ÇAYIR-MERA VE YEMBĠTKĠLERĠ YEMBĠTKĠLERĠ Yembitkileri: hem hayvansal üretim, hem de süs ve eğlence amacıyla yetiştirilen ot obur hayvanların beslenmesi için gerekli besin maddelerini bünyelerinde bulunduran, belirli sınırlar içinde yedirildiklerinde hayvanların sağlığına ve ürününe zarar vermeyen gerek kültürü yapılan, gerekse doğada kendiliğinden yetişen bitkilere yembitkileri denir. Yem Bitkileri Tarımının Tarihçesi İlk kayıt: MÖ 2800 de Çin de bakla yetiştiriciliğidir. MÖ 1350-1390 yıllarında Anadolu da Hititlerde 200 maddelik Hitit Kanununda hayvan besleme ile ilgili maddeler ve yonca kullanımı vardır. MÖ 470-490 Pers-Yunan savaşlarında yonca Yunanistan a; MÖ 146 yılında Roma ya götürülmüştür. Roma, Mısır, Truva ve Bozhöyük te kalıntılar (burçak, mürdümük, yonca). 13.-14. yy da Lolium multiflorum, 17. yy da L. perenne kültüre alınmıştır. 15. -16. yy da çayır üçgülü yetiştiriciliği başlamıştır. Türkiye de Cumhuriyet ile birlikte 1925-1926 yıllarında Tohum ıslah istasyonları kurulmuştur. İlk bilimsel eser 1939 da Ömer TARMAN tarafından yazılan Anadolu Yoncası dır. 1952 de Tarım Bakanlığında Çayır Mera ve Yem Bitkileri Şubesi kurulmuş; 1975 te daire başkanlığına dönüştürülmüştür. 1961 den sonra Araştırma istasyonları kurulmuş ve Ziraat Fakülteleri ile birlikte yoğun araştırmalar başlamıştır. 2. YEMBĠTKĠLERĠNĠN ÖNEMĠ 2.1. Hayvansal Üretimde Yembitkilerinin Önemi Yembitkileri hayvanların kaba yem ihtiyacını karşılamada çok büyük öneme sahiptir. Buğdaygil ve baklagil yembitkileri uygun dönemde hasat edildiklerinde besleme değeri yüksek çok kaliteli yem verirler. Yonca, Fiğ, Üçgül ve Korunga otunda % 15-25 ham protein bulunmaktadır. Hayvanlar bu yembitkileri ile beslendiğinde verimleri artmakta ancak düşük besleme değerli bitkilerle beslendiğinde verimleri düşmektedir. Yembitkilerinin protein oranı yüksek olması yanında yapılarında bulunan selüloz oranı bakımından da çok büyük öneme sahiptir. 1
Kesif yemlerle beslenen hayvanlar verilen bu yemin sindirilmesi için belirli oranda selüloza gereksinim duymaktadır, selülozlu yemler verilmediğinde bu kesif yemlemeden hayvanlar tam olarak yararlanamamaktadır. Hayvancılığın gelişmesi için yem sorununun halledilmesi gereklidir. Çünkü hayvancılık işletmesinin işletme giderlerinin % 60'ından fazlasını yem giderleri oluşturmaktadır. İşletmenin karlı bir üretim yapması için, ihtiyaç duyulan yem çiftlik içinden sağlanmalıdır. Bitkisel üretim ile hayvansal üretimi birlikte düşünmeliyiz. 2.2 Ekim Nöbetinde Yembitkilerin Önemi 1. Toprağı organik maddece zenginleştirirler. Yembitkilerinin oluşturduğu bol miktardaki toprak altı ve toprak üstü organların artıkları toprağın işlenmesiyle toprağa karıştırılarak toprağın organik maddece zenginleşmesi sağlanır. 2. Toprağın fiziksel yapısını düzeltirler. Kuvvetli ve derin kökleri ile toprağın derinlerine giderek gevşemesini ve havalanmasını sağlarlar. Bünyesinde bulunana organik maddeler çürüdüğünde toprağın su tutma kapasitesini yükseltirler. 2
3. Toprağın kimyasal yapısını düzeltirler. Çok yıllık türler, suda eriyen mineral maddeleri yapılarında saklayarak, yıkanmadan koruduktan sonra, kalıntıları ile tekrar toprağa verilirler. Baklagil yembitkilerinin köklerinde bulunan rhizobium bakterileri sayesinde havanın serbest azotunu alarak köklerinde fikse ederek toprağın azot miktarını artırırlar. 4. Yağış rejimine uyma olanağı sağlarlar. Bazı bölgelerde yağışın mevsimsel dağılışı tarımın çeşitli kollarını önemli derecede etkilerler. Diğer kültür bitkilerinin ekonomik olarak yetişmediği yağış rejiminde yembitkileri tarımı yapılabilir. 5. Drenaja yardımcı olurlar. Farklı familya ve cinslerden oluşan yembitkilerinin bazı türleri suya karşı aşırı istekli olmaktadır. Bu bitkileri planlı bir şekilde yetiştirerek drenaj sorunu ortadan kaldırılabilir. 6. Topraktan yüksek bir verim elde edilmesini sağlarlar. Farklı familya ve cinslere bağlı çeşitlerin ekolojik istekleri değişik olduğundan, bu türleri karışım halinde yetiştirerek, çevreye uyum bakımından büyük bir esneklik ve toleransa sahiptirler. 7. Topraktan sürekli olarak yararlanmayı sağlarlar. Çok defa ekolojik koşulların yetersizliği nedeni ile bazı bölgelerde sürekli olarak bitki yetiştirilmesi olanaksızdır. Bazı bölgelerde iki yılda bir ürün alınmaktadır. Ancak, kısa yetişme periyoduna sahip türler nadas yılında dahi yetiştirilebilir. Kıyı bölgelerde kışlık ara ürün ve ikinci ürün olarak yembitkileri yetiştirilebilir. 8. Doğal ve ekonomik risklerden doğabilecek zararları önlerler. Yembitkileri yetiştiriciliği, tarımın çeşitli kollarında bir denge sağlamakta ve dayanışma ve destek rolü oynarlar. 9. Bu faydaları yanında hayvanlar için gereksinim duyulan kaliteli kaba yem ihtiyacını karşılarlar. 2.3. Yembitkilerinin Toprak ve Su Korumasında Önemi Yembitkileri toprak yüzeyini kaplayarak toprağı sıkıca tuttuklarından, toprak yüzeyini yağmur ve rüzgar erozyonundan korurlar. Toprağın infilitrasyon hızını artırarak yüzey akışını ile su kaybını en aza indirirler. Toprak yüzeyini yembitkileri ile kaplayarak, yağmur damlalarının kinetik enerjisini kırarak damla ve yüzey erozyonunun önlerler, toprağın infilitrasyon hızını artırarak bu yolla su kaybını en aza indirirler, bitkilerin kökleri toprak zerreleri ile sıkı bir çim kapağı oluşturduğundan, rüzgar ve su erozyonunu önlerler. 2.4. Toprak Islahı Bakımından Önemi Tuzlu ve alkali topraklar birçok kültür bitkisinin yetişmesini engellerler. Böyle topraklarda tuz ve alkalin yıkanmasından sonra tuza ve alkaliliğe dayanıklı yembitkileri 3
yetiştirilebilir. Bu bitkiler hayvan yemi üretmeleri yanında topraktan fazlaca kök artıkları bırakarak toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını düzeltirler. Bu bitkilerle ıslah edilen tarım alanlarında diğer kültür bitkileri yetiştirilebilir. Yanlış sulama ve gübrenin kullanılması ve tek yönlü olarak aynı arazide her yıl aynı bitki yetiştirilirse yukarıda saydığımız sorun ortaya çıkar. Ekim nöbetinde alkaliğe ve tuzluluğa dayanıklı bitkileri kullandığımızda bu sorundan bir ölçüde kurtulmuş oluruz. ÜLKEMĠZDE YEM BĠTKĠLERĠ TARIMININ SORUNLARI VE ÖNERĠLER Yukarıda ana başlıklar halinde önemi anlatılan yem bitkilerinin yetiştiriciliği ülkemizde henüz arzu edilen düzeyde değildir. Oysa hayvan besleme, erozyon ve nadas gibi konularda ciddi problemi olan ülkemizde bu tarım dalının daha iyi seviyelerde olması gerekir. Fakat ne yazık ki Avrupa ülkelerinde yem bitkileri ekim alanları %25 in üzerinde iken bizde % 7-8 seviyelerindedir. Ülkemizde yem bitkileri tarımının gelişememiş olması çok sayıda nedene bağlanabilir. Ancak bunların önemlileri şunlardır. Hayvancılık ile ilgili sorunlar yem bitkileri tarımının gelişmesini engellemektedir. Türkiye de değişik ekolojilerde farklı amaçlar için kullanılacak tür ve çeşitler geliştirilememiştir. Ekimi yapılan türlerde dahi kaliteli tohumluk sıkıntısı yaşanmaktadır. Yem bitkilerinin hayvan besleme, erozyon önleme ve ekim nöbeti içerisindeki önemi çiftçilerimize tam anlamıyla anlatılamamıştır. Yem bitkileri yetiştiriciliği yapan üreticilerimiz ekim, bakım ve değerlendirme konularında yeterince bilgiye sahip değildir. Yem bitkileri tarımımızın gelişme gösterebilmesi için alınması gereken tedbirler ise şunlardır: Hayvancılıkla ilgili sorunların çözümlenmesi ve bu işle uğraşan kişilerin tatminkar gelir sağlaması Değişik ekolojilerde farklı amaçlar için yetiştirilecek yem bitkisi tür ve çeşitlerinin geliştirilmesi Tohumluk darboğazının çözümlenmesi Çayır-mera ve yem bitkileri konusunda araştırma yapan kişi ve kuruluşların artırılması Araştırmalardan elde edilen bilgilerin üreticilere aktarılması Yem bitkilerinde ot ve tohum piyasalarının oluşturulması 1998 yılında çıkarıla Mera Kanununun uygulanması 4
3. YEMBĠTKĠLERĠNĠN SINIFLANDIRMASI 3.1. Botanik Yönden Sınıflandırma Baklagiller (Leguminosae) Buğdaygiller (Gremineae) Diğer familyalar 3.2. Sıcaklık Ġsteği Yönünden Sınıflandırma Serin mevsim yembitkileri Sıcak mevsim yembitkileri Serin Mevsim Yembitkileri Baklagiller Lotus corniculatus Gazal Boynuzu Medicago sativa Adi Yonca Medicago falcata Sarı çiçekli yonca Medicago varia Melez yonca Melilotus albus Ak taşyoncası Trifolium alexandrinum İskenderiye üçgülü Trifolium incarnatun Kırmızı üçgül Trifolium pratense Çayır üçgülü Trifolium repens Ak üçgül Trigonella foenum-graecum Çemen Vicia sativa Adi fiğ Vicia villosa Tüylü fiğ Vicia narbonensis Koca fiğ Vicia pannonica Macar fiğ Onobrychis sativa Korunga Pisum arvence Yem bezelyesi Buğdaygiler Agropyron cristatum Adi otlak ayrığı Agropyron intermedium Mavi ayrık Agropyron elangatum Yüksek otlak ayrığı Arrhenatherum elatius Yüksek çayır yulafı Bromus inermis Kılçıksız brom Dactaylis glomerata Domuz ayrığı 5
Elymus junceus Yabani otlak arpası Festuca arundinacea Kamışsı yumak Festuca pratensis Çayır yumağı Lolium perenne Çokyıllık çim Phalaris arrundinacea Yem kanyaşı Phleum pretense Çayır tilki kuyruğu Poa pratensis Çayır salkımotu Poa bulbosa Yumrulu salkımotu Lolium multiflorum Tekyıllık çim Sıcak Mevsim Yembitkileri Baklagiller Glycine max Soya fasulyesi Vigna sinensis Yem börülcesi Lupinus albus Ak lüpen Buğdaygiller Chloris gayana Rodosotu Cynodon dactaylon Köpek dişi Panicum spp. Darı türleri Paspalum dilatatum Adi yalancı darı Digitaria sanguinalis Çatalotu, kan parmaksız darı Seteria italica İtalyan cin darısı Sorghum bicolor Sorgum, Koca darı Sorghum sudanense Sudanotu Zea mays Mısır 3.3. Ömürleri Yönünden Sınıflandırma Tek yıllık yembitkileri: Bir yıl içerisinde vejetatif ve genaratif gelişmesinin tamamlayan yembitkilerine tek yıllık yembitkileri denir. Tek yıllık bitkilerden her yıl ürün alabilmek için her yıl ekim yapmak gereklidir. Ġki yıllık yembitkileri: Vejetatif ve generatif gelişmelerini iki yılda tamamlayan yembitkilerine denir. Bu bitkiler birinci yıl vejatatif gelişme gösterir, ikinci yılda ise generatif gelişme gösterir. Bu bitkilere örnek olarak hayvan pancarını ve hayvan havucunu verebiliriz. 6
Çokyıllık yembitkileri: Ömürleri iki yıldan daha fazla olan yembitkileridir. Bu bitkilerin bir kısmı 3-5 yılda ömrünü tamamlamasına rağmen, Yonca ve Rodosotu gibi bitkiler 30-40 yıl yaşamlarını sürdürebilirler. 3.4.YetiĢtirme ve Değerlendirme Amacına Yönünden Sınıflandırma 3.4.1. YeĢil ot yembitkileri: Yeşil yem elde edilmesi için yetiştirilen yembitkileri olup bunlara hasıl yembitkileri de denir. Yeşil iken bol, zengin bir kitleye sahiptirler. Su kapsamları çok yüksek, kurutulduklarında hayvanlar tarafından sevilerek yenmezler. Bunlara örnek, İskenderiye Üçgülü, Sudanotu ve Sorgum-Sudanotu melezi verilebilir. 3.4.2. Kuru ot yembitkileri: Kuru ot elde etmek için yetiştirilen yembitkileridir. Kuru madde miktarı yüksek ve kurutulduğunda besleme değerinde kaybın az olduğu bitkilerdir. Bu bitkilere örnek olarak Çayır Tilki Kuyruğu, Rodos otu, Kırmızı Üçgül ve Yoncayı verebiliriz. 3.4.3. Tane yembitkileri : Bu bitkiler tane amacıyla yetiştirilir. Taneleri sap, yaprak gibi organlarından daha büyük önem taşımaktadır. Taneleri kesif yem rasyonlarına katılmakta yada kırılarak ve ezilerek hayvanlara verilmektedir. Koca fiğ, Adi Fiğ ve Hayvan Baklasını bu bitkilere örnek olarak verebiliriz. 3.4.4. Silo yembitkileri: Silaj amacıyla yetiştirilen bu yembitkileri, kuvvetli ve zengin yeşil aksama sahiptirler. Bu bitkilerin yüksek boylu, yaprak, sap ve gövdesinin iri yapılı olması istenir. Bu bitkiler genellikle kış aylarında yeşil otun olmadığı dönemlerde hayvanlar tarafından tüketmek amacıyla silaj yapılarak saklanır. Bu bitkilere örnek olarak Mısır ve Sorgumu verebiliriz. 3.4.5. YeĢil gübre yembitkileri: Bu bitkiler toprağın organik maddesini artırmak için yetiştirilirler. Bitkilerin mineral madde ve organik madde bakımından en zengin oldukları dönemde toprağa karıştırılırlar. Bu bitkilere örnek olarak Lüpen, Adi Fiğ, Koca Fiğ, Taş Yoncası, Yembezelyesi ve Sudanotunu verebiliriz. 3.4.6. Özsulu yembitkileri: Kök, kök-gövde ve benzeri organlarından yararlanılan yembitkileridir. Hayvan Pancarını ve Hayvan Havucunu bu bitkilere örnek olarak verebilir. 4. YEMBĠTKĠLERĠ TARIMININ ġekġllerġ 4.1. Ana Ürün Olarak YetiĢtirme Tarlanın bir yıl veya daha uzun süre tek yıllık veya çok yıllık yembitkilerine ayrılmasıdır. Bu tarlada yembitkilerinden başka ürün alınamayacağı için yembitkileri burada ana ürün bitkisi durumundadır. Birinci ürün Mısır tarımı ana ürün olarak adlandırılır. Çokyıllık yembitkileri, uzun süre tarlada kalabilir. Örneğin Korunga ve Çayır Düğmesi 3 yıl, Yonca ve Rodos otu 4-5 yıl süreyle tarlada kalabilir. 7
4.2. Ara Ürün Olarak YetiĢtirme Yılda birden fazla ürün alma imkanı bulunan yerlerde birçok tek yıllık yembitkileri ara ürün olarak yetiştirilebilir. Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi yılda birden fazla ürün alma imkanı olan bölgelerde, ara ürün tarımı şeklinde yembitkileri yetiştiriciliği yapılabilir. Orta Anadolu'da Buğday + Nadas sistemi içinde, nadas yılında yembitkileri yetiştiriciliği yapılabilir. Ara ürün yetiştiriciliği ürünün yetişme mevsimine göre adlandırılır. 1. KıĢlık ara ürün olarak yetiģtirme: Kışları, bitki büyümesini ve gelişmesini engellemeyecek şekilde ılık geçen bölgelerde, sonbaharda bir yem bitkisini ekilerek ana ürünün ekiminden önce yeşil ot veya kuru ot amacıyla hasat edilebilir. Burada, kışlık ara ürün olarak yetiştirilen yembitkisinin, ana ürün ekiminden önce hasat olgunluğuna gelmesi ve kış döneminde şiddetli olmayan soğuklardan zarar görmemesi gereklidir. 2. Ġkici ürün olarak yetiģtirme: Buğday, Arpa ve Nohut gibi bitkilerden sonra sulama koşullarında yetiştirilen yembitkileridir. Sulama imkanlarının bulunduğu bölgelerde Mısır, Sorgum, Börülce ve Soyanın saf veya karışım halinde, aynı tarlada Buğday tarımına zarar vermeden yaz döneminde yembitkileri yetiştirerek çiftliğin ihtiyaç duyduğu kaliteli yemin üretimi sağlanır. 3. Alt bitki olarak yetiģtirme: Bu sistemde daha çok tek yıllık baklagil yem bitkileri kullanılmaktadır. Yembitkisi, kışlık veya yazlık tahıllarla birlikte ekilir. Tahıl daha hızlı gelişir bununla beraber bu tahılların altında yembitkiside gelişme gösterir. Tahıl biçildikten sonra bu bitki biraz daha büyür ihtiyaca göre biçilerek kurutulur yada otlatılarak bu alandan faydalanılır. Üçgül türleri ve tek yıllık Yonca gibi bitkiler bu amaç için kullanılır. 5. YEMBĠTKĠLERĠ YETĠġTĠRME TEKNĠĞĠ Yembitkilerinin pek çok cins ve türü bulunmaktadır. Bu cins ve türlerin her biri bitkisel özellik bakımından farklılık göstermekle birlikte yetiştirme tekniği açısından farklılık fazla değildir. Yembikileri yetiştiriciliğinde, önemli olan bazı hususları şöyle özetleyebiliriz. 5.1. Tohumluk: Diğer kültür bitkilerinde olduğu gibi, yembitkilerinde de başarılı bir üretim yapabilmek için, kaliteli ve saf tohumluluğa ihtiyaç vardır. Tohumlukta aranan şartları şöyle sıralayabiliriz. a. Tohumluğun, çeģit ve orjini belli olmalı: Hangi iklimde iyi yetiştiği önceden bilinmeli. Bölge koşullarına uygun çeşidin ekilmesi gereklidir. b. Tohumluk saf ve temiz olmalı: Bir tohumlukta bulunan gerçek türe ve çeşide özgü tohumun yüzde oranına safiyet denir. Yembitkisi tohumluğu, diğer çeşit tohumları, yabancı ot 8
tohumları, kırık ve bozuk tane, kum, taş, çakıl, sap, saman ve kavuz gibi yabancı maddeler içermemelidir. c. Tohumluğun çimlenme gücünün yüksek olmalı: Çimlenme gücü tohumluk eskidikçe azalmaktadır. Tohumluğun çimlenme gücünün yüksek olması birim alana atılacak tohumluk miktarının hesaplanmasında da yardımcı olacaktır. d. Sert tohumluluk oranının düģük olması gereklidir: Özellikle baklagil yembitkilerde sorun olan sert kabukluluk bazı türlerde oldukça yüksek olmaktadır. Örneğin, Üçgüllerde % 20-30'lara Lüpen türlerinde ise % 90'ın üzerine çıkabilmektedir.tek yıllık bitkilerde sert tohumluluk istenmeyen bir özelliktir. Ancak çok yıllık bitkilerde sert tohumluluğun hangi oranda olduğu bilinmesi gereken bir özelliktir. e. 1000-tane ağırlığı bilinmelidir: Birim alanda bulunması gereken bitki sayısını ayarlamak için bintane ağırlığının bilinmesi gerektir. Bin tane ağırlığı tohumun büyüklüğünün bir göstergesi olup, birim alana atılacak tohumluğun hesaplanmasında ve ekim derinliğinin saptanmasında bilinmesi gereken bir özelliktir. f. Tohumluğun aģılanmıģ olması gereklidir: Özellikle baklagil yembitkilerinin yetiştirilmesinde bu özelliğe dikkat etmek gerekir. Baklagillerin köklerinde yaşayan Rhizobium bakterileri havanın serbest azotunu bağlayarak, kendisi ve daha sonra yetiştirilecek bitkinin yararlanması sağlamaktadır. 5.2. Tohum yatağının hazırlanması Tohum yatağı; tohumların bırakılacağı üst toprak katı olup derinliği genellikle tohum büyüklüğüne bağlıdır. Sürülmüş toprakta tohum yatağının hazırlanması için farklı durumlarda kullanılabilecek birçok araç vardır. Bunlardan bazıları; diskaro, dişli diskaro, tırmıklar, merdane, kaz yağı (kültivatör), frezeler Yembitkilerinde Tohum Yatağı Hazırlarken Dikkat edilmesi gereken Hususlar Yembitkileri genellikle küçük tohumludurlar. Bu nedenle tohum yatağı hazırlanmasında özen ve dikkat istemektedir. a. Toprağın iyice ufalanmıģ olması gereklidir. Tohumlar küçük oldukları için alelade hazırlanmış toprağa ekim yaptığımızda tohum toprakla iyi temas etmediğinden, çimlenme için gerekli nemi topraktan yeterince alamadığından çimlenemez, çimlense bile fide gelişimi iyi olmaz. Toprak pullukla derin sürüm yapıldıktan sonra, kültivatör, freze ve tapan gibi yüzlek aletlerle iyice ufalanmalıdır. Küçük taneli tohumlarda toprak daha dikkatli hazırlanarak ufalanmalıdır. Ancak iri taneli tohumlarda toprağı iyice ufalamaya gerek yoktur. 9
b. Toprak iyice bastırılmalıdır. Tohumun, toprak nemiyle iyi temas etmesi için toprağın sıkıştırılması gereklidir. Ekimden sonra silindir, sürgü veya tapan geçirerek toprağın sıkışması sağlanmalıdır. c. Toprak bitki besin maddeleri açısından zengin olmalıdır. Besin maddesi zayıf topraklarda çimlenme ve fide gelişimi zayıf olmaktadır. Bunun için ekimden önce toprak analiz yapılarak gerekli besin maddeleri saptanarak gübrelemeyi bu analiz sonucuna göre yapmak hem ekonomik olur hem de elde edilen ürün besin maddeleri açısından zengin olması hayvan beslemede bize avantaj sağlayacaktır. Ekimde azotlu, fosfatlı ve potasyomlu gübreleme yapılmalıdır. Azotlu gübrenin yarısını ekimde, diğer yarısını sapa kalkma döneminde vermek gereklidir. Fosfatlı ve potaslı gübreleri ekimle birlikte verilerek bitkinin kök bölgesinde hazır olması sağlanmalıdır. d. Tohum yatağında yabancı otların bulunmaması gereklidir. Bunun için tarla sürülerek yabancı otlar tarladan uzaklaştırılır. Yembitkileri özellikle fide döneminde yabancı otlarla rekabet edememektedir. Bu yabancı otların yembitkisi fidelerine zarar vermemeleri için ekim öncesi ilaçlarla ilaçlama yapılmalıdır. e. Çok yıllık yembitkilerinin yetiģtirileceği topraklarda taban taģının kırılması gereklidir. Sürekli pullukla işlenen topraklarda, zamanla pulluk tabanı denilen taban taşı oluşmaktadır. Bu zemin çok sert olduğundan bitkinin kökleri buradan daha derine inmemektedir. Bu nedenle toprağın daha derin kısımlarında bulunan besin maddelerinden ve nemden bitki yararlanamayacağı için gelişimin yeterli olmaması verimin düşüşüne neden olmaktadır. Bu istenmeyen durumun ortadan kaldırılması için toprak hazırlığı yapmadan önce çizel ile bu taban taşının kırılması gereklidir. 5.3. Ekim zamanı 1. yazlık 2. kışlık Kışı ılık geçen bölgelerde çok yıllık bitkilerin tamamı sonbaharda ekilir. Yazlık tek yıllık bitkiler ise, ilkbaharda havaların ısınmasından sonra ekilir. Sonbaharda yapılan ekimde bölgede ilk don tarihinin bilinmesi gereklidir. Bitkinin ekim tarihi ilk dondan en az dört hafta önce olmalıdır ki bitki kökleri gelişerek toprağa tutunsun. Dona karşı koyabilsin. 10
5.5. Ekim yöntemi Serpme ve sıraya ekim yöntemi kullanılır. Serpme ekim, sıraya ekim yapacak gerekli ekipmanın bulunmadığı ve sıraya ekim yapan ekipmanın çalışmasını engelleyen alanlarda yapılmaktadır. Özellikle, yembitkileri tohumlarının küçük olması, bu bitkiler için geliştirilmiş ekim yapan aletlerin çiftçi elinde bulunmaması, yembitkilerinin çoğunlukla serpme ekim yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Serpme ekim oldukça basit bir sistem olup, el ile insanlar tarafından yapılabileceği gibi, fırfır denen basit makinenin traktöre bağlanarak yapılabilir, arkasından tapan, diskaro veya tırmık ile tohumların toprağa karışması sağlanır. Bu yöntemin sakıncaları ise, bitki başına hayat alanının iyi ayarlanmamasına, yabancı ot mücadelesinin zor olmasına, tohum derinliğinin iyi ayarlanamaması nedeniyle eş zamanlı bir çıkış sağlanamamakta kültürel işlemlerin uygulanması zorlaşır, daha fazla tohumluk kullanılmaktadır. Sıraya ekim yapılabilmesi için çiftçinin bu makineye sahip olması gereklidir. Bu makinenin olması ve ekimin bu makine ile yapılmasıyla serpme ekimde saymış olduğumuz sakıncalar ortadan kalkmaktadır. Son yıllarda çok daha gelişmiş kombine mibzerler kullanılarak bant usulü ekimler yapılmaya başlanmıştır. Kombine mibzerlerle ekimde kimyasal gübre tohumun altına ve biraz yan tarafa bant usulü verilmekte Sıraya ekimde, sıra arası ve sıra üzeri mesafe ayarlanabildiği için bitkiler istenilen sıklıkta ve derinlikte ekimi yapılacağından eş zamanlı bir çimlenme ve çıkış olacağından bitkinin de hasat olgunluğuna eş zamanlı gelmesi sağlanmış olacaktır. 5.6. Ekim derinliği Yembitkilerinin büyük bir kısmının tohumları küçük olması nedeniyle ekim derinliğinin iyi ayarlanması çok önemlidir. Ekim derinliği iyi ayarlanmaz ise, yeterli bir çıkış sağlanamayacak ve birim alanda istenilen miktarda ürün alınması gerçekleşemeyecektir. Teorik olarak, ekim derinliği tohumun 5-10 misli derinliğinde olması gereklidir. Örek olarak tohum çapı 1.5 mm olan yonca tohumunu 1-1.5 cm, tohum çapı 8 mm olan Koca fiği 4-8 cm derinliğe ekilmesi gereklidir. 11
Ekim derinliğini etki eden diğer bir etken de, toprak yapısıdır. Ağır ve killi topraklarda yüzlek, hafif ve kumlu topraklarda daha derin ekim yapılmalıdır. 5.7. Tohumluk miktarı Birim alana atılacak tohumluk miktarı aşağıdaki faktörlere bağlı olarak değişir. 1. Tohumun büyüklüğüne 2. Bin tane ağırlığına 3. Yetiştirme tekniğine a. Serpme ekimde b. Sıraya ekime göre 4. Yetiştirme amacına. a. Ot amacıyla b. Tane amacı 5. Ekim zamana a.erken b. Geç 5.8. Bakım 5.8.1 Kaymak tabakasının kırılması Bitkiler fide döneminde çok hassastırlar. Onun için erken dönemde fidelerin bakımı özel bir dikkat ve özen istemektir. İlk çıkışta eğer kaymak tabakası oluşmuş ise bu tabakanın kırılması gereklidir. Eğer bu tabaka kırılmaz ise, bitkilerin çıkışı gerçekleşmez. Bu tabakanın kırılması için, sulu koşullarda kontrollü olarak yağmurlama sulama yapılabilir yada merdane ve çekilerek bu tabaka kırılır. 5.8.2 Yabancı Ot, Hastalık ve Zararlılarla Mücadele Bakımda diğer dikkat edilecek bir konu ise yabancı otlarla mücadele edilmesidir. Bitkiler fide döneminde yabancı otlarla rekabet edemezler. Eğer, bu dönemde yabancı otlar ortamdan uzaklaştırılmaz ise, yabancı otlar bizim yetiştireceğimiz bitkiyi bastırarak gelişmesine devam ederek bitkinin ya gelişmesini zayıflatmakta yada bitkinin ortandan kalmasına neden olabilir. Yabancı otlar, toprakta kültür bitkisinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini ve suyu kullanarak bitkiye zarar vermesi yanında gölge yaparak bitkinin ışık almasını engellemektedirler. Yabancı otlardan çapalama ile yada herbisitler kullanılarak mücadele edilir. Sıraya geniş aralıkta ekimde çapalama traktörle yapılabilir. Fakat, serpme 12
ekimde bu imkandan yararlanamayacağımız için elle yapılmalıdır. Çokyıllık yembitkilerinin yetiştirildiği alanlarda tek yıllık yabancı otlar biçilerek ortamdan uzaklaştırılabilir. Yem bitkilerinde zarar yapan çok sayıda hastalık ve zararlı vardır. Yağışlı ve nemli bölgelerde mantari hastalıklar (yonca ve üçgülde), kurak alanlarda ise böcekler daha fazla zarar yaparlar. Yem bitkileri tohum için yetiştirildiği zaman tarlada daha uzun süre kaldığından hastalık ve zararlı tehlikesi daha fazla olmaktadır. Yine de yem bitkileri diğer kültür bitkilerine nazaran hastalık ve zararlılara daha dayanıklıdır. Külleme, pas, çürüklük en fazla görülen hastalıklar; hortumlu böcek, baklagil tohum böcekleri ve kök kurtları da en fazla görülen zararlılardır. 5.8.3 Sulama Sulama olanaklarının bulunduğu koşullarda sulama ile yembitkilerinin birim alanda üretecekleri yem miktarını artırabiliriz. Sulama II. Ürün olarak yetiştirilen Mısır, Sorgum, Sudanotu, Sorgum-Sudanotu melezinde kesin yapılması gereken bir bakım işlemidir. Değişik sulama (yağmurlama, salma, tava, karık ve alttan vb.) yöntemleri vardır. Bunlardan en fazla kullanılan yöntem salma sulama yöntemidir. Yağmurlama sulama sistemi en iyi yöntem olmakla birlikte tesis masrafı ve fazla enerji gerektirdiğinden pek fazla kullanılmamaktadır. 5.8.4 Gübreleme Yembitkileri birim alanda çok miktarda kitle üretimi yaptıkları için, topraktan çok miktarda bitki besin maddesi kaldırmaktadır. Bundan dolayı, ekmiş olduğumuz bitkiden yeterince ürün alabilmemiz için, bu bitkinin gereksinin duyduğu bitki besin maddelerini toprağa vermemiz gereklidir. Bazı besin maddelerinin bitkide görülen noksanlığı bu bitki ile beslenen hayvanlarda çeşitli arızların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Örnek olarak, bakır noksanlığı olan yemlerle beslenen hayvanlarda ishal ve ratişizm görülmektedir. Hayvanlarda fosfor noksanlığı kemik hastalığına, magnezyum noksanlığı kısırlığa neden olmaktadır. Bitki beslemede en fazla azotlu, fosforflu ve potasyumlu gübreler kullanılmaktadır. Fosfor ve potasyumlu gübrelerin topraktaki hareket yeteneği olmadığından bu bitki besin maddelerini ekimle birlikte toprağa karıştırılarak bitkinin kök bölgesinde hazır olarak bulunmaları sağlanmalıdır. Bu gübreler tohumla birlikte kombine mibzerle verilecekse tohum yatağının 5 cm yanına ve 7 cm derinine sıraya verilmelidir. Azotlu gübre toprakta harekeli olması ve gaz halinde uçması nedeni ile bu gübreyi bölerek vermek bitki tarafından büyük bir kısmının kullanılmasını sağlar. Özellikle buğdaygil yembitkilerinde azotlu gübreleme mutlak olarak yapılması gereklidir. Bu bitkilerde azot dozu arttıkça yeşil ot, kuru ot ve bünyelerinde bulunana ham protein oranı da artmaktadır. Çok biçimli buğdaygillerde sulamalı koşullarda biçim sonrası yapılan gübreleme ve sulama ile verimde önemli bir artış sağlanmaktadır. 13
Bitkilerin ihtiyaç duyduğu gübre formu, miktarı ve zamanı aşağıdaki faktörlere göre değişir (Gübrelemede dikkat edilecek hususlar). İklim Özellikleri: Yağışlı bölgelerde bitkiler daha fazla gübreye ihtiyaç duyar. Toprak Özellikleri: Toprak yapısı, besin elementleri içeriği ve ph sı gibi özellikler gübrelemede büyük önem taşır. Bitki Özellikleri: Genellikle baklagiller P, Ca, Mg gibi elementlere daha çok ihtiyaç duyarken, buğdaygiller azotlu gübreye gereksinim duyarlar. Aynı tür içinde varyetelerin gübre ihtiyaçları da değişebilir. Ayrıca çok yıllıklar daha fazla üretim yaptıkları yıllarda daha fazla gübre isterler. Gübrenin Özellikleri: Bitkilere uygulanacak gübre zamanı gübrenin özelliklerine göre değişim gösterir. Örneğin fosforlu gübrenin yarayışlı hale gelmesi yavaş olduğundan sonbaharda uygulanması tavsiye edilir. Yetiştirilme Amacı: Ot için yetiştirilen bitkilerde vejetatif gelişmeyi artırmak için daha fazla azotlu gübre verilir. Tohum üretimlerinde ise yüksek azot zararlıdır, daha çok fosforlu gübreler uygulanmalıdır (Serin,1991). Baklagillerin Aşılanması: Azotlu gübre uygulamalarında baklagillerin Rhizobium bakterileri ile oluşturacağı simbiyotik fiksasyon düşünülmeli ve bu ortaklığı bozmayacak şekilde gübre verilmelidir. Yüksek dozda azotlu gübrelemeden kaçınılmalıdır, çünkü yüksek dozda azot nodül oluşumu ve azot fiksasyonuna zarar vermektedir (Tan ve Serin, 1995). 5.9. Hasat Yembitkileri kaba yem amacıyla ve tane amacıyla olmak üzere iki şekilde hasat edilir. Kaba yem için hasat edilen bitkiler, yeşil ot, kuru ot ve silaj olarak değerlendirilmektedir. Değerlendirme amacına ve bitki türüne göre hasat zamanı tespit edilir. Baklagil yembitkilerini kuru ot için değerlendireceksek % 10 çiçeklenme döneminde biçilmesi gerekir. Buğdaygil yembitkilerini yeşil ot için başaklanma, kuru ot amacıyla tam çiçeklenme, silaj amacıyla değerlendirecekse süt olum sonu hamur olum dönemi başlangıcında hasat etmeliyiz. 14