Benzer belgeler
AR-GE VİZYON SAVUNMA SANAYİİNDE GELİŞMELER ( )

MİLLİ GURURU. Türkiye nin. YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

SAVUNMA SANAYİİ İÇİN ARAŞTIRMACI YETİŞTİRME PROGRAMI (SAYP)

Türkiye 'Uçak Gemisi' Yapabilecek

SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VE İHRACAT STRATEJİK PLANI

Firma Profili. Ağustos 2014

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

Ayşe Temiz Hadi Tolga Göksidan Mehmet Erdem Çorapçıoğlu

Türk Savunma ve Havacılık Sanayii 2012 Yılı Performans Özeti

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

KITASINDA ETKİN BÖLGESİNDE LİDER ÖNSÖZ

T.C. M.S.B. Savunma Sanayii Müsteşarlığı

Stratejik Plan Özeti

Savunma Sanayii İhracat Kanunu Çalışmaları. Sektör Ortak Görüş Notu

İstanbul Havacılık Sektörü Yenilikçi İşbirliği Platformu

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

SAVUNMA SANAYİİNDE ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ UYGULAMALARI

ÜRÜN KATALOĞU. nurolmakina.com.tr

Türkiye'nin ilk milli uçak gemisi "TCG Anadolu" ilk kez görüntülendi

TÜRK HAVA YOLLARI-THY TEKNİK AŞ.

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi

T.C. Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı SAVUNMA SANAYİ Bilal AKTAŞ Sanayileşme Daire Başkanı

Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Askeri Gemi Projelerine Sanayinin Entegrasyonu Şubat 2008

1974 Kıbrıs Barış Harekatı ndan sonra uygulanan silah ambargosu, ülkemizde savunma sistemlerinin temininde ve askeri haberleşme ihtiyaçlarının

2-3 EKİM 2018, ANKARA

TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİ MECLİS TOPLANTISI RAPORU

Bu sayımızda Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) Sanayi Hizmetleri Müsteşar

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

SAVUNMA SANAYİNDE SANAYİLEŞME FAALİYETLERİ VE DESTEKLER

VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - MALEZYA STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme

TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİ MECLİS TOPLANTISI RAPORU

İç Kontrol ve Risk Yönetimi Sisteminiz Stratejik Yönetim ve Planlama Sürecinize Katkı Sağlayabilir

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

TEI DE TASARIM DOĞRULAMA VE MOTOR SERTİFİKASYON ÇALIŞMALARI

Afet Yönetiminde Uzaktan Algılama Sistemleri

BÖLGESEL TİCARET TOPLANTISI İZMİR

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

DENİZLİ SANAYİ ODASI ÜYELERİNE TANITIMI ALT YÜKLENİCİLERDEN BEKLENTİLERİN. Dr. Nevzat ÇAĞLAYAN Tedarik Direktörü 28 MAYIS 2012 DENİZLİ

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Savunma Sanayii Müsteşarlığı Lojistik Yol Haritası. İbrahim Sami EREL Uzman

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,

KONYA OTOMOTİV YAN SANAYİ İŞ KÜMESİ

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı

Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım..

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi

SANAYİ İŞBİRLİĞİ PROGRAMI (SİP) (SANAYİ KATILIMI/OFFSET)

ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ

Ramazan KARABULUT (SSM)

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

AKILLI TEKNOLOJİLER ENTEGRE ÇÖZÜMLER. Cenk ÖZEN OPERASYONLAR GENEL MÜDÜR YARDIMCISI. 1/22 28 Kasım 2017

Başkent Üniversitesi, 9. ÜSİMP Ulusal Kongresi 17 Mayıs Mart 2017, Ankara

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

T.C. M.S.B. Savunma Sanayii Müsteşarlığı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNE İLİŞKİN HARP SANAYİİ FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

T.C. Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı SAVUNMA SANAYİ. Sn. Sedat GÜLDOĞAN Müsteşar Yardımcısı

Avrupa Birliğine Uyum Danışma ve Yönlendirme Kurulu Toplantısı

Otokar OTOKAR OTOMOTİV VE SAVUNMA SANAYİ A.Ş. 1 OCAK 31 MART 2014 ARA HESAP DÖNEMİ NE AİT FAALİYET RAPORU

ANKARA KALKINMA AJANSI.

SAVUNMA SANAYİİ 25 ÇALIŞMASI VE SEKTÖR ÖDÜLLERİ DUYURUSU

SAVUNMA SANAYİİ NDE AR-GE. BTYK Sunumu T.C. MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

"Hep birlikte ileriye..." sloganıyla firmamız 2015 yılında da yeni müşterileriyle büyümeyi hedeflemektedir.

Fırtına obüsleri, Cirit füzeleri, hassas güdümlü Kit ler, PYD ve DEAŞ terör yuvalarını yerle bir ediyor!

BASIN BİLDİRİSİ. RS : GMD.PG / Nisan 2015 KONU : Roketsan Basın Bildirisi ATIŞ VE TEST DEĞERLENDİRME MERKEZİ AÇILDI

KONYA HAVA KARGO TERMİNALİ Ahmet ÇELİK

PANEL SONUÇ BİLDİRGESİ

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ BASIN TOPLANTISI AĞUSTOS İSTANBUL

T.C. MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI YAN SANAYİ BÜTÜNLEŞTİRME ESASLARI

DANIŞMANLIĞI LTD.ŞTİ. HAKKIMIZDA

SAVUNMA SANAYĠĠNDE PROJE YÖNETĠMĠ

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

Ağustos TASNİF DIŞI TUSAŞ - Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı nın bir kuruluşudur.

TUSAŞ PROJELERİNDEKİ AR-GE İÇERİĞİNİN BELİRLENMESİ

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

DÜNYA Tarih : HAFTADA 6 GÜN ULUS... Sayfa : 9 İSTANBUL Tiraj : EKONOMİ StxCm : 122 1/1

GENEL BAŞKANIN MESAJI

İ İİN İ ŞA VE GEMİ İİN İ ŞA YAN SANAYİYE

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

BAŞVURU FORMU ÖRNEK DÖKÜMAN

IDEF, hem savunma sanayisi firmalarımıza yeni iş imkânları yaratacak hem de devletlerarası seviyede yeni iş birliklerine kapı açacaktır.

Türkiye ye Yönelik Beklentiler Olumsuz Olamaz

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU

İstanbul Havacılık Sektörü Yenilikçi İşbirliği Platformu

KOÇ SAVUNMA SANAYİ GRUBU ŞİRKETLERİ IDEF 2011 DE GÖVDE GÖSTERİSİ YAPACAK

UÇAK MÜHENDİSİ TANIM A- GÖREVLER

EYLÜL 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi.

Transkript:

E ur newsport KÜNYE-EDİTÖR AB Haber&Yayıncılık Mat. Bilg. Hiz. Ltd. Şti. adına İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Hasan Özer Yayın Koordinatörü Sema Gün Haber Müdürü Doğancan Ay Dış Haberler Müdürü Fadıl Gerilecek Ekonomi Editörleri İsmet Korkmaz Haber Merkezi Arlin Tavit, Haydar Kumral, Yeşim Genç, Selin Aksoy Reklam Müdürü Süleyman Can Grafik İsmail Kara Mali İşler Ahmet Önemli Yönetim Yeri Beyazıtağa Mah. Topkapı Cad. No:55/1-2 Fatih/İstanbul Tel: 0212. 532 96 70 Fax: 0212. 532 98 65 info@euronewsport.com www.euronewsport.com Baskı Dünya Yayıncılık A.Ş. Globus Dünya Basımevi 0212. 629 08 08 Dağıtım: Yay-Sat İki ayda bir yayınlanır - YIL 9-2014/01 Dijital Edisyon Merhaba... 2008 yılında başlayan ekonomik krizi bir yıl daha geride bırakırken, yeni yılda dünya ekonomisinden beklenen yeterli büyümenin gerçekleşmeyeceği yönündeki raporlar, özellikle gelişmekte olan ülkeleri sıkıntıya sokabilir. 2014 yılına girerken ekonomi uzmanların ABD ekonomisindeki iyileşmelere dikkat çekse de özellikle Avrupa ekonomisindeki yaşanan durgunluğun devam edeceği yönündeki beklentileri, ihracatını ağırlıklı Avrupa ya yapan Türkiye gibi ülkelerdeki ekonomik gelişmelerin de yavaşlayacağı sinyallerini şimdiden vermeye başladı. Bu beklentileri daha öncesinde gören Türkiye, 2014-2016 Orta Vadeli Planla bu dönemi tasarruf yaparak geçireceğini net bir şekilde ifade etmiş oldu. Avrupa da uzun bir dönemdir yaşanan durgunluk nedeniyle ihracatını farklı ülkelere yönlendirerek bu süreci başarıyla yürütmeye çalışan Türkiye nin 2014 yılında da aynı tempo ile yeni pazarlara açılması bekleniliyor. Son on yılda ihracatında Avrupa ağırlığının giderek azaldığı ülkemizde, Irak, Rusya, Türkmenistan ve Ortadoğu gibi ülkelere ihracatımızı artırmamız, IMF ABONE FORMU Adı Soyadı:... Adres:...... Telefon:... Faks:...E-mail:... Ödeme Bilgileri heyetinin de dikkatini çekmesi sonrası doğru yolda olduğumuzu son hazırlanan raporlarında da dile getirildi. Cari açık, kırılgan ekonomik yapı ve enerji açığına dikkat çeken IMF yetkilileri özellikle 2014 yılında Avrupa da beklenen durgunluk nedeniyle Türkiye nin de önlem alması gerektiğinin altını çiziyor. Yeni yıla girerken gerek ekonomik gerekse siyasi olarak yaşadığımız bu zorlu günleri geride bırakmayı dilerken, 2014 yılının dünya insanına sağlık, barış ve bol kazanç getirmesini dileriz. Saygılarımla YILLIK ABONELİK BEDELİ: 40 TL Hesap No: IBAN TR 17 0004 6004 4388 8000 0560 60 info@euronewsport.com Tel: 0212 532 47 35-0533 498 37 53 6 Ocak 2014

E ur newsport İ Ç İ N D E K İ L E R Dilovası OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Türker: Dilderesi nde yaşanan kirlilik Gebze Belediye sinden kaynaklanmaktadır 80 11 Savunma ve güvenlik teknolojilerinde Türkİye yi üstün kılmak... 12 SSM Müsteşarı Murad Bayar: Elimizdeki ülke kaynağını daha etkin kullanarak savunma sanayi sektöründe iyileştirmeler yapmaya devam edeceğiz 18 Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Serdar Demirel: Bizim yaşadığımız güçlükleri tarih kitapları yazacaktır 22 Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar: TSK ya ürün vermek uluslararası arenada önemli bir referanstır 26 TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı: Ana hedefimiz milli, özgün ürün ve sistem çözümleri sunabilmek 30 Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç: Türkiye, Altay ile dünya savunma sanayinde çok farklı ve prestijli bir konuma ulaşacak 34 Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol: Türk Savunma Sanayi ne sağlamakta olduğumuz katkıları artırarak sürdüreceğimize inanıyoruz 38 VESTEL Savunma ve AYESAŞ Genel Müdürü Aziz Sipahi: 2014 yılında Taktik İnsansız Hava Araçlarımızın TSK ya teslim etme sürecimiz başlayacaktır 42 SDT Uzay ve Savunma Teknolojileri Genel Müdürü M. Fatih Ünal: Savunma sanayi de son 10 yılda yapılan yatırımların meyveleri ortaya çıkmıştır 46 HASEN Ekonomi ve Kalkınma Araştırmaları Merkezi Uzmanı DR. CEMIL ERTEM: BİR EKONOMİK VE SİYASİ DÜZENLEYİCİ OLARAK GÜNEY GAZ KORİDORU 54 Borochemie Pte.Ltd. Başkan Yardımcı Ahmet Korkut Yakal: Devlet yetkilisi olsaydım madenlerin çoğunu özelleştirmezdim 58 İris Expres CEO su Levent Sanay: Sabiha Gökçen in önümüzdeki dönemde hak ettiği yere geleceğini düşünüyorum 62 Gedik Holding CEO su Mustafa Koçak: Gedik Holding olarak uluslararası pazarda derinleşiyoruz 66 Sertrans Logistics Yönetim Kurulu Başkanı V. Hakan Keleş: Nitelikli hizmetin bir bedeli olması lazım 70 M. Haluk Nuray (İKV Brüksel Temsilcisi): AVRUPA SEÇİMLERİ VE DEMOKRATİK MEŞRUİYET 74 Sedat Boyacıoğlu : Türk turizmi artık krizlerden etkilenmeyecek kadar güçlendi 76 Sampaş Bilişim ve İletişim Sistemleri Sanayi ve Tic AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya: Kentsel dönüşüm Cumhuriyet tarihinin en önemli projesidir 80 Dilovası OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Türker: Dilderesi nde yaşanan kirlilik Gebze Belediye sinden kaynaklanmaktadır 82 GYODER Yönetim Kurulu Üyesi ve Nurol GYO Genel Müdürü Musa Aykaç: İstanbul un master planının çok net bir şekilde belirlenmiş olması gerekir 84 Maslakno 1 AŞ Genel Müdürü Murat Karaçay: Maslak ın trafik sorununun çözülmesi gerekiyor 8 Ocak 2014

Savunma ve güvenlik teknolojilerinde Türkİye yi üstün kılmak...

E ur newsport SSM Müsteşarı Murad Bayar: Elimizdeki ülke kaynağını daha etkin kullanarak savunma sanayi sektöründe iyileştirmeler yapmaya devam edeceğiz zun yıllar süren istikrarlı gayretler sonucu tatmin edici bir gelişim seyri gös- U teren Türk savunma sanayi, elimizdeki ülke kaynağını daha etkin kullanarak geleceğe güvenli adımlarla ilerliyor. Sektörün dünya pazarındaki yeri ile ilgili hususların tartışıldığı bir dönem yaşanırken, görüşlerini aldığımız SSM Müsteşarı Murad Bayar, sektörün dünya pazarındaki rekabet yeteneğini artıracak kritik teknolojileri kazanmasına yönelik tasarım/geliştirme projelerine ve Ar-Ge sistematiğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam ettiklerini belirtiyor. Savunma sanayimizin son dönemde yakaladığı ivme ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz? 2007-2011 Stratejik Planı ile kamuda stratejik yönetim anlayışına geçişte öncü kurumlardan biri olan Müsteşarlığımız, dışa bağımlılığın azaltılması ve ihracatın artırılması, tedarik faaliyetlerinin etkinleştirilmesi, KOBİ ve yan sanayinin entegrasyonu, uluslararası alanda işbirlikleri, stratejik yönetim sistematiğinin kurulması gibi alanlarda hedefler belirleyip, hedeflere yönelik gerçekleşmeleri sistematik olarak takip ederek, planın %76.2 oranında hayata geçirilmesini sağlamıştır. Savunma sanayine yapılan yatırımlar ile dışa bağımlılığın azaltılması ve edinilen yeteneklerin ürünlere dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Türk Savunma Sanayii halen havacılıktan savaş gemisi yapımına, paletli ve tekerlekli zırhlı araçlardan silah, mühimmat, füze, roket ve gelişmiş savunma elektroniğine kadar birçok alanda büyük yol kat etmiş bulunmaktadır. Kazanılan imkan ve kabiliyetler, dünya sınıfı standartlarda ürünlere dönüşmüş ve Türk savunma ve havacılık ihracatı Eylül 2013 itibariyle 1.26 Milyar ABD Doları düzeyine ulaşmıştır.2023 yılı itibariyle hedeflenen savunma ve havacılık ihracat rakamı ise 25 Milyar ABD Dolarıdır. Paydaşlarımızdan Müsteşarlık performansının önemli ölçüde arttığına ilişkin geribildirimler alıyoruz. İlk planda elde edilen birikimin katkısıyla, 2012-2016 dönemi için hazırlanan Stratejik Planımız, savunma ve güvenlik teknolojilerinde Türkiye yi üstün kılmak vizyonuyla, sanayide ve teknolojide derinleşme, program yönetimine geçiş, stratejiler ile kaynak ilişkisinin kurulması gibi savunma sanayiimizi şekillendirecek ve sürdürülebilirliğini sağlayacak hedefler içermektedir. Savunma sanayimiz hacim olarak hala küçük bir sektör olmakla birlikte; son yıllarda yüksek teknolojiyi haiz silah sistemlerinin yurtiçinde geliştirilmesine başlanmıştır. Bunlara, ALTAY ana muharebe tankı, ANKA insansız hava araçları, MİL- GEM korveti, piyade tüfekleri, roket ve füzeler dahil pek çok örnek verebiliriz. Gelinen noktanın bundan

sonrası için cesaret verici olduğunu söyleyebilirim. Ancak, dünya ölçeğindeki örnekleri de dikkate aldığımızda, henüz yolun başlarında olduğumuzu da hiç aklımızdançıkarmamalıyız. Yakalanılan bu ivmede öne çıkan projelerde gelinen nokta ile ilgili bilgi verir misiniz? 14 Mayıs 2004 tarihinde toplanan Savunma Sanayii İcra Komitemizin aldığı vizyoner kararlarla, öne çıkan projelerimiz başlatılmış ve o güne kadar sürdürülen yurtdışı alım veya lisanslı üretim modelleri terk edilerek kendi teknolojilerimizin geliştirilmesinin önü açılmıştır. Bahse konu İcra Komitesi toplantısında, MİL- GEM projesinin de başlatılması kararı alınmıştır. Böylelikle kara, deniz ve hava alanlarındaki temel platform projelerimiz milli tasarımlar yoluyla gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bugün gelinen noktada, MİLGEM Projesi nin birinci gemisi olan TCG HEYBELİADA 27 Eylül 2011 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı na teslim edilmiş, ilk gemi tesliminin üzerinden geçen iki yılın ardından 27 Eylül 2013 tarihinde projenin ikinci gemisi TCG BÜYÜKADA da teslim edilmiştir. Üçüncü gemi BURGAZADA nın da kaynak töreni ile inşasına başlanmıştır. Cumhuriyet in ilk yıllarında başlatılan ancak daha sonra akamete uğrayan havacılık çalışmalarımızın ardından, 60 yıllık bir fasıladan sonra, uluslararası sivil sertifikasyonu tamamlanmış, Türk Silahlı Kuvvetleri nin olası eğitim uçağı ihtiyacına cevap verecek ve dünya pazarında pay sahibi olabilecek ilk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞ, 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirmiştir. Ayrıca 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı alınmıştır. Yine bu proje kapsamında, pilot eğitim ihtiyacının yanı sıra; hafif taarruz ve silahlı keşif görevlerinin düşük maliyet ve yüksek hassasiyetle yapılabilmesini sağlayacak HÜRKUŞ -C geliştirilmektedir. 2000 li yılların başından itibaren İHA sistemlerinin dünyadaki gelişimi ve operasyonel kullanımı, beklenenin çok ötesinde bir ivme ile artarak, harekat alanına yeni bir anlayış getirmiştir. Mevcut trendin devam ederek İHA sistemlerine olan ihtiyacın hızla artmaya devam edeceği ve hâlihazırda insanlı hava araçlarıyla icra edilen birçok uygulamanın İHA sistemleriyle yapılmaya başlanacağı öngörülmektedir. Bu öngörü ışığında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ninoperasyonel ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla başlatılan İHA sistemi tedarik çalışmalarımız, 2004 yılından itibaren yoğunlaşmaya başlamıştır. Gelinen durum itibarıyla, operatif ve alt sınıflardaki İHA sistemlerinin yurt içinde tasarımı ve üretilmesinde önemli bir seviyeye ulaşılmıştır. TSK nın gerçek zamanlı havadan istihbarat, gözetleme ve keşif kabiliyetine önemli katkı yapacağını 13 Ocak 2014

E ur newsport değerlendirdiğimiz yerli İHA sistemlerimiz, terörle mücadelede olduğu gibi konvansiyonel görevlerde de daha etkin ve ekonomik çözümler sunacaktır. Müsteşarlığımızın İHA sistemleri kapsamındaki vizyonu; Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve ilgili diğer Kamu Kurumlarının tüm İHA sistemleri ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanmasıdır. Bu kapsamda, sistemlerin kabiliyetlerini artıran ve/veya yerli olmasını sağlayan kritik yeteneklere yönelik ARGE projelerini etkin bir şekilde destekliyoruz. Ayrıca, savunma ve havacılık sektörünün gelişimine yönelik altyapı ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Ankara da kurulması planlanan Kazan Havacılık ve Uzay Sanayi Kümelenmesi dünyanın sayılı havacılık ve uzay merkezlerinden biri olmaya aday. İHA sistemlerine yönelik bir Test ve Eğitim Havaalanı nın oluşturulması temel hedeflerimizden biri. Firmalarımız tarafından sistemlerin geliştirme aşamasında yer ve uçuş testlerinin yapılacağı, ayrıca müşterilere verilecek eğitim uçuşlarının gerçekleştireceği bu tesisin, İHA sektörünün gelişmesinde katalizör rolü oynayacağını değerlendiriyoruz. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan 59 adet taarruz taktik/keşif helikopterinin üretimini hedefleyen ATAK Projesi ile ülkemiz etkin vuruş gücüne sahip ve ileri teknoloji ürünü ekipmanlarla teçhiz edilmiş modern savaş helikopterlerine sahip olacaktır. Proje kapsamında, Türk savunma sanayii imkanları ile geliştirilmiş bir milli görev bilgisayarı ve yazılımları helikopterlere entegre edilmekte olup, milli aviyonik ve silah sistemleri ile donatılacak helikopterlerin tamamının TUSAŞ tesislerinde üretilmesi planlanmış olup, halihazırda envanterimizde bulunan taarruz helikopterlerinin yerine geçecektir. Milli ATAK Projemiz kapsamında kabul testleri devam etmekte olup; 4 adet Erken Duhul Helikopterinin seri üretimine yönelik süreç tamamlanmış olup, kabul süreci görüşmeleri devam etmektedir. Helikopterimizi asimetrik savaş alanında dünyadaki operasyonel anlamda en iyi çözüm ve şimdiden ihracat potansiyeli yüksek bir proje olarak değerlendirebiliriz. Kara platformları projelerinde bir dönüm noktası olarak nitelendirebileceğimiz ALTAY Tankının envantere girmesi ile de ilk kez milli tasarımımız olan bir ana muharebe tankı Silahlı Kuvvetlerimizin hizmetine sunulmuş olacak. Sistem seviyesinde tasarım yeteneğini, milli zırh sistemini, yerli atış kontrol sistemini, ülkemizde imal edilen silah sistemini haiz ALTAY Tankı, dünyada tasarımı en yakın dönemde gerçekleştirilen, dolayısı ile en son teknolojik özelliklerle donatılmış bir muharebe platformudur. ALTAY Tankımızın kritik tasarım süreci bu yıl Mayıs ayında tamamlanmış ve doğrulama testlerine tabi tutulacak iki prototipin üretimlerine başlanmıştır. Daha önce üretimi gerçekleştirilen ve 2012 yılında kamuoyuna tanıtımı yapılan iki adet ön prototip üzerinde hareket ve atış kabiliyetlerine yönelik denemeler ise sürdürülmektedir. 2014-15 yıllarında yoğun test faaliyetleri gerçekleştirilecek olup ALTAY Tank ımızın seri üretiminin 2017 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı hizmetine sunulması öngörülmektedir. ALTAY programı kapsamında, Tank güç grubu üretim kabiliyetinin stratejik öneme sahip olması sebebiyle güç grubunun milli olarak geliştirilmesine yönelik ihale sürecine başlanılmış olup, teklif değerlendirme süreci devam etmektedir. Projenin başarı ile tamamlanması halinde ülkemiz tank, gemi motoru gibi büyük hacimli ve ileri teknoloji ürünü güç gruplarını milli imkânlarla üretebilecektir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı nın silah, malzeme ve personelinin, emniyetli ve süratli intikalinin sağlanması ile iç güvenlik bölgesinde görev yapan birlik personelinin mayın, el yapımı patlayıcı ve hafif silahların etkisinden korunması amacıyla başlatılan TTA Mayına Karşı Korumalı Araç (MKKA) KİRPİ Projesi ile de terörle mücadelede büyük kazanımlar elde edilmiştir. Bugüne kadar teslim edilen araçlar çok sayıda mayınlı saldırıda Mehmetçiği tam başarıyla korumuştur. Savunma sanayimizin yerli tedarik oranı her geçen gün artmaktadır. Bu hususta gelinen noktayı özetler misiniz? Yurt savunmasında ihtiyaçlar, önceki yıllarda ortak üretim ve lisans altında üretimle karşılanırken, son yıllarda, yurtiçi çözümlere dayalı, kendi tasarımlarımızı yapabildiğimiz, ekonomik değer katacak kritik ürünlerin özgün tasarım ve geliştirilmesi aşamasına gelmiştir. Gelinen noktada yürütülmekte olan tedarik programı sayısının artışına paralel olarak, yurt içi geliştirme projelerinde de dikkate değer bir artış yaşanmaktadır. Yurtdışından alım projeleri, sözleşme bedeli bazında %15 in altına gerilemiştir. Geliştirme projelerinde ortaya çıkacak ürünlerin uluslararası talep görebilecek özelliklerde tasarımı önem taşıdığı için, önümüzdeki 10 yıllık dönemde, ilgili projelerde hazır ürün (COTS) kullanımı ve katmanlı proje ortaklığı (yurtiçinde geliştirilecek sistemler için JSF benzeri katılımcı kabul edilmesi) yönünde çalışmaların yürütülmesi planlanmaktadır. Bunun yanı sıra önümüzdeki dönemlerde sa-

vunma ve havacılık ihracatının arttırılması yönünde dost ülke pazarına hitap edecek ürün odaklı girişim şirketleri teşvik edilecek, gerekli görülen bölgesel ortak yatırım şirketlerine de iştirak edilecektir. Elde edilen başarılar sonrası savunma sanayi ürünlerimizin yurtdışında da tercih edildiğini görmek gurur verici bir durumdur. Bu noktada uluslararası arenada gerçekleştirilen etkinlikler hakkında bilgi verir misiniz? Savunma sanayinde gerek ülkemizin jeopolitik konumu ve buna bağlı ulaşım yolları, gerekse siyasi ve askeri ilişkilerimizin doğal bir sonucu olarak, artan ihraç edilebilir ürünlerimizle yurtdışı pazarlarda fırsatların daha da arttığını söyleyebiliriz. Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine yönelik iş geliştirme faaliyetlerimizin diğer bölgelere nazaran daha önde olduğu söylenebilir. Ancak son dönemde dünya üzerinde açılan her ihaleye bir fırsat gözüyle bakmaktayız. Bildiğiniz gibi son dönemde batılı ülkelerle yakaladığımız ticaret seviyesi, Orta Doğu, Orta Asya gibi bölgelerde devam eden büyük çaplı işbirliği projeleri, Türkiye nin savunma ihracatında belli bir coğrafya ile kendini sınırlamadığını göstermektedir. Savunma sanayimizde yapılan çalışmaların yetersiz, bürokrasinin fazla olduğunu ifade eden bir gurubun varlığı, elde edilen başarıları da gölgelemektedir. Bu sonuç doğrultusunda bundan sonra yapılan çalışmaların daha etkin aktarım söz konusu olabilir mi? SSM nin geçmişine baktığımızda, esnek bir modeli tercih eden bir teşkilat yapısı görüyoruz. Ancak, zamanla şunu fark etmeye başladık ki, proje sayısı arttıkça ve karmaşıklaştıkça, bizim de usullerimizi standardize etmemiz ve belli prosedürler geliştirmemiz gerekiyor. Bunları oluşturmaya başladık. Birkaç senedir bazı revizyonlar yaparak, olgunlaştırıyoruz. Neredeyiz derseniz, bugün itibari ile proje yönetim süreçlerinin temelini oluşturduk diyebilirim. Bundan sonra, bunun optimize ve rafine edilerek iyileştirilmesi gerekiyor. Bugüne kadar bu temelden de söz edemiyorduk. Her dairemizin kendi tarzı vardı ve işlerini buna göre yapıyordu. SSM ile çalışan yükleniciler, eğer birden fazla birimimizle muhatap olurlarsa, farklı uygulamalarla karşılaşabiliyordu ve kaç tane SSM var? eleştirisi gelebiliyordu. Kuşkusuz usullerin standardize edilmesi ve prosedürler tanımlanması, ek bir bürokrasiyi de beraberinde getiriyor. Fakat prensibimiz, bu bürokrasiyi teorik bir şekilde yaratmamak. İşlerimizi 25 senelik tecrübemizle nasıl yapıyorsak, standartlara ve prosedürlere de onları yazmaya çalıştık. Şimdi işlerimizi yazdığımız şekli ile uygulamaya çalışıyoruz. Yaptığımızı yazalım, yazdığımız yapalım prensibimiz var. SSM, bunu ilk kurulduğu yıllarda yapsaydı, büyük ihtimalle prosedürler çalışmazdı; çünkü tecrübe yoktu. Şimdi, birkaç proje çevriminden sonra, neyin çalışıp çalışmadığını tespit etmiş durumdayız. Bunları usullerimize de yansıttık. Şimdi yansıttıklarımızı yapacağız; bundan sonra da bu bir iyileştirme döngüsü olarak devam edecek. Savunma sanayimizin önümüzdeki dönemde planladığı çalışmalar ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz? Savunma sanayinin gelişimi, uzun yıllar süren istikrarlı gayretlere bağlıdır. Müsteşarlığımızın kuruluşundan bu yana üstlendiği ana görev çerçevesinde, işlevinde ve metodolojisinde, sanayimizin, ekonomik koşulların ve uluslararası savunma ve güvenlik ortamının değişim ve gelişimine bağlı olarak

E ur newsport tekamül yolları belirlenmiştir. Önümüzdeki yıllarda SSM nin öncelikli olacağını değerlendirdiğimiz başlıca işlevlerini değerlendirmemiz gerekirse; ilk olarak, uzman bir tedarik kuruluşu olan SSM, çağdaş proje yönetimi normlarını kapsayan ve ülkemizin milli sanayi kabiliyet ve altyapısını bütüncül olarak yönetebilecek bir program yönetim anlayışına geçerek bu rolünü pekiştirecektir. Böylelikle savunma ve güvenlik kuruluşlarına teçhizat yerine yetenek kazandırılmış olacaktır. İkincisi ve yine bununla bağlantılı olarak devletimizin güvenlik birimlerine teslim ettiğimiz sistemlerin tasarlanmasından kullanım dışı kalmasına kadar olan bütün aşamalarını yönetebilen bir yapının SSM merkezli olarak teşkil edilmesi yönünde çabalarımızı sürdürmemiz gerekmektedir. Üçüncüsü ise, teknoloji yönetiminin sistematik bir çerçevede ele alınmasıdır. Bu saydığımız işlev ve rollere bağlı ve tamamlayıcı olarak önemli bir unsur da ülkemizin gerek NATO ittifakı üyesi, gerekse kendi tarihi, coğrafi ve politik konumu gereği tesis ettiği dostluklar ve ittifaklar çerçevesindeki uluslararası işbirliği nosyonunda, ekonomik, teknolojik ve siyasi kazanımları olan uluslararası projelerde etkili roller üstlenebilecek bir yapının pekiştirilmesi ihtiyacıdır. Savunma sanayimizin dün, bugün gerçekleştirdiği ve yarın gerçekleştireceği çalışmalar neticesinde gelmek istediği nokta ile ilgili bilgi verir misiniz? 2023 vizyonu paralelinde, dünyada savunma sanayinde en gelişmiş ilk on ülke arasına girmek hedefimiz. Bu bağlamda, hâlihazırda başlatılan çalışmalara ek olarak, milli savaş uçağımızın, özgün helikopterimizin, gözlem uydularımızın ve hava savunma sistemlerimizin geliştirilmesi çalışmaları devam ediyor. Türkiye nin sanayi sektörlerindeki atılımlarına, teknolojik atılımlar da eklendiğinde, 2023 yılında dünyanın ilk on ekonomisi arasında yer almanın mümkün olacağına inanıyoruz. Savunma ve havacılık sanayinin dünyadaki özel konumu göz önüne alındığında, ürün ihtiyaçlarının genel olarak teknolojiyi yönlendiren, gelişmelere öncülük eden bir doğası olduğunu görebiliriz. Dolayısı ile bu sektörün faaliyet temelinde ileri teknolojiler yatmaktadır. Sektörde derinliğin sağlanmasına ilişkin çalışmalara ağırlık vererek hâlihazırda sektörde yer alan KOBİ ve yan sanayi firmalarını hem proje yönetiminde yetkinleştirmeyi hem de teknolojik kabiliyetlerini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu alanda var olabilmek ve 2023 hedeflerine ulaşabilmek; yoğun emek, disiplin ve iyi bir yönetim yaklaşımını gerektiriyor. Elimizdeki ülke kaynağını daha etkin kullanarak bu sektörü yönetmek ve yönlendirmek bağlamında her seviyede tedbirler almaya, iyileştirmeler yapmaya devam edeceğiz. Ayrıca, sektörün dünya pazarındaki rekabet yeteneğini artıracak kritik teknolojileri kazanmasına yönelik tasarım/geliştirme projelerine ve Ar-Ge sistematiğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız da bu süreçte önem kazanacaktır.

E ur newsport Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Serdar Demirel: Bizim yaşadığımız güçlükleri tarih kitapları yazacaktır avunma sanayimizde yerli katkının S her geçen gün artığı bir dönemde konu ile ilgili görüşlerini aldığımız SSM Platform Projeleri bölümünden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Serdar Demirel, gelişmeleri değerlendirdi. Son on yılda savunma sanayi ürünlerimizin yerlileştirilmesi için büyük çabalar veriliyor. Bu çabalar çerçevesinde yapılan çalışmaları okuyucularımıza özetler misiniz? Bizim için iki temel amaç var. Bu amaçlardan birincisi TSK nın ihtiyaçlarını karşılamak; ikincisi ise bu ihtiyaçları mümkün olduğu ölçüde yerli kaynakları kullanarak karşılamaktır. TSK nın ihtiyaçlarından yola çıkarsak ve bu ihtiyaçları yerli kaynaklardan sağlamak amacıyla yola çıktığımızda önümüzde çözülmesi gereken ciddi bir problem buluyoruz.. TSK bu süreçte doğal olarak ihtiyaçlarının hemen karşılanmasını isterken, milli kabiliyetlerimizin gelişmesini beklemek oldukça güçleşiyor. Biz bu noktada ihtiyaç duyulan aracı olabildiğince yerli kaynaklardan yapmaya çalışırken diğer yandan yerli kaynak dışı etkenlerden de faydalanıp en kısa sürede talebi TSK ya teslim ediyoruz. Bu sürecin tamamlanmasından sonra ise durmuyoruz ve akabinde teslim edilecek araçların yerlilik oranını artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu çalışmalarda olmazsa olmazımız ise yerli bir tasarımın olmasıdır. Yerli bir tasarım geliştirdiğimiz noktada tabir doğru olmayabilir çünkü böyle bir çalışmamız yok ancak tüm parçalar yabancı olsa dahi biz yerli tasarımımız çerçevesinde aracı meydana getirip TSK ya teslim ediyoruz. Bu çerçevede tasarım bizim olduğu için yolumuza daha güvenli devam edebiliyoruz. Tasarımların bizim olması oldukça önemli ancak ortaya çıkarılan araçlarda motor gibi çok kritik bölümlerin olduğu ifade ediliyor. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz? Bu konuyu bir örnekle açıklamak isterim. Önem verdiğimiz projelerden biri olan Altay tankı yerli tasarımla hayata geçirilmiştir. Bu projede biz Alman MTU motoru kullandık ama tasarım bizim olduğu için bunu değiştirme gücüne sahibiz. Projeyi geliştirirken önümüzde iki seçenek vardı, ya motorunu yapabilmek için beş yıl daha bekleyecektik ya da motorunu yabancı bir kaynaktan alıp sonra onu yerli bir kaynak ile değiştirecektik. Biz ikinci seçeneği tercih ederek yolumuza devam ediyoruz. Biz ikinci yolu tercih ederek, öncelikli olarak TSK nın ihtiyaçlarını gidermeye çalıştık. Sonrasında gerçekleştirilecek motor projesi ile elde edilen sonuç kaçıncı tanka yetişiyorsa örneğin 150. tanka kadar yabancı kaynakla devam ediyorken 151. tankta yerli kaynakla yolumuza devam edebiliriz. Kısacası her zaman hedefimiz %100 yerlidir ama TSK nın dış tehditlere karşı acil ihtiyaçları doğrultusunda kendi tasarımımızı gerçekleştirerek ürünü meydana getiriyoruz. Bu çabalarınızın yurtdışı pazarlara yönelindiği bir dönemde daha fazla önem kazanacağını ifade edersek yanlış bir ifade de bulunmuş olur muyuz? Doğru bir noktaya temas ettiniz. Biz ürünleri-

mizi yurtdışına sattığımız zaman her hangi bir ülkenin, ihracat yaptığımız ülke ile olan negatif veya pozitif ilişkilerinden dolayı engellenmek istemiuoruz. Bu noktada motorunun da bizim olması oldukça önemlidir. Biliyorsunuz İran bir dönemler ABD nin baş müttefikiydi sonra aralarında büyük sorunlar yaşandı, bugün yine iyi ilişkiler kurulmaya çalışılıyor. Yani bugünden yarına ilişkilerin ne olacağını kestirmek güçtür. Bu hususları diğer ülkelerin de dikkate aldığını düşünürsek, yapacağımız %100 yerli ürünler yurtdışında daha tercih edilir olacaktır. Yurtdışında etkinlik sağlamaya başlamış bir savunma sanayimizin olması oldukça sevindirici ancak bu konunun kamuoyu tarafından bilinir olması gerekmez mi? Bir dönem savunma sanayi ile ilgili gazetelerde haberler çıkınca hemen keser saklamaya çalışırdık. Bugün ise günde onun üzerinde habere rastlamak mümkün. Yaptığımız çalışmaların bilinirliği gittikçe artıyor. Yurtdışında rekabet ederken oldukça güçlü rakiplerle mücadele ediliyor. Bu konu ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz? Durumumuzu bir örnekle izah etmek konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Örneğin siz bir fotoğraf makinesine ihtiyaç duydunuz, ilgili markete gittiniz satıcı önünüze birkaç örnek koydu. Bunlardan biri X dünyaca ünlü bir marka, diğeri Y yine bilinen bir marka, bir diğeri ise adı duyulmamış yerli Z marka olsun. Satıcı size markalarla ilgili detayları aktarırken Z markanın özelliklerinin daha iyi ve fiyatının daha ucuz olduğunu ifade ettiği zaman, sizin yine X marka fotoğraf makinesi alma ihtimaliniz oldukça yüksektir. Bizim şuanda yaşadığımız durum bu örnekteki gibidir. Ancak her geçen gün firmalarımızın marka bilinirliğinin arttığını, ülkemizin güçlenmesi ile beraber bu durumun bizim yurtdışı imkanlarımızı daha fazla artırdığını söyleyebiliriz. Zorluklar aşıldıkça yurtdışında bilinirliğimiz ve bu çerçevede tercih edilme şansımız artıyor. Özellikle dost ve kardeş ülkeler bizim bu gelişimimizin farkında ve bizi tercih ediyorlar. Bizde bu durumu doğal karşılıyoruz. Savunma sanayi alanında uluslararası pazarlar düşünüldüğünde birçok gelişmiş ülkenin savunma sanayi firmalarının işbirliği yaptığını görüyoruz. Bizimde işbirlikleri veya ortaklıklar geliştirebilir miyiz? Elbette geliştirilebilir,bu noktada bir ülkede faaliyet göstermek isteyen güçlü bir yabancı firma ile Türk firmasının işbirliği iki taraf içinde faydalıdır. Savunma sanayi alanında yurtdışı pazarlara yönelmiş bir Türkiye nin engelleneceği yönünde bir 19 Ocak 2014

E ur newsport kanı mevcut siz buna katılır mısınız? Bu husus ben Savunma Sanayi Müsteşarlığı na adım attığım gün bana da aktarılmış bir husustur ve ben o günden sonra hep bize dur diyecek birilerini bekledim, ancak bugüne kadar böyle bir olayla karşılaşmadım. Yani bugün bize kendi füzenizi yapamazsınız diyen birileri yok fakat bunun başka yöntemleri var. Dur demek isteyen insanlar dürüst vatansever insanları bulur. Bu insanlar ilgili alanı bilmez ve küçük bir noktadan bakarak yapılan karmaşık işlerin içerisinde sorun olduğu ifade edilmeye çalışılır. Bu durumda yaratılacak kamuoyu yapılacak işin aksamasına veya işlemez hale gelmesine neden olur. Bu dürüst insanlar kullanılarak savunma sanayinde bir şeyler dönüyor imajı yaratılmaya çalışılabilir. Ben aynı anda birden fazla denetim mekanizmasının bizi aylarca denetlediğini bilirim. Hala da bu denetlemeler devam etmektedir. Bazı zamanlar bu denetleme mekanizmalarının aynı anda yaptığı denetimler sırasında bizim proje birimlerimizin dosyalarının hepsi denetmenler de olduğu için işlerini yapamaz hale geldiklerini de gördük, biz zaten bu ülkenin öncü güçleri olarak devamlı dışarıda güçlükler yaşıyoruz, bu ortamda bize destek olunması gerektiğine inanıyorum. Kısaca bu yapılan bezdirme politikalarının rakipleriniz tarafından mı yapılıyor? Bu konuda kimseyi suçlamamak gerekir. Bu konuda ki pazar bellidir ve bu pazarı kaybetmeyi kimse istemez. Bu durumda da önce bezdirme taktikleri gündeme gelir, olmadı işte bu ülkenin namuslu insanlarının hassasiyetlerini kullanarak ortamı karıştırmaya ve bizi iş yapamaz hale getirmeye çalışırlar. Biz bu ülkede denetici yetiştirirken onlara önce şüphe esas itimat müstesna diye öğrettiğimiz için o insanlarda bu şekilde davranıyorlar. Bu noktada bu insanları suçlayamam. Nuri Demirağ ın yaşadıkları bizim savunma sanayinde yaşadığımız durumun tarihte bir örneğidir. Nuri Demirağ ilk uçağı yaptığı zaman önce bu bir şey yapamaz diye bırakmışlar sonra Demirağ dönemin en gelişkin ürününü ortaya çıkarınca bugün yaşandığı gibi dürüst ama detaylı göremeyen ülke insanını kışkırtarak adamın başına gelmedik şey bırakmamışlar. Memurlar, uçakların yetersiz olduğunu rapor edince yapılan uçaklar devlete verilememiş. Akabinde Nuri Demirağ, uçağı yurtdışına satmak isteyince yine ülkenin temiz ve saf başka bir memurunu devreye sokmuşlar. Bizim iyi niyetli memurumuzda bu üstün uçakların düşman devletlerin eline geçebileceğini rapor edince ihracat izni de alamamış ve dönemin en zengin üç insanından biri olan Nuri Demirağ batmıştır. Bu pozisyonda memurlarımız iyi niyetli olmasına rağmen arada bu memurları tek bir çerçeveden bakmaya zorlayan insanlar gelişmenin önüne geçerek rakibini devre dışı bırakmıştır. Bizim yaşadığımız güçlükleri tarih kitapları yazacaktır. Bu durumlar bu alanda hizmet veren kişileri küstürüyor mu? Bizler küsmüyoruz ama yeni arkadaşlarımızın küstürüldüğüne şahit oluyorum. SSM ye personel alırken geçmişte en iyilerinin arasından seçim yaparken bugün özel sektörün imkânları ve rahatlıkları karşısında iyi eleman bulma noktasında sıkıntı yaşıyoruz.

Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar: TSK ya ürün vermek uluslararası arenada önemli bir referanstır Türk Savunma Sanayi nin parlayan yıldızı olan Roketsan, 25 yıllık bu zorlu yolculuk içerisine birçok başarıyı sığdırmayı başardı. Bu zorlu yolculukta ürettiği ürünleri yurt dışı pazarlara satan Roketsan, bu netice ile rakiplerinin uzun yıllar sonunda elde ettiği başarıyı daha kısa sürede elde etmeyi başardı. Savunma sanayinde bir ürünü yurt dışına satmanın önemine değinen Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar, gelecekte bu başarıların katlanarak artacağını ifade ederek sorularımızı yanıtladı. Yurt dışı pazarlarda Türk Savunma Sanayi nin yer alması ülkemiz için oldukça yeni bir gelişmedir. Bu konuda sizden bir değerlendirme alabilir miyiz? Yurt dışında var olabilmeniz için başarılı ürünlerinizin olması gerekir. Başarılı ürünü ise teknik üstünlük ve uluslararası arenada rekabet edebilir bir fiyat olarak özetleyebiliriz. Bu açıdan baktığımızda hem kendi ürünlerimiz olsun hem de savunma sanayinde çalışmalar yapan diğer firmaların geliştirdiği bu platformlar yurt dışında kabul gördükçe, ülke ekonomisine önemli katkıları olacaktır. Son yıllarda savunma alanında yeni ürünlerin olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin yurt dışında şansı artmaktadır. Yeni ürünler yok derken, genel bir durumdan mı bahsediyorsunuz? Bu söylemim den hiç yeni ürün olmadığı anlaşılmasın. Yeni ürünler var Roketsan olarak bizim de geliştirdiğimiz yeni ürünler var ancak bu genel bir değerlendirme içerisinde küçük bir orana tekabül etmektedir. Bizim UMTAS, OMTAS gibi projelerimiz yeni geliştirilen ürünler içerisindedir ve bu ürünleri batıdan almak yerine ülkemizden almak isteyecek birçok ülke var. Bu ülkelere örnek teşkil edecek birkaç ülke sayabilir misiniz?

Dost olduğumuz Kuzey Afrika ülkelerini, Malezya, Endonezya gibi uzak doğu ülkelerini ve Türki Cumhuriyetleri örnek olarak verebiliriz. Türkiye nin savunma sanayinde ürünleri ortaya çıktıkça bu ürünlerin yurt dışına başarılı bir şekilde pazarlanabileceğini düşünüyorum. Ancak sabırlı olmamız gerektiğini söyleyebilirim. Bir ağaç dikildiğinde en azından ürün alabilmeniz için 6-7 yıla ihtiyaç duyulduğu düşünülürse hemen başarı beklemek doğru olmaz. Ülkemizde bu tip platformların üretiminin çoğunlukla 2003 sonrası olduğu düşünülürse, ilk yıllarda başlatılan, Cirit, ATAK, ANKA gibi ürünler TSK tarafından kullanılmaya başladığında yurt dışı pazarında da bu ürünlerin önü açılacaktır. Bu söyleminizden yola çıkarak TSK firmalar için önemli bir referanstır diye bilir miyiz? Elbette TSK çok önemli bir referanstır. TSK dünya tarafından gücü kabul gören bir ordudur. Ancak bu noktada TSK kullanmaya başladıktan sonra da ürünlerin geliştirilmeye devam ettiğini söylemekte fayda var. TSK dan alınan geri bildirimler o ürünün mükemmelleştirilmesi sürecinde önemli adımların atılmasını sağlamaktadır. Bu aktardıklarınız bir yandan da yapılan eleştirilere cevap oldu. Özellikle ürettiğiniz ürünlerin testleri ile ilgili eleştiriler ve bir test sırasında yaşanan kaza firmaların kamuoyu önünde sıkıntıya düşmesene neden oluyor. Ben bir mühendisim ve bir mühendis olarak aldığım eğitim ve yaptığım çalışmalar sırasında ülkemizde olsun yurt dışında olsun birçok olayla karşılaştım. Bakın dünyada savunma sanayinde önemli projelerden biri olan F35 projesi, gerekirken sıkıntılı bir şekilde devam ediyor. ABD de birçok projenin yarım kaldığını görüyoruz. Avrupa nın birçok projesinin yarım kaldığını görüyoruz. Dolayısıyla bu durumların olmasını normal karşılamamız gerekir. Bu noktada ülkelerin projelerin arkasında durduğu sürece sonuçlandığının unutulmaması gerekir. Testlerdeki hatalara gelince bu hataların da normal karşılanması gerekmektedir. Bu hataların bir mühendis olarak daha iyi bir ürün ortaya çıkarmak için önemli verileri bize sunduğunu söyleyebilirim. O açıdan eleştirilerin yersiz olduğunu düşünüyorum. Bu konuların bilincinde olan insanların bu eleştirilere kulak astığını zannetmiyorum. Bu noktada eleştirilerin kasıtlı yapıldığını düşünüyorum. Bakın ABD de iki tane mekik düştü ve 14 astronotun parçalarını bulamadılar. Apollo projesinde astronotlar kapsülün içerisinde yandılar. Tarihe bakarsanız böyle birçok üzücü olaydan bahsedebiliriz. Çok şükür bizde böyle kazalardan söz edilmiyor. Test sırasında uçakta, helikopterde, insansız hava aracıda düşebilir, bunlar geliştirmenin tabiatında olan şeylerdir. Burada sınırın can kaybı olduğunu söyleye bilirim. Bu eleştirilere en büyük yanıtında uluslararası verildiğini düşünüyorum. Uluslararası fuarlarda ürünlerimize gösterilen ilginin fevkalade olduğunu görmek bizi gururlandırmaktadır ve bu vesile ile de doğru yolda olduğumuzu görmekteyiz. Bu eleştirilere rağmen hükümetin kararlılıkla projelerin arkasında durduğunu söyleyebilir miyiz? Hükümetin bu konudaki kararlılığı bizim önümüzü açmaktadır. Zaten 2003 yılından beri bu projeler bize verilmeseydi, geliştirilen ve yurt dışına pazarlanan bu ürünlerden bahsetmemiz mümkün olamazdı. Bu noktada hükümetin kararlığının yanında TSK nın bizlere güvenmesinin de bu ürünlerin geliştirilmesini sağladığını söyleyebiliriz. Bu güven ve kararlılık sanayimizin geliştirilmesine önemli katkılar sağlamıştır. Bugün kaç ülkenin insansız hava aracını, füzesini, gemisini vs üretiyor sorumuza vereceğimiz cevap birkaç ülke olacaktır. Bu soruyu bu ürünleri 7-8 yıl gibi kısa sürede üreten ülke sayısı kaçtır diye değiştirdiğinizde sadece bir ülke yanıtını alırsınız ki, bu ülkenin Türkiye olduğunu gururla ifade edebiliriz. Bu nokta bizim mühendislik alanında da geldiğimiz noktayı gösteriyor. Bu hususta Havelsan eski Genel Müdürü Faruk Yarman ın yaptığı son röportajda biz öyle mühendisleriz ki boynumuzu vuracak giyotini aşk yaparız söyleminin oldukça etkili bir söylem olduğunu ifade edilebilir. Bu konu ile ilgili bir şey söyleme durumunda değilim ancak mühendislerimizin yaptığı çalışmaları ülkeleri için, severek yaptıklarını söyleyebilirim. Türkiye nin Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi ile ilgili çalışmalarda başladı ve bu projede yer 23 Ocak 2014

E ur newsport alacak firmalardan biri de Roketsan. Proje ile ilgili sizden bir değerlendirme alabilir miyiz? Bu proje SSM tarafından yürütülüyor ve projeyi hangi ülke alırsa alsın, firmalara Türk Savunma Sanayi ile işbirliği şartı getiriliyor. Bizde bu çerçevede projede yer alacak yerli şirketlerden bir tanesiyiz. Bu projede de diğer projelerde olduğu gibi yerli üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesi amacı güdülmektedir. Kendi uydumuzu yapmak hususunda da kararlı bir tutumumuz var. Roketsan ın bu projedeki rolü nedir? Bu çalışmada ana yüklenici olarak TAI görevlendirilmiştir. Biz bu projenin fırlatma sistemleri ile ilgili bir görev üstleneceğiz. Son dönemde yapılan fuarlarda savunma sanayimizin ilgi gördüğünden bahsettiniz. Roketsan bu fuarlarda yeni satış anlaşmaları yapabildi mi? Fuarlardan azami derecede yararlanan firmalardan biriydik. Bu noktada İDEF e ayrı bir parantez açmakta fayda var. İDEF yerli ve yabancı yetkililerin ifadelerinden anlaşılacağı üzere, Türk Savunma Sanayi firmaları son yıllarda büyük aşamalar kat etmiştir. Aldığımız olumlu tepkiler yeni üretim anlaşmaları ile perçinlenmiştir. Ayrıca fuarda büyük platform üreticilerinin yanında daha küçük alt sistemleri üreten firmalarında fazlalığı savunma sanayimizin derinleştiğini gösteren bir gösterge olmuştur. Cumhurbaşkanımızın yakın bir tarihte Roketsan ı ziyareti gerçekleşti. Bu ziyaret sizin ve çalışanlarınız için ne ifade etmektedir? Bu ziyaret bizim için oldukça önemliydi. Biz birinci elden yaptıklarımızı anlatma imkanı bulduk. Cumhurbaşkanımızın ayrıntılı soruları bizi memnun etti. Roketsan ailesi olarak bu ziyaretin bizi gururlandırdığını söyleyebilirim. Cumhurbaşkanımızın da tesislerimizden ayrılırken bizimle gurur duyduğunu ifade etmesi bizim için ayrıca motive edici bir unsur oldu. Devlet yetkililerinin bizim arkamızda olması bizi motive etmesinin yanında yurt dışında bizi mevkidaşları ile buluşmalarında öne çıkarmaları işlerimizi kolaylaştırmaktadır. Roketsan ın 25. yılı bu çerçevede neler yapılıyor. Roketsan bundan 25 yıl önce otuz civarında bir personel ile çalışmalarına başlamıştır. Bugün bu rakamın 1700 civarında olduğunu ifade etmek bizleri gururlandırıyor. Tabii bu yolculuğunu Roketsan zorlukları aşarak devam ettirmiştir. Yıllar itibari ile ülke sanayinin içerisinde basamakları çıkarak bugün İSO Türkiye ilk beş yüz firmaları içerisinde 193. sıraya yükselmiştir. Bu yılda bu yükselişimiz sürecek. Biz de bu yolculuğu anlatan bir kitap yapımı için kolları sıvadık. Bu yolla Roketsan ın tarihini aktarmak istiyoruz.

TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı: Ana hedefimiz milli, özgün ürün ve sistem çözümleri sunabilmek avunma sanayimizin gelişen alanlarından biri olan havacılık alanında S önümüzdeki döneme damgasını vuracak projeler devam ediyor. Bu önemli projeleri hayata geçiren firmalarımızın başında yer alan TUSAŞ, kısa dönemde gerçekleştirdiği atılımlarla yarınlara daha güvenli bakmamızı sağlıyor. Havacılık alanında yapılan çalışmalar ile ilgili görüşlerini aldığımız TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı sorularımızı yanıtladı. TUSAŞ ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacak büyük projeleri yürütmeye devam ediyor. Yürütülen son dönem projeler ile ilgi bir değerlendirme alabilir miyiz? Kurulduğunda ana üretim projesi Türk Hava Kuvvetleri için F-16 savaş uçağının üretilmesi olan TUSAŞ, bugün savaş ve eğitim uçaklarından, insansız hava araçlarına, helikopter projelerinden uydu sistemlerine kadar 100 den fazla projeyi yürütmekte olup; uluslararası havacılık projelerinde küresel anlamda rekabetçi ve güvenilir bir ortak konumuna ulaşmıştır. 2012 yılı rakamlarına bakıldığında Türk savunma ve havacılık sektörünün gerçekleştirdiği toplam cironun yaklaşık beşte birinin ve sektör toplam ihracatının yaklaşık yarısının, TUSAŞ tarafın-

dan gerçekleştirildiği görülmektedir. TUSAŞ, son dönemde özgün ürünleri ve sistem çözümleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri nin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik faaliyetlere devam etmektedir. Havadan keşif, gözetleme, hedef teşhis ve tespit görevlerini yürütmek üzere geliştirilen stratejik sınıf ANKA MALE (Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı) insansız hava aracımızın seri üretimine yönelik sözleşmeyi Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile 25 Ekim 2013 tarihinde imzaladık. Silahlı Kuvvetlerimizin eğitim ve silahlı hafif yakın hava desteği uçağı ihtiyaçları için tasarlanarak üretilen Temel Eğitim Uçağımız HÜRKUŞ, 29 Ağustos 2013 tarihinde gerçekleştirdiği ilk uçuş ile başlayan uçuş test sürecine başarı ile devam etmektedir. Buna paralel olarak, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile HÜR- KUŞ un seri üretim sözleşme görüşmelerine başlanmıştır. T129 Atak Helikopteri nde teslimatlar için son aşamaya gelmiş durumdayız. Özgün ürün geliştirme projelerimizin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerinin F-16, C-130 ve T-38 uçaklarına yönelik kapsamlı modernizasyon ve sistem entegrasyonu projelerimiz de devam etmektedir. Ana ihracat kalemlerimizi oluşturan sivil havacılık faaliyetlerimiz kapsamında Boeing ve Airbus gibi dünyanın önde gelen havacılık şirketlerinin projelerinde tasarım ortağı ve tek kaynak üretici olarak önemli sorumluluklar üstlenmeye devam ediyoruz. JSF/F-35 Müşterek Taarruz Uçağı ve Göktürk adını verdiğimiz seri uydu projelerimiz kapsamında TUSAŞ tesislerine yapılan yatırımlarla Türk savunma ve havacılık sektörüne ileri kompozit teknolojileri ile uydu montaj test ve entegrasyon alanlarında önemli kabiliyetler kazandırılmaktadır. Bu alanda aynı zamanda uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerimize devam etmekteyiz. TUSAŞ, Türk Silahlı Kuvvetleri nin gelecek dönem ihtiyaçlarının karşılanması açısından kritik öneme haiz yeni projelerde ana yüklenici olarak kavramsal tasarım ve prototip geliştirme faaliyetlerini yürütmektedir. Hava Kuvvetlerimizin 2020 li yıllardan sonraki jet eğitim uçağı ve muharip uçak ihtiyacının milli imkânlarla karşılanmasına yönelik başlatılan TX/FX projesi ve yeni nesil hafif genel maksat helikopterinin çalışmaları devam etmektedir. Öte yandan Türk Bölgesel Yolcu Uçağı projesinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve ilgili kurum ve kuruluşlarla çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. TUSAŞ olarak ana hedefimiz milli/özgün ürün ve sistem çözümleri sunabilmek ve yardımcı sanayimiz ile topyekûn büyümeyi sağlayabilmektir. Üstlendiğimiz projeler ve verdiğimiz teklifler kapsamında, Türkiye deki mevcut sektörel kabiliyetler ile yardımcı sanayi firmalarının kapasitelerinden azami ölçüde yararlanmayı hedefliyoruz. Yürütülen projeler içerisinde Göktürk-3 SAR Uydusu projesine ayrı bir parantez açarsak, projenin ülkemiz için önemi ile ilgili neler söylenilebilir? 18 Aralık 2012 tarihinde ilk milli yer gözlem uydumuz GÖKTÜRK-2 nin fırlatılmasının ardından Türkiye nin uydu yol haritası doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. GÖK- TÜRK-3 projesi bu yol haritası kapsamında Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) görüntüsü alma kabiliyetine haiz bir uydu sisteminin milli olarak geliştirilmesi amacıyla başlatılmıştır. TUSAŞ ın ana yükleniciliğinde; ASELSAN ve TÜBİTAK-UZAY kurumunun destekleri ile geliştirilecek olan GÖKTÜRK-3 SAR Uydu Sistemi nin Ön Tasarım Sözleşmesi Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile 8 Mayıs 2013 tarihinde imzalanmıştır. GÖKTÜRK-3 SAR Uydu Sisteminin Montaj, Entegrasyon ve Test faaliyetlerinin inşaatı devam etmekte olan UMET tesislerinde gerçekleştirilecek olması da bizleri heyecanlandırmaktadır. GÖKTÜRK-3 SAR Uydusu nun, kara, deniz ve hava sahası sınırlarının kısıtlamaları olmaksızın gece ve gündüz her hava şartında görüntü alma yeteneğine sahip olması ve Alçak İrtifa Yörüngesine (LEO) yerleştirilmesi planlanmaktadır. GÖKTÜRK- 3 Uydu Sistemi nin, hem Türk Silahlı Kuvvetleri nin SAR uydu görüntü ihtiyaçlarını karşılaması, hem de çeşitli sivil uygulama alanlarında hizmet vermesi beklenmektedir. Buna göre uydunun faaliyete geçmesiyle ülkemiz uydu gözetleme alanında yüksek hassasiyetli arazi yükseklik modellerinin oluşturulması ve topoğrafik harita hazırlanması gibi yeni kabiliyetlere sahip olacak, doğal afet sonrası hasar tespiti ve kriz yönetimi süreçlerinde görsel bilgi desteği sağlanabilecektir. 27 Ocak 2014

E ur newsport ATAK helikopterinin testleri geçemediği ile ilgili haberler ile ilgili bilgi alabilir miyiz? ATAK Helikopteri nin testleri geçemediği veya projenin iptal olduğu haberleri gerçeği yansıtmamaktadır. Proje ile ilgili Kalifikasyon ve Kabul Süreci devam etmektedir. İlaveten, helikopterleri kullanacak olan pilotlara ve teknisyenlere yönelik verilen eğitimler de devam etmektedir. TUSAŞ ın yapmış olduğu uluslararası işbirlikleri ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz? Özellikle 2005 yılından bu yana yurt içinde ve dışında gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerimizle Türkiye nin uluslararası ölçekte şirketlerinden biri olarak konumumuzu daha da güçlendirdik. Sabit ve döner kanatlı, sivil ve askeri hava aracı yapısalları (komponentleri) tasarım ve üretimindeki kanıtlanmış deneyimi ile TUSAŞ, dünyanın büyük havacılık firmalarına tek kaynak üretici olarak çözüm ortağı olmaya devam etmektedir. Ayrıca F-16 konusunda kazandığı tecrübelerini dost ve müttefik ülkelerin benzer projelerinde değerlendirilmesi için de çalışmalarını sürdürmektedir. Uluslararası ortaklıkların mühendislik ve üretim kabiliyetlerimizin geliştirilmesinin yanı sıra, tasarım ve üretim alt yapımızın uluslararası standartlarda oluşturulmasına önemli katkıları olmuştur. Türkiye nin de içinde bulunduğu yedi Avrupa ülkesinin hava kuvvetlerinin ortak ihtiyaçlarına karşılık başlatılan A400M Nakliye Uçağı Projesi nde endüstriyel ortak olarak tasarım aşamasından dâhil olduğumuz iş payımız kapsamındaki Ön Orta Gövde, Paraşütçü Kapıları, Kuyruk Konisi ve Arka Gövde Üst Kısmı, Aileron ve Spoiler için seri üretime devam ediyoruz. Proje kapsamında ilk uçak Fransa Hava Kuvvetlerine teslim edildi, ikinci uçağın da yakın gelecekte Türk Hava Kuvvetleri ne teslim edilmesi bekleniyor. Diğer bir uluslararası askeri projemiz ise ABD nin başını çektiği bir uluslararası konsorsiyum tarafından yürütülmekte olan JSF/F-35 Müşterek Taarruz uçağı projesidir. Bu proje kapsamında ileri kompozit teknolojileri konusunda tesislerimizde önemli yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Uçağının en karmaşık yapısal bölümlerinden biri olan orta gövde üretimini, ABD dışında tek kaynak olarak tesislerimizde gerçekleştiriyoruz. Şirketimiz, Orta Gövde üretiminin yanı sıra Kompozit Komponentler, Hava Alığı ve Hava-Yer Harici Yük Taşıyıcı-Pylon üretiminde de projede yer almaktadır. Ürettiğimiz ilk orta gövdeyi Aralık 2013 te teslim ettik. Askeri projelerimizin yanı sıra sivil havacılık sektörünün önde gelen isimleri olan Boeing, Airbus ve Bombardier firmalarının sivil iş paketlerinin birçoğunda Tek Kaynak üretici rolümüzün yanı sıra tasarım sorumlulukları da almaya başladık. Airbus firmasının yeni nesil yolcu uçağı olan A350 XWB projesinde Aileron (kanatçık) tasarım, üretim ve lojistik desteğinden sorumluyuz. Boeing in yeni nesil yolcu uçağı olarak lanse edilen B787 uçağının Elevatör, Kargo Paneli ve Stabilizör Gövde Kapağı bölümlerinin tasarım ve üretim sorumluğumuz bulunmaktadır. Airbus ve Boeing firmalarının muhtelif ticari uçak projelerinin yanı sıra Sikorsky, Eurocopter, Agusta-Westland firmalarının sivil/askeri döner kanat platformlarına tek kaynak olarak komponent üretimi yapmaya devam ediyoruz. Devam eden tasarım ve üretim projelerimize ek olarak, Avrupa Birliği ve NATO gibi çok uluslu platformlarda özellikle teknoloji kazanımı içeren çalışmalara katılmaya önem veriyoruz. TUSAŞ-Üniversite ilişkisi firmanın geleceği açısından oldukça önemli, bu konuda yaptığınız çalışmalar ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Bulunduğumuz konum gereği araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarımızda temel aldığımız gelişim modeli ile üniversite-sanayi işbirliklerine azami önemi vermekteyiz. Bu doğrultuda üniversiteler ve akademik kuruluşlar ile yol haritaları oluşturup; işbirliği protokolleri imzalanması yönündeki

faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu çalışmalarda temel amacımız, sanayinin üretim ve teknoloji alt yapısı ile üniversitelere destek olmak karşılığında üniversitelerin araştırma potansiyeli ve beşeri zenginliğinden sanayinin yararlanmasını sağlamaktır. Üniversite sanayi işbirliğine iki açıdan yaklaşıyoruz: birincisi havacılık, elektronik, makine ve endüstri mühendisliği gibi bizim faaliyetlerimizle ilgili temel mühendislik alanlarında yetişmekte olan gençlerimizi havacılık alanına yönlendirebilmek ve bu sayede nitelikli iş gücü kazanmak, ikincisi ise üniversitelerimizdeki değerli akademisyenlerimiz ile birlikte TUSAŞ ın ihtiyaç duyduğu öncelikli alanlarda yaratılacak tez konuları ve araştırma çalışmaları için sanayi alt yapısının kullandırılması yolu ile destek vermek. İmzalanan protokollerle üniversite öğrencilerine yönelik sunulan staj imkânlarının yanı sıra üniversitelerin çeşitli bilimsel faaliyetlerine, bu alanda açılan yarışmalara ve öğrenci kulüplerine destek verilmektedir. Şirketimizi her yıl ortalama 25 üniversiteden 1000 den fazla öğrenci ziyaret etmektedir. Son olarak Ekim 2013 te Ankara-Kazan ilçesinde Gazi Üniversitesi ne tahsis edilen alanda katkılarımızla yapılacak meslek yüksekokulu için Gazi Üniversitesi ile bir protokol imzalamış bulunuyoruz. 2000 öğrencinin öğrenim görmesinin planlandığı meslek yüksekokulunda, başta havacılık ve uzay olmak üzere, bölge sanayi kuruluşlarının ara eleman ihtiyacını karşılayacak bölümlerin oluşturulması planlanmaktadır. Özetle, şirketimiz için üniversiteler ile işbirliği, teknolojinin geliştirilmesi; ürünlerin kalite ve güvenilirliklerinin yükseltilmesi; ürün çeşidinin artırılması; açısından önem arz etmektedir. Sayın İlham Aliyev ve Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ün TUSAŞ ı ziyareti firma için ne ifade ediyor? Bu ziyaret yeni işbirliklerin de kapısını açar mı? Sizin de bahsettiğiniz üzere 12 Kasım 2013 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ile beraber şirketimizi ziyaret etmişlerdir. Bu ziyaret esnasında sahip olduğumuz imkân ve kabiliyetler, ANKA-İnsansız Hava Aracı, HÜRKUŞ-Eğitim Uçağı ve ATAK Helikopterimiz ile ilgili detaylı bilgi verme fırsatına sahip olduk. Azerbaycan ile coğrafi ve kültürel bağlarımız göz önüne alındığında iki ülke arasındaki savunma ve havacılık alanındaki işbirliğinin istenilen seviyeye henüz ulaşmadığını görüyoruz. Türkiye ve Azerbaycan bölgede kritik öneme sahip iki ülke konumundadır. Sayın Aliyev in ziyareti bu anlamda bizler için büyük bir önem taşımaktadır. 2014 yılında Bakü de ilk defa gerçekleştirilecek olan ADEX savunma sanayi fuarına katılarak Azerbaycan da yetkinliklerimizi ve ürünlerimizi sergilemeyi, bu arada geliştirilebilecek iş birliklerini konuşmayı planlıyoruz. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev in şirketimize gerçekleştirdiği ziyaretin her şeyden önce iki kardeş ülkenin arasında savunma ve havacılık işbirliklerinin en üst düzeyde görüşülmesi ve Türk havacılık sanayisinin ulaştığı seviyenin yerinde gösterilmesi açısından önem taşıdığını düşünmekteyiz. Azerbaycan ile yakın dönemde kapsamlı iş birliklerinin oluşturulacağına inanıyor ve bunun için çalışıyoruz. 29 Ocak 2014