Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu Eylül 2012
İÇİNDEKİLER 4 6 16 24 26 34 40 43 1. DÜNYA DA PETROL VE DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ... 1.1. Petrol Sektörü...... 1.2. Doğal Gaz Sektörü....... 1.3. 2012 Yılında Petrol ve Doğal Gaz Sektöründe Beklenen Gelişmeler 2. TÜRKİYE DE PETROL VE DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ... 2.1. TPAO nun Sektördeki Yeri......... 2.2. Rafinaj Sektörü.......... KAYNAKLAR...
1.DÜNYA DA PETROL VE DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ 2011 yılında dünya enerji tüketimi artışı, 2010 yılı artış oranının (%5,1) çok altında olmakla birlikte tarihsel ortalamalara paralele bir oranla, %2,5 artış gerçekleşmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle hızlı sanayileşme ile artan çevre kirliliği, nispeten temiz bir yakıt olan doğal gaz talebinin artmasına neden olmuştur. Uluslararası enerji ajansının 2030 yılı birincil enerji projeksiyonuna göre kömür ve doğal gaz talebinde önemli artışlar beklenmektedir. Dünya enerji talebinde son 20 yılda yaşanan ortalama %2,4 lük yıllık artışın 2030 yılına kadar yıllık %1,6 ya düşmesi, gaz ve fosil olmayan yakıtların enerji tüketimindeki paylarının fosil yakıtlara oranla daha fazla artması, petrolün ise yıllık %0,7 ile en düşük artış oranına sahip yakıt olması beklenmektedir[1]. Enerji tüketim artışı daha çok OECD dışı ülkelerden (%5,3) kaynaklı olup, OECD ülkelerinde enerji talebi düşüş göstermiştir. 2011 yılında Arap Baharı, arzda yaşanacak herhangi bir sıkıntıda stratejik rezerv bulundurmanın önemini gündeme getirirken, Japonya da yaşanan deprem nedeniyle nükleer santrallerin güvenliği tekrar tartışılmaya başlanmıştır. 4 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 Yine 2011 yılında petrol fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken (111,26 $/v); ABD, konvansiyonel olmayan üretim tekniği ile doğal gaz fiyatlarını düşürmeyi başarmıştır[2]. Dünya enerji kaynaklarından petrol %33,1 lik bir tüketim oranı ile dünyanın lider enerji kaynağı olmayı sürdürmekle birlikte, petrol tüketim oranı son 12 yıldır düşüş trendi göstermektedir. Doğal gaz ise %23,7 lik bir tüketim oranına sahiptir[2]. 2011 yılı dünya enerji tüketim dağılımında 2010 yılına oranla; petrolde %0,7 doğal gazda %2,2, kömürde %5,4 hidroelektrikte %1,6 ve yenilenebilir enerjide %17,7 artış gerçekleşirken, nükleer enerjide %4,3 düşüş yaşanmıştır[2]. Sıvı yakıt (hampetrol, petrol şeyli, petrol kumu, sıvılaştırılmış doğal gaz), kömür, doğal gaz, hidroelektrik, yenilenebilir enerji (rüzgar, jeotermal, güneş, biyokütle ve atık) ve nükleer enerji tüketimleri ve 2030 yılı projeksiyonu Şekil 1 de yer almaktadır[1]. *Sıvı yakıtlar; hampetrol, kondensat, etanol, biyodizel vb. lerinden oluşmaktadır Şekil 1. 1990-2030 Dönemi Dünya Enerji Tüketimi[1] 5
1.1.Petrol Sektörü Petrol Ticareti 2008 yılından itibaren düşüş trendinde olan küresel petrol ticaret hacmi 2011 yılında %2 lik bir artışla 54,6 milyon v/g olarak gerçekleşmiştir. Çin petrol ithalatındaki büyümenin üçte ikisini karşılarken, 2011 yılı dünya petrol ihracat büyüme oranının %81 i Orta Doğu bölgesinden kaynaklanmaktadır. Dünya petrol ticaretinin %70 ini hampetrol, %30 unu işlenmiş petrol ürünleri oluşturmaktadır[2]. 2008-2010 döneminde azalan dünya petrol ticareti, 2010 yılından itibaren artış trendi göstermektedir. 2011 yılında dünya petrol üretimi 83,6 milyon v/g e ulaşırken bu miktarın yarısından fazlası tankerlerle belirli limanlardan taşınmıştır. Basra Körfezi nde Hürmüz Boğazı, Hint ve Pasifik Okyanuslarını bağlayan Malakka Boğazı dünyanın iki önemli stratejik geçidi olarak öne çıkmaktadır. yılında 3,4 milyon v/g ile en yüksek seviyeye ulaşmış, ticaretin Rusya nın Baltık limanlarına kaymasıyla birlikte 2006 yılında 2,6 milyon v/g e kadar gerilemiş, ancak Azerbaycan ve Kazakistan da üretim ve ihracatın artması petrol ticaret trafiğini tekrar hareketlendirmiştir. Halen Hazar Denizi ve Karadeniz i batıya bağlayan alternatif bir rota bulunmaktadır[4]. 2016 yılına kadar bölgeler arası petrol ticaretinin 1 milyon v/g artarak 35,8 milyon v/g e ulaşması beklenmektedir. Bu dönemde Orta Doğu bölgesinin en büyük petrol ihracatçısı olmayı sürdüreceği, Afrika da (özellikle Angola ve Nijerya da) en yüksek ihracat artışının gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Aynı dönemde Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ihracat rakamının sabit kalması ve Dünya petrol ticaretinin Pasifik kıyılarına yönelmesi beklenmektedir[5]. Alternatif rotalar içerisinde Suudi Arabistan boyunca uzanan 5 milyon v/g taşıma kapasiteli Petroline Hattı, 290.000 v/g doğal gaz taşıma kapasiteli Abqaiq-Yanbu Hattı ve Irak-Türkiye Boru Hattı yer almaktadır. Karadeniz de Rusya ve Eski Sovyet Birliği ülkeleri için önem arz eden İstanbul ve Çanakkale boğazlarından petrol ticareti 2004 Şekil 2. 2011 Yılı Dünya Petrol Ticareti[2] 6 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 7
Tablo 1. 2011 Yılı Petrol Ticaret Hareketleri (bin v/g)[2] Petrol Tüketimi 2010 yılında 87,4 milyon v/g olan petrol tüketimi 2011 yılında 0,6 milyon v/g artmış ve 88 milyon v/g olarak gerçekleşmiştir[2]. Küresel talep 2011 yılında 2010 yılına kıyasla Kuzey Amerika, Avrupa ve Afrika dışında kalan bölgelerde artmış, 2012 yılında da tüketim artışının devam etmesi beklenmektedir. İran-ABD arasındaki politik gerginliğin yanısıra petrol ihtiyacının %20 sini İran dan karşılayan Avrupa Birliği nin petrol talebi 2012 yılı içinde OPEC in daha fazla petrol üretmesi ile karşılanmıştır. Orta vadede OECD petrol talep artışının sabit kalması, OECD dışı ülkelerin talep artışının ise artmaya devam etmesi beklenmektedir[5]. 8 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 9
OECD üyesi ülkelerin petrol tüketimi 2005 yılından itibaren azalmakta olup, 2011 yılında da 599.000 v/g (% 1,2) düşüş gerçekleşmiştir. Özellikle Çin ve Orta Doğu ülkeleri olmak üzere OECD üyesi olmayan ülkelerde ise petrol tüketiminde 1,2 milyon v/g lük (% 2,8) bir artış kaydedilmiştir[2]. Petrol Rezervi 2010 yılında 1.622 milyar varil olan dünya petrol rezervi 2011 yılında % 1,9 lik artışla 1.653 milyar varil olarak gerçekleşmiştir[2]. Şekil 3. Yıllar İtibariyle Dünya Petrol Tüketimi[2] Şekil 5. 2011 Yılı Bölgelere Göre Dünya İspatlanmış Petrol Rezervi[2] Petrol Rezerv Ömrü Dünya petrol rezerv miktarında önemli bir artış kaydedilememiş ve 2010 yılında 53,9 yıl olan dünya rezerv ömrü 2011 yılında %0,5 artarak 54,2 yıl olarak gerçekleşmiştir. Şekil 4. 2011 Yılı Dünya Petrol Tüketimi (İlk On Ülke)[2] Şekil 6. 2011 Yılı Bölgelere Göre Rezerv Ömrü[2] 10 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 11
Petrol Üretimi 2010 yılında 82,5 milyon v/g olan dünya petrol üretimi 2011 yılında 1,1 milyon v/g (%1,3) artarak 83,6 milyon v/g olarak gerçekleşmiştir. OPEC üretim 1,08 milyon v/g (%3,1) artarken, OPEC üyesi olmayan ülkelerin üretim miktarında önemli bir değişiklik olmamıştır[2]. Şekil 8. 2010 Dönemi Dünya Rafinaj Miktarı[2] Şekil 7.Yıllar İtibariyle Dünya Petrol Üretimi[2] Rafinaj Avrupa daki ekonomik krizin petrol talebinin düşük seyretmesine neden olması, Libya dan petrol teminindeki aksama ve Japonya depreminin yarattığı zarar nedeniyle 2011 yılında dünya rafinaj miktarında bir önceki yıla oranla önemli bir artış kaydedilememiş, ayrıca ürün miktarında dönemsel dalgalanmalar yaşanmıştır. 2011 yılı için planlanan rafineri kapasite artışı 2012 ve 2013 yıllarına ertelenmiştir. 2011 yılında dünya günlük rafinaj kapasitesi 2010 yılına oranla %1,5 artmış ve 93 milyon v/g olarak gerçekleşmiştir. Rafinaj kapasitesi en yüksek bölge olan Asya Pasifik te kapasite artışı sürmüş ve dünya rafinaj kapasitesinin %31,3 üne ulaşmıştır. Çin %5,2 artışla, Asya Pasifik bölgesinde rafinaj kapasitesini en fazla geliştiren ülke olmuştur[2]. 2010 yılında 75,19 milyon varil olan rafinerilerde işlenen hampetrol miktarı, 0,37 milyon v/g (% 0,5) artmış ve 2011 yılında 75,56 milyon varil olarak gerçekleşmiştir[2]. Şekil 9. 2008-2016 Dönemi OECD Bölgesinde Kapanan ve Kapanacak Rafineri Kapasiteleri[5] İşlenmiş petrol ürünleri ticaretinin hampetrol ticaretinden daha karlı olması ve Avrupa daki piyasaların karbondioksit emisyonuna yönelik uygulamaları, Avrupa ya komşu bölgelerde işlenmiş petrol ürünleri ihraç etmek üzere büyük, yüksek kapasiteli rafineri yatırımlarının gerçekleştirilmesine neden olmuş ve Avrupa nın düşük kapasiteli, verimsiz rafinerilerinin rekabet gücünü zayıflatmıştır[6]. 12 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 13
Petrol Fiyatları 2011 yılı içerisinde yaşanan Japonya depremi ve Libya da yaşanan sorunlar nedeniyle artan petrol fiyatlarında Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürme kararı almış ve Yunanistan başta olmak üzere Avrupa nın birçok bölgesinde yaşanan ekonomik sıkıntılar yaşanmış olmakla birlikte, 2010 yılında ortalama 79,48 $/v olan brent petrol fiyatı 2011 yılında yaklaşık %40 oranında artmış ve yıl ortalaması 111,26 $/v olarak gerçekleşmiştir[2]. Petrolün sınırlı bir coğrafyada takas edilmesi nedeniyle politik gelişmelerden Brent petrolü kadar etkilenmeyen WTI petrol fiyatı 2011 yılında 94,88 $/v olarak gerçekleşmiştir. 2012 yılında ise, OPEC petrol arzının yüksek seyretmesi, Çin ve Hindistan da petrol talep büyüme beklentisinin yavaşlamasıyla birlikte Brent petrol fiyatı Haziran ayında ortalama 95,16 $/v olarak gerçekleşmiştir[7]. Şekil 10. 2009-2012 Dönemi Brent ve WTI Petrol Fiyat Hareketleri[6] 14 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 15
1.2. Doğal Gaz Sektörü Doğal Gaz Ticareti 2010 yılında 297,63 miyar m3 olan LNG ticaret hacmi 2011 yılında %11 büyüme oranı ile 330,8 milyar m3 olarak gerçekleşmiştir. Boru hatları ile doğal gaz ticareti ise %2,5 artarak 694,6 milyar m3 olarak gerçekleşmiştir [2]. OECD üyesi Avrupa ülkeleri doğalgaz ithalatında liderliklerini korurken oransal olarak en büyük artış Güneydoğu Asya da gerçekleşmiştir. Özellikle Çin ve Hindistan ın doğal gaz ithalatı 2010 yılına oranla dört kat artmıştır. Japonya da ise Fukuşima kazasından sonra LNG ithalatında artış yaşanmıştır[8]. Doğal Gaz Tüketimi 2010 yılında 3.153 milyar m3 olan doğal gaz talebi 2011 yılında %2,2 lik bir artış ile 3.223 milyar m3 olarak gerçekleşmiştir[2]. 2009 yılında küresel kriz nedeniyle düşen doğal gaz tüketimi nedeniyle 2010 yılında %7,5 artan doğal gaz tüketimine karşılık, 2011 benzeri bir artış oranını yakalayamamıştır [2]. Şekil 11. 2011 Yılı Dünya Doğal Gaz Ticareti, (milyar m3 ) [2] Şekil 12. Yıllar İtibariyle Dünya Doğal Gaz Tüketimi[2] 16 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 17
Doğal Gaz Rezervi 2010 yılında 196,1 trilyon m 3 olan doğal gaz rezerv miktarı, 2011 yılında % 6,3 lük artışla 208,4 trilyon m 3 olarak gerçekleşmiştir[8]. Şekil 14.Yıllar İtibariyle Dünya Doğal Gaz Üretimi[2] Şekil 13. 2011 Yılı Bölgeler İtibariyle Dünya Doğal Gaz Rezervi[8] 2011 yılında 44,6 trilyon m 3 ispatlanmış rezerv miktarı ile ilk sırada yer alan Rusya Federasyonu nu 33,1 trilyon m 3 ile İran, 25 trilyon m 3 ile Katar izlemektedir[8]. Bu üç ülkenin doğal gaz rezervleri dünya doğal gaz rezervinin %49,3 üne denk gelmektedir. Doğal Gaz Rezerv Ömrü 2010 yılında 61,7 yıl olan doğal gaz rezerv ömrü 2011 yılında rezerv artışının etkisiyle arttırarak % 3,1 oranında artan rezerv miktarı ile 63,6 yıla yükselmiştir[2]. Doğal Gaz Üretimi 2010 yılında 3.178,2 milyar m 3 olarak gerçekleşen doğal gaz üretimi, 2011 yılında % 3,1 artmış ve 3.276,2 milyar m 3 olarak gerçekleşmiştir. Doğal gaz üretimindeki bu artış büyük ölçüde ABD, Rusya ve Katar dan kaynaklanmıştır[2]. Şekil 15. 2011 Yılı Dünya Doğal Gaz Üretimi, (İlk On Ülke)[2] 18 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 19
Doğal Gaz Depolama Nisan 2012 itibariyle 356,3 milyar m3 olan dünya doğal gaz depolama kapasitesinin 148 milyar m3 le, %41,6 sı Kuzey Amerika da yer almaktadır[10]. Eski SSCB 109,4 milyar m3 (%30,7), Avrupa 93,8 milyar m3 (%26,3), Asya-Okyanusya 3,7 milyar m3 (%1), Orta Doğu 1,3 milyar m3 (0,4) ve Güney Amerika 0,1 milyar m3 (%0,03) doğal gaz depolama kapasitesine sahiptir[11]. Doğalgaz depolama için kullanılan alanların çoğu eski kuyular olmakla birlikte, tuz mağaraları ve akiferler de kullanılmaktadır[9]. Güneydoğu Asya da depolama kapasitesi gelişmekte, Çin ve Hindistan ın 2016 yılına kadar Uluslararası Enerji Ajansı depolama kapasite standartlarına ulaşması beklenmektedir[5]. Doğal Gaz Fiyatları 2011 yılında Amerika da konvansiyonel olmayan metotlar ile üretilen gaz ve gaz piyasasının serbest piyasa mekanizması çerçevesinde hareket etmesi nedeniyle Henry Hub doğal gaz fiyatları düşüş trendi izlemiştir. Yıl başında 161,71 $/bin m3 olan doğal gaz fiyatı yıl sonunda 113,86 $/bin m3 olarak gerçekleşmiştir. Henry Hub doğal gaz fiyatlarındaki düşüş trendi 2012 yılında da devam etmektedir. Temmuz 2012 de ise Henry Hub doğal gaz fiyatı 106,74 $/bin m3 olarak gerçekleşmiştir[10]. Şekil 16. 2011 Yılı Henry Hub ve Rus Doğal Gaz Fiyatları[10] Kontrat fiyatları sabit olan doğal gaz sektöründe, spot gaz fiyatları mevsimsel dalgalanmalardan etkilenmektedir. Doğal gazın elektrik üretiminde önemli bir kaynak olması da doğal gaz fiyatları üzerinde etkili olmaktadır. 20 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 21
Konvansiyonel Olmayan Gaz Üretimi ve Enerji Sektörüne Etkileri Son yıllara kadar yüksek üretim maliyeti, yetersiz teknoloji ve rezervlerin verimli kullanılamaması gibi nedenlerle tercih edilmeyen konvansiyonel olmayan gaz üretimi, ABD tarafından geliştirilen metotlarla artmaya başlamıştır. 2011 yılında konvansiyonel olmayan gaz üretimi küresel üretimin %16 sını oluşturmuştur. Konvansiyonel olmayan hidrokarbon üretiminde beklentiler; ABD nin 20 yıllık LNG ihtiyacının konvansiyonel olmayan gaz üretim ile karşılanması, LNG piyasalarında oluşan rekabet nedeniyle fiyatların petrol piyasasından daha ılımlı bir çizgide seyretmesi, doğalgaz kullanım alanının genişlemesi ve küresel çevre hedeflerine yaklaşılması, Tablo 2. Teknik Olarak Üretilebilir Doğal Gaz Kaynakları [12] Doğal gaz ihracatçısı ülkelerin sayısının artması ile birlikte doğal gaz OPEC inin kurulması veya tek üreticinin küresel piyasayı domine etmesi ihtimallerinin zayıflaması[11], olarak özetlenebilir. ABD nin 2016 yılında doğal gaz ihracatçısı durumuna gelmesi beklenmektedir[3]. Henüz konvansiyonel olmayan üretimden kaynaklı çevre kirliliği konusunda ciddi bulgular sözkonusu olmamakla birlikte üretim sürecinde kullanılan kimyasal maddeler ve operasyonel riskler şüpheye neden olmaktadır. Bu kapsamda UEA tarafından hazırlanan Doğal Gazın Altın Çağı için Altın Kurallar (Golden Rules for a Golden Age of Natural Gas) adlı raporda çevre ile ilgili alınabilecek önlemler hem ülkeler hem de şirketler açısından sıralanmış, ilgili önlemlerin alınmasının kuyu maliyetlerini %7 artabileceği öngörülmüş, ancak sözkonusu kurallara uyulması halinde dünya gaz üretiminin olumlu yönde etkileneceği belirtilmiştir[12]. Şekil 17. 2011 Yılı Üretilebilir Gaz Rezervleri (İlk 15 Ülke) [13] 2017 yılına kadar olan dönemde konvansiyonel olmayan gaz üretimi ile ilgili gelişmelerin Kuzey Amerika da olması beklenmektedir. Diğer bölgelerde ise uygun bir yatırım ortamının oluşmaması, altyapı ve servis endüstrisinin gelişmemesi, fiyatların uygun olmaması, konvansiyonel olmayan üretime karşı toplumsal muhalefet gibi nedenlerle gelişmelerin sınırlı olması beklenmektedir[3]. Gelişmelerin olabileceği ülkeler olarak anılan Çin, Brezilya ve Avustralya da ise metan eldesi ve tight gaz alanında gelişmeler yaşanmış, kömür yataklarından olmuş; belirtilen dönemde şeyl gaz konusunda ciddi gelişmeler beklenmemektedir[12]. 22 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 23
1.3. 2012 Yılında Petrol ve Doğal Gaz Sektöründe Beklenen Gelişmeler Petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 20 sini İran dan karşılayan Avrupa Birliği 1 Temmuz 2012 itibariyle İran a yaptırım uygulayacağını açıklamıştır. İran ise olası bir müdahale karşısında Hürmüz Boğazını kapatma tehdidinde bulunarak petrol piyasalarında dalgalanmaya neden olmuştur. Dünya petrol ticaretinin %20 sine sahip Hürmüz Boğazında petrol akışının aksaması halinde petrol fiyatlarının yükselmesi beklenmektedir[13]. Avrupa nın ekonomik performansının halen düzelememiş olması, Çin ve Hindistan da petrol talep beklentilerinin düşmeye başlaması ve OPEC in petrol arzını yüksek düzeyde sürdürmesi 2012 yılında petrol fiyatlarının hızlı bir şekilde düşmesine neden olmuştur. Ancak, Ağustos 2012 tarihi itibariyle küresel ekonomi ile ilgili pozitif beklentiler ve Kuzey Denizi nde gerçekleşen grev ve lokavtların petrol arzında sıkıntı yaratması sonucunda petrol fiyatları tekrar artmaya başlamıştır. 2010 yılında Meksika Körfezinde yaşanan kaza, Avrupa da offshore faaliyetlerinde yeni düzenlemeleri gündeme getirmiştir. AB tarafından yürütülen çalışma maliyetleri, bürokrasiyi artırması ve verimi düşürmesi gerekçesi ile Kuzey Denizi nde üretim yapan ülkelerin muhalefetine neden olmuştur[15]. 2012 yılında upstream yatırımlarında özellikle sondaj miktarında artış %4,3 oranında artış beklenmekte olup, Libya %206,3 ile en yüksek artışın beklendiği ülke durumundadır[16]. Konvansiyonel olmayan üretim teknolojisinin gelişmesi ile dünya hidrokarbon talebinde konvansiyonel olmayan kaynaklara yönelim yaşanmaktadır. Konvansiyonel üretimde ise, üretimi arttırma teknikleri, 3 boyutlu görüntüleme, derin deniz sondajları, çatlatma (fracking) ve sondaj sırasında log alma tekniklerinin kullanımı artmaktadır[17]. Rezerve erişim daha fazla yatırım gerektirmekte; yükselen petrol fiyatları ve sektörde artan faaliyetler ise personel, ekipman ve hizmet maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır[18]. Şekil 18. 2011-2020 Dönemi Yeni Petrol ve Doğal Gaz Kaynakları[17] Arap Baharının bölgedeki petrol ve doğal gaz yatırımlarına olumsuz etkileri nedeniyle önümüzdeki 5 yıllık dönemde petrol fiyatlarının artması beklenmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı projeksiyonlarında dünya enerji yatırım ihtiyacının 2035 yılına kadar 38 trilyon dolar olacağı, 10 yıllık periyotta hampetrol üretimindeki artışın %90 oranında Orta Doğu ve Kuzey Afrika dan sağlanacağı öngörülmektedir[18]. Fukuşima faciası sonrasında gelişmiş ülkeler artan enerji taleplerini karşılamak için doğal gaza özellikle LNG ye yönelmiş; ve Asya LNG piyasasında fiyatlar yükselmiştir. İlerleyen dönemde ise ticaret hacminde LNG fiyatlarının düşük olduğu Avrupa dan Asya ya bir kayma beklenmektedir[2,19]. Aralık 2011 de Durban da biraraya gelen ülkeler 2020 yılına kadar sera gazı emisyonunu düşürme hedefleri konusunda uzlaşmış olmakla birlikte, ülke politikaları nedeniyle bağlayıcı ve eyleme geçmeyi gerektiren kararlar alamamışlardır[20]. Novorrosisk ve Supsa limanları ile Karadeniz limanlarına petrollerini ulaştıran Azerbaycan ve Kazakistan da üretim ve ihracatın artması ile tekrar hareketlenen ve yıllık 50.000 gemi 5.500 tanker geçişi ile dünyanın en yoğun geçitleri arasında yer alan Türk Boğazlarında en dar mesafenin yarım milden az olması geçidi zorlu kılmaktadır. Bu nedenle boğazlarda çevresel tehditler nedeniyle yaşanabilecek kazalara karşı yeni düzenlemeler getirilmesi gündeme gelmektedir[4]. 24 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 25
2.TÜRKİYE DE PETROL ve DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Ü lkemizde 2011 yılında, 47,57 adam/ay jeolojik saha çalışması (tamamı TPAO tarafından), 75,26 ekip/ay jeofizik saha çalışması (59,37 ekip/ay TPAO) gerçekleştirilmiş, 101 adet arama kuyusu, 35 adet tespit kuyusu, 60 adet üretim kuyusu, 5 adet doğal gaz depolama kuyusu olmak üzere toplam 201 adet kuyu açmış olup, 324.689 metre sondaj yapılmıştır. 2011 yılında toplam 2,4 milyon ton petrol ve 793 milyon m3 doğal gaz üretilmiş olup, günümüze kadar toplam 137,9 milyon ton petrol ve 12,8 milyar m3 doğal gaz üretimi gerçekleştirilmiştir. Türkiye de yeni petrol sahalarının keşfedilmesi ve ikincil üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ile üretim düşüşü engellenebilmiş, ancak 2010 yılında yükselen üretim 2011 yılında %5,1 düşmüştür[18]. Ayrıca, 2002 yılından itibaren TPAO tarafından kurulan ortaklıklarla Trakya da gerçekleştirilen yeni doğal gaz keşifleri ve eski sahalarda açılan yeni üretim kuyularının devreye girmesi ile 2001 yılında düşen doğal gaz üretimi tekrar yükselişe geçmiş ve 2008 yılında 1.014 milyon m3 üretim ile tarihin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. 2011 yılı üretimi ise 793 milyon m3 olarak gerçekleşmiştir[19]. 2011 yılı yurtiçi üretilebilir petrol rezervi 310,4 milyon varil (45,43 milyon ton) olup, yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurtiçi toplam hampetrol rezervinin 19,2 yıllık bir ömrü bulunmaktadır. 2011 yılı yurtiçi üretilebilir doğal gaz rezervi 7,17 milyar m3 tür. Yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurtiçi doğal gaz rezervinin 9 yıllık bir ömrü bulunmaktadır. Diğer taraftan, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye de, deniz arama alanlarından Karadeniz ve Akdeniz de 1990 lı yıllarda yapılan sismik çalışmalarla karasuları ve açık denizlerin potansiyeli incelenmiştir. Son yıllarda deniz sondaj teknolojisindeki gelişmelerin, su derinliklerinin fazla (1.000 2.000 m) olduğu alanlarda arama ve üretim imkanlarını ortaya çıkarması ile denizlerimizde hidrokarbon aramacılığının yapısı hızla oluşturulmuştur. TPAO nun Karadeniz, Akdeniz ve Ege de arama faaliyetleri 2004 yılından itibaren devam etmektedir. 23 Kasım 2011 tarihinde TPAO ile Shell arasında Akdeniz Bölgesi Antalya deniz alanlarındaki 3 ruhsat alanını kapsayan bir ortak işletme anlaşması imzalanmıştır. 26 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 27
Son 10 yılda özellikle Kuzey Amerika da geliştirilen teknoloji ile geleneksel olmayan yöntemle gaz üretiminde yaşanan gelişmelere paralel olarak ülkemizde de TPAO-Transatlantic TEMI ile imzalanan ve 2011 sonuna kadar geçerli olan mutabakat zaptının yanısıra, 23 Kasım 2011 tarihinde Shell ile Ortak İşletme Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma kapsamında geleneksel olmayan yöntemlerle gaz üretimi gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Ülkemizde bir ilk olacak söz konusu gaz üretiminin ülkemiz hidrokarbon ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması beklenmektedir. Türkiye deki petrol sahalarının %7 si 25-500 milyon varil rezerve sahip olup, kalan %93 ünün rezervi 25 milyon varilden azdır. Başka bir deyişle, Türkiye de keşfedilmiş petrol sahalarının %93 ü küçük saha %7 si ise orta saha sınıfındadır. Şekil 19. Yıllar İtibariyle Türkiye Hampetrol Üretimi[18] Şekil 20. Yıllar İtibariyle Türkiye Doğal Gaz Üretimi[18] 28 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 29
2011 yılı yurtiçi üretilebilir petrol rezervi 310,4 milyon varil (45,43 milyon ton) olup, yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurtiçi toplam hampetrol rezervinin 19,2 yıllık bir ömrü bulunmaktadır. Şekil 21. Yıllar İtibariyle Türkiye Hampetrol Arzı [18] 2011 yılı yurtiçi üretilebilir doğal gaz rezervi 7,17 milyar m3 tür. Yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurtiçi doğal gaz rezervinin 9 yıllık bir ömrü bulunmaktadır. Diğer taraftan, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye de, deniz arama alanlarından Karadeniz ve Akdeniz de 1990 lı yıllarda yapılan sismik çalışmalarla karasuları ve açık denizlerin potansiyeli incelenmiştir. Son yıllarda deniz sondaj teknolojisindeki gelişmelerin, su derinliklerinin fazla (1.000 2.000 m) olduğu alanlarda arama ve üretim imkanlarını ortaya çıkarması ile denizlerimizde hidrokarbon aramacılığının yapısı hızla oluşturulmuştur. TPAO nun Karadeniz, Akdeniz ve Ege de arama faaliyetleri 2004 yılından itibaren devam etmektedir. 23 Kasım 2011 tarihinde TPAO ile Shell arasında Akdeniz Bölgesi Antalya deniz alanlarındaki 3 ruhsat alanını kapsayan bir ortak işletme anlaşması imzalanmıştır. Son 10 yılda özellikle Kuzey Amerika da geliştirilen teknoloji ile geleneksel olmayan yöntemle gaz üretiminde yaşanan gelişmelere paralel olarak ülkemizde de TPAO-Transa tlantic TEMI ile imzalanan ve 2011 sonuna kadar geçerli olan mutabakat zaptının yanısıra, 23 Kasım 2011 tarihinde Shell ile Ortak İşletme Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma kapsamında geleneksel olmayan yöntemlerle gaz üretimi gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Ülkemizde bir ilk olacak söz konusu gaz üretiminin ülkemiz hidrokarbon ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması beklenmektedir. Türkiye deki petrol sahalarının %7 si 25-500 milyon varil rezerve sahip olup, kalan %93 ünün rezervi 25 Şekil 22. Yıllar İtibariyle Türkiye Doğal Gaz Arzı [18] milyon varilden azdır. Başka bir deyişle, Türkiye de keşfedilmiş petrol sahalarının %93 ü küçük saha %7 si ise orta saha sınıfındadır. 30 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 31
Son on yılda Türkiye hampetrol arzı %15 oranında düşerken, doğal gaz arzı %121 oranında artmıştır. 2011 yılında hampetrol talebinin %9,5 i yerli üretimle karşılanmış, doğal gazda ise bu oran %2 olarak gerçekleşmiştir. 32 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 33
2.1.TPAO nun Sektördeki Yeri TPAO, önümüzdeki yıllarda Ülkemizin petrol ve doğal gaz ihtiyacını karşılayan, çalışılması en çok arzu edilen, bölgesinde etkin bir dünya enerji şirketi olmak vizyonu doğrultusunda, çalışmalarını sürdürmektedir. TPAO, yurtdışı faaliyetleri kapsamında uluslararası petrol şirketleri ile oluşturulan konsorsiyumlara iştirak etmek suretiyle Azerbaycan ve Kazakistan da sürdürdüğü üretim faaliyetlerinin yanısıra Irak ta, birinde operatör olmak üzere dört sahada servis hizmetine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. İş geliştirme kapsamındaki çalışmalar ise ülkeler ve/veya şirketler arası ilişkiler çerçevesinde sürdürülmektedir. TPAO nun yurtdışı petrol üretiminin büyük kısmı Azerbaycan daki Azeri-Çıralı-Güneşli Üretim Projesinden oluşmaktadır. TPAO %9 hisse sahibi olduğu Şah Deniz Projesi ile yurtdışındaki ilk doğal gaz üretimini gerçekleştirmiş olup, bu üretimle birlikte ülkemiz doğal gaz ihtiyacının bir kısmını da yurtdışından karşılamaktadır. Güney Kafkasya Doğal Gaz Boru Hattı (SCP) Projesi ise Şah Deniz Projesindeki üretim faaliyetlerine bağlı olarak sürekli gaz sevkini sürdürmektedir. Projenin ana hedefi, ikinci aşamada bölge doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa ya iletilmesidir. Bu kapsamda Trans Anadolu Doğal Gaz Boru hattı nın uzatılması Avrupa ya gaz sevkinde önemli adım olarak değerlendirilebilir. Libya da ilk petrol keşfini 2009 yılında gerçekleştiren TPAO tarafından açılan 11 adet arama kuyusunun 7 si petrol keşfi ile sonuçlanmıştır. Libya da siyasi istikrarın sağlanmasının ardından TPAO Libya ofisi Kasım 2011 itibariyle çalışmalarına tamamen başlamış olup, 2012 yılında operasyonel faaliyetlere başlanması planlanmaktadır. 1994 yılından itibaren TPAO, Irak ta hidrokarbon arama ve üretim yatırımlarında bulunabilmek amacıyla Petrol Bakanlığı ile yakın temaslarını devam ettirmektedir. TPAO 2009 yılında Irak Missan ve Badra petrol sahalarının, geliştirilmesi için işletme hakkının yanısıra, 2010 yılında da Siba ve Mansuriya Gaz Sahalarının 20 yıllık işletme hakkını da konsorsiyum ortaklığıyla birlikte kazanmış olup, faaliyetlerini sürdürülmektedir. Bahsi geçen sahalara ek olarak 2012 yılında Blok-9 da ihale kazanılmış ve yatırım sürecine geçilmiştir. Ayrıca TPAO bağlı kuruluşu TPIC vasıtasıyla Rumalia Sahasında Irak Milli Petrol Şirketi (SOC) ne ait 45 kuyuluk ihale imzalanmış olup, sondaj faaliyetleri sürdürülmektedir. Yine TPIC tarafından Kolombiya da Gonzalez ve Maria Conchita bloklarında faaliyetlere devam edilmektedir. Küresel enerji talebindeki artışa paralel olarak, ekonomik gelişme ve refah düzeyindeki yükselme ile birlikte, Türkiye nin enerji ihtiyacı da hızlı bir şekilde artmaktadır. TPAO, 2014 yılında $58,8 milyar olacağı öngörülen ülkemiz enerji ithalat faturasının azaltılması ve arz güvenliğinin teminine yönelik faaliyetlerini sürdürmektedir[19]. TPAO, Türkiye nin mevcut petrol potansiyelinin tespiti, üretilmesi ve ekonomiye kazandırılması için kara alanlarının yanı sıra, son yıllarda denizlerdeki arama faaliyetlerine de ağırlık vermiştir. 34 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 35
Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış ve gelişen teknolojiye paralel olarak azalan üretim maliyetleri, Karadeniz Havzasını petrol şirketlerinin ilgi odağı haline getirmiştir. Bu kapsamda TPAO nun denizlerde son 7 yılda gerçekleştirdiği sismik program miktarı, 57 yıllık tarihinde denizlerde gerçekleştirilen sismik çalışmaların toplamından fazladır. TPAO, büyük riskler taşıyan derin deniz arama yatırımlarında diğer şirketlerle risk paylaşımı yoluyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu kapsamda, Ortaklığımızın, BP ile ortak yürüttüğü Doğu Karadeniz arama çalışmaları çerçevesinde, Türkiye nin ilk derin deniz sondajı (Hopa-1) 2006 yılında tamamlamış olup, 5.343 m de sondajı tamamlanan Yassıhöyük-1 kuyusu ile Ortaklığımız dünyada ultra derin deniz sondajı gerçekleştirilebilen ilk 10 şirket arasında yerini almıştır. Ayrıca, Petrobras, Exxonmobil ve Chevron ile ortaklıklar kurarak Karadeniz de sürdürdüğü sondaj faaliyetleri kapsamında; Sinop-1 kuyusu Petrobras operatörlüğünde, Yassıhöyük-1 ve Sürmene-1 kuyuları ise TPAO operatörlüğünde tamamlanmıştır. 2011 yılında denizlerde toplam 4 adet (1 TPAO, 3 Ortak) kuyuda 12.844 m. (7.844 m. TPAO hissesi) sondaj gerçekleştirilmiş olup, Akdeniz de Kasım 2011 tarihinde Shell ile imzalanan ortaklık anlaşması ile önemli bir aşama kaydedilmiştir. Ayrıca 2 Kasım 2011 tarihinde 1 kara ve 7 deniz olmak üzere toplam 8 ruhsatta KKTC ile TPAO arasında Ortak Arama ve Üretim Paylaşımı Anlaşması imzalanmıştır. İmzalanan anlaşma kapsamında TPAO Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nde 26.04.2012 tarihinde Türkyurdu-1 kuyusunu açmaya başlamıştır. Şekil 23. Türkiye deki Petrol Şirketlerinin 2011 Yılı Hampetrol Üretim Payları[18] 2011 yılında 793 milyon m 3 olarak gerçekleşen Türkiye doğal gaz üretiminin %40 ı TPAO tarafından gerçekleştirilmiştir. Doğal gaz talebi mevsimlere göre değişmekte, kış aylarında talep yaz ayları talebinin iki katına kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle, yaz aylarında talep fazlası gazın saklanabileceği, kış aylarında da saklanan bu gazın artan talebi karşılamak için kullanıma sunulabileceği gaz depolarına ihtiyaç duyulmaktadır. Batı Karadeniz de, günde 2,1 milyon m 3 üretim kapasitesine sahip çift katlı Akçakoca platformu devreye alınmış olup, üretim katından günde 450.000 500.000 m 3 doğal gaz üretimine sondaj katından ise doğal gaz üretimini arttıracak olan geliştirme ve yeni üretim kuyularının sondajına devam edilmektedir. 2011 yılında 2,4 milyon ton olarak gerçekleşen Türkiye hampetrol üretiminin %75 i TPAO tarafından gerçekleştirilmiştir. Son on yılda yurtiçi petrol üretiminde %3 oranında düşüş gözlenmiş olmakla birlikte, TPAO özellikle 2003 yılından sonra Batman Bölgesinde uyguladığı üretimi arttırma çalışmaları sonucunda üretim düşüşünü kısmen durdurmuştur. Şekil 24. Türkiye deki Şirketlerin 2011 Yılı Doğal Gaz Üretim Payları [18] 36 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 37
Ayrıca, 18.04.2001 tarih ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu, doğal gaz ithal eden şirketlerden ithal ettikleri doğal gazın %10 unu yurtiçinde depolama konusunda, depolama şirketleriyle anlaşma yapması şartını aramaktadır. Bu kapsamda, ülkemizin biri denizde diğeri karada olmak üzere toplam 1,6 milyar m3 kapasiteli ilk yeraltı doğal gaz depolama projesi olan Silivri Doğal Gaz Depolama Projesi çalışmaları TPAO tarafından 1998 yılında başlatılmış, 2007 yılında depolanan gazın geri üretimi gerçekleştirilmiştir. 2009 yılında 2,66 milyar m3 e artırılan depolama kapasitesinin 2013 sonunda 2,84 milyar m3 e, 14 milyon m3/g olan geri üretim kapasitesinin ise kademeli olarak; 2013 yılında 25 milyon m3/g e, 2016 yılında 50 milyon m3/g e yükseltilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. TPAO nun 2,661 milyar m3 lük yeraltı doğal gaz deposunun 2,1 milyar m3 ü BOTAŞ ın kullanımına tahsis edilmiştir. Geriye kalan 561 milyon m3 lük kapasitenin EPDK nın ithalat ve/veya toptan satış lisansına sahip firmalara eşit ve tarafsız bir biçimde kullandırılması için mevzuat çalışmaları yapılmış, bu kapsamda Türkiye nin ilk yeraltı doğal gaz deposu olma özelliği taşıyan tesislerin kullanım esaslarını belirleyen Kullanım Usul ve Esasları ise 06.04.2012 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanmıştır. TPAO nun 561 Milyon m3 lük ek kapasitesinin 75 milyon m3 lük kısmı ile 2012 yılından itibaren ithalat ve/veya toptan satış lisansına sahip 8 adet firma için de gaz depolanmaktadır. Ayrıca, BOTAŞ tarafından Tuz Gölü nde kurulması planlanan 1 milyar m3 kapasiteli depolama tesisi çalışmaları kapsamında Kasım 2011 ayında ihale tamamlanmıştır. Tesisin 2015 yılında hizmete sokulması planlanmaktadır[22], ayrıca Çalık Enerji tarafından Tuz Gölü havzasında başlanan 1,4 milyar m3 kapasiteli yeraltı doğal gaz depolama projesinin ÇED çalışmaları ise devam etmektedir[23]. 38 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 39
2.2.Rafinaj Sektörü Genel Durum Türkiye de Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ) a ait İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman olmak üzere toplam dört adet rafineri faaliyet göstermektedir. 1962 yılında işletmeye alınan ATAŞ Rafinerisi ise Temmuz 2004 tarihinde depolama faaliyetlerine yönelerek rafineri faaliyetlerine son vermiştir. Ataş Rafinerisinin faaliyetlerine son vermesi ile 32 milyon ton/yıl olan Türkiye toplam rafineri kapasitesi 28,1 milyon ton/yıl a düşmüştür[24]. Rafinerilerde İşlenen Hampetrol Ülkemizde 2011 yılında 20,9 milyon ton hampetrol işlenmiş ve 20,2 milyon ton petrol ürünü üretilmiştir[24]. Şekil 25. 2011 Yılı Rafineri Bazında İşlenen Hampetrol Miktarı[24] 40 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 41
KAYNAKLAR Rafinerilerde Üretilen Petrol Ürünleri 2010 yılına oranla %7,5 artan petrol ürünleri üretimi 2011 yılında 20,2 milyon ton olarak gerçekleşmiştir[24]. 1.BP Energy Outlook 2030, Ocak 2012 2.BP Statistical Review 2012, Haziran 2012 3.EIA AEO2012 Early Release Overview, http://www.eia.gov/forecasts/aeo/er/early_ production.cfm 4.EIA, World Oil Transit Chokepoints, http://205.254.135.7/countries/regions-topics. cfm?fips=wotc 5. Medium-Term Oil and Gas Markets 2011, http://www.iea.org/publications/free_new_desc. asp?pubs_id=2392 6. EIA, Spot Oil Prices, http://www.eia.gov/dnav/pet/pet_pri_spt_s1_a.htm 7.OPEC,Monthly Oil Market Report June 2012, http://www.opec.org/opec_web/static_files_ project/media/downloads/publications/momr_june_2012.pdf 8. IEA, Gas Medium-Term Market Report 2012 9. UGS in Europe:Present and Future,Thierry Rou aud General Secretary of Cedigaz FLAME 2012, Amsterdam, 16 Nisan, 2012 10.Index Mundi, http://www.indexmundi.com/ 11. James Baker Institute, Shale Gas and U.S. National Security 12. Golden Rules for a Golden Age of Gas 13. BBC Türkçe, AB, İran a petrol ambargosu kararı aldı [http://www.bbc.co.uk/turkce/ haberler/2012/01/120123_eu_iran_sanction_approved.shtml]. Şekil 26. 2011 Yılı Türkiye Rafinerilerinde Üretilen Petrol Ürünleri Dağılımı[25] Sektörün Rekabet Gücü EPDK tarafından Doğu Akdeniz Petrokimya ve Rafineri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine 2007 yılında verilen rafineri (Adana/Ceyhan) lisansının yanısıra, 2010 yılında da Socar & Turcas Rafineri Anonim Şirketine rafineri (İzmir/Aliağa) lisansı verilmiş olup, İzmir/Aliağa da kurulacak olan STAR Rafinerisi nin temeli atılmıştır[25]. 14. Oilgram Price Report Prices Effective: May 3, 2012 15. Oil and Gas Journal 6 Şubat 2012 16. World Oil February 2012 17. Oxford Institute for Energy Studies, Oxford Energy Forum 18.Reuters, UPDATE 2-Arab Spring disrupts energy investment-iea, http://uk.reuters.com/ article/2011/10/18/iea-investment-idukl5e7li1s820111018 19. Petroleum Economist Mart 2012 20. Durban Climate Agreements: Back To the Future,IHS CERA Insight 19 Aralık, 2011. 21.TPAO 2011 Yılı Faaliyet Raporu 22. Deloitte, Türkiye Doğal Gaz Piyasası: Beklentiler, Gelişmeler 2012, Mart 2012. TÜPRAŞ a ait dört rafineriye ek olarak; EPDK ya yapılan tüm lisans başvurularının kabul edilmesi halinde Ceyhan da toplam 15 milyar ABD Doları civarında yatırım planlanmıştır. 23. Çalık Enerji, http://www.calikenerji.com/petrol_devam.php?sf=petrol&k=272&u=460 24. 2011 Yılı TÜPRAŞ Faaliyet Raporu, http://www.tupras.com.tr/uploads/tupfra2011.pdf 25. Turcas, http://www.turcas.com.tr/tr/yazi.php?id=9 42 Türkiye Petrolleri A.O. / Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu / 2011 43
www.tpao.gov.tr Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü Hampetrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu 2012