Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z
BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ
Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu gerek Türkiye gerek uluslar arası gündeme başka gerekçelerle getirmelidir. Bu gerekçeleri aşağıda olduğu gibi sıralayabiliriz; a)irak'ın bölünmesi Ortadoğu bölgesi için sonuçları öngörülemeyecek bir istikrarsızlık ve güç mücadelesine yol açacaktır. b)ortadoğu'da ortaya çıkacak bu istikrarsızlığın, bölgenin ortasında ikinci bir Afganistan'ın oluşmasının küresel sonuçları da olacaktır. c)barzani ve Talabani'nin pankürdist gündemi Ortadoğu bölgesinde istikrarsızlığı artıran bir başka unsur olacaktır. d)irak'ın bölünmesinin Arap ülkelerinde ABD'ye yönelik şüphe ve nefreti tırmandıracağı, Arapların bir Arap devletinin ABD tarafından bölünmesini asla affetmeyecekleri vurgulanmalıdır. e)abd'nin desteğine ihtiyaç duyduğu Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün gibi hareketlerin ABD ile birlikte hareketlerinin zorlaşacağının altı çizilmelidir. f)irak'ın K.i bir istikrar değil, bugün olduğundan daha fazla bir terör yuvası olacaktır. g)barzani ve Talabani yapılanmasının anti-demokratik/feodal kimliğinin altı çizilmelidir. 21. YÜZYIL Ocak / Şubat / Mart 2007 [7]
Prof. Dr. Ümit Özdağ olaylar ABD'nin istediği gibi gelişmedi. Irak'ın parçalanması süreci ABD'nin arzu ettiğinden çok daha hızlı gelişmeye başladı. Öte yandan İran, ABD'nin düşündüğünün çok ötesinde Irak'ta ve Ortadoğu'da güç kazandı. Şii uyanışı diye adlandırılan İran'ın ve Şiilerin güçlenmesi süreci ABD'nin Ortadoğu'daki önemli müttefikleri Suudi Arabistan, Ürdün, Kuveyt, Körfez Emirlikleri ve Mısır gibi ülkeleri korkuttu ve karşı önlemler aramaya sevk etti. Bölgede ittifakların doğası karışmaya başladı. ABD'nin müttefiki Suudi Arabistan Irak'ta ABD ile çarpışan sünnileri desteklerken, ABD'nin baş düşmanı İran'ın Irak'taki müttefiki ise İran'ın denetimindeki El Hakim'in adamları oldu. Sonuç olarak ABD Irak'ta ne askeri ne de siyasi olarak yenildi demek mümkün değil. Irak'ın parçalanması hedefine çok erken ve esas proje olan Büyük Ortadoğu Projesine zarar verecek kadar erken ulaştı. ABD'nin esas yenilgisi Irak'ta uğradığı değil, Büyük Ortadoğu Projesinde uğradığı sarsıntıdır. Ancak süper güçler ellerindeki büyük imkanlarla yenilgileri de galibiyete çevirmek yeteneğine sahip olabilirler. Unutulmamalıdır ki, Vietnam'daki ABD yenilgisi, Washington-Pekin görüşmelerinin yolunu açmış, Moskova'yı çok rahatsız etmişti. Şimdi ABD, Ortadoğu'daki şii uyanışını sünni devletlere koruma sunmak ve Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinde çok daha uzun süre askeri [12] 21. YÜZYIL Ocak / Şubat / Mart 2007
Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası 3)Barzani Türkiye içinde Kürdistan nüfus cüzdanı dağıtmaktadır. Bir süre önce K. Irak'a giden MİT Müsteşarına K. Iraklılar ile Güneydoğu Anadolu'da yaşayan yurttaşlarımız arasında çifte vatandaşlık kurulmasını 22 önermiştir. 4) Barzani, Türkiye'ye yönelik sigara başta olmak üzere kaçakçılık merkezini oluşturmaktadır. 5) Türkiye içinde gazete ve gazeteci satın alarak basında bir Kürt lobisi oluşturmayı başarmıştır. 6) Türkmenleri sistematik olarak ezmektedir. 2007 yılının başından itibaren Kerkük Türkmenlerine yönelik saldırılar büyük bir yoğunluk kazanmıştır. Günlük silahlı ve bombalı saldırılar/ tehditler, adam kaçırmalarla özellikle zengin Türkmenler Kerkük'ü terk etmeye zorlanmaktadırlar. 7) Türkiye'den bir kısım öğrenciye üniversite bursu vererek, Türkiye içinde gelecekteki pan kürdist faaliyetleri için bir zemin oluşturmaktadır. 8) Türkiye'nin de katkıları ile kurulan Barzani'nin televizyon kanalı Kürtsat'ta Türkiye'ye yönelik pan-kürdist yayınlar yapmaktadır. 9) PKK'ya terörist örgüt olarak davranmamakta, korumakta, kollamak22 Tempo Dergisi, 931, 11 Ekim 2005, s.18-20 21. YÜZYIL Ocak / Şubat / Mart 2007 [21]
Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası ile Barzani-Talabani ikilisini terörü desteklemekten vazgeçmeye ikna etmelidir. Bu ikili Türkiye'ye yönelik saldırgan tavırların bedelinin yüksek olduğunu ve gecikmesizin ödendiğini görmelidirler. VII.6.Diplomatik Önlemler K. Irak'ta federal Irak'ın bir parçası olarak oluşan fakat yayılmacı bir bağımsızlık programı izleyen Barzani-Talabani yapılanmasının bölge barışı için oluşturdukları tehdit çok etkili bir şekilde dünya kamuoyunun gündemine getirilmelidir. Bunun için ABD, Arap Dünyası ve Avrupa Birliği ülkelerinde özel ve etkili bir çalışma geliştirilmesi şarttır. Bu meselenin sadece Türkiye'nin endişeleri ile ilgili olmadığı, bu konuda izlenecek yanlış bir siyasetin dünya petrol rezervleri üzerindeki bir bölgenin geleceğini belirsizliği sürüklemek olduğu gösterilmelidir. Diplomatik alanda Suriye, İran, Ürdün, Lübnan ve Suudi Arabistan'ı içine alacak şekilde bölge ülkeleri ile bölgesel istikrarın temini için düzenli temas mekanizmaları kurulmalıdır. Diplomatik önlemlerin odak noktası Irak'ın toprak bütünlüğünü korumaya, bunun gerçekleşmemesi durumunda ise K. Irak'ın tekrar Irak ile birleşmesini sağlamaya yönelik olmalıdır. Bölgesel dinamikler, bölge istikrarının sağlanması için kullanılmalıdır. 21. YÜZYIL Ocak / Şubat / Mart 2007 [31]
Prof. Dr. Ümit Özdağ Televizyonun yayını Türkiye'de kablo televizyon yayınına derhal alınmalıdır. 4)Türkiye Irak'taki gelişmelerin Türkmenlerin aleyhine olacağını varsayarak, Irak'taki tek silahsız halk olan Türkmen halkının silahlanması için gereken ekonomik fonları hızla sağlamalıdır. Aksi takdirde gerçekleşecek kan banyolarından sonra pişman olmak fayda sağlamayacaktır. 5)Türkiye, Kerkük referandumunun ertelenmesi ve yapıldığı zaman bütün Irak'ı kapsayacak şekilde yapılması görüşünü savunmalıdır. Irak Türkmen Cephesi başta olmak üzere Türkmenlerin yapması gerekenler aşağıdaki gibi sıralanabilir. 1)Türkmenler bütün faaliyetlerini, insan hakları, demokrasi ve devletler hukuku eksenli gerçekleştirmelidirler. 2)Türkmenler açısından konu sadece Kerkük değildir. Türkmenlerin Irak'ın geleceğindeki siyasi konumları belirlenmelidir. Türkmenlerin, federe Arap Sünni devleti ile federe Kürt devleti arasında paylaşılarak gelecekte asimilasyonla yok edilmesini engelleyecek düzenlemeler için ITC ve diğer Türkmen örgütleri mücadele etmelidirler. Bunun için en etkili yol, mevcut federal yapı içinde Türkmen bölgesi ile Sünnî Arap bölgesinin birleştirilmesidir. Bu düzenleme ile Sünnî Araplar biraz olsun yatışacağı gibi, Türkiye, Türkmen-Kürt geriliminin olumsuz[38] 21. YÜZYIL Ocak / Şubat / Mart 2007