Suyu taşırmadan varolmak

Benzer belgeler
Duygu, düşüncelere bedenin içsel olarak karşılık vermesidir. Başka bir deyişle, beyne kalbin eşlik etmesidir.

Herkes Birisi Herhangi Biri Hiç Kimse

Etkinlik sırasında öğrenci/öğrencilerin;


BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Aşağıdaki resmin içinde yandaki eşyalar gizlenmiş. Onları bulalım ve boyayalım. -16-

GÜLEN/AĞLAYAN YÜZ. Öğretmen Ek-1 ve Ek-2 deki A4 kâğıtlarını sınıf adedince çoğaltarak öğrencilere dağıtır.

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

Jake mektubu omzunun üstünden fırlatır. Finn mektubu yakalamak için abartılı bir şekilde atılır.

Doğru bildiğini her yerde haykıran, kimseye eğilip bükülmeyen birisiydi Neyzen Tevfik..

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

Cümle içinde isimlerin yerini tutan, onları hatırlatan sözcüklere zamir (adıl) denir.

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Bu konuda daha kim bilir ne yöntemler bulunacak? Tüm Kişisel Gelişim Uzmanı Meslektaşlarımı ve dostlarımı WC-TERAPİ çalışmalarına bekliyorum!

Haydi Deniz Kıyısına! Şimdi okuyacağınız hikâye Limonlu Bayır

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

SAYI KAVRAMI (TEMEL KAVRAM)

kanaryamın öyküsü Ayla Çınaroğlu Resimler: Yaprak Berkkan

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR. Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak)

.com. Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır.

Fatma Atasever.

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;


OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

ÖN OYUN Yer, ağustos böceklerinin yuvası. Cici ve Mimi aynanın karşısında son hazırlıklarını yapmaktadır.

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47

Nasrettin Hoca ya sormuşlar: - Kimsin? - Hiç demiş Hoca, Hiç kimseyim. Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca: - Sen kimsin?

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Samed Behrengi. Sevgi Masalı. Çeviren: Songül Bakar

4. Demiryolu ile tren arasındaki ilşki vapur ile aşağıdakilerden hangisi arasında vardır? A) Karayolu B) Gökyüzü C) Denizyolu D) Yeraltı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

Sevgili dostum, Can dostum,

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Aşkı Yorgunluktan Koruyan ve Taze Tutan 6 Kural - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:


I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. ( ) M. Mehtap Türk

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

Bahar Ateşi Evet! Hayır! Belki? Ne? Merhaba.

TEOG 1. Dönem Türkçe Denemesi (3) 1

TÜRKÇE Denemenin çözümlerine " / portal" adresinden cevap anahtarlarına tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yüreğimize Dokunan Şarkılar

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

wbu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Sevinç, imza günü geldiğinde erken kalktı. Kütüphanesinden o yazara ait bulunan tüm kitapları çıkarttı.

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Selam vermekle karşımızdaki kimseye neyi ifade etmiş oluruz?

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz

Adım Tomas Porec. İlk kez tek boynuzlu bir at gördüğümde sadece sekiz yaşındaydım, bu da tam yirmi yıl önceydi. Küçük bir kasaba olarak düşünmeyi

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

Ekmek sözcüğü, sözlüklerde yukarıdaki gibi tanımlanıyor. Aşağıdaki görselin yanında yer alan tanımlar ise birbirinden farklı. Tanımları incele. 1.

tellidetay.wordpress.com

Hayalindeki Kadını Kendine Aşık Etmenin 6 Adımı - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde.

Babamın Sihirli Küresi AYTÜL AKAL

BİLMEN LAZIM BİTKİLERİN VE HAYVANLARIN DÜNYASINA TEFEKKÜR PENCERESİNDEN BAKALIM

Birinci kadın; Oğlunun çok hareketli olduğunu, ellerinin üzerinde dakikalarca yürüyebileceğini söyledi.

SAKA (SAtır KApama) Ağustos Umut & Yeşim Uludağ SAKA V. 1.0

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Cennet, Tanrı nın Harika Evi

Cennet, Tanrı nın Harika Evi

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

Anlamı. Temel Bilgiler 1

"ben sana mecburum, sen yoksun."

KARANLIKTA FİLİZLENEN TOHUM

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

1) Aşağıdaki atasözlerinden hangisi gerçek anlamlıdır?

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

Kendim yanarım aşk ile gayre zararım yok. Ser tâ be kadem ateşim amma şererim yok. Yâri ararım devrederek hâne be hâne

MERAKLI KİTAPLAR. Alfabe

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN

İkigai nin Beş Ayağı OKURA NOTLAR. Kitap boyunca ikigai nin Beş Ayak ından söz edeceğim. Bunlar:


Evren Nağmesinde Bir Gelincik Tarlası

Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..

Şehir hayatının kalabalık, gürültü ve stresinden kaçış... Hepimizin kendi iç huzurunu bulacağı dünyalara ihtiyacı var.

BAHARA MERHABA. H. İlker DURU NİSAN 2017 İLKOKUL BÜLTENİ

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

En Güzel Hediyesi Noel

MİRKET NİNELER. Parti Veriyor

Kadir Akel "Dert Etme Allah Yeter" diyor. Bunu da neden dediğini bize böyle açıklıyor.

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

ISBN :

Transkript:

Kişisel gelişim eğitimlerinde her zaman öyküler anlatılır. Bu öyküler dilden dile dolaşır. Milyonlarca insan gülümser, düşünür, ibret alır. Öyküler kısacık cümlelerle bize hayatı anlatılar. Eksiklerimize dikkat çeker. Gelin bu 3 öyküde yüreğimize bir yolculuk yapalım. Suyu taşırmadan varolmak Uzakdoğuda bir Budist tapınağı bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik, anlatılmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısında bir yabancı geldi. Kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. İçerdeki Budist, kapıda duran yabancıya baktı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu. Budist bir süre kayboldu, sonra ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve yabancıya uzattı. Bu, yeni bir aracıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı su üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerdeki Budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı. 1 / 7

Huzur için içinize bakın İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş... Hep şikayetçi, hep bıkkınmış... Bir gün melekler, mutluluğu saklamaya karar vermişler. ''Saklayalım, zor bulsunlar. Zor buldukları için belki kıymetini bilirler.'' diyerek başlamışlar tartışmaya. Sorun büyükmüş. Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü. Kimisi "Everest'in tepesine saklayalım", kimisi "Atlas Okyanusu'nun dibine" demiş. Tac Mahal'in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası, bir hastanenin yeni doğan odası, dondurma külahı, sigara paketi, lale bahçesi... Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş.. Derken, meleklerden biri "İçlerine saklayalım." demiş. "Kimsenin aklına gelmez içine bakmak " İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış... Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor. Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü... Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk. Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir şeyde... Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun. Siz dışını boş verin, içine bakın... Güneş ve rüzgar Güneş ile rüzgar, hangisinin daha güçlü olduğu konusunda tartışırlar. Ve rüzgar Sana benim daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım. der. Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun, hani şu üstünde palto olan. Bahse girerim, o paltoyu üstünden senden çok daha çabuk söküp 2 / 7

alabilirim. Bu denemeye razı olan güneş, bir bulutun arkasına gizlenir ve rüzgar bir fırtına gücüyle esmeye başlar. Ancak rüzgar şiddetini ne kadar artırırsa yaşlı adam da paltosuna o kadar sarınır. Sonunda rüzgar pes edip durulur ve güneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümser. Bunu gören yaşlı adamın yüzünde bir hoşnutluk ifadesi belirir. Ve paltosunu çıkarır. İddiayı kazanan güneş rüzgara Dostluk ve naziklik, her zaman haşinlik ve zorbalıktan daha güçlüdür... der. İyilik ve kötülük Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve on iki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla sordu dedesine. Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı: - Onlar benim için iki simgedir evlat. - Neyin simgesi? - İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları. Çocuk, sözün burasında; 'mücadele varsa, kazananı da olmalı' diye düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi: - Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi? 3 / 7

Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa ve şöyle dedi: - Hangisi mi evlat? Ben hangisini daha iyi beslersem! Nereye bakarsan onu görürsün Hapishanede günlerini sayan iki mahpus birlikte duvara bir delik delerler. Deliği sadece başlarının sığacağı kadar genişlettiklerinde, hadi dışarı bir bakalım, derler. Önce biri başını delikten dışarı uzatır ve ekşimiş bir yüz ifadesiyle Çok kötü ağabeyciğim çok kötü! der. Her taraf çamur, her taraf berbat Diğeri şaşırır ve başını dışarı uzatır. Bakar bakar Ve hayran bir yüz ifadesiyle; Muhteşem! der. Muhteşem bir gökyüzü, ağaçlar, bulutlar, kuşlar çiçekler var Hayat 5 topla oynanan oyundur Rahmetli Üzeyir Garih, yıllar önce Çukurova'ya gelmiş. Adana'da iş adamları toplantısında bir konuma yapmış. Bugünlerde yaşanılan ilişkileri görünce şöyle demiş rahmetli Garih: Hayat havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur. Bu toplardan sadece bir tanesi lastik, diğer 4 top ise camdandır. Bu toplar; işimizi, ailemizi, sağlığımızı, dostluklarımızı ve benliğimizi temsil etmektedir. Belirttiğim gibi, bu 5 top içinde bir tek işimiz lastik bir toptur. Düşürürsek zıplatabiliriz. Ancak diğer 4 top camdan yapıldığından düşerse kırılır, yerine konulamazlar. Bunu fark etmeli ve hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız. Oysa, hepimiz o lastik topu tutabilmek uğruna diğerlerini kırıp dökmez miyiz? Dostlarınıza, 4 / 7

ailenize, sağlığınıza ve benliğinize sıkı sıkı sarılın, onları çantada keklik sanmayın. Elinizdekinin değeri Cimri bir adam, tüm mal varlığından emin olmak için her şeyini satar ve altına çevirir. Altınlarını yer altına gömüp ara sıra ziyaret ederek inceler. Bu hareketi işçilerinden birinin dikkatini çeker ve orada bir hazine olduğundan kuşkulanır. Gece o noktaya gider ve altını çalar. Cimri ertesi sabah altının yerinde yeller estiğini görür, ağlayarak saçını başını yolar. Onu böyle perişan gören komşusu nedenini öğrenince şöyle der: "Kendini üzme artık, bir tas alıp aynı çukura koy ve o taşın altınların olduğunu düşün. Çünkü kullanmayı hiç düşünmediğine göre tas da aynı işi görecektir." Elimizdekilerin değeri onlara sahip olmakta değil, onları kullanmaktadır. Hiçbir şey için "benimdir" deme. Sadece de ki; "yanımdadır". Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, ne de keder Hiçbiri daima seninle kalmaz. Aşık ol, öyle gel! Adamın biri büyük oğlunu Bağdat' ta yaşadığı söylenen çok arif, alim bir zatın yanına verip yetiştirmek istemiş. Anadolu dan kalkıp alimin yanına gitmişler. Çok hoş karşılanmışlar, ikramlar yapılmış, kahveler içilmiş. Alim, babayı dinledikten sonra oğluna dönmüş; "Evladım bekleyenin var mı?" diye sormuş. Genç, "Evet efendim, köyde 5 / 7

bekleyen sevdiğim var." demiş. Alim, "Efendi, gönlünde başkası olanın bizimle işi olmaz, var oğlunu, al git, sevdiğiyle evlendir " demiş. Öyle de olmuş ama baba bu sefer ufak oğlunu alıp yola koyulmuş. Aynı şekilde karşılanmışlar. Kahvelerden sonra Alim ufak oğla, "Evladım, bekleyenin var mı?" demiş. Çocuk; "Yok efendim!" demiş. Alim şöyle sormuş bu kez: "Peki, hiç aşık oldun mu?" "Hayır efendim!" yanıtını almış. Tebessüm ederek bakmış çocuğa Alim ve demiş ki: "Evladım, önce git aşık ol, öyle gel!" Adem Özbay www.gencgelisim.com bu yazılar da ilginizi çekebilir: Yaşında Öldü! 14 Aşkın Rızkı Nedir? 15 60 Yaşında Okumaya Karar Verdi, 90 Yaşında Rektör Oldu, 120 16 Gülse Birsel den 3 Mutluluk Sırrı 17 Hiçlik Makamından Mesaj Var! 18 Türk Usulü Başarı Basamakları 19 Yumruğunu Çöz, Özgür Ol! 20 Kim Tutar Girişimci İnsanı? 21 Ünlülerden Düşündüren Sözler 22 Yaşamak Hakkında Bilmeniz Gerekenler 23 Pablo Picasso ve 4 Sayısı 24 Kolay Yaşam Bir Şey Öğretmez 25 Başarının Sırrı 2 Kelimeye Sığarsa 26 Hep Kendi İç Sesini Dinle! 27 Doğu Bilgelerinden Dostluk Üzerine 28 Tarihe Geçen Aşk Sözleri 29 Ünlü Filozofların Sözleri 6 / 7

7 / 7