AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru No: 21719/10 Bilal ÇETİNER / Türkiye Başkan Nebojša Vučinić, Yargıçlar Paul Lemmens, Egidijus Kūris ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campos un katılımıyla oluģturulan Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (Ġkinci Bölüm), Komite olarak, 25 Mart 2010 tarihinde yapılan baģvuruyu, davalı Hükümet tarafından sunulan görüģleri ve baģvuranların cevap olarak sunduğu görüģleri dikkate alarak 13 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleģtirdiği müzakerelerin ardından, aģağıdaki kararı vermiģtir: T.C. Adalet Bakanlığı, 2014. Bu gayriresmi çeviri, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığı tarafından yapılmıģ olup, Mahkeme açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiģ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koģulu ile Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığına atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
ÇETĠNER / TÜRKĠYE KARARI 2 OLAY 1. BaĢvuran, Bilal Çetiner, Türk vatandaģı olup 1974 doğumludur. BaĢvuran Mahkeme önünde, Diyarbakır da görev yapan Avukat M. Özbekli tarafından temsil edilmiģtir. Türk Hükümeti ( Hükümet ) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiģtir. 2. BaĢvuran, Hizbullah örgütüne (yasadıģı silahlı örgüt) yönelik yürütülen operasyon kapsamında 21 Ocak 2002 tarihinde saat 6 sularında elindeki silahı ve diğer bir Ģüpheli ile birlikte yakalanmıģtır. 3. Yakalama tutanağından, baģvuranın elindeki silahı ile karģı gelmesi nedeniyle polislerin zor kullanmak durumunda kaldığı anlaģılmaktadır. 4. Aynı gün, baģvuran Batman Emniyet Müdürlüğü nde gözaltına alınmıģtır. 5. BaĢvuran gözaltına alınmadan önce sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Batman Devlet Hastanesi ne götürülmüģtür. 6. Aynı gün içerisinde, yani 21 Ocak 2002 tarihinde düzenlenen sağlık raporunda, baģvuranın böbrek koliği (nefretik kolik) nedeniyle Ģikâyet ettiği ve sırtında da yaygın bir Ģekilde morluklar olduğu belirtilmiģtir. 7. BaĢvuran 24 Ocak 2002 tarihinde, gözaltı süresi bitiminde, Batman Devlet Hastanesi nde sağlık kontrolünden geçmiģtir. 8. Aynı gün düzenlenen sağlık raporunda, baģvuranın böbrek koliği nedeniyle Ģikâyet ettiği ve sırtında da sıyrıklar olduğu belirtilmiģtir. Doktor raporda, hastanın vücudunda Ģiddet izine rastlanılmadığını açıklamıģtır. 9. Batman Cumhuriyet Savcısı aynı tarihte, baģvuranın ifadesini almıģtır. 10. Ġlgili, ardından Sulh Ceza Mahkemesi huzuruna çıkartılmıģtır. Nöbetçi hâkim, baģvuranın ifadesini aldıktan sonra tutuklanmasına karar vermiģtir. 11. BaĢvuran 25 Ocak 2002 tarihinde, sağlık kontrolünden geçirilmiģtir. Sağlık raporu, ilgilinin vücudunda herhangi bir Ģiddet izine rastlanmadığını ortaya koymaktadır.
ÇETĠNER / TÜRKĠYE KARARI 3 12. Aynı gün Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, baģvuranı sorgulaması için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ġubesinde görevli polis memurlarına, 10 gün ek gözaltı süresi vermiģtir. 13. BaĢvuran 26 Ocak 2002 tarihinde, söz konusu Ģubeye bağlı polis memurlarına teslim edilmiģtir. 14. Aynı gün, baģvuran Batman Hastanesi nde muayene edilmiģtir. Sağlık kontrolü sonucunda hazırlanmıģ raporda, ilgilinin sırt bölgesinde hafif kızarıklar olduğu ve böbrek ağrıları nedeniyle Ģikâyet ettiği anlaģılmaktadır. Ġlgiliye Ģiddet uygulandığına dair bir bulguya rastlanılmamıģtır. 15. BaĢvuran, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ġubesi nde kaldığı süre zarfınca Diyarbakır Devlet Hastanesi nde birçok kez sağlık kontrolünden geçirilmiģtir. 16. BaĢvuran, 28 Ocak 2002 tarihinde hazırlanan rapora göre, böbrek taģı tedavisi görmek üzere hastaneye yatırılmıģtır. 17. 4 ġubat 2002 tarihinde düzenlenen sağlık raporunda, baģvuranın sırt çukurunda, 5-6 cm çapında non-reaktif hiperemik deri lezyonlarının olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, doktor idrar tahlilleri değerlerini normal olarak değerlendirmiģtir. 18. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi 4 ġubat 2002 tarihinde, Diyarbakır Emniyet müdürlüğü Terörle Mücadele ġubesi görevlilerine baģvuranı ellerinde tutabilmesi için ikinci kez on günlük ek gözaltı izni vermiģtir. 19. BaĢvuran, 5 ġubat 2002 tarihinde saat 01.45 te ve 8 ġubat 2002 tarihinde saat 01.50 de böbrek ağrıları nedeniyle hastaneye kaldırılmıģtır. BaĢvuran, Diyarbakır Devlet Hastanesi nde renal kolik ve idrar yolu enfeksiyonu tedavisi görmüģtür. 20. Diyarbakır Hastanesi nin 10 ġubat 2002 tarihinde hazırladığı rapora göre baģvuran böbrek taģı düģürdüğünü ve bu hastalığı nedeniyle gördüğü tedavinin devam ettiğini söylemiģtir. 21. Diyarbakır Hastanesi tarafından hazırlanan 13 ġubat 2002 tarihli sağlık raporu, baģvuranın, palpasyonda (elle yapılan muayenesinde) bel bölgesi, penis baģı ve sağ testisine yönelik yapılan ağrı ve duyarlılık testine iliģkindir. BaĢvuranın idrar testinde 4-5 eritrosit ve 2-3 lökosit çıkmıģtır.
ÇETĠNER / TÜRKĠYE KARARI 4 22. BaĢvuran, 14 ġubat 2002 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ġubesi nde sorgulandıktan sonra sağlık kontrolünden geçmiģtir. Ġlgilinin vücudunda herhangi bir Ģiddet izine rastlanmamıģtır. 23. Aynı gün, baģvuran yerleģtirildiği Batman Cezaevi nde bulunan cezaevi doktoru tarafından muayene edilmiģtir. Bu bağlamda oluģturulan raporda, baģvuranın vücudunda herhangi bir Ģiddet izine rastlanılmadığını ortaya koymaktadır. 24. BaĢvuran, 18 ġubat 2001 tarihinde Batman Cumhuriyet Savcısına, kendisine iģkence ettiğini ileri sürdüğü Batman Emniyet Müdürlüğü polis memurları hakkında Ģikâyetçi olmuģtur. Batman da gözaltında tutulduğu sırada iģkenceye maruz kaldığını ileri sürmektedir. Bu iddiasına iliģkin, baģvuran vücudunun çeģitli bölgelerine, özellikle testislerine elektroģok uygulandığını; elektrik verilmeden önce ve sonra soğuk su ile ıslatıldığını; çok susamasına rağmen, su vermediklerini; elektrik verildikten sonra çıplak vaziyette kollarından saatlerce asılı kaldığını; son olarak ta ölümle tehdit edildiğini söylemiģtir. 25. Savcı, baģvurana sağlık raporu düzenleyen doktorların ifadesini almıģtır. Doktorların tamamı, baģvuranın vücudunda iģkence yapıldığına dair herhangi bir ize rastlanılmadığını beyan etmiģtir. 26. Savcı ayrıca, Ģikâyetlerini yineleyen baģvuranın ifadesini de almıģtır. 27. Batman Cumhuriyet Savcısı, 6 Kasım 2002 tarihli ceza soruģturması sonucunda, baģvuranın iddialarının somut delil unsurlarına dayandırılmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı vermiģtir. Savcı, ilgiliyi muayene eden doktorların ifadelerini ve bu doktorların ilgili üzerinde iģkence yapıldığına dair herhangi bir bulguya rastlamadıklarına dair açıklamalarını dikkate alarak söz konusu kararı almıģtır. Savcı, müģtekinin sırt çevresinde bulunan yara izlerinin yakalama esnasında oluģtuğu kanaatindedir. Savcı ayrıca, baģvuranın 18 ġubat 2002 tarihli Ģikâyetinin ardından yeni bir sağlık kontrolünden geçmeyi kabul etmediğini de soruģturmaya eklemiģtir. 28. BaĢvuran, 8 Nisan 2010 tarihinde 6 Kasım 2002 tarihli kararın tebliğ edilmediğini ileri sürerek Batman Emniyet Müdürlüğündeki polis memurları hakkındaki Ģikâyetine iliģkin ceza soruģturmasının sonucu hakkında bilgi edinmek için Batman Savcılığı na dilekçe yazmıģtır.
ÇETĠNER / TÜRKĠYE KARARI 5 29. Nitekim 6 Kasım 2002 tarihli takipsizlik kararı baģvurana, 22 Nisan 2010 tarihinde tebliğ edilmiģtir. 30. BaĢvuran iģbu takipsizlik kararına karģı Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz etmemiģtir. 31. BaĢvuran 26 Mart 2010 tarihinde, Batman daki polis memurları ve Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ġubesi polis memurları hakkında da Ģikâyette bulunmuģtur. 32. Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı 8 Nisan 2010 tarihinde, baģvuranın ifadesini almıģtır. BaĢvuranın ifadesinin ilgili kısımları aģağıdaki gibidir; 26 Mart 2010 tarihinde cezaevinden, ben size bir dilekçe gönderdim. ġikâyetimi yineliyorum. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde yirmi gün kaldım. Polisler bana iģkence yaptılar. Bana elektroģok verdiler. Üzerime soğuk su tutuldu. Filistin askısına maruz kaldım. Gözlerim bağlıydı. Polislerin kim olduğunu teģhis edemedim ama çok kalabalık olduklarını biliyorum. E.K. ve M.B. bu kötü muamelelere tanık oldular. Doktorlar beni yalnız muayene ettiler. Polisler içeri girmek istediler ancak doktorlar onlara izin vermedi. Diyarbakır Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele ġubesindeki polis memurları hakkında ilk kez Ģikâyette bulunuyorum. Daha önce, Batman Emniyet Genel Müdürlüğündeki polis memurları hakkında da Ģikâyette bulunmuģtum. 33. Savcı, 30 Nisan 2010 tarihinde E.K. ve M.B.nin ifadesini almıģtır. E.K. ve M.B. özellikle aģağıdaki ifadeleri dile getirmiģlerdir: E.K. : Bilal ile birlikte gözaltındaydım. Onu Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde, polislerin elinde çıplak vaziyette gördüm. Benim hücrem onunkine uzaktı, polislerin ona ne yaptığını bilmiyorum. Fakat sorgusu sırasında, ilgilinin çığlıklarını duydum. M.K. : Diyarbakır Emniyet Müdürlüğündeki sorgulamalar sırasında gözlerim bağlıydı. Bir ara, gözümdeki bağı çözebilmeyi baģardım ve Bilal ı, radyatör boruları üzerine kurulmuģ Filistin askısına bağlandığını gördüm. Bununla birlikte çığlıklarını duydum ancak polislerin ona ne yaptığını göremedim. 34. Savcı, 2002 yılındaki gözaltı sürecinde, baģvuran adına düzenlenmiģ sağlık raporlarını dikkate alarak Adli Tıp Kurumu dan görüģ sunmasını istemiģtir. 35. Adli Tıp Kurumunun 1 Haziran 2010 tarihli bilirkiģi raporunda baģvuranın böbrek ağrıları nedeniyle birçok kez hastaneye sevk edildiğini
ÇETĠNER / TÜRKĠYE KARARI 6 ve idrar yolu enfeksiyonu ile böbrek taģları için gerekli tıbbı tedaviyi gördüğünü, sağlık raporunda da baģvuranın maruz kaldığını iddia ettiği iģkence, darp ve de Ģiddet iddialarını doğrulayan herhangi bir kanıta rastlanılmadığını ortaya koymaktadır. 36. Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı, özellikle Adli Tıp Kurumu nun raporuna dayanarak 26 Haziran 2010 tarihinde kovuģturmaya yer olmadığı dair karar vermiģtir. Savcı, tanıkların Ağır Ceza Mahkemesi tarafından baģvuranla aynı davadan cezalandırılmıģ olmalarını göz önüne aldığında tanıkların tarafsızlığı konusunda Ģüphelerini dile getirmiģtir. Savcı, Ģikâyet konusu olan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü polis memurları aleyhinde cezai takibat baģlatmak için yeterli delil bulunmadığı kanısındadır. 37. BaĢvuran, 26 Haziran 2010 tarihli takipsizlik kararına karģı itiraz etmiģtir. 38. Siverek Ağır Ceza Mahkemesi, 29 Eylül 2010 tarihli kararıyla, dosyada bulunan unsurlara dayanarak, itiraz edilen kararın usule ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, baģvuranın itirazını reddetmiģtir. ġġkâyetler 39. BaĢvuran SözleĢme nin 3. maddesini ileri sürerek, Batman Emniyet Müdürlüğü ve Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü nde iģkenceye maruz kalması nedeniyle Ģikâyet etmektedir. HUKUKĠ DEĞERLENDĠRME 40. BaĢvuran, dava koģullarının, aģağıda yer alan SözleĢme nin 3. maddesini ihlal ettiklerini iddia etmektedir: Hiç kimse iģkenceye veya insanlık dıģı ya da aģağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz. 41. Hükümet, söz konusu iddialara karģı çıkmaktadır. 42. Batman Emniyet Müdürlüğü binasında kötü muamele yapıldığı iddiasına iliģkin olarak Mahkeme, baģvuranın Ģikâyetinin sonucu hakkında bilgi edinmek için yaklaģık sekiz yıl beklediğini buna karģın, 22 Nisan 2010
ÇETĠNER / TÜRKĠYE KARARI 7 tarihinde bilgisine sunulan 6 Kasım 2002 tarihli takipsizlik kararına karģı da Ağır Ceza Mahkemesi önünde itiraz etmediğini gözlemlemiģtir. Dolayısıyla baģvuran, SözleĢme nin 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca iç hukuk yollarını tüketmemiģtir. 43. Mahkeme, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü nde kötü muamele yapıldığı iddiasına iliģkin olarak, baģvuranın, Ģikâyet etmek için sekiz yıl beklediğine dikkat çekmektedir. Savcı, baģvuranın ifadesini almıģtır. Savcı, aynı zamanda ilgilinin Ģahit olarak gösterdiği diğer iki kiģinin de ifadesini almıģtır. Ayrıca, baģvuranın gözaltında kaldığı sırada, baģvuran adına 2002 yılında düzenlenen raporları dikkate alarak Adli Tıp Kurumu ndan görüģ sunmasını istemiģtir. Savcı caza soruģturması sonucunda, Ģikâyet edilen polis memurları aleyhinde yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı vermiģtir. Ağır Ceza Mahkemesi baģvuranın itirazından hareketle, itiraz edilen kararı yasaya uygun olduğu gerekçesiyle onamıģtır. 44. Bu bağlamda, Mahkeme, SözleĢme nin 3. maddesine aykırı olduğu iddia edilen muamelelerin uygun delil unsurları ile desteklenmesi gerektiğini hatırlatmaktadır (bk. Hüsniye Tekin/Türkiye, No. 50971/99, 43, 25 Ekim 2005 ve Martinez Sala ve diğerleri/ispanya, No. 58438/00, 121, 2 Kasım 2004). 45. Mahkeme, iddia edilen olayların tespiti için her türlü makul şüphenin ötesinde kriterinden yararlanmaktadır, bu türden bir delil yeteri kadar ciddi, açık ve birbiriyle uyumlu bir dizi emareden ya da çürütülemeyecek karinelerden oluģabilir (İrlanda/Birleşik Krallık, 18 Ocak 1978, A serisi No. 25, 161 sonunda (in fine), ve Labita/İtalya [BD], No. 26772/95, 121 ve 152, AĠHM 2000-IV). 46. Dosyadaki unsurlar ıģığında Mahkeme, baģvuranın beyanlarını inandırıcı bulmamıģtır. Keza baģvuran, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü nde görevli polis memurları hakkında Ģikâyet etmek için sekiz yıl beklemesine iliģkin nedeni konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamıģtır. Nitekim sağlık raporları sonuçları, ilgilinin dile getirdikleriyle örtüģmemektedir. 47. Dolayısıyla Mahkeme, baģvuranın tutukluluğu sırasında Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü polis memurları tarafından her türlü şüphenin ötesinde 3. maddeye aykırı muamelelere maruz kaldığını destekler nitelikte unsur veya emarelere sahip değildir (Hüsniye Tekin/Türkiye, anılan, 50 ve
ÇETĠNER / TÜRKĠYE KARARI 8 Erdagöz/Türkiye, 22 Ekim 1997, Karar ve Hüküm derlemeleri 1997-VI, 42). 48. Usul bakımından Mahkeme, baģvuranın Ģikâyeti üzerine, iç hukukta ceza soruģturması baģlatıldığını gözlemlemiģtir. Mahkeme, bu soruģturmanın tarafsız ve bağımsız bir Ģekilde yürütüldüğü kanaatindedir. Bu soruģturmanın yeterli bir biçimde veya çekiģmeli olarak yürütülmediğini ve baģvuranın soruģturmaya yeterince katılmadığını söylemek mümkün değildir. Mahkeme ye göre, soruģturmanın ciddi ve kapsamlı bir Ģekilde yapılmadığına dair kuģku doğuracak herhangi bir eksiklik mevcut değildir. 49. Dolayısıyla baģvuranın Ģikâyetleri SözleĢme nin 35. maddesinin 3. fıkrası gereğince açıkça dayanaktan yoksundur. 50. Sonuç olarak, yukarıda belirtilen hususlar ıģığında mevcut baģvurunun kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle, BaĢvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Abel Campos Yazı ĠĢleri Müdür Yardımcısı Nebojša Vučinić BaĢkan