Kayıp antik kent Bathonea



Benzer belgeler
EKREM DEMİRTAŞ İZMİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Turizm Sektörü Genel Değerlendirmesi ve Sektörde Çalışanların İş Tatmini

ANKARA GAZİ ÜNİVERSİTESİ AVRASYA ARAŞTIRMA TOPLULUĞU LİDERİ AHMET AK BU TOPLULUK SAYESİNDE ÇEVREM DEĞİŞTİ VE DAHA ÇOK SOSYALEŞMEMİZE SEBEP OLDU

Sabuncubeli Tüneli nin temeli atıldı

AKSARAY TSO AKSARAY TSO

ANKARA İLİ BASIM SEKTÖRÜ ELEMAN İHTİYACI

SINAVA HAZIRLANAN BİR ERGENİN ANNE-BABASI OLMAK

Ali Canip Olgunlu ile Kazdağları Tur Programı Çanakkale, 29 Ağustos 01 Eylül Tur Tanıtımı : Tur Danışmanımız: Ali Canip Olgunlu

T.C. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ ÖN LİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ

Erasmus Programı. Erasmus Öğrenci Öğrenim Hareketliliği Faaliyeti NİHAİ RAPOR FORMU

GAZİ ÜNİVERSİTESİ KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMÜ STRATEJİK PLANI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

FUAR RAPORU 3.ULUSLARARASI MOBİLYA, DEKORASYON, HALI, EV TEKSTİLİ VE EŞYALARI FUARI

Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğrenci Yaşam Merkezi - Kütüphane

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU

Dünya Nüfus Günü, 2016

Türkiye deki Ateşli Silahlar ile İşlenmiş Suçlar ve İlgili İstatistikler

SEKÜLER TREND BARıŞ ÖLMEZ. İNSANDA SEKÜLER DEĞİŞİM Türkiye de Seküler Değişim

Yaratıcılık. Yağ nereye gidiyor?

Tablo 11 Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı

2016 Ocak SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ 25 Ocak 2016

Örtü Altında Elma Yetiştiriciliği

DERS PROGRAMI OLUŞTURMA VE ÖĞRETİM ELEMANI GÜN-SAAT AYARLARI

Sayın Bakanım, Yükseköğretim Kurumuna hoş geldiniz, onur verdiniz. Daha önce üyesi olarak önemli hizmetler verdiğiniz bu kurumda sizi Türkiye

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI Yılı Sunulan Hizmeti Değerlendirme Anket Raporu

Bodrum hakkında bilinmeyen bir gerçek belgesiyle ortaya çıktı

ETKİLİ ÖĞRENCİ-ETKİLİ AİLE seminerimize katılımlarınızdan onur duyacağız. Katılım bilginizi numaralı telefona iletmenizi rica ederiz.

Karaküçük Terörü lanetliyoruz

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 2

BOTAV 2015 Turizm Değerlendirme Toplantısı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ

Emeklilik Yazı Dizisi - 2: Kadın Memurların Emekli Sandığı ndan Emeklilik Şartları Pazartesi, 20 Ekim :40

... OKULU 7/... SINIFI SOSYAL BİLGİLER DERSİ YILLIK BEP ÇALIŞMA PROGRAMI. İletişimi olumsuz etkileyen davranışlara örnekler verir

BU TUTKUYA SENDE KATIL Cuma, 18 Nisan :03

BODRUM'DA DÜNYA SANAT GÜNÜ ETKİNLİKLERİ

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 39

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN FAKÜLTESİ MATEMATİK BÖLÜMÜ ÖĞRETİM DEĞERLENDİRME ANKETİ

Yaşam alanları ihtiyaca ve koşullara göre değişiklik. gösterir. BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

DEPREM BÖLGELERİ HARİTASI İLE İLGİLİ BAZI BİLGİLER. Bülent ÖZMEN* ve Murat NURLU**

Günümüzde ise, göç olgusu farklı bir anlam kazanarak iç göç ve dış göç olarak değerlendirilmeye başlanmıştır.

İLK ÖĞRETİM MÜFREDATINDA DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ

GEÇEN ZAMAN İÇİNDE KIBRIS TÜRK PULLARINDAKİ DÖNEMLER

Madde 2. KTÜ de not değerlendirilmesinde bağıl değerlendirme sistemi (BDS ) ve mutlak değerlendirme sistemi (MDS ) kullanılmaktadır.

ÇALIŞAN BAĞLILIĞINA İTEN UNSURLAR NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?

Fon Bülteni Ağustos Önce Sen

En büyük boşanma sebebi ilgisizlik

ANKARA METEOROLOJİ BÖLGE MÜDÜRÜMÜZ SAYIN ERGÜN GÜLER MÜDÜRLERİ VE PERSONELİ İLE VEDALAŞTI

28-29 KASIM 2013 TARİHLERİNDE OKULUMUZ TATİL EDİLECEKTİR.

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye, Rusya ve Kafkasya İlişkileri SPRI

Omurgalılar Sistematiği

8. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı

Akaryakıt kaçakçılığına geçit yok

HİZMET TİCARETİ İSTATİSTİKLERİ PROJESİ. 21 Şubat 2013

Öteki dersi ilk kez alıyorum ve genellikle hoşlanılmayan bir ders : mantık.

3.SINIFLAR MAYIS AYI VELİ BİLGİLENDİRME BÜLTENİ

GİRESUN KOBİ LERİNİN İHRACAT EĞİTİM İHTİYACI ARAŞTIRMA RAPORU

Bana Bir Kent Söyleyin... İÇİNDE KUŞ CENNETİ OLSUN

Özürlülerle Birlikte Bir Tiyatro Oyunu Hazırlanması

TURGUTREİS MART 2009 ŞUBAT 2014

ASGARİ ÜCRET yılında dönemler itibariyle uygulanacak asgari ücret tarifesi aşağıdaki gibidir.

DEĞER BİÇME DERSİ. Tartım ve Ölçme. Fiyatlandırma. Altın Borsası, Darphane ve Antikacılık

Cumhuriyet Halk Partisi

AR-GE VE TASARIM MERKEZLERİ İLE TEKNOKENTLERDE MALİ UYGULAMALAR. Mehmet AKARSLAN Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı

DOMATES SALÇASI VE KONSERVECİLİK

Sivas Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Bekir Alim Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz.insanı insana ancak şiir sevdirir.

Estetik müdahaleler son zamanlarda gündelik yaşamın bir parçası haline geldi.

Sektör eşleştirmeleri

REIDIN KONUT FİYAT ENDEKSLERİ: 2016 HAZİRAN AYI SONUÇLARI 22 TEMMUZ 2016

SANAT TARİHÇİSİ TANIM. Türkiye de ve dünyada yapılmış sanat eserlerini kronolojik gelişme ve yöresel boyutlarında inceleyen ve değerlendiren kişidir.

ULUSLARARASI İLİŞKİLER ÇALIŞMALARI VE EĞİTİMİ KONGRESİ III DUYURU

AIESEC Nedir? Küresel Türkiye. 127 ülke, üye, liderlik fırsatı. 12 il ve KKTC, 1000 üye, 2000 staj

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (07 Eylül- 16 Ekim 2015)

Çocuk, Ergen ve Genç Yetişkinler İçin Kariyer Rehberliği Programları Dizisi

Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 19, Sayı 2, 2010, Sayfa Doç. Dr. Songül TÜMKAYA İlknur ÇAVUŞOĞLU

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ Öğrenci Konseyi ve Öğrenci Kulüpleri Yönergesi

ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI BAŞVURU ÇAĞRISI ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI BAŞVURU ÇAĞRISI

Etlik Piliç Kümeslerinin Serinletilmesinde Güneş Enerjisi Kullanımının Tekno-Ekonomik Analizi. Yrd. Doç. Dr. Metin DAĞTEKİN

Öğretim Dönemi Yükseköğrenim Bursu Başvuru Kılavuzu

Örgüt Kuramı & Yönetim Fonksiyonları. Doç. Dr. Serkan ADA

REIDIN KONUT FİYAT ENDEKSLERİ: 2016 TEMMUZ AYI SONUÇLARI 15 AĞUSTOS 2016

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2012, No: 43

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 28.VELİ BÜLTENİ

DEDİLER Kİ. Prestij yaratan, heyecan verici bir yarışma! Geleceği yapılandıran ödül! Kazancımız büyük!

HABER BÜLTENİ xx Sayı 16

TC ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Tablo 1 Eğitim Bilimleri Temel Alanı

Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER. Avrupa Birliği

Bahçe Bitkilerinin Ülke Ekonomisindeki Yeri. Doç. Dr. Yıldız Aka Kaçar

EKİM twitter.com/perspektifsa

İnternette Çiçek satışı yapmak kar sağlayan bir ticaret modelimidir?

TÜBERKÜLOZ EPİDEMİYOLOJİSİ. Dr. Şükran KÖSE

I. ULUSLAR ARASI AHLAT-AVRASYA KÜLTÜR VE SANAT SEMPOZYUMU AĞUSTOS 2012 AHLAT - BİTLİS

ORGANİZE SANAYİ LİSESİ ÖĞRENCİLERİNE ÜCRETSİZ BALKARTLARI HEDİYE EDİLDİ Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi her yönüyle büyümeye ve gelişmeye devam

Transkript:

Kayıp antik kent Bathonea enikapı kazılarıyla İstanbul kent tarihinin Byzantion dan öncesine gittiği ispat- Y lanmıştı. Bathonea kazılarıyla beraber bir boşluk daha doldurulmuş oluyor. Yarımburgaz mağarasıyla Paleolitik Çağ dan beri yerleşimin olduğu ispatlanan bir bölgenin Byzantion un kurulduğu M.Ö. 7. yüzyıla kadar olan zaman diliminde de boş kalmadığı ve yerleşimin devam ettiği, günümüzde de devam etmekte olduğu göz önüne alındığında bölgenin tarihi ve coğrafi önemi bir kez daha gözler önüne seriliyor. Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç.Dr Şengül Aydıngün başkanlığında yürütülen ve Küçükçekmece de 2007 yılından beri devam eden kazılar sonucu Bathonea antik kenti bulundu. M.Ö. 2. yüzyıla kadar uzanan kaynaklarda adı geçen kent tarihi yarımadada kurulan Byzantion la çağdaş. Prof. Dr. Semavi Eyice nin de yayınlarında adı ve yeri geçen fakat kazı yapılmadığından tam olarak tespit edilemeyen kentle ilgili birçok veriye ulaşıldı. 26 Mayıs 2011

Kazı başkanı Şengül Aydıngün, Bathonea ile ilgili verileri taradıklarında bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi bahçesinde bulunan ve Roma dönemine ait bir lahdin üzerinde Bathonea yazısının bulunduğunu belirterek bu kenti ortaya çıkarabilecek olmanın heyecanını bizlerle paylaştı. Projenin Türk arkeolojisi için çok önemli olduğu, bunun yanında çalışmaların Türk bir isim tarafından yürütülüyor olmasının önemli olduğu ifade ediliyor. Bu değerlendirmeler yapılırken geçmişte yurtdışına kaçırılan eserlere dikkat çekiliyor. Sizin bu değerlendirmeler ile ilgili düşüncenizi alabilir miyiz? Şengül Aydıngün: Geçmişte yabancı kazı başkanları eserleri yurt dışına götürdü diye bir şey yok. Bu, Osman Hamdi Bey ile engellenmiştir. Osman Hamdi Bey Türk müzeciliğinin çağdaş kurucusudur. İlk kurucu değildir. İlk kurucu 1846 yılında Ahmet Paşa dır. Sultan Abdülmecit in isteği ile Topkapı Sarayı nın çevresindeki eserleri toplayıp Aya İrini ye yerleştirmeleri ile Türk müzeciliği başlamıştır. Ama sonra onun ardından Osman Hamdi Bey 1881 de Müze-i Hümayun un Müdürü olarak atanması ile asıl müzecilik başlamıştır. Osman Hamdi Bey 1881 de atandıktan hemen sona bir kanun hazırlamaya başlamıştır. Buna 1883-84 nizamnamesi denir. Bu nizamname ile yabancıların yaptıkları kazılarda eserlerin yurt dışına götürülmesi engellenmiştir. Ondan evvel Osman Hamdi Bey den bir önceki müdürün hazırladığı 1874 nizamnamesi vardır ki o, eski eserler ile ilgili arkeolojinin ilk yasasıdır. Orada eserler üçe bölmüştür. Üçte biri kazıldığı yerde kalacak, üçte birini kazan kişi ülkesine götürebilecek, üçte biri de ya yerinde kalacak ya da kazan ekip isterse parasını ödeyip eserleri alacaktır. Osman Hamdi Bey buna karşı çıkmıştır. Yasayı değiştirip artık hiçbir eser yurt dışına çıkmayacak demiştir. O saatten sonra hiçbir bilim insanı eserleri yurtdışına çıkartmadı. Eğer böyle bir şüphe varsa onlar soruşturuldu, aksettirildi ve kazıları ellerinden alındı. O yüzden 1883 ten beri yasal olarak hiçbir eser yurtdışına gitmiyor. Kazı başkanının Türk olması son zamanlarda çıkan bir durumdur. Bu işi Avustralyalıların ya da Almanların ellerinden almak gibi bir durum söz konusu mudur? Türk arkeologu vardı. Türkiye de kazı yapmak için belirli kriterler vardır. Yasaya göre en az doktora düzeyinde, bir üniversitede hocalık yapmış olması, birçok yayınının olması, bilimsel yeterliliğinin olması, birçok kazıda deneyim kazanmış olması gerekiyor. İlk kuşak hocalarımızın ardından gelen diğer hocalarımız vardır. Onlar da yanlarındaki asistanları kendi ekiplerine kattılar ve uzun süre bir kazı başkanının yanında onların yetiştirdiği asistanları oldu. Onlar yetişince birden bire kazı yapabilecek Türk bilim insanı sayısı çoğaldı. Aynı zamanda son yıllarda açılan özel üniversiteler ve devlet üniversitelerinde pek çok arkeoloji bölümü açıldı. Bunlarda da yeni hocalar olmaya başladı ve Türk bilim insanlarının yeterliliği artıp kazı yapma şansı çoğaldı. Bu arada da bir boşluk olduğu için yabancılar kazı çalışması talep ettiklerinde de onlara da kriterler yerine getirildiğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı izin veriyordu. Son dönemlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı çok daha disiplinli bir şekilde bu kazıları incelemeye başladı. Daha sağlam daha ciddi çalışan kazılara yer vermeye, kriterleri yerine getirmeyenlere de siz başka yerde çalışın biz bunu yerli bilim insanları ile sürdürelim demeye başladılar. Yani kazı çalışmaları son dönemde çok daha ciddiye alınmaya başlandı. Bunlar doğru yönelimler mi? Şengül Aydıngün: Doğru yönelimler tabi ama ben yabancılar Türkiye de kazı yapmasın anlayışına da Mayıs 2011 27

karşıyım. Biz onlardan çok şey öğreniyoruz ve onlarla birçok ortak çalışma yapıyoruz. Bizim yayınlarımızın yurt dışında yayınlanmasında yardımcı oluyorlar. Şu anda Türkiye de kazı yapan yabancı bilim insanlarının Türkiye ye çok büyük sempatisi var ve bunu birçok yerde kullanıyorlar. Kendi ülkelerinde, üst düzey yöneticilerle görüşüp Türkiye lehine çok fazla çalışıyorlar. Onların yanlarına Türk öğrenciler gönderip doktora yaptırıyoruz. Buradaki çalışmanın 100 yıl gibi bir süre devam edebileceği ifade ediliyor. Emre Güldoğan: Bilgi kirliliği. Arkeoloji çok titiz yapılması gereken bir çalışma çünkü doğru yapılmadığında büyük tahribat verebilirsiniz. Çünkü toprak altında daha iyi korunabilecek eserleri siz yanlış yöntemlerle çıkarttığınızda o arşivin bilgiye ulaşmasını engellemiş oluyorsunuz. Bizim çalıştığımız alanın büyüklüğü göz önüne alındığında öngörü olarak uzun süreli bir çalışma yapılacağı söylenilebilir ancak bunu rakamlar vererek ifade etmek yanlış olur. Dünyanın 10 keşfinden bir tanesi diye ifade ediliyor. Emre Güldoğan: 2009 yılında en önemli keşifler arasında gösterildi ama bunu gösteren bizim dışımızdaki kurumlardır. Yapılan çalışmaları değerlendirdikleri zaman bizim çalışmamızı da böyle bir yere layık görmüşler. Orada kaçıncı sırada olduğumuzdan ziyade bizim yaptığımız çalışmanın önemi açısından göz önüne alınması, insanlar tarafından uluslararası anlamda takip ediliyor olması bizler için onur verici bir durumdur. Şengül Aydıngün: Bunlar önemli arkeoloji kuruluşları ve bilimsel anlamda çok ciddi kabul edilen yayınlar. Onlara bilgiler akıyor. Bütün bir yıl boyunca nerelerde hangi kazıların yapıldığını bilip ona göre değerlendiriyorlar. Peki, bu uluslararası bir desteği de beraberinde getirir mi? Şengül Aydıngün: Bugüne kadar kimse size destek olalım demedi, bizim destek aramamız gerekiyor. 2010 Avrupa Kültür Başkenti desteği verdi. Herhalde kazılarımız devam ettikçe yeni çıkan sonuçlarla beraber daha çok dikkati çekerek uluslararası anlamda destek sağlanabilir. Bilim heyetlerimizdeki yabancı üyeler belki bir şeyler getirebilirler. Sponsora ulaşmak çok zor mu? Şengül Aydıngün: Bir kurumun gelip size sponsor olalım demesi aslında çok güzel olur. Emre Güldoğan: Kurumların destek vereceği projelerde bunu kültür hizmeti olarak değerlendirmesi lazım. Maddi bir getiri olmaz ama manevi bir yönü var. Şengül Aydıngün: Senelerdir biz yaz tatili yaşamış insanlar değiliz ve bundan maddi bir katkı da elde etmiyoruz. Sadece gönderilen parayı gereken yerlere harcıyoruz. Oradaki bilim insanlarının hiçbiri ekstra bir ücret almıyorlar. Bu böyle bir fedakarlık. İnsanları da teşvik etmek gerekiyor. Bu anlamda kültürel bir destek sağlanabilir mi? Şengül Aydıngün: Kültür Bakanlığı kültür hizmetlerine katkı sağlayanların vergisinden indirim uyguluyor. Biz bugüne kadar Küçükçekmece ve Avcılar Belediyesi nin desteği sayesinde ayakta kaldık. Her ikisi de birinci sınıf belediye başkanları. Kültüre çok büyük destek verdiler ve biz onlar sayesinde bu kadar sonucu alabildik. Kültür Bakanlığı da bir para gönderdi ama ilk yıl yüzey araştırması yapılırken Kültür Bakanlığı yüzey araştırmalarına destek sağlayamıyor. Kazı olduğu zaman gönderiyor. İlk yıl Kültür Bakanlığı, Küçükçekmece ve Avcılar Belediyesi, biraz da üniversitelerimizin katkısı oldu. Bu sene 2010 yılı ile ilgili Kalamış Rotary Kulübü çok büyük destek sağladı. Bütün nevresim takımlarımızı, battaniyelerimizi getirdiler. Bunlar güzel şeyler. Yapılan çalışmalar sonrası İstanbul un tarihi yeniden yazılabilir deniliyor. Emre Güldoğan: Yazılıyor. Yenikapı ile beraber sadece buranın değil dünya arkeolojisinin tarihi yeniden yazılmaya başlandı. İstanbul un tarihinin sanılandan eski olduğu biliniyordu ama ellerinde somut veriler olmadığı için bunlar ispatlanamamıştı. Yenikapı ile beraber geri dönüş olduğu görüldü ve bizim projemizle aradaki boşluğun doldurulması, bölgenin, özellikle İs- 28 Mayıs 2011

tanbul daki mirasın sadece İstanbul daki tarihi yarımadanın dışından batıya doğru yayıldığını ve o bölgelerde takip edilebildiğini göstermesi açısından önemlidir. Yarımburgazla Bizantion un arasını mı dolduruyor? Emre Güldoğan: Yarımburgaz zaten Avrupa da bilinen en eski yerleşim merkezi. O arada aslında bir Yarımburgaz bir de Bizantion vardı. Onlar çıkartıldı ama çok fazla tahrip edildi. İstanbul un kendi kent tarihinin yeniden sorgulanıp yazılması için çalışmalar söz konusu. Bu tarz projelerin sayısı arttıkça daha net bir bakış açısı ile bakılacaktır. Marmaray Projesi gibi bir projeye denk gelmek ister miydiniz? Şengül Aydıngün: O proje de şu yönden şanslıydı. Bir ulaştırma projesi olunca Ulaştırma Bakanlığı ve pek çok yerden o kazıya destek geldi. Dünyanın en büyük kazısıydı. 100-150 işçi, 50 uzman, 24 saat çalıştılar. Çok başarılı sonuçlar elde edildi ve hala da sonuçları elde ediliyor. Bizim kazı alanımızda öyle bir devlet projesi yok. Emre Güldoğan: Biz de başlarken bu kadar büyük bir alan olduğunu tahmin etmedik. Yüzey araştırmaları için gittiğimizde o bölgede bulabileceğimiz alanın bu kadar geniş bir arkeolojik bölge olabileceğini düşünmemiştik. Yıllar ilerledikçe bu sene itibariyle yaptığımız ziyaretlerle yeni bölgeler keşfediyoruz. O bölgelerden bahseder misiniz? Şengül Aydıngün: 2007 yılında ben ilk olarak 7 öğrenciyle kazıya başladım. İstanbul un merkezinin yoğun yapılaşma olan dışında geride kalan boş alanlarda tarih öncesine ait ne var diye bu projeye başladığımda ben de çok umutlu değildim. İlk yıl Yarımburgaz Mağarası çok yakın olduğu için insanlığın yaşamı için çok ideal bir yerdi ve orada mutlaka bir şey vardır diyerek girdik alana. Birkaç gün içerisinde siyah taşlar bulduk ve bunun obsidyen olduğunu düşündüm. Bu aslında volkanik bir camdır. Neolitik dönemine damgasını vurmuş, cilalı taş devrinin adı oradan geliyor. Böyle bir malzemedir. Onun uzmanı olduğu için Emre Bey i çağırdık. Emre Bey ile projemiz başlangıcı böyle oldu ve o bulduğumuz taşlar aslında obsidyen değilmiş. Daha sonra çok kıymetli şeyler bulduk. Emre Güldoğan: Tanışmamız o vesile ile oldu. Obsidyen dediğimiz taş ile insanlar günlük hayattaki işlevsel aletlerini yapıyorlardı. Fakat bunların yoğun olarak görüldüğü yerler Orta ve Doğu Anadolu bölgesidir. Bu bölgede daha önce örneğine rastlamamıştık. Fakat o bölgede naviform çekirdekleri dediğimiz, çakmaktaşından gemi omurgası şeklindeki bir takım aletlerin örneklerine rastlamışlar. O obsidyene nazaran daha önemli bir bulgu. Çünkü yakın doğudaki, neolitik dönemdeki Marmara Bölgesi hatta Avrupa daki ilk örneklerini teşkil ediyor. İstanbul un tarihindeki boşlukları doldurmada, buraya kadar izlerini takip ettiğimiz şeylerin önemli buluntulardan olduğunu düşündüğümüz için bizi çok heyecanlandırdı. Bu bölgede özellikle o buluntu grubunun devamının gelmesi demek uluslararası arkeolojik anlamda önemli bir keşif olarak yer alacaktır. Bundan yola çıkarak ekipler birleştirildi ve projenin adı konuldu. Daha sonra 2008 yılında yaptığımız çalışmalarla da o yarımadanın olduğu yerde bir rıhtımla karşılaşıldı. Alan bitki örtüsünün ciddi bir şekilde kapladığı bir yer bundan dolayı bugüne kadar keşfedilememiş. Birçok insan oraya cesaret edip gidemez. İlk gittiğimizde biz de tedbirli olarak gittik. Sonra baktığımızda yer yer çok iyi korunduğunu gözlemlediğimiz bir yapı kom- Mayıs 2011 29

pleksinin olduğu alanı gördük. Şengül Aydıngün: Büyük bir yarımadayı baştanbaşa, kenarları 1,5 metre kalınlıktaki duvarlarla kuşatan inanılmaz bir yapı. Emre Güldoğan: Kronolojik olarak çok daha farklı bir döneme ait çok daha farklı buluntularla karşılaşınca bir anda projenin ekseni oraya doğru kaydı. Şengül Aydıngün: Ne kadar eskiyse buluntular o kadar alt tabakadadır. Malzemenin bulunduğu alan çok daha aşağı seviyedeydi. Emre Güldoğan: İlk yıldan itibaren takibini yapabildiğimiz, hatta ilk başladığımızda üç metre olduğunu düşündüğümüz ama zamanla yaptığımız çalışmalarla meydan hatta kavşak noktası oluşturan yollarımız var. Bununla ilgili Roma dönemindeki Via Egnetia nın yolun uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. Eğer o yolun bir uzantısıysa bu, başlı başına çok önemli bir şeydir. Öyle bir şey ki, biz o bölgeye elimizi attığımızda oradan çıkan her nesne yeni bir sayfa açıyor, bakış açımızı değiştiriyor. Yoğunlaşmamız gereken yerlerle ilgili özellikle tekrar oturup strateji oluşturmamız gerekiyor. Bu sene erken başlamamız büyük avantaj. Şengül Aydıngün: Yollar ne zaman yapıldı diye tereddütlerimiz vardı. Yol üzerindeki şeyler bizi bayağı eski tarihlere götürdü. 300 lü yıllar yani Geç Antik Çağ da İmparator Konstantin ve hemen onun ardından gelen imparatorlara ait olan Bizans tan bile eski yollar olduğunu düşünüyoruz ama yollar bir dönem onarılmış, Osmanlı da kullanmış. Emre Güldoğan: Hâlihazırda çok aktif bir yer. İncir ağaçları var ve insanlar gelip hala buradan meyveleri toplayıp gidiyorlar. Hala suyundan yararlanıyorlar. O kaynak asırlardır kullanılıyor. Günümüzde bile hala böyle kullanılıyorsa geçmişte ne kadar verimli olduğunu düşünün. Yani çok verimli bir bölge. Sadece coğrafya değil bundan 3000-4000 sene öncesini düşünecek olursanız Küçükçekmece Gölü nün önündeki ince bir bent vardır o daha sonra oluşmuştur. Bizden önce yapılan çalışmalarda da bu ortaya çıkmıştı. Önü açık, denizle bağlantısı var. Antik çağda gemiler İstanbul a gelebilmek için önce o noktaya uğrayıp sonra İstanbul a geliyorlardı. Yani burayı istasyon olarak kullanıyorlardı. 30 Mayıs 2011