BuNLarI BiLiYOr muyuz?
D B Turmepa Kimdir? eniztemiz Derneği/ TURMEPA, ülkemiz kıyı ve denizlerinin korunmasını ulusal bir öncelik haline getirmek ve gelecek nesillere temiz denizlerin kucakladığı yaşanabilir bir Türkiye bırakmak amacıyla, 8 Nisan 1994 yılında Rahmi M. Koç'un kurucu başkanlığında, Deniz Ticaret Odası ve bir avuç deniz sevdalısıyla birlikte başlatılmış bir sivil toplum hareketidir.
BİYOÇEŞİTLİLİK ve SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE NEDİR? B ir doğa parçasında veya bir ekosistemde bulunan canlıların tümüne biyoçeşitlilik ya da biyolojik çeşitlilik adı verilir.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİYOÇEŞİTLİLİK NEDİR? S ürdürülebilirlik kavramının önemli bir faktörü olan biyolojik çeşitlilik veya biyoçeşitlilik konusu, çevremizde var olan canlı formların bilinmesi, tanınması ve yaşamlarının devamını sağlanmak amacıyla oluşturulan ve uygulanan planların tümünü kapsamaktadır.
Ü zerinde yaşadığımız çevrenin tüm etmenleriyle birlikte (biyolojik, fiziksel, sosyal) gelecek nesillere,devamlılığının sağlanarak aktarılmasına sürdürülebilir çevre yaklaşımı denir. Yaşam alanımızı oluşturan doğal çevre veya ekosistem bir bütündür ve herhangi bir unsuru diğerlerinden ayrı düşünülemez veya değerlendirilemez. Bu nedenle de sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişimin gereklerini yerine getirirken, bizden sonra gelecek olan nesillere tüm elemanlarıyla birlikte sağlıklı, yaşanabilir ve aynı zamanda onların gerek duyacağı yeterli kaynağa sahip bir çevrenin bırakılabilmesi sürdürülebilirlik kavramının içinde yer almaktadır. Günümüze bakılırsa, yaşanılan küresel tartışmaların ve iyileştirme çabalarının odak noktası sürdürülebilirlik kavramının bugün daha iyi anlaşılabildiğidir. Artan dünya nüfusuyla birlikte hızlıca tükenmekte olan doğal kaynaklar, zamanla doğanın dengesini bozmuş ve insanoğlunun sürdürülebilir çevre kavramının önemini daha iyi anlamasına sebep olmuştur. SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE NEDİR?
ÇÖPÜMÜZ NEREYE GİDİYOR? S u kenarlarına bırakılan katı atıklar sahillere kadar ulaşmaktadır. Uzun yıllar boyunca deniz ortamında kalan plastik ve kimyasal maddeler canlı dokusuna geçerek besin zinciri boyunca soframıza kadar gelebilmektedir. Yerleşim yerlerinden veya gemilerden bırakılan sıvı atıklar bakteriyel enfeksiyon riski taşımaktadır. Yaz aylarında sahil kesiminde karşılaştığımız bakteriyel enfeksiyonların birçoğu denize ulaşan evsel deşarjlar sonucu oluşmaktadır.
YAŞAYAN SUALTI BUNLARI Çanakkale Boğazı'nın kayalık alanlarının nesli tükenmekte olan mercanlara (Cladocora caespitosa, Savalia savaglia, Paramuricea clavata) ve deniz çayırlarına ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz? Çanakkale Boğazı'nın tabanında denizin ormanları olarak da bilinen deniz çayırlarının denize yılda 5000 litrenin üzerinde oksijen kazandırdıklarını biliyor muydunuz? Çanakkale Boğazı'nın tabanındaki deniz çayırları, mercanlar, süngerler ve kalkerli bitki ve hayvan topluluklarının, diğer derin deniz canlıları (ıstakoz, karides, ahtapot) için barınma, beslenme ve üreme alanları oluşturduklarını biliyor muydunuz?
Boğazda dağılım gösteren "yelpaze mercanı" olarak bilinen omurgasız canlıların üzerinde denizatlarının yuva yaptığını ve bunların dallı polip yapılarının ayrıca sübye, ahtapot ve kalamar yumurtalarının gelişimi için uygun tutunma alanları oluşturduğunu biliyor muydunuz? Çanakkale Boğazı nın 40 metreden daha derin sularında bulunan kayalık alanlarda nesli tükenme tehlikesi altında olan Savalia savaglia yelpaze mercanının yaşadığını ve dallı yapıları üzerinde birçok deniz canlısı için barınma ortamı sağladığını biliyor muydunuz? Savalia savaglia mercanı, Akdeniz'de özellikle kolye yapımı amacıyla aşırı avlanması sebebiyle Dünya Korunma Birliği ya da Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik (International Union for Conservation of Nature and Natural Resources-IUCN) tarafından nesli tükenme tehlikesi altında olan deniz canlıları listesine eklenmiştir. Boğazdaki sayıları hayli az olan deniz canlısı ile ilgili koruma ve izleme çalışmaları devam etmektedir.
Çanakkale Boğazı'nda yaşam süren süngerlerin günde 19000 litreye kadar su süzebildiklerini ve bu şekilde beslendiklerini biliyor musunuz? Süngerlerin süzme kapasiteleri üzerinde yapılan araştırmalar, bu türlerin denizel kirliliğin oluşmasını engellediklerini göstermektedir. Çanakkale Boğazı'nda yaşam süren deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta) gemi ve balıkçı tekne pervaneleri nedeniyle yaralandığını biliyor muydunuz? Çanakkale Boğazı taban kısmının üzerini kaplayan kayalık alanların orta su ve yüzey ile birlikte bir düşünüldüğünde, biyolojik çeşitliliğin temelini oluşturduğunu ve birçok deniz canlısı için barınma ortamı sağladığını biliyor muydunuz? Birçok balık, plankton ve memeli türü için yaşamsal öneme sahiptir. Aynı şekilde kayalık deniz tabanı da mercan, sünger, deniz patlıcanı, tünikat, alg, poliket vb. birçok deniz canlısı için hayati önem taşır ve biyoçeşitliliği zenginleştiren yegane bölge olarak nitelendirilir.
ÇANAKKALE BOĞAZI ve ÇEVRESİNDE BALIKÇILIK Çanakkale Boğazı ve çevresinde 200 e yakın savaş batığının yapay resif olarak balıkçılığa büyük katkılar sağladığını biliyor musunuz? Balık stoklarının eğer önlem alınmaz ise 50 yıl içinde tükenebileceğini biliyor musunuz? Çanakkale Limanı na kayıtlı trol teknesi bulunmadığını biliyor musunuz? Çanakkale kıyı balıkçılığında kullanılan uzatma ağlarının ortalama göz genişliklerinin Türkiye nin diğer bölgelerinde kullanılanlara oranla daha büyük olduğunu biliyor musunuz? Balıkların yıllara göre ortalama boylarındaki küçülmelerin, balık stoklarının azalmasının bir göstergesi olduğunu biliyor musunuz? Gerektiğinde balıkçılığı köy muhtarı ve ihtiyar heyetinin denetleme yetkisi bulunduğunu biliyor musunuz?