Benzer belgeler
MİLLİ GURURU. Türkiye nin. YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK

Savunma Sanayii İhracat Kanunu Çalışmaları. Sektör Ortak Görüş Notu

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU

1995 TEN BUGÜNE STRATEJİK ORTAĞINIZ

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

Sektörün Beklenen Projesi 5 Litre Kombo Rotary Şişirme Dolum Kapatma Makinesi şişe/saat

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

HİZMETLERİMİZ HAKKINDA

ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ

BÖLGESEL YENİLİK ve KALKINMA AJANSI DESTEKLERİ

BASIN BİLDİRİSİ. RS : GMD.PG / Nisan 2015 KONU : Roketsan Basın Bildirisi ATIŞ VE TEST DEĞERLENDİRME MERKEZİ AÇILDI

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ (2012) YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

VIKONEN. Yapı Sanayi A.Ş. VIKONEN. construction DOC: VKN-0000-SU-001 / / R02

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7

UYAP VİZYONU SEMİNERİ KATILIMCI PROFİLİ

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri

1974 Kıbrıs Barış Harekatı ndan sonra uygulanan silah ambargosu, ülkemizde savunma sistemlerinin temininde ve askeri haberleşme ihtiyaçlarının

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler

Aselsan l Halka Arz Profili

DENİZLİ SANAYİ ODASI ÜYELERİNE TANITIMI ALT YÜKLENİCİLERDEN BEKLENTİLERİN. Dr. Nevzat ÇAĞLAYAN Tedarik Direktörü 28 MAYIS 2012 DENİZLİ

Sizin Seçiminiz HAKKIMIZDA. Bizim İşimiz. Neden Bizi Tercih Etmelisiniz? İşimizde Uzmanız. Kalite Politikamız. Yenilikçi ve Üretkeniz

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BÖLGELERDE ANLATILDI

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

20. yıl. 20. yıl.

Kariyerine en TEPE den başla!

ETİYOPYA ÜLKE RAPORU [Type the document subtitle]

SAVUNMA SANAYİİ İÇİN ARAŞTIRMACI YETİŞTİRME PROGRAMI (SAYP)

Lojistik ve Depolama Çözümleri

MEVZUAT BİLGİLENDİRME SERVİSİ

estetik cephe ve ısı yalıtım sistemleri ısı yalıtım sistemleri ısı yalıtım sistemleri ısı yalıtım sistemleri ısı yalıtım sistemleri

Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri"

Şirketinizin prestijini, özgünlüğünü internet ortamında yansıtmak bizim işimiz!

Gayri Safi Katma Değer

Son 5 yıldır Orta Doğu pazarında %48 gibi bir Pazar kaybı yaşayan Türkiye, bu pazarı tekrar kazanabileceği değerlendirilmektedir.

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Kasım KUTLU. Kasım Kutlu Genel Müdür (Makine Mühendisi)

Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım..

YATIRIM İSTATİSTİKLERİ

Çimtaş Microsoft Lync ile esnek, bütünleşik, yer ve zaman bağımsız kuvvetli bir iletişim altyapısına kavuştu

3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,

MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL

DÜNYA Tarih : HAFTADA 6 GÜN ULUS... Sayfa : 9 İSTANBUL Tiraj : EKONOMİ StxCm : 122 1/1

2015 YILI 2015 İLİŞKİLİ TARAF İŞLEMLERİ VE 2016 YILI YAYGIN VE SÜREKLİLİK ARZ EDEN İLİŞKİLİ TARAF İSLEMLERİ ÖNGÖRÜSÜ RAPORU

BARMAN TEKNİK İNŞAAT ENDÜSTRİSİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Bağdat Caddesi Aksan Apt. No:326 D:14 Caddebostan Kadıköy/İSTANBUL

İTS YAPI SANAYİ TİCARET LTD. ŞTİ

TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ


Karaman Ticaret ve Sanayi Odası. Ocak Ayı Bülteni

2012 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Mesleki eğitim tanıtım ve işbirliği protokolü

YurtbaY Şİrketler Grubu.Ş.

Maaşlar Arasında Uçurum Var!

İÇİNDEKİLER RESMİ DOKUMANLAR

Referans Listesi AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI ALTINYAYLA BELEDİYESİ

Güneş Enerjisi nde Lider

Araştırmanızı nasıl alırsınız? Araştırma tasarımında yeni yaklaşımlar

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

ULUSLARARASI AYDINLATMA & ELEKTRİK MALZEMELERİ FUARI VE KONGRESİ İSTANBUL FUAR MERKEZİ

1983 yılında kurulan firmamız, inşaat. sektöründe seçkin bir yere sahiptir. Sektör içindeki yılların getirdiği deneyimini

YATIRIM İSTATİSTİKLERİ

AR-GE VİZYON SAVUNMA SANAYİİNDE GELİŞMELER ( )

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

FUAR SONUÇ RAPORU NİSAN ekolojizmir.izfas.com.tr

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI

Stratejik Plan Özeti

2012, Novusens

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Stratejik Yatırımların Teşviki KDV İstisnası ü ü ü ü. Bölgesel Teşvik Uygulamaları

2013 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Göller Bölgesi Aylık Hakemli Ekonomi ve Kültür Dergisi Ayrıntı/ 60

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Yürütülen Ar-Ge Destek Programları. MURAT YILDIZ Kurumsal Ar-Ge Destekleri Şube Müdürü

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Mühendisliği Bölümü. Polimer Nedir?

DOĞRU PROJELER DOĞRU ADIMLAR.

Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü

Kaynak : Tutku yayınları Ders Kitabı

7141 Sayılı Kanun çerçevesinde tarihinde kurulmuştur

Doğal olarak dijital

3. Uluslararası Ekim 2019 İstanbul Fuar Merkezi. Gıda, Beslenme Bileşenleri, Kimyasalları ve Teknolojileri Fuarı. fningredients.

HAKKIMIZDA. Sizin Hayalleriniz. Bizim İşimiz. Neden Bizi Tercih Etmelisiniz? İşimizde Uzmanız. Kalite Politikamız. Yenilikçi ve Üretkeniz

LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi

Technology. and. Machine


Atık Getirme Merkezi. REW-Getirme Merkez Tebliğii-Nisan Hülya ÇAKIR Çevre Mühendisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

2013-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans)

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği

Transkript:

E ur newsport KÜNYE-EDİTÖR AB Haber&Yayıncılık Mat. Bilg. Hiz. Ltd. Şti. adına Yazı İşleri Müdürü Doğancan Ay Yayın Koordinatörü Sema Gün Haber Müdürü Hasan Özer Dış Haberler Müdürü Fadıl Gerilecek Ekonomi Editörü İsmet Korkmaz Haber Merkezi Arlin Togaç, Merve Özer, Haydar Kumral, Serçin Ceşen Reklam Müdürü Süleyman Can Grafik İsmail Kara Mali İşler Ahmet Önemli Meliha Yıldız Yönetim Yeri Beyazıtağa Mah. Topkapı Cad. No:55/3 Fatih/İstanbul Tel: 0212. 532 96 70 Fax: 0212. 532 98 65 euronewsport@superonline.com info@euronewsport.com www.euronewsport.com Baskı Dünya Yayıncılık A.Ş. Globus Dünya Basımevi 0212. 629 08 08 Dağıtım: Yay-Sat İki ayda bir yayınlanır - YIL 8-2012/05 Merhaba... 2012 yılının üçüncü dönemini de geride bıraktığımız bu günlerde her geçen gün yeni pazarlar öğrenmemiz ülkemizin geleceğine de ışık tutmamızı sağlıyor. Bir dönem sadece Avrupa pazarına ihracat yapabileceğimizi düşünen ekonomi uzmanları bugünkü değişimi göremez iken ihracatı çeşitlendirmek için yoğun bir çabayla çalışan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, kriz nedeniyle Avrupa da kaybettiğimiz ihracat pazarını yeni ülkelerle tamamlayacağımızın altını çiziyor. AB dışı ihracat verilerine bakıldığında bu yılın ilk yarısında %60 oranına çıktığına dikkat çeken Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Bugüne kadar ihracatımızın %60 ı Avrupa pazarı, %40 ı Avrupa dışı pazarlara yapılırken, bugün bu oranlar tam tersine dönmüştür. Avrupa da yaşanan krizin kısa vadede bitmeyeceğini tahmin etmekteyiz. Bu nedenle farklı yöntemlerle Avrupa dışı pazarlara yoğunlaşarak ihracatımızdaki oranı AB pazarı %30, AB dışı ihracat pazarını da %70 seviyesine çıkarmak istiyoruz dedi. Belirlenen hedefler üzerinde çalıştıklarının altını çizen Zafer Çağlayan, dünyadaki her ülke ekonomisini titizlikle incelediklerini belirterek, Şimdiye kadar uzaklığından dolayı Asya pasifik bölgelerine ürün satmıyorduk. Öncelikle bu uzun mesafeyi kısaltmak için çalışıyoruz. Örneğin Türkiye den kalkan bir gemi Japonya ya ulaşana kadar farklı bölgelere uğrayarak 45 günde gidebiliyordu. Biz ülkemizde lojistik merkezi kurarak geminin farklı ürünlerle dolmasını sağlarsak ürünler Japonya ya 25 günde gidebilir. Bu konuda Japon yetkililerle de görüştük. Hem orada hem de burada lojistik merkez kuracağız ve böylece oradaki kapıları zorlayacağız diyerek ülkemiz açısından yeni bir pazarın oluşacağının sinyallerini verdi. Yine Rusya nın Dünya Ticaret Örgütü ne ABONE FORMU Adı Soyadı:... Adres:...... Telefon:... Faks:...E-mail:... Ödeme Bilgileri YILLIK ABONELİK BEDELİ: 30 TL üye olmasıyla birlikte bölgeye farklı bir yaklaşım sergileyerek var olan ihracatı arttırmak istediklerini vurgulayan Zafer Çağlayan, Krizden fırsat çıkarmamız gerekiyor. Bunun dışında ise Güney Kore de gördüğümüz özel ekonomik bölgeler oluşturmalıyız. Bu bölgeler bizim klasik serbest bölge mantığının ötesine geçebilmelidir. Örneğin kimyada 11 milyar dolarlık bir açığımız var. Linyiti alıp işleyecek ve dizele alternatif olan bir ürünü üretecek entegre petro-kimya tesisleri neden özel ekonomik bölgelerde olmasın. Yine bu ekonomik özel bölgeler aracılığıyla eski SSCB ülkelerine ihracatı arttırabiliriz sözlerinin ardından Ekonomi Bakanlığı olarak oluşturdukları planlar çerçevesinde çalıştıklarını aktardı. Avrupa pazarına olan bağımlılığımızın giderek azaltma niyetinde olduğu görülen ülkemizin yeni sürecinin hayırlı olmasını temenni ederken, yeni pazarlara girmek için çalışan tüm firmalarımıza da şimdiden başarılar dilemekteyiz. Saygılarımla... Hesap No: IBAN TR 17 0004 6004 4388 8000 0560 60 info@euronewsport.com Tel: 0212 532 47 35-0533 498 37 53 4

E ur newsport İ Ç İ N D E K İ L E R Invest Türkiye Yöneticisi Dr. Adem Akkaya: Avrupa da pazar payını arttırmak 58NRW isteyen Türk yatırımcılarını bekliyoruz 40 TABA/AmCham Başkanı Ekim Alptekin: Ortadoğu daki fikir ayrılıkları ABD ve Türkiye yi ayıramaz! Pirelli Lastikleri A.S. Ticaret Direktörü Aşkın Bedük: 80Türk Tüketici güvenlik açısından ucuz ürüne yönelmemeli Emlak Konut Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Sur: Kentsel dönüşüm sürecinde vergisel değişiklikler belirsizliklere yol açar 54 6

E ur newsport İ Ç İ N D E K İ L E R TEİD Başkan Yardımcısı Ali Rıza Ersoy: Etik ve İtibar Derneği olarak sonu olmayan bir yolculuğa çıktık 50 10 Türkiye nin Gururu Roketsan 14 Dearsan Gemi İnşaat Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Baki Gökbayrak: En iyi ürünü yapıp uluslararası rekabete açık olmanın peşindeyim 18 Ekol Lojistik CEO su Tayfun Öktem: Ucuzu konuşan değil, değeri konuşan doğruyu yapıyor 22 Dr Suat Kıroğlu: Ölen ölür kalan sağlar bizimdir 24 Belediyeler ve ödenmeyen SGK primleri 32 Hakan Kıran: Mimarlık ve Şehircilik para, reklam, politik güçle bir yere getirilemez 36 Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç: İstanbul sadece Türkiye ye değil, dünyaya ait bir kenttir 40 TABA/AmCham Başkanı Ekim Alptekin: Ortadoğu daki fikir ayrılıkları ABD ve Türkiye yi ayıramaz! 44 Daça Group Yönetim Kurulu Başkanı Olcay Saral: Moskova bağlantısı olmayan bir firmanın Rusya da başarılı olması çok zor 48 Etiyopya daki dev projeye Yapı Merkezi nin 50 TEİD Başkan Yardımcısı Ali Rıza Ersoy: Etik ve İtibar Derneği olarak sonu olmayan bir yolculuğa çıktık 54 Emlak Konut Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Sur: Kentsel dönüşüm sürecinde vergisel değişiklikler belirsizliklere yol açar 58 NRW Invest Türkiye Yöneticisi Dr. Adem Akkaya: Avrupa da pazar payını arttırmak isteyen Türk yatırımcılarını bekliyoruz 64 Rekabet Kurumu 2012 Rekabet Raporu (Sonuç Bölümü) 68 Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti sürecinde ilk adım atıldı 70 Yeni Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet 72 Asya Emeklilik Genel Müdürü Ercüment Korkut: Kıdem tazminatları bireysel emekliliğe aktarılırsa sektör 400 milyar TL ye ulaşır 76 Sports International CEO su Orhan Koral: Sporda dünya çapında başarı elde etmek için düzenli çalışmalıyız 80 Türk Pirelli Lastikleri A.S. Ticaret Direktörü Aşkın Bedük: Tüketici güvenlik açısından ucuz ürüne yönelmemeli 84 Kılıç Deniz Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kılıç: Su ürünlerine verilen devlet desteğinin sürmesini istiyoruz 86 Aslanlı Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Aslan: Her şeye rağmen hükümetin eksik çalıştığını düşünüyorum 90 Adnan Dalgakıran: Ekonomi Bakanlığı nın onayı ve bilgisi dışında herhangi bir faaliyette bulunmadık 92 Göklerde 30 000 saat (Hayat Dergisi) 8 Nisan 1965 8

E ur newsport Türkiye nin Gururu Roketsan lkemizde roket ve füze tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi amacı ile 1988 yılında Ü kurulan Roketsan, kuruluş amacını gerçekleştirmeye yönelik doğru stratijiler sayesinde görevlerini zamanında ve tam yerine getirirken, ülkemize kazandırdığı beyin gücü sayesinde teknolojiyi özümseyerek, konusunda uzman milli bir sanayi oluşturmuştur. Roketsan ın geleceği ve savunma sanayimizin geldiği nokta ile ilgili görüşlerini aldığımız şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Dr Eyüp Kaptan, sorularımızı yanıtladı. Savunma sanayimizin geldiği nokta ile ilgili bir değerlendirme yapar mısınız? Savunma sanayii projelerinde devletin temel önceliği Türk Silahlı Kuvvetlerimizin (TSK) ihtiyaçlarını ülke sanayimiz ile karşılamak olmuştur. Bu öncelik doğrultusunda alınan kararlar neticesinde son dönemde, TSK ihtiyaçlarına yönelik modernizasyon projelerinin % 90 ı ülke sanayiimizin katılımı ile gerçekleştirilmiş, yurtdışından hazır alıma gidilmiş projeler maliyet bazında %10 un altında düşmüştür. TSK ihtiyaçlarının yurtiçinden karşılanma oranı 2010 yılında % 52 lere ulaşmıştır. Yurtiçi tasarım ve üretime verilen önem ve destek sonucunda Türkiye artık ilk milli füzesini, savaş gemisini, ana muharabe tankını, korvetini üretebilir hale gelmiştir. Roketsan olarak amacımız Türk Silahlı Kuvvetleri nin yeteneklerini sürekli en üst düzeyde tutmak ve bunu yaparken de dünyada rekabetçi olacak ürünler üretebilmektir. Bu konu ülke itibarımız acısından da en önemli hususlardandır. Türkiye bundan 8-10 sene önce yüzde 25 in altında, yerli katkı payıyla savunma ihtiyaçlarını karsılarken, şimdi bu oranın yüzde 50 nin 10

üstünde olması sevindirici bir gelişmedir. Bu durumun ihracatla da destekleniyor olması, savunma sanayimizi daha da güçlendirmemiz anlamına gelmektedir. Çünkü, ülke kaynaklarından ziyade yurtdışı kaynakları da finansman açısından kullanmaya başlamak önemli yol katedildiğinin bir göstergesidir. Ülke bütçesinden daha az pay alarak ülkenin savunma sanayisini daha çok geliştiriyorsunuz. Güçlü savunma sanayisi hem TSK ne güç kazandırmakta hem de diğer ülkeler nezdinde başlı başına bir caydırıcılık unsuru olarak kabul edilmektedir. Türkiye nin ilk Milli füze sistemi CİRİT in seri üretimi başlamıştır. Bu kapsamda TSK lerine ilk teslimat Mayıs 2012 ayı içerisinde yapılmıştır. Tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve yurt içinde üretilen CİRİT füzesi, Türkiye nin ilk Milli taarruz helikopteri T-129 Atak platformunun ana silahlarından birisi olacaktır. Gerek güdümlü füzeler, gerek tanksavarlar, gerekse hava sistemlerinin üst düzey teknoloji gerektiren çok zor işlerdir. Bunların altından kalkabilmek esasında başka nelerin de altından kalkabileceğimizi, belki de kalkmakta olduğumuzu gösteren şeylerdir. Savuma sanayimizin gelişimi gözönüne alındığında Roketsan ın geleceği ile ilgili neler söylenebilir? 24. yılını gururla kutlayan Roketsan, savunma sanayimizdeki hızlı ilerleyişe paralel olarak, az zamanda hızla ilerlemiş ve önemli gelişmeler kaydetmiştir. Modern silah ve teçhizata sahip olma hedefiyle, silah sistemi teknolojilerindeki gelişmeleri yakından izleyerek ihtiyaçlarını ve önceliklerini belirlemekte olan TSK, günümüz harplerinin en önemli silahlarından biri haline gelen modern roket ve füze sistemlerinin yurt içinde üretilmesini güçlü biçimde desteklemektedir. TSK nın bu politikası, Roketsan a stratejik bir önem kazandırmaktadır. Dört ayrı yerleşkede, 75.000 m si kapalı alan olmak üzere toplam 2.000.000 m alan üzerinde tesis edilmiş 120 adet binada, başarıya odaklanmış 1400 uzman personeliyle faaliyetlerine devam eden çok güçlü bir savunma sanayi kuruluşu haline gelmiştir. Roketsan, Türkiye den aldığı destekle, ürettiği roketfüze sistemleri ve diğer ürünleriyle ülke savunmasına hizmet etmeyi, yurt içi teknolojik alt yapıya katkıda bulunmayı ve birlikte çalıştığı alt yükleniciler ile iş ortaklarının gelişimini başlıca görevleri kabul ederek çalışmalarına gittikçe artan hızla ve gururla devam etmektedir. Yurtiçi geliştirme ve üretim çalışmalarının yanında ağırlıklı olarak Orta Doğu Bölgesinde ürün, tasarım ve hizmet kalitesini müşterilerine ispatlamış bulunan Roketsan, Amerika kıtasından Uzak Doğu ya,

Fotoğraf: Savunma Havacılık PATRIOT Kontrol Bölümü Üretim Projesi kapsamında Raytheon Entegre Savunma Sistemleri (IDS) tarafından, Roketsan a ABD nin Boston eyaletinde 15 Mayıs 2012 tarihinde, ROKETSAN ın 2011 yılı çalışmaları, kalite, performans ve zamanında tedarik faaliyetleri sebebiyle 2011 Tedarikçi Mükemmeliyet Ödülü verildi. Güney Afrika dan Kuzey Avrupa ya kadar birçok bölgede de pazar geliştirme faaliyetlerini de yoğun biçimde sürdürmektedir. Savunma dünyasında lider şirketler arasında marka haline gelmekte olan Roketsan ın hedefi yakın gelecekte satış hacmi ve füze teknolojileri ile dünya pazarına yön veren ilk 50 firma arasında yer almaktır. Roketsan ın bulunduğu alan itibari ile teknoloji sınırlarını zorladığını gözlemliyoruz. Bu açıdan bakarsak Roketsan bir teknoloji üssü oldu diyebilir miyiz? Roket ve füzelerde kullanılan malzeme ve teknolojilerin ülkeler arasındaki alışverişi dünya genelinde sıkı biçimde takip edimekte ve çok katı kısıtlama ve engellemelere tabi tutulmaktadır. Bu durum Türkiye nin bir çok teknolojide kendi kendine yeterli olmasını gerektirmektedir. Amaçlanan milli yapılanma, Türkiye nin roket ve füze alanında merkez olma görevini üstlenmiş şirketimiz koordinasyonunda hayata geçirilmektedir ki bu vazife Roketsan a stratejik bir önem kazandırmaktadır. 1988 yılında 25 kişilik çekirdek kadrosuyla faaliyetine başlayan Roketsan, kuruluşunun 10.uncu yılı sonunda 550 kişilik kadroya ulaşmış, sayısı ve kapsamı gittikçe artan projelerin yarattığı ihtiyaç neticesinde personel sayısı bugün itibariyle % 50 si mühendis olmak üzere 1400 kişiyi aşmıştır. Kuruluşundan bugüne kadar geçen sürede Roketsan, gerçekleştirdiği tasarım ve teknoloji geliştirme projeleri, ürün geliştirme, üretim ve anahtar teslim tesis kurma programları ile; fırlatma platformu ve komuta üniteleri de dahil olmak üzere roket ve güdümlü füze sistemlerini ihtiyaçlar doğrultusunda milli olarak tasarlama, üretme, platforma entegre etme, kullanıcı personeli eğitme, teslim ettiği sistemlere satış sonrası destek hizmeti sağlama, roket ve füzelerin ömür durum tespitini yapma, depolama ömrünü doldurmuş mühimmatı usulüne uygun biçimde imha etme gibi roket ve füze sistemlerinin ömür devrini tümüyle kapsayan işleri uluslararası standartlara uygun biçimde icra edebilecek çok kritik yetenekler kazanmıştır. Sahip olduğu güçlü altyapı ve teknolojik yetenekler, paydaşları nezdinde yarattığı güven duygusu, doğru pazar geliştirme gayretleri sayesinde geleceğe güven ve umutla bakan Roketsan, Türkiye nin gurur duyduğu ilklere imza atan bir teknoloji üssü olmaya hak kazanmıştır. Savunma Sanayii şirketlerinin sivil alanda da üretim yapmasının sağlıklı bir şirket büyümesi açısından önemine vurgu yapılıyor. Bu açıdan Roketsan savunma sanayi dışında üretim yapabilir mi? 12

Bildiğiniz gibi dünyaya yön veren teknolojilerin onemli bir bolumu, yogun ARGE faaliyetleri iceren savunma ve uzay teknolojilerine dayanmaktadır. Savunma sanayi sektöründe sahip olunan bu altyapının ihtiyac duyulan diger alanlarda da kullanilabilirligi mümkündür. Savunma Sanayimiz ile üniversitelerimiz yeterince işbirliği yapabiliyor mu? Roketsan, çalıştığı alan itibari ile yurtdışından yaptığı tedarik faaliyetinde uluslararası kısıtlamalardan en çok etkilenen savunma sanayi kuruluşudur. Bu kısıtlamaların üretim ve tasarım süreçlerimizde oluşturabileceği olumsuz etkilerinin azaltılması/önlenmesi için sanayi, üniversite veya araştırma kurumlarındaki imkan ve yeteneklerin en üst seviyede kullanımının gözetilmesi, Roketsan ın kurulduğu günden bu yana en önemli stratejilerinden biri olmuştur. Sanayi, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı mız tarafından 5746 sayılı kanun çerçevesinde uygulamaya konulmuş Ar-Ge Merkezlerine yönelik uygulamalar ile birlikte, bildiğiniz gibi, Roketsan 2009 yılından bu yana iki Ar-Ge Merkezi ile tescillenmiştir. Yönetim Kurulumuz tarafından sağlanan özkaynaklar ile Ar-Ge çalışmalarımızın kapsamı da son dönemde artış kaydetmiştir. Savunma projeleri özellikle; takvim ve maliyet taahhütlerinin getirdiği kısıtlamalar, proje-sistem mühendisliği ve kalite yönetim ilkeleri, kalifikasyon istekleri, kabul ve muayene usulleri açılarından sivil projelere göre ayırt edici özellikler taşımaktadır. Bu durum, çoğu kez isim yapmış üniversitelerin bile savunma projelerine katılımı açısından bazı güçlükler getirebilmektedir. Öte yandan savunma projelerinin ihtiyaç duyduğu birçok alanda, çeşitli üniversitelerde laboratuvar imkanları ve değerli beyinler mevcuttur. Sözkonusu altyapı ve/veya bilgi birikiminin bazı isim yapmamış üniversitelerde de bulunduğu bilinmektedir. Ancak üniversite çalışmalarının, birden çok uzmanın oluşturduğu ekipler yerine genellikle tek tek bireyler tarafından yürütüldüğü, bunun da yıllarca süren savunma Ar-Ge faaliyetinin sürekliliğinin ve başarısının sağlanması açısından risk oluşturduğu görülmektedir. Bu değerlendirmeler ışığında üniversitelerin, genel olarak, sistem geliştirme projeleri yerine teknoloji geliştirme/altyapı hazırlama projelerinde görev almasının ya da yürüyen sistem geliştirme projelerince finanse edilmek üzere bir sonraki sistem geliştirme projesine yönelik altyapı/yetenek geliştirme çalışması yürütmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Anılan çalışmalara sadece isim yapmış üniversitelerin değil ilgili tüm üniversitelerin katılımının sağlanması için ise Proje Yönetim Makamları nca üniversitelerin kendi aralarında iş ortaklığı tesis etmelerinin teşvik edilmesi faydalı olacaktır. Şirketimiz bugüne kadar üniversite ve araştırma kuruluşlarımız ile çok fazla sayıda ortak çalışma yürütmüştür. Bu çalışmalara örnek olmak üzere size ifade etmek istediklerim; Uludağ Üniversitesi, TOBB ETÜ, ODTÜ, Osmangazi Üniversitesi ile birlikte çeşitli RAMJET sevk sistemi teknolojileri Cirit Projesi kapsamında TÜBİTAK BİLGEM ile milli lazer arayıcı başlık geliştirilmesi Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi Projesi kapsamında ODTÜ Havacılık ve Uzay Müh. Bölümü ile birlikte otopilot algoritmalarının geliştirilmesi ALTAY Projesi kapsamında Anadolu Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İTÜ, Atılım Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi ile birlike zırh malzeme ve teknolojileri alanında tanımlanmış 5 ayrı çalışma Çeşitli projelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda ODTÜ Makina Müh. Bölümü ile birlikte elastomer titreşim takozlarının tasarımı NANOKAP Projesi kapsamında Bilkent Kimya Bölümü ve Atatürk Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü ile birlikte nano yapılı kaplamaların geliştirilmesi (Roketsan, SSM MÜKNET temsilcisidir) Roket katı yakıtlarında kullanılan ve tedariğinde sıkıntı yaşanan çeşitli yakıt kimyasal malzemelerinin sentezlenmesi ve pilot ölçekli altyapılarının oluşturulması çalışmalarımız kapsamında Ankara Üniversitesi, ODTÜ ve İTÜ Kimya Bölümleri ile çok sayıda malzeme sentezleme çalışması

E ur newsport Dearsan Gemi İnşaat Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Baki Gökbayrak: En iyi ürünü yapıp uluslararası rekabete açık olmanın peşindeyim eşif, gözetleme ve denizaltı savunma harbi K görevlerini icra etmek amacı ile 2007 yılında sözleşmesi imzalanan Yeni Tip Karakol Botu projesinde kesin kabuller yapılıyor. TSK envanterine giren gemiler uluslararası arenada da kabul görmeye başlandı. İhracat ile ilgili çalışmaların netlik kazandığı bu dönemde projenin yüklenicisi Dearsan Gemi İnşaat Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Baki Gökbayrak ın süreç ile ilgili değerlendirmelerini aldık. Yeni Tip Karakol Botu projesi çerçevesinde ürettiğiniz gemilerin kesin kabulleri yapılmaya başlandı. Bu önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde savunma sanayine girişiniz ile ilgili süreci değerlendirir misiniz? Ben gemi inşa mühendisiyim. Eğitimimi Michigan Üniversitesi nde aldım ve yurda döndükten sonra 10 yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki tersanelerde çalıştım. Ayrıldıktan sonra da 28 yıldır özel sektörde çalışmaktayım. 28 yılın ilk 21 yılı ise Türkiye de faaliyet göstermekte olan yelkenli yat imal eden yabancı bir firmada Yönetim Kurulu Başkanı düzeyinde çalıştım. 2006 yılında Dearsan ı kurarak farklı bir yola girdim. Dearsan da ustalık dönemini yaşadığınızı söyleyebilir miyiz? Ustalık dönemi demek çok iddialı olur, biz ona kalfalık dönemi diyelim. 2007 yılında ise 14

SSM (Savunma Sanayi Müsteşarlığı) ile 16 gemilik Yeni Tip Karakol Botu projesinin kontratını imzaladık. Bu kontrat önemli bir dönemeçti diyebilir miyiz? Evet. Bunun bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişte TSK bünyesinde savaş gemilerinin onarımı konusundaki tecrübelerimin benim için yol gösterici olduğunu söyleyebilirim. 5 yıldır da 16 gemilik proje ile ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz. Projede yolun yarısına geldik diyebilir miyiz? Aslında bugün itibari ile projenin % 60 ını gerçekleştirmiş durumdayız. Bugüne kadar yedi geminin geçici teslimini gerçekleştirdik, bu yıl sekizinci geminin geçici teslimini gerçekleştireceğiz. Bunlardan üçünün kesin kabulü sağlandı. Sekiz geminin de inşa halinde olduğunu söyleyebiliriz. Projenin 2014 yılında bitmesi planlanıyor. Savunma sanayine genel olarak baktığımızda denizcilik alanında önemli atılımlar yaptığımız ifade ediliyor. Bu görüşe katılır mısınız? Türkiye bugün itibari ile 15 yıl öncesine göre çok ileride, bu kadar yıl gemi inşa sanayinin içerisinde olmuş biri olarak son 10 yıldaki gelişmelerin inanılmaz olduğunu söyleyebilirim. Bu gelinen noktanın kâfi olmadığını söylemekte de fayda var. Daha gideceğimiz uzun bir yol var. Ancak kendimizi de küçümsememeliyiz. Bunun yanında kendimizi küçümsemezken dev aynasında da görmememiz lazım. Kendimize dürüst davranırsak ulaşacağımız noktaya çok daha çabuk ulaşacağımız kanaatindeyim. Geçmişten beri bir birikimimizin olduğu doğrudur ancak bu birikim kısa bir süre önce kayda değer sonuçlar doğurmaya başladı. Tabii burada bilgiye çabuk ulaşılan bir dönem yaşamamızın ve devletimizin yerli katkı ile bu ürünleri meydana getirmek için gösterdiği kararlılığın oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla cevherin üzerindeki tozun kalktığını söyleyebilirim. Yerli katkının giderek arttığı bir dönem yaşanırken, tamamen yerli ürünlerden bahsetmemiz mümkün mü? Dünyanın her hangi bir yerinde her şeyini kendisi yapan bir ülke var mı bilemem. Ancak her şeyi kendinin olması iyi bir durum mu diye sorulursa bunun ticari bir durum olmadığını söylemekte fayda var. Fakat kritik noktaların ülkemiz tarafından yapılması önemlidir. Gemi inşasında dışarıya bağımlılığımızın oldukça az olduğunu biliyorum. Yerli katkı ülkemizde gemi inşa alanında daha fazladır. Ülkenin vereceği kararla, ülkemizde üretilmeyen ürünler, ARGE çalışmalarına önem veri- 15

E ur newsport lerek üretilebilir. Ancak bu durum özel sektöre bırakılamayacak boyutta bir konudur. Bu proje bittikten sonra yat üretimine devam edecek misiniz? Evet bu proje bitmeden yat üretimine başlamayı düşünüyorum. Yaptığınız çalışmanın yurtdışında da kabul görüyor olması, ihracat yapabiliyor olmanız savunma sanayine daha fazla ilgi göstermenizi sağlayacaktır diye düşünüyoruz. Bu konudaki gelişmelerden bahseder misiniz? Savunma sanayi ürünlerinin ihracat olmadan, sadece iç pazara yönelik olması sakıncalı bir durumdur. Pazarımız bellidir ve hacmi belli olan iç pazarla geleceğimizin olmayacağı kanısındayım. Dolayısıyla ihracat şarttır. Siz ihracat yapmayı başardınız mı? Bizim çalıştığımız ürünün TSK envanterine girmesi bizim için oldukça önemli ve ürünümüz oldukça beğenilen bir ürün oldu. Yurtdışındaki alıcılar da bu durumu dikkate almaktadırlar. Biz de yakın dönemde ürünün ihracatına başlamış durumdayız. İhracatımızda azımsanacak boyutta değildir. İhracat yaptığımız ülke üründen memnun. Bu alanda sektör içerisinde RMK ve sizin gibi firmaların öne çıkarıldığı ifade ediliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Bu konuda söyleyeceklerimin, yanlış anlaşılacağı kanaatindeyim. Burada iki yaklaşım olabilir. Birincisi bu alan sadece bu konuda ihtisaslaşan firmalara açılır ya da alan herkese açılır. Benim bu konuda bir yorum yapmam sakıncalı olur. Ben kendimi bir yarışmanın içerisinde olduğumu düşünüyorum fakat yanımdakilere bakarak bu yarışı kaybetmek istemiyorum. Ben kendi işime yoğunlaşıp, en iyi ürünü yapıp uluslararası rekabete açık olmanın peşindeyim. Milgem projesinin özel sektöre verilmesi ile ilgili bir düşünce var. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Bu konunun kararı devlet tarafından verilecektir. Ben özel sektörde bulunan bir kişi olarak bu işlerin özel sektöre verilmesinden yanayım. Bu konuda alınmış kararlar da var. Milgem projesinin geri kalan 6 gemisinin yapımı için biz ve bir başka tersaneye davet gönderildi. Henüz teklif aşamasındayız ve neticelenmesini bekliyoruz. İleride bir uçak gemisi inşa etme hayaliniz var mı? Hedeflerimizi hep yüksek tuttuğumuzu söyleyebilirim. Elbette ki böyle bir hayalimizin olduğunu söyleyebilirim ancak bizim henüz yolun başında bir firma olduğumuz düşünülürse, alacağımız uzun bir yolun olduğunu söyleyebilirim. 16

E ur newsport Ekol Lojistik CEO su Tayfun Öktem: Ucuzu konuşan değil, değeri konuşan doğruyu yapıyor

vrupa da sektörünün önemli markalarından biri olma yolunda adımlar atan Ekol A Lojistik te Tayfun Öktem döneminin alınan ödüllerle başlaması yeni dönemin de habercisi. Bu yeni dönem ile ilgili görüşlerini aldığımız Tayfun Öktem, Bizim genel mantığımızda yürek ve teknoloji beraber ilerliyor. Çünkü yürek arzuyu ve insani dokunuşu temsil ediyor, teknoloji de o işi yapmanın sofistikasyonunu veriyor. Biz bu anlamda yürek kısmının zaten bizde var olduğunu düşünüyoruz. Teknoloji ve bilimsellik anlamında da şirket olanakları çerçevesinde baştan beri hep aktif olduk diyerek şirketin başarısının altındaki gerçekleri ifade ediyor. Ekol ün dünya markası olma yolunda adımlar attığından bahsediliyor. Bu adımlarla ilgili neler söylemek istersiniz? Markalaşma uzun süreli bir iştir, sabretmek gerekir. Ekol e gelirsek. Ekol, hizmet odaklı, yapacağının en iyisini yapmaya çalışan, hakkında en baştan beri neredeyse hiç bir ticari kaygı duymadan, salt hizmet vermek adına, en iyisi olsun mantığıyla hareket eden ve bunu teknolojiyle birleştiren bir yapı konumundadır. Bu da markalaşma süreci için önemli bir noktadır. Bu durumu samimiyetin bir göstergesi olarak da nitelendirebilir miyiz? Kesinlikle öyle. Bugün herhangi bir müşterimiz, herhangi bir yöneticimize, buna yönetim kurulu başkanımız da dahil olmak üzere, ulaşarak sorununu anlatabilir, tabi öncelikli amacımız herhangi bir soruna mahal vermemektir. Bir sorun çıkması durumunda da bize ticari yansıması ne olursa olsun çözülmeye çalışılır. Bu her firmada böyle söylenir fakat gerçekte yapılıyor olmasının çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bugün Ekol 2.000 i aşkın araçlık filosu ve 400.000m depolama alanı ile belki de Türkiye den çok Avrupa da tanınan bir marka halini aldı. Hem fizibilitesi hem de belirli bölgelerde iş olanağı çıkması durumunda adres gösterilecek bir marka olması itibariyle kendini kabul ettirdi. Bizim amacımız bunu her seviyede arttırarak devam ettirebilmektir. Avrupa da kendisini kabul ettirebilmekten bahsediyoruz, Mayıs ayı içerisinde büyük ölçekli şirketler kategorisinde Avrupa da Eco Performance Award olarak geçen Avrupa nın büyük lojistik şirketleri içerisinde hem iş modeli, hem iş başarısı, hem de çevreye duyarlılık konusunda başarılı olan şirketlere verilen bir ödülü bir Avrupalıdan aldık. Avrupalı olmayan Türk bir şirketin, içerisinde üniversitelerin, sektör derneklerinin ve rakiplerimizin bulunduğu bir ekibin içerisine girerek hepimizin göğsünü kabartan bir ödül alması bizleri gerçekten çok mutlu etti. Biz bunu daha iyi bir dünya için lojistik sürecimizde bizim adımıza bir ek kazanım ve motivasyon kaynağı olarak görüyoruz. Sizin de böyle bir yapıya dahil olmanız sanırım durumu daha anlamlı kılıyor. Ekol Lojistik e geçmenizi sağlayan, size asıl hitap eden şey nedir? Ekol Lojistik in 4.200 kişilik çok genç ve çok dinamik bir çalışan ordusu var. Bence şirketin vizyonu, çalışanları, yapmaya çalıştıkları ve gittiğimiz yol birbirini tamamlayan bir yapı. En son benim CEO olarak gruba katılmam da bu açından anlamlıdır. Uluslararası yöneticilik deneyimi olan bir kişinin uluslararası bir marka olma hedefi olan bir şirkete gelmesinde anlamlar aramak gerekir. Biraz önce bahsettiğimiz gibi çalışanlarınızın da bunu hissediyor olması çok önemli. Kesinlikle öyle. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı nda lojistik sektörünün Ar-Ge merkezi olarak tanınan ilk ve tek şirketi olduk. Bunun getirdiği bir takım bilimsel vecibeler ve avantajlar var. Sektörde bir nevi büyük ağabey olarak araştırmalar yapıyorsunuz, hem şirketiniz adına hem de sektörünüz adına gelişimi stabile etmeye çalışıyorsunuz. Devletimiz de bu konuda destekte bulunuyor. Yenilikler getirmenin ve daha iyi şartlar altında hizmet verebilmenin de bir bedeli var. Fiyatların daha kısıtlandığı bir dönemde olduğumuz ifade ediliyor. Bu durum belki sizin gibi firmaları çok fazla rahatsız etmiyordur ama küçük firmalar bu durumdan daha fazla etkileniyorlar. Konu ile ilgili neler söylemek istersiniz? Lojistik sektörü aslında kolay bir sektör değil, hiçbir zaman da olmadı. Fakat içinde bulunduğumuz dönem ve muhtemelen ileriye dönük olarak da hiçbir zaman kolay ve rahat bir iş alanı olmayacaktır. Bu süreç içerisinde aslında iyi firmalar saygın firmaların tedarik zinciri sürecini yani lojistiğini kendi üzerlerine almış oluyorlar. Yani bir nevi onların doğaları gereği bilmemeleri gereken zinciri üzerlerine alıyorlar. Hâlbuki lojistik sektörü zaten bunu en verimli şekilde yapmaya çalışıyor. Burada verimli olmak bizim için anahtar kelimedir. Çünkü verimli olmak demek değer katmayan her türlü fazlalığı, maliyeti ve etkinliği elimine etmek anlamına gelmelidir. Bence ucuzu konuşan değil, değeri konuşan doğruyu yapıyor. Gerçekten de önemli olan değerdir. Tüketicinize ya da müşterinize bir değer sunuyorsanız, o değerin bir fiyatı olmalıdır. Siz onu fiyatlandırırken şu ve ya bu motifle farklı fiyatlandırabilirsiniz ama çıkış noktanız ucuzluğunuz olmamalıdır. Tabi sizin de söylemiş olduğunuz 19

E ur newsport gibi zor ekonomik zamanlarda ucuzluk çok konuşulan bir şey oldu ama uzun vadede konuşulması gereken aslında değerdir. Eğer siz maddi ya da manevi, her şey maddi anlamda olmak zorunda değil, bir şekilde sürece katkıda bulunuyor, bir fayda yaratıyorsanız dikkate alınması gerekenin ucuzluk değil de değer yaratmak olması gerekir. Bizim sektörümüzde maddi faydalar çok daha fazla ama lojistik sektörü aynı zamanda son derece süreç odaklı, matematik bir sektördür. Bu süreçte ya da kriz döneminde müşterilerinizin fiyat konusundaki genel yaklaşımları nasıl? Fiyat ve vadeler yani ekonomik koşullu tartışmalar sık sık yaşanan tartışmalardır. Bunu bir yere kadar anlamamak elde değil. Şirketler değişik ticari baskılar altında fakat tekrar söylüyorum ben her zaman uzun vadede ticari koşullarını iyileştirmeye çalışırken hiçbir zaman değerden feragat etmeyen müşteriler ya da hizmet sunanlar kazanır diye düşünüyorum. O kapana kısılmamak lazım. Tabi ki ticari bir işletme olarak biz de yapıyoruz. Eğer aynı ürünü, aynı değeri daha iyi ticari şartlarda alabilirseniz her zaman daha iyidir. Orada daima kazan kazan formülüyle hareket ederek karşınızdaki partnerinizin size vereceği hizmeti yapmasını engellemeyecek şekilde pazarlık edebilmek lazım. Şunu samimiyetle söylüyorum hala öyle partnerler, ortaklar ya da şirketler var. Ticaret tartışırken tamamen kazan kazan formülüyle, her iki tarafında kahkahayla ama hafif gülümsemeyle, tartışmadan ayrılmasına yönelik konuşabilen çözüm ortaklarımız var. Ülke belli bir şeyi aştı ama lojistik konusunda alt yapı ya da gelişmeler sizce yeterli mi? Türkiye, bölgesel lojistik üst olmaya aday bir ülkedir. Lojistik anlamda son 30 senedir özellikle de son 20 senedir sektörün gelişimi ülkemizde daha da hızlandı. Ancak yapılacak daha çok şey var. Eğitim altyapısı anlamında da yapılacak çok şey var. Bugün müfredatında lojistik olan çok az sayıda eğitim kurumu var. Ancak her şeye rağmen çevremizin olanaklarla dolu olduğunu görüyoruz, Avrupa nın her şeye rağmen büyük bir mal hareketine ve depolanmasına sahip olduğunu biliyoruz. Çevremizde özellikle Doğu Avrupa da ve Ortadoğu da çok ciddi cari hareketler ve büyük potansiyeller olduğunu görüyoruz. Ülkemizin özellikle 500 milyar dolarlık 2023 ihracat hedefleri çerçevesinde daha gidecek çok yolu olduğunu biliyoruz. Biz şu anda bu bilinçle kendimizi nasıl hazırlarız buna bakıyoruz. Yakın zamanda Suriye ile yaşamış olduğumuz sıkıntılar bize pazar kaybettirdi. Bu durum lojistik sektörüne nasıl yansıdı? Aslında bu duruma Türkiye nin kaderi ve şansı diyebiliriz. Öyle bir bölgedeyiz ki jeopolitik ve jeostratejik konum itibariyle komşularımızı şöyle bir saydığımız zaman tartışılacak bir konumuz her zaman oluyor. Suriye yle ilgili yakın zamanda bahsettiğiniz üzücü olayları bizler de takip ediyoruz. Sektörde de epey bir sıkıntı olduğunu biliyoruz. Sektörün içerisindeki biri olarak bu olaylar bizleri de üzüyor. Her ne kadar bizim orada aktif bir operasyonumuz olmasa da özellikle Hatay da iflasın 20