Çerkezlerin İbrahim (BATI)



Benzer belgeler
Öykülerin sıralaması, söyleşi yapılan tarihlere göre oluşmuştur.

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması DAĞINIK ÇOCUK

HAMSİ AVCILIĞI ve BAKANLIK UYGULAMALARI. Vahdettin KÜRÜM

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü. İL GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ GENEL İCMALİ

DENEME II Bir havuzun tamamını A musluğu 12 saatte doldururken havuzun 1 3

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

MATEMATİK DERSİ GENEL DEĞERLENDİRME

Dersin Adı Alan Meslek / Dal Dersin Okutulacağı Dönem / Sınıf Süre. Dersin Amacı. Dersin Tanımı Dersin Ön Koşulları

ŞİFRELİ MATEMATİK. Sayı Problemleri Youtube Şifreli Matematik. Matematik-Geometri Ders Videoları

YATIRIMLARI BÜLTENİ. Grup ve Şirketlerin Yatırım Planları 7S A Y I. Araştırma ve Tasarım

Ofluoğlunun Hasan (OFLUOĞLU)

Iron Butt Reports - 09 July 2011

TÜRKİYE SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞI SEKTÖRÜNDE SAMSUN İLİ BALIKÇILIĞININ ÖNEMİ, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

BALIKÇILIK ve SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Lütfilerin Aydin'in Ruşen (YETMİŞBİR)

Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi

TÜRKİYE DE SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ

ÇIKARMA İŞLEMİ. A) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. B) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. ... c) eksilen ...

1) Aşağıdaki tabloda verilen ifadelerin matematiksel karşılığını yazınız. 2) Aşağıdaki ifadeleri matematiksel ifade olarak yazınız.

Balıkçılıktan vaz geçmiyorum Yeni bir kayık

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü. İL GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ GENEL İCMALİ

BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE

Sayı : B.12.0.GKG /.../2012. BALIKESİR VALİLİĞİNE (İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü)

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.

2011 YGS MATEMATİK Soruları


20 Derste Eski Türkçe

Temel Matematik Testi - 4

2. Sınıf Cümle Oluşturma Cümle Bilgisi

Su Ürünleri Avcılığı. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Avcılık ve Kontrol Daire Başkanı Dr. M. Altuğ ATALAY

Samsun Alaçam Alaçam Anadolu İmam Hatip Lisesi...İngilizce Samsun Alaçam Şadiye-Muzaffer Turhan Anadolu Lisesi...İngilizce

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TAM SAYILARLA TOPLAMA İŞLEMİ

SU ÜRÜNLERİ VE KÜLTÜR BALIKÇILIĞI

EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

5. SINIF COŞMAYA SORULARI

Zeka Soruları 4 - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ZEKA SORULARI

MUĞLA BÜYÜKŞEHİR, FETHİYE DE KATI ATIK TESİSİ YAPIYOR

Anzarot Muzaffer (ŞEN)

5. SINIF A)8 B)8,1 C)8,2 D)8,3 E)8,4

Kinetik Enerji ve İş-Kinetik Enerji Teoremi. 2. Bir cismin kinetik enerjisi negatif bir değere sahip olabilir mi? Açıklayınız.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

1997 den 2011 e Rüzgâr Santrallerinde 15 Yılın Deneyimleri

PROBLEMLER DEĞERLENDİRME 1 (SAYI - KESİR) 4) Bir kişi borcunun önce 2 7 sini sonra 3

ÖSYM M TEMEL MATEMATİK TESTİ YGS / MAT. Diğer sayfaya geçiniz. 1. Bu testte 40 soru vardır.

Doğa, dostlarına karşı daima cömerttir.

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Cevap 1: 370 kg. Soru 1: Arabada kaç kg yük var? Yılmaz ailesi topluca seyahata çıkıyor. Baba 85 kg, anne 72 kg, çocuklarından biri 61 kg, Cevap 2:

4 3 ü ile sinin farkı 9 olan sayıyı bulalım.

Ayancık ve kalkancılık

Doğu Karadeniz de Av Sezonunda Avlanılan Hamsi

PHUKET 29 OCAK 05 ŞUBAT

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU CİVCİVLER SINIFI MAYIS AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI. Tekerlemeler: Arabam Geliyor, El El Emek tekerlemelerini öğreniyorum.

ORAN-ORANTI TEST 1. 1) Asağıdaki şekillerde mavi bölgelerin kırmızı bölgelere oranını bulunuz. a) b) c)

Şekil 280. Kuşadası genel görünümü ve balıkçı tekneleri. Şekil 281. S.S. Kuşadası Su Ürünleri Kooperatifi İdari Binası

&[1Ô A w - ' ",,,, . CiN. ALl'NIN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Rasim KAYGUSUZ

Ali VAROL'un Blog Sitesi

e ait Şimdi bazı adalar daha satışa çıkarıldı. Fiyatları da 8 ile 25 milyon dolar arasında değişiyor.

7.SINIF YÜZDELER. Sefa TUNCAY

APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK

DİP TROLÜ İLE İKİ FARKLI DERİNLİKTE AVLANAN MEZGİT (Gadus merlangus euxinus N. 1840) BALIĞININ AV VERİMİ VE BOY KOMPOZİSYONUNUN DEĞİŞİMİ

4. ÜNİTE ORAN-ORANTI

Cevap: A. Cevap: E. Cevap: A. 8. a b. Cevap: D

küreğini denize düşürüyor, düştüğünü fark edemiyor. Amcam kalkıyor, siye küreği ile kayığı dayanacak, bakıyor kürek yok, kayıktakilere soruyor, kimse

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler.

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos :42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos :20

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü T.C.

Kocaman Bir Set! 3. Her sene milyonlarca turist Çin Seddini görmeye gelir. 4. Turisler duvarın üstünde yürümeyi çok severler.

PROBLEMLER DEĞERLENDİRME 1 (SAYI - KESİR) 3 sini sonra. ini ödüyor. 7. Bir kişi borcunun önce

Kara Mehmet in Cemali (ERDOĞMUŞ)

İkiz Ömer in Ramiz (ŞAHİN)

Cebir Notları. Problomler TEST I. Gökhan DEMĐR,

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI Süre: 1 saat ve 30 dakika

- Arıtmaların yeri kamu arazisidir bunda indirim yapamayız dediler.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

Mutlu Yaşam Bölgesi Batı Akdeniz SU ÜRÜNLERİ SEKTÖR RAPORU

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI Süre: 1 saat ve 30 dakika

4.SINIF ÇARPMA-BÖLME İŞLEMİ PROBLEMLERİ

BODRUM DAN KOS A İLK SEFER İSRAİL TURİSTLER OLDU

HALFETİ Yİ GEZDİĞİNİZDE SAŞIRACAKSINIZ! Şaşırarak gezdim Halfeti yi. Abdullah Öcalan ın doğduğu yer olan Halfeti ye, Acaba güvenli mi?

Ta ta ta taam! Ben de artık bir koleksiyoncuyum. Sonunda tedavülden kalkan dedemden kalma şu eski paralar bir işe yaradı, dedi. Ben yapacaktım, sen

Meteorolojik Gözlem İçin Kullanılacak Sabit Şamandıraların Denize İndirilme İşlemleri Başladı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

Bodrum-Datça Feribot Seferleri Başladı

BATI KARADENİZ BÖLGESİ

İzmirli girişimcinin hazin öyküsü!

SOLUNGAÇ AĞLARI İLE AVCILIK

WILDERNESS HOTEL & GOLF RESORT, Wisconsin Dells - WI

ÇARŞI ESNAFININ BODRUM YOLCU LİMANINA TEŞEKKÜR ZİYARETİ

Problemler A 2-B 3-E 4-C 5-E 6-A 7-E 8-C

Transkript:

Çerkezlerin İbrahim (BATI) Babamın dedesi Hakkı Dedem Kafkasya dan gelen Çerkezlerden. Bir tekne alarak Gerze ye yolcu taşıma işi yapmış. Yolcu taşıyan teknelere motor denildiğinden, büyük dedemin 10 metrelik teknesi Çerkezlerin Motoru olarak bilinirmiş. 1940 lı yılların sonuna doğru arabalar yaygınlaşmaya başlayınca taşıma işi bitmiş. Büyük dedem üç çocuğu Zühtü, Ferhat ve Nafız dedemle balıkçılığa başlamış. 15.07.1955 tarihinde Yakakent te doğdum. Balıkçılık çocukluğumdan itibaren, dedemin uğraşı olması nedeni ile yaşamımın parçası oldu. Babam öğretmen olması nedeniyle balıkçılıkla uğraşmadı. Dedemler balığa gittiklerinde zaman beni de götürürdü. 11 yaşında Zühtü dedem ve Hasan amcamla, 6 şar metrelik iki kayığımızla liman gölü mevkiine molozma avcılığına gittiğimde, ilk kez kötek balığı avcılığında bulunmuştum. Kayıklarımızda bizim dışımızda, gemici olarak hatırladıklarım arasında Göde Mehmet (GÜNAYDIN), Dedenin Yılmaz (YENİAY) vardı. Hasan amcamın kayığında 16 beygirlik çift silindirli wiskonsin marka benzinli motoru bulunuyordu. Zühtü dedemin kayığında ise Haşmet marka, kıçtan takma, iki buçuk beygirlik, iki gün çalışsa, üç gün arıza yapan benzinli motor vardı. Kayıkta uyurken bir kütürtü üzerine uyanmış, ilk anda ne olduğunu anlayamamıştım. Sanki birileri, birbirine vuruyordu. Sonra kütür kütür gelen o sesin, kötek balığından geldiğini öğrenmiş ve çok şaşırmıştım. O akşam iki kez ağ sarmış, 500 kg kötek balığı avlamıştık. Avladığımız balıkları Bafralı komisyoncu Ayhan NAKİPOĞLU na, kilosunu 165 kr dan vermiştik. Bafralı komisyoncular ırmağın oraya arabaları ile gelip, oradan balıkları alıyordu. Ayhan NAKİPOĞLU bizden aldığı balıkları, kendine ait Feka minibüsüne koymuştu. Biz balığın para etmesi üzerine on beş gün kadar daha orada kalmış, ancak 288

sonrası günlerde ilk seferde aldığımız kadar balık tutamamıştık. Zühtü dedem bunun nedenini, kötek balığının denizin bozup düzeldiği günlerde daha çok yakalandığı ile açıklamış, ilk geldiğimiz gün denizin yeni düzelmiş olduğunu buna örnek olarak göstermişti. O bölgede avcılık yapılırken, hava bozduğunda sığınmak için kayıklarla Liman gölüne girilirdi. Liman gölünde sazan, kefal ve sudak da denilen akbalık bulunuyordu. Yemeklik balıklar göle kurulan ağlara takılan balıklardan temin edilirdi. Balık çok bol olduğundan, kurduğumuz ağlara bolca balık vururdu. Ancak göl kiralanmış olduğundan, bu işi kaçak olarak yapar, dikkat çekmesin diye de tutulan balıkları satmazdık. Yakaladığımız balıklardan oradaki köylülere verirdik. Onlar da bize süt, yoğurt yumurta gibi yiyecekler verirlerdi. Bir seferinde kurduğumuz ağı gölden çaldırmış, bir ağ zayiatımız olmuştu. Sonraki yıllarda gölü Sezai DENİZ, Kel Halit (Murat İLKER), Demirağ (Tevfik DEMİR) kiralamıştı. Demirağ aslen Sürmeneli olmakla birlikte, Bafra ya gelip, yerleşmişlerdendi. Sonraki yıllarda kooperatif kurup (Bafra Balıkçılık Kooperatifi), uzun yıllar başkanlığını yapmıştı. 1985 yılında Demirağ ın başkanı olduğu kooperatif tarafından kiralanmış olan bu gölden, 30 ton kerevit almıştım. Kooperatifin muhasebecisi de Ayhan NAKİPOĞLU idi. Kerevitler gölün yerli türü değildi. 1967 yılında Gündüllü Kemal (BAYRAMOĞLU) tarafından oraya atılmıştı. Halen o göllerde kerevit olmakla birlikte, eskisi kadar balık ve kerevit bulunmuyor. Dedemin, kalkancılığa giderken beni de götürdüğü olurdu. Dedemin kayığında Muhsin abi (ÇAKIR), Yaylayası ndan topal Ahmet, Nafız amcam, Ferhat amcam olurdu. Dedemin kalkancılık yaptığı kayık 9 metre boyunda, ayna kıç, tek silindir motoru olan, dönemin büyük kayıklarındandı. Dedemin 120 parça ağı vardı. Bu ağın yarısı kurulur, bu ağlar 4-5 gün sonra kaldırılmaya gidildiğinde, balık yakalanmışsa aynı yere, yakalanmamışsa farklı bir yere diğer ağlar serilir, kaldırılan ağlar kıyıya getirilirdi. Ağlar iplik olduğundan, çürümesin diye kıyıya getirildiğinde temizlenir, açılır ve kurutulurdu. Ağların altına bağlamak için yalı kıyısından taş toplardık. Kalkan ağlarını kurmaya 289

ve kaldırmaya pusula ile gidilirdi. Ağları kaldırmaya gittiğimiz sisli bir günde, lodos havasına denk gelmiş, kıyıya dönebilmek için hem motor, hem yelken kullanmış, üç saatte gidebildiğimiz mesafeyi, 6-7 saatte alabilmiştik. Kıyıya yaklaştığımızda, dönüşümüz geciktiği için herkesin yalı kıyısına birikmiş olduğunu görmüştük. Kayığı baştankara kıyıya bindirmiş, yalı kıyısına gelenlerin yardımı ile el birliği ile kolayca çekmiştik. Kayığımızı kıyıya çektiğimizde, altının nalının çıktığını görmüştük. Denize gelen balıkçılar öncelikle kendileri için yemeklik balıklarını alırdı. Dedem yemeklik balık payı dağıtırken, gemicilere avlanan balıklardan en iyisini verirdi. Trolcülüğe başlıyoruz Babam öğretmen olduğundan, bizzat denizle işi yoktu. Ancak önce Kara Cemil (ÇAKIR), sonra Anzarot Muzaffer (ŞEN) trol teknesi alınca, küçük kayığı ile balıkçılık yapan Hasan amcamın büyük balıkçılığa geçmesi gerektiğini düşünerek, ona trol alması için yardımcı oldu. 1969 yılında bizim evi ipotek ettirerek ve kendi kefil olarak bankadan 200 bin lira kredi çektirdi. Fatsa da lokanta çalıştıran Deli Osman dan trolcülük yapmaya uygun teknesi alındı. 1977 yılına kadar ortaklığımız devam etti. Ben de okul olmadığı zamanlarda trolde çalıştım. Bir seferinde Yaşar abi (ARPA) bizden mezgit yakalayıp getirmemizi istedi. O zaman teknede radar, sonar gibi aletler yok. Avlanılacak yerler, iskandil atılıp, derinlikler tespit edilerek yapılıyordu. Biz avlanacağımız derinliği iskandil atarak bulduktan sonra ağı attık. Ağı on beş dakika çektik, çekmedik, ağ şişip suyun üstüne çıktı, torba tamamen mezgitle dolmuştu. Bizim teknenin bom direği ahşaptı. Balık çok olduğu için ağı bölerek almaya başladık. Ancak ahşap olan bom direği, balığın ağırlığına dayanamayıp kırılmıştı. Direk teknede gemicilik yapan Sümen Yılmaz ın (KOÇ) omzunun üzerine, biz kaç demeye kalmadan düşmüş, bereket bir şey olmamıştı. Daha sonra torbayı dikiş yerlerinden açarak, Sümen Yılmaz ı içine sokmuş, balıkların bir kısmını kürekle, tenekeyle güverteye alarak, torbayı boşaltmıştık. 290

O dönemde bu bölgede Kara Cemilin Çakırlar, Anzarot Muzafferin Şen Tarkan, Hasan amcamın Batılar ve Ünyeli İsmail AKYOL un Akyol teknesi trolcülük yapardı. O zaman Yakakent te liman yoktu, tekneler kıyıya yakın bir yere demirler, balıklar patalyalarla (filika) kıyıya çıkarılırdı. Tekneler, çekilebilecekleri uygun yerler olmadığından, Samsun da Gaz iskelesi denen yere çekilir, bakım ve tamiratı orada yapılırdı. 1975 yılında askere gidene kadar, okul dışında kalan zamanlarda Batılar teknesinde çalıştım. Askerlik dönüşü Askerlik dönüşü sonrası, 1977-1980 yılları arasında Yakakent-Alaçam arasında taksi dolmuşçuluğu yaptım. 1980 yılında Alaçam da arabamla sıramın gelmesini beklerken, dört kişi gelerek bizi Yakakent e götürür müsün? dedi. Bu dört kişinin ikisi Norveçli, ikisi de onlara tercümanlık yapan İbrahim Bey ve Ayla Hanımdı. Takside giderken sohbet sırasında Yakakent te ne iş yapacaklarını sorduğumda, köpek balığı ihracatı yapacağız, bunun için su ürünleri kooperatifi ile görüşeceğiz dediler. O zaman kooperatifin Başkanlığını Mehmet NOGAY yapıyor, yönetimde babam Necati BATI, Yaşar ARPA, Şaban GENÇ ve Sabri AK vardı. Onları kooperatife götürdüm, yapılan görüşme sonrası anlaşmaya varıldı. Yapılan anlaşmaya göre, balıklar fabrikanın içinde, bu amaçla yapılacak bir yerde kesilecek, filetosu çıkacak, ciğerleri alınacaktı. Daha sonra Sinop a Et ve Balık Kurumu (EBK) buzhanesine götürülüp, şoklanacaktı. Yapılan anlaşma kapsamında çalışılmaya başlandı. Onları gidecekleri yerlere ben götürüp, getiriyordum. Ödemelerini düzenli bir şekilde yapıyorlar, işler anlaşıldığı şekilde sürüyordu. Ancak bir ay kadar sonra balıkların daha çok Sinop tan çıkması, çıkan balıkların alınıp Yakakent e getirilmesi, işlendikten sonra tekrar Sinop a götürülmesinin hem masraf, hem de iş kaybı açısından uygun olmadığı görüldü. Bunun üzerine kooperatifle tekrar görüşülerek, tüm işlemlerin Sinop ta yapılması konusunda anlaşma yapıldı. 291

Sinop Et ve Balık Kurumu buzhanesi işlevsizlik nedeniyle kapanma aşamasındaydı. Buzhane şefi Faik Bey ile yapılması düşünülen işler hakkında görüşüldü. Faik Bey yeter ki bu tesis çalışsın, kapanmasın, ben size her türlü kolaylığı sağlayacağım dedi. Nitekim de bu sözünü sonuna kadar yerine getirdi. Yaptığımız bu anlaşma üzerine, EBK tesisleri içinde balıkların kesilip, işleneceği yerleri yaptık, Yakakent ten bu iş için 15-20 kişi getirdik, onlara kalacakları yerleri ayarladık. 1980 yılının Kasım, Aralık aylarında çalışmaya başladık. Ancak o dönemde sıkıyönetim olduğu için, belli bir saatten sonra sokağa çıkma yasağı vardı. Balıklar geç vakit geldiğinde alması sorun oluyor, geç vakit çalışılacak olunursa, işçilerin geliş gidişlerinde sıkıntı yaşanıyordu. Bu sorunları aşmak için gerek Vali, gerek Jandarma Komutanı ile görüşmelerimiz oldu. Tüm idareciler sorunların çözümü konusunda bize yardımcı oldu, gerekli izinleri verdiler. Sinop a önemli bir katkı sağlayan bu faaliyetimiz için idareciler gerekli kolaylıkları sağlarken, halktan aynı desteği göremedik. Hele hiç unutmam, Habeş in Şükrü adlı bir balıkçı vardı, onun balıklarını da alıyorduk. Böyle olduğu halde, bizi sürekli olarak çevreyi kirletiyorlar, etrafı kokutuyorlar diye şikâyet ederdi. Köpek balığı fileto olarak % 33 randıman veriyordu. Sadece et olarak filetosu ile yağ için ciğeri alınırdı. Sonraki yıllarda karın altı eti, yüzgeç ve kuyrukları da değerlendirilmeye başlanınca randıman % 40 a çıktı. Sinop tan 6-7 tırlık mal yaptık. Bir tır 60 ton balığın işlenmiş hali olan 20 ton balık alıyordu. Avlanabilecek daha fazla balık olmakla birlikte satış, depolama ve işleme kapasitesinin fazla olmaması, alınacak balık miktarını sınırlıyordu. Bu durumdayken bile, bir günde 125 ton balık aldığımız olmuştu. Şoklanmış balıkların dışında Fransa için soğutulmuş balık yapılıyordu. Bu amaçla gönderilecek balıklar denizden çıktıktan sonra en geç iki gün içinde işlenip, 120 cm boyundaki köpük kutulara yerleştiriliyordu. Köpek balığı etinin suyla temas etmemesi gerektiğinden, balığın derisi yüzülerek çıkarılan filetolar kuru bezle silinip, köpük kutulara yerleştirildikten sonra, naylon ile sarılarak etrafına buz konuyordu. 292

Balıklar sıcaklıkları buzhanede sıfır dereceye düşürüldükten sonra, tırlara konarak gönderiliyordu. Soğutulmuş bu balıklar, dondurulmuş balıkların 2-3 katı fiyata satılıyordu. Çalıştığımız firmanın Türkiye de herhangi bir ortağı ya da temsilcisi firma yoktu. Tercümanları İbrahim Bey ve Ayla Hanım ile ihracatla ilgili işlerini yapan Konya Cihanbeylili, Hilmi ÜNAL adında biri vardı. Hilmi ÜNAL ı biz çok sonra tanıdık. Hilmi ÜNAL, Norveçlilerle arası açılınca, bu işi kendi başına yapmaya başladı. Bir tırlık mal yaptıktan sonra o da bu işi bıraktı. Herkes her işi yapamaz 1981 yılında Samsun Vidinli Otelin sahibi Akil VİDİNLİ, Yakakent in eski Belediye Başkanlarından Avni BİRER ile yanımıza geldi. Bize ne iş yapıyorsunuz? diye sordu. Biz de Konyalı bir iş adamıyla köpek balığı işi yaptığımızı söyledik. O da bu cevabımız üzerine bu işi beraber yapalım diye teklifte bulundu. Biz siz ne iş yapıyorsunuz? diye sorduğumuzda, otelcilik yaptığını, ama dış ticaret dâhil birçok işle ilgili firması olduğunu söyledi. Ancak o zaman Hilmi ÜNAL ile çalıştığımız için teklifi kabul etmediysek de, kısa bir süre sonra Hilmi ÜNAL işi bırakınca, biz de Akil VİDİNLİ ile ona fason olarak mal yapmak üzere anlaştık. Akil Bey, Abbas KEFELİ ve Üstün KÖSEFOĞLU adlı üst düzey çalışanı iki kişiyi, köpek balığı işini öğrenmesi için üç aylığına Norveç e gönderdi. Gidenlerin üç ay içinde yaptıkları harcama, bir yıl boyunca hiç para vermeden köpek balığı alıp işleseler, elde edilecek gelirden bile fazlaydı. Onlar orada kim ne derse inanmışlar, olmadık masraflar yapmışlar, parekete ile avcılık yapmaya yönelik bir sürü malzeme ile Türkiye ye gelmişlerdi. Getirilen malzemelerle burada avcılık yapmak mümkün değildi. Çünkü burada trol ağları ile çok kolaylıkla avcılık yapılabiliniyordu. O nedenle onların getirdiği sistem ile burada avcılık yapılmadı. Vidinli ye beş tır donmuş mal yaptık. Şirketleri fındık işi de yapıyordu. Orada işleri ters gidince konkordato ilan etmek zorunda kaldı. Bu nedenle işi bıraktı, ancak kimseye borcu kalmadı. Vidinli ile çalışırken, son tırı hazırlıyorken, Kerevitaş yetkilileri gelip, bizimle 293

çalışın diye teklifte bulundu. Onlara şu anda bir firma ile çalıştığımızı, onu bırakıp kendileri ile çalışmayacağımızı söyledik. Bunun üzerine onlarla çalışmaya başlamamız halinde, bu değişiklik için bir buçuk milyon lira transfer parası vermeyi teklif ettiler. Onlara tekliflerini kabul edip, kendileri ile çalışırken, başka bir firma daha yüksek bir ücret teklif etse, bu teklifi kabul etmemiz nasıl doğru olmazsa, yaptıkları teklifi kabul etmemizin de aynı şekilde doğru olmayacağını söyledim. Vidinli konkordato ilan edince Kerevitaş ile anlaşıp, 1981 ile 1994 yılları arasında Kerevitaş için çalıştım. Köpek balığı, vatoz, kara salyangozu, deniz salyangozu, kum midyesi, kara midye, sülük gibi pek çok ürün topladım. Topladığım ürünlere ilişkin işlemleri Ordu Yalıköy de kiraladığımız tesislerde yaptım. Sudan ne çıksa alırım Köpek balığı Sinop, Yakakent arasında bol olarak çıkardı. O dönemde köpek balığı avcılığı yapan troller çok iyi para kazandı. Balıkçılar kazandıkları paralarla teknelerini, motorlarını yeniledi. Köpek balığı kendi kanının kokusunu aldığından, süratle olduğu yerden uzaklaşan bir balık, bu nedenle sonraki yıllarda kayboldu. 1984 yılında biz köpekbalığı işini bıraktık. Köpek balığı aldığımız dönemde vatoz da aldık. Vatoz köpek balığı ile beraber avlanırdı. 1983 yılında 40 ton vatoz aldım. 1981 yılında iskorpit işi yaptık. Molozma ağları ile avlanan iskorpitleri aldık. Avlayanlar tatminkâr bir para kazanıyordu. Yakalanan iskorpitler özel bir fırça vardı, yıkanıp onunla fırçalanıyordu. Daha sonra da tepsilere tek tek diziliyordu. Yüzme işi yoktu, eksi kırk derecede dondurulup, eksi yirmi derecede saklanıyordu. 20 kg lık kutulara yerleştirilip, gönderiliyordu. İskorpit avcılığı daha çok Sinop bölgesinde oldu, diğer yerlerde avcılığı pek yoktu. Bir yıl süren bu iş kapsamında beş ton kadar iskorpit almıştık. Bizim iskorpitler alıcılara küçük geliyordu. Örneğin biz 300 gr dan daha küçük almıyorduk. Ancak bu ağırlıkta bile balık çok olmuyordu. Bu nedenle daha sonra bu konuda bir talep olmadı. 294

1983 yılında Menteşoğlu firması ile rekabet halinde kara salyangozu işi yaptık. Artvin Yusufeli, Trabzon, Tokat Niksar, Erbaa, Zile, Kastamonu, Cide, Sinop, Ayancık, Erfelek, Terme, Tekkeköy, Çarşamba, Ayvacık gibi çok değişik yerlerden bin ton kadar kara salyangozu aldık. Topladığımız ürünler Bursa ve İstanbul da işlendikten sonra Fransa ya satıldı. Doğu bloğu ülkelerinin yabancı sermaye yatırımlarına açılması üzerine, mal sattığımız Fransız firmaları bu ülkelere fabrika yapıp, kendi ihtiyaçlarını daha ucuza sağlamaya başladı. Karlılığın azalması nedeniyle 1994 yılında kara salyangozu işini bıraktık. Belli bir dönem hamsi alımında da bulundum. Hamsi işi yaparken, seksen tanesi bir kg gelecek büyüklükte hamsi alıyorduk. Ancak bizim hamsilerimiz bu büyüklüğe göre küçük kalıyordu. Hamsileri kasalara koyuyorduk. Bu şekilde Fransa ve Almanya ya beş-altı tır hamsi yaptık. Bir tır 18 ton kadar hamsi alıyordu. Sonrası yılda ise hamsiler kasalar yerine, tabaklara yapılmaya başlandı. Ancak 1980 li yılların sonlarına doğru hamsi avcılığında çok büyük azalma olduğu için bu işi sürdüremedik. 1985 yılında deniz salyangozu işi başladı. Halen bu iş devam etse de, 1985-1990 yılları arasında alınan kadar ürün alınamıyor. O yıllarda Kerevitaş adına sezonun açık olduğu sekiz ay boyunca 5000 ton kadar mal alıyordum. Deniz salyangozu alan diğer firmalarla birlikte düşünüldüğünde yıllık 10 bin ton ürün alındığı söylenebilir. Şu anda deniz salyangozu alan dört firma var, aldıkları toplam ürün, ürünün küçüldüğü göz ardı edilse bile, iki bin tonu bulmaz. 1985 yılında bize Bafra Balık Göllerinde ağlara çok miktarda kerevit vurduğu, bunların sudak balıklarına zarar verdiği yönünde bilgiler geldi. Bunun üzerine deneme amaçlı olarak göle pinter attık. Pinterlerden aldığımız kerevitler hem büyüklük hem de miktar açısından oldukça iyiydi. Bu sonucu alınca gölün balıklarını ve kerevitini kooperatiften almaya başladık. O yıl otuz ton kerevit aldık. Diğer göllerden 800 liraya kerevit alınırken, kalitesi nedeni ile 1700 liraya alım yapmamıza karşın, balıkçılar kerevite pek bakmıyor, bu avcılığı benimsemiyordu. Sonraki yıllarda gölden avlanan kerevit 295

miktarı düştü. Ayrıca Kızılırmağın suyuna Bafra nın kanalizasyonu karışınca, kerevitlerin altında yosunlaşma olmaya başladı. Bu ürünleri de Avrupa istemedi. Şu anda Bafra Balık Göllerinde değilse bile, Derbent barajında kerevit var ve barajın suyu çok temiz, yıllık on ton kerevit alınabilecek durumda. 1987 yılında Baysoy firması adına denizanası alımı yapmaya başladım. Denizanaları denizden balıkçılar tarafından kepçelerle yakalanıp, altındaki saçak kısmı koparılıyor, sadece üstteki tas kısmı getiriliyor, tanesi 75 kuruştan alınıyordu. Bu fiyat küçük balıkçılar için oldukça cazip sayılabilecek bir fiyattı. Alınan denizanaları daha sonra bir havuzda tuzlu salamuraya alınıyordu. On beş gün için denizanası bazlama büyüklüğünde yufka şekline geliyor, Japonya ya gönderiliyordu. Ancak Karadeniz in denizanalarını, az tuzlu bir ortamda yaşadıklarından pek tutmadılar.1500 ton civarında bir ürün alındı. Sonraki yılda Marmara tarafından almaya başladılar. Ancak orada da neden vazgeçtiler bilmiyorum, denizanası işini sürdürmediler. Bir dönem beyaz kum midyesi alımı yaptık. Bir günde 150 ton beyaz kum midyesi aldığımız olurdu. Bu işi üç yıl sürdürdük. Sonraki yıllarda bizim bölgenin ürünü ince bulunduğundan, beyaz kum midyesi avcılığı Batı Karadeniz tarafında yapılmaya başlandı. Midye işimiz beyaz kum midyesi ile sınırlı kalmadı. Perşembe deki tesisimize işlenmek üzere, Karamürsel den 30-40 ton kara midye gelirdi. Gelen kara midyeler pişirilip, içi alınır, tamburlarda tazyikli su ile yıkanarak, kumu atılırdı. 100 kg dan 7 kg ürün alınabiliyordu. Karadeniz in kara midyesi içinden inci, kum çıktığı ve bunun temizlenmesi güç olduğundan tercih edilmiyordu. Karamürsel den gelen ürünlerde de bakteri çıkınca, onun alımından da vazgeçildi. Kan sülüğü, kurbağa Yılda üç ton kadar kan sülüğü aldım. Satın aldığımız sülükler Almanya ya gönderiliyordu. Tekkeköy de, Terme Sivaslar köyünden gelen toplayıcılar gölün içine girip, ayakları ile gölü karıştırdıktan sonra, elleri ile parmaklarının arasına sıkıştırarak günde 3-5 kg sülük 296

topluyorlardı. Günde 200 kadar kişi göle girdiğinde, bir tona yakın ürün aldığımız olmuştu. Sülük toplama işlemi farklı şekillerde yapılabiliyor. Bazı bölgelerde de kuzu derisinin kanlı tarafı suya yatırılıyor. Daha sonra derinin kanına gelen sülükler, derilerden toplanıyor. Ancak bizim bölgemizde bu yöntem kullanılmıyor. Sülük toplama işi Mayıs ve Eylül de yapılıyor. Sülükler Mayıs ayında toplandığı için, Mayıs sülüğü olarak da biliniyor. Kaput bezinden torbalara birer kg sülük koyup, gönderiyorduk. Bunlar fabrikada yabancı maddelerinden arındırılıp, asetonla bayıltıldıktan sonra donduruluyor, alıcının isteğine göre 100 gr, 250 gr gibi farklı büyüklükte paketler yapılıp gönderiliyor. Göllerde suların çekilip azalması ve zirai ilaçlar nedeni ile eskisi kadar sülük olmuyor. Trakya tarafında, Bulgaristan dan gelen sülükler alınıyor. 1988 yılında Kurbağa işi yaptım. Bir gün beş yüz kg kurbağa aldık, işledik. Kurbağanın işlenmesinde, kafa tarafı kesilip atılıyor, alt tarafı alınıyor. Kafa tarafı kesildikten sonra iki gün boyunca, her gördüğünüzde size bakıyormuş gibi gelir. Kurbağaların bu hali rüyalarıma girince bu işten vazgeçtim. 1994 yılının Aralık ayında Belediye Başkan adayı olunca su ürünleri ticareti ile ilgili işleri bıraktım, 2004 yılına kadar iki dönem Yakakent Belediye Başkanı olarak görev yaptım. 297