Sporcularda Dental Travma Ë Dental Trauma of Atheletes Ayşe Diljin Keçeci Süleyman Demirel Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı, Isparta diljink@med.sdu.edu.tr Özet Dünyada spor aktiviteleri ve tüm seviyelerdeki spor karşılaşmaları gün geçtikçe daha çok bireyin katılımıyla geniş bir arenaya yayılmaktadır. Sağlıklı yaşam için yapılan bu aktivitelerde bir çok avantajına karşın travma sonucu orofasiyal yumuşak ve sert dokuların yaralanma riskini de beraberinde getirmesi söz konusudur. Bu makale daimi dişlerde travma tiplerinin tanımı, teşhisi, tedavi hedefleri ve genel prognozu hakkında ilgili kuruluş ve otörlerin önerilerini ele almaktadır. Derlenen bilgiler spora bağlı dental travmanın tanımı, risk faktörü olarak spor, öneriler, korunma ve yeni çalışmaları içeren dört bölümden oluşmaktadır. Anahtar kelimeler Dental travma, spor, etyoloji, tedavi hedefleri, korunma Abstract Individuals worldwide are participating in an expanding arena of physical activities as well as competitive sports at all levels. The healthful benefits of such activities are unfortunately associated with injury risks that include orofacial soft- and hard-tissue trauma. This article describes the definition of types, diagnosis, treatment objectives and general prognosis of trauma in permanent teeth according to recommandations of related associations and authors. Reviewd data is divided into the following five sections: Definition, sports as the risk factor, recommendations, prevention and contemporary studies of sports related dental trauma. Keywords Dental trauma, sports, treatment objectives, prevention
Travma sözcüğü köken aldığı eski Yunanca da yara anlamında kullanılmaktaydı. Günümüzde ise yaşayan organizmada vücudun herhangi bir bölgesine gelen fizyolojik olmayan etki olarak tanımlanmaktadır. Bu etki mekanik, kimyasal veya fiziksel olabileceği gibi psikolojik anlamda da kullanılmaktadır. Travmatik dental yaralanma ise dişlerde kırılma ve/veya yer değiştirmeye, destek dokularda (dişeti, periodontal ligament, kemik) ayrılma (seperasyon) ve ezilme ile sonuçlanan akut ileti veya enerji boşalması olarak tanımlanır (Andreasen & Andreasen, 2000). Risk faktörü olarak spor Toplum sağlığında önemli bir yer tutan travma vakalarının başlıca sebepleri şiddet, trafik kazaları ve spor aktiviteleridir. Gassner ve ark., (2003); 9543 hastada dental yaralanmanın etyolojik sebeplerini incelemişler ve günlük yaşam aktivitelerinin %38, sporun %31, şiddetin %12, trafik kazalarının %12, iş kazalarının %5 ve diğer sebeplerin de %2 oranında dental travmaya yol açtığını saptamışlardır. Literatürde travmaya bağlı orofasiyal yaralanmaları inceleyen çalışmaların (Hunter ve ark., 1990; Kaste ve ark., 1996; Cortes ve ark., 2001; Gabris ve ark., 2001,; Al- Majed ve ark., 2001; Altay ve Güngör, 2001) yanı sıra spora özel yaralanmaları inceleyen çalışmalar da (Flanders ve Bhat, 1995; Kvittem ve Roettger, 1998; Tanaka ve ark.,1996; Yamada ve ark., 1998; Keçeci ve ark., 2005a,b; Tesini ve Soporowski, 2000) mevcuttur. Tablo 1: Dental spor yaralanmalarının bazı ülkelerdeki oranları. Ancak çalışma dizaynlarındaki farklılıklar dikkati çekmekte ve evrensel bir sistem oluşturulması, verilerin elde edilmesi tedaviler ve koruyucu önlemlerin alınması bakımından önem taşımaktadır (Tesini ve Soporowski, 2000; Ranalli, 2002 ). Alt ve üst ekstremiteleri ilgilendiren spor yaralanmaları spor hekimliği ve ortopedinin sıklıkla ilgilendiği konulardandır. Spor yaralanmalarından en çok etkilenen bölgelerden biri orofasiyal bölgedir Maksillofasiyal bölgede, plastik veya beyin cerrahisini ilgilendiren ciddi travmalar olabileceği gibi oral cerrahi ve endodontik tedavileri gerektiren dentoalveolar yaralanmalar da meydana gelmektedir. Bu yaralanmalar tedavi edilemeyen diş kayıplarına veya tedavi edilebilse de uzun vadede kök rezorbsiyonu ve ankiloz gibi sonuçlara da yol açmaktadır (Filippi ve ark., 2000). Dental travma insidansı çeşitli ülkelerde ve Türkiye de %11 60 arasındadır. (Altay ve Güngör, 2001; Caldas ve Burgos, 2001; Çalışkan ve Türkün, 1995; Ferrari ve Ferreria de Mederios, 2002) Kontakt sporcularda travma oranının daha yüksek olduğu ve bunun temasın tipiyle de ilgili olabileceği ileri sürülmüştür. (Keçeci ve ark.,.2005a). Rakiple direkt temasta bulunulan Tekvando, jui-jitsu, kickbox, boks gibi sporlar ile indirekt temasın olduğu hentbol, basketbol, futbol, amerikan futbolu ve buz hokeyinde travma oranı yüksek olabilir.bazı spor dallarına göre dental travmanın görülme sıklığı incelendiğinde (Tablo 1) korunma ve tedavi açısından sporcu, antrenör ve ailelerin bilinçlendirilmesinin önemi ortaya çıkmaktadır. egzersiz 2007 Sayı 1 No 1 Araştırmacı (yıl,ülke) Spor Dalı Spora Bağlı Dental Yaralanma Oranı (%) Lang ve ark. (2002, İsviçre, Almanya) Hentbol % 10.71 Ferrari ve Ferreria de Mederios (2002, Brezilya) Hentbol % 37.1 Kececi ve ark (2005, Türkiye) Savunma sporları % 32.1 Tekvando % 24 Hentbol % 25.81 Voleybol % 8 Levin ve ark (2003, İsrail) Futbol % 6.57 Bisiklet % 6.34 Savunma sporları % 4.27 Gassner ve ark. (2000, Avusturya) Kayak %2 Benson ve ark. (1999, Kanada) Buz hokeyi (yüz koruyucusu ile) %2,31
http://egzersiz.sdu.edu.tr Sporcularda riskin belirlenmesi açısından yararlı olabilecek bir tahmin indeksi geliştirilmiştir. Bu indeks ile Bayes in olasılık kuramına dayanarak 14 risk faktörünün analizi yapılabilmektedir (Fos ve ark., 2000). Türkiye de en çok lisanslı sporcuya sahip ikinci spor dalı olması ve oyuncular arası direkt temasın bulunulduğu bir kontakt spor olması bakımından Tekvando sporcuları dental travma açısından incelenmesi gereken bir populasyondur. Türkiye deki üst düzeydeki Tekvando sporcularında travma insidansı araştırılmış ve 90 sporcunun 54 ünde ortopedik (% 60), 28 nde ise (%31.1) dental yaralanma hikayesi bildirilmiştir (Baydar ve ark., 2005). Bu çalışmadaki orofasiyal travma vakalarında % 3.33 burun kırığı, % 2.22 maksilla kırığı, % 2.22 mandibula kırığı ve %1.11 temporomandibuler eklem kırığı oranları da çarpıcı bulgulardır. Sınıflama ve öneriler Etyolojileri farklı da olsa dental travmanın bir sınıflamaya dahil edilip ilgili tedavinin yapılması gerekir. Ancak dental travma için birçok sınıflama sistemi mevcuttur (Adams, 1944; Sweet, 1955; Ellis, 1962; Andreasen, 1970; Hargreaves, 1970; WHO 1978; Garcı a-godoy,1981; Oikarinen K, 1987). Bu sistemler arasında radyografik değerlendirme yöntemi, terim kargaşası gibi sebeplerle ortaya çıkan uyumsuzluğun uluslararası bir standartla ortadan kaldırılması önerilmektedir (Feliciano ve ark., 2006). Travmatik dental yaralanma sonucu dişlerde kırılma ve/veya yer değiştirme, destek dokularda (dişeti, periodontal ligament, kemik) ayrılma (seperasyon) ve ezilme meydana gelebilir. Separasyonda hücreler arası yapılarda bölünme söz konusudur. Ezilmede ise hem hücreler hem de hücreler arası yapılar ciddi zarara uğrar. Separasyon yaralanmasında periodontal ligamentin iyileşmesi iki hafta içinde başlar. Pulpanın separasyon yaralanmasında ise iyileşme 4 gün sonra başlar ve pulpa revaskülarizasyonunun hızı günlük 0.5mm dir. Dental travma sonucu yer değiştiren dişin tamamıyla repoze edilmesi periodontal ve pulpal iyileşmeyi sağlayacak rijit splintleme yerine fleksible splintleme iyileşmeyi destekler. Gelişimi tamamlanmamış açık apeksli dişlerde sistemik antibiyotiklerin kök rezorbsiyonunu azalttığı ve pulpal revaskülerizasyonu arttırdığı düşünülmektedir (Andreasen ve Andreasen, 2000). Her yaralanma tipine özgü tanım, tanı, tedavi hedefleri ve genel prognoz Andreasen in sınıflamasına dayanarak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve IADT ve AAPD nin önerdiği şekliyle aşağıda özetlenmiştir (WHO 1978; Ranalli, 2002; Flores ve ark.,2001a,b,c,d,e; Feliciano ve Caldas, 2006). Çatlak Tanım: Diş yapısnda kayıp olmaksızın minede oluşan komplike olmayan fraktürlerdir. Tanı: Normal anatomik ve radyografik görünüm sergiler; özellikle transilluminasyon ile saptanabilir. Tedavinin hedefi: Yapısal bütünlüğün ve pulpa vitalitesinin idamesidir (Andreasen ve Andreasen, 1994; Robertson. A, 1998) Genel prognoz: Komplikasyonlar nadirdir. Komplike olmayan kron kırıkları Tanım: Pulpaya ulaşmamış mine veya mine-dentin düzeyinde fraktürlerdir Tanı: Klinik ve\veya radyografik bulgular, minede ve\veya dentin ile sınırlı diş yapısında kayıpla ortaya çıkar. Tedavinin hedefi: Pulpa canlılığının devamı ve dişin estetik ve fonksiyonu için restore edilmesidir. Diş parçaları dudakta, dilde, dişetinde yaralanmaya neden olabileceği için muayene edilmelidir. Küçük fraktürlerde pürüzlü ve keskin yüzeyler düzeltilmeli, büyük fraktürler diş yapısında kayıba neden olacağından restore edilmelidir (Flores ve ark.,2001 a, c, f;, Andreasen ve Andreasen, 1994, 2000; Rayn, 1981). Genel prognoz: Komplike olmayan kron kırıklarının prognozu öncelikle periodontal ligamentin yaralanma durumuna ve dentinin dış ortama maruz kalan yüzey miktarına bağlıdır (Andreasen ve Andreasen, 2000). Optimum tedavi sonuçları acil değerlendirme ve bakıma bağlıdır. Komplike kron kırıkları Tanım: Pulpa açılımı ile birlikte mine-dentin kırıkları Tanı: Klinik ve radyografik bulgularda, pulpa ekspozuyla birlikte diş yapısında kayıp görülür (Flores, 2001a,c,f; Andreasen ve Andreasen, 2000).
Tedavinin hedefi: Pulpa vitalitesinin devamlılığının elde edilmesi, estetik ve fonksiyon için dişin restore edilmesidir. Diş parçaları dudakta, dilde, dişetinde yaralanmaya neden olabileceği için muayene edilmelidir.tedavi alternatifleri direkt pulpa kaufajı, parsiyel pulpotomi ve pulpektomidir. Genel prognoz: Kron kırıklarının prognozu öncelikle periodontal ligamentin yaralanma durumuna, ikincil olarak da pulpanın açık kalma süresi; açılan dentin yüzeyi genişliği ve kök gelişiminin aşamasına bağlıdır. Optimum tedavi sonuçları acil değerlendirme ve bakıma bağlıdır (Flores 2001 a, c, f,; Andreasen ve Andreasen, 2000). Kron/kök fraktürleri Tanım: Pulpanın açık olduğu veya olmadığı mine, dentin ve sementi içeren fraktürlerdir. Tanı: Klinik bulgularda sıklıkla pulpa ekspozu içeren veya içermeyen dişetine tutunan hareketli koronal parça olarak görülür. Radyografik olarak radyolusent oblik bir hat olarak görülebilir. Bu oblik hat kron ve kökü içeren tarzdadır ve süt dişlerinde sıklıkla vertikal yöndedir. Radyografik olarak gösterilmesi oldukça güçtür ancak yalnızca radyografik olarak teşhis edilebilir. Tedavinin hedefi: Pulpa vitalitesinin devamlılığı ve estetik ve fonksiyon için dişin restore edilmesidir. Acil tedavinin amacı koronal parçaları hareketsiz hale getirmektir. Kesin tedavi alternatifleri ise; dişin koronal parçası çekildikten sonra supragingival parçasının daimi restorasyonudur. Restorasyona hazırlık için; gingivektomi, osteotomi, ortodontik ekstrüzyon gerekebilir. Eğer pulpa açıldıysa pulpa kaplamaları, pulpatomi, kök kanal tedavisi uygulanır Genel prognoz: Kron- kök fraktürlerinin tedavisi karmaşık ve zor olmasına rağmen birçok fraktür, daimi dişlerde kurtarılmıştır. Dişeti kenarının altındaki fraktürler restore edilememesi oldukça önemli bir sorun teşkil eder (Flores, 2001a,c; Andreasen ve Andreasen,2000). Tanı: Klinik bulgularında dişetine tutunan yer değiştirmiş olabilen hareketli koronal parça, radyolojik bulgularında dişten horizontal olarak ayrılmış bir veya birden fazla radyolüsent kırık hattı görülür. Teşhis için birden fazla alınmış radyograflar gerekebilir. Süt dişlerindeki kök fraktürleri alttan gelen daimi diş için belirsizleşebilir. Tedavinin hedefi: Koronal parça repoze edildikten hemen sonra optimum iyileşme, periodontal sağlık ve nörovasküler destek, estetik ve fonksiyonel restorasyon uygulamak için anatomik olarak doğru pozisyonda sabitlenmelidir. Genel prognoz: Kök gelişimini tamamlamış, koronal parçası ayrılmış dişerde %25 oranında pulpa nekrozu gelişebilir. Kök fraktürünün olduğu daimi dişlerde pulpanın canlılığını sürdürdüğü gösterilmemiştir. Bu nedenle meydana gelen kök fraktürleri dişin sevikal veya apikal üçlüsünde parçaların repoze edilip stabilizasyonu ile başarılı şekilde tedavi edilebilir (Flores, 2001a,c,f; Andreasen ve Andreasen, 2000). Konküzyon (Sarsılma) Tanım: Dişte yer değiştirme veya anormal kayıplar olmaksızın dişin destek dokularında meydana gelen yaralanmadır. Tanı: Periodontal ligament yaralanmayı absorbe etmiş ve enflamasyon başlamıştır. Klinik olarak diş mobilite, yer değiştirme, veya sulkular kanama olmaksızın dokunmaya ve perküsyona karşı hassastır. Radyolojik olarak görüntü vermez (Flores, 2001b,d; Andreasen ve Andreasen, 2000). Tedavinin hedefi: Periodontal ligamentin iyileşmesi ve pulpa canlılığının idamesini sağlanmasıdır (Flores, 2001a,c,f; Andreasen ve Andreasen, 2000; Crona ve ark.,1991). Genel prognoz: süt dişlerinde bu durumun enfeksiyon ile ilişkisi yoksa pulpa tedavisine gerek yoktur. Pulpa nekrozuna çok az risk oluşturmasına rağmen, kök ucu kapanmış daimi dişlerde kan akımının kesilmesinden dolayı nekroz oluşabilir. Bu nedenle dikkatli izlenmesi gerekir. egzersiz 2007 Sayı 1 No 1 Kök fraktürleri Tanım: Pulpayı içeren dentin ve sement fraktürleridir Sublüksasyon Tanım: Dişe destek olan dokuların, dişin yer değiştirmeksizin anormal gevşemesiyle karakterize durumdur.
http://egzersiz.sdu.edu.tr 10 Tanı: Periodontal ligament yaralanmayı absorbe eder ve enflamasyon başlar, klinik bulgularında dişte yerdeğiştirme olmaksızın, sulkuler kanamanın eşlik edebildiği mobilite görülür. Radyografik olarak görüntü vermez. Tedavinin hedefi: Periodontal ligamentin ve nörovasküler yapının iyileşmesi Daimi dentisyon: Dişi stabilize etmek ve oklüzal kuvvetlere karşı rahatlatmak gerekir. Düzgün esnek bir splint kullanılabilir. Splint 2 haftadan fazla kalmamalıdır (Flores, 2001b,d; Andreasen ve Andreasen, 2000; Borum, 1998; Sporowski,1994). Genel prognoz: Genellikle iyidir. Daimi dişler 2 hafta içinde normale dönebilir. Kök ucu kapanmış daimi dişlerde kan akımının kesilmesinden dolayı nekroz oluşabilir. Bu nedenle dikkatli izlenmesi gerekir. Lateral lüksasyon Tanı: Dişin aksiyalden farklı bir yönde yer değiştirmesidir. Periodontal ligament ayrılmış ve hasar görmüştür veya fraktür alveoler kemik destekli meydana gelir. Teşhis: Klinik bulgular dişin lateral yönde yer değiştirdiğini gösterir (genellikle kron palatinal veya lingual yönde) ve diş bu yeni pozisyonda kilitlenmiş olabilir. Diş genellikle mobil değildir ve dokunmaya hassastır. Radyografik bulgularda periodontal ligament aralığı artmış ve apekse doğru yer değiştirmiştir (Flores,2001b,d; Andreasen ve Andreasen, 2000). Tedavinin hedefi: Mümkün olan en kısa sürede dişin repozisyonunu sağlamak, bundan sonra da estetik ve fonksiyonel bütünlük sürdürülürken, nörovasküler beslenme ve periodontal ligamentin optimum sağlığı için doğru anatomik pozisyonda stabilizasyonu sağlamaktır. Dişin repozisyonu çok az bir kuvvetle ve dijital basınçla yapılmalıdır. Diş serbest apikal kenetlenme ile kortikal kemikten ayrılmış olabilir. Marjinal kemikte bozulma varsa ek olarak 2-4 hafta splinte ihtiyaç vardır (Flores, 2001d; Andreasen ve Andreasen, 2000). Genel prognoz: Repozisyon gerektiren süt dişleri, kendiliğinden repoze olmuş dişlerle karşılaştırıldığında pulpada nekroz gelişme riski artar. Gelişimini tamamlamış kapalı apeksli dişlerde ciddi derecede pulpa nekrozu ve kök rezorpsiyonu gelişme riski vardır. İntrüzyon Tanı: Dişin kemik içine doğru olan yer değiştirmesidir. Şiddetli darbenin etkisiyle diş soket içine doğru ilerler, periodontal ligament sıkışır. Teşhis: Klinik olarak diş kısalmış görülür, hatta ciddi yaralanmalarda diş ortadan kaybolabilir. Dişin apeksi labiale doğru yer değiştirebilir veya süt dişleri labial kemik yoluyla alveol proçesteki daimi dişe doğru ilerler. Diş mobil değildir ve dokunmaya hassastır. Radyografik bulgular da gösterir ki; diş apikal yönde yer değiştirmiş ve periodontal ligament aralığı devamlılığını kaybetmiştir. İntruze olmuş süt dişiyle daimi diş folikülü arasındaki ilişkinin belirlenmesi zorunludur. Eğer apeks labiale yer değiştirdiyse, apikal uç radyografik olarak kontralateralindeki dişten daha kısa görülür. Eğer apeks daimi diş germine doğru palatinal yönde yer değiştirirse apikal uç radyografta izlenmez ve diş uzamış olarak görülür. Lateralden ekstra oral olarak alınmış radyografta apeksin yer değiştirmesi tespit edilebilir. İntruze olmuş genç süt dişi yeni süren dişe benzer. Tedavinin hedefi: Daimi dişi pasif veya aktif olarak repoze etmek ve ondan sonra estetik ve fonksiyonel bütünlük sürdürülürken, nörovasküler beslenme ve periodontal ligamentin optimum sağlığı için doğru anatomik pozisyonda stabilizasyonu sağlamaktır. Gelişimini tamamlamamış kök formasyonlu dişlerde hedef, intrüze dişin kendiliğinden erüpte olmasıdır. Gelişimini tamamlamış dişlerde ise dişi ortodontik veya cerrahi olarak ektrüze etmek ve ilk endodontik müdahaleyi travmadan sonraki ilk 3 hafta içinde yapmaktır (Flores,2001b; Borum, 1998; Sporowski,1994). Genel prognoz: İntrüze olmuş süt dişlerinin %90 ı 2-6 ay içinde kendiliğinden reerupte olur. Labial kemiğe doğru tam bir intrüzyon ve yer değiştirmelerde bile geçmişteki çalışmalar 36 aydan sonra reerupsiyonu ve dişin kurtulduğu gösterilmiştir. Ankiloz meydana gelebilir, eğer etkilenmiş dişin periodontal ligamenti ciddi hasar gördüyse, bundan dolayı gecikme veya erüpsiyonda kalıcı değişimler görülür. Gelişimini tamamlamış kapalı apeksli dişlerde pulpa nekrozu riski ve kök rezorpsiyonu gelişme riski fazladır.
Ekstrüzyon Tanı: Dişin soketten aksiyal olarak tam olmayan yer değiştirmesidir. Periodontal ligament genellikle ayrılmıştır. Teşhis: Klinik bulgularda diş uzamıştır ve mobildir. Radyografik bulgularda periodontal ligament aralığı artmıştır. Tedavinin hedefi: Dişi mümkün olan en kısa sürede repoze etmek ve ondan sonra estetik ve fonksiyonel bütünlük sürdürülürken, nörovasküler beslenme ve periodontal ligamentin optimum sağlığı için doğru anatomik pozisyonda stabilizasyonu sağlamaktır. Repozisyon yavaş bir şekilde tamamlanabilir ve sabit apikal basınç kök apeksiyle soket tabanı arasında pıhtıyla yer değiştirebilir. Splint 3 hafta süresince uygulanmalıdır (Flores, 2001e; Andreasen ve Andreasen,2000). Genel prognoz: Gelişimini tamamlamış, apeksi kapalı dişlerde pulpa nekrozu görülme insidansı yüksektir.bu dişler dikkatli bir şekilde takip edilmelidir. Genel prognoz: Daimi dentisyonun prognozu öncelikle kök gelişim formasyonuna ve ekstraoral kuru kalma süresine bağlıdır. Eğer hemen reimplantasyon yapılırsa diş en iyi prognoza sahip olur. Eğer 5 dk içinde reimplantasyon yapılamazsa, dişin periodontal ligament fibrillerinin canlılığını sürdürebilecek bir yerde saklanmalıdır. Avülse dişin taşıma ortamı: Viaspan, Hankin dengeli tuz solüsyonu, soğuk süt, tükrük, serum fizyolojik veya sudur. Ekstraoral 15 dk kuru kalma Ankiloz riskini önemli dercede arttırır. Reimplantasyonda sistemik hastalık varlığı göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin; ciddi konjenital kardiak anomaliler, ciddi kontrol altında olmayan nöbet rahatsızlıkları, mental yetersizlik, kontrol altında olmayan diabet. Sporcuların ve antrenörlerin böyle bir travmada acil yapılması gerekenler konusunda önceden bilgilendirilmiş olması da büyük önem taşır. egzersiz 2007 Sayı 1 No 1 Avülsiyon Tanı: Diş soketten tamamen dışarı çıkmıştır. Periodontal ligament kopmuştur ve alveolde fraktür meydana gelmiş olabilir. Teşhis : Klinik ve radyografik bulgular gösterir ki diş sokette değildir veya diş henüz reimplante edilmiştir. Radyografik değerlendirme diş bulunmadığında dişin intrüze olmadığını gösterecektir. Tedavinin hedefi: Daimi dişler: dişi reimplante etmenin uygun olamadığı durumlar dışında, dişi mümkün olan en kısa sürede repoze etmek ve ondan sonra estetik ve fonksiyonel bütünlük sürdürülürken, neurovasküler beslenme ve periodontal ligamentin optimum sağlığı için doğru anatomik pozisyonda stabilizasyonu sağlamaktır. Bu durumlar; 1. Dental gelişim seviyesi (önemli derecede aveoler büyüme yer aldığında ankiloz riski vardır). 2. Medikal durumun uygunluğu 3. Avülse dişin bütünlüğü veya destek dokuların uyumu. 1 hafta fleksibl splint endikedir. Tetanoz ve antibiyotik proflaksisi uygulanmalıdır (Flores, 2001e; Andreasen ve ark., 1995a,b,c,d ). Korunma Dental travmadan en çok etkilenen ağız içi bölgenin üst keserler olması nedeniyle üst çene için hazırlanan plastik ağız koruyucularla travmaya bağlı kuvvetlerin absorbsiyonu hedeflenir. Direkt ve indirekt temasa bağlı travmadan korunmak için kullanılan ağız koruyuculardan bireye özel olarak EVA (polyvinyl-acetate ethylene copolymer) materyali ile hazırlananlar önerilmektedir (Newsome, 2001). Buz hokeyinde kullanılan kafa koruyucu kaskların yanı sıra ağız koruyucunun da kullanılması dental travmadan korunmada etkilidir. Kişiye özel olarak hazırlanan ağız koruyucular performans ve uyum açısından sporcuyu rahatsız etmediği için sporcuyu ikna etmek daha kolay olacaktır. Bu anlamda takım doktorlarının yanı sıra antrenör ve spor federasyonlarına önemli görevler düşmektedir. Ayrıca ağız koruyucularının kullanılmasının bazı sporlarda zorunlu hale getirilmesi önerilmektedir (Benson ve ark., 1999; Chapman ve Nasser, 1993; Ranalli and Lancaster, 1993, 1995; Keçeci ve ark.,2005a,b; Eroğlu ve ark., 2006). Son gelişmeler Pulpayı canlı korumak, bunun başarılamadığı durumlarda ise kök kanal tedavisi ile dişin çekimden 11
http://egzersiz.sdu.edu.tr kurtarılması en önemli tedavi hedefi olmaya devam etmektedir. Kuafaj, pulpotomi gibi sözü geçen yaklaşımlar dışında günümüzde kullanılan adezivlerin mine dentin veya mine-dentin-pulpayı içeren kırıklarda ve özellikle immatür pulpadaki etkileri histolojik düzeyde incelenmelidir (Mjör ve Ferrari, 2001; Mjör, 2002). Son yıllarda mineraltrioxide aggregate (MTA) kuafaj materyali olarak etkili olmaktadır (Faraco ve Holland, 2001; Pitt Ford ve ark., 1996). Emdogain in avülse dişlerin replantasyonlarındaki etkileri (Iqbal ve Bamaas, 2001; Filippi ve ark., 2005) ve splint materyali olarak da yeni titanyum travma splint (TTS) (von Arx ve ark., 2001a,b) üzerine yoğunlaşan bir ilgi vardır. Ayrıca endodontik tedavi gerektiren kron kök fraktürlerinin fiber post alternatifleriyle tedavisi, kök ve kron fraktürlerinin adeziv teknikler yardımıyla reataçmanı güncel araştırma konularıdır (Keçeci ve Taç, 2005). Sonuç Dental travmanın sporcularda yarattığı etki azımsanmayacak düzeyde yüksektir. Dünyada travma kinikleri, takım dişhekimleri ve birçok dernek travmanın etkileri konusunda toplumu bilinçlendirirken ülkemizde travma potansiyeli yüksek hastaların bilinçlendirilme düzeyi oldukça düşüktür. Sporcuların korunması için ağız, yüz bölgesi koruyucularının özendirilmesi ve bazı sporlarda zorunlu hale getirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Takımların dişhekimi olmalı ve antrenörler de dental acil yardım konusunda bilinçlendirilmelidir. a b Resim 2. a)intrüze dişin ekstraksiyonu b) reimplantasyon. 12 Resim 1. Komplike olmayan kron kırığı (I), intrüzyon (II), komplike kron kırığı (III) ve komplike kron-kök kırığının aynı hastada gözlendiği bir travma vakası (Dr. D. Keçeci, Dr. B. Çadır 2005) a b Resim 3. a)avulse ve komplike kök ve kron fraktürlü diş b)canlılığını henüz kaybetmemiş ekstirpe pulpa dokusu a b c Resim 4. Repozsiyon ve stabilizasyon. Resim 5. a) Komplike kron kırığı b) Fiber post uygulama c) Kompozit restorasyon (Dr. D. Keçeci, Dt. G. Taç)
Kaynaklar Adams, FR.(1944). Traumatised and fractured young teeth. J Am Dent Assoc 31, 241 8. Al-Majed, I. Murray, J. Maguire,A.(2001). Prevalence of dental trauma in 5-6 and 12-14 year-old boys in Riyadh, Saudi Arabia. DentTraumatol 17,153-8. Altay, N. Gungor, HC.(2001). A retrospective study of dentoalveolar injuries of children in Ankara,Turkey. DentTraumatol 17, 201-4. Andreasen,JO. (1970). Etiology and pathogenesis of traumatic dental injuries. A clinical study of 1298 cases. Scand J Dent Res 78,329 42. Andreasen, JO. Andreasen, FM.(1994). Textbook and Color Atlas of Traumatic Injuries to the Teeth. 3rd ed. Copenhagen, Denmark: Munksgaard. 750,219-425 Andreasen, JO. Borum, MK. Jacobsen, HL. Andreasen, FM. (1995a) Replantation of 400 avulsed permanent incisors:1. Diagnosis of healing complications. Endod Dent Traumatol 11, 51-58. Andreasen, JO. Borum, MK. Jacobsen, HL. Andreasen, FM.(1995b) Replantation of 400 avulsed permanent incisors: 2. Factors related to pulpal healing. Endod Dent Traumatol. 11,59-68. Andreasen, JO. Borum, MK. Jacobsen, HL. Andreasen,FM..(1995c) Replantation of 400 avulsed permanent incisors:3. Factors related to root growth. Endod Dent Traumatol 11,69-75. Andreasen, JO. Borum, MK. Jacobsen, HL. Andreasen, FM.(1995d). Replantation of 400 avulsed permanent incisors: 4. Factors related to periodontal ligament healing. Endod Dent Traumatol 11;76-89. Andreasen, JO. Andreasen, FM.(2000).. Essentials of Traumatic Injuries to the Teeth. 2nd ed. Copenhagen, Denmark: Munksgaard and Mosby; 9-154 Barrett, EJ. Kenny, DJ.(1997). Avulsed permanent teeth: A review of the literature and treatment guidelines. EndodDent Traumatol 13, 153-163. Barrett, EJ. Kenny, DJ.(1997). Survival of avulsed permanent maxillary incisors in children following delayed replantation.endod Dent Traumatol 13,269-275. Baydar, Ç.L. Keçeci,A.D., Çetin C., Baydar M.L.,(2005). Trauma Incidence Of Turkish Elite Taekwondo Atheletes, Preventive Measures And Forensic Aspects Of Injuries, Adli Bilimler Dergisi 4 (2), 7-14 Benson, BW. Mohtadi, NG. Rose, MS. Meeuwisse, WH.(1999). Head and neck injuries among ice hockey players wearing full face shields vs half face shields.jama. 22-29;282(24),2328-32. Borum, M. Andreasen, JO.(1998). Sequelae of trauma to primary maxillary incisors. 1. Complications in the primary dentition. Endod Dent Traumatol 14, 31-44. Caldas, AF. Jr, Burgos, ME.(2001). A retrospective study of traumatic dental injuries in a Brazilian dental trauma clinic. Dent Traumatol 17,250 3. Chapman, PJ.Nasser, BP.(1993). Attitudes tomouthguards and prevalence of orofacial injuries in four teams competing at the second RugbyWorld Cup. BrJ SportsMed 27, 197-9. Cortes, MIS. Marcenes, W. Sheiham, A.(2001). Prevalence and correlates of traumatic injuries to the permanent teeth ofschool-children aged 9-14 in Belo Horozonte, Brazil. DentTraumatol 17,17-21. Crona-Larson, G. Bjarnason, S. (1991). Noren J. Affect of luxation injuries on permanent teeth. Endod Dent Traumatol 7, 199-206. Çalışkan, MK.(1995). TürkünMK. Clinical investigation of traumatic injuries of permanent incisors in Izmir, Turkey.Endod Dent Traumatol 11,210 3. Ellis, RG. (1962).. Classificacio n y tratamiento de los traumatismos de los dientes en nino s. Manual para estudiantes y pra cticas generales. 1st edn. Buenos Aires: Mundi Eroğlu,E., Keçeci, A.D., Baydar,M.L.,(2006). Taekwondo Athletes Satisfaction with Custom-Made Mouthguards. Dental Traumatology Online publication date Faraco, IM., Holland, R.(2001) Response of the pulp of dogs to capping with mineral trioxide aggregate or a calcium hydroxide cement. DentTraumatol 17, 163-6. Feliciano, KMPC. de Franc a, Caldas, Jr.A.(2006). A systematic review of the diagnostic classifications of traumatic dental injuries. Dental Traumatology 22, 71-76 Ferrari,CH. Ferreria de Mederios, JM.(2002). Dental trauma and level of information: mouthguard use in different contact sports. Dent Traumatol 18, 144 7. Filippi, A. von Arx, T. Buser, D.(2000). External root resorption following tooth trauma: its diagnosis, sequelae and therapy. Schweiz Monatsschr Zahnmed 110, 712 29. Filippi, A. Pohl, Y. von Arx, T.(2001). Treatment of replacement resorption with Emdogain1- preliminary results after 10 months. DentTraumatol 17, 3-10. Flanders,RA. (1995). BhatM.The incidence of orofacial injuries in sports: a pilot study in Illinois. J Am Dent Asso 126, 491-6. Flores, MT. Andreasen, JO. Bakland, LK et al..(2001). Gu- egzersiz 2007 Sayı 1 No 1 13
http://egzersiz.sdu.edu.tr idelines for the evaluation and management of traumatic dental injuries (part 1 of the series). Dental Traumatol 17,1-4. Flores, MT. Andreasen, JO. Bakland, LK. et al.(2001). Guidelines for the evaluation and management of traumatic dental injuries (part 2 of the series). Dental Traumatol 17,49-52. Flores, MT. Andreasen, JO. Bakland, LK. et al.(2001). Guidelines for the evaluation and management of traumatic dental injuries (part 3 of the series). Dental Traumatol 17,97-102. Flores, MT. Andreasen, JO. Bakland, LK. et al.(2001). Guidelines for the evaluation and management of traumatic dental injuries (part 4 of the series). Dental Traumatol 17,145-48. Incidence And Mouthguard Use In Elite Athletes In Turkey. Dent Traumatol 21,76-79. Keçeci,A.D., Çetin, C. Eroğlu, E. Baydar,M.L.(2005). Do Custom-Made Mouthguards Have Negative Effects On Aerobic Performance Capacity Of Athletes? Dental Traumatology 21,276-280 Keçeci,A.D., Taç, A.G.(2005). Kuartz Fiber Yapıda Bir Post Materyalin Üç Farklı Vakada Uygulanması. Türk Dişhekimliği Dergisi 12(62), 201-204 Kvittem, B., Roettger, M.(1998). Prospective epidemiological study of orofacial injuries in high school sports. J Public Health Dent 58,288-93. 14 Flores, MT. Andreasen, JO. Bakland, LK. et al.(2001). Guidelines for the evaluation and management of traumatic dental injuries (part 5 of the series). Dental Traumatol 17,193-196. Flores,MT. (2002). Traumatic injuries in the primary dentition. Dental Traumatol 18,287-298. Fos, PJ. Pinkham, JR. Ranalli, DN.(2000). Prediction of sports related dental traumatic injuries. Dent Clin North Am 44,19-34. Gabris, K. Tarjan, I. Rozsa,N.(2001). Dental trauma in children presenting for treatment at the department of dentistry for children and orthodontics, Budapest, 1985-1999. Dent Traumatol 17, 103-8. Garcı a-godoy, F.(1981). A classification for traumatic injuries to primary and permanent teeth. J Pedod 5,295 7. Gassner, R. Vasquez Garcia, J. Leja, W. Stainer, M.(2000). Traumatic dental injuries and Alpine skiing. Endod Dent Traumatol. 16(3), 122-7. Gassner,R. Tuli, T. Hachl, O. Rudisch,A. Ulmer, H. (2003). Cranio-maxillofacial trauma: a 10 year review of 9,543 cases with 21,067 injuries.j Craniomaxillofac Surg. 31(1),51-61). Hargreaves, JA. Craig, JW.(1970). The problem, prevalence, aetiology and classification. The management of traumatised anterior teeth of children. Edinburgh: E & S Livingstone; 1 8. Hunter, M.,Hunter, B. Kingdon, A. Addy,M. Dummer, PM. Shaw,WC.(1990). Traumatic injury to maxillary incisor teeth in a group of SouthWales school children. Endod DentTraumatol 6, 260-4. Iqbal, MK. Bamaas, N.(2001). Effect of enamel matrix derivative (Emdogain1) upon periodontal healing after replantation of permanent incisors in Beagle dogs. Dent Traumatol 17,36-45. Kaste, L. Gift, HC. Bhat,M. Swango, PA.(1996). Prevalence of incisor trauma in persons 6-50 years of age, United States,1988-1991. J Dent Res 75, 696-705. Keçeci, A.D., Eroğlu,E. Baydar, M.L.(2005). Dental Trauma Lang,B. Pohl,Y. Filippi, A.(2002). Knowledge and prevention of dental trauma in team handball in Switzerland and Germany. Dent Traumatol. 18(6),329-34. Levin, L. Friedlander, LD. Geiger, SB.(2003). Dental and oral trauma and mouthguard use during sport activities in Israel.Dent Traumatol. 19(5),237-42 Mjor, IA., Ferrari, M.(2001) Pulp-dentin biology in restorative dentistry. Part 6. Reactions to restorative materials, tooth restoration interfaces, and adhesive techniques. Quintessence Int 32,35-63. Mjor, IA.(2002). Pulp-dentin biology in restorative dentistry. Part 7.The opposed pulp. Quintessence Int 33,113-35. Newsome,PRH.., Tran, DC., Cooke,MS.(2001). The role of the mouthguard in the prevention of sports-related dental injuries: a review. International Journal of Paediatric Dentistry 11,396 404 Oikarinen, K. Kassila,K.(1987). Causes and types of traumatic tooth injuries treated in a public dental health clinic. Endod Dent Traumatol 3,172 7. Pitt Ford,TR. Torabinejad, M. Abedi, HR. Bakland,LK. Kariyawasam,SP.(1996). Using mineral trioxide aggregate as a pulpcapping material. JAm Dent Assoc 127, 1491-4. Ranalli, DN. Lancaster, DM.(1993) Attitude of college football officials regarding NCAA mouthguard regulations and player compliance. J Public Health Dent 53,96-100. Ranalli, DN. Lancaster, DM.(1995). Attitude of college football coaches regarding NCAA mouthguard regulations and player compliance. J Public Health Dent 55,139-42. Ranalli,DN. (2002). Sports dentistry and dental traumatology.dent Traumatol. 18(5),231-6. Ravn,JJ.(1981). Follow-up study of permanent incisors with enamel fractures as a result of acute trauma. Scand J Dent Res 89,213-217. Robertson, A.(1998). A retrospective evaluation of patients
with uncomplicated crown fractures and luxation injuries. Endod Dent Traumatol 14,245-256. Soporowski, NJ. Allred, EN. Needleman, HL.(1994). Luxation injuries of primary anterior teeth: Prognosis and related correlates. Pediatr Dent 16,96-101. Sweet,CA.(1955). A classification and treatment for traumatised anterior teeth. J Dent Child 22, 144 9. Tanaka, N. Hayashi,S.Amagasa,T.Kohama,G.(1996). Maxillofacial fractures sustained during sports. J Oral Maxillofac Surg 54,715-9. Tesini, DA. Soporowski,NJ.(2000). Epidemiology of orofacial sports-related injuries. Dent Clin North Am 44,1-18 Von Arx,T. Filippi, A. Lussi,A.(2001). Comparison of a new dental trauma splint device (TTS) with three commonly used splinting techniques. DentTraumatol 17,266-74. Von Arx,T. Filippi, A. Buser,D.(2001). Splinting of traumatized teethwith a new device: TTS (Titanium Trauma Splint). Dent Traumatol 17,180-4. WHO (1978). Application of the international classification of diseases to dentistry and stomatology (ICD-DA). 2nd edn Geneva: Yamada,T. Sawaki,Y.Tomida,S.Tohnai, I. (1998). UedaM. Oral injury and mouthguard usage by athletes in Japan. Endod DentTraumatol 1998;14:84-7. egzersiz 2007 Sayı 1 No 1 15