Seçme ve Seçilme Hakk



Benzer belgeler
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 22 Aralık 2015

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 27 Şubat 2018

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 21 Mayıs 2018

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2013/2014 Şubat)

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 14 Temmuz 2017

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

01/05/ /05/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2012/2013 Ağustos)

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

AVRUPA OTOMOTİV PAZARI 2014 YILI OCAK AYINDA %5 ARTTI.

YÜRÜRLÜKTE BULUNAN ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI. ( tarihi İtibariyle) Yayımlandığı Resmi Gazete

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi 2014 Mali Verileri

Pazar AVRUPA TOPLAM OTOMOTİV SEKTÖR ANALİZİ. Ekim 2018

2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK MERMER TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ

Cumhuriyet Halk Partisi

A.ERDAL SARGUTAN EK TABLOLAR. Ek 1. Ek 1: Ek Tablolar 3123

AKADEMİK YILI ERASMUS ARTI (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

HABER BÜLTENİ Sayı 50

HABER BÜLTENİ xx Sayı 47

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

HABER BÜLTENİ xx Sayı 45

KONYA İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN, FİYAT BEKLENTİSİ DÜŞTÜ

HABER BÜLTENİ Sayı 24 KONYA İNŞAAT SEKTÖRÜ GÜVEN ENDEKSİ GEÇEN AYA GÖRE DÜŞTÜ:

01/03/ /03/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

HABER BÜLTENİ xx Sayı 40

HABER BÜLTENİ xx Sayı 8

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

HABER BÜLTENİ xx Sayı 10

HABER BÜLTENİ Sayı 22

HABER BÜLTENİ Sayı 20

01/01/ /01/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

HABER BÜLTENİ xx Sayı 19

T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

HABER BÜLTENİ xx Sayı 26 KONYA İNŞAAT SEKTÖRÜ GÜVEN ENDEKSİ BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜKSELDİ

Öğrenim Hareketliliği Nedir?

YURTDIŞI MARKA TESCİL MALİYETLERİ

HABER BÜLTENİ xx Sayı 11

ERASMUS KOORDİNATÖRLÜĞÜ GENÇLİK DEĞİŞİM PROJELERİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

Erasmus+ Programı Avrupa Birliğinin yılları arasında eğitim, gençlik ve spor alanlarında uyguladığı hibe destek programıdır.

HABER BÜLTENİ Sayı 28

HABER BÜLTENİ Sayı 35

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

Değerlendirme ölçütleri ve ağırlıklı puanlar şunlardır:

HABER BÜLTENİ xx Sayı 34

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

01/03/ /03/2014 TARİHLERİ ARASINDAKİ KAPILARA GÖRE EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

HABER BÜLTENİ xx Sayı 14

HABER BÜLTENİ Sayı 49

Göçmenlere olan bakışınızı değiştirecek 4 harita

2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK GRANİT DIŞ TİCARET VERİLERİ

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ VERİ TABANI

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

1/11. TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ VERİ TABANI Rapor tarih 30/03/2018 Yıl 01 Ocak - 28 Subat 2018

HABER BÜLTENİ xx Sayı 33

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara

01/07/ /07/2015 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

HABER BÜLTENİ Sayı 50

HABER BÜLTENİ xx Sayı 13

AKADEMİK YILI ERASMUS PLUS (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

HABER BÜLTENİ Sayı 9

International Cartographic Association-ICA

AVRUPA KONSEYİ İNSAN HAKLARININ KORUYUCUSU ÖZET

2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK İŞLENMİŞ MERMER VE TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ VERİ TABANI. İthalat İthalat Ulke adı

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

9. Uluslararası İlişkiler

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

Dünya da ve Türkiye de İş Sağlığı ve Güvenliği

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

HABER BÜLTENİ Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ VERİ TABANI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI Nisan 2012

HABER BÜLTENİ xx Sayı 11

AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU

ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI DIŞ İLİŞKİLER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler / Erasmus Ofisi

HABER BÜLTENİ xx Sayı 17

Rapor tarihi:13/06/ HS6 ve Ülkeye göre dış ticaret. İhracat Miktar 1. İhracat Miktar 2. Yıl HS6 HS6 adı Ulke Ulke adı Ölçü adı

ERASMUS+ STAJ HAREKETLİLİĞİ. Bölüm Staj Hareketliliği Koordinatörü Araş. Gör. Dr. Yeliz Demir

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

Transkript:

YURTDIfiINDA YAfiAYAN TÜRK VATANDAfiLARI Ç N Seçme ve Seçilme Hakk

Yurtdışında Yaşayan Türk Vatandaşları için Seçme ve Seçilme Hakkı Bugün Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminin güncel verilerine göre dünya genelinde toplam 155 ülkede 5 milyon civarında Türk vatandaşı bulunmaktadır. T.C. Dışişleri Bakanlığı nın verilerine göre ise bu insanlarımızın yaklaşık 4 milyonu Avrupa Birliği ülkelerinde, 300.000 i Kuzey Amerika da, 200.000 i Orta Doğu da, 150.000 i de Avustralya da bulunmaktadır. 1 Son elli yıl gibi kısa denilebilecek bir geçmişe sahip bu göç kuşağı, 1960 ların ilk yıllarında özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaşanan yoğun sanayi üretiminin ihtiyaç duyduğu işgücüne duyulan ihtiyaç ile başlamıştır. Başlarda, gerek göçmen işçi kabul eden ülkelerin gerekse Türk tarafının kısa süreli bir çalışma dönemi olarak planladığı bu süreç, zaman içinde kalıcılığa dönüşmüştür. Türkiye de gelecek kurmak için gereken maddî birikimi sağlayamamış olmaları, çocuklarının eğitim hayatına başlamış olmaları, geri dönenlerin yaşadığı uyum zorlukları gibi birçok neden, bu vatandaşlarımızın geri dönüş planlarının sürekli olarak ertelenmesine ve en sonunda da kesin geri dönüş planından tamamiyle vazgeçilmiştir. Böylelikle Avrupa nın birçok ülkesinde, kalıcı bir Türk göçmen kitlesi oluşmuştur. Bugün, yurtdışında yaşayan Türk nüfusunun önemli bir bölümü sürekli ikamet etmektedirler. Günümüzde, yurtdışında yaşayan Türk nüfusu, daha çok, aile birleşimine ve göreceli olarak yüksek doğum oranına bağlı olarak artış kaydetmektedir. 1 http://www.turkishny.com/old/en/authors/drgoeknur-akcada/10983-avrupa-ve-amerika.html Türk kökenliler İlgili AB ülkesi vatandaşları Türkiye 18 yaş üstü çifte Ülke Toplam Cumhuriyeti Toplam vatandaş nüfusu vatandaşları (tahmini) Belçika 130.000 40.000 90.000 50.000 Danimarka 56.000 29.000 27.000 10.000 Almanya 2.710.000 1.760.000 950.000 200.000 Fransa 380.000 200.000 180.000 100.000 Hollanda 365.000 99.000 266.000 140.000 Avusturya 233.000 110.000 123.000 60.000 İsveç 63.000 12.000 51.000 25.000 İngiltere 150.000 70.000 80.000 40.000 Diğer 19 AB Ülkesi 130.000 120.000 10.000 Toplam 4.217.000 2.440.000 1.777.000 625.000 AB deki 18 yaş üstü Türk 2.455.000 1.830.000 625.000 625.000 vatandaşları Kaynak: Eurostat ve İlgili AB ülkeleri istatistik daireleri (2005 2009)

Avrupa kültürüyle yakın bir zamana kadar uyum sorunları yaşayan yurtdışı Türklerinin yeni nesilleri artık farklılaşmış durumdadır. Sadece Batı Avrupa da yaşayan Türklerin çeşitli alanlarda kurdukları sivil toplum kuruluşlarının sayısı bugün 5000 i bulmaktadır. 2 Ayrıca yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının çoğu, işçi konumundan çıkıp başka mesleklere yönelmeye başlamışlardır. Avrupa daki Türk işletmelerinin şu andaki sayısı 140.000 civarındadır. (Almanya da 70.000) Bu işletmeler, yaklaşık 640.000 kişiye istihdam sağlarken (Almanya da 330.000) yıllık toplam ciro olarak 50 milyar Avro ya ulaşmaktırdırlar. (Almanya da 32,7 milyar Avro) yine bazı güncel istatistiklere göre, Batı Avrupa daki Türklerin tüketim harcamaları 22,7 milyar Avro dur. 3 Bu rakamlara bakarak daha şimdiden yurtdışındaki Türklerin bazı Avrupa Birliği ülkelerinden daha büyük bir nüfus ve ekonomik güce ulaşmış olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Gösterge AB Genel AB deki Türkler Toplam nüfus AB-25 (1000 kişi) 456.448,5 3.93,0 Toplam nüfus AB-15 (1000 kişi) 382.673,6 3.903,0 Çalışan nüfus AB-15 (1000 kişi) 192.800,0 1.289,0 Girişimci (1000 kişi) 24.700,0 91,0 Girişimci oranı (%) 12,8 7,1 AB-25: GSYİH (milyar Euro) 10.196,3 72,6 Kişi başına GSYİH (Euro) 22.340 18.600 AB-15: GSYİH (milyar Euro) 9.714,6 72,6 Kişi başına GSYİH (Euro) 25.390 18.600 Avrupa daki Türklerin Sosyo-Ekonomik Durumu 2007 - Kaynaklar: Eurostat Ama bu sevindirici rakamların yanında, Yurtdışında yaşayan Türklerin sahip oldukları politik etkinlik ve siyasi temsil gücü sayıca kendilerinden daha az diğer diaspora gruplarıyla karşılaştırıldığında ortaya inanılmaz derecede kötü bir tablo çıkmaktadır. Türkiye kökenli insanlarımızın en yoğun yaşadığı Batı Avrupa ülkelerinde bile o ülkelerin genel hükümet seçimlerinde oy kullanabilen Türk sayısı 300 bini bile bulmamaktadır. Bu rakamın dışında kalan seçmen niteliğine haiz aşağı yukarı 2,5 milyona yakın Türk vatandaşı o ülkenin vatandaşı olmadığı veya seçim zamanında çoğunlukla Türkiye de bulunamadığından bu anayasal haktan faydalanamamaktadırlar. Bu kadar yüksek sayıda insanın ne seçme ne de seçilme hakkına sahip olmaması aynı zamanda demokrasinin uygulandığı bir ülkede temsil ve katılım konusunda ciddi bir eksiklik belirtisidir. 2 http://www.turkishny.com/old/en/authors/drgoeknur-akcada/10983-avrupa-ve-amerika.html 3 http://www.mfa.gov.tr/yurtdisinda-yasayan-turkler_.tr.mfa

Öyle ki bu vatandaşlarımızın arasında azımsanamayacak sayıda hayatında bir kez bile oy kullanamamış insanlar bulunmaktadır. Yurtdışındaki Türkler için bu noktadaki sorun bulundukları ülkelerde uygulanan vatandaşlık politikalarından kaynaklanmaktadır. Bugün Türklerin yoğun olarak yaşadığı ülkelerin pek azında Türk vatandaşlığını koruyarak bulunduğu ülkenin vatandaşlığına geçme uygulaması vardır. Hatta bu hakkın istisnasız olarak uygulandığı Fransa, İngiltere ve İsviçre dışında yurtdışı Türklerinin yoğun bulunduğu bir başka ülke hemen hemen yok gibidir. 4 Oysa bu insanlarımızın çoğunluğu sahip oldukları Türk vatandaşlığından hiçbir şekilde vazgeçmek istememekte, ancak çifte vatandaşlık hakkının genel olarak uygulandığı durumlarda o ülkenin vatandaşlığına geçişine sıcak bakmaktadır. Bu nedenlerden dolayı yaklaşık üç milyon insanımız yıllardır bulundukları ülkelerin vatandaşlığına geçmek için şart koşulan türk vatandaşlığından çıkmak yerine, bilinçli bir şekilde Türk vatandaşı olarak kalmayı tercih etmektedirler. Bu konuda önümüzde net bir örnek vardır: Almanya nın çifte vatandaşlık uygulamasını 2000 yılında kaldırmasının ardından Alman vatandaşlığına geçiş yapan Türkler de farkedilir derecede düşüşler gözlemlenmiştir. Yıl Vatandaşlığa Türk Doğumla Toplam Türk geçenler vatandaşları vatandaşlık kökenli göçmenler 1991 3.529 1.779.586-1.795.111 1992 7.377 1.854.945-1.877.847 1993 12.915 1.918.395-1.954.212 1994 19.590 1.965.577-2.020.984 1995 31.578 2.014.311-2.101.296 1996 46.294 2.049.060-2.182.339 1997 40.996 2.107.426-2.281.701 1998 59.664 2.053.564-2.344.162 1999 103.900 2.053.564-2.391.403 2000 82.800 1.998.534 36.810 2.455.983 2001 75.600 1.947.938 35.003 2.515.990 2002 64.631 1.912.169 35.303 2.580.155 2003 56.244 1.877.661 35.578 2.637.469 2004 44.465 1.764.318 35.000 2.603.591 Almanya daki Türklerin Alman vatandaşlığına geçme oranları (1994-2004) - Kaynaklar: Federal İstatistik Dairesi 4 http://opm.gov/extra/investigate/is-01.pdf

11 Eylül Saldırıları ve Türkiye Kökenli Göçmenler Batı da göçmenler ve müslümanlara ilişkin yaşanmakta olan siyasal iklim özellikle 11 Eylül bombalama eylemlerinden sonra hızla kötüleşmiş, Hollanda da Theo van Gogh un öldürülmesi, Danimarka da karikatür krizinin baş göstermesi gibi kritik olayların ardından da hızla daha da sertleşmeye devam etmiştir. Yıllardır ırkçılıktan ve ayrımcılıktan muzdarip insanlarımız bu sefer de o ülkelerde yeni palazlanmaya başlayan bu İslamfobi akımının açık hedefi olmuşlar hatta bulundukları ülkelerin kuruluşları ve medya araçları tarafından açık bir şekilde potansiyel iç tehdit olarak gösterilmeye başlanmışlardır. Bu aynı zamanda bazı ülkelerin orada yaşayan Türkleri, uyum (integration) adı verilen ama çoğunlukla yeni nesilleri hedef alan gizli bir asimilasyon dayatmasınının yoğunlaştığı günlere denk gelmesi bakımından ilginç bir nokta oluşturmaktadır. Bütün bunlar yıllardır yurtdışında yaşayan, anadili hâlâ Türkçe olan, dinsel ve kültürel kimliğini demokratik bir düzen çerçevesinde yaşamak isteyen vatandaşlarımızın, zaten zor olan hayatlarını daha da zorlaştırmaktadır. Türkiye nin ilgili mercileri yurtdışındaki vatandaşlarımızın yaşadığı bu tür baskılara karşı zaman zaman girişimde bulunsa da, bunlar genellikle ilgili ülkelerce dikkate alınmamakta, hatta tam tersine bunu Türkiye nin kendi içişlerine karışma niyeti olarak yorumlamayabilmektedirler. Türk Devleti yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın maruz kaldığı bu sorunlarını önemsemelidir. Çünkü burada söz konusu olan yurtdışında yaşayan 4 milyona yakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının gelecekteki varlığı ve sahip oldukları kültürel ve dinsel kimliktir. Bu nedenle devletimiz, bazı ülkelerin uyum kılıfı altında uygulamaya çalıştığı asimilasyon odaklı ulus-devlet politikalarına ve tek taraflı kültürel zorlamalarına karşı uluslararası hukuk içinde kabul gören temel insan hakları bildirilerinden ve demokratik değerleri temel alarak bu konuda bu insanlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak yeni yaklaşımlar geliştirmelidir. Bu yeni pozisyon özellikle son yıllarda gelişen ve kabul gören yeni sosyal bilim kuramları tarafından teorik olarak desteklenmektedir. Bu noktada örnek vermek gerekirse dünyanın önde gelen sosyal bilim arastırmacıları Transnasyonal Çalışmalar 5 (Transnational Studies) adıyla yoğun bir şekilde bu tür konulara eğilmektedirler. Bu tür çalışmalar genelde son elli yılda emek gücüne duyulan ihtiyaca göre oluşan göç sisteminin önceki klasik göç türlerinden farklı yapıda olduğunu, özellikle son yıllardaki teknolojik gelişmelere paralel olarak bu göçmenlerin hem yaşadıkları hem de geldikleri ülkeleri birleştiren, yakınlaştıran yoğun ilişkiler üzerinden ikili bir yaşam kurmaya/sürdürmeye çalıştıkları noktasında birleşmektedirler. 5 Faist, Thomas (2000b) (Hrsg.): Transstaatliche Räume. Politik, Wirtschaft und Kultur zwischen Deutschland und Türkei. Bielefeld: transcript. / Hannerz, Ulf (1996): Transnational Connections. Culture, People, Places. London and New York: Routledge. / Portes, Alejandro, Escobar, Christian and Alexandria Walton Radford (2007): Immigrant Transnational Organiszations and Development: A Comparative Study. In: International Migration Review, Vol. 41 (1), S. 242-281. / Glick Schiller, Nina, Linda Basch, and Cristina Blanc-Szanton. 1992. Towards a Transnational Perspective on Migration: Race, Class, Ethnicity, and Nationalism Reconsidered. New York, N.Y.: New York Academy of Sciences. ; Glick Schiller, Nina, Linda Basch and Cristina Szanton Blanc (1995) From immigrant to transmigrant: theorizing transnational migration, Antrhopological Quarterly, 68 (1): 48-63; Glick Schiller, Nina. 1999. "Transmigrants and Nation-States: Something Old and Something New in the U.S. Immigrant Experience." pp. 94-119 in The Handbook of International Migration: The American Experience, eds. Charles Hirschman, Philip Kasinitz, and Josh DeWind. New York: Russell Sage.

Bugün yurtdışında yaşayan Türkler diğer göçmen grupları gibi son yıllarda dünya genelinde hissedilen küresel gelişmelere paralel olarak anavatanlarıyla maddi ve manevi bağlarını kuvvetlendirmekte, iki ülke arasında eskisine göre daha yoğun ve daha dinamik ailevi, kültürel, ticari, ve dinsel ilişkiler gerçekleştirmektedirler. Teknoloji, iletişim (internet, telefon, faks vb.) alanlarındaki gelişmeler, iletişim ve seyehat imkanlarının nispeten ucuzlaması bunu mümkün kılmakta ve Avrupalı Türklerin yaşamlarını ertelemeden başarabilmelerine olanak sağlamaktadır. Bu girişimler ister istemez söz konusu ülkeleri ve Türkiye yi birbirine yakınlaştırmakta ve dinamik bir Ağ (Network) alanı oluşturmaktadır. Bu yeni alan yurtdışındaki vatandaşlarımızın, hem içinde yaşadıkları ülkenin hem de anavatanları Türkiye nin ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi hayatına etkin biçimde katılarak, her iki ülkeyi de aktif ve güncel bir şekilde yaşamalarına fırsat vermektedir. Bu bakımdan Türkiye kökenli göçmenlerin sorunlarına gerçekçi ve tutarlı çözümler üretmek için bulundukları bu yeni zemini anlamak ve analiz etme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nokta özellikle yurtdışında yaşayan Türkleri anlamak için çok önemlidir, çünkü bu insanlar yaşadıkları ülkelerde uyumsuz / geri kalmış olarak sorunlaştırılırken, anavatanı olarak gördükleri ülkelerinde de çoğunlukla gurbetci ya da yozlaşmış Türk olarak algılanmaktadırlar. Oysa bu insanlarımızın çoğunluğu sahip oldukları dinsel ve kültürel kimlikleri koruyarak hem yaşadıkları ülkedeki hem de Türkiye deki hayatı aktif ve güncel şekilde yaşamaya çalışmaktadırlar. T.C. Dışişleri Bakanlığı verileri; 2009 yılı itibarıyla (yaklaşık veriler) Yurtdışındaki Türkiye den gönderilen öğretmen sayısı 1.264 Almanya daki Türkiye den gönderilen öğretmen sayısı 480 Yurtdışındaki Türk üniversite öğrenci sayısı 130.000 Almanya daki Türk üniversite öğrenci sayısı 25.000 Yurtdışındaki ilköğretim-ortaöğretim öğrenci sayısı 838.000 Yurtdışındaki Türkiye den gönderilen din görevlisi sayısı 1.074 Almanya daki Türkiye den gönderilen din görevlisi sayısı 544 Yurtdışındaki Türk dernek sayısı 3.900 Almanya daki dernek sayısı 2.500 Almanya daki cami derneği sayısı 1.500 T.C. Dışişleri Bakanlığı 2009 yılı itibarıyla (yaklaşık veriler) 6 6 http://www.mfa.gov.tr/yurtdisinda-yasayan-turkler_.tr.mfa

Çözüm Önerileri Bu noktada yapılacak ilk adım yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının anayasal bir hak olarak Türkiye deki seçme ve seçilme süreçlerine bulundukları ülkelerden katılımını sağlamaktır. Böyle bir adım Avrupa Birliği sürecinde ilerlemekte olan Türkiye yi Avrupa ya daha çok yaklaştırırken, yaşadıkları ülkeler ile Türkiye arasında köprü vazifesi gören Türk göçmenlerin anavatanlarına duydukları bağlılığı daha da güçlendirecektir. Yaklaşık 50 yıldır AB ülkelerinde yaşayan bu insanların çoğunluğu hayatlarında bir kez bile oy verme şansına sahip olmamaları ortadaki temsil krizinin boyutunu daha iyi göstermektedir. Böylesine hassas bir konu sadece hükümeti değil meclisteki diğer partileri de ilgilendirdiğinden bu konuda meclis içinden bir heyetin seçilmesi daha faydalı olacaktır. Yine aynı şekilde yurtdışındaki Türkleri temsil eden büyük sivil toplum dernekleri ile yakın ilişkiler kurup onlarla birlikte bu konular üzerinde çalışılması gerekmektedir. Yurt dışında yaşayan 2,5 milyona yakın seçmen vatandaşın, bulundukları yerden seçme hakkını kullanma imkanına kavuşabilmeleri için olabildiğince gerçekçi bir yasa hazırlanmasının gerekliliği ortadadır. Sözkonusu vatandaşlarımızın yaşadığı ülkelerin sahip oldukları politik sistemleri, mevzuatları, konuya yaklaşımları farklı olsa da Birleşmiş Milletler in çeşitli zamanlarda yaptığı deklarasyonlar açıkça seçme ve seçilme hakkının seçmen niteliğine sahip tüm insanların yaşanılan yere bakılmaksızın vatandaşı olduğu ülkelerdeki genel seçimlere ve refarandumlara katılmasını da kapsayacak temel bir insan hakkı ve gerçek bir demokrasi için vazgeçilmez bir şart olarak görmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı kararıyla ilan edilmiş olan İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ nin 21 inci maddesi bunu açıkça ifade etmeketdir: 1. Herkes, doğrudan veya serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığı ile ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir. 2. Herkesin ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır. Ayrıca Birleşmiş Milletler in insan hakları alanında kabul etmiş olduğu sözleşmelerin sonuncusu 1990 yılında kabul edilen (A/RES/45/158) ve 2003 yılında yürürlüğe giren Bütün Göçmen İşçilerin ve Aile Bireylerinin Haklarının Korunması Uluslararası Sözleşmesi dir. Bu sözleşmenin kabul edilmesinin amacı, göçmen işçilerin ve aile bireylerinin, insan haklarının korunmasıdır. Sözleşme göçmenlik sürecinin bütününe uygulanmaktadır. Sözleşmede düzenlenen hakların bir çoğu, göçmen kabul eden ülkelere görev yüklemektedir ancak gönderen ülkelere de yüklediği bazı görevler vardır. Bu zemin uzun yıllardır yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarına sağlanacak seçme ve seçilme hakkının uygulanması için oldukça önemli bir çıkış noktası olabilir.

T.C. Anayasası ve Yurtdışındaki Türklerin Seçme ve Seçilme Hakları Temel siyasi haklar arasında bulunan oy hakkının gerçek işlevini yerine getirebilmesinin, Anayasa da güvence altına alınan seçim ilkelerine uygun olarak kullanılmasına bağlı olduğu kuşkusuzdur. Aynı ilkeler gözetilerek yurt dışında bulunan vatandaşların da oy hakkından yararlandırılmalarının sağlanması Anayasal bir zorunluluk olarak görünmektedir. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın oy verme hakkı, ülkemizde ilk defa, seçimlerin temel hükümlerini düzenleyen 298 sayılı Kanun un 94 üncü maddesinde 23/5/1987 tarih ve 3377 sayılı Kanun la yapılan değişiklikle 1987 den itibaren tanınmış, ancak bu hakkın da sadece gümrük kapılarında kullanılması esası benimsenmiştir. Daha sonra, Anayasa nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Yasa yla yapılan değişiklikle, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla uygulanabilir tedbirlerin yasayla alınması kabul edilmiştir. Böylece, bu değişiklikten önce 3377 sayılı Yasa yla yurt dışındaki vatandaşlara tanınan oy verme hakkı, bu kez anayasal dayanağa kavuşmuştur. Her ne kadar Anayasa ve 298 sayılı Kanun yurt dışında bulunan vatandaşlarımıza seçimlerde oy kullanma hakkını tanımış ise de bu hakkın ancak gümrük kapılarında kullanılabilecek olması, bu hakkı kullanmak isteyen vatandaşlarımız açısından fiilî bir zorluk oluşturmuştur. Zira bulunduğu ülkede oy kullanma imkanı yasal olarak bulunmadığından, vatandaşlarımız için hem iş gücü kaybı hem de ciddi mali külfet yükleyen bir uygulama ile oy kullanmak için Türkiye ye gelme zorunluluğu bulunması, bu hakkın kullanılmasını adeta bir eziyete dönüştürmüştür. Başka bir deyişle, seçme hakkı hukuken mevcut olmakla birlikte bu hakkın fiilen kullanılması neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Nitekim, 1987 den 2007 ye kadar yapılan altı milletvekili genel seçiminde gümrük kapılarında kullanılan oy sayılarına bakıldığında da bu durum açıkça görülmektedir. T.C. Yüksek Seçim Kurulu nun açıkladığı verilere göre 2007 de 228.019, 2002 de 115.459, 1999 da ise 65.254 vatandaşımız gümrük kapılarında oy kullanmıştır. Yurt dışında bulunan ve sayısı milyonlarla ifade edilen vatandaşlarımızın çok az sayıda bir kısmının seçimlere katılmasının temel nedeni, bu vatandaşlarımızın bulunduğu ülkede oy kullanma imkanının olmamasıdır. Başka bir ifadeyle, ancak Türkiye ye gelebilenler oy kullanabilmektedirler. Bu nedenle şu andaki hükümetin hazırladığı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ün onayladığı 5749 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun la, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının, gümrük kapıları dışında; mektupla, elektronik ortamda veya yaşadıkları ülkelerde oy kullanabilmesinin önü açılmıştır. Ancak bu girişim Anayasa Mahkemesi nin 298 sayılı Yasa ya 5749 sayılı Yasa ile eklenen 94/A maddesinde sözedilen mektup sözcüğü, kararda belirtilen nedenlerle Anayasa ya aykırı bulunarak, mektupla oy kullanmanın her durumda Anayasa ya aykırılık oluşturacağı sonucuna varılmış 29.5.2008 günlü, E. 2008/33, K. 2008/113 sayılı kararla iptal edilmiştir. Bu noktada mektupla oy kullanma uygulamasından tamamen vazgeçmek yerine, Anayasa daki eşitlik ilkesi ile çelişmeyecek yeni bir düzenleme arayışı da düşünülmelidir. Mektupla oy kullanma uygulaması hem Türkiye deki hem de yurtdışında yaşayan vatandaşları kapsayacak şekilde genişletilebilinir. Zira Anayasa Mahkemesi nin bu konudaki son kararında serbest oy ilkesine uygun daha güvenli diğer yöntemlerin uygulanamadığı durumlarda, Anayasa ya aykırılık gerek-

çesi gözetilerek yeni düzenleme yapılmasına anayasal engel bulunmadığını açıkça belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi ne göre Seçimlerin serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına uygun olarak yapılması ilkesi, yurt içindeki ve yurt dışındaki vatandaş ayrımı gözetilmeksizin tüm yurttaşları kapsayan anayasal bir haktır. Bu hakkı yurt içinde olanların kullanmaları nasıl tartışmasız bir olgu ise yurt dışında olanların kullanmalarını sağlamak da demokrasinin yadsınması olanaksız bir gereğidir. Demokrasinin koşularından birisi olan katılım, seçmen niteliğini taşıyan her yurttaşın oyunu kullanmasına olanak vermek ve bunu sağlamakla anlam kazanır. Oy kullanmayı güçleştirme, sınırlama, kimi koşullara bağlama, az ya da tümüyle olanaksız kılarak yoksun bırakma hukuksallıkla asla bağdaşmaz. Bu yüzden yurt dışındaki vatandaşların da aynen yurt içindeki vatandaşlar gibi seçme ve seçilme haklarından faydalanması gerekmektedir. Devlet bu noktada kendisini, vatandaşlarının bulunduğu yabancı ülkelerde oy kullanmalarını sağlayacak önlemleri, düzenlemeleri almakla yükümlü görmelidir. Bunlar, Anayasa nın nitelediği biçimde uygulanabilir olacaktır. Uygulanma olanağı yabancı ülkelerin antlaşmalar ya da anlaşmalarla kabul ettiği uluslararası kurallara, kendi ulusal kurallarına, günün koşullarına, karışıklılık ilkesine ve düzenlenecek protokol gereklerine bağlanabilir. Bugün gelişmişlik ve yaşam standartları açısından ülkemizden kat kat geride olan bazı Afrika ve Güney Amerika ülkeleri bile vatandaşlarına bu hakkı sunarak, kendi dış temsilciliklerinde kurulan sandıklarda bu insanların medeni bir şekilde oylarını kullanmasını sağlarken, Türkiye nin yıllardır bu konularda kendi vatandaşlarına verdiği sözleri yerine getirememesi, yurtdışı Türklerin in kendi anavatanlarındaki siyasi hayata katılımlalarını kolaylaştırılmaması ülkemizin prestiji ve demokrasi kalitesi açısından oldukça üzücü bir durumdur. Bu nedenle Türkiye bu konuda fazla vakit kaybetmeden başta AB ülkeleri olmak üzere dünyada çok sayıda ülkenin yurtdışındaki vatandaşlarına mümkün kıldığı seçme ve seçilme hakkı uygulamalarını incelemeli ve bir an önce kendine özgü bir Türkiye modeli geliştirmeyi denemelidir. 3 http://aceproject.org/ace-en/topics/va/comparative-review/political-representation-for-external-voters

Dünyadaki Modeller Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkı imkanı veren olası bir Türkiye Modeli üzerine konuşmadan önce, dünyada bu uygulamayı yapan ülkelerin modellerine kısa bir göz atmamız gerekir. Bugün dünya üzerinde elliye yakın ülke kendi çoğrafi ve siyasi yapılarına uygun geliştirdiği modelleri uygulamaktadırlar. Burada hepsinden sözetme şansımız olmadığından bir kaç örnek üzerinden konuya devam edeceğiz. Örneğin Fransa ve İtalya gibi iki meclisli sisteme sahip ülkeler yurtdışında yaşayan vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ülkelerden sadece iki örnek. Fransa kendi senatosunda yurtdışında yaşayan vatandaşlarının temsili için 331 sandalyeden 12 sini ayırmış bulunuyor. İtalya ise 2006 yılından beri kalıcı olarak yurtdışında yaşayan 2.5 milyon İtalyan vatandaşına hem kendi ulusal meclisinde hem de senatosunda temsil hakkı vermiştir. 630 ulusal meclis temsilcisi içinde 12, 315 senato temsilcisi içindeyse 6 kişi yurtdışındaki İtalyan vatandaşları arasından seçilmiştir. Ayrıca Türkiye gibi tek meclisli yönetim şekli bulunan Portekiz değişik nedenlerle yurtdışında bulunan vatandaşlarına iki temel temsil bölgesi üzerinden kendi parlamentosunda dört koltukla temsil hakkı vermektedir. Buna göre Portekiz Parlamentos unu oluşturan 230 koltuktan ikisi Avrupa da yaşayan diğer ikisi de Avrupa dışında yaşayan Portekiz vatandaşlarına ayrılarak bu insanların seçme ve seçilme hakkına sahip olmaları sağlanmıştır. Portekiz Modeli yurtdışında yaşayan on sekiz yaşından büyük her Portekiz vatandaşını kapsamaktadır. Ama bunu bazı şartlara bağlamıştır. Yurtdışında yaşayan bir Portekiz vatandaşının seçimlerde oy kullanabilmesi için bir Avrupa Birliği ülkesinde veya Portekizce nin resmi dil olduğu bir ülkede ikamet ediyor olması gerekmektedir. Bunun dışında kalan ülkelerde ise on yıldır o ülkelerde yaşayanlara oy kullanma hakkı verilmiştir. Ayrıca seçimlere katılacakların ya daha önce Portekiz de bir süre yaşamış olmaları ya da bu ülke sınırlarında son beş yıl içinde en azından toplam 30 gün bulunmuş olmaları şartı aranmaktadır. Aynı şekilde seçimlere katılacak yurtdışı seçmenlerinin seçimlerden altmış gün önce olacak şekilde Portekiz e ait resmi dış temsilciliklerde geçerli bir pasaport veya kimlik ibraz ederek kendisini resmi olarak kaydettirmesi gerekmektedir. Seçimlerin gerçekleşeceği mekanlar seçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeler göze alınarak belirlenmekte ve bunun için çoğunlukla bu ülkenin başkonsoloslukları kullanılmaktadır. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarına temsil hakkı tanıyan bazı ülkeler ve kontenjanları: 7 Cezayir: 8 (2.0%, 389) Hırvatistan: 6 (3.9%, 152) Ekvator: 6 (4.6%, 130) Portekiz: 4 (1,7%, 230) Fransa: 12 (3.6%, 331) sadece Senato. İtalya: 12 (1.9%, 630) Meclis, 6 ( 315 kişilik Senato da) dört ayrı temsil bölgesine göre; a) Avrupa, Rusya ve Türkiye dahil, b) Güney Amerika, c) Orta ve Kuzey Amerika, d) Afrika, Asya, Avustralya ve Antartika. 7 http://aceproject.org/ace-en/topics/va/comparative-review/political-representation-for-external-voters

Türkiye Modeli Çeşitli ülkelerin uyguladığı modeller yakından incelendiğinde bu modellerin çoğunlukla o ülkelerin sahip olduğu siyasal ve tarihi özellikleri aracılığıyla şekillendiğini söyleyebiliriz. Türkiye kendisine uygun bir model geliştirirken başka ülkelerin modellerini kopya etmek yerine kendi yapısına uygun bir model geliştirmesi daha gerçekçi görünmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta örnekleri verilen ülkelerin hiçbiri yurtdışında Türkiye nin sahip olduğu vatandaş sayısına sahip olmadığıdır. Bu nedenle Avrupalı Türk Demokratlar Birliği olarak bizler Türkiye nin kendine özgü bir Türkiye Modeli geliştirmesini öneriyoruz. Böyle bir model de herşeyden önce Avrupa Birliği sınırları içinde yaşayan Türk vatandaşlarını merkeze almak zorundadır. Bu durumda Türk vatandaşlarının yaşadığı bölgeler baz alınarak öncelikle Avrupa ya yönelik bir seçim bölgesi belirlenebilinir. Bu açıdan ortaya çıkan bir gerçek vardır: AB sınırları içinde yaşayan Türkiye kökenli seçmenler şu anda Türkiye nin en büyük seçim bölgelerinden biri olan İzmir deki seçmenlerden biraz daha fazla durumdadır. 2002 yılında 2 Milyon 415 seçmenin İzmir den Ankara ya 25 Milletvekili yolladığından hareket edersek, başta AB ülkelerinde yaşayan 2 Milyon 440 bin Türk Vatandaşı olmak üzere üç milyona yakın seçmenin de Ankara ya en az İzmir kadar milletvekili şansına sahip olması gerekmektedir. Bu noktada Yurtdışı Türklerini temsil etmek için ayrılacak olası temsilci sayısı gündeme geldiğinde, çıkabilecek olası polemikleri düşünerek bu sayıyı TBMM de milletvekilliği için ayrılan mevcut 550 kontenjanı içinden değil buna ek olarak belirleme tercih edilmelidir. Böyle bir uygulama aynı zamanda AB ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşlarının gönlünde yatan ve kendilerini iyi temsil edebileceğini düşündüğü insanları Ankara ya gönderme fırsatı verirken, önümüzdeki yıllardaki Cumhurbaşkanlığı, Milletvekili Genel Seçimleri ve referandumlarda bu vatandaşlarımızın Türkiye de olup bitenlerle ilgili kanaatlerini ortaya koyabilmeleri için yapılacak düzenlemeler aynı zamanda iktidarlara, yurt dışında yaşayan vatandaşların sorunlarıyla daha yakından ilgilenme mecburiyetini ve siyasi baskısını da getirmiş olacaktır. Ayrıca yurtdışındaki Türkleri Ankara da temsil edecek olası politikacılar Türk siyasetine bir çok yönden ayrı bir zenginlik katma imkanına sahip olacaklardır. Bu insanlar özellikle sahip oldukları çok kültürlü ve çok dilli nitelikler ile birlikte hem Türkiye ile bulundukları ülke arasında hem de Avrupa Birliği nezdinde köprü vazifesi görerek ülkemize önemli katkılar yapacaklardır. Böyle bir adım Avrupa Birliği sürecinde ilerlemekte olan Türkiye yi Avrupa ya daha çok yaklaştırırken, yaşadıkları ülkeler ile Türkiye arasında köprü vazifesi gören Türk göçmenlerin anavatanlarına duydukları bağlılığı daha da güçlendirecektir. Yaklaşık 50 yıldır AB ülkelerinde yaşayan bu insanların çoğunluğunun hayatlarında bir kez bile oy verme şansına sahip olmamaları ortadaki temsil krizinin boyutunu daha iyi göstermektedir. Böylesine hassas bir konu sadece hükümeti değil meclisteki diğer partileri de ilgilendirdiğinden bu konuda meclis içinden bir heyetin seçilmesi daha faydalı olacaktır. Yine aynı şekilde yurtdışındaki Türkleri temsil eden büyük sivil toplum dernekleri ile yakın ilişkiler kurup onlarla birlikte bu konular üzerinde çalışılması gerekmektedir. AB sınırları içinde yaşayan üç milyona yakın Türk vatandaşının seçme ve seçilme hakkının etkin bir şekilde tanımasıyla uzun zamandır Avrupa Birliği ne tam üye olmak için uğraş veren Türkiye Avrupa Birliği sınırları içinde yeni bir yeni bir seçim bölgesine sahip olacaktır. Böyle bir şeyin anlamı gayet açıktır: sadece yurtiçi için değil yurtdışı için de bir demokratik açılım gerekmektedir. Demokrasi yoluyla Avrupa Birliği ne giden bu yol her zaman hem Türkiye nin ve onun AB içinde yaşayan Türk vatandaşlarının hem de demokratik bir Türkiye ye her zaman ihtiyaç duyan Birlik ülkelerinin çıkarınadır. Bu nedenle Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) olarak Brüksel e giden gerçek yolun pazarlık ile değil demokrasi ile kurulacağını düşünüyor ve yurtdışında yaşayan tüm Türk vatandaşları için seçme ve seçilme hakkının adil ve çağdaş bir şekilde yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.

İzlanda Finlandiya İsveç Norveç Estonya Rusya Letonya Litvanya Danimarka İrlanda Beyaz Rusya İngiltere Hollanda Polonya Belçika Ukrayna Almanya Lüksemburg Çek Cumhuriyeti Slovakya İsviçre Fransa Avusturya Slovenya Macaristan Bosna Hersek Portekiz Romanya Hırvatistan Sırbistan Bulgaristan İtalya İspanya Makedonya Arnavutluk Türkiye Yunanistan KKTC Fas Cezayir Kıbrıs Rum kesimi Tunus Malta Avrupa Birliği üyesi ülkeler (Alfabetik sıra ile) 1. 2. 3. 4. Almanya Avusturya Belçika Bulgaristan 5. 6. 7. 8. Çek Cumhuriyeti Danimarka Estonya Fransa 9. 10. 11. 12. Finlandiya Hollanda İngiltere İrlanda 13. 14. 15. 16. İspanya İsveç İtalya Kıbrıs Rum kesimi 17. 18. 19. 20. Letonya Litvanya Lüksemburg Macaristan 21. 22. 23. 24. Malta Polonya Portekiz Romanya 25. Slovakya 26. Slovenya 27. Yunanistan

UETD GENEL MERKEZ B NASI UNION OF EUROPEAN TURKISH DEMOCRATS Concordiaplatz 1 51143 Köln Tel.: +49 2203 101 98-0 Fax: +49 2203 101 98-99 info@uetd.org www.uetd.org