TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ



Benzer belgeler
İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/ S.İşK/ S.HMK/107 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/107

Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2016/4. İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK./

YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2014/26900 Karar Numarası: 2015/29945 Karar Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/ S. İşK/ S. İşK/14 DAVALARIN YIĞILMASI BELİRSİZ ALACAK DAVASI

MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. / S. STK/25

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

Hamit TİRYAKİ İş Hukuku Uzmanı, Hukukçu

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

BELİRSİZ ALACAK DAVASI

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK. /107,109 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/31734 Karar No. 2014/35646 Tarihi:

Prof. Dr. Süha TANRIVER Doç. Dr. Emel HANAĞASI

BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE İŞ HUKUKUNDA UYGULANMASI. Av. Mustafa Özgür KIRDAR ERYİĞİT HUKUK BÜROSU / ANKARA

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 16 S. 3-4

6100 SAYILI MUHUK MUHAKEMELERİ KANUNU NDA DAVA ÇEŞİTLERİ

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/18-21

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ VERGİ HUKUKU TOPLANTISI ÖZEL SAYISI

DAVA ARKADAŞLIĞI DAVAYA MÜDAHALE

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/107,109

İçindekiler Önsöz 5 Kısaltmalar 19 Giriş 21 Birinci Bölüm İDARÎ YARGININ GELİŞİMİ VE TÜRK YARGI TEŞKİLATININ GENEL GÖRÜNÜMÜ I. YARGISAL DENETİMİNDE

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, S. TSK/25

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZEL HUKUK TEZLİ YÜKSEK LİSANS

MEDENİ YARGIDA CENİNİN TARAF EHLİYETİ

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

Savunmanın Genişletilmesi ve Değiştirilmesi Yasağı Kapsamında Zamanaşımı Def inin İncelenmesi. Stj. Av. Müge BOSTAN ERYİĞİT HUKUK BÜROSU / ANKARA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2, 18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDA HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE. Stj. Av. Belce BARIŞ ERYİĞİT HUKUK BÜROSU / ANKARA

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32,46

TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ

Sirküler Rapor /70-1 ANAYASA MAHKEMESİNİN ÖZEL USULSUZLUK CEZASIYLA İLGİLİ BAŞVURUYA İLİŞKİN KARARI

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 17 S. 1-2

YAYIM VE YAZIM KURALLARI

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 18 S. 1

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ S. HMK/107

DAVA ŞARTLARI DAVA ÇEŞİTLERİ

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

Yargıtay 13, Hukuk Dairesinden:

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /18-21

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BARIŞ DERİN BAŞVURUSU. (Başvuru Numarası: 2014/13462)

2013 YGS-LYS TABAN PUANLARI KİTAPÇIĞI ( NET DAĞILIMI)

Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ Ümit KAYMAK İsmail ERCAN THEMIS İDARİ YARGI

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU BAĞLAMINDA AKDEDİLEN YETKİ SÖZLEŞMELERİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ S. HMK/107

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2015/ K. 2015/1612 T

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ HUKUK ARAŞTIRMALARI DERGİSİ C. 18 S. 3

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. Yayın Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ufuk Aydın

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XIX

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ VE GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA KARARLARI. DR. ADEM ASLAN Yargıtay 11.HD. Üyesi

TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /26, 53 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/11497 Karar No. 2015/15217 Tarihi:

Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ Ümit KAYMAK İsmail ERCAN THEMIS İDARİ YARGI

Dr. TANER EMRE YARDIMCI HUKUK YARGILAMASINDA SOMUTLAŞTIRMA YÜKÜ

MEDENİ USUL HUKUKU ÖZEL HUKUK YARGISI

ANAYASA MAHKEMESİNDEN VERGİ USUL KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI

Yeni İş Mahkemeleri Kanununun Getirdiği Değişiklikler

Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ Ümit KAYMAK İsmail ERCAN THEMIS İDARİ YARGI

BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA MAHKEMECE VERİLECEK KARAR

Dr. Ayşe KÖME AKPULAT İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı İŞ MAHKEMELERİNDE YARGILAMANIN ÖZELLİKLERİ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR NURAN CEYLAN ÖZBUDAK BAŞVURUSU. (Başvuru Numarası: 2014/2890)

HUKUK FAKÜLTELERİ TABAN PUANLARI 2014

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

DOÇ. DR. CENK AKİL elektronik posta:

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/120,324

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

İsviçre Federal Temyiz Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi nin Tarihli Kararı

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ ACİL DURUM HAKEMİ KURALLARI (EK-1)

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17,32,34, S.HMK/107 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17

Prof. Dr. Zehra ODYAKMAZ Ümit KAYMAK İsmail ERCAN THEMIS İDARİ YARGI

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/6 İŞYERİ DEVRİ İŞYERİ DEVRİNİN İŞÇİ ALACAKLARINA ETKİSİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

Bu sayının Hakemleri

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK. /Geç. 3.

Hürriyet Mah.Hürriyet Cad.No:26/2 Dai.3 Yenibosna Bahçelievler/İSTANBUL

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 18-21

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

Geçici Hukukî Korumanın Temelleri ve İhtiyatî Tedbir Türleri

ON SORUDA İHTİYATİ HACİZ VE İHTİYATİ TEDBİR

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ S. HMK/107

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

SINAİ MÜLKİYET KANUNU NDA İHTİYATİ TEDBİRLER

İlgili Kanun / Madde 2821 S. SK/45

Anahtar Kelimeler : Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşen mahkeme kararı, özel tüketim

Transkript:

TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ HUKUK DERGİSİ Yıl :2 - Sayı 2 www.tnb.org.tr ISSN: 2148-1741

SAHİBİ Yunus TUTAR Türkiye Noterler Birliği Adına, Türkiye Noterler Birliği Başkanı Beykoz 2. Noteri * EDİTÖR Metin SUYABATMAZ Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Üsküdar 11. Noteri * SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ayhan TOSUN Türkiye Noterler Birliği Genel Sekreteri * YAYIN KURULU Yunus TUTAR Türkiye Noterler Birliği Başkanı Zeynel Abidin BEYAZGÜL Türkiye Noterler Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet UĞURLU Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Metin SUYABATMAZ, Dursun CİN, Gülüzar IRMAK, Serdar ARAT Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Ayhan TOSUN Türkiye Noterler Birliği Genel Sekreteri Haluk Necdet TEKİN Türkiye Noterler Birliği Hukuk Danışmanı Şevki ARTAR Türkiye Noterler Birliği Hukuk Danışman Yardımcısı Sibel Zeynep ŞAT Türkiye Noterler Birliği Hukuk İşleri Müdürü Aylin ARIKAN Türkiye Noterler Birliği Avukatı * YAYIN YÖNETİM MERKEZİ Türkiye Noterler Birliği Söğütözü Caddesi No: 4 Çankaya-Ankara Tel: 312. 218 80 00 Faks: 312. 218 80 41 E-posta: tnb.dergi@tnb.org.tr BASKI MATTEK MATBAACILIK Basım Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti. Ağaç İşleri San. Sit. 1354 Cd. 1362. Sk No:35 İvedik - ANKARA Tel: 0312. 433 2310 Fax: 0312. 434 0356

YAZIM VE YAYIN KURALLARI 1. Türkiye Noterler Birliği Hukuk Dergisi ne gönderilen yazıların daha önce bir başka yayın organında yayımlanmamış veya yayımlanmak üzere gönderilmemiş olması gerekir. Bu konudaki yazıların idari, bilimsel ve her türlü sorumluluğu yazarlara aittir. 2. Yazıların öncelikle tnb.dergi@tnb.org.tr adresine gönderilmesi gerekmektedir. Gönderimde herhangi bir sorun yaşanması durumunda editör ve sorumlu yazı işleri müdürü ile iletişim kurulabilir. 3. Yazılarda 12 kelimeyi aşmayan Başlık, 150-250 kelime arası Özet ve 5-8 kelime arası Anahtar Kelimeler bulunmalıdır. 4. Yazının ana bölümleri ve kaynakça 12 punto, sayfa altında gösterilmesi gereken dipnotlar ise 9,5 punto yazılmalı, 1 satır aralığı ile Times New Roman karakteri kullanılmalı, metin iki yana yaslanmalı, sayfanın tüm kenarlarında 2,5 cm boşluk bırakılmalı, yazıların sonunda kaynakça bulunmalıdır. 5. Dergi ye gönderilen yazılar Giriş, Gelişme ve Sonuç bölümlerinden oluşmalı ve yazıda dipnot atıf sistemi kullanılmalıdır. 6. Yazı, kaynakça dahil 3.000 kelimeden az ve 10.000 kelimeden çok olmamalıdır. 7. Yazarın unvanı, adı ve soyadı, baş harfleri büyük olmak üzere yazı başlığının altında ortalı olarak yazılmalıdır. Yazarın görev yaptığı kurum, iletişim adresi, telefon numarası ile elektronik posta adresi adına ilişkin dipnotta belirtilmelidir. 8. Aday yazılar, yazarlar tarafından elektronik ortamda tnb.dergi@ tnb.org.tr adresine yüklendikten sonra, yayın kurulu biçim ve alanlar açısından uygun bulduğu yazıları bir hakeme gönderir. Hakemler raporlarını elektronik ortamda tnb.dergi@tnb.org.tr adresi üzerinden dergi ye ulaştırır. Yazarların dergi ye gönderdikleri yazılarının denetimini yapmış oldukları ve bu haliyle basıma olur verdikleri kabul edilir, yazı teslim edildikten sonra baskı düzeltmeleri için ayrıca yazara geri gönderilmez. Bilimsellik ölçütlerine uyulmadığı ve olağanın üzerinde yazım hataları belirlenen yazılar yayın kurulu tarafından geri çevrilir. Yayın Kurulunca ilk değerlendirmesi yapılan yazılar, kör hakemlik sistemi uyarınca yazar adları metinden çıkarılarak hakeme gönderilir. Yazarlara yazının hangi hakeme gönderildiği ile ilgili bilgi verilmez. Hakem raporunda düzeltme istenmesi durumunda, yazarlarına gönderilen yazıların, yazarları tarafından düzeltilerek yirmi gün içerisinde dergiye teslim edilmesi gereklidir. Yazar, sadece belirtilen düzeltmeler çerçevesinde değişiklikler yapabilir. Düzeltilmiş metin gerekli görüldüğü durumlarda, değişiklikleri isteyen hakemce tekrar incelenebilir. Hakem raporunun olumsuz olması durumunda, ikinci bir hakem incelemesi yapılmaz. Yayımlanmayan yazılar, yazarına geri gönderilmez.

Yazarlar, hakem ve Yayın Kurulu nun eleştiri, değerlendirme ve düzeltmelerini dikkate almak zorundadır. Katılmadığı hususlar olması durumunda yazar bunları gerekçeleri ile ayrı bir sayfada bildirme hakkına sahiptir. 9. Hakemlerin kimlikleri hakkında yazarlara, gönderilen yazının kime ait olduğu konusunda hakemlere bilgi verilmez. Hakem raporları gizlidir. Olumlu rapor alamayan yazılar yayınlanmaz ve eser sahibine yayınlanmama gerekçesi ile birlikte sorumlu yazı işleri müdürlüğünce bilgi verilir, bu konuda idari ve adli sorumluluk kabul edilmez. 10. Yayınlanması uygun görülen yazılar, Yayın Kurulu tarafından sıraya konur ve yayınlanır. 11. Hakem raporları beş yıl süreyle Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü nce saklanmak üzere arşive konur. 12. Yayın hakları saklıdır. Türkiye Noterler Birliği Hukuk Dergisi nin yazılı izni alınmaksızın Dergi de yayınlanan çalışmaların bütünü veya bir kısmı elektronik, mekanik veya benzeri bir araçla herhangi bir biçimde basılamaz, çoğaltılamaz, fotokopi veya teksir edilemez, özetlenemez ve yayınlanamaz. Ancak, kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılmasına izin verilir. ---------------------- - Dergide yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. - Elektronik ortamda dergiye tnb.org.tr adresinden ulaşılabilir.

DANIŞMA KURULU 1. Prof. Dr. Zehreddin ARSLAN (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fak. İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 2. Prof. Dr. Rıza AYHAN (Gazi Üniversitesi Hukuk Fak. Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 3. Prof. Dr. Nusret İlker ÇOLAK (Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fak. İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 4. Prof. Dr. Murat DOĞAN (Erciyes Üniversitesi Hukuk Fak. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 5. Prof. Dr. Fikret EREN (Başkent Üniversitesi Hukuk Fak. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 6. Prof. Dr. Zeki HAFIZOĞULLARI (Başkent Üniversitesi Hukuk Fak. Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 7. Prof. Dr. Abdurrahim KARSLI (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fak. Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 8. Prof. Dr. Hasan Seçkin OZANOĞLU (Ankara Üniversitesi Hukuk Fak. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 9. Prof. Dr. Çağlar ÖZEL (Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fak. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 10. Prof. Dr. Muharrem ÖZEN (Ankara Üniversitesi Hukuk Fak. Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 11. Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ (Gazi Üniversitesi Hukuk Fak. Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 12. Prof. Dr. Bilge ÖZTAN (Çankaya Üniversitesi Hukuk Fak. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 13. Prof. Dr. Fırat ÖZTAN (Çankaya Ünive, rsitesi Hukuk Fak. Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

1. Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fak. Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 2. Prof. Dr. Cumhur ŞAHİN (Gazi Üniversitesi Hukuk Fak. Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 3. Prof. Dr. Murat ŞEN (Melikşah Üniversitesi Hukuk Fak. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 4. Prof. Dr, Kemal. ŞENOCAK (Ankara Üniversitesi Hukuk Fak. Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 5. Prof. Dr. Süha TANRIVER (Ankara Üniversitesi Hukuk Fak. Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 6. Prof. Dr. Bilgin TİRYAKİOĞLU (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fak. Uluslararası Özel Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 7. Prof. Dr. Hasan TUNÇ (TOBB Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fak. Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 8. Prof. Dr. Asuman TURANBOY (Ankara Üniversitesi Hukuk Fak. Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 9. Prof. Dr. Mehmet ÜNAL (Başkent Üniversitesi Hukuk Fak. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 10. Prof. Dr. Mustafa Fadıl YILDIRIM (Gazi Üniversitesi Hukuk Fak. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 11. Prof. Dr. Mehmet YÜKSEL (Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fak. Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Felsefesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 12. Prof. Dr. Necmi YÜZBAŞIOĞLU (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fak. Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) *Danışma Kurulu üyelerinin sıralaması soyadına göre alfabetik olarak yapılmıştır.

HAKEM KURULU 1. Prof. Dr. Recep AKCAN, (Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 2. Prof. Dr. Şebnem AKİPEK, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 3. Prof. Dr. Mustafa AKKAYA, (Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Vergi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 4. Prof. Dr. Hüseyin ALTAŞ, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 5. Prof. Dr. O.Gökhan ANTALYA, (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 6. Prof. Dr. Ramazan ARSLAN, (Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk-Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 7. Prof. Dr. Zehreddin ARSLAN, (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 8. Prof. Dr. Oğuz ATALAY, (Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 9. Prof. Dr. Mehmet AYAN, (Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 10. Prof. Dr. Rıza AYHAN, (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 11. Prof. Dr. Hasan AYRANCI, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 12. Prof. Dr. Veysel BAŞPINAR, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

13. Prof. Dr. Cem BAYGIN, (Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 14. Prof. Dr. Nusret İlker ÇOLAK, (Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 15. Prof. Dr. Murat DOĞAN, (Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 16. Prof. Dr. Vahit DOĞAN, (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Özel Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 17. Prof. Dr. Seyithan DELİDUMAN, (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 18. Prof. Dr. Mehmet DEMİR, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 19. Prof. Dr. Adnan DEYNEKLİ, (Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 20. Prof. Dr. İbrahim ERCAN, (Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 21. Prof. Dr. Fikret EREN, (Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 22. Prof. Dr.,Nadi GÜNAL, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Roma Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 23. Prof. Dr. Ahmet GÜRBÜZ, (Bingöl Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Hukuk Bölümü Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı) 24. Prof. Dr. Zeki HAFIZOĞULLARI, (Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

25. Prof. Dr. Halil KALABALIK, (Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 26. Prof. Dr. Sami KARAHAN, (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 27. Prof. Dr. Yusuf KARAKOÇ, (Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 28. Prof. Dr. Hakan KARAN, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 29. Prof. Dr. Abdurrahim KARSLI, (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 30. Prof. Dr. Muharrem KILIÇ, (Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Felsefesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 31. Prof. Dr. Ahmet. M. KILIÇOĞLU, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 32. Prof. Dr. Cengiz KOÇHİSARLIOĞLU, (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 33. Prof. Dr. Erkan KÜÇÜKGÜNGÖR, (Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 34. Prof. Dr. Tekin MEMİŞ, (İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 35. Prof. Dr. Rifat ORTAÇ, (İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 36. Prof. Dr. Hasan Seçkin OZANOĞLU, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

37. Prof. Dr. Veli Özer ÖZBEK, ( Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 38. Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ, (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 39. Prof. Dr. Çağlar ÖZEL, (Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 40. Prof. Dr. Muharrem ÖZEN, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 41. Prof. Dr. Bilge ÖZTAN, (Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 42. Prof. Dr. Fırat ÖZTAN, (Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 43. Prof. Dr. Selçuk ÖZTEK, (İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni usul- icra iflas Hukuku) 44. Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ, (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 45. Prof. Dr. Oğuz SANCAKDAR, ( Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 46. Prof. Dr. Haluk Hadi SÜMER, (Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 47. Prof. Dr. Cumhur ŞAHİN, (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 48. Prof. Dr. Murat ŞEN, (Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

49. Prof. Dr. Kemal ŞENOCAK, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 50. Prof. Dr. Süha TANRIVER, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 51. Prof. Dr. Bilgin TİRYAKİOĞLU, (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Özel Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 52. Prof. Dr. Mustafa TOPALOĞLU, (Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 53. Prof. Dr. Hasan TUNÇ, (TOBB Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 54. Prof. Dr. Asuman TURANBOY, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 55. Prof..Dr. Ömer ULUKAPI, (Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 56. Prof. Dr. Sultan TAHMAZOĞLU ÜZELTÜRK, (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 57. Prof. Dr. Hakan ÜZELTÜRK, (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 58. Prof. Dr. Mehmet ÜNAL, (Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 59. Prof. Dr. Mustafa Fadıl YILDIRIM, (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 60. Prof.Dr. Ejder YILMAZ, (Özel Hukuk-Medeni Usul ve İcra İflas Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

61. Prof. Dr. Mehmet YÜKSEL, (Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Felsefesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 62. Prof. Dr. Necmi YÜZBAŞIOĞLU, (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 63. Doç. Dr. Cavid ABDULLAHZADE, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Kamu Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 64. Doç Dr. Mine AKKAN, ( Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra- İflas Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 65. Doç. Dr. Mehmet ALTUNKAYA, (Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 66. Doç. Dr. Ömer ARBEK, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 67. Doç. Dr. Çetin ARSLAN, (Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 68. Doç. Dr. İbrahim ARSLAN, (Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 69. Doç. Dr. İbrahim AŞIK, (Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 70. Doç. Dr. Murat ATALI, (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 71. Doç. Dr. Ahmet BAŞÖZEN, (Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 72. Doç. Dr. Süleyman BAŞTERZİ, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 73. Doç. Dr. Mustafa Erdem CAN, (Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

74. Doç. Dr. Ferhat CANBOLAT, (Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 75. Doç. Dr. Yusuf ÇALIŞKAN, (İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Özel Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 76. Doç. Dr. İsa DÖNER, (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 77. Doç. Dr. Haluk EMİROĞLU, (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Roma Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 78. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ, (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 79. Doç. Dr. Hayrettin EREN, (Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 80. Doç. Dr. Rifat ERTEN, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Özel Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 81. Doç. Dr. Cenker GÖKER, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 82. Doç. Dr. Cengiz GÜL, (Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 83. Doç. Dr. Devrim GÜNGÖR, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 84. Doç. Dr. Çağlar MANAVGAT, (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 85. Doç. Dr. İbrahim ÖZBAY, (Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 86. Doç. Dr. Gökçen TOPUZ, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

87. Doç. Dr. Seçkin TOPUZ, (Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 88. Doç. Dr. Ali YEŞİLIRMAK, (İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 89. Yard. Doç. Dr. Bülent ALGAN, (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 90. Yard. Doç. Dr. Uğur BAYILLIOĞLU, (Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Kamu Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 91. Yard. Doç Dr. Koray DOĞAN, ( Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 92. Yard. Doç. Dr. Murat ERDEM, (Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 93. Yard. Doç. Dr. Nihat GÜMAN, (Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 94. Yard. Doç. Dr. Elvan KEÇELİOĞLU, (Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 95. Yard. Doç. Dr. Taylan Özgür KİRAZ, (Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 96. Yard. Doç. Dr. Nesibe KURT KONCA, (Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 97. Yard. Doç. Dr. Cumhur RÜZGARESEN, (Turgut Özal Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usul ve İcra - İflâs Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) 98. Yard. Doç. Dr., Cem Duran UZUN, (Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

İÇİNDEKİLER Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı İlker KOÇYİĞİT DAVANIN AÇILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI Prof. Dr. A. Füsun ARSAVA BM İN SİVİL HALKI KORUMA MİSYONU VE BU MİSYONUN YERİNE GETİRİLMESİNDE MEYDANA GELEN AKSAMALARIN HUKUKİ SONUÇLARI Prof. Dr. Süha TANRIVER BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE BU BAĞLAMDA UYGULAMADA YAŞANAN GÜNCEL SORUNLAR -3- -39- -81- Dr. Ahmet EFE TÜRKİYE DE KALKINMA AJANSLARI ÖZELİNDE KAMU YÖNETİMİ -BÜROKRASİ -İDARE -DEVLET BAĞLAMINDA COBIT-5 İLE ÇOKLU DİSİPLİNER BİR ANALİZ -109- Av. Zeynep Özge YİĞİTOĞLU HAKİMİYETİN HUKUKA AYKIRI KULLANILMASI DURUMUNDA TAZMİNAT DAVASI -149-

BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE BU BAĞLAMDA UYGULAMADA YAŞANAN GÜNCEL SORUNLAR A. Genel Olarak Prof. Dr. Süha TANRIVER 1 Davacının, davanın açıldığı tarihte talep sonucunun miktarını yahut değerini, tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek bir nitelik taşıması halinde, dava dilekçesinde dayanılan hukukî ilişkiye ve asgarî bir tutara işaret etmek suretiyle açacağı davaya, belirsiz alacak davası denir (HMK m. 107, I). Her şeyden önce, belirsiz alacak davası, hukukî niteliği itibariyle, eda davasının özel bir türü, somut plânda spesifik bir uygulanma biçimidir 2. Bu dava, anayasal çerçevede güvence altına alınmış bulunan hak arama özgürlüğünün (m. 36, I) etkin bir biçimde kullanılabilmesinin araçlarından birisi konumundadır 3. Belirsiz alacak davasının işlerlik kazanabilmesi için, davacının talep sonucuna konu kılacağı alacak miktarını, davayı açacağı tarihte, tam ve kesin olarak belirleyebilmesi, objektif çerçevede, ya imkânsız olmalı ya da kendisinden beklenemeyecek bir nitelik taşımalıdır. Burada özellikle, davanın açıldığı anda, dava konusu kılınan alacak tutarının, tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin, davacıdan beklenemeyecek bir nitelik taşıyıp taşımadığının tâyininde, davacının, somut olayın koşulları ve özellikleri gözetilerek, doğruluk ve güven kuralı çerçeve- 1 Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı Başkanı 2 Yılmaz, E.: Hukuk Muhakemeleri Kanunu na Göre Dava Çeşitleri (Bankacılar Dergisi, 2012/80, s. 83-104), s. 95; Yılmaz, E.: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. B., Ankara 2013, s. 741; Pekcanıtez, H.: Belirsiz Alacak Davası, Ankara 2011, s. 51; Ercan, İ.: Belirsiz Alacak ve Tespit Davası, Konya 2013, s. 67; Pekcanıtez, H. / Atalay, O. / Özekes, M.: Medenî Usul Hukuku, 14. B., Ankara 2013, s. 444; Özbay, İ.: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Neler Getirdi? Ankara 2012, s. 127; Budak, A. C.: Belirsiz Alacak Davası (Bankacılar Dergisi, Ocak 2015 Özel Sayı, s. 82-86), s. 84; Pekcanıtez H.: Belirsiz Alacak Davasının İş Hukukunda Uygulanması (Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2013, Cilt 15, Özel Sayı, Prof. Dr. M. Polat Soyer e Armağan, İzmir 2014, s. 933-968), s. 937; Yavaş, M.: Belirsiz Alacak Davasının İş Davalarına Etkileri (İş Hukukunda Güncel Sorunlar II, Seminer - 25.05.2012, İstanbul 2012, s. 55-81), s. 60, 62; Simil, C.: Belirsiz Alacak Davası, İstanbul 2013, s. 94. 3 Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s. 444; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s. 937. Hukuk Dergisi / 2015-2 3

Türkiye Noterler Birliği sinde (HMK m.27, I; TMK m.2) dürüst, makûl ve orta zekâlı bir insanın göstermesi gereken tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen, alacak tutarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olup olmadığı hususu, esas alınmalıdır. Yani, alacağın miktarının, davanın açıldığı tarihte tam ve kesin olarak tespit edilebilmesi, objektifleştirilmiş dikkat ve özen çerçevesinde, davacı alacaklıdan, gerçekten beklenilememelidir 4. Aksine bir anlayış, diğer davalara nazaran, medenî usul hukuku ve borçlar hukuku bakımından sağlamış olduğu ciddî ve önemli avantajlar gözetildiğinde, kanun koyucunun son derece istisnaî hallerde işlerlik kazanmasına olanak tanıdığı belirsiz alacak davası kurumunun, amaç dışı kullanımına, yani kötüye kullanılmasına sebebiyet verir ki; bunun kabulü mümkün değildir. Çünkü, dava hakkının kullanımı bağlamında da, diğer usulî yetkilerin kullanımında olduğu gibi, doğruluk ve güven kuralı, yani dürüstlük ilkesi geçerlidir (HMK m.29, I; MK m.2). Dava konusu kılınmak istenen alacağın miktarının, davanın açıldığı andaki miktar ya da değeri, tam ve kesin olarak biliniyor ya da belirlenebilmesi için varlığı gereken tüm unsurlar, doğruluk ve güven kuralı uyarınca, gereken dikkat ve özenin gösterilmesi halinde bilinebilecek bir durumdaysa, alacağın belirlenebilir olmadığından ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına işlerlik kazandırılmasından söz edilemez. Davacının, dava açacağı evrede, talep sonucuna konu kılacağı alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için varlığı gereken bilgi ve belgelere, kısmen ya da tamamen karşı tarafın elinde bulunması sebebiyle ulaşması gerçekten olası değil ve dava konusu kılınan alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlilik kazanabilmesi de, ancak karşı tarafın elindeki bu bilgi ve belgeleri mahkemeye sunmasıyla birlikte mümkün hale geliyorsa, alacak belirsiz kabul edilmeli ve belirsiz alacak davası açılabilmesine olanak verilmelidir 5. 4 Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafından belirlenememesi gerekir. Belirleyememe hâli, davacının gereken dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilememesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır (22. HD. nin 07.05.2015 günlü ve 11568/16824 sayılı kararı) 5 Davacının alacağın miktar veya değerini belirleyebilmesi için, elinde bulunması gereken bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin, karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgele- 4 Hukuk Dergisi / 2015-2

Prof. Dr. Süha TANRIVER Buna karşılık, davacı, dava açmadan önce, talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmek için, varlığı gereken bilgi ve belgelere, herhangi bir zorlukla karşılaşmadan, kolaylıkla ulaşabiliyor yahut karşı taraf, bu tür bilgi ve belgeleri paylaşmaktan kaçınmıyorsa, onun alacağının belirsizliğinden ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına işlerlik kazandırılmasından söz edilemez 6. Yani, alacaklının, belirsiz alacak davası açabilmesi için, objektif çerçevede, gereken özeni göstermesine rağmen, davayı açacağı anda, alacağının, tam ve kesin olarak belirlilik kazanabilmesi bağlamında, varlığı gereken ve karşı tarafın elinde bulunan belgelere ulaşamamış olması gerekir 7. Yine, davacının, alacağının miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesi için varlığı gerekli olan bilgi ve belgeler, üçüncü kişinin elinde ise; onun, dava açmadan önce, üçüncü kişiden, söz konusu bilgi ve belgeleri talep etmesi ve bu başvurusunun, sonuçsuz kalması halinde, belirsiz alacak davası açma olanağından yararlandırılması uygun olur 8. Öte yandan, talep sonucuna konu kılınmak istenen alacağın tutarı konusunda, taraflar arasında, bir uyuşmazlık ya da tartışmanın varlığı, alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin, davacıdan beklenemeyecek bir nitelik taşımadığı anlamına asla gelmez 9. Çünkü, burada varlığı aranan belirsizlikten maksat, objektif çerçevede, davacının, talep sonucuna konu kılacağı alacak miktarını, davanın açıldığı tarihte, tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyecek bir boyut kazanmış olmasıdır. Salt alacak tutarı konusunda taraflar arasında bir çekişmenin veya tartışmanın varlığı halinde, son derece istisnaî hallerde uygulama alanı bulması gereken bir dava türü konumunda bulunan belirsiz alacak davasının açılmasına olanak verilecek olursa, hemen hemen tüm eda davaları bağlamında, bu yola başvurunun hukuken caiz olduğu yönünde bir genellemeye ulaşılması gerekir ki; anılan dava türin sunulmasıyla mümkün hâle geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir (22. HD. nin 07.05.2015 günlü ve 11568/16824 sayılı kararı); aynı yönde bkz.: 22. HD. nin 20.10.2014 günlü ve 20845/28186 sayılı kararı. 6 Simil, s.184-185, dn.637; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.352. 7 Karş. Simil, s.185. 8 Simil, s.184-185, dn.637. 9 Simil, s.208-209, 2012, Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.943; Karaca, A., Yağcı, H.: Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Davanın İşçilik Alacakları Bakımından Değerlendirilmesi (Karar İncelemesi)(İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 2014/2, Prof. Dr. Beril Ergin e Armağan, İstanbul 2014, s.177-207), s.186. Hukuk Dergisi / 2015-2 5

Türkiye Noterler Birliği rünün ihdasında, kanun koyucunun güttüğü amaç gözetildiğinde, bunun kabulü mümkün değildir 10. Bu bağlamda, önemine binaen, bir kez daha vurgulanması gereken husus, davacının, davanın açılacağı tarihte, talep sonucuna konu kılacağı alacak miktarını, objektif çerçevede, tam ve kesin olarak belirleyebilmesi imkânına sahip olup olmadığıdır. Davacı, somut olayın koşullarına ve özelliklerine göre, gerçekten, talep sonucuna konu kılacağı alacak tutarını, tam ve kesin olarak belirleyebilme olanağına sahip değilse, onun, alacağının belirsiz olduğu kabul edilmeli ve belirsiz alacak davası açmasına izin verilmelidir. Yine, bu çerçevede bir irdeleme yaparken, talep sonucuna konu kılınan alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilirliği ile ispat edilebilirliğini, yani ispatındaki güçlüğü, birbirine karıştırmamak gerekir 11. Davacının talep ettiği alacağın, davanın açıldığı tarihte tam ve kesin olarak belirlenebilmesi, objektif çerçevede mümkün; ancak bunun ispatı, elindeki delillerle kanunun öngördüğü şekilde olanak dâhilinde değilse ve o nedenle de davacı, dava dilekçesinde, alacak tutarını düşük göstermişse, alacağının belirsizlik taşıdığından ve dolayısıyla açılan davanın da, belirsiz alacak davası olduğundan söz edilemez. Çünkü, alacağın belirlenebilir olması ile ispat edilebilirliği, niteliği itibariyle tümüyle birbirinden farklı hususlardır. Bu durumda, ispatında güçlük yaşanan her alacağın, belirsizlik taşıdığı ve belirsiz alacak davası açılabilmesinin de, hukuken caiz olduğu yönünde bir çözümlemeye varılamaz 12. Çünkü, bir alacaklı, alacağını net bir şekilde belirleyebilir; 10 Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. Önemli olan objektif olarak talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olmasıdır. Sadece alacak miktarının taraflar arasında uyuşmazlık bulunması ya da tartışmalı olmasının belirsiz alacak davası açılması için yeterli sayılması halinde, neredeyse tüm davaların belirsiz alacak davası olarak kabulü gerekir ki, bu da kanunun amacına aykırıdır. Çünkü, zaten uyuşmazlık bulunduğu için dava açılmakta ve uyuşmazlık mahkeme önüne gelmektedir (22. HD. nin 07.05.2015 günlü ve 11568/16824 sayılı kararı); aynı yönde bkz.: 22. HD. nin 20.10.2014 günlü ve 20845/ 28186 sayılı kararı. Buna karşılık, 7. Hukuk Dairesi ise, taraflar arasında alacak tutarının tartışmalı olduğu hâllerde de belirsiz alacak davası açılabileceğini kabul etmektedir (7. HD. nin 07.05.2015 günlü ve 10139/8208 sayılı kararı); aynı yönde bkz.: 9. HD. nin 11.03.2015 günlü ve 2986/10004 sayılı kararı; 9. HD. nin 11.02.2015 günlü ve 589/5718 sayılı kararı. 11 Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.452-453, dn.29; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.957. 12 Burada alacağın belirlenebilir olmasıyla ispat edilebilirliğinin de ayrıca 6 Hukuk Dergisi / 2015-2

Prof. Dr. Süha TANRIVER ancak, her zaman, onu ispat edebilecek bir konumda, pekâla bulunamayabilir. Alacağın miktarının belirlenebilmesinin tahkikat aşamasında gerçekleştirilecek olan bilirkişi incelemesi ve keşif gibi işlemlerin icrası ile diğer delillerin takdir edilmesine bağlı olduğu durumlarda da, belirsiz alacak davası açılabilmesine olanak tanınması gerekir 13. Ancak, bir davada, bilirkişiye başvurulmuş olmasına rağmen, davacı, dava açarken, alacağın miktar yahut değerini, tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir konumda bulunuyorsa, belirsiz alacak davası açılamaz 14. Keza, bilirkişi marifetiyle hesap raporu alınması gereken her durumda da, alacağın miktar ya da değerinin belirsiz olduğundan söz edilemez 15. Çünkü, basit hesaplamalar, yani aritmetik işlemler aracılığıyla, talep sonucuna konu kılınacak alacağın miktar ya da değerine belirlilik kazandırılabiliyorsa, alacak belirli sayılmalıdır. Bu bağlamda, davacının yalnız başına yapabilmesi mümkün olan dört işlem üzerine kurgulanmış alelâde, basit nitelikli hesaplamalar ile mahkemenin tahkikat evresinde müracaat edeceği bilirkişi marifetiyle gerçekleştireceği, daha komplike, daha spesifik, daha karmaşık hesaplamaları, özellikle aktüerya ve istatistik biliminin verilerinin baz alınmasını gerektiren hesaplamaları birbirine karıştırmamak gerekir. Ancak, uygulamada, hâdeğerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Davacının talep ettiği alacağın belirlenmesi objektif olarak mümkün; belirleyebildiği alacağı ispat etmesi kanunun öngördüğü şekilde (elindeki delillerle) mümkün değilse, burada belirsiz alacak davası açılacağından söz edilemez. Çünkü bir alacağın belirlenmesiyle onun ispatı ayrı şeylerdir. Davacı talep konusu yaptığı alacağını çok net şekilde belirleyebilir ancak onu her zaman ispat edecek durumda olmayabilir. Aksinin kabulü her ispat güçlüğü olan alacağı belirsiz alacağa dönüştürmek gibi hem kanunun amacına hem de genel ilkelere aykırı bir durum ortaya çıkartabilir (22. HD. nin 20.10.2014 günlü ve 20845/28186 sayılı kararı). 13 Simil, s.202. 14 Simil, s.225; Ne var ki, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davası açılabilmesi için yeterli değildir. Bir davada bilirkişiye başvurulmuş olmasına rağmen davacı, dava açarken alacak miktarını belirleyebilirse, belirsiz alacak davası açılamaz (22. HD. nin 07.05.2015 günlü ve 11568/16824 sayılı kararı); aynı yönde bkz.: 22. HD. nin 20.10.2014 günlü ve 20845/28186 sayılı kararı). 15 Simil, s.225; karş.: Çil, Ş. / Kar, B.: 6100 Sayılı HMK ya Göre İş Yargısında Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Dava, 2. B., Ankara 2013, s.33; karş. Diğer taraftan yargılama sırasında (tahkikat aşamasında) hesap raporu alınmasını gerektiren her alacak belirsiz kabul edilmelidir (7. HD. nin 07.05.2015 günlü 10139/8208 sayılı kararı); aynı yönde bkz.: 9. HD. nin 11.03.2015 günlü ve 2986/10004 sayılı kararı. Hukuk Dergisi / 2015-2 7

Türkiye Noterler Birliği kimin, hayatın olağan akışı uyarınca sahip olması gereken, genel bilgi kapsamında mütalaa edilen (HMK m.266) basit hesaplamalar için dahi, hesap bilirkişisine gidildiği ve bu konuda çok da özenli davranılmadığı gözlemlenmektedir. Dolayısıyla hesap bilirkişisine müracaat edilebilecek olan her durumda, alacağın belirsiz olduğu gerekçesiyle, belirsiz alacak davası açılabileceği yönünde bir genellemeye gidilmesi, sağlıklı ve doğru bir yaklaşım biçimi teşkil etmez. Yine, yargılama sonucunda hükmedilecek olan meblağın, tümüyle, hâkimin takdirine bağlılık arz ettiği hallerde, dava açılırken, davacının, talep sonucunu, tam ve kesin olarak belirleyebilmesi hususunda, objektif nitelikli bir imkânsızlık mevcuttur ve dolayısıyla belirsiz alacak davası açılmasına olanak verilmesi gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun 107. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davacı, dava dilekçesinde, somut olayın koşullarına ve özelliklerine göre belirlenmesi mümkün olan alacak tutarı (asgarî alacak tutarı) ile dayanmış olduğu hukukî ilişkiye (örneğin, haksız fiil gibi) ve bu hukukî ilişkinin temelini oluşturan ve talep sonucunu haklı göstermeye yarayan tüm maddî vakıalara, açıkça işaret etmek zorunludur 16. Bu boyutu itibariyle, belirsiz alacak davası ile talep konusu belirli olan bir dava arasında, herhangi bir farklılık yoktur. Çünkü, anılan dava türünde, belirsizlik arzeden, sadece, talep sonucu, yani, alacaktır. O nedenle, davanın adı da, belirsiz alacak davasıdır 17. Dolayısıyla, davacı, talep sonucunu kesinleştirme evresinde, kanunda öngörülen usul kesitlerinin haricinde, yeni vakıalar ileri sürmeye kalkışırsa, dava sebebini genişletmiş sayılacağı için, iddianın genişletilmesi yasağı ile karşı karşıya kalabilir. Burada üzerine basa basa vurgulanması gereken husus, dava dilekçesinde gösterilecek olan asgarî tutarın, tümüyle davacının iradesine göre belirlilik kazanan bir tutar değil; somut olayın koşullarına ve özelliklerine göre, objektif çerçevede, tespit edilmesi mümkün bulunan alacak tutarı olduğudur 18. Bu asgarî tutar, geçici talep sonucu olarak adlandırılır. Bunun belirtilmesi, açılan davada alınacak olan harç ve 16 Yılmaz Dava Çeşitleri, s.99; Yılmaz Şerh, s.756, Yavaş, s.64. 17 Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.49; Ercan, s.103. 18 Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.944; Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.48; Simil, s.107; Pekcanıtez/ Atalay/Özekes, s. 456; Ercan, s.104. 8 Hukuk Dergisi / 2015-2

Prof. Dr. Süha TANRIVER avans ile talep olunacak ihtiyatî tedbir bağlamında, gösterilecek olan teminatın tutarının tâyini açısından, özel bir anlam ve önem taşır 19. Koşullarının oluşmamasına, yani talep edilecek alacak tutarının, davanın açıldığı anda, tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen, bir dava, belirsiz alacak davası şeklinde açılmışsa, hukukî yarar, yani dava şartı yokluğundan, usulden hemen reddedilmemeli 20 ; hâkim, taleple bağlı olup (HMK m.26) hukukî tavsifle bağlı bulunmadığı için (HMK m.33), ortada örtülü bir kısmî dava da mevcut değilse (HMK m. 109), bir ara kararıyla, açılan davayı, tam bir eda davası (HMK m.105) olarak nitelendirip görmeye devam etmelidir. Çünkü, belirsiz alacak davası bağlamında, dava dilekçesinde gösterilmesi gereken asgarî tutar, zaten somut olayın koşullarına ve özelliklerine göre, tespiti mümkün olan alacak tutarı konumundadır. Dolayısıyla, anılan durumda, örtülü kısmî davanın koşulları da mevcut değilse, davacının, tam bir eda davası açtığı kabul edilmelidir. Bu karşılık, dava dilekçesinde, asgarî bir tutar gösterilmiş olup; bunun, alacağın belirli 19 Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.944-945; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.456. 20 Hukukî yarar eksikliğinin sonradan tamamlanacak bir dava şartı olmamasından hareketle, davanın usulden reddedilmesi gerektiği konusunda bkz.: Pekcanıtez/ Atalay/Özekes, s. 454; Yılmaz Şerh, s.735; Özekes, M.: Anayasa Mahkemesi nin Kararı Karşısında Kısmî Dava ile Belirsiz Alacak Davası Arasındaki Sınırın Belirlenmesi Sorunu (Prof. Dr. Ejder YILMAZ a Armağan, C.II, Ankara 2014, s.1589-1606), s.1603; Özbay, s. 128; Simil, s.201; Kuru, B. / Arslan, R. / Yılmaz, E.: Medenî Usul Hukuku Ders Kitabı, 25. B., Ankara 2014, s.264. Bu hukukî yarar eksikliğinin, giderilebilir nitelik taşıdığı için (HMK m. 119, II; m.115, II), davacıya, talebini belirli hale getirmesi için süre verilmesi gerektiği yönündeki görüş için, bkz.: Budak, s.84; şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmelidir. Çünkü, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına Kanun izin vermemiştir. Böyle bir durumda, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan dava reddedilmeli, ek bir süre verilmemelidir. Zira, burada talep açıktır, bu sebeple 6100 sayılı Kanun un 119/1-ğ. maddesinin uygulanarak süre verilmesi mümkün değildir; aslında açılmaması gerektiği halde belirsiz alacak davası açılmış olduğundan, bu konudaki eksiklik de süre verilerek tamamlanamayacağından, dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmelidir. (22. HD. nin 07.05.2015 günlü ve 11568/16824 sayılı kararı); aynı yönde bkz.: 22. HD. nin 20.10.2014 günlü ve 20845/28186 sayılı kararı. Buna karşılık, 9. Hukuk Dairesi ise, belirsiz alacak davası veya kısmi dava açıldığında, dava konusu edilen alacak açık ve tam olarak belirli ise davacıya tam eda davası açması, tamamlanabilir hukuki yarar şartını yerine getirmesi için öncelikle süre verilmeli, süre sonunda yerine getirmediği takdirde davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanısındadır (9. HD. nin, 11.02.2015 günlü ve 589/5718 sayılı kararı). Hukuk Dergisi / 2015-2 9

Türkiye Noterler Birliği bir kesimi olduğu anlaşılmakla birlikte, açılan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa kısmî dava mı olduğu hususunda, talep sonucu bağlamında herhangi bir açıklık yok ise (HMK m.119, I/ğ), hâkim, taleple de bağlı olduğu için (HMK m. 26, I), öncelikle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacı tarafa, bir haftalık kesin bir süre verip; onun beyanı doğrultusunda, açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa, kısmî dava mı olduğunu saptamak zorundadır 21. Davacı, açmış olduğu davanın, belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş ve somut olayda da belirsiz alacak davası açılabilmesi için varlığı gereken koşullar mevcutsa, bu dava, belirsiz alacak davası olarak görülmeli ve karara bağlanmalıdır. Somut olayda, belirsiz alacak davası açılabilmesi için varlığı gereken koşulların mevcut olmasına rağmen, davacı taraf, kendisine verilen bir haftalık kesin süre içerisinde, açmış olduğu davanın, kısmî dava olduğu yönünde bir beyanda bulunmuşsa, mahkeme, davayı, kısmî dava olarak kabul edip görmeli ve sonuçlandırmalıdır. Öte yandan, alacağın, belli bir kesiminin dava edildiği açık olmakla beraber, somut olayda, belirsiz alacak davasının işlerlik kazanabilmesi için varlığı gereken koşullar mevcut değil ve fakat kısmî dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan, bir ara kararıyla bir kısmî dava olarak nitelendirilmek suretiyle, görülmeli ve karara bağlanmalıdır. Çünkü, hukukumuzda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun 109. maddesinin son fıkrasının metninin son derece açıklığı karşısında, örtülü kısmî dava dahi caizdir. Koşulları mevcut ise, kısmî dava açılabilmesi için, açılan davanın, kısmî dava olduğuna ilişkin iradenin, dava dilekçesinde, açık ve kesin bir dille ortaya konulması şart değildir. Davacı tarafa, talep sonucunun açıklattırılması gereken durumlarda, davacı taraf, kendisine verilen bir haftalık kesin süre içerisinde, talep sonucunu açıklığa kavuşturmazsa, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir (HMK m.119, II). Davacı, aynı davalıya karşı olan birden ziyade aslî talebini, aynı dava dilekçesinde, birlikte ileri sürmüş, yani, kümülatif dava yığılması işlerlik kazanmışsa; bu durumda, görünüşte tek, gerçekte ise, talep sayısınca dava mevcut olup; bunların her biri hakkında, ayrı ayrı hüküm verilmesi gerekeceği için (HMK m.110), belirsiz alacak davası açılabil- 21 Aynı yönde: Özekes, s.1603. 10 Hukuk Dergisi / 2015-2

Prof. Dr. Süha TANRIVER mesinin koşullarının, her bir aslî talep bakımından, ayrı ayrı incelenip tartışılması gerekir 22. Davacının taleplerinden bazıları belirli, bazıları belirsiz ise, davacı, dava dilekçesinde, her bir talebe ilişkin değeri, ayrı ayrı göstermek zorundadır 23. Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun 107. maddesinin ikinci fıkrasında, belirsiz alacak davası bağlamında, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu, alacağın miktarı ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda, davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın, yani karşı tarafın açık muvafakatine ve ıslaha ihtiyaç kalmadan, davanın başında, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tutarı (asgarî tutarı), tam ve kesin olarak belirlilik kazanan bu tutara kadar artırabilmesine olanak tanınmıştır. Artırım sonucu ulaşılan bu yeni tutara ise, kesin talep sonucu denir. Belirsiz alacak davasında, alacağın tutarındaki belirsizlik, tahkikatın sonuna kadar devam eder; davacı, en geç tahkikatın sonunda 22 Yılmaz Şerh, s.751. 6100 sayılı Kanun un 110. maddesinde düzenlenen, davacının aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi olarak tanımlanan davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) halinde, talep sayısı kadar dava bulunduğu kabul edildiğinden ve aynı Kanun un 297/2. maddesi uyarınca da her bir talep bakımından ayrı ayrı hüküm verilmesi gerektiğinden, bu durumda da dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin belirsiz alacak olup olmadığının her bir talep bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir. (22. HD. nin, 07.05.2015 günlü ve 11568/16824 sayılı kararı). Davacının, aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslîlik ferîlik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesine davaların yığılması denir(h- MK. Mad.110). Birden fazla istemin yer aldığı ve işçi-işveren uyuşmazlıklarında işçinin işçilik alacakları için açtığı davanın örnek teşkil ettiği bir dava türüdür. Davacı birçok talebini, tek bir dava dilekçesi ile talep etmektedir. Aslında kural olarak talep sayısınca dava mevcuttur. Davacı her bir talebi için dava dilekçesinde olguları (vakıaları) ayrı ayrı belirtilmek ve ispat yükü kendisinde ise ispat etmek zorundadır. Yapılan yargılamada her bir talep hakkında ayrı ayrı inceleme yapılır. Yargılama sonunda da her biri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilir. İşte davaların yığılması halinde, davacının isteklerinin bir kısmı belirli bir kısmı belirsiz alacak davası konusu olabilir. Bu durumda talep edilen alacaklardan açıkça belirli olan ve tartışmalı olmayanlar için belirsiz alacak davası veya kısmi dava ile talepte bulunulamaz. Bu nedenle dava şartlarının da her talep açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. (7. HD. nin 07.05.2015 günlü ve 10139/8208 sayılı kararı); aynı yönde bkz.: 9. HD. nin 11.03.2015 günlü ve 2986/10004 sayılı kararı. 23 Simil, s.262. Hukuk Dergisi / 2015-2 11

Türkiye Noterler Birliği talebini belirlemeli (yani, geçici talep sonucunu, kesin talep sonucuna dönüştürmeli) ve bunu mahkemeye bildirmelidir 24. Bu belirleme, hükmedilecek olan yargılama giderlerinin hesaplanması ve kanun yollarına başvurunun tâyini bağlamında da, özel bir önem arz eder 25. Aksi takdirde, hâkim, dava dilekçesi mahkemeye sunulurken, davacının bu dilekçede belirtmiş olduğu tutarı, yani, geçici talep sonucunu, gözetmek suretiyle kararını verir 26. Zira, tahkikat bitiminde ya da alacağın diğer bir şekilde belirlilik kazanmasından sonra, davacı, geçici talep sonucunu, kesin talep sonucuna dönüştürüp mahkemeye bildirmezse, hâkim, geçici taleple bağlıdır ve ondan fazlaya hüküm veremez 27 (HMK. m.26, I). Davacı, aceleci davranıp, geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürdükten sonra, alacağının daha fazla olması gerektiğini düşünerek, bir kez daha, talep sonucunu artırmaya kalkışırsa, iddianın genişletilmesi yasağı ile karşı karşıya kalacağı için, bunu, ancak davalının açık muvafakati yahut ıslaha başvuru suretiyle gerçekleştirebilir 28. Bedensel zararların tazminini konu alan bir dava belirsiz alacak davası şeklinde açılmışsa, tazminat alacağının tutarının, tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anın tâyini açısından, genelde, iki olasılık işlerlik kazanır: Birinci olasılıkta, alacağının tutarının, tam ve kesin olarak belirlenebilmesi, ancak davanın açılmasından sonra, davacı tarafın yapmış olduğu açıklamalardan veya sunmuş olduğu bilgilerden yahut vermiş olduğu belgelerden sonra mümkün olabilir 29. Örneğin, hekimin sorumluluğuna dayanan bir tazminat davası bağlamında, hasta, kendisine uygulanan tedavinin içeriğini, boyutlarını ve niteliğini, hekimin ya da sorumlu hastanenin, kendisini hiç ya da yeterince bilgilendirmemesi nedeniyle bilemediği için, tazminat davasını açtığı anda, zararını, tam ve kesin bir biçimde hesaplayıp belirleyebil- 24 Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.458-459; Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.51; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.944-946. 25 Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.48. 26 Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.56; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.459; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.944; Yavaş, s.63-64. 27 Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.56; Yılmaz Dava Çeşitleri, s.101; Yılmaz Şerh, s.758; Yavaş, s.63-64; Simil, s.175-176. Ercan, manevi tazminat davaları dışında, aynı görüştedir (Ercan, s.88, 94). 28 Ercan, s.97. 29 Yavaş, s.68; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.458; Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.51; Ercan, s.88-89. 12 Hukuk Dergisi / 2015-2

Prof. Dr. Süha TANRIVER me olanağından yoksun kalmış olabilir 30. Davanın açılmasından sonra, davalı hekimin, mahkemeye vermiş olduğu izahat ve sunmuş olduğu belgeler çerçevesinde, uğranılan bedensel zararın tutarı, tam ve kesin olarak belirlenebilir bir nitelik kazanabilir. İkinci olasılık ise, alacağın varlığının ispatı aşamasında, tutarın tam ve kesin olarak belirlilik kazanması hâlidir 31. Bu hal, tahkikat evresinde, mahkemece yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda, alacağın tutarının tam ve kesin olarak tâyin edildiği an biçiminde somutlaşır; etkin ve kapsamlı biçimde, belirsiz alacak davaları bağlamında uygulanma alanı bulur 32. Belirsiz alacak davasında, davacı, sadece bir kez, talep sonucunun belirlenmesi için değerlendirmede bulunacağı ve bunu rakamsal bazda ifade edebileceği için, her bir bilirkişi incelemesinden sonra, talep sonucunu, rakamsal çerçevede yeniden belirleme olanağına sahip değildir 33. Bu nedenle, davacının, geçici talep sonucunu, kesin talep sonucuna dönüştürme işlemini, yani dava dilekçesinde belirtilen asgarî tutarı, iddianın genişletilmesi yasağıyla karşı karşıya kalmadan artırma işlemini, alacağın tutarını belirleyen bilirkişi raporunun kesinleşmesinden sonra yapması, daha isabetli bir tutum ve davranış teşkil eder 34. Alacağın tutarının, tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anın tâyin edilmesi işlemi, tümüyle, davacının iradesine ve tasarrufuna bırakılmıştır; hâkim, bu bağlamda, davacıya herhangi bir hatırlatmada bulunamaz ve süre veremez 35. Davacı, talep sonucunun kesin olarak belirlenmesi işlemini, ancak bir kez yapabilir; aceleci davranıp, kesin bir belirleme yaptıktan sonra, tekrar talep sonucunu artırmaya kalkışırsa, iddianın genişletilmesi yasağı işlerlik kazanır 36. Ancak, onun, talep sonucunu, kesin olarak belirledikten sonra, tutarını azaltması mümkündür. 30 Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.458; Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.51. 31 Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.51; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.458-459; Yavaş, s.68. 32 Simil, s.202; Yavaş, s.65. 33 Simil, s.284; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.947; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.458-459. 34 Simil, s.284. 35 Pekcanıtez, s.52; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s.459; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.948. Belirsiz alacak davalarında, alacağın miktarının belirlenebilir olduğu anda, hâkimin, davacıya, talep sonucunu rakamsal olarak, kesin şekilde belirleyebilmesi için, uygun süre vermesi gerektiği yönündeki görüş için bkz.: Simil, s.285; Yılmaz Şerh, s.743. 36 Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, s.53; Pekcanıtez Soyer e Armağan, s.948; Ercan, s.112; Yılmaz Dava Çeşitleri, s.101. Hukuk Dergisi / 2015-2 13