ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Transkript

1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Mahmut İSLAMOĞLU SÜNE (Eurygaster integricep Put.) (HETEROPTERA:SCUTELLERİDAE) NİN BAZI KIŞLAMA ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ VE YUMURTA PARAZİTOİTLERİ Trissolcus spp. (HYMENOPTERA:SCELİONİDAE) NİN KİTLE ÜRETİMİNDE KIŞLAYAN ERGİN SÜNE NİN KULLANIM OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI ADANA, 2010

2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SÜNE (Eurygaster integriceps Put.) (HETEROPTERA: SCUTELLERİDAE) NİN BAZI KIŞLAMA ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ VE YUMURTA PARAZİTOİTLERİ Trissolcus spp. (HYMENOPTERA: SCELİONİDAE) NİN KİTLE ÜRETİMİNDE KIŞLAYAN ERGİN SÜNE NİN KULLANIM OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Mahmut İSLAMOĞLU DOKTORA TEZİ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Bu tez 28/01/2010 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir. İmza:. İmza:.. İmza: Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR Prof. Dr. M.Rifat ULUSOY Prof. Dr. Cengiz KAZAK Danışman Üye Üye İmza:... Doç. Dr. Erdal SERTKAYA Üye İmza:.. Yrd. Doç. Dr. Pınar ÖZALP Üye Bu Tez Enstitümüz Bitki Koruma Anabilim Dalında Hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Enstitü Müdürü Bu Çalışma Ç.Ü. Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: ZF2007D06 Not:Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelgelerin, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

3 ÖZ DOKTORA TEZİ SÜNE (Eurygaster integriceps Put.) (HETEROPTERA: SCUTELLERİDAE) NİN BAZI KIŞLAMA ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ VE YUMURTA PARAZİTOİTLERİ Trissolcus spp. (HYMENOPTERA: SCELİONİDAE) NİN KİTLE ÜRETİMİNDE KIŞLAYAN ERGİN SÜNE NİN KULLANIM OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Mahmut İSLAMOĞLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALİ Danışman :Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR Yıl: 2010, Sayfa,179 Jüri :Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR :Prof. Dr. M.Rifat ULUSOY :Prof. Dr. Cengiz KAZAK :Doç. Dr. Erdal SERTKAYA :Yrd. Doç. Dr. Pınar ÖZALP Bu çalışma ile; süne (Eurygaster integriceps Put.) nin yazlama döneminde 20 C sıcaklık, % nem, kışlama döneminde ise 4 5 C sıcaklık % nem isteğinin olduğu belirlenmiştir. Yapay ortamlarda kışlatılan sünelerde en yüksek canlı kalma oranı 6 ve 9 C de, en yüksek yumurta verimi ise 6 C de şubat ayında kültüre alınan sünelerde olduğu tespit edilmiştir. Kışlaklardan toplanan sünelerde en yüksek canlı vücut ağırlıkları ile vücut yağ oranları haziran ayında, en düşük ise ekim ayında olduğu saptanmıştır. Depolanan süne yumurtalarının depolama süresi uzadıkça parazitlenme oranları ile parazitoit çıkış oranlarının düştüğü, ancak kararma süresi ile eşey oranlarının değişmediği tespit edilmiştir. Taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus (Nees) in salım etkinliği 2007 yılında % 47.60, 2008 yılında % 42, depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salım etkiliği 2007 yılında % 31.25, 2008 yılında % 26.6 olduğu belirlenmiştir. Trissolcus festiva (Victorov) da ise, taze yumurtalardan elde edilenlerin salım etkinliği 2007 yılında % 45, 2008 yılında % 38, depolanan yumurtalardan elde edilen T. festiva nın salım etkinliği 2007 yılında % 24.42, 2008 yılında % 15 olduğu belirlenmiştir. Doğadan ve farklı konukçulardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın birincil tercihinin süne yumurtası olduğu bunu Dolycoris baccarum (L.), Aelia rostrata (Boh.) ve Eurydema ornatum (L.) yumurtalarının izlediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Süne, Trissolcus semistriatus, Trissolcus festiva, Biyolojik mücadele, Kışlak I

4 ABSTRACT PhD THESIS DETERMINING SOME OVERWINTERING FEATURES OF SUNN PEST (Eurygaster integriceps Put.) (HETEROPTERA:SCUTELLERİDAE) AND INVESTIGATING THE USING POSSIBILITIES OF WINTERING SUNN PEST ADULTS IN MASS REARING OF SUNN PEST EGG PARASITOIDS Trsisolcus spp. (HYMENOPTERA:SCELİONİDAE) Mahmut İSLAMOĞLU DEPARTMENT OF PLANT PROTECTION INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF CUKUROVA Supervisor :Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR Year:2010, Pages:179 Jury :Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR :Prof. Dr. M.Rifat ULUSOY :Prof. Dr. Cengiz KAZAK :Assoc. Prof. Dr. Erdal SERTKAYA :Asst. Prof. Dr. Pınar ÖZALP In this study; it was determined that 20 C temperature, 35%-40% humidity in the summering period, 4-5 C temperature, 70%-75% humidity in the wintering period are necessary for Sunn pest (Eurygaster integriceps Put.). It was determined that in artificially wintered Sunn pest adults, the highest rate of alive individual was obtained from the individuals wintered at 6 and 9 C temperature, the highest egg efficiency was obtained from the individuals cultured in February at 6 C temperature. While the highest alive body weights and body fat rates were determined in June, the lowest of these were determined in October. It was determined that as the duration of egg storing getting longer, parasitizing rates and parasitoid exiting rates decreased, however getting dark period of the egg and sex rates didn t change. While rearing efficiencies of Trissolcus semistriatus (Nees) obtained from the fresh eggs were determined to be 47.61% in 2007 and 42% in 2008, those obtained from the stored eggs were determined to be 31.25% in 2007 and 26.6% in For Trissolcus festiva (Victorov), while rearing efficiencies of individuals from the fresh eggs were determined to be 45% in 2007 and 38% in 2008, those obtained from the stored eggs were determined to be 24.42% in 2007 and 15% in It was determined that prime preferences of T. semistriatus and T. festiva obtained from different hosts in nature was Sunn pest and it was followed by Dolycoris baccarum (L.), Aelia rostrata (Boh.) and Eurydema ornatum (L.) eggs. Key Words: Sunn pest, Trissolcus semistriatus, Trissolcus festiva, Biological management, Winter site II

5 TEŞEKKÜR Çalışmalarım süresince yakın ilgi ve yardımlarını esirgemeyerek beni yönlendiren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR a, çalışmamın her safhasında bilgi ve önerileri ile destek sağlayan tez izleme komitesi üyeleri Prof. Dr. M. Rifat ULUSOY ve Doç. Dr. Erdal SERTKAYA ya, süne yağ oranlarını belirleyen Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet SULANÇ ve Yrd. Doç. Dr. Pınar ÖZALP a, Parazitoit teşhislerini yapan Yrd. Doç. Dr. Şener TARLA ya, arazi çalışmaları sırasında yardımlarını gördüğüm Konya Tarım İl Müdür Yrd. Bülent ALPARSLAN a, Bitki Koruma Şube Müdürü Dr. Celal YILDIZ ile Seydişehir Tarım İlçe Müdürlüğü teknik personeline, çalışmamın her döneminde yardımlarını gördüğüm Zir. Müh. Vahdettin AKMEŞE ye, İstatistiki analizlerin yapımında yardımcı olan Dr. Halil KÜTÜK e, Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü idari ve teknik personellerine içtenlikle teşekkür ederim. Ayrıca, her zaman manevi desteklerini yanımda hissettiğim sevgili eşim Aslı ya ve çocuklarıma yürekten teşekkür ederim. Çukurova Üniversitesi Araştırma Fonuna da, tezime sağladığı maddi katkılarından dolayı ayrıca teşekkür ederim. III

6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ I ABSTRACT II TEŞEKKÜR III İÇİNDEKİLER IV ÇİZELGELER DİZİNİ IX ŞEKİLLER DİZİNİ XII RESİMLER DİZİNİ XVIII 1. GİRİŞ ÖNCEKİÇALIŞMALAR MATERYAL VE METOD Materyal Metot Sünenin Bazı Kışlama Özelliklerinin Belirlenmesi Yazlama Döneminde Toprak Yüzeyi ve Hava Sıcaklıklarının Belirlenmesi Yazlama Döneminde Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi Kışlama Döneminde Toprak Yüzeyi ve Hava Sıcaklıklarının Belirlenmesi Kışlama Dönemindeki Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi Kışlayan Süne nin Ağırlık ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Yazlama Döneminde Süne Vücut Ağırlığının ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Kışlama Döneminde Süne Vücut Ağırlığının ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Kışlak Yoğunluğunun Paker Metoduna Göre Belirlenmesi IV

7 Kışlayan Süne lerin Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Kitle Üretiminde Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi Kışlayan Ergin Süne lerin Kışlaktan Toplanması ve Yapay Ortamlarda Kışlatılması Kışlayan Ergin Süne lerden Yumurta Elde Edilmesi ve Depolanması Depolanan Süne Yumurtalarından Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Üretim Olanaklarının Belirlenmesi Depolanan Süne Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva Erginlerinin Bazı Biyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Depolanan Süne Yumurtalarından Kitle Üretimi Yapılan Trissolcus semistriatus ile Trissolcus festiva'nın Doğal Şartlarında Etkinliğinin Değerlendirilmesi Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin belirlenmesi Doğadan Toplanan Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Farklı Konukçulardan Elde Edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Verilerin Değerlendirilmesi BULGULAR VE TARTIŞMA Sünenin Bazı Kışlama Özelliklerinin Belirlenmesi Yazlama Döneminde Toprak Yüzeyi ve Hava Sıcaklıklarının Belirlenmesi Yazlama Döneminde Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi V

8 Kışlama Döneminde Hava ve Toprak Yüzeyi Sıcaklıklarının Belirlenmesi Kışlama Dönemindeki Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi Kışlayan Sünenin Ağırlık ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Yazlama ve Kışlama Döneminde Süne Vücut Ağırlığının Belirlenmesi Yazlama ve Kışlama Döneminde Süne Vücut Yağ Oranının Belirlenmesi Kışlak Yoğunluğunun Paker Metoduna Göre Belirlenmesi Kışlayan Süne lerin Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Kitle Üretiminde Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi Kışlayan Ergin Süne lerin Kışlaktan Toplanması ve Yapay Ortamlarda Kışlatılması Kışlayan Ergin Süne lerden Yumurta Elde Edilmesi ve Depolanması Depolanan Süne Yumurtalarından Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Üretim Olanaklarının Belirlenmesi Depolanan Süne Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva Erginlerinin Bazı Biyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Depolanan Süne Yumurtalarından Kitle Üretimi Yapılan Trissolcus semistriatus ile Trissolcus festiva.'nın Doğal Şartlarında Etkinliğinin Değerlendirilmesi Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Doğadan Toplanan T.semistriatus ve T. festiva nın Yumurta Tercihlerinin Belirlenmesi Doğadan Toplanan Trissolcus semistriatus Yumurta Tercihinin Belirlenmesi VI

9 Doğadan toplanan Trissolcus festiva Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Farklı Konuçlulardan Elde Edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nin Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Farklı Konukçulardan Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (1). Eurygaster integriceps Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (2). Dolycoris baccarum Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (3). Eurydema ornatum Yumurtalarından Elde Edilen T. semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (4). Aelia rostrata Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Farklı Konukçulardan Elde Edilen Trissolcus fetiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (1). Eurygaster integriceps Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus festiva nin Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (2). Dlycoris baccarum Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus festiva nin Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (3). Eurydema ornatum Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi VII

10 (4). Aelia rostrata Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi SONUÇLAR VE ÖNERİLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ VIII

11 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 3.1. Parker yönteminde, sayımlara göre kışlak bitkisi altında bulunması gereken süne sayıları Çizelge 4.1. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarındaki aylarlara göre vücut ağırlıkları Çizelge 4.2. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarında yazlama ve kışlama dönemlerindeki vücut ağıtlıkları Çizelge 4.3. Kışlaklardan toplanan ve laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin yılında vücut ağırlıkları Çizelge 4.4. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarındaki aylarlara göre vücut yağ oranları Çizelge 4.5. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarındaki yazlama ve kışlama dönemlerinde vücut yağ oranları Çizelge 4.6. Kışlaklardan toplanan ve laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin yılında yağ oranları Çizelge 4.7. Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin 2006 yılında canlı kalma oranları Çizelge 4.8. Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin 2007 yılında sıcaklığa göre canlı kalma oranları Çizelge 4.9. Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2007 yılında alınan ortalama yumurta verimleri Çizelge Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2008 yılında alınan ortalama yumurta verimleri Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının kararma süreleri Çizelge Depolanan süne yumurtalarda Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva kararma süreleri IX

12 Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının parazitlenme sayıları Çizelge Depolanan süne yumurtalarda Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva parazitlenme sayıları Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının parazitoit çıkış sayıları Çizelge Depolanan yumurtalarda Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarında parazitoit çıkış sayıları Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının eşey oranları Çizelge Depolanan yumurtalarda Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarında eşey oranları Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının kararma süreleri Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarının kararma süreleri Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının parazitleme sayıları Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarının parazitlenme oranları Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarında parazitoit çıkış sayıları X

13 Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarının parazitoit çıkış sayıları Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının eşey oranları Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarının eşey oranları Çizelge Dört ay depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın salım yapılan tarlalardaki kışlamış ergin süne yoğunlukları Çizelge Dört ay depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve T. festiva nın salım yapılan tarlalardaki nimf yoğunlukları Çizelge 4.29 Dört ay depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve T. festiva nın salım yapılan tarlalardaki emgi oranları XI

14 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 4.1. Yazlama döneminde 1800 ve 2100metre yükseklikteki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları Şekil 4.2. Yazlama döneminde 1800 ve 2100 metre yükseklikteki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları Şekil 4.3. Yazlama döneminde 1800 ve 2100 metre yükseklikteki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları Şekil 4.4. Yazlama döneminde 1800 ve 2100 metre yükseklikteki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları Şekil 4.5. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseklikteki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları Şekil 4.6. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseklikteki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları Şekil 4.7. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseklikteki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları Şekil 4.8. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseklikteki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları Şekil 4.9. Adıyaman Nemrut Kışlağından toplanan sünelerde 2006 ve 2007 yıllarında ortalama vücut ağırlıkları Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan süneler ile kışlaklardan toplanan sünelerin 2006 yılın ortalama vücut ağırlıkları Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan süneler ile kışlaklardan toplanan sünelerin 2007 yılındaki ortalama vücut ağırlıkları Şekil Adıyaman Nemrut Kışlağından toplanan sünelerde 2006 ve 2007 yıllarında ortalama vücut yağ oranları Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin 2006 yılındaki ortalama vücut yağ oranları Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin 2007 yılındaki ortalama vücut yağ oranları ı XII

15 Şekil Adıyaman Nemrut Kışlağında farklı mevkilerindeki 2006 ve 2007 yılı ortalama süne yoğunlukları Şekil Adıyaman Nemrut Kışlağında 2006 ve 2007 yıllarında kışlak bitkilerindeki ortalama süne yoğunlukları Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2006 yılı Aralık ayında ortalama canlı kalma sayıları Şekil4.18. Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 yılı Ocak ayında ortslsms canlı kalma sayıları Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 Şubat ayında ortalama canlı kalma sayıları Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 yılı Mart ayında ortalama canlı kalma sayıları Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 yılı Aralık ayında ortalama canlı kalma sayıları Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2008 yılı Ocak ayında ortalama canlı kalma sayıları Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2008 yılı Şubat ayında ortalama canlı kalma sayıları Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2008 yılı Mart ayında ortalama canlı kalma sayıları Şekil Farklı sürelerde ve sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2007 yılında dişi başına alınan ortalama yumurta sayıları Şekil Farklı sürelerde ve sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2008 yılında dişi başına alınan ortalama yumurta sayıları Şekil Farklı sürelerde -21 ºC de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki kararma süreleri Şekil Farklı sürelerde -21 ºC de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki parazitleme sayıları XIII

16 Şekil Farklı sürelerde -21 ºC de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki parazitoit çıkış sayıları Şekil Farklı sürelerde -21 ºC de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki parazitoit eşey oranları Şekil Farklı sürelerde -21 ºC de dört ay depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarında kararma süreleri Şekil Farklı sürelerde -21 ºC de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının parazitlenme sayıları Şekil Farklı sürelerde -21 ºC de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının parazitoit çıkış sayıları Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının eşey oranları Şekil Salım yapılmayan kontrol tarlasındaki süne yumurta parazitoit türlerinin 2007 ve 2008 yıllarındaki bulunma oranları Şekil Taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus un salımı yapılan Başkaracaören köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları Şekil Taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus festiva nın salımı yapılan Gölhöyük köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları Şekil Depolanmış yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus un salımı yapılan Kesecik köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları XIV

17 Şekil Depolanmış yumurtalardan elde edilen Trissolcus festiva nın salımı yapılan Taşağıl köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları Şekil Salımı yapılan depolanmış ve taze yumurtaların 2007 yılında açılma oranları Şekil Salımı yapılan depolanmış ve taze yumurtaların 2008 yılında açılma oranları Şekil Doğadan toplanan Trissolcus semistriatus un ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Doğadan toplanan Trissolcus semistriatus un üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Doğadan toplanan Trissolcus semistriatus un dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Doğadan toplanan Trissolcus festiva nın ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Doğadan toplanan Trissolcus festiva nın üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Doğadan toplanan Trissolcus festiva nın dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları XV

18 Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen elde edilen Trissolcus semistriatus un dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından eld edilen Trissolcus semistriatus un üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın dörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları XVI

19 Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nındörtlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen T.festiva nın üçlü yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın dörtlü grubundaki parazitleme oranları XVII

20 RESİMLER DİZİNİ SAYFA Resim 3.1. Sünenin yazlama ve kışlama dönemlerinde sıcaklık ve nem oranlarının belirlenmesi için kurulan HOBO cihazı Resim 3.2. Sünenin kışlaklarda barınak olarak kullandığı Kirpiotu ve Zırotu bitkisi Resim 3.3. Çalışmaların yürütüldüğü Adıyaman Nemrut Kışlağında süne yoğunluğu Resim 3.4. Süne yumurtaların -21 ºC de depolanması ve embriyosu öldürülmüş süne yumurtaları Resim 3.5. Depolanan sünelerin kültüre alınması ve yumurta elde edilmesi Resim 3.6. Süne ve Yumurta parazitoiti Trissolcus sp Resim 3.7. Aralık ve Mart aylarında süne kültürlerinden elde edilen yumurtaların parazitlenmesi Resim 3.8. Süne yumurtalarının parazitlenmesi ve parazitlenmiş süne yumurtaları Resim 3.9. Süne yumurta parazitoitlerinin salımı ve salım çantacığı Resim Doğada parazitlenmiş süne yumurtaları ile laboratuarda parazitlenmeye alınmış süne yumurtaları Resim Denemede kullanılan A. rostrata yumurtalarının elde edilmesi ve sünenin Resim Denemede kullanılan D. baccarum ve E. ornatum yumurtalarının elde edilmesi XVIII

21 1. GİRİŞ Mahmut İSLAMOĞLU 1. GİRİŞ Buğday, ülkemizde dekar ekim alanı ve ton yıllık üretimi ile tarla bitkileri içerisinde birinci sırada yer almaktadır (TÜİK, 2009). Buğday, geçmişte olduğu gibi günümüzde de insanlığın temel besin kaynağı olma özelliğini sürdürmektedir. Dünyanın her tarafına uyum sağlayabilen çeşitlerin bulunması, ucuz ve değerli bir besin kaynağı olması nedeniyle buğdayın gelecekteki önemi daha da artacaktır (Akaya, 1994). Süne, Eurygaster integriceps Put. (Heteroptera; Scutelleridae) ülkemizde hububatın en önemli zararlısı durumundadır. Zaman zaman salgınlar yaparak önemli oranda ürün kayıplarına neden olmaktadır (Lodos, 1986; Anonymous, 1995 ). Süne, Greminae familyası içerisinde özellikle buğdayda farklı fenolojik dönemlerinde zarar yapmaktadır. Kışlamış erginler Kurtboğazı ve Akbaşak zararını yaparken, nimfler buğday tanelerini kavuzları üzerinden emgi yaparlar. Emilen taneler ağırlıklarını kaybeder ve çeşitli şekilde deformasyonlara uğrarlar. Süt halinde iken beslendiğinde taneler çimlenme güçlerini kaybedecekleri gibi ekmeklik ve makarnalık özelliklerini de yitirirler (Lodos, 1986; Anonymous, 1995). Yurtdışında ve ülkemizde yapılan araştırmalar sonucunda süne populasyonunu baskı altında tutan faktörler içerisinde doğal düşmanların en büyük etkiye sahip olduğu belirlenmiştir (Lodos 1961 ve 1986). Bu doğal düşmanlardan en önemlisi ise Hymenoptera takımının Scelionidae familyasına dahil yumurta parazitoitleridir. Bu parazitoitler sünenin ovipozisyon süresince 3 nesil verdiği ve özellikle 3. nesilde süne yumurtalarını % 100'e ulaşan oranlarda parazitlediği bildirilmektedir (Zwölfer 1942). Türkiye de süne yumurta parazitoitlerinin kitle üretim ve salım çalışmaları 1990 lı yıllarda başlamış ve 1997 yılına kadar devam etmiştir. Ancak bu dönemde zamanında yetiştirilemeyen yumurta parazitoitleri geç salınmış ve dolayısıyla bir başarı elde edilememiştir (Akıncı ve Soysal 1996) li yıllarda tekrar başlayan salım çalışmaları günümüze kadar devam etmektedir. Yapılan salım çalışmalarında parazitoit etkinliğinin bölge ve yıllara göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir (Safavi 1968; Tarla ve Kornoşor 2003, İslamoğlu ve ark, 2008). 1

22 1. GİRİŞ Mahmut İSLAMOĞLU Süne yumurta parazitoitlerinin kitle üretimi, kışlamış ergin sünenin araziden toplanarak buğday bitkisi ile kültüre alınması ve bunlardan elde edilen yumurtaların parazitlenerek, parazitli yumurtaların tekrar araziye salımı esasına dayanmaktadır. Ancak, zamanında yeteri kadar kışlamış ergin sünenin toplanamaması ve yumurta elde edilememesi kitle üretiminde başarıyı sınırlandırmıştır (Safavi, 1968). Ayrıca, ergin pentatomitlerin ve bunlardan elde edilen yumurtaların depo edilme koşullarının belirlenmesi, kitle üretimini etkileyen en önemli faktörü oluşturmuştur (Doğanlar, 1998). Ülkemizde, 2004 yılından itibaren süne mücadelesinde uçakla kimyasalların uygulanması yasaklanmıştır. Bu durum parazitoitlerin etkinliğinin artmasına ve doğal dengenin yeniden oluşumuna yardımcı olacaktır (Waage 1998). Ayrıca Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünde, 2003 yılında başlayan doğaya destek salımlarından da olumlu sonuçlar alınmıştır (Tarla ve Kornoşor 2003 ; İslamoğlu ve ark. 2008). Ancak süne yumurta parazitoitlerinin kitle üretiminde kışlamış erginlerin ilkbaharda araziden toplanması ve çok kısa zamanda parazitoit üretim zorunluluğu çalışmaların en büyük dezavantajını oluşturmaktadır. Bu çalışma ile süne yumurta parazitoitlerinin üretiminde konukçu olarak kullanılacak sünelerin 4 5 ay öncesinden laboratuara getirilerek yapay ortamlarda kışlatılma olanakları belirlenmiştir. Ayrıca, yapay ortamlarda kışlatılan sünelerden elde edilen yumurtaların depolanması, depolanan yumurtaların bazı biyolojik özelliklerinin belirlenmesi ve depolanmış yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın laboratuar ve arazi şartlarında etkinliği ile Trissolcus semitriatus (Nees), Trissolcus festiva (Victorov) yumurta parazitoitlerinin yumurta tercihleri araştırılmıştır. 2

23 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Fedotow (1947a), Özbekistan ve Kuzey Kırgızistan da yapmış olduğu çalışmalarda, süne (Eurygaster integriceps Put.) nin pasif dönemde hayatta kalmasında besin depolamasının önemli rol oynadığını belirtmiştir. Depolanan besin maddeleri düşük metabolizma faaliyetlerinde ve sperm rezervlerinin gelişmesinin tamamlanmasında kullanıldığını bildirmiştir. Ayrıca yazlama döneminde sünenin metabolizma faaliyetlerinin devam etmesinin yağ rezervlerini düşmesine ve dayanıklılığın azalmasına, bunun sonucunda ise erginlerin ölmesine neden olduğunu saptamıştır. Sünenin temmuz ayından kasım ayına kadar vücut fonksiyonlarının devam etmesi ve spermlerinin olgunlaşması nedeniyle vücut yağ oranının düştüğünü belirtmiştir. Aynı araştırıcı vücut neminin öneminden bahsetmiş, farklı dokulardaki su dengesinin desteklenmesi böceğin soğuğa dayanıklılığını ve vücut ağırlığını artırdığını, vücutta toplanan fazla suyun dışkı olarak atıldığını bildirmiştir. Kışlaklardaki yetersiz suyun ise vücut ağırlığının azalmasına, çevre şartlarına daha az dayanıklılığa ve böceklerde yüksek oranda ölüm meydana getirdiğini saptamıştır. Sünede yüksek ölüme yol açan diğer bir faktörün ise sıcaklık olduğunu, özellikle ani hava değişimi ile koruyucu kar tabakasının erimesi nedeniyle sıcaklığın 0 C altında seyretmesinin yüksek ölümlere yol açtığını, iklimdeki bu tip ani değişikliklerin iç organların zarar görmesine ve yağ dokularının da bozulmasına neden olduğunu tespit etmiştir. Fedotow (1947b), süne ovadan kışlağa uçmadan önce yeteri kadar beslenmiş ise maksimum yağ, protein ve karbonhidrat ihtiva ettiklerini, bu dönemde vücut ağırlıklarının da en yüksek düzeyde olduğunu belirtmiştir. Aynı araştırıcı, sünenin pasif döneminde, normal iklim koşullarında ortalama yağ miktarlarının, dişilerin % 36 sını, erkeklerin ise % 43 ünü harcadıklarını bildirmiştir. Sünenin kışlaktan tarlalara göçlerinden sonra, metabolizma faaliyetlerinin aniden arttığını, vücudundaki su miktarının kısa zamanda yükseldiğini ve vücuttaki yağ miktarının çok fazla harcandığını saptamıştır. 3

24 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU Makhotine (1947), laboratuar koşulları altında sıcaklığın süne davranışlarına etkisini belirlemiştir. Sıcaklığın -4 C den + 49 C ye doğru çıkıldığında sıcaklığa bağlı olarak hareketlenmenin arttığını, 49 C de ise böceğin öldüğünü bildirmiştir. Sünenin sıcaklık değişimlerine karşı toleransının oldukça iyi olduğunu ve geniş bir sıcaklık periyoduna adapte olduğunu, bu nedenle sünenin çevredeki iklimsel değişikliklerden en az etkilendiğini açıklamıştır. Ouchatinskaia (1953), 1953 yılında Rusya da yapmış olduğu çalışmada, kış diyapozundaki besin maddelerinin E. integriceps için öneminden bahsetmiştir. Buna göre, süne erginlerinin kışlaklara çekilmeden önce çeşitli hububatla ve özellikle de buğday daneleri ile beslendiğini, besin maddelerini polisakkarid ve lipid olarak depoladığını, bunların vücut ağırlığının yaklaşık % 50 sini oluşturduğunu tespit etmiştir. Sünenin kışlama sırasında bu besin maddelerini çok az harcadığını ve % inin gelecek yıldaki ilkbahara kadar depolandığını saptamıştır. Vardaroğlu (1954), İran'da m 2 'de iki ile dört adet kışlamış süne bulunan tarlalara hektara Trissolcus semistriatus (Nees)'in salınarak mücadele edildiğini, 1953 yılında 100 milyon parazitoit üretilerek salım yapıldığını ve her bir hektar için parazitoit salındığında 1.6 ABD doları, DDT veya Gamexan ile ilaçlanması durumunda ise 7.5 ABD doları masrafa neden olduğunu bildirmiştir. Strogaia (1955), sünelerin % 90 oranında yağ rezervlerini iki periyotta harcadığını, bunlardan birincisinin kışlaklara göçten ilk donlar oluncaya kadar olan dönem (yazlama) olduğunu, bu dönemde hiç beslenmenin olmadığını, ancak metabolizma faaliyetlerinin devam ettiğini bildirmiştir. Bu dönemde kışlaklarda besin maddelerinin ve yağların erkeklerde sperm hücrelerinin üretiminde, dişilerde ovaryumların olgunlaşmasında ve yer değiştirmelerde kullanıldığını saptamıştır. İkinci dönemin ise kışlaklardan tarlalara göçün olduğu ilkbahar dönemi olduğunu belirtmiştir. Ayrıca kışın 5 ay boyunca devam eden soğuk periyotta böcek metabolizması çok yavaş olduğundan besin ve yağ tüketiminin hiç olmadığını tespit etmiştir. Süne vücudundaki en yüksek su bulunma oranı kanatların oluşumundan sonra yeni nesil erginlerde olduğunu, vücuttaki su miktarının beslenme, yağ miktarına, sıcaklığa ve toprak nemine bağlı olduğunu bildirmiştir. Sonbahar ve kış mevsimlerinde su miktarının genellikle arttığı yaz aylarında ise uygun olmayan çevre 4

25 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU koşullarından dolayı azaldığını bildirmiştir. Toplam vücut ağırlığının kuru madde miktarı ile su miktarına bağlı olduğunu vurgulamıştır. Ouchatinskaia (1955), 1951 yılında Rusya da Krasnador bölgesinde sünenin kışlama fizyolojisini incelemiş ve kışlama sırasında böceğin biyolojik ve fiili olarak birbirinden ayrı üç döneminin olduğunu tespit etmiştir. Birinci dönem olarak yaz - sonbahar uykusu (yazlama) olduğunu, bu dönemde ortalama ısı yüksek olduğundan böcek bu devrede yağlarını ve yedek besin maddelerini kullandığını, bu devre sonunda, ortalama sıcaklığın 10 C nin altına düşmesi ve ilk donların görülmesi ile birlikte glikojen miktarının arttığını ve solunumun düştüğünü belirtmiştir. İkinci dönem olarak sıcaklığın 0 2 C lere düştüğü (kışlama) dönem olduğunu, bu dönemde sıcaklığın çok düşük olmasından dolayı metabolizmanında son derece yavaşladığını, yedek karbonhidratların ve karbonca zengin gıdaların böcek tarafından kullanıldığını, yağlı yedek maddelerin ise çok az kullanıldığını hatta miktarlarının değişmediğini tespit etmiştir. Üçüncü dönem olarak ise erken ilkbahar olduğunu, bu dönemde cinsel organların olgunlaştığını, kış esnasında bağırsaklarda ve malpighi borucuklarında biriken karbonlu maddelerin atıldığını ve normal solunumun başladığını bildirmiştir. Ayrıca, sünenin kışlama dönemlerinde özel fizyolojik adaptasyona sahip olduğunu, kış öncesi vücutlarındaki yağın bir kısmını harcayarak glikojen ürettiklerini, vücudundaki toplam su miktarının dikkate değer bir şekilde artırdığını, böceklerdeki bir diğer enerji kaynağının ise yağ dokularında ve hipodermiste toplanan hidrokarbonlar olduğunu bildirmiştir. Fedotow ve Botcharova (1955), Rusya da Krasnodar Bölgesinde 1949 yılından 1954 yılına kadar yapmış oldukları çalışmada, sünenin kışlama dönemdeki fizyolojisini incelemişlerdir. Buna göre, yazlama döneminde vücuttaki metabolik değişimlerin devam ettiğini, erkeklerde ve dişilerde üreme organlarının olgunlaşmasından dolayı depo maddelerinin harcandığını, sıcak günlerde kısa uçuşlarla yer değiştirdiğini, kışlak bitkileri üzerinde dinlenerek beslendiğini belirtmişlerdir. Bu periyotta düşük nem ve yüksek sıcaklıklardan dolayı depolanan yağı ve besin maddelerini kış aylarına göre daha fazla harcadığını, yazlama döneminde nem daha çok barınaklarındaki bitkilerle sağlandığını tespit etmişlerdir. Kışlama döneminde, metabolizma faaliyetlerin dikkati çekecek düzeyde düştüğünü 5

26 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU ve böceğin tamamen hareketsiz olduğunu, kar tabakası nedeniyle sıcaklık değişikliklerinin olmadığını ve böcek için en uygun dönem olduğunu saptamışlardır. Bu dönemde metabolizma faaliyetlerinin en az düzeyde olduğunu, bu dönemdeki ılık havaların böcek metabolizmasını hızlandırdığını, depolanmış besin maddelerin kullanıldığını ve bireylerin zayıflayarak ilkbahardaki göçe karşı zayıf düştüklerini bildirmiştir. Zomorrodi (1959), İran'da süne ile biyolojik mücadele yöntemi Alexandrov öncülüğünde Microphanurus semistriatııs Nees ve M. vassilievi (Mayr) kullanılarak yapıldığını bildirmiştir yılında kg kışlamış süne kullanılarak Isfahan'da 207 milyon parazitoid üretildiğini ve kışlamış ergin sayısının m 2 'de 1 olan alanlarda hektara parazitoit salınması ile parazitlenme oranının % 60-90'a ulaşarak salım yapılmayan alanlara oranla zarar oluşmadığını bildirmiştir. Lodos (1961), Süne kışlakta geven (Astragalus sp.), zır otu (Noea spinosissima Moq.), kirpi otu (Acantholimon sp.), akdiken (Crataegus monogyna Jacq.), ayı kulağı (Verbascum sp.) ve pelin (Artemisia sp.) gibi bitkiler altında kışladıklarını, 1730 metre yükseklikteki Karacağ Tirbilek mevkiinde kışlağındaki sıcaklık ortalamasının 1951 yılında haziran ayında 18 C, temmuz ayında 22 C, ağustos ayında 23 C olduğunu, Karacadağ Bahadır mevkiinde ise, haziran ayında 21 C, temmuz ayında 25 C ve ağustos ayında 25 C olarak belirtmiştir. Kışlaklardaki rutubet ile ilgili olarak, sünelerin dağlarda rutubetle ilgisine dair önemli bir çalışma yapılmadığını, ancak sünenin kışlama yerlerinin daima rutubet ve su tutan yerlerden uzak olduğunu, sel ve dere yataklarından uzak yerlerde kışladıklarını belirtmiştir. Remaudiere (1961), İran da 1960 yılında sünenin depolama çalışmalarında, 0.50 x 0.30 x 0.12 m ebatlarındaki kutular kullanıldığını, kutuları nemlendirmelerine rağmen sünelerin tamamının öldüğünü bildirmiştir. İkinci bir denemenin aynı yıl içerisinde yapıldığını kışlaklardan adet süne getirilerek kutular içerisinde kültüre alındığını, mart ayında % 50 sinin canlı kaldığını belirtmiştir. Üçüncü bir denemenin Halep (Suriye) de yapıldığını, bu çalışma da depolandıktan sonra üçüncü ayın sonunda sünelerin genelde öldüğünü bildirmiştir. Aynı araştırıcı, 1961 yılında Pasteur Enstitüsünde farklı sıcaklıklarda deneme yapıldığını, 18 x 18 x 6 cm ebatlarındaki kutularda böcek bırakıldığını, + 3 C ve % nem 6

27 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU ortamlarında 2 aylık depolamada ölüm oranının % 10 un üstüne çıkmadığını, ancak böceklerin aşırı su kaybettiklerini belirtmiştir. Ayrıca +10 C ve +12 C de % nem oranlarında kültürlerin 2. aydaki ölüm oranının % 10 civarında olduğunu ancak böceklerin su rezervlerinde aşırı kaybın olduğunu, +25 C ve % 55 nemli ortamda 30 x 20 x 20 cm ebatlarında kutularda kültüre alınan sünelerde ise, periyodik olarak nemlendirildiğini ve nem kaybının telafi edildiğini, ikinci ayın sonunda ölüm oranının % 10 civarında olduğunu bildirmiştir. Brown (1962), İran ın Ghara - agadj kışlağında en yaygın olan Artemisia sp. bitkisinin altında yapmış olduğu maksimum ve minimum sıcaklık ölçümleride, en yüksek sıcaklığın temmuz ayında (30.3 C), en düşük sıcaklığın ise Ocak ayında (- 3.0 C) olduğunu bildirmiştir. Bitki altındaki nem oranının ise en düşük ağustos ayında en yüksek ise % ile mart ayında olduğunu saptamıştır. Süne vücut ağırlıklarının temmuz ayından başlayarak ekim ayına kadar sürekli düştüğünü, ekim ayından mart kadar ise durağan olduğunu tespit etmiştir. Yüksel (1968), Sünenin yazlamak için ısı bakımından serin, nispi nemi yüksek karakterlerdeki bitki altlarını seçtiğini, özellikle geçen yıllara ait yaprak döküntülerinin elverişli olduğunu belirtmiştir. Kışlaklara gelen sünelerin geven (Astragalus lagurus Wild.), kirpi geven (Astragalus dipthterites Fenzl), zır otu, gibi bitkilerin altında kışladığını, kışlama yüksekliğinin ise metre arasında olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, 1957 yılında Karacadağ da Tirbelek tepesinin 25 Temmuz - 24 Ekim tarihleri arasında bitki altında, toprağın 2 cm lik derinliğindeki sıcaklık ve nem değerleri ile bitki dışındaki çevrenin sıcaklık ve nem değerlerini belirlemiştir. Buna göre, sıcaklık değerlerinin temmuz ayında ortalama 22.90, ağustos ayında 21.98, eylül ayında ise C olduğunu, bitki altındaki toprak nemi ise, temmuz ayında % 29.47, ağustos ayında % 33.96, eylül ayında % 46.33, ekim ayında % olduğunu tespit etmiştir. Aynı araştırıcı kışlaklardaki süne vücut ağırlıklarını belirlemiş ve yılında topladığı 100 adet bireyin ortalama ağırlığının haziran ayında g. temmuz ayında g ve ağustos ayında ise g olduğunu bildirmiştir. Karacadağ Kollubaba (1900 m) mevkiinde yapmış olduğu tartımlarda ise, 50 erkek, 50 dişinin ortalama ağırlığı temmuz ayında g, ağustos ayında g, eylül ayında g olduğunu belirtmiştir yılında 7

28 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU yapmış olduğu diğer bir çalışmada da suni kışlatma denemeleri için kışlaklardan topladığı süneleri 670 m yükseklikte bağ omcaları altında ilkbahara kadar tuttuğunu, ancak büyük oranda ölüm oluştuğunu ve sünelerdeki ağırlık kaybının fazla olduğunu, bunun nedenini ise sünelerin tam diyapoza giremediğinden fazla enerji harcadıklarını belirtmiştir. Suni kışlatma çalışmalarında en önemli faktörün nem olduğunu suni olarak kışlatılacak sünelerin düşük sıcaklıklarda +2 ile +10 C arasında iyi havalandırmalı ortamlarda % nispi nemde olabileceğinden bahsetmiştir. Süne için kritik sıcaklık değerlerinin kış başlangıcında -8, kış sonunda ise 4 C olduğunu, 10 cm lik bir kar tabakası olduğu zaman hava sıcaklığının C iken kar altındaki eski yaprak döküntüleri içindeki sıcaklıkğın 2.3 C ve taze yaprak döküntülerinde ise 4.3 C olduğunu, mart ortasında karların erimesiyle yapraklar içindeki sıcaklığın -13 C ye düştüğünü ve % 90 sünenin öldüğünü bildirmiştir. Safavi (1968), Eurygaster spp. yumurtalarının 12 ay sürekli depolandığında 8. aydan sonra yumurtaların su oranını düşmesi ve şekillerinin bozulması nedeniyle % 50 sinin parazitlenme için uygun olmadığını bildirmiştir. Martin ve ark. (1969), 1963 yılında Isfahan bölgesinde T. semistriatus ve Trissolcus grandis (Thom.) kullanılarak süne ile biyolojik mücadele yapıldığını, zararlının popülasyon yoğunluğu dikkate alınarak m 2 ' de bir adet kışlamış ergin süne yoğunluğu bulunan tarlaya hektara parazitoitin periyodik olarak salındığını ve olumlu sonuç alındığını belirtmişlerdir. Schaffer ve Washino (1969), Anopheles freeborni (Aitken) de kışlama boyunca vücut yağı oranı % 17.3 den % 3.5 e düşerken Culex tarsalis (Coq.) te % 9.7 den % 10.8 e yükseldiğini saptamış bunun nedeninin yağ asidi biyosentezi olabileceğini belirtmiştir. Lazarov ve ark. (1969), Bulgaristan'da sünenin uzun süreli tahminleri hakkında ortaya koydukları prensiplerden birincisinin kışlağa çekilen yeni nesil erginlerin fizyolojik durumları (vücut-yağ oranı) olduğunu belirtmektedir. Popov (1974), süne yumurtaları ile yapmış olduğu çalışmada, -21 C de depolanan pentatomid yumurtalarının T. grandis üretimi için 270 güne kadar uygun olduğunu tespit etmiştir. 8

29 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU William ve ark. (1976), Culex pipens (L) in yağ asitlerinin değişimini incelemiş ve gelişme peryodu boyunca yağ asitlerinin dalgalanmasına, doymuş ve doymamış yağ asitlerinin biyosentez sonucu birbirlerine dönüşmesinden kaynaklandığını bildirmiştir. Yeargan (1980), Podisus maculiventris (Say.) yumurtaları kullanılarak 15.5 ve 32.2 C sıcaklıklar arasında sekiz farklı sabit sıcaklıklarda 12 saat aydınlık 12 saat karanlık koşullarında Telenomus podisi (Ashmead)'in erkek bireylerinin dişi bireylere oranla yumurtadan önce çıktığını ve gelişmelerini tamamlayabilmesi için gelişme eşiği üzerindeki sıcaklık toplamının dişiler için 139.4, erkekler için gün-derece olduğunu belirlemiştir. Lodos (1986), Rus entomologların süne epidemiyolojisi üzerinde uzun süre çalıştıklarını, hatta bunu geliştirerek bir erken uyarı sistemi oluşturduklarını belirterek, sünenin epidemiyolojisinin diğer böcek türlerinde olduğu gibi, çevre koşullarıyla yakın ilişkisinin bulunduğunu ancak salgın yapmasında özellikle yeni nesil erginlerin gerekli besini depo etmesinin büyük önem taşıdığını bildirmiştir. Ayrıca bir dişi sünenin ortalama olarak 80 yumurta verdiğini ancak uygun koşullarda bu sayının çok daha artabileceğini belirtmiştir. Kılınçer ve ark. (1987), Süne ve kımılın kışlama periyodu boyunca vücut ağırlığı ve yağlarında görülen değişimleri saptamak amacıyla Ankara Beynam kışlağından süne ve kımıl örneklerini topladıklarını, kışlama periyodu sonunda her iki türde de vücut ağırlığı başlangıca göre azaldığını ancak bu azalış düzenli olmadığını saptamışlardır. Benzer şekilde aynı azalışın vücut yağında da olduğunu ve inişli çıkışlı bir grafik çizdiğini, kımıl ve sünenin yaş vücut ağırlığının kuru vücut ağırlığına oranla çok daha fazla değişim gösterdiğini, bunun böceklerin çevre koşullarına bağlı olarak su kaybetmeleri veya beslenme dışındaki yollarla su kazanmalarından ileri geldiğini belirtmişlerdir. Yaş vücut yağı oranlarının dişi sünelerde % , erkeklerde ise % ile % arasında değiştiğini vurgulamışlardır. 9

30 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU Şimşek ve Yaşarakıncı (1989), Güneydoğu Anadolu'da yaptıkları çalışmada, hububat tarlalarında kışlamış ergin süne yoğunluğunun m 2 'de 1.5 birey olduğunda Trissolcııs spp. tarafından parazitlenme oranının süne yumurtalama peryodunun başlangıcında % 10, sonuna doğru ise % 86'ya ulaştığını belirlemişlerdir. Memişoğlu (1990), T. semistriatus un Eurygaster maura (L.) yumurtalarında gelişimini incelemiş, 12,41 gün yaşayan dişilerin ömrü boyunca ortalama adet konukçu yumurtasını parazitlediklerini ve parazitoit çıkış oranının da % arasında değiştiğini, dişilerin ömrünün ilk üç gününde en fazla sayıda yumurta parazitlediklerini, gelişme sürelerinin dişilerde 14.77, erkeklerde ise gün olduğunu belirtmiştir. Memişoğlu ve Özer (1992), Ankara Kuyruklu ve Çelebi kışlaklarında yapmış oldukları çalışmada, Kuyruklu kışlağında % arasında, Çelebi kışlağında ise % oranında ölüm tespit etmişler ve genelde kuzey yönde ölüm oranının yüksek olduğunu, ölümlerin fizyolojik olabileceği gibi çeşitli parazitoit ve entomopatojenlerden kaynaklanabileceğini bildirmişlerdir yılında vücut ağırlıkları, erkeklerde ortalama ±1.44 mg, 1983 yılında ise ±1.64 mg, dişilerde ise sırasıyla ±0.81 mg ve ±0.96 mg olduğunu belirtmiştir. Ayrıca her iki cinsiyette de kışlakta kaldıkları süre içerisinde vücut ağırlıklarının azaldığını, bu ağırlık kaybının dişi bireylerde % 10.76, erkek bireylerde ise % olduğunu açıklamışlardır. Şimşek ve Yılmaz (1992), yapmış oldukları çalışmada, ortam sıcaklığının artması ile sünenin bıraktığı yumurta sayısı ve yumurtlama sıklığı arasında zayıf olmakla birlikte pozitif, yumurtlama süresi ile sıcaklık artışı arasında negatif bir ilişkinin bulunduğu, sıcaklık artışının sünenin yoğun yumurta bırakma periyodunun kısalmasına neden olduğunu bildirmişlerdir. Correa-Ferreira ve Moscardi., (1993), Nezara virudula (L.) yumurtalarının -15 C de gün depolanması sonucu sürenin artışına göre dişi oranında azalma olduğunu belirtmiştir. Uzun (1994), Trichogramma brassicae (Bezd.) ile parazitlenmiş olan ungüvesi yumurtalarında kararma sürelerinin sıcaklıkla ilişkili olduğu ve sıcaklık artışı ile kararma süresinin azaldığını bildirmiştir. 10

31 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU Memişoğlu ve Özer (1994), yumurta parazitoitlerinin Ankara'da çam ve kayısı ağaçları kabukları altında kışladığını, süne çıkışından 11 gün önce günlük ortalama sıcaklığın 16.8 C olduğu zamanlarda faaliyete geçtiğini, süne yumurtalarının % oranında parazitlendiğini ve zararlı populasyonunu baskı altında tutan en önemli etmenlerin yumurta parazitoitlerinin olduğunu bildirmişlerdir. Öncüer ve Kıvan (1995), süne ile yapmış olduğu bir çalışmada, bir dişinin hayatı boyunca ortalama 80 kadar yumurta bıraktığını, ancak uygun şartlarda daha fazla yumurta bırakabileceğini saptanmıştır. Radjabi (1995), İran da yapmış olduğu çalışmada, ve 1993 yıllarında yeni nesil erginlerin ağırlıklarının sırasıyla 78, 72 ve 82 mg, yazlama için dağa çıkan sünelerin ağırlıklarının ise, 142, 136 ve 145 mg, kışlama sonunda tarlalara göç eden kışlamış ergin sünelerin ortalama ağırlıklarının 110, 103 ve 105 mg olduğunu belirlemiştir. Javahery (1996), İran'da ilaçlanmamış tahıl alanlarında Telenomus spp. ve Trissolcus spp.'nin süne yumurtalarını % 95 oranında parazitlenme sağladıklarını belirtmiştir. Rosca ve ark. (1996), Romanya'da yapmış oldukları çalışmada doğal parazitlenmenin % 61.5 olan bir alanda ilaçlama yapıldıktan 24 saat sonra parazitlenmenin % 6.5 ve 72 saat sonra ise % 28.4 oranına düştüğünü. ilaçlama yapılmayan alanda ise parazitlenmenin % 64.8 oranında iken 24 saat sonra % 59.9 ve 72 saat sonra ise % 76.8 oranına ulaştığını belirlemişlerdir. Sertkaya (1999), Sesamia nonagrioides (Lef.) in yumurta parazitoiti T. busseolae (Gahan) nin 20, 25, 30 ve 35 C sıcaklıkta ve % 65 oransal nem ve 16 saat aydınlatmalı şartlarda ortalama kararma sürelerinin sırasıyla 9.57±0.09, 6.83±0.06 ve 4.06±0.02 gün olduğunu bildirmiştir. 11

32 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU Doğanlar ve Yiğit (1999), E. integriceps ve Eurydema ornatum (L.) yumurtalarını 7 ve 15 ºC de 1, 2 ve 3 ay depoladıklarını en yüksek parazitoit çıkışının bir ay 7 ºC de depolanan E. integriceps yumurtalarında olduğunu, ayrıca E. integriceps ve E. ornatum yumurtalarının 1 ay -20 C de depolanması sonucu E. integriceps yumurtalarında % 88.60, E. ornatum yumurtalarında ise % 65.8 oranında çıkış olduğunu bildirmişlerdir. Kıvan (1999), laboratuar koşullarında T. semistriatus'un farklı yaştaki E. integriceps yumurtalarını parazitleme yeteneği üzerine yapmış olduğu araştırma sonucu, parazitlenme oranının bir ve iki günlük E. integriceps yumurtalarında üç gün ve daha yaşlı olanlara göre daha yüksek olduğunu ancak ergin çıkış oranı tüm yaşlarda aynı oranda gerçekleşmiş olduğunu belirlemiştir Kodan ve Gürkan (2000), derin dondurucuda (-18 o C) gün depoladıkları Dolycoris baccarum (L.) un yumurtalarında T. grandis in parazitleme oranının % 50 nin üzerinde olduğunu, yumurtaların depolanma süresi uzadıkça yumurtaların parazitlenme oranının düştüğünü bildirmiştir. Yumurtaların kararma sürelerinin en kısa 10.4±0.07 gün ile taze yumurtalarda, en uzun kararma süresi ise 13.78±0.11 gün ile gün depolanan yumurtalarda olduğunu, depolama süresinin parazitli yumurtalarda kararma süresini etkilediği ve süre uzadıkça yumurtalarda kararma sürelerinin uzadığını saptamıştır. Depolanan yumurtalarda parazitoit çıkış oranları en yüksek % 95.75±1.87 ile taze yumurtalarda, en az ise % 47.20±4.50 ile gün depolanan yumurtalarda olduğunu, parazitoit çıkış oranının bütün depolama süresince (3 60 gün hariç) % 50 nin üzerinde olduğunu tespit etmiştir. Derin dondurucuda -18 o C sıcaklıkla gün arasında depolanan D. baccarum yumurtalarda cinsiyet oranları arasında farklılıklar gösterdiğini, depolanmayan yumurtalarda cinsiyet oranı 1 :1.17 iken bu oranın depolama süresine bağlı olarak değiştiğini ve erkek bireyler lehine artış olduğunu saptamışlardır. Yılmaz ve Kıvan (2000), Trakya bölgesinde E. integriceps in yumurta verimi üzerinde yaptığı çalışmada, E. integriceps in laboratuvar şartları altında ortalama 85.4 adet, tarla şartları altında ise, adet yumurta bıraktığı belirlenmiştir. 12

33 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU Kıvan ve Kılıç (2002), T. semistriatus un bazı Heteroptera yumurtalarını parazitleme oranları üzerinde yapmış olduğu çalışmada, E. integriceps, D. baccarum Graphosoma lineatum (L.), Carpocoris pudicus (Poda) ve Holcostethus vernalis (Wolff) yumurtalarında parazitlenmenin sırasıyla % 88, 83.6, 94.8, 87.3 ve 88.0, E. ornatum yumurtalarında ise % 24 olduğunu, N. viridula da ise hiç parazitlenme olmadığını belirlemiştir. T. semistriatus erkek ve dişilerinin E. ornatum yumurtalarında gelişme sürelerinin denemeye alınan diğer bireylere göre önemli ölçüde uzadığını, G. lineatum ve D. baccarum un T. semistriatus un kitle üretiminde kullanılabileceğini belirtmiştir. Tarla (2002), T. semistriatus un bazı biyolojik özelliklerini belirlemeye yönelik yürüttüğü çalışmasında, farklı sıcaklıklarda (18, 22, 26, 30, 34 C) süne yumurtaları üzerinde T. semistriatus un dişi ve erkek bireyleri en uzun süre 18 o C de, en kısa süre ise 34 o C de sıcaklıkta yaşadıklarını, sıcaklık arttıkça parazitoitlerin yaşam sürelerinin kısaldığını vurgulamıştır. Aynı çalışmada dişi ve erkek parazitoitler gelişme dönemlerinin en uzun 18 o C, en kısa 34 o C sıcaklıkta tamamladığını saptamıştır. Cinsiyet oranının en yüksek 26 o C sıcaklıkta meydana geldiğini, parazitoitin kitle üretimi yapılması durumunda bu sıcaklıkta üretimin yapılmasının uygun olabileceğini vurgulamıştır. Aynı araştırıcı T. semistriatus un parazitlediği yumurta sayısının ile adet arasında olduğunu ve yüksek sıcaklıklarda parazitoitin parazitlediği yumurta sayısının düştüğünü bildirmiştir. En yüksek parazitoit çıkış oranının % 98.3 ile 34 C de kültüre alınan yumurtalarda olduğunu belirtmiştir. Tarla ve Kornoşor (2003), parazitoit salımı yapılan buğday tarlalarında salım yoğunluğuna bağlı olarak süne yumurtalarında % oranında parazitlenmenin arttığını, bir dekar buğday tarlasına 1950 adet T. semistriatus un salımı ile birinci dölde % 8-16 oranında parazitlenmenin arttığını belirlemişlerdir. Amin ve ark. (2004), Kuzey Irak ta yapmış oldukları çalışmada, sıcaklığın 25 C den 43 C ye artması ile yeni nesil ergin sünelerin kışlaklara doğru göç için harekete geçtiğini ve metre yüksekliğe uçabildiklerini belirtmişlerdir. Seffin dağında10 metredeki ortalama yeni nesil ergin sünenin yoğunluğunun temmuz ağustos eylül ve ekim aylarında sırası ile , 344.1, ve olduğunu, 13

34 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU kışlağa gelen sünelerin Astragalus russelii (Soland), Prunus argentea (Lam.), Euphorbia peplus (L.), Thymbra vulgaris (L.), Quercus aegilops (L.) gibi bitkilerin altında barınarak yazladıklarını, bu bitkilerin sünelere uygun sıcaklık ve rutubet sağlamalarının yanında rüzgâr ve güneş ışığının olumsuz etkilerinden koruduklarını, ayrıca doğal düşmanlardan da korunak sağladıklarını belirtmişlerdir. Aynı araştırıcılar kışlak bitkilerinin alındaki ve çevresindeki sıcaklık ve nem oranlarını belirlediklerini, temmuz ayında bitki altındaki sıcaklığın 28 C, nem oranının ise % 39.5 olduğunu saptamışlardır. Bitki altındaki sıcaklığın temmuz ayından itibaren düştüğünü ve ocak ayında minimum düzeyde olduğunu (2.2 C), şubat ayından sonra ise tekrar yükselmeye başladığını (8.7 C) tespit etmişlerdir. Ortalama nem oranları ise temmuz ayından sonra yükselmeye başladığını ve en yüksek düzeye şubat ayında (% 64) ulaştığını tespit etmişlerdir. Karaca ve ark. (2004), Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve Elazığ bölgelerinde buğday ve arpa tarlaları ile Karacadağ kışlağında süne yağ oranlarını belirlemişler ve en düşük yağ oranını (% 3.36) ilkbaharda buğday tarlasında bulunan sünelerde olduğunu bildirmiştir. En yüksek yağ oranı ise % ile yazın kışlaklara yeni göç eden yeni nesil erginlerde olduğunu, süne yağ oranlarının kışlama periyodu boyunca % 41.9 oranında azaldığını saptamışlardır. Kıvan ve Kılıç (2004a), Trissolcus simoni (Mayr) ın E. integriceps, G. lineatum, D. baccarum ve C. pudicus yumurtalarını parazitleme oranlarını belirlemek için yapmış olduğu çalışmada, parazitlenme oranlarını sırasıyla, % 86.89, 82.8, 81.6 ve 84.0 olarak tespit etmiştir. Süne yumurta parazitoitlerinin kitle üretiminde bu türlerin kullanılabileceğini ve D. baccarum ve G. linmeatum un laboratuarda kolayca üretilebileceğini belirtmiştir. Kıvan ve Kılıç (2004b), T. semistriatus un E. integriceps, H. vernalis, G. lineatum, D. baccarum ve C. pudicus yumurtalarının parazitleme oranlarını ile bu konukçulardan elde edilen farklı yaşlardaki yumurtaların parazitlenme oranlarını belirlemiştir. Buna göre, en yüksek parazitlenme % 90 ile E. integriceps yumurtasında olduğunu, bunu H. vernalis (% 86.5), G. lineatum (% 82.5) ve D. baccarum un (% 80) izlediğini belirlemiştir. E. integriceps yumurtalarının 1 günlük olanlardaki parazitlenme oranının % 74.5, iki günlük olanının % 89.5, üç günlük 14

35 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU olanın % 56, dört günlük olanın % 41 ve beş günlük yumurtanın parazitlenme oranın ise % 21.5 olduğunu belirlemiştir. Aynı şekilde D. baccarum yumurtaları üzerinde yapmış olduğu çalışmada, 1 günlük olanlardaki parazitlenme oranının % 89, 2 günlük olanının % 86.5, üç günlük olanın % 89, dört günlük olanın % 41 ve beş günlük yumurtanın parazitlenme oranın ise % 3 olduğunu belirlemiştir. G. lineatum un 1 günlük yumurtalarında parazitlenme oranının % 98.5 olduğu, beşinci günde ise bu oranın % 49 a düştüğünü belirlemiştir. H. vernalis in 1 günlük yumurtalarında parazitlenme oranının % 89 olduğunu yumurta yaşının ilerledikçe parazitlenme oranının da düştüğünü, E. ornatum da ise bir günlük yumurtaların parazitlenme oranının % 32.5, 2 günlük yumurtaların parazitlenme oranını % 35, 3 günlük yumurtaların parazitlenme oranının % 31, 4 günlük yumurtaların parazitlenme oranlarının % 13, 5 günlük yumurtaların ise % 4 olduğunu belirlemiştir. Bu çalışmanın sonucunda, G. lineatum ve D. baccarum un en uygun konukçu olduğunu, yumurta parazitoitlerinin üretiminde 1-3 günlük yumurtaların kullanılabileceğini saptamışlardır. Parker ve ark. (2004), İran da yapmış olduğu çalışmada, kışlak bitkilerinden Astragalus sp., Artemisia sp., Quercus sp. ve Centaurea gaubae (Bornm) bitkilerinde sünelerin kışlama durumlarını incelemiş ve en yüksek kışlama bitkisi olarak Astragalus sp. ile Artemisia sp. bitkileri olduğunu belirlenmişlerdir. Skinner ve ark., (2004), yıllarında Suriye de bulunan Tel Hayda kışlağında, mayıs ayındaki sıcaklık değerlerini belirlemişler ve minimum sıcaklığın 12 C, maksimum sıcaklığın ise 32 C, ortalama sıcaklığın ise 17 C olduğunu bildirmişlerdir. Kıvan ve Kılıç (2005), E. integriceps, G. lineatum, D. baccarum ve E. ornatum yumurtalarını düşük sıcaklıklarda tutarak T. semistriatus un parazitleme oranlarını belirlemiştir. 6 C de ve -20 C de depolanan yumurtalara farklı zamanlarda parazitoit vererek parazitlenme oranlarını tespit etmiştir. Buna göre 6 C de depolanan yumurtaların 2 ay, -20 C de depolananların ise 4 ay kullanılabileceğini, zaman uzadıkça parazitlenme oranlarının düştüğünü belirlemiştir. Bununla birlikte, taze ve depolanmış E. ornatum yumurtalarının parazitlenme oranlarının oldukça düşük olduğunu bildirmiştir. 15

36 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU İslamoğlu ve ark. (2006), yapmış oldukları çalışmada, sünenin cinsel olgunluğa ulaşma zamanı ve sıcaklığın süne yumurta verimi üzerinde etkilerini araştırmışlardır. Bu amaçla, yeni nesil ergin sünelerin kışlağa tamamen çekildiği haziran ayı sonlarından mart ayına kadar her ay 100 süne toplayarak buğday bitkisi ile kültüre almışlar ve çiftleşme durumları incelenmiştir. Çalışma sonucunda süne erkek ve dişi bireylerinin aralık ortalarına doğru cinsel olgunluğa geldiğini ve dişilerin yumurta verdikleri saptanmıştır. Sıcaklığın süne yumurta veriminde etkilerinin belirlenmesi için dört (18, 22, 26, 30 C) farklı sıcaklık denemişlerdir. Sıcaklığın yumurta verimini önemli oranda etkilediğini ve en yüksek yumurta veriminin 26 ºC de kültüre alınan erginlerde elde edildiği bildirmişlerdir. 18 ºC de kültüre alınan bireylerden 73.5 yumurta / dişi, 22 ºC de yumurta / dişi elde edildiğini, en düşük yumurta verimi 30 ºC de kültüre alınan bireylerde (62.5 yumurta/dişi ) olduğunu belirtmişlerdir.. Bağdadi (2007), İran da yıllarında sünenin soğuğa dayanıklılığıyla ilgili yapmış olduğu çalışmada, süne için lethal sıcaklığın 5 C olduğunu, Gahara-aghaj kışlağında doğal koşullar altında en düşük sıcaklığın ise -7 C ölçüldüğünü bildirmiştir. Bundan dolayı ergin sünelerin soğuğa toleransının çok iyi olduğunu, soğuğa toleransın cinsiyete ve vücut ağırlığına bağlı olmadığını bildirmiştir. Tarla (2007), T. vassilievi nin dişilerinin yumurtadan çıktıkları ilk günde konukçu yumurtalarını parazitlemeye başladığını, parazitlemenin ortalama 11.0±0.92 gün sürdüğünü ve 121.0±8.32 adet süne yumurtasını parazitlediğini bildirmiştir. T. vassilievi nin 26 C de vermiş olduğu nesilde, cinsiyet oranının (Erkek/Dişi) 0.87 olduğunu belirtmiştir. İslamoğlu ve ark (2008), süne yumurta parazitoidlerinden T. semistriatus un kitle üretimi ve doğal şartlarda etkinliklerini belirlemişlerdir yılında 19 ilden , 2006 yılında ise 16 ilden olmak üzere toplam adet süne toplandığını, toplanan sünelerden 2005 yılında , 2006 yılında ise T. semistriatus üretilerek, 22 ilde salım yapıldığını bildirmişlerdir. Salım etkinliğinin % 9.09 ile arasında değiştiğini saptamışlardır. Salım yapılan alanlardan elde edilen parazitli yumurta oranı İstanbul da % 54.54, Bursa da 78.26, Kırklareli nde 16

37 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU 77.27, Konya da 72.72, Gaziantep te 52.38, Kahramanmaraş ta olduğu tespit etmişlerdir. Salım yapılmayan alanlardaki T. semistriatus un oranları sırasıyla, % 33.33, 58.82, 50.00, 44.44, ve olarak saptanmıştır. Salım yapılan alanlardan alınan buğday örneklerindeki emgi oranının İstanbul da % 0.40, Bursa da 0.30, Kırklareli nde 0.70, Konya da 0.50, Gaziantep te 0.70, Kahramanmaraş da 0.80, salım yapılmayan alanlardaki emgi oranları ise sırasıyla, % 1.10, 1.20, %0.90, 1.30, 1.60, 1.50 olduğu belirlemişlerdir. Tarla ve Kornoşor (2008), T. semistriatus ve Trissolcus festiva (Victorov) nın kışlamış ergin ve F 1 dölünde ovipozisiyon süresi, yaşam süresince verdiği birey sayısı, dişi sayısı, cinsiyet oranı ve yaşam sürelerini laboratuar koşullarında belirlemişlerdir. Her iki parazitoit türünde de ovipozisyon süresinin F 1 dölü, kışlamış dişilerden daha uzun olduğunu dildirmişlerdir. Günlük en yüksek ortalama birey sayısı, T. festiva ın F 1 dölünün dişileri dışında ilk günde olduğunu bildirmişlerdir. Dişi bireylerin yaşamları süresince verdikleri ortalama birey sayıları, T. semistriatus un kışlamış ve F 1 nesli için sırasıyla 88.8 ± 6.13 ile ± 6.66 olduğunu, T. festiva nın kışlamış ve F 1 nesli için ise, 85.6 ± 6.83 ve ± 4.66 birey olarak tespit etmişlerdir. Cinsiyet oranı her iki tür içinde belirgin olarak dişi ağırlıklı olduğunu, kışlamış dişilerin ortalama yaşam süreleri T. semistriatus için 16.2±1.76 ve T. festiva için 16.9±1.21, F 1 nesline ait T. semistriatus dişileri için ortalama yaşam süresi 17.5±1.46 ve T. festiva için 28.5±1.94 gün olduğu belirlemişlerdir. Kodan ve ark. (2008), derin dondurucuda - 80 C de 1 12 ay depolanan E. maura yumurtalarında erkek ve dişi bireylerin gelişme sürelerinin, erkek bireylerde gün, dişilerde ise 12 gün olduğunu belirtmişlerdir. Depolama sürelerine göre gelişme süreleri arasındaki farkın olduğunu, parazitoitlerin en uzun gelişme süresinin erkek parazitoitlerde gün ve dişi bireylerde gün ile 5 ay depolanan yumurtalarda olduğunu saptamıştır. Derin dondurucuda 1-12 ay depolanan E. maura yumurtalarında eşey oranlarının (Erkek/Dişi) 0.49 ile 0.96 arasında değiştiğini, eşey oranlarının 5 ay depolanan yumurtalar hariç diğer tüm aylarda dişiler lehine gerçekleştiğini, depolamanın erkekleri olumsuz, dişileri ise etkilemediğini tespit etmişlerdir. T. semistriatus un 1 12 ay depolanan süne yumurtalarını farklı 17

38 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mahmut İSLAMOĞLU oranlarda parazitlediğini süne yumurtalarındaki parazitlenme oranları 2. ayda % iken 9 ayda % oranına düştüğünü bildirmişlerdir. Kodan ve ark. (2009), laboratuarda üretimi yapılabilen Codophila varia (Fab.), D. baccarum, Eurydema blandum (Horvath), Eurydema oleraceum (L.), Eurydema ornatum, Eurydema ventrale (Kolenati), G. lineatum, Graphosoma semipunctatum (Fab.) un günlük yumurtaları -80 o C de 1 12 ay depoladıklarını ve T. semistriatus un laboratuvarda üretimine uygun konukçunun G. lineatum olabileceğini saptamışlardır. 18

39 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU 3. MATERYAL VE METOT 3.1. Materyal Çalışmanın materyalini, Eurygaster integriceps, Eurydema ornatum, Dolycoris baccarum, Aelia rostrata Trissolcus semistriatus, Trissolcus festiva, çeşitli ebatlarda plastik kavanozlar ile tüpler, iklim odaları, buz kapları ve inkubatörler oluşturmuştur Metot Sünenin Bazı Kışlama Özelliklerinin Belirlenmesi Yazlama Döneminde Toprak Yüzeyi ve Hava Sıcaklıklarının Belirlenmesi Yazlama dönemindeki toprak yüzeyi ve hava sıcaklık değerlerinin belirlenmesi amacıyla, Adıyaman ili Nemrut kışlağına sünenin kışlaklara tamamen çekilmesini (Haziran ayı sonlarında) takiben 1800 ve 2300 metre yükseltide güney yönünde farklı iki noktada 2 adet HOBO cihazı yerleştirilmiştir. Sıcaklık sensörü sünenin kışladığı kışlak bitkisi altına yerleştirilerek (Resim 3.1) günlük 6 saatte bir olmak üzere (06, 12, 18 ve 24 saatlerinde) 4 defa haziran, temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarında toprak yüzeyi ve hava sıcaklık değerleri alınmıştır. Resim 3.1. Sünenin yazlama ve kışlama dönemlerinde sıcaklık ve nem oranlarının belirlenmesi için kurulan HOBO cihazı 19

40 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Yazlama Döneminde Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi Yazlama dönemindeki toprak yüzeyi ve hava nem değerlerinin belirlenmesi için, Nemrut kışlağına sünenin kışlaklara tamamen çekildiği haziran ayı sonundan itibaren 1800 ve 2300 metre yükseltide güney yönünden farklı iki noktada 2 adet HOBO cihazı yerleştirilmiştir. Nem sensörü sünenin kışladığı bitki (Resim 3.2) altına yerleştirilerek günlük 06, 12, 18 ve 24 saatlerinde olmak üzere 4 defa haziran, temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarında hava ve toprak yüzeyi nem değerleri alınarak kayıt edilmiştir Kışlama Döneminde Toprak Yüzeyi ve Hava Sıcaklıklarının Belirlenmesi Sünenin yazlama dönemini bitirip kışlama dönemine başladığı ekim ayı ortalarında Nemrut kışlağının metre yükseltisinde güney yönünde 2 adet HOBO cihazı bölümünde olduğu gibi yerleştirilmiş, kasım, aralık, ocak, şubat ve mart aylarındaki sıcaklık değerleri kışlaklar tamamen boşalıncaya kadar belirlenmiştir. Resim 3.2. Sünenin kışlaklarda barınak olarak kullandığı Kirpiotu ve Zırotu bitkisi 20

41 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Kışlama Dönemindeki Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi Kışlama döneminde hava ve toprak yüzeyi nem oranlarının belirlenmesi için ekim ayı ortalarında, Nemrut kışlağının metre yükseltide güney yönüne 2 adet HOBO cihazı bölümünde olduğu gibi yerleştirilmiş, kasım, aralık, ocak, şubat ve mart aylarındaki nem değerlerinin kışlaklar tamamen boşalıncaya kadar belirlenmiştir Kışlayan Sünenin Ağırlık ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Yazlama Döneminde Süne Vücut Ağırlığının ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Sünenin kışlaklara çekilmesinin tamamlandığı haziran ayından itibaren ekim ayına kadar her ay Nemrut kışlağının farklı noktalardan 30 adet süne toplanarak buz kapları içerisinde Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, Tahıl Zararlıları Laboratuarı na getirilmiştir. Getirilen bireyler 10 adetlik 3 gruba ayrılarak hassas terazide tartılmış ve vücut ağırlıkları belirlenmiştir. Yazlama dönemindeki vücut yağ oranlarındaki değişimin belirlenmesi için, haziran, temmuz, ağustos, eylül ve ekim ayı sonlarında kışlağın farklı noktasından 30 (3 x 10) adet süne toplanarak buz kapları içerisinde Çukurova Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü ne getirilmiş ve vücut yağ oranları Folch (1957) metoduna göre belirlenmiştir 21

42 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Kışlama Döneminde Süne Vücut Ağırlığının ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Sünenin kışlama dönemindeki ağırlıklarının belirlenmesi için, kasım ayından mart ayına kadar her ay Nemrut kışlağından farklı noktalardan 30 adet süne toplanarak buz kapları içerinde Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, Tahıl Zararlıları Laboratuarı na getirilmiştir. Getirilen bireyler 10 adetlik 3 gruba ayrılarak hassas terazide tartılmış ve vücut ağırlıkları belirlenmiştir. Kışlama dönemindeki vücut yağ oranlarındaki değişiminin belirlenmesi için, kasım, aralık, ocak, şubat ve mart ayı sonlarında kışlağın farklı noktasından 30 (3x10) adet süne toplanarak buz kapları içerisinde Çukurova Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü ne getirilmiş ve vücut yağ oranları bir önceki bölüme göre belirlenmiştir. Ekim ayı sonlarında Nemrut kışlağından toplanarak laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de yapay ortamlarda kışlatılan süne erginlerinin ise, kasım, aralık ocak, şubat ve mart aylarında vücut ağırlığı ve yağ oranları belirlenerek kayıt edilmiştir. Laboratuarda farklı sıcaklıklarda kışlatılan süneler ile kışlaklardaki sünelerin ağırlıkları ve vücut yağ oranları karşılaştırılarak kışlatılma için uygun sıcaklık belirlenmiştir. Resim 3.3. Çalışmaların yürütüldüğü Adıyaman Nemrut Kışlağında süne yoğunluğu 22

43 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Kışlak Yoğunluğunun Paker Metoduna Göre Belirlenmesi Kışlaktaki süne yoğunluğunun belirlenmesi Parker (2002) a göre yapılmıştır. Buna göre; çalılık yada bitki örtüsü ile kaplı olan kışlaklarda, 15 bitki kesilerek bitki altındaki canlı süneler (Resim 3.3) sayılmış ve Çizelge 3.1 e göre değerlendirilmiştir. Yapılan 15 sayımda toplam süne sayısı 600 ve üzerinde ise, sayımlara son verilerek bitki başına düşen süne miktarları tespit edilmiştir. Yapılan 15 sayımda bulunan canlı süne sayısı 600 den aşağı ise sayımlar 20 ye tamamlanmış ve en az 325 bulunup bulunmadığına bakılmıştır. Eğer bulunan süne sayısı 325 ve üzeri ise sayımlara son verilmiş ve bitki başına ortalama süne sayısı bulunmuştur. Bulunan süne sayısı 325 den aşağı ise, sayımlar 25 e tamamlanmıştır. Bu şekilde sayımlar çizelgedeki toplam süne sayısına denk gelinceye kadar devam edilerek, kışlak yoğunluğu ve bitki başına düşen canlı süne sayıları tespit edilmiştir (Parker 2002). Çizelge 3.1. Parker yönteminde, sayımlara göre kışlak bitkisi altında bulunması gereken süne sayıları (adet) Sayımlar Bulunması Gereken Süne Sayısı (Adet)

44 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Kışlayan Sünelerin Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Kitle Üretiminde Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi Kışlayan Ergin Sünelerin Kışlaktan Toplanması ve Yapay Ortamlarda Depolanması Denemenin yürütüldüğü 2006 ve 2007 yıllarında ekim ayı sonunda Nemrut kışlağından her yıl için yaklaşık adet kışlayan ergin süne toplanarak buz kaplarında Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ne getirilmiştir. Laboratuara getirilen süneler 1000 erli gruplara ayrılarak 35x25x25 cm ebatlarındaki daha önce alkolle iyice temizlenmiş plastik kaplara konulmuştur. Plastik kapların içlerine daha önceden sterilize edilmiş bitki döküntüleri konulmuş ve nemin % olmasını sağlamak için, steril su ile bitki artıkları nemlendirilmiştir. Hazırlanan bu kültürler 0, 3, 6, 9 C sıcaklıklarında 4 er tekerrürlü olarak kültüre alınmıştır. Her kültürün nem ve sıcaklık durumları iki günde bir kontrol edilmiştir. Kültüre alınan süneler, aralık ayına kadar 2 ay, ocak ayına kadar 3 ay, şubat ayına kadar 4 ay, mart ayına kadar 5 ay depolanmıştır Kışlayan Ergin Sünelerden Yumurta Elde Edilmesi ve Depolanması Nemrut kışlağından 2006 ve 2007 yıllarında ekim ayında getirilerek farklı sıcaklıklarda depolanan kültürlerin aralık, ocak, şubat ve mart ayları içerisinde açılarak canlı bireyler seçilmiştir. Canlı bireylerinden 400 adedi 100 erli gruplar halinde (50 erkek 50 dişi) 35 x 25 x 25 cm ebatlarında plastik kaplarda taze buğday bitkisi ile kültüre alınmıştır. Plastik kap içerisindeki fazla nemin alınması ve sünenin yumurta bırakması için besin olarak verilen taze buğday bitkisi aralarına beyaz renk peçete yerleştirilmiştir. Bu şekilde kültüre alınan süneler adaptasyon sağlanması amacıyla, 48 saat 20 C de bekletilmiş ve daha sonra 26 C a alınmıştır. 24

45 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Resim 3.4. Süne yumurtaların -21 C de depolanması ve embriyosu öldürülmüş süne yumurtaları Kültürler iki günde bir kontrol edilerek besinleri değiştiriliş, besin olarak verilen buğday bitkisi ve peçeteler iyice kontrol edilerek yumurtaları toplanmıştır. Buğday bitkisi ile kültüre alınan sünelerden aralık ayında elde edilen yumurtalar 4 ay, ocak ayında elde edilen yumurtalar 3 ay, şubat ayında elde edilen yumurtalar 2 ay -21 C ta petri kaplarında depolanmıştır (Resim 3.5). Resim 3.5. Depolanan sünelerin kültüre alınması ve yumurta elde edilmesi Kontrol olarak ise, ilkbaharda kışlaktan yada araziden 400 adet Kışlamış ergin süne toplanarak 100 li gruplar halinde (50 erkek 50 dişi) 35x25x25 cm ebatlarında taze buğday bitkisi ile 26 ºC ta kültüre alınmıştır. Kültürler iki günde bir besinleri değiştirilip yumurta verimleri belirlenip kayıt edilmiştir (Resim 3.4). 25

46 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Depolanan Süne Yumurtalarında Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Üretim Olanaklarının Belirlenmesi Süneden elde edilerek 2, 3 ve 4 ay depolanan yumurtaların (Resim 3.5) her birinin parazitlenme oranlarını belirlemek için, ilkbaharda doğadan toplanan T. semistriatus ve T. festiva türleri kullanılmıştır. 2, 3, ve 4 ay depolanan Süne yumurtaları 0.5 x 5 7 cm lik kartonlara 4 er paket (56 adet yumurta) yapıştırıldıktan sonra 0.5 x 10 cm lik tüplere alınmış ve tüplerin iç yüzeyine % 10 su ile seyreltilmiş bal ince film halinde sürülerek parazitoitlerin (Resim 3.5) beslenmesi sağlanmıştır. Resim 3.6. Süne yumurta parazitoiti Trissolcus sp. Farklı sürelerde (2, 3 ve 4 ay) depolanan yumurtalardan hazırlanmış olan tüplerin 10 tanesine T. semistriatus, 10 tanesine ise T. festiva dan 1 erkek ve 3 dişi olmak üzere toplam 4 adet parazitoit salınmıştır. Parazitoitler 26 C sıcaklıklta iki gün süreyle tutularak ikinci günün sonunda tüplerden uzaklaştırılmıştır. Parazitoitleri alınan tüpler 26 C, % nemde ve 16 saat aydınlatmalı inkubatörlerde parazitoitler çıkıncaya kadar bekletilerek depolanan yumurtalardaki parazitlenme oranları, parazitoitlerin yumurtalardan çıkış oranları, erkek ve dişi oranları belirlenip kayıt edilmiştir. İlkbaharda kışlaktan yada araziden toplanan süneden elde edilen yumurtalar kontrol olarak kullanılmıştır. Bunun için; nisan ayında doğadan kışlamış ergin süne toplanmıştır. Toplanan süneler taze buğday bitkisi ile 26 C de, % nem ve 16 saat aydınlatmalı ortamlarda plastik kavanozlarda kültüre alınmıştır. Kültürler 2 26

47 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU günde bir kontrol edilerek ve besinleri değiştirilmiş ve yumurtalar toplanmıştır. Toplanan yumurtalar -21 C de 4 saat bırakılarak embriyoları öldürülmüş ve daha sonra oda sıcaklığına alınmıştır. 0.5 x 5 7 cm lik her kartona 4 adet yumurta paketi arap zamkı ile yapıştırılarak 0.5 x 10 cm lik tüplere alınmıştır (Resim 3.6) Tüplerin yüzeyine % 10 su ile seyreltilmiş bal sürülerek parazitoitlerin beslenmesi sağlanmıştır. Taze süne yumurtalardan hazırlanmış olan tüplerin 10 tanesine T. semistriatus 10 tanesine ise T. fesiva dan 1 erkek ve 3 dişi olmak üzere toplam 4 adet parazitoit salınmıştır. Parazitoitler 26 C iki gün süreyle tutulmuş, ikinci günün sonunda parazitoitler tüplerden uzaklaştırılmıştır. Parazitoitleri alınan tüpler 26 C, % nemde ve 16 saat aydınlatmalı inkubatörlerde parazitoitler çıkıncaya kadar bekletilerek taze yumurtaların kararma süreleri, parazitlenme oranları, parazitoitlerin yumurtalardan çıkış oranları ile erkek ve dişi oranları belirlenip kayıt edilmiştir. Resim 3.7. Aralık ve mart aylarında süne kültürlerinden elde edilen yumurtaların parazitlenmesi Depolanan Süne Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva Erginlerinin Bazı Biyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Taze yumurtalar, bir önceki bölümde belirtilen metotda göre nisan ayında elde edilmiştir. Elde edilen taze yumurtalar 0.5 x 5 7 cm lik kartonlara 4 paket (56 adet) yumurta arap zamkı ile yapıştırılarak ve 0.5 x 10 cm lik tüplere alınmıştır. Her bir tüpe 2, 3 ve 4 ay depolanan süne yumurta paketlerinden elde edilen 27

48 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU parazitoitlerden 1 erkek ve 3 dişi olmak üzere toplam 4 adet parazitoit bırakılmıştır. Parazitoitlerin beslenmesi amacıyla, tüplerin iç yüzeyine % 10 su ile seyreltilmiş bal ince film halinde sürülmüştür. Tüpler 26 C da iki gün süreyle tutulmuş ve ikinci günün sonunda parazitoitler tüplerden uzaklaştırılmıştır. Parazitoitleri alınan tüpler 26 C, % nemde ve 16 saat aydınlatmalı inkubatörlerde parazitoitler çıkıncaya kadar bekletilmiştir (Resim 3.7). Parazitoit çıkışı tamamlandıktan sonra parazitlenme oranları, parazitoitin çıkış oranları, parazitoitlerin erkek ve dişi oranları belirlenip kayıt edilmiştir. Kontrol olarak doğadan toplanan T. semistriatus ve T. festiva nın taze süne yumurtalarını parazitlenme oranları kullanılmıştır. Resim 3.8. Süne yumurtalarının parazitlenmesi ve parazitlenmiş süne yumurtaları Depolanan Süne Yumurtalarından Kitle Üretimi Yapılan Trissolcus semistriatus ile Trissolcus festiva'nın Doğal Koşullarda Etkinliğinin Belirlenmesi Bu çalışma, süneden elde edilerek 4 ay depolanan yumurtaların T. semistriatus ile T. festiva nın kitle üretiminde kullanılması amaçlanmıştır. Depolanan süne yumurtaları 0.5 x 5 7 cm lik kartonlara 4 er paket yapıştırıldıktan sonra 0.5 x 10 cm lik tüplere alınmıştır. Tüplerin iç yüzeyine % 10 su ile seyreltilmiş bal, ince film halinde sürülerek parazitoitlerin beslenmesi sağlanmıştır. Hazırlanmış olan tüplerin 400 tanesine T. semistriatus 400 tanesine ise T. festiva türlerindeki parazitoitlerden 1 erkek ve 3 dişi olmak üzere toplam 4 adet parazitoit salınmıştır 28

49 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU (Resim 3.8 ). Parazitoitler 26 C iki gün süreyle tutularak ikinci günün sonunda parazitoitler tüplerden uzaklaştırılmıştır. Parazitoitleri alınan tüpler 26 C da, % nemde ve 16 saat aydınlatmalı inkubatörlerde yumurtalar kararıncaya kadar bekletilmiştir. Her bir parazitoit türünden elde edilen yaklaşık adet parazitli yumurtalar açılmaya 2-3 gün kala salım çantacıklarına alınmış ve salım alanlarına götürülmüştür (Tarla 2003). Salımlar, kıymetlendirme sürveyinin bitiminde Konya ili Seydişehirde ilçesinde belirlenen dekarlık buğday tarlasında dekara 1000 adet parazitoit olacak şekilde yapılmıştır (Resim 3.9). Salım öncesi kışlamış ergin süne yoğunluğu belirlemek için ¼ cm lik çerçevelerle 12 (Anonymous 1995) sayım yapılmış ve m 2 deki ergin süne yoğunluğu tespit edilmiştir. Resim 3.9. Süne yumurta parazitoitlerinin salımı ve salım çantacığı Salım yapılan alanlarda, süne yumurtalarının % unun çapa dönemine geldiğinde ¼ m 2 lik çerçeveler kullanılarak 25 paket süne yumurtası toplanmıştır (Resim 3.10). Toplanan yumurtalar, Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Tahıl Zararlıları Laboratuarı na getirilerek oda sıcaklığında bekletilmiş ve yumurtaların parazitli olup olmadığı belirlenmiştir (Anonymous 1995). Ergin parazitoitler elde edildikten sonra parazitoitlerin tür teşhisleri yapılmıştır (Tarla 2003). 29

50 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Resim Doğada parazitlenmiş süne yumurtası ile laboratuarda parazitlenmeye alınmış süne yumurtaları Taze yumurtalardan elde edilen parazitoitlerin salımı aynı bölgede ve benzer kışlamış ergin yoğunluğuna sahip olan buğday tarlalarında yapılmıştır. Ayrıca doğal parazitlenmenin belirlenmesi amacıyla salım alanlarından en az 5 km uzaklıkta farklı bir buğday tarlası seçilmiş kışlamış ergin yoğunluğu, parazitlenme oranı ve parazitoit tür teşhisleri yapılmıştır. Taze ve depolanmış yumurtaların doğal şartlarında açılma oranlarının belirlenmesi için salımdan 3-4 hafta sonra 25 adet salım çantacığı toplanarak binoküler altında açılıp açılmadığı kontrol edilmiştir (Resim 3.9) Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Doğadan toplanan T. semistriataus un yumurta tercihinin belirlenmesi için tarihinde Adana ili Karaisalı ilçesi Kuzgun köyü buğday tarlalarından atrapla süne yumurta parazitoitleri toplanmıştır. Toplanan parazitoitlerin teşhisleri yapılmış ve ayrı ayrı tüplere alınarak beslenmeleri ve çiftleşmeleri sağlanmıştır. Denmede kullanılacak konukçulardan E. integricep Gaziantep ili Merkez Sırasöğüt kışlağından, A. rostrata Konya ili Ereğli ilçesi Ereğli kışlağından, Dolycoris baccarumr Adıyaman ili Nemrut kışlağından, Eurydema ornatum lar ise Adana ili Karaisalı ilçesi buğday tarlaları etrafında bulunan yabani hardal bitkileri üzerinden toplanmıştır. Toplanan konukçulardan E. integriceps, A. rostrata ve Dolycoris 30

51 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU baccarum buğday bitkisinde, Eurydoma ornatum ise yabani hardal bitkisi ile kültüre alınmışlardır. Kültüre alınan konukçular 26 ºC, % 65 nem ve 14 saat aydınlatmalı ortamda tutularak yumurtlamaları sağlanmıştır (Resim 3.11 ve 3.12). Resim Denemede kullanılan A. rostrata yumurtalarının elde edilmesi ve süne Doğadan Toplanan Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi İlkbaharda tarla kenarlarından yada buğday ekili alanlardan toplanan T. semistriatus ve T. festiva nın E. integriceps, D. baccarum, Aelia rostrata (Boh.) ve Eurydema ornatum (L.) yumurtalarının tercihinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun için, petri kaplarında, önce ikili (E. integriceps x A. rostrata, E. integriceps x D. baccarum, E. integriceps x E. ornatum A. rostrata x D. baccarum, A. rostrata x E. ornatum, D. baccarum x E. ornatum) üçlü (E. integriceps x A. rostrata x D. baccarum, E. integriceps x A. rostrata x E. ornatum, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum, A. rostrata x D. baccarum, E. ornatum) ve dörtlü (E. integriceps x A. rostrata x D. baccarum x E. ornatum) gruplar oluşturulmuştur. Petri kaplarında her bir yumurta türünden 25 adet yumurta, aralarında ikili gruplarda 180, üçlü gruplarda 120, dörtlü gruplarda 90 derecelik açı olacak şekilde yerleştirilmiş ve orta kısmına doğadan toplanarak 48 saat 26 ºC de beslenmesi ve çiftleşmesi sağlanan 1 erkek 1 dişi parazitoit konulmuş ve petri kapağı kapatılmıştır. 26 C ve 16 saat aydınlatmalı ortamda 150 dakika bekletildikten sonra parazitoitler petri kaplarından uzaklaştırılmıştır (Pluke ve Leibee, 2006). Petri kaplarındaki yumurtalar toplanarak 31

52 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU 26 ºC ve % 65 nem olan inkubatörlere alınarak parazitoitler çıkıncaya kadar burada bekletilmişlerdir. Parazitoit ve nimf çıkan yumurtalar ayrı ayrı sayılıp kayıt edilmiştir. Ayrıca, parazitoit ve nimf çıkmayan yumurtaların parazitlenme durumları binoküler altında ayrıca kontrol edilmiştir. Deneme T. semistriatus ve T. festiva için 10 tekerrürlü olarak kurulmuştur Farklı Konukçulardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi E. integriceps, D. baccarum, A. rostrata ve E. ornatum türlerinden elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın yumurta tercihi belirlenmiştir. Bunun için, E. integriceps, D. baccarum, A. rostrata ve E. ornatum laboratuarda kültüre alınarak yumurta elde edilmiştir. Elde edilen yumurtalar bölümünde olduğu gibi önce ikili (E. integriceps x A. rostrata, E. integriceps x D.baccarum, E. integriceps x E. ornatum A. rostrata x D. baccarum, A. rostrata x E. ornatum D. baccarum x E. ornatum), üçlü (E. integriceps x A. rostrata x D. baccarum, E. integriceps x A. rostrata x E. ornatum, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum, A. rostrata x D. baccarum, E. ornatum) ve dörtlü (E. integriceps x A. rostrata x D. baccarum x E. ornatum) gruplar oluşturulmuştur. Resim Denemede kullanılan D. baccarum ve E. ornatum yumurtalarının elde edilmesi 32

53 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Petri kaplarında her bir yumurta türünden 25 adet yumurta, aralarında ikili gruplarda 180, üçlü gruplarda 120, dörtlü gruplarda 90 derecelik açı olacak şekilde yerleştirilmiş ve orta kısmına farklı konukçulardan elde edilerek 48 saat 26 ºC de beslenmesi sağlanan 1 erkek 1 dişi parazitoit konulmuş ve petri kapağı kapatılmıştır. 26 C ve 16 saat aydınlatmalı ortamda 150 dakika bekletildikten sonra parazitoitler petri kaplarından uzaklaştırılmıştır (Pluke ve Leibee, 2006). Bu işlem E. integriceps, D. baccarum, A. rostrata ve E. ornatum yumurtalarından elde edilen T. semistriatus ve T. festiva parazitoitleri için ayrı ayrı yapılmıştır. Petri kaplarındaki yumurtalar toplanarak 26 ºC ve % 65 nem olan inkubatörlere alınarak parazitoitler çıkıncaya kadar burada bekletilmişlerdir. Parazitoit ve nimf çıkan yumurtalar ayrı ayrı sayılıp kayıt edilmiştir. Ayrıca, parazitoit ve nimf çıkmayan yumurtaların parazitlenme durumları binoküler altında ayrıca kontrol edilmiştir. Deneme T. semistriatus ve T. festiva için 10 tekerrürlü olarak kurulmuştur Verilerin Değerlendirilmesi Yazlama ve kışlama dönemlerinde süne vücut ağırlıklarına varyans analizi uygulanarak karekterler arasındaki farklılıkların önem derecelerine göre sıralamaları Duncan (p<0.05) testine göre yapılmıştır. Ayrıca yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut ağırlıklarının karşılaştırılmaları t testi (p<0.05) uygulanmıştır. Laboratuarda yapay ortamlarda depolanan sünelerin vücut ağırlıklarına, yapay ortamlarda kışlatılan sünelerin canlı kalma miktarlarına ve depolanan sünelerden elde edilen yumurta sayılarına, iki faktörlü olarak değerlendirilmiş ve önem seviyeleri Duncan testine göre belirlenmiştir. Yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut yağ oranlarına açı transformasyonu uygulanarak varyans analizi yapılmış ve Duncan (p< 0.05) testi ile gruplandırılmıştır. Laboratuarda yapay ortamlarda depolanan sünelerin yağ oranlarına açı transformasyonu uygulanarak iki faktörlü (zaman ve sıcaklık) olarak değerlendirilmiş ve önem seviyeleri Duncan testine göre belirlenmiştir. 33

54 3. MATERYAL VE METOT Mahmut İSLAMOĞLU Farklı sürelerde depolanan yumurtalara ve depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın taze parazitlediği yumurtaların kararma sürelerine, yumurtaların parazitlenme oranlarına, parazitoit çıkış ve eşey sayılarına varyans analizi uygulanarak farklılıklar Duncan (p<0.05) testine göre gruplandırılmıştır. Parazitoit türleri arasındaki farklılıklar ise t testine (p<0.05) göre yapılmıştır. Salım yapılan alanlardaki salım etkinliğinin belirlenmesinde Yüzdesiz Abbott formülü kullanılmıştır. 34

55 4. BULGULAR VE TARTIŞMA 4.1. Sünenin Bazı Kışlama Özelliklerinin Belirlenmesi Yazlama Döneminde Toprak Yüzeyi ve Hava Sıcaklıklarının Belirlenmesi Yazlama dönemindeki sıcaklık ve nem değerlerinin belirlenmesi için 27 Haziran 2006 tarihinde kurulan HOBO cihazından alınan değerler Şekil 4.1 de verilmiştir Sıcaklık ( C) Haziran Temmuz Ağustos Eylül Aylar 1800 Ort. Toprak Yüzeyi Sıcaklığı 1800 Ort. Hava Sıcaklığı 2100 Ort. Toprak Yüzeyi Sıcaklığı 2100 Ort. Hava Sıcaklığı Şekil 4.1. Yazlama döneminde 1800 ve 2100 metre yükseltideki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları Nemrut dağı 1800 metre yükseltideki ortalama hava sıcaklığının haziran ayında ortalama ºC, temmuz ayında ise ºC olarak gerçekleştiği belirlenmiştir. Yazlama döneminin en yüksek ortalama sıcaklığı ortalama C ile ağustos ayında, en düşük ortalama sıcaklığının ise C ile eylül ayında olduğu tespit edilmiştir metre yükseltideki ortalama hava sıcaklığı değişimleri 1800 metre yükseltideki değişimlere benzemekle birlikte hava sıcaklığın biraz daha düşük olduğu belirlenmiştir. Nitekim en yüksek ortalama hava sıcaklığı C ile ağustos ayında gerçekleşirken en düşük ortalama hava sıcaklığı ºC ile eylül 35

56 ayında gerçekleştiği saptanmıştır. Haziran ayı ortalama hava sıcaklığı C, temmuz ayında ise C olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.1). Nemrut dağında 1800 metre yükseltideki toprak ortalama yüzeyi sıcaklığı, haziran ayından temmuz ayına kadar önemli bir artış olmadığı belirlenmiştir. Nitekim haziran ayında ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı C iken temmuz ayındaki toprak yüzeyi sıcaklığının C olduğu tespit edilmiştir. Hava sıcaklığına artması ile toprak yüzeyi sıcaklığında da bir artış gözlenmiş ve en yüksek ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı C ile ağustos ayında olduğu belirlemiştir. Hava sıcaklığının ağustos ayından sonra düşmesi ile birlikte ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı da düşmeye başlamış ve eylül ayında C ile yazlama döneminin en düşük düzeyine ulaştığı saptanmıştır metre yükseltide toprak yüzeyi sıcaklığı 1800 metre yükseltiye benzer olarak seyretmiş ve en yüksek ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı C ile ağustos ayında, en düşük ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı ºC ile eylül ayında gerçekleştiği tespit edilmiştir (Şekil 4.1). Yazlama döneminde sıcaklık ve nem değerlerinin belirlenmesi çalışmalarının 2007 yılı sonuçları Şekil 4.2 de verilmiştir Sıcaklık ( C) Haziran Temmuz Ağustos Eylül Aylar 1800 Ort. Toprak Yüzeti Sıcaklığı 1800 Ort. Hava Sıcaklığı 2100 Ort. Toprak Yüzeyi Sıcaklığı 2100 Ort. Hava Sıcaklığı Şekil 4.2. Yazlama döneminde 1800 ve 2100 metre yükseltideki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları 36

57 Nemrut dağında 2007 yılı hava sıcaklığındaki değişmeler, 2006 yılındaki sıcaklık değişimlerine benzer şekilde seyrettiği gözlenmiştir metre yükseltide haziran ayındaki ortalama hava sıcaklığı temmuz ayına kadar durağan olduğu, ağustos ayında C ile en yüksek düzeye ulaştığı tespit edilmiştir. Ağustos ayından sonra ortalama hava sıcaklığının düştüğü ve yazlama döneminin en düşük düzeyine C ile eylül ayında ulaştığı belirlenmiştir metre yükseklikte ortalama hava sıcaklığı haziran ayından temmuz ayına kadar durağan, temmuz ayından ağustos ayına kadar ise nispi bir artışın olduğu belirlenmiştir. Yazlama döneminin en yüksek ortalama hava sıcaklığının C ile ağustos ayında, en düşük seviyesinin ise C ile eylül ayında olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.2). Ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı 1800 rakımda, haziran ayından ağustos ayına kadar yükseldiği, ağustos ayından sonra ise düştüğü gözlenmiştir. Buna göre en yüksek ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı C ile ağustos ayında, en düşük toprak sıcaklığı ise ºC ile haziran ayında gerçekleşmiştir metrede yapılan ölçümlerde ise ortalama en yüksek toprak yüzeyi sıcaklığının C ile ağustos ayında, en düşük toprak yüzeyi sıcaklığının ise C ile eylül ayında olduğu tespit edilmiştir. Temmuz ayı ortalama toprak yüzeyi sıcaklığı C, haziran ayında ise C olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.2) Yazlama Döneminde Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi Toprak yüzeyi nem oranı ile hava nem oranı Şekil 4.3 de verilmiştir yılında 1800 metre yükseklikteki ortalama hava nemi haziran ve temmuz aylarında paralel seyrederken ağustos ayında hava sıcaklığının artması ile minimum düzeye ulaştığı, eylül ayına doğru ise yağışlar nedeniyle tekrar yükseldiği gözlenmiştir. Nitekim ortalama hava nemi haziran ayında % 40.41, temmuz ayında % 40.12, ağustos ayında % ve eylül ayında % olduğu tespit edilmiştir metre rakımında hava nemi 1800 metre rakımdaki hava nemine oranla biraz daha düşük olduğu belirlenmiştir. Nitekim ortalama hava nemi haziran ayında % 36.30, temmuz 37

58 ayında % 36.24, ağustos ayında % ve eylül ayında % olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.3) Nem ( % ) Haziran Temmuz Ağustos Eylül Aylar 1800 Ort. Toprak Nemi 1800 Ort. Hava Nemi 2100 Ort. Toprak Nemi 2100 Ort. Hava Nemi Şekil 4.3. Yazlama döneminde 1800 ve 2100 metre yükseklikteki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları Nemrut dağında 1800 rakımdaki toprak yüzeyi nem oranları hava nemine paralel olarak seyretmiş ve en yüksek ortalama toprak yüzeyi neminin % ile eylül ayında, en düşük ortalama nemin ise % ile ağustos ayında olduğu belirlenmiştir. Haziran ayında ortalama toprak yüzey nemi % olarak belirlenirken, temmuz ayında % olduğu saptanmıştır metre yükseklikte ise en yüksek ortalama toprak yüzeyi nemi eylül ayında % ile en düşük ortalama toprak yüzeyi neminin ise % ile ağustos ayında olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.3). İkinci yıl çalışmaları ortalama toprak yüzeyi nem oranları ile hava nem oranları Şekil 4.4 de verilmiştir rakımdaki ortalama hava nem oranları incelendiğinde, haziran ayından temmuz ayına kadar nispi bir artışın olduğu ancak temmuz ayından sonra ortalama hava nem oranlarının düştüğü görülmüştür. Haziran ayında % 31.95, temmuz ayında % 33.06, ağustos ayında % ve eylül ayında % oranında olduğu tespit edilmiştir metre yükseltideki aylara göre ortalama 38

59 hava nem oranlarındaki değişikler 1800 metre rakımındaki değişikliklere paralellik gösterdiği saptanmıştır. Nitekim ortalama hava nem oranları haziran ayında % 27.95, temmuz ayında % 32.25, ağustos ayında % ve eylül ayında % olarak belirlenmiştir Nem (%) Haziran Temmuz Ağustos Eylül Aylar 1800 Ort. Toprak Yüzeyi Nemi 1800 Ort. Hava Nemi 2100 Ort. Toprak Yüzeyi Nemi 2100 Ort. Hava Nemi Şekil 4.4. Yazlama döneminde 1800ve 2100 metre yükseklikteki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları Ortalama toprak yüzeyi nem oranı, 1800 metre yükseltide haziran ayından itibaren düşmeye başlamış ve ağustos ayında minimum düzeye düştüğü gözlenmiştir. Eylül ayından sonra düşen sıcaklıklar ve kısa süreli yağışlar ortalama toprak yüzeyi nemini nispi olarak artırdığını saptanmıştır. Haziran ayında ortalama toprak yüzey nemi % 38.09, temmuzda 34.62, ağustosta 27.69, eylülde olarak belirlenmiştir metre yükseklikte ise haziran ve temmuz aylarında karların erimesi ile ortalama toprak yüzeyi nem oranının arttığı ancak temmuz ayından sonra ise önemli oranda bir düşüşün olduğu tespit edilmiştir. En yüksek ortalama toprak yüzeyi neminin % ile temmuz ayında, en düşük nemin ise % ile eylül ayında olduğu belirlenmiştir. Haziran ayında ortalama toprak yüzey nemi % olarak belirlenirken, ağustos ayında % olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.4). 39

60 Kışlama Döneminde Hava ve Toprak Yüzeyi Sıcaklıklarının Belirlenmesi Nemrut kışlağında 2006 yılında metre yükseltide 2 adet HOBO cihazı kurularak kışlama dönemindeki sıcaklık ve nem değerlerinin belirlenmiştir. Elde edilen değerler Şekil 4.5 te verilmiştir Sıcaklık ( C) Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Aylar 1300 Ort. Toprak Sıcaklığı 1300 Ort. Hava Sıcaklığı 1600 Ort. Toprak Sıcaklığı 1600 Ort. Hava Sıcaklığı Şekil 4.5. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseklikteki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları Kışlama döneminde 1300 metre yükseklikteki ortalama hava sıcaklığı ekim ayında ºC ile maksimum seviyeye ulaşmış ancak bu aydan sonra önemli oranda bir düşüş gözlenmiştir. Kasım ayında ortalama hava sıcaklığı 1.81 C, aralık ayında 3.69 ºC, ocak ayında 2.21 ºC şubat ayında ise 1.94 ºC olarak ölçülmüştür. Mart ayı ile birlikte hava sıcaklıklarında bir artış gözlenmiş ve hava sıcaklığının bu ayda ortalama 7.26 ºC olduğu belirlenmiştir rakımdaki hava sıcaklıkları 1300 rakıma göre biraz daha düşük seyretmiş gözlenmiştir. Buna göre, ekim ayında ºC olan ortalama hava sıcaklığı ekim ayından itibaren hızla düştüğü görülmüş ve kasım ayında 0.12 ºC ile minimum düzeye ulaştığı saptanmıştır. Mart ayı ile tekrar ısınmaya başlayan hava sıcaklığı bu ayda 5.49 ºC a yükseldiği gözlenmiştir (Şekil 4.5). 40

61 Kışlama döneminde 1300 rakımda maksimum ortalama toprak sıcaklığı ºC ile eylül ayında, minimum ortalama toprak sıcaklığı ise 1.52 ºC ile kasım ayında ölçülmüştür. Kasım ayında kar yağışının az ya da hiç olmaması toprak yüzeyi sıcaklığının düşmesine yol açtığı düşünülmektedir. Kasım ayından itibaren kar yağışının olması nedeniyle toprak yüzeyi sıcaklığında bir artış olduğu gözlenmiştir. Nitekim ortalama toprak sıcaklığı aralık ayında 6.6 ºC, ocak ayında 4.05 ºC, şubat ayında ise 2.65 ºC olduğu tespit edilmiştir. Mart ayından itibaren hava sıcaklığına bağlı olarak toprak sıcaklığının da arttığı gözlenmiş ve mart ayı ortalama toprak yüzeyi sıcaklığının 5.07 ºC olduğu tespit edilmiştir metre rakımdaki toprak yüzeyi sıcaklığı hava sıcaklıklarına paralel olarak seyrettiği görülmüş ve en yüksek ortalama toprak sıcaklığının C ile ekim ayında, en düşük ortalama toprak yüzeyi sıcaklığının ise 0.24 C ile kasım ayında olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.5). Nemrut kışlağında 2007 yılında metre rakımda hava ve toprak sıcaklıkları değerleri Çizelge 4.6 da verilmiştir Sıcaklık ( C) Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Aylar 1300 Ort. Toprak Yüzeyi Sıcaklığı 1300 Ort. Hava Sıcaklığı 1600 Ort. Toprak Yüzeyi Sıcaklığı 1600 Ort. Hava Sıcaklığı Şekil 4.6. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseklikteki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi sıcaklıkları Kışlama döneminde 1300 metre yükseklikteki ortalama hava sıcaklığı ekim ayında maksimum düzeye C ile ulaşmış, bu aydan sonra şubat ayına kadar 41

62 sıcaklıkta önemli oranda azalma olduğu gözlenmiştir. Kasım ayında ortalama hava sıcaklığı 7.69 C, aralık ayında 2.33 C, ocak ayında 0.22 C, şubat ayında ise 0.29 C olarak belirlenmiştir. Mart ayı ile birlikte hava sıcaklıklarında bir artış gözlenmiş ve hava sıcaklığının ortalama 8.97 C ulaştığı belirlenmiştir metre rakımda 1300 metre rakıma benzer bir sıcaklık değişimi gözlenmiştir. Eylül ayından C olan hava sıcaklığı kasım ayından itibaren düşmeye başlamış ve ocak ayında 6.01 C ile minimum düzeye ulaşmıştır. Şubat ayında ortalama hava sıcaklığı 1.97 C, mart ayında ise 2.42 C olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.6). Kışlama döneminde 1300 metre yükseltide, maksimum toprak sıcaklığı C ile eylül ayında olduğu belirlenmiştir. Hava sıcaklığındaki düşüşe paralel olarak ortalama toprak sıcaklığı da düşmüş ve şubat ayında 1.17 C ile minimum sıcaklığa ulaşmıştır. Ortalama toprak sıcaklığı kasım ayında 8.67 C olurken, ocak ayında 1.18 C, olduğu tespit edilmiştir. Mart ayından itibaren hava sıcaklığına bağlı olarak toprak sıcaklığının da arttığı gözlenmiş ve mart ayı toprak yüzeyi sıcaklığının 8.85 C olduğu tespit edilmiştir. Kışlama döneminde 1600 metre yükseltideki ortalama toprak sıcaklığı ekim ayında C olduğu belirlenmiş bu tarihten itibaren sıcaklığın düştüğü ve ocak ayında C ile minimum düzeye ulaştığı saptanmıştır. Mart ayında toprak yüzeyi sıcaklığı tekrar yükselmeye başladığı belirlenmiş ve bu ayda ortalama toprak yüzeyi sıcaklığının 3.04 C olduğu saptanmıştır (Şekil 4.6) Kışlama Dönemindeki Hava ve Toprak Yüzeyi Nem Oranlarının Belirlenmesi 2006 yılında Nemrut kışlağında metre toprak ve hava nem oranları belirlenerek Çizelge 4.7 de verilmiştir. 42

63 Nem (%) Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Aylar 1300 Ort. Toprak Nemi 1300 Ort. Hava Nemi 1600 Ort. Toprak Nemi 1600 Ort. Hava Nemi Şekil 4.7. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseltideki 2006 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları Adıyaman ili Nemrut kışlağında 1300 metre rakımdaki ortalama hava nemi ekim ayında % 61.49, kasım ayında % olurken, kasım ayından itibaren düşmüş ve aralık ayında % ile minimum seviyeye ulaştığı belirlenmiştir. Ocak ayında % olan ortalama hava nemi bu aydan itibaren yükselmeye başlamış ve şubat ayında % ile maksimum düzeye ulaştığı belirlenmiştir. Mart ayında ortalama nem % olduğu belirlenmiştir metre yükseltideki ortalama hava nemi ekim ayından aralık ayına kadar düşmüş ve aralık ayında % ile mininun düzeye ulaştığı saptanmıştır. Aralık ayından itibaren kar yağışıyla birlikte nem miktarı arttığı belirlenmiş, ocak ayında % olan ortalama nem miktarı şubat ayında % e yükselmiş, mart ayında ise % oranında olduğu tespit edilmiştir. Ortalama toprak yüzeyi nemi 1300 metre rakımda ekim ayından % olurken aralık ayında % ile minimum sevide olduğu belirlenmiştir. Aralık ayından sonra yağan kar ve yağmur ile birlikte ortalama toprak yüzeyi neminde bir artış gözlenmiş ve şubat ayında % ile maksimum seviyeye ulaştığı saptanmıştır. Toprak yüzeyi nemi ocak ayında % 77.83, mart ayında ise %

64 olarak tespit edilmiştir metre yükseltideki ortalama toprak yüzeyi nem oranı 1300 metre yükseltisindekine benzer şekilde seyretmiştir. Ekim ayında % olan ortalama nem oranı kasım ayında % e, ocak ayında ise % ye yükseldiği tespit edilmiştir. Şubat ayında % olan ortalama nem oranı, mart ayında % ya düştüğü belirlenmiştir (Çizelge 4.7). Kışlama dönemindeki 2007 yılı nem oranları Şekil 4.8 te verilmiştir rakımdaki ortalama hava nemi ekim ayında % 50.40, kasım ayında 61.92, aralık ayında 65.99, ocak ayında ise ile minimum düzeye ulaşmıştır. Şubat ayında % ile maksimum düzeye ulaşan ortalama hava nemi mart ayında % oranına düştüğü görülmüştür metre yükseklikteki ortalama hava nemi, ekim ayında % 52.83, kasım ayında 64.32, aralık ayında ise oranına ulaştığı belirlenmiştir. Ocak ayında % olan ortalama hava nemi şubat ayında oranında maksimum düzeye ulaştığı tespit edilmiştir. Mart ayında ise ortalama hava nemininı % olduğu saptanmıştır Nem (%) Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Aylar 1300 Ort. Toprak Yüzeyi Nemi 1300 Ort. Hava Nemi 1600 Ort. Toprak Yüzeyi Nemi 1600 Ort. Hava Nemi Şekil 4.8. Kışlama döneminde 1300 ve 1600 metre yükseklikteki 2007 yılı ortalama hava ve toprak yüzeyi nem oranları 44

65 1300 metre rakımdaki toprak yüzeyi nem oranı ekim ayından % iken kasım ayında % aralık ayında % olduğu belirlenmiştir. Toprak yüzeyi nem oranı aralık ayında % ile en düşük seviyeye ulaşmış ancak şubat ayında tekrar artmaya başladığı tespit edilmiştir. Şubat ayında % olan ortalama toprak yüzeyi nem oranı mart ayında % düştüğü saptanmıştır metre rakımda ise, en düşük toprak yüzeyi neminin % 31,48 ile ocak ayında görülürken ekim ayında % 70.11, kasım ayında % 88.23, aralık ayında ise % olduğu saptanmıştır. En yüksek nem oranı ise % ile şubat ayında gerçekleşirken, mart ayında ortalama nem oranın yağışlar ve karların erimesi ile % oranında olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.8). Yurtdışında ve ülkemizde kışlak sıcaklığı ve nem oranları ile ilgili yapılan çalışmalarda, kışlak sıcaklıkları ile nem oranlarının yükseltiye ve bulundukları bölgeye bağlı olarak değişmekle birlikte benzer sonuçlar alınmıştır yılında Karacadağ da Tirbelek tepesinde yapılan bir çalışmada, 25 Temmuz - 24 Ekim tarihleri arasında bitki altında, toprağın 2 cm lik derinliğindeki sıcaklık ve nem değerleri temmuz ayında ortalama C, ağustos ayında C, eylül ayında ise C olduğunu, bitki altındaki toprak neminin ise, temmuz ayında % 29.47, ağustos ayında % 33.96, eylül ayında % 46.33, ekim ayında % olduğunu bildirmiştir (Yüksel 1968). İran da Amin ve arkadaşları kışlak bitkilerinin altında ve çevresinde sıcaklık ile nem oranlarını belirlemişlerdir. Buna göre, temuz ayında bitki altındaki sıcaklık 28 C, nem oranın ise % 39.5 olduğunu, bitki altındaki sıcaklığın temmuz ayından itibaren düştüğünü ve ocak ayında minimum düzeye ulaştığını (2.2 C), şubat ayından sonra ise tekrar yükselmeye başladığını (8.7 C) saptamışlardır. Ortalama nem oranlarının ise temmuz ayından sonra yükselmeye başladığını ve en yüksek nem düzeyinin % 64 oranı ile şubat ayında olduğunu bildirmişlerdir (Amin ve ark. 2004). Ülkemizde yapılan diğer bir çalışma 1951 yılında Diyarbakır ili Karacadağ kışlağında yapılmıştır. Buna göre, Tirbilek mevkiinde haziran ayında toprak sıcaklığı ortalamasının 18 C, temmuz ayında 22 C, ağustos ayında 23 C olduğunu, Karacadağ Bahadır mevkiinde ise, haziran ayında 21 C, temmuz ayında 25 C ve ağustos ayında 25.5 C olduğu saptanmıştır. Kışlaklardaki rutubet ile ilgili olarak, sünelerin dağlarda rutubetle ilgisine dair önemli bir çalışma yapılmadığını, ancak 45

66 sünenin kışlama yerlerinin rutubet ve su tutan yerlerden daima uzak olduğunu, sel ve dere yataklarından uzak yerlerde kışladıklarını bildirmiştir (Lodos 1986). Fedotow (1947a), kışlaklarda ani hava değişimi ve koruyucu kar tabakasının erimesi sonucu sıcaklığın 0 C altında seyretmesinin yüksek ölümlere yol açtığını, Skinner (2004) ise, yıllarında Suriye bulunan Tel Hayda kışlağında mayıs ayında minimum sıcaklığının 12 C, maksimum sıcaklığın ise 32 C, ortalama sıcaklığın ise 17 C olduğunu bildirmişlerdir. Mahhotine ise, Sünenin sıcaklık değişimlerine karşı toleransının oldukça iyi olduğunu bu nedenle süne çevredeki iklimsel değişikliklerden en az etkilendiğini açıklamıştır (Makhotine 1947) Kışlayan Sünenin Ağırlık ve Yağ Oranlarının Belirlenmesi Yazlama ve Kışlama Döneminde Süne Vücut Ağırlığının Belirlenmesi Sünenin kışlaklara çekilmesini tamamlandığı haziran ayından mart ayına kadar 30 adet süne toplanarak 10 lu gruplara ayrılmış ve vücut ağırlıkları belirlenmiştir ve 2007 yılarında toplanan sünelerin ortalama vücut ağırlıkları Şekil 4.9 da verilmiştir. Sünenin ovalardan kışlaklara göçü tamamlandığı 2006 yılı haziran ayı sonlarında ortalama vücut ağırlığı g/10 birey olarak belirlenmiştir. Süne vücut ağırlığı ağustos ayına kadar sürekli olarak düştüğü eylül ayında ise nem oranının kısmen artması sonucunda ortalama vücut ağırlığının da nispi olarak artmasına neden olduğu gözlenmiştir. Böylece temmuz ayında g/10 birey olan vücut ağırlığı, ağustos ayında g/10 birey ile minimum düzeye ulaşmış, eylül ayında ise g/10 birey vücut ağırlığıyla yazlama dönemini tamamladığı belirlenmiştir. 46

67 2006 Ort. Vücut Ağırlığı (g/10 birey) Yazlama Dönemi Kışlama Dönemi =========================== Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Aylar Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Yazlama Dönemi Kışlama Dönemi =========================== Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Ort. Vücut Ağırlığı(g/10 birey) Aylar Şekil 4.9. Adıyaman Nemrut Kışlağından toplanan sünelerde 2006 ve 2007 yıllarında ortalama vücut ağırlıkları Süne vücut ağırlığı 2006 yılında kışlama döneminde, genel olarak durağan seyrettiği görülmekle birlikte mart ayına doğru toprak yüzeyi neminin artışına paralel olarak arttığı saptanmıştır. Ekim ayında g/10 birey olan ortalama vücut ağırlıkları kasım ayında g/10 birey, aralık ayında ise gr/10 birey olduğu tespit edilmiştir. Ocak ayından itibaren vücut ağırlıklarında kısmi bir artış 47

68 gözlenmiş ve ortamla ağırlık g/10 bireye yükseldiği belirlenmiştir. Şubat ayında gr/10 birey olan ağırlık, mart ayında g/10 birey olarak tespit edilmiştir (Şekil 4.9). Vücut ağırlığının 2007 yılında yazlama döneminde 2006 yılı yazlama dönemine benzer sonuçlar alınmıştır. Ancak ağustos ayında toprak yüzeyi neminin 2007 yılına göre biraz daha yüksek olması vücut ağırlığının önemli ölçüde düşmesini engellediği görülmüştür. Buna rağmen haziran ayından ekim ayına kadar süne vücut ağırlığında sürekli bir azalma tespit edilmiştir. Nitekim haziran ayında g/ 10 birey olan vücut ağırlığı, temmuz ayında g/10 bireye, ağustos ayında g/10 birey e eylül ayında ise g/10 birey e düştüğü tespit edilmiştir (Şekil 4.9). Süne vücut ağırlıkları 2007 yılı kışlama döneminde, yağışlar nedeniyle toprak yüzeyi neminin artmasıyla süne vücut ağırlığı ekim ayından itibaren kısmi artış göstermiş, kasım ayından mart ayına kadar ise durağan bir seyir izlediği saptanmıştır. 10 bireydeki en düşük vücut ağırlığı ortalaması ekim ayında g/10 birey ile görülürken, en yüksek vücut ağırlığı şubat ayında g/10 birey olarak tespit edilmiştir. Süne vücut ağırlığı kasım ayında , ocak ayında , aralık ayında ve mart ayında g/10 birey olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.9). Kışlaktan toplanan sünelerin vücut ağırlıklarına uygulanan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.1 de verilmiştir. Buna göre, 2006 yılında süne vücut ağırlığının aylara göre değişimleri istatistikî olarak önemli olduğu (F= 8.442; P= 0.00; SD: 9) belirlenmiştir. Ortalama en yüksek süne vücut ağırlığı haziran (1.250±0.005 g/10 birey) ayında toplanan sünelerde tespit edilirken, ortalama en düşük süne vücut ağırlığı kışlama döneminin başlangıcı ayı olan ekim (0.9738±0.020 g/10 birey) ayında olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.1). 48

69 Çizelge 4.1. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarındaki aylarlara göre vücut ağırlıkları (g ± SH.)* Aylar n Ortalama Vücut Ağırlığı (g) Haziran ± a ±0.010 a Temmuz ±0.013 ab ±0.024 ab Ağustos ±0.017 de ±0.020 b Eylül ±0.010 ce ±0.029 c Ekim ±0.020 e ±0.015 e Kasım ±0.075 ce ±0.023 cd Aralık ±0.067 bc ±0.067 cd Ocak ±0.035 bd ±0.017 de Şubat ±0.026 ce ±0.028 c Mart ±0.016 de ±0.016 cd *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) İkinci yıl elde edilen süne vücut ağırlıklarına uygulanan istatistikî analizde, 2006 yılına benzer sonuçlar alınmıştır yılında aylara göre süne vücut ağırlıklarının değişimi önemli olduğu ( F= ; P= 0.00 SD: 9) saptanmıştır. En yüksek süne vücut ağırlığı yazlama döneminin başlangıcı olan haziran ayında ±0.010 g/10birey olarak saptanırken, en düşük ortalama süne vücut ağırlığı ise, kışlama döneminin başlangıcı olana ekim ayında (0.8643±0.015 g/10 birey) olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.1). 49

70 Çizelge 4.2. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarında yazlama ve kışlama dönemlerindeki vücut ağıtlıkları (g ± S.H) Dönem n Yazlama ±0.032* ±0.029* Kışlama ± ±0.019 * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) Yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut ağırlıklarına uygulanan istatistiki analiz sonuçları Çizelge 4.2 de verilmiştir. Buna göre, 2006 ve 2007 yıllarında yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut ağırlıklarının farklı olduğu belirlenmiştir yılında (F= 7.535, P=0.37 SD: 28) yazlama dönemindeki ortalama vücut ağırlığı ±0.032, kışlama döneminde ise ±0.016 g/10 birey olarak tespit edilmiştir. Benzer şekilde 2007 yılında (F= 0.449, P=0.00, SD:28) yazlama dönemindeki ortalama vücut ağırlığı ±0.029, kışlama döneminde ise ±0.019 g/10 birey olarak belirlenmiştir (Çizelge 4.2). Laboratuarda 2006 yılında, 0, 3, 6 ve 9 C de yapay ortamlarda depolanan süne erginlerinin kasım, aralık ocak, şubat ve mart aylarındaki vücut ağırlıkları Şekil 4.10 de verilmiştir. Buna göre, kasım ayında depolanan sünelerde en yüksek ortalama vücut ağırlığı 3 C de ( g/10 adet) depolanan sünelerde görülürken en düşük ortalama vücut ağırlığı ise 0 C ( g/10 adet) de depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir. 6 ve 9 C de depolanan sünelerde ortalama vücut ağırlıkları ise sırasıyla , g/10 adet olduğu saptanmıştır (Şekil 4.10). Aralık ayında depolanan sünelerde ortalama vücut ağırlıkları sıcaklık artışına bağlı olarak arttığı gözlenmektedir. 0 C de depolanan sünelerde ortalama vücut ağırlığı (g/10 adet), 3 C de depolanan sünelerde (g/10 adet), 6 C de depolanan sünelerde (g/10 adet) ve 9 C de depolananlarda ise (g/10 adet ergin süne) olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.10). Ocak ayında depolanan sünelerde en yüksek vücut ağırlığı de (g/10 adet) ile 6 C depolanan sünelerde tespit edilmiştir. Bunu 9 C de ( g/10 adet) depolanan sünelerin canlı ağırlıkları izlemiş ve en düşük vücut ağırlığı 3 C de (g/10 adet) depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 0 C depolanan 50

71 sünelerin ise ortalama vücut ağırlığının (g/10 adet) olduğu saptanmıştır (Şekil 4.10). Şubat ayında depolanan sünelerde, en yüksek vücut ağırlığı 6 C de depolanan sünelerde olduğu, bunu 0 C de depolanan sünelerin izlediği belirlenmiştir. Ortalama vücut ağırlıkları sırasıyla ve (g/10 adet) olarak tespit edilmiştir. 3 C de depolanan sünelerin ortalama vücut ağırlığı olurken 9 C de depolanan sünelerin ortalama vücut ağırlı ise (g/10 adet ) olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.10). 1.1 Vücut Ağırlığıı (g/ 10 adet) C 3 C 6 C 9 C Kışlak Sıcaklık Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan süneler ile kışlaklardan toplanan sünelerin 2006 yılındaki ortalama vücut ağırlıkları Mart ayında en düşük vücut ağırlığı 0 C ( g/10 adet) depolanan sünelerde gözlenirken en yüksek vücut ağırlığı ise 9 C ( g/10 adet) depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 3 ve 6 C de depolanan sünelerin ortalama vücut ağırlıkları sırasıyla (g/10 adet), (g/10 adet) olduğu saptanmıştır (Şekil 4.10). Laboratuarda 2007 yılında, 0, 3, 6 ve 9 C de yapay ortamlarda depolanan süne erginlerinin kasım, aralık ocak, şubat ve mart aylarındaki vücut ağırlıkları Şekil 4.11 de verilmiştir. Buna göre, 2006 yılı çalışmalarına benzer sonuç alındığı görülmektedir. Kasım ayında depolanan sünelerde en düşük ortalama vücut 51

72 ağırlığının 0 C de tespit edilirken, en yüksek vücut ağırlığı 6 C de depolanan sünelerde, ortalama vücut ağırlıkları sırasıyla ve g/10 birey olduğu belirlenmiştir. 3 C de depolanan sünelerde ortalama vücut ağırlığı g/10 adet, 9 C de depolanan sünelerde ise g/10 adet olarak saptanmıştır (Şekil 4.11). Aralık ayında depolanan sünelerde ortalama vücut ağırlıkları ile (g/10 birey) arasında değiştiği, en düşük vücut ağırlığının 0 C de depolanan sünelerde (g/10 adet) olduğu belirlenmiştir. 3 C de depolanan sünelerde (g/10 adet), 6 C de depolanan sünelerde (g/10 adet), 9 C de depolananlarda ise (g/10 adet) olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.11). 1.2 Vücut Ağırlığı (g/10 adet) C 3 C 6 C 9 C Kışlak Sıcaklık Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan süneler ile kışlaklardan toplanan sünelerin 2007 yılındaki vücut ağırlıkları Ocak ayında en yüksek vücut ağırlığı 9 C de ( g/10 adet) depolanan sünelerde tespit edilmiştir. Bunu 3 C de ( g/10 adet) depolanan sünelerin canlı ağırlıkları izlemiş ve en düşük vücut ağırlığı 0 C de (g/10 adet) depolanan sünelerde olduğu saptanmıştır. 6 C sıcaklıkta depolanan sünelerin ise ortalama vücut ağırlığının ise (g/10 adet) olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.11). Şubat ayında en yüksek vücut ağırlığı 6 C de depolanan sünelerde olduğu, bunu 9 C de depolanan sünelerin izlediği belirlenmiş, ortalama vücut ağırlıklarının 52

73 ise sırasıyla ve (g/10 adet) olarak tespit edilmiştir. 0 C de depolanan sünelerin ortalama vücut ağırlığı olurken 3 C de depolanan sünelerin ortalama vücut ağırlı ise (g/10 adet ) olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.11). Mart ayında en düşük vücut ağırlığı 0 C sıcaklıkta ( g/10 adet) depolanan sünelerde gözlenirken en yüksek vücut ağırlığı 3 C de ( g/10 adet) depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 6 ve 9 C de depolanan sünelerin ortalama vücut ağırlıkları sırasıyla (g/10 adet), (g/10 adet) olduğu saptanmıştır (Şekil 4.11). Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin vücut ağırlıklarına istatistiki analiz uygulanmış ve elde edilen değerler Çizelge 4.3 de verilmiştir. Çizelge 4.3. Kışlaklardan toplanan ve laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin yılında vücut ağırlıkları (g ± SH) Sıcaklık Aylar n C 3 C 6 C 9 C Kasım ± i ± h Aralık ± gh ± gh Ocak ± eh ± dg Şubat ± abc ± dg Mart ± bh ± cf Kasım ± dh ± fh Aralık ± ch ± eg Ocak ± fh ± bd Şubat ± ag ± bd Mart ± ah ± a Kasım ± fh ± dg Aralık ± ad ± be Ocak ± a ± cf Şubat ± a ± ab Mart ± af ± ab Kasım ± h ± fh Aralık ± eh ± dg Ocak ± ae ± bd Şubat ± ag ± ac Mart ± ab ± dg *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) 53

74 Farklı sıcaklıklarda ve sürelerde 2006 yılında depolanan sünelerin vücut ağırlıklarına uygulanan istatistiki analizde, sıcaklık x zaman interaksiyonu önemli bulunmuştur (F= 6.284; P= 0.00 SD: 19). En yüksek vücut ağırlığı 6 ºC de ocak (0.9756± g/10 birey) ve şubat (0.9805± g/10 birey) aylarına kadar depolanan sünelerde tespit edilirken, en düşük süne vücut ağırlığı ise, kasım ayında 0 ºC de (0.6614± g/10 birey) depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir. (Çizelge 4.3). Kasım, aralık, ocak, şubat ve mart aylarına kadar 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin 2007 yılındaki vücut ağırlıklarına uydulanan istatistiki analizde, sıcaklık x zaman interaksiyonu 2007 yılında da önemli bulunmuştur (F= 7.677; P= 0.00 SD: 19). En yüksek vücut ağırlığı 3 ºC de depolanan sünelerde mart ayında ± g /10 birey olarak tespit edilirken, en düşük süne vücut ağırlığının ise, kasım ayında 0 ºC de depolanan sünelerde ± g/10 birey olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.3). Depolama süresinin ve sıcaklığın vucut ağırlığına olan etkisini her iki yıllık çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, kışlaklardan toplanan sünelerin canlı vücut ağırlıkları kışlaklara göçün olduğu haziran ayında en yüksek düzeyde, kışlama döneminin başlangıcı olan ekim ayında ise en düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ekim ayından sonra yağışların başlaması ile birlikte süne vücut ağırlığında nispi artış olduğu ve kışlama periyodu boyunca da küçük değişiklikler göstermesine rağmen stabil olduğu tespit edilmiştir. Laboratuar şartlarında depolanan sünelerin vücut ağırlıkları sıcaklık ve depolama sürelerinene bağlı olarak değişiklikler gösterdiği saptanmıştır. Ülkemizde ve yurtdışında yapılan çalışmalardan da benzer sonuçlar alınmıştır. Fedotow (1947a), Süneler ovadan kışlağa göçmeden önce yeteri kadar beslenmiş ise maksimum yağ, protein ve karbonhidratları ihtiva ettiklerini, bu dönemde vücut ağırlıklarının da en yüksek düzeyde olduğunu belirtmiştir. Yine Rusya da 1955 yılında yapılan diğer bir çalışmada, süne erginlerin kışlaklara çekilmeden önce çeşitli bitkilerde özellikle de buğday daneleri ile beslendiğini ve vücut ağırlığının yaklaşık % 50 sini oluşturduğu bildirilmiştir (Ouchatinskaia, 1953). Yüksel (1968), 1957 yılında kışlaklardan topladığı 100 adet sünenin ortalama 54

75 ağırlığının haziran ayında g temmuz ayında g ve ağustos ayında ise g olduğunu bildirmiştir m yükseltideki Karacadağ Kollubaba kışlağında yapmış olduğu tartımlarda ise, 50 erkek 50 dişinin ortalama ağırlığı temmuz ayında g, ağustos ayında g, eylül ayında g olduğunu belirtmiştir. Memişoğlu ve Özer (1992) ise, dağlarda kışladıkları süre içerisinde vücut ağırlığı kaybının dişilerde % 10.76, erkeklerde % ve kışlağa çekilişte erkek bireylerin daha ağır olduğunu tespit etmiştir. İran da yapılan bir diğer çalışmada, tarlada yeni nesil erginlerin ağırlıklarının 78, 72, ve 82 mg, yazlama için dağa çıkan sünelerin ağırlıklarının ise, 142, 136 ve 145 mg olduğunu, kışlama sonunda tarlalara göç eden kışlamış ergin sünelerin ortalama ağırlıklarının 110, 103 ve 105 mg olduğunu belirtmiştir (Radjabi, 1995). Memişoğlu ve Özer(1999) ise, Ankara Kuyruklu ve Çelebi kışlaklarında 1982 yılında erkek bireylerin vücut ağırlıkları ortalama ±1.44 mg, 1983 yılında ise ±1.64 mg, dişilerde ise sırasıyla ±0.81 mg ve ±0.96 mg olduğunu, kışlama sonunda dişi bireylerde % 10.76, erkek bireylerde ise % oranında ağırlık azalışı olduğunu bildirmiştir Yazlama ve Kışlama Döneminde Süne Vücut Yağ Oranının Belirlenmesi Yazlama dönemindeki vücut yağ oranlarıntaki değişimi için, haziran, temmuz, ağustos, eylül ve ekim ayı sonlarında kışlağın farklı noktasından 30 (3x10) adet Süne toplanarak buz kapları içerisinde Ç.Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümüne getirilmiş ve vücut yağ oranları belirlenerek Şekil 4.12 de verilmiştir. Nemrut kışlağından 2006 yılında haziran ayında toplanan 10 bireydeki ortalama yağ oranı % olarak belirlenirken temmuz ayında nispi bir azalma ile % olduğu belirlenmiştir. Ağustos ve eylül aylarında vücut yağ oranlarında önemli bir değişiklik olmadığı, bu aylarda vücut yağ oranlarının sırasıyla % ve % olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.12). 55

76 Yazlama Kışlama ====================== Yağ Oranı (%) Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Aylar 2007 Yazlama Kışlama ====================== Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Yağ Oranı (%) Aylar Şekil Adıyaman Nemrut Kışlağından toplanan sünelerde 2006 ve 2007 yıllarında ortalama vücut yağ oranları Süne vücut yağ oranı kışlama döneminde durağan seyrettiği görülmekle birlikte ekim ayında vücut yağ oranında önemli oranda bir azalma gözlenmiştir. Ekim ayındaki sünenin yazlama alanlarından kışlama alanlarına göç etmesi vücut yağ oranının düşmesine önemli etkide bulunduğu düşünülmektedir. Ekim ayında 56

77 ortalama vücut yağ oranının 10 bireyde % olduğu belirlenmiştir. Kasım ayından mart ayına kadar süne vücut yağ oranında önemli bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir. Nitekim kasım ayında 10 bireydeki ortalama yağ oranı % 24.18, aralık ayında % 24.10, ocak ayında % 23.72, şubat ayında % ve mart ayında ise % olduğu saptanmıştır (Şekil 4.12). Nemrut kışlağından 2007 yılında toplanan sünelerde yazlama döneminde de 2006 yılına benzer sonuçlar gözlenmiştir. Süne yağ oranlarında haziran ayından eylül ayına kadar önemli bir değişiklik olmadığı saptanmıştır. Nitekim haziran ayında 10 bireydeki % olan vücut yağ oranı, temmuz ayında % 25.80, ağustos ayında eylül ayında ise % olarak tespit edilmiştir (Şekil 4.12). Kışlama döneminde de süne vücut yağ oranları 2006 yılına benzer şekilde seyretmiş ve ekim ayından itibaren kısmi bir artış olduğu kasım ayından mart ayına kadar ise durağan bir seyir izlediği saptanmıştır. Buna göre 10 bireydeki en düşük vücut yağ oranı ekim ayında görülürken (% 23.42), en yüksek vücut yağ oranı ocak ayında (% 24.79) olduğu tespit edilmiştir. Kasım ayında % 24.29, aralık ayında % 23.64, şubat ayında % ve mart ayında % olduğu tespit edilmiştir. Kışlaktan toplanan sünelerin yağ oranlarına uygulanan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.4 de verilmiştir. Çizelge 4.4 ün incelendiğinde, 2006 yılında süne yağ oranlarının aylara göre değişimleri istatistikî olarak önemli olduğu belirlenmiştir (F= 3.349; P= 0.12, SD: 9). En yüksek süne yağ oranı haziran (% 25.17±0.90) ve ağustos (% 25.16±0.82) aylarında toplanan sünelerde tespit edilirken, en düşük süne vücut yağ oranı kışlama döneminin son ayı olan mart (% 20.93±0.47) ayında olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.4). İkinci yıl elde edilen süne yağ oranlarına uygulanan istatistikî analizde, 2006 yılına benzer sonuçlar alınmıştır yılında süne yağ oranlarına uygulanan istatistiki analizde, aylara göre ağırlık değişinin önemli olduğu ( F= 3.126; P= 0.16 SD: 9) saptanmıştır. Yazlama döneminin başlangıcı olan haziran ve (% 26.29±0.77) ve ağustos (% 26.16±0.74) aylarında, en yüksek süne vücut yağ oranı saptanırken, en düşük süne vücut yağ oranı ise ekim (% 22.34±1.03 ) ayında olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.4). 57

78 Çizelge 4.4. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarındaki aylarlara göre vücut yağ oranı (% ± SH). Aylar Vücut Yağ Oranı (%) Haziran 25.17±0.90 a 26.29±0.77 a Temmuz 24.32±0.93 ab 25.80±0.60 ab Ağustos 25.16±0.82 a 26.16±0.74 a Eylül 24.22±0.99 ac 25.64±0.89 ab Ekim 21.51±1.03 cd 23.42±0.89 bc Kasım 24.18±0.72 ac 24.29±0.51 ac Aralık 24.09±0.97 ac 23.64±1.11 bc Ocak 23.72±0.28 ac 24.79±0.33 ac Şubat 21.88±0.18 bd 27.09±1.19 ac Mart 20.93±0.47 d 22.34±1.03 c *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut yağ oranlarına uygulanan istatistiki analiz sonuçları Çizelge 4.5 da verilmiştir. Çizelge 4.5. Kışlaktan toplanan sünelerin yıllarındaki yazlama ve kışlama dönemlerinde vücut yağ oranı (% ± SH) Dönem n Yazlama ±0.40* 25.97±0.33* Kışlama ± ±0.29 * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) Yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut yağ oranlarına uygulanan istatistiki analiz sonuçları Çizelge 4.5 de verilmiştir yılında yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut yağ oranları arasındaki fark istatistiki olarak önemli (F= P=0.03, SD: 28) olduğu belirlenmiştir. Yazlama döneminde 10 58

79 bireydeki ortalama vücut yağ oranı % 24.71±0.40, kışlama döneminde % 22.72±0.36 olarak tespit edilmiştir. Benzer şekilde 2007 yılında yazlama ve kışlama dönemlerindeki süne vücut yağ oranları arasındaki fark istatistiki olarak önemli (F= 0.275, P=0.00, SD: 28) olduğu tespit edilmiştir. Yazlama dönemindeki 10 bireyde ortalama vücut yağ oranı % 25.97±0.33, kışlama döneminde % 24.06±0.29 olarakbelirlenmiştir (Çizelge 4.6). Laboratuarda 2006 yılında 0, 3, 6 ve 9 C de yapay ortamlarda kışlatılan Süne erginlerinin ise, kasım, aralık ocak, şubat ve mart aylarında vücut yağ oranları belirlenerek Şekil 4.13 de verilmiştir. Kasım ayında, kışlaktan toplanan süneler ile 0 ve 3 C de depolanan sünelerin vücut yağ oranları paralel olarak seyrederken 6 ve 9 C de depolanan sünelerdeki vücut yağ oranları oldukça düştüğü görülmüştür. En düşük ortalama vücut yağ oranı 9 C de (% 9.90) depolanan sünelerde görülürken en yüksek yağ oranı ise 3 C de (% 26.00) depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.13). 30 Vücut Yağ Oranı (%) C 3 C 6 C 9 C Sıcaklık Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin 2006 yılındaki ortalama vücut yağ oranları Aralık ayında 0 C de depolanan sünelerin ortalama vücut yağ oranı kışlaklardan toplanan sünelerin yağ oranına göre nispi bir artış gösterdiği ancak diğer 59

80 sıcaklık derecelerinde ise önemli oranda düştüğü belirlenmiştir. Buna göre 0 C de depolanan sünelerde ortalama vücut yağ oranı % 25.64, 3 C de depolanan sünelerde % 20.64, 6 C de depolanan sünelerde % 23.19, 9 C de depolananlarda ise % 9.73 olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.13). Ocak ayında depolanan sünelerde en yüksek vücut yağ oranı % ile 0 C de depolanan sünelerde tespit edilmiştir. Bunu % ile 6 C sıcaklıkta depolanan sünelerin yağ oranları izlemiş ve en düşük vücut yağ oranı 9 C de (% 16.00) depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 3 C sıcaklıkta depolanan sünelerin ise ortalama vücut yağ oranının % olduğu saptanmıştır (Şekil 4.13). Şubat ayında en yüksek vücut yağ oranı 0 C de depolanan sünelerde olduğu, bunu 3 C de depolanan sünelerin izlediği belirlenmiştir. Ortalama vücut yağ oranları sırasıyla % ve % olarak tespit edilmiştir. 6 C de depolanan sünelerin ortalama vücut yağ oranı % olurken 9 C de depolanan sünelerin ortalama vücut yağ oranı ise % olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.13). Mart ayında en düşük vücut yağ oranı 0 C sıcaklıkta (% 23.01) depolanan sünelerde gözlenirken en yüksek vücut yağ oranı 3 C de (% 26.34) depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 6 ve 9 C de depolanan sünelerin ortalama vücut yağ oranları sırasıyla % 24.98, % olduğu saptanmıştır (Şekil 4.13) yılında laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C sıcaklıkta yapay ortamlarda kışlatılan süne erginlerinin kasım, aralık ocak, şubat ve mart aylarında vücut yağ oranları belirlenerek Şekil 4.14 de verilmiştir. Buna göre, kasım ayında depolanan sünelerde en yüksek ortalama vücut yağ oranı 0 C de (% 23.70) depolanan sünelerde görülürken en düşük ortalama vücut yağ oranı ise 9 C de (% 10.53) depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir. 3 ve 6 C de depolanan sünelerde ortalama vücut yağ oranları ise sırasıyla % 21.36, % olduğu saptanmıştır (Şekil 4.14). Aralık ayında depolanan sünelerde ortalama vücut yağ oranı 0 C sıcaklıkta depolanan sünelerde % 23.17, 3 C de depolanan sünelerde % 22.54, 6 C de depolanan sünelerde % 25.77, 9 C de depolananlarda ise olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.14). 60

81 30 Vücut Yağ Oranı (%) C 3 C 6 C 9 C Sıcaklık Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Şekil Laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin 2007 yılındaki ortalama vücut yağ oranları Ocak ayında depolanan sünelerde en yüksek vücut yağ oranı 9 C sıcaklıkta (% 28.44) depolanan sünelerde tespit edilmiştir. Bunu 6 C de (% 26.20) depolanan sünelerin yağ oranları izlemiş ve en düşük vücut yağ oranı 3 C de % depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 0 C de depolanan sünelerin ise ortalama vücut yağ oranlarının % olduğu saptanmıştır (Şekil 4.14). Şubat ayında depolanan sünelerde, en yüksek yağ oranı 9 C de depolanan sünelerde olduğu, bunu 6 C de depolanan sünelerin izlediği belirlenmiştir. Ortalama vücut yağ oranları sırasıyla % ve % olarak tespit edilmiştir. 0 C de depolanan sünelerin ortalama vücut yağ oranı % olurken 3 C de depolanan sünelerin ortalama vücut yağ oranı ise % olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.14). Mart ayında en düşük vücut yağ oranı 3 C sıcaklıkta depolanan (% 21.78) sünelerde gözlenirken en yüksek yağ oranı 0 C de % ile depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 3 ve 6 C de depolanan sünelerin ortalama vücut ayağ oranı sırasıyla % 25.46, olduğu saptanmıştır (Şekil 4.14). 61

82 Çizelge 4.6. Kışlaklardan toplanan ve laboratuarda 0, 3, 6 ve 9 C de depolanan sünelerin yılında yağ oranları (Ortalama ± SH). Sıcaklık Aylar n C 3 C 6 C 9 C Kasım ± a ± be Aralık ± a ± cf Ocak ± ab ± ad Şubat ± ab ± ad Mart ± ae ± ab Kasım ± a ± ef Aralık ± cd ± df Ocak ± cd ± f Şubat ± cd ± be Mart ± a ± ef Kasım ± ef ± ac Aralık ± ad ± ad Ocak ± be ± ad Şubat ± cd ± ab Mart ± ab ± ad Kasım ± g ± g Aralık ± g ± ef Ocak ± f ± a Şubat ± de ± ab Mart ± abc ± ac *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Farklı sıcaklıklarda ve sürelerde 2006 yılında depolanan sünelerin vücut yağ oranlarına yapılan istatistiki analizde, sıcaklık x zaman interaksiyonu önemli bulunmuştur (F= 9.554; P= 0.00, SD: 12). Farklı sıcaklık ve sürelerde depolanan 10 bireydeki en yüksek yağ oranı kasım (% ±0.6296) ve aralık (% ±0.2800) aylarında 0 ºC de depolanan süneler ile kasım ayında 3 ºC de depolanan sünelerde (% ±0.1993) olduğu tespit edilmiştir. En düşük süne yağ oranları ise, 9 ºC de depolanan kasım (% ±0.2929) ve aralık (% ±0.2557) aylarında depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.6). Kasım, Aralık, Ocak, Şubat ve mart aylarına kadar 0, 3, 6 ve 9 ºC de depolanan sünelere, sıcaklık x zaman interaksiyonu 2007 yılında da önemli 62

83 bulunmuştur (F= ; P= 0.00 SD: 12). En yüksek vücut yağ oranı 9 ºC de depolanan sünelerde ocak (% ±1.1607) ayında tespit edilirken, en düşük süne vücut yağ oranı kasım ayında 0 ºC de (% ±0.7033) depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.6). İki yıllık çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, ovalardan kışlaklara göç zamanında ve yazlamanın başladığı haziran ayında süne vücut yağ oranlarının en yüksek düzeyde olduğu, iklim koşullarının değiştiği ve hava sıcaklıklarının düştüğü ekim ayında ise en düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Yazlama döneminde süne yağ oranlarının düştüğü, kışlama döneminde ise dalgalı bir seyir izlediği tespit edilmiştir. Schaffer ve Washino (1969), Anopheles freeborni (Aitken) de kışlama boyunca vücut yağı oranı %17.3 den % 3.5 e inerken Culex tarsalis (Coq.) te % 9.7 den % 10.8 e yükseldiğini saptamış bunun nedeninin yağ asidi biyosentezi olabileceğini belirtmiştir. William ve ark. (1976). Culex pipens (L) in Culex pipens (L) in yağ asitlerinin değişimini incelemiş ve gelişme peryodu boyunca yağ asitlerinin dalgalanmasına doymuş ve doymamış yağ asitlerinin biyosentez sonucu birbirlerine dönüşmesinden kaynaklandığını bildirmiştir. Ülkemizde ve yurtdışında yapılan süne yağ oranlarının belirlenmesi çalışmalarında da benzer sonuçlar alınmıştır. Ouchatinskaia (1953), yapmış olduğu çalışmada, sünenin kışlaklara çekilmeden önce beslenerek besin maddelerini polisakkarit ve lipidler olarak depoladığını, besin maddelerinin vücut ağırlığının yaklaşık % 50 sini oluşturduğunu ve kışlama sırasında çok az harcadığından % 60 - % 70 inin gelecek yıldaki ilkbahara kadar depolandığını bildirmiştir. Aynı araştırıcı, yazlama döneminde, ortalama sıcaklık yüksek olduğundan, böcek bu devrede yağlarını ve yedek besin maddelerini kullandığını, sıcaklığın 0 2 C lere düştüğü kışlama döneminde ise sıcaklığın çok düşük olmasından dolayısı metabolizmanın son derece yavaşladığını, yedek karbonhidratların ve karbonca zengin besinlerin böcek tarafından kullanıldığını, yağlı yedek maddelerin ise çok az kullanıldığını hatta miktarlarının değişmediğini bildirmiştir. Ouchatinskaia (1955), Rusya da yapmış olduğu diğer bir çalışmada ise sünelerin kışlama dönemlerinde özel fizyolojik adaptasyona sahip olduklarını, kış öncesi vücutlarındaki yağın bir kısmını harcayarak glikojen ürettiklerini, 63

84 vücudundaki toplam su miktarı önemli bir şekilde yükseldiğini, bir diğer enerji kaynağı olarakta yağ dokuları ve hipodermiste toplanan hidrokarbonlar olduğunu belirtmiştir. Rusya da yapılan diğer bir çalışmada, sünenin kışlaklara çekilmeden önce, yeteri kadar beslenmiş ise maksimum yağ, protein ve karbonhidratları ihtiva ettiklerini, vücut ağırlıklarının da en yüksek düzeyde olduğunu bildirilmiştir. Ayrıca, sünenin normal iklim koşullarında pasif döneminde dişilerin ortalama yağın yaklaşık % 36 sını, erkeklerin ise % 43 ünü harcadıklarını, sünenin kışlaktan tarlalara göçlerinden sonra metabolizma faaliyetlerinin aniden yükseldiğini ve su miktarının arttığını, vücut yağının ise çok fazla harcandığını belirtmiştir (Fedotow 1947b). Ülkemizde Karaca ve ark. (2004), tarafından yapılan çalışmada ise, süne yağ oranını ilkbaharda en düşük (% 3.36) buğday tarlasında bulunan sünelerde, en yüksek yağ oranı ise % ile yazın kışlaklara yeni göç eden yeni nesil erginlerde olduğunu belirtmiştir. Süne yağ oranlarının kışlama periyodu boyunca % 41.9 oranında azaldığını tespit edildiğini bildirmişlerdir. Fedetow (1947a), sünelerin bol miktarda besin maddesi depolaması yaz aylarından ilkbahara kadarki pasif dönemde hayatiyetini devam ettirmede önemli rol oynadığını belirtmiştir. Depolanan besin maddeleri, düşük metabolizma faaliyetlerinde ve sperm rezervlerinin gelişmesinin tamamlanmasında kullanıldığını belirtmiştir. Yazlama döneminde sünelerin vücut aktivitelerinin devam etmesi nedeniyle yağ rezervlerinin düşmesine, dayanıklılığın azalmasına ve yeni nesil erginlerin ölmesine neden olduğunu bildirmiştir. Ayrıca temmuz ayından kasım ayına kadar iç organlarının özellikle bağırsak fonksiyonlarının devam etmesi ve spermlerinin olgunlaşması nedeniyle vücut yağ oranlarının düştüğünü bildirmiştir. Bulgaristan'da sünenin erken uyarı prensiplerden birincisinin kışlağa çekilen yeni nesil erginlerin fizyolojik durumları (vücut-yağ oranı) olduğunu belirtmektedir (Lazarov 1969). Fedotow ve Botcharova (1955) Rusya da yapmış oldukları çalışmada, yazlama döneminde vücuttaki metebolik değişimlerin devam ettiğini, erkeklerde ve dişilerde üreme organlarının olgunlaşmasından dolayı depo maddelerinin harcandığını, sıcak günlerde kısa uçuşlarla yer değiştirdiğini ve kışlak bitkileri üzerinde dinlenerek beslendiğini belirtmiştir. Bu periyotta düşük nem ve yüksek sıcaklıklardan dolayı depolanan yağı ve besin maddelerini kış aylarına göre daha 64

85 fazla harcadığını, yazlama döneminde nemin daha çok barındıkları bitkilerden sağladığını belirtmiştir. Kışlama döneminde, metabolizma faaliyetlerinin dikkati çekecek düzeyde düştüğünü, böceğin tamamen hareketsiz olduğunu, kar tabakası nedeniyle sıcaklık değişikliklerinin olmadığını ve böcek için en uygun dönem olduğunu bildirmiştir. Bu dönemde metabolizma faaliyetlerin en az düzeyde olduğunu, bu dönemdeki ılık havalar böcek metabolizmasını hızlandırdığını, depolanmış besin maddelerinin kullanıldığını ve bireylerin zayıflayarak ilkbahardaki göçe karşı zayıf düştüklerini bildirmiştir. Strogaia (1955), sünelerin % 90 oranında yağ rezervlerini iki periyotta harcadığını bunlardan birincisinin kışlaklara göçten ilk donlar oluncaya kadarki olan dönem olduğunu, bu dönemde hiç beslenme olmadığını ancak metabolizma faaliyetlerinin devam ettiğini bildirmiştir. Bu dönemde kışlaklarda besin maddelerinin ve yağların erkeklerde sperm hücrelerinin üretiminde, dişilerde ovaryumların olgunlaşmasında, yer değiştirmelerde kullanıldığını belirtmiştir. İkinci dönemin ise kışlaklardan tarlalara göçün olduğu dönem olduğunu belirtmiştir. Ayrıca kışın 5 ay devam eden soğuk periyotta böcek metabolizması çok yavaş olduğundan besin ve yağ tüketiminin hiç olmadığını belirlemiştir. Kılınçer ve ark. (1987), süne vücudundaki en yüksek su bulunma oranın kanatların oluşumundan sonra yeni nesil erginlerde olduğunu, vücuttaki su miktarının ise beslenme, yağ miktarına sıcaklığa ve toprak nemine bağlı olduğunu bildirmiştir. Sonbahar ve kış mevsimlerinde su miktarının genellikle arttığı yaz aylarında ise uygun olmayan çevre koşullarından dolayı azaldığını belirtmiştir. Toplam vücut ağırlığının kuru madde miktarı ile su miktarına bağlı olduğunu belirtmiştir. Yine aynı araştırıcı, kışlama periyodu sonunda her süne ve kımılda vücut ağırlığının başlangıca göre azaldığını ancak bu azalışın düzenli olmadığını belirlemişlerdir. Benzer şekilde aynı azalışın vücut yağında da olduğunu ve inişli çıkışlı bir grafik çizdiğini belirtmişlerdir. Kımıl ve sünenin yaş vücut ağırlığının kuru vücut ağırlığına oranla çok daha fazla değişim gösterdiğini, bunun böceklerin çevre koşullarına bağlı olarak su kaybetmeleri veya beslenme dışındaki yollarla su kazanmalarından ileri geldiğini tespit etmişlerdir. Yaş vücut yağı oranlarının dişi sünelerde % % 23.39, erkeklerde ise % ile % arasında değiştiğini vurgulamışlardır. 65

86 4.3. Kışlak Yoğunluğunun Paker Metoduna Göre Belirlenmesi Adıyaman ili Nemrut kışlağındaki üç mevkisinde süne yoğunluğu ve tarihlerinde Parker metoduna göre belirlenmiştir. 500 Süne Sayısı (m 2 / Adet) Dalo Kivi Darberi Kışlaklar Şekil Adıyaman Nemrut Kışlağında farklı mevkilerindeki 2006 ve 2007 yılları ortalama süne yoğunlukları Adıyaman Nemrut kışlağında 2006 ve 2007 yıllarında en yüksek yoğunluk 1900 rakımdaki Kivi mevkiidinde tespit edilmiş, bitki başına düşen ortalama süne sayısı 2006 yalında adet, 2007 yılında ise adet olarak belirlenmiştir. Bunu 1600 m yükseltideki Darberi mevkisinin izlediği tespit edilmiştir. Darberi mevkiinde bitki başına düşen süne sayısı 2006 yılında adet, 2007 yılında adet olduğu saptanmıştır. En düşük süne yoğunluğu ise 2100 metre yükseltideki Dalo mevkiinde olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.15). Bu mevkiide sünelerle birlikte bol miktarda Dolycoris baccarum (L.) un bulunması buradaki süne sayısını sınırladığı gözlenmiştir. Nitekim Karaca (2001), D. baccarum un kışlama durumu ve konukçularını belirlemek amacıyla yıllarında Adıyaman (Nemrut dağı) da yaptığı çalışmada, D. baccarum un haziran ayından itibaren 1200 metrenin üzerindeki yüksekliklere çıktığı, Nemrut dağında metrede 66

87 yoğunlaştığı belirlemiştir. Dalo mevkiindeki süne yoğunluğu 2006 yılında adet, 2007 yılında ise adet olduğunu tespit edilmiştir Süne Sayısı m 2 /Adet Noea spinosissima Astragalus dipththerites Acantholimon sp. Astragalus sp. Kışlak Bitkisi Şekil Adıyaman Nemrut Kışlağında 2006 ve 2007 yıllarında kışlak bitkilerindeki ortalama süne yoğunlukları Adıyaman Nemrut dağında kışlak bitkilerindeki süne yoğunlukları Şekil 4.16 da verilmiştir. Buna göre, 2006 ve 2007 yıllarında en yüksek yoğunluğun zırotu (Noea spinosissima Moq.) unda olduğu, bunu kirpi geven (Astragalus dipthterites Fenzl) bitkisinin izlediği belirlenmiştir. Zırotunda ortalama süne yoğunluğu 2006 yılında 419 adet, 2007 yılında ise 411 adet olarak saptanmıştır. Kirpi geven bitkisinde ise süne yoğunluğu 2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla 314 adet ve 354 adet olarak belirlenmiştir. Kirpiotunda (Acantholimon sp.) ortalama süne yoğunluğu 2006 yılında 160 adet, 2007 yılında 186 adet, Gevende (Astragalus sp.) bitkisinde ise sırasıyla 114 adet ve 272 adet olarak bulunmuştur (Şekil 4.16). 67

88 Kuzey Irak ta 1998, 1999 ve 2000 yıllarında yapılan bir çalışmada, sünelerin metre yüksekliğe uçabildikleri bildirilmiştir. Seffin dağında 10 metredeki ortalama yeni nesil ergin sünenin yoğunluğu temmuz ayında , ağustos ayında 344.1, eylül ayında ve ekim ayında ise olduğu, kışlağa gelen sünelerin Astragalus russelii (Soland), Prunus argentea (Lam.), Euphorbia peplus (L.), Thymbra vulgaris (L.), Quercus aegilops (L.)gibi bitkilerin altında bararındıklarını belirtilmiştir (Amin ve arkadaşları, 2004). İran da yapılmış diğer bir çalışmada ise, kışlak bitkilerinden Astragalus sp., Artemisia sp., Quercus sp. ve Centaurea gaubae bitkilerinde sünelerin kışlama durumlarını incelemiş ve en yüksek kışlama bitkisi olarak Astragalus sp., Artemisia sp. bitkileri olduğunu belirlemişlerdir (Parker 2004). Ülkemizde yapılan çalışmalarda ise, Lodos (1961), süneler kışlakta geven (Astragalus sp), zır otu (Neoma spinosissima), kirpi otu (Acantholimon sp.), akdiken (Crataegus monongyna), alıç (Centaurea gaubae (Bornm)), ayı kulağı (Verbascum sp.) ve pelin (Artemisia sp.) gibi bitkiler altında kışladıklarını bildirmiştir. Sünenin yazlamak için, sıcaklık bakımından serin, nispi nemi yüksek karakterlerdeki bitki altlarını seçtiğini, özellikle geçen yıllara ait yaprak döküntülerinin elverişli olduğunu belirtmiştir. Kışlaklara gelen sünelerin geven, kirpi geven, zır otu, gibi bitkilerin altında kışladığını, kışlama yüksekliğinin ise metre arasında olduğunu bildirmiştir (Yüksel 1968) Kışlayan Süne lerin Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Kitle Üretiminde Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi Kışlayan Ergin Süne lerin Kışlaktan Toplanması ve Yapay Ortamlarda Kışlatılması Nemrut kışlağından 15 Ekim 2006 tarihinde toplanarak 0, 3, 6, 9 C sıcaklıklarda kültüre alınan sünelerin aralık ayında (2 ay depolanan) canlı kalma oranları Şekil 4.17 de verilmiştir. 68

89 500 Ort. Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Erkek Sıcaklık Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2006 yılı Aralık ayında ortalama canlı kalma sayıları Ekim ayında 0 C de depolanan kültürler tarihinde açılmış ve canlı bireyler seçilmiştir. Erkek bireylerde ortalama 270 adet, dişi bireylerde ortalama 301 adet sünenin canlı kaldığı belirlenmiştir. Erkek bireylerde canlı kalma oranı % 54.00, dişi bireylerdeki canlı kalma oranı % oranında tespit edilmiştir. 3 C de depolanan sünelerde erkek bireyde canlı kalma oranı % (ortalama 282 adet süne), dişi bireyde % (ortalama 271 adet süne) olduğu saptanmıştır. 6 C de kültüre alınan sünelerde ortalama 780 bireyin canlı kaldığı görülmüştür. Canlı bireylerin 378 i erkek, 402 i dişi, canlı kalma oranları ise sırasıyla, % ve olarak saptanmıştır. Aralık ayında en yüksek canlı kalma oranı 9 C sıcaklıkta kültüre alınan sünelerde olduğu tespit edilmiştir. Erkeklerde ortalama 397 adet, dişilerde ortalama 411 adet sünenin canlı kaldığı, canlı kalma oranlarının ise, erkeklerde % 79.40, dişilerde % olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.17). Yapay ortamlarda farklı sıcaklıklarda kışlatılan kültürlerde ocak ayında ( 3 ay depolanan) tarihinde açılarak canlı kalma oranları Şekil 4.18 de verilmiştir. 69

90 400 Ort. Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Sıcaklık Erkek Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 yılı Ocak ayında ortalama canlı kalma sayıları Ocak ayında açılan kültürlerde en yüksek canlı kalma oranları 9 C de depolanan sünelerde olduğu saptanmıştır. Erkeklerde canlı kalma oranı % 68.80, dişilerdeki canlı kalma oranın ise % 72.40, canlı kalan ortalama süne sayıları ise sırasıyla 344 ve 362 adet olarak tespit edilmiştir. 6 C de depolanan sünelerde erkeklerde ortalama 346, dişilerde ortalama 357 adet süne canlı kaldığı, canlı kalma oranları sırasıyla % ve olarak saptanmıştır. 3 C de kültüre alınan erkek bireylerde canlı kalma oranı % (ortalama 234 adet süne), dişi bireylerde ise % (ortalama 248 adet süne) olarak belirlenmiştir. 0 C de kültüre alınan sünelerde ortalama 214 erkek ve 209 dişi birey canlı kaldığı, canlı kalma oranlarının ise erkeklerde % 48.20, dişilerde ise, % olarak saptanmıştır (Şekil 4.18). Farklı sıcaklıklarda kültüre alınan kışlamış ergin sünelerde şubat ayı (4 ay depolanan) kültürleri tarihinde açılarak canlı ve cansız bireyler seçilmiş ve canlı kalma oranları Şekil 4.19 da verilmiştir. 70

91 400 Ort. Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Erkek Sıcaklık ( C) Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 Şubat ayında ortalama canlı kalma sayıları Kültüre alınan erkek bireylerde 0 C de canlı kalma oranı % 40.20, dişi bireylerde ise % 41.60, canlı kalan ortalama süne sayıları ise erkeklerde ortalama 201 adet, dişilerde ortalama 208 adet olduğu saptanmıştır. 6 C sıcaklıkta kültüre alınan erkeklerde ortalama 318 adet, dişi süneden ortalama 324 sünenin canlı kaldığı, canlı kalma oranları ise, erkeklerde % 63.60, dişilerde ise, % olduğu belirlenmiştir. 9 C de kültüre alınan sünelerde ortalama 678 adet canlı süne tespit edilmiştir. Bunun 351 tanesinin erkek, 327 tanesinin ise dişi olduğu tespit edilmiştir. Canlı kalma oranları erkek bireylerde % 70.20, dişi bireylerde ise % olarak saptanmıştır (Şekil 4.19). Ekim ayında depolanan sünelerin, (4 ay depolanan) mart ayında açılmış ve canlı kalma oranları Şekil 4.20 de verilmiştir. 71

92 400 Ort. Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Sıcaklık Erkek Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 yılı Mart ayında ortalama canlı kalma sayıları Kültüre alınan erkek bireylerdeki 0 C de canlı kalma oranı % (ortalama 197 adet canlı süne) olurken dişi bireylerdeki canlı kalma oranı % (ortalama 201 adet canlı süne) olarak tespit edilmiştir. 3 C de kültüre alınan erkek bireyden ortalama 207 adet, dişi bireyde ortalama 200 adet canlı süne tespit edilmiştir. Canlı kalma oranları erkeklerde % 41.40, dişilerde % 40 olduğu belirlenmiştir. 6 C de kültüre alınan bireylerde canlılık oranı erkeklerde % (ortalama 300 adet canlı süne), dişilerde % (ortalama 305 adet canlı süne) olduğu belirlenmiştir. 9 C de kültüre alınan sünelerden erkeklerde ortalama 311 adet, dişilerde ortalama 304 adet sünenin canlı kaldığı, canlılık oranlarının ise erkeklerde % 62.20, dişilerde % olduğu saptanmıştır (Şekil 4.20). Depolanan sünelerde sıcaklığın ve depolama süresinin canlılık oranına etkisinin belirlenmesi için 2007 yılında elde edilen canlılık oranları istatistikî analize tabii tutulmuş ve elde edilen sonuçlar Çizelge 4.7 de verilmiştir. 72

93 Çizelge 4.7. Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin 2006 yılında canlı kalma oranları (Adet ±SH). Sıcaklık Aylar n 2006 Yılında Canlı Süne Sayısı (Adet) Aralık 4 571± de Ocak 4 423± gh 0 C Şubat 4 409± h Mart 4 398± h Aralık 4 533± ef Ocak 4 482± gf 3 C Şubat 4 442± gh Mart 4 407± h Aralık 4 570± de Ocak 4 673± bc 6 C Şubat 4 622± cd Mart 4 605± d Aralık 4 808± a Ocak 4 706± b 9 C Şubat 4 678± bc Mart 4 615± cd *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin 2006 yılında canlı kalma sayısna uygulanan istatistiksel analizde sıcaklık x zaman interaksiyonu önemli (F= 6.085; P= 0.00, SD: 9) bulunduğu belirlenmiştir. En yüksek canlı kalma sayısı, 9 C sıcaklıkta aralık (808± adet) ayına kadar depolanan sünelerde görülürken, bunu 9 C sıcaklıkta ocak (706± adet) ayına kadar depolanan kültürlerin izediği saptanmıştır. En düşük canlı kalma sayıları ise 0 ºC sıcaklıkta şubat (409± adet) ve mart (398± adet) ayına kadar depolanan kültürler ile 3 C sıcaklıkta mart (407 ± adet) ayına kadar depolanan kültürlerde olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.7). Kışlayan ergin sünelerin yapay ortamlarda depolanması 2007 yılı çalışmaları 13 Ekim 2007 tarihinde Adıyaman ili Nemrut kışlağından toplanarak Adana Zirai Mücadele Enstitüsü Tahıl Zararlıları laboratuarına getirilmesiyle başlanmıştır açılan kültürlerdeki canlılık oranları Şekil 4.21 de verilmiştir. 73

94 500 Ort. Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Erkek Sıcaklık Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2007 yılı Aralık ayında ortalama canlı kalma sayıları Aralık ayına kadar 0 C de depolanan erkeklerde ortalama 234 adet, dişi sünelerde 248 adet sünenin canlı kaldığı belirlenmiş, canlılık oranları erkeklerde % 46.80, dişilerde % olduğu tespit edilmiştir. 3 C sıcaklıkta depolanan sünelerde erkek bireylerdeki canlı kalma oranları % (ortalama 287 adet canlı süne), dişi bireylerdeki canlı kalma oranı % (ortalama 275 adet canlı süne) olduğu saptanmıştır. 6 C de kültüre alınan erkek bireylerde canlı kalma oranı % olarak tespit edilirken, dişi bireylerde % olarak tespit edilmiştir. Canlı süne sayıları erkeklerde ortalama 386, dişilerde ise ortalama 400 adet süne olduğu saptanmıştır. 9 C de kültüre alınan sünelerden toplam 806 adet canlı birey elde edilmiş bunlardan 400 tanesi erkek, 406 tanesini ise dişi olduğu belirlenmiştir. Canlı kalma oranları erkek sünelerde ortalama % 80, dişi sünelerde ise ortalama % olarak tespit edilmiştir (Şekil 4.21). Farklı sıcaklık derecesinde 3 ay depolanan kültürler tarihinde açılmış ve canlı kalma oranları Şekil 4.22 de verilmiştir. 74

95 400 Ort. Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Sıcaklık Erkek Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2008 yılı Ocak ayında ortalama canlı kalma sayıları Ocak ayına kadar O C sıcaklıkta kültüre alınan erkek bireyde ortalama 225 adet, dişi bireylerden ortalama 218 adet sünenin canlı kaldığı ve canlı kalma oranını erkeklerde % 45, dişilerde ise, % olduğu saptanmıştır. 3 C de depolanan kültürlerde erkek bireylerde canlılık oranı % (ortalama 236 adet canlı süne) olarak tespit edilirken dişi bireylerdeki canlı kalma oranının % (ortalama 257 adet canlı süne) olduğu belirlenmiştir. 6 C de kültüre alınan erkek bireylerdeki canlı kalma oranı % 68.00, dişi bireylerdeki canlı kalma oranı % 72.30, canlı kalan süne sayılara ise erkeklerde ortalama 340 adet, dişilerde ortalama 361 adet olduğu saptanmıştır. 9 C de kültüre alınan erkek bireylerde ortalama 363 adet, dişi bireylerde ortalama 374 adet canlı süne tespit edilmiş, canlı kalma oranlarının ise erkeklerde % 72.60, dişilerde % olarak tespit edilmiştir (Şekil 4.22). Farklı sıcaklık derecesinde 2 ay depolanan kültürler tarihinde açılmış ve canlı kalma oranları Şekil 4.23 de verilmiştir. 75

96 400 Ort. Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Sıcaklık Erkek Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2008 yılı Şubat ayında ortalama canlı kalma sayıları Şubat ayında en yüksek canlı kalma oranı 9 C de kültüre alınan sünelerde olduğu belirlenmiştir. Erkek bireylerde ortalama 328 adet, dişi bireylerde ise ortalama 311 adet canlı birey saptanmıştır. Erkek bireylerde canlı kalma oranı % olurken dişi bireylerdeki canlı kalma oranı % olarak tespit edilmiştir. 6 C sıcaklıkta kültüre alınan bireylerde erkeklerde ortalama 312 adet, dişilerde ortalama 309 adet, canlı kalma oranlarının ise sırasıyla % ve % olarak tespit edilmiştir. 3 C de şubat ayına kadar kültüre alınan erkek bireyde ortalama 211 adet, dişi bireyden ortalama 219 adet sünenin canlı kaldığı, canlı kalma oranlarının erkeklerde % 42.20, dişilerde % olduğu tespit edilmiştir. 0 C de kültüre alınan erkeklerde canlı kalma oranı % (ortalama 210 adet) olurken dişi bireylerdeki canlı kalma oranı % (ortalama 205 adet) olduğu saptanmıştır (Şekil 4.23). Farklı sıcaklıklarda 5 ay depolanan süneler tarihinde açılmış ve canlı bireyler erkek ve dişi gruplarına ayrılarak sayılmıştır. Elde edilen veriler Şekil 4.24 de verilmiştir. 76

97 400 Ortalama Canlı Süne Sayısı (Adet) O C 3 C 6 C 9 C Sıcaklık Erkek Dişi Şekil Ekim ayında farklı sıcaklıklarda kültüre alınan ve depolanan sünelerin 2008 yılı mart ayında ortalama canlı kalma sayıları Mart ayında açılan kültürlerde en yüksek canlı kalma oranı 6 ºC de kültüre alınan bireylerde olduğu belirlenmiştir. 6 C sıcaklıkta kültüre alınan erkek bireylerde ortalama 298 adet, dişi bireylerde ortalama 309 canlı süne belirlenmiştir. Canlı kalma oranları erkeklerde % 59.60, dişilerde % olarak saptanmıştır. Depolanan sünelerde mart ayı içerisinde en düşük canlı kalma oranları 0 C de kültüre alınan bireylerde belirlenmiştir. 0 C de kültüre alınan bireylerde erkek ve dişilerde canlı kalma oranları % 40 (ortalama 200 adet) olduğu belirlenmiştir. Mart ayına kadar 9 C de kültüre alınan erkek bireylerde ortalama 290 adet, dişi bireylerde ise ortalama 305 adet sünenin canlı kaldığı, canlı kalma oranları erkeklerde % 58, dişilerde % 61 olduğu saptanmıştır. 3 C de kültüre alınan erkek bireyden ortalama 204 adet, dişi bireyde ise ortalama 200 adet canlı sünenin olduğu, canlı kalma oranları sırasıyla % ve 40 olarak tespit edilmiştir (Şekil 4.24). Depolama sıcaklığının ve depolama süresinin canlılık oranına etkisinin belirlenmesi amacıyla 2008 yılında elde edilen canlılık oranlarına istatistikî analize tabii tutulmuş ve elde edilen sonuçlar Çizelge 4.8 de verilmiştir. 77

98 Çizelge 4.8. Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin 2007 yılında canlı kalma oranları (Adet ± SH) Sıcaklık Aylar n 2007 Yılında Canlı Süne Sayısı (Adet) Aralık 4 482± e Ocak 4 443± ef 0 C Şubat 4 415± f Mart 4 400± f Aralık 4 562± d Ocak 4 493± e 3 C Şubat 4 430± f Mart 4 404± f Aralık 4 786± a Ocak 4 701± b 6 C Şubat 4 598± cd Mart ± cd Aralık 4 806± a Ocak 4 737± b 9 C Şubat 4 639± c Mart 4 595± cd *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin 2007 yılında canlı kalma sayısna uygulanan istatistiksel analizde sıcaklık x zaman interaksiyonu önemli (F= 2.779; P= 0.011, SD; 9) bulunduğu belirlenmiştir. En yüksek canlı kalan süne sayısı, 9 ºC (806± adet) ve 6 C sıcaklıkta (786± adet) aralık ayına kadar depolanan sünelerde görülürken, bunu ocak ayına kadar 6 ºC (701± adet ) ile 9 C sıcaklıkta (737± adet) depolanan kültürlerin izediği saptanmıştır. En düşük canlı kalma sayıları ise şubat ayına kadar 0 ºC (415± adet) ve 3 C sıcaklıkta (430± adet) depolanan kültürler ile mart ayına kadar 0 ºC (400± adet), 3 C sıcaklıkta (404± adet) depolanan kültürlerde olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.8). İki yıllık ergin sünelerin yapay ortamda kışlatılmaları çalışmaları ile yumurta verimleri birlikte değerlendirildiğinde, laboratuarda yumurta verimine en uygun sıcaklığın 6 C olduğu ve şubat ayına kadar depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. Yüksel (1968), suni kışlatma çalışmalarında, en önemli faktörün nem 78

99 olduğunu bildirmiş, suni olarak kışlatılacak sünelerin düşük sıcaklıklarda +2 C ile +10 C arasında iyi havalandırmalı ortamlarda, % nispi nemde olabileceğini belirtmiştir. Remaudiere (1961), İran da 1960 yılında sünenin depolanma çalışmalarının olduğunu, bu amaçla 0.50 x 0.30 x 0,12 m ebatlarındaki kutularda depolandıklarını, kutuları nemlendirmelerine rağmen tamamının öldüğünü bildirmiştir. İkinci bir denemenin aynı yıl içerisinde yapıldığını kışlaklardan adet süne getirilerek kutular içerisinde kültüre alındığını, mart ayında %50 sinin canlı kaldığını bildirmiştir. Üçüncü bir denemenin Suriye de Halep te yapıldığını belirtmiş, bu çalışma da 3. ayın sonunda sünelerin genelde öldüğünü bildirmiştir Yine aynı araştırıcı, Pasteur Enstitüsünde 1961 de yapılan denmede, + 3 C ve % nem ortamlarında 2 aylık depolamada ölüm oranı % 10 un üstüne çıkmadığını, ancak böceklerin aşırı su kaybettiklerini belirtmiştir. Ayrıca +10 C ve +12 C de % nem oranlarında aldıkları kültürlerin 2. aydaki ölüm oranı % 10 civarında olduğunu ancak böceklerin su rezervlerinde aşırı kaybın olduğunu belirtmiştir. +25 C ve % 55 nemli ortamda, periyodik olarak nemlendirildiğini ve nem kaybının telafi edildiğini belirtmiş, ikinci ayın sonunda ölüm oranının % 10 civarında olduğunu bildirmiştir. Makhotine (1947), laboratuar koşulları altında sıcaklığın süne davranışlarına etkisini belirlenmiştir. Sıcaklığın -3, -4 C den + 49 C ye çıkartıldığında sıcaklığa bağlı olarak hareketlenmenin arttığını, + 49 C de ise böceğin öldüğünü belirtmiştir. Böceğin sıcaklık değişimlerine karşı toleransının oldukça iyi olduğunu ve geniş bir sıcaklık periyoduna adapte olduğunu bildirmiştir. Bundan dolayı böcek çevredeki iklimsel değişikliklerden en az etkilendiğini belirtmiştir yıllarında yapılan diğer bir çalışmada ise, sünenin soğuğa dayanıklılığı belirlenmeye çalışılmış, süne için letal sıcaklığın 5 C olduğunu, doğal koşullar altında en düşük sıcaklığın ise -7 C ölçüldüğünü bildirmiştir (Bağdadi 2007). 79

100 Kışlayan Ergin Sünelerden Yumurta Elde Edilmesi ve Depolanması Farklı sıcaklıklarda depolanan süneler aralık, ocak, şubat ve mart aylarında açılarak canlı birey seçilmiş ve 100 lü (50 erkek, 50 dişi) gruplar halinde taze buğday bitkisi ile kültüre alınmıştır yılında kültüre alınan sünelerin yumurta verimleri Şekil 4.25 de verilmiştir. 120 Ort. Yumurta Verimi (Adet) Aralık Ocak Şubat Mart Kontrol Aylar 0 C 3 C 6 C 9 C Şekil Farklı sürelerde ve sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2007 yılında dişi başına alınan ortalama yumurta sayıları Aralık ayında açılan kültürlerden en yüksek yumurta verimi O C sıcaklıkta depolanan kültürlerden alınmıştır. Toplam 886 paket yumurta elde edilmiş ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının ise adet/dişi olduğu tespit edilmiştir. 3 C sıcaklıkta depolanan dişi bireylerden 841 paket yumurta elde edilip, dişi başına ortalama adet/dişi yumurta bırakıldığı belirlenmiştir. 6 C de kültüre alınan dişilerden 785 paket yumurta alınmış ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının adet/dişi olduğu saptanmıştır. Aralık ayına kadar depolanan sünelerde en düşük yumurta verimi 9 C de kültüre alınan bireylerden alınmıştır. Dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının adet/dişi, toplam yumurta sayısının ise 675 paket olduğu tespit edilmiştir. 80

101 Ocak ayında 0 C sıcaklıkta kültüre alınan bireylerden 909 paket yumurta elde edilmiş ve dişi birey başına bırakılan ortalama yumurta sayısının ise adet/dişi olduğu tespit edilmiştir. 3 C de kültüre alınan dişi bireylerden toplam 952 paket yumurta alınmış ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı ise adet/dişi olarak belirlenmiştir. En yüksek yumurta verimi 6 C sıcaklıkta depolanan sünelerden alınmıştır. Bu sıcaklıkta toplam paket yumurta elde edilmiş ve dişi başına adet/dişi yumurta alındığı tespit edilmiştir. 9 C de kültüre alınan sünelerden paket yumurta alınmış ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının ise adet/dişi olduğu saptanmıştır. Şubat ayında açılan kültürlerde en yüksek yumurta verimi 6 C de kültüre alınan bireylerden alınmıştır. Toplam paket yumurta elde edilmiş ve dişi başına ortalama adet/dişi yumurta alındığı belirlenmiştir. 9 C de depolanan sünelerden paket, 3 C de depolanan sünelerden paket, 0 C de depolanan sünelerden ise, 874 yumurta elde edilmiştir. Dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayıları ise sırasıyla 88.62, 70.28, adet/dişi olduğu tespit edilmiştir. Mart ayında açılan kültürlerde, 0 C de depolanan sünelerden toplam paket yumurta alınmış ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı 70 adet/yumurta olarak belirlenmiştir. 3 C depolanan sünelerden toplam paket yumurta elde edilmiş, 6 C de depolanan sünelerden paket yumurta alınmıştır. Dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının 3 C de depolananlarda adet/dişi, 6 C de depolananlarda ise, adet/dişi olduğu belirlenmiştir. 9 C de depolanan sünelerden toplam paket yumurta alınmış, dişi başına bırakılan yumurta sayısının ise adet/dişi olduğu saptanmıştır. Nisan ayında doğadan toplanan sünelerden (kontrol) ise, toplam paket yumurta alınmış ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı adet/dişi olduğu tespit edilmiştir. Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2007 yılında alınan ortalama yumurta verimlerine uygulanan istatistiki analiz sonuçları Çizelge 4.9 da verilmiştir. 81

102 Çizelge 4.9. Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2007 yılında alınan ortalama yumurta verimleri (Ortalama ± SH). Sıcaklık Aylar n 2006 Aralık ± fg Ocak ± fg 0 C Şubat ± fg Mart ± cf Aralık ± fh Ocak ± eg 3 C Şubat ± cf Mart ± be Aralık ± gh Aralık ± ac 6 C Şubat ± a Mart ± ab Aralık ± h Ocak ± bd 9 C Şubat ± ac Mart ± cd *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Farklı sıcaklıklarda ve farklı sürelerde 2007 yılında depolanan sünelerin yumurta verimlerine uygulanan istatistikî analiz sonucu, süne yumurta verimine sıcaklık x zaman interaksiyonu önemli olduğu (F= 5.620; P= 0.00, SD: 5.620) belirlenmiştir. En yüksek yumurta verimleri 6 C sıcaklıkta şubat ayına kadar (98.49± adet yumurta/dişi) depolanan kültürlerde olduğu, bunu yine 6 C de mart ayına (94.11± adet yumurta/dişi) kadar depolanan sünelerin izlediği belirlenmiştir. En düşük yumurta verimi ise, aralık ayına kadar 9 C sıcaklıkta (47.25± adet yumurta/dişi) depolanan sünelerden elde edilmiştir (Çizelge 9). Farklı sıcaklılarda depolanan kültürler 2008 yılında aralık, ocak, şubat ve mart aylarında açılarak canlı bireyler seçilmiştir yılında kültüre alınan sünelerin yumurta verimleri Şekil 4.26 da verilmiştir. 82

103 120 Ort. Yumurta Verimi (Adet) Aralık Ocak Şubat Mart Kontrol Aylar 0 C 3 C 6 C 9 C Şekil Farklı sürelerde ve sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2008 yılında dişi başına alınan ortalama yumurta sayıları Aralık ayında açılan ve 0 C sıcaklıkta depolanan sünelerden toplam 861 paket yumurta elde edilmiş ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta miktarı adet/dişi olduğu belirlenmiştir. 3 C de depolanan sünelerde toplam 898 paket yumurta elde edilirken dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının adet/dişi olarak saptanmıştır. 6 C de depolanan sünelerde dişi birey başına bırakılan yumurta sayısı adet/dişi olarak saptanırken toplam yumurta sayısının 901 paket olduğu belirlenmiştir. 9 C de depolanan sünelerden toplam 855 paket yumurta elde edildiği ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayınsın ise adet/dişi olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.26). Ocak ayında açılan kültürlerden en yüksek yumurta veriminin 6 C de depolanan sünelerde saptanmıştır. Toplam paket yumurta alınmış ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı adet/dişi olarak belirlenmiştir. 9 C de depolanan sünelerden toplam adet yumurta paketi alınmış, dişi birey başına bırakılan ortalama yumurta sayısının adet/dişi olduğu saptanmıştır. 3 C de depolanan sünelerde dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı adet/dişi, toplam yumurta sayısı paket olarak belirlenmiştir. En düşük yumurta 83

104 verimi 0 C de depolanan sünelerde saptanmıştır. Toplam 955 paket yumurta elde edilmiş ve dişi başına bırakılan yumurta sayısının ise adet/dişi olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.26). Şubat ayı kültürlerinden 0 C de depolanan sünelerde toplam paket, yumurta elde edilip, dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının adet/dişi olarak belirlenmiştir. 3 C de depolanan kültürlerden toplam paket yumurta elde edilirken, dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının 74.41adet/dişi olduğu tespit edilmiştir. 6 C de depolanan sünelerden toplam paket yumurta alınmış ve dişi birey başına bırakılan ortalama yumurta sayısı 102,62 adet/dişi olarak belirlenmiştir. 9 C de depolanan sünelerde, dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı adet/dişi, toplam yumurta sayısının ise, paket olduğu saptanmıştır (Şekil 4.26). Mart ayında, en yüksek yumurta verimi 6 C de depolanan sünelerden elde edilmiştir. Toplam paket yumurta alınan bu sıcaklıkta dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı ise, adet/dişi olarak tespit edilmiştir. 9 C de depolanan sünelerden toplam paket yumurta elde edilip, dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısı adet/dişi olarak belirlenmiştir. 3 C de depolanan sünelerden toplam paket süne yumurtası alınmış ve dişi birey başına bırakılan ortalama yumurta sayısı ise adet/dişi olarak tespit edilmiştir. En düşük yumurta verimi 0 C de depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. Dişi başına bırakılan yumurta sayısı adet/dişi, toplam yumurta sayısı ise paket olarak belirlenmiştir (Şekil 4.26). Kontrol olarak değerlendirilen ve nisan ayında doğadan toplanan sünelerden ise, toplam paket yumurta elde edilmiş ve dişi başına bırakılan ortalama yumurta sayısının adet/dişi olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.26). Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2008 yılında alınan ortalama yumurta verimlerine uygulanan istatistki analiz sonuçları Çizelge 10 da verilmiştir. 84

105 Çizelge Farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerden 2008 yılında alınan ortalama yumurta verimleri (Ortalama ± SH) Sıcaklık Aylar n 2008 Aralık ± i Ocak ± h 0 C Şubat ± g Mart ±1.0538f g Aralık ± hi Ocak ±1.5442f g 3 C Şubat ± eg Mart ± ef Aralık ± hi Aralık ± d 6 C Şubat ± a Mart ± c Aralık ± h Ocak ± e 9 C Şubat ± b Mart ± c *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Farklı sıcaklıklarda ve farklı sürelerde 2007 yılında depolanan sünelerin yumurta verimlerine uygulanan istatistikî analizde sıcaklık x zaman interaksiyonu önemli olduğu (F= ; P= 0.00, SD: 9) bulunmuştur. En yüksek yumurta verimleri 6 C sıcaklıkta şubat ayına (102.62± adet/dişi) kadar depolanan kültürlerde olduğu, bunu 9 C sıcaklıkta mart (90.02± adet/dişi) ayına kadar depolanan sünelerin izlediği belirlenmiştir. En düşük yumurta verimi ise, aralık ayında 0 C sıcaklıkta (60.27± adet/dişi) depolanan sünelerden elde edilmiştir (Çizelge 4.10). İki yıllık çalışmalarda, depolanan sünelerin yumurta verimleri ile kışlaklardan toplanan sünelerin yumurta verimlerinin istatistiki olarak farklı gruplarda yer aldığı ve kışlaklardan toplanan bireylere oranla daha az yumurta verdiği tespit edilmiştir. Depolanan sünelerde bazı sıcaklık derecelerinde vücut yaş ağırlıkları ve yağ oranlarının kışlaktan toplanan sünelerin vücut yaş ağırlıklarına ve yağ oranlarına paralel olmasına rağmen yumurta verimlerindeki bu düşüklük, kültüre alınan 85

106 sünelerin laboratuar şartlarında iyi beslenememelerinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Nitekim Fedetow (1947b), çalışmada sünelerin yeterince besin depo edememesi ve vücutta yeterli miktarda yağ depolayamaması hayatı fonksiyonlarının bozulmasına yol açacağını bildirmiştir. Süne yumurta verimleri ile ilgili ülkemizde yapılan araştırmalarda, İslamoğlu ve ark. (2006), sıcaklığın süne yumurta veriminde etkilerinin belirlenmesi için dört farklı sıcaklık (18, 22, 26 ve 30 C) denemişlerdir. 18 ºC de kültüre alınan bireylerden 73.5 yumurta/dişi, 22 ºC de yumurta / dişi elde edildiğini, en düşük yumurta verimi 30 ºC de kültüre alınan bireylerde (62.5 yumurta/dişi) olduğunu belirtmişlerdir. Lodos (1986) ve Öncüer ve Kıvan (1995), bir dişinin hayatı boyunca ortalama 80 kadar yumurta bıraktığını, ancak uygun şartlarda bir dişinin daha fazla yumurta bırakabileceğini saptamışlardır. Şimşek ve Yılmaz (1992), ortam sıcaklığının artması ile sünenin bıraktığı yumurta sayısı ve yumurtlama sıklığı arasında zayıf olmakla birlikte pozitif, yumurtlama süresi ile sıcaklık artışı arasında negatif bir ilişkinin bulunduğu; sıcaklık artışının sünenin yoğun yumurta bırakma periyodunun kısalmasına neden olduğunu bildirmişlerdir. Yılmaz ve Kıvan (2000), Trakya bölgesinde E. integriceps in yumurta verimi üzerinde yapılan çalışmada, E. integriceps in laboratuvar şartları altında ortalama 85.4 adet, tarla şartları altında ise, adet yumurta bıraktığı belirlenmiştir. Ergin sünelerin depolama çalışmaları, kışlak sıcaklığı ve nem oranları ile süne vücut ağırlığı, süne yağ oranı, canlı kalma oranları, yumurta verimleri birlikte değerlendirildiğinde, kışlama döneminde ortalama sıcaklık 4.52 C ortalama nem % olduğu tespit edilmiştir. Laboratuar koşulları altında depolanan sünelerin vücut ağırlıkları, kontrole (kışlaklardan toplanan sünelerin) en yakın değer 2006 ve 2007 yıllarında 6 ºC de depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir. Vücut yağ oranları bakımından 6 ºC de depolanan sünelerin 2006 ve 2007 yıllarında doğayla paralellik gösterdiği saptanmıştır. Canlı kalma oranları bakımından değerlendirildiğinde ise, 6 ve 9 ºC de depolanan süneler en yüksek canlı kalma oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir. Ancak 9 ºC de depolanan sünelerin vücut ağırlıkları, yağ oranlarındaki azalmanın yanında Fusarium sp. ve Alternaria sp. nin bu sıcaklık ortamında gelişmeleri önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Yumurta verimleri bakımından 86

107 kontrole en yakın yumurta verimi 6 ºC de depolanan elde edildiği belirlenmiştir. Bu nedenlerle laboratuar ortamında depolanacak yada kışlatılacak sünelerin 6 ºC sıcaklıkta ve % 70 orantılı nem değerlerinin dikkate alınması önerilmektedir Depolanan Süne Yumurtalarından Trissocus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Üretim Olanaklarının Belirlenmesi Farklı sürelerde (2, 3 ve 4 ay) depolanan süne yumurtalarında kararma süreleri, parazitlenme oranları, parazitoitlerin çıkış oranları, eşey oranları belirlenmiştir. Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardaki kararma süreleri Şekil 4.27 de verilmiştir. Kararma Süresi (Gün) Kontrol Depolanma Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T.festiva 2008 T. semistriatus 2008 T.festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki kararma süreleri Dört ay depolanarak T. semistriatus ile parazitlenen yumurtalar kararma sürelerini 2007 yılında 8.20, 2008 yılında ise, 8.00 günde, T. festiva ile parazitlenen yumurtalarda kararma sürelerini 2007 yılında 8.60, 2008 yılında ise 8.90 günde tamamlandığı belirlenmiştir. Üç ay depolanan ve T. semistriatus ile parazitlenen depolanmış yumurtalardaki kararma süreleri 2007 ve 2008 yılında 7.80 gün, T. 87

108 festiva ile parazitlenen yumurtalarda ise 2007 yılında 8.20, 2008 yılında ise 8.70 gün olarak saptanmıştır. T. semistriatus ile parazitlenen 2 ay depolanmış yumurtalarda kararma süreleri 2007 yılında 7.70 gün olurken, 2008 yılında 7.60 gün, T. festiva ile parazitlenen yumurtalarda ise, 2007 yılında 8.00, 2008 yılında 8.20 gün olduğu tespit edilmiştir. Taze yumurtalarda, T. semistriatus un parazitlediği taze yumurtalardaki kararma sürelerini 2007 ve 2008 yıllarında 7.50 günde tamamladığı belirlenmiştir. T. festiva nın parazitlediği taze yumurtalardaki kararma süreleri 2007 yılında 8.00, 2008 yılında ise 8.40 gün olmuştur (Şekil 4.27). Depolama sürelerinin, kararma süresine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistiki analiz sonuçları Çizelge 4.17 de verilmiştir. Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının kararma süreleri (gün ± SH) Kararma Süresi (Gün) Depolama n Süreleri T. T. festiva T. T. festiva semistriatus semistriatus 4 ay ±0.24* 8.60±0.16* 8.00±0.25* 8.90±0.23* 3 ay ± ± ± ± ay ± ± ± ±0.24 Kontrol ± ± ± ±0.22 P *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Yapılan istatistiki değerlendirmede, 2007 ve 2008 yıllarında depolama süresinin kararma süresine etkisi istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiştir yılında T. semistriatus ile parazitlenen taze yumurtaların kararma süresi 7.50±0.30, 4 ay depolanan yumurtalarda ise, 8.20±0.24 gün olarak belirlenmiştir T. festiva da ise bu süreler sırasıyla 8.00±0.21 ve 8.60±0.16 gün olarak saptanmıştır. 88

109 2008 yılında T. semistriatus ile parazitlenen yumurtalarda en düşük kararma süresi taze yumurtalarda (7.50±0.30 gün), en yüksek kararma süresi ise 4 ay depolanan yumurtalarda (8.00±0.25 gün) tespit edilmiştir. T festiva da ise en düşük kararma süresi 8.40±0.22 gün ile taze yumurtalarda görülürken, en yüksek kararma süresi 8.90±0.23 gün ile 4 ay depolanan yumurtalarda görülmüştür (Çizelge 4.11). Trissolcus semistriatus ve T. festiva nın parazitoitlerinin parazitledikleri yumurtaların kararma sürelerine yapılan istatistiki analiz sonuçları Çizelge 4.18 de verilmiştir. Çizelge Depolanan süne yumurtalarında Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva kararma süreleri (gün ± SH). Parazitoit Türü n Kararma Süresi (Gün) 2007 P 2008 P T. semistriatus ±0.13* 7.85±0.14* T. festiva ± ± * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) Çizelge 4.18 incelendiğinde, T. semistriatus ve T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki kararma süreleri arasındaki fark her iki yılda da istatistiki olarak önemli bulunmuştur yılında T. semistriatus un parazitlediği yumurtalardaki kararma süresi 7.80±0.13, 2008 yılında ise 7.85±0.14 gün olduğu saptanmıştır. T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki kararma süresi sırasıyla 8.20±0.11 ve 8.53±0.11 gün olarak tespit edilmiştir (Çizelge 4.12). Depolama süresi uzadıkça yumurtaların kararma sürelerinin uzadığı ancak bu sürenin istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiştir. Nitekim Kodan ve Gürkan (2000), D. baccarum yumurtalarının 18 ºC de dondurulması sonucu yumurtaların kararma süreleri en kısa 10.4±0.07 gün ile taze yumurtalarda ve en uzun kararma süresi 13.78±0.11 gün ile gün depolanan yumurtalarda olduğunu belirtmiştir. Depolama süresinin parazitli yumurtalarda kararma süresini etkilediği ve süre uzadıkça yumurtalarda kararma sürelerinin uzadığını saptamışlardır. Yine aynı araştırıcılar 2008 yılında yapmış olduğu diğer bir çalışmada ise derin dondurucuda (- 89

110 80 ºC de) 1 12 ay depolanan Eurygaster maura (L.) yumurtalarında erkek ve dişi bireylerin gelişme sürelerini belirlemiş ve erkek bireylerde gün, dişilerde ise 12 gün olduğunu belirtmiştir (Kodan ve ark. 2008). Farklı sürelerde depolanan süne yumurtalarındaki T. semistriatus ve T. festiva parazitoitlerinin parazitlenme oranları Şekil 4.28 de verilmiştir. Buna göre; 2007 yılında T. semistriatus dört ay depolanan yumurtaları % (ortalama adet/yumurta), T. festiva % (ortalama adet/yumurta) oranında parazitlediği tespit edilmiştir yılında ise T. semistriatus % 81.35, T. festiva % 77.50, parazitlenen yumurta sayılarının ise sırasıyla ve (adet/yumurta) olarak belirlenmiştir. Üç ay depolanan yumurtlarda, T. semistriatus 2007 yılında % (47.30 adet/yumurta), 2008 yılında ise % (45.80 adet/yumurta) oranında parazitlenme belirlenirken, T. festiva da bu oranlar sırasıyla % (45.4 adet/yumurta), % (44.00 adet /yumurta) olarak saptanmıştır. İki ay depolanan yumurtalarda, 2007 yılında T. semistriatus da % (48.40 adet / yumurta), T. festiva da % (47.20 adet /yumurta), 2008 yılında ise, T. semistriatus da % (48.30 adet/yumurta), T. festiva parazitoitlerinde ise, % (47.00 adet/yumurta) oranında parazitlenme tespit edilmiştir (Şekil 4.28). Parazitenen Yumurta Sayısı (Adet) Kontrol Depolanma Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T.festiva 2008 T. semistriatus 2008 T.festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanarak T. semistriatus ve T. festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki parazitleme sayıları 90

111 Kontrol olarak değerlendirilen taze yumurtalarda, T. semistriatus un 2007 yılı parazitlemesi % (51.20 adet/yumurta), 2008 yılında % (51.20 adet/yumurta) olarak tespit edilmiştir. T. festiva nın 2007 yılında % (48.20 adet /yumurta), 2008 yılında ise, (48.40 adet / yumurta) belirlenmiştir (Şekil 4.28). Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının parazitlenme sayıları (Adet ± SH) Prazitlenen Yumurta Sayıları (Adet) Depolama n Süreleri T. T. festiva T. T. festiva semistriatus semistriatus 4 ay ±1.52 b 44.40±1.04 b 44.80±1.33 c 43.40±1.01 b 3 ay ±1.04 b 45.40±0.90 ab 45.80±1.28 bc 43.80±1.00 b 2 ay ±0.83 ab 47.20±0.92 a 48.30±1.03 ab 47.90±0.50 a Kontrol ±0.57 a 47.70±0.65 a 51.20±0.64 a 48.00±0.44 a P *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Depolama sürelerinin, parazitlenme sayısına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.13 de verilmiştir. Buna göre, 2007 yılında en yüksek parazitlenme sayısı her iki parazitoit türünde de taze yumurtalarda saptanmıştır. Taze yumurtalardaki parazitlenme T. semistriatus da 51.20±0.57, iken T. festiva da 47.70±0.65 adet olduğu saptanmıştır. Depolama süresinin artması ile parazitlenen yumurta sayılarının azaldığı, en düşük parazitlenme sayısının 4 ay depolanan yumurtalarda olduğu belirlenmiştir. 4 ay depolanan yumurtalarda parazitlenen yumurta sayısı T. semistriatus da ortalama 45.60±1.52 adet, T. festiva da ise 44.40±1.04 adet olarak tespit edilmiştir (Çizelge 4.13). Farklı sürelerde depolanan yumurtalarda 2008 yılı parazitlenme sayıları 2007 yılına benzer şekilde olduğu gözlenmiştir. T. semistriatus un en yüksek 91

112 parazitlenmesi taze yumurtalarda (51.20±0.64), en düşük parazitlenme ise 4 ay depolanan yumurtalarda (44.80±1.33) tespit edilmiştir. T. festiva parazitoitlerinde ise, en yüksek parazitlenme taze (48.00±0.44) ve 2 ay depolanan yumurtalarda (47.90±0.50) bulunurken, en düşük parazitlenmenin 3 ay (43.80±1.00) ve 4 ay (43.40±1.01) depolanan yumurtalarda olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.13). Parazitoit türlerinin parazitlenme oranlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.14 de verilmiştir. Çizelge Depolanan süne yumurtalarda T. semistriatus ve T. festiva parazitlenen yumurta sayıları (Adet ± SH). Parazitoit Türü n Parazitlenen Yumurta Sayısı (Adet) 2007 P 2008 P T. semistriatus ±0.60* 47.52±0.66* T. festiva ± ± * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) Çizelge 4.14 ün incelendiğinde, T. semistriatus ve T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki parazitlenme sayıları arasındaki fark istatistikî olarak önemli bulunmuş ve farklı gruplarda yer aldıkları belirlenmiştir 2007 yılında T. semistriatus un parazitlediği yumurtalardaki parazitlenme 48.12±0.60, 2008 yılında ise 47.52±0.66 adet olduğu saptanmıştır. T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki parazitlenme sırasıyla 46.30±0.48 ve 45.70±0.50 adet olarak tespit edilmiştir (Çizelge 4.14). Ülkemizde ve yurtdışında yapılan çalışmalarda da benzer sonuçlar alınmıştır. Derin dondurucuda -18 o C de gün depolanan D. baccarum yumurtalarında T. grandis in parazitleme oranının % 50 nin üzerinde olduğunu, yumurtaların depolanma süresi uzadıkça yumurtaların parazitlenme oranının düştüğünü bildirmişlerdir (Kodan ve Gürkan 2000). Yine aynı araştırıcılar, T. semistriatus un 1 12 ay depolanan süne yumurtalarını farklı oranlarda parazitlediğini, süne yumurtalarındaki parazitlenme oranları 2. ayda % iken 9 ayda % oranına düştüğünü tespit etmişlerdir. Safavi (1968), Eurygaster spp. yumurtaları 12 ay süre 92

113 ile depolandığında 8. aydan sonra yumurtaların su oranının düşmesi ve şekillerinin bozulması nedeniyle % 50 sinin parazitlenmeye uygunluğunu kaybettiğini bildirmiştir. Doğanlar ve Yiğit (1999), E. integriceps ve E. ornatum yumurtalarını 7 ve 15 ºC de 1, 2 ve 3 ay depoladıklarını en yüksek parazitoit çıkışının 1 ay 7 ºC de depolanan E. integriceps yumurtalarında olduğunu, ayrıca E. integriceps ve E. ornatum yumurtalarının 1 ay -20 ºC de depolanması sonucu E. integriceps yumurtalarında % 88.60, E. ornatum yumurtalarında ise % 65.8 oranında çıkış olduğunu bildirmişlerdir. Farklı sürelerde depolanan yumurtalardaki parazitoit çıkış sayıları Şekil 4.29 da verilmiştir. Dört ay depolanan yumurtalarda T. semistriatus un çıkış oranı 2007 yılında % (39.60 adet), 2008 yılında % (37 adet) olarak tespit edilmiştir. T. festiva nın çıkış oranı ise, 2007 yılında % (37.10 adet), 2008 yılında ise, % (35.90 adet) olarak belirlenmiştir (Şekil 4.29). 50 Çıkan Parazitoit Sayısı (Adet) Kontrol Depolanma Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T. festiva 2008 T. semistriatus 2008 T. festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki parazitoit çıkış sayıları Üç ay depolanan yumurtalardaki T. semistriatus çıkış oranları 2007 yılında % (41.90 adet) olurken, 2008 yılında % (38.20 adet / yumurta) olarak 93

114 saptanmıştır. T. festiva parazitoitlerinin çıkış oranları 2007 yılında % (39.80 adet), 2008 yılında % (36.50 adet) olarak tespit edilmiştir (Şekil 4.29). İki ay depolanan yumurtalardaki T. semistriatus un yumurtadan çıkış oranı 2007 yılında % (43.40 adet), T. festiva da % (42.30 adet) olarak saptanmıştır yılında T. semistriatus çıkış oranı % (44.20 adet), T. festiva parazitoitlerinde ise % (42.10 adet/yumurta) olarak belirlenmiştir (Şekil 4.29). Taze yumurtalarda (kontrol), 2007 yılında T. semistriatus parazitoitlerinin çıkış oranı % (47.10 adet/yumurta) olduğu belirlenirken, 2008 yılında % (45.50 adet) olarak belirlenmiştir. T. festiva da çıkış oranları 2007 yılında % (44.60 adet/yumurta), 2008 yılında % (42.30 adet / yumurta) olduğu saptanmıştır (Şekil 4.29). Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak T. semistriatus ve T. festiva ile parazitlenen süne yumurtalarında parazitoit çıkış sayıları (Adet± SH). Depolama Parzitoit Çıkış Sayısı Süreleri n T. T. festiva T. T. festiva semistriatus semistriatus 4 ay ±1.36 c 37.10±0.65 c 37.00±1.32 b 35.90±0.69 b 3 ay ±1.19 bc 39.80±0.87 b 38.20±0.82 b 36.50±0.76 b 2 ay ±1.00 b 42.30±1.35 ab 44.20±1.06 a 42.10±0.87 a Kontrol ±0.82 a 44.60±0.63 a 46.50±0.71 a 42.30±0.63 a P *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Depolama sürelerinin, parazitoit çıkış oranına etkisinin belirlenmesi için yapılan istatistikî analiz sonuçları çizelge 4.15 de verilmiştir. Buna göre, depolama süresinin parazitoit çıkış oranına etkisi istatiksel olarak önemli olduğu belirlenmiştir yılında en yüksek parazitoit çıkış sayıları her iki parazitoit türünde de taze yumurtalarda (T. semistriatus 47.10±0.82, T. festiva 37.10±0.65) belirlenmiştir. En 94

115 düşük parazitoit çıkış sayıları ise dört ay depolanan (T. semistriatus 39.60±1.36, T. festiva 35.90±0.69) yumurtalarda tespit edilmiştir (Çizelge 4.15). Farklı sürelerde depolan yumurtalarda 2008 yılında T. semistriatus ve T. festiva parazitoitlerinin en yüksek parazitoit çıkış sayısı taze ve 2 ay depolanan yumurtalarda gerçekleştirilmiştir. Taze yumurtalaradaki çıkış sayıları T. semistriatus da 46.50±0.71, T. festiva da 42.30±0.63 olarak saptanmıştır. 2 ay depolanan yumurtalarda ise parazitoit çıkış sayıları sırasıyla, 44.20±1.06 ve 42.10±0.87 olduğu tespit edilmiştir yılıında en düşük parazitoit çıkış sayısı 3 ve 4 ay depolanan yumurtalarda belirlenmiştir. 4 ay depolanan yumurtalardaki parazitoit çıkış sayısı T. semistriatus da 37.00±1.32, T. festiva da 35.90±0.69 olarak belirlenirken 3 ay depolanan yumurtalardaki parazitoit çıkış sayıları sırasıyla 38.20±0.82 ve 36.50±0.76 olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.15). Parazitoit türlerinin parazitlenme oranlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.16 da verilmiştir. Çizelge Depolanan yumurtalarda Trissocus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının parazitoit çıkış sayıları (Adet ± SH) Parazitoit Türü n Parazitoit Çıkış Sayısı (Adet) 2007 P 2008 P T. semistriatus ±0.69* 41.47±0.80* T. festiva ± ± * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) T. semistriatus ve T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki parazitlenme oranları arasındaki fark istatistikî olarak önemli bulunmuş ve iki farklı grup oluşturmuştur yılında T. semistriatus un parazitlediği yumurtalardaki parazitoit çıkış sayısı 43.00±0.69, 2008 yılında ise 41.47±0.80 adet olduğu saptanmıştır. T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki parazitlenme sırasıyla 40.95±0.63 ve 39.20±0.60 adet olarak tespit edilmiştir (Çizelge 4.16). 95

116 Kodan ve Gürkan (2000), derin dondurucuda (-18 o C) gün depoladıkları D. baccarum un yumurtalarında, parazitoit çıkış oranları en yüksek % 95.75±1.87 ile taze yumurtalarda, en az ise % 47.20±4.50 ile gün depolanan yumurtalardan elde ettiklerini, parazitoit çıkış oranının bütün depolama süresince (3-60 gün hariç) % 50 nin üzerinde olduğunu belirtmiştir. Kodan (2008), derin dondurucuda -80 ºC de 12 ay depolanan E. maura yumurtalarının % (5 ay) ile % (7 ay) 1-12 ay depolanan süne yumurtalarında T. semistriatus un çıkış oranlarının farklı olduğunu belirtmiştir. Kıvan (1999), parazitlenme oranının bir ve iki günlük E. integriceps yumurtalarında üç gün ve daha yaşlı olanlara göre daha yüksek olduğunu, ergin çıkış oranı tüm yaşlarda aynı oranda gerçekleşmiş olduğunu belirlemiştir. Farklı sürelerde depolanan yumurtalardaki T. semistriatus ve T. festiva ların eşey oranları Şekil 4.30 da verilmiştir. 2 Eşey Oranı (Dişi/Erkek) Kontrol Depolanma Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T.festiva 2008 T. semistriatus 2008 T.festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının yıllarındaki parazitoit eşey oranları Şekil 4.30 incelendiğinde, 2007 yılında dört ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ların Dişi/Erkek oranı 1.78, T. festiva ların ise 1.82 olarak saptanmıştır yılında T. semistriatus ların Dişi/Erkek oranı 1.86, T. festivalar ın 96

117 ise 1.76 olarak tespit edilmiştir. Üç ay depolanan yumurtalarda 2007 yılında T. semistriatus ta Dişi/Erkek oranı1.85, 2008 yılında ise, 1.80 olarak saptanmıştır yılında T. festiva parazitoitinin Dişi/Erkek oranı 1.78, 2008 yılında, ise 1.73 olarak belirlenmiştir. İki ay depolanan yumurtalardan 2007 yılında T. semistriatus un Dişi/Erkek oranının 1.87 olarak belirlenmiştir. T. festiva da parazitoitlerinde bu oranı 1.93 olarak saptanmıştır yılında T. semistriatus un Dişi/Erkek oranının 1.98,. T. festiva parazitoitlerinin ise, 1.80 olarak saptanmıştır. Taze yumurtalarda 2007 yılında T. semistriatus un. Dişi/Erkek oranı 1.96, 2008 yılında ise 1.98 olarak saptanmıştır yılında T. festiva parazitoitlerinde Dişi/Erkek oranı 1.97, 2008 yılında ise, 1.80 olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.30). Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanarak Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarının elde edilen parazitoitlerin eşey oranları (Dişi/Erkek ± SH). Depolama Parazitoit Eşey Oranı (Dişi/Erkek) Süreleri n T. T. festiva T. T. festiva semistriatus semistriatus 4 ay ±0.18* 1.86±0.10* 1.79±0.98* 1.88±0.09* 3 ay ± ± ± ± ay ± ± ± ±0.13 Kontrol ± ± ± ±0.11 P *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Depolama sürelerinin, eşey oranları etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.17 de verilmiştir. Buna göre, depolama süresinin parazitlenme oranına etkisinin istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiş, depolanan ve taze yumurtalardan elde dilen parazitoitlerin Dişi/Erkek oranları aynı grupta yer aldığı saptanmıştır. 97

118 Çizelge Depolanan yumurtalarda Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen süne yumurtalarında eşey oranları (Dişi/Erkek ± SH). Parazitoit Türü n Parazitoit Eşey Oranı (Dişi/Erkek) 2007 P 2008 P T. semistriatus ±0.64* 1.92±0.55* T. festiva ± ± * Aynı sütundaki ortalamaları arasındaki fark, istatistiksel olarak önemli değildir (t testi p< 0.05) Parazitoit türlerinin parazitlenme oranlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.24 de verilmiştir. Buna göre, T. semistriatus ve T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki parazitlenme oranları arasındaki fark istatistikî olarak önemli bulunmuş ve iki farklı grup oluşturmuştur yılında T. semistriatus un parazitlediği yumurtalardan elde edilen parazitoitlerin eşey oranları 1.90±0.64, 2008 yılında ise, 1.94±0.55 olduğu saptanmıştır. T. festiva nın parazitlediği yumurtalardan elde edilen parazitoitlerin eşey oranları sırasıyla 1.92±0.66 ve 1.83±0.61olarak tespit edilmiştir Correa-Ferreira ve Moscardini (1993), Nezara virudula yumurtalarının -15 C de gün depolanması sonucu sürenin artışına göre dişi oranında düşüşün olduğunu belirtmiştir. Kodan ve Gürkan (2000), derin dondurucuda (-18 o C) gün depoladıkları D. baccarum un yumurtalarında T. grandis in parazitleme gün arasında depolanan yumurtalarda cinsiyet oranları arasında farklılıklar gösterdiğini, depolanmayan yumurtalarda cinsiyet oranı 1:1.17 iken bu oranın depolama süresine bağlı olarak değiştiğini ve erkek bireyler lehine artış olduğunu bildirmiştir. Aynı araştırıcı derin dondurucuda 1 12 ay depolanan E. maura yumurtalarında eşey oranlarının 0.49 ile 0.96 arasında değiştiğini, eşey oranlarının 5 ay depolanan yumurtalar hariç diğer tüm aylarda dişiler lehine gerçekleştiğini, depolamanın erkekleri olumsuz, dişileri ise etkilemediğini belirtmiştir (Kodan 2008). Popov (1974) ise, -21 C de depolanan pentatomid yumurtalarının Trissolcus grandis üretimi için 270 güne kadar uygun olduğunu tespit etmiştir. 98

119 Depolanan Süne Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus. semistriatus ve Trissolcus festiva Erginlerinin Bazı Biyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarındaki kararma süreleri, parazitleme oranları, parazitoit çıkış oranları ile erkek/dişi oranları belirlenmiştir. Kararma Süresi (Gün) Kontrol Depolanma Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T.festiva 2008 T. semistriatus 2008 T.festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de dört ay depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarında kararma süreleri. Farklı sürelerde depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarındaki kararma süreleri Şekil 4.31 de verilmiştir. Buna göre, 4 ay depolanmış yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un parazitlediği yumurtaların kararma süresi, 2007 yılında 7.80, 2008 yılında ise 8.40 günde, T. festiva larda ise sırasıyla 8.30 ve 8.70 günde tamamladığı tespit edilmiştir. Üç ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un parazitlediği yumurtalarda kararma süreleri 2007 yılında 7.70 gün, 2008 yılında 7.80 gün olarak belirlenmiştir. T. festiva larda ise bu süresin 2007 yılında 8.10 gün, 2008 yılında 8.50 gün olduğu saptanmıştır. İki ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus parazitoitlerinin parazitlediği yumurtalardaki kararma süreleri birinci yılda 7.30, ikici 99

120 yılda 7.70 gün, T. festiva larda ise birinci yılda 7.80, ikinci yılda ise 8.40 gün olduğu belirlenmiştir. Kontrol olarak taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ların parazitlediği yumurtalarda kararma süresi 2007 yılında 7.20, 2008 yılında 7.70 gün olarak belirlenirken T. festiva larda bu sürenin sırasıyla 7.50 ve 8.40 gün olduğu saptanmıştır. Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının kararma süreleri (gün ± SH). Depolama Kararma Süresi (Gün) Süreleri n T. T. festiva T. T. festiva smistriatus smistriatus 4 ay ± ± ± ± ay ± ± ± ± ay ± ± ± ±0.22 Kontrol ± ± ± ±0.16 P *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Depolanan yumurtalardan elde edilen parazitoitlerin parazitlediği taze süne yumurtalarındaki kararma sürelerine uygulanan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.19 da verilmiştir. Yapılan istatistikî değerlendirmede, depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ile parazitlenen yumurtalarda kararma süreleri arasında istatistiksel olarak önemli olmadığı saptanmıştır ve 2008 yıllarında en yüksek kararma süresi 4 ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva ile parazitlenen yumurtalarda, en düşük kararma süreleri ise taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva parazitlediği yumurtalarda olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.19) 100

121 Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarının kararma süreleri (gün ± SH) Parazitoit Türü n Kararma Süresi (Gün) 2007 P 2008 P T. semistriatus ±0.14* 7.92±0.10* T. festiva ± ± * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) Parazitoit türlerinin kararma süresine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.20 de verilmiştir. Buna göre, T. semistriatus ve T. festiva nın parazitlediği yumurtalardaki kararma süreleri arasındaki fark istatistikî olarak önemli olduğu belirlenmiştir yılında T. semistriatus un parazitlediği taze yumurtalardaki ortalama kararma süresi 7.50±0.14 gün, T. festiva da 7.92±0.13 gün olduğu saptanmıştır yılında ise kararma süreleri sırasıyla 7.92±0.10 ve 8.50±0.55 gün olarak tespit edilmiştir (Çizelge 4.20). Tarla (2004), T. semistriatus ile parazitlenmiş süne yumurtalarının 18, 22, 26, 30 ve 34 ºC de ortalama kararma süresinin sırasıyla 9.98, 8.27, 7.28, 6.27 ve 4.96 gün olduğunu, sıcaklık artışına bağlı olarak kararma süresinin değiştiğini belirtmiştir. Sertkaya (1999), Sesamia nonagrioides (Lef) in yumurta parazitoiti Telenomus busseolae (Gahan) nin 20, 25, 30 ve 35 C sıcaklıkta ve % 65 oransal nem ve 16 saat aydınlatmalı şartlarda ortalama kararma sürelerinin sırasıyla 9.57, 6.83 ve 4.06 gün olduğunu bildirmiştir. Trichogramma brassicae (Bezdenko) ile parazitlenmiş olan Ungüvesi yumurtalarında kararma sürelerinin sıcaklıkla ilişkili olduğu ve sıcaklık artışı ile kararma süresinin azaldığını saptamıştır (Uzun, 1994). Depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın taze yumurtalardaki parazitleme oranları Şekil 4.32 de verilmiştir. Buna göre, 2007 yılında dört ay depolanmış yumurtadan elde edilen T. semistriatus parazitoitlerinin taze yumurtalardaki parazitleme oranı % (45.70 adet yumurta), T. festiva larda % (47.60 yumurta) olduğu belirlenmiştir yılında ise T. semistriatus un 101

122 parazitlenme oranı % (45.60 yumurta), T. festiva da % (45.20 yumurta) olduğu belirlenmiştir. Parazitlenen Yumurta Sayısı (Adet) Kontrol Depolama Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T. festiva 2008 T. semistriatus 2008 T. festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının parazitlenme sayıları Üç ay depolanan yumurtalardan elde edilen parazittoitlerin taze yumurtalardaki parazitlenme oranı, birinci yılda T. semistriatus larda % (46.90 yumurta), T. festiva da % (48 yumurta) olarak belirlenirken ikinci yılda bu oranlar sırasıyla % (47 yumurta) ve % (45.40 yumurta) olarak tespit edilmiştir. İki ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un parazitleme oranı 2007 yılında % (47.90 yumurta), 2008 yılında ise % olduğu saptanmıştır. T. festiava da ise 2007 yılında % (47.60 yumurta) 2008 yılında % (47.10 yumurta) ve (45.40 yumurta) olduğu belirlenmiştir. Kontrolde T. semistriatus parazitoitlerinin 2007 yılındaki parazitlenme oranı % (48.40 yumurta) olurken 2008 yılında ise % (47.30 yumurta) olduğu saptanmıştır. T. festiva parazitoitlerinde ise sırasıyla % (49.10 yumurta) ve % (46.10 yumurta) olarak belirlenmiştir (Şekil 4.32). 102

123 Depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın taze yumurtalardaki parazitleme sayılarına yapılan istatistiki analiz Çizelge 4.27 de verilmiştir. Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının parazitleme sayıları (Adet ± SH). Parazitlenen Yumurta Sayısı (Adet) n Depolama Süreleri T. T. festiva T. T. festiva semistriatus semistriatus 4 ay ±1.51* 47.60±0.90* 45.60±1.23* 45.20±0.72* 3 ay ± ± ± ± ay ± ± ± ±0.90 Kontrol ± ± ± ±0.88 P *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Farklı sürelerde depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un depolama süresinin parazitleme oranına etkisi istatistiksel olarak önemli olmadığı saptanmıştır. Benzer şekilde farklı sürede depolanan yumurtalardan elde edilen T. festiva ile parazitlenen taze yumurtalardaki parazitleme sayıları arasında bir farkın olmadığı tespit edilmiştir (Çizelge 4.21). Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtaları parazitleme sayıları (Adet ± SH). Parazitoit Türü n Parazitlenen Yumurta Sayısı (Adet) 2007 P 2008 P T. semistriatus ±1.51* 46.75±0.44* T. festiva ± ± * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) 103

124 Depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un depolama süresinin parazitleme oranına etkisi istatistiksel olarak önemli olduğu, 2007 yılında T. semistriatus ile parazitlenen yumurta sayısı 2007 yılında 45.70±1.51, 2008 yılında ise 46.75±0.44 adet olduğu belirlenmiştir. T. festiva ile parazitlenen yumurta sayıları ise sırasıyla 47.84±0.35 ve 45.52±0.38 olarak tegspit edilmiştir(çizelge 4.22). Tarla ve Kornoşor (2008), Kışlamış (OW) ve F 1 nesline ait Trissolcus semistriatus ve T. festiva nın laboratuar koşullarında dişi bireylerin yaşamları süresince verdikleri ortalama birey sayıları T. semistriatus un kışlamış ve F 1 nesli için sırasıyla 88.8 ve ve T. festiva nın kışlamış ve F 1 nesli için 85.6 ve birey olarak tespit etmiştir. Yine aynı araştırıcı, T. semistriatus un farklı sıcaklıklarda parazitlediği yumurta sayısı ile arasında olduğunu ve yüksek sıcaklıklarda parazitoitin parazitlemiş olduğu yumurta sayısının düştüğünü bildirmiştir. Kıvan ve Kılıç (2005) T. semistriatus un 17 C de 52, 32 C de ise yumurta parazitlediğini ve ilk gün parazitlenmenin en yüksek olduğunu, Tarla (2007), T. vassilievi nin dişilerinin yumurtadan çıktıkları ilk günde konukçu yumurtalarını parazitlemeye başladığını, parazitlemenin ortalama 11.0±0.92 gün sürdüğünü ve 121.0±8.32 adet süne yumurtasını parazitlediğini bildirmişlerdir (Tarla 2002). Depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın taze yumurtalardaki parazitoit çıkış oranları Şekil 4.33 de verilmiştir. Buna göre, 4 ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus parazitoitlerinin 2007 yılında parazitledikleri taze yumurtadan çıkış oranı % (38 parazitoit) olduğu belirlenirken, 2008 yılında % (39.20 parazitoit) olduğu belirlenmiştir. T. festiva da ise bu oranı sırasıyla % (39.10 parazitoit) ve % (38.80 parazitoit) olduğu belirlenmiştir. Üç ay depolanan yumurtalarda elde edilen T. semistriatus ların 2007 yılında çıkış oranı % (41.9 parazitoit) olurken, T. festiva da % 85 (40.80 parazitoit) olarak belirlenmiştir yılında T. semistriatus un çıkış oranı % (40.40 parazitoit), T. festiva nın ise % (37.90 parazitoit) olduğu saptanmıştır (Şekil 4.33). 104

125 45 Parazitoit Çıkış Sayısı (Adet) Kontrol Depolanma Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T. festiva 2008 T. semistriatus 2008 T. festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının parazitoit çıkış sayıları. İki ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un çıkış oranı 2007 yılında ortalama % (42.70 parazitoit), 2008 yılında ortalama % (40.70 parazitoit), T. festiva da ise, 2007 yılında % (40.60 parazitoit), 2008 yılında % (38.10 parazitoit) olarak tespit edilmiştir. Kontrolde parazitoit çıkış oranı 2007 yılında T. semistriatus larda % (43.90 parazitoit), 2008 yılında % (42.20 parazitoit) olduğu tespit edilmiştir. T. festiva da ise 2007 yılında % (41.60 parazitoit), 2008 de % (40.40 parazitoit) olduğu tespit edilmiştir. Depolama sürelerinin parazitoit çıkış oranları etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.23 da verilmiştir. Depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un depolama süresinin parazitoit çıkış sayısına etkisi istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiş ve yapılan gruplandırmada farklı depolama sürelerinin aynı grupta yer aldıkları saptanmıştır. Benzer şekilde farklı sürede depolanan yumurtalardan elde edilen T. festiva ile parazitlenen taze yumurtalardaki parazitleme sayıları arasında bir farkın olmadığı ve aynı grupta yer aldıkları saptanmıştır (Çizelge 4.23). 105

126 Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarında parazitoit çıkış sayıları (Adet ± SH) Parazitoit Çıkış Sayısı (Adet) Depolama n Süreleri T. T. festiva T. T. festiva semistriatus semistriatus 4 ay ±1.40* 38.80±0.94* 39.20±1.15* 38.80±0.74* 3 ay ± ± ± ± ay ± ± ± ±1.13 Kontrol ± ± ± ± *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Parazitoit türlerinin parazitlenme oranlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistiki analiz sonuçları Çizelge 4.24 de verilmiştir. Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarının parazitoit çıkış sayısı (Adet ± SH) Parazitoit Türü n Parazitoit Çıkış Sayısı (Adet) 2007 P 2008 P T. semistriatus ± ±0.47 T. festiva ± ± * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemlidir (t testi p< 0.05) Farklı sürelerde depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın taze yumurtalardaki parazitoit çıkış sayıları arasındaki fark, istatistiki olarak önemli olduğu belirlenmiştir yılında T. semistriatus un çıkış sayısı 42.10±0.57olarak belirlenirken T. festiva da bu sayı 40.45±0.50 olarak belirlenmiştir. 106

127 2008 yılında ise sırasıyla 40.62±0.47 ve 38.80±0.47 olarak tespit edilmiştir (Çizelge 4.24). Tarla ve Kornoşor (2004), parazitoit çıkış oranının sıcaklığa bağlı olmadığını ve en yüksek parazitoit çıkış oranının % 98.3 ile 30 C de kültüre alınan yumurtalarda olduğunu belirtmiştir. Memişoğlu (1990), T. semistriatus un E. maura yumurtalarında 26 C, % 65 nem ve 18 saat ışıklandırma koşullarında parazitoit çıkış oranının % arasında olduğunu, Kıvan ve Kılıç (2002) ise aynı koşullarda E. integriceps yumurtalarından parazitoit çıkışının % olduğunu bildirmişlerdir. Yeargan (1980), Telenomus podisi erkek bireylerin dişi bireylere göre yumurtadan önce çıktığını ve gelişmelerini tamamlayabilmesi için sıcaklık toplamının dişiler için ve erkekler için gün-derece olduğunu belirlemiştir. 2.2 Eşey (Dişi/Erkek) Kontrol Depolanma Süresi (Ay) 2007 T. semistriatus 2007 T. festiva 2008 T. semistriatus 2008 T. festiva Şekil Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının eşey oranları Farklı sürelerde depolanan süne yumurtalarından elde edilen T. semistriatus ve T. festiva ların taze yumurtadaki eşey oranları Şekil 4.34 de verilmiştir yılında dört ay depolanan yumurtaların T. semistriatus ile parazitlemesinden elde 107

128 edilen parazitoitlerin Erkek/Dişi oranının 1:1.75, T. festiva da 1:1.82 olduğu belirlenmiştir yılında T. semistriatus un Erkek/Dişi oranı 1:1.63, T. festivalar da bu oranın 1:1.66 olarak tespit edilmiştir. Üç ay depolanan yumurtalarda 2007 yılında elde edilen T. semistriatus parazitoitlerin Erkek/Dişi oranı 1:1.77, T. festiva da 1.80 olarak tespit edilmiştir yılında, T. semistriatus larda Erkek/Dişi oranı 1.67, T. festiva da 1:1.61 olarak belirlenmiştir. İki ay depolanan yumurtalardan 2007 yılında elde edilen T. semistriatus ların Erkek/Dişi oranının ise 1.88 T. festiva da ise 1.86 olduğu belirlenmiştir yılında T. semistriatus lardan eşey oranının 1:1.78 T. festiva da ise 1:1.68 olduğu saptanmıştır. Kontrolde 2007 yılında, T. semistriatus da Erkek/Dişi oranının 1:1.89,2008 yılında ise 1:1.91 olduğu saptanmıştır. T. festiva da ise 2007 yılında eşey oranının 1:1.93, 2008 yılında ise, 1.74 olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.34). Depolama sürelerinin eşey oranları etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.25 de verilmiştir. Çizelge Farklı sürelerde -21 C de depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva ile parazitlenen taze süne yumurtalarının eşey oranları (Ortalama ± SH). Parazitoit Eşey Oranı (Dişi/Erkek) n Depolama Süreleri T. T. festiva T. T. festiva semistriatus semistriatus 4 ay ±0.15* 1.89±0.16* 1.70±0.15* 1.65±0.88* 3 ay ± ± ± ± ay ± ± ± ±0.15 Kontrol ± ± ± ±0.12 P *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) 108

129 Yapılan istatistikî değerlendirmede, depolama süresinin eşey oranına etkisi istatistiksel olarak önemsiz olduğu belirlenmiş ve yapılan gruplandırmada farklı sürelerde depolanan yumurtalardan elde edilen parazitoitlerin, taze yumurtalardaki bireylerinin eşey oranları aynı grupta yer aldığı belirlenmiştir (Çizelge 4.25). Depolanan yumurtalardan elde edilen parazitoit türlerinin, taze yumurtadaki bireylerinin eşey oranlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan istatistikî analiz sonuçları Çizelge 4.26 da verilmiştir. Çizelge Depolanan yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın taze süne yumurtalarının eşey oranları (Dişi/Erkek ± SH). Parazitoit Türü n Parazitoit Eşey Oranı (Dişi/Erkek) 2007 P 2008 P T. semistriatus ±0.56* 1.80±0.86* T. festiva ± ± * Aynı sütündaki ortalamalar arasındaki fark, istatistiki olarak önemli değildir (t testi p< 0.05) Çizelge 4.26 incelendiğinde, farklı sürelerde depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın bireylerindeki eşey oranları arasındaki fark istatistikî olarak önemsiz olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.26). Tarla (2004), 18, 22, 26, 30 ve 34 C sıcaklıklarda T. semistriatus un E. integriceps yumurtalarındaki erkek ve dişi oranlarının sırasıyla 1:1.53, 1:1.53, 1:1.94, 1:1.89 ve 1:1.73 olduğunu ve sıcaklığın eşey oranlarına etkisinin olmadığını bildirmiştir. Aynı araştırıcı T. vassilievi nin 26 C de vermiş olduğu nesilde, cinsiyet oranının 0.87 olduğunu belirtmiştir. Depolanan süne yumurtalarından elde edilen T. semistriatus ve T. festiva yumurta parazitoitlerinin taze süne yumurtalarında kararma süresi, parazitlenme oranı, parazitoit çıkış oranı ve eşey oranı özellikleri bakımından taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva parazitoitleri arasında önemli bir farkın olmadığı belirlenmiştir. 109

130 Depolanan Süne Yumurtalarından Kitle Üretimi Yapılan Trissolcus semistriatus ile Trissolcus festiva'nın Doğal Şartlarında Etkinliğinin Belirlenmesi Dört ay depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın doğal şartlardaki parazitlenme oranları belirlenmeye çalışılmıştır. Denemeler Konya ili Seydişehir ilçesinde yapılmış ve salımdan önce kışlamış ergin (K.E) süne sayımları ve tarihlerinde yapılmıştır ve 2008 yıllarında yapılan ön sayımlar Çizelge 4.27 de verilmiştir. Çizelge Dört ay depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın salım yapılan tarlalardaki kışlamış ergin süne yoğunlukları (Adet ± SH) Parazitoit Türü Taze Yumurtalar (T. semistriatus) Taze Yumurtalar (T. festiva) 4 ay Depolanmış Yumurtalar (T. semistriatus) 4 ay Depolanmış Yumurtalar (T. festiva) Kontrol (Salım Yapılmayan) Parazitoit Salım Yeri Kışlamış Ergin Süne (adet/m 2 ) Başkaracaören 1.3 ±0,39* 1.1 ±0,40* Gölhöyük 1.2±0,38 1.0±0,33 Kesecik 0.9±0,87 0.9±0,27 Taşağıl 1.10±0,34 0.8±0,35 Kumluca 1.05±0,33 0.9±0,31 *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Buna göre, 2007 yılında, taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus 1.3 K.E/m 2 yoğunluğu olan Başkaracaören, T. festiva ise kışlamış ergin süne yoğunluğunun 1.2 K.E/m 2, Gölhöyük köyüne salımları yapılmıştır. Depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus lar kışlamış ergin yoğunluğunun 0.9 K.E/m 2 olan Kesecik, T. festivalar ise kışlamış ergin süne yoğunluğunun 1.1 K.E/m 2 110

131 olan Taşağıl köylerine salımları yapılmıştır. Kontrol tarlası ise kışlamış ergin yoğunluğunun 1.0 K.E/m 2 olan Kumluca köyünden bir buğday tarlası seçilmiştir. İkinci yılda aynı parazitoit türleri aynı köylerde ancak farklı tarlalarda salımları yapılmıştır yılında kışlamış ergin süne yoğunlukları Başkaracaören köyünde m K.E, Gölhöyük köyünde m K.E, Kesecik köyünde m K.E, Taşağıl köyünde m K.E ve kontrol tarlasında m K.E süne olduğu tespit edilmiştir (Çizelge 4.27). Salım yapılan ve yapılmayan (kontrol) tarlalarında bulunan kışlamış ergin süne yoğunluklarına uygulanan istatistiki analizde, salım yapılan ve kontroldeki kışlamış ergin süne yoğunlukları arasındaki farkın istatistiki olarak önemsiz olduğu ve yapılan gruplandırmada aynı grupta yer aldıkları belirlenmiştir (Çizelge 4.33). Salım yapıldıktan sonra salım yapılan ve yapılmayan (kontrol) alanlardan 25 adet süne yumurtası toplanmış ve parazitlenme oranları ile parazitoit türleri belirlenmiştir. Kontrol olarak değerlendirilen ve salım yapılmayan Kumluca köyündeki buğday tarlasında 2007 yılında toplanan 25 adet yumurtadan 11 tanesinin parazitli, 14 tanesinin ise parazitsiz olduğu, parazitlenme oranı % 44 olarak belirlenmiştir. Parazitli yumurtalardan % 36 T. semistriatus, % 28 T. grandis, % 18 T. simoni ve % 18 Telenemus sp. olduğu saptanmıştır (Şekil 4.35). T.semistriatus T. grandis T. simoni Telenomus sp. T.semistriatus T. grandis T. simoni Telenomus sp Şekil Salım yapılmayan kontrol tarlasındaki süne yumurta parazitoit türlerinin 2007 ve 2008 yıllarındaki bulunma oranları 111

132 Kontrol tarlasında 2008 yılında toplanan 25 paket süne yumurtasının 11 tanesinin parazitli olduğu ve parazitlenme oranının % 44 olduğu saptanmıştır. Parazitli yumurtaların parazitoit oranları ise, T. semistriatus % 42, T. grandis ve T. simoni % 25, Telenemus sp. % 8 oranında tespit edilmiştir (Şekil 4.35). T.semistriatus T. grandis T. simoni T.semistriatus T. simoni T. grandis Telenomus sp Şekil Taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus un salımı yapılan Başkaracaören köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları Taze yumurtalarda T. semistriatus un salımları yıllarında Başkaracaören köyünde yapılmıştır yılında Başkaracaören köyünden toplanan 25 paket süne yumurtasından 21 paketinin parazitli 4 paketinin ise parazitsiz olduğu saptanmıştır. Salım yapılan tarlada parazitlenme oranının % 84, salım yapılmayan tarladaki (kontrol) parazitlenme oranı % 44, salım etkinliğinin ise % oranında olduğu belirlenmiştir. Parazitli süne yumurtalarından dağılımları Şekil 4.36 da verilmiştir. Buna göre, T. semistriatus, % 72, T. simoni, % 19, T. grandis % 9 oranında saptanmıştır yılında salım yapılan buğday tarlası ile salım yapılmayan buğday tarlası (kontrol) karşılaştırıldığında, kontrolde T. semistriatus un bulunma oranı % 44 olurken salım yapılan tarlada % 72 olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.36) Başkaracaören köyünde 2008 yılında salım yapılan tarladan 25 paket süne yumurtası toplanmış bunlardan 19 paketinin parazitli, 6 paketinin ise parazitsiz olduğu belirlenmiş ve parazitlenme oranının % 76, salım etkinliğinin % 42 olduğu 112

133 tespit edilmiştir. Parzitoit bulunma oranları T. semistriatus un % 63, T. simoni nin % 21, T. grandis in % 11 ve Telenemus sp. nin ise % 5 olduğu saptanmıştır yılında salım yapılan buğday tarlası ile salım yapılmayan buğday tarlasın (kontrol) karşılaştırıldığında, salımı yapılan T. semistriatus un bulunma oranı % 63 olurken salım yapılmayan buğday tarlasındaki T. semistriatus un bulunma oranı % 44 olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.36). T.semistriatus T. simoni T. festiva T.semistriatus T. festiva T. simoni Şekil Taze yumurtalardan elde edilen Trissolcus festiva nın salımı yapılan Gölhöyük köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları Gölhöyük köyüne 2007 yılında salım yapılan buğday tarlasından 25 paket süne yumurtası toplanmış ve bunlardan 20 paketinin parazitli 5 paketinin ise parazitsiz olduğu salım yapılan tarlada parazitlenme oranının % 80, salım etkinliğinin ise % 45 olduğu tespit edilmiştir. Parazitoit oranları ise % 65 T. semistriatus, % 30 T. festiva ve % 5 T. simoni olduğu tespit edilmiştir. Salım yapılan tarla ile kontrol tarlası karşılaştırıldığında, salım yapılan alanda % 30 T. festiva bulunurken kontrol tarlasında T. festiva tespit edilememiştir (Şekil 4.37). Trissolcus festiva nın salımı yapılan Gölhöyük köyünde 2008 yılında da benzer sonuçlar alınmıştır. Toplanan 25 paket süne yumurtasının 18 paketinin parazitli, 7 paketinin ise parazitsiz olduğu belirlenmiştir. Kontrol tarlasında % 44 olan parazitlenme, salım yapılan buğday tarlasında % 72 olarak tespit edilirken, salım etkinliğinin ise % 38 olduğu tespit edilmiştir. Parazitli yumurtaların % 56 T. semistriatus, % 33 T. festiva, % 11 T. simoni türleri olduğu saptanmıştır. Parazitoit 113

134 türleri bakımından salım yapılan tarla ile kontrol tarlası karşılaştırıldığında, salım yapılan alanda % 33 T. festiva bulunurken, kontrol tarlasında T. festiva tespit edilememiştir (Şekil 4.37). T.semistriatus T. rufiventris T. simoni T. grandis T.semistriatus T simoni T. grandis T. rufiventris Şekil Depolanmış yumurtalardan elde edilen Trissolcus semistriatus unn salımı yapılan Kesecik köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları Trissolcus semistriatus ile parazitlenen depolanmış süne yumurtaları yıllarında Kesecik köyünde salımı yapılmıştır yılında, Kesecik köyü buğday tarladan toplanan 25 paket süne yumurtası toplanmış 16 paketinin parazitli 9 paketinin ise parazitsiz olduğu saptanmıştır. Salım yapılan tarlada parazitlenme oranının % 64, salım yapılmayan tarladaki (kontrol) parazitlenme oranı % 36, salım etkinliğinin ise % oranında olduğu belirlenmiştir. Parazitli süne yumurtalarından T. semistriatus, T. rufiventris, T. simoni ve T. grandis olmak üzere 4 tür tespit edilmiş ve bu parazitoitlerin dağılım oranları sırasıyla, % 68, % 13, % 13 ve % 6 olduğu tespit edilmiştir yılında salım yapılan buğday tarlası ile kontrol tarlası karşılaştırıldığında, kontrol tarlasında T. semistriatus un bulunma oranı % 44 olurken salım yapılan tarlada % 68 olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.38) Kesecik köyünden 2008 yılında toplanan 25 paket süne yumurtasının 15 tanesinin parazitli 10 paketinin ise parazitsiz olduğu belirlenmiştir. Kontrol tarlasında % 44 olan parazitlenme, salım yapılan buğday tarlasında % 60 olarak tespit 114

135 edilmiştir. Salım etkinliğinin ise % olurken, parazitli süne yumurtalarından T. semistriatus, T. grandis ve T. simoni olmak üzere 3 tür tespit edilmiştir. Bu yumurtalardan % 67 T. semistriatus, % 20 T. grandis ve % 13 T. simoni olduğu saptanmıştır yılında salım yapılan buğday tarlası ile kontrol karşılaştırıldığında, kontrol tarlası T. semistriatus un bulunma oranı % 42 olurken salım yapılan tarlada bu oranın % 67 olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.38). Trissolcus festiva ile parazitlenen -21 ºC de 4 ay depolanmış süne yumurtaları yıllarında Taşağıl köyündeki buğday tarlasında salımı yapılmıştır. Buğday tarladan 25 paket süne yumurtası toplanmış ve 14 paketinin parazitli 11 paketinin ise parazitsiz olduğu saptanmıştır. Salım yapılan tarlada parazitlenme oranının % 56, kontrol tarlasında parazitlenme oranı % 44, salım etkinliğinin ise % oranında olduğu belirlenmiştir. Parazitli süne yumurtalarından T. semistriatus, T. simoni ve T. festiva olmak üzere 3 tür tespit edilmiştir. Parazitleme oranları ise T. semistriatus un % 64, T. simoni nin % 21, T. festiva nın ise % 13 olduğu tespit edilmiştir yılında salım yapılan buğday tarlası ile salım yapılmayan buğday tarlası (kontrol) karşılaştırıldığında, salım yapılan tarlada T. festiva nın bulunma oranı % 15 olurken kontrolde T. festiva nın bulunmadığı saptanmıştır (Şekil 4.39). T.semistriatus T. festiva T. simoni T.semistriatus T. festiva T. grandis T. simoni Şekil Depolanmış yumurtalardan elde edilen Trissolcus festiva nın salımı yapılan Taşağıl köyündeki süne yumurta parazitoitlerinin bulunma oranları 115

136 Trissolcus festiva ile parazitlenen depolanmış yumurtaların salımı 2008 yılında toplanan 25 paket süne yumurtasının 13 tanesinin parazitli 12 paketinin ise parazitsiz olduğu belirlenmiştir. Kontrol tarlasında % 44 olan parazitlenme, salım yapılan buğday tarlasında % 52, salım etkinliğinin ise % 15 olduğu tespit edilmiştir. Parazitli süne yumurtalarından T. semistriatus, T. festiva, T. grandis ve T. simoni olmak üzere 4 tür bulunmuş ve parazitoit oranları sırasıyla % 54, 23, 15, 8 olarak tespit edilmiştir yılında salım yapılan buğday tarlası ile salım yapılmayan buğday tarlası (kontrol) karşılaştırıldığında, salım yapılan tarlada T. festiva nın bulunma oranı % 23 olurken kontrolde T. festiva nın bulunmadığı saptanmıştır (Şekil 4.39). Çizelge Dört ay depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın salım yapılan tarlalardaki kışlamış nimf yoğunlukları (Adet± SH). Parazitoit Türü Taze Yumurtalar (T. semistriatus) Taze Yumurtalar (T. festiva) 4 ay Depolanmış Yumurtalar (T. semistriatus) 4 ay Depolanmış Yumurtalar (T. festiva) Kontrol (Salım Yapılmayan) Parazitoit Salım Yeri Başkaracaören 4.0±0.57 a Gölhöyük 7.0±0.47 b Kesecik 6.0±0.57 b Taşağıl 10.0±0.94 c Kumluca 16.0±0.55 d Nimf Sayısı (Adet/m 2 ) ±0.63 a 5.0±0.36 a 8.0±0.57 b 9.0±0.97 b 12.0±0.87 c *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Salım yapılan ve salım yapılmayan buğday tarlalarındaki süne nimf sayıları Çizelge 4.28 de verilmiştir. Çizelge 4.28 incelendiğinde, 2007 yılında, T. semistriatus ile parazitlenen taze süne yumurtaların salımının yapıldığı Başkaracaören köyünde yumurta parazitlenmesinin ortalama % 84, m 2 de ortalama nimf sayısının ise 4.0±0.57 adet belirlenmiş ve kimyasal mücadeleye gerek olmadığı tespit edilmiştir. T. festiva ile parazitlenen taze yumurtaların salınımı yapıldığı 116

137 Gölhöyük köyünde ise, ortalama parazitlenmenin % 80, nimf sürveylerinde m 2 deki ortalama nimf sayısının 7.0±047 adet olarak belirlenmiş ve kimyasal mücadeleye gerek olmadığı tespit edilmiştir. T. semistriatus ile parazitlenen -21 ºC de 4 ay depolanmış süne yumurtalarının salımı yapıldığı Kesecik köyünde parazitlenme oranının % 64, m 2 deki ortalama nimf yoğunluğunun ise 6.0±0.57 olarak saptanmıştır. Benzer şekilde T. festiva ile parazitlenen depolanmış yumurtaların salımı Taşağıl köyünde yapılmış bu tarlada ortalama parazitlenme oranı % 56, m 2 deki nimf yoğunluğunun ise 10±0.94 adet tespit edilmiştir. Kontrol tarlası olarak seçilen Kumluca köyündeki buğday tarlasında parazitlenme oranı % 36 bulunurken, m 2 deki nimf sayısının 16.0±0.55 adet olarak belirlenmiştir (Çizelge 4.28). Trissolcus semistriatus ile parazitlenen taze yumurtaların 2008 yılında salımları Başkaracaören köyüne yapılmış ve burada yapılan sayımlar sonucu parazitlenme oranının % 76, nimf sayısının ise m 2 5.0±0.63 adet saptanmıştır. T. festiva ile parazitli taze süne yumurtaları Gölhöyük köyünde salımı yapılmış ve parazitlenme oranı ortalama % 72 olurken m 2 deki ortalama süne nimf sayısı ise 5.0±0.36 adet belirlenmiştir. Depolanmış yumurtaların T. semistriatus ile parazitlenen yumurtalar Kesecik köyüne salımı yapılmış ve ortalama parazitlenme oranı % 60, m 2 deki nimf oranının ise 8.0±0.57 adet olduğu tespit edilmiştir. Taşağıl köyüne depolanmış yumurtalardan T. festiva ların salımları yapılmış ve parazitlenme oranının % 48, m 2 deki nimf sayısı ise 9.0±0.97 adet olarak tespit edilmiştir. Kontrol olarak sayımları yapılan Kumluca köyündeki buğday tarlasında doğal parazitlenmenin % 32, m 2 deki ortalama süne nimf sayısının ise 12.0±0.87 adet olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.28). Salım yapılan ve yapılmayan tarlalardaki 2007 yılında nimf sayıları arasındaki fark, istatistiki analizlerde fark önemli olduğu belirlenmiştir. En düşük nimf sayısı taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salımı yapılan buğday tarlasında (4.0±0.57 adet) tespit edilmiştir. Bunu taze yumurtalardan elde edilen T. festiva nın salımı yapılana buğday tarlasındaki nimf sayısı (7.0±0.47 adet) izlediği belirlenmiştir. En yüksek nimf sayısı ise, kontrol olarak değrlendirilen ve salım yapılmayan Kumluca köyün buğday tarlasındaki (16.0±0.55 adet) olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.28). 117

138 Nimf sayılarına 2008 yılı değerlerine yapılan istatistiki analizlerde süne nimf sayıları arasındaki fark önemli bulunmuş ve en düşük nimf sayısı taze yumurtalardan elde edilen T. semistriaus (5.0±0.63 adet) ve T. festiva nın (5.0±0.36 adet) salımı yapılan buğday tarlalarında tespit edilmiştir. En yüksek nif sayısı ise, 2007 yılında olduğu gibi kontrol olarak değerlendirilen Kumluca köyün buğday tarlasında (12.0±0.87 adet) belirlenmiştir (Çizelge 4.28). Çizelge Dört ay depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın salımı yapılan tarlalardaki emgi oranları (Adet ± SH) Parazitoit Türü Taze Yumurtalar (T. semistriatus) Taze Yumurtalar (T. festiva) 4 ay Depolanmış Yumurtalar (T. semistriatus) 4 ay Depolanmış Yumurtalar (T. festiva) Kontrol (Salım Yapılmayan) Parazitoit Salım Yeri Başkaracaören 0.40±0.16 Gölhöyük 0.60±0.26 Kesecik 0.90±0.23 Taşağıl 1.30±0.30 b Kumluca 2.60±0.30 c Emgi Oranları (%) ±0.22 a a 0.70±0.26 ab a 1.80±0.35 ab b 1.60±0.26 b 2.80±0.32 c *Ortalamalar yukarıdan aşağıya doğru incelendiğinde, aynı harfi taşıyan ortalamalar arasında Duncan testine göre istatistiki olarak fark yoktur (P=0.05) Salım yapılan ve salım yapılmayan buğday tarlalarındaki emgi oranları Çizelge 4.29 da verilmiştir. Buna göre, Başkaracaören köyünde 2007 yılında süne emgi oranının 0.40±0.16, Gölhöyük köyünde , Kesecik köyünde , Taşağıl köyünde , Kontrolda ise Kumluca köyündeki 2.60±0.30 olduğu belirlenmiştir yılında T. semistriatus ile parazitlenen taze yumurtaların salımları Başkaracaören köyüne 0.60±0.22, Gölhöyük köyünde 0.70±0.26, Kesecik köyüne 1.80±0.35, Taşağıl köyüne, 1.60±0.26, olduğu tespit edilmiştir. Kontrol olarak sayımları yapılan Kumluca 2.80±0.32 olduğu belirlenmiştir.salım yapılan ve yapılmayan alanlardaki buğday numunelerinde 2007 yılındaki emgi oranlarına istatistiki analizleri yapılmış ve Çizelge 4.35 de verilmiştir. Buna göre, emgi oranları arasındaki fark, istatistiki olarak önemli olduğu belirlenmiş ve farklı gruplar 118

139 oluşmuştur. Taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi oranları bir grubu oluştururken, taze yumurtalardan elde edilen T. festiva nın salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi oranları ile depolanmış yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi oranı bir grupta yer almıştır. Ayrıca depolanmış yumurtalardan elde edilen T. festiva nın salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi oranı ayrı bir grup oluşturduğu saptanmıştır. Son grupta ise kontrol olarak sayımları yapılan Kumluca köyün buğday tarlasındaki emgi oranları oluşturduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.29). Emgi oranlarına 2008 yılındaki değerlerine yapılan istatistiki analizlerde emgi oranları arasındaki arasındaki fark önemli bulunmuş ve 3 farklı grubun oluştuğu saptanmıştır. Taze yumurtalardan elde edilen T. semistriaus ve T. festiva nın salımı yapılan buğday tarlalarındaki emgi oranları bir grubu, depolanmış yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın salımı yapılana buğday tarlalarındaki emgi oranları diğer grubu oluşturduğu tespit edilmiştir. Son grupta ise kontrol olarak sayımları yapılan Kumluca köyün buğday tarlasındaki emgi oranları sayıları oluşturduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.29) Açılma Oranları (%) Taze Yum Taze Yum. Dep. Yum. Dep. Yum T. semistriatus T. festiva T. semistriatus T. festiva Yumurta Türleri Açılan Yumurta Sayısı (%) Açılmayan Yumurta saysıs (%) Şekil Salımı yapılan depolanmış ve taze yumurtaların 2007 yılında açılma oranları 119

140 Taze ve depolanmış yumurtaların doğa şartlarında açılma oranlarının belirlenmesi için 25 adet salım çantacığı toplanarak binoküler altında açılıp açılmadığı kontrol edilmiştir yılında T. semistriatus ile parazitli taze yumurtaların salımı yapıldığı Başkaracaören köyünden toplanan 560 adet süne yumurtasının 450 tanesininin açıldığı 110 tanesinin ise açılmadığı belirlenmiştir. Açılan yumurtalar % olurken açılmayan yumurtaların oranı % olduğu tespit edilmiştir. T. festiva ile parazitli taze süne yumurtalarının salımı yapıldığı Gölhöyük köyünde 430 tane yumurtanın açılmasına rağmen 130 yumurtanın açılmadığı saptanmıştır. Gölhöyük köyünde yumurtaların açılma oranları % 76.78, açılmayan yumurtaların oranı ise % olduğu tespit edilmiştir. Depolanmış yumurtalardan T. semistriatus ile parazitli yumurtaların açılma oranları % (390 adet yumurta) olarak tespit edilirken, açılmayan yumurtaların oranı % (170 adet yumurta) olduğu saptanmıştır. Depolanmış yumurtalardan T. festiva ile parazitli olan yumurtalarda 348 tanesinin açıldığı (% 62.14), 212 tanesinin ise açılmadığı (% ) tespit edilmiştir (Şekil 4.40). 80 Açılma Oranları (%) Taze Yum Taze Yum. Dep. Yum. Dep. Yum T. semistriatus T. festiva T. semistriatus T. festiva Yumurta Türleri Açılan Yumurta Sayısı (%) Açılmayan Yumurta saysıs (%) Şekil Salımı yapılan depolanmış ve taze yumurtaların 2008 yılında açılma oranları 120

141 İkinci yıl çalışmalarında, T. semistriatus ile parazitli taze yumurtaların toplanan 560 adet süne yumurtasının 442 tanesininin açıldığı 118 tanesinin ise açılmadığı belirlenmiştir. Açılan yumurtalar % 78.90, açılmayan yumurtaların oranı % olarak tespit edilmiştir. T. festiva ile parazitli taze süne yumurtalarının 427 tane yumurtanın açılmasına rağmen 133 yumurtanın açılmadığı belirlenmiştir. Yumurtaların açılma oranları % 76.25, açılmayan yumurtaların oranı ise % olduğu tespit edilmiştir. Depolanmış yumurtalardan T. semistriatus ile parazitli yumurtaların açılma oranları % (378 adet yumurta) olarak tespit edilirken, açılmayan yumurtaların oranı % (182 adet yumurta) olduğu saptanmıştır. Depolanmış yumurtalardan T. festiva ile parazitli olan yumurtalarda 336 tanesinin açıldığı (% 60), 224 tanesinin ise açılmadığı (% 40) belirlenmiştir (Şekil 4.41). Farklı sıcaklıklarda 4 ay depolanan yumurtalarda kitle üretimi yapılan T. semistriatus ve T. festiva nın salım etkinlikleri, süne nimf sayıları ve buğday örneklerindeki emgi oranları birlikte değerlendirildiğinde, depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva parazitoitlerinin etkinlikleri, taze yumurtalara oranla daha düşük, ancak salım yapılmayan alanlara göre ise daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Salım etkinlikleri arasındaki bu farka depolanan yumurtaların oarazitlenme oranları ile parazitoitin çıkış oranlarının önemi etkidinin olduğu düşünülmektedir. Benzer şekilde, depolanan yumurtalardan kitle üretimi yapılan T. semistriatus ve T. festiva parazitoitlerinin etkinliğine bağlı olarak süne nimf ve emgi oranlarında değiştiği belirlenmiştir. Bu nedenle süne yumurta parazitoitlerinin kitle üretiminde kullanılacak yumurtaların mümkün olduğu kadar kısa sürede depolanması salım etkinliğini artıracağı kanısına varılmıştır. İslamoğlu ve ark. (2008) süne yumurta parazitoidlerinden T. semistriatus kitle üretimi ve doğal şartlarda etkinliklerini belirlenmek için İstanbul, Bursa, Kırklareli, Konya, Gaziantep ve Kahramanmaraş illerinde yapmış oldukları çalışmalarda, T. semistriatus un etkinliği % 9.09 ile % oranında değiştiği belirlenmiştir. Salım yapılan alanlardan elde edilen parazitli yumurtalardaki T. semistriatus un oranı İstanbul da % 54.54, Bursa da 78.26, Kırklareli nde 77.27, Konya da 72.72, Gaziantep te 52.38, Kahramanmaraş ta olduğu tespit etmişlerdir. Salım yapılmayan alanlardaki T. semistriatus un oranlarını ise sırasıyla, % 33.33, 58.82, 121

142 50.00, 44.44, ve olarak saptamışlardır. Salım yapılan alanlardan alınan buğday örneklerindeki emgi oranlarını İstanbul da % 0.40, Bursa da 0.30, Kırklareli nde 0.70, Konya da 0.50, Gaziantep te 0.70, Kahramanmaraş ta 0.80, salım yapılmayan alanlardaki emgi oranlarını ise sırasıyla, % 1.10, 1.20, 0.90, 1.30, 1.60, 1.50 olduğunu belirlemişlerdir. Güneydoğu Anadolu'da yapılan diğer bir çalışmada, hububat tarlalarında kışlamış süne ergin yoğunluğunun 1.5 adet/m 2 birey olduğunda Trissolcııs spp. tarafından parazitlenme oranının süne yumurtlama peryodunun başlangıcında % 10, sonuna doğru ise % 86'ya ulaştığını bildirmişlerdir (Şimşek ve Yaşarakıncı 1989). Rosca ve ark. (1996), Romanya'da doğal parazitlenmenin % 61.5 olan bir alanda ilaçlama yapıldıktan 24 saat sonra parazitlenmenin % 6.5 ve 72 saat sonra ise % 28.4 oranına düştüğünü. ilaçlama yapılmayan alanda ise parazitlenmenin % 64.8 oranında iken 24 saat sonra % 59.9 ve 72 saat sonra ise % 76.8 oranına ulaştığını belirlemişlerdir. Javahery (1969), İran'da ilaçlanmamış tahıl alanlarında Telenomus spp. ve Trissolcus spp. 'nin % 95 parazitlenmeyi sağladıklarını m 2 'de iki ile dört adet kışlamış süne bulunan tarlalara hektara T. semistriatus'un salınarak mücadele edildiğini, bir yıl önce 100 milyon parazitoid üretilerek salım yapıldığını bildirmiştir (Vardaroğlu 1954). Zomorrodi (1959), İran'da süne ile biyolojik mücadele yöntemi Microplıallurus semistriatııs (Nees) ve M. vassilievi (Mayr) kullanılarak yapıldığını, 1955 yılında kg kışlamış olan süne kullanılarak Isfahan'da 207 milyon parazitoid üretildiğini ve kışlamış ergin sayısı m 2 'de bir olan alanlarda hektara parazitoid salınması ile parazitlenme oranının % 60-90'a ulaşarak salım yapılmayan alanlara oranla zarar oluşmadığını bildirmiştir. Martin ve ark. (1969), Isfahan bölgesinde 1963 yılında sünenin biyolojik mücadelesinde T. semistriatus ve T. grandis'in lokal bölgede zararlının popülasyon yoğunluğu dikkate alınarak m 2 de bir adet kışlamış süne yoğunluğu bulunan tarlaya hektara bireyinin periyodik olarak salındığını ve olumlu sonuç alındığını belirtmişlerdir. Tarla ve Kornoşor (2003), salım yapılan buğday tarlalarında salım yoğunluğuna bağlı olarak süne yumurtalarında % oranında parazitlenme artmıştır. Bir dekar buğday tarlasına 1950 adet T. semistriatus ile parazitlenmiş süne yumurtaları salınmasıyla birinci dölde % 8 16 oranında artış olduğu belirlenmiştir. 122

143 4.5. Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Doğadan Toplanan Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihlerinin Belirlenmesi Doğadan toplanan Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Doğadan toplanan T. semistriatus lara E. integriceps x D. baccarum, E. integriceps x E. ornatum, E. integriceps x A. rostrata, D. baccarum x E. ornatum, D. baccarum x A. rostrata, E. ornatum x A. rostrata yumurta grupları ikili olarak sunulmuş ve parazitlenme durumları Şekil 4.42 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Doğadan toplanan Trissolcus semistriatus un ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.42 e göre, E. integriceps x D. baccarum yumurta grubunda E. integriceps yumurtalarında 136 D. baccarum yumurtalarında 28 adet olmak üzere toplam 164 yumurtanın parazitlendiği belirlenmiştir. E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 83 olurken, D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı 123

144 % 17 olduğu saptanmıştır. E. integriceps x E. ornatum yumurtalarının oluşturduğu ikili grupta 156 adet yumurtanın parazitlenmiş, bunlardan 145 tanesinin (% 93) E. integriceps yumurtası, 11 tanesinin (% 7) ise E. ornatum yumurtası olduğu saptanmıştır. T. semistriatus un, E. integriceps x A. rostrata yumurtalarının birlikte verildiği grupta, 128 adet E. integriceps yumurtasını parazitlenirken, 26 adet A. rostrata yumurtasının parazitlendiği saptanmıştır. E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 83, A. rostrata yumurtalardaki parazitlenme oranı % 17 olduğu belirlenmiştir.d. baccarum x E. oranatum yumurta grubunda toplam 500 yumurtadan 138 yumurtanın parazitlendiği belirlenmiştir. Bunun 116 tanesi D. baccarum (% 84), 22 tanesinin ise (% 16) E. ornatum yumurtası olduğu saptanmıştır. D. baccarum x A. rostrata grubunda toplam 136 adet yumurta parazitlenmiş bunlardan 84 tanesinin (% 62) D. baccarum 52 tanesi (% 38), A. rostrata yumurtası olduğu belirlenmiştir. Son ikili grubu A. rostrata x E. ornatum yumurtaları oluşturmuştur. % 81 oranında A. rostrata yumurtaları parazitlenirken % 19 oranında E. oranatum yumurtalarının parazitlendiği tespit edilmiştir. Doğadan elde edilen T. semistriatus un yumurta tercihlerinin belirlenmesin için, E. integriceps x D. baccarum x E. orantum, E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata, E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata ve D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata üçlü yumurta grupları oluşturularak denemeye alınmıştır. Üçlü yumurta grubundaki parazitlenme oranları Şekil 4.43 de verilmiştir. Buna göre, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum yumurta grubunda 157 adet yumurta parazitlendiği görülmüş, bunlardan 132 tanesi E. integriceps yumurtası olup, parazitlenme oranının % 84 olduğu tespit edilmiştir. D. baccarum yumurtalarında % 16 (25 adet yumurta), E. ornatum yumurtalarında ise parazitlenmenin olmadığı belirlenmiştir. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata yumurta grubunda en yüksek parazitlenme % 76 oranını ile (113 adet yumurta) E. integriceps yumurtalarında olduğu belirlenmiştir. % 17 oranında (25 adet yumurta) D. baccarum yumurtaları parazitlenirken E. ornatum yumurtalarında % 7 (10 adet yumurta) oranında bir parazitlenmenin olduğu tespit edilmiştir. 124

145 E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Doğadan toplanan Trissolcus semistriatus ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata grubunda en düşük parazitlene 10 adet yumurtanın parazitlenmesi (% 7) ile E. ornatum yumurtalarında olduğu görülmüştür. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 17 (24 yumurta) olurken E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranının % 76 (109 yumurta) olarak belirlenmiştir. Son grupta yer alan D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarında en yüksek parazitlenme oranı % 63 (76 adet) ile D. baccarum da olduğu saptanmıştır. Bunu % 37 (45 adet) ile A. rostrata yumurtaları izlerken E. ornatum yumurtalarında parazitlenme tespit edilmemiştir. Son grupta yer alan D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarında en yüksek parazitlenme oranı % 63 ( 76 adet) ile D. baccarum da olduğu saptanmıştır. Bunu % 37 (45 adet) ile A. rostrata yumurtaları izlerken E. ornatum yumurtalarında parazitlenme tespit edilmemiştir (Şekil 4.43). 125

146 E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte bulunduğu gruptaki doğadan elde edilen T. semistriatus un parazitleme oranları Şekil 4.44 de verilmiştir E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Doğadan toplanan Trissolcus semistriatus ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.44 incelendiğinde, en yüksek parazitlenme % 74 (115 adet yumurta) ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken bunu % 19 (29 adet yumurta) parazitlenme oranı ile D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 7 (11 adet yumurta) olarak saptanırken E. ornatum yumurtalarında parazitlenme saptanmamıştır (Çizelge 4.44). Doğadan toplanan kışlamış T. semistriatus un farklı konukçu yumurta tercihi değerlendirildiğinde, gerek parazitleme oranları ve gerekse de yapılan istatistikî analiz sonuçlarında, en yüksek parazitlenme oranının E. integriceps yumurtalarında olduğu saptanmıştır. D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı E. integriceps yumurtalarındaki parazitleme oranına göre daha düşük ancak A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranına göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranlarının E. integriceps ve D. baccarum yumurtalarına oranla düşük olduğu tespit edilirken, en düşük parazitlenmenin ise E. ornatum yumurtalarında olduğu saptanmıştır. 126

147 Doğadan toplanan Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Erken ilkbaharda doğadan elde edilen T. festiva lara ikili gruptan oluşan E. integriceps, D. baccarum, E. ornatum ve A. rostrata yumurtaları sunulmuştur. Elde edilen sonuçlar Şekil 4.45 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D.baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Doğadan toplanan Trissolcus festiva ların ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları E. integriceps x D. baccarum ikili yumurta grubunda 250 E. integriceps yumurtalarında 95, 250 D. baccarum yumurtalarında ise 52 adet olmak üzere toplam 147 yumurtanın parazitlendiği belirlenmiştir. E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 65 olurken D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 35 olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x E. ornatum yumurtalarının birlikte verildiği ortamda, parazitlenen 153 adet yumurtanın 130 tanesinin (% 85) E. integriceps yumurtası, 23 tanesinin (% 15) ise E. ornatum yumurtası olduğu saptanmış belirlenmiştir. E. integriceps x A. rostrata yumurta grubunda 95 adet süne, 38 adet A. rostrata yumurtasının parazitlenmiş ve E. integriceps yumurtalarındaki 127

148 parazitlenme oranı % 71, A. rostrata yumurtalardaki parazitlenme oranının % 29 olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.45). D. baccarum x E. oranatum yumurtalarında 126 adet yumurtada parazitlenme tespit edilmiştir. Bunlardan 107 tanesi D. baccarum (% 85), 19 tanesinin ise (% 15) E. ornatum yumurtası olduğu saptanmıştır. D. baccarum x A. rostrata yumurtalarında % 67 (88 adet) D. baccarum yumurtaları parazitlenirken % 33 (44 adet) oranında A. rostrata yumurtalarının parazitlendiği tespit edilmiştir. A. rostrata x E. ornatum yumurtalarında toplam 115 adet yumurta parazitlendiği belirlenmiştir. E. ornatum yumurtalarının % 30 (34 adet), A. rostrata yumurtalarının ise % 70 (81 adet) oranında parazitlendiği tespit edilmiştir (Şekil 4.45). Doğadan elde edilen T. festiva nın yumurta tercihlerinin belirlenmesi için üçlü yapılan gruplarında parazitlenme oranı Şekil 4.46 da verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Doğadan toplanan Trissolcus festiva ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları 128

149 Çizelge 4.46 ya göre, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum yumurta grubunda 153 adet yumurtanın parazitlendiği, bunlardan 85 (% 56 ) tanesinin süne, 61 tanesinin D. baccarum (% 40) 7 tanesinin (% 4) ise E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata yumurta grubunda % 46 parazitlenme oranı ile E. integriceps yumurtaları en yüksek parazitlenmeyi sağlarken bunu, % 38 ile D. baccarum yumurtalarının izlediği A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranının ise % 16 belirlenmiştir. Parazitlenen yumurta sayıları ise sırasıyla 62, 50 ve 21 adet olduğu saptanmıştır. E. integriceps x E. ornatun x A. rostrata grubunda en yüksek paraitlenme % 62 oranı ile (84 adet yumurta) E. integriceps yumurtalarında olduğu bunu % 34 oranında (46 adet yumurta) ile A. rostrata yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. E. ornatum yumurtalarında ise % 4 (5 adet) oranında bir parazitlenme görülmüştür (Şekil 4.46). Son grupta yer alan D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata da ise en yüksek parazitlenme oranı % 57 ile D. baccarum yumurtalarında olduğu gözlenmiştir. Bunu % 37 ile A. rostrata yumurtaları izlerken E. ornatum yumurtalarında % 6 oranında bir parazitlenme tespit edilmemiştir. D. baccarum yumurtalarında 72, A. rostrata yumurtalarında 47 ve E. ornatum yumurtalarında ise 8 adet yumurtanın parazitlendiği belirlenmiştir (Şekil 4.46). Doğadan toplanan T. festiva nın E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurta grubundaki parazitleme oranları Şekil 4.47 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E.ornatum A. rostrata Şekil Doğadan toplanan Trissolcus festiva ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları 129

150 Şekil 4.47 i incelendiğinde, en yüksek parazitlenme % 50 oranı ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken bunu % 26 ile D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarında % 17, E. ornatum yumurtalarında ise % 7 oranında parazitlenmenin olduğu saptanmıştır. Parazitlenen yumurta sayıları ise sırasıyla 67, 34, 9, 23 olarak belirlenmiştir. Doğadan toplanan kışlamış T. festiva ın farklı konukçu yumurta tercihi değerlendirildiğinde, en yüksek parazitlenme oranının E. integriceps yumurtalarında olduğu bunu D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranları E. integriceps ve D. baccarum yumurtalarından düşük ve E. ornatum yumurtalarındaki parazitlenme oranlarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. En düşük parazitlenme E. ornatum yumurtalarında olduğu tespit edilmiştir. Kışlaklardan toplanan T. semistriatus ve T. festiva nın yumurta tercihleri karşılaştırıldığında, E. integriceps yumurtaları ile diğer pentatomit yumurtalarının birlikte verildiği gruplarda T. semistriatus un öncelikle E. integriceps yumurtalarını, E. integriceps yumurtalarının olmadığı gruplarda D. baccarum ve A. rostrata yumurtalarını parazitledikleri görülmüştür. T. festiva da bu ayrım T. semistriatus da görüldüğü kadar net olmamakla birlikte, T. festivanın da benzer özellik gösterdiği gözlenmiştir. Her iki parazitoit türünde de E. ornatum yumurtalarının parazitlenme oranları en düşük düzeyde olduğu ve tercih edilmediği belirlenmiştir. Nitekim Kıvan ve Kılıç (2004b) yılında yapmış oldukları çalışmada, E. integriceps, D. baccarum, Graphosoma lineatum, E. ornatum ve Holcostethus vernalis yumurtalarında T. semistriatus un yumurta tercihinin belirlenmesi için her yumurta türünden 50 adet yumurtayı 9x9x 12.5 ebatlarında plastik bir kaba yerleştirmiş ve her 10 yumurtaya 1 dişi birey gelecek şekilde T. semistriatus salımı yapmıştır. E. integriceps yumurtalarında % 90, D. baccarum yumurtalarında % 80, G. lineatum yumurtalarında % 82.5, H. vernalis yumurtalarında % 86.5, E. ornatum yumurtalarında ise % 28.5 oranında bir parazitleme tespit ettiğini bildirmişlerdir. 130

151 4.5.2 Farklı Konuçlulardan Elde Edilen Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva nin Yumurta Tercihinin Belirlenmesi Farklı konukçulardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın yumurta tercihlerinin belirlenmesi için, doğadan toplanan T. semistriatus ve T. festiva yumurta parazitoitlerine 16 x 0.5 cm boyutunda cam tüplere alınmış ve beslenmeleri için. Su ile sereltilmiş bal verilmiştir. T. semistriatus ve T. festiva lara ayrı ayrı 5 er paket E. integriceps, D. baccarum, E. ornatum ve A. rostrata yumurtaları verilmiş ve parazitlenmeleri sağlanmıştır. Parazitlenen yumurtalardan parazitoitler çıkıncaya kadar 26 ±5 C ve % nem içeren inkubatorlarda tutulmuştur Farklı Konukçulardan Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (1). Eurygaster integriceps Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi E. integriceps yumurtalarından elde edilen T. semistriatus un E. integriceps x D. baccarum, E. integriceps x E. ornatum, E. integriceps x A. rostrata, D. baccarum x E. ornatum, D. baccarum x A. rostrata ve E. ornatum ve A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı Şekil 4.48 de verilmiştir. Şekil 4.48 nin incelendiğinde E. integriceps x D. baccarum ikili yumurta grubunda, 125 adet süne, 38 adet D. baccarum yumurtası parazitlenmiş ve parazitlenme oranları sırasıyla % 77 ve % 23 olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x E. ornatum yumurta gurubunda parazitlenen toplam 169 yumurtanın % 95 (161 adet) inin E. integriceps, % 5 (8 adet) nin ise E. ornatum yumurtaları olduğu saptanmıştır. E. integriceps x A. rostrata grubunda parazitlenen toplam 155 adet yumurtanın 130 (% 84) tanesinin E. integriceps 25 (% 16) tanesinin ise A. rostrata yumurtası olduğu tespit edilmiştir. D. baccarum x E. ornatum yumurtalarının bulunduğu grupta 115 adet E. integriceps 11 adet E. ornatum yumurtası olmak üzere toplam 126 adet yumurta parazitlendiği tespit edilmiştir. Parazitlenme oranları sırasıyla % 91 ve % 9 olduğu saptanmıştır (Şekil 4.48). 131

152 E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları D. baccarum x A. rostrata ikili grubunda 90 (% 64) tanesinin D. baccarum, 51 (% 36) tanesi A. rostrata yumurtasının parazitlendiği belirlenmiştir. İkili yumurtalardaki son grupta yer alan E. ornatum x A. rostrata yumurtalarında parazitlenme oranı E. ornatum yumurtalarında % 15, A. rostrata yumurtalarında % 85 olduğu tespit edilmiştir. Parazitlenen yumurta sayıları sırasıyla 16 ve 93 tespit edilmiştir (Şekil 4.48). E. integriceps yumurtalarından elde edilen T. semistriatus un yumurta tercihlerinin belirlenmesi için yapılan üçlü gruplandırmada elde edilen veriler Şekil 4.49 de verilmiştir. Şekil 4.49 incelendiğinde, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum grubunda 150 adet yumurta parazitlemiş, bunlardan 96 tanesi (% 64) süne, 54 tanesi (% 36) D. baccarum yumurtası olduğu tespit edilmiştir. E. ornatum yumurtalarında ise, parazitlenme olmadığı saptanmıştır. 132

153 E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata grubunda en yüksek parazitlenme % 64 oranı ile (93 adet yumurta) E. integriceps yumurtalarında olduğu bunu, % 29 oranı ile (42 adet yumurta) ile D. baccarum yumurtalarının izlediği, A. rostrata yumurtalarında ise % 7 (10 adet yumurta) oranında bir parazitlenmenin olduğu tespit edilmiştir. E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata grubunda, A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 15 (132 adet) olurken E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranının % 85 (15 adet) olduğu belirlenmiştir. E. ornatum yumurtalarında bir parazitlenmenin olmadığı görülmüştür. Son grupta yer alan D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarında ise, en yüksek parazitlenme oranı % 65 ile D. baccarum da yumurtalarında gözlenmiştir. Bunu % 28 ile A. rostrata yumurtaları izlerken E. ornatum yumurtalarında % 7 oranında bir parazitlenme tespit edilmemiştir. Parazitlenen yumurta sayıları ise sırasıyla 81,35 ve 9 olarak saptanmıştır (Şekil 4.49). 133

154 E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte bulunduğu ortamlarda T. semistriatus un parazitleme oranları Şekil 4.50 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Buna göre, en yüksek parazitlenme % 63 ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken bunu % 30 oranı ile D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarında % 7 oranında bir parazitlenme tespit edilirken E. ornatum yumurtalarında parazitlenmenin olmadığı saptanmıştır (Şekil 4.50) (2). Dolycoris baccarum Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi D. baccarum yumurtalarından elde edilen T. semistriatus un E. integriceps x D. baccarum, E. integriceps x E. ornatum, E. integriceps x A. rostrata, D. baccarum x E. ornatum, D. baccarum x A. rostrata ve A. rostrata x E. ornatum gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.51 de verilmiştir. E. integriceps x D. baccarum yumurtalarının birlikte verildiği grupta, toplam 161 adet yumurta parazitlendiği, bunlardan 134 tanesinin süne, 27 tanesi ise D. baccarum yumurtası olduğu tespit 134

155 edilmiştir. E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 83, D. baccarum yumurtalardaki parazitlenme oranı % 17 belirlenmiştir (Şekil 4.51). E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları E. integriceps x E. ornatum yumurtalarının oluşturduğu grupta 145 adet yumurta parazitlendiği belirlenmiştir. E. integriceps yumurtalarında % 85 (124 adet) E. ornatum yumurtalarında % 15 (21 adet) yumurta parazitlendiği saptanmıştır. E. integriceps x A. rostrata yumurta grubunda parazitlenen toplam 153 adet yumurtadan 127 tanesi E. integriceps yumurtası, 26 tanesi ise A. rostrata yumurtası olduğu saptanmıştır. Parazitlenme oranları sırasıyla % 83 ve % 17 olduğu tespit edilmiştir.d. baccarum x E. oranatum yumurtalarının birlikte sunulduğu bu grupta toplam 500 yumurtadan 115 adet yumurtada parazitlenmiş, bunlardan 87 tanesinin D. baccarum (% 87), 15 tanesinin ise (% 13) E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir.d. baccarum x A. rostrata yumurtalarında toplam 122 adet yumurtanın parazitlendiği, D. baccarum yumurtalarının % 73 (89 adet yumurta), E. ornatum yumurtalarnın ise % 27 (33 adet yumurta) oranında bir parazitlenme tespit edilmiştir (Şekil 4.51) 135

156 Son ikili grubu A. rostrata x E. ornatum yumurtaları oluşturmuştur. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 91 olarak tespit edilirken E. oranatum yumurtalarında % 9 oranında parazitlenme tespit edilmiştir. Parazitlenen yumurta sayıları sırasıyla 91 ve 9 adet olduğu saptanmıştır (Şekil 4.51). E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları T. semistriatus un üçlü yumurta gruplarındaki tercihleri Şekil 4.52 de verilmiştir. Buna göre, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum yumurta grubunda 114 tanesi süne, 37 adet D. baccarum yumurtası olmak üzere toplam 151 adet yumurta parazitlenmiştir. Parazitlenme oranları, E. integriceps yumurtalarında % 75 D. baccarum yumurtalarında % 25 olduğu tespit edilmiştir. E. ornatum yumurtalarında parazitlenmenin olmadığı belirlenmiştir (Şekil 4.52). E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata yumurta grubunda en yüksek parazitlenme % 64 (64 adet yumurta) oranı ile E. integriceps yumurtalarında olduğu 136

157 bunu % 29 (44 adet yumurta) oranıyla D. baccarum yumurtalarının izlediği saptanmıştır. E. ornatum yumurtalarında ise, % 7 (11 adet yumurta) oranında parazitlenmenin olduğu saptanmıştır. E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata yumurta grubunda E. ornatum yumurtalarında parazitlenme olmadığı, A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 15, E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranını % 85 olduğu belirlenmiştir. Parazitlenen yumurta sayısı sırasıyla 140 ve 25 adet olduğu tespit edilmiştir. Son grupta yer alan D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata grubunda ise, en yüksek parazitlenme oranı % 74 (87 adet yumurta) ile D. baccarum yumurtalarında olduğu gözlenmiştir. Bunu % 26 (30 adet yumurta) ile A. rostrata yumurtaları izlerken E. ornatum yumurtalarında parazitlenmenin olmadığı tespit edilmemiştir (Şekil 4.52). E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte bulunduğu dörtlü grupta parazitleme oranları Şekil 4.53 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen elde edilen Trissolcus semistriatus ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.53 ün incelenmesinde, en yüksek parazitlenme % 69 ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken bunu % 25 oranı ile D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalrında % 5 oranında bir parazitlenme tespit edilirken E. ornatum yumurtalarında herhangi bir parazitlenme tespit edilmemiştir. 137

158 (3). Eurydema ornatum Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi E. ornatum yumurtalarından elde edilen T. semistriatus un E. integriceps x D. baccarum, E. integriceps x E. ornatum, E. integriceps x A. rostrata, D. baccarum x E. ornatum, D. baccarum x A. rostrata ve A. rostrata x E. ornatum gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.54 te verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata E. ornatum A. rostrata Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.54 ün incelenmesinde, E. integriceps x D. baccarum ikili grubunda parazitlenen 169 yumurtadan % 64 ünün (109 adet yumurta) E. integriceps yumurtası, % 36 sının ( 60 adet yumurta) ise, D. baccarum yumurtası olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x E. ornatum yumurta grubunda 163 (% 94) süne, 10 (% 6) E. ornatum yumurtası olmak üzere toplam 173 adet yumurta parazitlendiği saptanmıştır. E. integriceps x A. rostrata grubunda 84 adet E. integriceps yumurtası, 16 adet A. rostrata yumurtası parazitlenmiştir. Parazitlenme oranları 138

159 sırasıyla % 84 ve % 16 oranında olduğu tespit edilmiştir. D. baccarum x E. ornatum yumurta grubunda, % 83 oranında (100 adet yumurta) D. baccarum yumurtaları parazitlenirken % 17 oranında (20 adet yumurta) E. ornatum yumurtalarının parazitlendiği belirlenmiştir. D. baccarum x A. rostrata yumurta grubunda % 69 D. baccarum yumurtaları (84 adet yumurta), % 31 A. rostrata yumurtaları (37 adet yumurta) parazitlendiği saptanmıştır. A. rostrata x E. ornatum yumurtalarında toplam 113 adet yumurtanın parazitlendiği bunun 95 tanesinin A. rostrata, 16 tanesinin ise E. ornatum yumurtası olduğu saptanmıştır. Parzitlenme oranları sırasıyla % 84 ve % 16 tespit edilmiştir (Şekil 4.54). E. ornatum yumurtalarından elde edilen T. semistriatus ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitlenme oranları Şekil 4.55 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları 139

160 E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum üçlü grubunda en yüksek parazitlenme % 65 (98 yumurta) ile E. integriceps yumurtalarında olmuştur. Bunu % 28 (42 yumurta) parazitlenme oranıyla D. baccarum yumurtaları izlemiş ve en düşük parazitlenme oranı % 7 (10 yumurta) ile E. ornatum yumurtalarında olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata grubunda en düşük parazitlenme oranı % 26 ile A. rostrata yumurtalarında olurken bunu % 27 ile D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. En yüksek parazitlenme ise E. integriceps yumurtalarında görülmüş ve parazitlenme oranının % 47 olduğu saptanmıştır. 72 adet E. integriceps, 41 D. baccarum 39 A. rostrata yumurtalarının parazitlendiği saptanmıştır (Şekil 4.55). E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarında toplam 151 adet yumurta parazitlendiği bunun 121 tanesinin (% 80 ) E. integriceps yumurtası, 21 tanesinin A. rostrata yumurtası ( % 14) ve 9 tanesinin ise E. ornatum yumurtası (%6) olduğu belirlenmiştir. D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata grubunda, D. baccarum yumurtaları % 71 oranında parazitlenirken A. rostrata yumurtalarının ise % 20 oranında parazitlendiği belirlenmiştir. En düşük yumurta parazitlenmesi E. ornatum yumurtalarında görülmüş ve parazitlenme oranının % 9 olduğu tespit edilmiştir. D. baccarum yumurtalarında 71 adet, E. ornatum yumurtalarında 9 adet, A. rostrata yumurtalarında ise 20 adet yumurtada parazitlenme olduğu saptanmıştır (Şekil 4.55). E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte verildiği dörtlü grupta toplam 167 adet yumurta parazitlenmiştir. Parazitlenen bu yumurtalardan 97 tanesinin (% 58) E. integriceps yumurtası olduğu belirlenmiştir. D. baccarum yumurtalarında 32 adet (% 19), A. rostrata yumurtalarında % 23 (38 adet yumurta) parazitlenme tespit edilirken E. ornatum yumurtalarında bir parazitlenmenin olmadığı belirlenmiştir (Şekil 4.56). E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte verildiği dörtlü grupta toplam 167 adet yumurta parazitlenmiştir. Parazitlenen bu yumurtalardan 97 tanesinin (% 58) E. integriceps yumurtası olduğu belirlenmiştir. D. baccarum yumurtalarında 32 adet (% 19), A. rostrata yumurtalarında % 23 (38 140

161 adet yumurta) parazitlenme tespit edilirken E. ornatum yumurtalarında bir parazitlenmenin olmadığı belirlenmiştir (Şekil 4.56). E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları (4). Aelia rostrata Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus semistriatus un Yumurta Tercihinin Belirlenmesi A. rostrata yumurtalarından elde edilen T. semistriatus ların yumurta tercihinin belirlenmesi amacıyla, farklı konukçulardan elde edilen yumurtalar E. integriceps x D. baccarum, E. integriceps x E. ornatum, E. integriceps x A. rostrata, D. baccarum x E. ornatum, D. baccarum x A. rostrata ve A. rostrata x E. ornatum gruplar halinde parazitoite sunulmuştur. Elde edilen veriler çizelge 4.57 da verilmiştir. E. integriceps x D. baccarum ikili yumurta grubunda 250 E. integriceps yumurtalarında 119, 250 D. baccarum yumurtalarında ise 38 adet olmak üzere toplam 157 yumurtanın parazitlendiği belirlenmiştir. E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranım % 76 olurken D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 24 olduğu saptanmıştır. E. integriceps x E. ornatum yumurtalarının birlikte verildiği ortamda, parazitlenen 160 adet yumurtanın 141 tanesinin (% 88) E. integriceps yumurtası, 19 tanesinin (% 12) ise E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x A. rostrata yumurtalarında 140 adet E. integriceps 141

162 yumurtası parazitlenirken 24 adet A. rostrata yumurtasının parazitlendiği belirlenmiştir. E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 85, A. rostrata yumurtalardaki parazitlenme oranı % 15 oranında olduğu saptanmıştır (Şekil 4.57) E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus un ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları D. baccarum x E. oranatum yumurtalarının olduğu grupta toplam 500 yumurtadan 134 adet yumurtada parazitlenme tespit edilmiştir. Bunun 113 tanesi D. baccarum (% 84), 21 tanesinin ise (% 16) E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. D. baccarum x A. rostrata yumurtalarında % 72 D. baccarum yumurtaları parazitlenirken % 28 oranında A. rostrata yumurtalarının parazitlendiği belirlenmiştir. Parazitlenen yumurta sayısı sırasıyla 89 ve 34, olduğu saptanmıştır. İkili grubun son grubu E. ornatum x A. rostrata olmuştur. Toplam 118 adet yumurtanın parazitlendiği bu grupta E. ornatum yumurtalarının % 17 (20 adet), A. rostrata yumurtalarnın ise % 83 (98 adet) parazitlendiği belirlenmiştir (Şekil 4.57). 142

163 A. rostrata yumurtalarından elde edilen T. semistriatus ların E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum, E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata, E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata ve D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.58 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Buna göre, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatun grubunda en yüksek paraitlenme % 77 oranı ile (122 adet yumurta) E. integriceps yumurtalarında olduğu belirlenmiştir. % 16 oranında (25 adet yumurta) ile A. rostrata yumurtaları yer alırken E. ornatum yumurtalarında % 7 oranında bir parazitlenme görülmüştür. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata grubunda toplam 160 adet yumurta elde edilmiştir. Bunun % 68 parazitlenme oranı ile E. integriceps yumurtaları en yüksek parazitlenmeyi sağlarken bunu, % 24 oranında D. baccarum yumurtalarının izlediği 143

164 belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranının ise % 8 olduğu tespit edilmiştir. Parazitlenen yumurta sayıları ise sırasıyla 109, 38 ve 13 olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.58). E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata grubunda E. ornatum yumurtalarında herhangi bir parazitlenme tespit edilmemiştir. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 14 (21 yumurta) olurken E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranının % 86 (134 yumurta) olduğu belirlenmiştir. Son grupta yer alan D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata grubunda ise en yüksek parazitlenme oranı % 61 ile D. baccarum yumurtalarında olduğu gözlenmiştir. Bunu % 39 ile A. rostrata yumurtaları izlerken E. ornatum yumurtalarında parazitlenme tespit edilmemiştir (Şekil 4.58). E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus semistriatus ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte bulunduğu ortamda T. semistriatus un parazitleme durumları Şekil 4.59 da verilmiştir. Şekil 4.59 un incelenmesinde, en yüksek parazitlenme % 68 (102 yumurta) ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken bunu % 24 (37 yumurta) oranı ile D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarında % 8 (12 yumurta) oranında bir parazitlenme tespit edilirken E. ornatum yumurtalarında bir parazitlenmenin olmadığı saptanmıştır (Şekil 4.59). 144

165 Farklı Konukçulardan Elde Edilen Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi (1). Eurygaster integriceps Yumurtalarından Elde Edilen T. festiva nin Yumurta Tercihinin Belirlenmesi E. integriceps yumurtalarından elde edilen T. festiva nın E. integriceps x D. baccarum, E. integriceps x E. ornatum, E. integriceps x A. rostrata, D. baccarum x E. ornatum, D. baccarum x A. rostrata ve A. rostrata x E. ornatum gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.60 da verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Buna göre, E. integriceps x D. baccarum grubunda T. festiva nin E. integriceps yumurtalarındaki parazitleme oranı % 62 (103 adet yumurta), D. baccarum yumurtalarındaki parazitleme oranı ise % 38 (62 adet yumurta) olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x E. ornatum yumurtalarında toplam 158 adet yumurta parazitlenmiş bunu 122 tanesi (% 77) E. integriceps yumurtası, 36 tanesi (% 23) ise 145

166 E. ornatum yumurtası olduğu saptanmıştır. E. integriceps x A. rostrata yumurtalarında parazitlenen 155 yumurtanın % 67 si E. integricep syumurtası % 33 ü ise A. rostrata yumurtası olduğu saptanmıştır. Parazitlenen yumurta sayısı sırasıyla 104 ve 51 adet olarak tespit edilmiştir (Şekil 4.60). D. baccarum x E. ornatum gurubunda D. baccarum yumurtalarında 87 adet yumurta parazitlenmiş ve parazitlenme oranının % 69 olduğu belirlenmiştir. E. ornatum yumurtalarında ise 40 adet yumurta parazitlenerek % 31 oranında parazitlenmenin olduğu saptanmıştır (Şekil 4.60). E. integriceps D. baccarum E. ornatum D. baccarum E. ornatum A. rostrata E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları D. baccarum x A. rostrata grubunda toplam 120 adet yumurtanın parazitlendiği bunlardan 81 tanesinin D. baccarum, 39 tanesinin ise A. rostrata yumurtası olduğu tespit edilmiştir. Parazitlenme oranlarının ise sırasıyla % 68 ve % 32 olduğu saptanmıştır. Son ikili grup olan E. ornatum x A. rostrata grubunda E. ornatum yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 21 (23 yumurta) olurken A. rostrata 146

167 yumurtalarındaki parazitlenme oranının % 79 (85 yumurta) olduğu belirlenmiştir Süneden elde edilen T. festiva ların E. integriceps, D. baccarum, E. ornatum, ve A. rostrata, üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.61 de verilmiştir. Şekil 4.61 incelendiğinde, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum üçlü grubunda E. integriceps ve D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 46, E. ornatum yumurtalarında ise, % 8 olduğu belirlenmiştir Parazitlenen yumurta sayıları ise, sırasıyla 67, 66 ve 11 olarak tespit edilmiştir. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata grubunda en yüksek parazitlenme 67 yumurta (% 53) ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken D. baccarum yumurtalarında 40 (% 32), A. rostrata yumurtalarında ise, 19 (% 15) yumurtanın parazitlendiği saptanmıştır (Şekil 4.61). E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata grubunda toplam 146 adet yumurta parazitlenmiş bunun 104 tanesinin (%71) süne, 34 tanesinin A. rostrata (% 23), 8 tanesinin (% 6) ise, E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata üçlü gurubunda toplam 120 adet yumurtanın parazitlendiği, D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 53 (64 yumurta), A. rostrata yumurtalarında % 32 (38 yumurta), E. ornatum yumurtalarında ise % 15 (18 yumurta) olduğu saptanmıştır. E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata dörtlü grubunda en yüksek yumurta parazitlenmesi % 49 (72 adet yumurta) ile E. integriceps yumurtalarında olduğu belirlemiştir. Bunu % 29 ( 42 adet yumurta) ile D. baccarum, % 16 (24 yumurta) yumurtaları izlediği tespit edilmiştir. En düşük parazitlenmenin ise % 6 ( 8 adet yumurta) ile E. ornatum yumurtalarında oluğu saptamıştır (Şekil 4.61). E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata dörtlü grubunda en yüksek yumurta parazitlenmesi % 49 (72 adet yumurta) ile E. integriceps yumurtalarında olduğu belirlemiştir. Bunu % 29 ( 42 adet yumurta) ile D. baccarum, % 16 (24 yumurta) yumurtaları izlediği tespit edilmiştir. En düşük parazitlenmenin ise % 6 ( 8 adet yumurta) ile E. ornatum yumurtalarında oluğu saptamıştır (Şekil 4.62). 147

168 E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Eurygaster integriceps yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları (2). Dolycoris baccarum Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcusfestiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi D. baccarum yumurtalarından elde edilen T. festiva nın yumurta tercihlerinin belirlenmesi amacıyla, dört farklı konukçu yumurtası kullanılarak ikili gruplar oluşturulmuştur. İkili gruplardaki T. festiva nın parazitleme oranları Şekil 4.63 de verilmiştir. Şekil 4.63 incelendiğinde, E. integriceps x D. baccarum ikili grubunda E. integriceps yumurtalarında 104, D. baccarum yumurtalarında ise 54 olmak üzere toplam 158 adet yumurtanın parazitlendiği tespit edilmiştir. Parazitlenme oranları sırasıyla % 66 ve % 34 olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x E. ornatum grubunda toplam 144 parazitli yumurta elde edilmiş bunlardan 116 tanesinin E. integriceps yumurtası, 28 tanesinin ise E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. Parazitlenme oranları E. integriceps yumurtalarında % 81, E. ornatum yumurtalarında % 19 olduğu tespit edilmiştir. E. integriceps x A. rostrata yumurta grubunda parazitlenme oranları E. integriceps de % 66 (105 yumurta) olduğu belirlenirken A. rostratada % 34 (54 yumurta), olduğu saptanmıştır (Şekil 4.63). 148

169 E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları D. baccarum x E. ornatum yumurtalarının birlikte verildiği grupta toplam 128 adet parazitli yumurta tespit edilmiştir. Bunlardan 85 tanesinin (% 66) D. baccarum, 34 tanesinin ( % 34) ise E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. D. baccarum x A. rostrata yumurtalarında toplam 131 yumurta parazitlenmiş bunlardan 95 tanesinin D. baccarm, 36 tanesinin ise A. rostrata yumurtası olduğu belirlenmiştir. Bunlardaki parazitlenme oranları sırasıyla % 73 ve % 27, olduğu tespit edilmiştir. E. ornatum x A. rostrata grubunda E. ornatum yumurtalarında % 25 (26 adet yumurta), A. rostrata yumurtalarında % 75 (77 adet yumurta) oranında bir parazitlenme tespit edilmiştir. D. baccarum yumurtalarından elde edilen T. festiva nın üçlü yumurta grubundaki parazitlenme oranları Şekil 4.64 de verilmiştir. 149

170 E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.64 ün incelenmesinde, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum yumurta grubunda, E. integriceps yumurtalarında 87, D. baccarum yumurtalarında 41, E. ornatum yumurtalarında 19 tanesinin parazitlendiği, parazitlenme oranlarının ise, sırasıyla % 58, % 29, % 13 olduğu saptanmıştır. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata yumurta grubunda en yüksek parazitlenme oranının % 58 (85 yumurta) ile E. integriceps yumurtalarında olduğu, bunu % 28 (41 yumurta) parazitlenme oranıyla D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. En düşük parazitlenmenin ise % 14 (20 yumurta) parazitlenme oranıyla A. rostrata yumurtalarında gerçekleştiği saptanmıştır (Şekil 4.64). E. integriceps x E. oranatum x A. rostrata yumurta grubunda toplam 151 adet yumurta parazitlendiği, bunun 102 tanesinin E. integriceps yumurtası, 38 tanesinin A. rostrata yumurtası, 10 tanesinin ise E. ornatum yumurtası olduğu saptanmıştır. 150

171 Parazitlenme oranları süne de % 68, A. rostrata da % 25 ve E. ornatum da ise % 7 oranında olduğu tespit edilmiştir. D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurta grubunda, D. baccarum yumurtalarında % 67 (79 yumurta), A. rostrata yumurtalarında % 26 (31 yumurta) A. rostrata yumurtalarında % 7 (8 yumurta) oranında parazitlenme olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.64). E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Dolycoris baccarum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Dörtlü grubunda en yüksek yumurta parazitlenmesi 67 adet yumurta (% 48) ile E. integriceps yumurtalarında olduğu belirlemiştir. Bunu 39 adet yumurta (% 28) ile D. baccarum, 24 yumurta (% 17) ile A. rostrata yumurtaları izlediği belirlenmiştir. En düşük parazitlenmenin ise 9 adet yumurta (% 7) ile E. ornatum yumurtalarında oluğu tespit edilmiştir (3). Eurydema ornatum Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi E. ornatum yumurtalarından elde edilen T. festiva nın farklı konukçu yumurtalarındaki parazitleme oranları Şekil 4.66 da verilmiştir. 151

172 E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.66 nın incelenmesinde, E. integriceps x D. baccarum yumurtalarının birlikte verildiği grupta, T. festiva tarafından 98 adet süne, 54 adet D. baccarum yumurtasının parazitlendiği E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 64, A. rostrata yumurtalardaki parazitlenme oranının ise % 36 oranında olduğu tespit edilmiştir. E. integriceps x E. ornatum yumurta grubunda toplam160 adet yumurta parazitlendiği bunun 136 tanesinin (% 85) E. integriceps yumurtası, 24 tanesinin (% 15) ise E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x A. rostrata grubunda E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 65, A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 35 olduğu belirlenmiştir. Parazitlenen yumurta sayıları ise, sırasıyla 98 ve 53 adet olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.66). D. baccarum x E. oranatum yumurtalarının birlikte sunulduğu bu grupta 131 adet yumurtada parazitlenme tespit edilmiştir. Bunun 108 tanesi (% 82) D. baccarum, 23 tanesinin (% 18) ise E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. D. baccarum x A. rostrata yumurtalarında % 73 D. baccarum yumurtaları parazitlenirken % 27 oranında A. rostrata yumurtalarının parazitlendiği parazitlenen yumurta sayıları sırasıyla 93 ve 35 olduğu saptanmıştır. E. ornatum x A. rostrata 152

173 yumurta grubunda toplam 114 adet yumurtanın parazitlendiği D. baccarum yumurtalarının % 72 (82 adet), E. ornatum yumurtalarnın ise % 28 (32 adet) parazitlendiği belirlenmiştir (Şekil 4.66). E. ornatum yumurtalarından elde edilen T. festiva ların E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum, E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata, E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata ve D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.67 de verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Şekil 4.64 nin incelenmesinde, E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum grubuna 147 adet yumurtayı parazitlediği görülmüştür. Bunlardan 84 tanesi E. integriceps yumurtası olup parazitlenme oranının % 57 olduğu belirlenmiştir. D. baccarum yumurtalarında % 37 oranında bir parazitlenme olup 54 adet parazitli yumurtanın olduğu tespit edilmiştir. E. ornatum yumurtalarında ise 9 adet parazitli 153

174 yumurta tespit edilmiş olup parazitlenme oranının % 6 olduğu saptanmıştır. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata grubunda en yüksek paraitlenme % 58 oranındaki parazitlenme ile ( 85 adet yumurta) E. integriceps yumurtalarında olduğu bunu % 26 oranı (39 adet yumurta) ile D. baccarum yumurtalarının izlediği, A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranının ise, % 16 (23 adet yumurta) olduğu saptanmıştır (Şekil 4.67). E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata grubunda en düşük parazitlene 9 adet (% 6)yumurtanın parazitlenmesi ile E. ornatum yumurtalarında olduğu görülmüştür. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 25 (36 yumurta) olurken E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranının % 69 (101 yumurta) olduğu belirlenmiştir. Son grupta yer alan D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurta grubunda D. baccarum yumurtalarında % 58 (77 adet yumurta) A. rostrata yumurtalarında % 26 (35 adet yumurta), E. ornatum yumurtalarında ise, % 16 (21 adet yumurta) oranında parazitlenmenin olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.67). E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Eurydema ornatum yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte bulunduğu dörtlü grupta parazitleme oranları Şekil 27 de verilmiştir. Şekil 4.68 nin incelenmesinde, en yüksek parazitlenme % 48 ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken bunu % 28 oranı ile D. baccarum yumurtalarının 154

175 izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarında % 18 oranında bir parazitlenme tespit edilirken E. ornatum yumurtalarında % 6 oranında bir parazitlenme tespit edilmiştir. Parazitlenen yumurta sayıları ise sırası ile, 70, 41, 25 ve 9 adet olduğu saptanmıştır (4). Aelia rostrata Yumurtalarından Elde Edilen Trissolcus festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi A. rostrata yumurtalarından elde edilen T. festiva nın farklı konukçu yumurtalarındaki parazitlenme oranları Şekil 4.69 da verilmiştir. E. integriceps D. baccarum E. integriceps E. ornatum E. integriceps A. rostrata D. baccarum E. ornatum D. baccarum A. rostrata A. rostrata E. ornatum Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva nın ikili yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Buna göre, E. integriceps x D. baccarum ikili grubunda E. integriceps yumurtalarında 105, D. baccarum yumurtalarında ise 56 yumurtada parazitlenme tespit edilmiştir. Parazitlenme oranları sırasıyla % 65 ve % 35 olduğu belirlenmiştir. E. integriceps x E. ornatum grubunda toplam 161 parazitli yumurta elde edilmiş 155

176 bunlardan 119 tanesinin E. integriceps yumurtası, 42 tanesinin ise E. ornatum yumurtası olduğu, parazitlenme oranları ise E. integriceps yumurtalarında % 74, E. ornatum yumurtalarında % 26 olduğu tespit edilmiştir. E. integriceps x A. rostrata yumurta grubunda parazitlenme oranları E. integriceps de % 68 (102 yumurta) A. rostratada % 32 (48 yumurta) olduğu belirlenmiştir (Şekil 4.69). D. baccarum x E. ornatum yumurtalarının birlikte verildiği grupta toplam 123 adet parazitli yumurta tespit edilmiştir. Bunlardan 93 tanesinin (% 76) D. baccarum, 30 tanesinin ( % 24) ise E. ornatum yumurtası olduğu belirlenmiştir. D. baccarum x A. rostrata yumurtalarında toplam 133 yumurta parazitlenmiş bunlardan 87 tanesinin D. baccarm, 46 tanesinin ise A. rostrata yumurtası olduğu, parazitlenme oranları sırasıyla % 65, % 35 olduğu tespit edilmiştir (Şekil 4.69). E. integriceps D. baccarum E. ornatum E. integriceps D. baccarum A. rostrata E. integriceps E. ornatum A. rostrata D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların üçlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları 156

177 E. ornatum x A. rostrata grubunda E. ornatum yumurtalarında % 35 (42 adet yumurta), A. rostrata yumurtalarında % 65 (78 adet yumurta) oranında bir parazitlenmenin olduğu saptanmıştır (Şekil 4.69). Üçlü yapılan gruplandırmada elde edilen parazitlenme oranları Şekil 4.70 da verilmiştir. E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum üçlü grubunda E. integriceps yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 67, D. baccarum yumurtalarında ise % 27, E. ornatum yumurtalarında ise % 6 oranında bir parazitlenmenin olduğu saptanmıştır. Parazitlenen yumurta sayıları ise, sırasıyla 99, 39 ve 9 olarak tespit edilmiştir. E. integriceps x D. baccarum x A. rostrata grubunda en yüksek parazitlenme oranı % 57 ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranının % 28, A. rostrata yumurtalarında ki parazitlenme oranının ise % 15 olduğu belirlenmiştir. Parazitlenen yumurta sayıları E. integriceps yumurtalarında 83, D. baccarum yumurtalarında 41 ve A. rostrata yumurtalarında ise 22 olduğu saptanmıştır (Şekil 4.70). E. integriceps x E. ornatum x A. rostrata grubunda toplam 134 adet yumurta parazitlenmiş bunlardan 83 tanesinin (% 62) süne, 31 tanesinin A. rostrata ( % 23), 20 tanesinin (% 15) ise, E. ornatum yumurtası olduğu tespit edilmiştir. D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata üçlü gurubunda toplam 118 adet yumurta parazitlendiği tespit edilmiştir. D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı % 56 (66 yumurta), A. rostrata yumurtalarında % 29 ( 34 yumurta), E. ornatum yumurtalarında ise % 15 (18 yumurta) olduğu saptanmıştır. A. rostrata yumurtalarından elde edilen T. festiva ların E. integriceps, D. baccarum, E. ornatum ve A. rostrata yumurta gruplarındaki parazitleme oranlarına yapılan istatistiksel analiz sonuçları Çizelge 4.64 da verilmiştir (Şekil 4.70). E. integriceps x D. baccarum x E. ornatum x A. rostrata yumurtalarının birlikte bulunduğu ortamlarda T. semistriatus un parazitleme durumları Şekil 30 da verilmiştir. En yüksek parazitlenme % 49 (68 adet yumurta) ile E. integriceps yumurtalarında tespit edilirken bunu % 30 (41 adet yumurta) oranı ile D. baccarum yumurtalarının izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarında % 15 (21 adet yumurta) oranında bir parazitlenme tespit edilirken E. ornatum yumurtalarında % 6 (9 adet yumurta) oranında bir parazitlenmenin olduğu saptanmıştır (Şekil 4.71). 157

178 E. integriceps D. baccarum E. ornatum A. rostrata Şekil Aelia rostrata yumurtalarından elde edilen Trissolcus festiva ların dörtlü yumurta gruplarındaki parazitleme oranları Kıvan ve Kılıç (2005), Eurygaster integriceps, Graphosoma lineatum, Dolycoris baccarum ve Dolycoris baccarum yumurtalarını düşük sıcaklıklarda tutarak Trissolcus semistriatus un parazitleme oranlarını belirlemiştir. 6 C ve -20 C de depolanan yumurtalara farklı zamanlarda parazitoit vererek parazitlenme oranlarını tespit etmiştir. Buna göre 6 C de depolanan yumurtaların 2 ay, -20 C de depolananların ise 4 ay kullanılabileceğini, zaman uzadıkça parazitlenme oranlarının düştüğünü belirlemiştir. Bununla birlikte, taze ve depolanmış E. ornatum yumurtalarının parazitlenme oranlarının oldukça düşük olduğunu belirtmiştir. Kıvan ve Kılıç (2002), Trissolcus semistriatus un bazı Heteropter yumurtalarını parazitleme oranları üzerinde yapmış olduğu çalışmada, Eurygaster integriceps, Dolycoris baccarum Graphosoma lineatum Carpocoris pudicus ve Holcostethus vernalis, parazitleme, parazitlenmenin sırasıyla % 88, % 83.6, % 94.8, % 87.3 ve % 88.0, Eurydema ornatum yumurtalarının parazitlenmesinin ise % 24 olduğunu, Nezera viridula da ise hiç parazitlenme olmadığını belirlemiştir. T. semistriatus erkek ve dişilerinin E. ornatum yumurtalarında gelişme sürelerinin denemeye alınan diğer bireylere göre önemli ölçüde uzadığını, G. lineatum ve D. baccarum un T. smistriatus un kitle üretiminde kullanılabileceğini belirtmiştir. 158

179 Kıvan ve Kılıç (2004b), Trissolcus semistriatus in Eurygaster integriceps, Holcostethus vernalis, Graphosoma lineatum, Dolycoris baccarum ve Carpocoris pudicus yumurtalarını parazitleme oranlarını ve bu konukçulardan elde edilen farklı yaşlardaki yumurtaların parazitlenme oranlarını belirlemiştir. Buna göre, En yüksek parazitlenme % 90 ile E. integriceps yumurtasında olmuş, bunu H. vernalis (%86.5), G. lineatum (82.5) ve D. baccarum (%80) izlediğini belirlemiştir. E. integricep yumurtalarının 1 günlük olanlardaki parazitlenme oranının % 74.5, 2 günlük olanının %89.5, üç günlük olanın % 56, dört günlük olanın % 41 ve beş günlük yumurtanın parazitlenme oranın ise % 21.5 olduğunu belirlemiştir. Aynı şekilde D. baccarum yumurtaları üzerinde yapmış olduğu çalışmada, 1 günlük olanlardaki parazitlenme oranının % 89, 2 günlük olanının %86.5, üç günlük olanın % 89, dört günlük olanın % 41 ve beş günlük yumurtanın parazitlenme oranın ise % 3 olduğunu belirlemiştir. Graphosoma lineatum un 1 günlük yumurtalarında parazitlenme oranının %98.5 olduğu, beşinci günde ise bu oranın % 49 a düştüğünü belirlemiştir. Holcostethus vernalis in 1 günlük yumurtalarında parazitlenme oranının %89 olduğunu yumurta yaşının ilerledikçe parazitlenme oranının da düştüğünü belirtmiştir. Eurydema ornatum da ise, günlük yumurtaların parazitlenme oranının % 32.5, 2 günlük yumurtaların parazitlenme oranını % 35, 3 günlük yumurtaların parazitlenme oranının % 31, 4 günlük yumurtaların parazitlenme oranlarının % 13, 5 günlük yumurtaların ise, % 4 olduğunu belirlemiştir. Bu çalışmanın sonucunda, G. lineatum un ve D. baccarum un en uygun konukçu olduğunu, yumurta parazitoitlerinin üretiminde 1-3 günlük yumurtaların kullanılabileceğini belirtmiştir. Kıvan ve Kılıç (2004a), Trissolcus simoni in Eurygaster integriceps, Graphosoma lineatum, Dolycoris baccarum ve Carpocoris pudicus yumurtalarını parazitleme oranlarını belirlemek çin yapmış olduğu çalışmada, parazitlenme oranlarını sırasıyla, %86.89, %82.8, 81.6 ve %84.0 olarak tespit etmiştir. Süne yumurta parazitoitlerinin kitle üretiminde bu türlerin kullanılabileceğini ve D. baccarum ve G. linmeatum un laboratuarda kolayca üretilebileceğini belirtmiştir. Kıvan ve Kılıç (2002), laboratuar çalışmaları sonucu yumurta parazitoiti T. semistriatus tarafından E. integriceps, D. haccarum, G. linealum, Carpocoris pudicus Poda ve Holcostethus vemalis Wolff yumurtalarının sırasıyla % 88.0, % 159

180 83.6, % 94.8, % 87.3 ve % 80.8 oranında parazitlendiğini ve parazitoit çıkış oranının yüksek olduğunu, buna karşın E. omatum'un yumurtalarının düşük oranda parazitlendiğini ve N. viridula'nın yumurtalarının ise bu parazitoit tarafından parazitleıimediğini belirlemişlerdir. Kıvan ve Kılıç (2004b) yılında yapmış oldukları çalışmada, E. integriceps, D. baccarum, Graphosoma lineatum, E. ornatum ve Holcostethus vernalis yumurtalarında T. semistriatus un yumurta tercihinin belirlenmesi için her yumurta türünden 50 adet yumurtayı 9x9x 12.5 ebatlarında plastik bir kaba yerleştirmiş ve her 10 yumurtaya 1 dişi birey gelecek şekilde T. semistriatus salımı yapmıştır. E. integriceps yumurtalarında % 90, D. baccarum yumurtalarında % 80, G. lineatum yumurtalarında % 82.5, H. vernalis yumurtalarında % 86.5, E. ornatum yumurtalarında ise % 28.5 oranında bir parazitleme tespit ettiğini bildirmişlerdir. 160

181 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Bu çalışma ile sünenin bazı kışlama özellikleri, laboratuvar koşullarında farklı sıcaklıklarda kışlatılması ve kışlatılan sünelerden yumurta elde edilmesi, yumurtaların depolanması, depolanan yumurtaların bazı biyolojik özellikleri ile Trissolcus semistriatus ve Trissolcus festiva yumurta parazitoitlerinin kitle üretimi amaçlanmıştır. Ayrıca depolanan ve taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva parazitoitlerinin tarla ve laboratuar şartlarında etkinlikleri ile T. semistriatus ve T. festiva süne yumurta parazitoitlerinin farklı konuçlardaki yumurta tercihleri belirlenmiştir. Sünenin Bazı Kışlama Özelliklerinin Belirlenmesi Sonucunda; 1) Yazlama döneminde bitki altı toprak yüzeyi sıcaklıkları ve nem oranları belirlenmiştir yılında bitki altındaki toprak yüzeyi sıcaklığı 1800 m rakımda ºC ºC olarak tespit edilirken, 2100 m de ºC ºC arasında değiştiği tespit edilmiştir yılında ise, 1800 m yükseltide, ºC ºC, 2100 m yükseltide ºC ºC arasında olduğu belirlenmiştir. 2) Bitki altındaki toprak yüzeyi nemi 1800 m yükseltide 2006 yılında % % arasında değişirken 2100 m yükseltide ise % % 37.99, 2007 yılında 1800 metrede % % 38.09, 2100 m yülseltide ise % % arasında olduğu saptanmıştır. 3) Kışlama döneminde bitki altı toprak yüzeyi sıcaklıkları ve nem oranları belirlenmiştir yılında bitki altındaki toprak yüzeyi sıcaklığı 1300 m rakımda 1.52 ºC ºC olarak tespit edilirken, 1600 m de 0.44 ºC ºC arasında değiştiği tespit edilmiştir yılında ise, 1300 m yükseltide, 1.17 ºC ºC, 1600 m yükseltide ºC ºC arasında olduğu tespit edilmiştir. 161

182 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU 4) Kışlama döneminde bitki altındaki toprak yüzeyi nemi 2006 yılında 1300 m yükseltide % % arasında değişirken 1600 m yükseltide ise % % 91.58, 2007 yılında 1300 metrede % % 96.70, 1600 m yülseltide ise % % arasında olduğu tespit edilmiştir. 5) Yazlama döneminde vücut ağırlığı 2006 yılında haziran ayında temmuz ayında , ağustos ayında eylül ayında ise g/10 birey olduğu belirlenmiştir yılında ise haziran ayında temmuz ayında , ağustos ayında eylül ayında g/10 olarak tespit edilmiştir yılında farklı sıcaklıklarda depolanan sünelerin en yüksek vücut ağırlıkları 6 C de depolanan sünelerde en düşük vücut ağırlığı ise 3 ve 0 C de depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir yılında ise, enyüksek vücut ağırlığı 3 ve 6 C de depolanan sünelerde, en düşük vücut ağılığı ise 0 C de depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. 6) 2007 yılı yazlama döneminde, haziran ayında 10 bireydeki ortalama yağ oranı % 25.17, temmuz % ağustos % ve eylül ayında % 24.22, 2008 yılında ise haziran ayından % temmuz ayında % 25.80, ağustos ayında eylül ayında ise olarak tespit edilmiştir yılında farklı sıcaklıklarda depolanan süneler de en yüksek vücut yağ oranları 0 ºC de depolanan sünelerde görülürken bunu 6 ºC de depolanan sünelerin vücut yağ oranları izlemiş ve en düşük yağ oranı ise 9 ºC de depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir yılında ise, en yüksek vucüt yağ oranının 0 C de depolanan sünelerde olurken en düşük vücut yağ oaranı ve 3 ºC de depolanan sünelerde olduğu tespit edilmiştir. 7) Adıyaman Nemrut kışlağında 2006 ve 2007 yıllarında en yüksek yoğunluk 1900 rakımdaki Kivi mevkiidinde olduğu, bitki başına düşen ortalama süne sayısı 2006 yalında , 2007 yılında ise olduğu belirlenmiştir. Bunu 1600 yükseltideki Darberi mevkisinin izlediği tespit edilmiştir. Darberi mevkiinde bitki başına düşen süne sayısı 2006 yılında , 2007 yılında olduğu tespit edilmiştir. En düşük süne yoğunluğu ise 2100 metre 162

183 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU yükseltideki Dalo mevkiinde olduğu belirlenmiştir ve 2007 yıllarında en yüksek yoğunluk zırotunda olduğu, bunu kirpi geven bitkisinin izlediği belirlenmiştir. Zırotunda ortalama süne yoğunluğu ise 2006 yılında 419, 2007 yılında ise 411 olarak belirlenirken kirpi geven bitkisinde ise sırasıyla 314 ve 354 olarak belirlenmiştir. Kirpiotunda ortalama süne yoğunluğu 2006 yılında 160, 2007 yılında 186, Gevende bitkisinde ise sırasıyla 114 ve 272 olarak tespit edilmiştir. Kışlayan Süne lerin Trissolcus semistriatus ve T. festiva nın Kitle Üretiminde Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi Sonucunda; 1) 2007 ve 2008 yılı çalışmalarında farklı sıcaklıklarda ve sürelerde depolanan sünelerde en yüksek canlılık oranı 6 ile 9 C de depolanan kültürlerde olduğu belirlenmiştir. Canlı kalma oranına depolama sürenin etkisi belirlenmiş ve en yüksek canlılık oranı aralık ayında tespit edilirken en düşük canlılık oranı ise mart ayı kültürlerindeki olduğu saptanmıştır. 2) Sıcaklığın 2007 ve 2008 yıllarında sıcaklığın yumurta verimine etkisi belirlenmiş ve en yüksek yumurta verimi 6 C de depolanan sünelerden en düşük yumurta verimi ise 0 C de depolanan sünelerde olduğu belirlenmiştir. Depolama süresinin yumurta verimlerine etkisi saptanmış ve en düşük yumurta verimi aralık ayında olurken en yüksek yumurta verimi şubat ayında olduğu tespit edilmiştir. 3) Depolama süresinin kararma süresine etkisi her her iki parazitoit türünde de önemli olmadığı belirlenmiş ve kararma sürelerini günde tamamladığı tespit edilmiştir. Depolama süresinin parazitlenme oranına etkisi önemli olduğu belirlenmiş ve T. semistriatus ve T. festiva 2007 ve 2008 yıllarında en yüksek parazitlenmesi 2 ay depolanan yumurtalarda en düşük parazitlenmesi 4 ay depolanan yumurtalarda olduğu tespit edilmiştir. Depolama süresinin parazitoit çıkış oranları ise her iki parazitoit türünde de depolama süreleri arttıkça parazitoit çıkış oranının azaldığı saptanmıştır. 163

184 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU Depolama süresinin parazitoit eşey oranlarına etkisinin olmadığı belirlenmiş ve depolanan ve taze yumurtalardan elde dilen parzitoitlerin dişi/erkek oranları aynı grupta yer aldığı saptanmıştır. 4) Depolanan yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva ile parazitlenen taze yumurtaların ile taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus ve T. festiva nın parazitlediği taze yumurtalardaki kararma süreleri, parazitleme oranı, parazitoit çıkış oranına ve eşey oranı arasındaki farkın olmadığı saptanmıştır. 5) Taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salım etkinliği 2007 yılında % yılında ise % 42 olduğu tespit edilmiştir. Taze yumurtalardan elde edilen T. festiva nın 2007 yılında salım etkinliğinin ise % 45.00, 2008 yılında ise % 38 olduğu saptanmıştır. T. semistriatus ile parazitlenen depolanmış süne yumurtaları salımı sonucunda salım etkinliği 2007 yılında % 31.25, 2008 yılında ise % olduğu tespit edilmiştir. T. festiva ile parazitlenen depolanmış süne yumurtaları salımı sonucunda salım etkinliği 2007 yılında 24.42, 2008 yılında ise % 15 olduğu tespit edilmiştir. 6) 2007 ve 2008 yıllarında yılında salım yapılan alanlardaki süne nimf sayıları belirlenmiştir. Taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salımı yapılan buğday tarlasındaki nimf sayısı en az olarak bulunurken, bunu taze yumurtalardan elde edilen T. festiva nın salımı yapılan buğday tarlasındaki nimf sayısı ile depolanmış yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salımı yapılan buğday tarlasındaki nimf sayısı izlemiştir. Depolanmış yumurtalardan elde edilen T. festiva nın salımı yapılan buğday tarlasındaki nimf salım yapılan tarlalar arasında en yüksek emgiye sahip olduğu belirlenmiştir. 7) 2007 ve 2008 yıllarında yılında salım yapılan ve yapılmayan alanlardaki buğday numunelerinde emgi oranları belirlenmiştir. Taze yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi oranları en az olarak bulunurken bunu taze yumurtalardan elde edilen T. festiva nın 164

185 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi oranları ile depolanmış yumurtalardan elde edilen T. semistriatus un salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi izlemiştir. Depolanmış yumurtalardan elde edilen T. festiva nın salımı yapılan buğday tarlasındaki emgi oranı salım yapılan tarlalar arasında en yüksek emgiye sahip olduğu belirlenmiştir. 8) Taze ve depolanmış yumurtaların doğa şartlarında açılma oranlarının belirlenmiştir yılında T. semistriatus ile parazitli taze yumurtaların % T. festiva ile parazitli taze süne yumurtalarının açılma oranları % olduğu belirlenmiştir. Depolanmış yumurtalardan T. semistriatus ile parazitli yumurtaların açılma oranları % olarak tespit edilirken, Depolanmış yumurtalardan T. festiva ile parazitli olan yumurtalarda % tespit edilmiştir yılında yapılan çalışmalarda ise, T. semistriatus ile parazitli taze yumurtaların açılan yumurtalar % olurken T. festiva ile parazitli taze süne yumurtalarının açılma oranları % 76.25, Depolanmış yumurtalardan T. semistriatus ile parazitli yumurtaların açılma oranları % olarak tespit edilirken, Depolanmış yumurtalardan T. festiva ile parazitli olan % 60 tespit edilmiştir. T. semistriatus ve T. festiva nın Yumurta Tercihinin Belirlenmesi 1) Doğadan toplanan kışlamış T. semistriatus un farklı konukçu yumurta tercihi saptanmıştır. En yüksek parazitlenme oranının E. integriceps yumurtalarında olduğu saptanmıştır. D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı E. integriceps yumurtalarındaki parazitleme oranına göre daha düşük, A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranına göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranlarının E. integriceps ve D. baccarum yumurtalarına oranla düşük olduğu tespit edilirken, en düşük parazitlenmenin ise E. ornatum yumurtalarında olduğu saptanmıştır. 165

186 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU 2) Doğadan toplanan kışlamış T. festiva nın farklı konukçu yumurta tercihi en yüksek parazitlenme oranı T. semistriatus ta olduğu gibi E. integriceps yumurtalarında olduğu saptanmıştır. T. festiva nın D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı T. semistriatus un parazitleme oranından daha yüksek olmakla birlikte, E. integriceps yumurtalarındaki parazitleme oranına göre daha düşük olduğu belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranına göre daha düşük olduğu saptanmıştır. En düşük parazitlenmenin ise T. semistriatus parazitoitlerde olduğu gibi E. ornatum yumurtalarında olduğu saptanmıştır. 3) Farklı konukçulardan elde edilen T. semistriatus un elde edildiği konukçu yumurtasına bir eğiliminin olmadığı tespit edilmiştir. Farklı konukçulardan elde edilen T. semistriatus un en yüksek parazitlenme oranının E. integriceps yumurtalarında olduğu saptanmıştır. Bunu D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranlarının E. integriceps ve D. baccarum yumurtalarının parazitlenmesine oranla daha düşük olduğu tespit edilirken, en düşük parazitlenmenin ise E. ornatum yumurtalarında olduğu saptanmıştır. 4) Farklı konukçulardan elde edilen T. festiva nın en yüksek parazitlenme oranı E. integriceps yumurtalarında belirlenmiş, bunu D. baccarum yumurtalarındaki parazitlenme oranı izlediği belirlenmiştir. A. rostrata yumurtalarındaki parazitlenme oranı, E. ornatum yumurtalarındaki parazitlenme oranından daha yüksek, D. baccarum yumurtalarından daha düşük olduğu belirlenmiştir. En düşük parazitlenmenin ise T. semistriatus parazitoitlerde olduğu gibi E. ornatum yumurtalarında olduğu saptanmıştır. Sonuç Olarak; Süne, doğal koşullarda C sıcaklık ve % nem aralığında yazlamasına rağmen, yazlama döneminde kışlaklardan getirilerek depolanacak sünelerin tam diyapozun sağlanması, ağırlık ve yağ kaybının minimum düzeyde olması için depo sıcaklığının 10 C nin altında, nispi nemin ise % 60 civarında olması gerektiği kaanatine varılmıştır. Kışlama döneminde ise, ağırlık ve 166

187 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU yağ kaybının önlenmesi ve en yüksek canlılık oranını için ortalama 6 ºC sıcaklık ve % nem oranın sağlanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Ancak yüksek nem oranı, Fusarium spp. ve Verticillium spp. fungusların gelişimini teşvik ettiği için havalandırma koşullarının çok iyi olması gerektiği saptanmıştır. Depolama süresi boyunca uygun yağ oranı ve vücut ağırlığının korunmasında en önemli faktörün sıcaklıkla beraber nispi nem oranınnın da önemli rol oynadığı belirlenmiştir. Depolama süresinin uzaması, ölüm oranın artmasına yol açtığından depolama süresinin mümkün olduğu kadar yumurta verimi de göz önünde tutularak kısa tutulması gerektiği düşünülmektedir. Adıyaman ili Nemrut kışlağından depolamak amacıyla kışlaklardan süne toplanması için en uygun yükseltinin m, en uygun bitkinin ise zır otu bitkisinin olduğu kaanatine varılmıştır. Depolanan sünelerde gerek ölüm oranı ve gerekse de yumurta verimleri dikkate alındığında en uygun depolama süresinin cinsel olgunlaşmanın tamamlandığı şubat ayı olduğu tespit edilmiştir. Depolanan yumurtalarda, depolama süresinin uzaması ile birlikte parazitlenme oranı ile parazitoit çıkış oranının düştüğü saptanmıştır. Bu nedenle kitle üretim amacıyla kullanılacak yumurtaların mümkün olduğu kadar taze yumurtalardan yada en fazla iki ay depolanan yumurtalardan olmasına özen gösterilmelidir. Yumurta tercih denemelerinde, doğadan toplanan T. semistriatus ların birici tercihinin E. integriceps yumurtaları olurken bunu D. baccarum yumurtalarının izlediği tespit edilmiştir. Farklı konukçu yumurtalarından elde edilen T. semistriatus ların yumurta tercihlerinde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir. Bu nedenle farklı konukçulardan elde edilen T. semistriatus ların kitle üretiminde kullanılmasının uygun olacağı kaanatine varılmıştır. T. festiva yumurta parazitoitlerinde de benzer durum görülmesine rağmen, T. festiva parazitoitlerinde D. baccarum, A. rostrata ve E. ornatum yumurtalarındaki parazitlenmesi T. semistriatus parazitoitlerine göre biraz daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu sonçlara göre, her iki yumurta parazitoitlerininde ekolojik koşullar dikkate alınarak salımının yapılabileceği tespit edilmiştir. 167

188 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mahmut İSLAMOĞLU 168

189 KAYNAKLAR AKINCI, A. R., ve SOYSAL, A., Süne (Eurygaster spp.)'nin Yumurta Parazitoidlerinden Trissolcus grandis Thomson. (Hym., Scelionidae) nin Kitle Üretim İmkanlarının Araştırılması (Proje No: BKA/05-BM yılı Raporu) Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü. Antalya AKKAYA, A.,1994. Buğday Yetiştiriciliği. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Genel Yayın No:1, Ziraat Fakültesi Yayın No:1, Genel Yayın No:1, Ders Kitapları Yayın No:1. AMİN, M., HASSAN, S., and MOHAMMED A.J., Biological Parameters of Sunn Pest in Wheat and Barley in Nnorthern Iraq. Sunn Pest Management a Decade of Drogress The Arab Society for Plant Protection Allepo Syria, p.432. ANONYMOUS, Zirai Mücadele Teknik Talimatları, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Ankara, Cilt 1, 291 s. BAGHDADİ, A., Strategy of Freeze Tolerance in Adult of Sunn Pest Bug (Eurygaster integriceps Put.). Communications in Agricultural and Applied Biological Sciences. 72 (3): BROWN E.,S., 1962.Researches on the Ekology and Biology of Eurygaster integriceps Put. (Hemiptera: Scutelleridae) in Middle East Countries with Special Reference to the Overwintering Period. Bulletin of Entomological Research, 3 (53): CORREA-FERREIRA, B. S., and MOSCARDİ, F., Storage Techniques of Stink Bug Eggs for Laboratory Production of the Parasitoid Trissolcus basalis (Wollaston). Pesq. Agropec. Bras., Brasilia 28 (11): DOĞANLAR, M., Süne Yumurta Parazitoidlerinin Kitle Üretimleri. Entegre Süne Mücadelesi Workshop Raporu. Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü. Ankara

190 DOĞANLAR, F., ve YİĞİT, A., Süne Eurygaster integriceps (heteroptera : Scutelleridae) in Yumurta Parazitoiti Trissolcus semistriatus (Hymenoptera: Scelionidae)un Depolama İmkanları Üzerinde Araştırmalar. Türkiye 4. Biyolojik Mücadele Kongresi, Ocak FEDOTOW, D.M., 1947a. Organic Modification of the Internel Structure of the Adult Eurygaster integriceps During the year. First FAO meeting on the control of the Sunn Pest of Cereals 3 8 December Ankara. FEDOTOW, D.M., 1947b. The State of Eurygaster integriceps in Periods of Redused Infestations. First FAO Meeting on the Control of the Sunn Pest of Cereals 3 8 December Ankara. FEDOTOW, D.M., and BOTCHAROVA, O.M., The Ecology of The Sunn Pest of Cereals (Eeurygaster integriceps) and Its Influence on The Function of the Internal Organs of This Insect. First FAO Meeting on the Control of the Sunn Pest of Cereals 3 8 December Ankara. FOLCH, J., Simple Metod for the Isolation and Purification of Total Lipids from the Animal Tissues. Journal Biology Chemical. 226: İSLAMOĞLU, M., KORNOŞOR, S., ve AKMEŞE, V., Kışlaktan Toplanan Süne Erginlerinin Cinsel Olgunluğa Ulaşma Zamanının ve Sıcaklığın Süne Yumurta Verimine Etkisinin Belirlenmesi. Bitki Koruma Bülteni 47 (1 4): İSLAMOĞLU, M., KORNOŞOR, S., ve TARLA, Ş., Süne Yumurta Parazitoidi Trissolcus semistriatus (Hymenoptera: Scelionidae) un Kitle Üretimi ve Salım Alanlarında Etkinliğinin Belirlenmesi. Ülkesel Tahıl Sempozyumu. 2 5 Haziran s. Konya. JAVAHERY, M., The Eggs Parasite Complex of British Pentatomidae (Heteroptera): Taxonomy of Telenominae (Hymenoptera: Scelionidae). The Royal Entomological Society of London pp KARACA, V., ve ÖZPINAR, A., Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Dolycoris baccarum (L.), (Het., Pentatomidae) un Kışlama Durumu ve Konukçularının Belirlenmesi GAP II. Tarım Kongresi Ekim Şanlıurfa

191 KARACA, V., KIRAN, E., FİDAN, S., BASHAN, M., CANHİLAL, R., and DEMİR, A Determination of Fat Rate of Sunn Pest to Forecast Populations in Field in Souteast Anatolia Region Turkey. Sunn pest Management a Decade of Progress Allepo Syria. The Arab Society for Plant Protection Allepo Syria, p.432. KILINÇER, N., GÜRKAN, O., MELAN, K., Kışlama süresince Kımıl (Aelia rostrata) ve Avrupa Sünesi (Eurygaster integriceps) (Heteroptera: Scutelleridae) nin lipitleri üzerinde araştırmalar. Türkiye I. Entomoloji Kongresi, Ekim 1987, İzmir KIVAN, M., Trissolcus semistriatus Nees (Hymenoptera: Scelionidae)'un Konukçusu Eurygaster integriceps Put. (Heteroptera: Scutelleridae) Yumurtasında Konukçu Yaşı Tercihi. Türkiye IV. Biyolojik Mücadele Kongresi Bildirileri, (26 29 Ocak 1999) Ç. Ü. Zir. Fak. Bitki Koruma Böl. Ç. Ü. Basımevi, Adana, s: KIVAN, M., and KlLIÇ, N., Host Preference: parasitism, emergence and development of Trissolcus semistriatus (Hym., Scelonidae) in various host eggs. J. Appl. Ent. 126: KIVAN, M., and KILIÇ, N., 2004a. Parasitism and Develoment of Trissolcus simoni in Eggs of Different Host Species. Phytoparasitica 32 (1):57-60 KIVAN, M., and KILIÇ, N., 2004b. Influence of Host Species and Age on Host Preference of Trissolcus semistriatus. BioControl 49: KIVAN, M., and KILIÇ, N., Effects of Storage at Low- Temperature of Various Heteropteran Host Eggs on the Eggs Parasitoid, Trissolcus semistriatus. BioControl 50: KODAN, M., ve GÜRKAN, M., O., Dondurulmuş Dolycoris haccarum L. (Heteroptera: Pentatomidae) Yumurtalarında Trissolcus grandis Thomson (Hymenoptera:Scelionidae)'in Gelişmesi. Türkiye IV. Entomoloji Kongresi, Eylül s. Aydın. 171

192 KODAN, M., BABAROĞLU, E.N., KARAOĞLU S., ve MELAN, K., Laboratuvarda Üretilen ve Farklı Sürelerde Dondurulan Pentatomidae Yumurtalarında Trissolcus semistriatus Nees (Hym.:Scelionıdae) un Gelişimi. 3. Bitki Koruma Kongresi Temmuz 2009 s.322, Van. KODAN M., KOÇAK., E. BABAROĞLU E.N., ve GÖKDOĞAN A Yumurta Parazitoiti Trissolcus semistriatus (Hymenoptera: Scelionidae) un Üretim ve Salım Çalışmaları. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Proje Sonuç Raporu (Proje No: BS 04/ (1). Ankara LAZAROV, A. S., GRİGAROV, V., POPOV, V., BOGDANOV, D., ABACİEV, H., KONTEV, H., KAYTAZOV, H., GOSPODİOV, H., FİTONOV, and DUÇEVSKİ, D., Zitnite Dırvenicç Bulgaria Borbatta Styah Pages (Translation: M. Altay) Academy of Plant Protection, Sofya Bulgaria. LODOS, N., Türkiye, Irak, İran ve Suriye'de Süne (Erygaster integriceps Put.) Problemi Üzerine Araştırmalar. Ege Üni. Ziraat Fakültesi Yayınları, Ege Üni. Matbası, No: 51,115 s., Türkiye Entomolojisi -II-. Genel Uygulamalı ve Faunistik. Ege Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü, Ege Üni. Matbaası, İzmir, 580 s. MAKHOTİNE, A.A., Behaviour of Eurygaster integriceps under Laboratory and Field Conditions. First FAO meeting on the Control of the Sunn Pest of Cereals 3-8 December Ankara. MARTIN, H. E., JAVAHER, Y, M., and JADJABI, G., Note Sur la Punaise des Cereales (Eurygaster integriceps Put.) et de Ses Parasites du Genere Asolcus en İran R.A.E., 58(8): Abstr MEMİŞOĞLU, H., Eurygaster maura'nın Yumurta Parazitoiti Trissolcus semistriatus'un Bazı Biyolojik Özellikleri Üzerinde Bir Araştırma. Türkiye II. Biyolojik Mücadele Kongresi, Eylül 1990, Ankara, 580 s. 172

193 MEMIŞOĞLU, H., ve ÖZER, M., Ankara Ilinde Avrupa Sünesi (Eurygaster maura L., (Hemiptera: Scutelleridae )'nin Kışlama Dururmu Üzerinde Araştırmalar. Türkiye II. Entomoloji Kongresi Ocak 1992, Adana MEMIŞOĞLU, H., ve ÖZER, M., Ankara Ilinde Avrupa Sünesi (Eurygaster maura L., (Hemiptera: Scutelleridae)'nin Doğal Düşmanları ve Etkinlikleri. Türkiye II. Biyolojik Mücadele Kongresi Ocak 1994, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova / İzmir, 575 s. OUCHATINSKAIA, R.S., The Food Reserves in the Intestine of Eurygaster integriceps During the Winter Diapause and Its Biological Importence. First FAO Meeting on the Control of the Sunn Pest of Cereals 3 8 December Ankara., 1955a. The physiological Aspects of Eurygaster integriceps in Periods of Hibernation on the Mountains and in the Plains. First FAO Meeting on the Control of the Sunn Pest of Cereals 3 8 December Ankara., 1955b. The Role of Certain Biochemical Compounds in the Development of Eurygaster integriceps. First FAO Meeting on the Control of the Sunn Pest of Cereals 3 8 December Ankara. ÖNCÜER, C., ve KIVAN, M., Tekirdağ ve Çevresinde Eurygaster (Het.: Scutelleridae) Türleri, Tanımları, Yayılışları ve Bunlardan Eurygaster integriceps Put.'in Biyolojisi ve Doğal Düşmanları Üzerinde Araştırmalar. Türk J. Agric. For., 19(4): PARKER B., L., Sampling Sunn Pest (Eurygaster integriceps Puton) in Overwintering Sites in Northern Syria. Turkish Journal Agriculture and Foresty PARKER, B., L., MAAFI A., SKINNER, M., and EL BOUHSSINI, M., Sunn Pest Populations under Artemisia, Astragalus, Quercus and Centaurea gaubae in overwintering sites Sunn pest Management a Decade of Progress Allepo Syria. POPOV, G. A., The Possibility of Development of Certain Species of Trissolcus in the Eggs of Shield Bugs Killed by Low Temperature Treatment. Zoologicheskii Zhurnal 53:

194 PLUKE, W., H., and LEIBEE G., L., Host Preference of Trichogramma pretiosum and the Influence of Prior Ovipositional Experience on the Parasitism of Plutella xylostella and Pseudoplusia includes Eggs. BioControl (2006) 51: RADJABI, G., Trend of Body Weight Variations of Eurygaster integriceps Put. In the Field and the High Altitudes. Applied Entomology and Phytopathology 62 (1 2) REMAUDIERE, G., Sunn Pest in the Middle East Research and Realisations Accmplised in Possible Future Developments of Biological and Ecological Methods. Food and Agriculture Organisation of The United Nations. Sunn Pest Information and Documentation Centre Pasteur Institute Paris. s16. ROSCA, I., POPOV, C., BARBULESCU, A., VONICA, I., and FABRITIUS, K., The Role of Natural Parasitoids in Limiting the Level of Sunn Pest Populations. In Sunn Pests and Their Control in the Near East (Eds Miller, R. H. Morse, J. G.). FAO, PPP Paper, 138: Food and Agriculture Organization of the United Nations, Rome. Italy. SAFAVI, M., Etude Biologique et Ecologique des Hymenopteres Parasites des bufs des Punasies des Cereals. Entomophaga 13 (5), pp: SCHAFFER, C.H., and. WASHINO, R.K., Changes in the Composition of Lipid and Fatty Acids in the Culex tarsalis an Anopheles freeborni During the Overwintering Priods. J. Insect. Physiol., 15: SERTKAYA, E., Çukurova'da Mısır Koçankurdu Sesamia nonagrioides Lef. (Lepidoptera, Noctuidae)'nin Doğal Düşmanlarının Saptanması ve Yumurta Parazitoidi Telenomus busseolae (Gahan) (Hymenoptera: Scelionidae) ve Trichogramma evanescens Westwood (Hymenoptera: Trichogrammatidae) ile Arasındaki ilişkilerin Araştınıması. Doktora Tezi Ç. Ü. Fen. Bil. Enst. Adana, 90 s. 174

195 SKINNER, M., PARKER, B.L., EL BOUHSSİNİ, M., REİD, W., SAYYADİ, Z., Temperature and Rainfall: Critical Faktors for Management of Sunn Pest in Overwintering Sites. Allepo Syria. The Arab Society for Plant Protection Allepo Syria, p.432. STROGAIA, G.M., The Role of Certain Biochemical Compounds in the Development of Eurygaster integriceps. First FAO meeting on the Control of the Sunn Pest of Cereals 3 8 December Ankara. ŞİMŞEK, Z., ve YAŞARAKINCI, N., Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Süne (Eurygaster integriceps) Yumurta Parazitoitleri (Trissolcus spp.)'nin Biyoekolojisi. Uluslararası Biyolojik Mücadele Sempozyumu (27-30 Kasım 1989), Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya, Başer Ofset, s ŞİMŞEK, Z., ve. YILMAZ, T., Doğal Koşullarda ve İklim Odalarında Süne (Eurygaster integriceps Put.) (Heteroptera, Scutelleridae) Erginlerinin Canlı Kalma Eğrileri ile Yumurtlama Periyodunun Belirlenmesi. Türkiye II. Entomoloji Kongresi, Ocak 1992 TÜİK., Türkiye İstatistik Kurumu TARLA, Ş, Süne (Eurygaster integriceps Put.) (Heteroptera:Scutelleridae)'nin Yumurta Parazitoiti Olan Trissolcus semistriatus Nees (Hymenoptera: Scelionidae)'un Bazi Biyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi, Farklı Yoğunlukta Doğaya Salınması ve Etkinliklerinin Değerlendirilmesi Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi 123 s. (Basılmamış) TARLA, Ş., ve KORNOŞOR, Ş., Süne Yumurta Parazitoidi Trissolcus semistriatus Nees (Hymenoptera: Scelionidae) un Süne nin Biyolojik Mücadelesinde Salımı ve Etkinliğinin Değerlendirilmesi. Ç.Ü.Z.F. Dergisi, 18 (3): TARLA, Ş., and KORNOŞOR, S., Effect of Temparature on the Develoment, Reproductive Potential and Longevity of Trissolcus semistriatus (Hymenoptera, Scelionidae) under Constant Temperatures. Allepo Syria. The Arab Society for Plant Protection Allepo Syria, p

196 TARLA Ş., Süne nin Yumurta Parazitoiti Trissolcus vassilevi (Hymeneptora: Scelionidae) nin Bazı Biyolojik Özellikleri. Türkiye II. Bitki Koruma Kongresi Agustos. Isparta TARLA, Ş., ve KORNOŞOR, S., Reproduction and Survival of Overwintered and F 1 Generation of Two Egg Parasitoids of Sunn Pest, Eurygaster integriceps Put. (Heteroptera: Scutelleridae) Turkish Journal of Agriculture and Forestry (3): 33, UZUN, S., Değişik Sıcaklıklarda Yumurta Parazitoidi Trichogramma bassicae Bezdenko (Hymenoptera: Trichogrammatidae)'nin Un güvesi Yumurtalarında Konukçu Parazit İlişkileri ve Depolanması Üzerine Araştırmalar. Türkiye III. Biyolojik Mücadele Kongresi. İzmir, s WILLIAM, N., A., LI-CHUN and SANBORN, J.R., Composition of Fatty Acids in Culex pipiens quinquefasciatus a Developmental Study. Illinois Natural History Survey and University of Illinois Urbana, U.S.A. YEARGAN, K.V., Effects of Temperature on Developmental Rate of Telenomus podisi (Hymenoptera: Scelionidae). Ann. Entomol. Soc. An. 73: YILMAZ, T., ve KIVAN, M., Fecundity of Eurygaster integriceps and Eurygaster austriaca in Laboratory Conditions and Nature. XXI. International Congress of Entomology, Foz Do Iguassu, Brazil, Book I, 427, YÜKSEL, M., Güney ve Güneydoğu Anadolu'da Süne (Eurygaster integriceps Put.)'nin Yayılışı, Biyolojisi, Ekolojisi, Epidemiolojisi ve Zararı Üzerinde Araştırmalar. T.C. Tarım Bakanlığı Zirai Müc. ve Kar. Gn. Md. Yayınları No: 46, TeknikBülten, Yenidesen Matb., Ankara, 255 s. WAAGE, J. K., Süne ve Yakın Türlerin Mücadelesinde Yumurta Parazitoitlerinin Üretimi ve Salımı. Entegre Süne Mücadelesi Workshop Raporu. Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü. Ankara

197 VARDAROĞLU, A., 1954 İran da Süne ile Yeni Mücadele Metotlerı (Parazitleme Yoluyla Mücadele) Ziraat Dergisi, Sayı, ZWÖLFER, W., Anadolu'nun Zararlı Direnlerinin Tanınması Üzerinde Etüd II., Süne, (Eurygaster integriceps Put.)'nin Kendisinin Muhit Hayatının Faktörlere Karşı Olan Münasebetleri. Ziraat Vekâleti Neşriyatı, U. Sayı: 543, Nebat Hastalıkları Serisi 10, (Çeviren: M. A: Tolunay) Ankara, 66s. ZOMORRODI, A., La Lutte Biologique Contre la Punaise du Ble Eurygaster integriceps Put. Par Microphanurus semistriatus Nees en Iran. Revue de Pathologie Vegetale et d Entomologie Agricole de France, T. XXXVIII No

198 178

199 ÖZGEÇMİŞ 1991 yılında Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünden mezun oldu yılında Adıyaman Tarım İl Müdürlüğüne, 1998 yılında ise, Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsüne atandı yılında Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bitki Koruma Anabilim Dalı ndan Gaziantep ve Kilis İllerinde Süne (Eurygaster integriceps Put.) Ergin Parazitoitleri (Diptera: Tachinidae) nin Süne Yumurta Verimine Etkileri Üzerinde Araştırmalar adlı teziyle mezun oldu yılından itibaren Güney Anadolu Bölgesi Süne Mücadelesi Koordinatörlüğünü yapmaktadır. Halen bu kurumda Hububat Zararlıları konusunda çalışmaktadır. 179

Araştırma Makalesi/Research Article Derim, 2014, 31 (1):35-49

Araştırma Makalesi/Research Article Derim, 2014, 31 (1):35-49 Araştırma Makalesi/Research Article Derim, 2014, 31 (1):35-49 Bursa ve Yalova İlleri buğday tarlaları ve ağaçlık alanlardaki süne yumurta parazitoit (Hymenoptera: Scelonidae) türleri, bulunma oranları

Detaylı

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ LABORATUVAR ŞARTLARINDA FARKLI BİTKİ VE BİTKİ KISIMLARI İLE ERGİN TOPLAMA ZAMANININ SÜNE (EURYGASTER MAURA L., HETEROPTERA: SCUTELLERIDAE) YUMURTA VERİMİNE

Detaylı

Celalettin GÖZÜAÇIK 2 Abdurrahman YİĞİT 3

Celalettin GÖZÜAÇIK 2 Abdurrahman YİĞİT 3 Türk. biyo. müc. derg., 212, 3 (2): 145-156 ISSN 2146-35 Orijinal araştırma (Original article) Süne, Eurygaster integriceps Puton (Hemiptera: Scutelleridae) yumurta parazitoiti, Trissolcus semistriatus

Detaylı

Kahramanmaraş İli Kışlak ve Buğday Alanlarında Süne Ergin Parazitoid (Diptera; Tachinidae) Türleri ile Parazitleme Oranlarının Belirlenmesi

Kahramanmaraş İli Kışlak ve Buğday Alanlarında Süne Ergin Parazitoid (Diptera; Tachinidae) Türleri ile Parazitleme Oranlarının Belirlenmesi Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 2(2): 53-61, 27 ISSN 134-9984 Kahramanmaraş İli Kışlak ve Buğday Alanlarında Süne Ergin Parazitoid (Diptera; Tachinidae) Türleri ile Parazitleme Oranlarının

Detaylı

Trissolcus semistriatus (HYMENOPTERA: SCELİONİDAE) UN -20 C DE DEPOLANMIŞ Dolycoris baccarum (HETEROPTERA: PENTATOMIDAE) YUMURTALARINDAKİ PERFORMANSI

Trissolcus semistriatus (HYMENOPTERA: SCELİONİDAE) UN -20 C DE DEPOLANMIŞ Dolycoris baccarum (HETEROPTERA: PENTATOMIDAE) YUMURTALARINDAKİ PERFORMANSI Trissolcus semistriatus (HYMENOPTERA: SCELİONİDAE) UN -20 C DE DEPOLANMIŞ Dolycoris baccarum (HETEROPTERA: PENTATOMIDAE) YUMURTALARINDAKİ PERFORMANSI İlyas TEKŞAM 1 Mehmet KEÇECİ 1 Emine TOPUZ 1 Ahmet

Detaylı

Mahmut İSLAMOĞLU 1 * Summary

Mahmut İSLAMOĞLU 1 * Summary Türk. entomol. derg., 2012, 36 (3): 391-399 ISSN 1010-6960 Orijinal araştırma (Original article) Gryon monspeliensis (Picard) (Hymenoptera: Scelionidae) in Süne (Eurygaster integriceps Put.) (Heteroptera:

Detaylı

Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3

Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3 ÇUKUROVA DA YAPRAKPİRELERİNİN [ASSYMETRESCA DECEDENS (PAOLI) VE EMPOASCA DECIPIENS PAOLI.(HOMOPTERA:CICADELLIDAE)] PAMUK BİTKİSİNDEKİ POPULASYON DEĞİŞİMLERİ* The Population Fluctuations of Leafhoppers

Detaylı

Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 3(2): 52-59, 2008 ISSN 1304-9984

Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 3(2): 52-59, 2008 ISSN 1304-9984 Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 3(2): 52-59, 2008 ISSN 1304-9984 Bazı İnsektisitlerin Kımıl (Aelia rostrata Boh., Het.: Pentatomidae) Yumurta Parazitoiti Trissolcus rufiventris Mayr

Detaylı

FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ *

FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ * Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:8 Cilt17-3 FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ * The Effect Of

Detaylı

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ GÜNEYSINIR İLÇESİ (KONYA) TAHIL ALANLARINDA AVRUPA SÜNESİ (EURYGASTER MAURA L.) NİN (HET.: SCUTELLERİDAE) YUMURTA PARAZİTOİTLERİ, ALTERNATİF KONUKÇU OLARAK

Detaylı

EKİN KURDU (Zabrus Spp.) Özden Güngör Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı 23.Temmuz Ankara

EKİN KURDU (Zabrus Spp.) Özden Güngör Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı 23.Temmuz Ankara EKİN KURDU (Zabrus Spp.) Özden Güngör Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı 23.Temmuz.2015 - Ankara Ekin Kurdu (Zabrus Spp) Ergini Geniş bir baş ve fırlayan sırt kısmının görünüşünden

Detaylı

Türkiye Süne [Eurygaster spp. (Het.:Scutelleridae)] yumurta parazitoidi Trissolcus (Hym.:Scelionidae) türleri 1

Türkiye Süne [Eurygaster spp. (Het.:Scutelleridae)] yumurta parazitoidi Trissolcus (Hym.:Scelionidae) türleri 1 B TK KORUMA BÜLTEN, 2001, 41 (3-4) : 167-181 ISSN 0406-3597 Türkiye Süne [Eurygaster spp. (Het.:Scutelleridae)] yumurta parazitoidi Trissolcus (Hym.:Scelionidae) türleri 1 Erhan KOÇAK 2 Ne et KILINÇER

Detaylı

GİRİŞ Kımıl, Alkan (1948) tarafından Orta Anadolu Bölgesi genelinde tespit edilmiş olup, 1960 lı yıllardan günümüze kadar mücadelesi yapılan ve yaptığ

GİRİŞ Kımıl, Alkan (1948) tarafından Orta Anadolu Bölgesi genelinde tespit edilmiş olup, 1960 lı yıllardan günümüze kadar mücadelesi yapılan ve yaptığ HR.Ü.Z.F.Dergisi, 2008, 12(3): 9-17 J.Agric.Fac.HR.U., 2008, 12(3): 9-17 KIIL (Aelia rostrata Boh., Het.: Pentatomidae) IN YUURTA PARAZİTOİDLERİ VE FARKLI DÖNELERDE UYGULANAN İNSEKTİSİTLERİN BU PARAZİTOİDLERE

Detaylı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes

Detaylı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi buğday alanlarında bulunan Pentatomidae (Heteroptera) familyasına ait türler üzerinde araştırmalar

Güneydoğu Anadolu Bölgesi buğday alanlarında bulunan Pentatomidae (Heteroptera) familyasına ait türler üzerinde araştırmalar Türk. entomol. derg., 2005, 29 (1): 61-68 ISSN 1010-6960 Güneydoğu Anadolu Bölgesi buğday alanlarında bulunan Pentatomidae (Heteroptera) familyasına ait türler üzerinde araştırmalar İnanç ÖZGEN* 1 Celalettin

Detaylı

SÜNE ( Eurygaster spp. Hem.: Scutelleridae) ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATI

SÜNE ( Eurygaster spp. Hem.: Scutelleridae) ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATI SÜNE ( Eurygaster spp. Hem.: Scutelleridae) ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATI 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI: Dünyada, Eurygaster cinsine bağlı 15 tür bulunmaktadır. Türkiyede bu cinse bağlı 7 tür saptanmış olup,

Detaylı

Sait ERTÜRK 1* Mustafa ALKAN 1 Tuğba FIRAT AKDENİZ 1

Sait ERTÜRK 1* Mustafa ALKAN 1 Tuğba FIRAT AKDENİZ 1 Sait ERTÜRK 1* Mustafa ALKAN 1 Tuğba FIRAT AKDENİZ 1 1 Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, ANKARA Uluslararası Katılımlı Türkiye VI. Bitki Koruma Kongresi 5-8 Eylül 2016 Konya Giriş İnsanın

Detaylı

SÜNE. YAZARLAR Dr. Mümtaz ÖZKAN Dr. Numan E. BABAROĞLU K A T K I D A B U L U N A N L A R

SÜNE. YAZARLAR Dr. Mümtaz ÖZKAN Dr. Numan E. BABAROĞLU K A T K I D A B U L U N A N L A R SÜNE YAZARLAR Dr. Mümtaz ÖZKAN Dr. Numan E. BABAROĞLU K A T K I D A B U L U N A N L A R Aliye PEHLİVAN (TBMAE) Turgay ŞANAL (TBMAE) Dr. Mehmet DUMAN (DZMAİ) Dr. Çetin MUTLU (DZMAİ) Emre AKCİ (AZMMAE) Kemal

Detaylı

DOI:http://dx.doi.org/ /teb Türk. entomol. bült., 2015, 5(2): ISSN X

DOI:http://dx.doi.org/ /teb Türk. entomol. bült., 2015, 5(2): ISSN X DOI:http://dx.doi.org/10.16969/teb.04866 Türk. entomol. bült., 2015, 5(2): 85-94 ISSN 2146-975X Orijinal araştırma (Original article) Karacadağ kışlağı ve Diyarbakır ili hububat alanlarında Süne, Eurygaster

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 Zeytin

Detaylı

Arboridia adanae (Dlabola, 1957) (Hemiptera: Cicadellidae) nin Öküzgözü Asma Çeşidindeki Zararının Belirlenmesi İnanç Özgen 1* Yusuf Karsavuran 2

Arboridia adanae (Dlabola, 1957) (Hemiptera: Cicadellidae) nin Öküzgözü Asma Çeşidindeki Zararının Belirlenmesi İnanç Özgen 1* Yusuf Karsavuran 2 Araştırma Makalesi Arboridia adanae (Dlabola, 1957) (Hemiptera: Cicadellidae) nin Öküzgözü Asma Çeşidindeki Zararının Belirlenmesi İnanç Özgen 1* Yusuf Karsavuran 2 1, Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Detaylı

BİYOLOJİK SAVAŞ. Kültür bitkilerinde zararlı organizmalara karşı doğal düşmanlarının kullanılmasıdır.

BİYOLOJİK SAVAŞ. Kültür bitkilerinde zararlı organizmalara karşı doğal düşmanlarının kullanılmasıdır. BİYOLOJİK SAVAŞ Kültür bitkilerinde zararlı organizmalara karşı doğal düşmanlarının kullanılmasıdır. TARİHÇESİ İlk olarak 1200 li yıllarda Çin de turunçgil ağaçlarında Oecophylla smaragdina isimli karınca

Detaylı

FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK Cheilomenes propinqua (Mulstant) (COLEOPTERA:COCCINELLIDAE) NIN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ*

FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK Cheilomenes propinqua (Mulstant) (COLEOPTERA:COCCINELLIDAE) NIN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ* Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:8 Cilt17-3 FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK Cheilomenes propinqua (Mulstant) (COLEOPTERA:COCCINELLIDAE) NIN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ* The Effect

Detaylı

Yalçın AKI Ferhat SERTKAYA

Yalçın AKI Ferhat SERTKAYA Yalçın AKI Ferhat SERTKAYA Yer fıstığı baklagiller familyasından, tek yıllık ve değerli bir yağ bitkisidir. Yerfıstığı, meyvelerini toprak altında meydana getirmesiyle diğer bitkilerden farklılık gösterir.

Detaylı

TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu ( cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylü

TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu ( cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylü SUSAM HASADI TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu (30-125 cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylüdür. Ülkemizde tarımı yapılan yağ bitkileri

Detaylı

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ HAŞHAŞ (Papaver somniferum L.) BİTKİSİNİN VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE GİBBERELLİK ASİDİN (GA 3 ) FARKLI DOZ VE UYGULAMA ZAMANLARININ

Detaylı

Uzm. Sedat EREN AĞUSTOS-2015 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü/DİYARBAKIR

Uzm. Sedat EREN AĞUSTOS-2015 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü/DİYARBAKIR PAMUKTAKİ ZARARLILARI ÖRNEKLEME ZAMANI, ÖRNEKLEME YÖNTEMİ, EZE ve MÜCADELE ZAMANLARI Uzm. Sedat EREN AĞUSTOS-2015 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü/DİYARBAKIR KONU BAŞLIKLARI Tanımlar Başarılı

Detaylı

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE SÜNE (Eurygaster integriceps Put.) NİN KIŞLAMIŞ ERGİN DÖNEMİNE KARŞI KİMYASAL MÜCADELE OLANAKLARI.

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE SÜNE (Eurygaster integriceps Put.) NİN KIŞLAMIŞ ERGİN DÖNEMİNE KARŞI KİMYASAL MÜCADELE OLANAKLARI. GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE SÜNE (Eurygaster integriceps Put.) NİN KIŞLAMIŞ ERGİN DÖNEMİNE KARŞI KİMYASAL MÜCADELE OLANAKLARI Erhan KOÇAK 1,* 1 Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü, 06172 Yenimahalle,

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 Zeytin

Detaylı

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Konya İlinde Yaygın Yetiştirilen Buğday (Triticum spp.) Çeşitlerinde Süne (Eurygaster spp.) ve Kımıl (Aelia spp.) Emgili Dane Zararı ile Protein ve Hektolitre

Detaylı

Türkiye de Süne ile Mücadelenin Tarihsel Gelişimi

Türkiye de Süne ile Mücadelenin Tarihsel Gelişimi Türkiye de Süne ile Mücadelenin Tarihsel Gelişimi Atilla GÖKDOĞAN*1 Özet Tarım ürünleri arasında temel besin maddesi olarak değerlendirilen hububat, hem dünyada hem de ülkemizde gıda güvencesi olarak görülmektedir.

Detaylı

Türkiye de Süne Mücadelesinde 80 Yıl (1928 2007)

Türkiye de Süne Mücadelesinde 80 Yıl (1928 2007) Türkiye de Süne Mücadelesinde 80 Yıl (1928 2007) Erhan KOÇAK Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Ankara Özet Makalede Türkiye de hububatın en önemli zararlısı süne (Eurygaster spp., Heteroptera,

Detaylı

SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ:

SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Soğan insan beslenmesinde özel yeri olan bir sebzedir. Taze veya kuru olarak tüketildiği gibi son yıllarda kurutma sanayisinde işlenerek bazı yiyeceklerin hazırlanmasında da

Detaylı

Çayın Bitkisel Özellikleri

Çayın Bitkisel Özellikleri Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek

Detaylı

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Mahmut KAYHAN Meteoroloji Mühendisi [email protected] DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Türkiye'de özellikle ilkbahar ve sonbaharda Marmara bölgesinde deniz sularının çekilmesi

Detaylı

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya

Detaylı

DEĞİŞİK FENOLOJİK ÖZELLİKLERE SAHİP BUĞDAY ÇEŞİTLERİNDE SÜNE ZARARININ VERİM VE KALİTE ÜZERİNE ETKİSİ ve GENETİK FARKLILIKLARIN BELİRLENMESİ

DEĞİŞİK FENOLOJİK ÖZELLİKLERE SAHİP BUĞDAY ÇEŞİTLERİNDE SÜNE ZARARININ VERİM VE KALİTE ÜZERİNE ETKİSİ ve GENETİK FARKLILIKLARIN BELİRLENMESİ DEĞİŞİK FENOLOJİK ÖZELLİKLERE SAHİP BUĞDAY ÇEŞİTLERİNDE SÜNE ZARARININ VERİM VE KALİTE ÜZERİNE ETKİSİ ve GENETİK FARKLILIKLARIN BELİRLENMESİ Seval AKYÜREK Doktora Tezi Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman:

Detaylı

ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ. Prof.Dr.Hayrettin EKİZ 2017

ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ. Prof.Dr.Hayrettin EKİZ 2017 ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ Prof.Dr.Hayrettin EKİZ 2017 6. KONU - Aşırı otlamanın belirtileri, - Yurdumuzda otlatma kapasitesi sorunu ve çözüm yolları, - Otlatma mevsiminin tanımlanması, - Kritik periyotlar

Detaylı

BUĞDAY PİYASALARI ve TMO

BUĞDAY PİYASALARI ve TMO BUĞDAY PİYASALARI ve TMO 01.04.2016 1 DÜNYA BUĞDAY DENGE TABLOSU Dünya buğday üretimi üç yıl üst üste rekor seviyelerde gerçekleşti, stoklar yükseliyor (Milyon Ton) 800 700 600 500 400 300 200 100 0 699

Detaylı

Bitkilerde C3, C4 ve CAM Mekanizmaları, Farkları ve Üstünlükleri

Bitkilerde C3, C4 ve CAM Mekanizmaları, Farkları ve Üstünlükleri Bitkilerde C3, C4 ve CAM Mekanizmaları, Farkları ve Üstünlükleri Bitkilerde C3 Yolu Calvin döngüsünün ilk tanımlanabilir ürünü 3-C lu PGA molekülü olduğu için bu metabolik yol C 3 yolu olarak adlandırılır.

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA DA BUĞDAY AGRO-EKOSİSTEMİNDEKİ BÖCEK TÜRLERİNİN BELİRLENMESİ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI ADANA, 2010 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ

Detaylı

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM

Detaylı

BİYOLOJİK MÜCADELE. Dr. Bilgin GÜVEN

BİYOLOJİK MÜCADELE. Dr. Bilgin GÜVEN BİYOLOJİK MÜCADELE Dr. Bilgin GÜVEN Biyolojik mücadele nedir? Biyolojik mücadele : Zararlıların populasyon yoğunluğunu azaltmak için faydalıların insan tarafından kullanılmasıdır zararlı yönetiminde başarılı

Detaylı

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı)

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı Zararlı Organizma Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Sınıf: Insecta Takım: Hymenoptera Familya:Cynipidae Tanımı Konukçuları Zarar

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ. Yeliz GÜNAYDIN

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ. Yeliz GÜNAYDIN ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ Yeliz GÜNAYDIN TAŞINMAZ GELİŞTİRME ANABİLİM DALI ANKARA 2012 Her hakkı saklıdır ÖZET Dönem Projesi

Detaylı

Meteoroloji. IX. Hafta: Buharlaşma

Meteoroloji. IX. Hafta: Buharlaşma Meteoroloji IX. Hafta: Buharlaşma Hidrolojik döngünün önemli bir unsurunu oluşturan buharlaşma, yeryüzünde sıvı ve katı halde farklı şekil ve şartlarda bulunan suyun meteorolojik faktörlerin etkisiyle

Detaylı

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ Ordo (Takım): Blattoptera (Hamam böcekleri) Vücutları kahverengi tonlarında, yassı ve ovaldir. Antenler çoğunlukla

Detaylı

ÜRÜNLERİN SOĞUKTA MUHAFAZASI VE NEMLENDİRMENİN ÖNEMİ

ÜRÜNLERİN SOĞUKTA MUHAFAZASI VE NEMLENDİRMENİN ÖNEMİ ÜRÜNLERİN SOĞUKTA MUHAFAZASI VE NEMLENDİRMENİN ÖNEMİ Meyve ve Sebzeler, hasatlarından sonra da yaşamlarını sürdürürler, solunumları devam eder. Bunun sonucunda niteliklerini kaybederek bozulurlar. Bu bozulmayı

Detaylı

BİYOLOJİK MÜCADELE. Kültür bitkilerinde zararlı organizmalarakarşı doğal düşmanlarının insan katkısıyla kullanılmasıdır.

BİYOLOJİK MÜCADELE. Kültür bitkilerinde zararlı organizmalarakarşı doğal düşmanlarının insan katkısıyla kullanılmasıdır. BİYOLOJİK MÜCADELE Kültür bitkilerinde zararlı organizmalarakarşı doğal düşmanlarının insan katkısıyla kullanılmasıdır. Doğada varolan canlı baskı unsurlarının zararlı popülasyonları üzerindeki etkinliğinin

Detaylı

2016 Yılı Buharlaşma Değerlendirmesi

2016 Yılı Buharlaşma Değerlendirmesi 2016 Yılı Buharlaşma Değerlendirmesi GİRİŞ Tabiatta suyun hidrolojik çevriminin önemli bir unsurunu teşkil eden buharlaşma, yeryüzünde sıvı ve katı halde değişik şekil ve şartlarda bulunan suyun meteorolojik

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİN

Detaylı

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ HAZIRLAYAN YALÇIN YILMAZ ZİRAAT MÜHENDİSİ UZMAN TARIM DANIŞMANI Ülkemizde buğday yaklaşık 9.5 milyon hektar alanda ekilmekte, üretimde yıldan yıla değişmekle birlikte 20 milyon ton

Detaylı

I. KISIM: Temel Bilgiler ve Muhafaza

I. KISIM: Temel Bilgiler ve Muhafaza İçindekiler I. KISIM: Temel Bilgiler ve Muhafaza 1. Sebzeciliğin Önemi... 3 1.1. İnsan Beslenmesindeki Önemi...4 1.1.1. Sebzelerin Besin Değeri... 5 1.1.1.a. Su... 5 1.1.1.b. Protein... 6 1.1.1.c. Karbonhidratlar...

Detaylı

ÖDEMİŞ İLÇESİNDE PATATES ÜRETİMİ, KOŞULLAR ve SORUNLAR

ÖDEMİŞ İLÇESİNDE PATATES ÜRETİMİ, KOŞULLAR ve SORUNLAR ÖDEMİŞ İLÇESİNDE PATATES ÜRETİMİ, KOŞULLAR ve SORUNLAR GİRİŞ Solanaceae familyasına ait olduğu bilinen patatesin Güney Amerika`nın And Dağları nda doğal olarak yetiştiği; 16. yüzyılın ikinci yarısında

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı : Gülcan TARLA Doğum Tarihi : 10.04.1970 Öğrenim Durumu :Dr. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Çukurova Üniversitesi 1992 Yüksek Lisans Mustafa

Detaylı

ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR

ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR vii ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ Murat ÇAĞLAR Yüksek Lisans Tezi, Tarım Makinaları Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Saadettin YILDIRIM 2014, 65 sayfa

Detaylı

SINIR TENORUNUN EKONOMİK BAKIR MİKTARI TAHMİN HASTASINA ETKİSİ

SINIR TENORUNUN EKONOMİK BAKIR MİKTARI TAHMİN HASTASINA ETKİSİ SINIR TENORUNUN EKONOMİK BAKIR MİKTARI TAHMİN HASTASINA ETKİSİ THE EFFECT OF THE CUT-OFF GRADE ON THE ESTIMATION ERROR OF ECONOMIC COPPER CONTENT Ercüment YALÇIN (*) ANAHTAR SÖZCÜKLER: u, Tahmin Hatası,

Detaylı

SÜNENĠN YUMURTA PARAZĠTOĠTĠ, TRISSOLCUS SEMISTRIATUS (NEES) (HYMENOPTERA: SCELIONIDAE) DA TÜR ĠÇĠ REKABET VE SÜPERPARAZĠTĠZM ÜZERĠNE ARAġTIRMALAR

SÜNENĠN YUMURTA PARAZĠTOĠTĠ, TRISSOLCUS SEMISTRIATUS (NEES) (HYMENOPTERA: SCELIONIDAE) DA TÜR ĠÇĠ REKABET VE SÜPERPARAZĠTĠZM ÜZERĠNE ARAġTIRMALAR T.C. NAMIK KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ YÜKSEK LĠSANS TEZĠ SÜNENĠN YUMURTA PARAZĠTOĠTĠ, TRISSOLCUS SEMISTRIATUS (NEES) (HYMENOPTERA: SCELIONIDAE) DA TÜR ĠÇĠ REKABET VE SÜPERPARAZĠTĠZM ÜZERĠNE

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Verim Arzının Zaman İçinde Değişimi Verim Arzının dış görünümü olan iş verimi işin tekrarlanması

Detaylı

Önceden Tahmin ve Erken Uyarı

Önceden Tahmin ve Erken Uyarı Önceden Tahmin ve Erken Uyarı Hava sıcaklığı Nem Rüzgar hızı ve yönü Güneş şiddeti Yağmur miktarı Toprak nemi sıcaklığı Yaprak ıslaklığı Zamanında doğru ilaçlama Ürün ve çevrenin korunması Gereksiz ilaçlamalar

Detaylı

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi/ Journal of The Institute of Natural & Applied Sciences 17 (1):6-12, 2012

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi/ Journal of The Institute of Natural & Applied Sciences 17 (1):6-12, 2012 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi/ Journal of The Institute of Natural & Applied Sciences 17 (1):6-12, 2012 Araştırma Makalesi/Research Article BaCl 2 -Ba(H 2 PO 2 ) 2 -H 2 O Üçlü

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE, Kimya Mühendisi)

Detaylı

FINDIKTA KALİTEYİ ETKİLEYEN BÖCEKLER. Prof.Dr. Celal Tuncer Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü SAMSUN

FINDIKTA KALİTEYİ ETKİLEYEN BÖCEKLER. Prof.Dr. Celal Tuncer Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü SAMSUN FINDIKTA KALİTEYİ ETKİLEYEN BÖCEKLER Prof.Dr. Celal Tuncer Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü SAMSUN 1 FINDIK Fındık Türkiye de asırlardır yetiştirilen bir milli üründür. Fındık

Detaylı

Türkiye de Süne, Eurygaster spp. (Hemiptera: Scutelleridae) mücadelesindeki geliģmeler ( )

Türkiye de Süne, Eurygaster spp. (Hemiptera: Scutelleridae) mücadelesindeki geliģmeler ( ) Türk. biyo. müc. derg., 2011, 2 (1): 63-78 ISSN 2146-0035 Derleme (Review) Türkiye de Süne, Eurygaster spp. (Hemiptera: Scutelleridae) mücadelesindeki geliģmeler (1928 2010) Mahmut ĠSLAMOĞLU 1, Serpil

Detaylı

9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU

9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU 9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU Canlıların yapısına katılan maddeler çeşitli özellikler nedeni ile temel olarak iki grupta incelenir. Canlının Temel Bileşenleri

Detaylı

SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR

SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR Bölgemizin sahip olduğu iklim şartları dolayısıyla günümüze değin çay plantasyon alanlarımızda ekonomik boyutta zarara sebep olabilecek

Detaylı

DOI:http://dx.doi.org/ /teb Türk. entomol. bült., 2016, 6(1): ISSN X

DOI:http://dx.doi.org/ /teb Türk. entomol. bült., 2016, 6(1): ISSN X DOI:http://dx.doi.org/10.16969/teb.72950 Türk. entomol. bült., 2016, 6(1): 61-73 ISSN 2146-975X Orijinal araştırma (Original article) Karacadağ kışlak alanı ve Diyarbakır ili hububat alanlarında Süne,

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU

ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU Canlıların yapısına katılan maddeler çeşitli özellikler nedeni ile temel olarak iki grupta incelenir. Canlının Temel Bileşenleri

Detaylı

FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ. Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER

FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ. Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER Dünya üzerinde çay bitkisi, Kuzey yarımkürede yaklaşık 42 0 enlem

Detaylı

9. SINIF KONU ANLATIMI CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ-2

9. SINIF KONU ANLATIMI CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ-2 9. SINIF KONU ANLATIMI CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ-2 3 6) METABOLİZMA: Canlılarda meydana gelen hayatsal faaliyetlerin tamamıdır. Metabolizma anabolizma ve katabolizma olmak üzere ikiye ayrılır. ANABOLİZMA:

Detaylı

ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta

ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta ÖNEMLİ ZARARLILARI Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) Ergin 20 mm yumurta Larva 35-40 mm ÖNEMLİ ZARARLILARI ÇİÇEK TRİPSİ (Frankliniella tritici) Küçük sigara şeklinde 1,3 mm uzunluğunda, genelde sarı renkli

Detaylı

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER 7-F Miray DAĞCI Ömür Mehmet KANDEMİR DANIŞMAN ÖĞRETMEN NİLÜFER DEMİR İZMİR - 2013 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı ve Hedefi.. 2 2. Afit

Detaylı

Arboridia adanae (Dlabola) (Hemiptera: Cicadellidae) nin populasyon değişimine ve zarar oranına farklı üzüm çeşitlerinin etkisi 1

Arboridia adanae (Dlabola) (Hemiptera: Cicadellidae) nin populasyon değişimine ve zarar oranına farklı üzüm çeşitlerinin etkisi 1 BİTKİ KORUMA BÜLTENİ 2009, 49 (2): 55-66 Arboridia adanae (Dlabola) (Hemiptera: Cicadellidae) nin populasyon değişimine ve zarar oranına farklı üzüm çeşitlerinin etkisi 1 İnanç ÖZGEN 2 Yusuf KARSAVURAN

Detaylı

Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER Güneş Yöntemi: Bu yöntemde kozalaklar açıkta sert bir zemin üzerin, branda veya tel kafesli kasalar üzerine 20 cm kalınlığında serilir. Kozalakların açılması süreci türe göre farklılıklar göstermektedir.

Detaylı

Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması. Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü

Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması. Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Kapsam Ayak izi kavramı Türkiye de su yönetimi Sanal su Su ayak izi ve turizm Karbon ayak

Detaylı

BİTKİ SU TÜKETİMİ 1. Bitkinin Su İhtiyacı

BİTKİ SU TÜKETİMİ 1. Bitkinin Su İhtiyacı BİTKİ SU TÜKETİMİ 1. Bitkinin Su İhtiyacı Bitki, yapraklarından sürekli su kaybeder; bünyesindeki su oranını belirli seviyede tutabilmesi için kaybettiği kadar suyu kökleri vasıtasıyıla topraktan almak

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ TÜRKĠYE NĠN BĠRLEġMĠġ MĠLLETLER ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ÇERÇEVE SÖZLEġMESĠ NE ĠLĠġKĠN ĠKĠNCĠ ULUSAL BĠLDĠRĠMĠNĠN HAZIRLANMASI FAALĠYETLERĠNĠN DESTEKLENMESĠ PROJESĠ ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ

Detaylı

Ağır Ama Hissedemediğimiz Yük: Basınç

Ağır Ama Hissedemediğimiz Yük: Basınç Ağır Ama Hissedemediğimiz Yük: Basınç Atmosfer çeşitli gazlardan oluşmuştur ve bu gazların belirli bir ağırlığı vardır. Havada bulunan bu gazların ağırlıkları oranında yeryüzüne yaptığı etkiye atmosfer

Detaylı

CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ

CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ Öğr. Gör. Hakan ÜNALAN (Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu) Yrd. Doç. Dr. Emrah GÖKALTUN (Anadolu Üniversitesi Mimarlık Bölümü)

Detaylı

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Antakya/HATAY Güney Amerika kökenli bir bitki olan patates

Detaylı

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 91 Eylül 2013 YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ 2013 YILI AĞUSTOS AYI YAĞIŞ RAPORU GENEL DURUM : Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ağustos

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

Bir populasyonun birey sayısı, yukarıdaki büyüme eğrisinde görüldüğü gibi, I. zaman aralığında artmış, II. zaman aralığında azalmıştır.

Bir populasyonun birey sayısı, yukarıdaki büyüme eğrisinde görüldüğü gibi, I. zaman aralığında artmış, II. zaman aralığında azalmıştır. 2000 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 1. Bir populasyonun birey sayısı, yukarıdaki büyüme eğrisinde görüldüğü gibi, I. zaman aralığında artmış, II. zaman aralığında azalmıştır. Aşağıdakilerden hangisinde

Detaylı

BİYOLOJİK MÜCADELE NEDİR

BİYOLOJİK MÜCADELE NEDİR BİYOLOJİK MÜCADELE NEDİR Yük. Zir. Müh. Mehmet KARACAOĞLU Yük. Zir. Müh. Ferda YARPUZLU Yük. Zir. Müh. Mustafa PORTAKALDALI Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Bilinen hayvansal kaynaklı

Detaylı

AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ

AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AHUDUDU Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Ahududu, yurdumuzda son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmektedir. Taze tüketildikleri

Detaylı

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Doç. Dr. Turgut GÜLMEZ CALILIK (hayat) NEDİR? FİZYOLOJİ Yaşamın başlangıcı- gelişimi ve ilerlemesini

Detaylı

En ideali ağaçların tamamının tohum tuttuğu dönemdir.

En ideali ağaçların tamamının tohum tuttuğu dönemdir. Ormancılıkta yaygın olarak kullanılan kabule göre, tohum verimi itibariyle beş durum söz konusudur. Bunlar; 1- zengin, 2- iyi, 3- orta, 4- zayıf (serpili tohum yılı) ve 5- tohumsuz yıl olmak üzere adlandırılır.

Detaylı

Korunga Tarımı. Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi.

Korunga Tarımı. Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi. Korunga Tarımı Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi. Osman Dilekçi - Ziraat Mühendisi Teknik İşler Şube Müdürü 0248

Detaylı

BASKETBOL OYUNCULARININ DURUMLUK VE SÜREKLİ KAYGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ

BASKETBOL OYUNCULARININ DURUMLUK VE SÜREKLİ KAYGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ KKTC YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BASKETBOL OYUNCULARININ DURUMLUK VE SÜREKLİ KAYGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ Edim MACİLA BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR PROGRAMI YÜKSEK LİSANS TEZİ LEFKOŞA,

Detaylı

Kimyasal savaş nedir?

Kimyasal savaş nedir? KİMYASAL SAVAŞ Kimyasal savaş nedir? Tarımsal savaş; zararlı popülasyonlarını ekonomik zarar eşiği altında tutmak amacıyla kimyasal bileşiklerin kullanıldığı tarımsal savaş yönetimidir. Tarihçesi M.Ö 12.

Detaylı

Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.)

Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.) Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.) 1 Önemi, Kökeni ve Tarihçesi 1850 li yılara kadar dünya şeker üretiminin tamamı şeker kamışından elde edilmekteydi. Günümüzde ise (2010 yılı istatistiklerine

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)

Detaylı

Yafes YILDIZ, Azize TOPER KAYGIN 1 ÖZET

Yafes YILDIZ, Azize TOPER KAYGIN 1 ÖZET III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi 20-22 Mayıs 2010 Cilt: IV Sayfa: 1327-1335 BARTIN DA Sinapis arvensis L. (YABANİ HARDAL) ÜZERİNDE ZARAR YAPAN Pieris brassicae (LINNAEUS, 1758) (LEPIDOPTERA, PIERIDAE)

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI Hacı SAVAŞ-SÜMAE, Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanı Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanlığı enstitümüz bünyesinde faaliyet gösteren bölümlerden birisidir. 2000 yılı başından

Detaylı