ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÜLTENİ NATO (KUZEY ATLANTİK ANTLAŞMASI ÖRGÜTÜ) KARABÜK SAYI:4
HAZIRLAYANLAR Uluslararası İlişkiler 2.Sınıf:Gülhanım ERTUĞRUL Uluslararası İlişkiler 4.Sınıf:Gülşah Burcu AKBULUT Uluslararası İlişkiler 2.Sınıf:Haluk TAPAN Enerji Sistemleri Mühendisliği 3.Sınıf:Hasan Hüseyin GÖKÇE Uluslararası İlişkiler 2.Sınıf:Kübra TOKMAK Uluslararası İlişkiler 2.Sınıf,TUİÇ KBÜ Temsilcisi:Murat ARAT Uluslararası İlişkiler 2.Sınıf:Saime ERBOY
NATO (KUZEY ATLANTİK ANTLAŞMASI ÖRGÜTÜ) Uluslararası ilişkilerin incelenmesinde iki önemli teori olan Modernizm ve Postmodernizm i bültenimizin üçüncü sayımızda incelemiştik.bu sayımızda uluslararası örgütler içerisinde önemli bir yer tutan NATO yu ele alacağız.bu doğrultuda gidişatımız: -NATO nun tarihçesi, -Temel amaç ve gelişimi, -Yapılanma, -Üye ülkeler, -Askeri operasyonlar, -NATO ya katılışımız. 11
NATO NUN İLK YILLARI İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği nin işgal etmiş olduğu ülkelerde Sovyet Ordusu nun desteğiyle komünist partiler, demokrasiye uymayan yöntemler kullanarak iktidarı ele geçirmişlerdi. O yıllarda, Sovyetlerin bu genişleme politikası karşısında, Batılı ülkeler arasında herhangi bir siyasi veya askeri bir dayanışmayı ortaya koyacak bir antlaşma ve örgütlenme yoktu. Bu nedenle 17 Mart 1948 tarihinde İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg aralarında imzaladıkları Brüksel Antlaşması ile muhtemel bir saldırıya karşı kuvvetlerini birleştirmeyi kabul ederek Mareşal Montgomery nin komutasında ilk müşterek askeri teşkilatı kurmuşlardır. Bu antlaşma ve Sovyetler Birliği nin gerçekleştirdiği Berlin Ablukası, Eylül 1948 de Batı Avrupa Birliği Savunma Organizasyonu nun kurulmasına yol açtı. Fakat Amerika Birleşik Devletleri nin katılımı hem Sovyetler Birliği nin askeri gücüne karşı koymak hem de milliyetçi militarizmin canlanmasını önlemek için gerekliydi. 2 Böylece hemen yeni bir askerî ittifak için görüşmeler başladı ve 4 Nisan 1949 da Washington,DC de Kuzey atlantik Antlaşması imzalandı. İmzalayanlar arasında Brüksel Antlaşması na taraf olan beş devlet ile ABD,Danimarka, İtalya, İzlanda, Kanada, Norveç ve Portekiz bulunmaktaydı. İlk NATO Genel Sekreteri Lord Ismay, 1949 da yaptığı bir açıklamada örgütün amacının Rusları dışarıda, Amerikalıları içeride ve Almanları aşağıda tutmak olduğunu belirtti. Kuzey Atlantik Antlaşması nda, Brüksel Antlaşması na dâhil beş ülkeyle beraber müzakere sürecine çağrılan İtalya, İzlanda, Danimarka, Norveç ve Portekiz in de katılımı ile NA- TO nun üye sayısı 12 ye ulaşmıştır. Türkiye ve Yunanistan ın 1952 de, Almanya nın 1955 te, İspanya nın 1982 de İttifaka katılması ile üye sayısı 16 olmuştur. Soğuk Savaş dönemi bu 16 üye ile aşılmıştır. 1950 den sonraki yıllar ABD nin ekonomik ve askeri gücü ile Avrupa da itirazsız hüküm sürdüğü yıllardır. Güvenlik ihtiyacının gerektirdiği ağır savunma harcamaları, ABD nin varlığı ile NATO nun Avrupalı üyeleri için hafiflemiş, savunmadan kısılan imkânlar sosyal devletin gereklerine harcanabilmiştir.
Bu arada Türkiye modern harp silah ve araçlarına biraz daha fazla sahip olabilme uğruna ekonomik gücünün çok üstünde bir silahlı kuvveti muhafaza ederek hem NATO nun insan gücü açığını kapatmış ve hem de kendi teknolojik yetersizliğini bu şekilde onarmaya çalışmıştır. SOĞUK SAVAŞ SONRASI NATO NUN DEĞİŞİMİ NATO ittifakı kurulduğundan beri günümüze kadar 60 yıla yakın bir süre geçmiştir. Kuruluşundan Soğuk Savaş sonrası döneme kadar dönemde kuruluş amacına uygun davranan NATO, SSCB nin yıkılması Varşova Paktı nın dağılması ile varlığı devam ettirip ettirmeme konusunda ikileme düşmüştür. NATO, Varşova Paktı na karşı Batı nın sadece savunma ihtiyacını karşılamakla sınırlı kalmamıştır. NA- TO nun bir savunma örgütü olma özelliği kadar önemli diğer bir özelliği de üye ülkeler arasındaki askeri, siyasi ve sistem içi ilişkileri koruma, geliştirme ve düzenleme işlevlerini yerine getirmeye çalışmasıdır. Temmuz 1990 da yapılan NATO zirvesiyle düzenin koşullarıyla yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Bu yapılanmaya neden olarak Sovyet tehlikesinin ortadan kalkması en büyük neden olarak gösterilebilir. Gerekli olan düzenlemeler yapılmış başta uluslararası terör olmak üzere kitle imha silahlarının yaygınlaşması, silah, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı, kitlesel göç hareketleri gibi tehditler yeni tehdit algılamaları olarak belirlenmiştir. Bu sayede NATO kolektif bir savunma örgütü olmaktan çıkmış, kolektif ve işbirliğine dayalı bir güvenlik birimi haline gelmiştir. 3
TEMEL AMAÇ VE GELİŞİMİ Nato Soğuk Savaş dönemi Batı stratejilerinin uygulanabilirliğinin sağlanması maksadıyla 1949 da kurulmuştur ve işlevsel hale Amerika kaynakları sayesinde getirilmiştir. Ana amacı dönemin siyasi atmosferine özgüdür. Üye devletlerin özgürlüklerinin ve güvenliklerinin sağlanması. Sovyet yayılmacılığını en önemli tehdit olarak görmüştür ve bu yayılmacılığın engellenmesinin en önemli görev olarak algılandığı Soğuk Savaş döneminin iki kutuplu jeopolitiğinde mücadele edilmiş ve stratejiler bu amaca göre belirlenmiş, güç dengelerinde askeri ve siyasi seviyelerin tespiti bu hedefe göre şekillenmiştir. Amerikan hükümeti NATO yu Sovyet saldırganlığına karşı gerekli gösterir. Amerikan Dışişleri Bakanlığı Kuzey Atlantik Antlaşması nın metnini 18 Mart 1949 da yayınladı. Kuzey Atlantik Antlaşması nın hazırlayıcı nedenlerinden biri Sovyetler inde savunma antlaşmaları yapmaya başlaması olarak gösterilir. Kuzey Atlantik Antlaşması temelde iki amaç adına imzalanmıştı.bunlardan birincisi ve en önemlisi, dünya ve Avrupa güvenliğine karşı bir Sovyet tehdidinin olmasıdır. Sovyetler Birliği savaş sonrasında Doğu Avrupa yı kontrol altına alıp bu topraklarda kukla hükümetler kurmuş ve Yunanistan ı tehdit ederek ve Türkiye den üs ve toprak taleplerinde de bulunarak etki alanını Balkanlara ve Akdeniz e yaymaya çalışmıştır. NATO nun kuruluşunda etkili bir diğer unsur ise Almanya sorunu dur. Bu sorun ülkelerce farklı şekillerde tanımlanmaktadır. Almanya sorunu 19. yüzyılın ortalarından beri Almanya tarafından Almanların tek bir devlet altında birleşmesi gibi tanımlansa da, diğer Avrupa devletleri açısından bu sorun, Alman askeri gücünün Avrupa da istikrar ve güç dengesini bozma olasılığıdır. Çünkü Almanya Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının açılmasına neden olarak Avrupa daki sorunların temel kaynağı olmuştur. 1949-1999 arasında NATO nun örgütsel gelişimini dört ana dönem içinde incelemek mümkündür: 1949-1962; 1963-1969; 1970-1984; 1985-1999 dönemleri. 4
İlk dönem temelde iki blok arasındaki aşın gerginliklerin olduğu döneme denilir ; Kore Savaşı dünyaya, dünyanın ve Avrupa nın güvenliğine tehdit sadece politik değil aynı zamanda askeri nitelikte olduğunu göstermiştir. Bu nedenle müttefikler tarafından antlaşma Kuzey Atlantik Örgütü haline getirerek bu tehdide karşı daha düzenli bir mücadeleyi benimsemişler ve aynı zamanda kitlesel karşılık stratejisini kabul edip örgüt araçlarında nükleer silahlara öncelik vermişlerdir. 1963-1969 dönemi ise, iki blok arasındaki ilişkilerin bir nebze yumuşadığı dönemdir. Küba krizi, ABD-SSCB arasında nükleer bir savaşın olması durumunda sonuçlarının şimdiye kadar olan savaşlarla kıyaslanamayacak kadar ağır sonuçlanacağını ortaya koyuyordu. Bu nedenle NATO, bir yandan yumuşama yı yeni bir amaç olarak belirlemiştir ve aynı zamanda esnek mukabele stratejisini kabul ederek araçlarını değiştirme yoluna gitmiştir. Bu dönemdeki yumuşama gelişerek kendini üçüncü dönemde hissettirmiş ve 1975 yılında Helsinki Nihai Senedi nin imzalanmasıyla Avrupa güvenlik rejimi ortaya çıkmıştır. İki blok arasında Avrupa da güç kullanılmaması anlayışını benimseyen ve Avrupa da bölünmüşlüğü tanıyan bu rejim, 1970-1984 yılları arasında NATO da örgütsel statükonun korunmasına sebep olmuştur. 1985-1999 yılları arasında ise, Sovyetler Birliği nin yıkılıp iki kutuplu sistem ortadan kalkınca ve Avrupa güvenlik rejimininde değişmesiyle NATO amaç ve araçlarında köklü değişikliklere gitmiştir. Sovyet tehdidinin ortadan kalkması amaç olarak yerini Rus gücünün kontrol altına alınmasına bırakmış ve terörizm, etnik çatışmalar, ülkelerdeki otorite boşluğu gibi konvansiyonel olmayan tehditlerin örgütü uğraştıracak temel sorunların kaynağı olacağı kabul edilmiştir. NATO, Avrupa-Atlantik bölgesinde politik istikrar ve güvenlikle ilgilenen bir örgüt konumuna gelmiş ve amaçlarına ulaşmak için genişlemeyi başlı başına bir amaç olarak benimsemiştir. Bu amaçlar doğrultusunda örgüt, İttifakın Stratejik Kavramı nı kabul etmiştir. Sonuç olarak Sovyet tehdidinin ortadan kalkması Batı da artık güvenli bir ortamın oluşacağı 5
yanılgısına neden olsa da ortaya çıkan sonuç böyle olmamış yeni sorunlar gündeme gelmeye başlamıştır. Yeni şartlarda özellikle Sovyetlerden kalan toprakların ve halklarının Batı dünyasına dâhil edilmesine imkân veren genişleme süreçleri ile tanımlanmaktadır. Bu anlamda alt yapısı AET, AGİT ve AK gibi siyasi ve ekonomik yapılar, oluşumlar hazır olan Batı Avrupa sürece öncelik etmiştir ve AB nin genişlemesiyle aynı yönde çalışmalar NATO içinde başlatılmıştır. Bu kapsamda NATO iki alanda politikalarını değiştirmiştir. İlki, bünyesine daha fazla ülkeyi dâhil ederek kıtasal güç formundan dünya gücü haline dönüşmesidir. İkincisi ise, Sovyet tehdidine için oluşturulan askeri, siyasi yapının ve bu bağlamda yapılan planların yenilenip ortaya çıkan yeni jeopolitik yapıya göre yeniden tasarlanması gerekmektedir. Dolayısıyla yeni yaklaşımlar çerçevesinde NATO, işlevselliği anlamında yeniden gözden geçirilmiş, görevleri, kullanım amaçları ve bu amaçlara hizmet edecek askeri teşkillerin yenilenip yeni düzene fayda sağlayacak kapsamda önemli gelişmeleri ve düşünceleri içerecek şekilde yeni bir yapıya ulaştırılmıştır. YAPILANMA I. KONSEY Merkezi Brüksel de bulunan NA- TO nun en yüksek karar alma organı, Kuzey Atlantik Konseyi dir. Konsey müttefikler arasında geniş bir görüşme ve koordinasyon forumu oluşturur. Kuzey Atlantik Antlaşması nın 9. Maddesi uyarınca kurulmuş olan Konsey de kararlar oydaşma ile alınır ve toplantılar üç düzeyde yapılırdı. Genel olarak Konsey, dışişleri bakanları düzeyinde yılda iki kez toplanır. Bazen de (örneğin 1957, 1974, 1975, 1977 ve 1978 de olduğu gibi) hükümet yada devlet başkanları da ülkelerini Konsey toplantılarında temsil edebilir. Bunun dışında Konsey, her üye devletin büyük elçi düzeyindeki daimi temsilcilerinin katılımıyla toplantılarını sürdürür ve bu, konseye süreklilik kazandırır. Konsey, bu düzeyde, esas olarak her çarşamba toplanır. Konsey toplantılarına genel sekreter başkanlık eder. Ayrıca, her yıl, bir üye ülkenin dışişleri bakanı, İngilizce alfabetik sıraya göre, Konsey Başkanlığı görevini üstlenir. II. SAVUNMA PLANLAMA KOMİTESİ Askeri politika, NATO nun ortak 6
savunma yapısında yer alan üye ülkelerden oluşan Savunma Planlama Komitesi nde (SPK) tartışılır. Komite, Konsey gibi belli aralıklarla büyük elçiler düzeyinde, ayrıca yılda iki kez de savunma bakanları düzeyinde toplanır.komite askeri konularda en yetkili organdır. III. GENEL SEKRETER Kuzey Atlantik konseyi, Savunma planlama komitesi, Nükleer Savunma işleri Komitesi, Nükleer Planlama grubu gibi ana organ ve komitelere başkanlık eder ve aynı zamanda Örgüt`te Uluslar arası Sekreterliğin başkanı, en yüksek memurudur. Konsey ve SPK, görev alanlarında NATO çalışmalarının tümünü kapsayacak, Uluslararası Sekreterlik üyelerinden birinin başkanlığında düzenli olarak toplanan bir dizi çalışma komiteleri kurmuştur. Normal olarak yılda iki kez üye ülkelerin genel kurmay başkanları düzeyinde toplanan komite, daimi askeri temsilcilerle sürekliliğe sahiptir. Askeri Komite politikaları ve kararlarının yürütülmesini,yürütme organı olarak çalışan Uluslar arası Askeri Sekreterlik sağlar. Üç komutanlık ve bir Bölgesel Planlama Grubu, NATO nun kapsadığı bölgenin temel askeri birimlerini oluşturur : Atlantik Yüksek Komutanlığı,Avrupa Yüksek Komutanlığı,Manş Yüksek Komutanlığı.Askeri Komitenin genel yönlendirmesi altında NATO yüksek komutanları, bölgelerinin savunma planlarını hazırlamakta ve NATO nun kara, deniz ve hava tatbikatlarını yönetmekle sorumludur. IV. ASKERİ KOMİTE VE KOMUTANLIKLAR NATO nun askeri örgütlenmesi içinde en yetkili organ üye ülkelerin genelkurmay başkanlarından oluşan Askeri Komite dir. Konsey ve SPK ya askeri konularda tavsiyelerde bulunur, NATO Yüksek Komutanlıklarına yol gösterir. 7
ÜYE ÜLKELER 24 Ağustos 1949 da yürürlüğe giren metne imza koyan ülkeler, başlangıçta Birleşik Krallık, Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, Amerika Birleşik Devletleri idi. Ardından oluşturulan bu Pakt, Yunanistan ve Türkiye nin katılımıyla daha geniş bir hale dönmüştür. Türkiye ve Yunanistan ın NATO ya katılımına ilişkin Kuzey Atlantik Antlaşması Protokolü, 22 Ekim 1951 de Londra da imzalanmıştır. Türkiye, Kuzey Atlantik Antlaşması nı 18 Şubat 1952 de onaylayarak (5886 sayılı yasa) NATO ya üye olurken, Yunanistan da aynı tarihte Antlaşma yı onaylamıştır.. Antlaşma nın 10. Maddesi gereğince İttifak, ilkelerini savunabilecek ve Kuzey Atlantik bölgesinin güvenliğine katkıda bulunabilecek durumdaki diğer Avrupa devletlerinin katılımına açıktır. 1952 de Yunanistan ve Türkiye bu çoğul ittifakın ilk 12 üyesine katıldılar; ardından 1955 te Federal Almanya Cumhuriyeti, ve 1982 de İspanya bu beraberliğe katıldılar.. Temmuz 1997 de Madrid de yapılan bir Zirve Toplantısı nda İttifak Devlet 8 Devlet ve Hükümet Başkanları üç ülkeyi katılım görüşmelerini başlatmaya davet ettiler ve 12 Mart 1999 da Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya da böylece resmen NATO üyesi oldular.. Bugün İttifak 17 Avrupa ülkesi ile Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada yı birbirlerine bağlamaktadır. Soğuk Savaş ın bitmesinden sonra İttifak ın gerçekleştirdiği değişimlere paralel olarak, NATO tüm Avrupa-Atlantik bölgesindeki ortak ülkelerle bir danışma ve işbirliği ortamı oluşturmak üzere yeni bir Avrupa-Atlantik Ortaklık Konseyi (EAPC/AAOK) kurmuştur.. 1994 yılında başlatılan Barış İçin Ortaklık girişimine katılan 27 ülke ile yoğun bir işbirliği programı geliştirmiştir. NATO, Rusya ile arasındaki yoğunlaşan işbirliğini, Ukrayna ile oluşturduğu ortaklığı ve ek olarak isteyen Akdeniz ülkeleriyle arasında sağlamlaşan bağı gösteren yeni oluşumlar meydana getirmiştir. Geniş çapta iç ve dış reformlar geçirmiş ve yeni milenyumun başında kendisinin Avrupa-Atlantik bölgesinin barış ve sürekliliği için bir vasıtaya dönüşmüştür. 21-22 Kasım 2002 tarihlerinde gerçekleştirilen NA- TO nun Prag Zirvesinde, Soğuk Savaş sonrası genişleme kararı alındı ve Bulgaristan, Estonya, Letonya,
Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya, İttifak ile katılım müzakerelerine başlamaya davet edildi. Bu ülkelerle katılım müzakereleri neticesinde hazırlanan Katılım Protokolleri 2003 yılının 26 Mart gününde Brüksel de imzalandı. Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya nın NATO ya katılımlarına dair protokollerin onaylanmasına ilişkin yasalar, 5 Kasım 2003 de TBMM de kabul edildi. Yedi eski Doğu bloku ülkesi Romanya, Bulgaristan, Slovakya, Slovenya, Litvanya, Letonya ve Estonya, 29 Mart 2004 de ABD nin başkenti Washington da düzenlenen törenle NATO ya resmen üye oldular. NATO nun üye sayısı, yedi ülkenin katılımıyla 26 ya ulaştı. Fransa, ittifak üyesi olmakla birlikte bütünleşmiş askeri yapıya dâhil değil. Günümüzde NATO ya üye 28 ülkeden en çok dikkat çekeni İzlanda dır. İzlanda, ordusu olmayan tek NATO üyesi ülkedir. ASKERİ OPERASYONLAR Soğuk Savaş döneminde bir askeri operasyon düzenlenmemiştir. Yapılan ilk askeri operasyonlar 1990 ve 1991 de Irak ın Kuveyt i işgali nedeniyle nedeniyle yapıldı. Havadan erken uyarı özellikli uçaklar Türkiye nin güneydoğusuna gönderildi ve kısa süre sonra bölgeye birlikler sevk edildi.bunlar dışında yapılan askeri müdahaleler şu şekilde sıralanabilir: -Bosna Hersek müdahalesi -Kosova müdahalesi -Afganistan Savaşı -Irak Eğitim Görevi -Aden Körefzi nde korsanlıkla mücadele -Libya müdahalesi 9
TÜRKİYE NİN NATO YA ÜYE OLMASI Türkiye nin Soğuk Savaş döneminde batı ile ilişkilerinde belirleyici etkenler ; ekonomi ve güvenlik olmuştur. Bu süreci ilerletebilmek için batı ile ilişkilerin en üst seviyede olması gerekti. Bu dönemde Türkiye nin dış politikadaki en önemli odak noktasından biride NATO ya üyelikti. Türkiye,kurulduğu andan itibaren NATO ya dahil olmaya çalışmıştır. Truman Doktrini nden sonra Amerika yardımını NATO vasıtasıyla Batı Avrupa ya yayılması Türkiye de kendine yapılan yardımın azalacağı endişesi doğurmuştur. Türkiye NATO ya ilk müracaatını Mayıs 1950 de, ikinci müracaatını ise Ağustos 1950 de yaptı. ABD Türkiye nin bu isteğine itiraz etmedi. Fakat diğer Avrupa ülkeleri Türkiye nin NATO ya katılırsa SSCB tarafından tepki ile karşılanacağını hatta savaşa neden olacağı düşüncesiyle Türkiye nin başvurusuna karşı çıktılar. 25 Haziran 1950 de Kore savaşı Türkiye nin Batı Bloku içinde yer alması için bir fırsattı ve Türkiye bu fırsatı değerlendirerek Birleşmiş Milletler Teşkilatının davetine olumlu yaklaşarak 4.500 kişilik bir kuvvetle BM gücünde yer aldı ve bu olayla ilk kez Türkiye yurtdışına asker yolladı. 10 Türkiye bu tutumuyla ABD yi etkileyerek kendisine destek çıkmasını istiyordu ve Türkiye nin Kore savaşındaki başarısı diğer Avrupa devletlerinin Türkiye ye bakış açısını değiştirdi. Ayrıca SSCB nin Avrupa ya saldırma ihtimaline karşı SSCB ye yakın bir üs gerektiği bunun için en uygun yerin Türkiye olduğu uzmanlarca belirtilmiş bu da Türkiye nin prestijini üst seviyelere çıkarmış ve ona olan ilginin artmasını sağlamıştır. 15 Eylül 1951 de Ottowa da toplanan NATO Bakanlar Konseyi, Türkiye ve Yunanistan ın birlikte kabul edilmesine karar verdi. TBMM 18 Şubat 1952 tarihinde Kuzey Atlantik Antlaşma ve Protokolünü kabul etti. Türkiye nin NATO ya girişi ile Türkiye-ABD ilişkileri daha da gelişti. Türk topraklarının güvencesi NATO güvencesi altına alınmış oldu.
KAYNAKÇA 1-) ATAÖV,Türkkaya; Marshall Planı ndan NATO nun Kuruluşuna Kadar Soğuk Harp 2-) DOĞAN,Nejat;NATO nun Örgütsel Değişimi,1949-1999 Kuzey Atlantik İttifakından Avrupa Atlantik Güvenilk Örgütüne 3-) HAKTAN,Birsel; Başlangıçtan Günümüze NATO Sorunsalı, Madalyonun İki Yüzü 4-) SANDER,Oral;(1984);Siyasi Tarih (Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınlan No. 541) 5-) ARMAOGLU, Fahir (1989), 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi, 1914-1980 (Ankara: Türkiye Iş Bankası Kültür Yayınları) 6-) KULOĞLU,Armağan; 60 YILLIK İTTİFAK: NATO VE TÜRKİYE 7-) AKTÜRK,Şener; NATO Neden Genişledi? Uluslararası İlişkiler Kuramları Işığında NATO nun Genişlemesi ve ABD-Rusya İç Siyaseti 11