61 UYGULAMA VE TEORİDE TEBLİGAT HUKUKU Tebligat kavramı, yazılı bildirim anlamına gelen tebliğ sözcüğünün çoğulu olup, bir bilgi veya haberin ilgilisine bildirimi veya ulaşması anlama gelir 1. Usule ilişkin işlemlerin, kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi, çoğu kez bunların bildirimden etkilenecek olan muhatabına bildirimine bağlıdır 2. Örneğin, bir davada, davalının davacının açmış olduğu davadan haberdar olması ve davaya 1 Deliduman, S., Tebligat Hukuku Bilgisi, Ankara, 2008, s. 13. 2 Deliduman, s. 13,14. cevap vermesi ve hatta cevap süresinin işlemeye başlaması için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi gerekir 3. O halde, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Çünkü mahkemelerce ve taraflarca yapılan yargılamaya ilişkin işlemlerin geçerliliği, genellikle bunların ilgililere kanun ve tüzük hükümlerinin öngördüğü şekilde bildirimesi ile sağlanacaktır 4. Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü teb- 3 Deliduman, s. 14. 4 HGK 16.09.1981 T; 1980/2371 E., 1981/604 K. Alanur AYHAN Stj. Avukat
62 ligata ilişkin temel düzenlemelerdir. Ancak, bu ana mevzuat dışında, VUK, CMUK, MÖHUK, HUMK gibi daha bir çok kanun ve düzenlemede tebligata ilişkin hükümler mevcuttur. Tüm bunların yanı sıra, iki taraflı ve çok taraflı uluslararası anlaşmalarla da tebligata ilişkin düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır 5. Bir diğer ifade ile kural, tebligatın doğrudan tebliğ yapılacak olan şahsın son adresinde şahsın kendisine yapılmasıdır. Ancak, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı ya da kabulü ile, kendisine tebliğ yapılacak şahsa her yerde tebliğ yapılması olanaklıdır. Yukarıda değinilen kuralın ilk istisnası, vekile tebliğdir. Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebliğ asile değil vekile yapılır 6. Yargıtay, vekili yerine şikayetçiye tebligat yapılarak ve üst üste iki oturum beklenmeksizin müştekinin karşılıksız çek davasında, şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasını usul ve yasaya aykırı bulmuştur 7. Kendisine tebligat çıkartılacak olan şahsın birden fazla vekili olması halinde, tebligatın vekillerden sadece birine yapılması yeterli olacaktır. Eğer, tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ asıl tebliğ tarihi sayılır 8. Ancak Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır 9. Kuralın ikinci istisnası ise kanuni mümessile tebliğdir. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icab etmedikçe bu mümessilere yapılır 10. Kuralın üçünsü istisnası, hükmi şahıslara 5 Tebligat Kanunu, madde 10/I. 6 Deliduman, s. 23. 7 Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2003/8014 E., 2004/646 K. ve 26.01.2004 T. 8 Tebligat Kanunu, madde 11/I. 9 Tebligat Kanunu, madde 11/I. 10 Tebligat Kanunu, madde 11/II. ve ticarethanelere tebliğdir. Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessilere bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır 11. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessile yapılan tebliğ muteberdir 12. Kuralın dördüncü istisnası ise, tüzel kişinin memur ve müstahdemlerine yapılan tebligattır. Tebligat Kanunu nun 13. maddesinde düzenlenen bu hükme göre, kendisine tebligat çıkartılan kişinin herhangi bir sebep ile olağan iş saatlerinde işyerine bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olması durumunda, kendisine tebligat çıkartılan kişinin tebligat çıkartılan adreste hazır bulunan memur veya müstahdemlerine tebliğ yapılması halinde yapılan tebliğ geçerli olacaktır. Yargıtay, işyerinde işyeri sahibi yerine, işyeri sahibinin oğluna tebligat yapılmasını, işyeri sahibinin oğlunun o işyerinde çalışmaması sebebiyle geçersiz saymıştır 13. Kuralın bir diğer istisnası askerlere yapılacak tebligatlardır. Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır 14. Kuralın beşinci ve uygulamada önem arz eden diğer bir istisnası, aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilere yapılan tebligattır. Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa, tebliğ kendisi ile birlikte aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır 15. Aynı konutta oturan kişiler kavramına sadece ana, baba ve çocuklar değil muhatap ile birlikte oturmak şartı ile amca, dayı yeğen gibi akrabalar da dahildir 16. Yargıtay verdiği bir kararında aile efradı kavramının çerçevesini şu şekilde belirlemiştir:... Tebligatı, 11 Tebligat Kanunu, madde 12/I. 12 Tebligat Kanunu, madde 12/II. 13 Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2008/2587 E., 2008/4763 K. ve 18.10.2007 T. 14 Tebligat Kanunu madde 13/I. 15 Deliduman, s. 25. 16 Deliduman, s. 26.
63 tebliğ muhatabı adına almaya yetkili kimseler yasayla ayrıca belirtilmiştir. Bunlar; vekil, yasal temsilci, tüzel kişi organları, kıta komutanları, kıta amir ve memurlar, aynı çatı altında oturan aile bireyleri, hizmetçileri, daimi memurları vs. kimselerdir. Kendisine tebligat yapılacak kimse geçici olarak adresinde bulunmazsa tebligat kendisiyle birlikte oturan aile efradına yapılır. Aile efradı geniş anlamda aileyi kapsamaktadır. Buna göre, karı, koca, hısım ve evlatlık gibi birlikte oturan kimseler aile efradı sayılır. Buna yapay (sıhri) hısımlık da dahildir 17... Burada önemli olan husus aile efradının, kendisine tebligat yapılacak olan şahıs ile aynı evde oturmasıdır. Danıştay, kendisine tebligat çıkartılan kişi ile aynı adreste oturmayan kız kardeşe yapılan tebligatı geçersiz saymıştır 18. Yargıtay da bir kararında site görevlisine yapılan tebligatı, site görevlisinin birlikte oturulan kişilerden sayılmadığı ve kendisine tebligat yapılacak kişinin çalışanı konumunda da olmadığı gerekçesiyle tebligatı geçersiz saymıştır 19. Kuralın bir diğer istisnası ise, belli bir yerde veya evde meslek ve sanatın icra edildiği hallerde yapılacak tebligattır. Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları taktirde, tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılabilir. Yargıtay bir kararında, kendisine tebligat yapılacak olan avukatın yazıhanesinde bulunmaması sebebiyle, avukatın babasına yapılan tebligatı, belli bir yerde meslek ve sanatı icra edenlerin, o yerde bulunmamaları halinde sadece aynı yerde daimi memur veya müstahdem olarak görev yapanlara tebligat yapılabileceği gerekçesiyle geçersiz saymıştır 20. Yargıtay başka bir kararında ise, avu- 17 Deliduman, s. 26. 18 Danıştay 4. Daire 2001/4553 E., 2002/541 K. ve 13.02.2002 T. 19 Yargıtat 11. Hukuk Dairesi, 2004/3387 E., 2005/532 K. ve 31.01.2005 T. 20 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2004/11218 E., 2005/8263 K. ve 19.09.2005 T. kat adına çıkartılan ancak baro görevlisine teslim edilen tebligatı geçersiz saymıştır 21. Tebligat Kanunu nun 18. ve Tebligat Tüzüğü nün 24. maddesi tebliğ yapılacak şahıs otel, pansiyon, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep talebe yurdu, resmi veya hususi daire veya müessese gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın kısım amiri temin eder 22. Bunlar tarafından muhatap derhal bulundurulamaz veya tebellüğden imtina ederlerse yahut da diğer bir sebeple tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısım amirine yapılır ilkesini getirmiştir 23. Yargıtay, böyle bir durumda kapı nöbetçisine yapılan tebligatı geçersiz saymıştır 24. Yargıtay bu konuya ilişkin başka bir kararında ise, sanığın çalıştığı okul adresine gönderilen ödeme emrinin birlikte çalışan okul müdürüne tebliğ edilmesinin yasaya uygun olduğu yönünde hüküm tesis etmiştir 25. Uygulamada en sık rastlanılan iki tebligat türü ise madde numaralarıyla da anılan 21 e göre tebligat ve 35 e göre tebligattır. Tebligat Kanunu nun 21. maddesi tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina, 35. maddesi ise adres değiştirilmesinin bildirilmesi mecburiyeti başlığını ihtiva etmektedir. Tebliğ imkansızlığı iki durumda karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi adreste bulunmama diğeri ise tebellüğ ehliyetine sahip olmamaktır. Gösterilen adreste muhatap veya muhatap adına tebligatı kabule yetkili şahıslardan hiç birinin bulunmaması 21 Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2007/9-175 E., 2007/250 K. ve 27.11.2007 T. 22 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 1992/11999 E., 1992/12094 23 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 1992/11999 E., 1992/12094 24 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 1992/11999 E., 1992/12094 25 Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2001/11053 E., 2002/875 K. ve 07.02.2002 T.
64 durumu hem uygulama da hem de mevzuatta tebliğ imkansızlığı olarak nitelendirilmektedir 26. Muhatap adına kendisine tebligat yapılacak olan şahsın, görünüşe göre 15 yaşından aşağı veya bariz bir şekilde ehliyetsiz olması ve o adreste muhatap yerine tebligat yapılacak başka bir şahsın bulunmaması 27 ise tebliğ imkansızlığı olarak nitelendirilmektedir. Tebellüğden imtina ise, kendisine tebligat yapılabilecek kişilerin tebliğ almamasıdır. Bu durumda, bu durum tebliğ evrakına bu şekilde geçirilerek memur tarafından imzalanır ve Tebligat Kanunu nun 21. maddesi 28 ve Tebligat Tüzüğü nün 30. madde- 26 Deliduman, s. 38. 27 Deliduman, s. 38. 28 Tebligat Kanunu Madde 21: Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla si 29 hükümlerine uygun olarak işlemlerin tamamlandığı tarih, tebliğ tarihi kabul edilir. Başka bir ifade ile, muhatap veya muhatap adına tebligatı kabul yetkisi olan şahıslar tebliğ evrakını tebellüğ etmek istemezlerse tebligatı kabulden kaçınabilirler 30, ancak bu durumda Tebligat Kanunu nun 21. maddesi hükümleri uygulanacaktır. Muhatap daha önce kendisine usulüberaber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. 29 Tebligat Tüzüğü Madde 30: 28 inci Maddenin son fıkrasında ve 29 uncu Maddede zikredilen ahvalde tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi azasından birine veyahut zabıta amir, veya memuruna imza mukabilinde teslim eder. (Değişik fıkra: 05/10/1987-87/12170 K.) Tebliğ memuru, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu, muhataba duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. 30 Deliduman, s.39.
65 ne uygun bir tebligat yapılmasına rağmen daha sonra adres değiştirmiş olabilir. Bu durumda, tebligatın nereye yapılacağı, başka bir ifade ile, tebligat yapılacak yer adres değişikliğinin bildirilmiş olup olmamasına göre farklılık göstermektedir 31. Ancak, belirtmek gerekir ki muhatabın geçici olarak bir yere gitmiş olması adres değişikliği sayılmaz 32. Adres değişikliğinin bildirilmesi durumunda tebligatın yapılacağı yeri düzenleyen m. 35 33, Tebligat Kanunu nun özel hükümler kısmının kazai tebligatı düzenleyen birinci faslında yer almaktadır 34. Böyle olunca bu hüküm sadece kazai tebligat bakımından uygulanabilir olup, idari ve mali tebligatlar bakımından uygulanmaz 35. İcra dairesi de geniş anlamda kaza merciine dahil olduğundan, adres değişikliğinin icra dairesine bildirilmesinden itibaren artık tebligat yeni adrese yapılır 36.Tebligatın yeni adrese yapılabilmesinin koşulu, önceden aynı adrese (değişiklikten önceki adrese) en az bir kere tebligat yapılmış 37 olmasıdır. Adres değişikliğinin bildirilmemiş olması durumunda ise, durum yeni adresin belir- 31 Deliduman, s. 32. 32 Deliduman, s. 32. 33 Tebligat Kanunu Madde 35: Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003-4829 S.K./11. md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003-4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. (Ek fıkra: 06/06/1985-3220/12 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. 34 Deliduman, s. 32. 35 Deliduman, s. 32. 36 Deliduman, s. 33. 37 Deliduman, s. 33. lenebilir olup olmamasına göre değişiklik gösterecektir. Adresin tebliğ memuru tarafından tespit edilebilmesi halinde, eski adresin üzeri çaprazvari bir biçimde çizilir. Yeni adresin tebliğ memurunun tevzi bölgesi içerisinde olması halinde tebligat bu adrese yapılır, yeni adresin aynı PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunmaması durumunda ise tebliğ evrakı yeni adrese tebliğ sağlanması için tebliğ memuru tarafından bağlı bulunduğu merkeze geri verilir 38. Tebliğ memurunun muhatabın yeni adresini tespit edememesi durumunda, tebliğ evrakı evrakı çıkaran mercie iade edilecektir. Mercie başkaca bir adres bildiriminde yapılmaması halinde, düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya ve diğer nüshası da tebliği yapan mercie asılacaktır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararında 39 avukat ile takip edilen işlerde avukata çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi halinde kayıtlı olduğu barodan en son adresi sorulup araştırılmadan 35. maddeye göre tebligat yapılmasının hatalı olduğu yönünde hüküm kurulmuştur. Son olarak belirtmek gerekir ki usuli işlemlerin, özellikle de tebligatın hukuk sistemindeki yeri ve önemi tartışılmaz niteliktedir. Dolayısıyla, tebligat konusuna hem uygulama da hem de teoride gereken özen ve önem gösterilmelidir. Özellikle de hak kayıplarına sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesi hukuk fakültelerinde bu konuya daha ayrıntılı olarak yer verilmesi, hakim, savcı ve avukatların bu konuda dikkatli ve özenli davranması ve tebligat memurlarının mevzuat ve içtihadları bilmesi ile gerçekleştirilebilecektir. KAYNAKÇA 1- Deliduman, S., Tebligat Hukuku Bilgisi, Ankara, 2008 38 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1993/18-778 E., 1993/876 K., 29.12.1993 E. 39 Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2005/6990 E., 2006/2329 K. ve 09.03.2006 T.