Ö z Tunus ta başlayarak Kuzey Afrika ve Ortadoğu



Benzer belgeler
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi.

Araştırma Notu 15/179

2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

Çimento Sektörü ve 2010 Beklentileri

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2014 YILI MART AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

2014 YILI TEMMUZ AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE

Son 5 yıldır Orta Doğu pazarında %48 gibi bir Pazar kaybı yaşayan Türkiye, bu pazarı tekrar kazanabileceği değerlendirilmektedir.

Aylık Dış Ticaret Analizi

TÜRKİYE - POLONYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

HALI SEKTÖRÜ. Kasım Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

2011 YILI OCAK- MART DÖNEMİNDE HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2014 MART İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Devrim Öncesinde Yemen

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

HALI SEKTÖRÜ. Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

Araştırma Notu 12/126

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HALI SEKTÖRÜ. Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

İZMİR TİCARET ODASI LİBYA ÜLKE RAPORU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2012 NİSAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HALI SEKTÖRÜ. Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

2014 YILI EYLÜL AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

Aylık Dış Ticaret Analizi

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%)

HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

2012 YILI AĞUSTOS AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

HALI SEKTÖRÜ 2015 YILI İHRACATI

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU

HALI SEKTÖRÜ. Eylül Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

İTKİB Tekstil, Deri ve Halı Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2009 OCAK - ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

2014 YILI EKİM AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2011 YILI OCAK- KASIM DÖNEMİNDE HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 EKİM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 AĞUSTOS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

2014 YILI ŞUBAT AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

CEZAYİR ÜLKE RAPORU

VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - MALEZYA STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

BLOG ADRESİ :

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2014 YILI EKİM AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI

Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016

ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ...

2014 YILI AĞUSTOS AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

HALI SEKTÖRÜ. Ekim Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2012 TEMMUZ İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak Üçlü İtilaf...

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

İHRACATTA VE İTHALATTA TL KULLANIMI

Dış Ticaret Verileri Bülteni

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 1

İSPANYA ÜLKE RAPORU AĞUSTOS 2017 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

Halk devriminin düşmanları: diktatör rejim ve karşıdevrimci gerici güçler

ARAŞTIRMA PETROL FIYATLARINDAKI

2012 YILI EKİM AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

Transkript:

ARAP BAHARI NIN NEDENLERİ, ULUSLARARASI İLİŞKİLER BOYUTU VE TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET VE TURİZM GELİRLERİNE ETKİLERİ Makale Sunum Tarihi : 10.04.2014 Yayına Kabul Tarihi : 25.11.2014 Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6, Sayı 10, 2015 ISSN : 1309-4289 İsmet GÖÇER Doç. Dr., Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın İktisat Fakültesi, igocer@adu.edu.tr Sertan ÇINAR Doktora Öğrencisi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü cinarsertan@hotmail.com Ö z Tunus ta başlayarak Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yayılan ve Arap Baharı adını alan halk ayaklanmaları, Tunus, Mısır ve Libya da hükümetin devrilmesine, Suriye de iç savaşa, Libya da iç savaşla birlikte dış müdahaleye, Cezayir, Fas, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülkelerde küçük çapta da olsa reformların yapılmasına neden olmuştur. Bölgede yaşanan bu olaylarda ülkelerin iç dinamikleri kadar, uluslararası kuruluşların bölgedeki çıkarları ve tutumları da belirleyici olmuştur. Orta Doğu ve Kuzey Afrika, birçok ülkenin ekonomik ve siyasi çıkarlarının bulunduğu stratejik bir bölgedir. Bu coğrafya, Türkiye nin de tarihi ve sosyal bağlarının güçlü olduğu, halkları arasında akrabalık bağları bulunan, siyasi ve ekonomik ilişkilerin üst düzeyde olduğu ülkelerden oluşmaktadır. Bu nedenle bölgede yaşanan gelişmeler, Türkiye yi de öncelikli olarak ilgilendirmektedir. Bu çalışmada Arap Baharının nedenleri, yayılma süreci, İran, Rusya, Avrupa Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri nin bölgeyle ilgili politikaları ve bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye nin bölge ülkeleriyle olan ekonomik ilişkilerine etkileri incelenmiştir. Analiz sonucunda, bölgede yaşanan gelişmelerin, Türkiye nin Mısır, Libya, Suriye ve Tunus la olan ekonomik ilişkilerini önemli ölçüde olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir. Makaleyi çevirim içi görüntülemek için QR Kodu Okutunuz. Anahtar Kelimeler: Arap Baharı, Ortadoğu Siyaseti. Jel Kodu: A14, D73, E24, R11. Doi No: 10.18025/kauiibf.6.10.2015.64979 Atıfda bulunmak için.. GÖÇER, İ., ÇINAR, S. (2015) Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve Turizm Gelirlerine Etkileri" KAÜ İİBF Dergisi, 6(10), 51-68.

THE REASONS OF ARAB SPRING, ITS INTERNATIONAL DIMENSION AND IMPACTS ON TURKEY S FOREIGN TRADE AND TOURISM INCOMES Article Submission Date : 10.04.2014 Accepted Date : 25.11.2014 Kafkas Üniversity Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol. 6, Issue 10, 2015 ISSN : 1309-4289 İsmet GÖÇER Associate Professor Adnan Menderes University, Aydın Faculty of Economics, igocer@adu.edu.tr Sertan ÇINAR PhD Student Muğla Sıtkı Koçman University, Institute of Social Sciences cinarsertan@hotmail.com Scan QR Code to see this article online ABSTRACT Popular demonstrations which broke out in Tunisia spread to Middle East and North Africa (MENA) countries led to the subversion of the governments in Tunisia, Egypt and Libya, a civil war in Syria, foreign interruption along with civil war and reforms on a small scale in countries such as Algeria, Morocco, Saudi Arabia, and Jordan. Internal balance of power as well as the interests and attitudes of international organizations have been determinant. Many states have economic and political interests in region. This region consists of countries which Turkey has strong historical and social ties with their peoples related, and maintains high profile political and economic relations. Therefore, what has been happening in the region is of great concern for Turkey. In this study, the reasons of Arab Spring, how it spread, the policies conducted by Russia, EU and USA and the impacts the unrest had on Turkey s economic relations with the countries in the region were analyzed. It was concluded that the insurgencies in the region affected the Turkey s economic relations with Egypt, Libya, Syria and Tunisia remarkably negatively as a result of the analysis. Key Words: Arab Spring, Middle East Politics. Jel Code: A14, D73, E24, R11 Cite this paper GÖÇER, İ., ÇINAR, S. (2015) The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On Turkey s Foreıgn Trade And Tourısm Incomes The Journal of KAU IIBF, 6(10), 51-68.

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR 1. GİRİŞ Orta Doğu ve Kuzey Afrika, birçok ülkenin ekonomik ve siyasi çıkarlarının bulunduğu stratejik bir bölgedir. Bu bölge on yıllardan beri istikrarsızlıklar, despot yönetimler, ekonomik zorluklar, zengin doğal kaynaklar ve radikal akımların varlığıyla anılmaktadır. Bölgede, doğal kaynaklardan elde edilen yüksek gelirin, sadece belirli bir kesimin kontrolü altında tutulması ve bu kesimin, halkın demokrasi ve refah artışı taleplerini göz ardı etmesi, toplumsal gerilimi üst düzeye taşımıştır (Roberto, 2012: 12-15). Bölgede var olan yüksek miktardaki doğal kaynağa rağmen ülke halklarının yaşadığı fakirlik ve işsizlik, ülkelerde gerilimi arttırmış, insanları daha fazla özgürlük, demokrasi ve daha iyi yaşam koşulları talebiyle sokaklara dökmüştür. Özellikle üniversite mezunu gençler arasında yaşanan yüksek işsizlik oranları, gençlerle ülke yönetimlerini karşı karşıya getirmiştir. Bilgi iletişim teknolojilerini ve özellikle sosyal medyayı iyi kullanabilen eğitimli gençler hızla organize olarak, olayların büyümesini ve bölgeye yayılmasını sağlamışlardır. Türkiye nin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleriyle Osmanlı Devleti zamanından kalma tarihi ve kültürel bağları bulunmaktadır. Hatta Suriye ve Irak gibi bazı ülke vatandaşlarıyla, Türk halkının akrabalık bağları devam etmektedir. Aynı zamanda bu bölge, Türkiye nin güvenliği ve ekonomik ilişkileri noktasında da önemli bir yere sahiptir (Çakı, 2011: 129). Özellikle, 2008 küresel ekonomik krizi sonrası, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa ülkelerinde ekonomik faaliyetlerin yavaşlaması ve Türkiye nin bu ülkelere olan ihracatının önemli ölçüde düşmesi, Türk ihracatçısını yeni pazarlar araştırmaya yönlendirmiş ve bu kapsamda, Orta Doğu, Afrika ve Orta Asya, en önemli alternatifler haline gelmiştir. Suriye güçleri 22 Haziran 2012 de, Akdeniz uluslararası karasularında bir Türk jetini düşürmüş ve 2 pilot şehit olmuştur. 11 Şubat 2013 te Cilvegözü Sınır Kapısı nda Suriye uyruklu kişilerce, bomba yüklü araç patlatılmış ve 10 kişi hayatını kaybetmiştir. 11 Mayıs 2013 te Hatay Reyhanlı daki patlamalarda ise 52 kişi hayatını kaybetmiş, 100 den fazla kişi yaralanmış ve şehirde önemli ölçüde maddi kayıp meydana gelmiştir. Suriye den Türkiye ye sığınan mülteci sayısı, Temmuz 2014 te bir milyonu geçmiş, bu kişilerin barınma, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapılan devlet harcamaları 3 milyarlar dolara ulaşmıştır. Yaşanan bütün bu gelişmeler, Türkiye ile Suriye yönetimini karşı karşıya getirmiş, ülkelerarası diplomatik ve ekonomik ilişkiler, bu süreçten önemli ölçüde olumsuz etkilenmiş, Türkiye nin bölgede yaşanan gelişmelere kayıtsız kalmasını imkânsız hale getirmiştir. Bu Bölge aynı zamanda Rusya, Çin, Fransa, İtalya ve ABD için de stratejik öneme sahiptir. Rusya nın Suriye de önemli miktarda yatırımları bulunmakta olup (Kılıç vd. 2012: 37), aynı zamanda Rusya nın tarihten gelen sıcak denizlere açılma arzusunun gerçekleşme noktası olarak da bu ülke önem kazanmaktadır. Bu yönüyle Rusya, Suriye yönetiminin en önemli destekçilerinden birisi durumundadır (Ekopolitik, 2012). Çin, Bölgedeki gelişmelere, ülkesine yönelik enerji ve hammadde arz güvenliği çerçevesinden bakmakta ve kendisi için tehdit oluşturduğunu düşündüğü muhalif hareketlere karşılık, mevcut yönetimin yanında yer Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 53

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... almaktadır. Çin ve Rusya, 5 Ekim 2011 ve 4 Şubat 2012 de Suriye yi kınayan ve Esed in görevden çekilmesini destekleyen Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını veto etmiştir. 25 Mayıs 2012 de Esed güçlerinin 100 den fazla insanı öldürmesi üzerine, ABD ile birlikte 11 ülke, Suriye li diplomatları sınır dışı etmiştir (Güncelmeydan, 2012). Bu kapsamda çalışmanın amacı; bölgede son zamanlarda yaşanan gelişmelerin, uluslararası boyutunu ve Türkiye nin bölge ülkeleriyle olan ticaretine etkilerini incelemektir. Bu kapsamda çalışmanın ikinci bölümünde; Arap Baharı nın nedenleri, üçüncü bölümde; gelişim süreci, dördüncü bölümde; uluslararası ilişkiler boyutu ve beşinci bölümde; Türkiye ile bölge ülkelerinin dış ticaret ve turizm ilişkileri bağlamında ekonomik etkileri analiz edilmiş, altıncı bölümde; gelinen nokta ve muhtemel senaryolara yer verilmiştir. 2. ARAP BAHARI NIN NEDENLERİ Arap Baharı nın arkasında; ekonomik zorluklar ve halkların demokrasi talepleri yer almaktadır. Söz konusu ülkelerde gelir dağılımındaki dengesizlikler, yaygın fakirlik, yolsuzluklar, yozlaşmış yönetim sistemleri (Kılıç vd. 2012: 18), kayırmacılık, yönetimin babadan oğula geçmesi ve halkın ülke yönetiminde söz sahibi olamaması (Arı, 2004: 365-366) sorunun diğer nedenlerini oluşturmaktadır. Özellikle eğitimli gençler arasındaki yüksek işsizlik oranı, Tunus ve Mısır da toplumsal gerilimlere neden olmuştur. Mısır, Yemen, Tunus, Suriye ve Fas doğal kaynak yönünden, görece fakir ülkelerdir. 2008 küresel ekonomik krizinin de etkisiyle önemli ölçüde gelir kaybına uğrayan bu ülkelerde, 2010 yılında, gıda ve enerji fiyatlarının önemli ölçüde yükselmesi, huzursuzluğu arttırmıştır (Öztürkler, 2012: 54). Suudi Arabistan, Libya ve Cezayir gibi ülkeler doğal kaynaklar açısından zengin olmasına karşın, bu kaynaklardan sağlanan gelirler, yönetime yakın çevreler arasında paylaşılırken, geniş kitleler bundan mahrum bırakılmıştır (Şensoy, 2012). Bu çerçevede geniş halk kitlelerinin yararlandığı alt yapı, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki eksikliklerin devam etmesi, toplumda yönetime karşı olumsuz duyguların pekişmesine neden olmuştur. 3. ARAP BAHARI NIN GELİŞİM SÜRECİ Wikileaks belgelerinde 1 yer alan yolsuzluk iddialarının ortaya çıkmasıyla Tunus ta başlayan süreç, Mohammad Bouazizi nin işsizlik yüzünden 18 Aralık 2010 da kendini yakmasıyla 1 WikiLeaks; kaynaklarının gizliliğini koruyarak, hükümetlerin ve diğer organizasyonların gizli belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslarararası organizasyondur. Söz konusu belgelerde; Tunus Hükümeti ile ilgili olarak; Ülkeyi yöneten ailenin,, ekonominin bütün alanlarına el attığı, mafya benzeri bir topluluk olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali nin yaşlandığı, rejimde tıkanmalar yaşandığı, yerine kimin geçeceğinin bilinmediği, bu hırsızlar rejiminden kaçıp sığınacak bir limanın olmadığı, yönetimin en tepesindekilerin, kanunları en çok çiğneyen kişiler olduğu ve bu kişilerin iktidarda kalma olasılıklarının yüksek olduğu, sistemde bir kontrol mekanizmasının olmadığı ifade edilmiştir (Hürriyet, 16 Ocak 2011). 54 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR tırmanışa geçmiş 2, uydu kanalları, cep telefonları ve internet kullanımının yaygınlığı sayesinde hızla yayılmıştır 3. 28 Aralık 2010 da Cezayir de 12 Ocak 2011 de Lübnan da, 14 Ocak ta Ürdün de, 17 Ocak ta Moritanya, Sudan ve Umman da, 18 Ocak ta Yemen de, 21 Ocak ta Suudi Arabistan da, 25 Ocak ta Mısır da, 26 Ocak ta Suriye de, 28 Ocak ta Cibuti de, 30 Ocak ta Fas ta, 10 Şubat ta Irak ta, 14 Şubat ta Bahreyn ve İran da, 17 Şubat ta Libya da, 18 Şubat ta Kuveyt te ve 20 Şubat ta Batı Sahra da protesto ve yürüyüşler başlamıştır (The Guardian, 2011). Bu ülkelerden Tunus, Mısır, Libya, Kuveyt, Yemen ve Ürdün de ülke yönetimi el değiştirirken; Umman, Suudi Arabistan, Fas ve Bahreyn de halka bir kısım ekonomik ve sosyal haklar verilmiştir (Emre, 2012). Suriye de ise iç savaş başlamış, Mayıs 2013 e kadar hayatını kaybedenlerin sayısı seksen bini aşmıştır (Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 2013) ve iç savaş hala devam etmektedir. Bölge ülkelerinin farklı sosyo-ekonomik ve siyasi yapıya sahip olması, yaşanan olayların nedenlerini, gelişme biçimlerini ve sonuçlarını da farklı hale getirmiştir 4. ARAP BAHARI NIN ULUSLARARASI İLİŞKİLER BOYUTU Orta Doğu ve Kuzey Afrika, merkezi konumu, zengin doğal kaynakları, önemli suyollarının buradan geçmesi ve üç büyük dinin kutsal mekânlarını barındırması nedeniyle, küresel güçlerin ilgisini her zaman çekmiştir. Orta Doğu ve Kuzey Afrika, dünya petrol ve doğalgaz kaynaklarının %54 ünü barındırmaktadır. Libya ve Cezayir gibi doğal kaynak yönünden zengin Kuzey Afrika ülkelerinden, tankerler ve boru hatlarıyla Avrupa ya doğalgaz sevkiyatı yapılmaktadır. Bu kapsamda Avrupa, konuya enerji arz güvenliği açısından yaklaşmaktadır. Avrupa ülkeleri bu yolla, enerji kaynaklarını çeşitlendirme imkânına kavuşmakta ve enerji konusunda Rusya ya olan bağımlılıklarını azaltmaktadır. Ayrıca bölge ülkelerinin en büyük ticaret ortağı, Avrupa ülkeleridir. Bu yönüyle, bölgedeki gelişmeler, Avrupa ülkelerini de yakından ilgilendirmektedir. Bölgede yaşanan demokratik dönüşüm, aslında Batı tarafından desteklenen bir durum değildir. Çünkü bölge ülkelerinin sosyolojik yapısı nedeniyle, buradaki yönetimlerin radikal İslami grupların eline geçmesi olasılığı bulunmaktadır (Çakı, 2011: 134). Batı ülkeleri, bu nedenle İslami grupları engelleyip, despot yönetimleri desteklemiştir. Böylece kendilerine karşı oluşması muhtemel bir bloğu engellemenin yanı sıra, söz konusu diktatörlerle kârlı bir işbirliğine girip, bu ülkeleri her alanda kendine bağlamayı tercih etmiştir. Arap Baharı nda önemli yeri ve etkisi olan başlıca ülkeler, aşağıda incelenmiştir. 2 Üniversite mezunu olan 26 yaşındaki Muhammed Bouazizi, iş bulamadığı için seyyar satıcılık yaparak ailesinin geçimini sağlamaya çalışırken, sokakta çalışmak için izni olmadığı gerekçesiyle, el arabası polisler tarafından parçalanmış, kendisi de dövülmüş ve aşağılanmıştır. Polislerden şikayetçi olmak için başvuran Bouazizi istediği sonucu alamayınca, belediye binası önünde kendini yakmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir (Ekopolitik, 2012). 3 Facebook, Twitter ve Youtube gibi internet siteleri, yeni nesil cep telefonları ve El-Cezire gibi uydu kanalları, olayların geniş kitlelere ulaşmasında önemli rol oynamıştır. Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 55

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... 4.1. İran İran, ülke güvenliğini, devrimin ilk yıllarında ideolojik yayılma şeklinde sağlamaya çalışmış, sonraki dönemlerde ise kazanımlarını koruma yolunu seçmiştir. Bölgede yaşanan gelişmeleri kendisi için bir tehdit olarak algılayan İran, tedbir olarak baskıcı yönetimlerin yanında yer almaktadır. İran, 19 Mart 2011 de Libya da gerçekleşen NATO müdahalesine şiddetle karşı çıkmıştır. Bu davranışının arkasında, aynı müdahalenin Suriye ye de yapılması endişesi vardır (Uygur, 2012: 28). İran, bölgedeki en önemli müttefiki olan Suriye deki gelişmelerden dolayı kaygı duymakta ve Suriye deki mevcut yönetimin ayakta kalmasını, kendi rejimlerinin devamlılığı için önemli görmektedir (Şen, 2012: 101). Suriye deki iç karışıklığı, dış güçlerin bir oyunu olarak değerlendiren İran, Suriye yi kaybetmemek için, terör örgütü PKK dâhil, her türlü enstrümanı kullanma konusunda tereddüt göstermemektedir (Yeğin ve Özertem, 2012). İran, Türkiye nin Suriye lideri Beşar Esed e yaptığı reform ve insan haklarına saygı çağrılarını, Suriye nin içişlerine karışmak olarak değerlendirmiş ve Türkiye nin Suriye politikasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmekten çekinmemiştir. Bahreyn, İran ın üzerinde hak iddia ettiği diğer bir devlettir. Buna karşın, ABD ve Suudi Arabistan, burada kurulabilecek bir Şii yönetimin, İran ın nüfuzuna kolaylıkla girebileceğini, bu yüzden de burada gerçekleşmesi muhtemel bir devrimin demokrasiye değil, tam tersi İran tarzı bir yönetime yol açacağını düşünmektedir. Bahreyn de başlayan ayaklanmaların Suudi Arabistan ın yardımıyla bastırılması, iki ülke arasında zaten gerilimli olan ilişkileri daha da olumsuz yönde etkilemiştir (Şen, 2012: 112). 4.2. Rusya Rusya nın Suriye yönetimine yönelik desteğinin arkasında, tarihten gelen sıcak denizlere inme politikası, askeri ve ekonomik nedenler vardır. Suriye nin sahip olduğu jeopolitik konum, Rusya nın her zaman dikkatini çekmiştir. Rusya ile Suriye arasındaki yakın ilişkiler, 1956 yılında iki ülke arasında askeri ve teknik alanlarda imzalanan işbirliği anlaşmalarıyla başlamıştır. O tarihten bu yana Suriye, Rusya yı siyasi ve askeri alanlarda en önemli müttefiki olarak görmektedir. Suriye nin askeri harcamalarının büyük bölümü, Rusya kaynaklı silahlara yönelik olmuştur. Rusya da silah ihracatında Suriye yi önemli bir pazar olarak görmekte ve bu ülkede önemli askeri yatırımlar yapmaktadır. Bu çerçevede, Suriye deki Rus askeri yatırımları, 26 milyar doları geçmiştir. 65 adet füze sistemi, 5000 tank ve 1200 savaş uçağı, bu yatırımların sadece bir bölümünü oluşturmaktadır. Sadece 2010 yılındaki silah anlaşmalarının tutarı 15 milyar dolardır. Askeri teçhizatının %90 ı Rus yapımı silahlardan oluşan Suriye de, bu malzemelerin %80 inin modernizasyona ihtiyacı vardır ve bu kapsamda 2010-2013 dönemi için imzalanan yenileme çalışmalarının 600 milyon doları bulacağı öngörülmektedir. Ayrıca, iki adet denizaltı alımı, Neva uçaksavar sistemlerinin modernizasyonu, MiG-29CMT ve Yak-130 eğitim uçaklarının teminine yönelik projeler, Rusya nın bölgeye olan ilgisini daha da arttırmasına neden olmuştur. Suriye nin ilgi gösterdiği diğer bir konu da Rusya dan uzun menzilli S-300 hava savunma füze sistemleri ve T-90 savaş tanklarının alımıdır ki bu projeler Rusya açısından oldukça önemlidir (USAK, 2013). 56 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR Dünyanın en büyük ikinci silah ihracatçısı olan Rusya nın, Arap Baharı sürecinde takındığı tutum itibariyle silah ticaretinde yaşadığı kayıp yaklaşık olarak 6 milyar dolardır. Bunun yaklaşık 4 milyar doları, Libya yla imzalanan anlaşmaların iptalinden kaynaklanmıştır. İran ve Libya ya uygulanan silah ambargolarının en büyük zararı Rusya ya olmuştur. Bu nedenle Suriye, Rusya nın için daha önemli bir pazar haline gelmiştir (Trenin, 2012). Rusya nın Suriye ye olan ilgisinin arkasında, silah ticaretinin yanında, Suriye nin Tartus limanındaki Rus askeri deniz üssü de önemli bir yer tutmaktadır. Akdeniz kıyısında yer alan ve stratejik bir öneme sahip olan Tartus taki Rus varlığı, 1971 den beri devam etmektedir. Rusya nın tarihten gelen sıcak denizlere inme projesinin bir gerçekleşme alanı olan Tartus askeri deniz üssünde, gerçekleştirilmesi düşünülen modernizasyon projesi ile limanın genişletilerek büyük savaş ve uçak gemilerinin kullanımına da açılması düşünülmektedir. Tartus taki askeri üssün korunması ve genişletilmesi, Rusya nın Akdeniz deki varlığı açısından, özel bir önem arz etmektedir (Varol, 2011: 37). Muhalefetin NATO yardımıyla iktidara geldiği Libya da silah ticaretinden önemli ölçüde zarar etmiş olan Rusya, bu ülkedeki yeni iktidarın, muhtemelen daha çok Batı yanlısı politikalar izleyecek olması nedeniyle, bu ülkedeki petrol ve doğalgaz yataklarının işletilmesi ve altyapının yeniden inşasından elde edebileceği kârlardan da mahrum kalacaktır. Rusya, benzer bir zararı Suriye de de yaşamamak ve Suriye deki kazanımlarını korumak için, Beşar Esed yönetimine desteğini devam ettirmektedir (Özbay, 2011). Rusya, Suriye de bir yandan, silah ticareti ile önemli miktarda ekonomik gelir elde ederken, diğer yandan bu konuyu İsrail ve ABD ile karşısında bir pazarlık konusu olarak kullanmakta ve bölgede önemli bir yer edinmeye çalışmaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika nın da Suriye konusunda Rusya ile aynı fikirde olması, Rusya nın bu konuda elini güçlendirmektedir (USAK, 2013). BM, NATO, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği gibi uluslararası kuruluşların bir fikir birliğine varamadıkları ve Türkiye ve İran ın bölgedeki tutumlarındaki farklılığın devam ettiği düşünüldüğünde, Rusya nın şu andaki Suriye politikalarını sürdüreceği düşünülmektedir. 4.3. Avrupa Ülkeleri ve ABD Batılı devletler Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile sömürgecilik döneminden bu yana sorunlu bir ilişki içindedir. Osmanlı İmparatorluğu çöktükten sonra, bölge gizli anlaşmalarla paylaşılmış ve petrol açısından zengin olan bu bölgeler, birer manda yönetimi kurularak, Batılı devletlere bağlanmıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında Arap aşiretlere verilen sözlerin tutulmaması (Sander, 2010: 49), Osmanlı İmparatorluğu na karşı işbirliği yaptıkları Arap aşiretlerini hayal kırıklığına uğratmıştır. Arkasından İsrail devletinin kurulması ve bu devlete verilen gizli ve açık destek, sorunları zirveye taşımıştır. Doğu Bloğuna yakın politikalar benimseyen Bağlantısızlar Hareketiyle 4 birlikte bu devletler, Batı karşıtı cephede yerini almıştır. 4 Bağlantısızlar Hareketi; üye ülkelerin bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini, sömürgecilikten, yayılmacılıktan, ırkçılıktan ve her türlü dış baskı, istila, işgal ve müdahaleden korumak amacıyla 1961 de Yugoslavya, Hindistan, Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 57

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... Irak ın 1990 da Kuveyt i işgali sırasında ABD nin uyguladığı politikalar, Arap toplumlarının tepkisini çekmiş ve başta Mısır ve Tunus olmak üzere, Batı yanlısı Arap iktidarlarıyla halk arasındaki uçurum giderek açılmıştır (Aliboni, 2012: 7). 2001 de Afganistan a, 2003 te Irak a yönelik müdahaleleri, ABD nin bölgedeki olumsuz imajını daha da pekiştirmiştir. Bölgede İsrail ve Filistin arasında süregelen sorun da bölge devletlerinin Batıyla olan ilişkilerini birinci elden etkilemektedir. Avrupa devletleri ve ABD, Orta Doğu ve Kuzey Afrika yla olan ilişkilerini, güvenlik yönünden de ele almaktadır. Başta Libya olmak üzere, buradan ve burayı kullanarak Sahra Altı ülkelerinden Avrupa ya göç edenler, başta İtalya olmak üzere, Avrupa ülkelerini, tedbir almaya yöneltmiştir. 11 Eylül saldırılarıyla, bu bölgenin, Batılı devletlerle ilişkileri daha sorunlu bir hal almış ve potansiyel terör yuvaları olarak değerlendirilmeye başlanmıştır (Joffe, 2011: 512). Arap Bahar ına hazırlıksız yakalanan Avrupa ve ABD, ilk başlarda, bekle-gör politikası izlemiş, olayların ciddiyetinin anlaşılması üzerine, Mart 2011 de NATO nun Libya ya düzenlediği hava operasyonlarıyla birlikte, bölgeye askeri ve mali yardımlara başlamıştır. Avrupa, Suriye konusunda Esed rejimini, giderek artan yaptırımlarla ekonomik ve diplomatik olarak zayıflatmayı amaçlamış, 22 Mart 2012 de yayınladığı bildiri ile Esed rejimini kınamış, Ağustos 2012 de bu ülkedeki elçiliklerini kapatmıştır. Temmuz 2014 itibariyle bölgede İran ın etkisi atmış, PKK nın Suriye kolu PYD, bölgede bağımsızlığını ilan etmiş, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti), kendine ait sınırlar belirlemeye ve bölgede hâkimiyet alanını genişletmeye çalışmaktadır (CNNTURK, 22 Haziran, 2014). ABD, Rusya ile Ukrayna yüzünden gergin olan ilişkilerini daha da kötüleştirmemek adına Suriye de herhangi bir inisiyatif almaktan kaçınmakta, sadece Irak askeri birliklerine teknik destek sağlayacak 300 tane özel harekât askeri gönderebilmiştir (BBC, 25 Haziran 2014). 5. ARAP BAHARI NIN EKONOMİK ETKİLERİ: SURİYE, LİBYA, MISIR VE TUNUS DA EKONOMİK GELİŞMELER VE TÜRKİYE DIŞ TİCARETİ VE TURİZMİNE ETKİLERİ Bölgede yaşanan gelişmeler, makroekonomik dengelerde ciddi bozulmalara yol açmıştır. Kamu toplam borç stokunun GSYİH ya oranı Mısır ve Ürdün de %80, Fas ta %60, Tunus ta %45 seviyelerine ulaşmıştır (IMF, 2013). Ülkelerin ekonomik büyümelerine bakıldığında 2011 yılında; Mısır %1.7, Lübnan %1.5 oranında ancak büyürken, Libya %62 oranında küçülmüştür (IMF, 2013). Suriye ye ilişkin son dönem ekonomik verileri yayınlanmadığı için kesin bir şey söylenememekle birlikte, durumun farklı olmadığı düşünülmektedir. Bu noktada bölge ülkelerinden Suriye, Libya, Mısır ve Tunus da genel ekonomik gelişmeler ve bu ülkelerin Türkiye ile olan dış ticaret ve turizm ilişkileri aşağıda ele alınmıştır. 5.1. Suriye Suriye, Türkiye nin Orta Doğu ticareti için geçiş kapısı durumunda olup, bu ülkede Mısır, Ganave Endonezya tarafından, Belgrad da kurulan ve zaman içinde yüzden fazla ülkenin dahil olduğu bir yapıdır. (Hasgüler ve Uludağ, 2009: 43). 58 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR yaşanan olumsuzluklar, Türkiye ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Türkiye ve Suriye arasında 2000 sonrası dönemde iyice hızlanmış olan ekonomik ilişkiler, Suriye de yaşanan kriz sonrası dönemde hızla bozulmaya başlamıştır. Suriye deki kriz Türkiye yi ekonomik olarak başlıca üç yoldan etkilemektedir: Birincisi; iki ülke arasındaki ticaret hacminin azalması ve bu ülkeye yapılan ihracatın düşmesidir. Krizden önce bu ülkeye ihracat yaparak büyüyen Gaziantep, Hatay ve Şanlıurfa daki firmalar, krizle birlikte bu avantajlarını kaybetmiştir. İkincisi; turizmdeki kayıplardır. Suriye ile Türkiye arasındaki vizelerin 16 Eylül 2009 da karşılıklı olarak kaldırılmasının da etkisiyle, günübirlik alışveriş turlarıyla ve Türkiye yi gezmeye gelen turistlerle, bölgenin turizm gelirlerinde önemli artışlar yaşanmış, ancak krizle birlikte turizm de zarar görmüştür. Üçüncüsü; emlak piyasasında yaşanmıştır. Krizden önce, zengin Suriyeli ve Orta Doğulular, Gaziantep ve çevre illerde gayrimenkul satın alırken, krizle birlikte bu durum sona ermiş ve yerini, konut kiralamaya çalışan sığınmacılar almıştır (TEPAV, 2012). Türkiye ile Suriye arasındaki dış ticaret işlemleri ve turizm faaliyetlerine ilişkin veriler, Tablo 1 de sunulmuştur. İhracat (Milyon $) Tablo 1:Türkiye - Suriye Ekonomik İlişkileri İthalat (Milyon $) Türkiye ye Gelen Turist Sayısı (Bin Kişi) 2000 184-21 545 78 122 19 2001 281 53 463-15 110-10 2002 267-5 315-32 126 15 2003 411 54 261-17 154 22 2004 395-4 248-5 194 26 2005 552 40 143-42 289 49 2006 609 10 187 31 278-4 2007 798 31 259 38 333 20 2008 1115 40 324 25 407 22 2009 1422 27 221-32 510 25 2010 1845 30 452 104 899 76 2011 1610-13 337-26 974 8 2012 498-69 67-80 730-25 2013 1024 105 85 26 Verilerine Ulaşılamıyor 2014* 609-46 - Verilerine Ulaşılamıyor Kaynak: Ekonomi Bakanlığı-Dış Ticaret İstatistikleri-Ülkelere Göre Dış Ticaret; Kültür ve Turizm Bakanlığı-Turizm İstatistikleri-Sınır Giriş Çıkış İstatistikleri-Milliyet, *: Ocak-Mayıs dönemi verileridir. Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 59

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... Tablo 1 deki veriler incelendiğinde; Suriye ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin 2005-2010 döneminde ihracat ve ithalatın artış gösterdiği ve Türkiye ye gelen turist sayısının arttığı, fakat 2011 yılında bu ülkede başlayan karışıklıklarla birlikte, bütün ticari ilişkilerin, önemli ölçüde olumsuz etkilendiği görülmektedir. 2012 yılında bu ülkeye yapılan ihracat %69; bu ülkeden yapılan ithalat %80 ve bu ülkeden gelen turist sayısı da %25 oranında düşmüştür. 2013 yılında ihracat ve ithalatta bir miktar yükselme görülmekte, turizm verilerine ise ulaşılamamaktadır. 5.2. Libya Afrika nın en büyük petrol yataklarına ve dördüncü büyük doğalgaz rezervlerine sahip olan Libya, bu varlıklarını son yıllarda artan petrol fiyatlarının da etkisiyle önemli miktarda ekonomik kazanca dönüştürmeyi başarmıştır (Bölme vd. 2011: 10). 2011 de başlayan iç karışıklık döneminde azalan petrol üretimi tekrar arttırılmaya başlanmış ve 2012 Mayıs ta günlük 1.6 milyon varile ulaşmıştır. Türkiye ile köklü tarihi ve kültürel bağları bulunan Libya, aynı zamanda Türk firmalarının 1970 lerden beri önemli yatırımlarının olduğu bir ülkedir. 2010 yılında 200 Türk firmasının, değeri 20 milyar doları bulan 300 projesi, 17 Şubat 2011 de başlayan olaylar nedeniyle tamamen durmuş, bu ülkede çalışan 25.000 Türk vatandaşı tahliye edilmiştir (ORSAM, 2011). 23 Ekim 2011 de Kaddafi rejimine son verilmesinin ardından, ülkede yaşanan tahribatın giderilmesi ve ekonomiyi tekrar canlandırma sürecinde, Türk işadamlarına önemli iş fırsatları doğacağı beklenmektedir (Bölme vd. 2011). Ayrıca, Libya ile Kasım 2009 da imzalanan karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasıyla, vize sorunu da ortadan kaldırılmıştır. Farklı ülkelerde de faaliyet gösteren Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), 2000 yılında Libya da petrol arama faaliyetlerine başlamıştır. Bu kapsamda TPAO nun Libya da yaptığı toplam yatırım, 180 milyon doları aşmış bulunmaktadır (Aydın, 2012). Türkiye ile Libya arasındaki dış ticaret ve turizm verileri, Tablo 2 de sunulmuştur. İhracat (Milyon $) Tablo 2: Türkiye - Libya Ekonomik İlişkileri İthalat (Milyon $) Kişi) Türkiye ye Gelen Turist Sayısı (Bin 2000 96-32 786 57 24 163 2001 67-29 848 8 31 31 2002 165 145 42-95 30-5 2003 255 54 68 64 28-6 2004 337 32 83 21 28-1 2005 384 14 195 135 29 5 2006 489 27 241 24 31 7 2007 643 31 260 8 34 7 2008 1074 67 336 29 44 30 60 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR 2009 1795 67 357 6 65 48 2010 1932 8 426 19 61-6 2011 748-61 140-67 54-12 2012 2139 186 416 198 214 299 2013 2753 28 304-26 264 24 2014* 1129-90 - 24 - Kaynak: Ekonomi Bakanlığı-Dış Ticaret İstatistikleri-Ülkelere Göre Dış Ticaret; Kültür ve Turizm Bakanlığı-Turizm İstatistikleri-Sınır Giriş Çıkış İstatistikleri-Milliyet, *: Ocak-Mayıs dönemi verileridir. Tablo 2 deki bilgiler incelendiğinde; Libya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin 2000 sonrası dönemde dalgalı bir seyir izlediği, ihracatın 2002-2009 döneminde artış gösterdiği, gelen turist sayının 2008-2009 yılları arasında genel olarak artış gösterdiği, fakat 2011 yılında ülkede başlayan karışıklıklarla birlikte, bütün ticari ilişkilerin, önemli ölçüde olumsuz etkilendiği görülmektedir. 2011 yılında bu ülkeye yapılan ihracat %61; bu ülkeden yapılan ithalat %67 ve bu ülkeden gelen turist sayısı da %12 oranında düşmüştür. 2012 yılında ihracat, ithalat ve gelen turist sayısı önemli ölçüde artarken, 2013 yılında ihracat ve turizmde durağanlaşma, ithalatta ise azalma yaşanmıştır. 5.3. Mısır 1952 yılında, Hür Subaylar ın yaptığı askeri darbe ile yönetimi ele geçiren Cemal Abdul Nasır, sosyalist ve milliyetçi bir program izlemiştir. O nun döneminde; Süveyş Kanalı millileştirilmiş, devlet merkezli bir kalkınma modeli benimsenmiştir. Yönetim bu sayede halkın desteğini almış ve benimsediği Arap Birliği modeli halk arasında büyük kabul görmüştür (Kılıç vd. 2012: 13). İsrail le girilen savaşların kaybedilmesi, Mısır da ekonomiyi olumsuz yönde etkilemiş ve halkın yönetime olan güvenini sarsmıştır. 1970 de Nasır ın ölmesinden sonra, Enver Sedat başa geçmiş ve bu dönemde, ekonomide sosyalist politikalar terk edilip, liberal politikalar izlenmeye başlanmış ve özel teşebbüs teşvik edilmiştir (Marsot, 2010: 140). 1973 te İsrail le yapılan üçüncü savaş da kaybedilmiş ve ülke içine kapanmıştır. 1979 yılında imzalanan Camp David Anlaşmasıyla Mısır, İsrail i tanımış ve bunun karşılığında da ABD den ekonomik ve askeri yardım almaya başlamıştır (Arı, 2004: 275). Mısır bu anlaşmaya kadar, izlemiş olduğu politikalarla Arap dünyasına yön veren lider bir devlet olmuştur. 1981 yılında Sedat ın bir suikastla öldürülmesinden sonra yerine, ülkeyi 30 yıl baskıyla yönetecek olan Hüsnü Mübarek geçmiştir. Bu dönemde uygulanan liberal ekonomi politikaları, Mısır ı Avrupa ülkeleri ve ABD ye daha bağımlı hale getirmiş, IMF ve Dünya Bankası ndan alınan krediler yüzünden borç yükü artmıştır (Kılıç vd. 2012: 17). Mısır da Arap Baharı nın başlamasını takip eden 18 aylık dönemde, Mısır Merkez Bankasının döviz rezervleri, ayda ortalama 1.4 milyar dolar azalarak 15.1 milyar dolara kadar gerilemiştir (World Bank, 2012).Türkiye ile Mısır arasındaki ekonomik ilişkilere ait veriler, Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 61

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... Tablo 3 te sunulmuştur. Tablodaki veriler incelendiğinde; Mısır ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin genelde dalgalı bir seyir izlediği, ihracatın 2003-2009 döneminde ihracat ve ithalatın genel olarak arttığı ve Türkiye ye bu ülkeden gelen turist sayısının yükseldiği, fakat 2010 yılında bu ülkede başlayan karışıklıklarla birlikte, ticari ilişkilerde ve gelen turist sayısında, bir miktar düşüş yaşandığı görülmektedir. Fakat bu düşüş, diğer ülkelere oranla daha az olmuş ve ticari ilişkiler tekrar toparlanma sürecine girmiştir. Etkilenmenin az olmasında, Mısır ın görece büyük bir ekonomi olmasının ve Türkiye ye görece uzak bulunmasının; toparlanmanın hızlı olmasında ise bu ülkedeki demokrasiye geçiş sürecinin daha hızlı işlemiş olmasının etkili olduğu düşünülmektedir. Türkiye nin Mısır a olan ihracatı 2011 ve 2012 yılarında artış gösterirken, 2013 te azalmaya başlamıştır. Bu azalmada, askeri darbenin etkisiyle siyasi ve ekonomik ilişkilerde yaşanan gerilimlerin etkili olduğu değerlendirilmektedir. İhracat (Milyon $) Tablo 3: Türkiye - Mısır Ekonomik İlişkileri İthalat (Milyon $) Türkiye ye Gelen Turist Sayısı (Bin Kişi) 2000 376-20 141 29 32 19 2001 421 12 92-35 22-30 2002 326-23 118 29 22-4 2003 346 6 189 60 31 42 2004 473 37 255 35 34 13 2005 687 45 267 5 43 25 2006 709 3 393 47 43-1 2007 903 27 653 66 53 24 2008 1426 58 886 36 58 10 2009 2599 82 642-28 67 15 2010 2251-13 926 44 62-8 2011 2759 23 1382 49 80 29 2012 3679 33 1342-3 112 41 2013 3200-13 1629 21 107-4 2014* 1262-652 - 39 - Kaynak: Ekonomi Bakanlığı-Dış Ticaret İstatistikleri-Ülkelere Göre Dış Ticaret; Kültür ve Turizm Bakanlığı-Turizm İstatistikleri-Sınır Giriş Çıkış İstatistikleri-Milliyet, *: Ocak-Mayıs dönemi verileridir. 5.4. Tunus Dış ticaretinin %80 ini Avrupa ülkeleriyle gerçekleştirmekte olan Tunus a Türkiye en 62 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR çok tekstil ürünleri ve elyafı satarken, Tunus tan en çok gübre ithal etmektedir (Ergün, 2012). Türkiye ile Tunus arasında 2004 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması nın da etkisiyle Türkiye nin bu ülkeyle olan ticaret hacmi, 355 milyon dolardan 1 milyar dolara yükselmiş ve bu ülke, Türkiye nin Afrika da en çok ticaret yaptığı 5. ülke konumuna yükselmiştir. Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilere ait veriler, Tablo 4 te sunulmuştur. İhracat (Milyon $) Tablo 4: Türkiye - Tunus Ekonomik İlişkileri İthalat (Milyon $) Türkiye ye Gelen Turist Sayısı (Bin Kişi) 2000 162-32 65-3 40 34 2001 141-13 73 12 45 13 2002 121-14 72-2 51 14 2003 220 82 98 37 47-9 2004 256 16 100 2 52 12 2005 295 15 117 17 61 16 2006 325 10 150 28 48-21 2007 530 63 230 53 42-13 2008 778 47 365 59 43 2 2009 646-17 235-36 57 32 2010 714 11 281 19 58 2 2011 802 12 250-11 63 9 2012 797-1 196-22 86 37 2013 892 12 289 47 91 5 2014* 409-71 - 39 - Kaynak: Ekonomi Bakanlığı-Dış Ticaret İstatistikleri-Ülkelere Göre Dış Ticaret; Kültür ve Turizm Bakanlığı-Turizm İstatistikleri-Sınır Giriş Çıkış İstatistikleri-Milliyet, *: Ocak-Mayıs dönemi verileridir. Tablo 4 teki veriler incelendiğinde; Tunus ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin genelde dalgalı bir seyir izlediği, 2003-2008 döneminde ihracat ve ithalatın artış gösterdiği ve bu ülkeden gelen turist sayısının arttığı, fakat 2008 küresel ekonomik krizinin de etkisiyle 2009 yılında bu ülkeyle olan ticari ilişkilerde düşüşler yaşandığı görülmektedir. Bu ülkeden Türkiye ye gelen turist sayısında 2012 yılında %37 oranında artış olmasına karşılık, bu ülkeyle gerçekleştirilen ihracatta ve ithalatta düşüşler yaşandığı görülmektedir. 2013 yılında ihracat, ithalat ve gelen turist sayısında artışlar olduğu dikkat çekmektedir. Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 63

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... 6. SONUÇ Arap Baharı, içinde birçok riski de barındırmaktadır. Bunların başında; bölgenin kabilelere dayalı yapısından kaynaklanan, yeni bir iktidar mücadelesinin başlaması olasılığıdır. Ülkelerde yerleşik farklı güç odakları, birleşmenin kendi eksenleri etrafında olmasını istemektedir. Bölgenin bu yapısı, bölgede ulusal birliğin sağlanmasını güçleştirmekte, bu durum da terör örgütleri ve radikal gruplara, hareket alanı kazandırmaktadır. İkincisi; bölgenin içinde barındırdığı Selefist 5 akımların, İran tipi bir karşı devrim gerçekleştirme riskidir. Üçüncüsü; bu bölgede demokratik bilincin tam olarak oturmamış olmasıdır. Devrim sonrası dönemde yapılan seçimleri kazanan siyasi parti, başını Müslüman Kardeşlerin çektiği İslamcı bir partidir. Bu durum ABD ve AB ülkelerini tedirgin etmiş ve sonrasında gelen askeri darbeye sessiz kalmışlardır 6.Tunus ta Annahda Partisi seçimleri kazanmıştır. Ancak bu partiye sızan radikal grupların, reformları engelleme riski, Batılı devletleri endişelendirmektedir (Mutlu vd. 2012: 7). Tunus ta 18 Aralık 2010 tarihinde başlayan halk ayaklanması, 14 Ocak 2011 tarihinde hükümetin devrilmesiyle son bulmuş, 23 yıllık Zeynel Abidin Bin Ali rejimi sona ermiştir. Zeynel Abidin Bin Ali nin ülkeyi terk etmesinin ardından, partisi Anayasal Demokrasi Cephesi lağvedilmiş ve 23 Ekim 2011 tarihinde yapılan seçimlerde, En-Nahda Partisi oyların %41.47 sini alarak seçimi kazanmıştır (EIU, 2011). Ancak devrim sonrası sürecin arzu edildiği şekilde sağlıklı işlediğini söylemek pek mümkün değildir. Tunus Hükümeti, sosyal ve ekonomik alanlarda henüz bir başarı elde edememiştir. Bu durum, Selefilerin elini güçlendirmekte ve karşı devrim riskini artırmaktadır (Yakış, 2011: 117). Mısır da 25 Ocak 2011 de başlayan halk hareketi sonrası Hüsnü Mübarek 11 Şubat 2011 de görevinden istifa etmiş, 19 Mart 2011 de anayasa referandumu, 28 Kasım 2011 de Halk Meclisi seçimleri yapılmış ve yeni hükümet kurulmuştur. Ancak, bu ülkede de işsizlik ve yoksulluk gibi temel sorunlarda hala bir ilerleme sağlanamamıştır (EIU, 2011). Son olarak 3 Temmuz 2013 tarihinde Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetleri, ülkede devam eden protestoları bahane ederek ülke yönetimine el koymuş, seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yi görevden uzaklaştırarak gözaltına almış ve Müslüman Kardeşler Teşkilatını yasadışı ilan ederek yöneticilerini tevkif etmiştir. Ayrıca, Mısır da ordu pek çok ekonomik alanda faaliyette bulunmaktadır. Ordu, yalnızca ülkenin savunmasından sorumlu değil, aynı zamanda fırıncılık, otomobil tamiri ve inşaat gibi birçok alanda da söz sahibi ve işveren konumundadır. Yaklaşık 8.5 milyon kişi (nüfusun yaklaşık %10 u) ekonomik olarak doğrudan orduya bağlıdır. Bu durum, orduya ek imtiyazlar kazandırmaktadır. Ordunun bu imtiyazları bırakmaya kolaylıkla razı olmayacağından ve yeni yönetimler üzerinde daima belirleyici bir rol üstleneceğinden endişe edilmektedir (Springborg, 2011). Bu durum, Mısır da demokrasiye geçişin önündeki en önemli engellerden birini oluşturmaktadır. 5 Selefiyle; dinde selef (geçmiş dönemde yaşamış büyük) kabul edilen kişilere, hiçbir değişiklik yapmadan tâbi olmayı esas alan, radikal bir akımdır (TDK, 2013). 6 Söz konusu haberlerin detayları için bkz. http://www.aa.com.tr/tr/rss/201258--ab-darbeye-darbe-bile-diyemedi. 64 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR Mısır da ekilebilir alan, tüm ülke topraklarının sadece %4 ünü oluşturmaktadır. Tarım ve sulama konularında yapılacak yatırımlarla, özellikle kırsal kesimlerde yoksulluğun azaltılması ve istihdamın arttırılması sağlanabilir (ILO, 2013). Mısır ekonomisi için turizm sektörünün önemi büyüktür. Mısır da yaşayan her yedi kişiden biri, bu sektörden geçimini sağlamakta iken, karışıklıkların başlamasıyla birlikte, turizm gelirleri %80 oranında azalmıştır (EIU, 2011). Libya da başlayan olaylardan sonra, bu ülkede yaşayan yaklaşık 200.000 Mısırlının, ülkeyi terk etmesi, Mısır ın, buradan gelen işçi gelirlerinden de mahrum kalmasına neden olmuştur (Springborg, 2011: 430). Ayrıca İsrail ve Ürdün e yapılan doğalgaz ihracatının, Sina Yarımadasındaki sabotajlardan dolayı kesilmesi, ülkeyi zor durumda bırakmıştır. Bu sorunlar, hem istihdamı olumsuz yönde etkilemiş, hem de milli gelirin düşmesine neden olmuştur (Galal, 2011: 7). Ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanmasıyla, turizm gelirleri ve doğalgaz ihracatı yeniden artabilir. Libya da 17 Şubat 2011 de başlayan halk hareketi, 19 Mart 2011 de Fransa nın önderliğinde başlayıp sonrasında NATO komutasında devam eden dış müdahalenin de yardımıyla, 20 Ekim 2011 de Kaddafi nin öldürülmesiyle sona ermiştir. 23 Ekim 2011 de Libya Geçici Yönetimi kurulmuş, 7 Temmuz 2012 de demokratik seçimler yapılmıştır. Ancak ülkede kabileler arasındaki çatışmalar hala devam etmekte ve ülkenin bölünmesi riski sürmektedir (Doğan ve Durgun, 2012). Orta Doğu ile tarihi ve kültürel bağları ve ticari ilişkileri olan ve bu bölgede yeniden denge unsuru olmaya çalışan Türkiye için, bölgedeki gelişmeler büyük önem taşımaktadır. Bölgedeki gelişmeler çok büyük tehditleri ve fırsatları da bünyesinde barındırmaktadır. Türkiye, bölgedeki hassas dengeleri göz önünde bulundurarak, halkların demokrasi ve insan hakları taleplerinin yanında yer alıp, uluslararası kamuoyunu kendi politikaları çerçevesinde yönetebildiğinde, 21. yüzyılın yeni güç merkezi olmaya adaydır. Türkiye, Orta Doğu ülkeleriyle olan ilişkilerini, duygusal zeminden çok, daha pragmatik, daha derinlikli inşa edebildiğinde, bölge ülkeleriyle birlikte bu süreçten daha da güçlenerek çıkacak ve gelişmeleri fırsata çevirebilecektir. 7. KAYNAKÇA Aliboni, R. (2012) The International Dimension of The Arab Spring, The International Spectator: Italian Journal of International Affairs, 56, 5-9. Arı, T. (2004) Geçmişten Günümüze Orta Doğu Siyaset, Savaş ve Diplomasi, Alfa Yayınları. Aydın, A.K. (2012) Türkiye ve Libya Ekonomik-Ticari İlişkiler Bilgi Notu, http://trablus. be.mfa.gov.tr/showinfonotes.aspx?id=157183, (23.07.2014). BBC (2014) ABD askerleri danışmanlık için Irak ta, http://www.bbc.co.uk/turkce/ haberler/2014/06/140625_abd_askerleri_irak.shtml, (19.07.2014). Bölme, S.M., Ulutaş, U., Özhan, T. ve Küçükkeleş, M. (2011) İsyan, Müdahale ve Sonrası: Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 65

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... Libya da Dönüşümün Sancıları, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), Rapor No:5, 1-59. CNNTURK (2014) IŞİD, Suriye ve Ürdün Sınırında İlerliyor, http://www.cnnturk.com/ video/dunya/isid-suriye-ve-urdun-sinirinda-ilerliyor, (19.07.2014). Çakı, F. (2011) Arap Baharı: İslam Üzerine Söylemsel Dönüşümün Habercisi mi? Akademik İncelemeler Dergisi, 6(2), 123-138. Doğan, G. ve Durgun, B. (212) Arap Baharı ve Libya: Tarihsel Süreç ve Demokratikleşme Kavramı Çerçevesinde Bir Değerlendirme, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 15, 61-90. EIU (2011) Spring tide: Will the Arab Risings Yield Democracy, Dictatorshipor Disorder? Report from the Economist Intelligence Unit (EIU), http://www.ispionline.it/it/documents/ Arab_Spring_Tide_ Whitepaper_Jun2011.pdf, (26.08. 2013). Ekonomi Bakanlığı (2014) Dış Ticaret İstatistikleri-Ülkelere Göre Dış Ticaret, http://www. ekonomi.gov.tr/index.cfm?sayfa=7155be01-d8d3-8566-45208351967592cf, (21.04.2014). Ekopolitik (2012) Devrimin İki Yüzü, http://www.ekopolitik.org/public/news.aspx?id= 5323&pid=4553, (23.07.2014). Emre, A. (2012) Devrimlerden Sonra Arap Baharı, DÜBAM (Dünya Bülteni Araştırma Masası) Yayınları, http://www.dunyabulteni.net/file/2012/arap-bahari-misir-ve-digerleri-sonhali1.pdf, (08/10/2013). Ergün, S. (2012) Tunus ve Türkiye Arasındaki Ticari İlişkilerin Geçmişi ve Geleceği, Stratejik Düşünce Enstitüsü, http://www.sde.org.tr/tr/haberler/1799/e-%e2%80%93-bulten-tunus-veturkiye-arasindaki-ticari-iliskilerin-gecmisi-ve-gelecegi.aspx, (23.07.2014). Galal, A. (2011) An Economic Perspective, Economic Research Forum (ERF), Policy Perspective, No: 3, 1-11. Güncelmeydan (2012) Katliamı Esad a Yıkan Batı, Düğmeye Basıyor, http://www. guncelmeydan.com/pano/ortadogu-operasyonlari-turkiye-den-yurutuluyor-t28186-75.html, (19.07.2014) Hasgüler, M. ve Uludağ, M.B. (2009) Üçüncü Dünya Yolunda Rusya ve Orta Asya, İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, 41, 39-60. Hürriyet (2011) Tunus ta Bardağı Wikileaks Belgeleri Taşırdı, http://www.hurriyet.com.tr/ planet/16766960.asp, (19.08.2013). 66 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015

Arap Baharı nın Nedenleri, Uluslararası İlişkiler Boyutu ve Türkiye nin Dış Ticaret ve... ı GÖÇER, ÇINAR ILO (2013) Egypt s Farmers: Sowing the Seeds of an Agricultural Revolution, http://ilo.org/ global/about-the-ilo/newsroom/features/wcms_204313/lang--en/index.htm, (23.07.2014). IMF (2013) World Economic Outlook Database, April, http://www.imf.org/external/ pubs/ft/ weo/2013/01/weodata/index.aspx, (12.10.2013). Joffe, G. (2011) The Arab Spring in North Africa: Originsand Prospects, The Journal of North African Studies, 16(4), 507-532. Kılıç, E., Aktar, E., Erdoğmuş, Y., Ertosun, M., Akadır, K., Kaya, E. ve Hasar, H. (2012) Arap Dünyasında Entropi: Tunus, Mısır, Libya ve Suriye de Halk Ayaklanmaları, Türkiye Uluslararası İlişkiler Çalışmaları-Yakın Doğu Araştırmalar Merkezi (TUİÇ-YADAM), Rapor No: 1. Kültür ve Turizm Bakanlığı (2014) Kültür ve Turizm Bakanlığı-Turizm İstatistikleri-Sınır Giriş Çıkış İstatistikleri-Milliyet, http://www.ktbyatirimisletmeler.gov.tr/tr,9854/sinir-giris-cikisistatistikleri.html, (21.07.2014). Marsot, A.L.A.S. (2010) Mısır Tarihi: Arapların Fethinden Bugüne, Çev: Gül Çağalı Güven, Tarih Vakfı Yurt Yayınları. Mutlu, M.K., Taş, R. ve Akpınar, M. (2012) Orta Doğu Raporu, Turgut Özal Üniversitesi, Ekonomik Sosyal ve Siyasal Araştırma ve Uygulama Merkezi, No: 7, 1-104. ORSAM (2011) Tarihten Günümüze Libya, Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM), Rapor No: 39, 1-32. Özbay, F. (2011) Rusya nın Suriye Politikası ve Türkiye-Rusya İlişkileri, İstanbul Üniversitesi, Avrasya Enstitüsü, http://avrasya.istanbul.edu.tr/?page_id=8008, (23.07.2014). Öztürkler, H. (2012) Tunus Ekonomisinin Genel Özellikleri, Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM), Ortadoğu Analiz, 4(37), 52-59. Sander, O. (2010) Siyasi Tarih, İmge Kitabevi Yayınları. Springborg, R. (2011) The Political Economy of the Arab Spring, Mediterranean Politics, 16(3), 427-433. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (2013) Suriye de Katledilenlerin Sayısı 80 Bini Aştı, http:// www.haksozhaber. net/suriyede-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-80-bini-asti-37444h.htm, (23.07.2014). Şensoy, S. (2012) Orta Doğu daki Son Gelişmeler ve Jeostratejik Manzara, Türkiye Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM), http://www.tasam.org/tr-tr/icerik/4934/orta_ dogudaki_son_gelismeler_ve_jeostratejik_manzara, (22.07.2014). Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi KAÜ İİBF Dergisi Cilt 6 * Sayı 10 * Yıl 2015 67

GÖÇER, ÇINAR ı The Reasons Of Arab Sprıng, Its Internatıonal Dımensıon And Impacts On... Şen, G. (2012) İran ve Arap Baharı : Bağlam, Söylem ve Siyaset, Ortadoğu Etütleri, 3(2), 95-118. TDK (2013) Güncel Türkçe Sözlük, http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_ gts&arama=gts&guid=tdk.gts.519733d1e49052.51424781, (18.09.2013). TEPAV (2012), Arap Baharının Jeopolitik Zorluklarının Göğüslenmesi: AB-Türkiye Ortak Gündemi İçin Bir Çağrı, http://www.tepav.org.tr/tr/yayin/s/525, (22.07.2014). The Guardian (2011) Arab Spring: An Interactive Timeline of Middle East Protests, http:// www.guardian.co.uk/world/interactive/2011/mar/22/middle-east-protest-interactive-timeline, (19.05.2013). Toscano, R. (2012) Which Democracy After the Arab Spring? CIDOB, Barcelona Centre for International Affairs, Notes Internacionals, No: 57, 1-5. Trenin, D. (2012) Russia s Line in the Sand on Syria. Why Moscow Wants to Halt the Arab Spring. Foreign Affairs, http://www. foreignaffairs.com/articles/137078/dmitri-trenin/russiasline-in-the-sand-on-syria? (19.09.2013). USAK (2013) Rusya nın Suriye Denklemindeki Yeri: İkili ve Bölgesel Çıkarlar, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, http://www.usak.org.tr/hyazdir.asp?id=989, (19.05.2013). Uygur, H. (2012) İran ve Arap Baharı, SETA Analiz, Sayı: 52, 3-37. Varol, T. (2011) Arap Baharı Rusya Kapılarında, 21 Yüzyıl, 36, 35-41. World Bank (2012) Financial Access and Stability : A Road Map for the Middle East and North Africa, http://web.worldbank.org/wbsite/external/countries/mena- EXT/0,,contentMDK:23000683~menuPK:3970786~pagePK:2865106~piPK:2865128~theSitePK:256299,00.html, (22.07.2014). Yakış, Y. (2011) Arap Baharı ve Türkiye, Çerçeve Dergisi, 20(57), 114-123. Yeğin, M. ve Özertem, H.S. (2012) Ortadoğu da Otoriter Aktörlerin İttifakı: İran, Suriye ve PKK, http://www.usakanalist.com/detail.php?id=217, (19.07.2014). 68 Kafkas University Economics and Administrative Sciences Faculty The Journal of KAU IIBF Vol 6 * Issue 10 * Year 2015