DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI. DERSİN SORUMLUSU: Yard. Doç. Dr. Nurhayat Değirmenci



Benzer belgeler
Yapı Elemanlarının Davranışı

4. YAPILARDA DEPREM GÜVENLİĞİ SAĞLANMASI

YAPILARDA HASAR TESPĐTĐ-II

. TAŞIYICI SİSTEMLER Çerçeve Perde-çerçeve (boşluklu perde) Perde (boşluksuz perde) Tüp Iç içe tüp Kafes tüp Modüler tüp

TAŞIYICI SİSTEM TASARIMI 1 Prof. Dr. Görün Arun

Yapı Elemanlarının Davranışı

DEPREM BÖLGELERĐNDE YAPILACAK BĐNALAR HAKKINDA YÖNETMELĐK (TDY 2007) Seminerin Kapsamı

BETONARME BİNALARDA DEPREM HASARLARININ NEDEN VE SONUÇLARI

Yapı Elemanlarının Davranışı

TEKNOLOJĐK ARAŞTIRMALAR

YAPILARIN ONARIM VE GÜÇLENDİRİLMESİ DERS NOTU

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI

DEPREMDE HASAR GÖREN YAPILAR ve HASAR NEDENLERİ (DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI) Doç. Dr. Ali KOÇAK

Nautilus kalıpları, yerinde döküm yapılarak, hafifletilmiş betonarme plak döşeme oluşturmak için geliştirilmiş kör kalıp sistemidir.

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI

Süneklik Düzeyi Yüksek Perdeler TANIMLAR Perdeler, planda uzun kenarın kalınlığa oranı en az 7 olan düşey, taşıyıcı sistem elemanlarıdır.

DEPREME DAYANIKLI YAPI İNŞAATI SORULAR

10 - BETONARME TEMELLER ( TS 500)

YAPI VE DEPREM. Prof.Dr. Zekai Celep

Perdelerde Kesme Kuvveti Tasarımı ve Yatay Donatı Uygulaması

İNŞ 320- Betonarme 2 Ders Notları / Prof Dr. Cengiz DÜNDAR Arş. Gör. Duygu BAŞLI

BETONARME YAPI TASARIMI DERSİ Kolon betonarme hesabı Güçlü kolon-zayıf kiriş prensibi Kolon-kiriş birleşim bölgelerinin kesme güvenliği M.S.

NETMELĐĞĐ. Cahit KOCAMAN Deprem Mühendisliği Şube Müdürü Deprem Araştırma Daire Başkanlığı Afet Đşleri Genel Müdürlüğü

BETONARME YAPI ELEMANLARINDA DONATI DÜZENLEME İLKELERİ

Yapının bütün aks aralıkları, enine ve boyuna toplam uzunluğu ölçülerek kontrol edilir.

Prefabrik yapıların tasarımı, temelde geleneksel betonarme yapıların tasarımı ile benzerdir.

BETONARME-II (KOLONLAR)

RİSKLİ BİNALARIN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA ESASLAR 5-Özel Konular

Temeller. Onur ONAT Tunceli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Tunceli

Temel sistemi seçimi;

RİSKLİ YAPILARIN TESPİT EDİLMESİNE İLİŞKİN ESASLAR. 5- Risk Tespit Uygulaması: Betonarme Bina

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI

Çok Katlı Perdeli ve Tünel Kalıp Binaların Modellenmesi ve Tasarımı

Kirişsiz Döşemelerin Uygulamada Tasarım ve Detaylandırılması

ANTAKYA MÜZE OTEL TAŞIYICI SİSTEM PROJESİ. İnş.Yük.Müh. Bülent DEVECİ

Prefabrike Beton Kolonlar. Prefabrike Beton Kolon - Temel Birleşimi. Prefabrike Beton Kolon - Temel Birleşimi

ESKİŞEHİR İLİ BİNA ENVANTERİNİN YAPISAL KUSURLAR VE DÜZENSİZLİKLER BAKIMINDAN İRDELENMESİ

Temeller. Onur ONAT Munzur Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Tunceli

Tanım: Boyuna doğrultuda eksenel basınç kuvveti taşıyan elemanlara Basınç Çubuğu denir.

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI

Kolonun alt ucundaki sarmal bölgede yetersiz etriye nedeniyle mevcut etriyeler açılarak dağılmıştır.

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI. DERSİN SORUMLUSU: Yard. Doç. Dr. Nurhayat Değirmenci

İZMİR İLİ BUCA İLÇESİ 8071 ADA 7 PARSEL RİSKLİ BİNA İNCELEME RAPORU

GENEL KESİTLİ KOLON ELEMANLARIN TAŞIMA GÜCÜ (Ara donatılı dikdörtgen kesitler)

Yapı Elemanlarının Davranışı

11/10/2013 İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ BETONARME YAPILAR BETONARME YAPILAR

Taşıyıcı Sistem İlkeleri. Dr. Haluk Sesigür İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi Yapı ve Deprem Mühendisliği Çalışma Grubu

TEMEL İNŞAATI ŞERİT TEMELLER

DEPREM HESABI. Doç. Dr. Mustafa ZORBOZAN

KOLONLAR Sargı Etkisi. Prof. Dr. Ahmet TOPÇU, Betonarme I, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 147

BETONARME YAPI ELEMANLARINDA HASAR VE ÇATLAK. NEJAT BAYÜLKE İnş. Y. Müh.

YIĞMA YAPI TASARIMI DEPREM BÖLGELERİNDE YAPILACAK BİNALAR HAKKINDA YÖNETMELİK

BAĞIMSIZ PROJE DENETİMİNİN ESASLARI ve HESAP RAPORU HAZIRLANMASI

d : Kirişin faydalı yüksekliği E : Deprem etkisi E : Mevcut beton elastisite modülü

Çelik Yapılar - INS /2016

Perdeli-Çerçeveli Taşıyıcı Sistemli Binalarda Taşıyıcı Sistem Seçiminin Yapı Davranışı Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi

Binaların Deprem Dayanımları Tespiti için Yapısal Analiz

Suat Yıldırım İnşaat Yük Müh. ODTÜ

ÖZHENDEKCİ BASINÇ ÇUBUKLARI

AFET BÖLGELERİNDE YAPILACAK YAPILAR HAKKINDA YÖNETMELİK Deprem Yönetmeliği (1998 değişiklikleri ile birlikte)

Deprem Riski nde Yumuşak Kat Etkisi

Kirişli Döşemeli Betonarme Yapılarda Döşeme Boşluklarının Kat Deplasmanlarına Etkisi. Giriş

Gazbeton Duvar ve Döşeme Elemanları ile İnşa Edilen Az Katlı Konut Binalarının Deprem Güvenliği*

SÜNEK OLMAYAN B/A ÇERÇEVELERİN, ÇELİK ÇAPRAZLARLA, B/A DOLGU DUVARLARLA ve ÇELİK LEVHALAR ile GÜÇLENDİRİLMESİ.

BETONARME YAPI ELEMANLARINDA DONATI DÜZENLEME İLKELERİ

Yapı Elemanlarının Davranışı

Ad-Soyad K J I H G F E D C B A. Öğrenci No. Yapı kullanım amacı. Yerel Zemin Sınıfı. Deprem Bölgesi. Dolgu Duvar Cinsi. Dişli Döşeme Dolgu Cinsi

Bina Hikayeleri. Muharrem Aktaş (Y.Doç.Dr.)

ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi

DÜZCE İLİNDE 1999 YILINDAKİ DEPREMLERDE YIKILAN BETONARME BİNALARDA KULLANILAN BETONUN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ

CS MÜHENDİSLİK PROJE YAZILIM HİZMETLERİ EUROCODE-2'ye GÖRE MOMENT YENİDEN DAĞILIM

BETONARME-II ONUR ONAT HAFTA-1 VE HAFTA-II

BETONARME YAPI TASARIMI -KOLON ÖN BOYUTLANDIRILMASI-

DEPREME DAVRANIŞI DEĞERLENDİRME İÇİN DOĞRUSAL OLMAYAN ANALİZ. NEJAT BAYÜLKE 19 OCAK 2017 İMO ANKARA ŞUBESİ

BÖLÜM 6 - TEMEL ZEMİNİ VE TEMELLER İÇİN DEPREME DAYANIKLI TASARIM KURALLARI 6.1. KAPSAM

.: ĠNġAAT MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ :. Yapıların Güçlendirme Prensipleri

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI

BETONARME-I 5. Hafta KİRİŞLER. Onur ONAT Munzur Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Tunceli

BİLGİLENDİRME EKİ 7E. LİFLİ POLİMER İLE SARGILANAN KOLONLARDA DAYANIM VE SÜNEKLİK ARTIŞININ HESABI

Prof. Dr. Cengiz DÜNDAR

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü

MEVCUT BİNALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GÜÇLENDİRME PROJESİ HAZIRLANMASI İŞİ

RİSKLİ BİNALARIN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA ESASLAR 1-Temel Kavramlar

Taşıyıcı Sistem Elemanları

Zemin ve Asfalt Güçlendirme

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI

RİSKLİ YAPILARIN TESPİT EDİLMESİNE İLİŞKİN ESASLAR. 4- Özel Konular

MEVCUT KAMU BİNALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GÜÇLENDİRİLMESİ ÖZEL TEKNİK ŞARTNAMESİ

BETONARME BİNA TASARIMI

TEMELLER. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi

BETONARME KESİTLERİN EĞİLME MUKAVEMETLERİNİN BELİRLENMESİNDE TEMEL İLKE VE VARSAYIMLAR

Betonarme Çatı Çerçeve ve Kemerler

Prof. Dr. Berna KENDİRLİ

BÖLÜM 7 MEVCUT BİNALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GÜÇLENDİRİLMESİ. sorular

BÜYÜKADA ÇARŞI CAMİİ MİMARİ PROJE YARIŞMASI STATİK RAPORU

İTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Yapı ve Deprem Mühendisliği Çalışma Grubu BETONARME YAPILAR MIM 232. Döşemeler

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü

1- BELGELER 2- YAPI GENEL BİLGİLERİ BAŞLIKLAR 3- YAPIDAN BİLGİ TOPLANMASI 4- RİSKLİ YAPI TESPİT ANALİZİ 5- ZEMİN ETÜD RAPORU 6- YIĞMA YAPI ANALİZİ

TAŞIYICI SİSTEM TASARIMI 1 Prof. Dr. Görün Arun

İÇİNDEKİLER

Transkript:

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMI DERSİN SORUMLUSU: Yard. Doç. Dr. Nurhayat Değirmenci

HASAR TÜRLERİ Zeminden kaynaklanan hasarlar: Sıvılaşma Faylanma Aşırı zemin deformasyonu Yapım sürecinde yapılan hatalardan kaynaklanan hasarlar: Mimari ve taşıyıcı sistem hataları Detay hata ve yetersizlikleri Yapım hataları

SİSTEM HATALARI Planda simetri bozukluğu Yetersiz rijitlik Yükseklik boyunca ani rijitlik ve dayanım değişikliği Yükseklik boyunca kat alanında ani değişme Yumuşak kat Çevre elemanlarında süreksizlik Kuvvetli kiriş-zayıf kolon Kısa kolon oluşumu Büyük kanatlı bina sistemi seçimi Bitişik nizam yapım (yetersiz derz)

TİPİK DEPREM HASARLARI VE NEDENLERİ Yapısal Sistemin Oluşturulmasında Yapılan Yanlışlar Depreme dayanıklı yapı tasarımı kuralları, deprem yönetmeliğimizde son derece detaylı olarak verilmektedir. Bu kurallara uyularak projelendirilen ve inşa edilen yapılarda deprem kuvvetleri sonucunda önemli bir hasar oluşması veya göçme meydana gelmesi çok uzak bir olasılıktır.

TİPİK DEPREM HASARLARI VE NEDENLERİ Yapısal Sistemin Oluşturulmasında Yapılan Yalnışlar Yapıların deprem kuvvetlerine dayanabilmesi ve özellikle göçme olmaması için yeterli yatay rijitliğe sahip olması gereklidir. Bu rijitliğin sağlanması amacıyla proje aşamasında birkaç basit kurala uyulması bile çoğu zaman yeterli olacaktır.

Yapısal Sistemin Oluşturulmasında Yapılan Yalnışlar Kolonlar yapıların asal taşıyıcı elemanlarıdır. Doğru projelendirilmiş ve doğru olarak uygulanmış bir binada, yatay rijitlik, sadece, uygun kesit boyutlarına ve donatıya sahip kolon elemanları ile sağlanabilir. Ancak, çoğu zaman yapım ve detaylandırma kurallarına yeterince uyulmaması ve mimari nedenlerle kolon kesit boyutlarının olabildiğince küçük tutulması gibi nedenlerle kolonlar deprem sırasında yeterli enerji tüketebilme kapasitesine sahip olamamaktadır.

Yapısal Sistemin Oluşturulmasında Yapılan Yanlışlar Ülkemizde sıkça rastlanan kolon yerleşim ve detaylandırma hataları sonucunda, sadece kolonlar ile deprem kuvvetlerinin neden olacağı yatay yer değiştirmelerin yeterince önlenemediği gözlemlenmektedir. Sonuç olarak, yatay yer değiştirmelerin elastik sınırları aşması durumunda yapının komple veya kısmen göçmesi olasılığı artmaktadır.

Yapısal Sistemin Oluşturulmasında Yapılan Yanlışlar Depreme dayanıklı yapı tasarımı açısından uyulması gereken önemli bir kural da, deprem perdelerinin binada dönme yaratmayacak düzende olabildiğince simetrik yerleştirilmesidir. Plan simetrisi göz ardı edilerek yerleştirilen perdelerin bulunduğu yapıların, özellikle kenar kolonları depremden daha fazla etkilenmektedir.

DETAYLANDIRMA HATALARI Genelde davranış bilgisi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Kenetlenme boyu yetersizliği, Bindirme boyu yetersizliği, Yetersiz sargı donatısı Kolon ve kiriş uçlarında plastik mafsal oluşamamakta ve yeterli sünekliğe sahip olmayan elemanlar kırılarak göçmektedir.

Betonarme Detay Hataları İnşaat pratiğimizde yaptığımız önemli uygulama hatalarında biri de, kolon sargı donatılarının yönetmeliklerde belirtildiği gibi yerleştirilmemesidir. Yapının deprem yüklemesi altında performansını etkileyen en önemli faktörlerden biri olan sargı donatıları (etriyeler) ne yazık ki ülkemizin hemen her yerinde bilinçsizce gözardı edilmektedir. Sargısız kolon manzaralarını son on yılımıza damgasını vuran Erzincan, Dinar, ve Adana Ceyhan depreminde de sıkça gözlemlemiştik.

Betonarme Detay Hataları Deprem Yönetmeliği, sargı demirlerinin kolon uçlarına yakın bölgelerde sıklaştırılmasını öngörmektedir. Bir başka deyimle, kolon açıklığı boyunca tipik olarak 20cm aralıklarla yerleştirilen etriyelerin, deprem kuvvetlerinin kolon üzerinde en etkin olduğu uç bölgelerde aralığının yaklaşık olarak 10cm'ye indirilerek sargı bölgelerinin oluşumu sağlanmalıdır. Yönetmeliklerin gereklerine uyulmaması suçtur. Kimi zaman inşaat maliyetlerinin bilinçsizce ucuzlatılma kaygıları, kimi zaman da bilgi eksikliği nedeniyle, deprem açısından son derece önemli olan sargı bölgeleri oluşturulmamaktadır.

YAPIM HATALARI Beton kalitesinin düşük olması, Eleman boyutlarının projede verilen değerleri tutmaması, Donatının projede verilen düzende yerleştirilmemesi, Projede bulunmayan taşıyıcı olmayan unsurların yapıya eklenmesi.

Depremlerde hasar gören veya yıkılan binalarda göze çarpan önemli bir konu kolon boyuna donatılarının bindirmeli eklerinin kolon kiriş birleşim bölgelerinde yapılmış olmasıdır. Depremden sonra yapılan araştırmalarda pek çok yapıda bırakılan betonarme donatı filizlerinin yetersiz veya rasgele uzunluklarda bırakıldığı tespit edilmiştir. Filiz boyları TDY 7.3.3.2 ve TS500 9.1.2 e göre düzenlenmelidir. Bir üst kat kolonu için bırakılan bu filizler gerekli önlemler alınmadığı takdirde korozyona uğramaktadır. Paslanmış donatı, aderansı önemli ölçüde olumsuz etkilemekte ve donatının betondan sıyrılıp çıkması kolaylaşmaktadır. Kolonda basınca çalışan boyuna çubukta kanca yapılması kabuk betonunda büyük zararlara yol açmaktadır. Kolona kanca yapılarak yerleştirilmiş donatı, kabuk betonunu ezerek çatlamasına neden olur.

Çekme kuvveti altında betona aktarılan kuvvetler.

Kolon donatılarının ucunda kanca yapılması sonucu betonun patlamasına yol açar

Kolon-kiriş birleşim bölgelerinde donatı detaylarının yeterliliği ve uygunluğu, deprem yükü etkisi altındaki yapının davranışı için oldukça önemlidir. Ülkemizde görülen depremlerin ardından, genellikle kolon-kiriş birleşim noktalarında ciddi hasarlar meydan geldiği söylenebilir. Beton dökümünden önce yapılması gereken kontrollerde, donatı yetersizliklerinin ve yanlış uygulamaların fark edilmemesi veya gerekli dikkatin gösterilmemesi, kolon-kiriş birleşim noktalarına yeterli özenin gösterilmediğinin işaretidir. Kolon-kiriş birleşim bölgesindeki hasarların en önemli nedenlerinden biri olarak etriye yetersizliği sayılabilir.

Etriyelerin deprem kuvvetlerine karşı üç önemli etkisi vardır; 1) Kesme kuvvetine karşı kolonun dayanımını arttırmak. 2) Sargı donatısı olarak betonun sünekliğini arttırmak. 3) Boyuna donatının bindirmeli eklerinde aderansı arttırmak.

Kolon-kiriş birleşim bölgesinde etriye yerleştirme güçlüğü ve yıllardır süregelen alışkanlıklar nedeniyle ülkemizde kiriş yüksekliğince kolon etriyelerinin yerleştirilmemesi veya düzensiz yerleştirilmesi büyük ölçüde devam etmektedir. Bunun bir nedeni de, kolon boyutlarının küçük olması ya da kolon ve perdelerin kirişle aynı genişlikte olmasıdır. Birleşim bölgesinde kolon boyutların küçük olması, aynı zamanda kiriş boyuna donatılarının düğüm noktasına uygun şekilde ankrajına da engel olmakta, dolayısıyla düğüm noktasının kolayca önemli hasar görmesine neden olmaktadır.

Kolon-kiriş birleşim yerinde hasar

Minimum boyutlu köşe kolona birleşen minimum genişlikli bir kirişin plandaki donatıları Şekilde verilmiştir

Görüldüğü gibi, kolon 25cm 30cm boyutlu, kiriş 25cm genişliklidir. Dıştaki ve içteki elemanlarda beton örtüsü sırasıyla 2.5cm ve 2.0cm olması durumunda, kiriş boyuna donatısı ile kiriş dış yüzü arasındaki uzaklık 4.7cm ve 4.2 cm dir. Kiriş için hesaplanan donatının kirişe yerleştirilmesi, proje aşamasında bu hususlar dikkate alınmadan yapılmaktadır. Dolayısıyla kiriş eğilme donatısının tek sıra olarak yerleştirilmesinde sıkıntılar meydana gelebilecek, uygulamada çoğunlukla iki sıra donatı gerekebileceği açıktır. Ülkemizde yapı denetimindeki aksaklıkların hala giderilemediği ve kontrol dışı yapı inşası gözönüne alındığında, bu hususa meydan vermeyecek düzenlemelerin olabildiğince giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, kolon boyutlarının kendisine mesnetlenen kirişlerden en az 5cm~10cm daha büyük olması, burada değinilen olumsuzluğu önlemek bakımından uygun bir düzenleme olacaktır. Kolonun kirişten daha geniş olduğu bir birleşime ait donatıların yerleştirilmesi plan ve kesit üzerinde aşağıdaki şekilde verilmiştir.

Kalın kolon ince kiriş birleşimi donatı düzeni

Bir diğer sorun ise, kirişlerin kolonlara merkezinden simetrik olarak birleştirilmemesidir. Köşe, kenar ve iç kolona simetrik olarak birleşen ve kolonların daha geniş olduğu bir düzenleme şekil de verilmiştir.

Bu tür bir düzenleme hem birleşim bölgesinde donatıların uygun ankrajı ve hem de beton örtüsünün kirişin iki yüzünde de dengeli olarak teşkil bakımından gereklidir. Buna göre betonarme çerçeve ve perde-çerçeve taşıyıcı sistem tasarımlarında bu hususa dikkat edilmesi, yapılardan deprem sırasında beklenen davranışın gözlenebilmesi bakımından gerekli görülmektedir. Köşe, kenar ve iç, kolon-kiriş birleşim bölgesi için ideal çözüm örnekleri.

Zemin Koşulları ve Yer Seçiminin Önemi Mühendislik açısından yeterli önlem alınırsa ve temel sistemleri zemin koşulları göz önüne alınarak tasarlanırsa, pratik olarak her türlü zemin koşullarında yapı inşa edilebilir. Ancak, yapılaşma bölgesinin bir fay hattına yakınlığı ve kötü zemin koşullarının varlığı, doğal olarak burada yapılacak yapılarını maliyetini de olumsuz yönde etkileyecektir. Prensip olarak, zemin iyileştirmesinin ve yapısal önlemlerin maliyetinin bütçeleri aşması halinde yapılaşma için başka yerleşimler aranmalıdır. Genelde yapılan yanlış ise, bu tür zemin ve ortam koşullarının var olduğunu bile bile, alınması gereken önlemlerin maliyeti nedeniyle standart radye temeller üzerine apartmanların inşa edilmesidir.

Depremin oluşturduğu titreşimlerin etkisiyle gevşek, suya doygun durumdaki taneli zeminlerin taşıma kapasitelerini kaybederek sıvı gibi davranış göstermesine zemin sıvılaşması denilmektedir. Özellikle, Adapazarı'nda birçok bina, temel altındaki ince daneli ve suya doygun zeminin 0.40 g'yi aşan yatay ivme nedeniyle sıvılaşması sonucu ağır hasara uğramıştır. Zemin sıvılaşması sonucu zemin taşıma kapasitesinde önemli ölçüde kayıp olur. Sıvılaşan katmanlar üzerinde bulunan binalarda ciddi boyutlarda düşey oturmalar-farklı oturmalarötelemeler-devrilmeler oluşur. Yanal yayılmalar ise sıvılaşmadan kaynaklanan kayma dayanımı kaybının neden olduğu bir yüzey hareketidir. Yüzeyde gözlenen bu hareket sonucunda binalar özellikle rijit binalarda çekme gerilmelerinden kaynaklanan ciddi çatlaklar, farklı oturmalar oluşur.

Zemin sıvılaşması.

Zemin sıvılaşmasından oluşan bir diğer hareket de akma hareketidir. Akma hareketi prensip olarak yanal hareketin daha geniş bir bölgeye yayılmış biçimi olup, genellikle %5 eğimden daha büyük arazide oluşur. Binalarda yanal yer değiştirmeler, farklı oturmalardan dolayı ciddi yapısal hasarlar söz konusudur. Binaların maruz kalacağı farklı oturma değerleri yapısal hasarlar ın düzeyini belirler. Gerek yanal yayılmada gerekse akma hareketinde gözlenen maksimum çökme değerleri binalarda izin verilebilir çökme değerlerinden (50-60 mm) daha büyüktür.

Çay / Taşıyıcı sistemin tamamen çökmesi

Çay / Deprem yüklerine karşı kalitesiz kılıcına kolonların yıkılması

Çay / Yumuşak kat nedeniyle zemin katının çökmesi

Çay / Düşük beton kalitesi yanı sıra yetersiz donatılı kolon kesiti (13cm en)

Blok başında bulunan yapılarda çekiçleme etkisi devrilmeye neden oluyor. Yapının bodrum katının bulunmaması, cephesinin çok dar ve yüksekliğinin ise çok fazla olması nedeni ile yapı devrilmeye karşı koyamamıştır. Yapının temel derinliği yapı yüksekliğinin 1/6 sı kadar olmalıdır.

Bina yüksekliği ile temel derinliği arasında 1/6 oranı bulunmalıdır. 6 katlı binada 1/6 oranına göre en az 1 bodrum kat seviyesinde temel derinliği olması gerekirken temel derinliğinin ancak 1 m.'yi bulması yapının cephesi de çok dar olduğundan devrilmeye sebep olmuştur. Burada sağ tarafta görülen binanın çekiçleme etkisi de yıkılmayı kolaylaştırmıştır

Zemin kat dükkan yüksekliğinin artırılması sonucu kolon alt ve üst uçlarında donatı akması meydana gelmiştir. Yetersiz kolon kesiti ve eksik etriye yerleştirilmesi neticesinde yapıda oluşan ağır hasar görülmektedir. Arka cephede mevcut düzensiz perde kolonlar nedeniyle yapı tamamen yıkılmaktan kurtulmuştur.

Zemin kat dükkan yüksekliğinin fazla olması nedeni ile kolon üst ucunda beton ezilmiş ve düşey donatılar, etriye sıklaştırılması da yapılmadığından akarak burkulmuştur. Kolon kesitleri zayıftır ve kolon sargı donatıları yetersizdir.

Burada kolon üst sargı bölgesinde meydana gelen kayma hasarı görülmektedir. Sargı donatıları yetersizdir. Asma kat hizasında kolonları birbirine bağlayan yatay konstrüktif kiriş, kısa kolon etkisi oluşturarak hasarı artırmıştır.

Zemin kat kolonunun üst ucunda meydana gelen ezilme ve eksenel basınç altında betonun ezilerek donatının akması görülmektedir. Kolonda düşey donatının tek başına yeterli olmadığı ve bu bölgede etriye sıklaştırılması yapılmadığı görülüyor. Etriye sıklaştırılmasının önemi açıkça görülmektedir.

Zemin kat kolonu üst ucunda, kolon etriyelerinin gevşek bağlanmadan dolayı sıyrılarak üst üste yığıldığı görülmektedir. Pompayla hazır beton dökülme esnasında pompadan hızla çıkan beton bu etriyeleri üst üste yığabilir, etriyelerin yeteri kadar sıkılıkta bağlanması şarttır.

Zemin kat dükkan yüksekliğinin fazlalığı nedeni ile kolon alt ve üst uçlarında meydana gelen beton ezilmesi ve donatı akması görülmektedir. Ağır hasarlı yapı, donatılar üsulune uygun değildir. Beton kalitesi yeterli değildir. Statik sistem uygun değildir. Sağdaki bitişik kenarda bulunan yapı ise çekiçleme etkisiyle, cephesinin daha dar oluşu ve bodrum katının bulunmaması yüzünden devrilmeye karşı rijit davranamamış ve devrilerek ağır hasar görmüştür. Yapılarda hataların bir arada beraber bulunması sonucu önemli derecede ağır hasarlar meydanagelmiştir.

Kolon ve kirişin birleşme bölgesinde betonun ezilmesi ile meydana gelen ağır hasar görülmektedir. Kolon düşey demirlerinin kiriş içerisinde devam eden bölümünde ve kolon kiriş birleşme bölgelerinde etriye sıklaştırılmasının yapılmadığı görülüyor. Kirişteki kesme çatlakları kiriş eksenine ~45 açıda oluşmuştur. Bu kesme çatlakları kirişte yeterli etriye kullanılarak önlenebilir. Kirişlerde kullanılacak etriyelerin uçlarının 135 kıvrılarak kiriş içine gömülmesi, kirişin kesme kapasitesini yani yapının mukavemetini artırır. Kolon üst ucundaki asma kat kirişlerinin, kolona tek yönde bağlı olması ve kolonların aynı aks üzerinde bulunmaması sonucu oluşan burkulma nedeni ile yapıda olması gerekenden daha fazla hasar meydana gelmiştir.

Yapıda; düzensiz statik sistem sonucu kolon uçlarında oluşan burkulma ile beton ezilerek dökülmüş ve etriyeler açılarak donatının dağılmasına sebep olmuştur. Kolonun alt ucundaki sarmal bölgede yetersiz etriye nedeniyle mevcut etriyeler açılarak dağılmıştır.

Betonun ezilmesi sonucu kolonun taşıma gücüne, basınç bölgesinde ulaşan deprem kuvvetleri, tüm basıncı karşılamak zorunda kalan boyuna donatının burkulmasına sebep olmuştur. Bu burkulma etriye sıklaştırılması ile ortadan kaldırılabilir. Donatının ezilmeden dağıldığı ve bu bölgede etriye aralığının çok fazla olduğu görülmektedir. Kolonlar deprem yükleri altında büyük kesme kuvvetleri alır. Kolonların sarmal bölgesinde kullanılacak etriyelerin uçları, 135 betonun içerisine girecek şekilde kıvrılmalıdır. šekilde görülen etriyelerin usulüne uygun kıvrılmadığı için açıldığı görülüyor. Düzensiz statik sistem neticesinde fotoğrafta gözlenen burkulma meydana gelmiştir.

Taşıyıcı sistemde belirli bir deprem doğrultusu için her bir kolon-kiriş düğüm noktasına birleşen kolonların taşıma gücü momentlerinin toplamı, o düğüm noktasına birleşen kirişlerin taşıma gücü momentleri toplamından daha büyük olmalıdır. Bu ilkeye uygun olmayan tasarımlarda plastik mafsallar, öncelikle zayıf olan kolon kesitinde oluşmaya zorlanır ve deprem enerjisini kolonlardaki plastik mafsallar harcamaya zorlanırken sistem istenmeyen bir şekilde aniden göçer. Kat mekanizması biçiminde ortaya çıkan bu tür göçme halleri can kaybının da çok olmasında önemli bir nedendir. Oysa "güçlü kolon-zayıf kiriş" ilkesi ile yapılan tasarımlarda öncelikle kiriş uçlarında plastik mafsal oluşması beklenir ve deprem enerjisinin önemli bir kısmı bu kiriş mafsallarında tüketilir. Plastik mafsalların öncelikle kiriş uçlarında oluşması sistemi sünek (düktil) davranışa götürür. Yapılarda yeterli süneklik kapasitesinin sağlanamaması hasar oluşumunda önemli bir etkendir. Oysa sünek davranış sayesinde komşu elemanlar arasında yük taşıma anlamında bir çeşit yardımlaşma olmaktadır. Eleman düzeyinde hasar çok olsa bile, sünek davranış sayesinde, katlar birbiri üzerine yıkılarak göçme yerine, yapı bir yöne doğru kaykılarak göçer. Bu tür göçme mekanizması kolon mekanizmasına kıyasla daha kabul edilebilir bir göçme halidir.

Afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmelik gereğince; Statik sistemde ani rijitlik değişmelerinin bulunmaması, burulma oluşmaması için taşıyıcı sistem elemanlarının mümkün mertebe simetrik yerleştirilmesi gerekir. Perde kolonların binanın herhangi bir katında, kendi düzlemleri içerisinde kirişlerin üstündeki açıklığın ortasına veya kenarına oturtulmasına izin verilmemelidir.

1. ve 2. derece deprem bölgelerinde her iki deprem doğrultusunda birbirine dik yerleştirilmiş perde kolon veya perde çerçeveli sistemlerin tercih edilmesi önemlidir. Yapım hatasına daha fazla tolerans gösteren perde duvarlı sistemler tercih edilmelidir. Bu nedenle yapının her iki yönünde minimum perde bulundurmak zorunludur. Perdeler olabildiğince çevreye yerleştirilmeli ve köşeler tercih edilmelidir. Perdelerin asimetri dolayısıyla burulma oluşturmasını önlemek için titiz davranılmalıdır.

Çerçeve kirişler olabildiğince aynı kesite sahip olmalıdır. Kirişlerin her iki ucunda 2d uzunluğundaki sargı bölgesinde etriye aralığı d/4'ü geçmemelidir. Mesnetlerde alt donatı üst donatının %50'sinden az olmamalıdır. Mesnetlerdeki üst donatı, mesnet yüzünden açıklığa doğru ln/4 kadar uzatılmadan kesilmemelidir. Pilyelerin -üstte- mesnet yüzüne uzaklığı, kiriş yüksekliğinden az olmamalıdır. Mesnet üst donatısının en az 1/4ü açıklık boyunca devam ettirilmelidir.

Mesnetlerdeki alt donatı mesnet yüzünden başlayarak en az kenetlenme boyu kadar devam ettirilmelidir. Kenar mesnetlerde kiriş alt ve üst donatısı, düşey taşıyıcının kolon veya kiriş arka yüzeyine kadar uzatıldıktan sonra 90 bükülerek kenetlenmelidir. Büküm noktasından sonra düz kısım 25 Ø'den az olmamalıdır. Bir kirişin diğer bir kirişe saplandığı durumlarda, maksimum kesme kuvvetini aktarabilecek kapasitede kapalı etriye bulundurmalıdır.

Bir yapının taşıyıcı sistemi hem planda, hem de uygulamada düşey doğrultuda basit iki yönde simetrik ve çok muntazam olmalıdır. Sade ve simetrik bir yapının depreme karşı davranışını analiz etmek, simetrik olmayan ve karmaşık bir yapıyı analiz etmek ve boyutlandırmaktan çok daha kolay, hassas ve güvencelidir. Simetrik olmayan rijitlik dağılımı, binanın deprem kuvvetleri karşısında burulmasına ve zayıf tarafta bulunan bazı kolonların aşırı zorlanmasına yol açarak ağır hasarlara neden olabilir.

Planda simetrik olmayan binalar ile planda simetrik olan ancak kolon ve perdelerin yerleştirilmesi bakımından simetrik olmayan yapılar sakıncalı olabilir. Burulma olan binalarda rijitliğin yoğunlaştığı taraftaki değil, rijitliğin az olduğu uçlardaki kolonlara gelen aşırı zorlanmalar, ağır hasarlara neden olabilir. Bu nedenle bu kolonlar itina ile boyutlandırılmalıdır.

Kiriş ve kolon uçlarında gerekli etriye sıklaştırılmasının yapılmaması sonucu, bu noktalarda deprem kuvvetleri ile oluşan enerji tüketilememektedir. Bu durum önemli kırılma ve göçmelere neden olmaktadır.

Büyük açıklıklı kirişler ağır kütleler oluşturabilir. Ağır kütleler, taşıyıcı sistemi depremde risk altına sokabilir: Deprem titreşimi esnasında civarındaki kolonları aşırı derecede yükleyebilir ve göçmelere neden olabilir. Çok ağır yükler içeren döşemelerin ve büyük açıklıklı kirişleri taşıyan kolonların, taşıma güçlerinin deprem yükleri altında yetersiz kaldığı ve bu zayıf kolonların göçmesi nedeniyle tüm yapı sisteminin göçtüğü gözlenmiştir.

Kolonlarla birlikte çerçeve oluşturan veya perdelere kendi düzlemleri içinde bağlanan kirişlerin enkesit boyutlarına ilişkin koşullar aşağıda verilmiştir: (a) Kiriş gövde genişliği en az 250 mm olacaktır. Gövde genişliği, kiriş yüksekliği ile kirişin birleştiği kolonun kirişe dik genişliğinin toplamını geçmeyecektir. (b) Kiriş yüksekliği, döşeme kalınlığının 3 katından ve 300 mm den daha az, kiriş gövde genişliğinin 3.5 katından daha fazla olmayacaktır. (c) Kiriş yüksekliği, serbest açıklığın 1/4 ünden daha fazla olmamalıdır. Aksi durumda 3.4.2.5 uygulanacaktır. (d) Kiriş genişliği ve yüksekliği ile ilgili olarak yukarıda belirtilen sınırlamalar, kolonlara mafsallı olarak bağlanan betonarme ya da öngerilmeli prefabrike kirişler, bağ kirişli (boşluklu) perdelerin bağ kirişleri ve çerçeve kirişlerine kolon-kiriş düğüm noktaları dışında saplanan ikincil kirişler için geçerli değildir.

Kolon boyu donatılarının filiz boylarının kısa tutulması sonucu oluşan kat tesirlerinin etkisi ile kolonda hasar meydana gelmektedir. Kolonlar deprem yanal yükleri altında büyük kesme kuvveti alırlar. Kolonların kesme kuvvetinden dolayı kırılmasının önlenmesi için kolon düğüm noktalarında mutlaka etriye sıklaştırılması yapılmalıdır. Kolonlarda etriyenin etkili olabilmesi için etriye uçlarının 135 kıvrılması gerekir. Etriye uçlarının kolon içine doğru kıvrılmaması halinde basınç altında etriye uçları açılacak ve kolonda hasar meydana gelecektir.

Bodrum katı bulunmayan dar cepheli yapı, bitişiğindeki daha geniş cepheli yapı ile meydana gelen çekiçleme etkisi altında daha az rijit olduğundan devrilmiştir.

Cephesi takriben ~4 m., yüksekliği ise 6 kat - takriben ~16 m.- olan yapıda yükseklik cephenin 3 katından fazla olduğundan, yapı yanal deprem kuvvetleri etkisi ile devrilmiştir. Yeterli temel derinliği: Bina yüksekliğinin 1/6 oranında bir bodrum kat bulunmadığı ndan yapı devrilme kuvvetlerine karşı koyamayıp yıkılmıştır.

Bodrum kat düşey donatı demirlerinin paslanması neticesinde demirlerin elle koparılarak dağıldığı görülmektedir. Binaların bodrum katlarında rutubet mutlaka önlenmelidir. Çevre yüzey sularına karşı mutlaka izolasyon yapılmalıdır.

Bodrum kat kolon düşey donatı demirleri rutubet etkisi altında paslanarak donatı kesit çaplarının paslanmak suretiyle zayıfladığı görülmektedir. Bodrum katlardaki korozyon nedeniyle yapılar ciddi tehlike altına girer.

Bodrum kat kolon ve kiriş düğüm noktasında paspayları dökülerek donatıların korozyona uğramış hali gözükmektedir

Bodrum kat kiriş demirlerinin üzerindeki paspayları rutubet etkisiyle dökülerek boyuna donatıların paslanmak suretiyle demiri çekme mukavemetini kaybettiği bu nedenle yapılarda yatay deprem kuvvetleri olmasa dahi yapı ciddi tehlike arzetmektedir. Mutlaka gerekli güçlendirmeler yapılarak tedbirler alınmalıdır. Sağlam zemin üzerine blokaj betonu dökülerek temel altı bohçalama metoduyla yeraltı ve çevre sularına karşı direne edilerek izalasyon yapılmaktadır. Böylece yapıların temellerinden itibaren korozyana -paslanma- karşı önlem alınmaktadır.

Depreme dayanıklı mimari tasarımın en az yönetmeliklerin uygulanması kadar önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Depreme dayanıklı mimari tasarım, tasarımda ve uygulamada yer ve zemin etkilerinin (topografya, zemin v.b.), uygun yapı biçimlenmesinin, taşıyıcı sistem seçiminin, yapısal ayrıntıların biçimlendirilmesinin, tasarım süreci içinde ele alınmasını içermektedir.

Yıkıcı depremlerden çıkarılan dersler, depreme dayanıklı yapı tasarımı için aynı önemde ve aynı anda üç temel koşulun bir araya getirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. a. Depreme dayanıklı mimari tasarım b. Yasa ve Yönetmeliklere uygunluk c. Nitelikli malzeme, uygulama ve denetim Mimari tasarım açısından hatalı ve eksik tasarım kararları, özellikle rezonans, burulma, farklı salınımlara bağlı gerilme yığılmaları, deprem yükleri altında bazı yapı bölümlerinin zayıflaması (yumuşak kat etkisi), deprem yüklerinin bazı elemanlar üzerinde yoğunlaşması (kısa kolon etkisi vb.) gibi etkenlere bağlı olarak yıkıcı hasarlara neden olabilmektedir.

Taşıyıcı sistemi çok iyi hesaplanmış, ancak düzensiz taşıyıcı sisteme sahip bir yapının deprem davranışı, taşıyıcı sistemi kabaca hesaplanmış, ancak taşıyıcı sistemi oldukça düzenli olan bir yapının davranışından daha olumsuzdur.

Taşıyıcı sistemi iyi düzenlenmemiş bir yapının depremde davranışını hesapla artırmak olanaklı değildir. Bu nedenle, depreme dayanıklı yapı tasarımı sürecinde, mimari tasarım kararları en az yasa ve yönetmeliklerin uygulanması kadar yapının deprem sırasındaki davranışını olumlu yada olumsuz yönde etkileyebilecek, hayati bir öneme sahiptir. Bu önem öncelikle, yapının deprem sırasındaki performansını büyük oranda etkileyecek ve mimar tarafından mimari tasarım süreci eskiz aşamasında karar verilecek olan yapı geometrisi, taşıyıcı sistem seçimi ve taşıyıcı sistemin deprem yükleri altındaki davranışı gibi kritik ve temel kararlara bağlıdır.

YAPILARDA DEPREM GÜVENLİĞİ SAĞLANMASI Deprem zararlarının azaltılmasında, yapıların yeterli düzeyde deprem güvenliği taşımasının önemi açıktır. Depremde yapıların yeterli bir davranış sergileyerek ağır hasar görmediği ve göçmediği durumlarda, depremin neden olacağı ekonomik zararın ve can kaybının en alt düzeyde olacağı herkes tarafından bilinmektedir. Bu konuda gelişme sağlamak amacıyla yapılabilecek çalışmalar ve alınabilecek önlemler bu bölümde değerlendirilmektedir.

Bugünkü Durum Önemli bir deprem tehlikesi altında bulunan yerleşim bölgelerimizde çoğunluğu yakın dönemlerde inşa edilmiş büyük bir yapı stoku bulunmaktadır. Yalnızca İstanbul da bir milyon kadar bina bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu büyük yapı stokundaki yapıların büyük bir bölümünün yeterli deprem güvenliği taşımadığı bilinmektedir. Zira, bunların pek çoğu mühendislik hizmeti görmemiş, dolayısıyla deprem etkileri göz önünde tutulmadan tasarlanmış ve yapılmıştır.

Bugünkü Durum Doksanlı yıllarda gerçekleşen kent depremleri, büyük yapı hasarına neden olmuş, yapılarımızın yeterince güvenli olmadığı düşüncesini doğrulamış,mühendislik uygulamalarımızın fazla başarılı olmadığını ortaya koymuştur. Ancak, bu gözlem genellenerek, mühendislik düzeyimizin yetersiz olduğu yargısına ulaşmak yanlıştır. Zira, mühendislerimiz ve yapı endüstrimiz gerek yurt içinde, gerek yurt dışında çok başarılı çalışmalar yaparak yeteneklerini kanıtlamışlardır. Bu tür çalışma ürünü yapıların ne deprem güvenliği açısından, ne de başka bir açıdan yetersiz olmadıkları kesindir. Yaygın ve önemli sorun, iyi yetişmemiş mühendislerle çalışan, değer ölçüleri tartışmalı yapımcıların, sağlıklı bir yapı denetimi olmadan ürettikleri yapılarda ortaya çıkmaktadır

Deprem sonrası incelemeler, eğer çok kötü yapılmamışlarsa, az katlı binaların depremde büyük bir sorun yaratmadıklarını göstermektedir. Öte yandan çok yüksek ve özel yapılara önem verildiği, özen gösterildiği açıktır. Bu tür yapılarda üst düzey mühendislik uygulaması yapılmakta, tüm yönetmelik gereklerine ve teknik kurallara uyulmaktadır. Sonuç olarak, deprem güvenliği bu tür yapılarda önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmamaktadır. Bir başka deyişle, Türkiye de yapıların deprem güvenliği yetersizliği sorunu, yetersiz bir denetim sistemi içinde, kötü uygulamalarla yapılmış olan orta yükseklikte (4 kat ile 8 kat arası) binalarda yoğunlaşmaktadır. Kötü mühendislik, sorumsuz uygulama ve umursamaz denetim sonucu ortaya çıkan bu tür, ne yazık ki, tüm kentlerimizde oldukça yaygındır.

Yeni Yapılacak Yapıların Deprem Güvenliği Bir yapının yeterli deprem güvenliğine sahip olup olmadığı, o yapının geçerli olan deprem yönetmeliği ile diğer yapı yönetmelikleri gereklerine ve teknik kurallara uygun olup olmadığına bakılarak değerlendirilir. Bir başka deyişle, o sırada yürürlükte olan deprem yönetmeliğinin deprem güvenliği ölçütleri, yapılarda aranan deprem güvenliği düzeyini de belirler.

Deprem yönetmeliklerinde çeşitli performans düzeyleri temel alınabilirse de, bugün konut ve işyeri gibi özel olmayan binalar için yaygın olarak benimsenen deprem güvenliği anlayışı şöyle tanımlanabilir: Bir yapı, (i) hafif bir depremde hasar görmemelidir; (ii) orta şiddette bir depremde hasar görebilir, ancak bu hasar kolayca onarılabilir nitelikte olmalıdır; (iii) şiddetli bir depremde ise onarılamayacak kadar ağır hasar bile kabul edilebilir, ancak bina göçmeden ayakta kalabilmeli ve can kaybına neden olmamalıdır.

Yapıların deprem güvenliğine kavuşturulmasında atılacak ilk adım, kuşkusuz, yeni yapılacak yapıların yürürlükte olan deprem yönetmeliği kural ve koşulları ile tüm teknik gereklere uygun biçimde tasarlanması ve yapılmasının sağlanmasıdır. Doğal olarak her zaman bulunması gereken bu durumun gerçekleşmesi, çeşitli alanlarda çok sayıda gelişmenin sağlanmasına bağlıdır.

Öncelikle, etkin bir yapı denetimi sistemi gereklidir. Bu sistemin başarısı, sistemin iyi tasarlanmış olması yanı sıra,içinde görev alacak teknik elemanların iyi yetiştirilmiş, sağlam değer yargılarına sahip kişiler olmalarına bağlıdır. Bir başka deyişle, teknik eleman eğitimi büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda, eğitsel altyapısı gerektiği gibi hazırlanmaksızın, biri biri ardından açılan üniversitelerin pek çoğunda teknik eleman yetiştiren bölümler vardır. Yeterli bir eğitim kadrosu bulunmayan bu bölümler, yeterli olmaktan uzak çok sayıda teknik eleman mezun etmektedir.

Yurdumuzda meslek içi eğitimin yetersiz olması ve meslek elemanlarının bir süre deneyim kazandıktan sonra bir sınavla yetkinliklerini kanıtlaması ve böylece bazı yetkiler kazanması (yetkin meslek adamı) uygulaması bulunmaması nedeniyle, eksik ve hatta yanlış bir eğitim sonunda mezun olan bir genç, en deneyimli ve en yetkin meslektaşıyla aynı yetkilere sahiptir.

Bu anlayış içinde Sayıca yeterli ve yetkin bir eğitim kadrosu oluşturulmadan teknik eleman yetiştirecek yeni üniversiteler açılmamalıdır. Açılmış olanların eğitim kadrolarının güçlendirilmesi sağlanmalıdır. Bunun sağlanamadığı durumlarda, yetersiz bölümler kapatılmalı, yetersiz teknik elemanlar üretilerek teknik eleman enflasyonu yaratılması önlenmelidir.

Yetkin mühendis, Yetkin mimar gibi adlandırılan yetkin meslek adamı kavramı mutlaka hayata geçirilmelidir. Bu amaçla oluşturulacak sistem, çoğunluğu mutlu edecek kolaycı bir yaklaşıma değil, gerçekçi değerlendirmelere dayalı olmalı, verilen süreli yetkiler belirli aralıklarla değerlendirilmeli, başarıya bağlı olarak yenilenmelidir

Meslek içi eğitim geliştirilmeli, gerekirse zorunlu kılınmalıdır. Bir görevin yerine getirilmesi anlayışı içinde düzenlenen yüzeysel kursların fazla yararlı olmadığı bilinmektedir. Bu kursların düzenli biçimde ve belirli içeriklerle uygulanması ve bir sınav yapılarak başarının değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

Yurttaşların sahip oldukları anlayış ve sergiledikleri yaklaşım, yeni yapılacak yapılarda deprem güvenliği sağlanmasında ve yapı denetimi sisteminin doğru işlemesinde büyük bir etkiye sahiptir. Eğer yurttaş, binasının yeterli düzeyde deprem güvenliği taşımasına ve dolayısıyla orada yaşayacak çocuklarının can güvenliğine (hiç değilse banyosunun fayanslarına verdiği kadar) önem verirse ve bunun için küçük sayılabilecek bir bedel ödemeye hazır olursa, yapı endüstrisi bu gereksinimi karşılar. Öte yandan, eğer yurttaş uzun dönemli çıkarını değil, kısa dönemli küçük çıkarlarını önemsemeyi sürdürürse, güvensiz binaların üretilmesi de sürer gider ve yapı denetimi sisteminin yozlaştırılması da önlenemez.

Yurttaşların bu konuda doğru yaklaşımı benimsemelerine yönelik olarak her türlü eğitim çalışmasına ağırlık verilmelidir. İlkokullardan başlayarak, televizyon, radyo ve basından en geniş kapsamda yararlanarak, yurttaşlara doğru bilgiler verilmeli, deprem güvenliği konusuna kadercilikle değil, bilime dayalı akılcı bir yaklaşımla bakılması gerektiği anlatılmalıdır.

Bu çalışmalarda, önceliklere özen gösterilmeli, yanıltıcı olmaktan kaçınılmalıdır. Örneğin, dolabın duvara çivilenmesi, kuşkusuz, yararlı bir önlemdir ama bunun yapılmış olması yapının depreme karşı güvenli olması gereksinimini ortadan kaldırmaz. Dolabın duvara çivilenmesi, ancak yapının depreme karşı güvenliği sağlandıktan sonra yapılırsa bir anlam taşır.

Yapı Denetimi Sisteminin İyileştirilmesi 2000 yılında yürürlüğe giren, ancak daha sonra Anayasa Mahkemesi nce iptal edilen 595 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 3194 sayılı İmar Kanunu nun yetersizliği nedeniyle, denetimsiz biçimde yürütülmekte olan bina türü yapım çalışmalarının rasyonel bir biçimde denetlenmesini sağlamaya yönelik reform niteliğinde bir yasal düzenlemeydi. Ayrıca, bu kararname gerekleri doğrultusunda düzenlenmiş olan 601 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ile Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname, yukarıda değinilen yetkin meslek adamı kavramına yakın bir kavram ve bunun uygulanmasına yönelik iyi niyetli bir sistem getirmekteydi. Bu kararnamelerin iptal edilmesi, bu olumlu gelişmelerin de ortadan kalkmasına yol açmıştır. Daha sonra bu boşluğu doldurmak üzere, biraz da acele ile çıkarılan ve bir bakıma, eski ve başarısız denetim sistemini anımsatan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun, gerçek gereksinimi karşılamaktan oldukça uzak kalmıştır.

Varolan Yapılarda Deprem Güvenliği Deprem bölgelerinde bulunan ve büyük bölümünün depreme karşı yeterli bir güvenlik taşımadığı bilinen büyük yapı stokunun, doğal eskime sonucunda, tümüyle kendiliğinden yenilenmesi uzun bir süre alacak, belki yüzyıllar gerektirecektir. Bütün güvensiz yapıların yıkılarak yenilenmesi ise hem ekonomik açıdan olanaksız, hem de mühendislik açısından anlamsızdır. Bu yapı stokunun önce bir sistematik düzen içinde deprem güvenliği açısından değerlendirilmesi, sonra da anlamlı bir öncelik sıralaması içinde depreme karşı güvenli duruma getirilmesi gerekmektedir. Bu çok geniş kapsamlı çalışmanın çeşitli boyutları burada kısaca ele alınmaktadır.

Varolan Yapılarda Deprem Güvenliği Kamu yapıları, bir öncelik sıralaması içinde, örneğin okullar ve hastanelerden başlanarak, sahibi olan kamu kuruluşunun sorumluluğunda ele alınmalı, deprem güvenliği açısından değerlendirilmeli ve güçlendirilmelidir. Kamu yapıları hem sayıca daha az, hem biraz daha düzenli bir kullanımda olduğu için bunlarla ilgili işlemler daha düzenli ve daha kolay biçimde gerçekleştirilebilir.

Varolan Yapılarda Deprem Güvenliği Oysa, çoğu konut niteliği taşıyan ve aralarında çok sayıda ruhsatsız/kaçak yapı (gecekondu) bulunan özel mülkiyet yapıları üzerindeki çalışmalar kuşkusuz daha karmaşık olacaktır. Özel mülkiyet yapılarının depreme güvenli duruma getirilmesi, doğal olarak yapı sahibinin yükümlülüğünde ise de, Devletin bu konuda yurttaşlarına yol göstermesi ve kolaylıklar sağlayarak yardımcı olması gereklidir. Bu tür yapılarla ilgili olarak yapılacak işlemlerde belediyelerin de etkin bir rol oynaması kaçınılmazdır. Bireysel yapı iyileştirme çalışmaları kapsamında, önemli işlevleri bulunan yerel yönetimlerin, her şeyden önce, yerel imar planı değişikliklerinde, yapı gruplarının birlikte ele alındığı kentsel yenileme projeleri çerçevesindeki katkılarıyla, yapıların deprem güvenliğine kavuşturulması konusunda etkin olmaları beklenir

Varolan Yapılarda Deprem Güvenliği Bu konudaki çalışmalar, önce imar planları düzeyinde başlamalı, mikro-bölgeler bazında önceliklere karar verilmelidir. Bunun ardından bir envanter çalışması yapılarak, deprem güvenliği değerlendirme çalışmaları başlatılmalıdır. Bu aşamada, teknik ayrıntılara girilmeden önce, önceliklere ilişkin bazı yönetsel ilke kararlarının alınması gerekli olacaktır. Daha sonra, yapı bazında bir tarama çalışmasına sıra gelecektir. Çok sayıda yapının birer birer ele alınacağı bu çalışma için uygulanacak yöntemle ilgili kurs görmüş, çok sayıda alt düzey teknik eleman gerekli olacaktır. Hızlı ve basit bir yöntem uygulanarak gerçekleştirilecek olan bu çalışma sonucunda, depreme karşı yeterli güvenlik taşıdığı kesinlikle belli olan yapılarla, güvensiz olduğu ve onarımının ekonomik olmadığı açıkça görülen yapılar belirlenebilecektir.

Geriye kalan ve küçülmüş olan yapı stokundaki yapıların kapsamlı deneysel ve analitik bir inceleme ile değerlendirilmesi gerekli olacaktır. Yapının taşıdığı deprem güvenliği düzeyini güvenilir biçimde ortaya koyacak olan bu kapsamlı değerlendirme sonunda, her bir binaya uygulanacak işlem hakkında karar verilebilecektir.

Kentsel Kaçak Yapılar Büyük kentlerin pek çoğunda, çok sayıda bulunan ruhsatsız/kaçak yapılar (gecekondu) yapılacak iyileştirme işlemlerini daha da güçleştirmektedir. Ruhsatsız, onaysız, projesiz, hatta teknik kurallar bile göz ardı edilerek yapılmış olan bu kaçak yapıların çoğuna (çeşitli çıkar hesaplarıyla) sonradan ruhsat verilerek, bu yapılar yasal niteliğe kavuşturulmuştur.

Oysa, fiziksel yapıda hiç bir değişiklik yapılmamış, yapının taşıdığı yapı güvenliği hiç bir şekilde artırılmamıştır. Bu yapılar üzerinde yapılacak çalışma, kaçınılamaz olarak, hem daha karmaşık hem de daha yüksek maliyetli olacaktır. Bu nedenle, bu tür kaçak yapıların yaygın ya da yoğun biçimde bulunduğu kentsel bölgelerde yapıların bireysel bazda değerlendirilmesi yerine, imar planı çerçevesinde yerel bazda toplu değerlendirme ve alansal düzenleme daha etkin sonuçlar sağlayabilir.

Kırsal Yapılar Ülkemizin özellikle bazı bölgelerinde yaygın olarak bulunan ağır toprak damlı kerpiç yapılar ile çamur harç ve yuvarlak taşlarla örülmüş duvarlardan oluşan yapılar deprem açısından çok tehlikelidir. Oysa, doğru bir uygulama ile ve gerekli önlemler alınarak yapılan kerpiç yapılar depreme dayanıklı olabilir. Bu yapılardan hiç değilse bazılarının, deprem güvenliği bakımından bir dereceye kadar iyileştirilmesi olanağı bulunmaktadır. Bu tür yapılar için çözümler araştırılmalı, öneriler geliştirilmeli ve uygulama kolaylıkları getirilmelidir. Bu tür konutlarda yaşayan yurttaşlara, yapılarını nasıl yapmaları ya da deprem güvenliği bakımından ne tür önlemler almaları gerektiğini öğretmeye yönelik eğitim araçları geliştirilmeli, eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

Tarihi ve Kültürel Değeri Bulunan Yapılar Yurdumuzun her tarafında, özellikle İstanbul da, büyük tarihi ve kültürel değere sahip çok sayıda yapı bulunmaktadır. Bu yapıların birer birer özenle ele alınıp hem kendi içlerinde, hem de çevresel etkiler gözetilerek depreme karşı güvenli duruma getirilmeleri gereklidir. Bunların güçlendirilmesi, özel teknikler geliştirilmesini gerektirebilir. Bilinçli biçimde uygulanmazsa, yapılacak güçlendirme işlemleri, bu yapılara yarardan çok zarar verebilir.

Varolan Yapılarla İlgili Öneriler - Parasal ve Yasal Alanlarda Varolan yapı stokunun deprem güvenliğine kavuşturulması ile ilgili olarak yukarıda özetlenen işlemlerin gerçekleştirilebilmesi, pek çok koşula bağlıdır. Bunların başında, parasal, yasal ve yönetsel konular gelmektedir. Bu işlemler için gerekli olan kaynağın yaratılması, verimli biçimde kullanılması ve geri dönüşünün sağlanması gerekmektedir. Hem kaynak sağlama mekanizmasının, hem teknik işlemlerin verimli biçimde yürütülebilmesi, iyi düzenlenmiş yönetim örgütlenmeleri gerektirir. Bu düzenlemelerin de ancak değiştirilecek ya da yeni çıkarılacak yasa, yönetmelik gibi yasal belgelerle sağlanabileceği açıktır.

Varolan Yapılarla İlgili Öneriler - Parasal ve Yasal Alanlarda Özel mülkiyet yapılarının depreme güvenli duruma getirilmesi yapı sahibinin yükümlülüğündedir. Ancak, Devlet bu konuda yurttaşlarına kolaylıklar sağlamalı ve yol göstermelidir. Yapısını depreme karşı güçlendirecek yurttaşa, küçük ama gerçek bir faizle, işlem için gerekli olan kaynağın önemli bir bölümünü karşılayabilecek kadar kredi verilmelidir. Bu amaçla kullanılabilecek kaynaklar arasında, zorunlu deprem sigortası havuzundan bir bölüm ayrılması, en doğal ve uygun seçenektir. Bu tür kullanım, bu kaynağın en yerinde, en anlamlı ve en verimli kullanım alanıdır. Buna ek olarak, Dünya Bankası kredisi gibi bazı dış kaynakların da bu amaca yöneltilmesi düşünülebilir.

Öncelikle Güçlendirilmesi Gereken Yapılar Bütün yapıların yeterli düzeyde deprem güvenliğine kavuşturulması gerekmekle birlikte, bazı yapıların öncelikle ele alınması önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Depremde hasar görerek kullanım dışında kalmaları ülkenin yaşamsal sistemlerini aksatabilecek, özellikle deprem sonrası çalışmaları güçleştirebilecek nitelikteki yapılar ile, Çok sayıda insanı yoğun biçimde barındırmaları nedeniyle, depremde hasar görmeleri sonucunda çok sayıda can kaybına yol açabilecek nitelikteki yapıların, deprem güvenliği bakımından değerlendirilmesine ve yeterli güvenlik taşımadığı anlaşılanların güçlendirilmesine öncelik verilmesi gerekmektedir

Öncelikle Güçlendirilmesi Gereken Yapılar Birinci kategoride tanımlanan yapılara örnek olarak, Ulaşım sisteminin ana arterleri üzerindeki köprü, tünel ve benzeri önemli yapılar, Haberleşme sisteminin kilit noktalarını taşıyan ya da barındıran yapılar, Enerji, su, gaz ve benzeri önemli dağıtım sistemleri ve bunların kritik noktaları ile, Deprem sonrasında işlevini sürdürmesi önem taşıyan, hastane, itfaiye yapıları ve okul, yurt vb çok sayıda insanı barındırabilecek binalar sıralanabilir.

Öncelikle Güçlendirilmesi Gereken Yapılar İkinci kategoride sözü edilen yapılara bazı örnekler de şunlardır: Günün belirli saatlerinde çok sayıda insan barındıran okul ve hastane gibi binalar, Kısa sürelerle de olsa pek çok kişinin bir arada bulunduğu sinema, tiyatro, konser salonu, konferans salonu, stadyum gibi yapılar ile, Göçmesi sonucunda çok sayıda yerleşim bölgesini, sel gibi yeni bir afete maruz bırakabilecek barajlar ve diğer su yapıları.

ÖNERİLER Düzgün simetrik bir plan seçilmeli, Yükseklik boyunca önemli rijitlik ve dayanım değişikliği engellenmeli, Çekiçleme etkisine yol açılmamalı, Yumuşak kat, kısa kolon, zayıf kolon-kuvvetli kiriş oluşturmaktan kaçınılmalıdır.

ÖNERİLER Düşey eleman boyutları doyurucu olmalı, Kolon boyutlarının minimum 30cm 30cm ve daha büyük tutulmalı, (köşe kolon boyutları daha büyük tutulmalı) Perdelerin planda L, T, U ve benzeri kesitli olması durumunda da, perde kalınlığının azaltılabilmesi mümkün olmalı, Yeterli paspaylarının sağlanması için, fabrikasyon etriye üretimi koşulunun getirilmeli, (kancaların 135 derece bükülmesi sorunu da çözülmeli)

ÖNERİLER Bindirme boyları yeterli olmalı ve bindirme bölgelerinde sargı donatısı bulunmalı, Kolon ve kiriş uçları sarılmalı, Birleşimlerde mutlaka etriye bulunmalı, (özellikle köşe kolon birleşimlerinde) Yapı inşaat teknikleri, kolon boyuna donatı eklerini kat ortalarında yapabilmesini temin edecek şekilde geliştirilmeli, Birleşim bölgelerinde inşaat derzi yapılması durumunda, eski beton ile yeni betonun birlikte çalışmasına özen gösterilmeli,

ÖNERİLER Beton dayanımının proje dayanımından az olmamalı, (hazır beton kullanımı, betonun yerine yerleştirilmesi ve kürüne dikkat edilmesi) Özellikle donatı yığılmasına bağlı olarak betonarme eleman teşkilindeki konstrüksiyon sorunlarının en aza indirilmesi için, minimum boyutlardan daha büyük boyutlar seçilmeli, Kiriş genişlikleri birleştiği perde ya da kolon genişliğinden en az 5cm daha dar olmalı ve olabildiğince simetrik birleşim sağlanmalı, Perde uçlarında genişletilmiş uç (kolon) teşkili sağlanmalı, perde kalınlığı azaltılabilmeli.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Bu kontrollerin bir kısmı inşaat mühendisliği bilgisi gerektirir ve size sadece yön göstermek amacıyla hazırlanmıştır, binanızın dayanıklılığını kendi başına belirleyemez. Binanın projesini elde etmeye çalışın. Binanın projesi bağlı olduğunuz belediyeden elde edilebilir.bina projesini elde etmeniz çok önemlidir, çünkü Binanızın kaçak olmadığı ve hangi proje bürosu tarafından yapıldığı bilinir. Projeyi yapan büronun saygınlığı ve referanslarını böylece soruşturabilirsiniz.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERi Projede kullanılan malzeme ve hesaplarla ilgili önemli bilgiler bulunur: Binanın kaç kata göre hesabının yapıldığı bilinir. Eğer projede alınan kat sayısı ile gerçek kat sayısı farklı ise ve gerçekte daha fazla kat varsa mutlaka binanızı profesyonel bir deprem mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz. Hangi yılda projelendirildiği; hangi deprem şartnamesine göre deprem yüklerinin tespit edildiği bulunur. Kullanılan beton (C20 v.b.), demir donatı (S220 veya s420) s emn : Zemin emniyet katsayısı (1 kg/cm2 kötü zemine karşılık gelir: ince kumlu, killi zemin, 3 kg/cm2 iyi zemine karşılık gelir: kaya zemin). Projede alınan zemin durumunu bu veriden tesbit edebilirsiniz.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Projede alınan deprem yükü etkitme katsayısı olan C değerini bulabilirsiniz. Bina toplam ağırlığı C katsayısı ile çarpılıp deprem yatay yükü olarak bina katlarına etkitilecektir. 75 Afet şartnamesine göre hesaplanan C katsayıları yeni 98 Şartnamesine göre alınacaklardan daha düşük çıkmaktadır. Hatta bazı durumlarda her iki Şartname katsayıları arasında 3 kat fark olabilir. Projenizde alınan C katsayısı 0.1 e yakın veya 0.1 den fazla ise binanız büyükçe bir depreme göre projelendirilmiştir denebilir. C değeri 0.04~0.06 arasında ise ve binanız deprem fay hatlarına daha yakın bölgelerde ise mutlaka binanızın detaylı incelemesini yaptırmalısınız. 98 Afet şartnamesine göre C katsayısı bu tür bölgelerdeki binalar için 0.2 ve üzerine çıkabilir. Taşıyıcı elemanlar olan kolon, kiriş ve perde duvarların konumları, birbirlerine mesafeleri, boyutları ve içlerine yerleştirilen çelik donatılar bilinir.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Kolon ve kiriş uçlarında etriye sıklaştırması yapılmış mı (normalde 20 cm de bir kullanılırken uçlarda bu mesafe 10 cm ve daha aza inmelidir). Çeşitli projelerde bir kolonun kesiti gösterilerek deprem donatı sıklaştırması benzeri bir yazı ve çizim ile belirtilmektedir. Etriye sıklaştırması depremde büyük faydalar sağlar. Kolon ve kiriş uçlarının hasar görme olasılığını büyük oranda azaltabilir.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Temel planına bakılır: temel cinsi bulunur (sürekli radya temel mi yoksa pabuç temel mi), temel derinliği ne kadar: bodrum kat var mı, temel hemen zemin kat kolonlarından mı başlıyor, incelenir. Sürekli temel daha elverişlidir: zemin kolonları bir bütün olarak kolon altlarından geçen kirişlere oturur ve kirişler arasında temel döşemesi mevcuttur; bu durumda tüm zemin kat kolonları birbirlerine rijit olarak kiriş ve döşemelerle bağlı olduğundan deprem esnasında hep beraber hareket ederler, farklı/bağımsız davranış göstermezler.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Pabuç temelde ise her kolonun altında genişçe bir temel pabucu yaratılmıştır; deprem esnasında her temel pabucu farklı hareket edebilir ve farklı zemin oturmaları yapabilir; bu da kolonlarda ek hasarlar meydana getirebilir. Pabuç temeller birbirlerine bağ kirişleri ile bağlı ise daha uygun bir durumdur. Temel ne kadar derinde ise daha sağlam ve yerleşmiş bir zemin üzerinde olma olasılığı da o kadar artar. Sığ ve pabuç temeller depremde daha elverişsiz davranış gösterir.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Proje üzerinde farklı bir kalemle değişiklikler yapılmış mı, eklemeler var mı incelenir. Özellikle alt katlarda inşaat sonrası projesine uygun olmayan kolon küçültme, delme, iptal etme, yerdeğiştirme gibi işlemlerin yapılıp yapılmadığı bilinmelidir. Binanız kaçaksa/ruhsatsızsa projesi yoktur. Projesi olmayan bir binayı mutlaka kontrol ettirmenizde fayda vardır. Binanız hakkında başka bilgiler edinmeye çalışın: Proje ve inşaa öncesi zemin etüdü yapılmış mı, zemin etüdü raporu mevcut mu? Projeyi yapan büro saygın mı, referansları neler, hala aktif mi? Yaptığı binalar önceki depremlerde hasar görmüş mü? İnşaa esnasında beton nasıl dökülmüş: elde kararak, usta ve çıraklar tarafından mı, yoksa beton santrallerinden gelen hazır beton ile mi: beton kalitesi elde/dökme betonlarda genelde projede alınandan daha yüksek çıkmaz, hatta genelde daha kötü olabilir. Ceyhan, Dinar ve Erzincan da yıkılan ve çok hasar gören binaların beton kaliteleri genelde 10 Mpa veya daha çıkmıştır; bu da B160 kalitesindeki betonunu biraz daha düşük bir değerine karşılık gelir.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Temel kazılırken inşaatı kontrol eden kat malikleri mevcutsa temelin ne tür bir zemine oturduğunu bilirler: kaya zemin mi, toprak mı, v.b. İnşaat esnasında binanın projeye uygun olarak inşaa edildiği sürekli kontrol edilmiş mi: doğru sayıda çelik donatı yerleştirilmiş mi, çelik donatı ile kolon veya kiriş kenarı arasındaki mesafe olan pas payı en az 2.5 cm olmalı, v.b.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Beton dökümleri esnasında beton kalitesini kontrol için numune alınmış mı ve beton kalite testleri yapılıp, sonuçlar alınmış mı? Beton üretiminde kullanılan kum deniz kumu mu: deniz kumu eğer iyice yıkanmadan beton üretiminde kullanılmışsa, içindeki tuz beton kimyasını zamanla bozabilir ve beton dayanımını önemli ölçüde azaltabilir. Binanızın projesini kullanarak yapabilecekleriniz: Projedeki kat adedi ile bina gerçek kat adedini karşılaştırın. Binanın gerçek kat adedi projedekinden daha fazla ise mutlaka binanızı profesyonel bir deprem mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Bina en alt katı olan zemin veya bodrum katına gidin. Projede bu kata karşılık gelen kolon aplikasyon planını açın. Burada görebildiğiniz, açıkta olan bir kaç kolonu tesbit edin, boyutlarını ölçün. Projede bu kolonları bulun ve proje boyutlarıyla karşılaştırın. Ayrıca kolonlar arası mesafeleri de karşılaştırın. Mümkün olduğu kadar çok kolonu bu şekilde kontrol edin. Ayrıca kolonların üst başları arasındaki kiriş boyutlarını da o kata karşılık gelen kat döşeme planlarındaki kiriş boyutlarından kontrol edebilirsiniz. Benzer kontrolleri üst katlarda da olabildiğince çok yapın.

KENDİ BAŞINIZA YAPABİLECEĞİNİZ DEPREME DAYANIKLILIK ÖN KONTROLLERİ Eğer kontroller neticesinde: eksik kolon veya kiriş, kolon ebatlarında farklılık, kolon mesafelerinde farklılık tespit ettiyseniz, mutlaka binanızı profesyonel bir deprem mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz. Projede belirtilen duvarlar yapıda mevcut mu? Projede öngörülen duvar malzemesi ile gerçekte kullanılan duvar malzemesi aynı mı: projede ytong benzeri hafif duvar öngörülmüş, gerçekte ise boşluklu veya dolu tuğla kullanılmış olabilir. Daha sonra bina içinde tadilat yapılarak duvarlar kaldırılmış mı? Duvarlar deprem esnasında bir miktar deprem yükünü taşıyarak faydalı bir görev üstlenirler. Özellikle zemin katta dükkan veya mağaza içinde alan yaratmak amacıyla kaldırılmış olan duvarlar depremde bu katın daha fazla zarar görmesine neden olur.