Personel Seçiminde Uyulması Gerekli Kurallar Nuri Tortop Personel Seçiminin Yönetime Etkisi Kamu veya özelolsun bütün kuruluşlarda, işgören dediğimiz çalışan personelin büyük önemi vardır. Eğer çalışanlar gerçekten işlerinin ehli kişiler ise bu kuruluşlar başarılı çalışmalar yaparlar. Tecrübeler kanıtlamıştır ki, elimizdeki kaynaklar (insan, para, malzeme, yer ve zaman gibi) aynı olduğu halde değişik zamanlarda yönetici ve personele göre başarı oranı çok farkh olmuştur. Aynı imkanlara rağmen farklı sonuçların alınması personelin niteliklerinden kaynaklanmaktadır. Kuruluşun başarılı olması, o kuruluşun başında bulunan yönetici ve diğer personele bağlı olduğuna göre, personelin seçiminde çok titiz davranmak, gerçekten o görevlerde başarıir olacak kişileri atamak gerekecektir. Önce insangücü planlaması yapılması gerekir. Kuruluşun görevlerinin belirlenmesi, bu görevlere göre atanacak personelin niteliklerinin ne olacağı ve kuruluşun içinde bulunduğumuz yıl ve gelecek yıllarda ne kadar personele ihtiyacı olacağının saptanması gereklidir. Personel açığı üç yoldan kapatılabilir. Kurumun alt kademelerde çalışanlarından üst kademelere eleman seçilebilir. Diğer kurumlardan yatay geçiş, nakil yolu ile alınabilir. Özellikle ilk memuriyetler başta olmak üzere açıktan yeniden atama yolu ile personel alınabilir. önemli olan gerçekten ihtiyaç olan görevlere e1eman alınması, adama iş bulma amacı ile değil, işe adam alınması amacı ile personel alınmasıdır. Geçen yüzyılın sonlarına kadar Birleşik Amerika'da uygulanan "spohs" sistem, ganimet sistemi dediğimiz sistemde devlet memuriyetinin çok zor bir iş olmadığı varsayımından hareket edilerek, siyasal iktidarların bu konuda serbestçe tasarruf edebilecekleri, istedikleri değişiklikleri yapabilecekleri kabul ediliyordu. Fakat uygulamada iyi sonuçlar alınmadı. Bunun için sistemden vazgeçilerek, personel almanın nesnel kurallara bağlanması ilkesi kabul edi Idi. Sistemden vazgeçilerek tarafsız, özerk bir personel komisyonu kurulmasında, 1881 yılında zamanın Cumhurbaşkanı Garfield'in, istediği memurluğa giremeyen Guitean i simli bir vatandaş tarafından öldürülmesinin önemli etkisi olmuştur. Bu olayı takiben 1883 yılında Pendıeton Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanun gereğince, Prof. Dr., Cumhurbaşkanlı~ı Devlet Denetleme Kurulu Üyesi ve Türk Belediyecilik Deme~i Danışma Kurulu Üyesi. Çağdaş Yerel Yönetimler, Ci!t 6 Sayı 1 Ocak 1997, s. 16-20.
Personel Seçiminde Uyu/ması Gerekli Kurallar 17 personel işlerinin yürütülmesinden Cumhurbaşkanı tarafından seçilen üç kişilik bir komisyon sorumlu olacaktır. Komisyon, Pendleton Kanunu hükümlerinin yürütülmesinde başkana yardım edecektir. Memurlar bundan böyle açık yarışma ilkelerine göre alınacaklardıt. Aynı kanun, memurların siyasal desteklerde bulunmalarını, yardım kabul etmelerini yasaklamıştır. Amirlerin de bu konularda baskı yapmaları uygun görülmemiştir. Böylece Birleşik Amerika'da ı 9. yüzyılda uygulanan ganimet (yağma) sistemi dediğimiz "spoils" sistem sona ermiştir. Personel Almada Uygulanan Sistemler ve İlkeler Uzmanlık ve Genel Kültür Sistemi Birleşik Amerika ve Kanada gibi ülkelerde personel almada, adayların belirli konularda aldıkları diplomadan çok çalışacakları işle ilgili deneyimlerine bakılmaktadır. Diploma ön koşul değildir. Asılolan çalışacakları işle ilgili deneyim sahibi olmalarıdır. Kişilerin herhangi bir kayırına ve ayrıcalık olmaksızın yeteneğine göre işe alınmaları söz konusudur. Genel kültür sisteminde ise asıl olan öğrenim ve diplomadır. Diploma ön koşuldur. Ancak diplomaya sahip o lanlar arasından seçme sınavı yapılır. Uzmanlık sistemi, kayırıcılığın ve siyasal etkenlerin bulunmadığı toplumlarda gerçekten yetenekli kişilerin seçilmesine olanak vereceği için yararlı bir sistemdir. Ancak nesnel kuraııarın uygulanmadığı ülkelerde çok sakıncalı durumlar ortaya çıkabilir. Hiç yeteneği olmayan, üstelik de yeter derecede eğitim düzeyi ve bunu kanıtlayan diploması olmayan kişilerin de işe alınmaları söz konusu olabilir. Merkezi Sistem, Yerinden Yönetim Sistemi Merkezi sistem, bir ülkede işe alınacak personelin bazı istisnalar dışında, merkezi bir kuruluş tarafından ilan edilmesi, sınavlarının yapılması ve kuruluşlara atanmalarıdır. Böyle bir sistem sınavların nesnel yapılmasını sağlar. Üniversite giriş sınavları bu sisteme benzetilebilir. Fakat sakıncalı yönleri de vardır; işe alma uzun sürebilir. Bundan dolayı kuruluşlar sıkıntı çekebilirler. Ayrıca merkezi sistem, gerçekten girilen iş veya görevde başarılı olacak kişilerin seçilmesine olanak vermeyebilir. Yerinden yönetim sisteminde ise, bütün kuruluşlar hatta bu kuruluşların alt birimleri personelini kendileri seçmektedir. Bu sistem birçok Avrupa ülkesinde ve bizde uygulanan sistemin adıdır. Sistem, personel alma işinin çabuklaştırılmasını sağlar, nesnel kurallar uygulanırsa çok yetenekli elemanların seçilmesini güvence altına alabilir. Ancak aksi de olabilir; kayırmalar, yerel ve siyasal etkiler olabilir.
18 Çağd~ Yerel Yönetimler, 6 (1) Ocak J997 Eşitlik ve Yeterlik ilkeleri Eşitlik ilkesi, memurluğa girişte memurluğa giriş olanaklarının bütün vatandaşlara eşit koşuharla tanınması ve eşit koşullar içinde bulunanların memur o labilme haklarının tanınmasıdır. Eşitlik ilkesi 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirgesinin 6. maddesinde yer almıştır. Buna göre, "Bütün vatandaşlar yeterlik ve maharetlerinden başka bir ayırım yapılmaksızın bütün kamu hizmetlerine eşit olarak kabul edilirler." ı 982 Anayasası'nın genel esaslar başlığını taşıyan ı. kısmında da eşitlikle ilgili hüküm vardır. Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep a yırımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz." denilmektedir. Siyasi haklar ve ödevler başlığını taşıyan Anayasa'nın 4. bölümünde, 70. madde de "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." denilmektedir. Aynı madde 196] Anayasası'nın 58. maddesinde de yer almışilr. Sadece ödev sözcüğü, 1982 Anayasası'nda görevolarak değiştirilmiştir. Yeterlik ilkesi, devlet kadrolarına gerekli nitelik ve yeteneklere sahip kişilerin alınmasını sağlar. Kamu görevlileri işe alınırken ve çalışmaları sırasında, keyfi ve kişisel takdirierden uzak olarak, sadece başarılarına göre değerlendirilirler. İngi ltere bu sistemi çok iyi uygulayan ülkelerden biridir. Elinde bir tavsiye kartı getiren kişinin bu kartın aleyhinde bir belge olarak kullanılması, kanun hükmü haline getirilmiştir. Yeterliğin saptanmasında, eğer kurum içinden veya naklen bir başka kurumdan eleman alınıyor ise, bu kişinin özlük dosyası, özgeçmiş ve referanslar nesnel biçimde değerlendirilerek bir yargıya varılabilir. Kişilerle mülakatlar yapılabilir. Eğer açıktan eleman almak söz konusu ise en iyi yöntem sınav yapmaktır. Memuriyete Giriş Koşulları Memurluğa giriş için her ülkede bazı koşullar aranmaktadır. Bu koşullar nesnel koşullardır, herkesten istenir. Bu nedenle eşitlik ilkesine aykırı değildir. Memurluğa giriş iç İn şu koşuııar aranmaktadır: Vatandaşlık, yaş, öğrenim, kamu haklarından mahrum olmamak, kısıtlı olmamak, askerlik yönünden engeli bulunmamak, sağlık koşullarına sahip olmak, özel koşullar var ise onlara sahip olmak. Memurluğa giriş için istenilen bu koşuhar tüm başvuran kişilerden istenmektedir. Eğer bazı koşullar kişilere göre değişik uygulanırsa eşitlik ilkesine aykırı hareket edilmiş olur.
Personel Seçiminde Uyulması Gerekli Kurallar 19 Sınavlar Sınavların amacı, en yetenekli ve girdiği işte başarılı olacak kişiyi ortaya Çlkarmaktır. Bunun için sınav ile ilgili kurallara uyulması gereklidir. Bu kuraııar, güvenirlilik ve geçerlilik ilkeleridir. Sınavların güvenilir olması, sınav sorularının değişik yorumlara neden olmaması yanında, ne zaman, nerede ve kimlere uygulanırsa uygulansın çeşitli anlamlara yol açmaması demektir. Bunun için sınav sorularının iyi kontrol edilmeleri gerekir. Öte yandan sınavlar geçerli olmalıdır. Sınavın amacı, girilecek görevde en başarılı olacak kişileri ortaya çıkarmaktır. Sınav öyle düzenlenmeiidir ki, smavda ilk sıralarda yer alan kişi, iş hayatında da ilk sıralarda başarılı olan kişi olmalıdır. Bunun için smavlar, işle ilgili olmayan derinliğine soruları içermek yerine, girilecek işte başarılı olacak kişiyi ortaya çıkarmaya yönelik olmalıdır. Sınavlar, yazılı, sözlü ve uygulamalı biçimde yapılabilir. Bunlardan biri tek olarak uygulanabildiği gibi, birkaçı da birbirini takiben uygulanabilir. Özellikle sözlü ve mülakat sınavlarında adayların kişiliklerinin, davranış biçimlerinin incelenmesi söz konusudur. Görevin niteliğine göre adaylardan istenen nitelikler farklı olabilir. Bütün sınavlarda genel kural sınavların tarafsız, nesnel kurallara göre yapılması ve girilecek işte başarılı olacak kişiyi ortaya çıkarmasıdır. Liyakat (Yeterlik) ilkesi Daha önce söz ettiğimiz gibi, Anayasa'nın 70. maddesinde, "Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." denilmektedir. Bunun anlamı, kişilere göre değişen farklı uygulamalar yapılamaz demektir. Bazı kişileri elemek veya onları başarılı kılmak için görevle ilgili olmayan nitelikler istemek veya sorular sormak, bazdarını da elemek için aynı yöntemi izlemek, eşitlik ve yeterlik ilkelerine aykırıdır. Devlet Memurları Kanunu'nun üçüncü maddesinde (c fıkrası), liyakat başlığı altında şöyle denilmektedir: "Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır." Bu tanıma göre, memurların işe alınmasmdan emeklilikleri ve çeşitli nedenlerle görevin sona ermesine (ölüm gibi) kadar, memur hakkında çeşitli işlemler yapılabilir. Kademe ilerlemesi, derece yükselmesi yapılabilir. Sicil doldurulur. Disiplin cezası verilebilir. Başka bir göreve atanabilir. Tüm bu işlemlerin yukarıda belirttiğimiz liyakat ilkesine göre yapılması gerekir. Memur yükselmiş ise gerçekten görevinde başarılı olduğu için yükselmiştir. Ceza almış ise veya isteği dışında bir başka yere atanmış ise bu işlemlerin nesnel kurahara göre yapıldığı, yasa, tüzük veya yönetmelik gerekle
20 Çağdaş Yerel Yönetimler, 6 (1) Ocak 1997 rine göre herkese eşit olarak uygulaması dolayısıyla yapıldığı, görevindeki eksiklikleri nedeniyle bu işlemlerle karşı karşıya kaldığı bilinmelidir. Kurumların memurun lehinde ve aleyhinde yapmış olduğu tüm işlemlerin nesnel kurallara göre yapılması yeterli değildir. Çalışanların buna inanmaları da gereklidir. Çünkü yukarıda verdiğimiz tanımın son cümlesi şöyle bitınektedir: "Bu sistemin eşit İmkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır." Memurlar yapılan tüm işlemlerde tek ölçütün görevdeki başarı ve başarısızlık olduğuna inanacaklardır. Yü~seldikleri zaman bunun görevdeki görevden alındık başarılarından dolayı olduğunu bildikleri gibi, ceza aldıkları, ları ve istemedikleri bir işlemle karşı karşıya kaldıkları zaman da bunun sadece ve sadece görevdeki eksiklik, kusur ve başarısızlıktan dolayı olduğuna İnanacaklardır. Bunun dışında hiçbir siyasal veya başka tür bir etkenin olmadığını bileceklerdir. Liyakat ilkesinin tam anlamı ile uygulanması halinde kamu yönetiminde başarı oranı artar. Bu ilkenin adil ve dengeli ücret ilkesi ile tamamlanması halinde kamu görevlileri çalıştıkları işlerde uzmanlaşmayı, bütün çalışma yaşamlarını aynı işe adamayı yeğlerler. Çünkü çalışanların en çok hoşlandıkları yöntem, nesnel kuralların uygulanmasıdır. Kişiler, ayrıcalıklı işlemlerden hoşlanmazlar. Kurallar herkese eşit olarak uygulandığında, kişiler geçici olarak bunlardan mağdur bile olsalar, seve seve bu geçici statüye katlanır1a... Kamu personeli ücret yönünden de en çok, aynı durumdaki kişilerin başka kurumlarda ne aldığı ile ilgilidir. Herkes görevinin önemi ve sorumluluğu ile orantıll olarak benzer ücreti alıyor ise, hepsi aynı sıkıntıya katlanır, ücret azlığı onları fazla rahatsız etmez. Esas rahatsız eden, aynı görevi yapanların, benzer niteliklere sahip olanların farklı ücret almalarıdır.