BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

Benzer belgeler
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

GELİŞİMSEL NÖROBİYOLOJİ VE BAĞLANMA KURAMI. Dr. Allan N. SCHORE

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BİRLEŞTİRİLMİŞ PSİKOTERAPİ. Jeffrey J. MAGNAVITA, PhD, ABPP

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir?

Herkese Bangkok tan merhabalar,

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.


ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

Danışman Olarak Hemşire

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

MATBAACILIK OYUNCAĞI

Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

Dinamik Formülasyon Üzerine Bir Olgu Sunumu. Dr. Abdullah AKGÜN Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim :05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim :08

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı

SIFATLAR. 1.NİTELEME SIFATLARI:Varlıkların durumunu, biçimini, özelliklerini, renklerini belirten sözcüklerdir.

3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

GRP406 MESLEK ETİĞİ VE YASAL KONULAR. Doç. Dr. İlhan YALÇIN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

EKİM AYI BÜLTENİ YARATICI DÜŞÜNME ATÖLYESİ (3 YAŞ) 2-6 EKİM

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Koçluk Sürecini Amaçlara ve Sonuçlara Göre Yönetir. R. ŞAFAK KEKLİK

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

AİLE & YETİŞTİRME KONULU SORU LİSTELERİ

Bilinen hikayedir. Adamın biri, akıl hastanesinin parmaklıklarına yaklaşmış. İçeride gördüğü deliye:

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

3. Sınıf Noktalama İşaretleri

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

İnsanı Okumayı Bilir. R. ŞAFAK KEKLİK

MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Bugüne kadar nerelerde görev aldınız?

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ

Benimle Evlenir misin?

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF PSİKOLOJİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Kahraman Kit Misafirlikte

EBEVEYNLİK BECERİLERİ

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül :41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül :10

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Bu kısa Z Nesli tanımından sonra gelelim Torunum Ezgi nin okul macerasına.

TEOG YAZ TATİLİNDE KAZANILIR

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır.

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

Cümlede Anlam TEST 38

Transkript:

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM TEMMUZ DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i

Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 111 Bütüncül Psikoterapi 8. Dönem Temmuz 2009 Ders Notları ISBN 978-605-5241-56-8 Copyright Psikoterapi Enstitüsü Tüm hakları saklıdır. Yayıncının izni olmaksızın tümüyle veya kısmen yayımlanamaz, kısmen de olsa çoğaltılamaz ve elektronik ortamlarda yayımlanamaz. Birinci baskı: Ekim 2013 Editör: Tahir Özakkaş Yayıma hazırlayan: Sevgi Çorabatur & Menekşe Arık Katkıda Bulunanlar: Beyza Tıraş, Emin Komşal Baskı: İklim Ofset Nişanca Mah. Arpacı Hayrettin Sok. No:21 Eyüp/İstanbul Tel: 0212 577 77 45 www.iklimmatbaa.com PSİKOTERAPİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM ARAŞTIRMA SAĞLIK ORGANİZASYON VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Eğitim ve Kongre Merkezi: Fatih Sultan Mehmet Cad. No:285 Darıca-KOCAELİ Tel : 0262 653 6699 Fax : 0262 653 5345 Merkez: Bağdat Caddesi No: 540/8 Bostancı-İSTANBUL / TÜRKİYE Tel : 0216 464 3119 Fax : 0216 464 3102 www.psikoterapi.com - www.psikoterapi.org - www.hipnoz.com ii

SUNUŞ nsanlık tarihi boyunca, her toplumda psikolojik rahatsızlıkları İ tedavi etmeye yönelik girişimler olmuştur. Bu alanda yapılan girişimler sonucu ortaya çıkan pek çok farklı ekolün savunucuları, kendi ekollerini yüceltme ve diğer ekolleri küçümseyerek ötekileştirme yoluna gitmiştir. Ancak buna rağmen farklı yaklaşımlardan bilgiler edinerek kuramını zenginleştirmeye ve bu alanda çalışmalar yapmaya başlayan öncü terapistler, psikoterapide bütünleşmeyi sağlayarak alandaki bölünmeleri büyük oranda azaltmıştır. Bütüncül psikoterapi, hastanın bilişlerinin, davranışlarının, kişiliğinin ve duygusal süreçlerinin yeniden düzenlemesine yardımcı olmak için pek çok farklı ekolden faydalanarak daha gerçekçi, uyumlu ve esnek bir çalışma alanı sunar. Eğitimini verdiğimiz bütüncül psikoterapi, zamanzaman eklektik ve asimilatif, genellikle de entegratif ve ortak faktörler üzerine kurulmuş bütüncül bir yaklaşımı içerir. Bireye, teori odaklı değil danışan odaklı bakmaya çalışan bütüncül psikoterapiler, farklı yaklaşımların bileşenlerini bir araya getirerek terapisti geniş bir vizyona ulaştırır. Bu amaçtan yola çıkarak, çeşitli bilimsel etkinlik, araştırma, eğitim ve yayın çalışmalarıyla, ülkemizde bütüncül psikoterapi uygulamalarının gelişimine öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Elinizdeki bu ders notları, ruhsal bozuklukların tedavisinde tek bir psikoterapi yaklaşımına bağlı kalmaktansa elindeki veriyi kullanarak uygulanabilecek en iyi tekniği ve teoriyi arayan bütüncül yaklaşımlı terapistler yetiştirme adına verilen Bütüncül Psikoterapi Teorik iii

Eğitimi 8. Grubunun Temmuz ayı deşifrelerini sunmaktadır. Bu ders notları, eğitim deşifresinin derlemesi olma özelliğiyle dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yayın niteliği de taşımaktadır. Bu ders notlarında, ruhsal aygıt, egonun savunma mekanizmaları ve orta düzey savunma mekanizmaları konuları ele alınmaktadır. Bütüncül psikoterapiler de insanın ruhsal yapısının gelişiminde olduğu gibi zamanla özerkleşecek, bireyselleşecek ve ayrışarak psikoterapi ruhunu ayakta tutacaktır. Psikoterapi uygulayıcıları için önemli olduğunu düşündüğümüz bu eğitim ders notlarını, sizlerin ilgisine sunmaktan kıvanç duymaktayız. Keyifli okumalar dileriz Tahir ÖZAKKAŞ Psikoterapi Enstitüsü Başkanı iv

İ Ç İ N D E K İ L E R TEMMUZ 2009 1. GÜN 1 RUHSAL AYGIT BAŞLANGIÇ... 1 2 İNSANIN VAROLUŞU ve RUHSAL AYGITIMIZ... 34 3 RUHSAL AYGIT: İD... 81 4 İD İN ÖZELLİLLERİ... 118 TEMMUZ 2009 2. GÜN 5 EGO VE SÜPEREGO... 167 6 EGONUN SAVUNMA MEKANİZMALARI... 204 7 İLKEL SAVUNMA MEKANİZMALARI... 251 8 EGONUN SAVUNMA MEKANİZMALARI... 293 TEMMUZ 2009 3. GÜN 9 ORTA DÜZEY SAVUNMA MEKANİZMALARI... 331 10 ORTA DÜZEY SAVUNMA MEKANİZMALARI (Devam)... 359 11 ORTA DÜZEY SAVUNMA MEKANİZMALARI (Devam)... 394 12 ORTA DÜZEY SAVUNMA MEKANİZMALARI (Devam)... 423

Temmuz 2009 1. GÜN

1 RUHSAL AYGIT BAŞLANGIÇ T ahir Özakkaş: Hoş geldiniz, ekibin yarısı yok. Arkadaşlar ben bu ay biraz gribim. Son günleri inşallah, sesim biraz çatlak gidecek. Kursiyerler: Geçmiş olsun. Tahir Özakkaş: Yoklama yapılıyor. Birbirilerinizin isimlerini öğrendiniz mi? İnşallah ben de öğrenirim. En kötü olanları çabuk öğrenirim, en zayıf olanları çabuk öğrenirim. Otelde kaybolanları da zor öğrenirim. Mutlaka bir çıkıntılık yapın. Ödipali bilmiyorsunuz değil mi? Kursiyer: Kitabı okuduk. Tahir Özakkaş: Okudunuz mu? Aferin valla. Çalışkan gruba benziyorlar. 3 ay sonra bana öğret diye başlarsınız artık. Tahir Özakkaş: Kursiyer S i zaten hatırlıyoruz. Kursiyer S: Çıkıntı derken zaten bana baktınız hocam. Tahir Özakkaş: S herkes sana müteşekkir biliyorsun. Kahramanca o çıkışından dolayı, tebrik ettiler seni. Öyle oldu değil mi? Kursiyerler: Evet. Bağrımıza bastık.

Kursiyer S: Hocam arkadaş yeni geldi H tanımıyorum. N aber S dedi bana direk. Bir an şey oldum, acaba eğitimde mi hatırlamıyorum mümkün değil. Öyle kaldım. Tahir Özakkaş: 3 er gün yoklukları var bunların. Kursiyer A: Ceza verelim. Tahir Özakkaş: Bunlar gece de ders görsünler. Ben her zaman anlatırım. Rüyalarımda da anlatıyorum zaten. Giriyorum yorganın altına, başlıyor konuşmaya cümleler. Ben uyumaya çalışıyorum, o böyle tırıs tırıs gidiyor. İlginç değil mi? Akşam dedim ki hanıma; yarın ne anlatacağım dedim. Kaçıncı grup dedi. 8. grup dedim. Sen ne anlatacağını bilirsin dedi. Evet, biliyorsunuz bizim burada eğitim programı modüler şekilde hazırlandığı için, size de 2. modülde neler anlatıldı, elinize şeyler gelecek, savunma mekanizmaları anlatılacak, Kursiyer: Hocam biz öğrendiğimizde savunma mekanizmaları bu kadar çok değildi. Tahir Özakkaş: Valla hayat gittikçe modernleştikçe savunmalar artıyor. Aslında savunma mekanizmaları kavramı ciddi manada değişti. O bizim klasik lisede öğrendiğimiz savunma mekanizmalarıyla bugün gelinen nokta nesne ilişkilerinin ve kendilik psikolojisinin gelişmesiyle savunma mekanizmalarının içeriği, mahiyeti, işlevi çok farklı algılanmaya başladı. Bunun için savunma mekanizmaları zaten bu işin şeyi, püf noktası, eğer gerçekten psikoloji insan ruhunun atomlarına inip insan ruhunun moleküllerinin nasıl oluştuğunu bir psikolojik yapı dediğimiz ruhsal aygıtın nasıl şekillendiğini anlamak istiyorsanız ödipal hoş geldin. (Sınıfa birisi girer.) Anlamak istiyorsanız, savunma düzeneklerinizi en az adınız gibi bilmeniz gereklidir. Bilme yetmiyor, görmeniz ve yakalamanız 2 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

gerekiyor başkalarında, o da yetmiyor kendi iç dünyanızda hissetmeniz gerekiyor. Şimdi bu savunma düzeneklerini basitli veya olgunlaşmış halini iç dünyanızda biz tıp doktorları olarak öncüleri vardır. Yani içinizde mutlaka onun ufak bir savunma düzeneğinin dahi bir görüntüsü var. Onu iç dünyanızda yakaladığınızda ha bu demekmiş dediğinizde onu kavrarsınız ve öğrenirsiniz. Onun dışında yazın savunma düzeneklerini tak tak yazarsınız. Hep yazdınız, psikoloji okuyanlar, PDR okuyanlar ve tıp doktoru olan arkadaşlar ama bu nedir uzayda bir şey bizimle alakası yok. Bu şekildeki bir duyguyu öğrendiniz. Hep bizde var hatta delilik de biz de var. Yani psikotik hal dediğimiz aklın ve mantığın sınırlarının dışına çıkma duygusu hepiniz içerisinde bir avuç var. O bir avuç psikotik yapıyı algılayabilirseniz iç dünyanızdaki, bir psikoz hastasının nasıl düşündüğünü, nasıl davrandığını, nasıl duygulandığını kavrayabilirsiniz. Ne oluyor? Demek ki bir hastayı, ötekini anlamanın yolu, size anlattığı konuları, kendi iç dünyanızda araştırmak. İç dünyanızda baktınız ki yine oralara girmenize izin vermiyor, bir savunma düzeneği olarak, o zaman dışarıdan ararsınız. İşte N de ararsınız, A da ararsınız. Ö de ararsınız. Onda dersiniz. Yani bu nedir? Dışsallaştırma SAVUNMA DÜZENEKLERININ ÖZELLIKLERI Ben de asla yok. Bütün kötüler dışarıda, bütün iyiler bende. Savunma düzenekleri parça parça değil. Bir dizge halindedir. Üçü beşi bir arada kullanılır. Savunma düzenekleri hep ve hiç tarzında değildir, spektrumaldir. Hafiften ağırlık derecesine göre değişir bütün savunma düzenekleri. Ama bunları kitaplarda pek görmezsiniz. Sanki onlar ayrı ayrı fenomenlermiş gibi anlatılır. Demek ki ayrı ayrı fenomenler değil üç boyutlu bir küre düşünün, kürenin içerisinde savunma düzeneğinin dozu, diğerleriyle kombinasyonu Ruhsal Aygıt Başlangıç 3

iç süreci içerisinde, bir takım olgularla beraber seyreden bir yapısallık içerisindedir. İşte bu sistemin nasıl çalıştığını ben böyle yavaş yavaş anlatarak kendimizi tanıma fırsatı vereceğim. Bu ayki ders, eğer gribim izin verirse sizin çöküşünüzün ilanı olacak. (Kahkahalar) Bu ayki eğitimden sonra, (eyvah ben yandım!) diyen bavulunu alıp memlekete doğru yolculuğa çıkacak. Şimdi bir şeyi yıkmadan yapmak mümkün olmuyor. Terapi süreçlerinde de aynı şekilde, bu tabi çeşitli farklı terapi ekolleri farklı davranır, ama bizim burada uyguladığımız tedavi sistemi çok süratli bir şekilde farkındalığı arttırarak, yani içgörüyü arttırarak, kişinin mevcut kimliğinin çökertilmesi, patolojik alanlarının sağlıklı taraflarıyla bir entegrasyon içerisine girip yoğun bir şekilde mücadele etmesidir. İşte bu çökme anında hastanın terapistine yoğun bir sarılması meydana geliyor. Çünkü bütün datalarını ve doğru bildiklerini kaybediyor, bu kayıp süresince ruhsal aygıtta hatalı olanları ayıklıyorsunuz, sağlıklı olanlarla birlikte size olan terapotik ittifak dediğimiz yoğun bağlanma duygusu yeni bir anne babalık yaparak, onu selamete erdiriyorsunuz. Değilse yavaş gittiğinde o savunma düzeneklerini yıkmanız çok zor oluyor, o kendisi için zararlı olan patolojik olan savuma düzeneklerinin yerine, savunma düzeneklerini devam ettirerek sistemi korumaya çalışıyor. Savunma kalkanlarını yıkacaksınız yıktıktan sonra içeriye ulaşacaksınız, içeriye ulaştıktan sonra diyeceksiniz ki vallahi bu sana zararlı, etme eyleme kardeşim bu savunma düzeneklerinden vazgeçelim diyeceksiniz. O da ikna olacak, ondan sonra yerine yenilerini oluşturacaksınız. Biz hücum tedavisi ismini verdiğimiz tedavide bunu çok süratli bir şekilde yapıp hastanın daha gardını alma imkânı olmadan, farkındalıkla, aklıyla kendisinin içerisinde bulunduğu durumu bir anda kavratmak. Bir şok tedavisi diyebilirsiniz. Ve o kavradıktan sonra tehlikesi şurada; ya benim bütün hayatım boktanmış. Benim 4 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

yaptıklarımın büyük bir kısmı yanlışmış. Ben hayatı nasıl götürebilirim? Derken bir riskli alana giriyor. Yani bir intihar riski, her şey boş ver yapma diyen bir depresyon, orada diyeceksiniz ki, bunu çok güzel bir şekilde yapabiliriz. Bunu düzeltebiliriz bu senin elinde. Ne kadar süratli sarılırsan, o kadar kısa sürede, hayatını derli toplu bir şekilde ellerinin altına alabilirsin. Daha da önemlisi, kimsenin bugüne kadar tecrübe etmemiş olduğu hataları tecrübe etmiş oldun. Büyük bir sermayen var. Bu sermayeyi ömür boyu kullanabilirsin. Çünkü acılar çektin, çileler çektin, yalnızlıklar çektin, ağır bedeller ödedin. Bu bedeller sende çok ciddi bir bilgi birikimi, insani bir bilgi birikimi getirdi. Bunları atmayacağız. Bunlar hata yapmamamızı sağlayan ana kaynaklarımız olacak. Bu bizim için terapide kullandığımız en önemli faktörlerden birisidir. Ne kadar ağır bedeller öderse ödesin, ne kadar büyük sıkıntılardan gelirse gelsin bu o insanın bir zenginliğidir. O insanın bir tecrübe kaynağıdır. Ne yaptık? Kötü pis dediğimiz malzemeye bu sefer sahip çıktık. Aynı şekilde farkındalıkla. Evet, bunlar bunlar oldu ve ben bunları tanıyorum. öbür insan tanımıyor. Öbür insanın başına bu olaylar geldiğinde, yıkılacak. Gelmediği için şanslı. Öldürmeyen güçlendirir. Burada onun tecrübelerini de dışsallaştırmıyoruz. Onu ehlîleştiriyoruz. Bizim tecrübe halimize yazıyoruz. Evet, bunları bunları detayıyla göreceğiz. Evet, kursiyer S, hastamız sendin. Hala duruyorsun değil mi? Kursiyer S: Duruyorum hocam. Tahir Özakkaş: O zaman gel şuraya otur(hoca kursiyer S yi kürsüye çağırarak onunla terapi süreci ile ilgili roll-playing yapıyor) Seninle konuşalım, muhabbet edelim. Efendim, bugünde hoş geldiniz. Nasılsınız? Kursiyer S: İyiyim sağ olun. Siz nasılsınız? Ruhsal Aygıt Başlangıç 5

Tahir Özakkaş: Bende yavaş yavaş sizinle ilgili konulara gireceğim. Şikâyetlerinizi dinledik. Genel bir değerlendirme yaptık. Ve hücum tedavisi ismini verdiğimiz bir tedavi tekniğiyle sizi 10 günlük bir süre içerisinde yoğun bir programa aldık. Bu program perspektifinde sizin sosyodemografik özelliklerinizi yazdık, ailenizi yazdık, daha sonra soy ağacından başlayarak bütün soy ağacınızı çıkardık, senden de doğum gününden başlayarak, bugüne kadar yaşamış olduğun hayatı tüm detaylarıyla çıplaklığıyla bize anlattın. Bu güven duygunuz için size teşekkür ediyorum. İnşallah sizlerle beraber bir tedavi programı götüreceğiz, bu programda 1. Ayağımız yaşadığımız bu olayların ne anlama geldiğini öğrenmemiz ve kavramamızdır. Bizim terapi tekniğimiz biraz eğitim ağırlıklıdır. Bilgiye dayalıdır. Ve benim kafamın çalışma şeklinin senin kafanın çalışma şeklinde eşitlenmesine bağlıdır. Ben hangi kavramları hangi anlamda kullanıyorum, bunları size anlatacağım. Sizin de bu kavramları edinmenizi sağlayacağım. Ve benim bildiğim her şeyi sizin bilme hakkınız olduğunu düşünüyorum. Söyleyeceğim her şey doğru olacak, sizinle ilgili bazı doğruları, sizin metabolize etme, hazmetme gücünüze bağlı olarak erteleyebilirim. Günün birinde bunu bana başta söylemediniz diyebilirsin. Ama söylediğimiz her şey doğru olacaktır. Eksik olabilir ama yanlış olmayacaktır. Dolayısıyla sizin anlamanız ve kavramanız için, bu ruhsal aygıt dediğimiz yapıyı bilmeniz gerekiyor. Bunda geçen ayda hatırlarsanız, işte evimize bir bulaşık makinesi alıyoruz, bir buzdolabı alıyoruz, bir flaş bellek alıyoruz. Onun içinde küçücük bir kullanım kılavuzu çıkıyor. Ve kullanım kılavuzu o aletin 6 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

nasıl kullanılacağını anlatıyor. Biz ona bakarak çamaşır makinemizi, buzdolabımızın kurulumunu yapıyoruz. Ama biz bu dünyaya geldik, kimse bize yaşam el kılavuzu vermedi. O ruhsal aygıt nasıl çalışıyor, hangi düğmesine basarsak ne çıkar? Nasıl düşünüyoruz, nasıl duygulanıyoruz, nasıl davranıyoruz? Bununla ilgili eski insanlarda bir şey bilmiyordu, geldikleri gibi gittiler. Kimse bu içeriği kurcalamadı. Bir takım tercihlerde bulundular. Bir takım öfkeler duydular, bir takım sevinçler duydular. Ama bu neden öfkeleniyor, neden seviniyor, neden kızıyor? Bunun nedenini bilmiyorlar. Kendisinin kızdığı olaylara, sevindiği olaylara bir başkası tam zıddı yönde bir tepki verebiliyordu. Demek iç dünyamızda, ruhsal yapımızda bu olaylara tepki veren bir algımız ve anlayışımız var. Dolayısıyla bunu kavrayabilirsek, daha doğrusu içimizdeki ruhsal aygıtı bir dümene tabi tutabilirsek, yelkenlerini kullanabilir hale getirirsek, istediğimiz yönde kendi iradi tercihimizle hayat kurma hakkına sahip oluruz. Ama biz ruhsal aygıtımızın nasıl çalıştığını, nasıl yürüdüğünü bilmiyor isek nereden bir rüzgâr eserse, yelkenler o tarafa doğru yönelecek ve gemimiz oraya doğru gidecektir. Bu geminin dümeni olmadığı için yani iradi kontrolümüzle nasıl düşündüğümüzü nasıl duygulandığımızı ve nasıl davrandığımızı bilmediğimizden dolayı, bu gemi bizi zaman zaman sakin sulara dingin koylara götürebileceği gibi, kayalıklara çarparak geminin batmasına neden olabilir veya yara almasına neden olabilir. O zaman biz gemimizin kaptanı olmak zorundayız. Gemi nedir, gemi bizim ruhsal aygıtımızdır. Geminin aygıt parçaları nelerdir? Dümenidir, yelkenleridir, motorudur, dış iskeletidir. Akıllı bir beyin kendi ruhsal yapılarını kontrol edebilir, hayatını istediği yönde götürebilecek becerilere sahiptir. Kimse senin fırtınalarla uğraştığına bakmaz, gemi limana sağ salim gelmiş mi, gelmemiş mi ona bakar. Vay efendim, şöyle oldu, böyle oldu, anam babam şöyle Ruhsal Aygıt Başlangıç 7

yaptı, kardeşim böyle yaptı, Tahir Bey dersi bana iyi anlatmadı onun için kötü terapist oldum. Dinlemez. Sen hastana iyi bakabiliyor musun? Sen kaliteli bir hayat yaşayabiliyor musun? Bununla ilgili sorulara muhatap olursun kendi içinde de tabiki. Evet, bu gün biz seninle birlikte şu kursiyer S nin ruhsal aygıtı nasılmış onu anlamaya çalışalım? Bunu anlatırken de olabildiğince basitleştirerek, olabildiğince halk dilini kullanarak, teknik terimlerden uzaklaşarak karşılıklı anlaşmaya çalışalım olur mu? Kursiyer S: Tamam hocam. Tahir Özakkaş: (Hoca ayağa kalkarak tahtada ruhsal aygıtın şeklini çiziyor) Peki. Tahtaya resim çiziyor. Bu nedir? Kursiyer S: Deniz mi hocam? Ya hocam biliyorum o yüzden. Tahir Özakkaş: Bildiğini söyle o zaman. Kursiyer S: Evet hocam deniz. Tahir Özakkaş: Peki. Bu nedir? Kursiyer S: Bulut. Tahir Özakkaş: Bu nedir? Kursiyer S: Buz dağı. Tahir Özakkaş: Evet, kursiyer S kardeş! Her şeyi biliyorsun ve bizim tedavimiz bitti. Sınıfta gülüşmeler. Kursiyer S: Bomba gibiyim hocam. Tahir Özakkaş: Şimdi bunu ilk seansta hastaya bu şekilde söylerim. Hasta ile kontak kurma açısından mavi bir çizgi çizerim dalgalı bir deniz gibi. Bu nedir derim hasta bu bir çizgi der. Hayır derim. 8 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

Eğri bir çizgi derim. Hayır derim. Dalgalı bir çizgi der. Hayır derim. Ondan sonra yaklaştın derim. Deniz der. Vay! Kursiyer: Hiç bilemezse hocam. Tahir Özakkaş: Hiç bilemezse ipucu veriyorum. Balıklar yüzer. Sınıfta gülüşmeler. Türkiye nin üç tarafı onunla çevrilidir. Onu da bilmiyorsa buyur Allah yardım etsin sana Ardından bulutu çizerim. Deniz olunca Bulutu tanımak daha kolaydır, hemen bulut der. Iceberg zor tabi; bizim iceberg kültürümüz olmadığı için. Anadolu da Ahmet Bey, Ayşe hanım düşünün. Köydeki hanıma beye anlatıyorum anlatabildim mi? Yoksa eğitimli aklı başında insanlara kolay. Eğer psikoterapi eğitimsiz bir insana yapılıyorsa o zaman gerçekten bir bilimdir ve işe yarayan bir şeydir. Yok, eğitimli insanlara yapılıyorsa bu; o zaman bilgilendirme eğitim oluyor. Hâlbuki biz insanların sorunlarını yapmak ile ilintiliyiz. Kursiyer N: Zeki olması gerekiyor. Tahir Özakkaş: Hasta zeki olacak, imkânı olacak, paralı olacak, belli bir yaşta olacak, problemleri ödipal seviyede olacak. Kendini kavrayabilecek kapasitesi olacak. Bu biraz normal insan gibi! (Sınıfta gülüşmeler.) Evet, Freud o yönden eleştirilir. Ardından bu buz dağını çiziyoruz. Ne diyoruz, kaya diyor. Duba diyor, gemi diyor anlatabildim mi? Burada biraz yardımcı oluyorsun. İşte denizde yüzer dersiniz, daha çok duba derler bizim insanımız. Fakat biraz daha küresel ısınma falan Greenpeacelik varsa buz dağı der. Buz dağı kaç kısımdan oluşuyor? Buz dağı iki kısımdan oluşuyor. Bir görünen kısım. Bir görünmeyen kısım. Şimdi biz ruhsal aygıtımızı, kimliğimizi ve kişiliğimizi buz dağına benzetiyo- Ruhsal Aygıt Başlangıç 9

ruz. Eğer buz dağını iyi kavrar isek kendimizi çok iyi kavrarız. Kursiyer S kardeş şimdi senin bana anlattığın yer neresi? (Hoca deniz çizgisinin altını ve üstünü gösteriyor) Kursiyer S: Denizin üstündeki kısım. Tahir Özakkaş: Denizin üstündeki kısım yani kursiyer S bana hayat hikâyesini anlattı. Ailesini anlattı, anlattığı yer kendi bilinciyle, iradesiyle görebildiği ve tanıyabildiği yer. Ama buz dağının altını kendisi de bilmiyor bende bilmiyorum. Bu sürecin içerisinde bu yaşam kılavuzunu alıp öğrendikten sonra buz dağının altına nasıl ulaşılır, oraya nasıl varılır, oradaki bilgi nasıl çekilir ve sistemi yüzdüren ana kaynağın ne olduğunu o zaman anlarsınız. (denizin alt tarafını gösteriyor) burası olmasa burası(suyun üstünde görünen kızım) yüzebilir mi? Yüzemez. (Suyun alt tarafını gösteriyor) burasını küçülttükçe burası(suyun üstünde görünen kızım) batar. Dolayısı ile bilinçli kimliğinizin ayakta durmuş şekli bilinç dışı varlığımız ile ilintilidir. Bilinçli kimliğinizin çalışma şekli bilinç dışındaki savaş, bilinç dışındaki çatışma, bilinç dışındaki yapılanmalarla ilintilidir. Kursiyer E: Genelde bilinçaltı olarak bilinen bilgiyi son zamanlarda bilinç dışı olarak isimlendiriliyor. Acaba hangisi doğru dur, bilinç dışı mı, bilinçaltı mı? Tahir Özakkaş: Bilinçaltı tabiri yanlıştır. Freud başlangıçta bilinçaltı tanımını kullanmış, fakat bu yer ve lokalizasyon belirttiği için somut mantık, yani çocuk mantığı ile düşünülen bir terim olduğundan dolayı Freud bundan vazgeçmiştir. Bilinçaltı terimi hatalı kullanılmıştır. Çünkü bilincin altı, üstü yanı sağı solu olamaz ancak ya bilinçli olan, ya da bilincin dışında olan diye bir tanım yaparak doğru bilimsel bir tanım yapmıştır. Bilinçaltın tanımını kullanan arkadaşlar dinamik psikoterapiyi bilmiyor, okumamış demektir. 10 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

Orada bir kelimeyi kullanmasından onun dinamik terapiye hâkimiyetini değerlendirebilirsiniz. Demek ki altlık, üstlük ilişkisi bir lokalizasyon yer bildiriyor. Kaldı ki bilincin altı üstü, sağı solu olmaz. İşte Allah baba derler mesela yukarıya doğru bakarlar. Müslüman inancında böyle bir şey yok, Allah her yerdedir. Bu manada link kurması açısından bilinç bilinçli olduğunuz, bilinçli olmadığınız alanda onun dışında olan alandır. Bu manada doğru terim bilinç dışıdır. Demek ki biz esas yapı itibari ile şu alanı anlamaya ve kavramaya çalışacağız.(suyun altındaki kısmı gösteriyor) Bu alanın(bilinç dışının) yukarıya (Bilince etkisini anlamaya çalışacağız. Şimdi 2 nolu Vicdan Ego kimliğimiz bilinçli olarak kursiyer S nin bana anlattıkları, benimde kursiyer S ye söylediklerim doğru mudur? 1 1 İD Şimdi kursiyer S bana 2 nolu kimliğini anlattı mı? Kursiyerler hayır diye cevap verdiler. YAPISAL KURAM Tahir Özakkaş: Anlatmadı. Peki, bir de tepede bir bulut var. O nedir? Kursiyerler süperego diye cevap verdiler. Tahir Özakkaş: 3. Nolu kimliğimiz. Şimdi bir nolu kimliğimize ne ismi veriyoruz. Kursiyerler İD diye cevap verdiler. Ruhsal Aygıt Başlangıç 11

Tahir Özakkaş: Ego diyoruz, köylü Ahmet ağa, Ayşe hanım ne diyor? Bu tarlayı kim sürdü dediğiniz zaman kim diyor? Kursiyerler ben diye cevapladılar. Tahir Özakkaş: Ben sürdüm ağam ben diyor. Bu halıyı kim dokudu dediğin zaman? Kursiyer: Ben. Tahir Özakkaş: Çocuğa notu kim aldın dediğin zaman? Kursiyer S: Ben. Tahir Özakkaş: BU zayıfı kim aldı dediğin zaman kim vermiş oluyor? Kursiyer S: Hoca. Sınıfta gülüşmeler. Tahir Özakkaş: Savunma düzeneği başladı. Şimdi, peki 1 nolu kimliğin adı nedir? Kursiyer: İD. Tahir Özakkaş: Bir doktor arkadaşım it oğlu it diyordu buna. Sınıfta gülüşmeler. İd, yani zaman zaman it oğlu itlik yapıyor. Ama bizim bir parçamız bildiğiniz gibi. Ayşe Hanım ne diyor buna? Kursiyer S: Dürtü demez buna, ne der ki? Tahir Özakkaş: Komşunun tavuğu girmiş diye vurmuşsun kafasına yarmışsın kafasını neden yaptın bunu sana yakışıyor mu bu? Ne dedi? Kursiyer S: Ne der hocam bilemedim ki? Kursiyer A: O anda bilemedim. Tahir Özakkaş: Ne biçim kursiyer A, milletin çocuklarının yemeklerini yedin. 12 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

Kursiyer A: Kendini tutamadım Tahir Özakkaş: Kendini tutamadın. Başka? Kursiyer A: Oda bahçemi bozdu der. Tahir Özakkaş: Bahçesini bozmamış. Kursiyer Ç: Şeytana uymuş. Tahir Özakkaş: Şimdi yoldan çıkmış, Hacıağa İstanbul a gelmiş. Güzel hanımları görünce kendinden geçmiş. Basmış paraları, daha sonrada kameralar yakalamış. Adana dan gelmişi Kayseri den gelmiş. Şimdi soruyorlar Hacıağa sana yakışıyor mu bu işler? Sen pavyonda masada karı oynatmışsın? Hacıağa ne diyecek şimdi? Kursiyerler şeytana uyduk der. Tahir Özakkaş: Şeytana uyduk hocam ya, lanet olsun şeytana uyduk. Neye uymuş, şeytana uymuş. Halk genellikle idini şeytan ve nefs olarak tanımlar bizim ülkemizde. Kursiyer: Hatta şeytan diyor ki diye başlar. Tahir Özakkaş: Şeytan diyor ki, idim diyor ki. Sınıfta gülüşmeler. Şeytan diyor ki; kafasını soğan gibi ez. İdimin agresyon kısmı diyor ki. Ama o bunları yapmayacak olgunlukta realitede. Sadece bu duyguyu ve düşünceyi dile getirerek emniyet sibopundan bir pof çıkarıp rahatlıyor. Kursiyer S: İt oğlu itim diyor ki. Tahir Özakkaş: Peki yukarıda ki 3 neydi, süperegoydu. Süperegoya vatandaşımız ne diyor? Kursiyer S: Vicdan diyor? Ruhsal Aygıt Başlangıç 13

Tahir Özakkaş: Buna da vicdan diyor. Evet, şimdi 1.2.3 tane basit aygıt bunlar Freud un yapısal kuramında bir ruhsal aygıtın parçalarını izah eden ilk ruhsal aygıt açıklama teorisidir. Yapısal kuram. Kursiyer S: hocam siz hastalara isimlerini söylüyorsunuz değil mi? Tahir Özakkaş: Ayşe hanıma ben, şeytan ve vicdan kendisine söyletiyorum. Diğerlerini bazen söylemem. Yani kişisine göre değiştiririm. Eğer meraklı ise siz ne diyorsunuz derse anlatırım. Bir lise mezunu arkadaşa bunları anlatırım. Halk ta böyle diyor derim. Not alan arkadaşların başlarına yazı ekleyince bütün o düzenleri bozulur, mükemmeliyetçilikleri bozulur. Hocalara küfredeler, baştan söylesene. Sayfa bozuldu falan? Sınıfta gülüşmeler. Demek ki burada düzen önemli değil fonksiyonellik önemli. Amaca ulaşıyor mu, ulaşmıyor mu? Eğer düzenin esiri iseniz ağır patolojiniz var. Burada yazının düzgün olup olmaması mı önemli yoksa onun, anlamının içeriğinin sizce kavranıp kavranmaması mı önemli? Kursiyerler kavranması dediler. TOPOGRAFIK KURAM Tahir Özakkaş: Bazı ailelerde kurallar önemlidir. Evladım seni çok seviyorum, ama yaptığın bu yaramazlık nedeni ile seni dövmek zorundayım. Kuralların hüküm sürdüğü bir aile konumu. Sevgisinden şüphe yok ama kurallar yapmış olduğu hatadan dolayı onu cezalandırmayı gerektiriyor; sana canım yanarak vuruyorum. 14 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

Kursiyer N: Benim teyzem kuzenimi dövmeye karar vermiş. Aradan zaman geçti sakinleşti, yemin etmişim döveceğim. Yemin ettim ben döveceğim dedi. Tahir Özakkaş: Her ne kadar olay geçen sene olmuş ise de. Sınıfta gülüşmeler. Freud un iki tane kuramı var. Yapısal kuram ve topografik kuram ruhsal aygıtı izah eden. İkinci kuramında da bilinç üzerine odaklanır. Der ki ruhumuzun bir bilinçli alanı var. Bu suyun üstünde gördüğümüz alan, bir de bilinçdışı alan var suyun altında gördüğümüz alan. Topoğrafik olarak bir alan belirliyor. Fakat üçüncü bir alan daha vardır ki, hani gemiler böyle giderken altını üstünü görürsünüz suyun böyle hafiften bilinçöncesi dediğimiz bir üçüncü alandan bahseder. Demek ki ana eksen itibari ile bilinçli, bilinç dışı ve bilinç öncesi alanlar. Şimdi bunları belki yüzlerce kez duydunuz. Ama bunları bildiğinizi düşünmüyorum. Neden? Kursiyer: Çok da duymadık hocam? Tahir Özakkaş: Peki. Ben böyle terleyeceğim kusura bakmayın. Böyle terimi de sileceğim. Hastalarınızın bir kısmı sadece toplum önünde terleme korkusu ile size gelir. Size tedavi olmak ister. Terleme, yüz kızarması, el titremesi aşağılanacak adi bir durumdur. Zayıf insanlar, kötü inşalar, beceriksiz insanlar terler, yüzleri kızarır ve elleri titrer. Ama siz bunun başarısızlıkla, adilikle, kötülükle, ilgili olmadığını o arkadaşınıza anlatır, şişko bir insanın sıcak bir havada terlemesinin doğal bir fizyolojik olay olduğunu, heyecanlanan birisinin yüzünün kızarmasının gayet doğal olduğunu, açlıktan ya da heyecandan bir insanının ellerini titreyebileceğini ifade ederseniz hiçbir problem kalmaz. Tabi hiçbir problem kalmaz kısmının arkasında altı aylık ya da bir yıllık tedavi süreci var. Dün bir kongrede, İstanbul üniversitesinde psikoloji öğrencileri kongresi vardı. Ruhsal Aygıt Başlangıç 15

Psikoterapiyi anlattım, ama nasıl terliyorum. Bir de gribimin ağır bir günüydü iki gün önce. Dedim arkadaşlar bu terden çok para kazandım ben. Şimdi hastalarımız diyor ki, hocam hem terliyorsunuz, hem milletin önünde terinizi siliyorsunuz, hem bunu konuşuyorsunuz, hem de bununla milletin önünde dalga geçiyorsunuz. Bunu bana ver, ne istiyorsan al benden. Evet, bir grup panik hastası, panik bozuk hastası için. Şimdi kursiyer S ye öyle bir soru sorun ki sorunun cevabında, 1.2.3 tane kimlik konuşsun. Haydi, bakalım yaratıcı zekânız ile bunu ayarlayın. Soracak var mı öyle cesaretli bir kişi? Kursiyer: Yani bir soruda 3 kimlikten cevap alacağız. Tahir Özakkaş: Tabi. Yüzündeki ifade de bile üç kimlik konuşacak. Kursiyer: Yüzünü göremiyoruz. Tahir Özakkaş: Yüzünü döner misin onun için soramıyoruz sana? Sınıfta gülüşmeler. Kursiyer H: Bu gün kendisini nasıl hissediyorum, geçen aydan bu yana kendisini nasıl hissediyor? Tahir Özakkaş: 1.2.3 kimliğin cevabını alabilir mi bu sorudan? Yok alamaz. Kursiyer H: Hayır, ben bunu merak ediyorum. Tahir Özakkaş: Sen merakını arada sor. Kursiyer H, terapide bireysel meraklar olmaz. Şimdi ben bazı vakalar anlatacağım, arkasına bir anda yayılıyorlar; hocam sonuç ne oldu? Sana ne? Sınıfta gülüşmeler. Hastayı dinlerken hasta çok maceraperest bir hayat anlatıyor. Dün bir hasta dinledim, öldüm öldüm dirildim, bu kadar mı olur. Şimdi bir sürü tecrübem var, 20 16 8. BPT TEMMUZ DERS NOTLARI

25 yıldır dinlemişim ama bu kadar da borderline narsist aşkının bu derece gerilimli yaşandığı bir hadiseyi dinlerken şaşırdım. Dedim ki vallahi yoruldum ben. Çok hikâye dinledim, ama senin anlattığın gibi dinlemedim. Oğlanın bu tarafına gidiyorum inanılmaz yorucu, bir kızın tarafına gidiyorum dinliyorum inanılmaz yorucu. Tabi kız geldi bana da Kursiyer: doğal olarak. Tahir Özakkaş: Doğal olarak. Orada merakımız hastanın bu savunma düzeneklerini bu üçlü sistemde nasıl bu kadar kurban olabilir. Nasıl bu kurguyu göremez ve her seferinde bu kurgunun içerisine düşer anlatabildim mi? Perişan etmiş, mahvetmiş, lime lime etmiş. Kursiyer F: Narsist olan mı etmiş. Tahir Özakkaş: Tabi narsist olan mı etmiş. Borderline da onun canını yakmış her seferinde. Kursiyer B: Burada kursiyer S ye başkaları senin için ne düşünüyor desek Tahir Özakkaş: sor bakalım alabilecek miyiz? Kursiyer S: Soruyu anlamadım hocam? Tahir Özakkaş: Bir kere soruyu anlamamış. Anlaşılmayacak soru sorulmaz. Eş duyumsal empati dediğimiz yapı hangi kelimeleri algılayabilir Kursiyer B: Sıkıldığını hissettiğin zaman çevrendeki insanların seni nasıl algıladıklarını düşünüyorsun? Kursiyer S: Ben sıkıldığımı hissettiğim zaman çevremdekiler ne düşünüyor gibi mi? Ruhsal Aygıt Başlangıç 17