GERÇEK AŞK İLE BİR YIL Şeyh Bahauddin Efendi nin 26 Nisan 2015 Sohbeti Allahu Allahu Allahu Allah. Allahu Allahu Allahu Allah. Allahu Allahu Allahu Allah Allahu Allahu Allahu Allah Allahu Allahu Allahu Allah Allahu Allahu Allahu Allah. Allahumme salli ve sellim ala Nebina Muhammed aleyhi selam Salaten tadumu ve tuhda ileyh memmerra leyali ve tula devam. Allahumme salli ve sellim 'ala Nebina Muhammed aleyhi selam Salaten tedumu ve tuhda ileyh memmara leyali ve tula devam. Allahumme salli ve sellim 'ala Nebina Muhammed aleyhi selam Salaten tedumu ve tuhda ileyh memmerra leyali ve tula devam. MaşaAllah. Sonsuz hamdu senalar, Sana ya ResulAllah. Sonsuz sevgimiz Sanadır ya ResulAllah. Sonsuz hürmetimiz Sanadır ya ResulAllah. Bu bizim dilimizden çıkıyor. Kalbimizden de gelmesini umuyoruz inşa'allah. Yüce Allah'a dua ediyoruz ki dilimiz kalbimizden çıkanları söylesin inşa'allah. Biz zayıf kullarız. Belki bazen dilimiz bir şey söylerken, kalbimiz başka bir şey söyler. Ama Yüce Allah, çok Cömerttir, asla kalbinize bakmaz kötü sözler söyleseniz bile, dilinize bakar, ağzınızdan ne çıkıyor. Daha kıymetli çünkü kalp saklıdır. Kalp saklıdır ve kalp Allah'a aittir. Bu sebeple derler ki aşk, kalpten gelir. Gerçek aşkı bilirseniz, gerçek aşk gizli bir bölümden gelir, asla ağızdan gelmez. Bir sürü insan aşkını kimseye açamaz ama kalplerinde saklar. Ve bu en kuvvetli aşktır. Görmeseniz bile, hissedersiniz. Sevdiğiniz kişi kendinin gerçekten sevildiğini hisseder, gerçekten seven biri tarafından. Elhamdulillah, bugün Mevlana Şeyh'in gerçek aşkıyla buluşmasının 1. senesindeyiz. Bizim için fiziksel bir ayrılık oldu, ama aslında o gerçek aşkına kavuştu. Bu evliyalar için önemli bir andır çünkü derler ki; evliyalar yeryüzünde yürürken acı çekerler. Büyük acı çekerler çünkü gerçek aşkı bırakıp hizmet etmek için insanlar arasında hayatlarını sürdürürler. Çok önemlidir. Pek çok insan zanneder ki Evliyalar etrafta gezinir. Hayır onlar mutlu değildir. Genç bir delikanlı düşünün, aşık olmuş. Onu bu dünyada aşkından başka bir şey mutlu edebilir mi? Hayır. Asla. Asla. Yüce Allah'ın aşkından bir damla taşır Evliyalar. Ateştir. Ateştir. Bu yüzden Yüce Allah size verdiği aşkın kıymetini anlamamız için güzel örnekler verir. Çünkü O aşktır. O Yüce Allah'tır. Farklı bir şeydir bu. Zannettiğiniz gibi olamaz. Olamaz. Her şeydir. Genç bir çocuk veya genç bir kız aşık olduğunda. Hiçbir şeyi görmez gözleri. Her yer toz pembedir. Her şey toz pembedir. www.saltanat.org Page 1
"Bir yerde deprem olmuş, nerede bilmiyorum. Umurumda değil. Borsa düşüşe geçmiş, çok değer kaybetmiş diyorlar. Kimin umurunda?" Biri kaza yapmış diyorlar. Beni alakadar etmez. Çok leziz yemeklerimiz var. İştahım yok" derler. Ya hu, ne oldu? Dokunabilir misin? Görebilir misin? Koklayabilir misin? Hayır, aşk bu. Üstelik hakiki aşk değil. Taklidi aşk. Bir süre sonra biter, böyle. Dünyaya geri gelirsiniz. Ama evliyada gerçek aşk vardır. Dünyada olmak zorundadırlar, hizmet etmek zorundadırlar, insanlarla birlikte olmak zorundadırlar aynı zamanda gerçek aşklarını beklemek zorundadırlar. Mevlana Şeyh, Elhamdulillah, aşkını bulmuştu. Aşkını bulmuştu. Mevlana Şeyh, kendini feda ediyordu. Kendi aşkından fedakarlık ediyordu sizin için. Sizin için fedakarlık ediyordu. Mevlana Şeyh'in sizin için feda ettiklerini unutmayın. Mevlana Şeyh'i anlamak kolay değil, hayatınızdaki sıradan şeylere benzemez. Mevlana Şeyh'in hangi müridine sorsanız, 90% Mevlana Şeyh hakkında konuşurlar. Belki de 100%, ama 90% diyelim biz. Çünkü Mevlana Şeyh o aşkı müridin kalbine pompalar. Pompalar. En uzaktaki müridden, en yakındaki müride kadar hepsinin kalplerinde bu aşkın olmasını istedi. Subhan- Allah biz üzüldük tabi Mevlana Şeyh'in gerçek aşkına kavuşmasına ama bir süre sonra anladık ki mükafatlandırılmak istedi. Nasıl bir ödül verildi bilmiyoruz ama bir şey yaptığınızda, günün sonunda ya maaşınızı beklersiniz ya size teşekkür edilmesini beklersiniz veya bir mükafat beklersiniz. Sonuç almak önemlidir. Neden yaşıyoruz? Sonuç almak için yaşıyoruz. Günlük hayatta herkes bir sonuç bekler. Bazıları birşey kurarlar ve sürüp gider, "Evet, Elhamdulillah netice aldık" derler. İyi veya kötü, fark etmez ama netice önemlidir. Allah tarafından insan olarak yaratıldık, kul olarak yaratıldık, netice arıyoruz. Mevlana Şeyh kendini feda ediyordu. Hayatının 92 senesini müridleri için feda etti. Pek çok insan "Şeyh Efendi nasıl feda etti?" diyor. Yahu, Şeyh Efendi kimse için çalışmadı, Rabbi için, Yüce Allah için çalıştı. Şeyh Efendi, gece, gündüz dinlenmezdi. Gündüz müridleriyle bire bir ilgilenirdi. Küçük çocuk gibi eliyle yedirir, yedirir, yedirirdi. Gece vakti de Yüce Allah'la beraberdi. Zannetmeyin ki Mevlana Şeyh 24 saatte 4 saatten fazla uyuyordu. Geri kalan zamanda hizmetteydi, gerçekten bir şeyler oluyordu alev alıyor, alıyor, ateş alıyordu gerçekten de. Bu sebeple emekliliğe inanmadı hiç. Emeklilik ancak mezarda olur derdi. Yoksa, emeklilik yoktu. Hem de hiç. Yataktayken durumu cidden iyi değilken, o zaman bile "getirin kamerayı, bazı mühim nasihatler vermek istiyorum" derdi. Bunlar mühim şeyler. Bizim başımız ağrısa, "Kimseyi görmek istemiyorum" deriz. Ama o öyle değildi, hayır. "Hala biraz nefesim var konuşabilirim. Bir şey vermek istiyorum. Bir şey vermek istiyorum". Yüce Allah'ın cömertliğidir bu ona verilmiştir, o da kullarına veriyordu. Mevlana Şeyh bu. Hayatımızda sıradan şeyler var. Ama o sıradan değildi. Sıradan değildi o, her zaman veriyordu o. www.saltanat.org Page 2
Elhamdulillah, hayatımızın bir kısmını onunla geçirdiğimiz için mutluyuz. Onu görmek bile büyük meseleydi. Mevlana Şeyh bu. Elhamdulillah, Allah hepimizi onunla birlilkte, ayağının altında tutsun, ona sadık olalım, emrine sadık olalım, iradesine sadık olalım, dileklerine sadık olalım. Çünkü şimdi imtihan zamanı. Ne derler? Hoca etraftayken imtihan olmazsınız. Fiziksel olarak etrafta yokken, imtihandasınızdır. İmtihan başlayacak çünkü artık kağıtla başbaşasınız. Ne yazarsanız, öyle sonuç alırsınız. Hoca etrafta olsa, size söyler "bu yanlış olmuş, sil, doğrusunu yaz." Ama artık tek başınayız. Bizi terk etti. Mürid için önemli. Şeyh de iddia ediyor. Önemli. Çünkü iddia etmek de kolay mesele değil. İddia ettiğinizde, kağıdınızla başbaşasınız. Mürid şu anda, kağıdıyla çünkü pek çok şeyhimiz var, Elhamdulillah. Yani şimdi imtihan zamanı. İmtihan sırasında, merhamet edilmez. İmtihandaysanız, merhamet edilmez. Çünkü merhamet efendinizden gelir. Kağıdınıza baktığında şöyle der; "Değiştir, değiştir, değiştir, yanlış". Ama artık kağıdınızla başbaşasınız. 1 sene geçti idrak etmemiz lazım. 1 senedir devam ediyoruz. Gelecek sene ne getirecek bilmiyoruz. Ne verecek, bizden ne alacak bilmiyoruz. Gelecek seneyi bilmiyoruz. Şimdi ilk sene böyle. 2. sene, 3. sene ne olacak bilmiyoruz. Çünkü şu anda imtihan senelerindeyiz. İmtihandayız şimdi. İmtihan zamanı. İmtihan zamanındasınız. Ben değil, siz. İmtihan zamanındayız hepimiz. "Hayır ben değilim" diyemez kimse. Herkes imtihanda. Genel imtihandır. Şeyh Mehmet Efendi (ks), diyordu ki: "Benim imtihanım sizin Şeyh'iniz olmak. Mevlana Şeyh, beni imtihan etti Tarikat'ın Şeyhi yaptı. Bu benim imtihanım. Hoşuma gitmiyor. Ama imtihanım. İtaat etmek zorundayım. Sizin imtihanınız ise beni Şeyh olarak kabul etmek." Şeyh Mehmet böyle söyledi. "Beni Şeyh olarak kabul etmek sizin imtihanınızdır". Diğer Şeyhler için kolay değil, ama bu sizin imtihanınızdır. Bunların anlaşılması gerek. Bir sene oldu. Şaka değil. İmtihandayken, hazır olmalısınız imtihana çünkü hayat çok kısa 1000 sene bile olsa. Bana "Buraya kadar, bitti" deseler, mutlu olurum çünkü Mevlana Şeyh'e itaat ettim. 1000 seneniz bile olsa Mevlana Şeyh'e itaat etmezseniz, kaybedersiniz. Ben kazanırım. Unutmayın. Unutmayın. Çok önemli bir tebliğdir bu. 1000 sene ve 1 saniye. 1 saniyede kazabilirsiniz. 1000 senede kaybedebilirsiniz. Çünkü sayılı gün geçer. Bir sayaç koyarsanız, biter. Sayılı günün bitmediği görülmemiştir. "Takvime bakın, bugün 2015'teyiz" derler. Yahu, daha bir kaç gün önce 2014'teydik." 2015'in yarısına geldik. Göz açıp kapayana kadar 2016 gelecek. Çok hızlı geçiyor. Dün sakalımız siyahtı, bugün beyaz. Bugün biraz genciz, yarın böyle yürüyeceğiz. Yüce Allah, herşeyi hızlı yapıyor. Olacak çok şey var. Sizi beklemez. Sizin iddia etmenizi beklemez. İstemez. İşleyen ve çalışan bir sistem var. Kimseyi beklemez. Hayır. www.saltanat.org Page 3
Yüce Allah'tan tecellidir müthiş bir tecellidir. Kontrol edemezsiniz. Hayır. Kimse kontrol edemez. Tayfunu kontrol edebilir misiniz? Hayır. Tayfuna emredilmiştir ilerlemesi ve sizi dinlemez. Beni dinlemez, kimseyi dinlemez. Kendi sistemi vardır. Herşeyin kendi sistemi vardır. Herşeyin sistemi vardır. Yüce Allah, sistemi koyduğu zaman, Fişe takar, çalıştırır ve kitler. Kimsenin müdahale etmesine izin vermez. Anahtarı olan pek çok insan var ama Allah'ın emrine saygı gösterecekler. "Ya Rabbi, Senin iraden neyse, Senin emrin neyse, itaat ederiz, bize anahtar versen bile". Sadece Mevlana Ş. Nazım'ın anahtarı vardı. Başka kimsenin yoktu. Ve şöyle derdi; "Yüce Allah sisteminde her ne yaparsa, ben müdahale etmem". Yüce Allah'ın Sistemine müdahale etmek edepsizliktir. "lillahi rijalun idha aradu arad" der Allah - "Bazı kullarım vardır onlar bir şey dilerlerse, onlara itaat ederim, ama o kullarım derler ki; "Biz Allah'la asla tartışmayız çünkü en iyi sistemi herşeyi yerli yerine koyan Allah'tır. Biz anlayamayız. Evet. Bunlar mühim şeyler. Halinizi bileceksiniz. Yerinizi bileceksiniz. Kibirlenirseniz, Firavun veya Nemrud olursunuz. Evet. Fark etmez. Yüce Allah kibirden nefret eder. Kibirden nefret eder. "Kimsenin kibirli olmasını kabul etmiyorum. Ben mütavazı olanı arıyorum". Mütevazı, Yüce Allah'a karşı mütevazı olanlar. Kibirli olmaya başlarsanız, Allah'a karşı da kibirlenirsiniz. Çünkü nefse azıcık fırsat tanımanız bile yeter. Fazla değil, biraz fırsat vermeniz yeterli. Kapıyı aralayın, bakın nefs neler yapıyor. Görün, bakın nefs neler yapacak. Bakın nefs ne hale gelecek. Bu sebeple, Tarikatta ilk öğrenmeniz gereken şey kibirli olmamaktır, mütevazı olmalısınız. Mütevazı olmayı öğrenmelisiniz. Tarikat budur ve ruhaniyetin öğretisi budur. Kibirliyseniz, hiçbir şey öğrenemezsiniz. Çünkü söyleceğiniz ilk şey "Biliyorum" olur. Kibrin belirtisi "Ben biliyorum"dur. "Biliyor musun?" "Biliyorum". "Biliyorum". Çok güzel bir hikaye vardır çok meşhur bir güreşçinin hikayesi. Güreşiyormuş ve bir talebesi varmış. Ona öğretmiş herşeyi. Sonra o talebesini göndermiş o güreşçi ülkenin her yerinde güreşiyormuş. Bütün rakiplerini yeniyormuş. Sonunda demişler ki; "Yenmediğin sadece hocan kaldı." O da hocasına meydan okumuş. Herkesi yendi. Evet. "Sizi kimse yenemedi, ben size meydan okuyorum." "Evladım, bana meydan okuma" demiş. "Hayır, okuyorum. Bana herşeyi öğrettiniz." "Tamam" demiş. Arena'ya gitmişler. Bir sürü insan gelmiş. Güreşmeye başlamışlar. Bir şey yaparken, talebesine vurmuş vurunca, yere düşmüş. "Hocam siz bana bunu öğretmediniz" demiş. Hocası da "Kendime sakladım. Çünkü bir gün gelip "Herşeyi biliyorum" diyeceğini biliyordum. www.saltanat.org Page 4
Hayır, herşeyi bilmiyorsun. Hocanla oyun oynama." Hocanın daha bilmediğin bir sürü numarası var. Önemlidir bu. İnşa'Allah, Allah mesajımızı müritlerimizin kalbine işlesin, onları Şeyh değil, mürid yapmak için. Şeyh Mehmet'ten başka Şeyh yok. Geri kalanların hepsi müriddir. Bu böyle bilinsin ve her yerde bu ilan edilmeli. Sizin için önemli. Onun için önemli değil. Çünkü onun imtihanı Şeyh olmak bizim imtihanımız onu kabul etmek. Elhamdulillah biz kabul ediyoruz. Herkese de kabul etmelerini söylüyoruz. Kabul ettiğinizde, emniyettesiniz. "Eslim teslem." ResulAllah (sas) söylüyor: "Eslim teslem." Teslim olursanız, emniyette olursunuz. Nefsinizin peşinden koşmayın. Nefsiniz sizi cehenneme götürür. Şüphesiz. Ama Şeyh'inizle birlikteyseniz, Şeyhiniz sizi daha yüksek makama çıkarır. Nefsinizin peşine düşmeyin. Nefsinizin peşine değil, Şeyhinizin emrine uymaktır alınacak ders. Allah beni de, sizleri de affetsin dünyada ve ahirette bizi Şeyhimizle birlikte tutsun onun yakaladığı hakiki aşkı versin onunla aynı makamda olalım inşa'allah. Ve min Allahi tevfik bi hurmeti-l Habib, bi hurmeti-l Fatiha. Subhanım Allah Sultanım Allah Nebim Muhammed, aleyhi selam. Subhanım Allah Sultanım Allah Nebim Muhammed, aleyhi selam. Subhanım Allah Sultanım Allah Nebim Muhammed, aleyhi selam. Ve salli ya Rabbi ve sellim 'ala camia l-enbiyai ve-l murselin ve 'ala kulli 'ecmaina v-elhamdulillahi Rabb-il 'alemin el- Fatiha. Video Link: http://saltanat.org/videopage.php?id=13581&name=2015-04- 26_en_OneYearWithTheTrueLove_SB.mp4 www.saltanat.org Page 5