TÜRK SÜSLEME SANATINDA MEYVE ÖZET Gönül CANTAY Türk süsleme sanatı içerisinde bitkisel bezeme alt başlığında ele alınan meyveler tüm oluşum biçimleriyle önemli görülmüş ve biçimsel olarak süsleme kuruluşlarında yer almıştır. Meyve ve meyve ağaçları Palmet-rumî-lotus grubu süslemeler, Hatayî grubu süslemeler ve Natüralist süslemeler başlıkları altında değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Süsleme sanatı, bitkisel süsleme, meyve motifi. FRUIT IN TURKISH DECORATIVE ARTS ABSTRACT This study surveys the representation of fruit and fruit trees in Turkish decorative arts under the subtitles of Palmet-rumi-lotus, Hayati and Naturalist decorations. Key words: Decorative art, plants in decorative art, fruit symbolism. Türk Süsleme sanatı geometrik bezeme, bitkisel bezeme, figürlü bezeme, yazı ile bezeme ve mimarî unsurlarla bezeme olarak başlıca beş grupta incelenir. Bu süsleme gruplarının yüzey alanlarında ayrı ayrı ve bir arada düzenlenmiş örnekleri çoktur. Ancak farklı yüzey alanlarıyla sınırlı süsleme kuruluşlarının bir yüzey alanının terkibi için kullanıldığı örnekler olduğu gibi, bir süsleme kuruluşunun bütünlüğünde bütün bu süsleme unsurlarının bulunduğu, süsleme kuruluşları da çoktur. Prof. Dr. Gönül Cantay, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Türk Đslâm Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı,
33 Gönül CANTAY Bitkisel süsleme grubunda bitki, bütünüyle olduğu gibi tüm unsurlarıyla da süsleme kuruluşlarında yer almıştır. Bitkinin bu kadar yoğun olarak süslemede yer almasının nedeni, insan ve bitki arasındaki maddî ve manevî ilişkidir. Đnsan, her devirde bir inançla bütünleşmiş ve bazı tabiat unsurlarını da inançları kapsamına almış ve ifadelendirmiştir. Diğer taraftan bitki adıyla tanımlanan tabiat varlıklarına bakıldığında, kök, gövde, dallar ve sürgün, yaprak, çiçek, meyve, tohum bütünlüğünü tespit etmek mümkün olmaktadır. Gerçekten meyve adıyla tanıdığımız etli yiyeceklerin bir meyve ağacı bütünlüğünde oluştuğu görülür. Meyve olarak bildiğimiz bu yiyecekler, Türk süsleme sanatında bütün oluşum biçimleriyle önemli görülmüş ve biçimsel olarak süsleme kuruluşlarında yer almıştır. Bu açıdan bitkisel süsleme grubuna bakıldığında bazı süsleme alt gruplarını tanımlamak mümkün olmaktadır. 1. Palmet-rumî-lotus grubu süslemeler 2. Hatayî grubu süslemeler 3. Natüralist süslemeler: a. Bahar dallı ağaçlar, b. Meyvalı ağaçlar Palmet-rumî-lotus motifleriyle oluşturulan süsleme kuruluşları bir tek su bitkisinin tekrarlanan boyuna kesitlerinin soyut görünüşleri olurken Türk süsleme sanatları bütünlüğünde her devirde sevilerek kullanılan bezeme örnekleri olmuşlardır. (Resim1, 2, 3, 4, 5, 6, 7) Eski çağlarda büyük akarsular, nehirler Tanrıyla özdeşleştirilir, nehrin suları kadar o sularla elde edilen ürünler de önemli olurdu. Mısır ın Nil Nehri de böyle tanrılaştırılmış bir nehirdir. Bir su bitkisinin çiçeğinin üslûplaştırılmış görüntüsü olan lotusun çiçeğinin kaynağı Mısır olarak bilinir. Türk süsleme sanatı içinde sürekli yerini almış olan lotus-palmet-rumî motifleri Đslâmiyetin Türklere kazandırdığı bitkisel motiflerdir.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 34 Hatayî grubu süslemelerini oluşturan bitkisel motif çok yapraklı sistematik biçimlenişiyle bir bölgeye bağlı olarak isimlendirilmiş; Hatayî ismi Hıtay ülkesine bağlanmıştır. (Resim 8) Türk süsleme sanatlarının sevilen diğer bir çiçeği de şakayık motifidir. Şakayık kelimesi fazla açılmış anlamını taşımaktadır. Kız sen şakayık gibi olmuşsun. sözü bu anlamı ifade etmektedir. Hatayî gibi çok yapraklı, hacimce büyük bir çiçek olan şakayık, bitki özellikleriyle çok açılmış ve göbeği dışa fırlayan bir gül özelliği gösterir. 1 (Resim 8) Natüralist üslûp olarak tanımlanan süsleme grubuna giren bezeme unsurlarının tabiatçı bir görüşle süsleme kuruluşlarında yansıtıldığı görülmektedir. (Resim 9, 18, 19, 20, 23, 24) Esasen Türklerin geçmişinde doğa unsurlarının, inançların oluşmasında büyük rol oynadığı bilinmektedir. 2 Türklerin erken inançlarında kayın ağacının rolü büyüktür. Kayın ağacı, birer çift olarak yükselen dal ayrımlarıyla gök katlarının ifadesi olarak algılanırken kökü, gövdesi, beş dilimli yaprak kuruluşu kadar çiceği ve meyvesı ile de önem kazanmıştır. Bunun hâlâ yaşayan örneklerini yurdumuzun kuzeydoğu bölgesinde, Çoruh Nehri havzasındaki dinî mimarî örnekleri bütünlüğünde, kapı pencere kanatları, minber, mahvel yüzeylerindeki bezeme kuruluşlarında görmek mümkündür. Öyleki tarih boyunca sürekli göç alan Kafkas bölgesi ile Çoruh Nehri, Kur a Nehri, Aras Nehri havzalarının bütünlüğünde dinî mimarîde görülen bezeme örnekleri köklü-gövdeli kayın ağacı, yaprağı, çiceği, tohumu olurken yumuşak huylu, rahatça işlenebilen kayın kerestesi de mimarî bütünlükte kullanılmıştır. Yine bu havzada yüksekliği 2000 metrenin üzerindeki dağlarda görülen kayın ağacı ormanları, muhakkakki bölgeden gelip geçen ve hâlen yaşayan Türkmenlerin inanç hatırası olarak yaşamaktadır. (Resim10, 11, 12) Bölgede yaşayanlar hakkında Evliya 1 Şakayık bitkisi, Đstanbul da Topkapı Sarayı avlusunda Konyalı Lokantası na gidilen yolun iki tarafında ve Bursa da Muradiye Türbeleri avlusunda bulunur. Çiçekleri ve yapraklarıyla gül yaprağına benzerse de gül yaprağından büyük ve farklı bir dokuya sahiptir. 2 Gönül Cantay, Çoruh Havzası ndaki Dinî Mimarîde Eski Türk Đnanç Unsurları, Sanat ve Đnanç, Đstanbul 2004, c.2, s. 297-311.
35 Gönül CANTAY Çelebi nin aktardığı, 3 ölülerin, ağaç gövdesinden yapılan tahta tabuta konarak ağaç üzerine yerleştirilmesi ve bunun içinde oluşan balın ata balı olarak kutsal sayılması bilgisi önem arz etmektedir. Türk süsleme sanatları bütünlüğünde ağaç armasal (heraldik) süslemelerin kuruluşlarında da önemli olmuştur. Anadolu da kurulan Türk devletlerinde Đslâm dininin de etkisiyle ağaç ve meyveli ağaç motiflerine önem verilmektedir. Đslâmî inancın etkisiyle hurma ağacı özellikle armasal düzenlemelerde ana unsur olarak kullanılmış ve devleti temsilen, E. Esin in de isabetli olarak belirttiği gibi, ağaç motifi devlet ağacı olarak tanımlanmıştır. 4 (Resim13, 14, 15, 21) Devlet ağacının yaprakları üzerinde yer alan nar ve kuş gibi betimler, devlete tâbi beyliklerin simgesi olarak yer almıştır. Nar, Đslâmî inancın da önemli bir unsurudur. Đslâmî inancın bir mekânsal tasviri de cennet kavramında ifadesini bulmaktadır. Cennet, meyve ağaçlarıyla dopdolu bir mekândır. Nar, bir cennet meyvesidir. Bu nedenle de dinî mimarînin başlıca yapısı olan cami mimarîsi de cennetle özdeşleştirilmiştir. Cami, Tanrı nın evidir, bu ev cennete koşut olmalıdır ve onun gibi meyveli ağaçlarla bezenmelidir. Anadolu Selçuklularının Konya daki Đnce Minareli Medresesi nin taç kapısının bezemeli yüzeylerindeki nar meyvası motifleri, kapıya bir ifade zenginliği katmaktadır. Osmanlı Mimarisinin klâsik dönemine ait Rüstem Paşa Camii (1561) cümle kapısının iki tarafındaki çini panolarda görülen bahar ağacı ve diğer çiçeklerin yanında narların yer alması, cami yapısının bir cennet olduğunu, kapılarının da cennet kapısı ifadesini simgelediği görülür. (Resim15, 16, 17) Bugün hâlen nar, halk arasında da cennet meyvesi olarak bilinir, ancak Đslâm inancı ona bir başka kutsal anlam da katmıştır. Taneleri yere düşürülmez ve üstüne basılmaz; günahtır. Niye günahtır? Çünkü her bir 3 Evliya Çelebi, Seyahatnâme, (Zuhuri Danışman), C. 3, Đstanbul 1970. 4 Emel Esin, Türk Kozmolojisine Giriş, (Toplu eserler 1), Đstanbul 2002.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 36 nar tanesi, Hz. Muhammed in dişidir. Yine, at üzerinde bir tanesini bile düşürmeden yenilen nar, o kişiyi cennete götürür. Nar gibi, incir de cennet meyvesidir. Dikkatle incelendiğinde her iki meyve de içlerinde çok sayıda tohum taşırlar ve üremeleri kolaydır. Zengin besin deposu olan bu meyveler, yiyenlere güç verirler. Bu iki meyveye dut meyvesi de katılabilir. Nehir kenarlarındaki kumsal alanlarda, her birinde birçok küçük çekirdek olan dut meyvesinin bir tanesi yere düşse, birkaç fidan birden çıkar. Çoruh ve Kur a Nehri havzalarındaki gibi. Dut meyvesi kurutulup un hâline getirilerek, ceviz ve balla helva yapılır. Düğünlerin kutsal helvası olarak nitelendirilen bu yiyeceğin hazırlanması geleneği hâlâ Erzurum da sürdürülmektedir. Ancak dut ağacına bölgede verilen önemin nedeni, ipek böceklerinin yaprağıyla beslenmesidir. Evliya Çelebi in Seyahatnâme de yazdığı üzere, Revan kenti ile Bursa birbirine benzemektedir. 17. yüzyılda ipek böcekçiliği yapılmakta, Tebriz de de ipek kumaşlar dokunmaktadır. Ticarî kervanlar bu bölgeden ipek ve ipek kumaşlar alıp Erzurum gümrüğünden geçiriyor Bursa da borsasını tespit edip, vergisini (öşrünü) belirleyerek bedestenlerde depoluyordu. 5 Đhtiyaçlarla örtüşen ürünlerin elde edildiği kayın, nar, incir, dut ağaçları insanların inançları içinde kutsallaştırılmıştır. Diğer taraftan nar ve incirin bol miktarda bir meyve tabağı içinde, mezar taşları ve lahit yüzeylerindeki bezeme kuruluşlarında yer alması, medfun kişinin yapmış olduğu çok sayıdaki iyi işler ile ilişkilendirilebileceği gibi, bu iyiliklerinden dolayı cennet mekânında olacağı da ifade edilmiş oluyor. 6 Üzüm de nar, incir ve dut gibi önemli bir meyvedir. Daha çok asma ağacı dallarında yapraklar ve tutucu uçlarıyla tasvir edilmiştir. Sultan Ahmed Camii mahfil 5 Gönül Cantay; Kayseri ve Kervanyolları I., I. Kayseri ve Çevresi Tarih Sempozyumu Bildirileri, (17-18 Nisan 1998, Kayseri), Kayseri 1998, s. 101-112; Gönül Cantay, Kayseri ve Kervanyolları II, III. Kayseri ve Çevresi Tarih Sempozyumu Bildirileri, (06-07 Nisan 2000, Kayseri), Kayseri 2000, s. 73-84. 6 Gönül Cantay, Şehzade Camii nin Alçı Süslemeleri, Uluslararası Mimar Sinan Sempozyumu, (24-27 Ekim 1988), Ankara 1996, s. 353-358.
37 Gönül CANTAY duvarlarındaki çini kaplamalarda görüldüğü gibi, sıralı dallar hâlinde dekoratif çini panolar oluşturularak dinî mimarî süsleme örneklerinde yer alırken, mavi-beyaz keramik tabakların iç yüzeylerinde de vazgeçilmez bezeme örneğini meydana getirmiştir. Daha çok Osmanlı Dönemi süsleme örneği olarak kullanılan asma ağacı ve üzüm salkımı, Anadolu da yaşayan eski kültürler için değerlidir. Aynı zamanda meyvası, şırası, sirkesi ile de bir ihraç ürünü olan meyvedir. Hristiyan inancının önemli kutsal maddesi şarap, Osmanlı Devletinin bütünlüğü içindeki Türk Ortodoks Hristiyanlar için önemli bir tüketim maddesi olurken, Đslâmî inançtakiler için belki de Hz. Muhammed in haram dediği yasağı hatırlatmak için dinî mimarî mekânlarında bezeme unsuru olan çini ve kalemişi olarak yerini almıştır. Çini ve minyatür resmi sanatlarında sıkça karşılaşılan, selvi ağacına dolanan üzümlü asma ağaçlarıysa, muhtemelen yararının büyük olduğunu ifade etmenin sembolik ifadesi olmalıdır. Eyüp Sultan Türbesi ndeki çinilerde, gömü mekânındaki birkaç panoda, benzer bezeme bu ifadeyi açıklamaktadır. Tanrı nın evi olan cami mekânının ifadelendirilmesinde de önemli olan şey süslemelerdir. Bunlar cümle kapısı yüzeyleri, üst örtü yüzeyleri, mihraplar, minber, mahveller (hünkâr, müezzin, kadınlar mahvelleri), pencere revzenleri olarak yapının mimarî bütünlüğünde önemli yüzeyleri oluştururken yerde de secde için saf seccade ve kilim de olmaktadır. Daha çok dinî ve sivil mimarî bütünlüğünde günümüze ulaşan Türk süsleme sanatlarının örnekleri, bulundukları yerde korunabilme imkânı bulmuşlarsa da günlük yaşama ait olan örnekler, ancak kazılarda elde edilebilenler ve müzelere intikal edilebilenler sayesinde olmuştur. Tarihteki Türk devletlerine kronolojik olarak bakıldığında, natüralist üslûpta meyveli ağaçlar ve meyve motifleri örneklerinden, ilk rastlanılan kalemişi ağaç örneği, Karagan kümbetlerinde 1063 tarihli olan kümbetin iç duvar yüzeyinde, dallarına kuşlar konmuş
Türk Süsleme Sanatında Meyve 38 kalemişi bir ağaçtır. Meyvelerden narı, Anadolu Selçuklu döneminde Konya Đnce Minareli Medrese taç kapısında (~1265), heraldik (armasal) kuruluş içinde ise Sivas Gök Medrese (1271) ile Đlhanlı döneminden Erzurum Yakutiye Medresesi (1310-11) taç kapı yan yüzeylerinde ve Erzurum Huant Medresesi (1210-11) taç kapısında, Kayseri deki Döner Kümbet cephesinde armasal düzenleme içinde görmek mümkün dür. Taş doku yüzeyindeki bu sınırlı örnekler dışında, bu dönem için şimdilik yeni katılacak örnekler beklenmektedir. Osmanlı döneminde ise meyveli ağaç ve meyve motifleri, yüzey bezemesi olarak daha çok cami, türbe ve sivil mimarlık örneği olan Topkapı Sarayı nda görülmektedir. Meyveli ağaç olarak en erken örnek Edirne Muradiye Camii mescid mekânında sol duvar yüzeyinde görülmektedir. (Resim 22) Kalemişi tekniğiyle yapılmış bezemelerde meyveli ağaçlar arasına armut ağacı da katılmıştır. Muradiye Camii nde görüldüğü gibi duvar resimlerinde meyveli ağaç motifiyle süsleme örnekleri, daha sonra Osmanlı Devletinin Batılılaşma sürecinde yapılan onarımlar sonrası dinî mimarîde yeniden yer aldığından, Đstanbul 7 ve Tokat ta Ethem Baba Türbesi girişindeki kalemişi bezemeler arasında görülmektedir. 16. yüzyıl boyunca, Mimar Sinan ekolü tarafından üretilen mimarî örneklerde meyveli natüralist üslûpta ağaç örneği, yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen cami mimarîlerinin bezemelerinde yer almaktadır. Đstanbul daki Rüstem Paşa Camii nin cümle kapısının iki yanındaki bahar açmış ağaç beraberindeki lâle, karanfil, nergis, çiçekleri arasındaki iki iri nar ile Edirne Selimiye Camii ndeki (1575) Hünkâr Mahfili nin pencereli yan duvarını kaplayan çini panoların simetrik kuruluşu arasında, üst iki başta elma ağaçlı iki panonun yer alması bunun örneklerindendir 8 (Resim 27) 7 Eser Çalıkuşu, Bursa Dini Mimarisinde Türk Barok Bezemeleri, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Đslâm Sanatları Programı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 2003. 8 Elmalı panolardan biri Osmanlı - Rus Savaşı na bombalama sırasında isabet alan köşeden düşerek parçalanmış ve yerine onarımda kalemişi benzeri işlenmiştir.
39 Gönül CANTAY 16. yüzyılda çini-keramik, halı-kumaş gibi üretimlerde pekçok ağaç motifi süsleme de yer almışsa da, bahar dallı (selvi, asma, bahar açmış ağaç) ağaçlar öncelik taşır. Bahar dallı ağaçlar öyle düzenlenmiştir ki, mevcut mimarî yüzey alanı biçimlenmesine süsleme motifi olan ağaç uydurularak konumlanmıştır. (Resim 25, 26) Bu durum, mimarîde çini kaplanacak alanlar belirlenerek ona göre biçimlenmiş çini üretimi yapıldığını açıklamaktadır. Bahar açmış ağaçlar bir taraftan cennet tasavvurunu cami ve saray gibi önemli mekânlara taşırken bir taraftan da olacak meyveleri, bolluğubereketi simgeler. Selimiye deki elmalı çini pano ise hem Đznik çinikeramik üretiminin olgunluğunun simgesi hem de Sinan ın mimarîdeki mühendislik başarısının simgesi olarak değerlendirilebilir. (Resim 27) Diğer taraftan Âdem ile Havva nın elmayı yiyerek cennetten kovulması motifini simgeleyen cennet misali, camide kötülük yapanların yeri olamadığını anlatırken, elma ağacı ve elmayı Havva nın Âdem e sunumunu gösteren tasvirler Hristiyan ikonografisinin vazgeçilmez motifi olarak yerini almaktadır. Avrupa kilise ve müzelerinde pek çok tasviri yer alırken Osmanlı Türk- Đslâm dinî dünyasında sadece Selimiye de elmalı bir çift panoya yer verilmiş olması, cennetin hiç bir zaman kirletilmeyeceğinin ifadesi olarak, kabul edilebilir. Mimarî dışında Đstanbul Arkeoloji Müzesi bütünlüğündeki Çinili Köşk Kolleksiyonu nda yer alan bir meyveli ağaç bezemeli çini pano da vardır ki, buradaki meyvaların cinsini tayin etmek mümkün olmamaktadır. (Resim 28) Kitap sanatlarından minyatür resimlerinde bahçe tasvirlerinden 1537 tarihli, Matrakçı Nasuh un Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn adlı eserinin 8b-9a yapraklarında bulunan Đstanbul haritasında görülen bahçelerde çok küçük betimlemeler olarak meyveli ağaçlar tasvir edilmiştir. Ancak minyatür resimlerinde meyveli ağaç tasvirleri enderdir. 17. Yüzyılda Topkapı Sarayı ndaki Yemiş Odası tasvirlerindeki meyveler daha çok bir kap içinde sunuma hazır meyvelerdir.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 40 Yine, Batılılaşma sürecinde yapılan kalemişi bezemelerde ve meydan çeşmelerinin cephesinde, lahit mezarların yüzeylerinde yer almış hurma ağacı motifi ise en yakın hâliyle âdeta Đslâm dininin simgesi olarak anlaşılmış ve bazı mezar taşlarına işlenmiştir. Türkler lotus-palmet-rumî, hatayî gibi bitkisel bezeme unsurlarını, şamanist inanç döneminden aldıkları motiflerle kutsallaştırarak bütünleştirmişler, zengin bir bitkisel süsleme faunasına sahip olarak inançları doğrultusunda ifadelendirmişlerdir. Resimler Resim 1 Çini palmet örneği, Türk Đslam Eserleri Müzesi.
41 Gönül CANTAY Resim 2 Konya, Alaaddin Camî, mozaik çini mihrabında rumî palmet bezemeler. Resim 3 Bursa, Yeşil Türbe, mozaik çini mihrabında palmet ve rumî bezemeli palmet tepelikler.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 42 Resim 4 Kanunî Divanı nda zahriyede bulunan palmet ve rumîli tezhip.
43 Gönül CANTAY Resim 5 Đstanbul Topkapı, Ahmet Paşa Camî nde kalem işi bitkisel bezemeler.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 44 Resim 6 Đstanbul, Rüstem Paşa Camî nin çinilerinde lotus-palmet bezemeli hatayî.
45 Gönül CANTAY Resim 7 Đstanbul Topkapı, Ahmet Paşa Camî nde kalem işi bezemeler. Resim 8 Đstanbul, Rüstem Paşa Camî nin çini bezemelerinde hatayî, şakayık, nar ve rozet çiçekleriyle beraber bordürlerde çintemani bezemesi.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 46 Resim 9 Londra, Victoria and Albert Müzesi nde bulunan kabın şekline bağlı natüralist bezeme; gül, lale, selvi ve hançeri yapraklar.
47 Gönül CANTAY Resim 10 Artvin, Demirköy Camii nin kapı kanatlarında kayın ağacı bezemesi.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 48 Resim 11 Artvin, Hopa Camii nde kubbe içinde görülen hayat ağacı bezemeleri. Resim 12 Artvin bölgesinden ahşap minber, hayat ağacı, gemi ve dalgalar.
49 Gönül CANTAY Resim 13 Erzurum, Yakutiye Medresesi nin taç kapısında armasal (heraldik) düzenleme.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 50 Resim 14 Erzurum, Çifte Minareli Medresesi nin (1310-11) taç kapısında bitkisel ve armasal (heraldik) düzenleme.
51 Gönül CANTAY Resim 15 Konya, Đnce Minareli Medresesi nin (1265 civarı) taç kapısında bezeme.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 52 Resim 16 Đstanbul, Rüstem Paşa Camii nin son cemaat yerinde natüralist bezeme.
53 Gönül CANTAY Resim 17 Đstanbul, Rüstem Paşa Camii nin son cemaat yerinde natüralist bezemede nar. Resim 18 Đstanbul Kabataş, Hekimoğlu Ali Paşa Meydan Çeşmesi, natüralist üslûpta taş kabartma.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 54 Resim 19 Đstanbul, Hekimoğlu Ali Paşa Camii nde natüralist üslupta kalem işi süslemeler (asma dallar).
55 Gönül CANTAY Resim 20 Đznik Müzesi nden üzümlü keramik tabak.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 56 Resim 21 Sivas, Gök Medrese (1271) cephesinde armasal (heraldik) düzenleme.
57 Gönül CANTAY Resim 22 Edirne, Muradiye Camî, natüralist üslupta kalem işi bezemeleri.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 58 Resim 23 Đstanbul, Hekimoğlu Ali Paşa Camii nde kubbe içi bezemeleri.
59 Gönül CANTAY Resim 24 Topkapı Sarayı ndan bahar dallı çini bezeme.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 60 Resim 25 Edirne, Selimiye Camii nde kadınlar mahfili kemer arası yüzeylerinde çini.
61 Gönül CANTAY Resim 26 Đstanbul Arkeoloji Müzesi ne bağlı Çinili Köşk Koleksiyonu nda bulunan bahar dallı çini niş parçası.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 62 Resim 27 Edirne, Selimiye Camii nde hünkâr mahfilinde meyveli ağaç.
63 Gönül CANTAY Resim 28 Đstanbul Arkeoloji Müzesi ne bağlı Çinili Köşk Koleksiyonu nda bulunan meyveli pano.
Türk Süsleme Sanatında Meyve 64 KAYNAKLAR ÇALIKUŞU, Eser, Bursa Dini Mimarisinde Türk Barok Bezemeleri, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Türk Đslâm Sanatları Programı, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 2003. CANTAY, Gönül, Şehzade Camii nin Alçı Süslemeleri, Uluslararası Mimar Sinan Sempozyumu, (24-27 Ekim 1988), Ankara 1996, s. 353-358. CANTAY, Gönül, Kayseri ve Kervanyolları I., I. Kayseri ve Çevresi Tarih Sempozyumu, (17-18 Nisan 1998, Kayseri), Kayseri 1998, s. 101-112. CANTAY, Gönül, Kayseri ve Kervanyolları II, III. Kayseri ve Çevresi Tarih Sempozyumu Bildirileri, (06-07 Nisan 2000, Kayseri), Kayseri 2000, s. 73-84. CANTAY, Gönül, Çoruh Havzası ndaki Dinî Mimarîde Eski Türk Đnanç Unsurları, Sanat ve Đnanç, C. 2, Đstanbul 2004, s. 297-311. ESĐN, Emel, Türk Kozmolojisine Giriş, (Toplu eserler 1.) Đstanbul 2002. Evliya Çelebi, Seyahatnâme, C. 3 (Zuhuri Danışman), Đstanbul 1970.