SİVİLLER ÖLÜR, SİVİL SAVUNMA DOĞAR... Sivil savunma, savaşlarda askerlerden daha çok sivil kaybedilmesinin insanlığa yaşattığı acı tecrübeler sonucu doğmuştur. Birinci Dünya Savaşı na kadar, silahların toplu yok etme gücü yoktu ve etkileri cephe gerisine uzanamazdı. Birinci Dünya Savaşının ardından, endüstrinin gelişmesiyle silahlar da kitlesel imha gücüne erişti. Toplu ölüm ve yaralanmalara sebep olan bu kitle imha silahları, KBRN olarak kısaltılan Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer silahlardır. Bu ciddi tehditle karşı karşıya kalan pek çok ülke, sivilleri silahların etkilerinden korumak için Pasif Koruma adlı bir teşkilat oluşturdular. İkinci Dünya Savaşı sürerken, 6 Ağustos 1945 günü saat 08.15 te Amerika Birleşik Devletleri, Japonya nın Hiroşima kentine, 9 Ağustos 1945 günü, saat 10.58 de ise Nagasaki ye Atom bombası atarak toplamda 150 binden fazla her yaştan sivil insanın ölümüne neden olmuştur. İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında savaş meydanı denilen yer, artık ülkelerin tamamı olmuştur. Bu nedenle sivil savunma örgütleri pek çok ülkede İkinci Dünya Savaşı sırasında, savaşın içinde kurulmuştur. Ülkemizde sivil savunmanın temeli, 1928 yılında yürürlüğe konulan Cephe Gerisinin Havaya Karşı Müdafaa ve Muhafazası Talimnamesi ile atılmıştır. Bundan sonra çeşitli idari düzenlemelerle yürütülen hizmetler 1938 yılında Pasif Korunma Kanunu ile yerine getirilmeye çalışılmıştır. 1959 yılında ise İçişleri Bakanlığına bağlı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Son olarak 2009 da ise Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve Başbakanlığa bağlı Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kapatılarak, Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurularak, yetki ve sorumlulukların tek bir çatı altında toplanması sağlanmıştır. Sivil savunma, sadece savaşta değil, barış zamanlarında meydana gelebilecek afetlerde de can ve mal kaybını en aza indirmek için çok gereklidir.
Doğal Afetler Doğa olaylarına dayanan ve insan tarafından kontrol edilemeyen, çok sayıda can kaybı ve maddi kayıplara yol açan deprem, yangın, sel, kasırga, çığ, volkanik patlamalar gibi büyük çaplı felaketlerdir. Başlıca doğal afetler Deprem Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi nedeniyle oluşan titreşimlerin, yeryüzünü sarsmasına deprem denir. Depremde hayatta kalabilmek için almamız gereken tedbirler: * Yaşadığımız yerin deprem riski hakkında bilgi edinmeliyiz. * Ailemizle, olası bir afette daha az zarar görmemizi sağlayacak bir güvenlik planı, tahliye planı ve sonrası için bir buluşma planı yapmalıyız. * Yere yatma, başımızı koruma ve bir şeye tutunmanın doğru yollarını öğrenmeliyiz. * Evimizin elektrik, gaz, su şebekelerini kapatabilmek için ana şalter ve vanaların yerlerini ve nasıl kapatılacağını öğrenmeliyiz. * Kitaplık, ağır mobilya gibi deprem esnasında kolay devrilebilecek eşyaları bulundukları yerlere sabitlemeliyiz. * İlk yardımın nasıl yapılacağını öğrenmeliyiz. * Acil durumda ihtiyaç duyulabilecek el feneri, radyo, yedek piller, ilk yardım çantası, ilaçlar gibi malzemelerin bulunduğu bir acil durum çantası hazırlamalıyız. * Yangın söndürme cihazlarını kullanmayı bilmeliyiz. * Acil durum telefonlarını öğrenmeliyiz. Deprem sırasında ne yapmalıyız? Kapalı alandaysak; * Öncelikle sakin olmalıyız ve deprem öncesinde belirlediğimiz önlemleri hatırlamalıyız. * Çıkış yakındaysa hemen çıkmaya çalışmalıyız, değilse asla koşmamalı, acil durum çantamızı alarak üzerimize bir şeyin düşmeyeceğine emin olduğumuz masa altı ya da iç duvar yanı gibi yerlere sığınmalıyız. * Sığınacak bir yer bulamadıysak, üzerimize düşebilecek eşyalardan uzak durarak yere diz çökmeli, ellerimizi boynumuzda birleştirerek boynumuzu,
dirseklerimizle de yüzümüzü korumalıyız. Yakında yastık, minder, battaniye vb. eşya varsa kendimizi korumak için kullanmalıyız. Bulunduğumuz mekanları terk edeceğimiz zaman bu gibi eşyalarla başımızı korumaya devam etmeliyiz. * Sarsıntı bitinceye kadar sığındığımız yerden çıkmamalıyız. * Merdiven, asansör ve balkondan uzak durmalıyız. * Depreme uyuduğumuz sırada yakalandıysak, hemen yatağın yanına uzanmalı ya da şiltenin altına girmeliyiz. * Çıkış kapıları ve yangın merdivenlerinin kapılarını açık tutmalıyız. * Deprem asansörde olduğumuz sırada meydana geldiyse, kat çıkış düğmesine basarak durdurmalı ve hemen asansörü terk ederek güvenli bir yer aramalıyız. Açık alandaysak; Binalar, köprüler gibi üzerimize parça düşebilecek yapılardan uzakta, açık bir alanda depremin bitmesini beklemeliyiz. Depremden sonra ne yapmalıyız? * Acil durum çantamızı yanımıza alarak önceden belirlediğimiz buluşma noktasına gitmeliyiz. * Depremden sonra artçı depremler olacaktır. Yetkililer onaylamadıkça binalarımıza girmemeliyiz. * Düşme riski taşıyan parçalara karşı dikkatli olmalıyız. * Deprem sırasında dökülen kimyasal, yanıcı ve patlayıcı maddelere karşı dikkatli olmalıyız. * Gaz sızıntıları olabileceği için kibrit, çakmak ya da mum kullanmamalıyız. Acil durum çantamızdaki el feneri bize yardımcı olacaktır. * Yere devrilmiş elektrik tellerinden uzak durmalıyız. * Tüp, elektrik, su ve doğalgazı kontrol etmeliyiz. * Çevremizde yaralılar varsa yardım etmeliyiz. * Telefon şebekesini meşgul etmemek için çok acil durumlar dışında telefonumuzu kullanmamalıyız. * Deniz kenarında ise tsunami oluşma olasılığını göz önünde bulundurmalı ve denizden uzaklaşmalıyız. * Belirlenen kriz merkezlerine gitmeliyiz.
Yangın Yangın; yanıcı madde, ısı ve oksijenin birleşmesiyle oluşur. Bilgisizlik, ihmal, kazalar, sabotaj ve doğa olayları yangın nedenleridir. Yangından korunabilmek için almamız gereken tedbirler: * İşyerlerinde ve konutlarda, yangın tesisat ve alarm sistemi yaptırılmalı, yeterli sayıda yangın söndürme cihazı bulundurulmalı, yüksek katlı binalarda yangın merdiveni ve acil çıkış kapıları yapılmalıdır. * Yangın söndürme cihazlarını kullanmayı öğrenmeliyiz. * Yapılarda yanmaya dayanıklı malzemeler kullanmalıyız. * Elektrik Tesisatlarını dönem dönem kontrol ettirmeliyiz. * Yangının yayılmasını önleyecek bölümler oluşturmalıyız. * Kaçış yollarının yangının etkilerinden korunmuş olmasına dikkat etmeliyiz. * Ateşleyici ve yanıcı malzemeleri saklarken ve kullanırken dikkatli olmalıyız. * Bacalarımızı düzenli olarak temizletmeliyiz. * Soba, kalorifer ve ocak kullanırken dikkat etmeliyiz. * Çocukların erişebileceği yerlerde çakmak, kibrit gibi yanıcı ve yakıcı şeyler bulundurmamalıyız. Çocukların bu tür malzeme ile oynamasına müsaade etmemeliyiz Yangın sırasında ne yapmalıyız? * Sakin olmalıyız. * Bulunduğumuz yerde yangın düğmesi varsa basmalıyız. * İtfaiyeye telefon etmeliyiz. * İtfaiye gelinceye kadar mevcut imkânlarla yangını söndürmeye çalışmalıyız. * Yangının yayılmasını önlemek için kapı ve pencelereleri kapatmalıyız. * Kıyafetlerimiz alev aldıysa, yere yatarak yuvarlanmalıyız.
* Dumandan korunmak için yardım gelinceye kadar yere eğilmeli ve sürünerek hareket etmeliyiz. * Vücudumuzda yanık oluştuysa, mümkünse soğuk suya tutmalıyız. İKAZ ve ALARM İŞARETLERİ İkaz ve Alarm işaretleri sarı, kırmızı, beyaz ikaz ve radyoaktif serpinti tehlikesi ile kimyasal savaş maddeleri tehlikesi alarmı olmak üzere beşe ayrılır. 1- Sarı İkaz: Hava saldırısı ihtimali var olduğunu işaret eden sarı ikaz, 3 dakika süren düz siren sesi ile duyurulur. Bu ikazı duyunca; bina içindeki doğal gaz, hava gazı, elektrik, su ana anahtarlarını kapatınız. Yanan ocak, soba gibi şeyleri söndürünüz, kapı ve pencereleri kapatıp, perdeleri çekiniz, varsa maske, ilkyardım çantası yoksa gazlı bez, steril pansuman, hazır pansuman, flaster ve lüzumlu ilaçlar gibi ilk yardım malzemesi, pilli veya transistorlü radyo, el feneri, gemici feneri, gaz ocağı, mevsime göre palto, manto, pardösü ve diğer giyecekler gibi eşyalarla tabak, bardak, çatal, kaşık, içme ve kullanma suyu ve diğer ihtiyaçlar daha önceden sığınak yerinde hazırlanmamışsa sığınağa taşıyınız. Bu hazırlıkları bir kaç gün sığınakta kalacağınızı varsayarak yapınız. Dışarıda bulunuyorsanız; ikaz haberini duyunca hemen sığınabileceğiniz bir sığınak veya sağlam bir bodrum, duvar dibi veya bir çukura yaklaşınız. Hemen gidilmesi mümkün ise evinize veya iş yerinize gidiniz. 2- Kırmızı İkaz(ALARM):
Hava saldırısı tehlikesi olduğunu işaret eden kırmızı ikaz, 3 dakika süren yükselip alçalan dalgalı siren sesi ile duyurulur. a. Bu ikazı duyunca; Sarı ikaz sırasında eksik kalanları tamamlayınız, gerekli olan malzemeleri de yanınıza alarak hemen sığınak yerine gidiniz. Tehlike geçti ikazı verilinceye kadar sakin bir şekilde burada bekleyiniz. b. Bina dışında bulunuyorsanız; hemen en yakın bir sığınak veya sağlam bodrum, duvar dibi veya çukur bir yere sığınarak saklanınız. Tehlike geçti ikazına kadar sükûnetle bekleyiniz. 3- Radyoaktif Serpinti İkazı (Alarm) : Radyoaktif serpinti tehlikesini ve saldırının kimyasal silahlarla yapılması durumunu işaret eden bu ikaz ise 3 dakika süreli kesik-kesik siren sesi ile radyo ve televizyondan duyurulur. Bu ikazla hemen, yukarıda olduğu gibi gereken malzeme ve yiyecek maddeleri ile birlikte sığınak veya sığınma yerlerine gidiniz. Yapılacak uyarılara hazırlıklı bulununuz. 4.Kimyasal Savaş Maddeleri Tehlikesi İkazı (Alarm) : Saldırının kimyasal silahlarla yapılması halinde, ikaz radyoaktif serpintide olduğu gibi 3 dakika süreli kesik kesik siren sesi ile radyo ve televizyondan verilir. Bu ikazı duyunca, bulunduğunuz binada sığınak veya sığınma yeriniz yoksa a. Konutların ve işyerlerinin iç kısımlarında penceresi az ve korunmaya elverişli bir bölümü sığınma yeri olarak seçiniz. b. İçeriye gaz sızmasını önlemek için kapı ve pencere gibi yerlerin çevresi ve aralıklarını bant macun veya çamaşır suyuna batırılmış bezlerle kapatınız.
c. Ağız ve burunu ıslatılmış bez arasına konulmuş ıslak pamukla maskeleyiniz. d. İlk yardım malzemeleri, depolanmış su ve temiz bezleri alarak sığınma yerinde tehlike geçti haberine dek bekleyiniz. Dışarıda bulunuyorsanız; a. En yakın kapalı yere giriniz, yalnız kapalı yere girmeden önce, elbiselerinize gaz bulaşmış olabileceğinden, elbiselerinizi yıkayınız veya değiştiriniz, mümkünse naylon torbaya koyunuz. b. Cildinizi de bol su ile yıkayınız. Su yoksa; temiz bir bezle bulaşan yeri sürtmeden emdirilerek temizleyiniz. c. Kimyasal gaza maruz kalmış kişide nefes alma zorluğu, baş dönmesi, kusma, kızarıklık ve gözlerde yanma, şişme görüldüğünde, yine bol su ile bu bölgeleri yıkayınız. d. Kişiyi sıcak tutunuz, fazla hareket ettirmeyiniz. e. En kısa zamanda tedavi merkezlerine ulaştırmaya çalışınız. f. Kirlenmiş araç ve gereçlerinizi deterjanlı su veya çamaşır suyu ile temizleyerek gerekirse kullanınız. 5.Tehlike Geçti (BEYAZ İKAZ) : Tehlike geçti işareti, radyo, televizyon, hoparlör, megafon gibi araçlarla duyurulur. Bu haberi duyunca sığındığınız yerden çıkarak normal yerlerinize dönünüz, yardıma muhtaç olanlar varsa yardım ediniz. Bu ikaz ve alarm işaretlerini tanımak, tanıtmak ve alınacak tedbirleri bilmek, olağanüstü hal ve savaş durumundan en az zararla çıkmamızı sağlayacaktır.