SANDIRAS DAĞINDAKİ BUZUL ŞEK İLLERİ Yar d. Doç. Dr. Ali Fuat DOĞU* Sandıras Dağı (2295 m.) Ege Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi sınırlarına hemen hemen paralel uzanan Gölgeli D ağlan nm güneybatı köşesinde yer alır. Dış M enteşe yöresinin (B. D arkot-m. Tuncel, 1988) doğu sınırında bulunan Sandıras Dağı Akdeniz Bölgesi içinde kalır, batısından Nam nam Çayı, güneyinden Köyceğiz Gölü, doğusundan Dalaman Çayı ile sınırlandırılm ıştu (Şekil: 1). Miosen sonlarından itibaren etkili olmaya başlayan ve Kuaterner boyunca da devam eden tektonik hareketlerin şekillendirdiği ve üzerinde, Miosen aşınım yüzeylerinin, parçalar halinde çeşitli seviyelerde bulunduğu (A.F. Doğu, 1986) Sandıras Dağı, serpantinlerin Mesozoik yaşlı kalkerler üzerine bindiği Teke naplarınm batı bölüm ünü oluşturur (H.N. Pamir, 1974). K rom madeni açısından zengin ve muhtemelen Mesozoik yaşlı peridotit ile serpantinlerden oluşan dağın, 1000-1300 m etreler arasında yaygın olarak uzanan aşınım yüzeyinin üzerinde kalan kısımları basık bir koni görünüm ündedir (F o to: 1). Sandıras daki Pleistosen buzul izlerinin varlığına ilk defa A. Philippson (1915) değinmiş daha sonra b u ra d a X.d e Planhol (1953) dağın buzul şekillerini inceleyerek mevcut buzul izlerinin bir bölümünü şematik olarak göstermiştir. Bu çalışmada Sandıras Dağı nın Pleistosen buzullaşmasından etkilenme nedenleri hakkında da çeşitli fikirler öne sürülm üştür. Ancak daha sonra Güneybatı Anadolu da ve Türkiye ölçüsünde Pleistosen buzullaşması ile ilgili olarak yapılan yayınlarda Sandıras D ağı ndaki buzullaşma ile buzul şekillerinin tanımlanması ve kalıcı k ar sınırı hakkındaki yorum lar bazı çelişkiler taşım aktadır. Bu çelişkiler kanımızca buradaki buzul şekillerinin ayrıntılı ve ölçekli olarak haritalanm am ış olm asından doğan yorum lanm a güçlüklerinden kaynaklanm aktadır. * A.Ü. Dil ve Tarih-Coğral'ya Fakültesi
264 Sundıras D ağındaki Buzul Ş ek illeri
ZİRVE DÜZLÜĞÜ MOREN 5EDDI GOLU AKARSU BUZUL VADİSİ SIRT 2295 A YÜKSEKLİK DEĞERİ, - ı 4 GLASYAL SİRK NİVASYON SİRKİ MOREN T i YAMAÇ EĞİMLİ DUZLUK Al------1B KESİT DOĞRULTUSU A.F d o ğ u 1991 ŞEKİL 2
Sandıras D ağındaki Buzul Şekilleri 265 Foto: 1. Sandıras Dağı mn güneyden görünüşü. Sandıras Dağı zirvelerini, en yükseği 2295 metre ile Çiçekbaba Tepe ve onu izleyen Ulugöl tepe (2261 m.) ve Çıralıoluk Tepe (2217 m.) leri oluşturur. Bu üç tepe zirve düzlüğü üzerinde yer alır (Şekil: 2). O rtalama 2200 m. izohipsinin çevrelediği bu zirve düzlüğü X. de PlanhoPe (1953) göre field tipi bir buzullaşmanın izlerini taşımaktadır. Zirve düzlüğü Çiçekbaba Tepe güneyinde alçak bir eşikle kademelenmiştir. Bu küçük basam ak dışında başka engebe yoktur. 2200 metreden 2000 metreye kadar inen dik yam açlar zirve düzlüğünü dörtbir yandan çevrelemektedir. Bu yamaçlardan kuzeye bakan tarafta, diğerlerine göre daha belirgin buzul şekilleri vardır. Özellikle kuzeydoğu yamaçta Sandıras Dağı glasyal şekillerinin en büyüğü olan bir buzul vadisi (Foto: 2) dikkati çeker. Doğu yamaçta Eren Tepesi nin (2075 m.) batısında bir glasyal çukurluk ve güney yam açta da D eveçukuru adı verilen bir başka çanak mevcuttur. Batı yamaçta ise diğer yamaçlardaki anlamda buzul şekilleri yoktur (Şekil: 2). Zirve ve zirveyi çevreleyen yam açlardaki buzul şekillerinin özellikleri ve konum ları incelendiğinde bu şekilleri üç başlıkta ele almak m üm kündür: 1- Zirve Düzlüğü, 2- Kuzeydoğu Yamaçtaki Buzul Vadisi, 3- D iğer Y am açlardaki Buzul Şekilleri.
266 Sandıras Dağındaki Buzul Ş ekilleri Foto: 2. Sandıras Dağı nın kuzeydoğu yamacında bulunan K artal Gölü buzul vadisinin aşağı bölümü. 1-2200 metrenin üstünde kalan zirve düzlüğü, eski bir aşınım yüzeyinin yüksekte kalan küçük bir parçasının, field tipi bir glasyasyonla (X. de Planhol 1953) işlenmesi sonucu bugünkü şeklini almıştır. 2 - Zirve düzlüğünün kuzeydoğusunda, Ulugöl Tepe mevkiinden itibaren kuzeydoğuya doğru 1,5 km. boyunda, 500 ila 700 m. eninde ve 2200 metreden başlıyarak 1900 metreye kadar inen bir buzul vadisi uzanmaktadır (Şekil: 2 ve 3). Bu vadiye Kartal Gölü Buzul Vadisi ismi verilmiştir. Enine profilinde karakteristik U şeklini (F oto: 3) gördüğümüz bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurm aktadır. Buzul vadisi, boyuna profilinin yukarı kısmında üç tarafı dik yamaçlarla çevrili yarımay şeklindeki çanak la başlam akta ve eğim boyunca basamaklı bir iniş göstermektedir (Foto: 4). Vadi içinde 2 belirgin eşikle ayrılan 3 basamağın izlendiği buzul vadisi ön morenlerle son bulmaktadır. (Şekil: 3). Ön morenler 1900 metreler seviyesinde içiçe geçmiş yarımay şeklinde 5 sıra halinde uzanm aktadır (Foto: 2 ve 5). Ön morenler, hemen gerisinde yeralan dil çanağının önünde oluşturdukları setle, yaklaşık 150 m. çapında ve dairevi bir şekli olan, K artal G ölü nün m eydana gelmesine imkan
Sandıras D ağındaki Buzul Şekilleri 267 vermiştir. Buzul vadisi sonunda biriken bu morenlerin oluşturduğu şeddin Uzundere vadisine bakan tarafı ise dik bir yamaçla son bulur. G ölün fazla suları m oren şeddini aşan bir ayakla U zundere ye ulaşm aktadır. U zundere vadisi, K artal G ölü Buzul Vadisi nin fluvyal anlam da devamı niteliğindedir. Pleistosen buzullaşması, Uzundere vadisinin toplak alanından itibaren 1.5 km. lik bir bölüm ünü şekillendirmiştir. K artal G ölü Buzul Vadisi içinde ayrıca hörgüç kayalar, tabanda ve yanlarda, dik yamaçlardan dökülen m olozlarla karışık halde yan ve dip morenleri de ayırdedilebilmektedir (F o to : 4 ve 6).
268 Sandıras D ağındaki Buzul Ş ekilleri Foto: 3. K artal Gölü buzul vadisinin ön moren şeddi üzerinden görünüşü (Kuzeyden güneye bakış). Foto: 4. K artal Gölü buzul vadisi içindeki ikinci eşik, dip ve yan morenler.
Sandıras D ağındaki Buzul Şekilleri 269 Foto: 5. Ön moren şeddinin yakından görünüşü. 3- Diğer yamaçlarda bulunan buzul şekilleri K artal Gölü Buzul Vadisi ile karşılaştırıldıklarında daha küçük boyutludurlar. Bu şekillerin, kuzey ve doğu yamaçlarda oıtalam a 1900 ila 2000 metrelerde olm ak üzere iki seviye halinde sıralanm ış oldukları dikkati çeker. K u zey yamaçtaki Kartal Gölü Buzul Vadisi nin batı kenarında 2000-2050 metrelerde yer alan şekil içiçe geçmiş üç çanaktan oluşmaktadır. Bu üçlü çanaktan zirveye doğru olanı daha büyük olup anakaya içine açılmış bir sirk görünümündedir. Bu sirkin önünde yer alan iki küçük çanak morenler içinde açılmıştır. Ayııca bu şeklin yine batısında 1900 metrede bir üçüncü çanak daha yer alır. X.de Planhol ün (1953) şemasında, K artal Gölü Buzul Vadisi ile kuzey yamaçta bulunan diğer buzul şekillerinin bulunduğu alan, zirveler düzlüğünü şekillendiren field tipi bir buzuldan sarkan dillerle ilişkili olarak gösterilmektedir. Ancak topografya incelendiğinde bu şekillerin iki aşamalı bir buzullaşma ile ilgili olabileceği düşüncesi doğm aktadır. Çünkü K artal Gölü Buzul Vadisi ve batısındaki çanakların zirve düzlüğü ile bağlantıları çok keskin yam açlarla kurulm aktadır. Sandıras D ağı nın Pleistosen buzullaşması büyük olasılıkla bir buzul devresinin iki dönem inin eseridir. D ağın zirvesi birinci aşarrad a bir
270 Sandıras Dağındaki Buzul Ş ekilleri Foto: 6. Kartal Gölü buzul vadisi içindeki cilalanmış yüzeyler ve yan morenler. takke buzulu ile örtülm üş ve bu sırada buzuldan sarkan diller, zirvenin dört bir yanında özellikle de kuzey, kuzeydoğu yamaçlarda etkili olmak üzere, aşağıya doğru 2000 ila 1900 metrelere kadar sarkmışlar ve buralarda m oren depolan oluşturm uşlardır. Bu aşam ada kuzeydoğu yam açtan sarkan bir buzul dilinin şekillendirdiği vadi bugünkü olgun şekline, sözkonusu buzullaşmanın ikinci aşamasında kavuşmuştur. Bu ikinci aşam ada, takke buzulu ortadan kalkmış ve glasyasyon dağın gölgede kalan kuzeydoğu yam acında, vadi buzulu şeklinde devam etmiştir. Bu buzul vadisinin gerisindeki dik yamacın zirve düzlüğünü kesen bir konum da olması bu yargıyı doğuran sebeplerden birisidir.
Sandıras D ağındaki Buzul Şekilleri 271 Ayrıca yukarıda değindiğimiz kuzey yamaçtaki sirk ve diğer çanaklalarm zirve ile bağlantıları incelendiğinde, bu çanakların da başlangıçta zirveden sarkan buzul dillerinin oluşturduği ilkel şekillerinin, ikinci bir devrede bugünkü biçimlerini kazandıkları söylenebilir. Sözkonusu ikinci devrede bu çanaklardan 2000-2500 metrelerde olanı bir glasyal sirk, 1900 m etrede olanı ise bir nivasyon sirki olarak gelişimlerini ta mamlamışlardır. Gerçekte 2000-2500 metrelerde yer alan glasyal sirk ve önündeki m orenler küçük bir vadi buzulunun eseri olarak düşünülebilir. Buradaki m orenler takke buzuluna ait birikintiler olarak da yorumlanabilir, çünkü bu ebatlarda bir sirkin önünde bu m iktarda moren yığılması pek m üm kün görülm emektedir. Ayrıca sözkonusu m orenler, sirkin önündeki bir moren şeddi karakterinde de değildir, (F o to : 7). Foto: 7. Sandıras Dağı nın kuzey yamacında 2000-2050 metrelerde yer alan sirkin önündeki morenler. Zirveyi çevreleyen yam açların doğu yüzünde yine 2000 m etre civarında, Eren Tepe nin (2075 m.) batı kenarında yer alan dairesel şekil, kuzey yamaçta aynı seviyedeki benzeri gibi, ikinci aşamada oluşan bir başka sirktir. Güneye bakan yam açta da 1900 m etrelerde, D eveçukuru adı verilen oval şekilli bir çanak vardır (Foto: 8) bu da yukarıda sözü edilen, kuzey yam açta aynı seviyede bulunan nivasyon sirkinin bir benzeridir.
27? Sandıras D ağındaki Buzul Ş ekilleri Foto: 8. Sandıras Dağı nın güney yamacında 1900 metrede bulunan Deveçukuru nivasvon sirki. Güney yam açta bu glasyal şeklin varlığı dağın bu yüzünde, daha yüksek sıcaklığa rağm en yağış m iktarının fazlalığı ile ilgili olm a lıdır (A. O N U R, 1962). Sandıras Dağı ndaki buzul şekillerinin özellikleri ve bulundukları seviyeler Pleistosen e ait kalıcı kar sınırının 2050 m etreden geçtiğini ispatlam aktadır. X. de Planhol de (1953) bu sınırı 2000-2050 olarak belirlemiştir. Sandıras daki bu yerel kalıcı kar sınırı S. Erinç in (1971 s. 261) Güneybatı Anadolu için kabul ettiği kalıcı kar sınırının 150-200 metre altında kalm aktadır. Bu seviye düşüklüğü bu çevrede çalışan araştırmacıların çeşitli görüşler öne sürmelerine neden olmuştur (H. Louis 1944, H. Onde 1952, X.de Planhol 1953, 1962 ve B. Messerli 1967). Teke yöresindeki Akdağ ve Beydağları nda buzul şekilleri üzerinde çalışan B. Messerli (1967) Güneybatı Anadolu için yaptığı bölgesel bir yorum la, X. de Planhol ün (1953) Sandıras D ağı ndaki buzul şekillerinin bugünkü seviyesini açıklarken kullandığı olasılıklardan tektoniğe dayalı olanına katılm am akta, buradaki alçak sayılabilecek seviyedeki buzullaşmayı textonikten çok yerel klim atik olaylarla açıklaya
Sandıras Dağındaki Buzul Ş ekilleri 273 rak; Sandıras tan Beydağları na uzanan bir hat boyunca sıralanan yerel iklim kuşaklan nedeniyle, kalıcı kar sınırının batıdan doğuya doğru yükseldiğini ifade etm ektedir. X. de Planhol ün (1953) Sandıras Dağı nın portglasyal bir çökmeye uğramış olabileceği görüşünü çürüten bazı bulgular, Dalam an Çayı nın Sandıras Dağı nı güneydoğu etekleri boyunca kateden vadisi içinde, daha önce yapılan bir çalışma ile belirlenmiştir (A. F. Doğu, 1993). Bu çalışmada, Dalam an Çayı nın Akköprii civarında bulunan sekileri ile, A kköprü güneyinde D alam an Çayı na katılan Çayhisar Deresi sekilerinin, Köyceğiz ve Dalam an O valarında bulunan W iirm dönemi şekilleriyle (L. J. Pons-C. H. Edelman, 1963 ve A. F. Doğu 1986) korelas yonu yapılmış ve aralarında büyük benzerlikler saptanm ıştır. A kköprü ve Çayhisar sekileri, bugünkü vadi tabanından 20-30 m. yukarıda bulunm aktadır. Bu durum W ürin ve daha sonraki deniz düzeyi oynamaları da dikkate alındığında, Sandıras Dağı'nın postglasyal bir çökmeye değil aksine yükselmeye uğradığını kanıtlam aktadır. X. de Planhol ün öne sürdüğü postglasyal dönemdeki tektonik çökme, ancak Sandıras Dağı nın güney eteklerinden geçen büyük bir fayın, bu yörenin A kdeniz tarafında kalan kıyı kesimini etkilediğini söyleyebiliriz (A.F. Doğu, 1986). Yukarıdaki verilerin ışığında, Sandıras Dağı ndaki buzullaşma Pleistosen deki yerel klimatik koşulların yarattığı şartlara bağlanabilir. B atıda G ökova K örfezi aracılığıyla Ege Denizi ne, güneyde ise A k deniz e olan yakınlığı nedeniyle nemli ve bol yağışlı hava kütlelerinin etki alanı içinde kalan Sandıras D ağı nda, ortalam a 2000 m etrelerden itibaren, W ürm buzullaşm ası etkili olm uştur. Yararlanılan Kaynaklar Darkot, B. Tuııcel, M. (1988) Ege Bölgesi Coğrafyası. (2. Baskı) İst. Üniv. Coğ. Enst. Yay. N o: 99 İstanbul Doğu, A.F. (1986) Köyceğiz-Dalaman Ovalan ve Çevresinin Jeomorfolojisi. Ank. Üniv. Sos. Bil. Enst. D oktora Tezi (Basılmamıştır). Ankara. Doğu, A.F. (1993) Akköprü Sekilerinin (Dalaman Çayı) Güneybatı Anadolu Jeomorfolojisindeki Önemi D TC F. Coğrafya A raştırm aları Dergisi Sayı: 12 Ankara. (Baskıda). Erinç, S. (1971) Jeomorfoloji //(G enişletilm iş 2. Baskı) İst. Üniv. Coğ. Enst. Yay. N o: 23 İstanbul Louis, H. (1944), D ie Spııren eiszeitlicher Vergletscherung in A natolie, Diluvial-Geologie und Klim a. Geologische Rundschau, Band 34, Heft 7/8. Stuttgard.
274 Sandıras D ağındaki Buzıı! Ş ekilleri Messerli, B. (1967) Die eiszeitliche und die gegenwärtige Vergletscherung im Mittelmeerraum. Geographica Helvetica 22, Heft 3. Onde, H. (1952) Formes glaciaires dans le m assif Lycien de l A k dag (Turquie du S.-O.) (XIX Congres géologique International, Alger fase. XIII, p. 327-335) Onur, A. (1962) Türkiye'de D aim i Kâr Sınırı Hakkında. Ank. Üniv. Dil ve Tarih Coğr. Fak. Der. Cilt: XX Sayı: 1-2, Ankara. Pamir, H.N. (1974) 1 / 500 000 ölçekli Türkiye Jeoloji Haritası, Denizli Paftası İzahnamesi. MTA Enst. Yay. Ankara Philippson, A. (1915) Reisen und Forschungen im westlichen Kleinasien, Gotha: Petermanns Geigr. mitteilungen Heft. 1-5 Erg. N r. 167-183. Planhol, X. de (1953) Les form es glaciaires du Sandres dag et la limite des neiges éternelles quaternaires dans le S.-O. de l Anatolie. C.R. Som. Société Geol. France, p. 263-265. Planhol, X. rie (1962) Carte de la limite quaternaire des neiges persistantes dans le sud-ouest de L'Asie mineure. Revue de Geo. Alpine, p:257-261. Pons, L.J.-Edelman, C.H. (1963) Köyceğiz Dalaman Sahası Toprak Etııdü. (Çev. Mesut Özuygur), Toprak ve Gübre Araş. Enst. Müd. Toprak Etüdleri Serisi N o: 5 Ankara.