Fiziksel Risk Etmenleri Fiziksel risk etmenleri: 1) Gürültü, 2) Titreşim, 3) Termal Konfor (Sıcaklık, Nem, Hava Akımı), 4) Aydınlatma, 5) Radyasyon, 6) Basınç olarak sayılabilir. 1. Gürültü Gürültü, genel olarak istenmeyen, canlılar üzerinde olumsuz etki yapan ve rahatsız eden düzensiz titreşimlerin meydana getirdiği yüksek seslere gürültü denir. Çalışanlar üzerinde fizyolojik ve psikolojik etkiler bırakan ve iş verimini olumsuz yönde etkileyen sesler "endüstriyel gürültü" olarak tanımlanır. Gürültü şiddeti birimi desibel (db) dir. Frekans ölçü birimi Hertz (Hz) dir. db(a) gürültünün işitme duyusu üzerine olan olumsuz etkisini değerlendirmek için kullanılır. 0 db duyma(işitme) eşiği olarak, 140 db ağrı(sancı) eşiği olarak tanımlanır. Günlük konuşma şiddeti 60-65 db arasındadır. Genç ve sağlıklı bir insan kulağı, frekansı 20 Hz ile 20 000 Hz arasındaki seslere duyarlıdır. Gürültünün insan üzerindeki etkisi; 1-Fizyolojik etkiler, 2-Psikolojik etkiler ve 3-İş verimine olan etkileri olmak üzere 3 ana başlık altında toplanabilir. En önemli fizyolojik etkisi işitme kaybına yol açmasıdır. Psikolojik etkisi uyku kalitesinin bozulması, uyumsuzluk ve sinirliliktir. Aynı zamanda gürültülü ortamlarda çalışanların iş verimleri %10-15 düşer. Gürültünün çalışan üzerindeki diğer fizyolojik etkileri: Sinir sistemi, dolaşım sistemi, hormonal denge sistemi bozuklukları, damarların daralması, kas gerilmeleri, yüksek tansiyon, adrenalin artması, sinirlilik, konuşma yeteneğinde bozulmadır. İşitme kaybı türleri; 1- Geçici işitme kaybı (duyma eşiğinin kayması), 2- Kalıcı işitme kaybı (3 evreden oluşur) İşitme kaybı tipleri; Kulak zarında ve orta kulak kemiklerinde meydana gelen işitme kaybı "İletim tipi işitme kaybı" olarak tanımlanır.
İç kulakta duyma hücrelerinde meydana gelen işitme kaybına "algı tipi sağırlık" (kalıcı işitme kaybı) denir. İşitme kaybına etki eden faktörler: 1- Gürültünün Şiddeti 2- Gürültünün Frekansı 3- Gürültüden Etkilenme (maruziyet) Süresi 4- Gürültüye Karşı Kişisel Duyarlılık 5- Gürültüye maruz Kalan Kişinin Yaşı 6- Gürültüye maruz kalan Kişinin Cinsiyeti ve bireysel özellikleridir. Kanunla sağlanan yardımlardan yararlanabilmek için sigortalının meslek hastalığına sebep olan işinden fiilen ayrıldığı, tarih ile meslek hastalığının meydana çıktığı tarih arasında geçecek azami süreye "yükümlülük süresi" denir. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre gürültüden kaynaklanan meslek hastalıklarının yükümlülük süresi 6 aydır. İşitme kaybının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için: Gürültülü işte en az 2 yıl çalışmış olmak veya, Gürültü düzeyinin sürekli olarak 85 db'in üstünde olduğu işlerde en az 30 işgünü çalışmış olmak gerekir. Gürültü ölçen cihazlara desibelmetre ve çalışanın mesai süresince maruz kaldığı gürültü düzeyini analiz etmek için kullanılan cihazlara gürültü dozimetresi denir. Yönetmeliğin uygulanması bakımından, günlük gürültü maruziyet düzeyleri (LEX, 8h) ve en yüksek ses basıncı (Ptepe) yönünden maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerleri aşağıda verilmiştir: 1) Maruziyet sınır değerleri : LEX, 8h = 87 db (A) ve Ptepe = 200 Pa 2) En yüksek maruziyet eylem değerleri : LEX, 8h = 85 db (A) ve Ptepe = 140 Pa 3) En düşük maruziyet eylem değerleri : LEX, 8h = 80 db (A) ve Ptepe = 112 Pa Gürültü yönetmeliğine göre yeterli ölçümle tespit edilen haftalık gürültü maruziyet düzeyi 87 db(a) maruziyet sınır değerini aşmayacaktır. 80 db(a) seviyesinde kişisel koruyucu donanım bulundurma zorunluluğu ve 85 db(a) seviyesinde ise kişisel koruyucu donanım kullandırma zorunluluğu vardır.
Gürültü kontrol önlemleri üç ana başlıkta ele alınabilir: 1. Gürültüyü kaynağında azaltmak veya önlemek Bu koşulları sağlayabilm ek için uygulanan yöntemler şu şekilde sıralanabilir: Gürültülü prosesleri, daha az gürültülü proseslerle değiştirmek, Gürültülü makineleri daha az gürültülü makinelerle değiştirmek, Prosesin planlanması ve makinelerin düzenli olarak bakımlarının yapılması ile gürültüyü kontrol etmek, Susturucu kullanmak, Gürültü kaynağını ses yalıtıcı malzemeyle kaplamak, Gürültü kaynağının titreşim yapan bölümlerinin yalıtımını yapmak, Gürültü kaynağının yerleştirildiği kaide, zemin ve temelde titreşim sönümleyici malzemelerin kullanılması, Gürültü kaynağını işletmenin diğer bölümlerinden izole etmek, Gürültü kaynağında malzeme ve tasarım değişiklikleri yapmaktır. 2. Gürültüyü yayılma alanında (kaynakla kişi arasındaki yolda) azaltmak Bu amaçla uygulanan yöntemler şu şekilde sıralanabilir: Gürültülü kaynağının bulunduğu yeri tecrit etmek, Gürültü kaynağı ile gürültüye maruz kalan kişi arasındaki uzaklığı artırm ak, Gürültünün havada yayılmasını önlemek için ses emici engeller (bariyerler) kullanm ak, Gürültünün yayıldığı alan üzerindeki duvar, taban, tavan gibi yüzeyleri ses yutucu malzemeyle kaplamak, askılı (tavana asılabilen) ses yutucu yüzeyler kullanmak 3. Gürültüyü maruz kalan kişide azaltmak. Bu amaçla uygulanan yöntemler şu şekilde sıralanabil ir: Gürültüye maruz kişileri, ses yalıtımının yapıldığı yerlere alarak tecrit etmek, Kişisel koruyucu kullandırmak, Kişilerin gürültüye maruziyet sürelerini azaltmak veya gürültülü yerlerde rotasyonla çalıştırmak, İş programını değiştirmek, Planlama ile gürültü kontrolü üç bölümde incelenir: İşlem ve tezgâh seçimi,
Tesis içi yerleşim ve İleriye dönük planlamaları kapsar. 2. Titreşim Titreşim, araç, gereç ve makinelerin çalışırken oluşturdukları vibrasyon ve salınım hareketleridir. Çalışmakta olan ve iyi dengelenmemiş araç ve gereçler genellikle titreşimi oluştururlar. Vibrasyon mekanik bir enerjinin vücuda iletilmesidir. İletim ve etkilenme miktarı vibrasyonun zamana bağlı olarak frekansına ve şiddetine bağlıdır. Tüm vücudun veya el ve kolların titreşime maruziyeti sonucunda oluşan etki: Titreşimin şiddetine, Frekansına, Maruziyet süresine, Maruz kalan bölgeye, Titreşimin yönüne bağlıdır. Titreşim şiddetinin birimi m/s2, frekans birimi Hertz'dir. Titreşimin şiddeti vibrasyon dedektörü ile ölçülür. Titreşimin etkisi El-kol titreşimi (El parmaklar ve kollarda etkilenme görülür. Sanayide taş kırma makinaları, pnömatik çekiçler, testereler, parlatma ve rende makinalannda çalışanlarda görülür) ve bütün vücut titreşimi (Traktör ve kamyon kullananlarda, dokuma tezgahlarında, çimento sanayinde daha sıkça görülür) olmak üzere iki ana başlık altında değerlendirilir. El-Kol titreşimi için sekiz saatlik süre boyunca günlük maruziyet sınır ve eylem değerleri: Eylem değeri: 2,5 m/s2, Sınır değer: 5 m/s2 Bütün vücut titreşimi için sekiz saatlik süre boyunca günlük maruziyet sınır ve eylem değerleri: Eylem değeri: 0,5 m/s2, Sınır değer: 1,15 m/s2 İnsan metabolizması 1-1000 Hz frekans aralığındaki titreşimleri algılayabilmektedir. İnsan vücuduna belirgin etkisi olan titreşimin frekansı ise 1-100 Hz. arasındadır. Titreşime maruz kalan çalışanlarda görülen meslek hastalığı beyaz parmak hastalığıdır ve genellikle 8-100 Hz frekans aralığında oluşan sürekli titreşimler sonucu meydana gelir.
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre titreşimden kaynaklanan meslek hastalıklarının yükümlülük süresi 2 yıldır. Titreşime karşı alınacak önlemler: Elle kullanılan basınçlı hava gereçlerinde olabildiğince az titreşimli olanların kullanılması, Bu araçların tutamaklarının titreşimi azaltacak malzeme ile kaplanması, Titreşimim iletimini azaltacak özel eldivenler kullanılması Doğru çalışma yönteminin öğretilmesi Soğuk ve nemli ortamlarda çalışırken ıslak veya çıplak elle çalışılmaması, Yapılan çalışmalarda sık sık ara verilmesi, Çalışma süresinin azaltılması, Araçlarda titreşimi azaltacak teknik önlemlerin alınması İşe giriş muayeneleri ve aralıklı muayeneler Makine ve tesisat yerleştirilirken titreşimin azaltılması için önlem alınması, Eğitim ve talimat verilmesidir. 3. Termal Konfor Genel olarak bir işyerinde çalışanların büyük çoğunluğunun sıcaklık, nem, hava akımı gibi iklim koşulları açısından gerek bedensel, gerekse zihinsel faaliyetlerini sürdürürken belli bir rahatlık içinde bulunmalarını ifade eder. Çalışanları %80'inin kendini ısı bakımından rahat hissettiği aralığa termal konfor bölgesi denir. Nem havadaki su buharı miktarıdır. a)mutlak nem, b)maksimum nem ve c)bağıl nem olmak üzere 3 farklı tanımlama vardır. Yaşam ortamları için bağıl nem dikkate alınır. Mutlak nem: 1 m3 havadaki su buharı miktarının gram olarak ağırlığı mutlak nem olarak tanımlanır. Maksimum nem: Belli bir sıcaklıkta ve belli bir basınç altında 1 m3 havanın taşıyabileceği en çok su buharı miktarına maksimum nem denir. Bağıl nem: Belli bir sıcaklıkta, belli bir hacim havada bulunan su buharı miktarının aynı sıcaklıkta ve aynı hacimdeki doymuş havada bulunan su buharı miktarına oranıdır. İdeal nem oranı %30-70 aralığıdır. Nem oranı higrometre ile ölçülür. Hava akım hızı, rahat bir çalışma ortamı sağlamak ve zararlı toz ve gazları ortamdan uzaklaştırmak için önemli bir araçtır. İdeal hava akım hızı 0,1 m/s2'dir. Hava akım hızı anemometre ile ölçülür.
Sıcaklık; havanın sıcaklığının/soğukluğunun bir ölçüsüdür. Katı çevreden (çevredeki cisimlerden) yayılan ısı enerjisini tanımlayan kavram radyant sıcaklıktır. Radyant sıcaklık glob termometre ile ölçülür. Efektif sıcaklık ise; sıcaklık, nem ve hava akım hızına bağlı olarak çalışanların hissettikleri fizyolojik sıcaklıktır. Nomogram ile tahmin edilir. Düzeltilmiş efektif sıcaklık; sıcaklık, nem, hava akım hızı ve radyant sıcaklığa bağlı olarak hissedilen sıcaklıktır. Çalışma ortam sıcaklığı yapılan işe bağlıdır, işin ağırlığı arttıkça ortam sıcaklığı düşürülmelidir. Termal konforu etkileyen faktörler: sıcaklık, nem, hava akım hızı, radyant sıcaklık, yapılan işin zorluk derecesi, cinsiyet, yaş, beslenme durumu, genel sağlık durumu olarak sayılabilir. İnsan vücudu ısıl denge denklemi (H=M±R±C-E±D ) aşağıdaki ısı yüklerinden oluşur: H: Vücut ısı depolama yükü (sıfır olması idealdir) M: Metabolik ısı kazancı R: Radyant veya enfraruj (kızılötesi ışın) ısı yükü C: Konvektif ısı yükü E: Evaporatif (buharlaşma - terleme) ısı kaybı D: Kondaktif ısı yükü (direk temas) 4. Aydınlatma: İnsanın duyusal ve algısal verileri kapsamında, aydınlatma ile görsel algılama önemli bir yer tutmaktadır. Bütün algılamaların % 80 ile %90'ı görme ile gerçekleşmektedir. Bu nedenle çalışanların optimal aydınlatma koşullarında çalışması onların göz sağlığı ve görme yeteneğini koruması açısından önemlidir.
Aydınlatma şiddetinin birimi lüks'tür. 1 metrekarelik bir alana düşen ışık akışı 1 lümen ise aydınlatma şiddetine 1 lüks denir. İyi bir aydınlatmanın özellikleri: 1. Aydınlatmanın şiddeti yapılan işe uygun hassasiyet düzeyinde olacak, 2. Eş düzey aydınlatma sağlanacak, 3. Göz kamaşmaları sınırlandırılacak ve önlenecek. İyi bir aydınlatma; a) yapılan işin hassasiyeti, b) parçaların küçüklüğü büyüklüğü ve c) çalışanların yaşına dikkate alınarak sağlanır. Aydınlatma türleri aşağıdaki gibidir: 1- Gün ışığı ile aydınlatma 2- Yapay aydınlatma a)tekdüze ve genel aydınlatma b) Lokal ışık kaynağı ile takviye. Kötü aydınlatma sonucunda: Okülomotor değişiklikler Oküler ağrılar Kaşıntı Göz yaşarması Gözlerin uyum ve konverjans yeteneğinin azalması Baş ağrısı, renk yanılgıları Azalan verim, artan ıskarta, artan iş kazaları Azalan insan performası, artan yorgunluk görülür. İyi bir aydınlatmanın çalışanlar üzerindeki olumlu etkileri: İyi bir aydınlatma görme keskinliğini artırır, bakılan eşya daha iyi görülür İyi bir aydınlatma ile iş kazası sayısı azalır İyi bir aydınlatma işçilerin başarısını artırır İyi aydınlatma iş görmede çabukluk sağlanır.
5. Radyasyon İş yerlerindeki radyasyon: boğazda kuruluk hissi, gözde problemler, baş ağrısı, alerji, yüzde kızarıklık, uykusuzluk, seslere karşı hassasiyet, işitme zorluğu ve yorgunluk gibi rahatsızlıklara yol açar. Radyasyon, iyonize eden ve iyonize etmeyen (non-iyonize) şeklinde ikiye ayrılır: Biyolojik olarak İyonize radyasyon (alfa, beta, gama, x-ışınları, nöronlar, kozmik ışınlar, radyoaktif maddeler, nükleer atıklar) insan hücre yapısını bozan; İyonize etmeyen radyasyon ise (kızılötesi, morötesi, görünen ışık, radyo/tv dalgaları, mikrodalga, cep tel., optik radyasyon ve elektromanyetik alanlar) çok uzun süreli maruz kalınmadıkça hücre yapısında bir değişikliğe yol açmayan radyasyondur. Radyasyona yönelik önlemler: Radyasyon kullanılan etkinliklerin planlanması Radyasyon perdelemesinin planlanması Yüzeydeki bulaşmanın düzenli olarak izlenmesi İşyeri çevresinin izlenmesi Ortam havasındaki bulaşmanın izlenmesi Atık maddelerin izlenmesi şeklinde sıralanabilir. 6. Basınç Birim alana yapılan dik kuvvete basınç denir. Kuvvetin tatbik edildiği her noktada bir basınç vardır. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda basınç; normal hava basıncının (atmosfer basıncı) daha fazla veya daha az olması gereken veya olan işyerlerindeki basınçtır. Basınç kaynaklı meslek hastalıkları Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne ekli meslek hastalığı listesinde "E-4 Hava basıncındaki ani değişmelerden olan hastalıklar" başlığı ile verilmiştir.
Basınç birimi Bar veya Newton/cm2 dir. Basınç değişikliği nedeni ile görülen akut hadiselerde yükümlülük süresi 3 gün, diğer hadiselerde ise yükümlülük süresi 10 yıl dır. Atmosfer basıncının düşmesi ile, karıncalanma, kol ve bacaklarda ağrılar, bulanık görme, kulak ağrıları gibi belirtiler meydana gelir. Deniz seviyesinin altına inildikçe vücut üzerindeki basınç artması olur. Bu basınç farkının 4 atmosferi aşması halinde, kişi solunum ile fazla azot alacağından, azot narkozu içine düşebilir. Karar verme, düşünme ve istemli hareketler kötüleşebilir ve su üstüne çıkılmazsa, şuur çekilmesi baş gösterebilir. Yüksek basınç altında çalışmaların yapıldığı işyerinden dekompresyon odası bulunmalıdır.