OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul'a taşındık ailecek. İstanbul dan Van'a gittim.4 sene Van'da okuduktan sonra tekrar İstanbul'a geri döndüm.1993 yılında öğretmenliğe başladım. Yozgat'ta zorunlu eğitimimi tamamladım daha sonra İstanbul'da değişik liselerde öğretmenlik yaptım. Bu başarıya ulaşmak için nasıl bir yol izlediniz? -Her başarının mutlaka bir hikayesi vardır. Eğer insanlar bir şey kazanıyor ise bu başarıyı elde etmek için mutlaka belli bir çaba sarf etmeleri gerekiyor.bu çabanın şekli çok önemli. Yani; sürekli, sistemli ve düzenli bir çalışma söz konusu ise başarı söz konusudur. Eğer ki böyle bir çalışma ortaya koyamazsanız mutla bir başarısızlığa uğrarsınız. Bu hayatın her aşamasında böyledir. Yani öğrenciyken de düzenli ve sistemli çalışırsanız iyi bir başarıyı elde edersiniz. Kaç senedir bu mesleği yapıyorsunuz? - 22.yılım.Ben müdürlüğü öğretmenliğin dışında bir meslek olarak görmüyorum. Çünkü her iki durumda da eğitimle iç içe olduğunuz bir durum söz konusu. Dolayısıyla müdürlük öğretmenliğin okul içinde farklı bir uygulama çeşididir. Müdürlüğü yeni yapıyorum çok eski değilim.
Mesleğinizi seviyor musunuz? -Evet tabi ki de. Mesleğin bir takım olumsuz yanları var. Sizde takdir edersiniz ki çocuklarla uğraşmak kolay değil. Anne babalar bir kaç çocuk ile uğraşamazken biz burada 1000 tane öğrenci ile uğraşıyoruz. Çok değişik yapıya, kültürlere,yaşam tarzına,farklı alışkanlıklara sahip olan çocuklarla uğraşıyoruz.işin zevkli yanı yön veriyoruz. Yani sizler öğrencilere hayata dair bir yön veriyoruz. Bunun iyi dönüşleri oldukça insanı daha mutlu ediyor.bu mesleği güzel yapan sizlersiniz. Şimdi bir meslek seçme hakkınız olsaydı şuan ki mesleğinizi mi seçerdiniz? -Yine öğretmenliği seçerdim. Şuana kadar hangi okullarda görev aldınız? - İlk görev yerim Ataköy Hasan Polat Kan Lisesiydi. Daha sonra Yozgat'ta zorunlu eğitim olarak Hüseyin Erbaş Lisesi nde görev yaptım. İstanbul'da Avcılar Nisa Lisesi, Çengelköy Lisesi ve en sonda buraya geldim. Asıl branşınız nedir? - Matematik. Ne tür eserler okursunuz? -Bir arkadaşıma sorulmuştu bu soru. En son okuduğunuz kitap neydi diye bir soru sormuşlardı. Sayısal 2 matematik kitabı demişti. Matematikçiler çok kitap okumazlar ama ben okurum. Genelde sosyoloji,toplum bilimi üzerine kitapları tercih ediyorum. Hangi takımlısınız? -Elazığ spor. Büyüklerden hangi takımı destekliyorsunuz? -Fenerbahçeliyim ama Elazığspor u destekliyorum. Biz Elazığ kabul edelim. Ben Türk takımlarının hepsini seviyorum.fakat Türkiye'de spor denilince akla futbol geliyor buna da üzülüyorum. Oysa Türkiye'de değişik alanlarda çok iyi sporcular var. Mesela Hamza Yerlikaya yakı nen tanıştığım bir insandır. Asrın sporcusu seçilmiş. Ama Türkiye'de hiç konuşulmuyor. Toplumu bu konuda biraz bilinçlendirmek lazım. Kendinize örnek aldığınız biri var mı? Varsa kim? -Peygamber Efendimizi örnek almaya çalışıyorum. Bir öğretmen olarak eğitim ve öğretime bakış açınız nedir? -Eğitim ve öğretime benim temel kanaatim şu ; genelde iyi okul iyi eğitim diye ayrım yaparlar. Bir İstanbul Lisesi ile Fevzi Çakmak Anadolu Lisesi arasında ne fark var? Eğitime bakış açısı farkı
Mesleğinizi seviyor musunuz? -Evet tabi ki de. Mesleğin bir takım olumsuz yanları var. Sizde takdir edersiniz ki çocuklarla uğraşmak kolay değil. Anne babalar bir kaç çocuk ile uğraşamazken biz burada 1000 tane öğrenci ile uğraşıyoruz. Çok değişik yapıya, kültürlere,yaşam tarzına,farklı alışkanlıklara sahip olan çocuklarla uğraşıyoruz.işin zevkli yanı yön veriyoruz. Yani sizler öğrencilere hayata dair bir yön veriyoruz. Bunun iyi dönüşleri oldukça insanı daha mutlu ediyor.bu mesleği güzel yapan sizlersiniz. Şimdi bir meslek seçme hakkınız olsaydı şuan ki mesleğinizi mi seçerdiniz? -Yine öğretmenliği seçerdim. Şuana kadar hangi okullarda görev aldınız? - İlk görev yerim Ataköy Hasan Polat Kan Lisesiydi. Daha sonra Yozgat'ta zorunlu eğitim olarak Hüseyin Erbaş Lisesi nde görev yaptım. İstanbul'da Avcılar Nisa Lisesi, Çengelköy Lisesi ve en sonda buraya geldim. Asıl branşınız nedir? - Matematik. Ne tür eserler okursunuz? -Bir arkadaşıma sorulmuştu bu soru. En son okuduğunuz kitap neydi diye bir soru sormuşlardı. Sayısal 2 matematik kitabı demişti. Matematikçiler çok kitap okumazlar ama ben okurum. Genelde sosyoloji,toplum bilimi üzerine kitapları tercih ediyorum. Hangi takımlısınız? -Elazığ spor. Büyüklerden hangi takımı destekliyorsunuz? -Fenerbahçeliyim ama Elazığspor u destekliyorum. Biz Elazığ kabul edelim. Ben Türk takımlarının hepsini seviyorum.fakat Türkiye'de spor denilince akla futbol geliyor buna da üzülüyorum. Oysa Türkiye'de değişik alanlarda çok iyi sporcular var. Mesela Hamza Yerlikaya yakı nen tanıştığım bir insandır. Asrın sporcusu seçilmiş. Ama Türkiye'de hiç konuşulmuyor. Toplumu bu konuda biraz bilinçlendirmek lazım. Kendinize örnek aldığınız biri var mı? Varsa kim? -Peygamber Efendimizi örnek almaya çalışıyorum. Bir öğretmen olarak eğitim ve öğretime bakış açınız nedir? -Eğitim ve öğretime benim temel kanaatim şu ; genelde iyi okul iyi eğitim diye ayrım yaparlar. Bir İstanbul Lisesi ile Fevzi Çakmak Anadolu Lisesi arasında ne fark var? Eğitime bakış açısı farkı
ortaya koyuyor. Bana göre hiç bir fark yok ve olmamalı. Ancak eğitim kurumlarını iyi yapan ve kötü yapan oradaki öğrencilerin niteliğidir. İyi öğrenci var ise iyi okul ve eğitim vardır. Buradaki iyi öğrenci derken dersleri çok iyi olan öğrencilerden bahsetmiyorum. Düzenli, sürekli ve istekli öğrencilerin olmasından bahsediyorum. Zaten o kurumları iyi yapan bu unsurlar. Doğal olarak başarıda beraberinde geliyor. Okulumuzun sizin açınızdan eksikleri neler? - Okulların en büyük sıkıntısı ekonomik problemler yaşaması. Biz okul olarak sürekli ekonomik sıkıntılardan dolayı yeni şeyler yapamıyoruz. Tabi ki bir yapı yaparken bunun bazı kuralları var ve uyulmak zorundasınız. Yani binayı bu şekil yapmaktan ziyade daha geniş bir alan tahsis edip ona göre yapsalardı bizim spor salonumuz, konferans salonumuz olurdu ve oralarda bir takım çalışmalar yapabilirdik. Bu okulun en büyük sıkıntısı sosyal etkinliklere yer olmaması. Sadece sınıf içerisinde yapabileceğimiz etkinlik var ise onları yapabiliyoruz. Fiziki açıdan sıkıntılarımız çok var. Eğitimi olumsuz etkiliyor mu? -Etkiliyor. Fakat bu açığı ileriki zamanlarda kapatmak için projelerimiz var. Genel olarak Fevzi Çakmak Anadolu Lisesi'ni başarılı buluyor musunuz? -Ben geldikten sonra okul ile ilgili başarıyı neye göre düşüneceğiz? Önce bunu belirledim ve bu düşünceyle baktım. Üniversite sınavına göre düşündüğümüz zaman Fevzi Çakmak Anadolu Lisesi maalesef başarısız bir okul. Çünkü ilçede en sondayız. Ama öğrencinin hâl ve hareketlerine bakınca oldukça başarılıyız. Diğer okullarla kıyaslayacak olursam. Çocuklarımızın bir ideali, hedefi, amacı var. İstek ve amaç çok önemli eğer bunlar varsa bu okul gerçekten çok iyi başarılara imza atar. Hafta sonu kursları hakkında biraz bilgi verir misiniz? -Hafta sonu kursları genelde derslere takviye açısından yapılan bir kurstu. Okulumuzun da az önce bahsettiğimiz başarısızlığını yenebilmek için hafta sonu kurslarını üniversiteye yönelik hazırlık haline getirdik. Yine okulumuzda derslere katkıda olacak şekilde ama özellikle 11.sınıflarımızı önümdeki üniversite sınavına hazır haline getirmek için yaptığımız bir uygulama. Katılım çok fazla. Gerçekten çok istekli öğrencilerimiz ve disiplinli bir şekilde geliyorlar bu da beni çok şaşırttı. Beklentilerimin çok çok üstünde. Bu yüzden bütün öğrencilerimize çok teşekkür ediyorum. Seneye kurslara katılma şansımız var mı? -Tabi ki de var. Fakat şuan başlayanlar seneye başlayacak olanlara oranla daha şanslı olacak. Seneye 12.sınıflar sabahçı mı olacak yoksa öğlenci mi? -Seneye bütün okul tekli sisteme geçecek. Sabah 8 öğleden sonra 3 arası olacak.
Okulumuzu sosyal faaliyetler açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? -Okulun fiziki şartlarına göre çok fazla iyi. Mesela Çanakkale töreninin hazırlanması ciddi bir faaliyetti ve bütün bir ilçeye hitap etti. Her türlü yokluğa rağmen yapılan bir çalışma. Çocuklarımız bu konuda çok özverili çalıştılar. Canlarını dişlerine takarcasına uğraştılar. Görevli öğretmen arkadaşlarımız çok ciddi anlamda emek verdiler. Oldukça güzel çalışmalar ortaya çıkıyor. Bir sınıfımızın öğretmeni öğrencilerinde isteğiyle huzurevi ziyareti hakkında talep için geldi. Bunun gibi bir çok şey var. Okulumuz sosyal faaliyet açısından zengin. Güzel işler yapan, güzel düşünceye sahip kişiler var. Bu konuda okulumuz çok olumlu. Okulumuzun en çok hoşunuza giden yönü nedir? -Okulumuzda öğretmenlerin ve öğrencilerin, samimi ve sıcak duygular içinde olması. 11-A İREM AKGÜL SENANUR TEMİZ