HAKAN BIÇAKCI. Karanlık Oda

Benzer belgeler
C A NAVA R I N Ç AGR ISI

"Yok mu bu dükkanın sahibi!" Arkamı döndüğümde, yaşlı bir teyze elinde makarna paketleri, kasada bekliyordu. "Geldim teyze!" diyerek koşar adımlarla

BARIŞ BIÇAKÇI Baharda Yine Geliriz

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

Berk Yaman. Demodur. Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır

EKSERSİZ PROGRAMLARI

Herkese Bangkok tan merhabalar,

Hayatınıza değer katarak, ev sahibi olmaktan öte yeni bir deneyim sunan Seyir Konutları ile sizleri ayrıcalıklı bir yaşama davet ediyoruz.

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

STRES YÖNETİMİ DURUŞLAR VE GEVŞEME YÖNTEMLERİ

Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Bu yüzden sözlük anlamı da denir.

Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı;

BOYUN VE OMUZ SAĞLIĞI İÇİN ÖNERİLER

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından farklıdır?

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ TÜRK İŞARET DİLİ

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

HAKAN BIÇAKCI Otel Paranoya

Uncle Grandpa kamyonetin direksiyonundadır. Direksiyonu çılgınca çevirmektedir. Uncle Grandpa

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

SPOR VE SAĞLIKLI YAŞAM AMAÇLI YÜRÜME TEKNİKLERİ. Doç. Dr. Haluk H. Öztekin 2013

9-11 Aralık 2016 Erciyes Dağı Kış Tırmanışı Faaliyeti Raporu Hazırlayan: Katılımcılar: Amaç: Hava Durumu: Ay durumu: Kamp Malzemeleri:

BuranoVenedik denince akla ilk

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ANTİKA SANDALYE

T.C. M.E.B ÖZEL MANİSA İNCİ TANEM ANAOKULU DENİZ İNCİLERİ SINIFI

BÜRO ERGONOMİSİ. Bursa Teknik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinatörlüğü

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

SORGULAR ÖLÇEK BÜYÜLTME/KÜÇÜLTME SAYFA KONTROLÜ MENÜ GİZLE/GÖSTER

Bivak. Bivak; geceleme torbasıdır. Bivaklamak ise arazide gecelemektir. Dağcılıkta, çadır kullanmadan gecelemek anlamına gelmektedir.

Ayberk Eskrim Kulübü - SEZON BAŞI YILLIK SAĞLIK ÖYKÜSÜ FORMU

Cornelia, şarkı söylemek isteyen kaz

a) Gerinme: Sırtüstü yatar pozisyonda, eller yana açık, bacaklar düz iken bacakları aşağıya, kolları yanlara doğru iyice uzatmaya çalışın.

Yön ve İşaret Levhaları

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Adım Tomas Porec. İlk kez tek boynuzlu bir at gördüğümde sadece sekiz yaşındaydım, bu da tam yirmi yıl önceydi. Küçük bir kasaba olarak düşünmeyi

Stepping On. Seans Dört. Mola. Dördüncü Seans Broşürü. Güven oluşturmak ve düşmeleri azaltmak. 1. Bugünün seans tanıtımı.

EL VE EL BĠLEKLERĠ Egzersiz 1

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR

Dördüncü Sınıflar Hafta Sonu Kitapçığı

Prof. Dr. Mehmet BEYAZOVA

BASIN DUYURUSU. Kampüse ulaşım sorunu çözüm bekliyor

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

İŞYERİ EGZERSİZLERİ. Hazırlayan: Uzman Fizyoterapist Meral HAZIR

Okula sadece dört dakikalık yürüme mesafesinde oturmama

SINAVLAR VE ÖĞRENCİ KILAVUZU

Gece geç saatlere kadar öykü dosyalarımı elden geçirmiş, yorulmuştum. Yattıktan sonra sık sık uyanmıştım.

Dokunmanın faydalarını bildiğimiz halde dokunmaktan. Güzel dokunuşlar birer şifadır

Konu: Bilişim Teknolojileri Kullanımı ve Sağlık. Aydın MUTLU İstanbul

Ö NEMLİ NOT! BİSİKLETİ KULLANMADAN ÖNCE BU EL KİTABINI İYİCE OKUYUNUZ. ÖNEMLİ GÜVENLİK BİLGİLERİ

Edwina Howard. Çeviri Elif Dinçer

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. FARE NİN DERS VEREN ÖYKÜSÜ

S P R I N G / S U M M E R 1 8

Yeni Nesil Oto Koltuğu Kurulum ve Kullanma Kılavuzu

GAZİANTEP LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ

Cümle içinde isimlerin yerini tutan, onları hatırlatan sözcüklere zamir (adıl) denir.

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması DAĞINIK ÇOCUK

yalan radarı OĞUZ BENLİOĞLU

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ DÜNYANIN İŞLEYİŞİ. (10 Şubat - 21 Mart 2014)

OHIO DOĞAÇLAMASI (OHIO IMPROMPTU)

YİNE YENİ KOMŞULAR. evine gidip Billy ile oynuyordu.

Esrarengiz Olaylar. Dangg Dongg Dangg

En Güzel Hediyesi Noel

Yaşam Tarzınız Daha Fazlası Olacak

SÜRÜŞ GÜVENLİĞİ İÇİN 29 ÖNEMLİ KURAL

Kullanım Kılavuzu ECE R44/04. Çocuk araba koltuğu grubu Vücut ağırlığı 9-36kg

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi

AFYONKARAHİSAR REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

D DAĞ DAKİKA DAKTİLO DALAK DALGA

KAYGIYLA BAŞEDEBİLME VE GEVŞEME TEKNİKLERİ

Ek-1. Bisiklet Yolu Yapım ve Tasarımı İle İlgili Şekilller

Solunum Alıştırmaları Alıştırma 1

RCA Radyo Çalar Saat Teardown

TRANSFER. (Kısa Film Senaryosu)

TRC Lameks TRC Lameks extra clear

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

Erken (Filizlenen) Okuryazarlık

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz

Kırık, Çıkık ve Burkulmalar

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

I. BÖLÜM. Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri)

1. 4 kız ve 5 erkek öğrenci; a) kızların tümü bir arada olacak şekilde kaç türlü sıralanabilir?

parkresidencescadde.com

PoloStart2 Istituto Comprensivo Marcello Candia Milano. ESEMPI DI PROVE DI INGRESSO IN LINGUA MADRE a cura di Emanuela Crisà

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Breeze Koleksiyonu. Tasarım Justus Kolberg

BİLGİSAYAR KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER VE SAĞLIK KURALLARI BİLGİSAYAR KULLANIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

KIPTAS LA ISTANBUL SIZE KALBINI ACIYOR

Çadırlar Çadırın Parçaları


Sevda Üzerine Mektup

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

Beulah, dedi Nannie, gitmeden gel de yastıklarımı düzelt, bu sallanan koltuk aşırı rahatsız. Tamam, hanımım, geliyorum hemen. Nannie derin bir iç

Transkript:

HAKAN BIÇAKCI Karanlık Oda i l e t i ş i m

Zaten tüm fotoğraflar gerçeküstüdür. Susan Sontag

B İRİNCİ B ÖLÜM

Her insan uyanıkken ortak bir dünyadadır. Fakat uykuda herkes kendi dünyasındadır. Plutharkos (MS 46-125)

Uyuyakalmışım Uyuyakalmışım. Omzuma batan parmakların düzenli aralıklarla beynime sıçrattığı kanla kendime geldim. Soğuk bir karanlık... Rahatsız bir koltuk... Ağrıyan bir bel... Tutulmuş bir boyun... Kupkuru bir ağız... Sızlayan bir elmacık kemiği... Boğucu bir hava... Telaşla birleşerek içine uyandırıldığım uyduruk an ı oluşturuverdi. Parçalar yanlış noktalardan bağlanmıştı. Hatalı kaynayan kemikler gibi... Yanağımı camın soğuk yüzeyinden yırtarcasına ayırdım. İçimin titremesine engel olmak için tişörtümü pantolonumun içine tıkıştırıp hırkamın fermuarını hızla çektim. Fermuarın sesi iki kulağımın arasından minyatür bir yarış otomobili gibi geçti. Tepemde dikilen karaltı, hareketlendiğimi görünce dürtmeyi kesti. Arkadaş, son durağa geldik. Aracı park yerine çekeceğim artık buradan. Parmak uçlarının hissi sağ omzumda, camın soğuğu sol yanağımdaydı hâlâ. Yüzüne bakmadan ayağa kalktım. Göz ucuyla koyu mavi gömleğinin bir kısmını görmüştüm sade- 11

ce. Bürokrasi mavisi... Her yerim tutulmuştu. Özellikle boynum... Sırt çantamı bulamayınca bir an için korkudan kaskatı kesildim. Sonra ayağımın dibinde iki büklüm durduğunu fark edince rahatladım. Tek sapından yakaladığım gibi omzuma geçirdim. Gözlerim yaşararak uzun uzun esnedim. Otobüste olduğuma uyanmıştım ama otobüsün nerede olduğunu bilmiyordum. Yine de inmiş olmam gereken duraktan fazlasıyla uzaklaşmış olduğumu hissediyordum. Çalar saati duymayıp mesai başlangıcından saatler sonra uyanmış bir memur gibi... Kahredici bir dinlenmişlik hissi... Dışarısı simsiyahtı. Otomatik adımlarla önüne gittiğim orta kapı sımsıkı kapalıydı. Sağa sola yalpalayarak terk edilmiş otobüsün içinde ilerliyordum. Mezar taşları gibi dizilmiş boş koltuklar uykulu gözlerimin önünde sıra sıra uzanıyordu. Yolculuğun sonu... Son durak... Arkadaş, son durağa geldik. Şoförün karanlık varlığını sırtımda hissediyordum. Bir mezarlık bekçisi, mavi gömlekli bir Azrail, konuşabilen dev bir karga gibi uğursuz sessizliğinin içine gömülmüş, boş koltukların havasızlığıyla baş başa bırakılmayı bekliyordu. Soluk bile almıyordu sanki. İçimde yükselen arkama bakma isteğini bastıran tedirgin adımlarla ilerleyip kendimi ön kapıdan dışarı attım. Karanlık koridorun içinden tanımsız bir karanlığa çıktım. Otobüs, sımsıkı tutulmuş bir nefes gibi bekliyordu. Hareketsiz... Gergin... Sessiz... Derme çatma otobüs durağında ışık yoktu. Hiçbir yerinde herhangi bir semt ismi yazılı değildi. Durağın, az önce içime doğan uzaklık hissini doğrulayan ilkelliğine bakarak şehrin epey dışına çıkmış olduğumu hafif bir panik eşliğinde ürpererek anladım. Merkezdeki ışıklı, reklam alanlı, haritalı, oturma bölümlü, boyalı, üzerinde semt isimleri belirtilen, birörnek, şık duraklardan yirmi yıl gerideydi karşımdaki baraka. Beni yirmi yıl önceki bir şimdiki zamana bırakan boş otobüs sarsılarak çalıştı, daha da 12

eski bir zamana doğru ağır ağır uzaklaştı. Farkında olmadan tutmuş olduğum nefesimi bıraktım. Işıksız, çirkin, kimsesiz bir meydandaydım. Bulunduğum yerle aramdaki tek bağlantı olan otobüsün uzaklaşan ışıklarını ürpererek seyrettim. Hırkamın fermuarını boğazıma kadar çektim. Sağ bileğimi sımsıkı tutan plastik Casio nun düğmesine bastım. Mavi-yeşil aydınlanan kadrandaki korkunç saate baktım. Etrafta kimsenin olmaması hem rahatlatıcı hem de rahatsız ediciydi. Sol yanağımda otobüs camının sert soğukluğu sızlamaya devam ediyordu. Kemiklerim birbirine geçmiş gibiydi. Açlıktan midem ağrıyordu. Gözlerim yanıyordu. Sırtımda tuhaf bir ağrı vardı. Ensem kaskatıydı. Tutulan boynumu bir tur çevirdim. Sıcak yatağıma uzanıp uyuma ihtiyacıyla dolarak ağırlaştım. Yatağımla aramdaki belirsiz, karanlık ve ürkütücü mesafe tüm dehşetiyle içimde yankılandı. Bir yerde karnımı doyurup eve dönmeliydim. Sağa sola yatmış paslı tabelalara baktım. Yazılar bilmediğim bir dilde gibiydi. Birbirine karışan zifiri karanlık yollar... Evin ne yönde kaldığı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Çevrede ne taksi vardı ne de taksi geçme ihtimali... Hiçbir şey kımıldamıyordu. Anlamsız bir fotoğrafa bakar gibi etrafı seyrettim bir süre. Otobüs gitmişti. Bildiğim dünyayla aramda kalan son bağlantı bu duraktı. Ne yöne adım atacağımı bilemiyordum. İleride birkaç sokak girişi görünüyordu. Aynı genişlikte... En aydınlık olanı denemeye karar verdim. Karar veren bir insandan çok, içgüdülerine uyan bir hayvan gibi adımlarımı hızlandırdım. Sokağın girişinin iki yanındaki duvarın her yeri karalamalarla doluydu. Harfleri birbirinin içine geçmiş bir sürü duvar yazısı... Karmakarışık... Cümleler, kelimeler, rakamlar, harfler, noktalama işaretleri... Alt alta, üst üste, dip dibe... 13

Spor ayakkabılarım hiç ses çıkarmadan ilerliyordu. Şu anda burada değilim sanki, diye düşündüm. Biri burada olduğumu hayal ediyor sadece. Yüzünü göremediğim biri... Kendime onun gözleriyle arkadan bakıyor gibiydim. Gittikçe uzaklaşan, uzaklaştıkça küçülen, küçüldükçe silikleşen bir sırt... Harflerden örülü duvara doğru... Hızla dönüp geriye bakmak istedim. Cesaret edemedim. Yürümeye devam ettim. Karanlığa karışmış yazıların arasına gömülerek yavaş yavaş gözden kayboldum. 14