j ~_.)u J!Yu!J.,,r-{;--~'.::.-9if~ı:ı>'!/,..!r islam MiMARi MiRASINI KORUMA KONFERANSI THE CONFERENCE ON THE PRESERVATı"ON OF AACHITECTURAL HEAITAGE OF ISLAMIC CITIES 22-26/4/1985 ISTANBUL ~"":"'.;.-;.:. -~-..:._. AAAS l::ictlfl< Sı;;veı ISI.ı.~ ELI~ i:!jyck StNI~ EEtECIYESı.liU3 I!J/i>jS Ql\C.I.'ıi[ATIQ'f G~!,t.Tiil ISU.It5Ut UUICOPJ.tıit.;......./,.._...'.I.IU.6lfiiiSfl Gfli5Ut t'c5tıtu5u.ı.aa3urej.hqf;tlcpuiict u-ıshtute ~ ~.. ~;j::.:..~:": TC UARI.I.I.AAVE sc:ta!u.fj EHE!HTEW<lll~l~ UNıQNOfLlUICOi'.lllfltSOf ~ıau.aaı<.:gd'i
Yapı m tıd: ılolt'ra Araştırma, Basın, Yayın, Organizasyon 512 43 30 Dizgi, Film: Damla Dlzgl, Baskı: Seçll Ofset, Cilt: Numune Basım ve CIItevi Istanbul, Şubat 1987
İSLAMDA OSMANLI SİVİL MİMARİSİ Perlhan BALCI Osmanlı sivil mimarisi Türk-islam yaşamından oluşmuş, kendine has bir mimaridir. Hiç bir ülkeden kopya edilmemiştir. Asırlar geçtikçe zamanın akışına uyan iç ve dış süslemeler sadece görünümde değişikliğe sebep olmuş, ama mimari plan, iç düzen hep aynı kalmıştır. Bu da Türk sosyal yapısının ne denli kuwetli olduğunu göstermektedir. Insanların eskiye özlemi devam ettikçe bu mimari yaşayacaktır. Türk-islam geleneklerine göre, dışa kapalı yaşamı, mimarimizin iç ve dış üslubunda derhal kendini belli etmektedir. Osmanlı-Türk mimarisinin temeli insan yaşamına dayanmaktadır ve yaşam tarzı evlerin içini biçimlemiştir. Her köşesi gereksinmelerle donanmıştır. islam dininin ve geleneklerimizin gerektirdiği şekilde planla.nmış bu evlerde şaşılacak derecede insan yaşamına, aile düzenine önem verilmiştir. lslamda, aile yaşamının gizliliği düşünülürse, evin, kendi içine dönük ve iç bahçeye açık olarak düzenlendiğini görürüz. Bu bahçe görüntüyü tamamen saklayan yüksek duvarlarla çevrilmiştir. Zemin katlar arsanın biçimine uydurulmuş, fakat birinci ve daha üst katlar düzgün bölümler elde edilmek amacıyla, zemin katın beden duvarından taşırılmıştır. Üst katlardaki odalardan yol üzerinde olanları ve manzaraya açık olanları daha büyük ebatlıdır. Odaların hemen
176 islam MiMARi MiRASINI KORUMA KONFERANSI. hepsi, odada kalanın bütün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, pişirme, yeme, yatma, oturma ve yıkanma (gusülhane) gibi planlanmıştır. Müslüman-Türk yaşamının dışa kapalı, içe dönük olması, zemin katı penceresiz yapmaya yöneltmiştir. Evin kadını bütün günlük işlerini burada yapmaktadır. Orta kat odaları çoğunlukla oturmaya, üst kat odaları yatmaya ayrılmıştır. Odalar arasında sotalar ve ayvanlar göze çarpar. Sofalara açılan odaların girişi bir basamak yüksekliktedir. Bu basamak odaların daha temiz kalmasını sağlamak için düşünülmüştür ve oda kapılarından doğrudan doğruya içeriye girilmez. Odalara sotadan gizleyen galeriye açılan kapıdan girilir. Böylece odaya dalaylı giriş sağlanmış olur. bu paravan, odayı ve içindeki insanı hemen görmenizi engeller. Odanın içi, dolap, niş dediğimiz süs ve gerekli eşyanın konduğu açık ve süslü küçük gözler, ocak (şömine), dolap içinde gusülhane (yıkanma yerihamam) ve devrin oluşumuna göre duvar ve tavan süslemeleri ile donanmıştır. Evlerin dış görünüşüne ayrı bir özellik veren tepe pencereler (normal pencere üstünde vitray) odayı aydınlatma bakımından çok gereklidir. Çünkü dışardan evin içinin görünmasine engel olmak için ya kafes veya kepenk yapılır veya perdeler kapalı oturulur. Tepe pencereler bu münasebetle ayrı ve yararlı bir fonksiyona sahiptir. Pencereler sürme pencere veya iki alt-iki üst olmak üzere dört kanatlıdır. Oda ve sotalarda kapı, dolap ve pencere üstlerini birleştiren ve sergen denilen raflar yapılmıştır. Sergenlerin üzerine dizilen mevsim meyvelerinden çıkan güzel kokular tabii deodorant vazifesi görerek rayihayı bütün eve yayar. Sergenlerin hemen üstünden tekne tavan başlar ve bu eğimli yüzeylerde kalem işi manzara ve çiçek motifli süslemeler bulunur. Türk evinde tavan ve taban daima ahşaptır. Tavan çıtalı, bordürlü, geometrik süslemelerle, genellikle güzel bir göbekle tamamlanır. Odalarda sedirli oturma düzeni, sedir yastıkları ve üzerlerine örtülen halı, kilim veya el işi beyaz örtüler odaya ayrı bir güzellik ve özellik verir. Bazı Anadolu evlerinde ayrıca namaz-ibadet odası bulunur. Her ne kadar geleneksel Türk evinde ayakkabı çıkarmak adeti varsa da yine ibadetin önemini dile getirir bu namaz odaları. Bolu'nun Göynük ilçesinde bir evde iki ayrı ibadet odası gördüm. Kadınların ve erkeklerin namaz odaları. Bu odalara abdest alınıp tertemiz elbiselerle yalnız ibadet için girilir. Geleneksel Türk evinde en önemli bir bölüm de 350 yıllık evlerde dahi bulunan, "gelin odas1" ve baş oda denilen "misafir odas1"nda dolap içine yapılmış "gusülhane" dediğimiz küçük hamamlardır. Bu da Türk toplumunun dinimizin arnrettiği gibi temizfiğe ne derece önem verdiğini göstermektedir. Batı ülkeleri yıkanmayı bilmezkan Müslüman Türklerin evinde hamam vardı. Sayın yazar Nezihe Aras'ın bir yazısında okumuştum: Osmanlı orduları sefere giderken önce hamam çadırları yola çıkarmış.,_ Geleneksel Türk-İslam mimarisinde, mimari elemanlarda hiç bir zaman mübalağaya kaçılmamıştır; fakat insan yaşamının gereği olan rahat, sağlıklı, saygın bir üslup kul~anılmıştır. Bütün bunlar tecrübeli ve oturmuş bir yaşam düzeyi sonucudur. Yapı fakır veya zengin olsun bu elemanlar değişmeksizin kullanılmıştır.
islam MiMARi MiRASINI KORUMA KONFERANSI Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle fonksiyonel bir üslup görülmemiştir. insan yaşamının bu derece yaşanılan~meskene veya maskenin insan yaşamına bu derece uyum sağlaması, sanırım, yalnız geleneksel Türk mimari üslubunda gerçekleştirilmiştir. Bu evlerin her biri birer medeniyet örneğidir. Bunun için bu evlerin korunması ve yaşatılması için elimizden geldiği kadar çaba saiiediyoruz. Yalnız dernek olarak mali sorunlarımız pek çok. Teknik elemanlarımız çalışmaya amadedirler. Mali yardım ve destek aldığımız takdirde bu paha biçilmez ve Islam uygarlığının yaşayan birer simgesi olan bu evler kurtulacaktır. ---.-