CHARLES DICKENS OLIVER TWIST
|
|
|
- Esen Batur
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 1
2 2
3 CHARLES DICKENS OLIVER TWIST 3
4 Oliver Twist, Charles Dickens 2007, Can Sanat Yayınları A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz. 1. basım: basım: Haziran 2015, İstanbul Bu kitabın 7. baskısı adet yapılmıştır. Yayına hazırlayan: Pınar Savaş Ka pak ta sarımı: Utku Lomlu / Lom Tasarım ( Resimler: George Cruikshank Ka pak baskı: Azra Matbaası Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi D Blok 3. Kat No: 3-2 Topkapı-Zeytinburnu, İstanbul Sertifika No: İç baskı ve cilt: Arı Matbaası Davutpaşa Cad. Emintaş Kâzım Dinçol San. Sit. No: 81/39, Topkapı, İstanbul Sertifika No: ISBN CAN SANAT YAYINLARI YA PIM VE DA ĞI TIM TİCA RET VE SA NAYİ A.Ş. Hay ri ye Cad de si No: 2, Ga la ta sa ray, İstan bul Te le fon: (0212) / / Faks: (0212) c a n y a y i n l a r i. c o m/ y a y i n e v c a n y a y i n l a r i. c o m Sertifika No:
5 CHARLES DICKENS OLIVER TWIST ROMAN İngilizce aslından çeviren Nihal Yeğinobalı 5
6 Charles Dickens ın Can Yayınları ndaki diğer kitapları: Büyük Umutlar, 1983 İki Şehrin Hikâyesi,
7 CHARLES DICKENS, 1812 de İngiltere nin Portsmouth kentinde doğdu. Orta sınıftan bir ailenin çocuğuydu. Babasının borçlarından ötürü tutuklanması, genç Dickens ı derinden etkiledi. İşçi sınıfının yaşamı ve sıkıntılarını yakından tanıma fırsatını buldu. Öğrenimini tamamladıktan sonra önce bir avukatın yanında, sonra liberal bir gazetede çalıştı. Bay Pickwick in Serüvenleri (1837) adlı ilk romanı çok tutuldu. Oliver Twist adlı romanı, yayın yönetmenliğini üstlendiği bir dergide arasında tefrika olarak yayımlandı. Bunu Nicholas Nickleby, Antikacı Dükkânı ve Martin Chuzzlewit izledi. Noel kitaplarının ilki olan Bir Noel Şarkısı (1843) olağanüstü bir başarı sağladı de yayımlanan Dombey ve Oğlu, Dickens ın romancılığında bir dönüm noktası oldu. David Copperfield (1850) adlı romanında toplumsal sorunlardan çok kendi deneyimlerine ağırlık veren Dickens ın İki Kentin Öyküsü ve Büyük Umutlar gibi romanları da önce dergilerde tefrika olarak yayımlandı. Dickens, 1870 te Chatham yakınlarında Gad s Hill deki kır evinde öldü. NİHAL YEĞİNOBALI, 1927 de Manisa da doğdu. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ni bitirdikten sonra New York Eyalet Üniversitesi nde edebiyat öğrenimi gördü. Genç Kızlar adlı ilk romanını, Vincent Ewing adını verdiği sözde Amerikalı bir yazarın imzasıyla yayımladı. Bu kitap bir çeviri roman kandırmacasıyla yıllarca yeni basımlar yaptı. Ardından Sitem, Mazi Kalbimde Bir Yaradır, Belki Defne, Gazel adlı romanları ve Cumhuriyet Çocuğu adlı anı kitabını yayımladı. Yeğinobalı, çok sayıda yazarın klasik ve çağdaş yapıtlarını dilimize kazandırdı. 7
8 8
9 BİRİNCİ KİTAP 9
10 10
11 I Oliver Twist in doğduğu yeri ve hangi koşullar altında dünyaya geldiğini anlatıyor Birçok nedenlerden ötürü adını söyleyemeyeceğim, uydurma bir ad vermeme de gerek olmayan bir kentin resmî yapıları arasında bir tanesi vardır ki büyük-küçük çoğu kentlerde benzeri bulunur: yani bir yoksullar evi. İşte bu yoksullar evinde, okur gözünde hiçbir önemi olamayacağı için yinelemem gerekmeyen bir tarihte, adını bu romana veren küçük ölümlü dünyaya geldi. Belediye doktoru eliyle bu acılar ve dertler dünyasına getirildikten sonra çocuğun ömrü yetip de bir ad taşımasının kısmet olup olmayacağı uzun zaman askıda kaldı. Eğer ömrü olmasaydı bu anılar hiçbir zaman kaleme alınmayabilirdi. Kaleme alınsalar da iki buçuk sayfaya sığacakları için gelmiş gelecek bütün dünya edebiyatının en öz ve aslına uygun biyografisi olmak gibi paha biçilmez bir meziyet taşıyacaklardı herhalde. Gerçi bir yoksullar evinde doğmak, insanoğlunun başına gelebilecek en hayırlı, en özenilecek bir şeydir, diye tutturmaya niyetim yok. Ancak bu koşullarda Oliver Twist için bundan daha hayırlısı olamazdı demeye pekâlâ niyetim var. Doğrusu şu ki, soluk alma görevini üstlenmesi için Oliver Twist i kandırmak adamakıllı güç olmuştu. Solunum... Zorlu bir iş! Ne yaparsınız ki çabasızca var olabilmemiz için gelenekler bunu zorunlu kılmış... Oliver, bir süre yün 11
12 şiltede ağzı açık, soluma güçlüğü içinde yattı. Bu dünyayla öteki dünya arasında dengesiz bir salınım durumundaydı ve ağırlık belirgin olarak öteki dünyadan yanaydı. İmdi, bu kısa dönem içinde çevresi özenli ninelerle, kaygılı teyzelerle, yardımcı halalarla, deneyimli hastabakıcılarla ve son derece usta doktorlarla dolu olaydı, kuşku yok, Oliver ın göz açıp kapayıncaya kadar öteki dünyayı boylaması önlenemezdi. Gelgelelim yavrunun başında, birayı çokça çektiğinden kafası biraz dumanlanmış yaşlı bir yoksul kadından ve bu işleri sözleşmeyle yapan belediye doktorundan başka kimse bulunmadığından Oliver ile doğa, sorunu kendi aralarında çözümlediler. Sonuçta Oliver azıcık çabadan sonra soluk alabildi, şöyle bir hapşırdı ve derken belediyenin omuzlarına yeni bir yükün daha yüklenmiş olduğunu yoksullar evindekilere duyurmaya koyuldu. Ses denen o pek yararlı araçtan üç dakikadan fazla yoksun kalan yeni doğmuş bir oğlan çocuğundan da ancak bu kadarcık bir bağırma beklenebilirdi! Oliver, ciğerlerinin kendiliğinden ve düzgünce işlemekte olduğunun bu ilk kanıtını vermeye başlayınca, demir karyolanın üzerine rastgele atılıvermiş olan yama işi yorgan hışırdadı; genç bir kadının soluk yüzü yastıktan halsizce kalktı ve cılız bir ses, yarım-yamalak, Çocuğu göreyim de öleyim! sözlerini fısıldadı. Doktor, yüzünü ocaktaki ateşe doğru dönmüş, ellerini bir ısıtıp bir ovuşturmakla uğraşıyordu. Genç kadının konuştuğunu duyunca yerinden kalktı ve karyolanın başucuna giderek, kendisinden umulmayacak ölçüde sevecen, Yoo, dedi. Ölümden söz etmek yok. Bakıcı kadın, Yok ya! dedi. Vah zavallı tazecik. Bir köşede, gözle görülür bir zevkle başına dikmekte olduğu yeşil şişeyi hemencecik cebine soktu. Ah, doktor bey, o da benim yaşıma gelsin hele... On üç çocuk doğur- 12
13 sun da iki taneciği yaşasın... Onlar da anaları gibi buraya düşsünler... İşte o zaman öğrenir bu tazecik dünyaya pabuç bırakmamayı! Güzel kızım, tatlı kuzum, bir düşün, ana olmak ne demek! Ne var ki ana mutluluğu üzerine avutucu amaçla söylenen bu sözlerin istenilen etkiyi uyandırmadığı anlaşılıyordu. Genç kadın başını iki yana salladı ve kollarını yavrusuna doğru uzattı. Doktor yavruyu ananın kucağına verdi. Genç kadın o bembeyaz, buz gibi dudaklarını ateşli bir sevgiyle yavrunun alnına bastırdı; gözlerini vahşi, çılgın bir bakışla çevrede dolaştırdı; baştan ayağa ürperdi ve öldü. Göğsünü, ellerini, şakaklarını ovdular ama kanı bir daha ısınmamak üzere soğumuştu. Umut ve avuntudan konuştular, oysa genç kadın çoktandır bunlardan uzaktı. En sonunda doktor, Her şey bitti, hanım teyze!.. dedi. Bakıcı kadın, çocuğu kaldırmak için eğildiği zaman yastığa düşmüş olan şişe tıpasını alarak, Evet, öyle! dedi. Zavallıcık. Vah, zavallı tazecik! Doktor eldivenlerini büyük bir özenle giyerek, Çocuk ağlarsa beni çağırmana gerek yok teyze! dedi. Epey mızıklanacaktır sanırım. Böyle zamanlarda biraz yulaf lapası veriver. Şapkasını giydi, kapıya giderken karyola başında duralayarak, Güzel de bir kızcağızmış, dedi. Nereden gelmişti? İhtiyar kadın, Dün gece getirdiler, diye yanıtladı. Kâhya göndermiş. Sokakta baygın bulmuşlar. Uzun yol yürümüş besbelli. Kunduraları paramparçaydı çünkü. Ama nereden gelip nereye gidiyordu... kimsecikler bilmiyor. Doktor ölünün üzerine eğildi, sol elini tutup kaldırdı. Başını sallayarak, Bilinen hikâye! dedi. Görüyorum, nikâh halkası falan yok. Aah... ah!.. Hadi bakalım, iyi geceler. 13
14 Tıp adamı yemeğe gitti; bakıcıysa yine o yeşil şişeye başvurduktan sonra ocak başındaki alçak bir tabureye oturdu, yeni doğmuş bebeciği giydirmeye başladı. Oliver Twist, giyim kuşamın ne derece önemli olduğunun öyle mükemmel bir örneğiydi ki! Şu âna kadar sırtındaki tek şey olan battaniyenin içinde bir soylu çocuğu da olabilirdi, bir dilenci de! En burnu büyük bir yabancı bile onun soyunu sopunu belirlemekte güçlük çekerdi... Ama şimdi hep aynı iş için kullanılmaktan sararmış, eski basma giysilere sarılmıştı ya, damgalanıp etiketlenmiş oldu ve derhal toplumdaki yerine oturuverdi: yoksullar evinin bir öksüzü... Bağışla büyüyecek olan çocuk... Karnı hiçbir zaman tam doymayacak, ömrü sille tokat yiyerek oradan oraya sürünmekle geçecek olan fazlalık, aşağı görülen bir yaratık ki, toplumca horlanacak ve kimseden güleryüz görmeyecek. Oliver yüksek sesle bağırıp ağlıyordu. Eğer kilise görevlileriyle yetimhane yöneticilerinin insafına bırakılmış bir öksüz ve yetim olduğunu bilseydi belki de büsbütün çığlığı basardı. II Oliver ın büyümesini, eğitimini ve barındığı yerleri ele alıyor Bunu izleyen sekiz-on ay süresince Oliver sistemli bir hile ve ihanetin kurbanı oldu: Yani sözümona bir yuvada büyüdü. Yeni doğan öksüzün aç ve perişan durumu yoksullar evi yönetimince gereğine uyularak kilisenin idaresi altındaki bölgenin ilgili yetkililerine bildirildi. Bu 14
15 kişiler o sırada yoksullar evinde Oliver a gereken sevecenlik ve gıdayı sağlayabilecek herhangi bir kadın bulunup bulunmadığını ağırbaşlılıkla sordular. Yoksullar evi yönetimi ezilip büzülerek, Yok! diye yanıtladı. Bunun üzerine cemaat yetkilileri soylu ve insancıl bir tutumla Oliver ın dışarı verilmesini kararlaştırdı. Yani yoksullar evinin bir şubesine gönderilecekti. Burada, onun gibi daha yirmi-otuz tane kimsesiz çocuk, yaşlıca bir çiftçi kadının sevecen bakımı altında, fazla bir yiyecek ve giyecek masrafı yüklemeksizin bütün gün yerlerde yuvarlanır dururlardı. Yaşlı kadın bu çocuklara, her küçük kafa başına aldığı yedi buçuk peni haftalığın hatırı için bakardı. Haftada yedi buçuk peniyle küçük bir çocuğa pekâlâ eksiksiz, iyi bir gıda sağlanabilir; hatta çocuğun midesini fazlaca doldurup rahatını kaçırmaya yetecek kadar çok. Yaşlı kadın görmüş geçirmiş, akıllı bir insandı. Çocuklara neyin yaradığını iyi bilirdi. Hele kendi çıkarıyla ilgili görüşleri hiç şaşmazdı. Bu yüzden haftalıkların aslan payını kendi cebine atar ve yeni yetişen kuşağı kıt mı kıt bir bütçeyle geçindirerek pek büyük bir deneysel düşünür olduğunu ortaya koyardı. Atının yemsiz yaşayabileceği üzerine büyük bir kuramı olan başka bir deneysel düşünür ün başından geçenleri herkes bilir: Bu bilgin, kuramının doğruluğuna o kadar inanmıştı ki atının yemini günde bir saman sapına kadar indirmişti. Elbet onun hiç yem yemeden de gayet canlı ve huylu bir küheylan olabilmesini sağlayacaktı ya, gel gör ki hayvan yem yerine havayı gövdeye indirmesine yirmi dört saat kala tuttu ölüverdi! Oliver Twist in emanet edildiği dişi düşünür de bu yönden şanssızdı. Çünkü onun sisteminin uygulanması da çoğu zaman buna benzer sonuçlar veriyordu. Bir çocuk, en hafif gıdanın en az öğünüyle yaşamasını tam öğrendiği sırada, şu tersliğe bakın ki çoğu zaman ya üşütüp hastalanıyor ya oca- 15
16 ğa düşüp yanıyor ya da kazara boğuluyordu. Böyle durumlarda da sefil yaratıkçık çoğu zaman öteki dünya tarafından çağrılıyor ve bu dünyada tanımadığı ana babacığına kavuşuyordu. Bazen yatak şilteleri dürülürken arada unutulmuş ya da çamaşır kazanına düşüp haşlanmış bir çocuğun (gerçi çiftlikte çamaşır yıkamaya benzer olaylar kırk yılda bir görüldüğünden bu türden kazalar da az olurdu) ölümü üzerine olağanüstü ilgi çekici bir soruşturma açıldığı zamanlar jüri üyeleri tutar rahat kaçırıcı sorular sormaya kalkarlardı; ya da halktan bazı kimseler protesto için imza toplarlardı. Ama bu kendini bilmezlikler doktorun ve kilise yazmanının kanıt ve ifadeleriyle hemen bastırılıverirdi. Doktor her seferinde cesedi açtığını ama içinde bir şeycik bulamadığını söylerdi (ki büyük olasılıkla doğrudur); kilise yazmanı da her zaman idari bölgenin işine gelen ifadeyi verirdi. Hem zaten yönetim kurulu da birkaç ayda bir çiftliği görmeye gider ve geleceklerini haber vermek için yazmanı bir gün öncesinden gönderirlerdi. Gittikleri zaman da çocukları her zaman derli toplu ve temiz bulurlardı! Şu insanlar daha başka ne isterlerdi, bilinmez! Bu çiftlik düzeninden olağanüstü nitelikte ya da pek bol ürün elde edilebilmesi herhalde beklenemez. Oliver Twist in sekizinci yaş günü, onu zayıf, soluk benizli bir çocuk olarak buldu... Boy bakımından güdük, en bakımındansa kesinlikle dardı. Ancak doğa ya da soyaçekim Oliver ın bağrına sağlam, gürbüz bir ruh yerleştirmişti. Çiftliğin kıt besin rejimi sayesinde bu ruh iyice serpilip gelişmeye fırsat bulmuştu; Oliver ın sekizinci yaş gününe erişebilmesi belki de bu sayedeydi. Her neyse, sekizinci yaş gününü bulmuştu ve bu mutlu olayı, iki arkadaşından oluşan seçkin bir çevre içerisinde, kömürlükte kutlamaktaydı. Bu iki genç bay da Oliver la birlikte karınlarının aç 16
17 olduğunu ileri sürmek küstahlığında bulundukları için temiz bir dayak yedikten sonra buraya kapatılmışlardı; o sırada çiftliğin saygıdeğer sahibesi Mrs. Mann, hiç ummadığı bir anda yazman Mr. Bumble ı bahçe kapısında görerek şaşalamıştı. Yazman bahçe kapısının sürgüsünü açmaya çabalıyordu. Mrs. Mann, gayet ustalıklı bir sevinç gösterisiyle başını pencereden çıkararak, Aa... aaa!.. Siz misiniz Mr. Bumble? diye bağırdı. Susan, Oliver la öteki piç kurularını yukarı kata çıkar da hemencecik yıka. Aman Yarabbi! Ne iyi ettin de geldin Mr. Bumble! Pek sevindirdin beni, inan olsun! Mr. Bumble huysuz, sinirli, şişman adamın biriydi. Bu yüzden bu açık yürekli hoş geldin e aynı biçimde karşılık vereceği yerde küçük çit kapısını zangır zangır sarstı ve sonra da ancak bir kilise yazmanının bacağından gelebilecek bir tekme savurdu. Bu arada kömürlükteki çocuklar çıkarılmış olduğu için Mrs. Mann bahçeye koşarak, Aaa, bak hele şu işe! diye bağırdı. Bak hele! Çit kapısının çocuklar kaçmasın diye içerden sürgülü olduğunu unutmuştum bile! Buyur içeri beyefendiciğim; kuzum Mr. Bumble, içeri buyur. Bu çağrının yanı sıra kadın, müdür yüreklerini bile yumuşatabilecek bir diz kırışıyla selam verdiyse de yazmanın sinirini yatıştıramadı. Mr. Bumble bastonunu kavrayarak, Bu yaptığın iş saygıya, terbiyeye sığar mı Mrs. Mann? diye sordu. Öksüz çocuklarla ilgili bir iş için gelen bir memuru bahçe kapısında bekletmek olur mu? Bugüne bugün belediyeden para alan bir memur olduğunuzu size hatırlatabilir miyim Mrs. Mann? Mrs. Mann iyice ezilip büzülerek, Tanrı inandırsın Mr. Bumble, diye yanıtladı. Sizi pek seven çocuklarımıza geldiğinizi haber veriyordum inanın! Mr. Bumble kendi önemine ve kendi söz gücüne 17
18 pek inanırdı. Şimdi de birini kanıtlayıp öbürünü ortaya sermiş olduğu için artık gevşedi. Daha serinkanlı, Öyle olsun, bakalım, Mrs. Mann, dedi. Senin dediğin gibi olsun. Lütfen içeri girelim Mrs. Mann, çünkü buraya görevli geldim; söyleyeceklerim var. Mrs. Mann yazmanı tuğla döşeli küçük bir odaya aldı, otursun diye bir koltuk çekti ve kokartlı şapkasıyla bastonunu işbilir bir tavırla masanın üzerine koydu... Mr. Bumble çektiği söylevin etkisiyle alnında belirmiş olan terleri sildi, şapkasından yana hoşnutlukla bakarak gülümsedi. Evet, gülümsedi. Kilise yazmanları da eninde sonunda insandır. Mr. Bumble de gülümsedi işte. Mrs. Mann karşısındakini yumuşatan bir tatlılıkla, Bir şey diyeceğim ama sakın darılmaca yok, diye söze başladı. Uzun yollardan geldin... yoksa sözünü etmezdim. Ama şöyle bir yudumcuk bir şey almaz mısın Mr. Bumble? Mr. Bumble sağ elini reddeden ancak sakin bir tavırla sallayarak, Dünyada olmaz, dedi. Bir damlacık bile alamam! Ret yanıtının tonunu ve elin sallanış biçimini gözünden kaçırmayan Mrs. Mann, Alırsın, alırsın! dedi. Şöyle bir yudumcuk bir şey... yanında biraz soğuk su, bir lokma da şeker. Mr. Bumble bir öksürdü. Mrs. Mann kandırıcı bir tavırla, Hadi hadi, bir yudumcuk, dedi. Yazman bey, Neymiş bu dediğin? diye sordu. Aa, ne olacak, yavrucuklarım hasta olunca Daffy 1 şuruplarına katıştırmak için evde zorunlu olarak bulundurduğum bir şey Mr. Bumble cığım, diyerek Mrs. Mann 1. O devirde çocuklara verilen bir ilaç. İçine cin karıştırıldığı için zamanla halk ağzında cin anlamında kullanılır olmuştu. (Ç.N.) 18
19 köşedeki dolabı açtı ve bir şişeyle bardak aldı. Cin yani. Sana yalan söyleyecek değilim ya Mr. Bumble. Cin bu. Mr. Bumble, cinle suyun ve şekerin pek ilginç olan karışım işlemini gözleriyle izleyerek, Çocuklara Daffy şurubu veriyorsun demek? diye sordu. Canımın içi hepsi de... pahalı da olsa veriyorum ya!.. Hastalanınca gözlerimin önünde acı çekmelerine dayanamam ki efendim. Mr. Bumble onaylayıcı bir tavırla, Yok, dedi. Yok, dayanamazsın elbet. Sen insan bir kadınsın Mrs. Mann. (Bu sırada Mrs. Mann bardağı masanın üzerine koymuştu.) Bunu yakın bir fırsatta yönetim kurulunun dikkatine sunacağım Mrs. Mann. (Bay yazman bardağı önüne doğru çekti.) Bu çocuklara karşı ana gibisin Mrs. Mann. (Adam bardaktaki cinle suyu karıştırdı.) Kadehimi senin esenliğine kaldırıyorum Mrs. Mann. Ve Mr. Bumble bardağın yarısını içti. Şimdi de gelelim işimize, diyerek cebinden deri cüzdanını çıkardı. Oliver Twist adıyla yarı vaftiz edilen çocuk bugün sekiz yaşında. Mrs. Mann sol gözünü önlüğünün köşesiyle ovup sulandırarak, Tanrı ya emanet olsun, diye araya karıştı. On sterlin ödül koyup bunu sonradan yirmi sterline çıkardığımız halde bölge sorumluları olarak gösterdiğimiz tüm olağanüstü, hatta diyebilirim ki doğaüstü çabalara rağmen Oliver Twist in babasının kimliğini ve anasının yerini yurdunu, adını sanını bir türlü öğrenip ortaya çıkaramadık. Mrs. Mann şaşkınlıkla ellerini açtı ama bir dakika düşündükten sonra, Öyleyse çocuğa nasıl oldu da ad koyabildiniz? diye sordu. Yazman büyük bir gururla göğsünü kabartarak, Bu adı ben buldum! diye yanıtladı. Sen ha, Mr. Bumble? 19
20 Evet ben, Mrs. Mann. Biz sokakta bulunan kimsesiz çocuklarımıza alfabe sırasına göre ad takarız. Bundan öncekinin adı S ile başlıyordu: Swubble, demiştim ona. Bu kez de sıra T deydi. Ben de Twist, dedim. Bundan sonraki Unwin, daha sonraki Vilkins olacak. Alfabeyi A dan Z ye kadar iki kez devirmeye yetecek kadar isim var aklımda. Mrs. Mann, Aa, sen neredeyse bir roman yazarısın ayol Mr. Bumble! dedi. Bu pohpohlanmadan besbelli pek hoşnut kalan yazman, Ne demezsin Mrs. Mann, olabilir, olabilir! diye yanıtladı. Bardağındaki içkiyi bitirdi ve sonra, Oliver artık bu çiftlikte kalacak yaşı geçtiği için yönetim kurulu onu geri almaya karar verdi; ben de onu alıp götürmek için kendim geldim. İşte böyle... Onu hemen çağır bakalım, diye ekledi. Mrs. Mann, Şimdi getiririm, diyerek dışarı çıktı. Bu arada yüzünü ve ellerini kaplayan kir kabuğunun ilk yıkayışta çıkabilecek kadarını çıkarmış olan Oliver da cömert ve sevecen koruyucusu tarafından odaya getirildi. Beyefendiyi bir selamla, Oliver. Oliver, yarı koltuktaki yazmana, yarı masa üzerindeki kokartlı şapkaya doğru eğilerek selam verdi. Mr. Bumble oldukça tumturaklı bir sesle, Benimle gelir misin Oliver? diye sordu. Oliver tam, kiminle ve nereye olursa olsun gitmeye yürekten razı olduğunu söylemek üzereydi ki başını kaldırınca yazman beyin arkasında dikilen Mrs. Mann a gözü ilişti. Kadın öfkeli bir yüzle kendisine doğru yumruğunu sallamaktaydı. Oliver onun ne demek istediğini hemencecik kavradı, çünkü bu yumruk gövdesine o kadar çok inmişti ki belleğinde de iz bırakmamasına olanak yoktu. Zavallı Oliver çiftçi kadını kastederek, O da gelecek mi benimle? diye sordu. 20
21 21
22 22
CHARLES DICKENS OLIVER TWIST. minikitap 36
CHARLES DICKENS OLIVER TWIST minikitap 36 CHARLES DICKENS OLIVER TWIST ROMAN İngilizce aslından çeviren Nihal Yeğinobalı Türkiye de sadece Can Sanat Yayınları Yapım ve Dağıtım Tic. ve San. A.Ş. tarafından
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI
Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Çeviren: Saadet Özen ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 5. basım Resimleyen: Mustafa Delioğlu Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Resimleyen: Mustafa
MATBAACILIK OYUNCAĞI
Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com [email protected] Yayın Koordinatörü:
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz
Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş KURABİYE EV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Refik Durbaş KURABİYE EV Resimleyen: Burcu Yılmaz www.cancocuk.com [email protected] Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı
Resimleyen: Ferit Avcı Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Bilmece DEYİM VE ATASÖZLERİ 2. basım Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 DEYİM VE ATASÖZLERİ Resimleyen: Ferit Avcı www.cancocuk.com
ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HÂLÂ HARİKA
Zehra İpşiroğlu ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HÂLÂ HARİKA Resimleyen: Gözde Bitir Bu kitabın ilk baskısı ÇYDD için Toroslu Kitaplığı tarafından yapılmıştır. Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti: Leyla Nebioğlu Kapak
UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK
Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci
DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK. Masal. Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez
Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez DESTANLAR VE MASALLAR Masal samed Behrengi Küçük Kara Balık Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez Yayın
ECE TEMELKURAN İÇ KİTABI
1 2 ECE TEMELKURAN İÇ KİTABI 3 Hayat Üçlemesi 2 2016, Can Sanat Yayınları A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.
Arda Alyanak Daniela Palumbo Filiz Özdem Carla Manea
Arda Alyanak Daniela Palumbo (Roma-İtalya, 6 Mart 1965) İtalyan gazeteci, yazar. Yazmaya olan tutkusu on yaşında başladı. Kelimelerin yaratıcı gücüne duyduğu merak, matematik derslerinde sıranın gözünde
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun
Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran
WOLFGANG BORCHERT Fener, Gece ve Yıldızlar. ve Ölümünden Sonra Yayımlananlar
1 2 WOLFGANG BORCHERT Fener, Gece ve Yıldızlar ve Ölümünden Sonra Yayımlananlar 3 Gedichte, Wolfgang Borchert Bu eserin orijinal baskısı ilk kez Das Gesamtwerk adı altında yapılmıştır. 1947, 1949, 1961,
Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.
Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz
Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Resimleyen: Burcu Yılmaz Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti: Leyla Nebioğlu Son
Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei
Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com [email protected] Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal
küçük İskender THE GOD JR
1 2 küçük İskender THE GOD JR 3 2017, Can Sanat Yayınları A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz. 1. basım:
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Koray Avcı Çakman. Öykü FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ. 1. basım. Resimleyen: Reha Barış
Resimleyen: Reha Barış Koray Avcı Çakman FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 1. basım Koray Avcı Çakman FLAMİNGO GÜNLÜĞÜ Resimleyen: Reha Barış 2010 yılında İzmir Kuş Cennetini Koruma ve Geliştirme
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Tanşıl Kılıç. Roman ŞEKERLİ SİNEK. 12. basım. Resimleyen: Vaqar Aqaei
Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Resimleyen: Vaqar Aqaei 12. basım Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaqar Aqaei Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker
Çetin Öner GÜLİBİK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Çeviren: Aslı Özer Resimleyen: Orhan Peker 26. basım Çetin Öner GÜLİBİK Resimleyen: Orhan Peker cancocuk.com [email protected] Yayın Koordinatörü: İpek
Cem Akaş BUMBA İLE BİBU. Resimleyen: Reha Barış
Cem Akaş BUMBA İLE BİBU Resimleyen: Reha Barış Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti: Leyla Nebioğlu Son Okuma: Egem Atik Kapak ve İç Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal Yurtoğlu 1. Basım: 2000
KEREM ASLAN Her Şey Dahil
KEREM ASLAN Her Şey Dahil KEREM ASLAN 1987 de Ankara da doğdu. TED Ankara Koleji ve Yahya Kemal Beyatlı Lisesi ni bitirdi, Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü nden mezun oldu. Eğitimine devam etmek için
ZİYA OSMAN SABA CÜMLEMİZ BÜTÜN ŞİİRLERİ
1 2 ZİYA OSMAN SABA CÜMLEMİZ BÜTÜN ŞİİRLERİ 3 2014, Can Sanat Yayınları Ltd. Şti. Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.
ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ
ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal
ISBN : 978-605-65564-3-2
ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz [email protected] Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ
Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış
Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman
İletişim Yayınları 2472 Çağdaş Türkçe Edebiyat 426 ISBN-13: İletişim Yayıncılık A. Ş. 1. BASKI 2017, İstanbul
ATTİLÂ ŞENKON Telef ATTİLÂ ŞENKON 21 Ağustos 1962 de Ankara da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini bu kentte tamamladı. 1987 de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü nden yüksek
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Öykü ASLAN KRAL KORK. Resimleyen: Sedat Girgin
Süleyman Bulut ASLAN KRAL KORK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Resimleyen: Sedat Girgin Süleyman Bulut ASLAN KRAL KORK Resimleyen: Sedat Girgin Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Son
Haydi Deniz Kıyısına! Şimdi okuyacağınız hikâye Limonlu Bayır
1. Bölüm Haydi Deniz Kıyısına! Şimdi okuyacağınız hikâye Limonlu Bayır Savaşı nın hikâyesidir. Diğer adıyla ona Akşam Yemeği Savaşları da diyebiliriz. Aslında Hayalet Avcıları III de diyebiliriz, ama açıkçası
SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI
SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY (Artık Perili Malikâne değil, Bay Postacı he he) İçinde büyük masa olan ofis Anneciğim ve Babacığım, Lütfen lütfen LÜTFEEEN Kasvetköy e gelip
AYLA ÇINAROĞLU KİM DEMİŞ NİYE DEMİŞ
AYLA ÇINAROĞLU KİM DEMİŞ NİYE DEMİŞ 2004, Uçanbalık Cumhuriyet Bulvarı No: 302/104 35220 Alsancak - İZMİR Yazar: Ayla Çınaroğlu Yayın Yönetmeni: İlke Aykanat Çam Düzelti: Gökçe Uslu Baskı: Ertem Matbaa
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Öykü ORMANDAKİ DEV. 4. basım. Resimleyen: Reha Barış
Resimleyen: Reha Barış Süleyman Bulut ORMANDAKİ DEV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 4. basım Süleyman Bulut ORMANDAKİ DEV Resimleyen: Reha Barış Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak
DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI
DUA ETTİĞİNİZDE J. Robert Ashcroft ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI Yeni Yaşam Yayınları İsteme Adresi: ICI P.K.: 33 Bakırköy İstanbul
ALESSANDRO BARICCO SMITH & WESSON
1 2 ALESSANDRO BARICCO & 3 Smith & Wesson, Alessandro Baricco 2014, Alessandro Baricco 2017, Can Sanat Yayınları A.Ş. Bu eserin Türkçe yayın hakları The Wylie Agency (UK) Ltd. aracılığıyla alınmıştır.
Deneyler ve Hayaletler
Deneyler ve Hayaletler Mario Sala Gallini (1959, Nizza-İtalya) Çocuk kitapları yazarı ve çevirmen. Yükseköğrenimini Modern Edebiyat alanında yaptı. Genova Üniversitesi nde dilbilim öğretmeni olarak çalıştı.
SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam
SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ
Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK
Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK HEYECANLI KİTAPLAR Serüven Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak
Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS
Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:
İhmal Amca DESTANLAR VE MASALLAR BOYALI KIRLANGIÇ. Masal. Resimleyen: Turgut Keskin
İhmal Amca BOYALI KIRLANGIÇ Resimleyen: Turgut Keskin DESTANLAR VE MASALLAR Masal ihmal amca BOYALI KIRLANGIÇ Resimleyen: Turgut Keskin Yayın Yönetmeni: Samiye Öz Yayın Koordinatörü: Ali Ünal Kapak ve
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz
Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Şiir Resimleyen: Burcu Yılmaz 2. basım Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş
meslek seçmişim kendime! Her gün dolaş dur! Masa başında çalışmaktan beter sıkıntıları var bu işin; yolculukların çilesi de işin cabası: Değiştirilen
meslek seçmişim kendime! Her gün dolaş dur! Masa başında çalışmaktan beter sıkıntıları var bu işin; yolculukların çilesi de işin cabası: Değiştirilen trenler, kaçırılan bağlantı noktaları, ne zaman yeneceği
þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.
Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.
TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ
K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp
ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI. Goscinny / Sempé. Öykü PITIRCIK KÜÇÜK PITIRCIK. Çeviren: Vivet Kanetti. 29. basım
Goscinny / Sempé PITIRCIK KÜÇÜK PITIRCIK 1 ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI Öykü Çeviren: Vivet Kanetti 29. basım Goscinny / Sempé PITIRCIK KÜÇÜK PITIRCIK 1 Çeviren: Vivet Kanetti cancocuk.com [email protected]
CHARLES DICKENS. Oliver Twist. Çeviren Erol Erduran. Remzi Kitabevi
2 CHARLES DICKENS Oliver Twist Çeviren Erol Erduran Remzi Kitabevi oliver twist / Charles Dickens Kısa Metin Orijinal adı: Oliver Twist Türkçe çeviri: Remzi Kitabevi, 2018 Her hakkı saklıdır. Bu yapıtın
I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS
I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara
O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç
O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek
UĞURBÖCEĞİ NİN MUTLULUK HAPLARI
Seza Kutlar Aksoy UĞURBÖCEĞİ NİN MUTLULUK HAPLARI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Resimleyen: Burcu Yılmaz 3. basım Seza Kutlar Aksoy UĞURBÖCEĞİ NİN MUTLULUK HAPLARI Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü:
Çok Mikroskobik Bir Hikâye
Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz
"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."
Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir
Bahar Ateşi Evet! Hayır! Belki? Ne? Merhaba.
1. Bölüm Bahar Ateşi Evet! Hayır! Belki? Ne? Merhaba. Bütün bu insanın kafasını şişiren karmaşa, çok ama çok masum bir günde başladı. O gün çok şirin, çok masumdu. O gün öyle muhteşem, öyle harika ve öyle
BARBAROS ALTUĞ. biz burada iyiyiz
2 BARBAROS ALTUĞ biz burada iyiyiz 3 2014, Can Sanat Yayınları Ltd. Şti. Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.
ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK
ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK Geçen gün amcam bize koca bir kutu çikolata getirmişti. Kutudaki çikolataların her biri, değişik renklerde parlak çikolata kâğıtlarına sarılıydı. Mmmh, sarı kâğıtlılar muzluydu,
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Ülkü Tamer. Öykü PULLAR SAVAŞI. Kapak Resmi: Gözde Bitir
Kapak Resmi: Gözde Bitir Ülkü Tamer PULLAR SAVAŞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Ülkü Tamer PULLAR SAVAŞI Kapak Resmi: Gözde Bitir www.cancocuk.com [email protected] Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti:
HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.
HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce
Hazırlayan: Saide Nur Dikmen
Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu
YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat
- şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.
SİNE ERGÜN BAŞTANKARA
1 2 SİNE ERGÜN BAŞTANKARA 3 2016, Can Sanat Yayınları A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz. 1. basım: Haziran
Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):
Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,
Kırmızı Şemsiye. Şiirler: Mavisel Yener. Öyküler: Aytül Akal. Resimler: Saadet Ceylan. Resimler: Ayda Kantar
Kırmızı Şemsiye Öyküler: Aytül Akal Resimler: Saadet Ceylan Şiirler: Mavisel Yener Resimler: Ayda Kantar KIRMIZI ŞEMSİYE 2011, Tudem Eğitim Hizmetleri San. Tic. A.Ş. 1476/1 Sok. No:10/51 Alsancak-Konak/İZMİR
TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.
TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi
nevi den ( Mes 9şirli) r H i k â y ele
9 Mesnevi den (şiirli) H i k â e y r l e ÖNSÖZ Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Mevlânâ Celâleddîn Sevgili Okur, Medeniyetimizin temeli olan değerlerimizi Hz. Mevlânâ mızın Mesnevi sinden
de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu
İgi ve ben Benim adım Flo ve benim küçük bir kız kardeşim var. Küçük kız kardeşim daha da küçükken ismini değiştirdi. Bir sabah kalktı ve artık kendi ismini kullanmıyordu. Bu çok kafa karıştırıcıydı. Yatağımda
Kahraman Kit Misafirlikte
Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project
Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?
Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil
Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda
Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara
Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak
YUSUF ATILGAN BÜTÜN ÖYKÜLERİ
1 2 YUSUF ATILGAN BÜTÜN ÖYKÜLERİ 3 2017, Can Sanat Yayınları A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz. Bodur
edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları
RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki
tellidetay.wordpress.com
Beterin Beteri Var Mehmet işten çıkarılır. Eve gelip durumu bildirince, hanımı içeri almaz. Gidecek yeri olmadığından Şeyhin dergahına gider. Bu sırada şeyh talebeleriyle sohbet etmektedir. Bu arada börek
Anna Branford. Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi
Anna Branford Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Violet Mackerel s Remarkable Recovery 2011, Anna Branford Curtis Brown Group Limited ve Akçalı Telif
ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?
ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.
ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi
ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü
Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI
Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 07Aralık-11 Aralık 2015 07 ARALIK PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. İstedikleri ilgi köşelerinde(evcilik, kitap, puzzle, kukla)
ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ
ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun
tellidetay.wordpres.com
Peşin Alınmış Ücret Gecenin oldukça ilerlemiş bir vaktinde özel bir kliniğin önünde duran taksiden üç kişi indi. Şoför yarı baygın yaşlıca bir adamın bir koluna aynı yaşlarda görünen hanımı ise diğer koluna
Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;
Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin
KURUKAFA AİLESİ ve CANAVARIN HAZİNESİ
KURUKAFA AİLESİ ve CANAVARIN HAZİNESİ Cherrrtsey in korrrsan kızı Alice için... SEV Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. Nuhkuyusu Cad., No. 197 Üsküdar İş Merkezi, Kat 3, 34664 Bağlarbaşı, Üsküdar, İstanbul
Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..
BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL.. Çanakkale destanının 99. yıl dönümünü yaşadığımız günlere saatler kala yine bir Çanakkale k ahramanının hikayesiyle karşınızdayım.. Değerli okuyucular; Hak için, Hakikat
DDD. m . HiKAYE. KiTAPLAR! . CİN. ALİ'NİN. SERiSiNDEN BAZILARI. Öğ. Rasim KAYGUSUZ
. CİN. ALİ'NİN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor
ÖN OYUN Yer, ağustos böceklerinin yuvası. Cici ve Mimi aynanın karşısında son hazırlıklarını yapmaktadır.
ÖN OYUN Yer, ağustos böceklerinin yuvası. Cici ve Mimi aynanın karşısında son hazırlıklarını yapmaktadır. (Şapkasını takar.) Nasıl oldu Mimiciğim? Ay çok hoş! (Saçlarına taktığı çiçekleri gösterir.) Ne
(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı
2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle
Turgut Erbek YANIK DEĞİRMEN. Resimleyen: Claude Leon
Turgut Erbek YANIK DEĞİRMEN Resimleyen: Claude Leon www.cancocuk.com [email protected] Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti: Leyla Nebioğlu Son Okuma: Egem Atik Kapak ve İç Tasarım: Gözde Bitir Tasarım
MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN!
MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! Sağlıklı olan ne varsa yaparım. Zararlı olan her şeyle savaşırım. Kötülerin düşmanı, iyilerin dostuyum. Zor durumda kaldığınızda İmdaat! diye beni çağırabilirsiniz. Sesinizi
ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ
ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:
ŞEBNEM İŞİGÜZEL Sarmaşık
ŞEBNEM İŞİGÜZEL Sarmaşık ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü ne değer bulundu.
bez gez sez tez biz çiz diz giz boz roz koz poz toz yoz çöz göz köz söz buz muz tuz büz düz güz
Son harflerini vurgulayarak okuyunuz. bak çak fak gak hak kak pak sak şak tak yak bek dek kek pek sek tek yek bık çık sık tık yık cik bas has kas mas pas tas yas kes ses pes fıs kıs his kis pis sis pus
BİZİM SOKAKTA ŞENLİK VAR
Resimleyen: Reha Barış Bilgin Adalı BİZİM SOKAKTA ŞENLİK VAR ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Çeviren: Süheyla Kaya 3. basım Bilgin Adalı BİZİM SOKAKTA ŞENLİK VAR Resimleyen: Reha Barış cancocuk.com [email protected]
Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA
20.10.2014 PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN OKULLARI GÜNLÜK EĞİTİM PROĞRAMI 6YAŞ 20.EKİM.PAZARTESİ-25.EKİM.CUMA Türkçe Dil Etkinliği: Sağlıklı olmak için neler yapıyoruz? Nasıl sağlıklı olabiliriz? Soruları sorularak
Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)
Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.
YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem
YALNIZ BİR İNSAN Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem öyle sonunda hep iyilerin kazandığı, kötülerin cezalandırıldığı veya bir suçluyu bulmak için
Umutla, harabelerde günlük turuna çıkmış olan bekçi Hilmi Efendi yi aramaya koyuldu. Turist kalabalığı Efes sokaklarına çoktan akmaya başlamıştı.
Düş Kırıklığı Karnı iyice acıkmıştı. Harabeler içinde bulunan bekçi kulübesinin ardındaki, begonvil, yasemin ve incir ağaçlarıyla çevrili alana doğru koştu. Leziz yemeğinin tadını uzaktan bile duyumsuyordu.
ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ
ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:
GÖRÜNMEZ OLAN TONİNO NUN MACERALARI
1970 ANDERSEN ÖDÜLÜ Gianni Rodari GÖRÜNMEZ OLAN TONİNO NUN MACERALARI ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI Öykü Çeviren: Yelda Gürlek 3. basım Resimleyen: Sedat Girgin Gianni Rodari GÖRÜNMEZ OLAN TONİNO NUN MACERALARI
Samed Behrengi DESTANLAR VE MASALLAR BİR VARDI BİR YOKTU. Masal
Samed Behrengi BİR VARDI BİR YOKTU Çeviren: Haşim Hüsrevşahi Resimleyen: Kutlay Sındırgı DESTANLAR VE MASALLAR Masal Samed Behrengi BİR VARDI BİR YOKTU çeviren: Haşim Hüsrevşahi Resimleyen: Kutlay Sındırgı
ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ
ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği
timasokul.com / [email protected]
OKUMAYI SEViYORUM DiZiSi zç Yayın Yönetmeni Savaş Özdemir Hazırlayan Reşhat Yıldız Kapak Tasarım M. Aslıhan Özçelik Grafik Tasarım M. Aslıhan Özçelik Esra Bayar Resimler shutterstock.com Sevengül Sönmez
