ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ



Benzer belgeler
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ NDEKİ APHIDOIDEA (HOMOPTERA) TÜRLERİNİN BELİRLENMESİ*

FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ *

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 22 (44): (2008) ISSN:

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 19 (37): (2005) 92-99

Balıkesir İli Sebze Alanlarında Görülen Yaprakbiti Türleri ve Doğal Düşmanları (1)

Myzus (Nectarosiphon) persicae (Sulzer), Aphis craccivora Koch, Aphis spiraecola

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı)

(ukurova Bölgesinde yeni bir marul zararlısı UroieD[on [i[borii Ko[h (Hom., Aphididae) üzerinde arastırınalar

Ankara parklannda mevsimlik süs bitkilerinde zararh Aphidoidea (Homoptera) türleri*

Prof.Dr. Filiz ERTUNÇ

KASTAMONU YÖRESİ APHIDIDAE (HOMOPTERA) TÜRLERİ. Sabri ÜNAL 1, Ercan ÖZCAN 1

Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3

12/24/2015. Tanınması

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi MAHLEP (PRUNUS MAHALEB L.) İN BİTKİ KISIMLARINDA MİNERAL BİLEŞİMİNİN BELİRLENMESİ. Seval Aknil MERALER

Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir

YAPRAKLARI YENEN SEBZE ZARARLILARI Takım: Tylenchida Familya: Heteroderidae Tür: Heterodera cruciferae Franklin (Lahana kist nematodu)

YAPRAKLARI YENEN YEŞİL SEBZE ZARARLILARINA KARŞI KULLANILAN TARIM İLAÇLARI. TİCARİ ADI (100 lt suya) dekara

Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta

ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta

ÖZEL SEBZECİLİK. Prof. Dr. Ahmet ŞALK Yrd. Doç. Dr. Murat DEVECİ. Prof. Dr. Levent ARIN Yrd. Doç. Dr. Serdar POLAT

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

Çizelge yılında patlıcan ve 1999 yılında domates serasına ait bilgiler.

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ

T A G E M. (Acarina) 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI

BAHÇE BİTKİLERİNİN SINIFLANDIRILMASI I: MEYVELER

Biyolojik Mücadele. Öğretim Elemanları Entomoloji Fitopatoloji Toplam Prof. Dr Doç. Dr. 2 2 Yrd. Doç. Dr Araş. Gör Toplam 5 2 7

Orijin: Asya ve Avrupa (Mısır, Yunan ve Roma medeniyetleri döneminden beri biliniyor. Yabani form: Lactuca serriola x L.

Organik Tarımda İşletme Planlaması

T.C. GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ

SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR

YURTİÇİ DENEME RAPORU

Bitki Zararlıları Standart İlaç Deneme Metotları

ARDAHAN İLİNİN EKONOMİK KALKINMASI

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

Uzm. Sedat EREN AĞUSTOS-2015 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü/DİYARBAKIR

Bitki Zararlıları Standart İlaç Deneme Metotları T A G E M. Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı

ÖZGEÇMİŞ. Adı-Soyadı : Miray DURLU KÜLBAŞ. Doğum Yeri : Beyoğlu-İstanbul. Doğum Tarihi : Medeni Hali : Evli. Yabancı Dili : İngilizce

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi

Inkara Ilinde saptanan afit predatörü Leu[opis türleri (Dip: [bamaemyiidae)

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

ATLAS INTERNATIONAL REFEREED JOURNAL ON SOCIAL SCIENCES ISSN: X

T.C. ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI 2014-YL-061

Population Fluctuation of Acyrthosiphon Pisum (Haris) (Homoptera: Aphididae) on Different Pea Varietes Under Naturel Conditions

Malatya ili kayısı bahçelerinde yeni bir zararlı Eurytoma schreineri Schreiner (Hymenoptera:Eurytomidae)

Archived at

Yafes YILDIZ, Azize TOPER KAYGIN 1 ÖZET

MALVACEAE (EBEGÜMECİGİLLER)

İÇİNDEKİLER VII. SULAMA GİRİŞ SULAMANIN GENEL PRENSİPLERİ Sulamanın Amacı ve Önemi... 32

Juglans (Cevizler), Pterocarya (Yalancı cevizler), Carya (Amerikan cevizleri)

ORGANİK SIVI GÜBRE GRUBU

Hatay İli Heterocera (Lepidoptera) Faunasına Katkılar

6. Familya: Tenebrionidae

ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR

İzmir de şeftali bahçelerinde bulunan yaprakbiti (Hemiptera: Aphididae) türleri ve doğal düşmanları üzerinde araştırmalar 1

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

Edirne ilinde buğday tarlalarında görülen yaprakbiti türleri (Hemiptera: Aphididae) üzerine araştırmalar 1

ORGANİK TARIMDA TARIMSAL MÜCADELE İLKELERİ

Pamuk Yaprakbiti, Aphis gossypii Glover (Hemiptera: Aphididae) nin farklı karpuz çeşitlerindeki popülasyon gelişimi 1

EGE BÖLGESİ VE ÇEVRESİ DÖNEMİ PAMUK EKİLİ ALANLARININ VE ÜRÜN REKOLTESİNİN UZAKTAN ALGILAMA TEKNİĞİ-UYDU VERİLERİ KULLANILARAK BELİRLENMESİ

İzmir (Bergama, Kınık) İli nde Sanayi Domatesi Üretim Alanlarında Görülen Zararlı Türlerin Yayılış ve Bulaşma Oranları Üzerinde Araştırmalar 3

DOI: /teb Türk. entomol. bült., 2016, 6(3): ISSN X

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

Bazı aspir genotiplerinin pas hastalığına karşı reaksiyonları hakkında ön çalışma 1

zeytinist

Bu belge Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 37 inci maddesi hükümlerine göre müteşebbis sertifikasıdır

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

zeytinist

TÜRKİYE DE BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİ VE ENDEMİZM. Özet

Kahramanmaraş Đli Afidophag Syrphidleri (Diptera: Syrphidae)

T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ ORMAN ALTI ODUNSU BİTKİLER. Hazırlayan: Danışman: Yrd.Doç.Dr Nurgül KARLIOĞLU

GÜL ZARARLILARI VE MÜCADELESİ. Bölüm I

Tokat Yöresinde Domates Ekim Alanlarında Zarar Oluşturan Domates Pas Akarı [Aculops lycopersici (Massee) (Acari: Eriophyidae)]

Orman Altı Odunsu Bitkiler

BİTKİ MATERYALİ II: ANGIOSPERMAE

LAHANA GRUBU SEBZE TÜRLERİ A. SINIFLANDIRMA

The Possibilities of the Direct Seeding of Watermelon Seed By Pneumatic Precision Planter

EKİN KAMBUR BİTİ (Rhyzopetrha dominica )

8. Familya: Curculionidae. Sitophilus granarius (L.) (Buğday biti) Sitophilus oryzae (L.) (Pirinç biti)

DOĞU ANADOLU TARIM KONGRESİ

BAKLAGİLLER Familya: Leguminosae Alt familya: Cins: Tür: Cins: Tür: Cins: Tür: Cins: Tür:

I. KISIM: Temel Bilgiler ve Muhafaza

EKOLOJİK MÜCADELE İÇİN DOĞA İLE EL ELE

SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ:

Türkiye Florasındaki C1 Karesi İçin Yeni Kare Kayıtları

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

Aydın İli Önemli Pamuk Ekiliş Alanlarında Sorun Olan Yabancı Otların Saptanması

Yabancı Ot Standart İlaç Deneme Metotları

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1295

Süleyman Demirel Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü, 32200, Isparta. Ahmet AKSOY, İsmail KARACA *

BİYOLOJİK SAVAŞ. Kültür bitkilerinde zararlı organizmalara karşı doğal düşmanlarının kullanılmasıdır.

KEMER BARAJ GÖLÜ'NDEKİ Cypr nus carpio L., 1758'NUN BAZI BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ

BÖıDesi koıollarına oydon bazı üzüm teıiflerinde,

Teknik Uyarlama: Zeynel Cebeci Taslak Sürüm , ( )

Transkript:

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Okay SANGÜN DOĞU AKDENİZ BÖLGESİ MARUL EKİM ALANLARINDA ZARARLI OLAN APHIDIDAE (HEMIPTERA) TÜRLERİ VE BUNLARIN MÜCADELESİNE YÖNELİK ARAŞTIRMALAR BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI ADANA, 2010

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOĞU AKDENİZ BÖLGESİ MARUL EKİM ALANLARINDA ZARARLI OLAN APHIDIDAE (HEMIPTERA) TÜRLERİ VE BUNLARIN MÜCADELESİNE YÖNELİK ARAŞTIRMALAR Okay SANGÜN YÜKSEK LİSANS TEZİ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Bu Tez 04/06/2010 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir.......... Doç.Dr. Serdar SATAR Prof. Dr. M. Rifat ULUSOY Yard. Doç. Dr. Pınar ÖZALP DANIŞMAN ÜYE ÜYE Bu Tez Enstitümüz Bitki Koruma Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Enstitü Müdürü Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ DOĞU AKDENİZ BÖLGESİ MARUL EKİM ALANLARINDA ZARARLI OLAN APHIDIDAE (HEMIPTERA) TÜRLERİ VE BUNLARIN MÜCADELESİNE YÖNELİK ARAŞTIRMALAR Okay SANGÜN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Danışman :Doç Dr. Serdar SATAR Yıl: 2010, Sayfa: 60 Jüri :Doç Dr. Serdar SATAR :Prof. Dr. M. Rifat ULUSOY :Yard. Doç. Dr. Pınar ÖZALP Doğu Akdeniz Bölgesi Marul ekim alanlarında yürütülen bu çalışma, son yıllarda yaprakbiti problemine karşı kullanılan aşırı ilaçlamanın nedenlerini ve bunlara çözüm üretebilmek için gerekli temel bilgileri ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Bu çalışma sonucunda Aphis gossypii Glover, Aulacorthum solani (Kaltenbach), Hyperomyzus lactucae (L.), Myzus persicae (Sulzer), Nasonovia ribisnigri (Mosley), Rhopalosiphum nymphaeae (L.) ve Pemphigus bursarius (L.) (Hemiptera: Aphididae) olmak üzere yedi farklı yaprakbiti türü saptanmıştır. Bu yaprakbiti türlerinden Nasonovia ribisnigri en sık rastlanılan yaprakbiti olarak ortaya konarken, marul bahçelerinde bulunan yaprakbiti bulaşıklık oranı ise tüm bölge için % 32,6 olarak hesaplanmıştır. Marulda görülen bu yaprakbitleri üzerindeki doğal düşmanlara bakıldığında Sryphidae familyasından Metasyrphus corollae (Fabr.) ve Sphaerophoria scripta (L.) nin önemli avcılardan olduğu, fakat en önemli doğal düşmanın ise bir entomopathogen olan Fusarium sp. olduğu ortaya konmuştur. Diğer taraftan, marul yaprakbitlerine karşı denenen Thiomethoxam, Spirotetramat, Pymetrozine etken maddeli ilaçlardan ilk ikisi marul göbek bağlamadan önce yapılacak bir ilaçlama ile zararlının populasyon seviyesini ekonomik zarar eşiğinin altına çekebildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Nasonovia ribisnigri, Myzus persicae, Marul, Thiomethoxam, Spirotetramat I

ABSTRACT Ms.C. THESIS APHID (HEMIPTERA) SPECIES ON LETTUCE FIELD IN EAST MEDITERRANEAN REGION OF TURKEY AND RESEARCH TOWORS ON THEIR CONTROL METHODS Okay SANGÜN ÇUKUROVA UNIVERSITY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF PLANT PROTECTION Supervisor : Assoc. Prof. Dr. Serdar SATAR Year: 2010, Pages: 60 Jury : Assoc. Prof. Dr. Serdar SATAR : Prof. Dr. M. Rifat ULUSOY :Asst. Prof. Dr. Pınar ÖZALP This study was carried out to reveal the reasons of extreme insecticide usage for aphid management at lettuce production areas in East Mediterranean Region and to develop solution for this problem. As a result of this study, seven different aphid species were determined namely, Aphis gossypii Glover, Aulacorthum solani (Kaltenbach), Hyperomyzus lactucae (L.), Myzus persicae (Sulzer), Nasonovia ribisnigri (Mosley), Rhopalosiphum nymphaeae (L.) and Pemphigus bursarius (L.) (Hemiptera: Aphididae). While Nasonovia ribisnigri was the most abundant among these species, infestation rate of all aphid species for all lettuce production areas was calculated as 32.6%. Metasyrphus corollae (Fabr.) (Diptera:Sryphidae) and Sphaerophoria scripta (L.) were determined as important biological control agents on lettuce aphids, but the most important and hopefull agent was Fusarium sp., entomopathogen fungi. Amoung active ingredients named Thiomethoxam, Spirotetramat, Pymetrozine used against lettuce aphids, the first two ones have to be applied before closing heart of the lettuce plant. Thus, pest population can be limited under the economical incury level. Key Words: Nasonovia ribisnigri, Myzus persicae, Lettuce, Thiomethoxam, Spirotetramat II

TEŞEKKÜR Tez çalışmalarımın yürütülmesi sırasında bilgi, deneyim ve fikirleri ile bana her zaman yardımcı olan hocam Doç. Dr. Serdar SATAR a, böceklerin iğnelenmesi, yapıştırılması, ilk ayrımlarının yapılmasında ve tezin her aşamasında yardımlarını esirgemeyen hocalarım Sayın Prof. Dr. M. Rifat ULUSOY ve Sayın Prof. Dr. Nedim UYGUN a sonsuz teşekkür ederim. Ayrıca çalışmalarım esnasında yardımcı olan Turunçgil Zararlıları Laboratuarındaki arkadaşlarım Miraç YAYLA ve Fatih YILDIRIM a teşekkürü bir borç bilirim. Maddi ve manevi desteğini eksik etmeyen, tezimin her aşamasında yanımda olan kardeşim Dr. Levent SANGÜN e de içtenlikle teşekkür ederim III

İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ... I ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER...V ÇİZELGELER DİZİNİ... VI ŞEKİLLER DİZİNİ... VII 1.GİRİŞ... 1 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR... 3 3. MATERYAL VE METOD... 7 3.1. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Bitkisi Üzerindeki Aphididae Türlerinin Belirlenmesi... 7 3.2. Marul Bitkisi Üzerindeki Yaprakbitlerinin Farklı Pestisidler ile Entegre Savaşa Uygun Kimyasal Mücadele Yöntemlerinin Geliştirilmesi... 8 3.3. İstatistiksel Analizler..... 10 4. BULGULAR VE TARTIŞMA... 11 4.1. Doğu Akdeniz Bölgesi nde Marul Bitkisi Üzerindeki Aphididae Türleri..... 11 4.1.1. Aphidinae..... 11 4.1.1.1. Aphidini-Aphidina... 12 Aphis gossypii Glover, 1877... 12 4.1.1.2. Aphidini-Rhopalosiphina... 15 Rhopalosiphum nymphaeae (Linnaeus, 1761)... 15 4.1.1.3. Macrosiphini... 17 4.1.1.3.1. Aulocorthum Mordvilko, 1914... 17 Aulacorthum solani (Kaltenbach, 1843)... 17 4.1.1.3.2. Hypermyzus Börner, 1933... 20 Hyperomyzus lactucae (Linnaeus, 1758)... 20 4.1.1.3.3 Myzus (Nectarosiphon) Passerini 1860... 22 IV

Myzus (Nectarosiphon) persicae (Sulzer, 1776)... 22 4.1.1.3.4. Nasonovia Mordvilko, 1914... 26 Nasonovia ribisnigri (Mosley, 1841)... 26 4.1.2. Pemphiginae... 30 Pemphigus bursarius (Linnaeus, 1758)... 30 4.2.Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarındaki Yaprakbitleri Üzerinde Görülen Doğal Düşmanlar Bulaşıklılık Oranı... 33 4.3. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarındaki Yaprakbiti Bulaşıklılık Oranı... 34 4.4. Marul Bitkisi Üzerindeki Yaprakbitlerinin Farklı Pestisidler ile Entegre Savaşa Uygun Kimyasal Mücadele Yöntemlerinin Geliştirilmesi... 36 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER... 49 KAYNAKLAR... 51 ÖZGEÇMİŞ... 57 EK ÇİZELGE... 58 V

ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 3.1. Marul Ekim Alanlarında Kullanılacak İnsektisidlerin Ticari Adları, Uygulama Dozları ve Bekleme Süreleri... 9 Çizelge 4.1. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarında 2009 ve 2010 Yılları Arasında Yapılan Çalışmalarda Aphididae Familyasına Bağlı Saptanan Türler... 11 Çizelge 4.2. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Yaprakbitleri Üzerinde Görülen Doğal Düşmanlar... 33 Çizelge 4.3. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarında Yapılan Sürvey Çalışmaları Sonucunda Bulunan Bulaşık Oranları (%)... 35 Çizelge 4.4. Birinci Ürün Marulda Üç Farklı İnsektisidin Handerson Tilton Formulüne Bağlı Kalınarak Hesaplanmış Biyolojik Etkinliği... 36 Çizelge 4.5. İkinci Ürün Marulda Üç Farklı İnsektisidin Handerson Tilton Formulüne Bağlı Kalınarak Hesaplanmış Biyolojik Etkinliği... 38 Çizelge 4.6. Birinci Marul Ekim parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grupları İçin Varyans Analizi Tablosu... 43 Çizelge 4.7. Birinci Marul Ekim Parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grubundaki Nasanovia ribisnigri nin Populasyon Gelişmesi... 43 Çizelge 4.8. İkinci Marul Ekim Parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grupları için Varyans Analizi Tablosu... 46 Çizelge 4.9. İkinci Marul Ekim Parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grubundaki Nasanovia ribisnigri nin Populasyon Gelişmesi... 46 VI

ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 3.1. Aphididea (Hemiptera) Türlerinin Marul Tarlalarında Örneklendiği Doğu Akdeniz Bölgesi ndeki İller... 7 Şekil 4.1. Aphis gossypii Glover nin Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Abdomen ve Kauda... 13 Şekil 4.2. Rhopalosiphum nymphaeae (L.) in Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Abdomen ve Kauda... 16 Şekil 4.3. Aulocorthum solani (Kaltenbach) nin Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Abdomen ve Kauda... 19 Şekil 4.4. Hyperomyzus lactucae (Linnaeus) nın Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Kornikıl ve Kauda... 21 Şekil 4.5. Myzus (Nectarosiphon) persicae (Sulzer) nin Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Kornıkıl, Kauda ve Abdomen Üzerindeki Lekelenmeler... 24 Şekil 4.6. Nasonovia ribisnigri (Mosley) nin Kanatsız ve Kanatlı Bireyinde Kornikıl Kauda ve Abdomen Üzerindeki Lekelenmeler... 28 Şekil 4.7. Nasonovia ribisnigri (Mosley) nin Alatae ve Apterae Nimfleri (A), Apterae Canlı Doğuran Ergini (B) ve Alatae Ergini (C)... 29 Şekil 4.8. Nasonovia ribisnigri (Mosley) nin bir Marul Yaprağında Koloni Oluşturmuş Nimfleri ile Bir Entomopathogen Fungus Tarafından Öldürülmüş Nimfi (Sağ üst köşe)... 30 Şekil 4.9. Pemphigus bursarius (L.) nin Ergin Bireyinin Tüm Vücut Görüntüsü (a) ve Abdomen (b).... 31 Şekil 4.10. Üç Farklı İnsektisid İle Kontrol Parselinden Oluşan Marul Ekim Deneme Alanından Topluca (A) ve İki Sıra Arası (B) Görünüm... 39 Şekil 4.11. Göbek Bağlamamış Bir Marul Bitkisi (A) ile Göbek Bağlamış Bir Marul Bitkisinin (B) Yukarıdan Görünümü... 40 1

Şekil 4.12. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Arazisinde I. Ekim Marul Bahçesinde Nasonovia ribisnigri nin 3 Farklı İnsektisi ve Bir Kontrol Parselindeki populasyon gelişimi... 42 Şekil 4.13. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Arazisinde II. Ekim Marul Bahçesinde Nasonovia ribisnigri nin 3 Farklı İnsektisit ve Bir Kontrol Parselindeki Populasyon Gelişimi... 45 Şekil 4.14. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Arazisinde III. Ekim Marul Bahçesinde Nasonovia ribisnigri nin Populasyon Gelişimi... 47 Şekil 4.15 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Balcalı Kampüsü 01 Eyül 2009 25 Mayıs 2010 Tarihleri Arasındaki Günlük Sıcaklık ve Yağış Değerleri... 48 2

1. GİRİŞ Okay SANGÜN 1. GİRİŞ Doğu Akdeniz Bölgesi tarım, iklim, toprak ve diğer ekolojik şartlar yönünden önemli avantajlara sahiptir. Bölgede yoğun meyve yetiştiriciliğinin yanı sıra sebze üretimi de geniş yer tutmaktadır. Bu sebzelerden, özellikle marul dört mevsim boyunca bölgemizde farklı rakımlarda yetiştirilebilmektedir. Bu sebzenin yetiştiriliciği, bir evin bahçesinden büyük arazi parçalarına kadar çok geniş bir bölgede yapılmaktadır. Doğu Akdeniz Bölgesi nde yetiştirilen marul Türkiye deki toplam marul üretiminin % 34 ünü oluşturmakta ve bu oranın illere göre dağılımı ise sırasıyla, Hatay için %10, Osmaniye için %1, Adana için %6 ve Mersin için % 17 dir (Anonim, 2008). Marul, yetiştiği sezon nedeniyle (Sonbahar-İlkbahar) diğer sebze çeşitlerine göre daha az sulanmaya ihtiyaç duyan bir bitki çeşididir. Marul, demir, kalsiyum ve fosfor gibi madensel tuzlar ile A, B, C, D ve E vitaminleri bakımından oldukça zengin bir bitkidir. Taze tüketilmesi gereken marul kanı mikroplardan temizler, gut hastalığına iyi gelmekle birlikte, kandaki şeker oranını düşürür, zehirli atıkları dışarı atmaya ve tansiyonu ayarlamaya yardımcı olur. Bundan dolayı ülkemizde oldukça yoğun bir tüketimi olan ekonomik bir üründür. Bu kadar sağlıklı ve ekonomik bir sebzenin birçok zararlıları bulunmakta, özellikle bu zararlıların içinden en önemlisi ise yaprakbitleridir. Doğu Akdeniz Bölgesinde Toros ve ark. (2002), yaptıkları çalışmalarda Acyrthosiphon lactucae (Passerini), Myzus persicae Sulzer ve Nasonovia ribisnigri (Mosley) (Hemiptera: Aphididae) olmak üzere üç tür yaprakbiti bildirmiştir. Bu türlerden özellikle Nasonovia ribisnigri Avrupa ve Kanada da marulun en önemli zararlılarından biri olarak kabul edilmekte (Mackenzie ve Vernon 1988; Martin ve ark., 1995; Rufinger ve ark., 1997), özellikle California ve Arizona da ilk defa tespit edildiği 1998 yılından itibaren marulun en önemli zararlısı olmuştur (Chaney, 1999; Palumbo 2000; Palumbo ve Hannan, 2002). Nasonovia ribisnigri, marulun göbek kısmında beslenmeyi tercih etmekte. Ayrıca kontak etkili ilaçlarla kimyasal mücadelesi oldukça zordur (Liu, 2004). Nasonovia ribisnigri, aynı zamanda hıyar mosaic ve marul mozaik virüsünün 1

1. GİRİŞ Okay SANGÜN vektörüdür (Davis ve ark., 1997). Bu zararlıların mücadelesinde genellikle dayanıklı bitkilerden örnekler seçilerek kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır (Eenink ve Dieleman 1982; van Helden ve ark., 1992). Rufingier ve ark., (1997), İspanya ve Fransa dan topladıkları iki farklı Nasonovia ribisnigri populasyonun beş farklı insektiside karşı dayanıklılıklarını belirlemek için yaptıkları çalışmalarında, yaprakbitlerinin beş ilaca karşı bir resistant gösterdiklerini bildirmişlerdir. Bu noktalardan yola çıkılarak hazırlanan bu çalışmada, Doğu Akdeniz Bölgesi marul bitkisi üzerinde bulunan Aphididae türleri, bunların bulaşıklık oranları ve yıl içerisindeki populasyon gelişmelerinin belirlenmesi ile Çukurova bölgesinde geniş ekim alanları bulunan marul tarlalarında yaşanan yoğun ilaç kullanımına bir alternatif olarak entegre mücadeleye uygun çevre ve insan sağlığını ön planda tutan mücadele yöntemlerini geliştirmek için temel bilgileri ortaya koyulmaktadır. 2

2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Okay SANGÜN 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Tuatay ve Remaudiere (1964), Türkiye Aphididae faunası üzerinde yaptıkları araştırmada, 219 türe ait liste vermişler ve bunlardan 120 türün Türkiye faunası için yeni kayıt olduğunu belirtmişlerdir. Eserde ayrıca yaklaşık 20 türün cinsel formlarının da tanımlanmasına yer verilmiştir. Çanakçıoğlu (1967), Türkiye'de orman ağaçlarında bulunan yaprak bitleri üzerinde 1961 64 yılları arasında yaptığı çalışmada 7 familyaya bağlı 90 türün bulunduğunu, materyallerin toplanması, gönderilme, preparasyon ve korunması üzerinde açıklayıcı bilgiler vererek, türlerin sinonimleri, kısa özellikleri ve konukçularını bildirmiştir. Çanakçıoğlu (1975), Türkiye orman Aphidoidea faunası üzerinde yaptığı çalışmada, bu üst familyaya bağlı 8 familya, 258 tür tespit etmiş, bunların zoogeografik dağılımını, konukçu bitkilerini, dağılışlarını ve sinonimlerini vermiştir. Düzgüneş ve ark. (1982), Ankara ili ve çevresinde bulunan Aphidoidea türlerinin parazitoid ve predatörlerinin saptanması üzerinde yaptıkları araştırmada, örnek alma ve preparasyon yapma yöntemlerini belirtmekte, Aphidoidea üst familyasına bağlı 7 familyaya ait 51 cins, 11 alt cins, 112 tür ve 4 alt türün bulunduğunu, bunlardan 1 cins, 13 tür ve 1 alt türün Türkiye faunası için; 9 tür ve 1 alt türünde dünya için yeni kayıt olduğunu bildirirken, marul üzerinde bir kayıt bildirmemişlerdir. Blakman ve Eastop (1984), bitkiler üzerindeki bulunan yaprakbitlerini ve bunların teşhislerini derledikleri çalışmalarında marul üzerinde Pemphigus spp., Neotrama caudata, Trama troglodytes, Aphis gossypii, Aphis fabae, Aphis citricola, Uroleucon formosanus, Uroleucon cichori, Uroleucon ambrosiae, Nasoniva ribisnigri, Aulacorthum (Neomyzus) circumflexum, Aulacorthum solani, Acyrthosiphon lactucae, Macrosiphum euphorbiae ve Myzus persicae olmak üzere 15 yaprakbiti türünün bulunduğunu belirtmişlerdir. Zeren (1989), Çukurova Bölgesinde sebzelerde zararlı olan yaprakbitleri konukçuları zararları ve doğal düşmanları üzerine yaptığı araştırmada Aphididae familyasından 11 cinse bağlı 18 tür saptanmış; yaprakbiti predatör olarak çeşitli 3

2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Okay SANGÜN familya ve takımlara bağlı 40 tür ve Hymenoptera takımına bağlı Aphidiidae familyasına 7 parazitoid türün varlığını ortaya çıkarırken, marul üzerinde Aphis craccivora, Acyrthosiphum lactucae, Macrosiphum euphorbia ve Myzus persicae olmak üzere 4 farklı türün bulunduğunu bildirmiştir. Toros ve ark. (1997), Van ilinde Aphidoidae üst familyasına bağlı altı familyaya ait 41 yaprakbiti türünü belirleyerek bunların içinde kültür bitkilerinde zararlı ve bölgede en yaygın olan türleri belirtmişlerdir. Erkılıç ve ark. (1999), Doğu Akdeniz Bölgesi nde yaprakbitlerinde bulunan fungal hastalık etmenlerinin belirlenmesi amacıyla 1992-1996 yılları arasında yaptıkları çalışmada yagın olarak belirlenen fungus türünün Fusarium subglutinans olduğunu bildirirken, bu sürveylerde marul üzerinde ilk defa Nasonovia ribisnigri nin bulunduğunu rapor etmişlerdir. Ölmez (2000), Diyarbakır ilinde Aphidoidea (Homoptera) türlerinin saptanması için yaptıkları çalışmada yedi alt familyaya bağlı 32 cins den 67 adet yaprakbiti türü belirlerken, marul üzerinde bir kayıt belirtmemiştir. Toros ve ark. (2002), Aphidoidea üst familyası Aphididae familyasından yedi alt familyaya bağlı 43 cinsten 120 tür tespit etmiş olup, marul üzerinde Acyrthosiphon lactucae, Myzus (Nectarosiphon) persicae, ve Nasonovia ribisnigri olmak üzere üç tür bildirmişlerdir. Parker ve ark., (2002), marul bitkisi üzerinde İngiltere de 2 yıldan fazla bir süre dört yaprakbiti türü (Nasonovia ribisnigri, Macrosiphum euphorbia, Pemphigus bursarius ve Myzus persicae) için yürütülen IPM programında 5 tarla denemesi yapmışlardır. Yaprakbiti risk tahmini farklı dönemlerde belirleyebilmek için bitkiler de farklı dönemlerde ekilmiştir. Çalışma sonucunda dayanıklı çeşit, seçici insektisitler, biyolojik mücadele, ve zararlı tahmini gibi yöntemlerinin birlikte kullanımıyla kabul edilebilir bir seviyede yaprakbiti mücadelesini başardıklarını bildirmişlerdir. Liu (2004), Kıvırcık marulda Nasonovia ribisnigri nin popülasyon gelişimi ve dağılımı üzerine yürüttüğü çalışmada kıvırcık marulda baş oluşumunun yaprakbiti kolonizasyon riskini azaltmadığını ve marulların gelişimleri boyunca yaprakbitlerine hassas olduklarını belirtmiştir. Nasonovia ribisnigri sezon başında genelde dış 4

2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Okay SANGÜN yaprakları tercih ederken ilerleyen dönemde marul genç yapraklarının bulunduğu baş bölgesinde yoğun populasyonlar oluşturduğunu belirtmişlerdir. Popülasyonu etkileyen önemli faktörlerden biri olarak sıcaklığı bildirirken, kanatlı bireyleri takip etmek için kullanılan sarı yapışkan tuzaklarda yakalanan bireyler ile marul bitkisi üzerindeki popülasyon büyüklüğü arasında bir korelasyon olduğunu ortaya koymuştur. Aslan ve Uygun (2005), Kahramanmaraş ilinde Aphidoidea (Homoptera) türlerinin saptanması için yaptıkları çalışmada Aphidinae, Chaitophorinae, Lachninae, Myzocallidinae, Pemphiginae ve Pterocommatinae altfamilyalarına bağlı 35 cins ve bu cinslere ait 68 türün teşhisi yapılırken, marul üzerinde bir kayıt bildirmemişlerdir. Ayyıldız ve Atlıhan (2006), Balıkesir ve ilçelerinde yaprakbiti türlerini belirlemek için yaptıkları çalışmalarında 12 tür belirlerken marul üzerinde ise Aphis gossypii ve Uroleucon sp. nin bulunduğunu rapor etmişlerdir. Kocadal (2006), K.K.T.C. de Aphidoidea türleri, bunların konukçuları, parazitoit ve predatörlerini belirlemek amacıyla 2004 2005 yılları arasında yapılmıştır. Çalışma sonucunda Aphidoidea üstfamilyasına baglı Aphidinae, Chaitophorinae, Pemphiginae, Lachninae, Callaphidinae, Pterocommatinae olmak üzere altı altfamilyaya bağlı 25 cins ve bu cinslere bağlı 41 yaprakbiti türü tespit edilmiştir. Ancak bir türün teşhisi cins düzeyinde yapılmıştır. Marul bitkisi üzerinde ise bir tür belirlemezken marulun önemli yaprakbitlerinden Nasonovia ribisnigri, Myzus persicae, Hyperomyzus lactucae gibi yaprakbiti türleri farklı konukçu bitkiler üzerinde tespit edilmiştir. 5

2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Okay SANGÜN 6

3. MATERYAL ve METOT Okay SANGÜN 3. MATERYAL ve METOT 3.1. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Bitkisi Üzerindeki Aphididae Türlerinin Belirlenmesi Doğu Akdeniz Bölgesi Marul ekim alanlarında bulunan Aphididae türlerinin belirlenmesi için Hatay, Osmaniye, Adana ve Mersin illerinde bulunan marul tarlalarında sürvey çalışmaları yürütülmüştür (Şekil 3.1).. # # # # # # A D A N A M E R S İ N # A N T A K Y A # # # Şekil 3.1. Aphididea (Hemiptera) Türlerinin Marul Tarlalarında Örneklendiği Doğu Akdeniz Bölgesi ndeki İller. Bu amaçla, Marul ekim zamanları olan Ekim Nisan ayları arasında ovada bulunan marul tarlaları, diğer aylarda ise yayla kesiminde bulunan marul ekim alanları bu bitki üzerindeki yaprakbiti türlerini belirlemek için ziyaret edilmiştir. Ziyaret edilen marul tarlalarında bir uçtan diğer uca çaprazlama yürünmüş her 8-10 adımda bir durularak o noktanın çevresindeki marul bitkileri gözle kontrol edilerek 7

3. MATERYAL ve METOT Okay SANGÜN üzerinde yaprakbiti olan marul bitkileri kökünden sökülerek laboratuvara getirilmiştir. Her araziden bulaşıklık durumuna göre 3-10 arasında marul sökülmüştür. Sökülen bu marul bitkileri labaratuvarda incelenerek üzerinde bulunan yaprakbitleri teşhis yapılana kadar % 70 lik alkol içeren ependorf tüpleri içersinde saklanmıştır. Bu tüpler içerisine alındığı tarih, yer, bitki gibi etiket bilgileri de kayıt edilmiştir. Teşhis çalışmaları BODENHEIMER ve SWIRSKI (1957), HILLE RIS LAMBERS (1945, 1947 a, 1947 b, 1969), BÖRNER ve HEINZE (1957), TUATAY ve REMAUDIERE (1964), SHAPOSHNIKOV (1964), STROYAN (1963, 1977, 1984), EASTOP (1972), BISSEL (1978) ve BLACKMAN ve EASTOP (1984, 1994) dan yararlanılarak tarafımızdan yapılmaya çalışılmış, yapılamayan örnekler ise preparatları yapıldıktan sonra teşhis için Dr. Işıl ÖZDEMİR e gönderilmiştir. Yaprakbiti preparasyonunda HILLE RIS LAMBERS (1950)'in uyguladığı yönteme bağlı kalınarak preparasyon işlemleri gerçekleştirilmiştir. Marul tarlalarından gözlem yaparken bulaşık olan marul bitkileri ile bulaşık olmayan marul bitkileri oranlanarak bir bulaşıklılık oranı belirlenmeye çalışılmıştır. Laboratuvara getirilen örneklerden üzerinde avcı ve/veya parazitoit bulunanlar, bu türlerin belirlenmesi için kültüre alınmıştır. Üzerinde doğal düşman bulunan bu marul bitkileri üç tarafı tülle çevrili kavanozlar içersine yerleştirilmiş, eğer gerekirse bu kavanozlara predatörlerin ergin olması için ek olarak yaprakbitiyle bulaşık marul yaprakları besin olarak verilmiştir. 3.2. Marul Bitkisi Üzerindeki Yaprakbitlerinin Farklı Pestisidler ile Entegre Savaşa Uygun Kimyasal Mücadele Yöntemlerinin Geliştirilmesi Marul bitkisi üzerindeki yaprakbitlerinin farklı pestisidler ile entegre savaşa uygun kimyasal mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi amacıyla yapılan çalışma Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Araştırma Deneme parselinde yürütülmüştür. Bu amaçla Eylül, Ocak ve Mart ayında olmak üzere üç defa marul (Lactuca sativa L. var. Velvet ) ekimi yapılmıştır. Dönüme 5000 adet 8

3. MATERYAL ve METOT Okay SANGÜN marul bitkisi gelecek şekilde ekim yapılmıştır. Ekim yapılan marul fideleri, fide firmasına marul çeşidinin tohumları verilerek temin edilmiştir. Ekim yapılan alanda ruhsatlı 2 ve ruhsatsız 1 olmak üzere 3 farklı insektisidin kontrol parseli ile kıyaslaması yapılarak mücadeledeki başarıları karşılaştırılmıştır. Bu amaçla ekimi yapılan tarla içerisinde oluşturulan dört farklı uygulama (3 insektisid+1 kontrol parseli) için toplam 16 parsel tesadüf blokları deneme desenine göre oluşturulmuştur. Her bir parselden rastgele seçilen 10 marul bitkisinin göbek kısmında bulunan yapraklar üzerindeki yaprakbitleri ekimden hasada kadar her hafta sayılmıştır. Bitkiler üzerindeki yaprakbitlerinin populasyon gelişmesi takip edilmiş, tarladaki yaprakbiti populasyon gelişmesi bitki başına ekonomik zarar eşiğine ulaştığında (20 birey/bitki) hasada kalan süreye bakılarak kimyasal mücadele uygulamasına karar verilmiştir. Uygulama sayısı yaprakbitlerinin populasyon yoğunluğunun gelişimi ve hasad tarihine göre bir uygulama ile sınırlı kalmıştır. İnsektisid uygulamasında marulun habitusuda önemli bir yer tutmuş özellikle marul baş bağlamadan ilaç atımına da dikkat edilmiştir. Çizelge 3.1. Marul Ekim Alanlarında Kullanılacak İnsektisidlerin Ticari Adları, Uygulama Dozları ve Bekleme Süreleri Ticari Adı Etkili Madde Uygulama Bekleme Dozu Süresi Actara 240SC Thiomethoxam 20ml/da 7 gün Movento SC100 Spirotetramat 75ml/da 3 gün Plenum 50WG* Pymetrozine 25gr/da 7 gün Kontrol Su - - *Marul da ruhsatlı değildir. Denemenin kurulduğu marul bitkileri üzerindeki yaprakbiti türleri araziden ince uçlu bir fırça yardımıyla direkt tüpler içerisine alındıktan sonra, örneklerin preparatı yapılıp mikroskop altında teşhisleri yapıldıktan sonra türler belirlenmiştir. 9

3. MATERYAL ve METOT Okay SANGÜN 3.3. İstatistiksel Analizler Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre uygulanmış olup, uygulamalar arasındaki farklara ilaçlama atım tarihinden itibaren haftalık olarak bakılmış, elde edilen sonuçlar birbirleri ve kontrol grubu arasında fark olup olmadığı varyans analizi ile test edilmiştir. Kontrol ve birbirleri arasında fark çıkması durumunda hangisi veya hangilerinin farklı olduğunu tespit etmek için çoklu karşılaştırma testlerinden biri uygulanmıştır. İlaçların kontrole göre % ölüm oranı ise Handerson Tilton formulüne bağlı kalınarak hesaplanmıştır (Karman, 1971). Formül aşağıdaki gibidir: Yüzde Etki = 100 x 1- İlaçlıda deneme sonrası canlı İlaçlıda deneme öncesi canlı x x Kontrolde deneme öncesi canlı Kontrolde deneme sonrası canlı Formülden elde edilen değerlere yüzde etki değerlerine arcsin transformasyonuna uğratıldıktan sonra Totemstat paket programı yardımıyla %5 önem seviyesinde istatistiksel analize tabi tutulmuşlardır. 10

4. BULGULAR ve TARTIŞMA 4.1. Doğu Akdeniz Bölgesi nde Marul Bitkisi Üzerindeki Aphididae Türleri Doğu Akdeniz Bölgesi nde 2009 ve 2010 yılları arasında marul üzerinde bulunan yaprakbiti türlerini belirlemek için yapılan sürvey çalışmalarında Aphidinae alt familyasına bağlı 6 tür saptanırken Pemphiginae alt familyasına bağlı 1 tür saptanarak, toplam 7 yaprakbiti türü tespit edilmiştir (Çizelge 4.1). Çizelge 4.1. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarında 2009 ve 2010 Yılları Arasında Yapılan Çalışmalarda Aphididae Familyasına Bağlı Saptanan Türler Bulunma Bulunma Alt Familya Tür Sayısı Sayısı (%) Aphidinae Aphis gossypii Glover 3 0.06 Aulacorthum solani (Kaltenbach) 3 0.06 Hyperomyzus lactucae (L.) 5 0.09 Myzus persicae (Sulzer) 12 0.21 Nasonovia ribisnigri (Mosley) 27 0.49 Rhopalosiphum nymphaeae (L.) 3 0.06 Pemphiginae Pemphigus bursarius (L.) 2 0.03 Çizelge 4.1 de görüldüğü gibi en sık rastlanılan yaprakbiti türü Nasonovia ribisnigri (Mosley) olurken, marul bitkisinde ikinci en sık görülen yaprakbiti türü ise Myzus persicae (Sulzer) olmuştur. Bunun yanında Pemphiginae alt takımına bağlı Pemphigus bursarius (L.) e ise sadece Hatay ın Belen ilçesinde bulunan marul bitkileri üzerinde rastlanmıştır. 4.1.1.Aphidinae Bu çalışma kapsamında Aphidinae alt failyasından 6 tür saptanmıştır. 11

4.1.1.1. Aphidini-Aphidina Aphidini-Aphidina tribesi içerisinde bulunan Aphis cinsinden toplam bir tür saptanmıştır Aphis gossypii Glover, 1877 Sinonim: Aphis affinis var. gardeniae del Guercio, 1913; Toxoptera aurantii var. limonii (del Guercio, 1917); Aphis bauhiniae Theobald, 1918; Aphis bryophyllae Shinji, 1922; Aphis chloroides Nevsky, 1929; Aphis citri Ashmead, 1887; Aphis citrulli Aschmead, 1882; Aphis colocasiae Matsumura, 1917; Aphis commelinae Shinji, 1922; Cerosipha commelinae Shinji, 1924; Aphis convolvulicola Ferrari, 1872; Aphis cucumeris Forbes, 1882; Aphis cucurbiti Buckton, 1879; Aphis ficus Theobald, 1918; Aphis flava Nevsky, 1929; Aphidula flava Nevsky, 1929; Aphis gossypii var. callicarpae Takahashi, 1921; Aphis gossypii var. viridula Nevsky, 1929; Aphis hederella Theobald, 1915; Aphis helianthi del Guercio, 1916; Aphis heliotropii Macchiati, 1885; Aphis hibiscifoliae Shinji,1922; Aphis inugomae Shinji,1922; Toxoptera leonuri Takahashi, 1921; Aphis ligustriella Theobald, 1914; Aphis lilicola Williams, 1911; Aphis malvacearum van der Goot, 1918; Aphis malvaoides Das, 1918; Aphis minuta Wilson, 1911; Aphis monardae Oestlund, 1887; Aphis oxalis Macchiati, 1884; Aphis parvus Theobald, 1915; Aphis perillae Shinji, 1022; Aphis pomonella Theobald, 1916; Aphis pruniella Theobald, 1918; Aphis shirakii Takahashi, 1921; Aphis solanina Passerini, 1863; Aphis tectonae van der Goot, 1917; Aphis tridacis Theobald, 1929; Aphis vitifoliae Shinji, 1922 (Tuatay ve Remaudierer1964; Çanakçıoğlu 1975; Toros ve ark., 2002). Tanınması: Pamuk yaprakbiti adı ile bilinen Aphis gossypii nin kanatsız bireyi açık yeşil dumanlı, koyu yeşil renkli olup, koyu kornikıl ve soluk ya da tozlu görünümdeki kaudaya sahiptir (Şekil 4.1.). Oldukça değişken geniş renk yelpazesi içerisinde normal irilikteki bireyler siyaha yakın koyu yeşil renkte iken, yoğun popülasyonları olduğu alanlardaki bireyler daha küçük boyutlarda ve açık sarı renkte görünmektedirler (Toros ve ark., 2002). 12

Şekil 4.1. Aphis gossypii Glover nin Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Abdomen ve Kauda (Serdar SATAR dan alınmıştır). 13

Taksonomik statü bakımından çok karışık sorunlar ortaya koyan A. gossypii (Stroyan, 1984), anholosiklik yaşam gösteren ve Frangula alnus u primer konukçu olarak seçen Avrupa Aphis türlerinden frangulae grubu ile yakın akraba olmaktadır. Dünya genelinde belirsiz sayıda anholosiklik hatlar bulunmakta ve bunlardan bir kısmı özel konukçu bitki ilişkisini ortaya koymaktadır. Bir grubu ise Catalpa bignonoides ve Hibiscus syriacus u primer konukçu olarak kullanmaktadır (Blackman ve Eastop, 1984; Toros ve ark., 2002). Konukçuları: Ülkemizde A. gossypii ile ilgili ilk kayıt 1937 yılında Ege bölgesinde Euphorbia sp., Hibiscus esculentus, Rhamnus sp., Citrus sinensis üzerinden yapılmıştır (İyriboz, 1937). Yapılan bu çalışmada Lactuva sativa L. üzerinde yer ve tarih sırasıyla Yeşiltepe/Mersin, 21/04/2009; Belen/Hatay 20/10/2009 ve yine Belen/Hatay 20/10/2009 da tespit edilmiştir. Türkiye de ayrıca Carduus sp., Citrus bigardia., Cucumis melo, Gossypium sp. (Düzgüneş ve Tuatay, 1956), Cucumis sp. (Tuatay, 1967), Eucaliptus camaldulensus, Salix alba, Solanum lycopersicum (Çanakçıoğlu, 1967), Carthamus tinctorius, Citrullus vulgaris, Punica granatum, Lactuca sativa, Eriobotrya japonica, Gossypium hirsitum (Giray, 1974), S. tuberosum (Çanakçıoğlu, 1975), Cucurbito pepo (Düzgüneş ve ark., 1982) ve tüm turunçgil çeşitleri ile (Yumruktepe ve Uygun, 1994), Ageratum sp., Alliaria sp., Amaranthus sp., Anchusia sp., Asparagus sp., Begonia sp., Bideus sp., Canna sp., Capsella sp., Chrysanthemum sp., Cineraria sp., Crategus sp., Crocus sp., Pveunia sp. ve Rhamnus sp. (Tuatay, 1993) üzerinde saptanmıştır. Polifag bir tür olup dünyada Aizoaceae, Amaranthaceae, Anacardiaceae, Annonaceae, Araceae, Asclepediaceae, Bignoniaceae, Boraginaeae, Cannaceae, Caryophyllaceae, Chenopodiaceae, Compositae, Cucurbitaceae, Dipsaceae, Gramineae, Guttiferae, Labiatae, Leguminosae, Liliaceae, Lythraceae, Malpighiaceae, Malvaceae, Moraceae, Myrtaceae, Passifloraceae, Pedaliaceae, Polyonaceae, Portulacaceae, Punicaceae, Ronunculaceae, Rosaceae, Rutaceae, Salicaceae, Scrophulariaceae, Solanaceae, Umbelliferae, Violaceae ve Vitaceae familyalarına bağlı bitkilerle beslenmektedir (Blackman ve Eastop, 1984; Toros ve ark., 2002). 14

4.1.1.2. Aphidini-Rhopalosiphina Aphidini-Rhopalosiphina tribesinin Rhopalosiphum Koch 1854, cinsinden bir tür saptanmıştır. Rhopalosiphum nymphaeae (Linnaeus, 1761) Sinonimi: Aphis nymphaeae Linnaeus, 1761; Aphis butomi Schrank, 1801; Aphis consona Walker, 1849; Aphis prunaria, Walker, 1850; Rhopalosiphum alismae Koch, 1854; Rhopalosiphum najadum Koch, 1854; Aphis infuscata Koch, 1854; Aphis prunorum Dobrowljansky, 1913; Hyadaphis sparganii Theobald, 1925 (Çanakçıoğlu 1975). Tanınması: Kanatsız vivipar dişilerde vücut ovalimsi, kırmızımsı kahverengi ile koyu yeşil renkleri arasında değişmektedir. Vücut üzeri grimsi unumsu maddeler ile kaplıdır. Curniculus ların uçları hafifçe şişkindir. Kauda dikenimsi desenlidir. Vücut uzunluğu 1.6-2.6 mm kadardır (Şekil 4.2.). Kanatlı vivipar dişilerde baş koyu esmer, antenler koyu renkli, gözler koyu kırmızı ile siyah arasında renk göstermektedir. Vücudun dorsali ağ desenlidir. Thorax ve abdomen üzerindeki bu desenler iyi gelişmiş çokgen görünümündedir (Şekil 4.2.). Korniculus lar ve kauda siyah renklidir. kauda kanatsız vivipar dişilerde olduğu gibi dikenimsi desenlidir (Blackman ve Eastop, 1984; Özdemir ve Toros, 1997). 15

Şekil 4.2. Rhopalosiphum nymphaeae (L.) in Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Abdomen ve Kauda (Serdar SATAR dan alınmıştır) 16

Kozmopolit bir tür olduğu belirtilmiştir (Çanakçıoğlu, 1975). Türkiye de bu türün; Adapazarı, Ankara, İzmir, Tatvan ve Diyarbakır da bulunduğu bildirilmiştir (Tuatay ve Remaudiere, 1964; Giray, 1974; Özdemir ve Toros, 1997, Ölmez, 2000). Konukçuları: Bu türün Alimaceae, Araceae, Butomaceae, Cannaceae, Ceratophyllaceae, Compositae, Cypraceae, Gramineae, Hydrocaryaceae, Lemnaceae, Lentibulaceae, Naidaceae, Nymphaeaceae, Plantaginaceae, Polygonaceae, Ponteteriaceae, Potamogetonaceae, Ranunculaceae, Rosaceae, Rubiaceae, Salviniaceae, Salicaceae, Scrophularineae, Sparganiaceae, Typaceae ve Umbelliferae familyalarından oluşan zengin bir konukçu listesi bulunmaktadır (Çanakçıoğlu, 1975). R. nympaeae (L.) nin primer konukçusu Prunus sp., seconder konukçusu ise Nymphaea sp., Nuphar sp. ve Lemna gibi sucul bikilerdir (Bodenheimer ve Swirski, 1957; Toros ve ark., 2002). Türkiye de ilk olarak 1939 yılında Adapazarı ilinde Nuphar sp. üzerinde kayıt edilmiştir. (Bodenheimer ve Swirski, 1957). Türkiye de ayrıca bu türün konukçuları olarak Prunus domestika, Prunus avium, Prunus salicina ve Nymphaeae alba tespit edilmiştir (Tuatay ve Remaudiere, 1964; Giray, 1974; Düzgüneş ve ark., 1982; Erkin, 1983; Özdemir ve Toros, 1997). Bu çalışmada bu tür Mersin ilinin Mezitli ilçesinde 21.04.2009 tarihinde üç farklı marul tarlasında saptanmıştır. 4.1.1.3. Macrosiphini Macrosiphini tribesinden Aulocorthum, Hypermyzus, Myzus (Nectarosiphon), ve Nasonovia olmak üzere dört cinsden toplam 4 tür belirlenmiştir. 4.1.1.3.(1). Aulocorthum Mordvilko, 1914 Aulocorthum cinsinden bir tür bulunmuştur. Aulacorthum solani (Kaltenbach, 1843) Sinonim: Aphis solani Kaltenbach,1843; Macrosiphum aquilegiae Theobald, 1913; Siphonophora atropae Mordvilko, 1895; Macrosiphum aucubae Bartholomew, 1932; Macrosiphum begoniae Schoyteden, 1901; Dysaulacorthum boerneri F.P.Müller, 1952; Siphonophora diplanterae Koch, 17

1855; Aulacorthum doronici Börner, 1950; Macrosiphum duffieldii Theobald, 1913; Aulacorthum eumorphum E.E. Balnchard, 1922; Myzus gei Theobald, 1919; Myzus glaucii Theobald, 1923; Macrosiphum hagi Essig ve Kuwana, 1918; Macrosiphum hagicola Matsumura, 1917; Macrosiphum hederae Theobald, 1915; Myzus hydrocotylei Theobald, 1925; Aphis incerta Walker, 1849; Aphis indecisa Walker; Myzus kusaki Shinji, 1941; Macrosiphum matsumuraeanum Hori, 1928; Siphonophora menthae Buckton, 1876; Myzus mercurialis Theobald, 1919; Myzus neogei Theobald, 1926; Aphis pallida Walker, 1848; Macrosiphum piceaellum Theobald, 1916; Myzus polyanthi Theobald, 1926; Aulacorthum prasinum Börner, 1950; Myzus pseudolamii Theobald, 1926; Myzus pseudosolani Theobald, 1922; Acyrthosiphon (Metapolophium) ranunculi Mordvilko, 1914; Macrosiphum rosaeollae Theobald,1915; Macrosiphum senecionis Matsumura, 1917; Aulacorthum similacis Takahashi, 1965; Macrosiphum sobae Shinji, 1922; Myzus veronicae del Guercio, 1900; Macrosiphum veronicae Theobald, 1913; Myzus veronicellus Theobald, 1926; Aphis vincae Walker, 1848 (Tuatay ve Remaudiere, 1964; Çanakçıoğlu, 1975; Toros ve ark., 2002). Tanınması: Çoğu kez Acyrthosiphon türleri ile karıştırılabilen Aulacorthum solani daha kısa olan kauda ile belirtilen türlerden kolayca ayrılabilmektedir. Kanatsız bireyde renk, parlak beyazımsı yeşil renkten, donuk yeşil veya yeşilimsi kahverengine kadar değişiklik göstermektedir. Yaklaşık 3 mm kadar irilikte olan kanatlı bireyde abdomen dorsalinde çeşitli desenleri oluşturan, enine koyu bandlar bulunmaktadır (Şekil, 4.3.) (Toros ve ark., 2002). Aulocorthum solani nin ülkemizde 1962 yılında Tulipa genseriana üzerinden İstanbul-Kadıköy de ve 1970 yılında Veronica anagallioides ve Curiciferae den iki farklı bitki üzerinden ilk kayıtları yapılmıştır (Tuatay, 1988). Toros ve ark. (2002), ise yaptıkları çalışmada Antirrhinum sp. üzerinden (14.05.1998, Tarsus/İçel) ve Hydrangea hortensia üzerinde (19.05.1998, Osmaniye) saptanmıştır. Yine aynı bölgede marul üzerine yapılan sürvey çalışmasında ise yer ve tarih sırasına göre: Yüreğir/Adana, 09/04/2009 ve Karalarbucağı/Adana, 14/04/2009 da bulunmuştur. 18

Şekil 4.3. Aulocorthum solani (Kaltenbach) nin Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Abdomen ve Kauda (Serdar SATAR dan alınmıştır). 19

Monokotyledon ve dikotyledon bitkileri (Graminae dışında) konukçu olarak seçmekte, dolayısıyla polifag bir yaprakbiti olarak bilinmektedir (Blackman ve Eastop, 1984). Bignoniaceae, Rosaceae, Scrophulariaceae, Solanaceae familyalarındaki bitkiler konukçuları arasında bulunmaktadır (Bodenheimer ve Swirski, 1957). Özellikle serada yetiştirilen bitkilerin ve patatesin önemli zararlısı olarak bilinmektedir. Ayrıca 40 kadar bitki virüs hastalığının vektörü olduğu belirtilmektedir. Bunlardan nonpersistent olarak naklettikleri fasulye sarı mozaik, pancar mozaik, karnabahar mozaik, hıyar mozaik, bezelye mozaik virüsleri ile persistent yolla naklettikleri bezelye enasyon mozaik, pancar sarı net, patates yaprak kıvırcıklığı ve tütün damar bükülme virüsleri örnek olarak verilmektedir ((Kennedy ve ark., 1962; Blackman ve Eastop, 1984). 4.1.1.3.(2). Hypermyzus Börner, 1933 Hypermyzus Börner cinsine ait bir tür belirlenmiştir. Hyperomyzus lactucae (Linnaeus, 1758) Sinonim: Aphis lactucae Linnaeus, 1758; Amphorophora cosmopolitana Mason, 1925; Rhopalosiphum erraticum Koch, 1854; Rhopalosiphum ribijaponica Shinji, 1924; Rhopalosiphum sonchi Oestlund, 1886; Amphorophora sonchicola Shinji, 1939; Amphorophora triticum Theobald, 1923 (Çanakçıoğlu 1975; Toros ve ark., 2002). Opak yeşil renkli ve yassı, sandal şeklindedir. Yaklaşık 2.5 mm kadar irilikte olup, kanatlı bireyde abdomen dorsalinde düzensiz, delikli görünümde siyah leke bulunmaktadır. Kornikıl, ortada şişkin görünümdedir (Şekil 4.4.). 20

Şekil 4.4. Hyperomyzus lactucae (Linnaeus) nın Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Kornikıl ve Kauda (Serdar SATAR dan alınmıştır). 21

Hyperomyzus lactucae, Asclepiadaceae, Compositae, Cruciferae ve Saxifragaceae familyalarındaki bitkileri konukçu olarak seçmektedir (Çanakçıoğlu, 1975). Ülkemizde ilk olarak 1961 yılında İstanbul ve Eskişehir de Sonchus ve Lactuca üzerinden bulunduğu kaydedilmiştir (Tuatay ve Remaudiere, 1964). Toros ve ark. (2002) doğu Akdeniz Bölgesi nde Aphidoidea familyasına giren yaprabitlerini belirlemek için yaptıkları sürvey çalışmalarında ise bu türü Euophorbia microsphaera (04.03.1999, Tanrıverdi/Adana); Sonchus asper (15.04.1999, Samandağı/Hatay) ve Sonchus sp. (16.04.1996, 05.04.1999, Balcalı/Adana; 12.03.1999, Çeşmeli/İçel; 19.03.1999, Demirhisar/İçel; 16.05.1999, Demirören/Adana; 08.05.1998, Kızıldağ/Adana) üzerinde topladıklarını bildirmişlerdir. Bu çalışmada ise Lactuva sativa üzerinde yer ve tarih sırasıyla: Erdemli/Mersin, 24/03/2009; Tarsus/Mersin, 14/04/2009; Mezitli/Mersin, 21/04/2009; Aşağıburnaz/Hatay, 28/04/2009; Aşağıburnaz/Hatay, 28/04/2009 tespit edilmiştir. Hyperomyzus lactucae, ülkemizde ayrıca Sonchus oleraceus, Sonchus arvensis, Ribes sp. (Düzgüneş ve ark., 1982) ve Lactuca sativa ile Sonchus sp. (Tuatay, 1990) üzerinden de toplanmıştır. Primer konukçu olarak Ribes türlerini (R. nigrum ve R. rubrum) seçmekte olup, Sonchus ve Lactuca türlerine ise sekonder konukçu olarak geçtiği bilinmektedir (Blackman ve Eastop, 1984). Hyperomyzus lactucae, marul nekrotik sarılık virüsünü nakledebilmektedir. Ayrıca sowthistle sarı damar virüsünü persistent yolla ve transovarial olarak nakletmesi de oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra fasülye sarı mozaik ve marul mozaik gibi nonpersistent yolla taşınan virüsleri de nakletme kapasitesinde olduğu bildirilmiştir (Blackman ve Eastop, 1984). 4.1.1.3.(3) Myzus (Nectarosiphon) Passerini 1860 Bu cinse ait bir tür saptanmıştır. Myzus (Nectarosiphon) persicae (Sulzer, 1776) Sinonim: Siphonophora achyrantes Monell, 1879; Siphonophora antirrhinii Macchiati, 1883; Rhopalosiphum Betae Theobald, 1913; 22

Siphonophora calendulella Monell, 1879; Aphis consors Walker, 1848; Aphis convolvuli Kaltenbach, 1843; Aphis cymbalariae Schouteden, 1900; Phorodon cynoglossi Williams, 1911; Aphis deposita Walker, 1848; Aphis derelicta Walker, 1849; Aphis dianthi Schrank, 1801; Aphis dubia Curtis, 1842; Myzus dyslycialis Müller, 1955; Aphis egressa Walker, 1849; Rhopalosiphum galeactitis Macchiati,1883; Rhopalosiphum lactucellum Theobald, 1914; Macrosiphum lophospermum Theobald, 1914; Macrosiphum lycopersicella Theobald, 1914; Myzus malvae Oestlund, 1886; Siphonophora nasturtii Koch, 1855; Aphis particeps Walker, 1845; Myzus pergandei Sveerson, 1901; Aphis persicae Morren, 1836; Aphis persola Walker, 1848; Aphis rapae Curtis, 1842; Aphis redundans Walker, 1849; Myzodes tabaci Mordvilko, 1914; Rhopalosiphum trilineatum del Guercio, 1920; Rhopalosiphum tulipae Thomas, 1879; Aphis vastator Smee, 1846; Aphis vulgaris Kyber, 1815 (Tuatay ve Remaudiere,1964; Çanakçıoğlu, 1975; Toros ve ark., 2002) Tanınması: Myzus (Nectarosiphon) persicae 1.2-2.3 mm kadar küçük boyutta, beyazımsı yeşil, grimsi yeşil, soluk sarı yeşil ya da pembemsi ve kızılımsı renklerle geniş renk yelpazesi içerisindedir. Kanatlı bireyin abdomen dorsalinde yer alan 3 enli şerit, ortada kaynaşmış şekilde koyu bir leke oluşturmaktadır. Kornikıl uca yakın şişkin görünümde ve üzerinde herhangi bir desen bulunmamaktadır (Şekil 4.5.). 23

Şekil 4.5. Myzus (Nectarosiphon) persicae (Sulzer) nin Kanatlı ve Kanatsız Bireyinde Kornıkıl, Kauda ve Abdomen Üzerindeki Lekelenmeler (Serdar SATAR dan alınmıştır) 24

Konukçuları: Myzus (Nectarosiphon) persicae Acanthaceae, Aizoaceae, Amaranthaceae, Apocynaceae, Araceae, Araliaceae, Aroideae, Asclepiadaceae, Balsaminaceae, Bignoniaceae, Boraginaceae, Cactaceae, Caryophyllaceae, Celastraceae, Chenopodiaceae, Compositae, Convolvulaceae, Crassulaceae, Cruciferae, Euphorbiaceae, Geraniaceae, Gramineae, Labiatae, Leguminaceae, Liliaceae, Loganiaceae, Malvaceae, Nyctaginaceae, Onagraceae, Orabanchaceae, Papaveraceae, Pedaliaceae, Polemoniaceae, Polygonaceae, Ranunculaceae, Rosaceae, Rubiaceae, Rutaceae, Scrophulariaceae, Solanaceae, Thymeleaceae, Tropaeolaceae, Umbelliferae, Urticaceae, Verbanaceae ve Violaceae familyalarındaki bitkilerde bulunan polifag bir türdür (Bodenheimer ve Swirski, 1957; Çanakçıoğlu, 1975; Blackman ve Eastop, 1984; Toros ve ark., 2002). Myzus (Nectarosiphon) persicae ye ait ülkemizdeki ilk kayıt 1938 yılında Ankara da Spinacia oleracae üzerinden yapılmıştır (Bodenheimer ve Swirski, 1957). Ülkemizde ayrıca Cerasus avium, Citrus sp. (Düzgüneş ve Tuatay, 1956), Circium sp., Hibiscus sp., Fuchsia sp., Coleus sp., Crataegus sp., Prunus avium, Prunus persica, Nicotiana tabacum, Daucus carota (Bodenheimer ve Swirsky, 1957) ve Solanum tuberosum (Çanakçıoğlu, 1975), Rubus sp., yabancı ot (Düzgüneş ve ark.1982), Atropa belladona, Begounvillea sp., Carthamus tinctorius, Foeniculum vulgare, Gazania sp., Helianthus annus, Senecio sp., Sesamum indicum (Giray, 1974), Allium sativum, Althea rosa, Antirrhinum majus, Asparagus sp., Begonia sp., Boreava orientalis, Brassica campestris, Hordeum sp., Linaria genistifolia, Solanum lycopersicon, Verbana sp., Viola tricolor, Beta vulgaris, Hedera sp., Gossypium, Citrus nobilis, Cucurbito pepo, Scorzonera sp. ve Tulipa sp. (Tuatay, 1991), Capsella bursa-pastoris, Capsicum annuum, Cucumis sativus, Lactuca sativa, Malus communis, Phaseolus vulgaris, Prunus persicae, Rhaphanus sativus, Solanum melongena, Triticum sp., Maclura pomifera ve Malva neglacta (Toros ve ark., 2002) üzerinde bulunmuştur. Bu çalışma sırasında marul bitkisinde bulunan yaprakbitlerini belirlemek için yapılan sürvey çalışmalarında ise yer ve tarih sırasına göre: Mezitli/Mersin, 21/04/2010; Mezitli/Mersin, 21/04/2010; Mezitli/Mersin, 21/04/2010; Mezitli/Mersin, 21/04/2010; Erdemli/Mersin, 21/04/2010; Erzin/Hatay, 28/04/2010; Başlamış/Hatay, 28/04/2010; Madenli/Hatay, 28/04/2010; 25

Başlamış/Hatay, 28/04/2010; Aşağıburnaz/Hatay, 28/04/2010; Üçgüllük/Hatay, 28/04/2010 ve Serinyol/Hatay 28/04/2010 tarihinde bulunmuştur. Primer konukçu olarak seçtiği Prunus persica ve diğer Prunus türleri ile sayısız sekonder konukçusu üzerinde heteroecious holosiklik yaşam göstermekte, ılıman bölgelerde ve sera koşullarında parthenogenetik vivipar çoğalmaya yıl boyu devam etmektedir. Konukçularının yeni gelişen dokularında, yaprakların altlarında ve yaşlı yapraklarda yoğun koloniler oluşturarak kıvrılmalar meydana getirmektedir (Blackman ve Eastop, 1984; Toros ve ark., 2002). Polifag oluşu ile birçok virüslerin de etkili birer vektörü olan M. (N.) persicae, 100 den fazla virüsü nonpersistent ve persistent yolla nakledebilmektedir (Kennedy ve ark., 1962). Bunlardan özellikle ekonomik zarar ortaya koyan patates ve tütün virüslerini nakletmesi önemlidir. Patates acuba mozaik, patates A ve patates Y virüsü ile tütün solgunluk virüsünü nonpersistent, patates yaprak kıvırcıklığı, tütün yaprak bükülme ve domates sarı ağ virüslerini de persistent yolla taşımaktadır (Blackman ve Eastop, 1984; Toros ve ark., 2002). 4.1.1.3.(4). Nasonovia Mordvilko, 1914 Çalışma sonucu bu cinsten bir tür belirlenmiştir. Nasonovia ribisnigri (Mosley, 1841) Sinonim: Aphis ribisnigri Mosley, 1841; Macrosiphum agrostemnium Theobald, 1913; Siphonophora alliariae Koch, 1855; Submacrosiphum hieracii subsp. teriolanum Hille Ris Lambers, 1931; Macrosiphum kaltenbachi Schouteden, 1906; Siphonophora polygoni Buckton, 1876; Macrosiphum pseudohieracii Theobald, 1912; Aphis ribicola Kaltenbach, 1843; Myzus ribis Shinji, 1922; Myzus ribis var. bucktoni del Guercio, 1894; Neokakimia vannesii Stensveh, 1968 (Toros ve ark., 2002). Tanınması: Nasonovia ribisnigri 1.5-2.7 mm kadar irilikte, sandal şeklinde, parlak soluk sarı-yeşil renkli bir yaprakbitidir (Şekil 4.7.). Kanatlı bireylerde abdomen dorsalinde koyu, siyah sklerotik desenlere sahiptir (Şekil 4.6.). 26

Konukçuları: Bu tür Compositae, Scrophulariaceae ve Solanaceae familyalarından bazı bitkileri kendisine konukçu olarak seçmektedir. Bu türün primer konukçusu Ribes spp. dir. Lactuca ve diğer sekonder konukçularında yaprak altında ve çiçek saplarında beslenmektedir (Şekil 4.8). Heteroecious holosiklik bir yaşam göstermektedir (Blackman ve Eastop, 1984). Ülkemizde bu türle ilgili bir kayıt Erkılıç ve ark., (1999) tarafından Doğu Akdeniz Bölgesi nde marul üzerinden yapılmıştır. Bu türün konukçuları olarak Lactuca sativa ve Lactuca sativa var. Crispa bildirilmiştir (Toros ve ark., 2002). Bu çalışma sırasında ise yine Lactuca sativa üzerinde bulundukları yer tarihler şunlardır: Erdemli/Mersin, 24/03/2009; Özbek/Mersin, 14/04/2009; Merkez/Mersin, 14/04/2009; Yenice/Mersin, 14/04/2009; Karalarbucağı/Adana, 14/04/2009; Çamtepe/Mersin, 14/04/2009; Çamtepe/Mersin, 24/04/2009; Yenice/Mersin, 21/04/2009; Yeşiltepe/Mersin, 21/04/2009; Mezitli/Mersin, 21/04/2009; Mantaç Köyü/Mersin, 21/04/2009; Mezitli/Mersin 21/04/2009; Başlamış/Hatay, 28/04/2009; Madenli/Hatay, 28/04/2009; Madenli/Hatay, 28/04/2009, Madenli/Hatay, 28/04/2009; Madenli/Hatay, 28/04/2009; Belen/Hatay, 20/10/2009; Belen/Hatay, 20/10/2009; Belen/Hatay, 20/10/2009; Belen/Hatay, 20/10/2009; Belen/Hatay, 20/10/2009; Alifakılı/Mersin, 27/10/2009; Geçitli/Adana, 10/11/2009; Ceyhan/Adana, 10/11/2009; Kadirli/Adana 19/11/2009; Kozan/Adana, 19/11/2009 ve 15/01/2010 Balcalı/Adana dır. Bu türün karnabahar ve hıyar mozaik virüslerini nonpersistent, bektaşi üzümü damar bandlaşması virüsünü ise persistent yolla nakledebildiği belirtilmiştir (Kennedy ve ark., 1962). 27

Şekil 4.6. Nasonovia ribisnigri (Mosley) nin Kanatsız ve Kanatlı Bireyinde Kornikıl, Kauda ve Abdomen Üzerindeki Lekelenmeler (Serdar SATAR dan alınmıştır). 28

Şekil 4.7. Nasonovia ribisnigri (Mosley) nin Alatae ve Apterae Nimfleri (A), Apterae Canlı Doğuran Ergini (B) ve Alatae Ergini (C) (Serdar SATAR dan alınmıştır). 29

Şekil 4.8. Nasonovia ribisnigri (Mosley) nin Bir Marul Yaprağında Koloni Oluşturmuş Nimfleri ile Bir Entomopathogen Fungus Tarafından Öldürülmüş Nimfi (Sağ üst köşe) (Serdar SATAR dan alınmıştır). 4.1.2. Pemphiginae Bu çalışma kapsamında Pemphiginae alt failyasının Pemphini tribesinin Pemphigus Harting 1839, cinsine bağlı bir tür saptanmıştır Pemphigus bursarius (Linnaeus, 1758) Sinonim: Aphis bursaria Linnaeus, 1758, Eriosoma lactucae Mosley, 1841; Eriosoma populi Mosley, 1841; Pemphigus lactucarius Passerini, 1856; Pemphigus glandiformis Rudow, 1875; Pemphigus pyriformis Lichtenstein, 1886 (Çanakçıoğlu 1975). Tanınması: Kanatsız bireyler Compositae nın kökleri üzerinde sarımsı beyaz renkte abdomenin posterior kısmı beyaz unlu yapıdadır. Köklerde bulunan kanatlı bireylerin (Sexpare) abdomeni ise kahverengi turuncu renktedir. Kanatsız bireyler 1,6 2,5mm, kanatlı bireyler ise + 1,7-2,2 mm büyüklüğündedir. 30

Şekil 4.9. Pemphigus bursarius (L.) nin Ergin Bireyinin Tüm Vücut Görüntüsü (a) Ve Abdomen (b), (Serdar SATAR dan alınmıştır). 31

Konukçuları: Genellikle Populus spp. türlerinin yaprak petiolleri üzerinde sarımsı ve kırmızımsı renklerde el çantası şeklindeki olgun gallerde bulunur. Fundatriksler grimsi yeşil renkte ve üzeri hafif mumla örtülüdür. Kanatlı bireyler (Alatae) gal üzerinde bulunan lateral bir çıkış deliğinden Mayıs-Eylül ayları arasında gali terk ederler. Kuzey yarım kürede bu olay özellikle Haziran- Temmuz ayları arasında bir pik oluşturmaktadır. Kanatlı bireyler genellikle Compositae familyasına ait bitkilerin kökleri üzerinde koloniler oluştururlar. Sexuparae bireyler geri kavaklara Eylül Ekim aylarında göç ederler, fakat ikincil konukçuların kökleri üzerinde anholocyclic bir kışlama yaygındır. Avrupa, Güney- Kuzey Asya, Avuturalya, Yeni Zellanda, Kuzey-Güney Afrika ve Kuzey-Güney Amerika da Gal formasyonu ile doğal düşmanları üzerine (Dunn, 1960a; 1960b) ayrıntılı çalışmalar mevcuttur (Blackman ve Eastop, 1984). Türkiyede belirlenen konukçularına bakıldığında Populus nigra Edirne, Trotter1903; İstanbul, Acatay 1943; İstanbul ve Bursa Acatay 1959, Çanakçıoğlu 1975 den, Populus sp. (Tuatay, 1967) ve Populus canadensis (Çanakçıoğlu, 1967) olarak sıralandırılabilir. Bu çalışma sırasında sadece Hatay ın Belen ilçesindeki marul alanlarında görülen bu tür (20/10/2009 tarihinde iki farklı marul tarlasında), bazı ülkelerde marulun önemli bir zararlısı olabilmektedir. Kısa antenleriyle (vücut uzunluğunun 1/3 den kısa) ve gelişmemiş corniculusları ile marul üzerinde bulunan diğer yaprakbiti türlerinden ayrılır. Marul köklerinde beyaz mumlu bir maddeyle örtülü kümeleşmiş koloniler halinde bulunur. Yabancı ot ya da marul olmadığı zamanlarda kışı Populus nigra (kara kavak) nın kabukları altında yumurta döneminde geçirir. Marula göç etmeden önce karakavak üzerinde ergin olur ve bir döl verir. Marul üzerinde beslenmeye başlar ve ürerler, kanatlı erginler yayılmak için gelişir. Kara kavağa yakın yerlerde marul üretimi yapılıyorsa zararı ciddidir (Anonymous, 2009). 32

4.2. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarındaki Yaprakbitleri Üzerinde Görülen Doğal Düşmanlar Bulaşıklılık Oranı Doğu Akdeniz Bölgesi marul bahçelerinde bulunan yaprakbiti türlerini ve bunların bulaşıklık oranını belirlemek için yapılan sürvey çalışmalarında doğal düşmanlara rastlanılmış olmasına rağmen, bunların bulunma sıklıkları çok düşük çıkmıştır. Çizelge 4.2. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Yaprakbitleri Üzerinde Görülen Doğal Düşmanlar Takım Familya Tür Diptera Syrphidae Metasyrphus corollae (Fabr.) Sphaerophoria scripta (L.) Neuroptera Chrysopidae Chrysoperla carnea (Stephens) Coloptera Coccinellidae Coccinella septempunctata L. Hypomycetes* *Entomopathogen fungus Fusarium sp. Entomoafag böceklerden Sryphidae familyasına girenlere en sık rastlanılırken bunu Coccinellidae familyasından Coccinella septempunctata L. takip etmiştir (Çizelge 4.2). Insecta sınıfına giren bu doğal düşmanlardan hepsi Çukurova Üniversitesi Balcalı Kampüsü içerisinde bulunan marul deneme parselinden elde edilmiştir. Sürvey yapılan bölgelerde ise marul bitkileri içinde parazitoit türleri hariç herhangi bir doğal düşmana rastlanılmamış, elde edilen parazitoit türlerinin ise teşhislerine devam edilmektedir. Bunun yanında Entomopathogen funguslardan Fusarium sp. bütün marul yetiştiriciliği yapılan alanlarda görülen doğal bir düşman olmuştur. Benzer şekilde Erkılıç ve ark. (1999) Doğu Akdeniz Bölgesi yaprakbitlerinde Hyphomycetes sınıfına dahil 7 tür belirlemiş ve iklim odası şartlarında en yüksek ölüm oranını Fusarium subglutinans (Wollenw & Reinking) dan elde ettiklerini belirtmişlerdir. Biçer (1998) Fusarium subglutinans ın maruldaki yaprakbiti Nasonovia ribisnigri den izole edildiğini bildirmiştir. Satar (2004), Fusarium subglutinans ın biyolojik etkiliğini sera şartlarında belirlemek için 33

yaptığı çalışmada fungus uygulamasından iki hafta sonra yaprakbiti populasyonunu tamamen baskı altına aldığını bildirmiştir. Arazi çalışmalarında, ikinci marul ekiminde ortaya çıkan bu fungus marul üzerindeki yaprakbiti populasyonları, özellikle yağmuru takiben belirğin bir düşüşe sahip olmuştur. 4.3. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarındaki Yaprakbiti Bulaşıklılık Oranı Doğu Akdeniz Bölgesi marul ekim alanlarında var olan yaprakbiti bulaşıklık oranını belirlemek için yapılan sürvey çalışmalarında marul bahçelerinin %0 ile %100 arasında bulaşık olduğu görülmüştür. Bulaşıklık oranına il bazında bakıldığında en yüksek bulaşıklığın Adana da olduğu bunu Hatay ve Mersin in izlediği Çizelge 4.3. te görülmektedir. Mersin de özellikle Tarsus ve Yenice ilçelerinin ticari anlamda 100-1000 dekar arasında marul ekilen bahçelerin bulunduğu ilçeler olmasına rağmen bulaşık oranı beklenenden düşük çıkmıştır. Fakat bu bölgelere yapılan sürvey çalışmalarında tesbit edilen durum bundan gerçekte farklıdır. Bu bölgelerde giriş yapılmaya çalışılan pek çok marul bahçesine arazi sahibinin izin vermemesi nedeniyle giriş yapılamamıştır. Bunun nedeni sorulduğunda orataya çıkan durum ruhsatsız ve aşırı ilaç kullanımının getirdiği korku ile gelen araştırmacıların Tarım Bakanlığından geldiğinin ve bir ceza görecekleri korkusunun olduğu anlaşılmıştır. Yine gerek çiftçilerle gerekse arazi çalışanları ile yapılan yüz yüze görüşmelerde bir marul ekimden hasada kadar 3-5 kez ilaçlamaya tabi tutulduğu tespit edilmiştir. 34

Çizelge 4.3. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Ekim Alanlarında Yapılan Sürvey Çalışmaları Sonucunda Bulunan Bulaşık Oranları (%) İl İlçe Bakılan Bahçe sayısı Ortalama Bulaşıklık (%) Adana Seyhan 3 13,3 Yüreğir 1 30,0 Ceyhan 2 80,0 Kozan 1 80,0 Kadirli 1 80,0 Ort. 54,6 Mersin Erdemli 1 10,0 Merkez 7 37.1 Tarsus 9 15.3 Yenice 3 9,3 Ort. 17,9 Hatay Serinyol 1 2,0 Dörtyol 3 34,0 Erzin 3 7,0 İskenderun 15 25,5 Ort. 17,1 Genel Ort. 50 32,6 Marulda yaprakbitlerinin neden olduğu bu aşırı ilaçlama Doğu Akdeniz Bölgesinde özellikle ticari anlamda büyük marul bahçelerinin bulunuduğu Adana ve Hatay ın ilçelerinde de görülmektedir. Ticari olarak büyük bir yetiştiriciliğin olmadığı nisbeten daha küçük ev bahçeleri gibi bir ilaçlamanın yapılmadığı alanların bulunduğu Kozan Kadirli gibi bölgelerde ise bulaşıklılık oranı %80 lere kadar çıkmaktadır (Çizelge 4.3.). Bulaşık bu alanlarda görülen yaprakbitlerine bakıldığında ise Nasanovia ribisnigri bulaşıklık oranı belirlenen 50 bahçenin 24 ünde tek başına bulaşıklık gösterirken, 3 bahçede de diğer yaprakbitleriyle birlikte bulunmuştur. Marulda yaprakbiti bulaşıklığının %50 den fazlasında bu yaprakbiti tek başına sorumlu olurken, en sık rastlanılan ikinci yaprakbiti türü olan Myzus persicae ise kontrol edilen 50 bahçenin 9 adetinde tek başına 3 ünde ise diğer yaprakbitleriyle birlikte bulaşık olarak saptanmıştır. Benzer bir şekilde Hypermyzus persicae tek başına iki marul bahçesinde rastlanırken, bir ekim alanında Nasonovia ribisnigri ile diğer ekim alanında ise Myzus persicae ile birlikte tespit edilmiştir. Aulacorthum solani Adana 35

ili sınırları içerisinde iki marul bahçesinde tek başına görülürken, yine aynı il içersindeki bir marul bahçesinde Nasonovia ribisnigri ile birlikte bulunmuştur. 4.4. Marul Bitkisi Üzerindeki Yaprakbitlerinin Farklı Pestisidler ile Entegre Savaşa Uygun Kimyasal Mücadele Yöntemlerinin Geliştirilmesi Denemelerde üç dönem marul ekimi yapılmış olup ilk marul ekimi 09.10.2009 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre yapılmıştır (Şekil 4.10). Denemelerde Actara 240 SC, Movento SC 100 ve Plenum WG 50 isimli ticari preparatlar kullanılmış ve karşılaştırma amacıyla kontrol parselleri bırakılmıştır. Yaprakbiti ön sayımları yapıldıktan sonra ilaç uygulamasını takiben 3. gün, 7. gün ve 14. gün sayımları yapılmıştır. Çizelge 4.4. Birinci Ürün Marulda Üç Farklı İnsektisidin Handerson-Tilton Formülüne Bağlı Kalınarak Hesaplanmış Biyolojik Etkinliği İlacın Ticari Adı ve Dekara Kullanma Dozu ACTARA 240 SC 20ml/hl MOVENTO SC 100 75 ml/hl PLENUM WG 50 15 g/hl K O N T R O L Tekerrür Ön sayım 3. Gün 7. Gün 14.gün BİYOLOJİK ETKİ %* 3. Gün 7. Gün 14.gün I 12 19 1 51 96,43 99,84 93,97 II 16 2 0 0 98,88 100,00 100,00 III 25 4 25 0 96,95 91,88 100,00 IV 26 0 0 8 100,00 100,00 94,38 Ort. 19,8 6,3 6,5 14,8 98,06 a** 97,93 a 97,09 a 4 3 0 29 99,81 100,00 98,86 4 3 0 0 99,58 100,00 100,00 III 38 2 0 0 97,68 100,00 100,00 IV 22 2 2 0 98,40 99,15 100,00 Ort. 17,0 2,5 0,5 7,3 98,87 a 99,79 a 99,71 a I 36 156 94 141 12,03 54,68 49,97 II 20 121 82 113 15,38 18,08 20,98 III 25 41 112 264 68,71 63,62 41,78 IV 24 72 124 73 37,25 42,29 52,64 Ort. 26,3 97,5 103,0 147,8 33,35 b 44,67 b 41,34 b I 57 112 131 178 II 22 130 91 130 III 52 63 148 218 IV 27 102 191 137 Ort. 39,5 101,8 140,3 165,8 *Biyolojik etki ortalamaları istatistiksel analiz uygulamadan önce arcsin transformasyonuna tabi tutulmuştur. **Ortalamalar yukarıdan aşağı doğru izlendiğinde her bir gün için ayrı ayrı değerlendirilmek koşulu ile aynı harfi içermiyorsa Duncan testine göre istatistiksel olarak farklıdır (α=0,05). 36

Yürütülen çalışma sonucunda Actara nın 3., 7. ve 14. gün sayımları yapılarak oluşturulan tabloda biyolojik etki yüzdeleri değerlendirildiğinde sırasıyla % 98.6, %97.93 ve %97.09 olarak belirlenirken; Movento isimli ilacın biyolojik etkisi ise sırasıyla % 98.87, %99.96, %99.71 olarak belirlenmiştir (Çizelge 4.4.). Biyolojik etki yüzdesi değerlendirildiğinde, her iki ilacında biyolojik etkisinin son derece yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Plenum un biyolojik etkisi ise % 33.35, %44.67 ve %41.34 olarak düşük çıkmıştır (Çizelge 4.4.). Bu durumun nedeninin antifeedant özellik gösteren Plenumun un sistemik özelliği olmadığı için marulda yaprakbitlerine düşük etki gösterdiği kanaatine varılmıştır. Bu ilacın yaprak biti popülasyonu oluşmaya başlamadan önce uygulayarak tekrar denenmesinde yarar vardır. Ancak, bu durumda çok hızlı ve aktif büyüyen marul bitkisinde büyüme konisi üzerinde bulunan yaprakbitlerinin mücadelesi için sık sık ilaçlama gerekeceği düşünülmektedir. Üç ilacın biyolojk etkinliği karşılaştırıldığında her üç günün biyolojik etkinliğinde Actara ve Movento nun arasında istatistiki fark önemli değilken, bu iki ilaçla Plenum arasındaki fark önemli bulunmuştur (Çizelge 4.4.). İkinci marul ekimi 10.01.2010 tarihinde yapılmış olup Actara nın biyoljik etkisi (%) sırasıyla 92.96, 98.87 ve 82.57 iken; Movento nun % 91.96, 98.51 ve 95.23 olarak belirlenmiştir. Plenum un etkisi ilk ekime göre daha yüksek olmakla birlikte Actara ve Movento ya göre düşük kalmıştır. İstatistiki olarak yapılan değerlendirmede de Plenum un diğer ilaçlarla arasındaki fark önemli bulunmuştur (Çizelge 4.5.). Bu çalışmanın sonucunda Çizelge 4.4. ve Çizelge 4.5 incelenecek olursa sonuçların birbirine paralel olduğu açıkça görülmektedir. 37

Çizelge 4.5. İkinci Ürün Marulda Üç Farklı İnsektisidin Handerson-Tilton Formülüne Bağlı Kalınarak Hesaplanmış Biyolojik Etkinliği İlacın Ticari Adı ve Dekara Kullanma Dozu ACTARA 240 SC 20ml/hl MOVENTO SC 100 75 ml/hl PLENUM WG 50 15 g/hl K O N T R O L Tekerrür Ön sayım 3. Gün 7. Gün 14.gün BİYOLOJİK ETKİ % 3. Gün 7. Gün 14.gün I 268 3 1 2 89,44 97,12 92,59 II 283 20 2 17 85,26 98,36 50,20 III 199 3 0 0 97,14 100,00 100,00 IV 390 0 0 1 100,00 100,00 87,30 Ort. 285,0 6,5 0,8 5,0 92,96 a** 98,87 a 82,52 a I 222 7 2 0 79,59 95,23 100,00 II 205 5 2 9 97,33 98,81 80,90 III 134 10 0 0 93,59 100,00 100,00 IV 284 1 0 0 97,31 100,00 100,00 Ort. 211,3 5,8 1,0 2,3 91,96 a 98,51 a 95,23 a I 359 11 11 31 48,14 57,57-53,76 II 375 16 21 29 84,38 77,17-12,58 III 380 12 7 30 78,18 79,85-48,05 IV 354 10 10 10 66,48 66,48-15,23 Ort. 367,0 12,3 12,3 25,0 69,29 b 70,27 b -32,41 b I 94 81 99 77 II 230 167 150 42 III 220 95 60 35 IV 96 110 110 32 Ort. 160,0 113,3 104,8 46,5 *Biyolojik etki ortalamaları istatistiksel analiz uygulamadan önce arcsin transformasyonuna tabi tutulmuştur. **Ortalamalar yukarıdan aşağı doğru izlendiğinde her bir gün için ayrı ayrı değerlendirilmek koşulu ile aynı harfi içermiyorsa Duncan testine göre istatistiksel olarak farklıdır (α=0,05). 38

Şekil 4.10. Üç Farklı İnsektisid ile Kontrol Parselinden Oluşan Marul Ekim Deneme Alanından Topluca (A) ve İki Sıra Arası (B) Görünüm. 39

Şekil 4.11. Göbek Bağlamamış Bir Marul Bitkisi (A) ile Göbek Bağlamış Bir Marul Bitkisinin (B) Yukarıdan Görünümü. Üçüncü marul ekimi 30.04.2010 tarihinde yapılmış, fakat yaprakbiti populasyonu oluşmadığı için ilaç denemesi kurulamamıştır. Yaprakbiti 40

populasyonunun oluşmamasının sebebi olarak, Mayıs ayından itibaren artan sıcaklıklarla beraber hem yaprakbitlerinin olumsuz etkilenmesi, hem de marulda süt oluşumu ile acılaşmanın olmasından dolayı yaprakbitinin marulu tercih etmediği kanaatine varılmıştır. Çalışma sırasında ilaç uygulama zamanının maruldaki kullanılan ilaçların biyolojik etkinliğinde önemli bir etkisi olduğu anlaşılmıştır. Marul hasadına yakın göbek bağlayan ve bu göbeği kapatan bir habitus oluşturmaktadır (Şekil 4.11.). Marulun son dönemde oluşturmaya başladığı bu yapı, aynı zamanda zaralının ekonomik zarar eşiğine ulaştığı döneme denk gelmektedir. Entegre mücadelede, kimyasal mücadeleye başvurmadan zararlının ekonomik zarar eşiğine bekleme durumu, marul bitkisinde uygulandığında istenilen başarılara ulaşılmamasına sebep olabilmektedir. Bu nedenle bu bitkideki zararlı yönetiminde bir erken uyarı sisteminin kurulması ve bu sisteme dayanılarakta bahçede zararlı populasyonu beklenmeden bir mücadele eşiğinin oluşturulması gerekmektedir. Kanatlı bireylerinin yakalanması ile oluşturulacak erken uyarı sisteminde su tuzakları veya belli bir yüksekliğe sahip emgi tuzakları özellikle Avrupa ve Amerikada patates ve yem bitkileri gibi yaprakbitlerinin epidemi yaptığı alanlarda yoğun olarak kullanılmaktadır (Woiwod ve ark., 1984; Tatchell, 1985). Eylül ayının başında tesadüf blokları deneme desenine göre 09/10/2009 tarihinde ekilen marul bahçesinde bu tarihten bir hafta sonra sayılan bireylerin haftalık değişim grafikleri ilaçlar ve kontrol grubu için Şekil 4.12. de verilmiştir. Grafiklerde de görüldüğü gibi zararlı populasyonu her 4 karekterde de Ekim ayına kadar çok düşük olarak seyrederken Ekim ayı sonu Kasım ayı başında populasyonda bir yükselme başlamıştır. Bu yükselmeyi takiben yapılan ilaçlama sonucunda populasyon özellikle Actara ve Movento parsellerinin uygulandığı alanlarda sıfıra yakın bir değer alırken Plenum ve Kontrol parsellerinde yükselmeye başlamıştır. Populasyonun yükselmeye başladığı Kasım ayının ilk haftaları aynı zamanda sıcaklığın ortalama 20 C ye düştüğü zaman dilimine denk gelmektedir (Şekil 4.15.). Bu yükselme marul hasadına kadar devam etmiştir. Benzer şekilde üçüncü ekim parselinde de sıcaklığın ortalama 25 C civarına yükselmeye başladığı populasyon çok düşük seviyelerde olmuştur. 41

Şekil 4.12 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Arazisinde I. Ekim Marul Bahçesinde Nasonovia ribisnigri nin 3 Farklı İnsektisi ve Bir Kontrol Parselindeki Populasyon Gelişimi. 42

Birinci denemeye ait Tesadüf Blokları deneme planına göre yapılan istatistiksel analizin sonucu Çizelge 4.6 da verilmiştir. Çizelge 4.6. Birinci Marul Ekim Parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grupları İçin Varyans Analizi Tablosu Kaynaklar Serbestlik Actara Movento Plenum Kontrol Dereceleri Kareler Toplamı Kareler Toplamı Kareler Toplamı Kareler Toplamı İnteraksiyon Hafta Tekerür Hafta*Tekerür Hata 1 8 3 24 324 149.511 ** 146.389 ** 120.000 271.300 ** 844.800 152.100 ** 128.400 ** 12.456 101.644 ** 695.400 5848.336 ** 7903.739 ** 554.697 ** 3883.328 ** 10076.900 8084.544 ** 10110.056 ** 481.656 ** 3519.544 ** 16954.200 **P<0.05 önem değerinde Çizelge 4.6. incelendiğinde dört deneme içinde interaksiyonun etkisi önemli çıkmıştır. Hangilerinin önemli olduğunu test etmek için çoklu karşılaştırma testlerinden DUNCAN çoklu karşılaştırma testi uygulanmış ve elde edilen sonuçlar Çizelge 4.7. de verilmiştir. Çizelge 4.7. Birinci Marul Ekim Parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grubundaki Nasanovia ribisnigri nin Populasyon Gelişmesi Haftalar Örnek Actara Movent Plenum Kontrol Sayısı X m SH X m SH X m SH X m SH 02.10.2009 40 0.025±0.023 aa 0.100±0.05 aa 0.050±0.03 aa 0.275±0.10 ab 14.10.2009 40 0.050±0.03 aa 0.675±0.17 aba 0.450±0.16 aa 0.375±0.14 aa 21.10.2009 40 0.075±0.04 aa 0.425±0.11 aa 0.500±0.21 aa 0.400±0.11 aa 28.10.2009 40 0.175±0.06 aa 0.275±0.08 aa 1.500±0.24 ab 0.250±0.08 aa 11.11.2009 40 0.675±0.22 ba 1.150±0.32 bcab 2.450±0.60 abc 2.850±0.57 ac 18.11.2009 40 1.975±0.39 ca 1.700±0.54 ca 2.625±0.73 ab 3.950±0.60 ab 02.12.2009 40 0.625±0.23 aba 0.250±0.08 aa 9.750±2.34 bb 10.175±1.92 bb 09.12.2009 40 0.650±0.25 aba 0.050±0.03 aa 10.300±2.48 bb 14.025±2.26 cc 21.12.2009 40 1.48±0.62 bca 0.725±0.16 aba 14.775±2.34 cb 16.575±2.41 cb a Ortalamalar yukarıdan aşağı doğru izlendiğinde her bir tarih için ayrı ayrı değerlendirilmek koşulu ile aynı harfi içermiyorsa Duncan testine göre istatistiksel olarak farklıdır A Ortalamalar soldan sağa doğru izlendiğinde her bir tarih için ayrı ayrı değerlendirilmek koşulu ile aynı harfi içermiyorsa Duncan testine göre istatistiksel olarak farklıdır Çizelge 4.7 de önce sütunları sırayla incelersek, Actara için özellikle beşinci haftadan itibaren bir artış olmuş, ve ilaçlama yapılan altıncı haftadan itibaren ortalamada büyük bir düşüş olmuştur. Movento incelendiğinde ise yine 43

bunda da actarada ki gibi ilaçlama yapılan altıncı haftadan itibaren ciddi bir düşüş olmuştur. Plenum incelenecek olursa burada hiçbir etki görülmemiş ve ilaçlama yapılan altıncı haftadan sonra artma devam etmiştir. Son olarak kontrol grubuna bakarsak yine burada da sürekli artış olmaktadır. Üç ilaç ve bunların kontrol ile olan farklılıkların her hafta için yapılan DUNCAN testi sonuçlarını incelersek, neredeyse ilk üç hafta bu dört grup arasında bir fark görülmemektedir. Beşinci haftadan itibaren özellikle Actara ile Movento, Plenum ile kontrol grubu aynı grupta yer almakta ve bu gruplaşma altıncı haftadan itibaren tam olarak kesinleşmiş ve son ölçüm haftasına kadar böyle devam etmiştir (Çizelge 4.7.). Bu durumda Actara ile Movento, Plenum ile kontrol iki ayrı grup oluşturmuştur (Çizelge 4.7.). İkinci ekim parselinde Ekim Ocak ayının 10 unda yapılmış bu ekim tarihinden yaklaşık bir hafta sonra populasyon takibine başlanmıştır. Populasyon tüm karekterler için Mart ayı sonuna kadar ekonomik zarar eşiğinin altında seyretmiştir. Bu düşük populasyon özellikle Şubat ayının başından Mart ayının sonuna kadar benzer şekilde görülmüştür. Bu aylardaki iklimsel verilere bakılacak olunursa Şubat 11 gibi başlayıp Mart ayının son haftasına kadar devam eden yağışlar bu populasyonun düşük kalmasında ki sebeplerden biri olurken (Şekil 4.15.), aralıklarla devam eden bu yağmurun ortaya çıkardığı nemli havada iyi bir şekilde gelişen entomopathogen fungus Fusarium sp. bu düşük populasyondaki ikinci neden olmuştur. Gerek arazide yapılan populasyon takibinde gerekse sürveylerde yağışlı mevsimlerde entomopathogen tarafından öldürülmüş pek çok populasyona rastlanmıştır. Böylelikle bu fungusun bu zararlı üzerinde doğal bir düşmanı olduğu ve üzerinde çalışılmasının gerektiği fikrini desteklemektedir. Benzer şekilde veriler Çukurova bölgesinde çalışan bazı araştırıcılar tarafından da gerek arazi gerekse labaratuvar çalışmaları sonucunda ortaya konmuştur (Biçer, 1998; Erkılıç ve ark., 1999; Satar 2004). Nisan ayını takip eden haftalarda populasyonda yağışın azalmasına paralel belli bir yükselme ortaya çıkmıştır (Şekil 4.13. ve Şekil 4.15). 44

Actara II. Ekim Movento Plenum Kontrol Şekil 4.13 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Arazisinde II. Ekim Marul Bahçesinde Nasonovia ribisnigri nin 3 Farklı İnsektisi ve Bir Kontrol Parselindeki Populasyon Gelişimi 45

İkinci denemeye ait Tesadüf Blokları deneme planına göre yapılan analiz sonucu Çizelge 4.8. verilmiştir. Çizelge 4.8. İkinci Marul Ekim Parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grupları İçin Varyans Analizi Tablosu Kaynaklar Serbestlik Actara Plenum Movento Kontrol Dereceleri Kareler Ortalaması Kareler Ortalaması Kareler Ortalaması Kareler Ortalaması İnteraksiyon Hafta Tekerür Hafta*Tekerür Hata 1 14 3 42 540 9408.960 ** 28678.240 ** 100.333 2505.067 25745.400 6706.727 ** 15658.023 ** 55.473 1665.777 21454.000 8573.357 ** 9764.183 ** 487.510 14428.947 ** 45678.367 7259.282 ** 4594.093 ** 18.645 5695.680 ** 19901.300 Çizelge 4.8 incelendiğinde, birinci denemede olduğu gibi yine dört deneme içinde interaksiyonun etkisi önemli çıkmıştır. Hangilerinin önemli olduğunu tespit etmek için DUNCAN çoklu karşılaştırma testi uygulanmış ve elde edilen sonuçlar Çizelge 4.9 da verilmiştir. Çizelge 4.9. İkinci Marul Ekim Parselinde Denemeye Alınan Actara, Movento. Plenum ve Kontrol Grubundaki Nasanovia ribisnigri nin Populasyon Gelişmesi Haftalar Örnek Actara Movento Plenum Kontrol Sayısı X m SH X m SH X m SH X m SH 21.01.2010 40 1.375±0.27 aa 1.875±0.40 aba 1.850±0.36 aa 1.450±0.29 aba 25.01.2010 40 1.450±0.71 aa 1.850±0.86 aba 2.075±0.32 aa 1.475±0.37 aba 28.01.2010 40 1.125±0.51 aa 1.575±0.61 aba 1.800±0.34 aa 1.525±0.29 aba 04.02.2010 40 1.575±0.57 aa 1.875±0.82 aba 1.175±0.31 aa 1.350±0.29 aba 11.02.2010 40 1.625±0.62 aa 1.700±0.94 aba 1.775±0.52 aa 1.175±0.28 aba 18.02.2010 40 3.175±1.11 aa 2.800±1.04 abca 3.100±0.49 aa 4.050±2.51 abca 25.02.2010 40 3.275±1.60 aab 5.625±2.30 ca 3.000±0.62 ab 3.700±0.72 abcab 04.03.2010 40 3.275±1.46 aa 2.825±1.92 abca 4.150±1.38 aa 3.650±1.09 abca 11.03.2010 40 1.300±0.77 aab 1.025±0.62 abb 2.820±1.23 abc 0.650±0.26 aa 18.03.2010 40 2.275±1.18 aab 2.400±1.14 aa 1.925±0.45 aab 4.275±1.17 bcb 25.03.2010 40 8.550±3.91 bb 3.800±1.28 bcab 5.775±1.02 aa 5.975±2.72 cab 05.04.2010 40 28.500±6.08 cb 21.125±6.49 db 36.700±6.55 bc 12.250±2.13 da 08.04.2010 40 0.650±0.32 aa 0.575±0.41 aba 1.225±0.81 ab 4.300±0.46 bcc 15.04.2010 40 0.075±0.42 aa 0.100±0.09 aa 1.225±0.81 ab 3.175±0.43 abcb 22.04.2010 40 0.500±0.31 aa 0.225±0.31 aa 2.500±1.31 ab 3.175±0.43 abcb a Ortalamalar yukarıdan aşağı doğru izlendiğinde her bir tarih için ayrı ayrı değerlendirilmek koşulu ile aynı harfi içermiyorsa Duncan testine göre istatistiksel olarak farklıdır A Ortalamalar soldan sağa doğru izlendiğinde her bir tarih için ayrı ayrı değerlendirilmek koşulu ile aynı harfi içermiyorsa Duncan testine göre istatistiksel olarak farklıdır 46

İkinci deneme için, Çizelge 4.9 da sütunları sırayla inceleyecek olursak, actarada onuncu haftadan itibaren önemli bir yükselme olup ilaçlamanın yapıldığı onikinci haftadan itibaren ise önemli bir düşüş gözlenmiş, moventoda ise onbirinci haftadan itibaren yükselme olmuş, yine ilaçlamanın yapıldığı on ikinci haftadan itibaren bunda da ciddi bir düşüş fark edilmiştir. Plenum ve kontrol grubunda da onikinci haftadan itibaren azalma olmuş fakat burada birey sayısı yinede yüksek bulunmuştur. Üç ilaç ve bunların kontrol ile olan farklılıklarının her hafta için yapılan DUNCAN testi sonuçlarını incelersek, neredeyse ilk altı hafta bu dört grup arasında bir fark bulunmamış, özellikle ondördüncü haftadan sonra actara ile movento, plenum ile kontrol grubu aynı grupta yer almıştır. Bu durumda actara ile movento, plenum ile kontrol iki ayrı grup oluşturmuştur. Üçüncü kere 30/04/2010 tarihinde ekilen marul üzerinde artan hava sıcaklığı ve marulda süt oluşumunun artışı (acılaşma) sonucunda belirli bir populasyon oluşmamıştır (Şeklil 4.14.). Şekil 4.14 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Arazisinde III. Ekim Marul Bahçesinde Nasonovia ribisnigri nin Populasyon Gelişimi 47

35 30 Sıcaklık Yağmur (mm) 40,0 35,0 Sıcaklık ( C) 25 20 15 10 30,0 25,0 20,0 15,0 10,0 Yağmur (mm) 5 5,0 0 0,0 01.09.2009 08.09.2009 15.09.2009 22.09.2009 29.09.2009 06.10.2009 13.10.2009 20.10.2009 27.10.2009 03.11.2009 10.11.2009 17.11.2009 24.11.2009 01.12.2009 08.12.2009 15.12.2009 22.12.2009 29.12.2009 05.01.2010 12.01.2010 19.01.2010 26.01.2010 02.02.2010 09.02.2010 16.02.2010 23.02.2010 02.03.2010 09.03.2010 16.03.2010 23.03.2010 30.03.2010 06.04.2010 13.04.2010 20.04.2010 27.04.2010 04.05.2010 11.05.2010 18.05.2010 25.05.2010 Tarih Şekil 4.15 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Balcalı Kampüsü 01 Eyül 2009 25 Mayıs 2010 Tarihleri Arasındaki Günlük Sıcaklık ve Yağış Değerleri 48

5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Okay SANGÜN 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Doğu Akdeniz Bölgesi Marul ekim alanlarında yürütülen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Bu çalışma sonucunda Doğu Akdeniz Bölgesi marul bitkileri üzerinde Aphis gossypii, Aulacorthum solani, Hyperomyzus lactucae, Myzus persicae, Nasonovia ribisnigri, Rhopalosiphum nymphaeae ve Pemphigus bursarius (Hemiptera: Aphididae) olmak üzere yedi farklı yaprakbiti türü saptanmıştır. 2. Doğu Akdeniz Bölgesi marul bahçelerinde Nasonovia ribisnigri en sık rastlanılan yaprakbiti olmuştur. 3. Marul bahçelerinde bulunan yaprakbiti bulaşık oranı ise tüm bölge için %32.6 olarak hesaplanmıştır. 4. Marulda yaprakbitleri üzerinde görülen doğal düşmanlardan Sryphidae (Diptera) familyasından Metasyrphus corollae (Fabr.) ve Sphaerophoria scripta (L.) önemli avcılardan olduğu fakat en önemli doğal düşmanın ise bir entomopathogen olan Fusarium sp. olduğu anlaşılmıştır. 5. Marul yaprakbitlerine karşı biyolojik etkinliği denenen Thiomethoxam (Actara), Spirotetramat (Movento), Pymetrozine (Plenum) etken maddeli ilaçlardan Thiomethoxam, ve Spirotetramat marul göbek bağlamadan yapılacak bir ilaçlama ile zararlının populasyon seviyesini ekonomik zarar eşiğinin altına çekebildiği görülmüştür. Tez sonucunda ulaşılan bu bilgiler ışığında marul yaprakbitlerine karşı tüm savaşın temel prensiplerinden biri olan zararlının ekonomik zarar eşiğine ulaşmasının beklenmesi durumunda, marulunda göbek bağlaması nedeniyle ilaç etkinliğinde bir azalma olabilmektedir. Bu nedenle marulda yaprakbitlerine karşı alatea formlarını yakalıyabilecek su veya emgi tuzakları ile popülasyonu belirliyerek arazide ekonomik zarar eşiğine ulaşmadan mücadelesini sağlıyacak bir erken uyarı sisteminin kurulması hem ilaçlamadaki başarıyı arttıracak, hemde gereksiz ilaç kullanımını önleyerek insan ve çevrenin daha az kirletilmesi sağlanacaktır. Bunun yanında arazi çalışmalarında marul populasyonları üzerinde oldukça etkili olduğu 49

5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Okay SANGÜN görülen Fusarium sp. nin Biyolojik Mücadele de kullanım olanaklarının araştırılması gerekmektir. 50

KAYNAKLAR ANONİM, 2008. Tarımsal Yapı (Üretim, Fiyat, Değer). T. C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü, Ankara. www.tuik.gov.tr. ANONYMOUS, 2009. UC IPM Pest Management Guidelines: Lettuce UC ANR Publication 3450p. ASLAN, M.M., and UYGUN, N., 2005. Aphids (Homoptera: Aphididae) of Kahramanmaraş Province. Turk J Zool 29: 201-209. AYYILDIZ, Y., ve ATLIHAN, R., 2006. Balıkesir İli Sebze Alanlarında Görülen Yaprakbiti Türleri ve Doğal Düşmanları. Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Bilimleri Dergisi (J. Agric. Sci.), 16(1): 1-5. BISSEL, T.L., 1978. Aphids on Juglandaceae in North America. Maryland Agricultural Experiment Station, 78p. BİÇER, Y., 1998. Yaprakbiti Aphis gossypii Glover (Homoptera: Aphididae) ile Fusarium subglutinans (Wollenw &Reinking) Nelson, Tousson & Marasas Arasındaki Konukçu patojen ilişkisi. Yüksek Lisans Tezi, Haziran 1998, Adana BLACKMAN, R.L., and EASTOP, V.F., 1984. Aphids on The World s Crops: An Identification quide. A Wiley. Intenscience Publication, 466p., R.L., and EASTOP, V.F., 1994. Aphids on The World s Trees. An Identification and information quide CAB International, 986+16p. BODENHEIMER, F.S. and SWIRSKI, E., 1957. The Aphidodea of the Middle East. The Weizmann Science Press of Israel, Jerusalem, 378p. BÖRNER, C. and HEINZE, K., 1957. Aphidina. Ed: Sorauer, Handbuch der Pflanzenkrankheiten. 5 th. Ed., Part 4 (Homoptera II) (Aphidoidea, 1-402s). CHANEY, B., 1999. Lettuce aphid update. In Monterey County crop notes. University of California Cooperative Extension, Salinas CA. April, 1999: 1, 7. 51

ÇANAKÇIOĞLU, H., 1967. Türkiye'de Orman Ağaçlarına Arız Olan Yaprakbitleri (Aphidoidea) Üzerine Araştırmalar. T. C. Tarım Bakanlığı, Orman Gn. Md. Yayınlarından Sıra No: 466, Seri No: 22, VIII., 151s., H., 1975. The Aphidoidea of Turkey İstanbul Üni. Orman Fak. Yayınları, İ.Ü. Yayın No: 1751, O.F.Yayın No: 189, 309s. DAVIS, R. M., SUBBARAO, K.V., RAID, R.N. and KURTZ, E.A., 1997. Compendium of lettuce diseases. APS Press, St. Paul, MN. DUNN, J.A. 1960a. Gall formation by Pemphigus. Marcellia 30, 155-167., J.A. 1960b. Natural enemies of Pemphigus bursarius. Bull. Ent.Res.51, 271-278. DÜZGÜNEŞ, Z ve TUATAY, N., 1956. Türkiye Aphidleri. Ziraat Vekaleti, Ank. Zir. Enst. Md. Sayı: 4, 63s. DÜZGÜNEŞ, Z., TOROS, S., KILINÇER, N., ve KOVANCI, B., 1982. Ankara İlinde Bulunan Aphidoidea Türlerinin Parazit ve Predatörlerinin Tespiti. Tarım ve Orm.Bak.Zir.Müc. ve Zir.Kar.Gn.Md.Yayın Şb., 251s. EASTOP, V.F., 1972. A Taxonomic Review of The Species of Cinara Curtis Occuring in Britain (Hemiptera: Aphididae). Bull. Of British Museum (Natural History), Entomolgy Vol. 27, No: 2, 186p. EENINK, E. H., and DIELEMAN., F.L., 1982. Resistance of Lettuce to Leaf Aphids: Research on Components of Resistance, on Differential İnteractions Between Plant Genotypes, Aphid Genotypes and The Environment And on The Resistance Level in The Şeld After Natural İnfestation. Med. Fac. Landbouww. Rijksuniv. Gent. 47: 607-615p. ERKILIÇ, L., PALA, H., BAŞPINAR, N., ve GERİN, Y., 1999. Doğu Akdeniz Bölgesi nde Bazı Yaprakbiti Türlerinde Entomopatojen Fungusların Belirlenmesi. Türkiye 4. Biyolojik Mücadele Kongresi, 26-29 Ocak 1999, Adana-Türkiye, 623-632. ERKİN, E., 1983. Investigation On The Host Distribution ve Efficiency of The Natural Enemies of The Aphididae (Homoptera) Harmful to Pome and 52

Stone Fruit Trees in İzmir Provience of Aegean Region. Türk. Bit. Kor. Derg., 7 (1): 29-49. GİRAY, H., 1974. İzmir İli Çevresinde Aphididae (Homoptera) Familyası Türlerine Ait İlk Liste ile Bunların Konukçu ve Zarar Şekilleri Hakkında Notlar. Ege Üni. Zir. Fak. Derg. Cilt:11 Sayı:1, 39-69. HILLE RIS LAMBERS, D., 1945. De Bloedvlekkenluis van Appel, Sappaphis devecta (Wlk). Tijdschr. Ov. Plantenziekt. 51: 57-66., D., 1947a. Contributions to A Monograph of The Aphididae of Europe. III. Temminckia 7: 179-319., D., 1947b. On Some Mainly Western European Aphids. Zoologische Mededeelingen. XXVIII, 291-333., D., 1950. On Mounting Aphids and Other Softskinned Insects. Entomologische Berichten, XIII, 55-58., D., 1969. Four New Species of Cavariella del Guercio, 1911 (Homoptera: Aphididae). Estratto Dalle Memorie Della Sociate Entomologica Italiana, Vol. XLVIII. 285-299. İYRİBOZ, N., 1937. Pamuk Hastalıkları. Ziraat Vekaleti Neşriyatı U.S. 237, Pamuk Bürosu S.1, 85s. KENNEDY, J.S., DAY, M.F., and EASTOP, V.F., A., 1962. Conspectus of Aphids as Vector of Plant Viruses. Commonwealth Inst. Ent. London, 114p. KOCADAL, E., 2006. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Aphıdoidea (Homoptera) Türleri, Bunların Konukçuları, Parazitoit Ve Predatörlerinin Belirlenmesi. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Bitki Koruma Anabilim Dalı, Adana. LIU, Y.B., 2004. Distribution and Population Development of Nasonovia ribisnigri (Homoptera: Aphididae) in Iceberg Lettuce. J. Econ. Entomol. 97(3): 883-890. MACKENZIE, J. R., and VERNON, R.S., 1988. Sampling for Distribution of the Lettuce Aphid, Nasonovia ribisnigri (Homoptera: Aphididae), in Şelds and within Heads. J. Entomol. Soc. Br. Columbia 85: 10-14. 53

MARTIN, C., SCHOEN, L., RUFINGIER, C., and PASTEUR, N., 1995. A Contribution to the Integrated Pest Management of the Aphid Nasonovia ribisnigri in Salad Crops. IOBC/WPRS Working Group Meeting, 6-8 November 1995, Guitte, France. ÖLMEZ, S., 2000. Diyarbakır İlinde Aphidoidea (Homoptera) Türleri ile Bunların Parazitoit ve Predatörlerinin Saptanması. (Yüksek Lisans Tezi). Ç.Ü. Fen Bil. Enst., 109s. ÖZDEMİR, I. ve TOROS, S., 1997. Ankara Parklarında Mevsimlik Süs Bitkilerinde Zararlı Aphidoidea (Homoptera) Türleri. Türk. Entomol. Derg.21 (4): 283-198. PALUMBO, J.C., 2000. Seasonal Abundance and Control of Lettuce Aphid, Nasonovia ribisnigri, on Head Lettuce in Arizona. 2000 Vegetable Report, University of Arizona, College of Agriculture and Life Sciences (http://ag.arizona.edu/pubs/crops/az1177/). PALUMBO, J. C., and HANNAN T.A., 2002. Population Growth of Lettuce Aphid, Nasonovia ribisnigri, on Resistant Butter and Head Lettuce Cultivars. Vegetable Report, University of Arizona, College of Agriculture and Life Sciences (http://ag.arizona.edu/pubs/crops/az1292/). PARKER, W.E., COLLIER, R.H., ELLIS, P.R., MEAD, A., CHANDLER, D., BLOOD SMYTH, J.A., TATCHELL, G.M., 2002. Matching Control Options to a Pest Complex: the InteGrated Pest Management of Aphids in Sequentially-Planted Crops of Outdoor Lettuce. Crop Protection 21 235 248. RUFINGIER, C., SCHOEN, L., MARTİN, C., and PASTEUR, N., 1997. Resistance of Nasonovia ribisnigri (Homoptera: Aphididae) to Insecticides. J. Econ. Entomol. 90: 1445-1449 SATAR, H., 2004. Entomopathogen Fungus Fusarium subglutinans ın Sera Koşullarında Aphis gossypii ye Karşı Biyolojik Etkinliğinin Denenmesi ve Biyopreparat olarak Kullanım olanaklarının Araştırılması. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi Kod No:796, Adana 54

SHAPOSHNIKOV, G.K., 1964. Suborder Aphidinea-Plant Lice. (In Keys to The Insects of The European Part on The USSR. Editör: G. Bei-Bienko. Moscow and Leningrad, 616-799. STROYAN, H.L.G., 1963. The Britisch Species of Dysaphis Börner (Sappaphis auctti nec Mats.) Part II. Her Majestry s Stationery Office, London, 119p., H.L.G., 1977. Homoptera, Aphidoidea (Part), Chatophoridae and Callaphidae. Handbooks for The Identification of British Insects. Vol. II, Part 4 (a). Royal Entom. Soc. Of London, 130p., H.L.G., 1984. Aphids Pterocommatinae and Aphidinae (Aphidini) Homoptera: Aphididae. Handbooks for The Identification of British Insects. Vol. II, Part 6. Royal Entom. Soc. Of London, pp: 232. TOROS, S., YAŞAR, B., ÖZGÖKÇE, M.S., ve KASAP, İ., 1997. Van İlinde Aphidoidae (Homoptera) Üstfamilyasına Bağlı Türlerin Saptanması Üzerine Çalışmalar. Türkiye 3. Entomoloji Kongresi, 24-28 Eylül 1996, Ankara Üniv. Basımevi, Ankara-Türkiye,549-556. TOROS, S., UYGUN, N., ULUSOY, R., SATAR, S., ve ÖZDEMİR, I., 2002. Doğu Akdeniz Bölgesi Aphidoidea Türleri. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Ankara. TUATAY, N., et REMAUDIERE, G., 1964. Premiere Contribution au Catalogue des Aphididae (Hom.) de la Turquie. Rev. Path. Vegveale et D entomologie Agricole de France. 43 (4), 243-278. TUATAY, N., 1967. Nebat Koruma Müzesi Böcek Kataloğu. T.C. Tarım Bakanlığı, Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Genel Müdürlüğü yayınları, Meslek Kitapları Serisi, 66s., N., 1988. Türkiye Yaprakbitleri (Homoptera: Aphididae) I. Aphidinae: Macrosiphini (I. Kısım) Bitki Koruma Bült. Cilt 28, No: 1-2, 1-28., N., 1990. Türkiye Yaprakbitleri (Homoptera: Aphididae) II. Aphidinae: Macrosiphini (II. Kısım) Bitki Koruma Bült. Cilt 30, No: 1-4, 29-44. 55

, N., 1991. Türkiye Yaprakbitleri (Homoptera: Aphididae) III. Aphidinae: Macrosiphini (III. Kısım) Bitki Koruma Bült. Cilt 31, No: 1-4, 3-18.,. 1993. Türkiye Yaprakbitleri (Homoptera: Aphididae) IV. Aphidinae: Macrosiphini (IV. Kısım). Bitki Koruma Bülteni. 33(3-4): 83-106 TATCHELL, G. M., 1985. Aphid-Control Advice To Farmers And The Use Of Aphid-Monitoring Data Crop Protection, Volume 4, Issue 1, Pages 39-50 VAN HELDEN, M., THIJSSEN, M. H., and TJALLINGII, W. F., 1992. The behaviour of Nasonovia ribisnigri on resistant and susceptible lettuce lines, pp. 286-288. In S.B.J. Menken, J. H. Visser, and P. Harrewijn [eds.]. Proceedings of the 8th International Symposium on Insect Plant Relationships, Dordrecht. WOIWOD, I.P., TATCHELL, G.M. and BARRETT, A. M.,. 1984. A System For The Rapid Collection, Analysis And Dissemination Of Aphid-Monitoring Data From Suction Traps. Crop Protection, Volume 3, Issue 3, Pages 273-288 YUMRUKTEPE, R., ve UYGUN, N., 1994. Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgil Bahçelerinde Saptanan Yaprakbiti (Homoptera: Aphididae) Türleri ve Doğal Düşmanları. Türkiye III. Biyolojik Mücadele Kongresi Bildirileri. 25 28 Ocak, İzmir. Entomoloji Derneği Yayınları, 7, 1-12. ZEREN, O., 1989. Çukurova Bölgesinde Sebzelerde Zararlı Olan Yaprakbitleri (Aphidoidae) Türleri, Konukçuları, Zararları ve Doğal Düşmanları Üzerinde Araştırmalar. Tar. Orm. ve Köyişleri Bak.Araştırma Yayınları Serisi Yayın No. 59, 205s. 56

ÖZGEÇMİŞ Adana da 1967 yılında doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini yine aynı ilde tamamladı. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü nü 1989 yılında kazandı ve 1993 yılında da mezun oldu. Aynı yıl Ç. Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Bitki Koruma Anabilim Dalında başladığı yüksek lisans öğrenimini 1996 yılında vatani görevini yerine getirmek için ara verdiği yüksek lisans tezinde askerlik dönüşü yaşadığı sorunlar nedeniyle ara vermek zorunda kaldı. Af ile yarım bıraktığı yüksek lisans tez çalışmasını tamamlamıştır. 57

EK ÇİZELGE 1. Doğu Akdeniz Bölgesi Marul Bahçelerinde Belirlenen Aphididae Familyası Türleri Tarih Yer İl Konukçu Yaprakbiti türü 24.03.09 Erdemli Mersin Yedikule Hyperomyzus lactucae 24.03.09 Erdemli Mersin Yedikule Nasonovia ribisnigri 09.04.09 Yüreğir Adana Yedikule Aulacorthum solani 14.04.09 Özbek Mersin Iceberg Nasonovia ribisnigri 14.04.09 Merkez Mersin Iceberg Nasonovia ribisnigri 14.04.09 Mavibulvar Adana Yedikule Aulacorthum solani 14.04.09 Yenice Mersin Yedikule Nasonovia ribisnigri 14.04.09 Yonca fide Mersin Iceberg Hyperomyzus lactucae 14.04.09 Karalarbucağı Adana Yedikule Nasonovia ribisnigri 14.04.09 Karalarbucağı Adana Yedikule Aulacorthum solani 14.04.09 Çamtepe Mersin Iceberg Nasonovia ribisnigri 21.04.09 Çamtepe Mersin Iceberg Nasonovia ribisnigri 21.04.09 Yenice Mersin Iceberg Nasonovia ribisnigri 21.04.09 Yeşiltepe Mersin Yedikule Nasonovia ribisnigri 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Nasonovia ribisnigri, 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Myzus persicae 21.04.09 Yeşiltepe Mersin Yedikule Aphis gossypii 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Rhopalosiphum nymphaeae 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Myzus persicae 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Rhopalosiphum nymphaeae 58

EK ÇİZELGE 1 in devamı 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Myzus persicae 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Hyperomyzus lactucae 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Rhopalosiphum nymphaeae 21.04.09 Mantaç köyü Mersin Yedikule Nasonovia ribisnigri 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Myzus persicae 21.04.09 Mezitli Mersin Yedikule Nasonovia ribisnigri 21.04.09 Yonca fide Mersin Yedikule Myzus persicae 28.04.09 Erzin Hatay Yedikule Myzus persicae 28.04.09 Başlamış Hatay Yedikule Myzus persicae 28.04.09 Başlamış Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 28.04.09 Madenli Hatay Yedikule Myzus persicae 28.04.09 Başlamış Hatay Yedikule Myzus persicae 28.04.09 Aşağıburnaz Hatay Yedikule Hyperomyzus lactucae 28.04.09 Aşağıburnaz Hatay Yedikule Myzus persicae 28.04.09 Aşağıburnaz Hatay Yedikule Hyperomyzus lactucae 28.04.09 Üçgüllük Hatay Yedikule Myzus persicae 28.04.09 Madenli Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 28.04.09 Madenli Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 28.04.09 Madenli Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 28.04.09 Madenli Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 59

EK ÇİZELGE 1 in devamı 20.10.09 Serinyol Hatay Yedikule Myzus persicae 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Aphis gossypii 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Aphis gossypii 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Pemphigus bursarius 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Pemphigus bursarius 20.10.09 Belen Hatay Yedikule Nasonovia ribisnigri 27.10.09 Alifakılı Mersin Yedikule Nasonovia ribisnigri 10.11.09 Geçitli Adana Yedikule Nasonovia ribisnigri 10.11.09 Ceyhan Adana Yedikule Nasonovia ribisnigri 19.11.09 Kadirli Adana Yedikule Nasonovia ribisnigri 19.11.09 Kozan Adana Yedikule Nasonovia ribisnigri 60