. Rasat parkı merkez olmak üzere, değişik yönlerde ölçülen rüyetin, en düşük olan değeri Meteorolojik Rüyet olarak adlandırılır ve meteoroloji raporlarında daima meteorolojik rüyet değeri kullanılır. 6
48 2) Rüyetin azalmasına aşağıdaki olaylar neden olur ; a) Yağış b) Sis ve Pus c) Toz, Kum Fırtınası d) Hava Kirliliği 3) Uçuş Görüş Mesafesi (Flight Visibility) : Uçuş halindeki bir uçağın pilot kabininden (cockpit) ileriye doğru görülebilen ortalama mesafe olarak tanımlanır. Bulutların çoğunda (bulut içi) uçuş görüş mesafesi düşüktür. Bulut, sis ve yağış dışında ise genellikle iyidir ki, toz, duman, pus vs. hariç. 4) Normal meteorolojik ölçümler, yer seviyesinde ve yatay olarak yapılır. Ölçülen bu değerler, yerden yukarı noktalardan belirlenen rüyet hususunda tatmin edici bilgi vermez. Yaklaşma ve iniş esnasında, pilot için Meyil Rüyeti (Slant Visibility) önem arz eder. 30 metre yükseklikte, havadan yere doğru görüş mesafesi (meyil rüyeti), yer seviyesindeki yatay görüş mesafesinden çok fazla olabilir. Eğer alçak bulutlar mevcutsa, bu bulutlar nedeniyle meyil rüyeti, yerdeki meteorolojik rüyetten daha az olabilir. Bu nedenle, bu iki değerlendirmenin (meteorolojik rüyet ve meyil rüyeti) tamamen birbirinden farklı olduğu dikkate alınmalıdır. 5) Minimum (meteorolojik) görüş mesafesinde iniş ve kalkış yapılması havaalanındaki imkânlar (pist durumu, pist ışıklandırması ve seyrüsefer kolaylıkları vs.) ile uçağın sahip olduğu seyrüsefer cihazlarına bağlıdır. Zira, modern uçaklar normal olarak çok düşük görüş mesafesinde dahi, mükemmel cihazlarla teçhiz edilmiş bir havaalanına iniş ve kalkış yapabilecek kapasiteye sahiptir. Buna rağmen, düşük veya çok düşük görüş mesafesi ve bulut taban yüksekliği nedeni ile kalkış ve inişlerini tehir etmek zorunda kalan pek çok uçak vardır. Görüş mesafesi ve bulut tabanı, bir havaalanının hava trafik akışını büyük oranda etkiler. Đyi havalarda hava trafik kontrolü ve meydan hizmetlerinin daha kolay yapıldığı ve daha çok kalkış ve inişin gerçekleştirildiği bilinen bir husustur. Büyük havaalanlarında, hava şartları nedeniyle olabilecek aksamalarda dikkate alınan sınır aşıldığında, büyük problemler ve karışıklıklar ortaya çıkar, tüm uçuşların ve holdinglerin yeniden düzenlenmesi, programlanması gündeme gelir. BULUTLAR Bulutlar, aşağıdaki şekilde de izah edilmeye çalışıldığı gibi, yoğunlaşmaya etki eden çeşitli faktörlere bağlı olarak teşekkül eder. Bunlar ; a) Adyabatik soğuma b) Konvektif faaliyet c) Cepheler d) Oroğrafik yapı e) Radyasyon salını f) Diğerleri Bulutların tasnifi aşağıdaki şekilde yapılabilir. 7
49 (1) Oluşumlarına Göre (2) Yüksekliklerine Göre a) Kümülüform Tipi Bulutlar a) Yüksek Bulutlar (Ci, Cs, Cc) b) Stratiform Tipi Bulutlar b) Orta Bulutlar (As, Ac, Ns) c) Alçak Bulutlar (St, Sc) d) Dikey Gelişmeli Bulutlar (Cb, Cu) NOT : - As, genellikle orta bulutlar içinde yer alır, ancak daha yüksek seviyelere çıkabilir. - Ns, Orta bulutlar kategorisinde yer alır, fakat aşağı doğru olan hava akımları (downdraft) nedeniyle alçak bulutlar, yukarı doğru olan hava akımları (upwards) nedeniyle de yüksek bulutlar sınırına uzanması mümkündür. - Cu ve Cb bulutlarının tabanları alçak bulutlar kategorisine girer. Ancak, tepeleri orta ve yüksek bulut sınırlarına uzanabilir. Bulutların Genel Yükseklik Sınırları ENLEMLERE GÖRE (FEET OLARAK) BULUTLAR Kutup Bölgeleri Orta Enlemler Tropik Bölgeler Yüksek Bulutlar Orta Bulutlar Alçak Bulutlar Yeryüzü Yeryüzü Yeryüzü Bulut Kapalılık Miktarı Bulut kapalılığı, Sinoptik ve Aeronatik Meteorolojide 8 okta üzerinden değerlendirilir. Bulut Taban Yüksekliğinin Tespiti : Bulut taban yüksekliğinin (ölçüm noktasından yukarı olan dikine mesafe) tespitinde çeşitli metotlar ya da cihazlar kullanılmaktadır. Bunlar; a) Balonla (ceiling / pilot balon) b) Searchlight ve klinometre c) Silyometre d) Diğer Yöntemler 1) Uçak raporları 2) Dağ, tepe, kule vs. gibi nirengi noktaları dikkate alınarak 3) Đşba sıcaklığı kullanılarak Kuru adyabatik lapse-rate her 1000 feet için 3 o C, yaş adyabatik lapse-rate her 1000 feet için 1.5 o C dir Örneğin ; Rakımı 500 feet olan bir meydanda, T = 33 o C ve T d = 23 o C ise ve öğleden sonrası için bulut tahmin ediliyor ise, adyabatik soğumaya bağlı olarak beklenen bu bulutların yoğunlaşma seviyesi (yüksekliği), 3 o C 1000 feet ise 10 o C X x = 3300 feet olarak bulunur. 8
50 Yoğunlaşma seviyesi, bulut taban yüksekliğini vereceğinden, bulunan 3300 feet lik değer bulutun meydandan itibaren olan yüksekliğidir. MSL (Ortalama Deniz Seviyesi) den olan yüksekliğini bulmak için bulunan bu değere 500 feet ilave edilir ve 3800 feet olarak MSL yüksekliği elde edilir. Bulut taban yüksekliği, ölçüm noktasından itibaren yukarı doğru, bulut tabanına kadar olan mesafedir. Gözlemlerde (METAR, SPECI, SĐNOPTĐK vs.), METAR/SPECI raporlarının sonunda verilen TREND tahminlerinde ve Meydan Tahminlerinde (TAF) bulutun taban yüksekliği verilir. SICAKLIK (a) YÜKSEK HAVA SICAKLIĞI : Bir motorun gücü, verimi, düşük hava sıcaklığında daha fazladır. Eğer normalinden daha yüksek sıcaklık olursa, seyir gücünü muhafaza etmek için normalinden daha fazla yakıt kullanmak zorunda kalınır. Yakıt yükünün belirlenmesi için uçuşun planlama safhasında sıcaklık bilgileri talep edilir. Yüksek seviye sıcaklık bilgileri, diğer meteorolojik elemanları da kapsayan bilgiler ile birlikte dikkate alınır. Uçak buzlanması olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapılır. (b) YER SEVĐYESĐ HAVA SICAKLIĞI : Bilindiği gibi ve yukarıda da belirtildiği üzere, motor verimi yüksek sıcaklıklarda daha düşüktür. L = K 1 pv 2 bağıntısı göstermektedir ki, kaldırma gücü hava yoğunluğu ile ilgilidir. Hava yoğunluğu ise sıcaklık ve basınca bağlıdır. Bir kalkış, verilen bir basınçla yapılmaktadır. Ancak normalden daha yüksek bir sıcaklık varsa daha yüksek bir unstick hız (Vs) gerekecektir. Bu hıza ulaşmak için daha uzun mesafe kaydetmek gerekecektir. Bazı şartlarda pist uzunluğu, normal yüklü bir uçak için yeterli olmayabilir. Bu durumu bertaraf etmek için yükte azaltmaya gitmek gerekebilir. Yukarıda belirtildiği gibi sıcaklık, motor performansında önemlidir ve kalkış için bilinmesine ihtiyaç duyulur. Yüksek sıcaklıklar hava yoğunluğunu düşürür. Daha az yoğun bir hava ise taşıma gücünü azaltır, daha yüksek kalkış hızı kazanabilmek için daha uzun piste ihtiyaç duyulur. Eğer pist uzunluğu yetersiz ise kalkış ağırlığını azaltma zorunluluğu vardır. Bu husus, sıcak iklimlerdeki havaalanlarında önemlidir. Sıcaklığın 30 o C den 31 o C ye değişmesi, maksimum kalkış ağırlığında 2000 Kg.lık azalmaya neden olur. (B-747) Uçağın toplam ağırlığı dikkate alındığında 2000 Kg. önemli görülmeyebilir fakat bu ağırlık yaklaşık 4 yolcu ağırlığına ve onları 9000 Km taşıma yakıtına tekabül eder. Maksimum kalkış ağırlığı, Kalkış esnasındaki rüzgâra da bağlıdır. 15 o C lik bir hava sıcaklığı ile 10 Knot lık baş rüzgârı (head-wind) sakin şartlar altında mümkün olandan 5200 Kg. fazla kalkış ağırlığına imkân sağlar. Eğer teknik sebeplerle bir uçak rüzgâr yönünde (tail-wind) kalkmak zorunda ise, 5 Knot lık bir kuyruk rüzgârı, kalkış ağırlığını 9200 Kg. azaltır. ATMOSFERĐK BASINÇ VE HAVA YOĞUNLUĞU Hava basıncı ve hava sıcaklığı, hava yoğunluğunu belirler. Tekrar uçuş faaliyetlerine döndüğümüzde ve diğer faktörlerin değişmediği kabul edildiğinde bu durum uçağın kaldırma gücücü etkiler. Hava yoğunluğu düşük ise, bir uçak yüksekliğini muhafaza etmek için daha hızlı uçmak zorundadır. Daha fazla hız, daha fazla yakıt harcamayı gerektirir. Yüksek sıcaklıklarda, yeterli kalkış hızına ulaşabilmek için pist uzunluğunun arttırılması gerektiği hususu yukarıda belirtilmiştir. Basınç düştüğünde yoğunluk 9
51 azalacağından kalkış için gerekli pist uzunluğu için, aynı durum söz konusu olacaktır. Kalkış planlamasında dikkate alınması gereken basınçtaki genel sinoptik değişimin etkisi alçak basınçlarda çok daha fazladır. Bir havaalanının rakımındaki artış ortalama basıncı azaltır ve bu durum ortalama hava yoğunluğuna etki eder. Bu nedenle, yüksek rakımlı havaalanlarında daha uzun kalkış mesafelerine ihtiyaç duyulur. Bir havaalanının projelendirilmesi ve yapımında, bu husus dikkate alınır. Hava yoğunluğundaki azalmanın bir diğer etkisi, motor gücünü düşürmesidir. YAĞIŞ 1) Yağış ifadesi, çisenti, yağmur, kar ve doluyu kapsar. Yağış sırasında rüyette görülebilecek düşmeler, kalkış ve inişte bazı tehlikeleri ortaya çıkarabilir. Islak bir pistte iniş, tehlike yaratabilir. Dolu hadisesi diğer bir tehlike unsurudur. Dolu, uçağın dış gövdesinde hasar yaratabilir, yolcuların korkmasına neden olabilir. 2) Oraj ve şiddetli sağanak yağışlı havalarda kalkış ve iniş yapmak wind shear ve microburst oluşumu nedeniyle rüzgâr hızında ve yönünde ani değişiklikler olacağından ve kuvvetli hamle görüleceğinden, riskli ve tehlikelidir. Sıcaklık 0 o C nin üzerinde iken hafif kar yağışı bile potansiyel bir tehlikedir. Böyle bir durumda ve kalkıştan önce uçağın buzlanmaya karşı korunması için kimyevi sıvılarla temizlenmesi gerekir. Diğer bir ifade ile, kanatlar üzerindeki sulu kar kalkışta donarak buz oluşturacak ve kar kanatların aerodinamik yapısını bozacak, kaldırma gücünü azaltacaktır. edilir. Kuvvetli kar görüş mesafesinin düşmesine neden olur ve iniş kalkışlar gecikir ve tehir 3) Bir cm. lik su birikintisi, Kg., 5 cm. lik kar birikintisi Kg. lık kalkış ağırlığının azaltılmasını gerektirir. Eğer, kalkıştan hemen sonra veya kalkışta buzlanma bekleniyor ise, motordan çıkan sıcak hava kanatlara vurur. Bu durum airbleed olarak adlandırılır ki, motorun fırlatma, itme gücünü azaltır, ayrıca kalkış ağırlığında 1000 Kg. lık bir azaltma gerekliliğine neden olur. SQUALL Squall ve hamle arasındaki fark, zaman faktörüyle ilgilidir. Hamle rüzgâr hızında geçici bir artıştır, birkaç saniye sürer, Squall ise ortalama rüzgâr hızındaki artıştır, genellikle birkaç dakika devam eder ve tekrar oluşması mümkündür. Squall, sıcaklıkta belirli ve ani düşmeler, bulut karakteristiği ve yağışla ilgilidir. Rüzgâr yönünde ve hızında değişiklikler vuku bulur. ICAO STANDART ATMOSFERĐ 10
52 Uçak dizaynındaki hesaplamalar, uçakların bazı testleri, cihazların kalibrasyonu, altimetrik basınç hesaplamalarında kullanılmak üzere, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) tarafından ortaya konan ve spesifik esaslara, hesaplamalara dayanan değer ve tablolardır. Basınç, devamlı olarak hafta, ay ve mevsimlere göre daha fazla tedrici değişiklikler, oraja bağlı değişiklikler, yere bağlı değişiklikler gösterir. Atmosferik basınç ölçümleri en çok meteorolojistler ve uçak mürettebatınca kullanılır. Hava gözlemlerini ve beklenen değişiklikleri ortaya koymak, değerlendirmek için basınç değerleri hava kartları üzerinde analiz edilir. Basınç sistemleri ile hava arasındaki ilişki çok komplikedir. Ve yalnızca eğitim görmüş meteorolojistler gerekli değerlendirmeyi yapabilir. ICAO Standart Atmosferinin Özellikleri a) Standart Atmosfer tamamen kuru kabul edilmiştir. b) Ortalama deniz seviyesinde yer sıcaklığı 15 o C dir. c) Ortalama deniz seviyesindeki hava basıncı hpa (29.92 inch) dır. d) Ortalama deniz seviyesindeki hava yoğunluğu Kg/m 3 tür. e) Tropopozun ortalama deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık 11 Km dir. f) Tropopozdaki sıcaklık 56.5 o C dir. g) Yükseklikle sıcaklık değişimi (Lapse-Rate) görülür. 1) Ortalama deniz seviyesinden 5 Km aşağı ve 11 Km yukarı her Km de 6.5 o C azalma gösterir (11. Kilometrede sıcaklık o C) 2) 11 Km den 20 Km ye kadar sıcaklık sabit kalır (-56.5 o C) 3) 20 Km den 32 Km ye kadar sıcaklık her Km de 1.0 o C artar (-44.5 o C) 4) 32 Km den 47 Km ye kadar sıcaklık her Km de 2.8 o C artar (-2.5 o C) 5) 47 Km den 51 Km ye kadar sıcaklık sabit kalır (-2.5 o C) 6) 51 Km den 71 Km ye kadar sıcaklık her Km de 2.8 o C azalır (-58.5 o C) 7) 71 Km den 80 Km ye kadar sıcaklık her Km de 2.0 o C azalır (-76.5 o C) UÇUŞ SEVĐYESĐ Uçuş seviyeleri hpa özel sabit basınç seviyesini esas alan sabit atmosferik basınç yüzeyleridir. Uçuş seviyeleri ICAO Standart Atmosferinde hpa esas alınarak 500 er feet aralıklarla belirlenmiştir. FL00, hpa atmosferik basınç seviyesidir. HAVA BASINCI Atmosferik basınç konusu, meteorolojinin temel konularından birini teşkil eder. Hava basıncı, gaz ve sıvı karışımı moleküllerin aktivitesiyle birim saha üzerine etki eden kuvvettir. Birim sahaya etki eden kuvvet olarak tarif edilen atmosferik basınç, bütün atmosfer boyunca uzanan birim kesit sütun içindeki ağırlığa eşittir. Yükseldikçe basınç değeri azalan bu atmosfer ağırlığına Statik Basınç veya Barometrik Basınç adı verilir. 11
53 Yükseklikle basınç azalması, atmosferin alt katlarında her 1000 feet için hpa dır. Meteorolojide kullanılan basınç birimi hectopascal (hpa) dır. Bir hpa, her bir cm 2 lik yüzeye etki eden 1000 dyn lik kuvvettir. Bütün barometrik basınç hesaplamaları ile ortalama deniz seviyesine indirilmiş basınç hesaplamalarında, Đstasyon Basıncı kullanır. Đstasyon basıncına Aktüel Basınç denir. Bir meydandaki istasyon rakımı, pistin en yüksek noktasının rakımıdır. Aktüel basınç, civa çanağı yüksekliğine göre hesaplanır ve bu değer pistin en yüksek noktasına irca edildiğinde Đstasyon Basıncı yani QFE değeri elde edilir. Eğer civa çanağı rakımı ile pist rakımı aynı ise u düzeltmeye gerek yoktur ve Aktüel Basınç ile QFE değeri aynıdır. Aktüel basınç ile istasyon basıncı arasındaki rakım farkı düzeltmesine Removal Correction adı verilir. Altimetrik Değer Havaalanında ölçülen hava basıncı, meteorolojik maksatlar dışında, altimetre ayarları için kullanılır. Altimetre, uçuş esnasında uçaktaki en önemli cihazlardan birini teşkil eder. Havacılık kayıtlarına bakıldığında, bazı uçak kazalarının, altimetrenin doğru ayarlanmamasından kaynaklandığını gösterir. Hava basıncı ile irtifa arasında çok yakın bir ilişki vardır. Yukarıda da belirtildiği gibi, altimetre, ICAO Standart Atmosferindeki esaslar çerçevesinde kalibre edilir. Her havaalanı için bir Transition Altitude belirlenmiştir. Bu seviyede veya altında uçağın dikine pozisyonu referans alınan irtifayla kontrol edilir. Geçiş irtifası (Transition Altitude) üzerinde kullanım için mevcut en düşük uçuş seviyesine Transition Level (Đntikal Seviyesi) denir. Geçiş irtifası ile geçiş seviyesi arasındaki boşluğa Transition Layer adı verilir. Üç farklı altimetrik değer vardır a) QFE b) QNH c) QNE a) QFE : Meydan rakımındaki hava basıncına QFE denir. QFE Değeri ; - Civalı barometre rakımındaki basınç, resmi meydan rakımına indirilerek bulunur. - Uçak ile pist arasındaki mesafeyi gösterir. - Sıfır olduğunda uçak pist üzerindedir. Yerdeki basınç yer ve zamana bağlı olarak değiştiğine göre, sıfır değeri değişik yerlerde farklı olabilir. Ayrıca belirli zaman sonra aynı havaalanında dahi değişiklik gösterebilir. 12
54 QFE Değeri, aşağıda verilen örnekte olduğu şekilde bulunur. Resmi meydan rakımı Barometre civa çanağı rakımı Barometreden okunan basınç Barometre termometresinin sıcaklığı Sıcaklık düzeltmesi Yerçekimi düzeltmesi Alet hatası : 900 metre : 910 metre : 920 hpa :12 o C : -1.8 hpa : -0.8 hpa : 0.0 hpa (1) Aktüel Basınç bulunur; {(-1.8) + (-0.8)} = hpa (2) ICAO Standart Atmosferinde her 30 feet deki değişiklik 1 hpa (her 1 metre için 0.1 hpa) olduğuna göre = 10 metre 10 x 0.1 = 1.0 hpa (Removal Correction) (3) QFE Değeri ; = hpa dır. NOT : Yükseklikle basınç değişimi ters orantılı olduğundan (yükseklik arttıkça basınç azalır, yükseklik azaldıkça basınç artar), yukarıdaki örnekte, barometre civa çanağı rakımı ile meydan rakımı arasında bulunan fark sonucunda elde edilen removal düzeltme miktarı Aktüel Basınç değerine ilave edilmiştir. b) QNH : QFE basınç değerinin, ICAO Standart Atmosferine göre ortalama deniz seviyesine indirilmesi sonucu bulunan değere QNH değeri denir. Havaalanındaki hava basıncı (QFE) ortalama deniz seviyesine göre düşüktür. Altimetre QNH değerine ayarlandığında uçağın irtifasını gösterir. QNH değeri aşağıdaki yöntemle bulunur ; - QFE değeri hesaplanır - ICAO Standart atmosferine göre QFE değerine tekabül eden irtifa (Zp) bulunur. - Bulunan bu değerden meydan rakımı çıkartılır (Zp H) - ICAO Standart Atmosferine göre, Zp H irtifa değerine tekabül eden basınç değeri bulunarak QNH elde edilmiş olur. QNH değeri, aşağıda verilen örnekte olduğu gibi bulunur ; QFE değeri : hpa 13
55 Meydan rakımı (pistin en yüksek noktası) QFE değerinin (918.4 hpa) ICAO Standart Atmosferindeki basınç irtifa değeri ICAO Standart Atmosfer basınç irtifası ile Meydan rakımı arasındaki fark ( ) 129 metrenin ICAO Standart Atmosferine göre basınç değeri : 950 metre : 821 metre : -129 metre : hpa SONUÇ : hpa QNH değeridir. c) QNE : QNE değeri, QFE nin ICAO Standart Atmosferindeki basınç irtifasıdır. Örneğin ; QFE değeri hpa ise, QNE değeri 2694 feet tir. QFF : Basıncın yatay dağılımı zaman ve yere göre değişiklik gösterir. QFF değeri meteorolojide kullanılır. Aktüel basıncın, gerçek atmosferde deniz seviyesine indirilmesi sonucu elde edilen değere QFF denir. Rasat saatinde siperde ölçülen sıcaklık ile 12 saat önceki sıcaklık toplanıp ikiye bölünür. Elde edilen bu değerin karşılığı olan deniz seviyesine indirme katsayısı, bu maksat için hazırlanmış tablodan bulunur ve bu katsayı ile aktüel basınç çarpılarak QFF değeri elde edilir. 14
56 H Đ D R O M E T E O R O L O J Đ 2
57 HĐDROMETEOROLOJĐ DEVLET METEOROLOJĐ ĐŞLERĐ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2009 Su tabiatta çeşitli yerlerde ve çeşitli hallerde ( katı, sıvı, gaz) bulunmakta ve yer kürenin çeşitli kısımları arasında durmadan dönüp durmaktadır. Suyun bulunduğu depolardan çeşitli etkiler nedeniyle sıvı halden gaz haline geçerek atmosfere intikali ve oradan tekrar yoğunlaşarak yeryüzüne düşmesi sırasında takip ettiği olaylar zincirine Hidrolojik Çevrim denir. Hidrolojik çevrimdeki safhalar da çeşitli bilim dallarını ilgilendirir. Hidrolojik Çevrim Genel olarak yağışın atmosferdeki oluşumundan önceki ve sonraki aşamaları meteorolojiyi, yeryüzüne ulaşmasından sonraki durumu hidrolojiyi, su projelerinin hazırlanması için gerekli değerlendirme ve hesapların yapılması da hidrometeorolojiyi ilgilendirir. Hidrometeoroloji genel olarak suyun gerek atmosferde ve gerekse yer yüzündeki durumunu inceleyen bir bilim dalıdır. Meydana gelen yağışın süresi, miktarı, hacmi mühendislik yapılarının boyutlandırılmasında çok önemlidir. Meydana gelen yağışların bir kısmı yüzey akışına geçer ve barajları doldurur, o nedenle yağışın miktarı ve süresi barajların projelendirilmesinde, şehirlerde kanalizasyon boyutlarının v.b. inşaatların yapılmasında, Tarım, Şehircilik, Ulaştırma, Hidroelektrik santrallerinde, Zirai Sulama ve Sanayii ile ilgili projelerde kullanılır. Bu nedenle yağışların ölçülmesi, analiz edilmesi mühendislik yapılarında göz önünde bulundurulur. Ölçüm işlemlerini; -Gözlem aletlerinin yerleştirileceği istasyon seçimi, -Đstasyon ağı yoğunluğunun tayini, -Gözlemlerin frekans tayini, -Ölçümlerin düzgünlüğü ve süresi, -Aletlerin kalitesi veya yapısı etkilemektedir. YAĞIŞ VE OLUŞUM ŞEKĐLLERĐ Atmosferde oluşup yere düşen her türlü katı ve sıvı parçacıklara yağış denir. Belirli saatlerde oluşup çiğ, kırağı gibi hadiseler de gizli yağış olarak sınıflandırılır. Sıvı haldeki yağış yağmur, katı haldeki yağış ise kar, dolu ve kırağı şeklinde de olabilir. Su buharı yeryüzündeki kara ve su yüzeyinden buharlaşan suyun atmosfere intikal etmiş halidir. Bulut ve sis ise su buharının atmosferde yoğunlaşma çekirdekleri adı verilen tuz ve toz zerrecikleri üzerinde yoğunlaşmasından meydana gelmiştir. Bu olay atmosferin yüksek tabakalarında ve kesif olursa bulut; alçak seviyelerde meydana gelirse ( az kesif olursa) sis meydana gelir. Su buharı yeryüzünden dikine hava akımlarına tabii olarak üst seviyelere ulaşır. Üst seviyelerde soğuma sonunda çekirdekler etrafında yoğunlaşarak bulut şeklinde görünür. Bulutlar çok küçük su zerreciklerinden ibarettir. Oluşan bu zerreciklerin etrafına su buharının yapışarak büyümesi sonucunda ağırlıkları artar, çapları büyür sonuçta atmosferde tutunamayıp yerçekimi kuvvetinin etkisinde kalarak yere düşer. Bu bir tek yağmur damlacığının geçirdiği safhadır, çok sayıda oluşan damlacıklar yağmur halinde yere düşmeye başlar. 3
58 2009 Oluşan yağmur tanecikleri geçtiği ortama göre şekil alır. Yere düşmeden önce dikine hava hareketlerinin bulunduğu ve donma derecesinin altındaki bir hava tabakasının içinden geçerse dolu, donma derecesinin altındaki bir ortamda meydana gelirse ve diğer şartlarda müsait olursa damlacıklar kar ve çeşitleri şeklinde yere düşer. Yoğunlaşma, atmosferde değil de yerde veya yerdeki cisimler üzerinde meydana gelirse çiğ ve kırağı oluşur. Havadaki su buharının yağış halinde yeryüzüne düşmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. 1-Atmosferin o bölgesinde yeterli miktarda su buharı bulunmalıdır. 2-Hava soğumalıdır. Hava soğuyunca su buharı taşıma kapasitesi azalır, doyma noktasının üstüne çıkınca su buharı sıvı hale geçebilir. 3-Yoğunlaşma olmalıdır. Yoğunlaşma olayı yoğunlaşma çekirdekleri denilen çok küçük tozlar üzerinde olur. Bu tozlar ( organik cisimler, volkanik kül, kil taneleri, tuz ve duman ) atmosferde daima mevcut olduğundan hava doymuş hale geçince bu şartlar gerçekleşir. Su buharının yoğunlaşmasıyla bulutlar meydana gelir. 4-Yeryüzüne düşecek irilikte damlalar teşekkül etmelidir. Bu ya üzerinde su buharının yoğunlaşabileceği buz kristallerinin varlığıyla, ya da küçük damlacıkların çarpışarak birleşmesi sonucunda olabilir. 10 C den düşük sıcaklıktaki bulutlarda yeterli sayıda buz kristali varsa buz üzerindeki buhar basıncı su üzerindeki buhar basıncından düşük olduğundan su buharının buz kristalleri üzerinde toplanmasıyla iri damlalar meydana gelebilir. Bu şartlar her zaman gerçekleşemediği için diğer üç şart olduğu halde yağış meydana gelmeyebilir. Yağışın meydana gelmesi için gerekli şartlardan biri olan soğuma havanın yukarı çıkması ile olur. Yeryüzünden yukarıya çıkıldıkça basınç azalacağından hava kütlesinin sıcaklığı da azalır. Bu yükselme nedenine göre yağışları üç gruba ayırmak mümkündür. 1-OROGRAFĐK YAĞIŞLAR: Sıcak ve nemli bir hava kütlesi bir dağ dizisini aşmak için yükselirken soğur ve genleşir, orografik yağışlara neden olur. Bu durum dağların hakim rüzgara karşı olan yüzeylerinde fazla yağış almasına sebep olur. Türkiye de denize paralel dağ sıralarının (Kuzey Anadolu dağları, Toroslar) denize bakan yamaçlarında denizlerden gelen nemli ve sıcak hava kütleleri bu şekilde yağış bırakır. 2-KONVEKTĐF YAĞIŞLAR: Sıcak bir günde yeryüzü ısınır, bu özellikle etrafı dağlarla çevrili bölgelerde yaz aylarında görülür. Bu durum kara parçası ile atmosferin üst kademeleri arasındaki belirli sıcaklık farkından meydana gelir. Yerin sıcak, üst seviyelerin serin veya soğuk olması sonucu bu tip yağışlar meydana gelir. Türkiye'de Đçanadolu'da yazın görülen sağanakların nedeni budur. Isınma dolayısıyla yükselen hava dikine gelişen Cb bulutları oluşumuna neden olur. Bu bulutlardan sağanak şeklinde yağışlar düşer ve genellikle orajla birlikte meydana gelir. 4
59 2009 Bu yağışların özellikleri: -Kısa mesafelerde miktar farklılığı vardır. -Kısa zamanda fazla miktar bıraktığı için ani bir yüzey akışına, dolayısıyla sel ve taşkınlara sebep olur. -Genellikle yaz, ilkbahar, sonbahar mevsiminde,çok nadir olarak kışın meydana gelir. Hidrolojik çalışmalarda önemli yeri vardır. 3-DEPRESYONĐK (CEPHESEL) YAĞIŞLAR: Kış aylarının en önemli yağışıdır. Bir sıcak hava kütlesi ile bir soğuk hava kütlesi düşey bir cephe boyunca karşılaştıklarında sıcak hava yükselir, soğuk hava aşağıya iner.orta enlemlerde ve yurdumuzda görülen yağışların başlıca sebebi buralarda bulunan gezici alçak basınçladır.; bunlar aylara ve mevsimlere göre batıdan doğuya doğru hareket ederler ve yağış getirirler. Depresyonların hareketlerine bağlı olarak hareket yön ve gidiş yolları belli olduğu için kararsız yağışlara göre bunların tahmini daha isabetli olur. Bu tip yağışın şiddeti orta, süresi uzundur, geniş bir alanı kaplar. Herhangi bir yerde meydana gelen yağış miktarını çeşitli faktörler etkilemektedir. Bu faktörler; 1-Yükseklik 2-Yer şekli 3-Denize yakınlık uzaklık 4-Deniz akıntılarının yağış miktarına etkisi 5-Ormanların yağış miktarına etkisi Yükseklik:Genel bir kural olarak belirli bir yüksekliğe kadar çıkıldıkça yağış artar fakat bu yükseklikten sonra yağış birden kesilir. Yer şeklinin özellikleri bu artışta olumlu yada olumsuz etki yapar. Örneğin; Toros Dağlarında genellikle 1800 metrede yağış mm iken bu yükseklikten sonra birden azalır ve mm ye kadar düşer. Bu durum bitki örtüsü üzerine de etki yapar ve bunun sonucunda belirli bir yükseklikten sonra orman örtüsünün yerini stepler alır. Yer Şekli:Dağların nemli hava kütlelerine gelen yüzü diğer yamaçlardan daha çok yağış alır. Rüzgara dönük yamaçlar dikliği, yüksekliği ve kürekliliği oranında yağış çok alır. Bu durumda, dağların öbür yamaçları hissedilir derecede kuraktır. Örneğin; Karadeniz dağlarında denize bakan yamaçlar çok yağışlıdır. Dağlar az yüksek ve kesintili olursa nemli hava kütlelerinin bir bölümü, fazla yağış bırakmadan içerilere geçebilir. Yer şekillerinin yağış miktarına olumlu etkileri yanında, bazı bölgelerde yağışın azalmasına neden olarak olumsuz etkileri de vardır ve yer yer çöl oluşumuna neden olacak kadar önem taşır. Đçanadolu nun yüksekliğine rağmen kurak olmasının nedeni de yüksek dağ sıraları ile çevrili olmasıdır. Denize Uzaklığın Ve Yakınlığın Etkisi: Denizlerden uzaklaştıkça, karasallığın artması sonucu hava kütlelerinin ihtiva ettiği su miktarı azalır ve ısınır, bunun sonucu olarak da yağış azalır, yağışı azaltacak önemli dağ sıraları olmasa da yağışlarda bu azalma görülür. Çünkü, daha sıcak iç bölgelere giden hava kütlelerinde alttan ısınma konveksiyonlarına bağlı yağışlar oluşur ve içerlere gittikçe kütlenin içerdiği su miktarı, dolayısıyla yağışlar azalır. Deniz Akıntılarının Yağış Miktarına Etkisi: Sıcak deniz akıntıları veya sıcak denizler, üzerlerindeki havanın ısınıp nemlenmesine neden olur. Bu kütleler serin karaya giderse orada 5
60 2009 yağış bırakır. Soğuk su akıntıları veya soğuk denizler, üzerindeki kütleler sıcak kara üzerine giderse ısınacağı için az yağış bırakırlar. Ayrıca sıcak deniz akıntıları karalara doğru esen rüzgarların sonucudur ve o nedenle etkileri kara içlerine kadar sokulur. Soğuk deniz akıntıları ise daha çok karadan denize esen rüzgarların sonucudur, dolayısıyla bu akıntıların etkisi kara içlerine doğru genişleyemez. Sonuçta sıcak akıntılar kıyılara çok yağış getirdiği halde soğuk akıntılar az yağış etkeni olurlar. Ormanların Yağış Miktarına Etkisi: Yapılan çeşitli araştırmalara göre ormanların yağışı % 3-6 oranında artırdığı anlaşılmıştır. Bunun başlıca sebepleri ormanlık alanların türbülansa sebep olmaları ve bitkilerde gerçekleşen terleme olayıdır. YAĞIŞIN ÖLÇÜLMESĐ Yağış belli zaman süresinde yatay bir yüzey üzerine düşen ve düştüğü yerde kalarak biriktiği kabul edilen su sütununun yüksekliği ile ifade edilir. Yağışın ölçülmesinde amaç, atmosferden değişik şekillerde düşen yağışın, buharlaşma, toprağa sızma vb. gibi nedenlerle miktarının azalmadan ölçülebilmesidir. Rasatların yapılacağı yerin seçimi, aletlerin ahenkli ve ayarlı bir tarzda çalıştırabilmek kadar önemlidir. Bu nedenle bir istasyon kurulmadan önce dikkat edilecek en önemli husus, uygun yerin şeçimidir. Yağış ölçmelerini başarı ile yürütebilmek için yağışın yerel dağılımını iyi temsil edebilecek ve o yerin iklimini ortaya çıkaracak şekilde kurulması gerekir. Meteorolojik elemanlardan olan yağış iki yer arasında en fazla değişiklik gösteren elemandır. Bölgenin özellikle yağış şiddetinin yerden yere hızla değiştiği dağlık bölgelerde ve denizlerden gelen havanın etkisi altında kalan yerlerde yağış ölçerler daha sık yerleştirilmelidir. YAĞIŞ ÖLÇME ALETLERĐ: Yağışın ölçülmesi yazıcı ya da yazıcı olmayan aletlerle yapılır. 1-Yazıcı olmayan ölçekler( plüviyometre): Öncelikle yağmur olmak üzere her türlü yağışın bırakmış olduğu su miktarının, içinde bulunan toplama kabında birikmesi ve bu suyun daha sonra mihber (taksimatlı ölçek) denilen aletle ölçülmesi esasına dayanır.ağız alanı 200cm 2 olup çapı 15,96 cm. dir. Dağlar üzerinde veya her gün rasat yapılmasına imkan olmayan yüksek yerlerde mevsimlik ve yıllık yağış miktarını ve aynı zamanda yağışın yükseklikle değişimini tespit etmek amacıyla totalizatör veya dağ plüviyometresi dediğimiz aletler kullanılır. 2-Yazıcı ölçekler ( plüviyograf ): Yağan yağışın miktar ve şiddetini, içinde bulunan diyagram üzerine kaydeden bir alettir.yağışın hangi saatte başladığını, ne kadar süre devam ettiğini, bitiş saatini ve bırakığı yağış miktarını takip etmek açısından plüviyometreye göre daha hassastır. Gelişen teknoloji ile birlikte günümüzde meteorolojik radarlar yardımıyla da yağış ölçümleri yapılabilmektedir. 6
61 2009 Yağış 24 saatlik miktarlar toplanarak, yani diğer iklim elemanlarından farklı yöntemle ölçülür. Yağış ölçümünde önemli olan belirli bir süre içinde yere düşen su miktarıdır. Bu nedenle gün, ay, yıl gibi belirli zaman sürelerinde yağış ortalamalarından çok yağış toplamları sözkonusudur. Bu şekildeki ölçmenin nedenlerinden biride yağışların sürekli olmayıp zaman zaman görülmesidir. Bu nedenle yağış ölçümleri için en kısa dönem 24 saat olarak alınmıştır. Çünkü; genellikle günlük yağışlar ölçmeye yeter miktardadır. Günlük yağış miktarları toplanarak aylık, yıllık ve mevsimlik değerler elde edilir. Büyük klima istasyonlarında mahalli saatle 0700, 1400, 2100 de olmak üzere günde 3 defa plüviometreden ölçüm yapılır. Halbuki yağış istasyonları, küçük klimalar günde bir defa sabah 0700 rasadında ölçüm yaparlar. Büyük klima istasyonları her üç rasat saatinde ölçtükleri miktarları, bu miktarı bırakan yağışın sembolüyle birlikte rasat saati miktar hanesine yazarlar. Herhangi bir günün sabah rasadındaki miktar ile önceki günün 1400 ve 2100 rasatlarındaki miktarlar toplamı o güne ait toplam yağış miktarını verir. Toplam hanesine yine sembolüyle birlikte yazılır. HĐDROMETEORLARIN SINIFLANDIRILMASI Ölçü ve kayıt işlemlerinin pratikliği bakımından dört grupta inceleyebiliriz. 1-Düşen hidrometeorlar ( yağmur,kar, çisenti, buz taneleri,kar taneleri, buz iğnecikleri, yuvarlak kar, grezil, dolu, sağanak ) 2-Düşmeyen hidrometeorlar (çiğ, kırağı, jivr, vergla ) 3-Yeryüzünde savrulan hidrometeorlar ( toprak yakınında kar savruntusu, yüksekte kar savruntusu, tipi ) 4-Hava bulanıklığı yapan hidrometeorlar (sis, pus) DÜŞEN HĐDROMETEORLAR Bu sınıftaki hidrometeorlar bulutlardan sıvı veya katı olarak yeryüzüne düşerler. Bunlar yağmur, kar, kar-yağmur, çisenti, buz taneleri, kar taneleri, buz iğnecikleri, yuvarlak kar, grezil ve dolu hadiseleridir. YAĞMUR: : ( ) Yeryüzünde en çok görülen yağış çeşididir. Sıvı halde düşen ve çapları 0.5 mm den büyük olan su damlalarıdır şeklinde tanımlaması yapılabilir. Yağmurun düşüşü 1 saatte bıraktığı miktara göre: 1-Hafif yağmur ( 0 ) : Saatte 2.5 mm su bırakacak şekilde yağan yağmura denir (Azami 6 dakikada 0.3 mm ). 2-Tabii haldeki yağmur ( ) : Saatte 2.6 mm den 7.6 mm ye kadar su bırakan yağmurlara denir ( 6 dakikada mm ). 3-Kuvvetli yağmur ( 2 ) : Saatte 7.6 mm den fazla su bırakan yağmura denir ( 6 dakikada 0.8 mm den fazla). 7
62 2009 KAR ( Κ ):Süblümasyon ( doğrudan doğruya buz kristali haline geliş ) oluşumu neticesinde serbest atmosferde meydana gelen buz kristalleridir.kristallerin boyutu düştüğü bulutun kalınlığına, tipine, bulut içi ve bulutla yer arasındaki sıcaklık şartlarına bağlıdır. Kar yoğunluğuna göre üç halde meydana gelir. 1-Hafif kar ( Κ 0 ) : Kar yağışı olduğu müddetçe rüyet 1 km den fazladır. 2-Tabii kar ( Κ ) : Rüyet 500 m-1000 metredir. 3-Kuvvetli kar ( Κ 2 ) :Rüyet 500 metrenin altındadır. Kar rasatları üç şekilde yapılır: 1-Kardan meydana gelen suyun plüviometreden ölçülmesi: Kış mevsiminde plüviometreye istavroz denilen parça koyulur. Plüviometreye giren kar erimişse yağmur ölçümünde olduğu gibi ölçülür.plüviometrede toplanan kar erimemiş ise plüviometre ılık bir odaya alınarak karın erimesi sağlanır ve kar suyuna ait miktar ölçülür. 2-Mevcut kar yüksekliğinin ölçülmesi: Bunun için istasyonun etrafındaki sahanın yarıdan fazlasının karla örtülü olması gerekir.bu durumda her gün sabah rasat saatinde (Mahalli saat ) kar kalınlığı cm taksimatlı bir cetvel veya kar bastonu ile ölçülür. Ölçü yerinin seçilmesinde dikkatli hareket etmek gerekir. Karın kalınlığı ölçüleceği zaman düz, insan ve hayvanlar tarafından ezilmemiş, rüzgarla savrulmak suretiyle birikim yapmamış yerler seçilir. Kar bastonu toprağa temas edinceye kadar kara batırılarak yüksekliği okunur. Bu işlem birkaç noktada tekrar edilerek ortalaması alınır, tam sayıya tamamlanarak cm olarak kayıt edilir. Örnek : Muhtelif yerlerde yapılan ölçümler sonucunda kar kalınlığı ortalama 12.5 cm bulunmuş ise bu değer tam sayıya tamamlanıp rasat cetveline ; 13 cm olarak kaydedilir. Yeni kar örtüsü rasatı: Bu rasat sadece Büyük Klima istasyonlarında günde 1 defa rasat parkında daha önceden kurulu bulunan kar tahtasında yapılır.ölçümden sonra tahta temizlenir. 3-Kar-Su eşdeğeri rasatı ( Kar yoğunluk rasatı ): Kar-su eşdeğeri aleti ( Yoğunluk aleti ) bulunan istasyonlarca yapılır. Bu rasat haftanın Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günlerinde yerdeki kar örtüsü 5 cm ve daha fazla olduğu günlerde yapılır. Ayrıca yerdeki kar örtüsünde 5 cm lik bir artma ve eksilme olduğunda da esas günü olmamasına rağmen yoğunluk rasatı yapılır. Rasadın yapılması : Kar - su eşdeğeri aleti kar tabakası içine dikkatli ve dikey bir şekilde batırılır. Tam toprağa temas ettiği anda alet çıkarılmadan önce alet üzerindeki taksimattan karın yüksekliği okunur. Sonra boru içine toplanan kar, ya alet ters çevrilip ılıkça bir odada erimeye bırakılır veya belirli miktarda ılık su dökerek eritilip kardan meydana gelen su cam ölçekle ölçülür. Erimesi için konulan sıcak su miktarı dikkate alınır. Aletin ağız alanı 200 cm.2 dir. Üzerinde taksimatlı çizgilere bakıldığında 5 ile 60 rakamları arasında eşit şekilde bölünmüştür. Bu aletle en az 5 cm., en fazla 60 cm. kar tabakasında rasat yapılır. Eğer kar kalınlığı 60 cm. den fazla ise; 60 cm. ye kadar olan derinlikte rasat yapılır kar erimesinden meydana gelen su miktarı tespit edilir. Sonra ilk 60 cm. ye kadar olan kısmın etrafındaki kar temizlenir. Geriye 8
63 2009 kalan kar tabakası için aynı işlem yapılır. Đkisinin toplamı tüm kar tabakasının değerini verecektir. Kar yoğunluğu : Kar yoğunluğu yağan karın cinsine, yere ve ne zaman yağdığına bağlı olarak değişiklik gösterir. Örneğin yeni yağmış bir karın yoğunluğu % 10 civarında iken (100 mm. lik yeni yağmış bir kar kolonu 10 mm. lik su ihtiva eder), bu kar erimeden yerde durduğu zaman yoğunluğu % 50 - %60 civarlarına yükselebilir. Bunun nedeni kar örtüsünün zamanla, sıcaklık ve rüzgar faktörlerine bağlı olarak sürekli değişim göstermesidir. Bu durumda kar örtüsü bu faktörlerin etkileriyle bir basılmaya uğrar ki bu da karın yoğunluğunu artırır. Ayrıca yağan karın şekline göre de örneğin kuşbaşı halinde düşen karın yoğunluğu düşük, ince taneler halinde düşen karın yoğunluğu ise yüksek olacaktır. Sonuçta herhangi bir karın yoğunluğu % 5 ile % arasında değişebilen bir değerdir. Kar üzerine düşen yağmur kar örtüsünün yoğunluğunu %90 a kadar çıkartabilir. ÇĐSENTĐ ( ) :Atmosferde çok sayıda bulunan ve çapları 0.5 mm den küçük olan su damlacıklarının düşüşüdür.genellikle alçak stratus bulutlarından düşer ve özellikle dağlık yerlerde ve kıyılarda bıraktığı su bazen önemli boyutlarda olabilir (Saatte 1 mm yi bulur ). DOLU ( & ) : Kümülonimbus bulutunda konvektif hava akımlarının kuvvetle yükselişi, yağmur tanelerinde aşırı doymaya sebep olur.bu taneler, yine hava akımlarına uyarak yukarıda bulunan soğuk hava içinde sürüklenerek donarlar ve dolu ismini alırlar.düşük sıcaklıklarda hiçbir zaman dolu müşahade edilmez. SAĞANAK ( 6 ): Kararsız hava kütlelerinin karakteristik özelliği olup, atmosferden düşen sıvı ve katı haldeki yağışların, düşmelerinde kullanılan bir kavramdır. Koyu renkli kümülonembüslerin belirmesi, süratle değişmesi ve bu ani değişmeler esnasında meydana gelen yağışlar, sağanak olarak ifade edilir. DÜŞMEYEN HĐDROMETEORLAR Bulut teşekkül etmeden yer yüzünde veya sabit cisimler üzerinde gözlenir.bu hadiselerin meydana gelmesi için yer yüzündeki cisimlerin sıcaklığının etraftaki havadan daha düşük olması gerekir. Çiğ, kırağı, jivr, vergla düşmeyen hidrometeorlardır. ÇĐĞ ( Χ):Soğuk ve sakin gecelerde yeryüzündeki yere yakın seviyelerdeki cisimlerin sıcaklığı, etraftaki havadan daha düşük fakat sıfır derecenin üzerinde bulunduğu zaman cisimler üzerinde sıcaklık farkından dolayı yoğunlaşmasına meydana gelmesine çiğ denir. KIRAĞI( ):Oluşumu çiğ oluşumu şeklindedir. Yeryüzündeki ve yere yakın seviyelerdeki cisimlerin sıcaklığı ve etraftaki havanın sıcaklığı sıfır derecenin altında olduğu zaman kırağı oluşur. JĐVR (,) :Su damlacıklarından oluşan sis veya pus aşırı soğumuş iken, sıcaklığın 0 C den daha düşük olan cisimlerin köşe ve sivri uçları üzerinde ve başlıca dikey yüzeylerde beyaz buz tabakalarının birikmesidir. 9
64 2009 VERGLA ( ϖ ): Sıcaklığı donma noktasının altında olan yüzeyler üzerine yağmur veya çisentinin düşmesi sonucunda meydana gelen genellikle düz ve berrak görünüşlü bir buz tabakasıdır. YER YÜZÜNDE SAVRULAN HĐDROMETEORLAR Bu bir yağış olmayıp yer yüzünde tabakalaşmış kar örtüsünün rüzgar tarafından savrulmasıdır. Toprak yakınında kar savruntusu, yükseklerde kar savruntusu ve tipi (Kar fırtınası) yer yüzünde savrulan hidrometeorlar dır. Toprak yakınında kar savruntusu ( ϑ ) :Yerdeki karın rüzgar ekisiyle yerden yaklaşık 2m ye kadar savrulma ve sürüklenmesi olayıdır. Bunun sonucunda görüş mesafesi daralır. Yüksekte kar savruntusu ( Ι ) :Yerdeki karın rüzgar tesiriyle 2 metreden daha yüksek seviyelerde savrulmasıdır. Bu olay neticesinde yukarı doğru görüş mesafesi daralır. Kar Fırtınası (Tipi) ( Φ ) :Kuvvetli rüzgarın etkisiyle kar, toprak yüzeyinden yukarı doğru savrulurken aynı zamanda kar yağışının olup olmadığı tayin edilemezse havada tipi var demektir HAVA BULANIKLIĞI YAPAN HĐDROMETEORLAR Havada devamlı olarak su buharı ve toz zerrecikleri mevcuttur. Hüküm süren hava şartlarına göre bu parçacıklar çeşitli şekilde hava bulanıklığı ve dolayısıyla rüyet daralmasına sebep olurlar. Sis, Sis yağmuru, Vadi sisi, Pus hava bulanıklığı yapan hidrometeorlardır. SĐS ( Μ ) :Çok küçük su damlacıklarının havada asılı kalarak yatay görüş mesafesini her yönde daraltıp rüyeti 1000 m ve daha aşağısına düşürdüğü olaya sis denir. Diğer bir deyimle sis, stratus bulutunun yer yüzeyinde teşekkül etmiş şeklidir. Sis hadisesinin bulunduğu yerde hava fazla miktarda nemlidir. Sisin rengi beyaz ve parlaktır. Toz veya dumanla karıştığı zamanlarda sarımtırak bir renk alıp, yer yüzeyinde daha uzun süre kalabilir. Dikkat edilecek husus görüşün her yönde 1000 m nin altında olmasıdır. Sadece bir veya iki yönde görüş mesafesinin dar olması yeterli değildir. Sisler görüş mesafesini daraltma durumuna göre kuvvetli, tabii ve hafif sis olmak üzere üçe ayrılır. a) Kuvvetli sis ( 2 ) : Görüş mesafesinin 200 m veya daha düşük olduğu durumdur. b) Tabii sis ( ) : 500 m ye kadar uzaktaki cisimlerin görülebildiği durumdur. c) Hafif sis ( 0 ) : 1000 m ye kadar uzaktaki cisimlerin görülebildiği durumdur. 10
65 2009 PUS ( =) :Havadaki çok küçük su zerreciklerinin yere yakın seviyelerde boşlukta asılı kalması halidir. Sise göre daha ince bir tabaka oluşturur. Bu nedenle su zerrecikleri daha küçük ve dağınıktır. Havada grimsi bir bulanıklık oluşturur. Görüş mesafesi sise nazaran daha fazla olup 1 km nin üzerindedir. Ayrıca nispi nem durumu sise göre daha düşük bir değer ihtiva eder. Pus, sis ile kuru duman arasında bir geçiş halidir. BUHARLAŞMA Hidrolojik çevrim içerinde, atmosferden yere düşen yağış kadar, yeryüzünden meydana gelen buharlaşmanın da önemi büyüktür. Buharlaşma; genel olarak, sıvı suyun su buharı haline geçmesi veya kaynama noktasının altındaki bir sıcaklıkta katı veya sıvı haldeki serbest bir su yüzeyinden su buharının çıkması olarak tanımlanabilir. Buharlaşma su yüzeyinde gerçekleştiği gibi toprak veya bitki yüzeyinde de meydana gelebilir. Buharlaşmaya etki eden faktörler :Serbest su yüzeyinde olan buharlaşmaya etki eden faktörler, 1) Hava sıcaklığı, 2) Hava basıncı, 3) Rüzgar hızı, 4) Havanın nemi, 5) Radyasyon, 6) Coğrafi enlemdir. Buharlaşma Rasatları : Buharlaşma rasatları gölgede yani siper içinde ve açık su yüzeyinde olmak üzere çeşitli aletlerle iki şekilde yapılır. Siper içindeki buharlaşma ölçümleri wild ve piche ( piş ) evaporimetreleri, açık su yüzeyinden buharlaşma ölçümleri için ise buharlaşma havuzları kullanılır. Hidrolojik ve hidrometeorolojik çalışma ve uygulamalarda açık su yüzeyinden yapılan ölçümler tercih edilmektedir. Bunun sebebi hidrolojik çevrimin basamaklarından biri olan açık su yüzeylerindeki buharlaşma miktarını, buharlaşma havuzlarından yapılan ölçümler daha iyi temsil etmektedir. Buharlaşma Havuzu : Açık su yüzeylerinden buharlaşma ölçümlerinde buharlaşma havuzları kullanılır. Buharlaşma havuzları rasat parklarının yağış, rüzgar ve kesintisiz güneş alan uygun yerlerde kurulur. Galvaniz saçtan yapılmış silindir biçimindeki yuvarlak buharlaşma havuzları cm çapında ve 25.4 cm derinliğinde olup, yüzey genişliği 1 m² dir. Buharlaşma Rasatları 6 Değişik Durum Arz Eder: 1) Yağış olmadığı zamanlar :Bu durumda havuzdaki su seviyesi nidogeyçdeki sivri uç hizasına gelinceye kadar ölçü kabı ile ölçülerek havuza su konulur ve konulan suyun toplamı defterdeki hanesine günü hizasına kaydedilir. 2) Yağış olup ta havuzdaki suyun seviyesi sivri uçtan aşağıda kaldığı zamanlar : Bu durumda da yağış olmamış gibi hareket ederek, sivri uç hizasına gelinceye kadar ölçekle su konulur. Konulan suyun toplamı deftere kaydedilir. Aynı zamanda plüviometreden ölçülen 24 saatlik toplam yağış miktarı da defterdeki yağış hanesine yazılır. 24 saatlik yağış ile 11
66 2009 havuza konulan su miktarı toplanarak günlük buharlaşma değeri bulunur ve defterdeki hanesine kaydedilir. 3) Yağış olup ta havuzdaki su seviyesi sivri uç hizasında bulunduğu zamanlar : Bu durumda havuza su koymak veya su çıkarmak gerekmediğinden defterdeki yerleri boş bırakılır. Yalnız ölçülen 24 saatlik toplam yağış, defterdeki hanesine yazılır. Bu yağış miktarı aynı zamanda günlük buharlaşma değerine eşit olacağından buharlaşma hanesine de aynı değer kaydedilir. 4) Yağış olup ta havuzdaki su seviyesinin sivri ucun üstüne çıktığı zamanlar : Bu durumda havuzdaki su seviyesi sivri uç hizasına gelinceye kadar ölçü kabı ile havuzdan su alınır ve alınan suyun toplamı defterdeki, havuzdan çıkan su, hanesine günü hizasına kaydedilir. Plüviometreden ölçülen günlük toplam yağış miktarı da yerine yazılır. 24 saatlik toplam yağış miktarından, havuzdan alınan toplam su miktarı çıkarılarak, günlük buharlaşma değeri bulunur. 5) Çok fazla yağıştan dolayı havuzdaki suyun taştığı zamanlar :Bu durumda havuzdaki su, sivri uç hizasına gelinceye kadar ölçülmeden dışarı atılır. 24 saatlik toplam yağış miktarı defterdeki hanesine yazılır, o güne ait buharlaşma hanesi boş bırakılır, defterin notlar hanesine tarihi ile birlikte havuz taşmıştır diye not düşülür. Rasatçı tarafından havuzun taşmasını engellemek için, fazla miktar bırakan şiddetli yağışlarda, ölçülü kapla havuzdan birkaç ölçek dolusu su alınır ve defterin notlar hanesine kaydedilir, rasat zamanı sivri uç hizasına gelinceye kadar ölçülerek tekrar havuzdan alınan su miktarı ile önceki miktar toplanıp havuzdan alınan su hanesine yazılır. Bu şekilde havuzun taşması önlenerek buharlaşma değeri kaybolmamış olur. 6) Havuzdaki su, soğuk havalarda buz tuttuğu zamanlar :Su yüzeyi ince tül şeklinde bir buzla kaplanmışsa bir çubukla bu ince buz kırılıp suyun içine batırılarak erimesi sağlanır ve normal şekilde buharlaşma rasadı yapılır.buz tabakası kırılmayacak kadar kalınsa havanın ısınıp buzun kendiliğinden erimesi için birkaç gün beklenir, bu devrede plüviometreden ölçülen günlük toplam yağışlar defterdeki yerlerine yazılır. Havuzdaki buz eridikten sonra, yukarıda izah edilen durumlardan hangisine uygunsa ona göre işlem yapılır. Rasat yapılmayan birkaç gündeki yağışların toplamı rasadın yapıldığı günde ölçülmüş gibi işleme tabi tutulur, bulunan buharlaşma miktarı da rasat yapılmamış olan birkaç günün toplam buharlaşmasını verir. Bu durumda buzlu günlerdeki günlük buharlaşma değerleri bulunamadığından o ayın sadece aylık buharlaşmasından istifade edilebilir. AYLIK BUHARLAŞMA KARTININ HAZIRLANMASI Günlük buharlaşma rasatları yapıldıktan sonra, günlük buharlaşma değerleri buharlaşma el defteri ve buharlaşma aylık kartındaki ilgili hanelerine yazılır. Ay sonunda bu değerler toplanarak aylık toplam bulunur. Aylık toplam o ayın gün sayısına bölünmek suretiyle aylık ortalama buharlaşma değeri hesaplanmış olur. Aylık buharlaşma ile havuzdan çıkarılan su hanelerindeki miktarların toplamı, aylık yağış ile havuza konulan su hanelerindeki miktarın toplamına eşitse hesap ve kayıtlarda herhangi bir hatanın bulunmadığı anlaşılır. Buharlaşma değerine etki eden faktörlerden en önemlisi güneş ışınları olduğu için buharlaşma rasatlarına ilaveten gün içerisindeki 07 00, ve rasat saatlerinde bulutluluk miktarları tespit edilerek aylık karttaki ilgili haneye yazılır. Günlük ve aylık kapalılık ortalamaları da ayrıca hesaplanır. 12
67 2009 Buharlaşma değerine etki eden diğer bir faktörde rüzgardır. Bu bakımdan buharlaşma rasatları ile birlikte günlük ortalama rüzgar hızının da tespit edilerek aylık karttaki ilgili haneye yazılması gerekir. Bu iş için havuzun altındaki tahta ızgaranın üzerinde 30 cm. yüksekliğe monte edilen bir anemometre bulunur. Anemometre üzerinden rasatında okunan 6 rakamlı sayı, okunuş hanesine yazılır. Ertesi gün aynı saatte anemometrenin gösterdiği sayı okunur ve hanesine yazılır ve bir önceki günün değeri ile arasındaki fark bulunarak, günlük fark hanesine yazılır. Dekametre cinsinden olan bu değer yazılırken sonuna bir sıfır eklenerek metreye çevrilir. Daha sonra bu değer zamana yani saniyeye (24 saat) bölünerek saniyede metre cinsinden (m/sn) günlük ortalama rüzgar hızı bulunur ve bir ondalıklı olarak hanesine yazılır.eğer 30 cm yükseklikte anemometre aleti yoksa bunun yerine 200 cm yükseklikteki anemometre değerleri buharlaşma kartına kaydedilir. 13
68 2009 ZĐRAĐ METEOROLOJĐ 14
69 2009 Zirai Meteorolojinin Tanımı ve Önemi Zirai meteoroloji; canlıların içinde yaşadıkları fiziksel çevreye karşı gösterdikleri tepkileri inceleyip araştıran bilim dalıdır. Zirai üretime yönelik olarak atmosferde meydana gelen fiziksel olayları inceler. Zirai meteoroloji konuları içerisinde incelenen canlılar, ekonomik önemi olan kültür bitkileri, çiftlik ve av hayvanları, böcekler ve hastalık etmeni mikroorganizmalardır. Çevrenin fiziksel yapısı ile o çevredeki flora ve faunanın karşılıklı etkileşimi ve ilişkileri incelenir. Ziraat atmosfer şartlarında çalışan bir fabrikadır. Ziraat teknikleri ve buluşları ne kadar yenilense de iklim faktörlerinin olumlu ve olumsuz etkileri mevcuttur. Zirai konularda tesis ve işletme planları yapılırken öncelikle o bölgenin iklim ve hava durumu dikkate alınır. Bir bölgede yetiştirilecek bitki çeşidinin seçiminde, toprak işlemede, ekim, dikim, budama, çapa, sulama, ilaçlama ve hasat işlemlerinde iklim ve hava durumu yönlendirici ilk faktördür. Ziraatın temelini oluşturan tarımsal planlama ve uygulamalar da oluşabilecek hataların sonucu maddi kayıplar meydana gelir. Tarım alanında bol ve kaliteli ürün elde edebilmek için gerekli olan ana faktörlerden iklim dışında kalan tohum, toprak ve insan faktörleri kontrol ve ıslah edilebilir. Đklim faktörleri dikkate alınmadan yapılan tarımsal faaliyetlerde yatırımlar olumsuz hava şartlarında zarar görebilir. Đklim faktörleri tarım alanındaki zararlı hastalık ve böceklerin çoğalıp yayılmasında ve zararlara dolaylı olarak sebep olmada etkili bir faktördür. Sıcaklık ve nem durumuna bağlı olarak yapılacak ilaçlamaların şekli ve zamanı değişiklik gösterir. Zirai meteorolojinin amacı; üretimin kalite ve miktarını artırmak için iklim ve hava özellikleri konusunda üretici ve ziraatçilere gerekli bilgileri vermek olumsuz hava şartlarının zararını en aza indirmek, zirai girdileri (gübre, ilaç, iş gücü) ekonomik olarak kullanmayı sağlamaktır. ZĐRAĐ METEOROLOJĐNĐN UYGULAMA ALANLARI Meteorolojinin tarıma uygulanması yakın geçmişte büyük gelişmeler göstermiştir. Laboratuar ve sera denemelerinde elde edilen sonuçların açık tarla şartlarında uygulamaya alınması zirai meteorolojistlerce (agrometeorolojist) önerilir. Meteorolojik tekniklerin tarıma uygulanması ile ilgili bir çok örnekler mevcuttur. Önemli bazı uygulamalar aşağıdaki gibi özetlenebilir: a) Tarım ve yerleşim alanlarının seçimi, b) Suyun muhafazası ve sulama kontrolleri, c) Orman yangınları ile ilgili uyarılar, d) Ekim ve hasat tarihlerinin programlanması, e) Don olayının tahmin edilmesi ve dona karşı alınacak tedbirler, f) Bitki zararlıları ve hastalıklarının kontrolü, g) Mikro klimatolojik değişiklikler (rüzgar kıranlar, malç v.s). TARIM VE METEOROLOJĐ Tarımın Tanımı ve Faaliyet Alanı Tarım; doğal şartlarda üstü açık bir fabrikadır. Tarım alanında yapılan tüm çalışmalar iklim faktörlerinin etkisi altındadır. Verim miktarı ve kalitesi iklim şartlarına ve kontrolüne bağlıdır. Tarımda tesis ve işletme planları yapılırken öncelikle o bölgenin iklim özellikleri ve hava durumu dikkate alınır. Bir yörede yapılacak tarımın şekli, ürün çeşidinin seçimi, toprak 15
70 2009 işleme, ekim, dikim, budama, sulama, ilaçlama ve hasat sırasında hava tahmin raporları yönlendiricidir. Tarımın Ekonomideki Yeri Nüfusumuzun önemli bir kesimi geçimini tarımdan sağlamaktadır. Ülkemizdeki sanayi kuruluşlarının pek çoğu tarım ürünlerini işlemekte ve ihraç etmektedir. Topraklarımızın % i tarla, % ı çayır-mera, % ü orman ve koruluk, % si tarıma elverişsiz arazi, % 3.87 si meyve ve diğer uzun ömürlü bitkiler, % 5.6 sı nadas, % 2.7 si tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan arazi, % 0.88 i sebze ve çiçek bahçeleri ( örtü altı dahil ) tarımında kullanılmaktadır. Tarımda makine ve özellikle traktör kullanımı ile işlenmeyen bir çok arazi ve otlaklar işlenerek tarla tarımına dönüştürülmüştür. Tarımla uğraşanların eğitilmesi, uygun iklim ve toprak şartlarında daha çok gelir getiren ürünlerin yetiştirilmesi, gübrenin bilinçli kullanılması ve sulamanın zamanında yapılmasıyla verim artmaktadır. Türkiye nin toprak ve iklim özellikleri çok çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirilmesine uygundur. Topraklarımız için en önemli tehlike erezyondur. Topraklarımızı erezyondan korur meteorolojik şartları dikkate alır bilinçli tarım yaparsak verim miktarı artacaktır. Yüzölçümümüzün 1/3 ü tarla, bağ, bahçe ve seralardan oluşan tarım arazisidir. Bu alanların büyük bölümünü oluşturan tarlaların bir kısmı nadasa bırakılır. Ekili alanların büyük kısmını tahıllar kalanını endüstri bitkileri sebze ve meyveler oluşturur. Bitki Yetiştirmeye Etki Eden Faktörler Tarımda tesisler planlanırken uzun süreli olacağı düşünülerek etkili faktörlere dikkat edilmelidir. Bu faktörler iklim, tohum, toprak ve üretici olarak sayılabilir. Zirai meteorolojik açıdan iklim üretimde ilk kriteri oluşturur. Đklim koşullarına bağlı olarak seçilecek bitki çeşidine göre tohum seçimi ve toprak ıslahına gidilebilir. Tüm faktörler olumlu olsa bile iklim tarımı dolaylı olarak etkiler. Zirai meteoroloji yalnız toprağa yakın hava tabakasının durumu ve içinde meydana gelen fiziksel olayları incelemekle yetinmeyip, don olayını, kuraklığı, sel baskınlarını ve diğer elverişsiz koşulları önleyici yöntemleri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bitkiler büyüme ve gelişmeleri için gerekli enerjiyi güneş radyasyonundan, suyu ise yağış ile karşılamaktadır. Sıcaklık, nem ve rüzgar gibi diğer meteorolojik elemanlar da verimi etkileyen faktörlerdir. Bitkiler güneş radyasyonunun çok dar bir spektrum bandından faydalanmaktadır. Elektromanyetik spektrumu yaklaşık olarak milimikron olan ışık özellikle tüm yeşil bitkilerin fotosentez (özümleme ) ve fotoperyodizm ( bitkilerin günlük ışıklanma süresine gösterdikleri tepki) gibi aktivitelerinin gerçekleştirilmesi için gereklidir. Albedo (ışığın yansıma oranı) tarımda verimin sağlanmasında etkili diğer bir parametredir. Bitkilerde en uygun büyüme sıcaklıkları yaklaşık olarak 15 C ile 30 C dir. Bununla beraber çok yıllık bitkilerde 80 C ile 70 C, mevsimlik bitkilerde ise 0 C ile 50 C dayanma sınırlarıdır. Tohumların çimlenmesi özellikle toprak sıcaklığına bağlıdır. Bazı tohumlar 1 C nin altında bile çimlenebilirler. Hava sıcaklığındaki artış atmosferin su buharı tutabilme kapasitesini artırmakta bu da evapotranspirasyonu ( toprak yüzeyinden buharlaşma ve bitkiden terleme yoluyla su kaybı) güçlendirmektedir. Yüksek atmosferik nem, evapotranspirasyonu düşürmekte, bitki su ihtiyacını azaltmaktadır. Ayrıca tarım zararlılarının yumurtaları, larvaları, bakteri sporları sıcak ve nemli şartlarda özellikle çiğ şartlarında daha aktif duruma geçerler. Düşük nem, rüzgar ve sıcaklıkla 16
71 2009 birleştiğinde bitki dokularını hızla kurutmaktadır. Kuru hava çiçek ve polenleri de olumsuz etkilemektedir. Şiddetli rüzgar ağaç filizlerini, meyveleri ve ağaç kökünü fiziksel olarak etkilerken, sürükledikleri toprak zerreleri ile meyve kalitesini düşürürler. Rüzgar atmosfer içinde sağladığı karışımla bitkilere yeterli miktarda CO2 sağlamakta, nisbeten sıcak karakterli hava kütlelerini soğuk yüzeylere taşıyarak don olayını hafifletmekte ve bitkilerin tozlaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Yağmur ve kar tarım açısından en faydalı yağış tipleridir. Özellikle kar kış aylarında ekili alanları dona karşı korumaktadır. Toprak yüzeyine düşen su; infiltrasyon ( toprağa süzülmesi ), yüzey akışı ve buharlaşma olarak harekete geçer. Tarım için en faydalı olanı infiltrasyon suyudur. Yüzey akışı yamaçlarda bulunan tarım arazilerinde erezyona sebep olmaktadır. Ayrıca yüzey akışına ve buharlaşmaya uğrayan su tarım açısından bir kayıp olarak değerlendirilir. Şiddetli yağış ve yoğun toprak nemi ekili alanlar üzerinde ciddi boyutlarda ürün kayıplarına neden olabilir. Tarımda verim ve kalite yetiştirme ortamındaki optimum şartların sağlanması, uygun tarım tekniği, kaliteli tohum, gübreleme, zararlılarla mücadele uygun iklim şartlarına bağlıdır. ZĐRAĐ METEOROLOJĐ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR 1- FENOLOJĐ GÖZLEMLERĐ: Bitkilerin büyüme ve gelişme dönemlerindeki değişik safhaları inceleyen bilim dalına fenoloji denir. Canlıların gelişim basamakları ile iklim gidişi arasında çok yakın bir ilişki mevcuttur. Her canlının yaşadığı dış ortamda meydana gelen ve sürekli değişiklik gösteren sıcaklık, rüzgâr, yağış, nem ve buharlaşma gibi iklim faktörleri karşısında bireyden bireye değişen çeşitli tepkiler görülür. Đklim gidişine bağlı olarak aynı bitkinin gelişme safhalarının zamanı ve süresi farklılıklar gösterir. Bu gelişme safhalarına fenolojik safhalar denir. Bu safhaların tespiti için yapılan gözlemlere de fenoloji rasatları denir. Fenoloji gözlemleri sırasında herhangi bir alet ve cihaz kullanılmaz. Rasatçıların gözlemleri ile tespit ettiği safhalar yazılır. Fenoloji gözlemlerden elde edilen sonuçlar ve bunların uzun seneleri kapsayan ortalamaları, bir ülkenin tarım ve ekonomisi için oldukça önemlidir. Fenolojik gözlemlerin ortalamaları, herhangi bir yörenin iklim şartlarına en iyi adapte olabilen kültür bitkilerinin seçiminde veya ıslahında dikkate alınması gereken değerlerdir. Fenoloji rasatları sonucu yapılan değerlendirmelerin kullanım alanları beş maddede özetlenebilir. Bitki ıslahı (erkenci çeşitlerin seçimi ve don olayına dayanıklı çeşitler), Tarımsal mücadele zamanları ve yerlerinin tespitinde, Tarım teknikleri ve planlama. Kültürel işlemler (ekim, dikim, sulama, gübreleme, ilaçlama, vb.). Uygun çeşitlerin seçilmesi. Fenoloji Gözlemlerinin Yapılışı Fenolojik gözlemlerin doğru olabilmesi ve sonuçtan yarar sağlanabilmesi için gözlem yapan görevlinin dikkatli davranması gereklidir. Gözlem yapan görevlinin, yaptığı bu fenolojik gözlemler sonucunda esas amacın, iklim faktörlerinin etkisiyle bitki hayatında görülen değişikliklerin tespit edilmesi olduğunu bilmesi gerekir. Fenoloji gözlemleri aylık fenoloji kartlarına ve yıllık fenoloji bilgi kartına kaydedilir. Fenoloji bilgi kartı bir yıllıktır. Gözlem yılı içerisinde bitkilerin çeşitli gelişme safhalarının görüldüğü tarih tespit edilerek ait 17
72 2009 oldukları kısımlara yazılır. Bunun için de rasatçının daima yanında bilgi kartını bulundurmasında fayda vardır. Her safhanın, gözlenmesinden sonra bütün safhalar bilgi kartına kaydedilir ve en geç o takvim yılının 31 Aralık günü Genel Müdürlüğe gönderilir. Ancak bazı bitkilerin son safhalarına ait gözlemleri bu tarihte henüz sonuçlanmamış ise, bu durumda gözlemlerin bitmesi beklenecek ve bilgi kartı geciktirilmeden gönderilecektir Fenoloji kartları ise aylıktır. Her ay içinde bilgi kartına yazılan gözlemlerin o aya ait değerleri, aylık kartlara işlenerek en geç takip eden ayın birinci günü Genel Müdürlüğe gönderilir. 2- AYLIK TARIM GĐDĐŞ RAPORLARI Ekonomik değeri yüksek tarım ürünlerine sahip olan ve özellikle mikroklima sahaları diye tanımladığımız yörelerde; tarımsal faaliyetlerin seyri, olağanüstü olaylar ve bu olayların tarıma etkisinin bilinmesi ülkemizin her kesimi için önem taşımaktadır. Đstasyon müdürlüklerince hazırlanıp Genel Müdürlüğümüzce düzenlenen tarım raporları iklim-tarım ilişkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bunun yanında bitki ve hayvanların durumu, varsa bitki hastalık ve zararlılarının meteorolojik faktörlere paralel olarak gelişmeleri ve diğer zirai meteorolojik bilgileri tarım raporlarında bildirilir. Tarım raporunun hazırlandığı ay içerisinde, tarımsal faaliyetleri etkileyen olağanüstü olayların fevk rasadı olarak ayrıca bildirilmelerine rağmen tarım raporlarında da bildirilmesi için bölüm ayrılmıştır. Böylece olağanüstü olaylar ile tarımsal faaliyetlerin etkileşimleri aynı anda izlenecektir. Tarım durumu ile ilgili olarak elde edilen bilgiler ne kadar sağlıklı ve kısa sürede hazırlanıp kullanıcılara ulaştırılırsa o derece yararlı olacaktır. Tarım raporlarının kullanıcılara en kısa zamanda ve en sağlıklı bir şekilde ulaştırılması, seçilmiş istasyonlarca düzenli bir şekilde hazırlanıp Genel Müdürlüğe gönderilmesi ile mümkündür. Đstasyonlarda hazırlanan tarım raporları en doğru bir şekilde, takip eden ayın ilk beş günü mesaj şeklinde bilgisayar ile aşağıda tarif edildiği şekilde Genel Müdürlüğe gönderilmektedir. Raporların Merkez Bilgisayar birime ulaşması için Turk-Metcap programı kullanılır. Ebim-Com programı ile gönderilenler Merkez Bilgisayar a ulaşmamaktadır. TRTT80 : Tarım raporunun bilgisayarla gönderilme başlığı CCCC : Raporu merkeze gönderen istasyonun indikatörü GGSSDD : Tarım raporunun gönderildiği gün, saat ve dakika (GMT).GMT saat; kolumuzdaki saatten, yaz saati uygulamasında 3 saat, kış saati uygulamasında 2 saat çıkartılarak bulunur. NNNNN : Raporu hazırlayan istasyonun milli index numarası Y1Y1Y1Y1 : Raporun hazırlandığı yıl Aı Aı : Tarım raporunun ait olduğu ay 3-AÇIK SĐPER RASATLARI: Zirai açıdan önemli olan noktalarda tarla şartlarının daha iyi kontrol edilmesi amacıyla çeşitli yüksekliklerde bazı meteorolojik ölçümler yapılmaktadır. Çeşitli yüksekliklerde siper dışında, tarla şartlarındaki sıcaklık ve nem ölçümü yurdumuzun 12 ilinde yapılmaktadır.yerden 20, 50, 100, 150 ve 200cm yüksekliklerde kurulu siper içine ıslak, kuru, maksimum ve minimum termometreler yerleştirilir. Klima rasatlarında olduğu gibi 07, 14 ve 18
73 saatlerinde okunarak günlük el defteri ve cetvellere işlenir. Ayrıca her seviyeye göre buhar basıncı ve nispi nem hesaplanır. 4-FEVK RASATLARI : Fevkalade olayların ve meydana getirdiği zararların zamanında ve doğru olarak bildirilmesi; ziraat, ormancılık, sulama, ulaştırma, trafik, turizm, endüstri, küçük sanatlar ve sigortacılık gibi alanlarda ilgili mercileri en kısa sürede bilgilendirmek açısından çok önemlidir. Ayrıca Dünya Meteoroloji Teşkilatı, üye ülkelerden her yıl ocak ayı içerisinde bir önceki yılın fevkalade olaylarının dökümünü belgeleri ile birlikte istemekte ve bunları yayınlamaktadır. Böylece çeşitli uluslararası kuruluşlara da yeterli bilgi ve doküman gönderme imkanı sağlanmaktadır. Ülkemizin herhangi bir yöresi için uzun yıllar düzenli olarak arşivlenmiş fevk rasatları ve bu rasatlardan elde edilecek fevkalade olayların frekans dağılımları; o yörenin özelliklerini belirlemek, araştırmacılara sunmak ve ileriye dönük olarak verilecek kararlar açısından önem taşımaktadır. Bu düzenleme ile fevkalade olaylara yönelik bilgiler daha sağlıklı izlenecektir. FEVK RASADI YAPILIRKEN DĐKKAT EDĐLECEK HUSUSLAR 1. Fevk Rasadını; tüm taşra teşkilatı yapmakla mükelleftir. Meydan Meteoroloji Đstasyon Müdürlükleri ise hava alanında uçuşları, ulaşım araçlarını ve binaları zarar yaparak etkileyen fevkalade olayların (fırtına, şiddetli yağış,kuvvetli sis ve deprem) fevk rasadını yapacaklardır. 2. Đlgili müdürlüklerin ve memurlukların bulunduğu coğrafik bölgeleri ve havzaları etkileyen genel hava koşulları gözetilerek gerçekleşen fevkalade olaylar takip edilip, o müdürlüklere ve memurluklara ait fevk rasadının olup olmadığı, gelen rasatlardan kontrol edileceğinden bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir. 3. Bölge ve istasyon müdürlüklerince, fevk rasatlarının sağlıklı bir şekilde tespiti ve bildirimi sağlanacaktır. Bilhassa kötü hava koşulları söz konusu olduğunda fevk rasadının yapılıp yapılmadığını ilgili Meteoroloji Bölge Müdürlüğü takip edip, yapmayanları ikaz edecektir. 4. Meteoroloji istasyonu bulunmayan yerleşim yerlerinde; meydana gelen fevkalade olaylar en yakın müdürlükçe veya müdürlüklerce tespit edilerek fevk rasadı yapılacaktır 5. Kıstaslara uysun yada uymasın, zarar yapan bütün meteorolojik olaylar için fevk rasadı yapılır. Sık sık meydana gelen meteorolojik olaylar için fevk rasadı yapılırken bu olayların mal ve can kaybına yol açması ve çevreye zarar vermesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 6. Đstasyonun bulunduğu yörede meydana gelen ve zarar yapan fevkalade olaylar en kısa zamanda şifrelenerek gönderilecektir (SXTT70). 7. Meydana gelen fevkalade olay ve yaptığı zararlar, hasar tespit çalışmaları bittikten sonra detaylı bir şekilde açıklanarak gönderilecektir (SXTT80). 8. Hazırlanacak olan raporun, SXTT70 başlığıyla daha önceden gönderilmiş olan hangi Fevk Rasadına ait olduğu belirtilecektir. 9. Hasar raporunda, hasarın meydana geldiği mevki veya alan isimleri belirtilecektir. Bu, hasarın tam olarak o yöredeki hangi mevki veya alanda meydana geldiğinin bilinmesi açısından çok önemlidir. 10. Hasar raporu gönderildikten sonra olayla ilgili yeniden inceleme yapıldığı taktirde farklı zararlar tespit edilirse, oluşan en son hasar tespit raporu da gönderilecektir (SXTT80). 19
74 Bilgisayarı olan istasyonlar fevk rasatlarını ve hasar raporlarını aşağıda tarif edildiği şekilde yapacaklar ve bilgisayar ile göndereceklerdir. 12. Fevk Rasadı merkeze gönderildiğinden emin olmak için gönderildikten yarım saat sonra RQTU01 başlığıyla istek yapılarak kontrol edilebilecektir. 13. Bilgisayarı olmayan istasyonlar da fevk rasatlarını ve hasar raporlarını aşağıda tarif edildiği şekilde yapacaklar ve en yakın bilgisayarlı istasyon aracılığıyla Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğüne göndereceklerdir. Fakat hasar raporlarının en yakın istasyona verilmesinde güçlükler doğarsa, posta ile Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğüne gönderebilecektir. 14. Gönderilen rasatların ilgili amirce onaylanmış bir örneği posta ile merkeze tekrar gönderilmeyip, istasyon müdürlüğünün arşivinde saklanacaktır. Bir sureti de Bilgi mahiyetinde, bağlı olduğu Bölge Müdürlüğüne gönderilecektir. 15. Başlık kısmında AATU10 vb. gibi bir başlık kullanılmayacak, kendi başlığı(sxtt) kullanılacaktır. FEVK RASATLARININ ŞĐFRELENMESĐ SXTT70 CCCC GGSSDD NNNNN 1Y 1 Y 1 Y 2 Y 2 2A 1 A 1 G 1 G 1 3A 2 A 2 G 2 G 2 4S 1 S 1 D 1 D 1 5S 2 S 2 D 2 D 2 6FFZZ 7R i R i R i R i 9D y D y S h S h S h = SXTT70 : Fevk olayının bilgisayarla gönderilme başlığı. CCCC : Fevk rasadını gönderen istasyonun indikatörü GGSSDD : Rasadın gönderildiği gün, saat, dakika (ggssdd - hasar raporu için). Gönderme saati GMT olacaktır. GMT saat, yaz saati uygulaması sırasında kolumuzdaki saatten (radyo saati) 3 saat, kış saati uygulaması sırasında 2 saat çıkartılarak bulunur. NNNNN : Fevk rasadını yapan istasyonun milli indeks numarası Y 1 Y 1 : Fevkalade olayın başladığı yıl (Son iki rakam) Y 2 Y 2 : Fevkalade olayın bittiği yıl (Son iki rakam) A 1 A 1 : Fevkalade olayın başladığı ay G 1 G 1 : Fevkalade olayın başladığı gün A 2 A 2 : Fevkalade olayın bittiği ay G 2 G 2 : Fevkalade olayın bittiği gün S 1 S 1 : Fevkalade olayın başladığı saat (Lokal) D 1 D 1 : Fevkalade olayın başladığı dakika S 2 S 2 : Fevkalade olayın bittiği saat (Lokal) D 2 D 2 : Fevkalade olayın bittiği dakika FF : Meydana gelen Fevkalade olayın tanımı ZZ : Fevkalade olayın meydana getirdiği zararın tanımı R i R i R i R i : Yağış miktarı (mm) D y D y : Rüzgarın yönü S h S h S h : Rüzgarın hızı (m/sn) HASAR RAPORU SXTT80 CCCC GGSSDD NNNNN YYAA ggssdd Hasar Raporu.. = 20
75 2009 SXTT80 : Hasar raporunun rasat başlığı. CCCC : Raporu merkeze gönderen istasyonun indikatörü. GGSSDD : Raporun merkeze gönderildiği andaki gün, saat ve dakika (GMT saat). NNNNN : Olayı tespit edip, raporu hazırlayan istasyonun numarası. YY : Fevk rasadının çekildiği yılın son iki rakamı AA : Fevk rasadının çekildiği ay. ggssdd : Raporun ilgili olduğu Fevk Rasadının GGSSDD kısmı. Hasar tespit işlemleri bittikten sonra fevkalade olay sonucu meydana gelen zararlar açık bir şekilde ve bilginin nereden alındığı yazılarak Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğüne gönderilecektir. Đstasyonlar, ellerinde fevk olayı ile ilgili doküman (kroki, fotoğraf vb.) varsa posta yada e-posta ile göndereceklerdir. Özellikle tarım alanları ve faaliyetleri ile ilgili fevkalade olaylarda meydana gelen zararlar; alan, nakit, yüzde, fert sayısı gibi detaylarla bildirilecektir. Hasar tespit işlemlerinden sonra gönderilecek olan detaylı rapor özellikle sonraki çalışmalara esas olacağı için zarar tespiti yapılırken en doğru bilginin elde edilip en kısa sürede gönderilmesine özen gösterilecektir. Meydana gelen fevkalade olay ve zarar birden fazla olduğu takdirde bunların en etkili olanı SXTT70 başlığıyla şifrelenip, gönderilecektir. Hasar tespit çalışmalarında ise açıklayıcı bilgi gönderilirken, SXTT80 başlığıyla, meydana gelen bütün fevkalade olaylar ve zarar tanımları bildirilecektir. Olay bittikten ve hasar tespiti yapıldıktan sonra en kısa sürede Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğü Zirai Meteoroloji ve Đklim Rasatları Dairesi Başkanlığına bildirilecektir. 21
76 2009 FEVKALEDE OLAYLARIN ŞĐFRELENMESĐ ĐLE ĐLGĐLĐ ÖRNEKLER: FEVK RASADININ ŞĐFRELENMESĐ : SXTT70 CCCC GGSSDD NNNNN 1Y 1 Y 1 Y 2 Y 2 2A 1 A 1 G 1 G 1 3A 2 A 2 G 2 G 2 4S 1 S 1 D 1 D 1 5S 2 S 2 D 2 D 2 6FFZZ 7R i R i R i R i 9D y D y S h S h S h = HASAR RAPORUNUN ŞĐFRELENMESĐ : SXTT80 CCCC GGSSDD NNNNN YYYY ggssdd Hasar Raporu.. ÖRNEKLER : 1.) Karaman ilinde tarihinde saat 14:00-14:22 (lokal) arasında şiddetli yağış (50 mm) ve mercimek büyüklüğünde dolu olayları meydana gelmiş, ekinlerde % yatma ve başak dökme şeklinde zarara sebep olmuştur. Bu arada da en şiddetli rüzgar 340 dereceden 20.2 m/sn esmiştir. 12:30 GMT de (15:30 lokal), rasadın gönderildiğini düşünürsek; SXTT70 KARM = olarak şifrelenir. Bu fevkalade olayın zararı tespit edilip :00 GMT de (16:00 lokal) Hasar Raporu gönderme işlemi aşağıdaki gibi yapılmalıdır ; SXTT80 KARM Karaman ilinde tarihinde saat 14:00-14:22 arasında şiddetli yağış (50.0 mm), mercimek büyüklüğünde dolu ve 20.2 m/sn hıza ulaşan fırtına olayları meydana gelmiş ve ekinlerde % yatma ve başak dökülmesi şeklinde zarara sebep olmuştur. Maddi hasar 100 milyar TL dır. Hazırlayan :. Gönderen :. = Onaylayanın Adı Soyadı Unvan 2.) Rize ilinde 18 ve 19 Temmuz 2003 tarihinde meydana gelen sağanak yağışlar, dağlardaki molozların yerleşim yerine sürüklenmesine sebep olmuş ve 5 adet ev yıkılmış, 50 civarında ev ve iş yeri zarar görmüştür. Đki günlük toplam yağış miktarı 87.3 mm dir.bu periyotta esen rüzgar fırtına şiddetine (17.2 m/sn) ulaşmamıştır. Olay saatlerinin belirlenemediği varsayılırsa 14:30 GMT de (17:30 lokal) Fevk Rasadı; SXTT70 RIZE = 22
77 2009 şeklinde şifrelenecek. Đki gün sonra 14:00 GMT de (17:00 lokal) hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı varsayılırsa; SXTT80 RIZE Rize ilinde 18 ve 19 Temmuz 2003 tarihlerinde meydana gelen sağanak yağışlar sonucu tepesinden / tepelerinden molozların yerleşim yerine sürüklenmesi ile 5 adet ev yıkılmış, 50 civarında ev ve iş yeri zarar görmüştür. Đki günlük toplam yağış miktarı 87.3 mm dir. Maddi hasar 500 milyar TL dır. Can kaybı yoktur. Onaylayanın Adı Soyadı Unvan Hazırlayan :. Gönderen :. = 3.) Emirdağ ilçesinde 2003 Kasım ayında görülen kuraklık ekili arazilerdeki tahıl tohumlarının çimlenmesini engelleyerek % oranında zarar meydana getirmiştir. Aylık toplam yağış 0.2 mm den daha az olmuştur. Emirdağ, bilgisayarı olmadığından Afyon Meteoroloji Bölge Müdürlüğü aracılığıyla, ayın 3 ünde 13:30 GMT de (15:30 lokal) göndermiş olsun. SXTT70 AFBL = şeklinde şifrelenecek ve :00 GMT de (17:00 lokal) Hasar Raporu; SXTT80 AFBL Emirdağ da Kasım ayında görülen kuraklık ekili arazilerdeki tahıl tohumlarının çimlenmesini engelleyerek % oranında zarar meydana getirmiştir. Aylık toplam 0.2 mm yağış olmuştur. Maddi zarar 100 milyar TL dır. Hazırlayan :. Gönderen :. = Onaylayanın Adı Soyadı Unvan 4.) Ankara da tarihinde saat 15:00-16:22 (lokal) arasında şiddetli yağış (23.4 mm) sonucu sel meydana gelmiş, aynı periyotta rüzgar hamlesi 340 dereceden 20.2 m/sn ölçülmüştür. Bunun sonucunda şehir ulaşımı aksamış, alçak seviyedeki ev ve işyerleri, yollar sular altında kalmıştır.. Fevk Rasadı 13:30 GMT de (16:30 lokal); 23
78 2009 SXTT70 ANKA = şeklinde kodlanıp gönderilecek ve Hasar Raporu 18:00 GMT de (21:00 lokal); SXTT80 ANKA Ankara ili şehir merkezinde, tarihinde saat 15:00-16:22 arasında 340 dereceden 20.2 m/sn esen fırtına ve şiddetli yağış (23.4 mm) sonucu sel meydana gelmiştir. Keçiören, Etlik ve Siteler mevkiinde alçak yerleri su basmış, altyapı tesislerinde yer yer hasarlar meydana gelmiş, şehir içi ulaşımı aksamıştır. Onaylayanın Adı Soyadı Unvan Hazırlayan :. Gönderen :. = 5-KURAKLIK ANALĐZĐ: Aylık kuraklık analizleri ise Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinin tavsiyesi doğrultusunda sıcaklık, nem, güneşlenme yüzdesi, yağış toplamından faydalanılarak, Aydeniz metoduna göre aylık ve yıllık olarak yapılmaktadır 6 -GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZDE YAPILAN ZĐRAĐ TAHMĐN ÇEŞĐTLERĐ Zirai istidlal halen yurdumuzda günlük, haftalık ve aylık olarak yapılmakta ve çeşitli iletişim yolları ile ilgili kişi ve kurumlara duyurulmaya çalışılmaktadır. Aşağıda bu çalışmalar ile ilgili örnekler verilmektedir: 1- Günlük Zirai Tahminler Günlük zirai tahminler Tarım Bakanlığından alınan tarım bölgelerine(9) göre yapılmaktadır. Bölgelere göre değişen zirai faaliyetleri olumlu yada olumsuz etkileyen meteorolojik faktörlerin (sıcaklık, yağış, rüzgar) gün içinde beklenen değerleri, değişimleri ile bu faktörlerin muhtemel etkileri günlük olarak yayınlanmaktadır. Örneğin dona karşı hassas bölgelerde minimum sıcaklık, rüzgar, yağış ve bulutluluk, ilaçlama dönemlerinde rüzgar, yağış ve sıcaklık, kurutma dönemlerinde sıcaklık, yağış, nem, bulutluluk ve çiğ gibi faktörler önemlidir. 2- Haftalık Zirai Tahminler Haftalık tahminler, Hava Tahminleri Daire Başkanlığımızın hazırladığı tahminlerin yedi coğrafik bölgeyi baz almasına paralel olarak (Marmara, Ege, Akdeniz, Đç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) yapılmaktadır. Meteorolojik faktörlerin yedi günlük muhtemel değerleri, bu süre içerisinde gösterebileceği değişiklikler ve bunların zirai faaliyetler üzerindeki etkileri haftalık olarak hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır. 3- Aylık Zirai Tahminler Aylık sıcaklık ve yağışın istatistiksel olarak dağılımı ve bunların zirai faaliyetler üzerindeki muhtemel etkilerinin hazırlanıp, ilgililere duyurulması şeklinde yapılır. 24
79 DON OLAYI VE ZARARLARININ ÖNLENMESĐ Don Olayı Bilindiği gibi zirai meteorolojinin en önemli görevlerinden bir tanesi de, kültür bitkilerinin değişik devrelerinde zararlı iklim şartlarından korunmasına yardımcı olmaktadır. Meteorolojik faktörlerin etkisiyle meydana gelen zararlar arasında kültür bitkilerinin gelişme devresinde zaman zaman ortaya çıkan don olaylarının büyük önemi vardır. Her bitkinin don olayından gördüğü zarar, çeşidine ve gelişme durumuna bağlı olarak değişir. -15 C den sonra ağaçların gövdesinde ve kabuklarında çatlamalar oluşmaya başlar. Zeytin ağaçları -10 C de en fazla 1-2 saat sonra ölür. Don olayından en çok erken uyanan meyve ağaçları, muz ve narenciye bahçeleri, sebze fideleri ve seralarda yetiştirilen süs bitkileri ile turfanda sebzeler zarar görür Donun tanımı Don olayının değişik tanımları vardır. Geniş anlamda don olayı, hava sıcaklığının 0 C nin (siper seviyesinde) altına düşmesiyle meydana gelen meteorolojik olay olarak tanımlanabilir. Kırağı Donu; Radyasyon yoluyla soğumuş yüzeyler üzerinde biriken pul, iğde, tüy veya yelpaze şekillerindeki ince buz kristalleridir. Buz kristalleri, soğumuş yüzeylerde biriken ve sonra donan çiğ damlalarının ve kısmen de 0 C nin altındaki sıcaklıkta direkt olarak su buharının buz haline gelmesi ile teşekkül eder. Şeffaf Don; (kara buz = vergla) Hava sıcaklığı 0 C nin altına düştüğü zaman, sıcaklığı donma noktasının altındaki yüzeylere yağmur, çisenti veya sulu sepken yağması halinde teşekkül eden, ince genellikle düz ve şeffaf buz tabakasıdır. Sıcak rutubetli bir hava akımı şiddetli bir donda takip ettiği zamanda donma noktası altındaki sıcaklıklarda suyun herhangi bir yüzey üzerinde yoğunlaşması ve donması ile de teşekkül eder. Yollar üzerinde teşekkül ettiği zaman buna halk dilinde kara buz da denir. Don Olayının Sınıflandırılması Don olayı meydana geliş zamanına ve oluş şekillerine göre sınıflandırılır. Ayrıca bitkilere verdiği zarar ile sıcaklık ve rüzgâr hızına göre de sınıflandırılabilir. 1- Meydana geliş zamanına göre Sonbahar erken donları; Eylül, ekim ve kasım aylarında meydana gelir. Sonbahar ve kış aylarında görülen don olaylarının zararı sınırlıdır. Yaz mevsimi sonunda hasadı geciken sebze, meyve ve yazlık tarla ürünleri sonbaharın ilk aylarında meydana gelen don olaylarından etkilenir. Yeterinden fazla azotlu gübre verilen bitkilerin gelişme süresi uzadığı için sonbahar don olayından çoğu kez bu bitkiler zarar görmektedir. Kış mevsimine girildiğinde bitkiler genellikle uykuda olduklarından don olayından pek fazla zarar görmezler. Kışlık ekinler ise düşük sıcaklığa karşı dayanıklıdır. Đlkbahar geç donları; Tarım alanında en tehlikeli olan ve en fazla zarar yapan don olayı ilkbaharın son aylarında meydana gelen geç donlardır. Bu dönem, tüm bitkiler için çimlenme, tomurcuklanma ve çiçeklenme mevsimidir. Isınmaya başlayan hava durumuna aldanan bitkilerin çoğu şubat, mart ve nisan aylarında hemen uyanmaya başlar. Bu günlerde yaşanan bir gecelik don olayı çiçek, sürgün ve yaprakları kurutur, mantar hastalıklarının kolayca salgın yapmasına neden olur. Yurdumuzda genel olarak Doğu Anadolu da Haziran, Ege ve Marmara Bölgelerinde Nisan, Akdeniz sahillerinde ise Şubat ayı sonlarına kadar don olayı 25
80 2009 görülmektedir. Tarımla ilgilenen kişiler kendi yöresinin ilkbahar geç don tarihlerini bilmeli ve buna göre gerekli önlemleri zamanında almalıdır. 2- Sıcaklık ve rüzgâr hızına göre Radyasyon donları; Sakin ve açık geçen gecelerde radyasyon nedeniyle yerin ısı kaybı artar. Gökyüzü açık veya az bulutlu olduğunda toprağın sıcaklığı azalır ve buna bağlı olarak toprakla temas halindeki havanın sıcaklığı da azalır. Eğer, soğuma oldukça yüzeyde olursa soğuk hava tabakası, gece ilerledikçe daha yükselerek siper yüksekliğindeki sıcaklık, donma noktasının altına düşer ve radyasyon donu meydana gelir. Radyasyon donu toprak yüzeyinden itibaren başlar. Çukur olan yerler don olayı için uygun bir ortamdır. Yamaçlarda soğuyan hava, ağırlaşarak adeta su gibi çukur olan yerlere doğru akar ve burada birikir. Rüzgâr donları; Donma derecesine yakın hava akımının bölgeyi kapladığı sinoptik durumlarda olur. Rüzgâr donunun başlıca özelliklerinden biri hava sıcaklığının genel olarak sabit kalmasıdır. Rüzgâr donunda hava kütleleri çok büyük alanları etkileyebilir ve çok uzak mesafelerden gelebilir. Don Olayını Etkileyen Faktörler Bulut; Bulutsuz ve sakin geçen gecelerde sıcaklık düşüşü fazla olur, don olayı meydana gelebilir. Bulut ise toprak ve bitki tarafından verilmiş olan radyasyonu tutar ve önemli bir kısmını toprağa geri gönderir. Bu nedenle bulutlu geçen gecelerde don olayı çok fazla görülmez. Nem; Havadaki nem oranı da don olayı için belirleyici bir faktördür. Nispi nemin fazla olması toprak sıcaklığının radyasyon yoluyla kaybını önler ve don tehlikesini azaltır. Rüzgâr; Bulutsuz geçen gecelerde sakin hava don tehlikesini arttırabilir. Rüzgârlı hava, toprakla temas halinde bulunan soğuk havanın daha üstteki sıcak hava ile karışıp yer değiştirmesine neden olur ve bu durumda don tehlikesi azalır. Toprağın durumu; Fazla nemli topraklar gece donlarından daha az etkilenirler. Çünkü toprakta bulunan su, sıcaklık kaybını önler ve gündüzleri ısınan toprak geceleri daha az soğur. Bitki örtüsü; Bitki örtüsü ile kaplı topraklar bitki örtüsü olmayan topraklara göre daha çok don olayından etkilenirler. Çünkü toprakla bitki örtüsünün üst seviyesi arasındaki hava, sıcaklık için az geçirgen olduğundan, topraktan gelen daha sıcak hava bitkinin en üst seviyesine kadar ulaşamayacağı için gece donlarına neden olan sıcaklık kayıpları önlenemez. Arazinin durumu; Dağın veya tepenin değişik yönlerinde sıcaklık bakımından fark vardır. Günlük güneşlenme ve ısınma doğu yönünde, batı yönüne göre daha azdır. Gündüzleri toprağın en fazla ısındığı yönler güney ve batı, en az ısındığı yönler kuzey ve doğudur. Gündüz güneşlenmenin fazla olduğu güney ve batı yönlerde geceleri soğuma az olur. Su kütleleri; Deniz, göl ve nehir gibi su kütleleri civarında gündüz ile gece arasında sıcaklık farkı karalara göre azdır. Su kütlelerinde güneş ışınları toprağa nazaran daha çok derinlere nüfuz eder ve daha fazla enerji depo edilir. Gündüz depo edilen bu enerji gece sıcaklık olarak yayılır ve su kütleleri civarındaki hava toprakla temas eder ve diğer yerlere göre hava daha ılıman olur. Don Tahmin Metotları Don olaylarının önceden tahmin edilmesi çok önemli ve gereklidir. Özellikle ilkbahar geç donları meyve yetiştiriciliği için çok tehlikelidir. Don olayının önceden tahmin edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması ülke ekonomisine büyük katkılar sağlar. Don tahmini yapmak ve ilgililere duyurmak Devlet Meteoroloji Đşleri Genel Müdürlüğünün görevlerindendir. Fakat 26
81 2009 don olaylarının tahmini küçük alanlarda zor olmaktadır. Bu nedenle istasyonlarda görevli Meteoroloji memurlarının yanı sıra yörenin üreticileri de Meteorolojiden gerekli bilgileri alarak don tahmini yapabilmelidir. Mahalli don tahmini, Pagoskop cetveli (Grafik metodu) ve havanın gözlenmesiyle yapılan don tahmini olmak üzere başlıca üç çeşit don tahmin metodu vardır. 1- Mahalli don tahmini Bu metotla don tahmini yapabilmek için minimum ve toprak üstü minimum sıcaklıkları, kuru ve ıslak termometre değerleri, işba sıcaklığı, rüzgâr hızı, bulutluluk ve son yağıştan itibaren geçen gün sayısına gerek vardır. Bulutluluk yazılırken genel kapalılık 0-8 üzerinden değil, 0-4 olarak hesaplanır. Yani gökyüzü 8/8 kapalıysa 4, 7/8 kapalıysa 3, 5/8 veya 4/8 kapalıysa 2 olarak yazılır. Rasat saatinde yağış mevcut ise R = 0, yağış rasat saatinden 12 saat önce meydana gelmişse R = 0.5, 24 saat önce meydana gelmişse R = 1, 3 gün önce meydana gelmişse R = 3 olarak kaydedilir. Bu metot Mart, Nisan ve Mayıs aylarında uygulanır ve değerler akşam güneş batmadan 15 dakika önce alınır. Bu metot ta ölçümler şöyle gösterilir. Rüzgâr Hızı (W) = m/sn Kuru Termometre Sıcaklığı (T) = C Bulutluluk (C) = 0-4 olarak değerlendirilir. Đşba sıcaklığı (D) = C Yağışsız gecen gün sayısı (R) = Rasat cetvellerinden çıkar. Elde edilen bu değerler T + W + C - R seklinde formüle elde edilir ve y (ordinat ekseni) işba sıcaklık değeri (D) de x (apsis eksenine) işaretlenerek çizilen dik doğruların kesiştikleri nokta birinci bölge içerisinde kalıyorsa "don olayı muhakkak" ikinci bölgeye giriyorsa "don olayı muhtemel" ve üçüncü bölgeye düştüğü takdirde "don olayı beklenmemektedir." şeklinde bir değerlendirme yapılabilir. Bahsedilen bu bölgeler bir yıl evvel oluşturulan grafikte gerçekleşen don çeşidinin dağılımına göre, yoğunluklarına bakılarak tespit edilir. Oluşturulan grafik ertesi yıl için baz olarak kullanılırken, daha sonraki yıl kullanılmak üzere yeni grafik oluşturulur. 2- Pagoskop Cetveli (Grafik metodu) Bu metotla akşam gün batımından 30 dakika önce toprak üzerinde 60 cm yüksekliğe yerleştirilen bir termometre seti (psikrometre) ve bir pagoskop cetveli (Şekil 3.1) yardımıyla don tahmini yapılır. Termometre setinde iki adet termometre ve aspiratör çalıştırılır, gün batımından 15 dakika önce değerler okunur, pagoskop cetvelinde kesiştirilir ve kesişme noktasının düştüğü bölgeye göre tahmini yapılır. Pagoskop cetvelinde düşey eksen kuru termometre, yatay eksen ıslak termometre değerlerini göstermektedir. Đki noktanın kesiştiği yer A bölgesinde ise ''don muhakkak'' B bölgesinde ise ''don muhtemel'' C Bölgesinde ise ''don tehlikesi yok'' denir. 3- Havanın gözlenmesi ile yapılan don tahmini Đyi ve dikkatli bir gözlemci hiç bir alet kullanmadan da don tahmini yapabilir. Bu tahmini yapabilmek için şu gözlemlere dikkat edilir. Gündüz hava ılık ve gökyüzü bulutlarla kaplı ise o gece don olayı beklenmez. Hava nemli iken ve toprakta belirgin bir ıslaklık varsa don olayı beklenmez. Rüzgâr kuvvetli esiyor ve yönü kuzey değilse don olayı beklenmez. 27
82
GENEL METEOROLOJİ - 295 -
GENEL METEOROLOJİ - 295 - - 296 - METEOROLOJİNİN TANIMI Meteoroloji, atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini, nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar
Meteoroloji. XII. Hafta: Rasat Parkı
Meteoroloji XII. Hafta: Rasat Parkı RASAT PARKI Meteorolojik rasatlar, aletlerin yerleştirildiği ve uygun biçimde düzenlendiği bir alanda yapılır. Bu alana Rasat Parkı ya da Meteoroloji İstasyonu adı verilir.
Hidroloji Disiplinlerarası Bir Bilimdir
HİDROLOJİ KAPSAM Hidrolojik Çevrim ve Elemanları Hidrolojik Değişkenlerin Ölçülmesi ve Analizi Yağış Buharlaşma Terleme Sızma Analizleri Akım Ölçümleri ve Verilerin Analizi Yüzeysel Akış Yağış-Akış İlişkisi
İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK
İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,
Meteoroloji. IX. Hafta: Buharlaşma
Meteoroloji IX. Hafta: Buharlaşma Hidrolojik döngünün önemli bir unsurunu oluşturan buharlaşma, yeryüzünde sıvı ve katı halde farklı şekil ve şartlarda bulunan suyun meteorolojik faktörlerin etkisiyle
2016 Yılı Buharlaşma Değerlendirmesi
2016 Yılı Buharlaşma Değerlendirmesi GİRİŞ Tabiatta suyun hidrolojik çevriminin önemli bir unsurunu teşkil eden buharlaşma, yeryüzünde sıvı ve katı halde değişik şekil ve şartlarda bulunan suyun meteorolojik
METEOROLOJİ. VI. Hafta: Nem
METEOROLOJİ VI. Hafta: Nem NEM Havada bulunan su buharı nem olarak tanımlanır. Yeryüzündeki okyanuslardan, denizlerden, göllerden, akarsulardan, buz ve toprak yüzeylerinden buharlaşma ve bitkilerden terleme
METEOROLOJİ I. HAFTA
METEOROLOJİ I. HAFTA Doç. Dr. Alper Serdar ANLI METEOROLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI HAFTA KONU 1 Meteorolojinin tanımı, önemi, ve gelişimi 2 Meteorolojinin bölümleri ve uygulama alanları, Atmosferin yapısı
METEOROLOJİ. IV. HAFTA: Hava basıncı
METEOROLOJİ IV. HAFTA: Hava basıncı HAVA BASINCI Tüm cisimlerin olduğu gibi havanın da bir ağırlığı vardır. Bunu ilk ortaya atan Aristo, deneyleriyle ilk ispatlayan Galileo olmuştur. Havanın sahip olduğu
B A S I N Ç ve RÜZGARLAR
B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR Havadaki su buharı ve gazların, cisimler üzerine uyguladığı ağırlığa basınç denir. Basıncı ölçen alet barometredir. Normal hava basıncı 1013 milibardır.
TÜRKİYE NİN İKLİMİ. Türkiye nin İklimini Etkileyen Faktörler :
TÜRKİYE NİN İKLİMİ İklim nedir? Geniş bir bölgede uzun yıllar boyunca görülen atmosfer olaylarının ortalaması olarak ifade edilir. Bir yerde meydana gelen meteorolojik olayların toplamının ortalamasıdır.
Zeus tarafından yazıldı. Cumartesi, 09 Ekim :27 - Son Güncelleme Cumartesi, 09 Ekim :53
Yazı İçerik Sıcaklık Nedir? Sıcaklığın Özellikleri Sıcaklığın Ölçülmesi Sıcaklık Değişimi Sıcaklık Birimleri Mutlak Sıcaklık Sıcaklık ve ısı Sıcaklık ıskalası Sıcaklık ölçülmesi Yeryüzünün Farklı Isınması
Hava Kütleleri Cephe Sistemleri
METEOROLOJİ Hava Kütleleri Cephe Sistemleri Doç. Dr. Alper Serdar ANLI HAVA KÜTLELERİ Meteorolojide Hava Kütlesinin Önemi Meteorolog ve klimatologlar önceden bir yerdeki iklim ve hava olaylarını açıklayabilmek
MET 102 Meteorolojik Gözlem ve Ölçüm Usulleri Ders Notları. 10.) Meteorolojik Ölçüm Aletleri
MET 102 Meteorolojik Gözlem ve Ölçüm Usulleri Ders Notları 10.) Meteorolojik Ölçüm Aletleri Doç.Dr. İbrahim Sönmez Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji
METEOROLOJİ SICAKLIK. Havacılık Meteorolojisi Şube Müdürlüğü. İbrahim ÇAMALAN Meteoroloji Mühendisi
METEOROLOJİ SICAKLIK İbrahim ÇAMALAN Meteoroloji Mühendisi Havacılık Meteorolojisi Şube Müdürlüğü Sıcaklık havacılıkta büyük bir öneme sahiptir çünkü pek çok hava aracının performans parametrelerinin hesaplanmasına
K.K.T.C. Meteoroloji Dairesi. Konu :Bulutları Anlamak.
K.K.T.C. Meteoroloji Dairesi Konu :Bulutları Anlamak. K.K.T.C. Meteoroloji Dairesi ekim 1974 tarihinde Enerji Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı na Bağlı olarak kurulmuş ve daha sonra sırası ile : 1974-86 Tarihleri
Ağır Ama Hissedemediğimiz Yük: Basınç
Ağır Ama Hissedemediğimiz Yük: Basınç Atmosfer çeşitli gazlardan oluşmuştur ve bu gazların belirli bir ağırlığı vardır. Havada bulunan bu gazların ağırlıkları oranında yeryüzüne yaptığı etkiye atmosfer
COĞRAFİ KONUM ÖZEL KONUM TÜRKİYE'NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI
COĞRAFİ KONUM Herhangi bir noktanın dünya üzerinde kapladığı alana coğrafi konum denir. Özel ve matematik konum diye ikiye ayrılır. Bir ülkenin coğrafi konumu, o ülkenin tabii, beşeri ve ekonomik özelliklerini
İklim---S I C A K L I K
İklim---S I C A K L I K En önemli iklim elemanıdır. Diğer iklim olaylarının da oluşmasında sıcaklık etkilidir. Güneşten dünyamıza gelen enerji sabittir. SICAKLIK TERSELMESİ (INVERSİON) Kışın soğuk ve durgun
Herhangi bir noktanın dünya üzerinde bulunduğu yere COĞRAFİ KONUM denir. Coğrafi konum ikiye ayrılır. 1. Matematik Konum 2.
Herhangi bir noktanın dünya üzerinde bulunduğu yere COĞRAFİ KONUM denir. Coğrafi konum ikiye ayrılır. 1. Matematik Konum 2. Özel Konum 1. Türkiye nin Matematik (Mutlak) Konumu Türkiye nin Ekvatora ve başlangıç
Yüzey ve Yüksek Atmosfer Sinoptik Meteoroloji Kodları ve Çizim Haritaları
ÇOMÜ Coğrafya Bölümü COĞ227 ve COĞ228 Klimatoloji ve Meteoroloji I ve II Ders Uygulamaları İçin Yüzey ve Yüksek Atmosfer Sinoptik Meteoroloji Kodları ve Çizim Haritaları (2010-2011 ve 2011-2012 Güz-Bahar,
COĞRAFYA YEREL COĞRAFYA GENEL COĞRAFYA
COĞRAFİ KONUM COĞRAFYA YEREL COĞRAFYA GENEL COĞRAFYA Yeryüzünün belli bir bölümünü FİZİKİ coğrafya BEŞERİ ve gösterir. EKONOMİK -Doğa olaylarını -Kıtalar coğrafya konu alır. -Ülkeler -İnsanlar ve -Klimatoloji
DMİ YAYINLARI YAYIN NO
KLİMATOLOJİ - I DMİ YAYINLARI YAYIN NO : 2005 / 01 KLİMATOLOJİ - I HAZIRLAYANLAR Gültekin YALÇIN Mesut DEMİRCAN Yusuf ULUPINAR Emin BULUT ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
RÜZGARLAR. Birbirine yakın iki merkezde sıcaklık farkı oluşması durumunda görülecek ilk olay rüzgarın esmeye başlamasıdır.
RÜZGARLAR Yüksek basınçtan alçak basınca doğru olan hava hareketidir. Birbirine yakın iki merkezde sıcaklık farkı oluşması durumunda görülecek ilk olay rüzgarın esmeye başlamasıdır. Rüzgarın Hızında Etkili
PARALEL VE MERİDYENLER
PARALEL VE MERİDYENLER Nasıl ki şehirdeki bir evi bulabilmek için mahalle, cadde, sokak ve ev numarası gibi unsurlara ihtiyaç varsa Yerküre üzerindeki herhangi bir yeri bulabilmek için de hayalî çizgilere
HİDROJEOLOJİ. Hidrolojik Çevrim Bileşenleri Buharlaşma-Yağış. 2.Hafta. Prof.Dr.N.Nur ÖZYURT
HİDROJEOLOJİ 2.Hafta Hidrolojik Çevrim Bileşenleri Buharlaşma-Yağış Prof.Dr.N.Nur ÖZYURT [email protected] Hidrolojik Çevrim Bileşenleri Buharlaşma-terleme Yağış Yüzeysel akış Yeraltına süzülme
K.K.T.C Bayındırlık Ve Ulaştırma Bakanlığı Meteoroloji Dairesi. www.kktcmeteor.org
K.K.T.C Bayındırlık Ve Ulaştırma Bakanlığı Meteoroloji Dairesi Dairenin Kuruluşu : Ekim 1974 kurulan Meteoroloji Dairesi 1974 1986 Ekim ayına kadar Tarım Doğal Kaynaklar ve Enerji Bakanlığı. Ekim 1986
TEMEL METEOROLOJİ BİLGİSİ BAHAR 2018
TEMEL METEOROLOJİ BİLGİSİ BAHAR 2018 TEMEL METEOROLOJİ BİLGİLERİNE NEDEN SAHİP OLMALIYIZ? GEZİLERDE Güvenli ve konforlu seyirler için. YARIŞLARDA Güvenli ve hızlı seyirler için. İyi denizci, ne zaman denize
MET 102 Meteorolojik Gözlem ve Ölçüm Usulleri Ders Notları. 8.) Bulutlar
MET 102 Meteorolojik Gözlem ve Ölçüm Usulleri Ders Notları 8.) Bulutlar Doç.Dr. İbrahim Sönmez Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği
HİDROLOJİ. Buharlaşma. Yr. Doç. Dr. Mehmet B. Ercan. İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü
HİDROLOJİ Buharlaşma Yr. Doç. Dr. Mehmet B. Ercan İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü BUHARLAŞMA Suyun sıvı halden gaz haline (su buharı) geçmesine buharlaşma (evaporasyon) denilmektedir. Atmosferden
E-DERGİ ÖABT SOSYAL BİLGİLER VE SINIF ÖĞRETMENLİĞİ İÇİN COĞRAFYA SAYI 2. www.kpsscografyarehberi.com ULUTAŞ
E-DERGİ ÖABT SOSYAL BİLGİLER VE SINIF ÖĞRETMENLİĞİ İÇİN COĞRAFYA SAYI 2 ULUTAŞ DÜNYA'NIN HAREKETLERİ ve SONUÇLARI Dünya'nın iki çeşit hareketi vardır. Dünya bu hareketlerin ikisini de aynı zamanda gerçekleştirir.
METEOROLOJİ. III. Hafta: Sıcaklık
METEOROLOJİ III Hafta: Sıcaklık SICAKLIK Doğada 2 tip denge var 1 Enerji ve sıcaklık dengesi (Gelen enerji = Giden enerji) 2 Su dengesi (Hidrolojik döngü) Cisimlerin molekülleri titreşir, ancak 273 o C
NEMLİLİK VE YAĞIŞ Su Döngüsü: döngüsü NEMLİLİK nem
NEMLİLİK VE YAĞIŞ Yeryüzünde yaşamın en önemli öğelerinden biri olan su, atmosferde katı, sıvı ve gaz halinde bulunur. Su, her derecede gaz haline geçebilir. Sıcaklık 0 C nin altına düşünce donarak, katı
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOGY)
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOGY) Hazırlayan: Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 TROPİKAL OLAYLAR Ekvatoral Trof (ITCZ) Her iki yarım kürede subtropikal yüksek basınçtan nispeten alçak basınca doğru
Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 12 KASIM 2013
Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 12 KASIM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Meteoroloji Gözlem
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ)
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) Hazırlayan: Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 YEREL RÜZGARLAR MELTEMLER Bu rüzgarlar güneşli bir günde veya açık bir gecede, Isınma farklılıklarından kaynaklanan
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları. 9. Rüzgar
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları 9. Rüzgar Yard.Doç.Dr. İbrahim Sönmez Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü [email protected]
METEOROLOJİ SOARING. İbrahim ÇAMALAN Meteoroloji Mühendisi
METEOROLOJİ SOARING İbrahim ÇAMALAN Meteoroloji Mühendisi Soaring Soaring yaygın olarak Konvektif sınır tabaka (Baundary layer) içerisinde termal konveksiyon sonucu yükselen hava parsellerinden faydalanılarak
YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA
YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA CEVAP 1: (TOPLAM 10 PUAN) 1.1: 165 150 = 15 meridyen fark vardır. (1 puan) 15 x 4 = 60 dakika = 1 saat fark vardır. (1 puan) 12 + 1 = 13 saat 13:00 olur. (1 puan) 1.2:
ISI VE SICAKLIK. 1 cal = 4,18 j
ISI VE SICAKLIK ISI Isı ve sıcaklık farklı şeylerdir. Bir maddeyi oluşturan bütün taneciklerin sahip olduğu kinetik enerjilerin toplamına ISI denir. Isı bir enerji türüdür. Isı birimleri joule ( j ) ve
K.K.T.C. ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI METEOROLOJİ DAİRESİ
ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI METEOROLOJİ DAİRESİ 23 Mart 2015 Dünya Meteoroloji Günü İklim Çalışmaları İçin İklim Bilgisi Paylaşımı Meteoroloji Dairesi Müdürü : Raif İlker BURAN Dairemiz : Ekim 1974
Hava Kirliliği Meteorolojisi Prof.Dr.Abdurrahman BAYRAM
Dokuz Eylül Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Buca/İZMİR Hava Kirliliği Meteorolojisi Prof.Dr.Abdurrahman BAYRAM Meteoroloji Meteoroloji, içinde yaşadığımız atmosfer tabakasının
K.K.T.C. Çevre Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Meteoroloji Dairesi. www.kktcmeteor.org
Çevre Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Dairemiz : Ekim 1974 tarihinde Enerji Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı na Bağlı olarak kurulmuştur. 1974-86 Tarihleri arasında Tarım Doğal Kaynaklar Ve Enerji Bakanlığı,
Yavuz KAYMAKÇIOĞLU- Keşan İlhami Ertem Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi.
Yavuz KAYMAKÇIOĞLU- Keşan İlhami Ertem Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi [email protected] 2 Atmosferi hangi coğrafya dalı inceler? Klimatoloji 4 Asal Gazlar 0,96% Oksijen 20,95% Azot 78,07% ASAL GAZLAR
Meteoroloji ve Klimatoloji 2009 Final Soruları
Meteoroloji ve Klimatoloji 2009 Final Soruları 1) Basınç merkezleri arasındaki farka ne denir? a) Sıcaklık gradyanı b) Basınç gradyanı c) Basınç eğimi d) Baro metrik eğim e) B ve D 2) Kara meşeli tropikal
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ)
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) Hazırlayan: Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 Sinoptik Haritalar Geniş bir saha üzerinde, önceden tayin edilmiş olan zamanda yapılan rasatlardaki meteorolojik elemanların
MEVSİMLERİN OLUŞUMU. Halil KOZANHAN EKSEN EĞİKLİĞİ DÜNYA NIN KENDİ EKSENİ ETRAFINDAKİ HAREKETİYLE GECE-GÜNDÜZ,
MEVSİMLERİN OLUŞUMU DÜNYA NIN KENDİ EKSENİ ETRAFINDAKİ HAREKETİYLE GECE-GÜNDÜZ, GÜNEŞ ETRAFINDAKİ HAREKETİ SONUCU İSE MEVSİMLER OLUŞUR. DÜNYANIN EKSEN EĞİKLİĞİ (23 27 ) SONUCU GÜNEŞ IŞINLARINI DİK OLARAK
DÜNYA NIN ŞEKLİ ve BOYUTLARI
0 DÜNYA NIN ŞEKLİ ve BOYUTLARI Dünya güneşten koptuktan sonra, kendi ekseni etrafında dönerken, meydana gelen kuvvetle; ekvator kısmı şişkince, kutuplardan basık kendine özgü şeklini almıştır. Bu şekle
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ)
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 ATMOSFER Atmosfer, yerçekimi ile dünyanın çevresinde duran ve dünyayı çepeçevre saran gazlar topluluğudur. Bu gazlar dünya ile
Dünya nın Şekli ve Hareketleri
Dünya nın Şekli ve Hareketleri YGS Coğrafya 1 Dünya nın Şekli ve Hareketleri Dünya nın Şekli ve Hareketleri başlıklı hazırladığımız bu yazıda, dünyanın şeklinin getirdiği sonuçları; enlem, boylam ve meridyenlerin
Yandaki SOS oyununda toplam 100 tane kutu vardır. Bu oyunda en fazla 100 tane harf kullanabiliriz. MAKSİMUM NEM
NEMLİLİK VE YAĞIŞ Su buharına nem denir. Miktarı bazen azalan bazen çoğalan ve yağışları oluşturan nem atmosferin en alt katmanı olan troposferde en çok bulunur. Nem le ilgili olarak nem konusunu, yoğunlaşma
GÜNEŞ ENERJİSİ II. BÖLÜM
GÜNEŞ ENERJİSİ II. BÖLÜM Prof. Dr. Olcay KINCAY GÜNEŞ AÇILARI GİRİŞ Güneş ışınları ile dünya üzerindeki yüzeyler arasında belirli açılar vardır. Bu açılar hakkında bilgi edinilerek güneş enerjisinden en
DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ
Mahmut KAYHAN Meteoroloji Mühendisi [email protected] DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Türkiye'de özellikle ilkbahar ve sonbaharda Marmara bölgesinde deniz sularının çekilmesi
Test. Yerküre nin Şekli ve Hareketleri BÖLÜM 4
Yerküre nin Şekli ve Hareketleri 1. Dünya ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden yanlış olan hangisidir? A) Dünya, ekseni etrafındaki bir turluk dönüş hareketini 24 saatte tamamlar. B) Dünya ekseni etrafındaki
KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ
KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ Bilim adamlarınca, geçtiğimiz yıllarda insan faaliyetlerindeki artışa paralel olarak, küresel ölçekte çevre değişiminde ve problemlerde artış olduğu ifade edilmiştir. En belirgin
Test. Coğrafi Konum BÖLÜM 3
BÖLÜM 3 Coğrafi Konum 1. Coğrafi konum aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak tanımlanmıştır? A) Bir ülkenin askeri açıdan ve savunma amaçlı konumu demektir. B) Yeryüzünde herhangi bir noktanın coğrafi
DOĞAL SİSTEMLER DÜNYA'NIN ŞEKLİ ve HAREKETLERİ
102 1. Ünite DOĞAL SİSTEMLER 2. BÖLÜM DÜNYA'NIN ŞEKLİ ve HAREKETLERİ 1. Dünya'nın Şekli... 38 2. Dünya'nın Hareketleri... 40 3. Mevsimlerle İlgili Önemli Tarihler... 43 4. İklim Kuşakları... 45 5. Eksen
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) World Climatology
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) World Climatology Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 Climate - İklim Geniş sahalarda uzun yıllar hava şartlarının ortalamalarıdır. Hava durumu, anlık hava şartlarını
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ)
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) Hazırlayan: İbrahim ÇAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 Cephesel olmayan Basınç sistemleri hava basıncı yer yüzü üzerindeki konumlara göre oldukça farklılık gösterir. Bu basınç
Amerikalı Öğrencilere Liselere Geçiş Sınavında 8. Sınıf 1. Üniteden Sorulan Sorular.
Amerikalı Öğrencilere Liselere Geçiş Sınavında 8. Sınıf 1. Üniteden Sorulan Sorular. 1- Şekilde Dünya nın uzaydan görünümü gösterilmiştir. Güneş ışınları Dünya bu konumda iken gündüzlerin en uzun olduğu
Prof.Dr. Tolga ELBİR. Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, Buca/İzmir.
Prof.Dr. Tolga ELBİR Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, 35160 Buca/İzmir E-mail : [email protected] Meteoroloji Bilim Dalı Atmosferde meydana gelen hava olaylarının
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları. 3. Atmosferin tabakaları
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları 3. Atmosferin tabakaları Yard.Doç.Dr. İbrahim Sönmez Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü
Yeryüzünde Sıcaklığın Dağılışını Etkileyen Etmenler
İklimin Temel Elemanı: Sıcaklık İklim elemanları içinde en önemlisi sıcaklıktır. Çünkü diğer iklim elemanları sıcaklığın kontrolündedir. Sıcaklık; cisimlerin kütlesi içinde bulunan potansiyel enerjinin
25 Mayıs 2015 Tarihinde Ankara da Meydana Gelen Kuvvetli Dolu Yağışının Uzaktan Algılama Ürünleri İle Belirlenmesi (*)
25 Mayıs 2015 Tarihinde Ankara da Meydana Gelen Kuvvetli Dolu Yağışının Uzaktan Algılama Ürünleri İle Belirlenmesi (*) Yusuf ULUPINAR 1, Seyfullah ÇELİK 2, Alaattin UĞURLU 3 Anahtar Kelimeler: Dolu, konvektif
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları. 8. Bulutlar
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları 8. Bulutlar Yard.Doç.Dr. İbrahim Sönmez Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü [email protected]
ARAZİ ÖLÇMELERİ. Koordinat sistemleri. Kartezyen koordinat sistemi
Koordinat sistemleri Coğrafik objelerin haritaya aktarılması, objelerin detaylarına ait koordinatların düzleme aktarılması ile oluşur. Koordinat sistemleri kendi içlerinde kartezyen koordinat sistemi,
ARAZİ ÖLÇMELERİ. Koordinat sistemleri. Kartezyen koordinat sistemi
Koordinat sistemleri Coğrafik objelerin haritaya aktarılması, objelerin detaylarına ait koordinatların düzleme aktarılması ile oluşur. Koordinat sistemleri kendi içlerinde kartezyen koordinat sistemi,
DÜNYA NIN ŞEKLİ VE HAREKETLERİ
DÜNYA NIN ŞEKLİ VE HAREKETLERİ YERKÜRE NİN ŞEKLİ Bilim ve teknolojik seviyeye bağlı olarak, İlk Çağ da Dünya mızın şekli, değişik biçimlerde tahmin ediliyordu. Dünya nın çevresi günümüzden yaklaşık 2.200
SU MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ YRD. DOÇ. DR. FATİH TOSUNOĞLU
SU MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ YRD. DOÇ. DR. FATİH TOSUNOĞLU DERS HAKKINDA GENEL BİLGİLER Görüşme Saatleri:---------- Tavsiye edilen kitaplar: 1-Kavramsal su mühendisliği, Prof.Dr. A.Melih Yanmaz, Prof. Dr. Nurunnisa
İKLİM BİLGİSİ - 5 BASINÇ VE RÜZGARLAR - 1. cografya cepte 14 TON. Basınç Dağılışını Etkileyen Faktörler BASINÇ. cografya CEPTE
cografya cepte BASINÇ İKLİM BİLGİSİ 5 BASINÇ VE RÜZGARLAR 1 Basınç Dağılışını Etkileyen Faktörler 14 TON Atmosfer basıncıyla, ortalama fiziğe sahip bir insanın üstüne 14 ton ağırlık yüklenmiş gibidir.
ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç. Kaldırma Kuvveti
ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç Kaldırma Kuvveti - Dünya, üzerinde bulunan bütün cisimlere kendi merkezine doğru çekim kuvveti uygular. Bu kuvvete yer çekimi kuvveti
MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE. Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri
MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri Türkiye de Sıcaklık Türkiye de Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı Türkiye haritası incelendiğinde Yükseltiye bağlı olarak
B- Türkiye de iklim elemanları
B- Türkiye de iklim elemanları Sıcaklık Basınç ve Rüzgarlar Nem ve Yağış Sıcaklık Türkiye de yıllık ortalama sıcaklıklar 4 ile 20 derece arasında değişmektedir. Güneyden kuzeye gidildikçe enlem, batıdan
DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI
DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI Depremle İlgili Temel Kavramlar 2 2. Hafta Yrd. Doç. Dr. Alper CUMHUR Kaynak: Sakarya Üniversitesi / İnşaat Mühendisliği Bölümü / Depreme Dayanıklı Betonarme Yapı Tasarımı
Fotovoltaik Teknoloji
Fotovoltaik Teknoloji Bölüm 3: Güneş Enerjisi Güneşin Yapısı Güneş Işınımı Güneş Spektrumu Toplam Güneş Işınımı Güneş Işınımının Ölçülmesi Dr. Osman Turan Makine ve İmalat Mühendisliği Bilecik Şeyh Edebali
8. Mevsimler ve İklimler
Fen Bilimleri 8. Mevsimler ve İklimler Adı ve Soyadı: Sınıf ve No: 1. Arda defterine hava olaylarının etkileyen etmenleri daha iyi anlamak için aşağıdaki şekli çizmiştir. 3. Melih Ocak ayında Brezilya
Harita Nedir? Haritaların Sınıflandırılması. Haritayı Oluşturan Unsurlar
Harita Nedir? Yeryüzünün tamamının veya bir kısmının kuşbakışı görünüşünün belli bir ölçek dahilinde düzleme aktarılmasıyla oluşan çizimlere denir. Haritacılık bilimine kartografya denir. Bir çizimin harita
22/02/2012 tarihli ve 28212 sayılı Resmî Gazete de yayımlanmıştır
RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİSİNE DAYALI LİSANS BAŞVURULARINA İLİŞKİN ÖLÇÜM STANDARDI TEBLİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Tebliğ; Rüzgâr ve Güneş enerjisine
METEOROLOJİ. XI. Hafta: Meteorolojik Rasatlar ve Meteorolojide Uydudan Yararlanma
METEOROLOJİ XI. Hafta: Meteorolojik Rasatlar ve Meteorolojide Uydudan Yararlanma METEOROLOJİK RASATLAR Rasat; sıcaklık, basınç, nem, yağış, güneşlenme, rüzgar v.b hava olaylarını meteorolojik aletlerle
TEMEL HARİTACILIK BİLGİLERİ. Erkan GÜLER Haziran 2018
TEMEL HARİTACILIK BİLGİLERİ Erkan GÜLER Haziran 2018 1 HARİTA Yeryüzündeki bir noktanın ya da tamamının çeşitli özelliklere göre bir ölçeğe ve amaca göre çizilerek, düzlem üzerine aktarılmasına harita
Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon Tahmini
DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA ve BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI ARAŞTIRMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon i 2008-2009 Kış Dönemi (Ekim, Kasım, Aralık,
KİTABIN REHBERLİK PLANLAMASI. Bölümler. Bölümlere Ait Konu Kavrama Testleri KONU KAVRAMA TESTİ DOĞA VE İNSAN 1 TEST - 1
Sunum ve Sistematik SUNUM Sayın Eğitimciler, Sevgili Öğrenciler, ilindiği gibi gerek YGS, gerekse LYS de programlar, sistem ve soru formatları sürekli değişmektedir. Öğrenciler her yıl sürpriz olabilecek
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü TOPOGRAFYA (HRT3351) Yrd. Doç. Dr. Ercenk ATA
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü 4. HAFTA KOORDİNAT SİSTEMLERİ VE HARİTA PROJEKSİYONLARI Coğrafi Koordinat Sistemi Yeryüzü üzerindeki bir noktanın konumunun enlem
Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri
Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri Hedefimiz Arizona, Phoenix te yaşayan sizleri büyük Phoneix bölgesindeki musonların olası riskleri hakkında bilgilendirmek. Bir
COĞRAFYA-2 TESTİ. eşittir. B) Gölün alanının ölçek yardımıyla hesaplanabileceğine B) Yerel saati en ileri olan merkez L dir.
2012 LYS4 / COĞ-2 COĞRAFYA-2 TESTİ 2. M 1. Yukarıdaki Dünya haritasında K, L, M ve N merkezleriyle bu merkezlerden geçen meridyen değerleri verilmiştir. Yukarıda volkanik bir alana ait topoğrafya haritası
ÖSYM YGS / SOS M Diğer sayfaya geçiniz.
17. 18. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti sadece iki şeye güvenir. Biri millet kararı, diğeri en elim ve güç şartlar içinde dünyanın takdirlerine hakkıyla layık olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir.
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları. 7. Yağış
Havacılık Meteorolojisi Ders Notları 7. Yağış Yard.Doç.Dr. İbrahim Sönmez Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü [email protected]
TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü. Ankara
TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 Ankara Ülke Ekonomisinde Etkili Olan Faktörler Tarih Doğal Kaynaklar Coğrafi yer Büyüklük Arazi şekilleri
4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI
4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.
ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Atmosfer Modelleri Şube Müdürlüğü. 31 Ocak 1 Şubat 2015 tarihlerinde yaşanan TOZ TAŞINIMI. olayının değerlendirmesi
31 Ocak 1 Şubat 2015 tarihlerinde yaşanan TOZ TAŞINIMI olayının değerlendirmesi Kahraman OĞUZ, Meteoroloji Mühendisi Cihan DÜNDAR, Çevre Yük. Mühendisi Şubat 2015, Ankara 31 Ocak 1 Şubat 2015 tarihlerinde
İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: GİRİŞ Bölüm: ATMOSFER BİLGİSİ... 11
İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: GİRİŞ...1 1.1. METEOROLOJİNİN TARİHÇESİ... 1 1.2. TÜRKİYE DE METEOROLOJİNİN TARİHÇESİ... 2 1.3. METEOROLOJİ... 3 1.3.1. Hidrometeorlar... 4 1.3.2. Lithometeorlar... 4 1.3.3.Fotometeorlar...
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ)
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) Hazırlayan: Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 Yüksek Seviye Rüzgarları (Upper Winds) İzobarlar düz ve paralel ise yüzey sürtünmesinin etkisinden uzak serbest atmosferdeki
MEVSİMLER VE İKLİM A. MEVSİMLERİN OLUŞUMU
MEVSİMLER VE İKLİM Ülkemizde hepimizinde bildiği gibi dört mevsim yaşanmaktadır. Bu mevsimler ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimleridir. Peki ilkokuldan beri özellikleriyle beraber öğrendiğimiz bu mevsimler
***Yapılan bir çizimin harita özelliğini gösterebilmesi için çizimin belirli bir ölçek dahilinde yapılması gerekir.
HARİTA BİLGİSİ Harita Kuşbakışı görünümün Ölçekli Düzleme aktarılmasıdır. ***Yapılan bir çizimin harita özelliğini gösterebilmesi için çizimin belirli bir ölçek dahilinde yapılması gerekir. Kroki Kuşbakışı
Karadeniz ve Ortadoğu Bölgesel Ani Taşkın Erken Uyarı Projesi
Karadeniz ve Ortadoğu Bölgesel Ani Taşkın Erken Uyarı Projesi Hayreddin BACANLI Araştırma Dairesi Başkanı 1/44 İçindekiler Karadeniz ve Ortadoğu Ani Taşkın Erken Uyarı Projesi. Gayesi. Model Genel Yapısı.
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJĠ)
JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJĠ) Hazırlayan: Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 CEPHELER VE OKLÜZYONLAR (Fronts and Occlusions) Cephe çeşitlerini ve karakteristik özellikleri Farklı özelliklerdeki
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KURAKLIK ANALİZİ. Bülent YAĞCI Araştırma ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı
T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KURAKLIK ANALİZİ Bülent YAĞCI Araştırma ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı İklim Değişikliği 1. Ulusal Bildirimi,
EK-C RÜZGAR ÖLÇÜM İSTASYONU KONTROL İŞLEMLERİ Rüzgar ölçüm direğinde ölçülecek meteorolojik değişkenler ve algılayıcının adı aşağıda verilmiştir:
EK-C RÜZGAR ÖLÇÜM İSTASYONU KONTROL İŞLEMLERİ Rüzgar ölçüm direğinde ölçülecek meteorolojik değişkenler ve algılayıcının adı aşağıda verilmiştir: Değişken adı Rüzgar Hızı Rüzgar Yönü Hava Sıcaklığı Bağıl
BİTKİ SU TÜKETİMİ 1. Bitkinin Su İhtiyacı
BİTKİ SU TÜKETİMİ 1. Bitkinin Su İhtiyacı Bitki, yapraklarından sürekli su kaybeder; bünyesindeki su oranını belirli seviyede tutabilmesi için kaybettiği kadar suyu kökleri vasıtasıyıla topraktan almak
HİDROLOJİ Doç.Dr.Emrah DOĞAN
HİDROLOJİ Doç.Dr.Emrah DOĞAN 1-1 YARDIMCI DERS KİTAPLARI VE KAYNAKLAR Kitap Adı Yazarı Yayınevi ve Yılı 1 Hidroloji Mehmetçik Bayazıt İTÜ Matbaası, 1995 2 Hidroloji Uygulamaları Mehmetçik Bayazıt Zekai
