DÜZCE TIP DERGİSİ DÜZCE MEDICAL JOURNAL



Benzer belgeler
KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ HASTALIĞI (KKKA) VE KARADENİZ BÖLGESİ NDEKİ DURUMU

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞ HASTALIĞI. Hastalık ilk defa 1944 yılında Kırım da görülmüş ve Kırım Kanamalı Ateşi olarak tanımlanmıştır.

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi 2015

Besin intoksikasyonu şüphesiyle başvuran üç Kırım Kongo Kanamalı Ateşi: Olgu sunumu

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Virusunun Tüm Vücut Sıvılarında Saçılım Süresinin ve Serumda Antikor yanıtının moleküler ve serolojik olarak takibi

Çocuk acil servisinde kene tutunması: asemptomatik olgularda laboratuvar gerekli mi?

ANKARA BÖLGESİNDE KENE TEMASI ÖYKÜSÜ OLMAYAN İKİ KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ OLGUSU

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

İklim ve vektör bağımlı güncel viral enfeksiyonlar

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ EPİDEMİYOLOJİSİ

Akut Hepatit C: Bir Olgu Sunumu. Uz.Dr.Sevil Sapmaz Karabağ İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Manisa

The Journal of Current Pediatrics

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Alem:Animale Alt Alem:Protozoa Anaç:Apicomplexa(=Sporozoa) Sınıf:Sporozoea Sınıf Altı:Piroplasmia Dizi:Piroplasmida Aile:Babesiidae Soy:Babesia

Kene Isırığı Nedeniyle Kaş Devlet Hastanesi Acil Servisine Başvuran Hastaların Değerlendirilmesi [1]

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları

Yumurta, Larva, Nimf ve Erişkin kene

Maymun Çiçek Virüsü (Monkeypox) VEYSEL TAHİROĞLU

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ile Karışan Bir Bruselloz Olgusu

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları BD Olgu Sunumu 2 Ağustos 2018 Perşembe

Hepatit C ile Yaşamak

KENELER İLE BİRLİKTE YAŞAMAK!

Özgün Araştırma / Original Article 133

Viral Hepatitler. Hepatit A Virus. Viral Hepatitler- Tarihsel Bakış. Hepatit Tipleri. Hepatit A Klinik Özellikler

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi. Dr. Hilal Tıpırdamaz Sipahi E.Ü.T.F. Halk Sağlığı A.D

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

Arboviruslar. Prof.Dr.Ali Ağaçfidan İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)

VİRAL ENFEKSİYONLAR VE KORUNMA. Yrd. Doç. Dr. Banu KAŞKATEPE

Kırım Kongo Kanamalı Ateş hastalarında ağırlık ve ölüm riskinin tahmininde plazma cell-free DNA düzeyinin önemi

2008 YILI KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ OLGULARININ LABORATUVAR TANISINDA PCR VE ELISA-IgM SONUÇLARININ İRDELENMESİ

Ebola virüsü İstanbul'a geldi!

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Ayırıcı Tanısı: Altı Olgu. Differential Diagnosis of Crimean-Congo Hemorrhagic Fever: Six Cases ÖZET

KRONİK VİRAL HEPATİT C Lİ HASTALARDA IL28B NİN İNTERFERON TEDAVİSİNE YANITLA İLİŞKİSİ. Dr. Gülay ÇEKİÇ MOR

Aliye Baştuğ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Ekmud VHA Kursu

Kastamonu İli Aile Hekimlerinin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

KIRIM KONGO KANAMALI ATEfi ; ETKEN, VEKTÖRLER VE TÜRK YE DEK DURUM Ayflen GARGILI*, Kenan M D LL,**

Kene Tutunması ile Başvuran Çocuk Hastaların Klinik ve Laboratuvar Bulgularının Değerlendirilmesi

Viral Kanamalı Grup Etkenleri ve MERS Yeni Bir Afet mi? Uzm. Dr. Murat ONGAR Ankara EAH Acil Tıp Kliniği

WEİL-FELİX TESTİ NEDİR NASIL YAPILIR? Weil Felix testi Riketsiyozların tanısında kullanılır.

Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Yrd.Doç.Dr. Özgür Günal Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral

Kış Sezonunda Görülen İnfluenza Virüsü Tipleri ve Tedavide Oseltamivir in Etkinliği

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

KENE KAYNAKLI ENSEFALİTLERDE LABORATUVAR TANI

3. Basamak Bir Hastanede Görev Yapan Sağlık Çalışanlarının Hepatit C Hakkında Bilgi Düzeyi ve Hepatit C Enfeksiyonu Olan Hastalara Karşı Tutumlarının

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ LABORATUVAR TANISI

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ. Sevin KIRDAR, M. Bülent ERTUĞRUL

IV. KLİMUD Kongresi, Kasım 2017, Antalya

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri

DOÇ. DR. GÜNAY ERTEM S. B. Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

BU İNFLUENZA SALGIN DEĞİL: ÇOCUK VE ERİŞKİN HASTALARIMIZIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması


İstanbul daki El Ayak Ağız Hastalığı Vakalarında Coxsackievirus A6 ve Coxsackievirus A16 nın Saptanması

Keneler. Doç.Dr. Zati Vatansever

14 Aralık 2012, Antalya

3. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

Kırım-Kongo Kanamalı Ateş hastalarında tip I (α, β) interferon ve viral yük düzeyleri ile klinik seyir arasındaki ilişkinin araştırılması

Isırıkla İlgili Literatür İncelemesi

Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya

KKKAH ve Aşı Çalışmaları. Prof. Dr. AYKUT ÖZDARENDELİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ AŞI ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME MERKEZİ

Cukurova Medical Journal

HASTANE ENFEKSİYONLARININ EPİDEMİYOLOJİSİ. Yrd. Doç. Dr. Müjde ERYILMAZ

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Veteriner Parazitoloji de Tek Sağlık -Türkiye Perspektifi

Afrika Seyahati Sonrası İmporte Bir Sıtma Olgusu. A Case Imported Malaria After a Travel to Africa

TÜRKİYE DE SAĞLIK KURUMLARINDA İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ. Doç Dr Meral Türk Ege Üni Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır.

EBOLA VİRÜS HASTALIĞI. Doç. Dr. Gönül ŞENGÖZ. 27 Ocak 2015 İstanbul Sağlık Müdürlüğü

Kronik Hepatit B li Hastalarda Oral Antiviral Tedavilerin Değerlendirilmesi

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI

KKKA (KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ) TALİMATI

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

Hastalık sahra altı Afrika da ve güney Amerika da yaşayanlarda ve bu bölgeye seyahat edenlerde görülür.

Endemik Bir Bölgede Bruselloz ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Koenfeksiyonu Olgusu

Resim1A: Kırım Kongo Hemorajik hastalığının görüldüğü coğrafya

HEMODİYALİZ HASTALARININ HİPERTANSİYON YÖNETİMİNE İLİŞKİN EVDE YAPTIKLARI UYGULAMALAR

Sunum İçeriği Dünyada Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Epidemiyolojisi Türkiye Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü (THSGM) Çalışmaları KKKA Türkiye verileri

Kolistin ilişkili nefrotoksisite oranları ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi

ORTOPEDİK CERRAHİ GİRİŞİMLERLE İLİŞKİLİ İNFEKSİYONLARIN İRDELENMESİ. Dr. Hüsrev DİKTAŞ Girne Asker Hastanesi/KKTC

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

HEMODİYALİZ HASTALARININ GÜNLÜK YAŞAM AKTİVİTELERİ, YETİ YİTİMİ, DEPRESYON VE KOMORBİDİTE YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK

Transkript:

DÜZCE TIP DERGİSİ DÜZCE MEDICAL JOURNAL ORİJİNAL MAKALE / ORIGINAL ARTICLE Hayati KANDİŞ 1 Yavuz KATIRCI 2 Hakan UZUN 3 Harun GÜNEŞ 1 İsmail Hamdi KARA 4 Mehmet Faruk GEYİK 5 Endemik Bir Bölgede Kene Isırığı Nedeniyle Acil Servise Başvuran Olguların Demografik ve Epidemiyolojik Özellikleri Demographic and Epidemiologic Features of Tick Bite Cases Who Have Applied to Emergency Service in an Endemic Region 1 Fakültesi Acil Tıp AD-Düzce, 2 Yozgat Devlet Hastanesi Acil Servisi-Yozgat, 3 Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD-Düzce, 4 Fakültesi Aile Hekimliği AD- Düzce, 5 Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları AD-Düzce Submitted/Başvuru tarihi: 30. 06. 2009 Accepted/Kabul tarihi: 20. 11. 2009 Registration/Kayıt no: 09 06 48 Corresponding Address /Yazışma Adresi: Yard. Doç. Dr. Hayati KANDİŞ Fakültesi Acil Tıp AD - Düzce Telefon: 0-380-5421390/5197 Faks: 0-380-5421387 kandis_78@hotmail.com ÖZET Amaç: Bu çalışmada Kırım-Kongo Kanamalı Ateşine (KKKA) de neden olabilen kene ısırığı sonucu, acil servise başvuran hastaların demografik ve epidemiyolojik özellikleri, kene ısırıkları ve KKKA ile ilgili bilgiler literatür eşliğinde tartışıldı. Yöntem: Yozgat Devlet Hastane si acil servisine 01.03.2007 ile 31.09.2007 tarihleri arasında kene ısırması nedeniyle başvuran olgular alındı. Bu olgular yaş, cinsiyet, kenenin ısırdığı bölge, geldiği yer, geldiği ay, meslekleri, polimeraz zincir reaksiyonunda RNA pozitifliği veya ELISA yöntemi ile IgM araştırıldı. Bulgular: Kene ısırması şikayeti ile acil servise başvuran 641 kene ısırığı olgusu çalışmaya alındı. Yaş ortalaması 41.3±18.3 tü. Kene ısırıkları lokalizasyonuna göre değerlendirildiğinde alt ekstremite ısırıkları %25.3 en sık görüldü. Kene ısırması olguları değerlendirildiğinde %44.3 ünün genç-erişkin olduğu ve en sık Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında görüldüğü tespit edildi. Olguların %52.1 mesleği tarım ve hayvancılıktı. Bu olgulardan 29 unda PCR ile RNA pozitif, ikisinde ELISA yöntemi ile IGM pozitif idi. Sonuç: Kene ısırması şikayeti ile hastanelere başvuran olgular detaylı bir şekilde muayene edilmelidir. Semptomsuz olan olgular kene ısırması sonucu gelişebilecek KKKA hakkında bilgilendirilmeli ve takipleri inkubasyon süresi boyunca yapılmalıdır. Anahtar kelimeler: Acil servis, kene ısırması, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ABSTRACT Aim: In this study, demographic and epidemiologic features of patients seen in emergency department due to tick bites that can cause Crimean-Congo Haemorrhagic Fever were discussed with literature data. Material and Methods: Patients seen in Yozgat State Hospital Emergency Department due to tick bites between 03.01.2007 and 09.31.2007 have been included. These cases have been investigated according to age, gender, job, biting part of body by the tick, settlement of patient and month in which patient came to hospital, and RNA positivity in polymerase chain reaction (PCR) or IgM antibody with ELISA were investigated. Results: 641 patients who came to emergency department due to tick bite have been included in this study. Mean age of the cases was 41.3 ±18.3. Lower extremity bites (25.3%) were the most common type when patients investigated according to site that is bitten by the tick. 44.3% of tick bite cases were young-adults and tick bites were most commonly being seen in months May, June and July. 52.1% of patients were farmer. RNA positivity in PCR and IgM antibody positivity with ELISA were 29 cases and two cases, respectively. Conclusion: Patients who come to hospital due to tick bite should be examined carefully. Patients without any symptoms should be informed about Crimean-Congo Haemorrhagic Fever and followed until the end of incubation period. Key Words: Emergency department, tick bite, Crimean-Congo Haemorrhagic fever 2010 Düzce Medical Journal e-issn 1307-671X www.tipdergi.duzce.edu.tr duzcetipdergisi@duzce.edu.tr GİRİŞ Keneler zorunlu kan emici artropodlar olup, dünyanın her yerinde gözlenmektedirler. Ülkemizde bölgelere göre değişmekle birlikte kene, sakırga, yavsı, kerni gibi isimlerle bilinmektedirler (1,2). Keneler kan emerek Düzce Tıp Dergisi 2010; 12(1):18-23 18

beslenir, ancak bu diğer kan emen artropodlardan farklıdır. Keneler konakçılara yapışıp ağız organellerini deri içine sokarlar ve burada sabitlenip doyana kadar aynı yerden kan emerek uzun süre deri üzerinde yaşayabilirler. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile kenelerin ilişkisi ilk defa 1944 45 yıllarında Kırım da hasat toplayan çiftçilere yardım eden askerlerde görülüp etkenin kenelerden izole edilmesi sonucunda önem kazanmıştır (3). KKKA viral hemorajik ateş sendromları arasında yer alan, kenelerle bulaşan, ateş ve hemorajilerle seyreden viral bir hastalıktır (1 4). Günümüzde hastalığın başlıca vektörlerinin Hyalomma marginatum marginatum, Hyalomma marginatum rufipes ve Hyalomma anatolicum anatolicum olduğu kabul edilmektedir. Fakat, Hyalomma türlerinin bulunmadığı bazı ülkelerde etkenin Ixodes ricinus, Dermacentor spp., Rhipicephalus spp. ve Boophilus annulatus gibi kenelerden virus izole edilmiş olmasına rağmen diğer kenelerin de vektörlük potansiyelinin olduğunu düşünmek gerekir(2). Bu çalışmada Yozgat Devlet Hastanesi ne KKKA ne de neden olabilen kene ısırığı sonucu acil servisine başvuran hastaların demografik ve epidemiyolojik özellikleri, kene ısırıkları ve KKKA ile ilgili bilgilerimiz literatür eşliğinde tartışıldı. GEREÇ ve YÖNTEM Kesitsel ve tanımlayıcı bu çalışmada, Yozgat Devlet Hastanesi acil servisine 01.03.2007 ile 31.09.2007 tarihleri arasında kene ısırması nedeniyle başvuran yaşları 4 ile 88 arasında değişen 641 olgunun dosyası incelenmiştir. Tüm olgular geliş muayenelerinden sonra 3. ve 10. günlerde kontrole çağrılarak tekrar değerlendirilmiş olup, semptom gelişen olgular kontrolden önce acile başvurması önerilmiştir. Bu olgular yaş, cinsiyet, kenenin ısırdığı bölge, geldiği yer, geldiği ay, meslekleri, PCR ile RNA pozitifliği veya ELISA yöntemi M pozitifliği değerlendirildi. Kene ısırığı olgularının takibinde bir veya birden fazla parametrede aşağıdaki değerlerden düşük veya yüksek olma durumunda, KKKA için şüpheli olgu kabul edilip PCR ile RNA pozitifliği veya ELISA yöntemi Ig M pozitifliği değerlendirildi: beyaz küre sayısının (WBC) 3000/mm3 ve trombosit sayısının 150.000/mm3 ün altında olması, Aspartat Aminotransferaz (AST) >40 U/L, Alanin Aminotransferaz (ALT) >56 U/L, Laktat dehidrogenaz (LDH) >243 U/L, kreatin fosfokinaz (CK) >168 U/L, Protrombin zamanı PT >14 sn, parsiyel protrombin zamanı (aptt) >35 sn. PCR ile RNA pozitifliği veya ELISA yöntemi Ig M pozitifliği tespit edilen olgular kesinleşmiş KKKA olgusu olarak kabul edildi. İstatistiksel analizler: Elde edilen veriler SPSS 11.5 (Statistical Package for Social Science) bilgisayar programına yüklenerek değerlendirildi. Veriler ortalama±standart sapma olarak verilmiştir. Bağımsız iki grubun karşılaştırılmasında Independent sample-t test kullanıldı kategorik verilerin analizinde Ki-kare (Fisher s exact) test kullanıldı ve p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR Çalışmamızın yapıldığı 01.03.2007 ile 31.09.2009 tarihleri arasındaki 8 aylık süre içinde kene ısırması şikayeti ile acil servise 379 u erkek, 262 si kadın olan toplam üzere 641 kene ısırığı olgusu başvurmuştur (Tablo1). Olguların yaşları 4 ile 88 arasında değişmekteydi ve yaş ortalaması 41.3±18.3 tü. Erkeklerin yaş ortalaması 39.5±18.5, kadınların ise 43.9±17.6 olarak belirlendi (p=0.003). Cinsiyet dağılımı açısından ise erkek sayısı daha fazlaydı (p<0.0001). Kene ısırığı olan 262 kadın olgunun beş tanesi hamileydi. Kene ısırıkları lokalizasyonuna göre değerlendirildiğinde, 149 olgu ile alt ekstremite ısırıkları ilk sırada yer almaktaydı. Erkek ve bayanlarda lokalizasyon ayrı ayrı değerlendirildiğinde, erkeklerde alt ekstremite ısırıkları 98 (%15.3) daha sık görülürken; bayanlarda baş-boyun ısırıkları 88 (%13.7) daha fazla görülmektedir (Tablo 1). Tüm yaş gruplarında kene ısırması olguları değerlendirildiğinde büyük çoğunluğun genç-erişkin 18 45 (284 olgu) yaş arasında iken, en az olgu çocuk-adelosan 4 18 (67 olgu) grubunda tespit edildi (Tablo 1). Yaş gruplarının aylara göre dağılımı değerlendirildi (Şekil 1). Kene ısırması nedeniyle acil servise gelen olguların 334 ü tarım ve hayvancılıkla uğraşan grubu kapsamaktaydı (Tablo 1). En sık kene ısırıkları Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında 504 (%78.6) görüldü (Şekil 2). Olguların geldiği yerler açısından değerlendirildiğinde köylerden 320, merkezden 219, ilçelerden 93 ve diğer illerden 9 tane olgu bulunmaktaydı (Tablo 1). İlçelerden 27 olgu ile Çekerek ilk sırayı alırken bir olgu ile Aydıncık son sırayı almaktaydı. Köylerden gelen kene ısırığı vakası Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında oldukça artmıştı (Şekil 3). Kene ısırığı nedeniyle hastanenin aciline başvuran olgulardan 89 (%13.9) unda kene kendisi veya yakınları tarafından çıkarılmıştı. Beş tanesinde tam çıkarılamamaya bağlı keneye ait parçalar deri içinde mevcuttu. Kene ısırığı sonucu vücudunda kene ile hastaneye başvuran 552 (%86.1) olguda ise kene acil servis hekimi tarafından çıkarıldı. Düzce Tıp Dergisi 2010; 12(1):18-23 19

KKKA için şüpheli olgu olarak 53 olgu kabul edilip PCR ile RNA pozitifliği veya ELISA yöntemi IgM pozitifliği değerlendirilmiştir. Bu olgulardan 29 unda PCR ile RNA pozitif, ikisinde ELISA yöntemi ile IG M pozitif olmak üzere 31 olgu KKKA tanısı laboratuar olarak doğrulanmıştır. KKKA tanısı alan olgulardan 19 tanesi yoğun bakım koşulları gerekebileceğinden ileri bir merkeze sevk edilmiş, kalan 12 olgu destek tedavisi ile şifa ile taburcu edilmiştir. Tablo 1.Kene ısırığı olgularının lokalizasyon, meslek, yaş, yerleşim yerlerine göre dağılımı KENE ISIRIĞI OLGUSU p Kadın n (%) Erkek n (%) Lokalizasyon <0.0001 Alt ekstremite 51 (8.0) 98 (15.3) Baş-boyun 88 (13.7) 56 (8.7) Gövde ön yüz 48 (7.5) 68 (10.6) Üst ekstremite 35 (5.5) 62 (9.7) Gövde arka yüz 17 (2.6) 46 (7.2) Diğer 23 (3.6) 49 (7.6) Meslek <0.0001 Tarım ve hayvancılık 147 (22.9) 187 (29.2) Ev hanımı 78 (12.2) - Öğrenci 18 (2.8) 60 (9.3) Diğer 19 (3.0) 132 (20.6) Yaş =0.014 Çocuk-adolesan (0 18) 24 (3.8) 43 (6.7) Genç erişkin (18 40) 101 (15.8) 183 (28.5) Erişkin (41 65) 106 (16.5) 108 (16.9) Yaşlı (>65) 31 (4.8) 45 (7.0) Yerleşim NS İl Merkezi 89 (13.9) 130 (20.2) İlçe 37 (5.8) 56 (8.8) Köy 132 (20.6) 188 (29.3) Diğer İller 4 (0.6) 5 (0.8) Toplam 262 379 Şekil 1. Yaş gruplarının aylara göre dağılımı Düzce Tıp Dergisi 2010; 12(1):18-23 20

Şekil 2. Kene ısırıklarının aylara göre dağılımı Şekil 3. Kene ısırıklarının geldiği yerleşim yerine göre aylara dağılımı TARTIŞMA Kene ısırıkları özellikle hayvancılığın yaygın yapıldığı bölgeler, orman, çalılık ve gür otlakların bulunduğu yerler başta olmak üzere ülkemizin her yerinde görülebilirler. Ülkemizde yapılan kene ısırması vakalarının özellikle yaz aylarında ortaya çıktığı tespit edilmiştir (2,5). Mart ayı ve Ekim ayı arasındaki 8 aylık bu süreyi kapsayan çalışmada, olgular en sık Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında görülmüştür. Dünyada kene ısırıklarının görüldüğü dönemler değişebilmektedir. Güney Afrika Cumhuriyeti nde en sık ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmekteyken eski Sovyetler Birliğinde yaz aylarında görülmektedir(2). Kene ısırığı olgularında, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veterinerler, sağlık çalışanları, askerler, deri işçileri kamp yapanlar risk altındadır (5-8). Bu çalışmada da en sık tarım ve hayvancılıkla uğraşan sosyal olarak daha aktif 18-65 yaş arasında görülmüştür. Kene ısırıkları tepeden tırnağa kadar vücudun her yerinde olabileceği gibi genelde en sık baş-boyun, alt ekstremite ve kollarda olduğu tespit edilir ( 2,5). Bu çalışma da en sık alt ekstremite, baş-boyun ve gövde ön yüzde kene ısırığı tespit ettik. Kene ısırığı Düzce Tıp Dergisi 2010; 12(1):18-23 21

nedeniyle gelen olgularda birden fazla kene ısırığı olabileceği düşünülüp fizik bakının ayrıntılı yapılması gerekir. Bu çalışmada 17 olguda vücutta birden fazla kene ısırığı mevcuttu. Vücuda yapışmış olan kenelerden usulüne uygun olarak vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Uzaklaştırma işlemi yapılırken kesinlikle ezilmemeli ve kenenin ağız kısmı koparılmamalıdır. Keneler bir pensle sağa sola oynatılarak, çivi çıkarır gibi uzaklaştırılmalıdır (8). Acil servise başvuran edilen 89 olguda kene ya kendisi, ya da yakınları tarafından çıkarılmıştı. Beş tanesinde uygun çıkaramamaya bağlı deri içinde kene parçacıkları mevcuttu. KKKA nden korunmada kene ile mücadele çok önemli bir yer kapsamakla birlikte oldukça zordur. Keneler yumurta dönemleri hariç her biyolojik evrelerinde insanlara hücum ederek kan emebilir (1). Keneler gelişimlerini sürdürebilmek ve nesillerini devam ettirebilmek için konakçılarından kan emmek zorundadırlar. Kenelerden korunmanın temelini kenelerin bulunduğu alanlarda bulunmamak ve bu alanların ilaçlanması oluşturur. KKKA nin laboratuar olarak teşhisinde immunflorasan tekniği ile dokularda antijen tespiti veya serolojik olarak ELISA (Enzyme-Linked Immmunosorbent Assay) ile IgM antikorlarının tespitine dayanır. Bununla birlikte Reversetranskripsiyon PCR gibi moleküler teşhis yöntemleri diğer viral kökenli kanamalı ateşlerle birlikte KKKA nın da teşhisinde önemli bir araç olarak hizmet etmektedir (10-12). PCR virusun sadece genetik materyalini tespit ettiğinden oldukça hassas bir yöntemdir. Bu yöntemde virusun kültüre edilmesine gerek olmadığından laboratuvarda biyokontaminasyon riski de en aza iner. KKKA hastalığın inkubasyon süresi virüsün alınma yoluna bağlı değişmekle birlikte ısırığını takiben 3-10 gündür. Enfekte kan ve vücut sıvıları ile temas sonrasında inkubasyon süresi iki haftaya çıkabilmektedir. (13,14). KKKA i üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri (ateş, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk vb.) başlar. Bunu vücudun farklı kısımlarında olan kanamalar, sinir sistemi fonksiyon bozukluğu, koma, karaciğer ve böbrek yetmezliği kadar gidebilir. KKKA olgularında trompositopeni, lokopeni, AST, ALT, LDH, PTZ, PTZ yükseklikleri görülebilir (5,10-13). Bu çalışmada kene ısırması sonucu acile başvuran trompositopeni, lökopeni, AST, ALT, LDH, PTZ, PTZ yükselmesi biri veya daha fazlası olan 53 hasta için Refik Saydam Hıfzıssıhha merkezi laboratuarlarında kan gönderilmiş olup olgularımızın. 29 unde PCR da RNA pozitif, 2 sinde ELISA yöntemi ile IG M pozitif bulunmuştur. KKKA olgularında tedavi destek tedavisidir. Vital bulgular sık aralıklarla takip edilmelidir. Ağır olgularda solunum desteği ve mekanik ventilatör gerektirebilir. Olgular için uygun yoğun bakım koşuları hazırlanmalıdır (5,15,16). Hastanın takibinde gerektiğinde vazopresörler ve kardiyotonik ilaçlar kullanılmalıdır. Olguların takibinde hematolojik parametreler yakından izlenmeli, gerekirse trombosit ve eritrosit süspansiyonu, ciddi hemoraji varlığında tam kan transfüzyonu uygulanmalıdır (17). Hastalığın tedavisinde spesifik olmamakla beraber antiviral bir ilaç olan ribavirinin oral veya parenteral formunun kullanılabilir (5,16-18). Ancak ribavirinin hemolitik anemi gibi önemli bir yan etkisi sahip olabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır (17). KKKA geçiren ve iyileşmiş hastalardan elde edilen immün plazma naklinin faydası kesinleşmemiş olmasına rağmen ağır vakalarda kullanılabilir (19). Biz KKKA tanısı alan olgulara tedavide destek tedavisi verdik Ancak klinik durumunda düzelme olmayan ve yoğun bakım tedavisi gerekebilecek 19 hasta yoğun bakım koşuları iyi olan ileri bir merkeze sevk edildi. Yozgat devlet hastanesinde takip edilen KKKA ve KKKA şüphesi olan diğer olgular şifa ile taburcu edildi. Sonuç olarak, kene ısırması şikâyeti ile hastanelere başvuran olgular detaylı bir şekilde muayene edilmelidir. Semptomsuz olan olgular kene ısırması sonucu gelişebilecek KKKA hakkında bilgilendirilmeli inkubasyon süresi boyunca ayaktan poliklinik kontrollerinin yapılması, takip sırasında klinik ve laboratuar olarak bozulma olduğu takdirde yatırılarak erken dönemde tedavi başlanmadır. KAYNAKLAR 1. Gündüz A, Türedi S, Aydın M, Eroğlu O, Topbaş M: Kene Isırması, Kor Hek Derg. 7:173-8, 2008. 2. Al B, Yıldırım C, Söğüt Ö, Yeşilkaya A: Batman Devlet Hastanesi Acil Servisine yedi ayda başvuran 39 kene ısırığının değerlendirilmesi. Akad Acil Tıp Derg. 7: 40-3, 2008. 3. Elaldı N: Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Epidemiyolojisi. Klimik Dergisi. 17: 151-6, 2004. 4. Arıkan İ, Tıraş Ü, Saraçoğlu D, Taşar MA, Dallar Y: Kene ısırığı nedeniyle başvuran olguların değerlendirilmesi. Ege Tıp Derg. 48:29-31, 2009. 5. Ozkurt Z, Kiki İ, Erol S, Erdem F, Yılmaz N, Parlak M, Gundogdu M, Tasyaran MA: Crimean Congo hemorrhagic fever in Eastern Turkey: clinical features, risk factors and efficacy of ribavirin therapy. Journal of Infection. 52:207 15, 2006. 6. Elaldı N: Kırım-Kongo Hemorajik Ateş Epidemiyolojisi Cumhuriyet Ün Tıp Fak Derg. 26:185 90, 2004. 7. Taşkesen M, Okur N, Taş MA: Kene Isırması Nedeniyle Başvuran 19 Olgunun Değerlendirilmesi. Dicle Tıp Derg. 35:110-3, 2008 8. Ünüvar N, 2005. Kırım- kongo kanamalı ateşi. T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Sayı: Düzce Tıp Dergisi 2010; 12(1):18-23 22

B100TSH0110002,3580 Genelge/ 40. 9. Acar A: Kırım kongo kanamalı ateşi. TSK Kor Hek Bül. 5:287-95, 2006. 10. Whitehouse CA: Crimean Congo hemorrhagic fever Antiviral Research. 64:145 60, 2004. 11. Bakir M, Ugurlu M, Dokuzoguz B, Bodur H, Tasyaran MA, Vahaboglu H, the Turkish CCHF Study Group: Crimean- Congo haemorrhagic fever outbreak in Middle Anatolia: a multicentre study of clinical features and outcome measures.journal of Medical Microbiology. 54;385 9, 2005. 12. Karti S, Odabasi Z, Korten V, Yilmaz M, Sonmez M, Caylan R, Akdogan E, Eren N, Koksal I, Ovali E, Erickson BR, Vincent MJ, Nichol ST, Comer JA, Rollin PE, Ksiazek TG: Crimean-Congo Hemorrhagic Fever in Turkey. Emerging Infectious Diseases. 10; 1379-83, 2004. 13. Çevik MA, Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi: Klinik Özellikler. Klimik Dergisi. 17:59-61, 2004. 14. Capua I: Crimean-Congo haemorrhagic fever in ostriches: a public health risk for countries of the European Union? Avian Pathol. 27:117-20, 1998. 15. Borio L, Inglesby T, Peters CJ, Schmaljohn AL, Hughes JM, Jahrling PB, et al: Working Group on Civilian Biodefense: Haemorrhagic fever viruses as biological weapons. JAMA. 287:2391-405, 2002. 16. Uzun R, Uğurlu M: Kırım-kongo kanamalı ateşinde ribavirin kullanımı. Klimik Derg. 17:62-4, 2004. 17. Taşyaran MA, Özkurt Z: Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi: Tedavi ve Korunma. Klimik Derg. 17:157-60, 2004. 18. Ergönül E, Çelikbaş A, Dokuzoğuz B Eren S, Baykam N, Esener H: Characteristics of patients with Crimean-Congo hemorrhagic fever in a recent outbreak in Turkey and impact of oral ribavirin therapy. Clin Infect Dis. 39:284-7, 2004. 19 Acar A: Kırım kongo kanamalı ateşi. TSK Kor Hek Bül. 5:287-95, 2006. Düzce Tıp Dergisi 2010; 12(1):18-23 23