MEDENİ YARGIDA CENİNİN TARAF EHLİYETİ Halil İbrahim KOVAR A. CENİN KAVRAMI Cenini, genel olarak ana rahmine düşen ancak henüz doğmamış insan organizması olarak tanımlamak mümkündür. Tıp terminolojisinde ise bu tanıma teknik bir ayrım getirilmiş olup, canlı organizmaya yumurtanın döllenmesinden itibaren geçen ilk sekiz haftada embriyo, bu sürecin sonundan doğum anına kadar olan sürede ise cenin(fetüs) adı verilmektedir. B. HAK SUJESİ OLARAK CENİN Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. (MK m. 28) Medeni Kanun da yer alan bu hükme göre hukukumuzda ceninin hak ehliyetini kazanması sağ doğum şartına bağlanmıştır. Buradaki şartın hukuki niteliği hakkında tartışmalar mevcuttur. Bir görüşe göre cenin hak ehliyeti geciktirici şarta bağlıdır. Bu durumda sağ doğum gerçekleşene kadar ceninin hak ehliyeti olmasının hukuki hüküm ve sonuçları askıdadır. Sağ doğum şartı gerçekleştiğinde geçmişe etkili olarak bu hüküm ve sonuçlar doğmuş olacaktır. Bir diğer görüşte ise ceninin hak ehliyetinin, sağ doğum bozucu şartına bağlı olduğu savunulmaktadır. Bu görüşe göre ceninin hak ehliyeti ana rahmine düştüğü andan itibaren söz konusu olacak ve kanuni temsilci vasıtasıyla bu hakları aktif olarak kullanabilecektir. Bu durumda sağ doğum gerçekleşmez ise yapılan hukuki işlemler geriye etkili olarak ortadan kalkacaktır. Bir diğer görüşte ise şartın bozucu mu geciktirici mi olduğuna karar verilirken söz konusu hakkın niteliğine ve dürüstlük kuralına dayalı olarak ceninin hukuki korunma ihtiyacın mevcut olup olmamasına bakılarak karar verilmelidir. Bu halde, ceninin sağ doğum şartını sözleşmesel ilişkilerde geciktirici şart; kişiliğin korunması, miras hakkı gibi durumlarda bozucu şart olarak kabul etmek gereklidir. Bu görüşler içerisinde hukuki işlem güvenliği ve usul ekonomisi ilkesi gereğince yapılacak bir değerlendirme ile kanaatimizce MK m.28 f.2 de öngörülen sağ doğum şartının geciktirici şart olarak kabul etmemiz gerekir. Bu kabulün bir sonucu olarak yalnız İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi 1
kanunla açıkça düzenlenen durumlarda ceninin kanuni temsilci vasıtasıyla hak ehliyetini aktif olarak kullanabilmesi söz konusu olacaktır. C. MEDENİ YARGIDA TARAF EHLİYETİ Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme, usuli hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi bir davada davacı veya davalı olarak hukuki uyuşmazlığına çözüm arayabilecektir. Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. (HMK m.50) Hukuk Muhakemeleri Kanunu nda yer alan bu hükme göre Medeni Kanun da düzenlenen medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan herkesin bir davada taraf ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir. Kanunun madde gerekçesinde Taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. denilmek suretiyle medeni haklardan yararlanma ehliyetinin hak ehliyeti olduğu ifade edilmektedir. MK m.8 f.1 Her insanın hak ehliyeti vardır. hükmüyle medeni haklardan yararlanma ehliyetini insan olmakla sahip olunacağını ifade etmektedir. Bu durumda bir yaşında bebeğin, temyiz kudreti olmayan bir kişinin medeni haklardan yararlanma ehliyeti vardır. Dolayısıyla bu kişilerle birlikte diğer tüm insanlar HMK m.50 hükmüne göre aynı zamanda davada taraf ehliyetine de sahiptir. Taraf ehliyeti HMK m. 114-d hükmünce dava şartıdır. Aynı zamanda usul işleminin geçerlilik koşuludur. Bu nedenle kişilerin taraf ehliyetine haiz olmaları yapılan usul işleminin geçerliliği bakımından önem taşımaktadır. D. CENİNİN TARAF EHLİYETİ Ceninin hak ehliyeti ile ilgili olarak kanunda öngörülen sağ doğum şartının geciktirici şart olduğunu ve dolayısıyla sağ doğum henüz gerçekleşmeden kanuni bir takım istisnalar dışında kanuni temsilci aracılığıyla hak ehliyetinin aktif olarak kullanılmasının mümkün olamayacağını yukarıda belirtilmiştik. Bu durumun usul hukukuna ilişkin yansımalarını taraf ehliyeti 2
bakımından değerlendirmek gerekirse, ceninin Medeni Kanun uyarınca hak ehliyetine sahip olduğu durumlarda HMK m.50 hükmüne dayalı olarak taraf ehliyetine sahip olacağı da kuşkusuz kabul edilmelidir. Ancak yukarıda da ifade edildiği gibi bu istisnai bir durumdur. Kural olarak ceninin sağ doğumundan önce yapılacak hukuki işlemler bakımından bir davada taraf ehliyeti yoktur. Nitekim Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2005 yılında konuyla ilgili vermiş olduğu bir kararında Kural olarak medeni haklardan yararlanma ehliyeti ceninin kişilik kazandığı anda gerçekleşir. Ancak geriye etkili olarak ana rahmine düştüğü günden itibaren hüküm doğurur. Somut olayda, küçük O. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başladığından hak ehliyetine sahip değildir. Bu nedenle, annesi tarafından velayeten açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü usul ve yasaya aykırıdır sonucuna vararak ceninin taraf ehliyetinin olmadığını vurgulamıştır. Konu ile ilgili bir diğer yargı kararı ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından 1984 yılında verilmiştir. Bu karara göre Dava açabilme taraf olma ehliyetine bağlıdır. Taraf ehliyeti, medeni hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şeklidir. HUMKnun 38. maddesine göre "dava ehliyeti kanunu Medeni ile tayin olunmuştur." Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip her gerçek veya tüzel kişi, taraf olma ehliyetine de sahiptir. Ancak gerçek kişinin yaşadığı sürece taraf ehliyeti vardır (Bakınız: Prof. Dr. Baki Kuru ; Hukuk Muhakemeleri Usulü Ank. 1979 Cilt I Sh. 604/605). Medeni Kanunun 27/1. maddesinde de, kişiliğin sağ olarak tamamıyla doğduğu andan başladığı, ölümle son bulacağı vurgulanmıştır. Medeni kanunun 27/2. maddesinde ise "çocuk sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü andan itibaren Medeni haklardan istifade eder" denilmektedir. Görülüyor ki, gerek yasa gerek bilimsel düşünce, davada taraf olmayı sağ ve tam doğuma (kişilik) bağlamaktadır. Hukukumuzda, Cenin medeni haklardan yararlanma (hak ehliyeti) ehliyetinin, geciktirici koşula bağlı bir ehliyet olduğu kabul edilmektedir. Kural olarak Medeni haklardan yararlanma ehliyeti, cenin kişilik kazandığı anda (tam olarak sağ doğum) gerçekleşir. Ancak geriye etkili olarak ana rahmine düştüğü günden itibaren hüküm doğurur (Dr. Mustafa Dural - Türk Medeni Hukukunda Gerçek Kişiler- İstanbul 1977 Sh. 21 ve dip çot 25; Prof. Dr. Ergun Özsunay- Gerçek kişiler Ank. 1981 Sh. 23). Kişilik sağlam ve tam doğumla başladığına göre, yasanın özel biçimde düzenlediği ayrık hal (M.K.nun 298, 377/3. maddesi uyarınca kayyım atanması ve babalık davasının açılması) dışında, Cenine, bu evrede dava hakkı tanınması, kanuni (Veli) veya kazai (Vasi) temsilci aracılığı ile bu hakkın kullandırılması mümkün değildir. (Bak. Dural a.g.e Sh. 22, 3
özsunay a.g.e Sh. 20, Zevkliler a.g.e Sh. 28). Cenin halinde Velayet hakkı kullanılamıyacağı, vasi atanamıyacağına göre dava hakkının kullanılmasından da söz edilemez. Ceninin miras hakkında şarta bağlı mirasçı olması nedeniyle aynıdır. sonucuna varılarak ceninin usul hukukunda taraf ehliyeti bakımından nasıl bir değerlendirmeye tabi olacağı isabetli olarak vurgulanmıştır. E. SONUÇ Ceninin medeni haklardan yararlanma ehliyeti olan hak ehliyetine sahip olması sağ doğması geciktirici şartına bağlıdır. Bu durumda cenin için hak ehliyetinin usul hukukundaki yansıması olan taraf ehliyetine sahip olmak, kanunda yer alan istisnai düzenlemeler haricinde sağ doğumdan önce mümkün olmayacaktır. 4
BİBLİYOGRAFYA SEROZAN, Rona: Medeni Hukuk Genel Bölüm/Kişiler Hukuku. DURAL, M./ÖĞÜZ, T./GÜMÜŞ, M. A.: Türk Özel Hukuku Cilt III, Aile Hukuku, İstanbul 2014. PEKCANITEZ, H./ ATALAY, O./ ÖZEKES, M.: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yay., Ankara 2014. YARGITAY 4. HD. 23.10.1984, 6447/7849. YARGITAY 21. HD. 10.03.2005, 10405/2205. KURT, Leyla Müjde: Ceninin Malvarlığı Hakları, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt:2 Sayı:1 Yıl:2011. OĞUZMAN, K./BARLAS, N.: Medenî Hukuk, Giriş-Kaynaklar-Temel Kavramlar, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2008. UMAR, Bilge: Medeni Usul Hukukunda Davanın Dinlenme Şartı Olarak Ehliyet, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, S.38. EPÖZDEMİR, Rezan: Medeni Usul Hukukunda Taraf Ehliyeti, İstanbul 2009. KALE, Serdar: Medeni Yargılamada Taraf Ehliyeti, İstanbul 2009. 6100 Sayılı Kanun Gerekçesi (www.tbmm.gov.tr) 5