Kur'ân'ı Teğannî İle Okuma Doğru mudur? - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi



Benzer belgeler
Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

TECVİD Lügat manası; Güzel yapmaktır.

İÇİNDEKİLER. Maide Suresi 116 Ve 117. Ayetlerinin Manası Nedir? Teveffi Kelimesi Ve Arap Dili. Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

Teravih Namazı - Gizli ilimler Sitesi

Üstadımızın mezkûr beyanında, Kur'an ın her ayetinin üç hükmü içine aldığı belirtilmiştir. Bu hükümler şunlardır:

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

İsra ve Miraç olayının, Mekke de artık çok yorulmuş olan Resulüllah için bir teselli ve ümitlendirme olduğunda da şüphe yoktur.

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

KUR'ÂN SÖZLÜĞÜ. Âyet. Cem u l-kur ân

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet.

7.SINIF SEÇMELİ KUR AN-I KERİM DERSİ ETKİNLİK (ÇALIŞMA) KÂĞITLARI (1.ÜNİTE)

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

Üç kişi vardır ki, Allah kıyamet gününde onlarla ne konuşur, ne onlara nazar eder, ne de onları günahlarından arındırır, onlara elim bir azap vardır:

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Fatiha süresi-dil Yönünden İnceleme

MERYEM SURESİNDEKİ MUKATTAA HARFLERİ كهيعص

Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gâfillerden olma! (A râf sûresi,7/205)


Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

Size iki şey bırakıyorum; onlara sımsıkı sarılırsanız kurtuluşa erersiniz: Biri Allah ın kitabı Kur an, diğeri de Ehl-i beytimdir.

a) Tuvalette b) Kur'an okuyana

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

Birinci İtiraz: Cevap:

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Ezan Vakti/Kuran-ı Kerim Pro [Faydalı Android Uygulamalar]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

KUR AN TİLÂVETİNDE MÜKEMMELLİK/ HİLYETÜ T-TİLÂVE Fİ TECVÎDİ L-KUR ANİ L-KERÎM

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ. Bu Beldede İlim Ölmüştür

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

Kur an'daki selaset, selamet, tesanüd, tenasüb, teavün ve tecavüb mucizevî boyutlarındandır; bunları izah edebilir misiniz?

ARAPÇA YAZMA ESERLERİN DİZGİSİNDE TAKİP EDİLECEK YAZIM KURALLARI

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3]

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Gök ler. Uçak lar la gi di lir an cak ora la ra. İn san gök ler de do la şa bil se. Bir ak şa müs tü, ar ka daş la rıyla. Bel ki ora la ra uçak lar

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama Haftanýn Testi...25

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Acaba hali hazırda elimizdeki Kur an Peygamber (s.a.a) e nazil edildiği suretteki Kur an mıdır?

EY İMAN EDENLER! Allah ın emrine uygun yaşayın

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Kümeler. 2. ÜNÝTE Bölünebilme Kurallarý ve Kesirler

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

İsimleri ilk önce Berre idi, Zatı saadetleri ile evlendikten sonra ismini değiştirip Meymune koydular.

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

EUZU - BESMELE. Kovulmuş Şeytan dan Allah a Sığınırım. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla KUR AN EUZÜ - BESMELE İNSAN

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

Bir selam ile selamlandığınızda ondan daha iyisiyle veya aynısıyla selamı alın (Nisa 86)

RESÛL-İ EKREM (SAV) İN KUR ÂN-I KERÎM İ TİLÂVETLERİ

7. Sınıf MATEMATİK TAM SAYILARLA ÇARPMA VE BÖLME İŞLEMLERİ 1. I. ( 15) ( 1) 5. ( 125) : ( 25) 5 6. (+ 9) = (+ 14)

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

Birincisi; yüzün, alnın en üst tarafından başlamak üzere çene altına kadar olan kısmıyla, iki kulak yumuşakları arasında kalan kısmını yıkamak.

RIZIK VE ZENGİNLİK DUASI (ESMAÜL HÜSNA ŞİFRELERİ-2)

İlmihal 1 Siyer 1 Ahlak 1 İlmihal 2 Siyer 2 Ahlak 2 İlmihal 3 Siyer 3 Ahlak 3 İlmihal 1 Siyer 1 Ahlak 1 İlmihal 2 Siyer 2 Ahlak 2 İlmihal 2 Siyer 3

İmama Sonradan Yetişen Namazları Nasıl Kılar? Cumartesi, 16 Ocak :02. Müdrik

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum yıldönümünü türkü-şarkı söylemeden ve haramlar işlemeden kutlamanın hükmü

3 Her çocuk Müslüman do ar.

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ


M. Sinan Adalı. İllustrasyonlar: Sevgi İçigen. yayın no: 114 NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR? / 2

Edeb Ya Hu! Cumartesi, 03 Ocak :31

Yasin sûresini okuduktan sonra duâ etmek için toplanmanın hükmü. Abdulaziz b. Baz

E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? By Alia RİOR. Alia RİOR

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Kur'an-ı Kerim Öğretiminde Yeni Bir Yaklaşım: Ses Temelli Elifbâ Yöntemi

Azrail in Bir Adama Bakması

Murat eğitim kurumları. Arapça 4 konu 2. İsim ve fiil cümlelerinde olumsuzluk (nefy)

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

Terceme : Muhammed Şahin

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان

Türkçeye Tercüme Edilen Hadis Kitaplarında Geçen Zayıf Hadislerin Numaraları

Murabaha Nedir? Murabahalı Satış Ne Demek?

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir?

KUR'AN-I NASIL OKUYALIM? Çarşamba, 10 Eylül :09 - Son Güncelleme Çarşamba, 10 Eylül :09

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

Transkript:

Soru: Kur'ân-ı Kerîm okurken "Teğannî" yapmanın ba zıları haram olduğunu söylerken bazılar da haram olmaması gerektiğini söylüyorlar. Bunların hangisi doğrudur? Cevap: Bu meselenin hükmünü birbirine muarız iki ayrı şe kilde gösterir gibi olan hadisler vardır. Farklı izahlar da, herhalde bu hadislerin herkes tarafından çok iyi anlaşılmamasından kay naklanmaktadır. Biz Allah'ın izni ile iyi anladığına inandığımız alimlerimizin görüşleri ile meseleyi acıktığa kavuşturmaya, ya da daha doğru ifade ile varılan açıklığı anlamaya çalışacağız. Konu ile ilgili olarak Kur'ân-ı Kerim'de önemli bir ayet-i ke rime vardır: "... Kur'ân'ı da açık açık, tane tane (tertîl ile) oku " "Tertil ile oku" bir ilahî emirdir, uyulması gerekir (vücup ifade eder). Peki "tertîl" nedir? "Tertîl"; "ratel" kökünden gelir. "Ratel", bir şeyin tertibinin uyumlu ve güzel olması demek tir. Buradan alınan "tertîl" de: Sözün ifadesinin (telifinin) güzel olması, açık, anlaşılır ve acelesiz bulunması, harflerin özellik leriyle belirlenerek, harekelere hakkının verilip rahat ve sakin okunması demektir. Tane tane, dizi dizi ve mütenasip dişleri de papatya çiçeğinin taç yapraklarına benzetilerek "es-seğrul-murattel" denir. Kısaca kelimemiz hep tenasübü, acelesizliği, sakinliği, tane taneliği ve intizamı anlattr. Yani Rasulüllah'a Kur'ân'ı böyle okuması emredilmiştir. Bu emir elbette onun şah sında bütün müminleredir ve O, bu emri yerine getirmiştir. Aişe validemize onun nasıl Kur'ân okuduğu sorulmuş o da: "Eğer din leyen saymak istese bütün harflerini sayardı" diye tarif etmiş tir. Enes bin Malik, "Rasulüllah uzata uzata okurdu", Ümmü Seleme, "Onun okuyuşu harf harf idi" demişlerdir. Demek ki, Rasulüllah Efendimiz bu emri bu şekilde uygulamışlardır. Öy leyse tertîl ile okuma budur ve muhalif mefhumu ile, bunun dı şındaki okuyuşlar Allah'ın isteğine aykırıdır. Meselenin birinci ve en önemli noktası burasıdır. Bu nokta iyi kavrandıktan sonra ge riye kalan kısmını anlamak kolay olur. 1 / 7

Kur'ân'ı Kerim'in "teğanni" (elhan, melodi, ahenk, ezgi) ile okunmasını ister, ya da iyi gösterir gibi değerlendirilen hadisi şe rifler vardır: 1- "Kur'ân ile teğanni etmeyen (başkalar, Kur'ân'ı açıktan okumayan, ilavesini de verirler) bizden değildir." 2- "Allah Kur'ân'ı teğanni eden bir peygambere verdiği kadar hiç bir şeye ihsanda bulunmamıştır." 3- Kur'ân'ı seslerinizle süsleyiniz." 4- "Rasulüllah (sav) Fetih Senesi yürüyüşü sırasında "Feth" sû resini okuyordu ve okuyuşunda "tercî" yapıyordu." "Tercî Kamusa göre, sesi boğazda titretmekten (terdid) ibarettir ki, Kur'ân okurken yahut beste söylerken nağme ve ahenge çalmak tır." Buharî "tercf'nin (â) sesini (â-â-â) diye çıkarmaktır, di ye tarif edildiğini söylemiştir. 5- Rasulüllah (sav) bir gece Ebu Musa el-eş'arî'nin Kur'ân okuyuşunu dinlemişti. Karşılaştıklarında ona buyurdular ki, " Ger çekten sana Davud (as) ehlinin kavallarından bir kaval verilmiş tir." O da: Eğer senin dinlemekte olduğunu bilseydim onu daha süslü bir sesle okurdum (tahbîr ederdim) karşılığını verdi. Nağmeli ve melodili (teğanni ile) Kur'ân okuyuşun caiz olabi leceğini söyleyenlerin tutundukları delillerin en önemlileri bun lardır. Şimdi bunları teker teker ele alıp bu konuda delil olama yacaklarını anlatmaya çalışacağız. Verdiğimiz hadislerin sırasına göre: 1- "Teğannî" kelimesi birinci hadisimizin anahtar kelimesidir. Kur'ân'ın nağme ve makamlarla okunmasının caiz olmadığında it tifak olduğu için bu kelime çok değişik şekillerde anlaşılmaya çalı şılmıştır. Bazılar "teğanni'nin sesi güzelleştirip zinetlendirmek demek olduğunu söylerken bazılar da onunla yetinip başka şeye ihtiyaç duymamak (istiğna) anlamına geldiğini söylemişlerdir. Hatta Ebu Cafer et-tahavî meseleyi uzun uzun inceledikten sonra diyor ki: 2 / 7

"Anlaşılmış oldu ki bu konuda iki ihtimal düşünülebi lir. Teğannî ya nağmeli okuyuştur, ya da Kur'ân'la yetinme (istiğna)'dır. Bunlardan birincisinin olamayacağı delilleriyle ortaya çık tıktan sonra ikincisinin olduğu kesinlik kazanmış olur ki o da Kur'ân'ın dışındaki şeylerden Kur'ân ile müstağni olmaktır." Bazılarına göre "teğannî" Kur'ân okumakla geçmiş milletlere ait haberlerden ve eski kitaplardan müstağni kalmaktır. Diğer bazıla rına göre meşgul olmak, yani Kur'ân'a ilgi duymak, bir diğerleri ne göre faydalanmak, yani Kur'ân'ın emir ve nehiylerine uymakla ondan istifade elde etmek, bir kısmına göre de zengin ve tok (ga ni) olmak demektir. Elbette "ğinâ" kökünden gelen "teğannî" de bu manaların her biri için bir ton, bir işaret ve bir koku vardır, ancak kanaatimizce bunların çoğu zorlama mahsûlü yorumlardır. Çünkü "teğanni" de asıl olan ve ilk akla gelen mana sesi bir takım tasarruflarla gü zelleştirmektir. Bu matiub ve merğûb olan bir şeydir. Daha sonra da açıklayacağımız gibi, Allah'ın kelâmı elbette, ses de da hil, her bakımdan en güzel şekilde okunmalıdır. O halde hadisi mizin manası şöyle olur: "Her bakımdan bizim gibi olmak iste yenler Kur'ân'ı, "tertîl" emrine riayet etmek şartıyla, en güzel ses tonları ile okumalıdırlar." Yani "teğannî" sesle ilgili bir du rumdur. İlk başta gördüğümüz gibi "tertîl" ile okumamız emredildiğine, onun da ne demek olduğunu Rasûlüllah'tan öğrendiği mize göre, "teğannî"ye öyle bir anlam vermelidir ki, Kur'ân okurken hem "teğannî" yapılmış, hem de "tertîle riayet edilmiş olsun. Bunun nasıl olabileceğini-inşallah-müteakip hadislerin iza hında anlatmaya çalışacağız. 2- İkinci hadisimiz, mana itibari ile birinciden farklı bir şey anlatmamaktadır. 3- Üçüncü hadisimiz, bizce aynı zamanda "teğanni'nin ne de mek olduğunu da anlatmaktadır. Yani Kur'ân mademki Allah ke lâmıdır, öyleyse yine Kur'ân'ın kendisiyle istenmiş ilk ve en önemli şart olan "tertîl"e riayet edilmek üzere, ses dahil, müm kün olan en güzel kıvamda okunmalıdır. "Kur'ân-ı seslerinizle güzelleştirip, çünkü güzel ses Kur'ân'ın güzelliğine güzellik katar " "Güzel ses Kur'ân'ın süsüdür" mealinde ha disler de vardır. Öyleyse sesi güzel olmayanlar okumayacaklar mıdır? "Onlar da becerebildikleri kadar güzel sesle okuyacaklar dır." Bu söz İbn Ebi Müleyke'den nakledilmiştir. Beşinci hadi simizde zikredilen 3 / 7

Ebu Musa el-eş'arî'nin sözü de böyle anlaşılır. Yani: "Eğer senin dinlemekte olduğunu bilseydim, Kur'ân ile sesi mi güzelleştirir, onu süsler ve tertîl yapardım" demek olur. Çün kü "Tahbîr": Güzelleştirme ve süsleme demektir. Bu izah tan anlaşılan bir şey daha vardır ki burada zikredilmeye değer: Hadiste geçen "Kur'ân" ifadesi ya "kalb" sanatı yapılıp yer değiş tirilmiş olarak, ya da "kıraat" manasında mastar olarak anlaşıl mıştır. Birinci duruma göre Kur'ân sesle değil, ses Kur'ân'la gü zelleşmektedir. İkinciye göre ise yine Kur'ân değil okuyuş, yani "kıraat" güzelleşmektedir. Yoksa insanların sesleri elbette Kur'ân'a-haşa-güzellik katacak değildir. Durum bu olunca "teğanni" kelimesinin iki anlamı ortaya çık mış oluyor. 1) Genel olarak makam ve titreşimlerle yapılanlhn, melodi, ezgi. Bu, "teğanni'nin hakikî mânâsıdır. 2) Bu genel içerisinde de bir cüz olarak sesi normal söyleyişin dışında bir eda ile güzelleştirme. Bu da kelimemizin mecazî manasıdır. İşte Kur'ân için caiz olan bu ikincisidir ve Rasulüllah bizden bunu is temektedir. Birinci anlamda Kur'ân ile "teğanni" yapmak caiz olamaz. Çünkü bu herşeyden önce "tertîl" emrine muhalif olur. "Teğannî"yi hüzünlü okuma diye tarif edenlerin dedikleri de bu anlattığımızı destekler. "Bu Kur'ân hüzün ve keder ile in miştir. Binanaleyh onu okuduğunuzda ağlayın. Ağlayamazsanız ağlar gibi yapın " "Kur'ân-ı hüzünle okuyun, çün kü o hüzünle inmiştir" "İnsanların kıraatça en güzeli, Kur'ân okuduğunda hüzünlü okuyanıdır. 4 / 7

Kısaca sesi I. konuşma ve hitabet üslûbunun dışına çıkarıp hüzünlü ve ahenkli okuma ile 2. çeşitli makamlarla sesi titrettir me, tecvid ve tertîlin gereği olmayacak tarzda uzatma, kısaltma (tar'îd, tadrîb) ayrı ayrı şeylerdir. "Teğanni" kelimesi bunların her ikisini de içine alır. Aralarındaki ortak özellik, normal konuş manın dışında bir üslûb ve eda kullanılmasıdır. Hadisler bize Kur'ân-ı "teğannî" ile okumamızı emretmektedir. "Teğannî"yi bu iki anlamının ikincisiyle uygulamamız, Kur'ân'ın "tertîl" emri ne aykırı olduğu gibi, biraz sonra göreceğimiz üzere, bunu yasak layan hadisi şerifler de vardır. Öyleyse bizden istenen "teğanni son izahımıza göre birinci anlamda "teğanni'dir. Yani Kur'ân; düz konuşma ve hitap üslûbu ile değil, sadece ona has ahenkli ve hüzünlü bir eda ile okunmalı, şarkı-türkü makamları ile, bir sesi birçok ses yapacak biçimde titreşimli, tecvid kurallarına aykırı uzatma ve kısaltmalı okunmamalıdır. Bu kendine has makamın "Arap ağzı" olduğunu biraz sonra göreceğiz. 4- Resulüllah'ın "terci'ile okuyuşu bir defaya hastır ve oda İbnül-Esir'in dediği gibi, isteyerek değil, deve üzerinde bulunduğu için devenin ahenkli sallayışından ötürü elinde olmayarak husule gelmiştir. 5- Ebu Musa el-eş'arfye, Ehli Davud kavallarından bir kaval verilmiş olması, ya da Kur'ân-ı daha süslü okumak istemesi, ya saklanan anlamı ile "teğannî" ile sesin güzel olması, güzel okuma ya çalışma ayrı ayrı şeylerdir. Bu farka yukarıda işaret ettik. "Teğanni'yi böyle anlamaya bizi zorlayan sebeplerden biri, buraya kadar anlattığımız "tertîl" emri ise, bir diğeri de, yine işa ret ettiğimiz üzere, Rasûlüllah'ın fiili uygulaması ve şu haberler dir: "Kur'ân'ı Arabın ona özel nağmesiyle (lahn) ve sesiyle okuyun, aşıkların fısk ehlinin ve Yahudilerle Hıristiyanların nağmeleriyle okumayın. Benden sonra bir takım insanlar gelecek, Kur'ân'ı türkü gibi dalgalı ve ölü ağıtı gibi okuya caklar. Kur'ân onların gırtlaklarını öte geçmez. Onların da, onların bu halini beğenenlerin de kalpleri saptırılmıştır. Abis el-gifarî der ki: "Rasûlüllah, kendisinden sonra ümmeti için korktuğu bazı hasletler saydı. Onlardan biri de: 'Kur'ân'ı türkü gibi okuyup kazanç sağlamak isteyenlerdir." Saîd b. Mûseyyib, Ömer b. Abdilazîz'in imam olup insanlara namaz kıldırdığını ve okuyuşunda rastgele uzatma ve kısaltmalar (tatrîb) yaptığını duydu da ona: Allah iyiliğini versin, imamlar 5 / 7

böyle okumazlar, dedi. İbn Abbas'tan nakledildiğine göre, Rasulüllah'ın bir müezzini vardı. Okuyuşunda gelişigüzel uzatma ve kısaltmalar yapardı da Rasulüllah ona: "Ezan düz ve pürüzsüzdür. Ezanın düz ve pürüzsüz olacaksa oku, olmayacaksa okuma" buyurdu lar. Rasulüllah (sav) bunu ezanda yasaklamış olursa Allah (cc)'ın koruması altında olan Kur'ân'da yasaklanmış olması haydi haydidir. Rasûlüllah'ın ashabı Kur'ân okurken sesi yükselt meyi kerih görürlerdi. Kaldı ki, Kur'ân okurken gelişi güzel uzatma ve kısaltmalarda (tatrîb) sesi dalgalandırmada (tercî), hemzesiz yere hemze getirme, çekilmeyecek olanı çekme vardır. Böylece bir elif birkaç "elif, bir "vav" birkaç "vav" olmuş olacak tır. Bu da Kur'ân'da ilave yapmaya götürür ki o da haramdır. Serahsî, "Ezanda lahn yapmak mekruhtur" başlığı altında şu hadi si nakleder: "Bir adam Ömer'e geldi ve ben seni Allah için sevi yorum dedi. Ömer'de ben de sana Allah için buğzediyorum, de di. Niçin? diye sorunca, Ömer: Duyduğuma göre sen ezan okur ken teğannî yani lahn yaptyormuşsun", diye cevap verdi. Kur'ân'ın manasına birazcık aşina olan birisi; Kur'ân'ı kendine has hüzünlü güzel eda ile, tane tane ve mananın akışına göre "te ğannî" yapmadan şekillendirerek okumakla, gelişi güzel uzatmalar, bağırmalar, kıvırmalar ve "teğanni" ile okuma arasındaki kor kunç farkı rahatlıkla sezer. Birincide mest olur, Kur'ân ruhuna iş ler, saatlerce dinlemekten usanmaz. O Kur'ân'ın ruhu ve lafzı ile birlikte muhatabıdır. Hatta Arapçayı bilmeyen dahi bundan son suz bir haz alır. Etkiyi Kur'ân'ın kendine has ahenginde değil de kendi sesinde arayıp, bir sürü zorlama ve tasannularla güzel oku yor görünmeye çalışanlar ise, en çok iyi okunmuş bir şarkı ya da türkü kadar etkili olabilirler. Çünkü onlar etkinin Kur'ân'ın ru hundan değil kendi nağmelerinden olacağını sanırlar ve bir hoca arkadaşımızın (Ahmet A. Çığman) ifadesi ile Kur'ân'ın ruhunu ve manasını teğannîye feda ederler. Meselâ "Rabbena âtina" derken bazan seslerini öyle yükseltirler ki, manasını biten bu üslûptan (haşa!) "Yâ Rab, ver, yoksa şöyle şöyle olur hâ!" gibi komik ve çirkin bir tehdit manası çıkarır. Bunların çoğu ya artistik okuyuş lardır. Yani sanatsallık 6 / 7

Kur'ân'ın ilahiliğinden üstün tutulmaktadır. Ya da dinleyenleri mestedip ulufeyi biraz daha artırmak içindir. Bu eskiden beri hep böyle olagelmiştir. Nevevi'nin ifadesi ile "Kur'ân'ı böyle haram teğannîlerle okumak bir takım ca hil, aşağılık ve zalim kimselerin mübtela olduğu bir musi bettir. Onlar cenaze ve (mevlid gibi) törenlerin okuyucula rıdırlar. İşte bu açıkça haram bir bidattir ve -Kadılar Kadı sı Mâverdî'nin de dediği gibi-böyle okuyuşu her kim dinler se oda günahkâr olur." Oysa Rasulüllah Efendimiz de: "Ey nâs! Rahat ve normal sesle okuyun (bağırıp çağırma yın). Çünkü siz sağır ya da gaipteki birisini çağırmıyorsunuz " buyurmuşlardır. Sonuç olarak: 1- "Kur'ân-ı Kerim'i güzel sesle ve tecvid kaidelerine göre, yani Arap elhanı ile okumak, arzu edilen okumak tarzıdır. Yoksa "profan" teğannî ile, şarkı söyler gibi Kur'ân'ı Kerim okumak ca iz değildir. 2- Kur'ân-ı Kerim i, düz yazı, hitabet, şarkı ve türkü makam larından biriyle değil, kendine has bir eda ile, olabildiğince güzel bir sesle ve Arap aksanı ile okumalıdır. 3- Uzaklardakilere duyurma gibi bir maksat yoksa, Kur'ân'ı Kerim'i bağırıp çağırmadan ve sesi manaya ayarlayarak okumalı dır. 4- Dinleyenlere sesinin nağmesi ve kıvırmaları ile değil, ihlâs ile, hüzünle ve Kur'ân'ın ruhunu aktarma gayretiyle tesirli olma ya çalışmalıdır. Bunun da birinci şartı Kur'ân okuma karşılığında kesinlikle maddi menfaat beklememek, kendiliğinden gelse dahi kabul etmemektir. Bunun çok çirkin bir haram olduğunu, özellik le İmam Birgivî ve İbn Abidin'e dayanarak bir başka yadınızda et raflıca anlatmaya çalışmıştık. Kaynak: Doç. Dr. Faruk Beşer, Fetvalarla Çağdaş Hayat, Nün Yayıncılık, İstanbul 1997: 47-56. 7 / 7