The Journal of Academic Social Science Studies International Journal of Social Science Doi number: http: //dx.doi.org/10.9761/jasss3681 Number: 51, p. 295-304, Autumn III 2016 Yayın Süreci Yayın Geliş Tarihi / Article Arrival Date - Yayınlanma Tarihi / The Published Date 03.09.2016 30.11.2016 NİĞDE DE ELMA GELENEKLERİ VE BİR TÜRKÜ APPLE TRADITIONS IN NIGDE AND A FOLK SONG Yrd. Doç. Dr. Serenat İSTANBULLU Ömer Halisdemir Ünivesitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Öz Niğde, asırlardır çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış; tarihi, kültürel ve coğrafi dokusuyla geçmişten gelen kimliğini korumayı başarmış bir Orta Anadolu şehridir. Türkiye nin elma üretiminde önemli bir paya sahip olan Niğde, yüzyıllardır bahçelerinde üretmekte olduğu bu meyveyi günlük yaşamına bir çok açıdan dahil etmiştir. Elma ile ilgili çeşitli oyunlar ve geleneklere sahip olan Niğde halkı, elmanın kabuğundan sandığına kadar bu meyveye bazı anlamlar yüklemiştir. Halkın elma meyvesiyle böylesine iç içe olmasına rağmen Niğde de elma üzerine yakılmış bir türkü yoktur. Bu araştırmada; Niğde de elma meyvesi ile ilgili gelenekler, anlamlandırmalar, hikayeler ve oyunlar ortaya konulmuş; elma meyvesi hakkında ilk kez yazılmış olan beste formundaki Elma Soydum Enine adlı Niğde türküsü gelenek, söz unsurları ve müziksel özellikleri bakımından tanıtılmıştır. Sözü edilen türküyü tanıtmak ve bu türkü üzerinden Niğde ilinin elma üretimine, elma ile ilgili geleneklerine ve yörenin halk müziğine dikkat çekmek araştırmanın amaçları arasındadır. Araştırmada kullanılan veriler Niğde tarihi ve kültürü ile ilgili yazılı kaynaklardan ve şehrin yıllıklarından elde edilmiştir. Niğde gelenekleri ve halk müziği ile ilgili verilere elma üreticiliği ile uğraşan Niğde halkı, Niğde kültürünü iyi bilen kişiler ve yerel halk sanatçıları ile görüşmeler yapılarak ulaşılmıştır. Araştırmaya konu olan türkü hakkındaki bilgiler Sabri Özdağ dan elde edilmiştir. Araştırma sonunda, Niğde ilinde elma ile ilgili çok sayıda gelenek bulunduğu, bu geleneklerin büyük çoğunluğunun düğün ve eğlence merasimlerinde halen devam ettirildiği, elmanın yörede bol olması nedeniyle düğün, cenaze gibi birçok ortamda ikram edildiği; araştırmaya konu olan Elma Soydum Enine türküsünün sözel, geleneksel ve melodik açıdan Niğde türküleri ile bütünlük gösteren nitelikler barındırdığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Niğde, Elma, Gelenek, Türk Halk Müziği, Müzikoloji Abstract Nigde is a city in Central Anatolia region, which has housed various civilizations for ages and succeeded in maintaining its own identity through its cultural, histori-
296 Serenat İSTANBULLU cal and geographical texture. Nigde which has an important place in Turkey s apple production integrated this fruit which it has been growing in its gardens for centuries into their Daily lives in many different aspects. The people of Nigde who have different games and traditions regarding apple have attributed some meanings to this fruit, from the skin to the packing case. Although the people of this city and this fruit have been an indispensable part of each other, there is not a folk song made exclusively for apple. In this study, traditions, interpretations,stories and games about the fruit of apple have been put forward and a folk song, which has ever been written for apple, called Elma Soydum Enine has been introduced in terms of traditions, lyrical aspects and musical features. Introducing the folk song mentioned above and drawing attention to the apple production in Nigde, local folk music and the traditions with regard to apple are among the aims of this research. The information used in this study has been gathered from written sources about the history and culture of Nigde and annuals of the city. The data related to the traditions and folk music of Nigde has been reached through interviews with the people of Nigde who are involved with apple production, well-informed about local culture and local folk music artists. The information concerning the folk song which is subject to the study has been obtained from Sabri Ozdag. At the end of the study, it has been found out that there are a lot of traditions regarding apple, most of these tradions are still being practiced at wedding and entertainment ceremonies due to being abundant, apple is served on many occasions such as funerals and weddings, and the folk song Elma Soydum Enine, which is the subject of this study, has aspects which conforms with other local songs of Nigde in terms of lyrics, traditions and melody. Keywords: Nigde, Apple, Tradition, Turkish Folk Music, Musicology GİRİŞ Niğde ili, köklü tarihsel yapısı ve çevre illerle bütünlük gösteren coğrafi konumu ile büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi nde, güney ve güneydoğu bölümleri ise Akdeniz Bölgesi'nde yer alan bir Orta Anadolu şehridir. İç Anadolu ile Kuzey ve Batı Anadolu yu, güney ve doğuya bağlayan önemli demiryolu ve karayollarının kavşak noktasıdır (www.nigde.gov.tr/ilimiz-tarihi). Niğde adı, tarih boyunca Nakida, Nekide, Nikde, Nagıdos olarak farklı kaynaklarda anıla gelmektedir (Gürer, 2009: 53). Tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar yaşamın olduğu bir coğrafya olan Niğde nin tarihi ile ilgili ilk buluntular, neolitik döneme (M.Ö. 7250-5500) rastlar (Niğde Valiliği, 1997: 8). M.Ö. 30 MS. 395 yıllarını kapsayan Roma devrinde tarihinin en önemli konumlarından birini yaşayan Niğde bölgesinde, Tyana (Kemerhisar Kasabası) çevresinde yoğun bir yapılaşma görülür. Saraylar, mabedler, su kemerleri ve yerleşim birimleriyle Niğde, oldukça büyük bir kent konumuna getirilmiştir (Niğde Valiliği, 2015). M.S. 395 yılında ise Anadolu Bizans hükümdarlığı altına girmiştir. Niğde bölgesi Bizans hükümdarlığında iken Sasani, Pers ve Arapların istilalarına uğramış, Tyana kenti 931 yılındaki Arap istilası sonucu büyük ölçüde yıkılmıştır. Özellikle Anadolu Selçuklular'dan I. Alaeddin Keykubat zamanında parlak bir dönem daha yaşanmıştır. Ancak Osmanlı döneminde Niğde, eski önemini büyük ölçüde yitirmiş, Cumhuriyetin kurulmasıyla 1923 yılında il statüsüne kavuşmuştur (Niğde Valiliği, 1968: 11). Yerleşik kültürün asırlardır görüldüğü Niğde ili, toplumsal yapı itibariyle geleneklerini yaşatan; dışarıdan fazla göç almaması nedeniyle farklı etnik grupların yoğun görülmediği sade bir Anadolu şehridir. Bu yapısal tutarlılık Niğde nin gelenek görenek, el sanatları gibi kültürel unsurlarına da yansımıştır. Orta Anadolu ya özgü el sanatlarının örneklerine rastlanan Niğde ili, özgün el dokuma halılarıyla dünyaca tanınan bir kenttir. Ayrıca Çancılık, palancılık (semercilik), bıçak-
Niğde de Elma Gelenekleri ve Bir Türkü 297 çılık ve keçecilik bu bölgede hala sürdürülen geleneksel el sanatları arasındadır (Niğde Kültür Turizm Müdürlüğü, 2015). Niğde de sanayileşme, son yıllarda gelişme göstermeye başlamışsa da ilin ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalıdır. Faal nüfusun % 70 i tarımla geçinir. Niğde ili Anadolu nun buğday ambarı sayılan 10 il arasında yer alır. Sebzecilik yaygın değildir fakat meyvecilik ileri durumdadır (www.cografya.gen.tr). 1624 yılında Anadolu gezisinde Niğde ye uğrayan Kâtip Çelebi, Cihannüma da Niğde ile ilgili olarak Halkı sohbet ederler ve güzel ekini olur. Ve envai meyvesi vardır der (Gürer, 2009: 57). Niğde nin meyve üretiminde elma, önemli bir yere sahiptir (Akdemir & Vuruş, 1998: 45-46). Geniş elma bahçeleri ile Niğde, Türkiye üretimi içindeki %13,8 lik payı ile en çok elma yetiştiren iller arasındadır (Oğuz & Karaçayır, 2009: 46). Sarı, yeşil, kırmızı renklerde, çeşitli tür ve boylarda üretilen elma, Niğde ekonomisi için önemli bir kaynaktır. Merkez ilçe, Bor, Çamardı, Kemerhisar ve Gümüşler de yer alan elma bahçeleri ile hem Türkiye nin önemli ölçüde elma ihtiyacı karşılanır hem de yurtdışına elma ihracatı yapılır. Resim 1: Niğde/Çamardı Elma Bahçesi Yazara ait fotoğraf arşivinden alınmıştır. Niğde Halk Müziği Niğde ili, Aksaray ve Nevşehir illeri ile olan coğrafi bütünlüğü, geleneğinden taviz vermeyen tavrı ile halk türkülerinin civar yörelerden de beslenip zenginleştiği önemli bir yöredir. Niğde, halk türkülerinin, melodi itibariyle Orta Anadolu da en zengin kaynaklarından biridir (Ongan, 1937: 7). Kırık havalar yörede en çok görülen tür olsa da bozlaklar burada sevilip çalınan türler arasındadır. Niğde ve çevresinde türküler uzun müddet klasik sazlarla çalınmış bağlama ve diğer halk çalgıları yaygınlık kazanmamış ve ince saz ön planda olmuştur (Atılgan, 2002: 4). Bağlama ise her yörede olduğu gibi burada da vazgeçilmez özelliğini korumaktadır. Niğde halk müziğinde görülen takım çalgı geleneği günümüz düğünlerinde maddi yetersizlikler nedeniyle azalsa da Niğde müzik kültürü içerisinde halen devam etmekte ve önem taşımaktadır. Müziksel ortamlarda yöre türkü-
298 Serenat İSTANBULLU leri çalınmakla beraber çevre illerin türküleri de yer almaya başlamıştır. Niğde merkez, ilçe ve köylerinin müziksel özelliklerini ve düğünlerde görülen müziksel yapıyı Sabri Özdağ şu şekilde aktarmaktadır: Bor, Altunhisar ve Hasan Dağı eteklerinde bozlak türü havalar daha ağırlıklıdır. Üçayak gibi halay havaları bilinmez. Ova yerleşimlerinde ise Konya havaları kendini gösterir. Ulukışla, Çamardı ve Bulduruç a kadar olan bölümde Adana havaları, barak tarzları değişik tarzda çalınan çiftetelliler ön plana çıkar. Şelekin den Çiftlik (melendiz) tarafına gelindiğinde yöreye ait türküler ve oyunlar görülür. Melendiz de yöreye özgü üçayak devam etmekte ve aslına uygun olarak çalınmaktadır. Niğde merkezde ise karışık bir yapı görülmeye başlanmış beğeniye yönelik türküler ağırlık kazanmıştır. Altay köyü ise etnik yapısı itibariyle musiki açısından yöreden farklıdır. Niğde de düğün ve müziksel geleneklerinden hiç taviz vermeyen yer Fertek ve Koyunlu dur. Niğde de geleneksel olarak görülen takım çalgı, buradaki düğünlerin halen vazgeçilmezidir (Özdağ, 2011: 4). Niğde türküleri genel olarak hareketli, halay oyunlarının hepsi türkülüdür. Niğdeliler genellikle Niğde türküleri ve İç Anadolu türküleri çalıp söylerler. İç Anadolu türkülerinin dışında, diğer bölge türkülerinin söylenme şansı da pek yoktur. Bu durum, yöre insanının kendi kültürüne, türkülerine gösterdiği sadakatin ifadesidir (Atılgan, 2002: 5). Niğde türküleri yörede görülen karakteristik yapıya uygun özellikler taşımaktadır. Niğde Gelenekleri ve Türkülerinde Elma Ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ürünleri ve elmacılığa dayalı olan Niğde, Türkiye de en fazla elma yetiştiren illerden biridir. Halk arasında şehirler, orada yetişen meyveler ya da yapılan yiyeceklerle anılır. Antep fıstığı, İzmir üzümü, Hatay künefesi gibi< Niğde ise elmasıyla anılan bir şehirdir. Elmanın bu kadar önemli olduğu bir şehirde elbette bazı gelenekler, anlatılar ve oyunlar da elma üzerinedir. Bunlardan bazıları şöyledir: Niğde elmasını diğer şehirlerin elmalarından farklı kılan özelliği elmanın enine kesildiğinde beş çekirdekli yıldız biçimli olmasıdır. Bu görünüm halk arasında Niğde elmasını farklı ve özel kılar. Ayrıca lezzeti ve kokusunun ayrıcalıklı olmasının ise bir ermişin duası sonucu olduğu anlatılır: Yolu Niğde ye düşen bir ermişin, bir çobanın yanında mola vermesi ile başlayan sohbetten sonra çoban, azığı olan bir elmayı ermişle paylaşmak ister. Elmayı böler ve Bu Niğde elması, ortasında yer alan yıldız bu topraklar da ona vurulmuş mühür gibidir der. Derviş, bu gönülden yapılan ikramdan etkilenerek dua etmeye başlar ve Bu memleketin tüm elmalarına bu gönülden ikramın güzelliği, kokusu, tadı sinsin der (Gürer, 2010: 57). Niğde elmasını böylesi güzel kılan şeyin dervişin duası olduğuna inanılır. Resim 2: Sazlıca Kasabası elma bahçelerinde yetiştirilen elma Yazara ait fotoğraf arşivinden alınmıştır.
Niğde de Elma Gelenekleri ve Bir Türkü 299 Niğde iline ait Elmalı adlı iki adet belde bulunmaktadır. Torosların bir kolunun zirvesinde bulunan bir köy olan eski adıyla Şıhlar köyünün Elmalı olarak kalmasının sebebinin, Niğde elmasının güzelliği ve bolluğundan geldiği söylenmektedir. Beylikler zamanında bu yöreden geçen beylerin öncüleri bu beldeyi gördüklerinde Elmalı- Almalı- Kalmalı demişlerdir. Bu sözler; yörenin elmasının bol olduğunu, bu bölgeyi almak gerektiğini ve burada kalmak gerektiğini vurgulamaktadır (Özdağ ile kişisel görüşme 11.06.2016). Niğde geleneklerine göre bazı kasabalarda, bir gelinin çalışkan olup olmadığı, elma toplama zamanı geldiğinde bahçeden kaç kasa elma topladığı ile ölçülür. Çalışkan bir gelinin bir günde 10-20 kasa elma toplaması beklenir. Bu gelenek hem gelinlerin işe özendirilmesi amacıyla hem de iş gücü sağlanması amacıyla gelişmiştir (Bahçeli, Kemerhisar halkı ile görüşme). Niğde düğünlerinde, elma bahçesi olan düğün sahipleri tarafından, gelen misafirlere ikram olarak elma dağıtılır. Tepsilerle gelen elma kimi zaman ortaya konulup misafirler tarafından alınır, kimi zaman da tepsi misafirler arasında dolaştırılarak her gelen misafire tek tek ikram yapılır (Varol, Arslan, Yıldız & Özdağ ile kişisel görüşme 24.05.2016). Niğde de eğlence ortamlarında, şenliklerde, düğünlerde elma ile ilgili olarak oynanan bir oyun ise şöyledir: Eğlencenin ortamına göre kimi zaman çocuklarla kimi zaman da yetişkinlerle oynanan geleneksel bir oyunun esas malzemesi elmadır. Uzun bir ipin ucuna irice bir elma, sapından bağlanarak meydanda yüksekçe bir yere asılır ve eğlenceye gelenler meydanın etrafında toplanır. Yarışmacı olanın elleri arkasından bağlanarak elmayı yiyip bitirmesi istenir. Elmayı yiyemeyen yarışmacı halk tarafından erkek kemeri (kayış) ile dövülür. Elmayı yeme aşamasında hareketli türküler çalınır ve tezahüratlarla halkın neşelenmesi sağlanır. (Varol, Arslan, Yıldız & Özdağ ile kişisel görüşme 24.05.2016). Eğlence ortamlarında görülen elma ile ilgili bir başka oyun ise şöyledir. Aynı boyda irice kapların içerisine su doldurulur, her kap bir yarışmacının önüne konulur ve her birinin içerisine irice bir elma atılır. Yarışmacılardan, elleri arkasında bağlı olarak suyun içinde yüzmekte olan elmayı yemeleri istenir. Elmasını ilk bitiren yarışmacı yarışmayı kazanır ve ödüllendirilir (Bahçeli Kasabası halkı ile görüşme 10.06.2016). Geçmişte valilik desteği ile İstanbul, Ankara, Adana gibi şehirlerde Niğde Elma Gecesi adı altında şenlikler ve tanıtımlar yapılmıştır (Niğde Valiliği 1968: 156). Elma meyvesi Niğde de yalnızca eğlence ortamlarında değil cenaze ve mevlit törenlerinde de ikram olarak dağıtılmaktadır. Niğde nin geleneklerinde, ekonomisinde, günlük yaşamında bu kadar büyük bir yeri olan elma meyvesi, halk yaşantısıyla sürekli iç içe olmasına rağmen Niğde türkülerine bugüne kadar konu olmamıştır. Niğde türküleri üzerine yapılmış olan araştırmalara göre Niğde türkülerinin sözlerinde yöresel ifadelerin kullanıldığı (Bulut & Güler, 2015: 20) türkülerin sözlerinde en çok; sevgiliye duyulan aşk ve özlem, hasretlik çekme, memleket sevgisi ve özlemi, vatan sevgisi ve özlemi gibi konuların işlendiği (Kurtaslan & Yücetoker, 2013: 72) genel itibariyle yöre türkülerinin bölge özelliklerine uygun bir yapı sergilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ancak Niğde denildiğinde akla ilk gelen meyve olan elmanın, türkülerde sadece iki kez ismen yer alması dikkat çekicidir (Vural & Vural, 2013;650). Bu eksikliği fark etmiş olan Sabri Özdağ yazmış olduğu Evet adlı kitabında bu konuya değinmiş, elma hakkında yazılmış birçok şiir olmasına rağmen bu konuda hiçbir türkü yakılmamış olduğunu belirtmiştir (Özdağ, 2010: 80). Özdağ; Niğdeli halk şairi Fikret Dikmen in yazmış olduğu Elmacı Güzel
300 Serenat İSTANBULLU adlı şiiri, Nurettin Rençber in bestelediğini aynı kitapta ifade etmiştir. Ancak söz yazarının Niğdeli olmasına rağmen Niğde ile ilgisi bulunmayan bestecisi ve türkü formu bakımından Niğde türküleri ile uzak yapıda olan bu esere, Niğde türküsü demek doğru olmayacaktır. Elma Soydum Enine Türküsü Niğde kültürünü kuşaklar boyunca tanımış Niğde de doğup büyümüş ve yaptığı araştırmalarla Niğde yi, tarihi, coğrafi, kültürel ve sanatsal alanda çok yakından bilip takip eden, bu alanlarda yapmış olduğu çalışmaları yayınlara dönüştüren Kültür Bakanlığı Niğde Mahalli Sanatçısı Sabri Özdağ, Niğde de elma meyvesinden ve geleneklerinden esinlenerek Niğde yöresine ait bir kırık hava bestelemiştir. Niğde yerel televizyonlarında ve radyo kanallarında Sarı Tel olarak bilinen Sabri Özdağ, bugüne kadar Niğde halk müziği hakkında yapılmış birçok araştırmada kaynak kişi olmuş, yöre müziği hakkında yapılmış olan en geniş kapsamlı araştırma olan Halil Atılgan ın araştırma heyetinde yer alarak Niğde yi köy köy dolaşmış, derlemeler yapmış ve Niğde Halk müziğini ayrıntılı olarak tanımış ve yorumlamıştır. Kurucusu ve başkanı olduğu Niğde Yazarlar ve Sanatçılar Derneği nde çalışmalarını devam ettiren Özdağ, Halen yapmakta olduğu araştırmalarını çeşitli yayın organlarında yayınlamakta ve Niğde halk kültürü kapsamında önemli bir kaynak kişi olmaya devam etmektedir. Sabri Özdağ ın eksikliğini görmüş olduğu, Niğde de elma ile ilgili bir türkünün olmamasından yola çıkarak elma ve Niğde geleneği üzerine yazmış olduğu türkünün ana fikri şu geleneğe dayanır. Eskiden sözlü ya da nişanlı olan genç kızlar iri bir elmayı hiç koparmadan oldukça ince bir şekilde soyar, soymuş olduğu kabuğu, (eskiden büyükçe üretilmekte olan) kibrit kutusuna koyup, bu kutuyu sarar ve oğlan tarafına yollarlarmış. Oğlan tarafı ise upuzun soyulan elma kabuğu ölçüsünde en kıymetli kumaştan (kadife) elbiselik alır, kız tarafına yollarmış. Böylelikle her iki tarafta bir anlamda birbirlerine olan sevgilerini karşılıklı olarak ifade ederlermiş. Yukarıda belirtilen geleneğe, gelinin nazlanmasına ve sevgiye dayalı bu adetten esinlenen Sabri Özdağ, Niğde gelenekleri ve Niğde yöresel tavrıyla örülü şu türküyü yazmıştır: Elma Soydum Enine (1) Elma soydum enine Dolandırsam beline Kapı kulu olsaydım Senin gibi geline (2) Elma soydum ipince Sevdalandım görünce Yürek güp güp atıyor İlk defası sevince (İlk defası öpünce) (3) Elma koydum ambara Vermiyorlar beş para Güzelliğin baş çeker Mahallede kızlara (Nakarat) Her güzellik var sende Tatlı diller bal sende Gelin oldum diyorsun Kız cilvesi bol sende (Kız kokusu var tende (Özdağ, 2010: 81)
Niğde de Elma Gelenekleri ve Bir Türkü 301 Niğde türküleri üzerine yapılan bilimsel araştırmalar incelendiğinde; dizi bakımından analizleri yapılan türkülerin en çok hicaz makamı dizisinde olduğu görülmektedir (Bulut & Güler, 2015: 20), (Atılgan, 2002: 17). Niğde türküleri içerisinde makaleye konu olan türkünün makamsal yapısına uygun olarak Bülbül Neden Hep Ağlarsın, Cimdallı Çarşısında, Gine Yeşillendi Niğde Bağları gibi türküler örnek verilebilir. Atılgan, Niğde türkülerinin makamsal analizlerini yaptığı ve Niğde türkülerini derlediği çalışmasında (2002) bu türkülerin makamsal dizilerini şöyle açıklamıştır:
302 Serenat İSTANBULLU Melodik olarak incelendiğinde hicaz makamı dizisinde (garip ayağı) yazılmış olan Elma Soydum Enine türküsünde, dizinin yedi sesi kullanılmış, pestte yeden kullanılmamıştır. Yörenin en fazla kullanılan makamına uygun olan türkü; seyir özelliği ve tavrı bakımından da yöreye uygun özellikler göstermektedir. Atılgan ın (2002: 12-17) incelemiş olduğu 30 Niğde türküsünde Niğde türkülerinin makam kurallarına tam olarak riayet etmediği, yörede klasik sazların halk müziğinde de kullanılmasına karşın yöre sanatçılarının makam konusunda bilgi birikimini etkilemediği; dolayısıyla Niğde türkülerinin genel olarak makamsal bir bütünlük göstermediğini belirtmiştir. İncelenen 30 Niğde türküsünün 17 tanesinde görülen 4/4 lük usûl kalıbı Niğde türkülerinde en çok kullanılan kalıptır. Bu bulguya uygun olarak araştırmaya konu olan Elma Soydum Enine türküsünde de 4/4 lük usûl kalıbı kullanılmıştır. Niğde türküleri içinde İki Durnam Vardır, Bağa Girdim Üzüme gibi türkülere yakın motifler taşıyan Elma Soydum Enine türküsü makamsal, ritmik ve motif bakımından tipik Niğde türküsü vasıfları taşımaktadır. Orta Anadolu nun birçok yöresinde görülen ezgilerle benzer bir karakteristiğe sahip olan, ezgi tekrarlarıyla işlenmiş beste formunda bir türküdür. Sözel unsurları bakımından incelendiğinde ise; Niğde türkülerinin genelinde görülen yedili hece ölçüsü içinde yazılmış olan bu türkü, mani tarzındadır. Türkünün birinci, ikinci ve üçüncü kıtaları zengin uyak, son kıtası ise redif, l ve r harfleri ise yarım uyak şeklinde yazılmıştır. Türküde, sevda konusu üzerine yazılmış övgü ve sevgi sözcükleri içeren erkek ağzı bir yapı görülmektedir. Yukarıda anlatılmış olan geleneğe vurgu yapılan ilk kıtada, elma soydum enine, dolandırsam beline sözleriyle soyulan elma kabuğu boyunca alınan ve bele dolandırılan kumaştan bahsedilmektedir. İç Anadolu türkülerinin çok büyük oranında görülen kadın, övgü, sevda ve hissi unsurları içeren türkü sözlerine uygun olarak gelin kıza kapı kulu olacak kadar büyük bir sevda ve övgü sözleri bulunmaktadır. Elma soyup gönderen kişi kız olmasına rağmen türkü sözlerinde elma soydum ip ince, sevdalandım görünce şeklinde dile getirilen söz öbekleri ile aynı geleneğe ikinci kıtada da rastlanır. Elmanın incecik soyulması gerektiğine vurgu yapılan ikinci kıtada Yürek güp güp atıyor, ilk defası sevince dizeleriyle ilk kez sevdiği ve ilk kez öptüğü kıza duyulan heyecana yönelik sevda sözleri yinelenmiştir. Türkünün üçüncü kıtasında Niğde halkının meyvecilik sorunlarından birisine değinilmiştir. Niğde de elmanın, bazı yıllarda üretim maliyetinin altında bir fiyata satılabilmektedir. Bahçelerde toplama parasına dahi alıcı bulayan üreticiler, elmayı bazı yıllar dalında çürümeye bırakmakta, ya da çok düşük fiyatlara meyve suyu fabrikalarına satmak
Niğde de Elma Gelenekleri ve Bir Türkü 303 zorunda kalmaktalardır (NTV arşiv, 2005). Niğde ilinde çok sözü edilen bir konu olan bu durum, elma koydum ambara, vermiyorlar beş para dizeleri ile üçüncü kıtada dile getirilmiştir. Elmanın satılmayıp ambarda kalması ilk dizede; beş para bile vermedikleri ise ikinci dizede vurgulanmıştır. Güzelliğin baş çeker mahallede kızlara sözleriyle, çevredeki kızlar içerisinde en güzel olanın sevdiği kız olduğu ifade edilmiş, esas olarak yöre ile ilgili bir soruna vurgu yapılmıştır. Karşılıklı sevginin gençler arasında ifade edildiği bir gelenek olan elma kabuğu gönderme geleneği ile sevginin ve sevgiliye verilen değerin pekiştiği adetler sonucunda sevgilinin güzelliği, tatlı dili, cilvesi ve kokusu övülür. Kıta aralarında tekrarlanan nakarat bölümü ile coşkunun sağlandığı türkü yine aynı nakaratla sonlanır. Niğde de yerel televizyon kanallarında ve radyolarda duyulan ancak ulusal alanda tanınmayan bu türkü, kültürel etkileşimleri ve izleri ile Niğde ve elma meyvesi ilişkisini ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Araştırmaya konu olan elma meyvesinin, yörede ekonomik ve geleneksel bağlamda çok geniş bir etkisi ve bağları bulunmaktadır. Elma meyvesini yöre halkının birçok açıdan özümsediği ve geçmişten bu yana hayatına dâhil ettiği görülmektedir. Elma ile ilgili olarak yukarıda belirtilmiş olan geleneklerin büyük çoğunluğunun düğün, kız isteme ve eğlence merasimlerinde halen devam ettirildiği ancak bazı geleneklerin Niğde nin belirli yörelerine mahsus olduğu gözlemlenmiştir. Kültürel, ekonomik ve geleneksel anlamda yoğun olarak iç içe olunan bir meyvenin tema bakımından yöre türkülerine konu olmaması ilginçtir. Niğde ye ait elma meyvesi hakkında unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek üzerine yazılmış olan beste formundaki Elma Soydum Enine Türküsü, içeriği açısından kültürel bir gerçekliği konu almaktadır. Genel olarak metin incelendiğinde, bu gelenek üzerinden sevgiliye duyulan hisler, güzelliğine övgü ve aşk konusu dile getirilmiştir. Türkü metinleri, her bölgede olduğu gibi yöreye ait dokuyu içerir. Yaşanmış olayları ve halkın sorunlarını yaşayışını ve duygularını kendine has bir üslupla dile getirir ve değerlendirir. Çalışmaya konu olan türküde de hem geleneksel olarak elmanın yöredeki önemi hem de elmanın ekonomik olarak çiftçinin yüzünü güldürmemesi konularına değinilmiştir. Müziksel olarak incelendiğinde Elma Soydum Enine türküsü; makam dizisi, ses aralığı, ezgi geçişleri ve tavrı ile tipik Niğde türküleri formu taşımaktadır. Niğde ilinin tanıtılması, ekonomik ve tarımsal alanda öne çıkmış olan elma meyvesinin öneminin ortaya konulması bakımından bu türkünün varlığı önemlidir ve ülke çapında tanıtılması yararlıdır. Bu anlamda Niğdeli Mahalli Sanatçı Sabri Özdağ önemli bir görevi yerine getirmiştir. Araştırmaya konu olan türkünün daha geniş alanlara tanıtılması, buna benzer kültürel ve ekonomik ögelere yönelik türkülerin derlenip ortaya çıkarılması, eksikliği görülen ögeler hakkında yeni besteler yapılıp bu ürünlere ve ögelere dikkat çekilmesi ve yayılmasının sağlanması önerilmektedir. KAYNAKÇA Akdemir, Ş. & Vuruş H. (1998). Niğde Ekonomisinin Gelişmesinde Tarımın Yeri ve Önemi, Niğde İlinin Ekonomik Gelişmesi. Niğde: İktisadi Araştırmalar Vakfı Yayınları s.45-46. Atılgan, H. (2002). Geçmişten Günümüze Niğde Halk Müziği, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara: Başbakanlık Basımevi. Bulut, F. & Güler, T. (2015). Bir Kültür Ögesi Olarak Niğde Türkülerinin İncelenmesi. Turkish Journal of Arts and Social
304 Serenat İSTANBULLU Sciences V. 1, N. 1, September, s.14-21. Gürer Ö. F. (2009). Niğde Kapadokya nın Başkenti, İstanbul: Maya Basın Yayın Matbaacılık. Gürer Ö. F. (2010). Niğde Söylence-Şaka-Fıkra- Anlatı. İstanbul: Maya Basın Yayın Matbaacılık. Kurtaslan, H. & Yücetoker, İ. (2013). Niğde Türkülerinin Müzik ve Söz Unsurları Açısından İncelenmesi, Journal of World of Turks, Vol. 5, No. 3, 63-73. Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Geleneksel El Sanatları http: //www.nigdekulturturizm.gov.tr/tr,7 4411/geleneksel-el-sanatlari.html adresinden erişilmiştir. Er. Tar: 13.03.2016 Niğde Valiliği (1968). Niğde İl Yıllığı, Niğde: Ajans- Türk Matbaacılık Niğde Valiliği (1997). Niğde İl Yıllığı, Niğde: Önder Matbaacılık Niğde Valiliği (2015). İlimizin Tarihi, http: //www.nigde.gov.tr/ilimiz-tarihi adresinden erişilmiştir. Er. Tar: 26.03.2016 Niğde de Ekonomik Faaliyetler http: //www.cografya.gen.tr/tr/nigde/ekono mi.html adresinden erişilmiştir. Er. Tar: 20.04.2016. NTV Haber, (2005). http: //arsiv.ntv.com.tr/news/346675.asp adresinden erişilmiştir. Erişim Tar: 26.05.16. Oğuz C. & Karaçayır H. F. (2009). Türkiye de Elma Üretimi, Tüketimi, Pazar Yapısı ve Dış Ticareti, Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi, 2 (1) s.41-49. Ongan H. (1937). Niğde de Halk Türküleri, Niğde: Vilayet Matbaası. Özdağ S. (2010). Evet, Niğde: Tekten Matbaa Basın Yayın Ltd. Şti. Özdağ S. (2011). Tele Bülbül Kondursan Boşa, Hamle Gazetesi, Niğde Günlük Yerel Gazete 5 Ocak 2011. Vural F.& Vural T. (2013) Niğde Kültürünün Sesi: Niğde Türküleri, Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 8/3, Winter Ankara. s. 645-657. Kişisel Görüşmeler: Bahçeli Kasabası halkı ile elma bahçelerinde kişisel görüşme. Görüşme Tarihi: 10.04.2016 Kemerhisar ve Bahçeli kasabaları halkı ile toplu ve bireysel görüşme. Görüşme Tarihi: 02.02.2016 Niğdeli saz sanatçıları Ömer Varol, Ahmet Arslan, Ramazan Yıldız, Sabri Özdağ ile görüşme. Görüşme Tarihi: 24.05.2016. Sabri Özdağ ile kişisel görüşme. Görüşme Tarihi: 11.06.2016