MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİ NETAFİM AGROMARKETING
Mısır Bitkisi Hakkında Genel Bilgiler Mısırın orijini konusunda çeşitli teoriler ileri sürülmüştür fakat bu teorilerin hiç biri tam olarak kabul görmemiştir. Mısır bitkisinin orijininin birçok araştırmacıya göre Meksika nın Tehuacan bölgesidir. Günümüzde üretimi yapılan hibrit çeşitler ilk olarak Amerika da yapılan ıslah çalışmaları sonucunda elde edilmiş ve 100 lü yıllarda Avrupa ya, Güney Amerika ya, Afrika ya ve Avustralya ya götürülmüştür. Yaygın Çeşitleri Ülkemizde 194 yılında tohumluk üretiminde özel sektör kuruluşlarının faaliyetine izin verilmesi ve 197 yılında tohumluk dağıtımında devlet tekelinin kaldırılması ile tohumculuk teknolojisinde hızlı bir gelişme gözlenmiştir. Günümüzde yerli ve yabancı çok sayıdaki firma tarafından yüzlerce hibrit mısır çeşidi üretilerek piyasaya sunulmaktadır. Çeşit sayısının çokluğu mısır üreticilerine seçim zorluğu yaratmaktadır. Farklı bölgelerdeki tüm üreticiler için en uygun olarak tanımlanabilecek tek bir çeşit söz konusu olamaz. Her üretici kendi koşullarına uyan en iyi çeşidi seçmek durumundadır. Çeşit seçiminde olgunlaşma süresi, koçan özelliği, yatmaya, hastalık ve zararlılara, soğuk ve sıcağa dayanıklılık, ekim sıklığına tepki ve verim gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Ekolojik İstekleri Toprak İstekleri Mısır tarımı için en uygun toprak tipi, su tutma kapasitesi, besin maddesi depolaması, işlenme kolaylığı, iyi drenaj ve havalanma özelliği olan, ph değeri 6.5 6.7 olan topraklardır. Mısır tarımı yapılacak tarlalarda toprak sıkışıklığı ve taban taşı olması verimi ciddi ölçüde düşürür. Bunun yanında sahip olduğu dezavantajları en aza indirmek, avantajları iyi değerlendirmek ve gerekli iyileştirme uygulamalarını yapmak koşuluyla diğer toprak tiplerinde de mısır tarımı yapılabilir. İklim İstekleri Mısır ılıman ve tropik bölgelerde tarımı yapılan bir bitkidir. Farklı iklim koşullarına adapte olmuş ticari üretimi yapılan pek çok mısır tipleri mevcuttur. Mısırın yayılma alanı Kuzey yarım kürede, Kanada da 5o kuzey enlemlerinden, Güney Afrika da 35-40o güney enlemlerine kadar uzanır. Diğer yandan deniz seviyesinden daha alçak yerlerde ve dört bin metre yüksekliklere kadar olan yerlerde mısır tarımı yapılabilmektedir. Mısır bitkisinin en iyi geliştiği bölgeler en az 120 donsuz güne ve ortalama 2100-2200 Günlük Gelişme Derecesine sahip yörelerdir. Suyun bol ve sıcaklığın ılıman olduğu orman-mera iklimlerinde en yüksek verim düzeylerine ulaşılır.
Dünyada başlıca mısır üretilen ülkeler Mısır bitkisi 10-11oC de çimlenmeye başlayabilir. Toprak sıcaklığı 5-10 cm derinlikte 15oC ye ulaştığı zaman çimlenme hızlanır. Mısır bir sıcak iklim bitkisi olmasına rağmen aşırı sıcaklık isteyen bitki değildir. 3oC nin üzerinde bir kaç gün devam eden sıcaklıklar bitkiye zarar verir. Mısır bitkisinin sıcak gecelerde iyi geliştiği sanılmakla birlikte, sıcak ve rutubetli gecelerde iyi bir gelişme görülmez. Genel olarak mısır için en uygun koşulların soğuk geceler, güneşli günler ve orta sıcaklık olduğu söylenebilir. Sık sık bulutlu havaların oluşması ve düşük ışıktan dolayı fotosentezin azalması nedeniyle tropik iklimde mısır verimi subtropik iklimdekine göre daha düşük gerçekleşir. Bitkinin gelişmesi için optimum ve minimum bağıl nem değerleri sıcaklık ve alınabilen su miktarına bağlı olmakla birlikte genel olarak %50 ve altına inen bağıl nem koşullarında bitki olumsuz etkilenir. Özellikle tozlanma döneminde ortaya çıkan düşük hava nemi tane bağlamayı aksatır ve su kayıplarını arttırır. Ülkemizin iklim verileri dikkate alındığında düşük sıcaklık, yüksek sıcaklık ve düşük bağıl nem koşullarının hâkim olduğu yöreler dışında kalan bölgelerde uygun çeşit ve sulamayla rahatlıkla mısır üretimi yapılabilir.
Mısır Morfolojisi ve Fizyolojisi Mısır erkek ve dişi organları aynı bitkide farklı yerlerde olan ve yabancı döllenen bir sıcak iklim bitkisidir. Kök İlk önce çim kökü peşinden 3-5 adet embriyonel kök ve ilk yaprak çıkışından sonra esas kökler çıkar. Destek kökler genellikle 1-3. Boğumlardan çıkar. Bu destek kökler ayakta durmaya ve su besin maddesi alınımına yardımcı olurlar. Sap Mısır bitkisinde sap boğum ve boğum aralarından oluşur. Sapın en uç noktasında tepe püskülü dediğimiz erkek organ bulunur. Boğum sayısı mısır çeşidinin özelliklerine, erkenci veya geççi olmasına göre değişir ve özellikle tropik çeşitlerde fazladır.
Yaprak Yapraklar bitki sapının toprak yüzeyinde kalan her boğumdan çıkar. Uzunlamasına paralel olarak damarlı yapıdadır ve üzeri tüylüdür. Yaprak boyutları çeşidin genetik yapısına ve çevresel faktörlere göre değişiklik gösterir. VE- Çıkış Çimlenme için toprak sıcaklığının 10 C olması yeterlidir. İlk önce radicula çıkar daha sonra koleoptil toprak yüzeyine kadar uzar. İlk yaprak çıkışından sonra esas kökler çıkar. V3-V5 dönemi V5 devresinde büyüme ucu toprak yüzeyi seviyesine ulaşır. Bu döneme kadar büyüme yavaş olur. Bu döneme kadar tarlada oluşacak göllenmeler çok risklidir bitkinin ölümüne sebep olabilir. V5 devresinde koçan taslağı ve tepe püskülü taslağı belirlenmiş durumdadır.
V6-V dönemi Büyüme noktası toprak seviyesinin üzerine çıkar. Esas kökler bitkinin beslenmesini üstlenirler. Sap uzaması hızlanır. Besin maddesi eksiklikleri ilk defa V6-V9 dönemlerinde görülürler. Bu dönemden önce etki etmeyebilen veya etkisi önemsenmeyecek kadar az olabilen dolu ve don büyüme ucunun toprak üzerine çıkması ile ciddi bir risk faktörü oluşturur. Koçan etrafındaki sıra sayısı (enine) bu dönemde belirlenmek üzeredir. V9-V11 Koçan taslak olarak görünür durumdadır. Tepe püskülü olgunlaşmaya başlar. Bitki boyu bu dönemde hızla uzar ve bu büyümenin ihtiyacı olarak topraktan fazla miktarda su ve besin maddesi alır. V12 dönemi Koçanda (boyuna) dane sayısı belirlenir fakat tozlanma bitimine kadar çevresel faktörler etkili olacağı için kesinleşmemiştir. Bu dönemde bitkide su ve besin maddeleri açısından stres oluşması bitkinin potansiyel veriminde çok ciddi oranda kayıplara sebep olur. VT Mısır bitkisinin en kritik ikinci dönemidir. Tepe püskülü kendisini saran son yapraktan kurtulup uzar. Bu dönemde sert poyraz, su ve besin maddesi eksikliği ve aşırı sıcaklar döllenme problemlerine sebep olup verim kayıplarına sebep olabilir. Tepe püskülü çıkışı ile bitki uzaması durur. Tozlanma ortalama 7-10 gün sürer, en yoğun tozlanma anter çıkışından sonra 2. Ve 3. günde gerçekleşir.
R1 Bu döneme kadar bitki toplamda ihtiyacı olan potasyumun büyük bölümünü topraktan almıştır, azot fosfor alımı devam etmektedir. Özellikle azot alımı hızlıdır. Stres faktörleri verime en çok bu dönemde etki eder. R2 Taneler beyazımsı sarıya dönmeye koçan püskülleri kurumaya başlamıştır. Danelerde nişasta birikimi olur. R3-R4 Bu dönemde stres (özellikle kuraklık) koçan ucundan başlayarak danelerin ölmesine sebep olabilir. Dane dolumu devam eder. R5 Süt çizgisi takip edilerek son suyun verileceği dönemdir. Bu dönemde bitki siyah nokta oluşturma eğilimindedir. Siyah nokta dane dolumunun bittiğini gösterir ve bu noktadan sonra verilecek suyun verime etkisi olmaz. R6 Fizyolojik olum devresidir. Siyah nokta oluşur, dane kurur sertleşir koçan ve yapraklar yeşilliğini kaybedip kurumaya geçer. Mısır Yetiştiriciliği Ekim Tohum seçimi, mısır yetiştiriciliğinde en önemli kararlarından biridir. Mısır çeşidi, üretim yapılacak olan bölgede daha önceki yıllarda denenmiş ve başarılı sonuçlar almış çeşitlerin arasından, yetiştiricilik amacına göre seçilmelidir. (silaj, dane üretimi gibi). Çiftçiler bu konuda bilinçli olmalı ektikleri tohumun özelliklerini bilmelidirler. Ekim sıklığına, seçilen çeşidin yaprak ve kök yapısı başta olmak üzere çeşidin bazı özelliklerine göre karar verilmelidir. Örneğin; geniş yapraklı danelik bir çeşit ekilirken en iyi dane verimi için tavsiye edilen ekim mesafesi sıra arası 70cm ve sıra üzeri 1 cm şeklinde olabilirken. Silajlık ve dar yapraklı bir çeşitte sıra üzeri 70cm sıra arası 15 cm şeklinde yapılan ekim ile en yüksek silaj verimi alınabilmektedir.
Mısır bitkisinin kökleri ne kadar sağlıklı ve iyi gelişirse bitki de o oranda verimli olacaktır. Mısır kökleri derin profilli topraklarda rahatça gelişir. Toprak hazırlığı mısır tarımında bu sebeple çok önemlidir. Örneğin; toprakta (resimde gösterilmiş olan) taban taşı ya da köklerin gelişimini zorlaştıran toprak sıkışıklığı kesinlikle olmamalıdır. Bu şekilde sorunların olduğu tarlalarda kökler olması gerektiği gibi gelişemez. Gelişemeyen kökler bitkinin ihtiyaç duyduğu su ve besin maddesi alınımını en uygun düzeyde gerçekleştiremez ve bitkiyi sert rüzgârlarda ayakta tutamazlar. Ekim zamanına geldiğinde toprağın tav durumu kontrol edilmedir. Yaş topraklara ekim yapmak toprak yapısının bozulmasına ve ekilen bitkinin kök gelişiminin olumsuz etkilenmesine sebep olur. Bu hata verim düşüklüklerine sebep olduğu gibi diğer bir hata ise toprak tavının kaçırılmasıdır. Toprak tavının kaçırılması çimlenme sorunlarına neden olur. 100C sıcaklık mısır tohumunun çimlenmesi için yeterlidir. Çimlenme için ideal toprak sıcaklığı ise 150C dir. Ekim derinliği duruma göre(tohum boyu, tarla hazırlığı, gibi) değişir ancak ideal olanı bu derinliği 3cm 7cm arasında tutmaktır. Mısır tohumlarının tarlaya ekimi de hassasiyet gerektiren konulardan bir diğeridir. Ekim homojen yapılmalıdır. Homojen olarak yapılamayan ekim, bitki gelişimine ve verimine olumsuz etki eder. Homojen olarak yapılamayan ekimlere en çok mibzer ayarlarında yapılan hatalar sebep olmaktadır. Ekim makinesinin disk ayarı her tohum boyutuna göre yeniden yapılmalı ve kontrol edilmelidir. Bir mısır çeşidinin bile piyasada satılan 6 farklı boyutu vardır ve çiftçiler aynı çeşidi ektiklerini düşünüp tohum boyuna dikkat etmeyebilirler. Bu sıkça yapılan bir hatadır. Ekim makinesine iki farklı boyda tohum konulduğunda ekim esnasında tohumu tutan deliklerden bazıları boş kalabilir ya da çift tohum yakalayabilir ve bu sebeple homojen ekim mümkün olmaz. Ayrıca ekim makinelerinin üzerinde yer alan ekim mesafesi ayarlama bilgileri her toprakta aynı doğrulukta sonuç vermeyebilir. Bu yüzden her yeni tarlanın ekimine başlanırken tohumların kaç santimetre ara ile toprağa düştüğü kontrol edilmelidir. Bir sıra üzerinde mibzerden toprağa düşen tohumlardan hiç atlamadan 11 tanesi bulunup, 1. ve 11. tohum arasındaki mesafeyi ölçmek basit ve etkili bir yöntemdir. Örneğin 15 cm sıra üzeri mesafe ile ekim planlanıyorsa 11 tohum arasındaki mesafe 150 cm olmalıdır. Eğer ekim sık yapıldı ise her bir bitkiye ulaşan su, ışık ve gübre miktarları azalır. Böyle tarlalarda genellikle bitkiler uzun boylu fakat zayıf bir görünüm alırlar. Bu koşullardaki bitkilerin sap dayanımı ve potansiyel verim miktarı önemli ölçüde azalır. Tarlada çıkış gerçekleştikten sonra, mutlaka çıkış kontrolü yapılmalıdır.
Önerilen bitki sayısına ulaşılıp ulaşılmadığı bu çıkış kontrolü ile saptanmalıdır. Çeşit özelliklerine ve üretim amacına göre istenilen bitki sayısı değişir. Kontrolde bu sayıdan az bitki saptanırsa yapılacak olan üretim ekonomik olmayacağından dolayı tarla bozulmalıdır. Üretim takvimine göre eğer mümkün ise tekrar ekim yapılabilir. Sulama Damla sulamanın avantajları Sulama ve gübrelemenin beraber yapılması (fertigasyon) mısır yetiştiriciliğinde birçok avantaj sağlar ve ekonomik bir üretim yapılmasına olanak verir. Sık sulama imkânı bitkinin etkili kök bölgesinde yüksek miktarda su bulunmasını sağlar. İyi çimlenme, tekdüze ve güçlü bir çıkış sağlar. Yüksek yaprak alanı indeksi ve besin maddelerinin bitki tarafından etkin kullanımına yardımcı olan su dengesi doğru şekilde sağlanabilir. Bitkilerde derin kök yapabilme, kök yaygınlaşması sağladığından bitkilerin su ve besin maddesi stresine girmemesine etki eder. Koçan büyüklüğü, dane büyüklüğü ve dane ağırlığını arttırmakta etkilidir. Yüksek verim ve kaliteli ürün miktarını arttırır. Su ve enerji kullanım etkinliğini arttırır. Besin maddelerinin merkezi kök bölgesine ulaştırılabilmesi kullanılan gübre oranından kazanç yaratırken bu gübrenin etkin olarak alınımını sağlar. Yer altı sulama sistemi kullanıldığında toprağın gereksiz bölgeleri sulanmadığından artışı neme bağlı olan toprak patojenlerinin / hastalıklarının ve yabancı otların gelişimi azalır. İlaçlama toprak altı sulama sistemi ile güvenli olarak uygulanabilmektedir. Mısır tarımında yukarıda gösterildiği gibi yüzey veya aşağıda gösterildiği gibi toprak altı damla sulama sistemleri kullanılabilir.
Kök derinliği ve Su alınımı Kök kütlesinin çoğunluğu toprak yüzeyine yakın kısımda bulunur ve derinlik arttıkça giderek azalır. Yapılan bir çalışmada fizyolojik olgunluk zamanında, kök kuru maddesinin yaklaşık olarak % 64 ila % 94 lük kısmı toprağın üst 30 cm 90cm lik bölümünde bulunduğu tespit edilmiştir. Su alınımının gerçekleştiği kök yoğunluğunu şöyle olmuştur %46,6 sı 0-15cm de, %31,2 si 15-30cm de, %15,4 ü 30-60cm de, %6, i 60-90cm de. Mısır Bitkisi Su İhtiyacını Belirleme ET0 Evoporasyon X Kc = ETc X doğru sulanmış bitkinin optimum şartları = Bitki Su İhtiyacı
Su kaybına sebep olan üç faktör: 1. Evaporasyon ıslak toprak güneş ışığına maruz kaldığında toprak yüzeyinden su buharlaşması olur. Ekimden sonraki başlangıç dönemi dediğimiz dönem, buharlaşma (evoporasyon) en üst seviyededir çünkü toprak yüzeyi bitki tarafından henüz kapatılmamış durumdadır. Buharlaşma yapraklar oluşup bitki toprak yüzeyini örttükçe azalmaya başlar. 2. Transpirasyon su topraktan kökler vasıtası ile alınıp yapraklara taşınır, buradan da stoma vasıtası ile atmosfere verilir. Bu işlem atmosfer ve toprak arasındaki su potansiyeli farkından dolayı fiziksel kuvvetler ile gerçekleşir. Bitki bu işlem için enerji harcamaz. Yukarıdaki iki faktör: Evaporasyon + Transpirasyon = evapotranspirasyon = ET. Evapotranspirasyon çeşitli iklim koşullarından etkilenir. Mesela; günüşlenme, sıcaklık, bağıl nem ve rüzgar. 3. Bitki özellikleri bitki çeşidi, yaprak boyutu, bitki boyu, birim alandaki bitki sayısı ve bitkinin büyüme evresi.
Kc faktörü bu yetiştiriciliğini yaptığımız bitkinin ET değeri ile potansiyel ET değerinin iklim şartlarına gore oranıdır. Her bitki agronomik denemeler sonucunda belirlenen 0,2 ile 1,2 arasında değişen kendine ait Kc değerine sahiptir. Biz bu değerler ile evapotranspiraysonu da hesaba katarak toprakta yerine koymamız gereken kayıp su miktarını hesaplarız. Örneğin, Kc 0,3 ise, ET nin %30 u kadar sulamalıyız. Bitki su tüketimi evapotranspirasyon sırasında kaybedilen su miktarını kompanse etmek için geri koyulması gereken miktar, bitki çeşidi ve büyüme devresi hesaba katılarak hesaplanır. Bu basit formül ile açıklanır: ETo X Kc = ETc ETo = evapotranspirasyon bu bilgi bölgedeki meteoroloji istasyonlarından alınabilir. Kc = Ürün faktörü bu bilgi her bitki çeşidi için. Netafim agronomistlerinden alınabilir. ETc = Ton/da/gün bazında gerekli su miktarı. MISIR IÇIN KC DEĞERLERI TABLOSU Çıkış 4 yaprak 6 yaprak yaprak 10 yaprak 12 yaprak 14 yaprak tepe püskülü koçan püskülü dane dolum süt hamur diş yarı olgun Ekimden sonraki günler 26 39 47 5 66 72 75 3 7 93 9 105 110 günler 1 13 11 6 3 4 6 5 7 5 Kc 0.35 0.4 0.55 0.7 0. 0.9 1 1.05 1.1 1.15 1.2 1.2 1.15 0.9
TÜRKIYE DEKI FARKLI BÖLGELER IÇIN ET MM/GÜN VERILERI Aydın Balıkesir Bandırma Bergama İzmir Konya Adana Ocak 0.9 0.7 0. 1.0 0.9 0.7 1.2 Şubat 1.2 1.0 1.0 1.2 1.1 0.9 1.4 Mart 2.1 1.7 1. 2.2 1.7 1. 2.2 Nisan 3.0 2.6 2.7 3.3 2.6 2.9 3.1 Mayıs 4.3 3. 3.6 4.7 3.6 4.1 4.3 Haziran 5.5 5.4 4. 6.0 4.3 5.2 5.2 Temmuz 6.1 6. 5.9 7.4 5.0 6.7 5.9 Ağustos 5.5 6.0 5.5 6. 4.6 6.1 5.6 Eylül 4.0 4.1 4.0 4.9 3.1 4.1 4.3 Ekim 2.5 2.4 2.5 3.1 2.0 2.3 2. Kasım 1.4 1.2 1.2 1.5 1.2 1.2 1.6 Aralık 0.9 0. 0. 1.0 0.9 0.7 1.1
Örneğin; İzmir de Haziran ayında ET değerinin 4,3 olduğu dönemde, bitki 10 yapraklı ise tabloda Kc değerinin 0. olduğunu bulup formülde yerine koyduğumuzda ETo X Kc = ETc ETc = 4.3 X 0. =3.44(ton/da/gün) sulama yapmamız gerektiğini anlıyoruz Eğer 3 günde bir sulama yapılacaksa; 3 x 3.44 = 10.32 (ton/da/gün) miktarda sulama yapılmalıdır. Saat hesabına göre sulamak mı? Ton hesabına göre sulamak mı? Türkiye de mısır yetiştiriciliği yapan bir çiftçiye ne kadar sulama yaptığı sorulduğunda vereceği cevap muhtemelen 4 saat 6 saat gibi saat birimi üzerinden bir cevap olacaktır. Saat hesabı ile sulama yapmak yetiştiricilik için gereken su miktarını hesaplamada bazı hatalara sebep olmaktadır Örneğin; A üreticisi: Damla sulama lateralleri arasında 1,4 m mesafe bırakarak, damlatıcıları arasında 30 cm boşluk olan ve debisi 1,0 l/s olan bir damla sulama borusu kullanıyor. Bu alanda: 1,0 : 0,3 : 1,4 = 2,3 mm/s, yani 1 dekara, 1 saatte; 2,3 ton sulama yapıyor. B üreticisi: Damla sulama lateralleri arasında 1,4 m mesafe bırakarak, damlatıcıları arasında 30 cm boşluk olan ve debisi 1.6 l/s olan bir damla sulama borusu kullanıyor Ve bu alanda: 1,6 : 0,3 : 1,4 = 3, mm/s, yani 1 dekara, 1 saatte; 3, ton sulama yapıyor. Eğer üretici 5 saat sulama yaparsa: A üreticisi 2,3 x 5 = 11,9 ton/dekar sulama yapar B üreticisi 3, x 5 = 19 ton/dekar sulama yapar. Başka bir deyişle aynı zaman aralığında B üreticisi A üreticisine göre %60 fazla sulama yapar.
Damlatıcılar arasındaki mesafe değiştiğinde ya da damla sulama boruları arasındaki mesafe değiştiğinde aynı hatalar meydana gelir Bu çeşit hataları önlemek için üreticilerimize sistemlerinde su sayacı kullanmalarını ve sulamalarını asla saat hesabı ile değil, ton hesabı ile yapmalarını öneriyoruz. Sulama sistemlerini bilen üreticiler bu hesabı kolayca yapıp sulamak istedikleri her birim alan için ayrı ayrı sulama sürelerini hesaplayabilirler. Gübreleme Mısır bitkisinin üretim amacına göre gübreleme miktarları değişmekle beraber değişmekle beraber üretim sezonu boyunca yaklaşık olarak kullandığı saf azot, P2O5 formunda fosfor ve K2O formunda potasyum miktarları şöyledir; N 2 20 Toplam Taban gübresi Fertigasyon P2O5 10 2 K2O 25 13 12 Örnek bir gübreleme programı yapacak olursak; Taban gübresi 15:15:15 K2SO4 Toplam AN (33%) MAP K2SO4 (50%) Toplam Kg/da 53 10 Kg/da 60 4 24 N K2O 5 13 N 20 0.5 P2O5 K2O 20.5 2 Fertigasyon P2O5 2 12 12
Bitk inin besi n mad dele rini kull anı m zam anlarını aşağıdaki tablolarda görebilirsiniz Besin Maddesi Eksiklikleri
Azot Eksikliği Azot, fotosentezde ve protein sentezinde önemli rol oynar. Bundan dolayı, bitki boyunun gelişimini destekler yaprak üretimi tetikler. Aynı zamanda amino asitlerin de başlıca bileşenlerindendir. Azot eksikliği gösteren bir bitkiler genellikle kısa boylu olur, yavaş gelişir, yaprakları solgun yeşil veya sararmış durumdadır. Çünkü klorofillerinde eksiklik oluşur. Bitki azotu daha az öneme sahip olan yaşlı yapraklardan daha önemli olan genç yapraklara taşır. Yaşlı yapraklarda nekrotik lekeler meydana gelir, sonrasında bu yapraklar ölür. Fosfor Eksikliği Mısır bitkisinin büyüme ve gelişmesinde fosfor esas elementlerden biridir. Dane üretimine yardımcı olur, sap sağlamlığı sağlar, kök gelişiminde ve bitki olgunlaşmasında rol oynar. Eksikliğinde kırmızımsı mor renkleri görülür.
Potasyum Eksikliği Mısır bitkisindeki şeker döngüsünde önemli bir elementtir. Nişasta oluşumunda, azottun bitki tarafından alınımında, fotosentezde, enzim aktivasyonunda, sap sağlamlığında, bitkinin hastalıklara dayanımında, dane doldurmada önemlidir. Aynı zamanda protein içeriğini arttırır. Eksikliğinde tozlanma gecikip döllenme problemlerine yol açabilir. Koçanda uç boşluklarına ve danelerin zayıf dolmasına sebep olur.
Magnezyum Eksikliği Fotozentez için en önemli elementlerden biridir. Eksikliğinde önce alt yaprakta şeritler halinde damar arası beyazlaşmalar ve sararmalar olur. Yaşlı yapraklar bazen kızarma ve morarma da görülebilir. Magnezyum bitki içerisinde yaşlı dokulardan genç dokulara taşınan bir besin maddesidir. Senelik yağışları fazlaca alan bölgelerde dikkatli olmak gerekir. Çok asitli, kumsal topraklarda görülür. Demir Eksikliği Üst yaprakların damar aralarında kloroz şeklinde görülür. Yaprakların yeşil rengini solgun, beyaza dönük bir renge çevirir. Bitki içerisinde yaşlı dokudan genç dokuya hareket eden bir element değildir. Mısırın demir ihtiyacı az olduğundan dolayı sık görülen bir eksiklik değildir. Genellikle ph ın yüksek olduğu yerlerde, soğuk, toprakta yaşlık ve havasızlık olan yerlerde görülür. Kükürt Eksikliği Genellikle mısır bitkilerinin kısa oldukları dönemde yapraklarında genel bir sararma şeklinde görülür azot eksikliğine benzer. Azot eksikliğine göre göze batan tek farkı sararmanın üst yapraklarda olmasıdır. Kükürt bitki içerisinde taşınan bir besin maddesi değildir. Olgunlaşmanın gecikmesine genç yaprakların solmasına sebep olur. Asitli topraklarda görülür.
Kalsiyum Eksikliği Mısırda nadir olarak görülen bir eksikliktir. Yaprakların uç tarafları bir alttaki yaprağa dayanır ve bitki merdiven gibi bir görünüm alır. Bitki içerisinde yaşlı dokudan genç, büyümekte olan dokuya doğru taşınamadığından eksikliği bitki gelişimine şiddetli şekilde engel olur. ph ın çok düşük olduğu topraklarda görülür.
Hasat Birçok alıcı mısır ürününü en fazla %14 rutubette satın almak ister. Mısır fiyatları da birçok yerde 14 rutubet üzerinden açıklanır. Mısır çeşitten çeşide bölgeden bölgeye değişmekle beraber 120-150 gün arasında bu rutubete ulaşır. Ürün fizyolojik olgunluğa geldiğinde rutubeti yaklaşık olarak % 2 34 civarındadır. Mısır danesinde siyah nokta oluştuktan sonra dane kurumaya geçer ve günde %0,5 ile %2 arasında rutubet kaybeder. Hasat zamanına bitkinin sap sağlamlığına göre karar verilebilir. Eğer bir hastalık veya zarar yok sap sağlam ise rutubetin en çok düşeceği zamana kadar beklenilebilir. En iyi hasat zamanı çiftçinin hasat ekipmanını temin etme şekline ve ürünü saklama koşullarına ve ürünün piyasa koşullarına göre değişir. Kaynaklar: Prof. Dr. Yusuf KIRTOK, Mısır Üretimi ve Kullanımı, Kocaoluk Basım ve Yayınevi 199. IOWA State University corn extension IOWA State University IPM extension Purdue University Corn crop extension Netafim sources