TEMEL VETERİNER PATOLOJİ

Benzer belgeler
1-Preparasyon Yöntemleri Taze hücre ve Dokular: Zarlar gibi çok ince yapılar, kan ve lenf gibi sıvısal örnekler, derialtı bağ dokusu hücreleri direkt

Histoloji Tekniği adı verilir.

TEHLİKELİ MADDE SINIFLANDIRMALARINDA TEHLİKE İŞARET VE LEVHALARININ ÖZELLİKLERİ

Patoloji laboratuarında incelenen materyaller

DOKU TAKİBİ. Dr.Yasemin Sezgin. yasemin sezgin

MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu)

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

ANTİSEPTİK VE DEZENFEKTANLAR. Prof. Dr. Ayhan Filazi Ankara Üni. Veteriner Fak. Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı

TEHLİKELİ MADDE ENVANTER LİSTESİ. Döküman No Yayın Tarihi Revizyon No Revizyon Tarihi Sayfa No MC.LS

Doku Takibi Süreçleri

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ. Histolojide kullanılan Yöntemler ve Temel Prensipler. Doç.Dr.

Yayın Tarihi:

KİMYASAL MADDE DEPOLAMA TALİMATI

ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU

01. Madde / Preparat ve Şirket / İş Sahibinin Tanımı

EVSEL ATIKLAR VE TEHLİKELERİ. Mustafa Cüneyt Gezen, DGSA, CIH

BENNA ÇAMAŞIR SUYU GÜVENLİK BİLGİ FORMU (SDS) Bölüm 1. Madde / Müstahzar ve Şirket / İŞ Sahibinin Tanıtımı Madde / Müstahzar Tanıtılması

Madde/Müstahzar Adı : POLIROAD SU BAZLI YOL ÇİZGİ BOYASI Hazırlama Tarihi : Yeni Düzenleme Tarihi : - Kaçıncı Düzenleme Olduğu : 00

Kullanılan kimyasal atıklar belli kurallar çerçevesinde depolanarak bertarafı Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği Ve Tehlikeli Atıkların Kontrol

1-MADDE/MÜSTAHZAR ve ŞİRKET/İŞ SAHİBİNİN TANITIMI

: NESTA MATİK GÜVENLİK BİLGİ FORMU

GÜVENLİK BİLGİ FORMU ETİL ASETAT CAS NO: EC NO :

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU

GÜVENLİK BİLGİ FORMU BLUESTEAM A 12

% S 26 S 36 1% _ 2% _

DOKU TESPİTİ. Dr.Yasemin Sezgin

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU BETEX SATEN PERDAH ALÇISI

GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU. 1 Madde/Müstahzar ve Şirket/Đş Sahibinin Tanıtımı

Yayın Tarihi:

Hammadde adı % CAS NO EINECS NO Hammadde Tehlike Sınıfı

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC

MADDE/MÜSTAHZAR ADI: AVA CLEAN ULTRA ÇAMAġIR SUYU DAĞ ESĠNTĠSĠ. 1-MADDE/MÜSTAHZAR ve ġġrket/ġġ SAHĠBĠNĠN TANITIMI

Adres: Organize Sanayi Bölgesi No: 32, Hasanoğlan/ Ankara, Türkiye

Balıkesir Kimya Sanayi 0 (266)

Madde/Müstahzar Adı : NATURA A1 AKRİLİK Hazırlama Tarihi : Yeni Düzenleme Tarihi : - Kaçıncı Düzenleme Olduğu : 00

1- Aşağıdakilerden hangisi Aşındırıcı sembolüdür? a. b. c. d. CEVAP: D. 2- Aşağıdakilerden hangisi Yanıcı sembolüdür? a. b. c. d.

1. ÜRÜN VE FİRMA TANITIMI KİMYASAL ADI SODYUM HİPOKLORİT KAPALI FORMULÜ NaOCl TİCARİ ADI HYPO

GÜVENLİK BİLGİ FORMU DEMİR-3-KLORÜR SOLÜSYON GBF NO : TARİH : EYLÜL 98 CAS NO: ) KİMYASAL MADDE VEYA ÜRÜNÜN VE FİRMANIN TANIMI

Ürün Güvenlik Bilgi Formu

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU

LABORATUVAR GÜVENLİK KURALLARI

GÜVENLİK BİLGİ FORMU TRİKLOR ETİLEN. : Sıcak yüzeylerle veya alevle temasında hidrojenklorid gibi toksik ve tahriş edici gazlar çıkarır.

3 )Peroksitlerle deney yapılırken aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır?

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU

Çalışan Sağlığının Korunmasında Kişisel Koruyucu Donanımın Yeri ve Önemi. Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Bölüm 1. Kimyasal / Malzeme ve Kurum / İş Sahibinin Tanıtımı

Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ

Bölüm 1. Kimyasal / Malzeme ve Kurum / İş Sahibinin Tanıtımı

ÖZET. Asitler ve Bazlar ASİTLER VE BAZLAR

: LİCOPLAS DEKORATİF SIVA

(91/155/EEC ve Güvenlik Bilgi Formu Hazırlama Usul ve Esasları Tebliğine ( tarih, RG No:24692 ) göre hazırlanmıştır.

GÜVENLİK BİLGİ FORMU

EL HİJYENİ VE ELDİVEN KULLANIMI TALİMATI

S¹ra No ـrün kodu Malzeme ad¹ Ambalaj Tipi Amb.ھekli

DOKU TAKĐBĐ. kesit ve yayma için i in ne yapmalıyız? ÖZER. Prof.Dr.Erdener. Patoloji Anabilim Dalı EPD KURS 2

Madde/Müstahzar Adı : NATURA TRANSFER Tarihi : ASTARI Yeni Düzenleme Tarihi : - Kaçıncı Düzenleme Olduğu : 00

AtılımKimyasalları AK 3151 D SUNKROM DEKORATİF KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI EKİPMANLAR

STERİLİZASYON DERSİ 5. HAFTA DERS NOTLARI. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU


TEHLİKELİ MADDE YÖNETİM PROSEDÜRÜ. KOD:STK.PR.02 Y. Tarihi: Sayfa No: 5/5 Rev. T.: Rev. No: 01

AtılımKimyasalları AK 3252 H SUNKROM SERT KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI EKİPMANLAR

GÜVENLİK BİLGİ FORMU ASETON

Yıkanabilir tüm yüzeylerin ve nesnelerin günlük temizliğinde kullanılır.

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC

DIŞKININ TOPLANMASI ve SAKLANMASI

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC

SODYUM HİPOKLORİT CAS NO :

KSİLEN GÜVENLİK BİLGİ FORMU : TEKKİM KİMYA SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ 1.MAMÜL VE FİRMA TANITIMI. Formülü : C 8 H 10 Firma

Hammadde adı % CAS NO EINECS NO Hammadde Tehlike Sınıfı

Hazırlanma Tarihi : Yeni Düzenlenme ve Yayın Tarihi:

Hammadde adı % CAS NO EINECS NO Hammadde Tehlike Sınıfı. Sülfamik asit > % Xi, R36/38, R52/53

TARKİM BİTKİ KORUMA SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC

Malzeme Güvenlik Bilgi Formu Avrupa Birliği nin 1907/2006 sayılı tarihli Yönetmeliği Madde 31 uyarınca

BAKTERİLERİN BOYANARAK İNCELENMESİ VE PREPARAT HAZIRLAMA

01. Madde / Preparat ve Şirket / İş Sahibinin Tanımı

MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu)

Evimizdeki Tehlikeli Atıklar

ANTİSEPTİKLERİN KULLANIM YERLERİ

FİBRO GEL YayınTarihi:

01. Madde / Preparat ve Şirket / İş Sahibinin Tanımı

ÜRÜN ADI % AĞIRLIK CAS NO EINECS NO META-KSİLEN MICROCRYSTALLINE SILICA

Bölüm 1. Kimyasal / Malzeme ve Kurum / İş Sahibinin Tanıtımı

Hazırlanma Tarihi : Yeni Düzenlenme ve Yayın Tarihi:

KİMYASAL DEPOLAMA ve TEHLİKELİ ATIK İŞLEMLERİ

Bölüm 1. Kimyasal / Malzeme ve Kurum / İş Sahibinin Tanıtımı

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91 / 155 / EEC, 93 / 112 / EC, 2001 / 58 / EC ye göre

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91 / 155 / EEC, 93 / 112 / EC, 2001 / 58 / EC ye göre

RTA JEL / PZR Saflaştırma Kiti

Dr. Yasemin Sezgin DOKU BLOKLAMA VE KESİT

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC

Hammadde adı % CAS NO EINECS NO Hammadde Tehlike Sınıfı

MALZEME GÜVENLİK FORMU MSDS. ÜRETİCİ FİRMA Bilge Kimyevi Laboratuar Ürünleri İmalat Danışmanlık ve Analiz Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.

Posta kutusu 11 62, D Melsungen Fax /

Kimyasal Yapısı Tanım : Tehlikesiz hammaddelerin ve aşağıda listelenen maddelerin sudaki karışımı

GÜVENLİK BİLGİ FORMU GÜNTABCHLOR %90

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

Transkript:

TEMEL VETERİNER PATOLOJİ LBV207U KISA ÖZET

DİKKAT Burada ilk 4 sahife gösterilmektedir. Özetin tamamı için sipariş veriniz www.kolayaof.com 1

1. ÜNİTE Veteriner Patoloji ve Laboratuarı VETERİNER PATOLOJİ YE GİRİŞ Patoloji sözcük anlamı olarak hastalık (pathos) bilimi (logos) anlamına gelir. Hücre, doku ve organlardaki yapısal ve işlevsel değişiklikler ile ilgilenir; hücresel ve moleküler düzeydeki bozuklukları inceler. Hücreleri, dokuları, organları, vücut sıvılarını ve tüm vücudu morfolojik, immunolojik ve moleküler yöntemler ile inceleyerek hastalardaki belirti ve bulguların nedenlerini açıklamaya çalışır, hastalığı tanımlar. Temel bilimler ile klinik bilimleri birbirine bağlayan bir köprü görevini üstlenir. Patolojinin temelini oluşturan hastalığın gelişme sürecinin dört öğesi şunlardır; Hastalığın nedeni (etiyoloji), gelişmesindeki mekanizmalar (patogenez), hastalık tarafından hücrelerde veya dokularda oluşturulan yapısal değişiklikler ve bunların işlevsel sonuçlarıdır (klinik önem). Etiyoloji: Hastalıkların iki ana grup etiyolojik etkeni vardır. Veteriner Patoloji nin Bölümleri Patoloji, genel patoloji ve özel (veya sistemik) patoloji olarak ikiye ayrılır. Hastalık ve ilişkili süreçlerin bilimsel olarak incelendiği ve araştırıcı/deneysel patoloji veya teorik patoloji olarak da adlandırılan genel patoloji, hastalıklara neden olan anormal uyarılara hücre ve dokuların temel tepkileri üzerinde durur. Hayvan hastalıkları ile ilgilenen veteriner patoloji, anatomik patoloji ve klinik patoloji olmak üzere iki ana dala ayrılır. Veteriner patoloji aynı zamanda karşılaştırmalı patoloji olarak da kabul edilebilir, çünkü çalışma sahası kimi zaman insan dâhil, evcil hayvanlar dışındaki diğer canlıları da içermektedir. Hayvan hastalıklarının patogenezinin incelenmesi çoğu zaman insanlarda görülen benzeri hastalık olaylarına ışık tutar. Anatomik patoloji dokuları, organları ve tüm vücudu makroskobik, mikroskobik, kimyasal ve moleküler yöntemler ile inceler; cerrahi ve adli patoloji dallarına ayrılır. PATOLOJİ LABORATUARI VE GÜVENLİK Çalışanların ve çevrenin güvenliği açısından laboratuarlarda kullanılan kimyasal maddelerden kaynaklanacak tehlikelerin yanı sıra histopatolojiye özgü zararlıların bilinmesi önemlidir. Zararlının adı, yapısı, bulunduğu yer, kullanım alanı belirlenmelidir. Tanımlanmamış, içeriği bilinmeyen ve kullanım alanı olamayan zararlılar ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Elektriksel, mekanik ve biyolojik zararlılar; zararlı maddenin miktarı, gün içerisinde ne kadar kullanıldığı değerlendirilmelidir. Uyulması Gereken Kurallar: Laboratuarlarda zararlı maddeler ve kişisel hijyen için uyulması gereken kuralları içeren yazılı bir metin olmalıdır. Havalandırma gibi koruyucu aletlerin iyi çalıştığından emin olunmalıdır. Kimyasal atıkların ortadan kaldırılması kurallara uygun olarak yapılmalıdır. Personel Eğitimi: Eğitimli kişiler tarafından verilecek olan güvenlik eğitimi her yıl tekrarlanmalı ve kayıt altına alınmalıdır. Biyozararlılar ve Zararlı Kimyasal Maddeler Biyozararlılar; bizzat enfeksiyöz etkenler veya enfeksiyöz etkenlerin bulaştığı maddelerdir. Birçok ülkede özel olarak etiketlenir, atıkları ciddi olarak kontrol edilir. İrritan (tahriş edici) Kimyasallar; canlı dokuya temas ettiği yerde yangısal geri dönüşlü zedelenme oluşturur. En sık göz, deri ve solunum yolları etkilenir. 2

Yeterince karşı karşıya kalındığında kimyasalların hemen tümü tahriş edicidir. Bu nedenle doğrudan temastan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Koroziv (aşındırıcı) Kimyasallar; sağlığa zarar verir, fiziksel etki de oluşturur. Canlı dokularda geri dönüşsüz zedelenme ve yıkıcı etki yapar; bazı metallere temas edildiğinde aşındırıcıdırlar. Kimyasallar; belirli anatomik ve fizyolojik sistemler üzerinde etki oluşturur. Etkileri hemen ortaya çıkmaz; birikici ve geri dönüşsüz olduğundan özellikle tehlikelidir. Histopatolojide kullanılan ksilol ve toluen sinir sistemi için zehirlidir; benzen kanda etki oluşturur. Parlayıcılar; tutuşma noktaları (alevlenmeyeyol açabilecek bir kaynağın bulunduğu yerde kimyasal buharının alevlendiği ısı derecesi) 38 C üzerinde olan maddelerdir. Yanıcı bir maddenin yerine parlayıcı maddeyi tercih etmek daha doğrudur. Yanıcılar; tutuşma noktaları 38 C den daha aşağıdadır. Kıvılcım oluşturan elektrikli aletlerin çevresindeki buharlara dikkat edilmelidir. Patlayıcı Kimyasallar; histopatolojide nadir olup, en önemlisi pikrik asittir. Bazı gümüş çözeltileri de eskidikçe patlayıcı hal alabilir. Kullandıktan sonra saklanmaları önerilmez. Bu maddeler sallandıklarında patlayabilir. Yakıcı (oksitleyici) Maddeler; diğer maddeler üzerinde yangına yol açabilir. Sodyum iodat hafif bir yakıcıdır. Civa oksit ve kromik asit daha tehlikelidir. Organik peroksitler ise çok tehlikelidir. Patoloji Laboratuarlarında Korunma Önlükler, koruma gözlükleri ve maskeler histopatoloji laboratuarında en sık kullanılması gereken koruyucu malzemelerdir. Laboratuarda çözücülere dayanıklı giysiler (akrilik ve asetat nitelikli giysiler, ksilol ve toluen ile çözünür) ve ayakuçları kapalı ayakkabılar kullanılmalıdır. Patoloji Laboratuarlarında Dikkat Edilecek Noktalar Her kimyasal maddenin üretici tarafından yapıştırılmış özelliklerini belirten etiketi korunmalıdır. Reaktif laboratuarda yapılıyorsa, kabının üzerine kimin ve ne zaman yaptığını belirten bir etiket yapıştırılmalıdır. Oda havası saatte 4-12 kez değişirse, ciddi sayılabilecek kimyasal madde buharı kalmaz. Buhar belirli bir odaktan kaynaklanıyorsa bu alana yönelik özel havalandırma (motorlu-kapaklı buhar davlumbazı/çeker ocak) gerekir. İlk yardım gerektiren en çok görülen kazalar maddeyi yutma, göze temas ve yoğun deri temasıdır. Çalışanlar bu konularda temel eğitim almış olmalıdır. Gözlük takılmazsa gözlere kimyasal sıçraması sık görülür. Patolojide Kullanılan Başlıca Kimyasal Maddelerin Zararları ve Korunma Asetik Asit; solunum yolları, şiddetli deri ve göz irritasyonu yapar; çoğu metalde korozyon (aşınma) oluşturur ve parlayıcıdır (tutuşma noktası 43,3 C). Çeker ocak, kumaş olmayan önlük, gözlük, nitril eldiven kullanılmalı, lateks eldiven kullanılmamalıdır. Yoğun asetik asit, kromik asit, nitrik asit ve sodyum/potasyum hidroksit ile karıştırılmamalıdır. Aseton; oldukça yanıcı (tutuşma noktası -15.5 C) ve uçucudur. Buharları uzaktaki bir ateşleme noktasından bile yangına yol açabilir. Yüksek yoğunlukta narkotik etki yapabilir. Deri teması, kurumaya ve dermatitise (deri yangısı) neden olabilir, eller neopren eldivenle korunmalıdır. Alifatik Hidrokarbon Çözücüler; düşük derecede zehirli petrol türevi (örneğin parafinler) maddelerdir. Parlayıcı (40 C) ve yanıcıdır. (tutuşma noktası 23.3 C). Deri temasını azaltmak için neopren veya nitril eldivenler kullanılabilir. Amonyum Hidroksit; deri, göz ve solunum yollarında ağır irritandır. Kauçuk veya nitril eldiven kullanılmalıdır. Asitlerden uzakta depolanmalıdır. Formalin ile karıştırılmamalıdır (ısı ve zehirli gaz oluşturur). Ortalama 500 ml den fazla dökülürse odanın boşaltılması gerekebilir. Anilin; mümkünse hiç kullanılmaması gerekir. Deride orta, gözde ağır irritasyon; deride duyarlılık ve zehirlenme oluşturur; karsinojendir. 3

Diaminobenzidin (DAB); insanda karsinojendir. Normal kullanımda çözeltileri düşük risk taşır. Asitli potasyum permanganat ile etkisiz hale getirildikten sonra atılmalıdır. Dimetilformamid (DMF); göz, burun ve deride irritasyon yapar. Bulantı yapabilir. Üreme sistemi için zehirli olabilir. Parlayıcı bir sıvıdır (tutuşma noktası 57.7 C). Çeker ocak ve sentetik kauçuk eldiven ile kullanılmalıdır. Etanol (etil alkol); gözde ve deride irritasyon yapar. Laboratuar koşullarında zehir özellikleri genellikle ortaya çıkmaz. Sadece sentetik kauçuk veya nitril eldiven kullanılmalıdır. Yanıcıdır. Eter (dietil eter); buharı aşırı alınırsa uyum bozukluğu, bilinç kaybı ve ölüme neden olabilir. Solunum ve deri emilim sonrasında merkezi sinir sisteminde hedef organ etkileri oluşturur. Yanıcıdır ve patlayıcı peroksitler oluşturabilir. Aşırı derecede uçucudur, kontrolü zordur. Formik Asit; Göz ve deride hafif irritasyon yapar. Metallerde korozyon oluşturur. Çeker ocak kullanılmalıdır. Deri, göz ve solunum sistemi korunmalıdır. Lateks hariç tüm eldivenler kullanılabilir. Glutaraldehid; göz ve deride şiddetli irritasyon yapar. Sodyum Bisülfit; deri, göz ve mukozalar için irritandır. Güçlü bir indirgeyici etken olduğundan oksidan etkenlerden uzak tutulmalıdır. Seyreltilmiş solüsyonlarında neredeyse hiç risk bulunmaz. Sodyum Hipoklorit (sıvı, klorlu ağartıcı); göz için irritandır. İyice seyreltilmezse yutulması zehirli olabilir. Güçlü bir oksidandır ve metallerin çoğunda korozyon oluşturur. Tüm eldiven tipleri yeterli korumayı sağlar. 2. ÜNİTE Örnek Alma ve Mikroskobik İnceleme Süreci GİRİŞ Organizmadan alınan organ ve doku örneklerinin mikroskopta incelenecek hale gelinceye kadar geçen işlemlerin tümü histolojik teknikler olarak tanımlanmaktadır. Histolojik teknikler de kendi içerisinde örnek alma ve makroskobik değerlendirme, tespit, yıkama, dehidrasyon, saydamlaştırma, emdirme, gömme-bloklama, kesit alma ve boyama gibi alt kısımlara ayrılır. Canlı Örnek İncelemeleri Canlı dokular çabuk bozuldukları için kısa sürede incelenmelidir. Canlı inceleme ya doğrudan faz kontrast mikroskop ya da vital veya supravital boyalar kullanarak ışık mikroskop ile yapılır. Canlı inceleme yöntemlerinde çini mürekkebi, tripan mavisi gibi vital özel boyalar kullanılır. Cansız Örnek İncelemeleri Cansız doku, sıvı ve içeriklerin incelenmesi fiziksel (kaynatma, kurutma, dondurma) ve kimyasal (alkol, civa, formalin) olarak tespit edilmiş ve boyanmış doku kesitleri üzerinde ya da dışkı gibi boyanmamış preparatlarda direkt olarak ışık mikroskopla yapılmaktadır. ÖRNEK ALMA VE MAKROSKOBİK DEĞERLENDİRME Ölen hayvanlardan nekropsi sırasında, canlı hayvanlardan farklı biyopsi yöntemleriyle (delme, ince iğne; endoskopik) veya operasyon sırasında alınan organ ve doku örneklerinin alınmasında özellikle dikkat edilmesi gereken nokta otolizi önlemektir. Otoliz Ölümden sonra doku ve hücrelerin enzimatik olarak yıkıma uğrayıp kendi kendini eritip sindirmesine otoliz denir. Otolitik değişiklikler iskemiye bağlı değişiklikler olarak başlar ve hipoksik temele dayanır. Otoliz kural olarak bakteri enzimlerinin neden olduğu kokuşma (putrefaksiyon) ile birlikte ortaya çıkar Ancak bazı durumlarda kokuşma olmadan da otoliz şekillenir. Buna en iyi örnek koyunların Clostridium perfringes tip D enfeksiyonunda böbreklerin yumuşaması ve jöle 4

kıvamı almasıdır. Enzimatik etkinlik bakımından zengin olan doku ve organlarda otoliz erken gelişir. Makroskobik Değerlendirme Nekropsi sonrası veya farklı kliniklerden biyopsi materyali olarak gönderilen organ ve doku örneklerinin makroskobik olarak çıplak gözle değerlendirilmesi ve mikroskobik inceleme için alanlar belirlenmesi makroskobi odası olarak tanımlanan aydınlık ve iyi havalandırılmış bir odada yapılır. Trimleme bu odanın içerisinde bulunan makroskobi kabininde yapılır. (Trimleme: Mikroskobik kesitler için organ ve dokuları keserek küçültme işlemine denir.) TESPİT (FİKZASYON) Histopatolojik değerlendirme de yanılgılara düşmemek için dikkatli ve iyi bir tespit işleminin yapılması gerekir. Fikzasyon işlemi fiziksel ve kimyasal yollarla yapılabilir. Kaynatma ile yapılan tespitin hücresel yapılar üzerine yıkıcı etkisi olmasından dolayı günümüzde pek kullanılmamaktadır. Kimyasal tespit ise en çok kullanılan yöntemdir. Bu yöntemle alınan örnekler doğrudan tespit solüsyonuna atılır ya da hayvan anestezi altında iken organı besleyen atardamar yıkanır ve basınçla verilerek yapılır. Tespit Solüsyonunun Amaca Göre Seçimi Bütün dokular ya da hücreler için ideal bir tespit solüsyonu hemen hemen yoktur. Söz gelimi sinir dokusu için nötral buffer formalin idealdir, ancak karbonhidrat ve proteinleri göstermek için ise etil alkol seçilmelidir. Doku ve hücrelerin canlı hayattaki yapılarına en uygun şekilde tespit birinci derecede osmium tetroksit ikinci derecede de ise formalinle olduğunu unutmamak gerekir. Bu iki tespit solüsyonunun proteinlerin yapısını bozmadan çok az bir çökelmeye neden olması iyi bir koruyucu nitelik taşıdığının göstergesidir. Tespit Solüsyonunun Miktarı Tespit solüsyonu ile bu solüsyon içerisine konulacak doku örneğinin oranı önemlidir. Bir tespit solüsyonuna gereğinden fazla örnek konursa solüsyon içerisindeki kimyasallar yetersiz kalır ve uygun bir tespit oluşmaz. Bunun için 1:50-1:100 oranı bildirilmektedir, ancak 1:15-1:25 oranı ile de uygun sonuç alınabileceğini belirtmek gerekir. Buna uymayan osmium tetroksitin %1-2 lik solüsyonu için oran 1:5 dir. Tespit Solüsyonunun ph sı Genellikle hücre çekirdek ve sitoplazması birbirine zıt ph değerlerinde iyi sonuç verir. ph asit olduğunda çekirdek sitoplazmaya göre, alkali olduğunda ise sitoplazma çekirdeğe göre daha iyi korunur. Tespit Uygulama Teknikleri Tespit işleminde immersiyon (daldırma) ve perfüzyon (basınçla uygulama) olmak üzere iki yol kullanılır. İmmersiyon (daldırma): Geniş ağızlı ve ağzı iyi kapanan kaplar içerisinde tespitin yapılmasıdır. Tespit edilecek organ ve doku örneklerinin bütün yüzeylerinin solüsyonla doğrudan temasının olması gerekir. Bu amaçla tespit kabının zeminine filtre kağıdı, pamuk veya cam yünü konur. Beyin gibi yumuşak dokuların tespitinde ise organın kaba asılarak zemine dokunmaması nı ve her yüzünün tespit solüsyonuna temasının sağlanması gerekir. Ayrıca tespit süresince kapların ara ara çalkalanması veya karıştırılması uygun olur. Perfüzyon (basınç uygulama): Deneysel çalışmalarda anestezi altında hayvanın kanı boşaltılarak hangi organdan örnek alınacak ise o organın atardamar sisteminden vücut ısısında düşük basınç altında izotonik solüsyon verilerek damar sistemi yıkanır. Daha sonra tespit solüsyonu aynı yolla verilirek organ çıkarılır ve tespit solüsyonuna alınır. 5

En Çok Kullanılan Tespit Solüsyonları Histolojik teknikler içerisinde en geniş yeri tespit aşaması tutar. Bu amaçla kullanılan maddeler çok çeşitlidir. Bunlar aseton, etil alkol, asetik asit gibi ya tek başlarına veya bir kaçı bir arada olmak üzere hazırlanan tespit solüsyonlarının içine girer. Aseton: Hızlı tanı amacıyla kullanılır. Suyu çekerek hücreyi büzer. Daha çok diğer tespit solüsyonlarının bileşimine katılır. Etil Alkol: Etkisini aseton gibi hücredeki suyu çekerek yapar. Proteinlerin yapısını bozmaz. Birkaç Kimyasal İçeren ve Çok Kullanılan Tespit Solüsyonları Nötral Buffer Formalin (% 37-40 formaldehit 100 ml + distile su 900 ml +sodyum dihidrojen fosfat monohidrat 4 gr + disodyum hidrojen fosfat anhidroz 6.5 gr); özellikle sinir sistemi dokularının tespitinde kullanılır. İdeal ve en çok kullanılan bir tespit solüsyonudur. Carnoy un Tespit Solüsyonu ( Saf etil alkol 60 ml + kloroform 30 ml + glasial asetik asit 10 ml); Dokulardaki glikojeni saptamak için tercih edilir. Tespit süresi 3-6 saattir. Bouin in Tespit Solüsyonu (pikrik asitin suda doymuş solüsyonu 75 ml + % 40 formaldehit 25 ml + glasial asetik asit 5ml); kullanmadan hemen önce hazırlanılmalıdır. Sitopatolojide Tespit Hazırlanan yayma ve tuşe preparatlarda tespit ıslak ya da kuru olabilir. Islak tespit için hazırlanan preparat, çoğunlukla % 96 lık etil alkolde 10 dakika bırakılarak yapılır. Bu tür tespitte antijenik yapılar iyi korunur. Ayrıca metanol ve aseton da tespitte kullanılabilir. Kuru tespitte hazırlanan preparat havada bırakılır ya da elle sallayarak veya fön makinası kullanarak sıcak hava ile tespit hızlandırılır. Kuru tespitte dikkat edilmesi gereken nokta hazırlanan preparatın her tarafının aynı kalınlıkta olmasıdır. Eğer aynı kalınlıkta olmazsa kalın taraf kolay kurumayacak, kolay kuruyan ince tarafta ise yapılarda artefaktlar oluşacaktır. Dekalsifikasyon (kalsiyumsuzlaştırma) Tespit için alınan örneklerin çoğu yumuşak kıvamlı olduklarından yukarıda açıklanan tespit solüsyonları kullanılmaktadır. Bazı nekropsi ve tümör materyallerinde (özellikle köpek meme tümörleri) veya kıkırdak ve kemik gibi sert dokuların tespit işlemi farklı teknik uygulamaları gerektirir. İlk olarak bu sert dokular içerisinde bulunan kalsiyumun uzaklaştırılarak dokunun yumuşatılması gerekir. Bu işleme ise dekalsifikasyon (kalsiyum uzaklaştırma, kalsiyumsuzlaştırma) denir. Bu amaçla kullanılan kimyasal dekalsifikasyon solüsyonları etkilerini iki yolla yaparlar. DOKU İŞLENMESİ SÜRECİ Doku işlenmesi; makroskobik olarak saptanan lezyonlu ya da normal organ ve doku örneklerinin mikrotomla kesilebilmesi için yapılır. Tespitten sonra yapılan bu işlem yıkama, dehidrasyon (suyunu giderme), saydamlaştırma (alkolü giderme) ve emdirme gibi kısımları kapsar. Tespitin sonunda büzülme ve daha ender olarak da şişme gibi hacimsel değişiklikler gözlenir. Büzülmede tespit solüsyonundan çok suyunu giderme aşamasında kullanılan dereceli alkoller sorumludur. %10 luk formalin solüsyonu bu tür hacimsel değişikliklerin az şekillendiği bir tespit solüsyonudur. Yıkama Tespit işleminden sonra tespit esnasında kullanılan kimyasalların tortu ve çökeltilerini uzaklaştırmak amacıyla organ ve dokular yıkanır. Yıkama işlemi doku türü ve tespit solüsyonuna göre değişkenlik gösterir. Örneğin aldehitler ve okside ediciler suda, protein yıkılmayan alkoller alkolde yıkanırlar. Akarsuda yapılan yıkamada ince bir lastik boru yıkama kabının dip kısmına daldırılır ve dipten yukarıya su akımı sağlanarak en az 3-4 saat süre ile örnekler yıkanır. Yalın formalin ya da osmik asit tespitinden sonra yıkama aşaması su ile yapılır. Pikrik asitli tespitlerden sonra % 70-80 lik alkol ile yıkama gerçekleştirilir. Krom içermeyen ya da trikloroasetik asitli tespitlerden sonra parçalar yıkama amacıyla % 90-96 lık alkole konur. 6