HARPUT DİN EĞİTİMİ KURUMLARI İnsanların şahsiyetleri olduğu gibi, kültür ve medeniyetlerin de şahsiyetleri vardır. O şahsiyetler, genellikle bazı özelliklerle kendilerini beyan ederler, ortaya koyarlar. Bir insan, bir kültür, bir medeniyet veya bir belde, eğer tarihte kalıcı bir iz bırakmışsa, orada kişilikten söz edilebilir. Mesela Roma medeniyeti deyince hukuk, Çin medeniyeti deyince küçük el sanatları, İslam medeniyeti deyince insan hak ve hürriyetleri, Endülüs medeniyeti deyince farklı kültür ve toplumlarla bir arada yaşama tecrübesi akla gelir. Harput bütün medeniyet ve kültürleri bağrında taşıyan ve kendine has bir şahsiyet oluşturan bir beldedir, bir kültür ve medeniyettir. Harput, bağrında Urartu, İran, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Osmanlı medeniyet ve kültürlerini 4000 yıldır taşıyan bir kültür, ilim ve medeniyet beşiğidir. Bu medeniyetin en önemli unsurlarından biri de dindir. Hayatın her alanında etkin bir şekilde varlığını sürdüren din, insanlık tarihi boyunca toplumların ve bireylerin hayatında vazgeçilmez bir unsur olarak yer almıştır. Bu nedenle sosyal hayatın merkezinde yer alan din ile ilgili hususları yürüten ve belli bir disiplin altına alınması yönünde her toplumda planlı ve düzenli kurumlar inşa edilmiştir. Harput da din eğitimi Artukoğulları Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından 1156 tarihinde yaptırılan Ulu Camii içerisinde ki medrese ve Selçuklular devrinde 3.Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1279 yılında yaptırılan Alacalı mescit gibi mekânlarda medrese, Darül-hadis ve Darülhattat müesseselerin kurulmasıyla kültür hareketlerinin başladığını müşahade etmekteyiz. Selçuklulardan sonra Akkoyunlar devrinde din eğitimi devam etmiş Osmanlı devrinde ise bütün hızıyla medreseler, mektepler, kütüphaneler inşa edilmiştir. Evliya Çelebi nin 1654 yılında Harput u ziyaret etmesini Seyahatname de şu şekilde kaydeder; 6 adet medrese olup her camii de bir küçük dershane bulunmaktaydı. Zahiriye, Ulucamii, Hatuniye medreselerinin canib-i vakıftan müderrisleri vardır. Cümlesinde ilm-i hadis görülür. Cümle 50 adet mektebi vardır ki canib-i vakıftan eytama beher sene birer kat libasa-i hariri, sürre ve atiye mebzuldur. l- HARPUTTA OSMANLI DÖNEMİNDE DİN EĞİTİMİ KURUMLARI 1-Aile ocağında tahsil 2-Mahalle mektepleri 3-Evkaf tarafından idare edilen Sıbyan mektepleri 4-Medreseler 5-Dar-ül-Hilafet-ül aliye Medresesi
II_ CUMHURİYET DEVRİNDE HARPUTTA DİN EĞİTİMİ KURUMLARI 1-İmam-Hatip Okulu 2-Diyanet Eğitim Merkezi 3-Hamdi Başaran Kur an Kursu OSMANLI DÖNEMİNDE HARPUTTA DİN EĞİTİM KURUMLARI A:AİLE OCAĞINDA TAHSİL Eski Harputlularda, din bağlılığı her şeyin üstünde olduğundan aile efradı ibadetlerinde hiçbir suretle ihmal göstermezlerdi. Bu dini vazifeyi hakkiyle yapabilmek için mutlak surette Kuranı Kerimi ve dini kitapları okumak, yazmak ve bilmek lazımdı. İşte bu mecburiyet, aile efradını tamamıyla okuyup yazmaya sevk eder ve bunun için ilk önce çocuğa, baba ve ana isimlerinin yerine, çevrenin telkiniyle Allah dedirtilerek dillendirilir.ve sonra biraz büyüyüp de beş altı yaşlarına gelince aile efradı tarafından hemen okutma değil ağızdan öğretme suretiyle işe başlanır ve sonra çocuğa bir Alfabe alınırdı.aileden herhangi biri boş zamanlarında çocuğa alfabeyi az zaman içinde sonuna kadar ve sonra Subhaneke, Salavatlar ve Namaz Sureleri sırasıyla öğretirdi. Bir taraftan harfler, bir taraftan da dualar doğrudan doğruya ağızla çocuğa yavaş yavaş ezberletilirdi. Bu çocuklardan birçoğu henüz mektebe gitmeden kuran-ı kerimi serbestçe okumaya başlardı. Hatta çocuklara yazmayı da yine bu yuvada baba ve kardeşler meşk ederlerdi. Bu güzel usul, adeta çocuğun mektebe verilmesini müteakip birdenbire karşılaşacağı zorluğu ortadan kaldıran hazırlayıcı bir usuldü. B:MAHALLE MEKTEPLERİ Mahalle mektepleri kadınların ve erkeklerin idaresinde olmak üzere iki gruba ayrılırdı. Bunlar; a-kadınların idaresinde: Bu mektepler mahallelerde kadın hocalar tarafından hususi surette açılmış Mahalle Mektepleridir ki bir nevi anaokulu vazifesini görmekteydi. Bu mektepler ekseriyetle mahalle halkının teşebbüsüyle öğretmenlik edebilecek bilgi kabiliyete haiz hanımlara açtırılırdı. Mektepler muhtelifti,6 10 yaşlarında ki kız erkek çocuklar hep bir arada okutulurdu. Bunlar Elifbadan başlar hatim yapıncaya kadar burada okurlardı. Hatmi bitiren çocuklar mekteplere kaydedilirdi. 1-Kayabaşında berber hacı Yusuf un kızı Eco(iclal) Hocanın Mektebi: İclal hoca otoriter aynı zamanda okutmaya ve öğretmeye kabiliyetli bir hanımdı. Evlenmemiş ve bütün hayatını bu hayırlı işe adamıştı.
2-Kurra Hoca Hafız Yusuf Efendinin Kız kardeşi Güllü Hanımın Mektebi: Güllü hanım öğrencilerini Meteris Mahallesinde bulunan evinde okuturdu. 3-Kurra Hoca Hafız Ömer Efendinin eşi Ayşe Hanımın Mektebi: Ayşe hanım öğrencilerini Harput un dağ kapısında ki evinde okuturdu. 4-Saraca Hafızın karısı Esma Hanımın Mektebi: Esma hanım öğrencilerini Sarahatun Mahallesinde ki evinde okuturdu. 5-Tahtaburun Mehmet Efendinin Eşi Emoş (Emine) Hanımın Mektebi: Emine hanım öğrencilerini Meteris Mahallesinde ki evinde okuturdu. 6-Haddad Ahmet Hocanın Eşi Pembe Hanımın Mektebi: Pembe hanım öğrencilerini Ahmet Bey mahallesinde ki evinde okuturdu. 7-Sümbül Hoca hanımın Mektebi: Sümbül hanım öğrencilerini Ahmet Bey Mahallesinde ki evinde (Bu hanım daha sonra maarif idaresi tarafından Elazığ Merkezde açılan ünlü ilk kız okulunda başöğretmenliğe kadar yükselmiştir.) b-erkek Hocaların İdaresinde Erkek Hocaların idaresinde ki mekteplere, yaşları 8 15 yaşlarında ki çocuklarla 17 20 yaşlarında ki gençler kabul edilirdi. Bu mekteplerde Kuran-ı Kerim tedarisinden başka dini dersler, Arap ve Fars lisanlarına başlangıç olmak üzere Emsile ve Farsça gibi kitaplar,4 işlem ve yazı dersleri verilirdi. 1-Saraca Hafız: Sarahatun Mahallesinde ki evinde okuturdu. 2-Hacı Hafız Reşit Hoca: Esediye Mahallesinde ve Esediye Camii içerisinde ki Sıbyan Mektebinde ve sonraları da bu camiinin karşısında ki evinde okuturdu. 3-Kebirlerin Hacı Tevfik Efendi: Ulu Camii medresesinde okuturdu. 4-Hüseyin Hoca: Dağ Kapısında yer alan Tevfikiye medresesinde okuturdu. 5-Perili Hafız Süleyman Efendi: Kurşunlu camii bitişiğinde hususi mektepde okuturdu. 6-Hacı Şirin Hoca: Sarahatun Camii karşısında hususi mektepde okuturdu. 7-Türbedar Hacı Süleyman ının torunu Mehmet Şükrü Efendi: Uryan Baba türbesi yanındaki zaviyede okuturdu. 8-Kömüroğlu :Sarahatun medresesi içinde alt katta medrese hücrelerinden birisinde okuturdu. Kömüroğlu nun ölümünden sonra ise aynı yerdeki vazifeyi Özbek hoca üzerine alınmıştı.. 9-Kamillerin Hafız Tevfik Efendi: Hafız Tevfik Efendi Mükemmel bir hafız idi.ağa Camii bitişiğinde ki Cevheriye medresesinde okuturdu. Talebe mevcudu 60 ile 70 arasındaki mektebin ders programı ise diğerleriyle kıyas kabul etmez derecede bir üstünlük göstermekteydi. Talebe arasında hafızlığa çalışanların yekûnu da 10 15 den aşağı düşmezdi.hafızlıktan sonra Arapça ve
Farsça dersleri; Bunların kaideleri Emsile Bina, Maksut, İzzi, Merah gibi kitaplar okutulurdu.ayrıca peygamberler Tarihi,Dört işlem ve Din Bilgisi dersleri de okutulurdu. C:EVKAF TARAFINDAN İDARE EDİLEN SIBYAN MEKTEPLERİ Vakıflarca idare edilen okullar vardı ki bunlar medreselere talebe yetiştirirlerdi ki sayıları 50 civarındaydı. D-MEDRESELER Harput da ortaçağa ait üç medreseye rastlıyoruz Bunlardan biri Artukoğulları Fahreddin Kara Arslan tarafından yapılan ve halen eğri minaresiyle mevcudiyetini muhafaza eden Ulu Caminin, ikincisi Artukoğullarından Hızır Şah tarafından yapılan Alacalı Caminin,üçüncüsü ise; Melik Esad tarafından yapılan Esediye Camiinin içerisinde ki medreselerdir. Kurşunlu Medresesine gelince ayrı ayrı beş medrese hücrelerini içerisine alıp tedrisata ve müdderislerinin ikametine mahsus beş büyük dershanesi ve iki de büyük kütüphanesi vardı. Medrese kütüphaneleri: Kurşunlu Medresesi:1000 cilt İbrahim Paşa: 500 Kamil Paşa: 300 cilt eser bulunmaktaydı. E-HARPUT DAR-ÜL HİLAFE MEDRESESİ 1914 te Şeyhülislam Mustafa Hayri Efendi nin gayretleriyle medreseler Darul Hilafetül- Aliyye adı altında toplanmış ve bu programa dini ilimlerin yanında müspet ilimler ve yabancı diller de ilave edilmiş, ali kısım mezunlarının devam edebileceği ve lisansüstü seviyesinde eğitim veren iki yıllık Medresetül Mütehassisin kurulmuştur. 2. Meşrutiyetin ilanından sonra İttihat ve terakki hükümeti tarafından İstanbul da kurulan Dar-ülhilafet-ül aliye medreseleri yurdun çeşitli merkezlerinde şube açma kararı aldı. Bu şubelerden biride 1 şubat 1915 tarihinde Harput ta Kurşunlu Camii külliyesinde açıldı. İmam-Hatip Liseleri'nin çekirdeğini oluşturan okullardan Daru'l-Hilafe'yi ziyaret eden Atatürk, "Memnuniyetle görüyorum ki eğitim ve öğretim cidden dinî hakikat içerisindedir. İnşallah aranızdan Farabiler, İbn-i Sinalar çıkacak." demişti. 3 Mart 1924 tarihinde diğer bütün eğitim öğretim kurumları gibi medreseler de Maarif Vekaleti ne devredilerek tarihi sürecini tamamlamıştır. Harput Dar ül-hilafe Medresenin İdari Kadrosu şöyleydi: 1-Birinci Müdür: Nasıh Efendi 2-İkinci Müdür: Beyzade hacı Mehmet Nuri efendi 3-Üçüncü Müdür: Kerküklü Ali Rıza efendi
Öğretim Kadrosu(Müderrisler(Öğretim Üyeleri)ile okuttuğu dersler ise şöyleydi: 1-Hacı Hafız Osman Bedrettin Efendi(İmam efendi):fıkıh(mülteka),ahlak-ı Kuraniye 2-Hacı Mehmet Sait Efendi: Fıkıh,Kelam, 3-Müftü Kemal Efendi: Tefsir, Hadis, Belağat 4-Ömer Naimi Efendi: İslam Tarihi, Arap Edebiyatı, Mecelle 5-Koç Ali Zade Ahmet Efendi: Tefsir, Arapça dil bilgisi-sarf, nahiv 6-Çorbacı zade Mustafa Efendi: Tefsir, Arapça dil bilgisi-sarf, nahiv 7-Müftü Faik Efendi: Mantık, Edebiyat, Mecelle 8-Halil Efendi: Mantık, Arapça dil bilgisi-sarf, nahiv, Hadis 9-Saçlı zade Ahmet Efendi: Farsça, 10-Dişidili Mehmet Efendi: Fıkıh, Arapça dil bilgisi-sarf,nahiv Diğer ders öğretmenleri(okutmanlar) ise: 1-Abdul-hamit Hazmi Efendi(Kanbalakzade):Edebiyat, Farsça ve hukuk bilgisi 2-Abdurrahman Efendi: Din dersi 3-Bekit Veysi Efendi: Fen bilimleri-fizik, kimya 4-Şerif Efendi: Fransızca 5-Kemal Aziz Bey: Fransızca 6-Dr.Ali Kemal Bey: Sağlık Bilgisi 7-Hafız İbrahim Efendi: Kuranı-ı Kerim ve tecvit,hüsn-ü hat 8-Hfız Osman Efendi: Kuranı-ı Kerim ve tecvit, matematik, Tarih, Dini Musiki 9-Hafız Mehmet Efendi(Kömürlü oğlu):arapça dil bilgisi 10-Lütfi Efendi: Tarih, coğrafya, matematik 11- Mehmet Efendi(Gökçü zade) Dini ilimler 12-Hacı Hüseyin Efendi(Kamil zade)hüsnü hat Bu medreseden mezun olanlardan bazıları şunlardır: 1-Ömer Bilginoğlu(Elazığ Eski Müftüsü) 2-Arpacı Mustafa 3-Hoca Feyzi Efendi (semerci hoca)
2-CUMHURİYET DÖNEMİ DİN EĞİTİM KURUMLARI 1-imam-i Hatip Okulu 3 Mart 1924 te, İsmet İnönü nün ifadesiyle maziye bağlanan düşünüş tarzının yıkılıp, modern kültürün kurulması hareketi olan Tevhid-i Tedrisat (eğitimin birleştirilmesi) kanunun kabulüyle, diğer medreselerle birlikte kapatılır ve yerlerine İmam-Hatip Mektepleri kurulur.harputta açılan imam-hatip mektebi kurşunlu medresesi yerinde kuruldu. İlk öğretim mezunu en az 12 ve en çok 15 yaşında bulunanlar alınmaya başlandı.. Bu okullarda okutulacak dersler de yine Medarisi İlmiyye Nizamnamesi ne paralel bir şekilde düzenlenmişti. Bu derslerden bazıları şöyleydi: Kur ân-ı Kerîm, Tefsir, Hadis, İlm-i Tevhid, Coğrafya, Hesap, Matematik, Hayvanat, Nebatat, Din Dersleri, Ruhiyat, Ahlâk, Türkçe, Fizik ve Kimya, Malumat-ı Hıfzısıhha, Yazı, Beden Eğitimi, Türk Edebiyatı, Hitabet, Arabça ve Tarih. Sadece 29 yerde İmam Hatip Mektebi açıldı. Bu sayı ise her yıl biraz daha kırpılarak iki yıl içinde 20 ye, 1926-1927 yılında ise Kütahya, İstanbul dışındaki okullar kapatılarak 2 ye kadar düşürüldü. 1931-1932 ders yılında ise bunlar da kapatılarak, İmam-Hatip Mektepleri tamamen kapatıldı. Bu sonuçla bugün de halen geçerli olan ve İmam Hatip Mektepleri açılmasını zorunlu kılan Tevhidi Tedrisat Kanunu na rağmen, uygulama din derslerinin ve dini mekteplerin kapatılması olarak şekillendi. İmam Hatip Mektepleri nin kapatılması bir yana, din dersleri de öğretim kurumlarının programından çıkarılarak, Tevhidi Tedrisat uygulaması kanunun açık hükümlerine rağmen din öğretimini yasaklamak şeklinde uygulamaya konulmuştu.o günleri en güzel anlatan Seyhan Milletvekili Sinan Tekelioğlu nun salonda büyük alkış alan şu sözleri ise hiç bir yoruma gerek bırakmıyordu: "Hıristiyan ve Musevî Türk cemaatleri kendileri için mektepler açmışlar orada papazlar yetiştirmişler... Köylülerden işittiğim bilgilerle söyleyeyim ki, köylülerin ölülerini gömecek adamları yoktur. Bugün memleketimizde, kumar almış yürümüş, içki almış yürümüş, Dinsiz bir milletin memleketinde hiçbir korku kalmaz. Anaya babaya, büyüğe itaat kalmadı. Çocuklar Allah nedir deyince Allah ın ne olduğunu bilmiyor, tanımıyor..." Buna benzer yakınmalardan birisi de Şubat 1948 tarihli Selamet Mecmuası nda Cumhuriyet gazetesinin başyazarı Nadir Nadi tarafından bile dile getirilmiş, Nadi, köylerin imamsız, camilerin müezzinsiz kalmasından yakınır olmuştu. 14 Mayıs 1950 seçimleri sonucu iş başına gelen Demokrat Parti iktidarı tarafından, halkın din ve maneviyat alanındaki istekleri dikkate alınarak din öğretimi alanında bazı olumlu gelişmeler başlatılmıştı. İstanbul da Vefa Lisesi nden edebiyat öğretmeni olarak emekli olan Celalettin Ökten, uzun süredir İmam Hatip Okulları projesi üzerinde çalışıyordu. Celal Hoca nın İmam Hatip Okulları projesini kabul ettirdiği kişi ise dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri idi. İHL lerin açılmasının ülkenin menfaatine olacağına inanan Tevfik İleri bu projeyi, sadece kabul etmekle kalmamış, zamanla bu okulları sahiplenen insanlardan biri olmuştu. İleri, 3 Ocak 1951 tarihli Cumhuriyet Gazetesi nde yayınlanan bir açıklamasında şunları söylemişti: "İmam Hatip Okulları nın açılması zaruretine inanıyoruz. Çünkü Türk milletine hitap edecek olgun, kültürlü hatip ve imamların yetişmesini arzu ediyoruz" İmam Hatip Okullarında öğretmen olarak da görev yapan Nurettin Topçu, bu okulların açılmasında en önemli payın sahibi olan Celal Hoca nın hayatını anlatan Mustafa Özdamar ın "Celal Hoca" isimli belgesel kitabındaki hatıralarında
şunları söylüyor: "Bir tatil günü İmam Hatip Okulu na gittiğim de Celal Hoca yı tuvalet temizlerken gördüm. Hocam bu genç işidir, gençler yapsın dedim. Gülümseyerek Gençler yaptıkları işlerle şahsiyetleri arasında irtibat kurarlar. Yarın tuvalet temizleyip okudum diyerek kompleks sahibi olurlar.sonra kaldıki insanların önüne geçip peygamber mihrabında namaz kıldırırlar.aman Onların şahsiyeti ezilmesin. Tevfik İleri nin projeyi kabul etmesinin ardından 13 Ekim 1950 tarihli Müdürler Komisyonu Kararı ile İmam Hatip Okulları, 1951-52 öğretim yılında ilkokula dayalı dört yıl öğrenim süresi olan okullar olarak öğretime başladı. İstanbul başta olmak üzere Ankara, Konya, Adana, Isparta, Kayseri ve Kahramanmaraş ta ilk İmam Hatip Okulları açıldı.1954 yılında ise; Elazığ merkezinde kuruldu. Bu okulların birinci devreleri 1954-1955 ders yılında mezunlarını verince, ikinci devresi üç yıl olarak açıldı ve böylece yedi yıllık İmam Hatip Okulları, Türk eğitim tarihindeki yerini aldı. İmam Hatip Liseleri nin tarihinde gerek mezunları, gerekse Türkiye nin kalbinin attığı bir şehirde olması nedeniyle İstanbul İmam Hatip Okulu adeta İHL lerin sembolü oldu. Harput medreselerinin varisi olan Elazığ İmam-Hatip Okulu 1953 yılında birinci Harput Caddesinde bulunan iki katlı ahşap bir evde ilk eğitimine başladı.1959 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Celal Yardımcının iştirakiyle bugünkü yerinde iki katlı on iki derslik bir binanın temeli atıldı.1960 yılından itibaren şu anki mevcut binasıyla eğitim ve öğretime başladı. Bugüne kadar binlerce mezun verdi. Mezunları arasında Önemli devlet adamı ve ilim adamları bulunmaktadır. 3-Harput Diyanet Eğitim Merkezi Eğitim Merkezleri Yüksek ihtisas Kursları ile hizmet öncesi,hizmet içi kursları düzenleyen merkezler olarak teşkilatlanmıştır.eğitim Merkezlerinin amacı Başkanlık görevlilerinin hizmette etkinligini ve verimliligini artırmak, yeni görevlere intibaklarını saglamak ve onları daha üst görevlere hazırlamak olarak açıklanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 216. maddesi uyarınca Başkanlıkça uygun görülen yerlerde Başkanlığa bağlı olarak 19 Eğitim Merkezi açılmıştır. Başkanlığımız ihtisas eğitim merkezlerinin sayısı 5'tir. Bunlardan _İstanbul Pendik Haseki ve Konya Selçuk Eğitim Erzurum Ömer Nasuhi Bilmen Eğtim Merkezleri Dini Yüksek ihtisas Eğitim Merkezi, Diğer Eğitim Merkezleri ise hizmet içi eğitim merkezidir. Elazığ a ilk Eğitim Merkezi, Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof.Dr. Süleyman ATEŞ ve Başkan Yardımcısı Mustafa TÜRKGÜLÜ hocamızın gayretleriyle 1976 yılında Site İş Hanı nda açılmış ve 1978 yılı Nisan ayında kapatılmıştır. Bu dönemde Eğitim Merkezi Müdürlüğünü vekaleten eski Elazığ Merkez Vaizi Cemaleddin EMİROĞLU yürütmüştür. Daha sonra yine Prof. Dr. Süleyman ATEŞ in Başkan ve Mustafa TÜRKGÜLÜ nün Başkan Yardımcısı olduğu dönemde bütçeden yatırım ödeneği çıkartılarak planlaması da Eğitim Merkezi unvanıyla olmak üzere bugünkü Eğitim Merkezimiz; Harput gibi ünü Türkiye mizi aşkın tarihi mekana yapılmıştır. Bölgemizin din görevlileri ile ilçe müftülerinin kurs ve seminer gördükleri Elazığ Harput Eğitim Merkezi Müdürlüğümüz, 1982 Şubatında dönemin Diyanet İşleri Başkanı Dr. Tayyar
ALTIKULAÇ ve Din Eğitimi Dairesi Başkanı Şükrü ÖZTÜRK ün de katılımlarıyla ilçe müftüleri seminerine ev sahipliği yaparak ilk eğitimine başlamıştır. Bu güne kadar binlerce görevlimiz kurs, seminer gibi çalışmalarını Eğitim merkezimizde yapmıştır. Bu kurslar; Hizmet içi ve Hazırlayıcı Eğitim, ilçe müftüleri semineri, hac semineri, güzel konuşma ile diksiyon kursu, Vaiz ve Vaizelerin Görevde Yükselme eğitim kursu, Tashih-i Huruf (Ezanı ve Kur an-ı Kerimi güzel okuma) kursu ve bilgisayar kurslarıdır. Eğitim Merkezimiz, 100 kişi yatılı,100 kişi gündüzlü olmak üzere toplam 200 kişiye eğitim hizmeti verebilecek kapasitededir. 4-Hamdi Başaran Kur an Kursu Yüzyıllar buyunca İslam ilimlerinin öğretildiği merkezler, İslam medeniyetinin tamamlayıcı yönünü teşkil etmiş ve kendi alanları içerisinde bir boşluğu doldurmuşlardır. Bir eğitim kurumu olarak camiler merkezi konumlarını korumakla beraber bunlara ek olarak çeşitli eğitim kurumları ilk dönemlerden itibaren olmuştur.islam ın ilk dönemlerinde hicretten önce Darul-Erkam ın yanı sıra bazı sahabelerin evlerinde Kur an ve dini bilgilerle ilgili eğitim verildiği bilinmektedir. Ayrıca Medine Döneminde Mescid-i Nebevi deki Suffe nin ihtiyacı karşılamaması üzerine Medine nin bazı mahallelerinde Daru l-kurra lar açılmaya başlanmıştır. Rivayete göre Mahrame B. Nevfel in evinin bir kısmı ve tamamı Kur an öğretimine tahsis edilmiştir. Darul-Kurra denen bu eve Bedir savaşından sonra Medine ye gelen Abdullah b. Ümmi Mektum misafir olmuştur. Sonradan cami dışı din eğitiminin ilk örneği olarak bu ev hatırlanacaktır. Ayrıca Medine de peygamberimizin sağlığında açılan dokuz küçük mescitte de aynı zamanda Darul-Kurra olarak kullanılmıştır. Peygamberimiz zamanında başlayan Kur an eğitimi faaliyeti dört halife döneminde de aynı hızla devam etmiş ve bu dönemde de Kur an merkezli eğitim uygulamaları yapılmıştır. Hz. Ebu Bekir döneminde, Kur an-ı Kerim in Zeyd b. Sabit başkanlığındaki bir komisyon tarafından toplanması ve Hz. Osman döneminde de hazırlanmış olan bu nüshanın İslam memleketlerine dağıtılması Kur an eğitimi yönünden oldukça ileri bir gelişmedir. Emeviler döneminde ise; çocuklar için müstakil okullar açılmış, hicri II. asırdan itibaren Kur an eğitim ve öğretiminin yapıldığı Daru l-huffaz ve Daru l-kuttap lar inşa edilmek suretiyle İslam beldelerinde bu eğitim faaliyetlerine devam edilmiştir. Günümüzde anlaşıldığı şekliyle ilk yatılı okullar Selçuklular Döneminde medreselerin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkmışlardır. Buralarda temel dini bilgiler ve Kur an eğitimi yapılmaktaydı.ayrıca bu dönemde ve Karamanoğulları zamanında Darul-Hüffaz adıyla kurulan medreseler sırf Kur an okuma eğitim ve öğretimine tahsis edilen kuruluşlardır.osmanlı eğitim ve öğretiminde İhtisas Medreselerinin bir bölüme de yine Darul-Kurralardır. Öğrenciler burada yüksek seviyede tecvid ve kıraat ilimlerini öğrenirlerdi.osmanlı lar döneminde zamanın ilk Darul-Kurrası Bursa daki Ulu Cami de kurulmuş, başına Yıldırım Beyazıt tarafından asrın büyük kıraat bilginlerinden sayılan İbn-ü Cezeri Şam dan davet edilerek getirilmiştir.yükselme
devrinde Fatih, Kanuni ve sonraki dönemlerde açılan medreselerin Darul-Kurra bölümlerinde Kur an eğitimi ve öğretimine önem verilmiştir. Cumhuriyet dönemine gelindiğinde Darul-Kurra lar 3 Mart 1924 tarih ve 430 Sayılı Tevhit-i Tedrisat Kanunu nun 2. Maddesi gereğince bütün diğer okullar gibi Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmak istenmiş ise de, zamanın Diyanet İşleri Başkanı Rifat BÖREKÇİ nin bu kurumların birer ihtisas kurumu olduğu için Diyanet İşleri Başkanlığı na bağlı olarak öğretime devam etmesi gerektiği yolundaki ısrarı sonucu, Kur an Kurslarına dönüşerek varlıklarını devam ettirme imkânını elde etmişlerdir. Elazığ Harput Hamdi başaran kur an kursu bu amaca hizmet etmek üzere 1975 yılında Rahmetli eski başbakanlarımızdan Prof.Dr. Necmettin Erbakan tarafından temelleri atılmış,1980 yılında yapımı tamamlanmıştır.1980 yılından 1995 yılına kadar Kur an kursu ve öğrenci yurdu olarak hizmet etmiştir.1995 yılında il müftüsü Doç.Dr.Fikret KARAMAN IN girişimiyle diyanete devredilmiş ve 1996-97 öğretim yılında resmen öğretime başlamıştır.bu güne kadar 519 kişi yüzünden,221 kişi hafız olmak üzere 740 öğrenci mezun olmuştur.