Dr. ÂFET İNAN. Tarih Doçenti
|
|
|
- Nazar Koca
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Seyahat raporları : III. ANKARA-SAMSUN ARASINDA TARİH GEZİSİ (6 Mayıs- Haziran 946) Dr. ÂFET İNAN Tarih Doçenti Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi adına, asistan ve öğrencilerden on iki kişilik grupla bir tarih gezisi programı hazırladık. Yol uğrak yerlerimiz Kayseri, Sivas, Amasya, Samsun illeri olacaktı. Dönüşte de, Çorum ili üzerinden, Pazarlı, Alacahöyük, Alişar, Boğaz-kale kazı merkezleri ziyaret edilerek, Yerköy veya Çerikli'den Ankara'ya ulaşacaktık. Bu son yerlere, sellerin yolları bozması ve vasıta bulmanın güçlüğü yüzünden gidemedik. On yedi gün sûren bu seyahatte güttüğüm gaye şu idi: Anadolu'nun Orta ve Kuzey bölgelerindeki tarihî âbideleri öğrencilere tanıtırken, bu yerlerin coğrafî hususiyetleri içindeki umumî görünüşleri ve en eski çağlardan itibaren yerleşme yerlerinin ne suretle serpilmiş olduğunu göstermek. Toroslar'ın kuzey yamaçlarında Kızıl ırmağın menbaından mansabına kadar olan bu bölgeler, Anadolu tarihinin en önemli olaylarına sahne olmuştur. İnsanların ilk çağlardan itibaren yerleşmelerine müsait olmuş, bugün il merkezleri olan yerlerde tarihî devirlerin en güzel âbideleri yapılmış, yol uğrak noktalarında kervansaraylar, stratejik yerlerde kaleler, meşhur şahıslar için türbeler inşa edilmiştir. Bütün buralarda Anadolu'nun geçirmiş olduğu, târihin türlü devirlere ait izlerini bol bol bulmak imkânı vardır. Bu yerlerimizde son çeyrek asırlık Cumhuriyet devrinin inkişâfına şahit olmakla da haz duyduk. Buraları, ben onbeş yıl önce de gezmiştim, bugün şehirciliğin icabettirdiği kaidelere uyarak, bazı yenilikler yapılmış olduğunu memnunlukla gördük. Yollar, meydanlar, okullar, fabrikalar... Bilhassa fabrikalar, modern tekniği yurdumuzda yerleştirirken, yeni mahalleler ve medenî vasıtalar kurmuşlardır. Bunlar içinde gezdiklerimiz, Kayseri'deki bez fabrikası, Sivas'taki çimento ve cer atelyeleridir. Cer atelyesi için derhal şunu kaydedelim ki, biz burasını görmeğe giderken taşıdığı isme göre yalnız bir atelye sanıyorduk. Halbuki bir çok atelyelerden mürekkep esaslı bir tesis olduğunu gördük. Bütün bu fabrikalar istihsalin inkişafı bakımından ekonomik ve sosyal hayatımızdaki değişiklikleri belirtmektedirler. Okullara gelince, Antropoloji asistanı Bay Kılıç Kökten, Arkeoloji asistanı Bayan Dr. Nimet Özgüç, İlmî yardımcı Dr. Füruzan Kınal, Özel İnanlı ve yedi öğrenci.
2 0 AFET İNAN bilhassa Kayseri ve Sivas'ta misafir kaldığımız Kız enstitülerini, muhitlerinde ince zevki ve giyim sadeliğini ne suretle yaymış olduklarına şahit olduk. * Asıl geçmişe ait olan izleri ve eserleri gezmek için, Vali ve Belediye Başkanlarının gösterdikleri yardım bize bir çok kolaylığı sağlamıştır. Kendilerine teşekkür ederiz. Gezdiğimiz yerlerin kısa raporunu burada verirken, coğrafî bölgelere göre sıralamayıp tarihî kronolojiyi esas alarak bir izah yapmak istiyorum. Bu suretle buralarda bulunan bütün eserleri değil, yalnız gördüklerimize, onlar üzerindeki okuduklarımızı da katarak, bu yazımızı okuyanlara bizimle beraber bir tarih gezisi yapabilmelerini düşündük. Bu yerlere ait olan yayınlardan bulabildiklerimizi toplamış ve yanımıza almıştık. Yollarda giderken, bunları okuyarak, önceden bir hazırlık devresi yapıyorduk. Her gittiğimiz yerde, içimizden biri orasının tarihi hakkında bildiklerini söylerken, oralarda bulunan bilen kimseleri de dinlemek fırsatını buluyorduk. Kronolojik sıra bize şu devirleri verecektir: I - Tarih - öncesi devirleri, II- Tarihe yakın devirler, III-Tarihi devirlerden:. Etiler,. Frigler, 3.Helen, 4. Roma, 5. Bizans, 6. Selçuk, 7. Osmanlı, 8. Türkiye Cumhuriyeti. Buraya eklediğimiz harita bizim yol uğrak yerlerimizi göstermektedir. Coğrafî durum : Gezdiğimiz Orta Anadolu yaylası ve Karadeniz kıyısının coğrafî hususiyeti, Kızılırmak ile Yeşilırmak arasına düşen bölgeler olmasıdır. Kızdırmağı Sivas'ın doğusunda Kızıldağ'dan çıkışından itibiren, türlü yerlerde kâh üzerinden, kâh kıyılarından geçerek, Bafra deltasındaki dökülme yerine kadar takip ettik. Kızıl ve Yeşil ırmakların kaynakları Zara ilçesi civarındaki dağlardadır. Yeşil ırmak kısa yoldan denize ulaşır. Kızılırmak ise Anadolu'nun ortasında bir kavis çizerek, aktığı yerlerde bazan durgun bir su yatağı, bazan de delice akan çağlıyanlar gibidir. Bu bölgelerde deniz kıyısına yakın olan dağlar o kadar yüksek değildirler, En yüksekleri iki bin metreyi geçmez. Fakat Orta Anadolu yaylasının arasında değişen yüksekliği içinde Kayseri'deki Erciyeş, Türkiye'nin en yüksek dağlarından biridir (399). Tepesindeki beyaz mantosunu daima üzerinde taşır. Güney'in dağ silsilelerinden Toroslar'ın etekleri bu orta yaylaya doğru yayılırlar. Orta Anadolu'nun geniş tarlaları ve bozkırları içinden deniz kıyısına doğru inilirken, bol suların aktığı yeşil dağlarla karşılaşılır. Hele Amasya'dan sonraki demiryolu boyunca, verimli toprakların güldürdüğü bölgelerden geçil-
3 Ankara Samsun arasında tarih gezisi.
4 ANKARA - SAMSUN ARASINDA TARİH GEZİSİ dikçe, Orta Anadolu'nun geniş ufukları kaybolur. Samsun karadeniz'in işlek ve zengin illerinden biridir. Geziyi yaptığımız bu ilk bahar mevsimi, bize bütün bu yerlerin yeşil ve güzel yüzünü göstermiştir. Esasen bu yıl, Orta Anadolu için de sulak ve bereketli bir yıl olmuştur. I-Tarih-öncesine ait yerler : Bu hududunu çizdiğimiz bölge, Tarıh-öncesi devirlerinden itibaren insanlara mesken olmuş yerlerdir. En eski taş devri için bilinen yerler şunlardı: Kayseri'nin güneyinde Yeşil Hisar bucağından gidilen Soğanlıderede, R. Campbell-Thompson 90 da paleolitik âletler bulduğunu yazmışsa da bunlar hakkında istenilen bilgileri vermemiştir. Anadolu'nun Paleolitik bir istasyonu olarak kitaplarda yer almaktadır. Biz bunu araştırmak için Yeşil-hisar'a otobüsle ve oradan da yürüyerek Bayındır mevkiine kadar gittik. Ancak oradan ileri gidilecek yerin daha uzak olduğunu ve yol olmadığını da görerek kalabalık gitmemeyi tercih ettik, içimizden B. Kılıç Kökten ile B. Enver Bostancı geceyi de Yeşilhisar'da geçirmek üzere, Soğanlıdere istikametine gittiler. Araştırmaları neticesinde müsbet bir belge bulamadıklarını söylediler. Bu suretle, menfi de olsa Soğanlıdere paleolitik istasyonu araştırılmış oldu. Grupumuzun geri kalan kısmiyle biz o geceyi Ürgüp'te geçirmiştik. Ertesi gün öğretmen B.Veli Göktan, okulunda bulunan bazı fosillerle, işlenmiş çakmak taşlarını bize gösterdi. Bunların bulunduğu yere kendisinin delaletiyle gittik. Ürgüb'ün güney doğusunda demiryolundaki Yavaş istasyonu istikametindeki vadinin, bir yamacında olan Kara-in, şimdiye kadar arkeoloji edebiyatında ismi geçmeyen bir yerdir. "Göreme,, tipinde mağaraları bulunduğundan jeolojik özelliği dikkati çekmiş ve 937 yılında Prof. H. Nafiz Pamir ile Chaput tarafından, bu bakımdan ziyaret edilmiştir. B. Veli Göktan'ın ifadesine göre Von der Osten de buraya gelmiş ise de, tarihî kültür izlerine dair bir şey bulamamıştır. Vadinin içinde serpilmiş olan köy yakınlarında çakmaklık adı verilen, ocakların bulunduğunu da söylediler. Asıl Kara-in mevkii, bugün tarla olan, düz beş tarasın bitiminde kaya oyukları ve kaya sivrilikleriyle yükselir. Bu mağara kalıntılarında Hiparion da, bulunan bir çok hayvan fosilleri vardır. Biz bu Hiparion'u Ürgüp'teki okulda gördük. Fakat yerinde de kayalıkların tepesinde, bizimle beraber giden Antropoloji öğrencileri bazı parçaları bulmuşlardır. Asıl mühim olan cihet ise, bu taraslardan yukarıya doğru çıkıldıkça, işlenmiş tarla toprakları arasında taş âletlerin ve türlü devirlere ait olan çanak çömlek parçalarının bulunmasıdır. Mağaraların kıyısından geçen bir küçük su yatağında ise "mikrolit,, denilen obsidyenden işlenmiş minik âletler ve yongaları bol bol toplamak imkânı vardır. On kişilik grupumuz, bu tarlaların türlü M. Pfannenstiel, Altsteinzeitliche Kulturen Anatolîeus, Berlin, 94, S. 0
5 AFET İNAN yerlerinde işlenmiş çakmak taşı âletlerinden başka, bol miktarda çanak çömlek parçaları topladı. Siyah ve kahverengi çakmak taşlarından başka obsidyenden musteriyen devri tekniğini hatırlatan âletler de vardır. Bunlardan bilhassa ikisi Orta paleolitiğin tam manasiyle özelliklerini taşırlar (şekil no. ). Bu örneklerden o vadide yol boyunca da topladık. Obsidyenden minik âletler de (mikrolit) çok miktarda bulunmaktadır. Bunlar Mersin Yumuk - Tepe'dekilere benzemektedirler. Orta taş (Mezolitik) devrine ait olacağı gibi, seramikle beraber bulunduğundan Kalkolitik ve Bakır çağına ait de olabilirler Çanak - çölmek cinslerine gelince, topladığımız örneklerde Bakır devrinden itibaren Eti ve klâsik çağa ait olanlar bulunuyor. Bunlar içi dışı siyah, kırmızı ve kül renginde olduğu gibi, iç ve dışları ayrı ayrı boyalarda olanlar da görülür. Bu parçaların resim ve maktalarını ve onlara ait arkeoloji bakımından incelemeleri, seyahatimizde beraber bulunan Bn. Dr. Nimet Özgüç'ün bu rapora eklenen yazılarında bulacağız. Tabiidir ki bu satıhta bulunan dağınık parçalarla kesin bir hükme varılamaz. Kara-in'de yapılacak sistematik bir hafriyat bu yerin tarihî varlığı ve kültür malzemesi itibariyle bize bilgiler verebilir. Ancak bugün için bu küçük ve çeşitli buluntular, bize tarih bakımından şu neticeyi verebilmektedir: Ürgüp'ten Yavaş istasyonuna kadar olan bu vadide bu gün yedi tane köy vardır. Vadinin yamaçlarında çakmak taşı ocakları bulunuyor, vadi boyunca yontma taş devrine ait işlenmiş âletlere bol bol tesadüf ediliyor. Kara-in mevkii ise mağaraları ve kaya sığınaklariyle başka bir hususiyet taşıyor. Hayvan fosillerinin bulunuşu, burasının jeolojik tabakasını tayine yarayabilir. Paleolitik âletlerin varlığı ise bu mağara ve kaya sığınaklarında, eski taş devri insanlarının barındıklarını isbat ediyor. Hatta çok ümit edilebilir ki, bu mağaralarda sistemtik araştırmalar yapılırsa, o devrin insan iskeletine de tesadüf etmek mümkün olsun. Bu mağaraların önünden dereye kadar olan mesafede, bugün ekilmiş tarlalar, teras halinde mevcuttur. Bunların içinde Bakir, Eti ve Klâsik devir çanak çömlekleri bulunduğuna göre, burası o devirlerin insanlarına da iskân yeri olmuştur. Bu düz iskân yerlerinin bulunuşu Anadolu'da yenidir. Çünkü şimdiye kadar daima höyükler yerleşme yerlerinin esası sayılırdı. Bu gün bu düz iskân yerleri iki çeşittir; ya oturulmuş şehirler: Ahlatlıbel Bakır-devri gibi ; veyahut mezarlık olarak bulunan yerler: Samsun, Teke-köy gibi 3. Bu son yer kazıldığı vakit Bakır devrine ait bir nekropole Taslandığını biliyoruz. 3 Von der Osten O. İ. P. Volume XXVIII s. 84 Şekil 89. Dr. H. Zübeyr, Ahlatlıbel Harfiyai., T. T. A. E. Dergisi sayı II 934. K. Kökten, Nimet ve Tahsin Özgüç, Belleten sayı, 35; 945 S
6 ANKARA -SAMSUN ARASINDA TARİH GEZİSİ 3 Kara-İnde mahzara itibarîyle Tekeköy'e benzemektedir. Burası bir şehir kalıntısı olabileceği gibi, bir mezarlık da vermesi ihtimali kuvvetlidir. Fakat şunu da unutmamalıdır ki, mezarlık olan yere yakın, bir şehir bulunması lâzımdır. Bazan de Ahlatlıbel'de olduğu gibi şehrin evlerinin altında gömülmüş iskeletler bulunabilir. Ancak bizim bulduğumuz çanak-çömlek örnekleri hangi devirlerin burada var olabileceğini göstermektedir, ve bizim bu haber verişimiz bir ip ucudur. Kesin hükümler ancak arkeolojik bir araştırma sonunda verilebilir. Yalnız biz bu seyahatimizin sonunda Anadolu iskân haritasına bir yeri daha katmış bulunuyoruz. Bundan başka, Bünyan - Pınarbaşı arasında, Hazar- höyüğe yakın bir mesafede, tabii mağaralar dikkat nazarımızı çekti. Hazar Boğazı adı verilen bu yerde şosenin sağ tarafındaki mağralardan birine hep beraber girdik. Üst tabakalarında bir şey bulamamış isek de, bu yol boyunca olan mağara ve kaya sığnakları Bay Kılıç Kökten'in ilgisini çekti, iki öğrenci ile orada kalarak akşama kadar incelemeler yaptılar. Biz Selçuk devri eserlerinden Karatay Kervansarayı ile Melik Gazi türbesine gitmek üzere ayrıldık. Bay Kılıç Kökten, bu mağaralarda tipik âletler bulamamış ise de, üst taraftaki çakmak taşı tarlalarında âletler bulunabileceğini tahmin etmektedir. Bu mağralarda da kazılarak araştırma yapılması faydalı olabilir. Taş devri için gördüğümüz yerlerden biri de kuzeyde Samsun bölgesindedir. Bu şehrin güney doğusunda bulunan Teke-köy istasyonunda Fındıcak ve Çınarlık derelerinin suladığı vadiye doğru gittiğimizde, manzara şöyle idi: Vadi yamaçlarında ve güneye doğru olan kısımlarda dağlar yükselmeğe başlıyor. Sol taraftaki bir yarmanın iki tarafı kayaların çeşitli örnekleriyle doludur. Bunlar, bilhassa sıra ile bir uzun hat teşkil eden kaya sığmaklarıdır. Köye doğru olan yamaçlarda ise, çeşitli inler ve mağaralar vardır. Bu vadide orta paleolitik (musteriyen) tipte aletler bulunmuştur. Vadiye daha yakın olan kaya sığınağında araştırmalar yaptık. Burası K. Kökten tarafından 940 da tetkik edilmiş ve 94 de de kazılarak mezolitik bir istasyon açığa çıkarılmıştır. Aynı yerin toprak dolguları içinde biz de bir çok çakmak taşından minik âletler (mikrolit) bulduk. Burası, kaya sığınakları ve mağaralariyle, en eski devirlerden itibaren bir iskân sahası olduğu anlaşılıyor. Bu suretle Anadolu'nun en kuzey bölgesinde tarih - öncesi insanlarının yaşamak için seçtikleri yerin, coğrafî özelliklerini görmüş olduk. II - Tarihe yakın çağlar: Bu bölümde sıralayacağımız kısımlar, yine yazıdan önceki devrelere ait olacaktır. Ancak bu devrenin yerleşme yerleri daha katî bir şekil almış ve köyler kurulmuştur. Ülkü, Nisan 94. S. -4. K. Kökten, Nimet ve Tahsin Ozgüç, Belleten sayı 35, 945, s. 38.
7 4 AFET İNAN Diğer bir değişiklik de madenlerin işlenmeğe başlanması ve çanak çömlek yapılmasıdır. Bu çağda Kalkolitik, Bakır, diye iki bölüm ayrılıyor, biz, bu gezimizde bu devrelere ait yerleşme yerlerini iki bölgede toplayacağız.. Kuzey Anadolu orta Karadeniz kıyısı,. Orta Anadolu Sivas ve Kayseri çevresi.. Samsun'daki Dündar-tepe kazılar'ında ilk yerleşme kâtı, kalkolitik devreye ait olduğunu bize bu kazıyı yapanlar haber vermişti Dündar-tepe, Samsun'un 3,5 Km. güney doğusunda demiryolunun geçtiği sahadadır. Höyük, dereye doğru uzanarak yayılan ve tepesinde yuvarlaklığını muhafaza edebilen bir durumdadır. Ancak demir yolu yapılırken bu höyük bölünmüş büyük bir makta meydana çıkmış. Bu yarmadaki kültür katlarını ben, 940 da kazı yapıldığı sırada görmüştüm. O zaman demir yoluna yakın düzlükte yarmanın yanında açılan sahada su çıkmasına rağmen, ilk yerleşme devri olan kalkolitik kültür izleri meydana çıkmıştı. Bu devre insanlarının, ilk yerleşme yeri olarak burasını seçmiş oldukları anlaşılıyor. Höyüğün bu günkü durumu şöyledir: Demiryolu yanındaki yarma yanında açılmış olan saha kapanmıştır. Yarmanın üzerini yeşillikler kapladığı için istratigrafik katlar görülememektedir. Yalnız tepedeki açılan Bakır devri kışımı daha iyi belli olmaktadır. Burasının kalkolitik devri eserleri, Orta Anadolu buluntulariyle birdir. Dündar-tepe Anadolu'da müşterek bir kültürün, kuzeydeki yerleşme yerini bize göstermiş oluyor. Buradaki ikinci kültür tabakası Bakır devrine aittir. Ancak kalkolitiğin üzerine kurulmuş olan bakır devri ile tepede bulunan bakır kültürü arasında bazı farklar vardır. Höyüğün eteğinde bulunan Bakır çağı, yine Orta Anadolu ile ahenkli ve müşterek vasıflı olarak devam eder. Tepede bulunan bakır çağı eserleri ise, Batı Anadolu ile müşterek vasıflar gösterdiği gibi Teke-köy - Karadeniz kıyı kültürü ile de bir birlik taşımaktadır. Kuzeyde ikinci bir bakır devri istasyonu Teke-köy'dedir. Burası düz bir iskân yeridir. Yedi metreye yakın bir yığıntı ana kaya üzerinde birikmiştir.,50 m. den sonraki kalınlık içinde orta Anadolu Bakır çağı eserleri veren bir mezarlık bulunmuştur 3. Buradan 7 iskelet çıkarılmıştır. Bu mezarlar ölü gömme adetleri örneklerini verdiği gibi, çeşitli bakır devri eserleri de, ölü hediyeleri arasında bulunmaktadır. Biz bu yeri yeniden örtülmüş bir şekilde bulduk ve üzerinde de tütün ekilmişti, tarlaların içinden geçerken toprak tümseklerinde çanak çömlek kırıntılarına rastlanıyordu. Bu iki istasyon, Dündar-tepe ve Teke-köy kazılarak tanıtılmış yerlerdir. Kökten, N. ve T. Özgüç, Belleten sayı 35, 945, sayfa 367. Belleten sayı 35, 945, 370. Belleten sayı 35, 945, " " 3 " "
8 ANKARA - SAMSUN ARASINDA TARİH GEZİSİ 5 Bu devre için diğer bir bölgede Samsun'un batısında Bafra ile Alaçam arasındadır. Kızılırmak deltasından geçilince Alaçam yolu üzerinde üç Höyük bulunmaktadır. Bunlardan ilki Çirlek-tepe, bugün bir tütün tarlasidır. Bu sürülmüş topraklar içinde, çeşitli çanak çömlek kırıntıları toplanabiliri Tepesinde bir çukur açılmış ve kesme taşlarla bir yapı kalıntısı otlar arasında görülmektedir. Burada sistematik bir hafriyat yapılmış değildir. Bakır devri çanak-çömleği dağınık olarak bulunuyor. Ikiz-tepe daha ileride yolun sağ tarafına düşen bir köy yanındadır. Bu tepeler biri daha yüksek ve büyük, diğeri de onun devamı olarak bir ikinci tümsektir. Bugün bu tepeler buğday ve tütün tarlalarıdır. Biz, boyumuzca olan buğday başakları arasından geçtik, yamaçlarda çanak-çömlek topladık. Bu arada bir ele ağrışak bulundu (şekil no. ). Bu tepelerin kapladığı saha epey geniştir ve Çirlek-tepe'ye nazaran çok daha büyüktür. Sivri tepe Alaçama daha yakındır, yolun sol tarafında çok sivri bir halde yükselmektedir. Bu üç büyük bakır devri çanak-çömleğinin tipik örneklerini vermektedir Demek ki Samsun doğusunda olduğu gibi, batısında da bu devre insanları yerleşmiştir. BU KÜÇÜK Buluntularla ancak devreleri tesbit edilen bu yerleşme yerleri sistematik kazılacak olursa, ne gibi eserler verecektir, şimdiden tahmin edilemez. Ancak yerlerinde görerek de anlıyoruz ki, Türk Tarih Kurumu hafriyat heyeti, Orta Karadeniz Kıyılarında yeni buluntulariyle Anadolunun Bakır çağı kültürünün oturma yerlerini ve bu suretle de bu hudutları genişletmiştir.. Bakır çağı, için gezdiğimiz yerlerden ikinci bölge olan Orta Anadolu'nun Sivas ve Kayseri bölgelerini ele alalım. Sivas'tan Kızılırmak menbaına doğru gidildikçe, bu günkü Hafik gölü içindeki Höyük, ilgiyi çeken bir yerdir. Buradaki sondaj kalkolitik ve bakır devri eserleri vermiştir. Göl içindeki bu Höyük tamamen kültür kalıntılarından bir yığındır. Biz burasını görmeğe gittiğimizde suyun üzerinden geçecek bir vasıta bulamadık. Höyüğü karaya en yakın olduğu kıyıdan gördük. Fakat, bu kıyı kısmında, sudan hafif bir meyille yükselen yamaçta da, türlü devirlere ait çanak çömlek topladık. Bilhassa bir çakmak taşı âlet dikkate şayandır (şekil no. 3). Bu buluntuları izah edebilmek için coğrafî durumunun, yani göl seviyesinin hangi devirlerde ne şekilde olduğunun tesbiti lâzımdır. Çünkü bu günkü duruma göre izah edilmek istenirse, daha önce sondajı yapılmış göl içindeki höyüğün bir yerleşme yeri olduğu ve kıyıda da, şimdiki bulduklarımıza dayanarak, diğer bir oturma yerinin veya mezarlığın varlığını kabul etmek gerekmektedir. Belleten, sayı sayfa 395, K, Kökten, Belleten, sayı s. 663.
9 6 AFET İNAN Hafik'ten Zara yolu üzerinde ilerlerken' ikinci bir göl mıntıkasında da durduk. Şoseden gölün mavi suları, koyları ve adacıkları görünüyordu. Fakat etrafında tek bir ağaç yoktu. Şoseden epey içerlere doğru yürüdük. Gölün kıyı yamaçlarında tepecikler aştık. Gölün içerlek bir koyunda çok muntazam bir höyük teşekkül etmişti. Burası da Bakır devri eserlerini veriyor. Bu höyüğe karşı olan kayalıklardan birinde ise, muntazam yontma taşlarla mezar olması muhtemel bir yapı vardır. Bunun açık olan kısmı girilemiyeçek kadar küçük olduğundan içerisini göremedik. Fakat Bay K. Kökten'in ifadesine göre bu delik bir yıl önce daha geniş imiş ve iç kısmındaki taşlarda'bir takım yazılar varmış. Bizim elimizde kazma kürek gibi vasıtalar olmadığı için, bu kapalı kısmı açamadık. Sivas'ın doğusundaki höyüklerin coğrafî durumlarını görmek, bize Kızdırmağın menbaına doğru olan bu bölgedeki eski yerleşme yerlerini tanıtmış oluyor. Bu devre için, Kayseri bölgesi de boş değildir. Daha önce bahsettiğimiz Kara-in, Bakır devri eserleri veriyor. Meşhur Kültepe'de bakır çağı çanak-çömleğini tanımıştır. Bu seyahatimizin yeni buluntu yeri olan Hazar-höyük, (Bünyan ile Pınarbaşı arası) Bakır devri eserlerini vermiştir. (Dr. Nimet Özgüç'ün bu buluntular üzerindeki incelemesine müracaat). İşte bu suretle Bakır çağı buluntuları gezdiğimiz" bölgelerde serpilmiş olarak bulunmaktadır. Bunlar ekseriya müşterek bir karakter gösterirler. Demek oluyor ki Anadolu'nun bu devrede yerleşme yerleri, sonraki gelecek devreleri de üzerinde barındıracak iskân bölgeleridir. III - Tarihî çağlar: Anadolu'da tarihî çağlar yazılı vesikaların bulunmasiyle başlar, Ondan önceki kültür gelişmesi devirlerinde de yazı olması ihtimali kuvvetli ise de henüz böyle bir vesika bulunamamıştır. Onun için bugün Anadolu'nun tarihî devirleri Kültepe tabletlerinin bulunduğu M. ö. II. binden itibaren başladığı kabul edilir. Biz bu gezimizde ilk yazılı vesikaların bulunduğu yeri de gördük. Burası Kayseri'nin kuzey doğusundâdır. Bünyan şosesinin 0 nci kilometresinde demir yoluna doğru sapılan bir toprak yolun uçundaki, Kara-höyük köyünün yanındaki Kültepedir. Kültepe arkeoloji edebiyatında ismi çok tanınan bir yerdir. Kapadokya tabletleri namiyle anılan Asur ticaret kolonileri devrinde alış veriş meselelerini ilgilendiren bu vesikalardan bulunanlarının sayısı üçbini aşar. Bunlar Kültepenin asıl tabakaları içinden değil, fakat eteklerine tesadüf eden tarlalarda bulunmuştur. Hrozny, B, Syria s. 6.
10 ANKARA - SAMSUN ARASINDA TARİH GEZİSİ 7 Bu tabletler ve höyük hakkındaki yayınlardan edinilen fikir şudur: Eski adı Kaneş olan bu şehir yerli bir prensliğin merkezidir. Oraya mal satmağa gelen Asurlu tüccarlar, şehir dolaylarında kalırlar ve yerli halk ile yaptıkları alış verişi yazılı olarak tesbit ederlerdi. Biz burasını bugün şöyle gördük: Höyük oldukça büyük ve tepeleri yaygındır. Burada sistemi ve katları belli olmayan çukurlar halinde kazılmış yerler ve taş yığınları bulunuyor. Yol tarafındaki yamacında bir yarmada, yangın izlerini gösteren tabakalar arasından çanak - çömlek kırıntıları toplanabilir. Bunlar mevcut bilgilere bir şey katmaz ise de, muhtarın karısının bana verdiği parçalar dikkate şayandır ve bu gezimizin bir yeniliğidir (Levha no. ). Bilindiğine göre tâbletleriyle şöhret bulan bu höyükte hangi kültür kati bu devreye tekabül eder, onu aydınlatmak güçtür. Ancak Alişar'da tesbit edilmiş istratigrafisi belli katlarda da bu çeşit tabletlerden bulunduğu için mukayeseler yapılabilir. Aynı zamanda filolojik incelemeler ile arkeolojik buluntular karşılaştırılarak bu devrin tarihi tesbit edilmek imkânı olabilir. 3 Bu gezintimizin önemli bir olayı da, yeni bir höyüğün teshilidir. Kayseri Müzesi müdürü B. Halid Doral, Hazar höyüğünü bize haber verdi. Kayseri-Bünyan istikametinde Pınarbaşı yolu üzerinde 57 nci kilometrede durakladık. Hazar Şah köyünün kuzey doğusunda olan bu höyük bir tabii tepe ile köyden ayrılmaktadır. Şoseye yakın olan bu höyük diğer tepeler arasında olduğu için, bir yerleşme yeri birikintisi olduğu kolayca görülememiştir. Onun için, eğer yanılmıyorsak, bu husustaki yayınlar arasında böyle bir höyük zikredilmemiştir. 4 Bu itibarla Hazar höyüğünün coğrafî durumu ve içinde sakladığı kültür izleri dikkate şayandır. Kültepe'ye yakın oluşu aynı kültür çevresi içine girebilir düşüncesini ortaya koyar. Höyük, Kültepe gibi büyük bir sahayı kaplamıyor. Yüksekliği de onun kadar değildir (0-5 metre kadar). Daha küçük olmakla beraber, yuvarlak bir şekil gösteriyor. Eteklerine tesadüf eden yerlerde bazı çukurlar açılmıştır. Biz burada çanak-çömlek topladık. Bu satıh buluntularına göre kesin hükümler verilmezse de, kültür devrelerini tayin etmek imkânı olabilir. Bakır, Eti ve Klâsik çağa ait olan kalıntılar, Anadolu'nun diğer yerleşme yerlerinde bulunanlarla birlik gösteriyor. Fakat buradaki buluntuların en önemlisi, höyüğün yamacındaki iki oyuktan topladığımız boyalı çanak-çömleklerdîr. Bunlar elle yapılmışlar, ve eski Tunç çağına ait olan parçalardır. Kültepe ile benzerlik göstermektedir. (Levha no., 3) Eduard Meyer, Geschichte des altertumes I Paragraf: 435 ; 465 ; 473 ; 48. A. Götze, Kulturgeschichte des alten Orients. Hrozny, Syria 8 (97). Von der Osten O. İ. P. 3 Dr. Nimet Dinçer, D. T. C. F. cilt II. S. 76 ; Dr. Emin Bilgiç. D. T. C. F, cilt II. S Von der Osten, Esplorations in Hittite Agia minör, 99.
11 8 AFET İNAN İşte bu bakımdan Hazar-höyük o çevrede eski bir yerleşme yeri olarak tesbit edilebilir, sanıyorum. Ancak yazılı vesikaların bulunması ihtimali sistematik araştırmaya bağlı olduğundan, bu çanak çömlek buluntularına göre devrelerini tayin etmekle ve bu yeri haber vermekle yeter sayacağız. Bilindiği gibi Etiler devri, Anadolu için birleşmiş beyliklerin topluluğundan doğan bir imparatorluktur. Bu gezimizde bu devletin merkezi olan Hattusas'a sellerin yolları bozması yüzünden gidemedik. Etiler'e ait diğer abidevî eserlerden kaya kitabelerini de yine motorlu vasıtaların gitmemesi yüzünden göremedik. Bunlar bilhassa Kayseri güneyindeki eserlerdir. Develi ilçesinin güney doğusuna düşen ve Toros eteklerindeki kaya kitabeleri bilhassa görmeğe değer yerlerdi. Bunlar İmamkulu, Taşçı ve Gezbeli kaya kabartmalarıdır. Bir de bu bölgede Fraktın höyüğü araştırılmaya elverişli bir yerleşme merkezidir. Biz bu gezimizde sadece Eti medeniyetinin yayıldığı sahalardaki yerleşme merkezlerini gördük ve onlara ait çanak - çömlekleri topladık. Bunlar coğrafî bölge itibariyle şöyledir: Kayseri çevresinde, Kültepe, Hazar - höyük, Kara-İn ve Kayseri müzesinde çok değerli eserler. Sivas kalesinde bizim seyahatimizden sonra yapılan sondajda Eti devri eserlerine tesadüf edilmiştir. Samsun bölgesine gelince orada, Dündar - tepe, Tekeköy, Çirlek, İkiz ve Sivri tepelerde de, Orta - Anadolu Eti medeniyetiyle müşterek vasıflı eserler bulunmaktadır. Frigler devri, Anadolu tarihi için Etiler'den sonraki siyasî varlığın timsalidir. Frigler bilhassa orta ve kuzey Anadolu'da müstahkem şehirler kurmuşlardır. ve buralarda kendilerine has medeniyet eserleri bırakmışlardır. Biz bu gezimizde Friglere ait olan yerleri, çok istememize rağmen, göremedik. Bunlardan bilhassa Samsun'un 8 km. güneyindeki Akalan kalesine atla gidilmek icabettiği için bütün grupumuzla gitmek imkânını bulamadık. Ormanlık bölgede bulunan bu büyük kale, arkeolojik eşyaları vasıtasîyle Halil Ethem bey tarafından 906 da tanınmış ve 907 de de hafriyatı yapılmıştır 3. Bundan başka eski Kayseri şehri olan Mazaka'da da Frig devrine ait izler bulunduğu Kayseri rehberinde kaydedilmiştir. M. ö. VII. asırdan milâdî XI. asra kadar olan zamanda Anadolu'nun bu bölgesinde siyasî hâkimiyet türlü safhalardan geçmiştir. Bizim bu devreler için gördüğümüz merkezlerden ilki Kayseri'dir. Bugünkü şehre beş altı yüz metre uzakta kuzey batıda bulunan bu eski şehir harabeleri, yan yana iki uzun tepeden ibarettir. İslâm devrinin de bir camisi bulunan bu tepelerde, ekserisi Bizans devrine Bossert, Altanatolien, 94, No , , 563, 564. Dr. Tahsin Özgüç, Ülke Gazetesi, Macridy, One citadelle archaique du Pont, MDOG. (907)
12 Tarih gezisi A. İnan Şekil I Kara-in'de bulunan işlenmiş çakmak taşları Şekil. 3
13 Tarih Gezisi A, İnan Şekil İkiz tepe'de bulunan ağırşak
14 ANKARA - SAMSUN ARASINDA TARİH GEZİSİ 9 ait mabet, kilise, hamam ve binaların kalıntıları vardır. Sur bakiyeleri yoktur. Yamaçlardaki sürülmüş tarlalar içinde, şehrin mamur olduğu devirlerin kronolojisini veren seramik parçaları bulunmaktadır. Bugün eski Kayseriye denilen bu şehrin ilk adının "Mazaka,, olduğunu Strabo yazıyor. Aynı zamanda da Özebya (Eusebeia) ismi de zikredilir. Tiberius (M. s. I) zamanında ise Sezare (Çaesarea). adı verilmiştir. Biz bu eski Mazaka'nın yalnız coğrafî mevkiini görmüş olduk. Kayseri civarındaki Bizans devrinin en önemli eserleri Ürgüp'teki Göreme'de vardır 3. Volkanik bir vadi içinde bulunan bu kalker kayalıklar, insanlar tarafından oyulmuş ve Bizans devri üslûbu ile kiliseler ve manastırlar yapılmıştır. Burası bir şehir harabesi değil, bir dinî merkezdir. Bu kaya oyukları içinde sütunla ve kubbeli, oldukça büyük kiliseler vardır. En önemli cihet ise duvarlarında renkli fresklerin bulunmasıdır. Tabii manzara itibariyle muhakkak ki, Anadolu'nun en dikkate şayan yerlerinden biridir, Bugün bir bekçi ile muhafaza edilen bu yerler, güvercinler için de birer mesken olmuşlardır. Göreme kiliseleri Bizans devrinin en bariz hususiyetlerini taşımaktadır 4. Biz, bu gezimizde Osmanlı devrinin mühim şehirlerinden biri olan Amasya'da da eski eserleri gördük. İki silsile arasındaki dar boğazdan akan Yeşilırmağın kenarlarına kurulmuş olan bu şehrin, sol tarafındaki yüksek ve sarp kayalık tepede, eski surların duvarları görülmektedir. Amasya, Pontus kıratlığının merkezi olmakla tarihte şöhret kazanmış ve bu şehir hakkındaki bilgiler bir Amasyalı, olan Strabo'da yazılıdır. Kayalıklar içinde oyulmuş mezarlara Strabo, "hükümdar kabirleridir,, der (M. ö ). Fakat hangi hükümdarlara aittir ve hangisi daha eskidir, bilinemez. Bu kaya mezarlarının içlerini de gezdik. Dış şekilleri mimarî bir hususiyeti haiz ise de, herhangi bir kitabe yoktur 5. Amasya'dan sonra, bu üzerinde durduğumuz tarihî devrelere ait olan yer Kara, Samsun denilen eski "Amisos,, şehridir. Strabo, burasını Miletlilerin kurmuş olduğunu kaydeder. Bu şehir de Kayseri'de olduğu gibi sonradan terkedilmiştir ve bugünkü Samsun şehri kıyısında hafif meyilli bir yamaçtadır. Kara Samsun denilen yer ise şehrin batısında denize doğru çıkıntılı bir uzun tepedir. Denize hâkimdir. Burası Pontus ve Kapadokya kıralları devrinde önemli rol Strabo XII. Halil Ethem, Kayseriye şehri, İstanbul 334. Ch. Texier cilt 3 s , A. Gabriel, Monuments turcs d'anatolie, I. s Ch. Texier, cilt III, s G. de Jerphanion, Les eglises rupestres de Cappadoce, Premiere albüm Texte tome II, Paris 95-98, Texte tome II, deuxieme albüm Evliya Çelebi - II, S. 83. Hüseyin Hüsamettin, Amasya Tarihi, -Cilt I, Ch- Texier S İslâm Ansiklopedisi. A. Ü. D. T. C. F. Dergisi F. 9
15 90 AFET İNAN oynamıştır. Bugün bu tepe tarla olarak kullanılmaktadır. Eski eserlere yer yer tesadüf edilmektedir. Samsun'dan Bafra istikametinde klâsik devirlerde bir kale olan Alaçam'a gittiğmizde yine klâsik devrenin bir sahil şehri olan Gümenus'a kadar ulaştık. Bazı eserlerin bulunmakta olduğunu haber verdilerse de biz bunları yerlerinde göremedik. Gezimizde Anadolu'nun İslâm devri âbidelerini de gördük. Bunlar, Selçuk ve Osmanlı devirlerine ait olan eserlerden kaleler, kervansaraylar, camiler, medreseler ve türbeler idi. XI. yüzyıl'dan XIX. yüzyıl'a kadar olan zaman içindeki devreyi kaplıyan bu islâm çağı, kendine has bir tarzda eserler vücuda getirmiştir. Zevkle istifade ile seyredilen bu eserler tarihimizin parlak devirlerini bize hatırlatmaktadır. Bu bakımdan üzerinde tafsilâtiyle durmadan yalnız gezdiğimiz âbidelerin isimlerini sıralamakla iktifa edeceğim. Bunlar için vereceğimiz birkaç kitap ismi bu konu üzerine fazla bilgi sağlar. Kayseri, Selçuk eserlerinin en fazla bulunduğu merkezlerden biridir. Eski medreseler bilhassa müze binası olarak kullanılmaktadır. Bunlardan Honat Hatun medresesi, Türkiye'nin eski çağ eserlerini toplu olarak bulunduran zengin müzelerinden biridir. Tablet ve taş eserlerden başka, bir odasında da etnografik eşyalar toplanmıştır. Bu bina yanında Honat veya Mah-Peri Hatun türbesi mimarî bir şaheserdir. Dış görünüşündeki taşı oyma sanatı ve mermer istelaktit kaidesi eşine rastlanılmayan bir özelliktedir. Bu kaide, bitişik olan cami duvarı ile kapandığından, kendi içine sıkışmış bir haldedir. Onun için abidevî kıymeti kapalı ve dar bir yere münhasır kalmıştır. Onun bitişiğindeki Honat camisi ve hamamı bu devre eserlerinin tipik örnekleridirler. Sahabiye medresesi, kitabeler müzesidir. Bunlardan başka Gıyasiye ve Şifaiye medreseleri Türkiye'nin en eski (M. 05-H. 60) tıbbiyesi olarak yer alırlar. Bugün harab bir halde olan bu eserler ecdadımızın medeni varlıklarının birer imzası gibi durmaktadır. Diğer eserler arasında bilhassa Döner-kümbeti hatırlatmak isterim. Çünkü bu türbe daha önceleri, evler arasına sıkışmış ve duvarlarına yaslanmış binalar arasında idi. Biz burasını açılmış ve temizlenmiş olarak görmekle memnun olduk. Etrafına belediye tarafından bahçe tanzim edilecek imiş. Bu su retle bu kıymetli eserler değerlerini muhafaza edebileceklerdir. Kayseri içinde bir de kaleyi zikretmek lâzımdır. Bugünkü şehrin ortasında olan bu içkale, duvarları başka yerlerdeki kalelerin aksine olarak düzlükte kurulmuştur; duvarları ve burçları sağlam bir durumdadır. Dıştan gördüğümüz gibi içini de gezdik. Kayseri içinde bir diğer eser de, Mimar Sinan camisidir. Osmanlı devrinin en güzel âbidelerinden biri olarak yer almaktadır. Kayseri Pauly - Wisowa I, s Ali Tanoğlu, Dördüncü Üniversite haftası, Samsun, s. 55.
16 ANKARA - SAMSUN ARASINDA TARİH GEZİSİ 3 çevresinde gördüğümüz üç büyük eserden de bahsetmek istiyorum. Bunlardan ikisi kervansaray, biri türbedir. Bünyan ilçesine bağlı Elbaşı bucağından gidilen Karatay kervansarayı görülmeğe değer bir eserdir. Heybetli yapısı ile ayakta duran duvarları, içindeki muntazam bölmeli iç kısmı büyük bir tarihî varlığın timsalidir, İç duvarlarından bir kısmı son yer sarsıntısında yıkılmış, fakat asıl kervanın barındığı yer ile giriş kapısından avlu etrafındaki oda, cami ve hamam olduğu gibi duruyor. İç avlu kapısındaki yılanlı motif, bilhassa güzel bir tarzda yapılmıştır. Köylülerin rivayetine göre bu avluyu bu kadar ot bürüdüğü halde, bu yılan resminden dolayı buralarda yılan barmamazmış. Bu kervansarayın vakfiyesini saklayan ihtiyar zat, son zamanlara kadar bu kervansarayın odalarında oturduğunu ve bazı yerlerde kapılar pencereler açtığını bize gösterdi. Bu kervansaray hem abidevî heybetiyle, hem de konforiyle Selçuk medenî eserlerinin muhakkak ki başlıcalarından biridir. Köyden ayrılırken, kervansarayın su yolu künklerinden bir kaçının, yeni yapılmakta olan bir binanın yanından çıktığını gördük. Kayseri müzesine konmak üzere bir parçasını aldık. Biz bu kervansaraydan uzaklaştıkça tekrar tekrar bakmaktan kendimizi alamıyorduk. Bundan sonra Pazar-ören köy enstitüsünden geçerek Danişmentlilere ait Melik-gazi türbesi ve kalesini görmeğe gittik. Sarp, kayalıklı bir tepede olan kaleyi uzaktan seyrettik, fakat bizi en çok asıl türbe meşgul etti. Bu türbenin hususiyeti, yalnız tuğla inşaatın jeometrik şekillerle ne güzel bir tarz meydana getirdiğidir. Türbenin alt katındaki mumyalar da görülebilmektedir.. Üçüncü eser Ürgüb yolu üzerindeki İncesu kervansarayıdır. Bu, Karatay kervansarayı gibi abidevî bir eser değildir. Sahası daha büyüktür. Avlusu ve asıl bina daha yaygındır. Bu eserde daha ziyade günün ihtiyaçları dikkate alınmış ve kalabalık kafileleri barındırma için konforlu yerler düşünülmüştür. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa adına yapılmış olan bu kervansaray yanında camisi, medresesi, hamamı bir bütün teşkil etmektedir. Bu suretle Kayseri ve çevresinde Türk-İslâm devrinin çeşitli, güzel eserlerini görmüş olduk. Sivas şehri Anadolu tarihinde daima önemli bir yer işgal etmiştir. Biz burada, Türk-İslâm devri eserlerinin en güzellerini ve meşhurlarını gördük. Bu Türk-İslâm devrinde Sivas şehri, müstahkem, mamur ve ticarî bir merkezdi. Hatta Selçuklar zamanında "hükümet merkezi dahi olmuştur. Kızdırmağın sağ sahiline üç kilometre uzaklıkta kurulmuş olan bu şehrin tarihi, ilgiyi çeken bir durumdadır.. Osman Turan, Selçuk Kervansarayları, Belleten X, 39 (946) s. 48. İsmail Hakkı Uzunçârşılı. Rıdvan Nafiz, Sivas şehri, 98" İstanbul.
17 5 AFET İNAN Burada kale bakiyelerinden pek bir şey-kalmamış. Yalnız Cumhuriyet abidesi yaptırılmak üzere düzeltilmiş olan bu toprak yığıntısının üzerinden, bütün Sivas şehrini seyrettik. Gezdiğimiz yerler Çifte minare, Şifaiye, Buruciye ve Gök-medreselerdir. Gök medrese bugün müze olarak kullanılmaktadır ve çok iyi muhafaza edilmiştir. Kapı ve cephe taş oyma süsleri ve yazıları ile fevkalâdedir. Sivas'ın umumiyetle bütün minareleri çini motiflerle işlenmiştir. Bu renklerle yapılmış olan şekiller, göze e,n bediî bir hissi vermektedir. Gök-medrese veya Sahibiye ve Buruciye medreseleri de taş oymacılığı ve çini süsleriyie şaheserler arasındadır. Biz bu ecdat yadigârlarına hayranlık ve zevkle baktık, aynı zamanda da daha iyimuhafaza edilmelerini gönülden arzu ettik. Sivas, Selçuk devri eserlerinin en değerlilerini bağrında saklamaktadır. Amasya, Osmanlı devri şehzadeleri ve sultanları tarafından yaptırılan eserlerle doludur. Selçuk devrinin de bazı türbe ve camileri varsa da, Osmanlı devrine ait olanlar karakteristik vasıflar taşırlar. Yalnız bu camilerden Sultan Bayazıt camisinin son depremde (939) feci bir surette yıkılmış olduğunu gördük. Sütunları parça parça yerlerde yatıyordu. Bayazıt'ın şehzadeliği zamanında ırmak kıyısında yaptırdığı diğer cami sağlam kalabilmiştir. Medrese, müze halindedir. Burada zengin bir kütüphane ile Selçuk mumyaları vardır. Fakülte'den yeni çıkmış genç bir arkadaş, bu müzenin direktörü olarak bulunuyordu. İşte Türk-islâm devri eserlerinden görebildiklerimiz bunlardır. Bu gezdiğimiz yerler cumhuriyet devrimizin tarihi için de önemli yerlerdir. Samsun, Mustafa Kemal'in Türkiye'yi kurtarmak için ilk çıktığı yerdir. Orada onun kaldığı evi ve Gazi kütüphanesini gezdik. Ondan kalan hatıraları gördük. Amasya, Sivas, yine Cumhuriyet devrimizin ilk kuruluş günlerine sahne olmuş yerlerdir. Sivas. lise binasındaki kongrenin toplandığı salon ile Mustafa Kemal'in yattığı oda, bize o günleri yaşatır gibi oldu. Çünkü buraları, o gün olduğu gibi muhafaza edilmiştir. Bütün bunlar tarihin hatıralarıdır. Biz aynı zamanda bütün bu gezdiğimiz illerdeki imar faaliyetini gördük Fabrikalar bizi bugünkü cemiyet ve ekonomi hayatımız için ilgilendirdi. Bu fabrikaları ve dolaylarındaki modern mahalleleri görmekle de bunlar hakkında bilgi edindik. Tarihin ve yaşadığımız devrin eserlerini böylece yerlerinde görmekle, faydalı bilgiler edinilmiş oldu. A. Gabriel, Monuments Turcs d'anatolie, Tome II Paris 934. İslâm Ansiklopedisi, cüz 5. Türkiye Kılavuzu, Amasya.
MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI
TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. 58.01.0.02 ÇİMENYENİCE KÖYÜ, KÖROĞLU TEPELERİ, I39-a4 MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI İL SİVAS İLÇE HAFİK MAH.-KÖY VE MEVKİİ Çimenyenice Köyü GENEL
Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............
İnsanların var oluşundan yazının icadına kadar olan döneme denir. Tarih öncesi devirlerin birbirinden
Tarih Öncesi Devirlerde Anadolu Video Ders Anlatımı TARİH ÖNCESI DEVİRLERDE ANADOLU Türkiye tarih öncesi devirlerde üzerinde birçok medeniyet kurulan çok önemli bir yerleşim merkeziydi. Ülkemizin tarihi
SULTAN IZZETTIN KEYKAVUS TÜRBESİ, 1217, SİVAS
SELÇUKLU MİMARİSİ Selçuklular Orta Asya dan Anadolu ve Ön Asya ya yolculuklarında Afganistan, İran, Irak, Suriye topraklarındaki kültürlerden ve mimari yapılardan etkilenmiş, İslam dinini kabul ederek
TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMA ENVANTERİ ENV. NO. SİT ADI
TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. ZARA ŞEHİTLİĞİ İL SİVAS İLÇE ZARA MAH.-KÖY VE MEVKİİ GENEL TANIM: Sivas ili, Zara ilçe merkezinde bulunan ve Milli Savunma Bakanlığı, Zara Askerlik
Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları
Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Yrd. Doç. Dr. Yiğit H. Erbil, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı
Dr. İ. KILIÇ KÖKTEN 1) İ. KILIÇ KÖKTEN: 2) İ. KILIÇ KÖKTEN: 3) Franz HANCVAR Alexanre MONGAIT:
A N A D O L U ÜNYE'DE ESKİTAŞ DEVRİNE (PALEOLİTİK) AİT YENİ BULUNTULAR Dr. İ. KILIÇ KÖKTEN Prehistorya Kürsü Profesörü Türk Coğrafya Kurumu'nun Samsun'da yaptığı XV. Coğrafya Meslek Haftasına «Diptarihte
Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir.
Atatürk Müzesi Müze binası, eski Adana nın merkezi olan tarihi Tepebağ da, 19. yüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, cumbalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle
TARİH 1.
TARİH 1 16.02.2017 ARİF ÖZBEYLİ ERBAA ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ TARİHİ ÇAĞLARA GİRİŞ... VE,TARİH YAZIYLA BAŞLAR TARİHİ ÖNCESİ DEVİRLER Taş Devri (MÖ.600.000-5500) Kalkolitik Dönem (MÖ.5500-2500) Maden Devri
Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci
Eylül 2017 Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci Aziz Ogan, 30 Aralık 1888 tarihinde Edremitli Hacı Halilzade Ahmed Bey'in oğlu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Kataloglama
2500 YILLIK YERLEŞİM YERİ: AVŞAR AVŞAR DA ÖREN YERLERİ
2500 YILLIK YERLEŞİM YERİ: AVŞAR AVŞAR DA ÖREN YERLERİ Avşar, Gerede Yazı ovasının en verimli ve düz alanına yerleşmiştir. Sulamanın en yapılabildiği araziler Avşar a aittir. Bu bakımdan çok eskilerden
ŞANLIURFA İLİ MERKEZ İLÇESİ NEOLİTİK ÇAĞ VE ÖNCESİ 2015 YILI YÜZEY ARAŞTIRMASI RAPORU
ŞANLIURFA İLİ MERKEZ İLÇESİ NEOLİTİK ÇAĞ VE ÖNCESİ 2015 YILI YÜZEY ARAŞTIRMASI RAPORU Şanlıurfa İli, Merkez İlçesi, Neolitik Çağ ve Öncesi adlı yüzey araştırması projesi, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı ve
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİ BAHÇELERİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİ BAHÇELERİ ANADOLU SELÇUKLU CAMİİLERİ Konya Alâeddin Camii - 1155-1219 Niğde Alâeddin Camii 1223 Malatya Ulu Camii 1224
Uygarlığın Doğuşu ve İlk Çağ Uygarlıkları Video Flash Anlatımı 2.ÜNİTE: UYGARLIĞIN DOĞUŞU VE İLK UYGARLI
Uygarlığın Doğuşu ve İlk Çağ Uygarlıkları Video Flash Anlatımı 2.ÜNİTE: UYGARLIĞIN DOĞUŞU VE İLK UYGARLI 1.KONU: TARİHÎ ÇAĞLARA GİRİŞ 2.KONU: İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI 1.K0NU TARİHİ ÇAĞLARA GİRİŞ İnsan, düşünebilme
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ. Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ İran üzerinden geçerek Batı Anadolu'ya yerleşen Türk boyların dan bir bölümü 13. yüzyıl sonlarında
AĞILKAYA (PAĞAÇ) HÖYÜĞÜ
AĞILKAYA (PAĞAÇ) HÖYÜĞÜ TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. 58.00.3.02 ADI AĞILKAYA (PAĞAÇ) HÖYÜĞÜ HARİTA İL SİVAS İLÇE MERKEZ MAH.-KÖY VE MEVKİİ Ağılkaya Köyü, Çövenlik Mevkii GENEL
ORDU SIRA NO İLÇESİ ADI SİT TÜRÜ 1 FATSA GAGA GÖLÜ 1.VE 3. DERECE DOĞAL SİT ALANI 2 MERKEZ
ORDU DOĞAL SİT ALANLARI SIRA NO İLÇESİ ADI SİT TÜRÜ 1 FATSA GAGA GÖLÜ 1.VE 3. DERECE DOĞAL SİT ALANI 2 MERKEZ BAYADI KÖYÜ KURUL KAYALIKLARI 1. DERECE ARKEOLOJİK VE DOĞAL SİT ALANI, 3. DERECE DOĞAL SİT
SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER
SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»
5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.
1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla
2007-2010 İzmir İli Arkeolojik Yüzey Araştırmaları
2007-2010 İzmir İli Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Menderes İlçesi: Menderes ilçesine bağlı Oğlananası Köyü ne yakın, köyün 3-4 km kuzeydoğusunda, Kısık mobilyacılar sitesinin arkasında yer alan büyük
COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:
TARİHİ : Batı Toroslar ın zirvesinde 1288 yılında kurulan Akseki İlçesi nin tarihi, Roma İmparatorluğu dönemlerine kadar uzanmaktadır. O devirlerde Marla ( Marulya) gibi isimlerle adlandırılan İlçe, 1872
Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor?
ADIYAMAN Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor? Rivayete göre; Adıyaman şehrini doğu, batı ve güney yönlerinde derin vadiler çevirmiştir. Bu vadilerin yamaçları zengin meyve ağaçları ile kaplı olduğu gibi,
STRATONIKEIA ANTİK KENTİ SU YAPILARI. Antik kent Muğla Milas yolu üzerindedir. Aşağıda görüldüğü gibi Helenistik kurulmuştur.
STRATONIKEIA ANTİK KENTİ SU YAPILARI Antik kent Muğla Milas yolu üzerindedir. Aşağıda görüldüğü gibi Helenistik kurulmuştur. 1 2 MİLAS MÜZE MÜDÜRÜ HALUK YALÇINKAYA TARAFINDAN YAZILMIŞ RAPOR Muğla, Yatağan
ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU
ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul
görülen sanat görülmektedir? dallarını belirtiniz.
Karahanlılar Dönemine ait Kalyan Minaresi (Buhara) Selçuklular Döneminden kalma bir seramik tabak Selçuklulara ait "Varka ve Gülşah adlı minyatür Türkiye Selçuklu halısı, XIII. yüzyıl İlk dönemlere Türk
Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dâhil) Projesi için Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED): Ekler
Teslim Edilen: Hazırlayan: IC-Astaldi JV AECOM Ankara, Türkiye Turkey AECOM-TR-R599-01-00 2 Ağustos 2013 Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü dâhil) Projesi için Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi
Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu
Ali Canip Olgunlu ile Kapadokya Tur Programı Göreme, 6-8 Eylül 2013 Tur Rehberimiz: Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu Öne Çıkanlar: Ali Canip Olgunlu nun anlatımlarıyla Kapadokya Anadolu daki ilk kiliselerden
PERVARİ İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları
PERVARİ İLÇESİ Siirt deki Kültür Varlıkları 185 3.6. PERVARİ İLÇESİ 3.6.1. PALAMUT KÖYÜ UMURLU MEZRASI HANI Han Umurlu Mezrasının hemen dışındadır. Yapı üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını
ANTİK ÇAĞDA ANADOLU ANATOLIA AT ANTIQUITY KONU 3 FRİGLER 1
ANTİK ÇAĞDA ANADOLU ANATOLIA AT ANTIQUITY KONU 3 FRİGLER 1 Frigler Frigler Troya VII-a nın tahribinden (M.Ö. 1190) hemen sonra Anadolu ya Balkanlar üzerinden gelen Hint Avupa kökenli kavimlerden biridir.
ŞANLIURFA YI GEZELİM
ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım
HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti
HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,
KURTALAN İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları
KURTALAN İLÇESİ Siirt deki Kültür Varlıkları 163 3.5. KURTALAN İLÇESİ 3.5.1. ERZEN ŞEHRİ VE KALESİ Son yapılan araştırmalara kadar tam olarak yeri tespit edilemeyen Erzen şehri, Siirt İli Kurtalan İlçesi
SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı
SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,
Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.
Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis
Roma mimarisinin kendine
Roma Bahçe Sanatı Daha sonraları Roma İmparatorluğunun en fazla geliştiği yıllarda, Romalı generallerin harpler sonucu dünyanın dört köşesine Roma mimarisinin taşınmasına sebep olmuştur. Roma mimarisinin
ESKİŞEHİR İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI
gibidir. Sakarya başı nda turizm hareketliliğine cevap verebilecek konaklama, balık lokantaları, çay bahçeleri, günübirlik piknik ve mesire alanları ve doğal yüzme havuzu vardır. Sakarya Başı Sulak alanında
AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin
AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü
AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi "Şehr-i Süleha"
AKSARAY Aksaray ın Tarihçesi Kültür ve Medeniyetler beşiği Anadolu daki en eski yerleşim yerlerinden birisi de Aksaray dır. İlimiz coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle tarih boyunca misyon yüklenen
Aktiviteler. Aşağıda Alan Turizm ile yapmış olduğumuz ortak aktiviteler bulunmaktadır.lütfen her konuda bizden bilgi almakta
Aktiviteler Aşağıda Alan Turizm ile yapmış olduğumuz ortak aktiviteler bulunmaktadır.lütfen her konuda bizden bilgi almakta çekinmeyin. Yürüyüş turları Gizli kalmış Kapadokya ( yürüyüş turu) Ortahisar
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ. Selçuklu Dönemi Yapıları ile Bahçe ve Peyzaj Sanatı
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Selçuklu Dönemi Yapıları ile Bahçe ve Peyzaj Sanatı Selçuklu Dönemi (1071-1308) Oğuzların devamı olan XI. yüzyılın yarısında kurulan, merkezi Konya olan Selçuklular
- 61 - Muhteşem Pullu
Asaf Bey Çıkmazı Kabaltısı Sancak Mahallesindedir. Örtüsü sivri tonozludur. Sivri kemerle güneye ve ahşap-beton sundurmalı sivri kemerle kuzeye açılır. Üzerinde kesme ve moloz taşlardan yapılmış bir ev
RESULOĞLU YERLEŞİMİ VE MEZARLIK ALANI 2013 YILI KAZI RAPORU
RESULOĞLU YERLEŞİMİ VE MEZARLIK ALANI 2013 YILI KAZI RAPORU Resuloğlu yerleşimi ve mezarlık alanı Çorum / Uğurludağ sınırları içinde, Resuloğlu (Kaleboynu) Köyü nün kuş uçumu 900 m kuzeybatısındadır. Yerleşim
TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMA ENVANTERİ ENV. NO. SİT ADI
TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. SICAK SU KAYNAĞI İL SİVAS İLÇE ŞARKIŞLA MAH.-KÖY VE MEVKİİ Alaman Köyü GENEL TANIM: Alaman Köyü ile Kale Köyü arasında, Alaman Köyü ne 300 m. uzaklıktadır.
TANER ÖZDEMİR TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ ZAMAN VE TAKVİM
ZAMAN VE TAKVİM Takvim zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metoduna takvim adı verilir. DİKKAT: Takvimlerin ortaya çıkmasında insanların ekonomik uğraşları önemlidir. UYARI: Hicri takvimin başlangıcı
TOKAT DOĞAL SİT ALANLARI
TOKAT DOĞAL SİT ALANLARI SIRA NO İLÇESİ ADI SİT TÜRÜ 1 NİKSAR EFKERİT VADİSİ DOĞAL VE ARKEOLOJİK SİT ALANI 2 ZİLE EVRENKÖY MAĞARASI 2. DERECE DOĞAL SİT ALANI 3 PAZAR BALLICA MAĞARASI 2. DERECE DOĞAL SİT
ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ
ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ İlk bölümde Orta Asya mimarisinin bazı unsurlarının Anadolu yu etkilediğinden söz etmiştik. Bu etkileşim İran üzerinden Erzurum-Sivas hattından Anadolu nun batısına doğru yayılır.
SELANİK AYASOFYA CAMİSİ
SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek
Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu
Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı Konya'nın 90 km kuzeybatısında yer alan ve 349 km2 yüzölçüme sahip olan Ilgın, günümüzden 3500 yıl önce şimdiki iskan yerinin 25 km kuzeydoğusunda Hititler tarafından "Yalburt"
İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ
İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ 3 GÜN 2 GECE 23-27 NİSAN 2014 İSTANBUL "Orada, Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer
EDİRNE UZUNKÖPRÜ DOĞAL ORTAMI TEMİZ HAVASI İLE SÜPER BİR YAŞAM BURADA UZUNKÖPRÜ DE. MÜSTAKİL TAPULU İMARLI ARSA SATIŞI İSTER YATIRIM YAPIN KAZANIN
EDİRNE UZUNKÖPRÜ MÜSTAKİL TAPULU İMARLI ARSA SATIŞI Yunanistan sınırına 6 kilometre uzaklıkta yer alan Edirne nin Uzunköprü ilçesi, Osmanlı İmparatorluğu nun Trakya daki ilk yerleşimlerinden biri. Ergene
2. İstanbul Boğazı 31 kilometre uzunluğundadır. 3. İstanbul Boğazı Asya ve Avrupa yı birbirinden ayırır. 4. İstanbul Boğazını turistler çok severler.
İstanbul Boğazı İstanbul Boğazı Karadeniz ve Marmara Denizi ni birbirine bağlar. Asya ve Avrupa kıtalarını birbirinden ayırır. İstanbul u da ikiye böler. Uzunluğu 31 kilometredir. Genişliği ise 700 metre
Atoller (mercan adaları) ve Resifler
Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atol, hayatlarını sıcak denizlerde devam ettiren ve mercan ismi verilen deniz hayvanları iskeletlerinin artıklarının yığılması sonucu meydana gelen birikim şekilleridir.
ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI
ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI Harbiye de kaldığımız Otelde akşam Antakya mezeleri ile özel tavuk yedik, Antakya mezelerini tattık, sabah kahvaltıdan sonra, özel minibüslerle
ILISU KASABASI. Ramazan ÖZDEMİR TC AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ
ILISU KASABASI Ramazan ÖZDEMİR TC AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ ILISU KASABASI GÜZELYURT, AKSARAY 1. GENEL TANITIM Ilısu kasabasının kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir ancak
BOSNA-HERSEK TEKİ KÜLTÜR, BİLİM VE EĞİTİM ÜZERİNDEKİ OSMANLI ETKİSİ: MEVCUT DURUM
Prof. Dr. Cazim HADZİMEJLİS* BOSNA-HERSEK TEKİ KÜLTÜR, BİLİM VE EĞİTİM ÜZERİNDEKİ OSMANLI ETKİSİ: MEVCUT DURUM Osmanlıların Balkanlarda çok büyük bir rolü var. Bosna Hersek te Osmanlıların çok büyük mirası
SANAT TARİHİ SANAT TARİHİ NEDİR? Sanat Tarihi, geçmişte varlık göstermiş uygarlıkların ortaya koyduğu her tür taşınır ve taşınmaz maddi kültür varlıklarını inceleyen bir bilim dalıdır. Güzel Sanatlar ve
Doğal ve doğal olmayan yapı ve tesisler, özel işaretler, çizgiler, renkler ve şekillerle gösterilmektedir.
HARİTA NEDİR? Yeryüzünün tamamının veya bir parçasının kuşbakışı görünümünün, istenilen ölçeğe göre özel işaretler yardımı ile küçültülerek çizilmiş örneğidir. H A R İ T A Yeryüzü şekillerinin, yerleşim
TEMEL HARİTACILIK BİLGİLERİ. Erkan GÜLER Haziran 2018
TEMEL HARİTACILIK BİLGİLERİ Erkan GÜLER Haziran 2018 1 HARİTA Yeryüzündeki bir noktanın ya da tamamının çeşitli özelliklere göre bir ölçeğe ve amaca göre çizilerek, düzlem üzerine aktarılmasına harita
2011 YILINDA DOĞU ANADOLU BÖLGESİN DE URARTU BARAJ, GÖLET ve SULAMA KANALLARININ ARAŞTIRILMASI ALİKÖSE KANALI
2011 YILINDA DOĞU ANADOLU BÖLGESİN DE URARTU BARAJ, GÖLET ve SULAMA KANALLARININ ARAŞTIRILMASI Oktay BELLİ ALİKÖSE KANALI Aliköse Kanalı, Tuzluca İlçesi nin yaklaşık olarak 36 37 km. güneybatısında bulunmaktadır.
Sunuş. Kayseri Kültür Yolu Gezi Rehberi
Sunuş Gevher Nesibe tıp kompleksi 1204-1206 yıllarında, inşa edilmiş olup, Anadolu da ilk defa modern anlamda tıp eğitiminin tatbiki olarak yapıldığı bir sağlık kurumuydu. Medresede, tıbbiyede devrin en
Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.
Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,
OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik
OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu
Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar
Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar Tur Danışmanımız: Doç. Dr. Deniz Esemenli, Sanat Tarihçisi Buluşma Noktası: Üsküdar Meydanı, III. Ahmet Çeşmesi önü Tur başlama saati: 09.00 Gezimizin
MİMAR SİNAN'IN KÜÇÜK AMA
: MİMAR SİNAN'IN KÜÇÜK AMA I j : Şemsi Paşa Camii Boğ az'a karşı Üsküdar iskelesinin solunda kurulmuştur. Cami medrese ile birlikte arsanın düzeni olmayan durumuna uyularak sınırlı boyutlar içinde, büyük
AYDIN SULTANHİSAR NYSA ANTİK KENTİ VE SU TÜNELİ 08 AĞUSTOS 2013 MEHMET BİLDİRİCİ
AYDIN SULTANHİSAR NYSA ANTİK KENTİ VE SU TÜNELİ 08 AĞUSTOS 2013 MEHMET BİLDİRİCİ MEHMET BİLDİRİCİ 1661 17-08-2013 AYDIN SULTANHİSAR NYSA GEZİSİ 08 Ağustos son antik kent gezisi Nysa kentine idi. Nysa kenti
TÜM YOLLAR PAYAS A ÇIKARDI... TÜM YOLLAR ÇUKUROVA DAN GEÇERDİ, 16. ASRIN EN ÖNEMLİ KONAKLAMA TESİSİ DE PAYAS DAYDI
TÜM YOLLAR PAYAS A ÇIKARDI... TÜM YOLLAR ÇUKUROVA DAN GEÇERDİ, 16. ASRIN EN ÖNEMLİ KONAKLAMA TESİSİ DE PAYAS DAYDI Doğudan batıya giden yollar...veya batıdan doğuya. Hep Çukurova dan geçerdi. Güneyden
2014 Yılı Akhisar Thyateira (Thyatira) Antik Kenti ve Hastane Höyüğü Kazıları
2014 Yılı Akhisar Thyateira (Thyatira) Antik Kenti ve Hastane Höyüğü Kazıları Prof.Dr.Engin Akdeniz Adnan Menderes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tepe Mezarlığı Hastane Höyüğü Akhisar
ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU KAZI DESTEĞİ: POLEMAİOS ONUR ANITININ KAZI, RESTİTÜSYON VE RESTORASYON RAPORU
ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU KAZI DESTEĞİ: POLEMAİOS ONUR ANITININ KAZI, RESTİTÜSYON VE RESTORASYON RAPORU Kutsal alanlardaki Onur Anıtları, kente ya da kentin kutsal alanlarına maddi ve
demir ve bronz çağlarının kalıntılarına ulaşılmış, medeniyetlerin doğup yıkıldığı Mezopotamya toprakları üzerindeki Ürdün de, özellikle Roma ve
İsrail - Ürdün Turu Büyük manzaraları görmek için plan yapın, ancak, sokaklarda dolaşmak ve böylesine eski ve kutsal bir yerin gündelik hayatına kendinizi kaptırmak için biraz zaman ayırın. Tarih : 12-09-2016-16-09-2016
α ALFA ŞEHİR PLANLAMA
ÇANAKKALE ÇAN - ALİBEYÇİFTLİĞİ Köyü PAFTA:4 PARSEL: 60 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU 1. PLANLAMA ALANININ YERİ VE KONUMU Planlama alanı Çanakkale ili, Çan ilçesi, Alibeyçiftliği köyü,
TEBLİĞ 1948 NİSANININ SON HAFTASINDA YAĞAN KAR ÜZERİNDE FERRUH SANIR
TEBLİĞ 1948 NİSANININ SON HAFTASINDA YAĞAN KAR ÜZERİNDE FERRUH SANIR Coğrafya Doçenti Anadolu'nun iç bölümlerinde, bahar ortalarında, kış günlerinin dönüp geldiği seyrek görülen hallerden değildir; nitekim
Kurşunlu Camii. Kayseri deki Sinan. Kurşunlu Camii, klasik dönem Osmanlı mimarisinin Kayseri deki özgün eserlerinden biridir. 16.
Kayseri deki Sinan Kurşunlu Camii Kurşunlu Camii, klasik dönem Osmanlı mimarisinin Kayseri deki özgün eserlerinden biridir. 16. yüzyıl mimari karakterini taşıyan tek kubbeli, tek minareli, son cemaat mahalli
Bayraklı Höyüğü - Smyrna
Bayraklı Höyüğü - Smyrna Meral AKURGAL Smyrna, İzmir Bayraklı daki höyük üzerinde yer alır. Antik dönemde batısı ve güneyi denizle çevrili küçük bir yarımadacıktır. Yüz ölçümü yaklaşık yüz dönüm olan Bayraklı
UŞAK'DA BIR KÖPRÜ KITABESI ÇANLı KÖPRÜ (H. 653. M. 1255)
»^o^y^^ (S)>-^ı>^-^ ûi^^ts^ Okunuşu : Essultanî UŞAK'DA BIR KÖPRÜ KITABESI ÇANLı KÖPRÜ (H. 653. M. 1255) )ena hazihi imara Emir Sipah Salar *Şücaeddin Kızıl bin Nuhbe (?) edamallahu sümuvvehu cemaziyelûlâ
ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar.
ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar. ( 1102 1409 ) Diyarbakır, Harput, Mardin Diyarbakır Artuklu Sarayı İlk Artuklu Medresesi İlgazi tarafundan Halep te yaptırıldı. Silvan (Meyyafarkin)
GOBUSTAN KAYALIKLARI VE İLK SANATÇILAR
GOBUSTAN KAYALIKLARI VE İLK SANATÇILAR En azından sanatla ilgisi olanlar, dünya tarihinin en eski çizimlerin, İspanya daki Altamira Mağarası ile Fransa daki Lasque Mağarası duvarına yapılmış hayvan resimleri
ULAŞTIRMA. Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN
ULAŞTIRMA Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN 2 1-GİRİŞ Ulaştırma 3 Yol Nedir? Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre Yol: 1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık 2. Karada insanların ve
KAPADOKYA. Melih ÖZTEKİN. Eralp ÖZYAĞCI. Mert ÇİL. Başak DEMİRBAŞ
KAPADOKYA Hazırlayanlar; Öğretmen;B. Perihan SALMAN Orçun Can CEVİZ ÖZEL EGE LİSESİ Melih ÖZTEKİN Eralp ÖZYAĞCI Mert ÇİL Başak DEMİRBAŞ 1 ÖNSÖZ Kapadokya yöresindeki eski çağlardan kalma bazı medeniyetler
I. KÜLTEPE'DE BULUNAN HAYVAN FİGÜRLERİ
Tebliğler. X. I. KÜLTEPE'DE BULUNAN HAYVAN FİGÜRLERİ Dr. NİMET ÖZGÜÇ Arkeoloji Asistanı 1946 yılı 28 Mayısında Fakültemizin Eski Zamanlar Tarihi Enstitüsü ile Kültepe'ye yaptığımız tetkik gezisinde, köyün
COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI
COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI Fen Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü 4. Sınıf öğrencilerine yönelik olarak Arazi Uygulamaları VII dersi kapsamında Yrd. Doç. Dr.
İnce Burun Fener Fener İnce Burun BATI KARADENİZ BÖLGESİ KIYI GERİSİ DAĞLARI ÇAM DAĞI Batıdan Sakarya Irmağı, doğudan ise Melen Suyu tarafından sınırlanan ÇAM DAĞI, kuzeyde Kocaali; güneyde
Rumkale Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Kasaba köyünün yakınında bulunan Rumkale; Gaziantep şehir merkezinden 62 km. Yavuzeli nden ise 25 km. uzaklıkta, Merzimen Çayı nın Fırat Nehri ile birleştiği yerde,
PROF. DR. İLKER ÖZDEMİR YRD. DOÇ. DR. OSMAN AYTEKİN
İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ DERSİ PROF. DR. İLKER ÖZDEMİR YRD. DOÇ. DR. OSMAN AYTEKİN Yapı mühendisliğinin amacı, yapıları belirli bir seviyesinde, yeterli bir rijitliğe sahip bir şekilde ve en ekonomik
İşte böylesine bir tatil isteyenler içindir Assos. Ve Assos ta yapılacak çok şey vardır:
Assos u neden görmeliyim, oraya neden gitmeliyim? diye içinizden soruyorsanız eğer, verilecek cevapların birden fazla olduğunu kolaylıkla görebilirsiniz: mesela turkuvaz rengi bir deniz, zeytin ağaçları,
III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA
III.BÖLÜM Bu bölümde ağırlıklı olarak Kızılırmak deltasının batı kenarından başlayıp Adapazarı ve Bilecik'in doğusuna kadar uzanan ve Kastamonu yu içine alan Batı Karadeniz Bölümü, Kastamonu ili, Araç
İzmir den İstanbul a akşamüstü uçağı.
TUR 10 - TRUVA ve GELĠBOLU (Anzaklar) Sabah erken saatlerde Isparta Kraliçesi güzel Helen ve Truva Prensi Paris zamanından kalan efsanevi Truva Atı ile ünlü Truva Antik Kenti ni ziyaret için yola çıkış.
Batı Karadeniz Gezi Programı Safranbolu, Kastamonu, Amasya, Samsun 21-24 Kasım 2013
Batı Karadeniz Gezi Programı Safranbolu, Kastamonu, Amasya, Samsun 21-24 Kasım 2013 Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu Öne Çıkanlar: UNESCO Dünya Miras listesindeki Safranbolu ve tarihi mimarisini günümüze
Muhteşem Bir Tabiat Harikası SULTAN SAZLIĞI MİLLİ PARKI
Muhteşem Bir Tabiat Harikası SULTAN SAZLIĞI MİLLİ PARKI Harikulade bir tabii oluşum olan Milli Park, eşine az rastlanan tatlı ve tuzlu su ekosistemlerini bir arada bulundurması ve Afrika ile Avrupa arasındaki
FOSSATİ'NİN "AYASOFYA" ALBÜMÜ
FOSSATİ'NİN "AYASOFYA" ALBÜMÜ Ayasofya, her dönem şehrin kilit dini merkezi haline gelmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu'nun İstanbul'da inşa ettirdiği en büyük kilisedir. Aynı zamanda dönemin imparatorlarının
Abd-i Kethüda (Cücük) Camisi
Eski Mağara Camisi'ne Yeni Mağara Camisi'nin batı duvarının yanından gidilerek ulaşılmaktadır. Tamamen terk edilmiş olan yapının içinin ve cephesi her geçen gün daha fazla tahrip olduğu görülmektedir.
KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU
KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü lisans programında yer alan Arch 471 - Analysis of Historic Buildings dersi kapsamında Düzce nin Konuralp Belediyesi ne 8-14 Ekim 2012 tarihleri
ARKEOLOG TANIM A- GÖREVLER
TANIM İnsanın dünya üzerinde görülmesinden ortaçağa kadar geçen süreç içinde insana ilişkin her türlü kalıntı ve buluntuyu, doğal çevre ile insan arasındaki ilişkileri, yüzey, sualtı araştırmaları ve kazılarla
2. Gün 30/10/2016 Tebriz Sabah kahvaltımızın ardından tam günlük turumuza başlıyoruz ve 1958 tarihinde kurulmuş ve üç büyük salon, bahçe, ofis
İran Turu Geniş topraklarının binlerce yıllık geçmişi sizi insanlık tarihinin bir retrospektifine çağırıyor... Kültürel ve siyasal değişimler bir tarih kitabının en kapsamlı içeriğini oluşturur cinsten...
BİRECİK REHBER KİTAP. Birecik Turizm Envanteri Projesi T.C. BİRECİK KAYMAKAMLIĞI 2011
Birecik Turizm Envanteri Projesi Bu kitabın içeriğinden sadece Birecik İlçesi ve Köylerine Hizmet Götürme Birliği sorumludur ve bu içeriğin herhangi bir şekilde DPT'nin veya Karacadağ kalkınma Ajansı'nın
Beylikler ve Anadolu Selçuklu Dönemi Mimari Eserleri. Konya Sahip Ata Cami Erzurum Ulu cami Saltuklar
Beylikler ve Anadolu Selçuklu Dönemi Mimari Eserleri Dini Mimari: Bu gruptaki eserler arasında camiler, mescitler, medreseler,türbe ve kümbetler,külliyeler,tekke ve zaviyeler yer almaktadır. Camiler:Anadolu
Asur Ticaret Kolonileri Çağı
Asur Ticaret Kolonileri Çağı Yazının Anadolu topraklarında ilk kez ortaya çıkışı Mezopotamyalı tüccarlarla ilgilidir. Kuzey Mezopotamya da bir şehir olan Asur dan tüccarlar Anadolu ya gelerek burada ticaret
YENİ ŞEHİR ARNAVUTKÖY / 2. İSTANBUL. Daha İyi Bir Gelecek İçin Bugün`den Harekete Geçin
Daha İyi Bir Gelecek İçin Bugün`den Harekete Geçin İstanbul'dan yeni bir şehir doğuyor. Proje alanı büyüklügü 453 milyon metrelik bölgeye 7 milyonluk nüfusun yaşayacağı Yeni Şehir, 2. İstanbul planlanıyor.
ERUH İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları
ERUH İLÇESİ Siirt deki Kültür Varlıkları 115 3.4. ERUH İLÇESİ 3.4.1. EMİR NASREDDİN KÜLLİYESİ Eruh a bağlı Kavaközü Köyü nde, vadi içindedir. Külliyeyi oluşturan yapıların hiç birisinin üzerinde kim tarafından
T.C. ŞIRNAK VALİLİĞİ 1990 GÜÇLÜKONAK
T.C. ŞIRNAK VALİLİĞİ 990 GÜÇLÜKONAK Finik Kalesi...67 Finik İç Kalesi...69 Faki Teyran Camii...7 Finik Zaviyesi...76 Dağyeli Hanı...78 Türbe (Kubbe-i Berzerçio)...80 Pavan Köprüsü...8 Belkıs (Nebi Süleyman)
Kayseri Tıp Tarihi Müzesi'nin yer aldığı Çifte Medrese, yıllarında Selçuklu hükümdarı
13. yüzyılda karvan yollarının kesiştiği önemli bir merkez olarak öne çıkan Kayseri, bu yüzyıldan sonra "Mukarr-ı Ulema" (Alimler Şehri) olarak anılmaya başlar. Önemli bir bilim ve sanat merkezi olan Kayseri'de
