HABERİ 12. SAYFADA. Barzani den teşekkür. Türkiye nin birçok yerinde Kobani nin kurtarılışını kutlayan sevinç gösterileri.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HABERİ 12. SAYFADA. Barzani den teşekkür. Türkiye nin birçok yerinde Kobani nin kurtarılışını kutlayan sevinç gösterileri."

Transkript

1 EFSANE RÖPORTAJLAR 28 Ocak 2015 Çarşamba Fiyatı 25 Kr YPG,ÖSO, Peşmerge nin Kobani zaferi TÜRKİYESİZ olmazdı Türkiye nin başını ağrıtan, Ayn el Arap (Kobani), aylarca süren yoğun çatışmaların ardından IŞİD in elinden alındı. Rakka Devrimcileri saha komutanı Ebu İbrahim, Ayn el Arap (Kobani) denetiminin tamamının bazı Kürt grupları ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından sağladığını söyledi. AA muhabirine açıklamada bulunan Ebu İbrahim, ÖSO, YPG gibi bazı Kürt grupları ile Peşmergelerin Kobani ilçesinin kontrolünü tamamıyla ele geçirdiğini ifade ederek "IŞİD ile çatışmalarımız Kobani çevresinde devam ediyor. Kobani'yi IŞİD güçlerinden temizledik" dedi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de (SOHR), şehri savunan grupların Ayn el Arap'ı terör örgütü IŞİD'den tamamen temizlediğini duyurdu. Türkiye nin büyük katkılarıyla terör örgütü IŞİD'in Kobani'den püskürtüldüğü haberleri üzerine Güneydoğu illerinde kutlama yapıldı. Diyarbakır, Siirt, Şanlıurfa gibi illerde sokağa dökülen vatandaşlar halay çekti, slogan attı. Sıcak suyla TEMİZLİK Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi temizlik ekipleri, yeni hizmete giren araçlarla özellikle cam bariyer, pion bariyer, ferforje, yazı silme, afiş çıkartma gibi temizlik işlemlerinde 80 derece sıcak su kullanıyor. 5 TE Çankaya, bitkisini üretiyor HABERİ 5 TE Fehmi Koru SYRIZA Türkiye de hangi partinin mukabili? 3. Sayfada Prof.Dr. Nurullah Çetin Türkçe Bakış 9. Sayfada Hayrettin İvgin Kültürel Boyut 8. Sayfada M.Nuri Parmaksız Hayata ve Aşka dair 8. Sayfada www. Arınç: Türkiye nin rolü umarım unutulmaz Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Yunanistan'daki seçimlere ilişkin, "Türkiye olarak bizi ilgilendiren şey: yeni hükümetle elbette en iyi ilişkileri kuracak noktada olmamız" dedi. HABERİ 12. SAYFADA Barzani den teşekkür Gündem Yunanistan Yunanistan'da Çipras'ın Başbakan olmasından çok seçim vaatleri konuşuluyor. Dünya gelişmelere odaklanmış durumda. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Yunanistan'daki seçimlerin ardından Yunanistan'ın Avro Bölgesi'nde kalacağını söylerken; IMF Başkanı Christine Lagarde, ekonomik reformlar konusunda uyardı. HABERİ 12. SAYFADA gazetesi.com.tr gazetemizi bu adresten takip edebilirsiniz Kobani, uzun zamandan beri devam eden çatışmalar sonucu IŞİD in elinden kurtarıldı. ü dan takip edebilirsiniz Yunanlı seçmenler öyle bir tercihte bulundu ki, dünya bu tercihin yankılarını konuşuyor Syriza lideri Aleksis Çipras'ın nasıl bir yol izleyeceği de merak konusu Türkiye nin birçok yerinde Kobani nin kurtarılışını kutlayan sevinç gösterileri vardı Gazetemizi https://www. Davutoğlu KUTLADI Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yunanistan'ın yeni Başbakanı Aleksis Çipras'ı arayarak tebrik etti. Davutoğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından yaptığı açıklamada, "Az önce Yunanistan'ın yeni Başbakanı Sayın Aleksis Çipras'ı arayarak tebrik ettim. Kendisini en kısa zamanda Türkiye'ye bekliyorum" ifadesini kullandı. Başbakan Davutoğlu, yeni dönemin Yunan halkı ile iki dost ülke olan Türkiye ve Yunanistan ilişkileri için hayırlı olması temennisinde bulundu..com/yedigün-gazetesi IKBY Başbakanı Mesut Barzani, "Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na çaba, gayret ve tavırları nedeniyle çok teşekkür ediyorum. Onların mertçe tavırları olmasaydı Peşmerge güçleri, Kobani'nin yardımına gidemezdi. Ayrıca Kobanili sığınmacıların barındırılmasında da çok önemli bir rol oynadılar" dedi. HABERİ 12 DE Gazetemizi Aydaki Adam ı yazan NAZLI ERAY İLE aşk, şehir ve edebiyat Türk edebiyatının usta kalemi Nazlı Eray, Efsane Güzeldereli ye konuştu. Nazlı Eray nasıl birisi? Kendisini kendi içinde nasıl tanımlıyor? İki kent; Ankara ve İstanbul arasında bir tercihte bulunuyor mu? Ona İstanbul u terk ettiren ilk aşkın önünde, sonunda neler var? Birincilikle girdiği Hukuk Fakültesini neden yarım bıraktı? Kaç kere aşık oldu? Kaç kere evlendi? Evlenmek istiyor mu? gibi sorular ile yazarlığa ve son kitabı Aydaki Adam Tanpınar a bakışını bulacağınız bu röportajda başka sürprizler de saklı https://www. /yedigun.gazetesi Efsane GÜZELDERELİ nin soruları ve Nazlı Eray ın yanıtları 13. SAYFADA BAHÇELİ çok sert konuştu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Ahmet Davutoğlu nu sert bir dille eleştirdi. Bahçeli, "Şeklen de olsa Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan bir şahsın, Türk milletinin gözünün içine baka baka, övüncümüz, kültürel kıvancımız, asırlar içinde zenginleşerek bugünlere vasıl olmuş Türkçe'ye rakip çıkarma aymazlığı siyasi ön alma değil, tamı tamamına siyasi cinayettir" dedi. Devlet Bahçeli, "Davutoğlu'nun Kürtçe öğrenme merakı bir ihtiyacın ürünü olmaktan çok milletimizin arasına nifak sokma çabasının eseridir" diye konuştu. Kılıçdaroğlu ruhani liderlerle buluştu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da azınlıkların ruhani liderleriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, "CHP olarak hiç kimsenin yaşam tarzına müdahale etmemeyi hiç kimseyi inancı ve etnik kimliği dolayısıyla sorgulamamayı temel ilke edindik" dedi. HABERİ 12. SAYFADA Ayman Güler: CHP iktidarın güvencesi Partisinden istifa eden CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Halka güven vermeyen, seçmeni ve parti üyelerini umutsuzluğa sürükleyen CHP yabancısı bu yapı, 2015 seçimlerinde ve sonrasında halkımız ve seçmenimiz için değil, mevcut iktidar için güvencedir" dedi. HABERİ 12 DE

2 2 SINEMA TV / MAGAZIN 28 Ocak 2015 Çarşamba Yönetmen Tülay Gökçimen, savaş muhabiri olma hayalini Savaşın Çocukları belgeseliyle gerçekleştirdi İSTANBUL - Yönetmen Tülay Gökçimen, savaş muhabiri olma hayalini, Suriye'deki iç savaşı çocukların gözünden anlattığı "Savaşın Çocukları" belgeseliyle gerçekleştirdi. İHH İnsani Yardım Vakfı'nın yapımcılığını üstlendiği "Savaşın Çocukları" belgeselini yöneten Gökçimen, Suriye'deki iç savaşı çocukların gözünden ekrana taşıdı. Şimdiye kadar yedi belgesel çeken Gökçimen'in başörtüsü yasağı nedeniyle okuyup gerçekleştiremediği savaş muhabirliği hayali, iç savaşın yaşandığı Suriye'de çektiği belgeselle gerçek oldu. Yönetmen Gökçimen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 55 dakikalık belgeseli için Suriye'deki Atme kampında, Reyhanlı'da, çeşitli hastanelerde ve İstanbul'da çekim yaptığını belirterek, en küçüğü 4, en büyüğü 12 yaşında, 15 çocukla konuştuğunu dile getirdi. Suriye'deki savaşın çocuklardan daha yalın şekilde öğrenileceğini düşündüğünü ifade eden Gökçimen, savaşta bombayla, silahla ya da dondurucu soğuk sebebiyle binlerce çocuğun hayata veda ettiğini anlattı. Liseden sonra iletişim fakültesinde okumak istediğini söyleyen Gökçimen, "28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağı sebebiyle üniversiteye başlayamadım. Özel eğitim aldım ve hep piyasada çalıştım. Hayalim savaş muhabiri olmaktı. Şu anda belki savaş bölgelerindeki insanların sesini duyurmak isteğim, o hayalimi gerçekleştirmek istememden kaynaklanıyor" diye konuştu. - "Çekim yaptığımız yer bombalandı" Suriye'de yaptığı çekimler sırasında zorlandığını belirten Gökçimen, belgesel için Suriye'nin İdlib kentindeki Atme kampında, sınır illerinde ve İstanbul'da yaşayan Suriyeli çocuklarla konuştuklarını kaydetti. Gökçimen, belgesel için Hatay'dan Suriye'ye geçtiğini ifade ederek, güvenlik ve saldırı tehdidi nedeniyle çekimleri birkaç saatte yapıp hava kararmadan Türkiye'ye girdiklerini anlattı. Çekimleri kısa sürede ve saldırı tehlikesi altında tamamladıklarını söyleyen Gökçimen, "Sınır illerinde yetim çocuklarla konuştuk. Onlar bir çiçek bile çizemiyor. 'Gelecekte ne olacaksın?' diye sorduğumuzda, 'Acaba büyüyecek miyim ya da yaşayacak mıyım?' diye cevap veriyorlar. Büyükşehire göç etmiş hayata olumlu bakan çocuklar da var ama onlarda uzuvlarını kaybetmişler. Suriye'de bizim çekim yaptığımız yere, bir hafta sonra bomba atıldı. Bomba yüklü araç patlatıldı ve aynı yerde onlarca insan öldü. Şu anda belgeselde konuştuğum çocuklar, 'yaşıyor mu?' diye sorsanız, 'yaşıyor ya da yaşamıyor' diye birşey diyemem" diye konuştu. Gökçimen, daha önce Suriyeli çocukların savaşı anlattıkları bir belgesel yapılmadığını dile getirdi. Belgeselin birçok dilde yayınlanacağını söyleyen Gökçimen, "Televizyon kanallarında belgesel Arapça, İngilizce ve Kürtçe olarak yayınlanacak. Türkiye çapındaki bütün illerde kültür merkezlerinde ve üniversitelerde gösterimi sürüyor. Okullarda öğrenciler bizden cd alıp gösterim yapabiliyorlar. Yurt dışından belgesele Kuveyt, Bahreyn ve İngiltere'den talep var" şeklinde konuştu. Ece Erken e doğum hediyesi... İSTANBUL - 7 ay lık ha mi le Ece Er ken, do ğum he di ye si ni de er ken den ala rak bü yük bir sür priz ya şa dı. Ün lü su nu cu nun eşi Ser kan Uçar, 890 bin eu ro de ğe rin de ki be yaz Lam borg hi ni Aven ta - dor mar ka oto mo bi li do ğum son ra sı he di ye ede ce ği ni söy le di. Uçar, eşi ni di rek si yo na ge çir me yi de ih mal et me di. Ase na Er kin ve Yağ mur Sa rı oğ lu na ra kip olan Ece Er ken, Yal nız ben bu nu kul lan ma ya kı ya mam Ase - na nın ara ba sı na çarp tık la rı nı duy dum. 30 bin li ra lık ha sa rı var mış di ye rek her ke si gül - dür dü. Do ğu mu nu Ame ri ka da yap ma ya ha zır la - nan Ece Er ken, ai le bü yük le rin den ve to ye di - ği ni de açıkladı. Su nu cu, Ben ço cu ğu mun ge le ce ği için ora da do ğum yap mak is ti yor - dum fa kat eşi min ai le si ve ken di ai lem bu du ru ma kar şı çı kı yor. Bu durumda do ğumu İstanbul da yapacağım diye konuştu. Vizyona yeni girecek filmler "Çılgın Kamp" Amerikan çocuk filmlerinde sık rastlanan macera ve komedi dolu kamp filmlerine, Türk yapımı "Çılgın Kamp" ekleniyor. Yarıyıl tatiline denk gelen film, birbirleriyle bir türlü geçinemeyen, sürekli kavga eden ve yazı geçirmek için aynı kampa giden iki grup çocuğun maceralarını konu alıyor. Aram Gülyüz ile Emir Khalilzadeh'in yönettiği filmin oyuncu kadrosu; Burak Temiz, Murat Prosçiler, Eda Gülten, Yiğit Alp Karadayı, Ecenaz Mutluer, Furkan Şentürk, Volkan Ünal, Hamza Yazıcı, Emre Şen, Sertaç Ekici ve Özge Dolay gibi isimlerden oluşuyor. "Arayış" Michel Hazanavicius'un yönettiği ve Berenice Bejo, Annette Bening, Maxim Emelianov ile Abdul Khalim Mamatsuiev'in oynadığı Fransa yapımı "Arayış" izleyiciyle buluşacak. Yönetmen Michel Hazanavicius ve oyuncu eşi Berenice Bejo, beş Oscar'lı "Artist"in ardından bu kez bir savaş dramında bir araya geldiği film, Cannes'da Altın Palmiye için yarıştı. Filmde bir yardım kuruluşunda çalışan kadınla Çeçenistan'daki savaştan etkilenmiş bir çocuğun hikayesi anlatılıyor. "Cesur Tom ve Sihirli Ayna" Ernesto Padron'un yönettiği ve Keremcem'in seslendirdiği "Cesur Tom ve Sihirli Ayna" animasyon meraklılarının ilgisini çekmeye aday. Masal uyarlaması olan filmde, küçük ama cesaretli Tom'un sihirli bir dünyada, krallığı büyünün etkisinden kurtarıp, prensesin kalbini kazanmaya çalışma çabası izlenebilecek. 05:23 İstiklal Marşı ve Günün Program Akışı 05:25 Sarayın Doktoru 06:30 1'de Sabah 09:00 1'de Bugün 09:15 Avrupa Avrupa 11:00 İyi Fikir 12:45 Böyle Bitmesin 14:30 Beni Böyle Sev 16:35 1'de Bugün 16:50 Zengin Kız Fakir Oğlan 19:00 Ana Haber Bülteni 19:45 Spor 19:50 Hava Durumu 19:55 Diriliş Ertuğrul 23:00 Yedikule Hayat Yokuşu 01:05 Beni Böyle Sev 03:05 1'de Bugün 03:20 Dizi Klip 03:30 Zengin Kız Fakir Oğlan 07:00 Kahvaltı Haberleri 10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert 13:00 Kızlar ve Anneleri 15:00 Alemin Kıralı 16:00 Zahide ile Yetiş Hayata 18:55 Atv Ana Haber 20:00 Kara Para Aşk 23:40 Kim Milyoner Olmak İster? 00:55 Bitmeyen Şarkı 02:20 Aşk ve Ceza 03:50 Beyaz Gelincik 07:00HER SABAH 08:452.SAYFA 10:40DİLARA KOÇAK İLE İYİ YAŞAM 12:30ERKAN AKKUŞ İLE ÖĞLE HABERLERİ 12:50DERYA'NIN DÜNYASI 15:00DUDAKTAN KALBE 17:00İKİNCİ BAHAR 18:15EKİN OLCAYTO İLE ANA HABER 19:30SPOR BÜLTENİ 19:45YABANCI SİNEMA ÖLÜM MELEĞİ 21:30YABANCI SİNEMA DEV ARILAR 23:10BUNU KONUŞALIM YAŞAM-CANLI 00:00YABANCI SİNEMA TEKRAR 01:30YABANCI SİNEMA TEKRAR 06:00 Dila Hanım 07:00 Aşkın Bedeli 07:45 Deniz Yıldızı 09:00 Beni Affet 10:00 Melek 12:00 En Güzel Bölüm 12:30 Aşkın Bedeli 14:30 Benim Kuaförüm 16:00 En Güzel Bölüm 16:30 Beni Affet 18:30 Star Haber 19:15 Deniz Yıldızı 20:30 Güzel Köylü 23:30 Aşktan Kaçılmaz 07:30 Aile Doktoru (Yeni) 08:45 Magazin 8 09:00 Aramızda Kalmasın 11:45 Sekizde 8 12:30 Ütopya Panorama 13:45 Ver Fırına (Yeni Bölüm) 15:30 Bu Tarz Benim (Yeni) 18:30 Ütopya 20:00 O Ses Türkiye Düelo 23:15 3 Adam 01:15 Bu Tarz Benim 04:45 Ver Fırına 06:00 Geniş Aile 06:45 Günaydın 09:30 Alın 11:00 Aşk-ı Memnu 12:30 Gün Arası 13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir 15:45 Evim Şahane 17:15 Arka Sokaklar 18:40 Baba Haber Bülteni 19:00 Ana Haber Bülteni 20:00 Hayat Yolunda 23:15 Yerli Dizi 01:30 Abbas Güçlü ile Genç Bakış 19:55 DİRİLİŞ ERTUĞRUL 13. Yüzyıl Dünya yeni kudretini arıyordu. Ve Anadolu, emperyallerin kavgaya tutuştuğu bir diyardı de Türklerin girdiği bu topraklara şimdi, Haçlılar ve Moğollar da ortak olmak istiyordu. Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Mezopotamya yeni sahibini arıyordu. İşte bu yangın yerinde, bizim hikayemizin kahramanı Ertuğrul da, 400 çadırlık obasına bir yurt arıyordu. Yıllardır yersiz ve yurtsuz kalan Kayılar, Ertuğrul dan acılarına, çilelerine ve yolculuklarına son verecek. 19:45 ÖLÜM MELEĞİ Orjinal İsmi:Angel Of Death Yönetmen:Wayne Rose Oyuncular:Steven Seagal, Amir Arison, Jesse Hutch Yapım Yılı:2012 Tür:Aksiyon/Polisiye Kane, Hayalet e adım adım yaklaştıkça Finch in sahada daha geniş görev almasına izin verir. Peki Finch bunun için hazır mıdır? Ekip, bavul ticareti yapan kaçakçıları takiptedir ancak, CIA bağlantısının kendilerine karşı çalıştığından şüphelenmektedirler. Cemal ve Gül herkesten gizli evlenmek için tarih almışlardır. Ancak Yusuf ve Hüsnü de Kamuran ve Cemal için nikah tarihi alma çabasına girer. Kamuran'ın hamile raporu nedeniyle nikah tarihinin öne alınması Gül ve Cemal'in bütün planlarını alt üst eder. Bu nikahı engellemek için Kamuran'ın hamile olmadığını kanıtlamaları gerekecektir. Cemal bunun için bir plan yapar ancak Kamuran'ın inadı yüzünden geç kalır. Cemal ve Kamuran'ın nikah tarihi gelmiş çatmış ve Cemal'in nikah masasına gitmekten başka çaresi kalmamıştır. 20:30 GÜZEL KÖYLÜ

3 bölge haberleri 28 Ocak 2015 Çarşamba 3 İnternet, Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) Genel Koordinatörü Meltem Banko, yarıyıl tatilinin başlamasıyla iki hafta okuldan uzak kalacak öğrencilerin vakitlerinin çoğunu internette geçirebileceklerine dikkati çekerek, internet ve sosyal medyanın aşırı ve bilinçsiz kullanımı nedeniyle çocukların sanal zorbalığa (cyberbullying) maruz kalabilecekleri uyarısında bulundu. Yarıyıl tatilinde SANAL ZORBALIĞA dikkat!.. Akıllı telefon reklamıyla dolandırıcılığa 28 yıl hapis istendi ANKARA - Bazı küçük televizyon kanallarına, 219 liraya "akıllı telefon" sattıkları yönünde reklam veren, ancak parasını aldıkları kişilere "oyuncak", "bozuk" ya da "farklı" telefon gönderdiği ileri sürülen akraba iki kişi hakkında, 4 kişiyi bu yolla dolandırdıkları gerekçesiyle toplam 8'er yıldan 28'er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Cumhuriyet Savcısı Ersin Akdere'nin hazırladığı iddianamede, müştekilerden Sebahattin Tatlılıoğlu'nun Ankara'dan, Kadir Evlice'nin Antalya'dan, Gül Ulutaş'ın Sapanca'dan ve Mehmet Zahir Taş'ın Kulp'tan suç duyurusunda bulundukları belirtildi ve müştekilerin beyanları özetlendi. Buna göre müştetiler şikayetlerinde, bazı küçük televizyon kanallarında, İstanbul'daki bir numarayla bağlantı kuranlara, 219 ya da 220 liraya, "garantili", akıllı cep telefonu gönderileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine sipariş verdiklerini anlattılar. Müştetilerden Tatlılıoğlu, parayı ödeyip, kargoyu aldığında kutu içinden "oyuncak şeklinde, çalışmayan telefon", Evlice "başka bir telefon", Ulutaş "arızalı bir telefon", Taş ise "sahte bir telefon" çıktığını beyan ettiler ve bunları iade etmelerine karşın, paralarını ya da vaat edilen telefonu alamadıklarını aktardılar. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturmaların bağlantılı olduğu, bu nedenler soruşturmaların, müştekilerin parayı yatırdığı posta çeki hesabının bulunduğu yerde yetkili olan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında birleştirildiği ifade edilen iddianamede, sanıklardan Muhammet K. ile Eşref K'nin ifadeleri özetlendi. Muhammet K, firma sahibi olduğunu belirterek, "call center" yöntemiyle pazarlama yaptıklarını kaydetti. Posta çeki hesabının firmasına kayıtlı olduğunu ancak diğer şüpheliye vekalet verdiğini anlatan Muhammet K, müştekilerin iddialarındaki akıllı telefonu sattığını "söylemediğini", Tahtakale'den Çin malı akıllı telefonları alıp, isteyenlere sattığını iddia etti ve suçlamaları reddetti. ÇORUM - Banko, eğitim öğretim yılının birinci döneminin bitmesiyle yaklaşık 18 milyon öğrencinin yarıyıl tatiline çıktığını, bu iki haftalık süre içerisinde öğrencileri ve ailelerini bekleyen bazı sanal tehlikelerle ilgili AA muhabirine değerlendirmede bulundu. Çocukların kişisel bilgilerini internette kolayca paylaşıp kendisi için uygun olmayan oyunları oynayarak zaman geçirdiğini ve internet yoluyla taciz ya da huzur bozucu davranışlarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Banko, çocukların internette yalnız olmadıklarını, bu nedenle kimlerle ve nasıl iletişim kurduklarının takip edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. İnternetin yaygınlaşmasıyla "Cyberbullying" adıyla bilinen "sanal zorbalık" tehlikesinin de arttığını ifade eden Banko, şunları kaydetti: "İletişim araçları üzerinden başkalarını aşağılama, tehdit etme, küçük düşürme, rahatsız etme davranışı çocuklarımızın karşı karşıya kalabileceği tehlikelerden biridir. Çocuklarımız, internette yalnız değil ve kimlerle nasıl iletişim kurduklarını takip etmemiz gerçekten çok zor. Bu bakımdan, internette özellikle gerçek hayatta belki de hiç karşılaşmayabileceğiniz türden insanlarla, internet sapıklarıyla, kişilik problemi olan insanlarla iletişim kurmaları hiç de zor değil. Bunun bilincinde olmamız gerekiyor. Ayrıca müstehcen içerik bulunduran internet sitelerinin varlığı da ayrı bir gerçektir. Bu alanda yasal mevzuat gereği idari yaptırım kararlarının uygulandığını bilsek bile, internetin her an yeniden güncellendiği bir hayatımız var. Bu içeriklerin çocuklarımızın karşısına çıkma olasılığı da çok yüksek." Çocukların gerçek dünyanın tehlikeleri karşısında yetişkinlerin tecrübelerine, geliştirdiği algı yeteneğine sahip olmadıklarına işaret eden Banko, "Sosyal ağların çocuklarımız tarafından da kullanıldığını biliyorum. Kendi fotoğrafını, kamera veya ses kaydını sonradan pişmanlık duyacağı şekilde paylaşan çocuk sayısının hiç de az olmadığını düşünüyorum" dedi. Çocuklar tarafından sıkça işlenen internet bazlı suçların "cyberbullying", yasadışı dosya veya program indirme, e-posta ya da sosyal ağlar yoluyla hakaret, tehdit, cinsel taciz, bilişim sistemlerine girme ve veri değiştirme, müstehcen veya pornografik görüntü bulundurma ve depolama olarak sıralanabileceğini belirten Banko, arkadaş baskısı veya yanlış arkadaş ortamının çocukların internet suçlarına ilgisini arttırdığını, söz konusu eylemlerin çocuklar tarafından bir tür eğlence olarak dahi görülebildiğini dile getirdi. Banko, internet yoluyla işlenen suçlarda her geçen gün daha fazla fail ve mağdur çocuk tespit edildiği, bu oranların her geçen gün biraz daha arttığı vurguladı. ANKARA - Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) eğitmenleri, Deprem Simülasyon Merkezi'nde, öğrencilere deprem gerçeğini oyunlarla öğretiyor. Merkezde görev yapan AFAD Eğitmeni Emel Sonkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başkentte 2003'te kurulan Deprem Simülasyon Merkezi'nde bugüne kadar yaklaşık 138 bin kişiye afet bilinciyle ilgili eğitimler verdiklerini belirtti. İnsanları afetler konusunda bilinçlendirmeyi amaçladıklarını dile getiren Sonkaya, eğitimler sırasında katılımcıları, afet öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda bilgilendirdiklerini anlattı. Sonkaya, ziyaretçilerin çoğunluğunu ilköğretim çağındaki çocukların oluşturduğunu, bu nedenle değişik yöntemler benimsediklerini ifade ederek, "Çeşitli interaktif yöntemler kullanıyoruz. Oyunla, müzikle, drama etkinlikleriyle, tiyatroyla öğrenme gibi yöntemleri deniyoruz" dedi. Eğitimlerin öncelikli amacının "Hazırlık yaparsak önleyebiliriz" kültürünün yaygınlaşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Sonkaya, şöyle Çocukların internet yoluyla maruz kalabilecekleri suç ve risklerden korunmaları için ailelere büyük görevler düştüğünü anlatan Banko, ebeveynlerin çocuklarını sürekli denetim altında tutmalarını, bilgisayarlarını kontrol etmelerini ve karşılaşabilecekleri sorunlarla ilgili uyarılarda bulunmalarının önemli olduğunu söyledi. Ailelerin, çocuklarının karşılaşabileceği sorunlarla ilgili hukuki açıdan mücadele de başlatabileceklerini anımsatan Banko, şöyle devam etti: "Internet sapıklarından ya da kişilik bozukluğu olanlardan korunmak adına, öncelikle çocuklarımızın herhangi bir sosyal ağ kullanıp kullanmadığını tespit etmeliyiz. Kullanıyorsa da hesap bilgilerine sahip olmalı ve gerektiğinde bizzat müdahalede bulunabilmeliyiz. Çocuklarımıza kesinlikle, kişisel bilgilerini, adreslerini, telefon numaralarını, okul bilgilerini, gittikleri yerleri açıklamamaları gerektiğini ifade etmeliyiz. Hatta paylaştıkları fotoğraflardan dahi bu bilgilerin anlaşılmaması gerektiğini onlara açıklamalıyız. Bilgisayarların kesinlikle, yatak odasında olmaması, mümkünse, herkesin ortak kullandığı bir odada bulunması da önemlidir." Banko, uzun süre bilgisayar ve cep telefonu kullanımının da insan sağlığını olumsuz etkilediği gerçeğinin gözardı edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Karayollarının tuzu Yozgat'tan YOZGAT - Yozgat'ın Yerköy ilçesinde 250 yıldır üretim yapılan ocaktan çıkarılan kaya tuzu karayollarında buzlanmaya karşı kullanılmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerine gönderiliyor. Yerköy'e bağlı Sekili köyündeki ocakta görevli maden mühendisi Arkın Timurtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kaya tuzunu, kışın yollarda meydana gelen buzlanmalara karşı kullanmak üzere en çok karayolları ve belediyelerin aldığını söyledi. Yaklaşık 70 metre derinliğe, 2 bin metre uzunluğa sahip ocakta, 16 galeri ve 60 civarında noktadan günlük 400 tona kadar kaya tuzu çıkarabildiklerini belirten Timurtaş, bu günlerde özellikle karayollarındaki buzlanmaları önlemeye yönelik farklı bölgelere tuz gönderildiğini ifade etti. Ocakta kaya tuzu üretiminin delme ve patlatma işlemiyle başladığını anlatan Timurtaş, şöyle devam etti: "Patlatılan malzeme ocaktan, stok alanına veya duruma göre kırma eleme tesisine boyutlandırma için çıkarılır. Boyutlandırılan malzeme talebe göre, direkt tesisten de yüklenebilir. Kapalı stok alanlarımız var buradan da sevkıyat yapılır. Kaya tuzu, karayollarının yanı sıra hayvancılıkta, yem sanayisinde ve tekstilde kumaş sertleştirilmesinde kullanılır." Türkiye'nin her tarafına kaya tuzu gönderdiklerini söyleyen Timurtaş, üretim aşamasında ocakta yapılan patlatma işleminin jandarma denetiminde gerçekleştirildiğini kaydetti. Fehmi KORU SYRIZA Türkiye de hangi partinin mukabili? HER dört kişiden birinin işsiz olduğu bir ülke Yunanistan; işsizlerin yarıdan fazlasının birkaç yıl öncesine kadar işi vardı, orta-gelir grubundan sayılacak bir geliri de milyon nüfuslu ülkede 300 binden fazla insan aç bî-ilâç... Üretilen her Euro ya gözünü dikmiş bir alacaklısı var Yunanistan ın: Avrupa Birliği (AB)... Böyle bir ülkede, merkeze meydan okuyan, kendini dışlanmış hissedenlere fakir-fukara garip-guraba söylemiyle sahip çıkan, bedava elektrik, hastanede bakım, gıda ve kömür vaat eden, işsizlere iş, emeklilere ek gelir sağlamaktan bahseden, AB ye Borç morç yok, varsa da ödemiyorum diyeceği izlenimi veren bir partinin ilgi çekmemesi imkânsızdı. Kuruluşu üzerinden fazla zaman geçmeyen SYRIZA Yunanistan da sandıktan ilk sırada çıktıysa, sebebi, halkın yerleşik partilerden umudunu kesmesidir yılında Türkiye de AK Parti nin iktidara ulaşmasına pek çok yönden benziyor Yunanistan da SYRIZA nın başarısı... Avrupalı seçmenler 2. Dünya Savaşı sonrasında oluşan şartları zorlayan keskin kararlar alıyorlar. SYRIZA nın 40 yaşındaki lideri Alexis Tsipras ın gençliğini vurgulayanlar, İtalya da merkez-sol koalisyonunun ürünü Matteo Renzi nin başbakanlığa 39 yaşında geldiğini de hatırlamalı. İspanya da da, 36 yaşındaki Pablo Iglesias Turrión un başını çektiği Podemos, kuruluşu üzerinden henüz 4 ay geçmişken, ülkenin ikinci büyük partisi olmayı başardı. İngiltere de en belirgin politik tavrı ülkesini AB den çıkarma kararlılığı olan Nigel Farage in UKIP i, İşçi Partisi ile Muhafazakâr Parti arasında üleşilmiş iki partili- sistemi kırıp son Avrupa Parlamentosu seçiminde (2014) sandıktan birinci parti çıkmayı başardı. Demokrasilerde halkın nabzını tutabilen kazanıyor. SYRIZA, krizlerin ortaya çıkardığı bir koalisyon partisi olsa da, Tsipras savunduğu politikalarla Yunan halkını yanına çekmeyi başardı. HDP ve Selahattin Demirtaş ile SYRIZA ve Tsipras arasında benzerlikler kuranlar çıkıyor. Kendisini tek bir bölgenin partisi ve tek bir sorunun davacısı olmaktan çıkarabilir, daha doğrusu bunu yapabilecek potansiyele sahip olduğu görüntüsü veren Demirtaş a HDP yi bütün Türkiye nin partisi haline dönüştürme kolaylığı sağlanabilir ise neden olmasın? Esas sorulması gereken, İtalya ve İspanya dan sonra Yunanistan da yaşanan solun yeniden politika sahnesine dönüşü olayının Türkiye deki izdüşümü sorgulanırken, neden CHP nin akla gelmediği sorusu değil midir? Neden CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu SYRIZA ve Alexis Tsipras olamıyor? Avrupa nın neredeyse bütün ülkelerinde ılımlısından radikaline sol yükseliş halindeyken, neden CHP Türkiye de iktidar adayı haline gelemiyor? Demirtaş ın Tsipras, HDP nin SYRIZA olabileceği akla geliyor da, neden sol Kılıçdaroğlu ve CHP den medet ummuyor? CHP liler bu soruyu kendilerine sormalılar... Tabii her ülkenin kendine özgü şartları var. Yunanistan ın şimdilerde yaşadığı 2000 li yıllarda Türkiye nin başına gelmişti; AK Parti o dönemdeki arayışın sonucudur. SYRIZA, AKP nin yıllar önce gerçekleştirdiği başarılı deneyimi şimdi Yunanistan a uygulamış oldu. Vaatleri bile AK Parti nin uygulamalarına benzemiyor mu? SYRIZA Türkiye de AK Parti ye tekabül ediyor. Bu yönüyle CHP sıkıntı çekiyor olabilir; ama yine de sol adına politika yapan bir partinin söyleyecekleri, lideri tarafından söylendiğinde ciddiye alınacak vaatleri olmalı değil mi? Türkiye yi kapısında bekleten AB, gerekirse o kapıdan çıkmayı düşünen Tsipras ve Farage gibi Avrupalı liderlerle sarsılıyor. Sarsılsın, belki sarsılınca akılları başlarına gelir. 27 Ocak 2015/ HABER TÜRK Çocuklar, deprem gerçeğini oyunlarla öğreniyor konuştu: "Bunun yanında afetlerden korunmak için yapılacakların bireysel ve toplumsal refleks haline gelmesi hedefleniyor. Afet eğitiminde daha önce kullanılmamış yöntemler deneniyor. Afet eğitimleri için özel tasarlanmış sağlam ev yapma, eşya sabitleme oyunları, depremin oluşum mekanizmasını kavratmaya yönelik modeller, tiyatro, drama etkinlikleri, oryantiring oyunları, Karagöz-Hacivat oyunları, müzikle eğitim gibi zengin ve renkli uygulamalarla tamamen interaktif yöntemler kullanılıyor." Sonkaya, eğitimin başarısının katılımcı sayısının çokluğuyla değil, harekete geçirilenlerle ölçüldüğünü anlattı. Bu nedenle merkezde eğitim verdikleri öğrencileri geçen yıldan itibaren okullarında ziyaret ettiklerini kaydeden Sonkaya, "Güzel şeyler gördük. Eşya sabitlemişler, afet planlamaları yapmışlar. Evlerinde çeşitli uygulamalar yapmışlar, buluşma noktaları belirlemişler. Bu da bizi mutlu etti" ifadelerini kullandı. Talebin yoğunluğu nedeniyle merkez kapasitesinin artık yeterli olmadığını belirten Sonkaya, daha büyük ve teknolojik yeni bir afet eğitim merkezi projesi hazırlayarak, yetkililere sunacaklarını sözlerine ekledi.

4 428 Ocak 2015 Çarşamba ANKARA Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, Büro Memur-Sen Genel Merkezi ni ziyaret etti. Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan ile bir araya gelen Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, Yazgan a görevinin hayırlı olmasını dileyerek yapacakları çalışmalarda başarılar diledi. Ziyaretten memnuniyet duyduğunu ifade eden Genel Başkan Yusuf Yazgan, Büro Memur-Sen in durmadan, bıkmadan, yorulmadan kamu görevlilerinin hakları Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği Kadın Kolları nın düzenlediği eğitim programında, Başkentli iş kadınları, iş yaşamında etkili iletişim ve kendini doğru anlatma yöntemlerini uzmanlardan dinledi. Eğitimde, etkili iletişimde önceliğin, kişinin kendini tanıması olduğu vurgulandı. OSTİM merkezli Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği Kadın Kolları, düzenlediği eğitim programı ile iş hayatında ikna yöntemleri ve etkili iletişimi ele aldı. İş kadınlarının yoğun ilgi gösterdiği ve İnsan Kaynakları Uzmanı Yeliz Akpolat ın bilgilerini paylaştığı programda, iyi iletişimin bir için mücadele ettiğini söyledi. Büro Memur-Sen in hedeflerinin büyük olduğunu açıklayan Genel Başkan Yazgan, elde edecekleri kazanımlar ve teşkilatlarının özverili çalışmalarla 100 bin üyeye ulaşacaklarını vurguladı. 4/C lilerin sorunlarına değinen Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yazgan, en büyük sorunun 4/C lilerin kadroya geçirilmemesi olduğunu vurguladı. 4/C lilere adeta üvey evlat muamelesi yapıldığına dikkat çeken Yazgan, Başta TÜİK olmak üzere kamuda görev yapan 4/C li kardeşlerimiz sanat olduğuna vurgu yapıldı. Akpolat, etkili iletişimde ön yargılı olmamak, bakmak yerine görmek, konuşmak yerine söyleyebilmek, duymak yerine dinlemek gibi olguların dikkate alınması gerektiğine işaret ederken, kendimi en iyi ve en doğru nasıl ifade edebilirim ve karşımdakini en iyi ve en doğru nasıl anlarım? kavramlarının da etkili iletişimin temelini oluşturduğunu ifade etti. Etkili iletişim için kişinin önce kendini tanıması gerektiğine dikkat çeken Akpolat, bir insanın en uzun yolculuğu kendi içinde yapacağını ve tüm bilinmeyenleri bu yolculukta ortaya çıkaracağını dile getirdi. devletimiz ve milletimiz için alın teri akıtıyor. Maalesef tüm sözleşmeliler kadroya alınırken 4/C li kardeşlerimiz kadroya alınmadı. 4/C liler her yıl farklı bir sorun yaşıyor. Bu yıl da sözleşme krizi yaşandı. Bu kardeşlerimizin aldıkları ücret yetersizken bu tür uygulamaların yapılması da kamu ciddiyetine yakışmamaktadır. Yeni Türkiye de artık kamuda 4/C li kalmamalıdır ve başta TÜİK teki kardeşlerimiz olmak üzere tüm 4/C liler kadroya alınmalıdır. TBMM de görüşülen torba kanun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez le sendika genel merkezinde bir araya gelen Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, Yıllardır üvey evlat muamelesi gören 4/C liler kadroya alınarak yeni Türkiye de 4/C li kalmamalıdır dedi. Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan: 4/C liler kadroya alınmalı ile 4/C lilerin kadro sorunu çözüme kavuşturulmalıdır. Bu konuda sendika olarak TBMM de gerekli girişimlerde bulunuyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bu konunun üzerinde önemle durmalıdır dedi. Bakan Yardımcısı Etyemez, 4/C lilerin sorunlarını yakından bildiğini belirtti. 4/C lilerin kadroya geçirilmesiyle ilgili TBMM de gerekli mücadelenin verileceğini kaydeden Halil Etyemez, 4/C lilere kadro verilmesinin torba kanunda yer alması için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti. Aktif iş kadınlarına etkili iletişim dersi Adem Yavuz IRGATOĞLU BAKIŞ AÇISI CHP nin umudu hâlâ sağ 2015 seçimleri öncesi CHP direksiyonu yine sağ a kırdı. Sol şeridin hızı CHP ye fazla gelince, orta şeritte de sıkıştırmalar yaşanınca umudu sağ da arıyor. Oysa hemen yanı başımızda komşumuz olan Yunanistan da sol, zaferini ilan etti bile. 5 yıl gibi bir sürede partisinin oylarını neredeyse sekiz kat arttıran Çipras, hükümeti bile kurdu. Hani 2011 de Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ya Dayan Yorgo, CHP iktidara geliyor diyen Kılıçdaroğlu, şimdi ne yapacak? Yorgo da artık yok. Çipras a Kardeşim sen neden İncil e el basmadın, neden kıvrat takmadın mı? diyecek, yoksa Çipras a selam çakıp Yardım et Çipras, 2015 Haziran ı çok yakın mı? diyecek. Ya da Çipras ın seçim sürecinde danışmalığını yapan heyetle bir görüşme yapıp 2015 seçimlerinde iktidar umudu mu arayacak. Ama bilinen bir şey var ki CHP nin kafası fena halde karışık ve Kemal Kılıçdaroğlu işi sağlam tutarak, umudu sağ da arıyor. Oysa yanı başımızdaki sol, başını da oyunu da aldı gitti, koltuğa oturdu. Kendi öz değerlerine sahip çıkamayan, ilkelerinden taviz veren ve CHP nin ilkelerini savunanları partiden uzaklaştıran Yeni CHP yönetimi, son olarak Birgül Ayman Güler i de istifa ettirdi. Birgül Ayman Güler, Ankara Üniversitesi nden Kamu Yönetimi dersimin hocasıydı. Kendilerini iyi tanırım. O zamanlar da duruşundan taviz vermezdi şimdi de duruşundan taviz vermedi ve CHP den istifa etti. CHP deki sağ a açılım, sol a çalım atma yöntemi partideki birçok ismi rahatsız ediyor ama yaklaşan genel seçimler ve milletvekilliği adaylığı süreci bu isimleri susmak zorunda bırakıyor. Özellikle milletvekili adayları belirlendikten sonra asıl CHP- Paralel Yapı ittifakına yönelik önemli açıklamalar duyabiliriz. CHP deki şu anki öncelik koltukların korunmasıdır. CHP yeni açılımlarıyla sağ şeritten ilerleyen acemi sürücüler gibi ağır ağır yol almaya çalışıyor ama menzile varmak uzun sürecektir. Yunanistan daki Syriza nın seçimleri kazanması bizdeki sol a da umut oldu. Ama CHP hala sağ a açılım yaparak iktidar olma gayretlerini sürdürüyor. Oysa Syriza nın bu zaferi tesadüf değil. Çünkü ciddi bir kadro ve akıllı, mantıklı seçim stratejisi ile iktidara yürüyen bir sol örneği var orada. Bizde iktidarda bir muhafazakâr sağ partinin olduğunu unutan Kemal Kılıçrdaroğlu, toplama ile işi kotaracağını düşünüyor. Emine Ülker Tarhan, Süheyl Batum, Ercan Cengiz ve son olarak Birgül Ayman Güler gibi etkin isimlerin CHP den kopması, 2015 seçimlerinde CHP aday profilinde birçok renkli simanın olacağına işarettir. CHP şimdi yeni transferlerin peşinde. Bunlardan biri AK Parti nin kurucuları arasında yer almış, başbakan yardımcılığı yapmış (cumhurbaşkanı adayı gösterilmeyince) partiden ayrılarak yeni bir parti kurmuş, mitinglerine 50 kişiyi toplayabilmiş, sonra başarısızlığı anlaşılınca partisini kapatmış olan Abdullatif Şener. Bir diğer isim, 28 Şubat sürecinde Merve Kavakçı nın yanındaymış gibi görünen benim o gün Meclis te yaşanan manzarada hala şüphelerim var- şimdilerde paralel yapının savunuculuğunu yapan isimlerden Nazlı Ilıcak. Bir başka isim ise İstanbul un eski belediye başkanlarından Ali Müfit Gürtuna. Açılım sadece bunlarla da sınırlı değilmiş. Kulislerde konuşulan isimler arasında CHP nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yaptığı Mansur Yavaş, Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu (CHP nin emekli müftüsü de var, o nedenle buna alışık) isimler yer alıyor. CHP sağ şeride geçerken oysa birileri sol şeridi kaptırmış gidiyor. Çankaya, kendi bitkisini kendisi üretiyor Çankaya Belediyesi, park ve bahçelerini güzelleştirmek için ithal bitkilere değil Başkent in iklim şartlarında yaşayacak bitkilere yönelerek ve bunları Çansera'daki kendi seralarında yetiştiriyor. Belediye, şimdiden bahara hazırlanıyor. Belediyenin en önemli mesire alanlarından biri olan Çansera da görevli 12 personel, bin 600 metrekarelik sera alanlarında tohumları ekiyor, kış dönemi fide çelikleme işlemlerini gerçekleştiriyor. Bitkinin vejetatif yolla (canlı dokularından) çoğaltılmalarını sağlayan işlemle bugüne kadar 35 bin köke çelikleme yapıldı. İlk olarak uygun kökü seçen bahçıvanlar çelikleme yaptıkları kökleri soğuk ya da sıcak yastıklara aktarıyorlar. Park ve bahçelerde yaygın olarak kullanılan kızılçalı, kartopu, lükstrüm gibi bitkilere soğuk yastıklama yapılırken çalı grupları, ateş dikeni, gül gibi bitkilere ise sıcak yastıklama işlemi yapılıyor. Park ve bahçelerin peyzajında kullanılan renk renk çiçeklerin ilk tohumları da Çansera daki seralarda toprakla buluştu. Mart ayında dikimine başlanacak olan bitkilere belirli sera sıcaklığında özel olarak bakım yapılıyor. Kendi bitkisini kendi üreterek belediye bütçesi için önemli miktarda tasarruf sağlayan Çankaya Belediyesi, Çansera'daki alanda iki yeni sera daha yapacak. Aile Eğitim Merkezi ne yoğun ilgi Keçiören Aile Eğitim Merkezi, verdiği aile danışmanlık hizmeti ile vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Bireylerin ve ailelerin yaşam kalitelerini yükseltmek amacıyla ücretsiz danışmanlık ve seminer hizmetleri veren ve Keçiören Belediyesi tarafından Türkiye de bir ilk olarak hizmete sunulan Aile Eğitim Merkezi nde aile danışmanlığının yanısıra, beslenme danışmanlığı, hukuk danışmanlığı, pedagojik danışmanlık ve psikolojik danışmanlık desteği de sunuluyor. Danışmanlık hizmetinden yararlanmak isteyen Keçiörenliler telefonla veya şahsen merkeze başvurarak randevu alıyor. Başvuranlar, haklarında kısa bir bilgi alınmasının ardından gerekli alana yönlendiriliyor. Özellikle okul ve kış sezonunda danışmanlıklar daha yoğun şekilde talep görüyor. Toplumların sağlıklı bir şekilde gelişmesini ve geleceğe güvenle bakmasını sağlayan temel yapının aile olduğuna inanan Keçiören Belediyesi, ilk eğitimimizi aldığımız ve bizleri hayata hazırlayan güvenli sığınak olan aile kurumunu destekleyici hizmetleri de ihmal etmiyor. Birbirine sevgili ve saygılı aile yapısının bütün bir toplumu ayakta tuttuğu ilkesinden yola çıkan Keçiören Belediyesi, kurduğu Aile Eğitim Merkezi ile ailelerin refahını ve huzurunu artırmaya, onlara her açıdan katkı sunmaya yönelik danışmanlık ve seminer hizmetleri veriyor. Aile Danışmanlığı hizmetine genelde aileler, annebaba ve çocuk, karı-koca, gelin-kaynana olarak aile içi problemlerini çözmek, iletişim becerileri kazanmak için başvuruyor. Haftada ortalama 6-8 seans danışmanlık hizmeti verilirken, seanslar uzman danışman tarafından ailelerin takibi yapılacak şekilde planlanıyor. Mutlu bireylerin mutlu aileler ile olacağı felsefesinden yola çıkan Keçiören Belediyesi, evlilik okulu seminerleri düzenleyerek katılımcıları evlilik tanımlaması ve eş olabilmek, aile olmanın önemi, evlilikte kadın ve erkeğin sorumlulukları, sevgi dilleri, farklılık mutluluğa engel mi, evlilikte iletişim becerileri, aile içi hedefler konularında bilgilendiriyor. Ayrıca gerçekleştirilen annebaba okulu seminerleri ile de Keçiörenlilere anne ve babaların sorumlulukları, anne ve baba arasındaki ilişkinin çocuklara etkisi, ailede sevginin önemi, doğumla başlayan süreç ve aşamalar, çocuk eğitiminde dikkat edilmesi gerekenler, okul öncesi eğitimin önemi, ailelerin okul başarısındaki rolü, çocuğun yetişkin olana kadar geçirdiği süreçler hakkında bilgi veriliyor. Merkezde bugüne kadar 35 bin kişiye seminer hizmeti sunuldu. Büyükşehir in yeni araçları sıcak suyla temizlik yapıyor Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi temizlik ekipleri, yeni hizmete giren araçlarla özellikle cam bariyer, pion bariyer, ferforje, yazı silme, afiş çıkartma gibi temizlik işlemlerinde 80 derece sıcak su kullanıyor. Büyükşehir Belediyesi ne bağlı Kent Estetiği Dairesi, temizlik filosuna 3 yeni araç kattı. Son sistem ekipmanlarla donatılan temizlik araçları özellikle cam bariyer, pion bariyer, ferforje, yazı silme, afiş çıkartma gibi temizlik çalışmalarında kullanılıyor. 80 derece sıcak ve basınçlı su sağlayan araçlardaki sistemi temizlik çalışmalarında kullanan işçiler, soğuk su ile çıkmayan kirli yüzeyleri sıcak su kullanarak rahatlıkla temizleyebiliyor. Özellikle kış aylarında kent temizliğinde soğuksu kullanmanın yeterli sonuç vermediğine dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, sıcak suyun hem doğal hem de etkili bir temizlik yöntemi olduğuna işaret ettiler. Türkiye de ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Kent Estetiği Dairesi, kısa süre içinde Büyükşehir Belediyesi nin Ankaralıların en çok önem verdiği ve en çok iletişim kurduğu bir birimi haline geldi. Kent Estetiği Dairesi kent temizlik ve bakım ekipleri, başta karla mücadele olmak üzere Ankaralılara 24 saat hizmet veriyor.

5 ANKARA 5 28 Ocak 2015 Çarşamba Gelen talepler doğrultusunda Halk Eğitim Merkezleri ve Ziraat Odaları ile ortaklaşa kurslar düzenleyen Ankara İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, 2015 yılının ilk kursunu 12 kursiyerin katılımı ile Sincan ilçesinde düzenlerken, kurslar gelecek taleplere göre diğer ilçelerde de açılacak. Teorik bilgilerin yanı sıra biçerdöverlerin üzerinde uygulamalı bilgilerin de verildiği eğitimler sonunda yapılacak sınavda başarılı olanlara Biçerdöver Operatörlük belgesi verilecek. Eğitimde kursiyerlere biçerdöverlerin ayarı, biçerdöverlerin dolap hızı, elek açıklık ayarları, rüzgarlık devir ayarları, biçim teknikleri, ürünlere göre ayar ve kullanım şekilleri gibi bir çok konuda bilgiler verilirken, nem ve çiğin yoğun olduğu saatlerde de biçim yapılmaması gerektiği anlatıldı. Bakan Nabi Avcı Kızılcahamam da HAKKI MURAT SÖBÜTAY- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve Milli Eğitim Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Bölge Milletvekili Emrullah İşler, Kızılcahamam a Türkiye'nin ilk "Etkileşimli 3 Boyutlu Mesleki Eğitim Laboratuvarı nın açılışı için Kızılcahamam a geldi. Bakan Avcı ve Milletvekili İşler, açılış programlarının ardından Kızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin Güney i makamında ziyaret etti. Kızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin Güney i ziyaret esnasında, Bakan ve Milletvekil ne, Kızılcahamam Belediyesi nin hizmetleri ve ilçe hakkında bilgi verdi. Önemli bir hububat üretim bölgesi olan luyoruz dedi. Ankara da üretilen ürünlerin hasadının düzgün ve usulüne uygun yapılmasının hem çiftçilerin alını terinin karşılığını tam olarak alabilmesi, hem de ülke ekonomisi için büyük önem taşıdığını belirten Ankara İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Muhsin Temel, bu amaçla biçerdöver operatörlerine yönelik kurslar düzenlediklerini söyledi. Geçen yıllarda düzenlenen kursların bu yıl da devam ettiğini kaydeden İl Müdürü Muhsin Temel, Hasat sırasında bilinçsiz ve gelişigüzel yapılan biçimlerde yaşanan dane kayıpları büyük ekonomik kayıplara yol açmakta ve çiftçilerimizin emeklerinin bir bölümü boşa gitmektedir. Ankara Gıda, tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü olarak bu ürün kayıplarını en aza indirebilmek için çiftçilerimizi ve biçerdöver operatörlerini bilgilendirici çalışmalar yapıyor, hasat zamanı da sıkı kontroller uygu- Pursaklar Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından personele iç kontrol sistemi konulu eğitim verildi. Pursaklar Belediyesi Başkanlık Konağı nda düzenlenen Kamu İç Kontrol Standartlarına Alınan tedbirler ve yapılan eğitim çalışmaları sonucunda Ankara da dane kayıplarının %1 ler seviyesine düştüğünü ifade eden Temel şunları kaydetti: Ankara nın yılda ortalama bir buçuk ile iki milyon ton civarı buğday ve arpa üretimi oluyor. Bu eğitimlerle dane kaybını binde bir oranında bile düşürsek bin beş yüz, iki bin ton hububatın boşa gitmesi önlenerek, ekonomiye kazandırılmış olur. Bunun için biçerdöver operatör eğitimini ve hasat zamanı denetimleri çok önemsiyoruz. Tüm biçerdöver operatörleri bu eğitime katılmak zorunda. Hasat döneminde belgesiz biçerdöver kullanıcılarına cezalar uyguluyoruz. Önümüzdeki hasat döneminde de bu denetimlerimizi büyük bir hassasiyetle yürüteceğiz. Çiftçilerimizin işinin az olduğu bu kış aylarında, tüm biçerdöver kullanıcılarını bu eğitimi alması konusunda uyarıyorum Uyum Eylem Planını konulu seminerde; Başkan Yardımcılarına, birim amirlerine ve ilgili personele konuyla ilgili eğitim verildi. Sayıştay Başkanlığı Uzman Denetçisi Yaşar Uzun tarafından verilen eğitimde, belediyede yürütülen hizmetlerin daha etkin ve düzenli Ankara İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, hububatta önemli ürün kayıplarına yol açan dane kaybını azaltmak için hasat döneminde sıkı kontroller yaparak ve yaptırımlar uyguluyor. Müdürlük, biçerdöver operatörlerine yönelik olarak da kurslar düzenliyor. Biçerdöver kursu "Dünya Öykü Günü" Ankara da kutlanacak Aralarında yazar Murathan Mungan, Vüs at O. Bener, Füruzan, Haldun Taner ve Tomris Uyar ın da bulunduğu edebiyatçıların eserleri 14 Şubat Dünya Öykü Günü nde, Ankaralılarla buluşacak. Çankaya Belediyesi, Ankara Üniversitesi ve Uluslararası Ankara Öykü Günleri Derneği ortaklığında düzenlenen 14 Şubat Dünya Öykü Günü Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu nda arasında gerçekleştirilecek. Etkinliğin 2015 Yılı Dünya Öykü Günü Bildirisi ni Murathan Mungan okuyacak. Devlet Tiyatroları sanatçılarından Şahin Ergüney ve Fulya Yeşilkaya nın Murathan Mungan ın Boyacıköy de Kanlı Bir Aşk Cinayeti öyküsünü seslendireceği etkinlikte, Ankara Üniversitesi Konservatuar Sanatçıları müzik dinletisi de gerçekleştirecek. Ankara Öykü Günleri'nin kurucusu ve 14 Şubat Dünya Öykü Günü'nün fikir babası yazar Özcan Karabulut, öykü gününün neden tüm dünyada sevgililer günü olarak kutlanan 14 Şubat a denk geldiğini şu sözlerle anlatıyor: Herhangi bir gün de olabilirdi ama neden 14 Şubat olmasın? Size şaşırtıcı gelebilir, Dünya Öykü Günü olarak 12 Eylül ün olmasını öneren şair dostlarımız da vardı. Bu öneriyi kabul edemezdik, değil mi? Sait Faik, Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey diyor. Biz, Paylaştıkça, çoğaldıkça bir anlam kazanır diye ekledik ve Sait Faik in bu sözünden hareketle dünya öykü gününün kutlanacağı gün olarak 14 Şubat a karar verdik. Ankara da Kitapkurdu nda ülkemizin dört bir tarafından gelen öykücülerimizle tartıştık ve bu günü benimsedik. Öyküyle, sevgiyle, Sevgililer Günü yle birleştirilen bir gün oldu 14 Şubat. Öte yandan hiç de basit bir değerlendirme olmaz diye düşünüyorum, öykü bizim sevgilimiz aynı zamanda. Belediye personeline teknik eğitim olarak işlemesi, yasal değişikliklere uyum ve birimler arası koordinasyonun sağlanmasına yönelik teknik bilgiler verildi. İç kontrol sisteminin oluşturulması, uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesi gibi konuların yer aldığı seminer 4 gün sürdü. İDDİA YOK Abdullah Cengiz Eğitimci/Yazar YAZIKLAR OLSUN! AHİRETİNİZİ BERBAT EDİYORSUNUZ Şu hale bakar mısınız, Allah(c.c) aşkına! Memlekette bir sürü halledilmesi gereken mesele varken, birileri de bu milletin çeyrek asırdır emek verdiği yurt dışı okulları kapatmakla meşgul. Ne garip değil mi? Hem garip hem de ibret dolu bir durum. Tarih olanları ve sebep olanları kapkara bir leke olarak kaydedecektir Düşünebiliyor musunuz? Bir iki asra yakındır İngiliz in, Amerikalının, Fransız ın, Alman ın gittiği coğrafyalara, bu milletin beklentisiz, Rıza-i Bari için yollara düşen evlatları düştüler. Düştüler ne demek? Canlarını ortaya koyup candan, maldan, canandan, anneden, babadan, vatandan ve tüm sevdiklerinden fedakârlık yaparak koyuldular bu sefere Şimdi bir habis el, hasid bir gönül, kıskançlığın hasetle zirve yaptığı zavallı bir el de çıkmış bu işin önüne takoz olmaya başlıyor. Bu haliyle hem dünyasını hem de ahiretini berbat ediyor Allah(c.c) kurtarsın; ne diyelim. Birkaç asır öncesi bu coğrafyalara giden, yukarıda adlarını saydığım ülkeler oralar gitmekle yetinmediler; yer altı ve yer üstü kaynaklarını da devşirdiler. Kucaklarında yetiştirdikleri ülke çocuklarının beyinlerine kendi duygu ve düşünce dünyalarını da aşıladılar. Bu yetmedi dinlerine çevirdiler. Zaten oralara gitmelerinin ve okul açmalarının amacı da buydu Şimdi Anadolu insanının gidişini hazmedemeyen ve engellemek isteyen bu nevzuhur güçler bu çirkin ve namertçe emellerini, kurdukları tuzaklarla ikna ettikleri proje elemanlarına yaptırıyorlar. Peki, başarılı olabilirler mi? Kısmen başarılı olabilirler. Onların hesapları bu noktada: İnsanımızı direkt karşılarına alıp aleyhte konuşmaktansa, bizi içeriden bir elin vasıtasıyla vurarak bunu ona yaptırtmak. Çünkü sömürgeci ve talancı Batılılar okulların aleyhinde bulunsalar ülke yönetimleri buna inanmayacaklar. Onlar şunu biliyorlar: Yıllar önce buralara gelen Batılılar hem onları sömürdüler hem ikinci sınıf insan muamelesine tabi tuttular, hem de evlatlarını ellerinden aldılar. Ancak bu sefer Türkiye den gelen insanlar onları sömürmedikleri gibi evlatlarına da kendi evlatları gibi sahip çıkmaktadırlar. İşte bu farktan dolayı oyunlarının bozulduğunu gören sömürgeci Batılılar güzel bir senaryo ile hem bizi bize düşman ettiler hem de yılların emeği okulları kapattıracak piyonlarını yollara düşürdüler. Rabbim izin vermesin. İnancım o noktada ki bu sefer hem Batılılar hem de kullandıkları kimseler başarılı olmayacaklar. Yanıldıkları bir nokta var; bu ışığı yakanlar ve iyilik alevini tutuşturanlar beklentisiz kimselerdir. Dünyevi herhangi bir hesapları yoktur. Onların duygu ve düşünce dünyalarında ne talan ne sömürge ne de yer altı ve yerüstü kaynaklarına konma gibi kötü bir düşünce vardır. Dolaysıyla Allah ın(c.c) sahip çıktığı bir davayı alt etmek, önünü kesmek, engel olmak hiçbir zalime nasip olmadığı gibi günümüz münafık ve zalimlerine de nasip olmayacaktır. Şayet başarılı olacakları çok az bir kesim ve ülke varsa da zamanla yanıldıklarını anlayacaklar. Bu işte sadece Batılılar karlı çıkacak. Sebep olanlar da kendi ahiretleri adına çok kötü bir son hazırlamış olacaklar. Asıl üzüldüğümüz ve vahlar! çektiğimiz nokta burası Çünkü biz bu insanları aynı saflarda namaz kılarken yürüyen kimseler olarak tanıdık. Yanıldıysak Rabbim af eylesin. Doğruları hepimize nasip buyursun. Biz yanlış yapıyorsak bize, onlar yanlış yapıyorsa onlara gösterin dileğimizdir. Evde dişçi hizmeti Keçiören Belediyesi, engelli ve yatalak vatandaşlara evde ağız ve diş sağlığı bakım hizmeti sunuyor. Ücretsiz olan bu hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlara, belediyenin kurumsal web sitesi üzerinden online başvuru yapma imkanı da tanınıyor. Hizmet kalitesini her geçen gün artıran Keçiören Belediyesi, evinden çıkamayacak durumdaki engelli ve yatalak hastaların yardımına koşuyor. Belediye bünyesinde görevli 3 diş hekimi, mobil hizmet aracı ile birlikte yatalak ve engelli vatandaşlara evde diş sağlığı hizmeti veriyor. Diş hekimleri hastaların evlerine giderek diş tedavilerini yaparken, çürük dişlerin çekim işlemlerini de gerçekleştiriyor. İlçe sınırları içerisinde verilen bu hizmet için vatandaşlardan herhangi bir ücret talep edilmiyor ve sağlık güvencesi şartı(sgk veya Yeşil Kart) aranmıyor. Evde diş sağlığı hizmetlerini vatandaşlara bir adım daha yaklaştırmayı hedefleyen Keçiören Belediyesi, son olarak hizmetten yararlanmak isteyen Keçiörenlilere online başvuru hakkı tanıdı. Gelen müracaatların incelendiğini ve belirlenen şartları taşıyan kişilerin evlerine ziyarette bulunulduğunu söyleyen Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, Kendi hekimlerimizle beraber bir program çerçevesinde, evde yatalak durumda olan kimsesiz olan engelli olan vatandaşlarımızın ağız ve diş sağlığı bakımlarını, kendi bulundukları yerde gerçekleştiriyoruz dedi. Hizmet için herhangi bir yaş sınırlaması konmadığını belirten Başkan Ak, Burada önemli olan temel kriterimiz bakıma muhtaç olması, yani yatalak ve tedaviye gidebilecek durumda olmaması diye konuştu.

6 6 ANKARA 28 Ocak 2015 Çarşamba Yenimahalle Belediyesi ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Ankara Şubesi nin işbirliği düzenlenen eğitim seminerleri sürüyor. Yenimahalle de meme kanseri semineri verildi HABER MERKEZİ - Çağdaşlık Eğitim projesi kapsamında her ay Yenimahalle halkı bilgilendiriliyor. Seminerlerin bu ay ki konusu Meme Kanseri ve Erkan Tanı oldu. Erken tanı hayat kurtarır sloganıyla gerçekleşen seminerde, Genel Cerrah Osman Uyar tarafından meme kanseri konusunda detaylı bilgiler verildi. Yenimahalle Belediyesi Kapalı Pazar Yeri ve Sosyal Tesisi İkinci Bahar Dayanışma Merkezi nde gerçekleşen eğitim seminerine, ÇYDD Eğitim Birimi Sorumlusu Gülten Erciyas, ÇYDD Ankara Şubesi nden ve Gençlik Birimi nden temsilciler, YENİMEK kursiyerleri ve vatandaşlar katıldı. Seminer öncesi katılımcıları selamlayan ÇYDD Eğitim Birimi Sorumlusu Gülten Erciyas, ÇYDD ve Çağdaşlık Eğitim projesi hakkında bilgiler vererek Amacımız çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmaktır dedi. Meme kanserine dikkat çekmek amacıyla Altındağlı kadınların sinema keyfi Altındağ Belediyesi ne bağlı Güneşevler, Aydınlıkevler ve 29 Ekim Kadın Eğitim Kültür Merkezi üyeleri, sinemanın tadını çıkardı. Sinemaya giden yaklaşık 200 kadın, Unutursam Fısılda isimli filmi seyretti. Altındağ Belediyesi nin düzenlediği organizasyonda beyaz perdeyi ilk defa görenler de oldu. 29 Ekim Kadın Eğitim Kültür Merkezi üyelerinden Elif Sezer, daha önce sinemaya hiç gitmediğini dile getirerek bu imkânı kendilerine sunan Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ye teşekkür etti. İlk defa sinema ortamında film izleyeceği için mutlu olduğunu söyleyen Sezer, heyecanını gizleyemedi. Sezer, Altındağlı kadınların daha önce evden dışarı çıkmadığını hatırlatarak Şimdi okuyan, çalışan, gezen, gören kadınlar var dedi. Bu tür etkinliklerin moral kazanma açısından önem taşıdığını ifade eden Sezer, kültürel açıdan sürekli gelişme gösterdiklerini vurguladı. Güneşevler Kadın Eğitim Kültür Merkezi nden Ferdane Kutucu ise Altındağ Belediyesi nin kadınlara verdiği değer üzerinde durdu. Kültür merkezlerinin önemine dikkat çeken Kutucu, bu faaliyetlerle özgüven kazandıklarının altını çizdi. Kutucu, kültür merkezleri sayesinde hayata daha farklı bir pencereden baktıklarını belirterek bu merkezlerde arkadaşlık bağlarının güçlendiğini de sözlerine ekledi. Ferdane Kutucu şöyle devam etti: Kadınları hiçbir zaman göz ardı etmeyen bir belediye başkanımız var. Kültür gezilerine katılıyoruz, okuma yazma öğreniyoruz, meslek edindirme kurslarına gidiyoruz. Sosyal hayatta daha fazla yer bulmak için bu etkinlikler büyük önem taşıyor. Ve bunların hepsi kişisel gelişimimizin birer parçası. katılımcılara pembe kurdelelerin dağıtıldığı seminerde Genel Cerrah Osman Uyar, mama kanseri, risk faktörleri, kanserden korunma yolları ve tedavi süreçleri hakkında Yenimahallelilere detaylı bilgiler aktardı. Sunumunun kanser hastalığı hakkında bilgiler vererek başlayan Uyar, Durdurulamayan hücre bölünmesi ve büyümesine kanser denir. Kanserin esas tedavisi cerrahi tedavidir. Ancak bu hastalıkta önemli olan erken tanıdır dedi. Erkeklerde en sık görülen kanser türünün akciğer, kadınlarda ise meme kanseri olduğuna dikkat çeken Uyar, her 8 kadından 1 inin risk altında olduğuna işaret etti. Diğer kanser türlerinden farklı olarak meme kanserinde insanın kendi kendini muayene edebileceğini kaydeden Uyar, Her kadın 5 dakikasını ayırarak kendi kendini muayene edebilir. Göğsün birinde sarkma, şişme, kitle tespit edildiğinde ya da meme başında pullanma, içe çökme ve akıntı görülmesi halinde Yenimahalle Belediyesi Yakacık Mesire Alanı genişliyor. Park Bahçeler Müdürlüğü tarafından 6 bin metrekare alanda yapılan çalışmalar son sürat devam ederken Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da çalışmaları yakından takip ediyor. Farklı konsepti ve sosyal donatı alanları ile göz dolduran Yakacık, 6 bin metrekare genişleyerek 5 bin 500 kişi kapasitesine yükseliyor. 50 ailenin daha piknik yapabileceği ilave gecikmeden doktora başvurulmalıdır. Kitle genellikle koltuk altına yakın bölgelerde görülmektedir diye konuştu. Yaş arttıkça meme kanserine yakalanma riskinin de arttığına dikkat çeken Uyar, 20 yaşından itibaren kişi kendi kendini ayda bir kontrol etmelidir yaş arasındaki kişiler 3 yılda bir, 40 yaşından büyükler ise her yıl mutlaka doktor kontrolüne gitmelidir dedi. Meme kanserinin tedavi yöntemleri hakkında da bilgiler sunan Uyar, seminerin sonunda kişinin kendi kendine yapabileceği muayeneyi uygulamalı olarak katılımcılara gösterdi. Uyar, sunumunu vatandaşların sorularını yanıtlayarak noktaladı. Bu ayki eğitim seminerine ÇYDD Ankara Şubesi Gençlik Birimi de destek verdi. Seminerden günler önce Yenimahalle bölgesinde bilgilendirme gezileri düzenleyen gençler, broşürlerle vatandaşa meme kanserinde erken tanının önemini anlatarak seminere davet etti. Yakacık Mesire Alanı genişliyor alan eklenen mesire alanında, çalışmalar soğuk havaya rağmen son sürat devam ediyor. Kamelyalı, kamelyasız oturma alanlarının yanı sıra 50 barbekü, 4 çeşme de yapılacak olan alanda incelemelerde bulunan Yaşar, Yenimahalle nin yeşil cenneti Yakacık ın piknikçilerin gözdesi olduğunu hatırlatarak Mesire alanımızın yaz aylarında gördüğü rağbet dolayısıyla burayı genişletme kararı aldık. 6 bin metrekare alanda yaptığımız bu çalışma piknik sezonu öncesi tamamlanacak. Yakacık piknikçilerin, doğayla baş başa kalmak isteyenlerin gözdesi olmaya devam edecek dedi. Toplam 146 bin metrekare alana sahip mesire alanındaki çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte kamelyalı ve kamelyasız oturma alanları sayısı 470 e, çeşme sayısı ise 17 ye çıkacak. Birinci, ikinci ve üçüncü bölge olarak ayrılan mesire alanı, 5 plaj voleybolu sahası, basketbol ve 2 çim futbol sahası, 4 adet çocuk oyun alanı ile konuklarına geniş bir eğlence imkanı sunuyor. Yeşil alanlarıyla adeta bir ormanı andıran Yakacık ta bin 500 ağaç, 5 bin adet çalı bitkisi, 4 bin fidan bulunuyor. Ankaralılara huzurun kapılarını aralayan alan, yaya köprüleri, ahşap yel ve su değirmenleri ile de ziyaretçilerine farklı bir ambiyans sunuyor. KANGREN Aşk-ı Efsun Tamer KARAHAN Yokluğunda, özlenmez mi sevilen? Söylesene..! Senden başkasını özlemedim ki ben. Sesini duymak sevgili, yüreğimde Bir ateşi körüklerken, Senden başkası, bunu beceremedi ki. Seni seviyorum..! Bu cümle,senden başka kimsede anlam kazanmadı ki Sen benim,kangren olmuş yaramsın artık... Senden kurtulmak istersem eğer, Daha da batarım,karanlığıma... Senden her kaçışım,sana daha da yaklaştırdı beni. Bir kelime söyle,huzur olsun içinde sadece...!!! Eskimez hiç bir şey,sadece yenilenir. Çok acı çektim,çok direndim. Çok insanlar tanıdım. İrademin,benim önüme geçmesine, Senden başka kimse, Müdahil olamadı oysa.. Söyle,düşlerimi ne zaman yakacaksın? Sen sevgili,bu kadar uzakta bile olsan, Neden ben hala seni, Nefesim kadar yakın hissediyorum..? Sen benim,kangren olmuş yaramsın artık... Keçiören de kuşlara yemlik yapıldı Soğuk kış günlerinde yem bulmakta zorlanan kuşların yardımına Keçiören Belediyesi Gönüllü Akademisi ve Çevre Çiçekleri Hareketi üyesi çocuklar birlikte koştu. Etkinliğe, HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) Ankara İl Başkanı Deniz Tokmak Ekinci de destek verdi. Keçiören Belediyesi nin 2009 yılında başlattığı sosyal sorumluluk projesi Çevre Çiçekleri Hareketi ne üye çocuklar, çevreye duyarlılığın güzel bir örneğini daha sergilediler. Gönüllü Akademisi tarafından düzenlenen etkinliğe katılan Çevre Çiçekleri engelli yaşıtları ile birlikte, pet şişeleri önce kuş yemlikleri haline getirdiler, daha sonra içlerine yem doldurarak ağaçlara astılar. Keçiören Belediyesi Güçsüzler Yurdu bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) Ankara İl Başkanı Deniz Tokmak Ekinci ile beraberindeki heyet de hazır bulundu. Ekinci ve arkadaşları etkinliğin yapıldığı alana, sokak köpekleri ve kedileri için mama kapları ile kedi ve köpek mamaları da bıraktılar. Necip Fazıl Kültür Merkezi açılış için gün sayıyor Mamak Belediyesi, Necip Fazıl Kültür Merkezi nin açılışı için gün sayıyor. Mimari açıdan olduğu kadar, sahip olduğu fonksiyonel özellikleri ile de ilçe sakinlerinin sabırsızlıkla beklediği kültür merkezi, Selçuklu mimarisinden örnekleri sunuyor. 12 bin metrekarelik dev proje alanına sahip merkezde, kreş, 2 adet düğün salonu, 370 kişilik nikâh salonu, çok amaçlı salon, sergi salonları, derslikler, havuzlu meydan ve çim amfi bulunuyor. İçerisinde kültürel ve sanatsal etkinliklerin yapılabileceği, sergilerin açılabileceği, kursların düzenlenebileceği salonların yer aldığı tesis modern ve nezih bir mekân olarak Mamaklılara hizmet verecek. Dev tesisi, gelecek nesillerin iftiharla göstereceği bir yatırım olarak değerlendiren Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, Mamak a geleneksel mimari ile modern mimarinin harmanlandığı bir şehir kimliği kazandırma arzusunda olduklarını vurguladı. Tesiste, Anadolu Türk mimarlığında medreselerde kullanılan üstü açık ve kapalı olmak üzere orta avlu düzeni oluşturuldu. Yine tesisin kapıları mekanik traverten kaplama ile bezendirilerek taş işçiliğiyle taç kapılar oluşturuldu. Kapalı avluda kolonlar traverten taşlarla inşa edilirken, cephelerde kullanılan pencerelerde Anadolu Selçuklu mimarisinde sıkça rastlanan ahşap doğramalar uygulandı. Selçuklu motiflerinin gündüz zarifliği ile dikkat çekerken, gece de özel aydınlatmasıyla estetik bir görüntü sağladığı merkezde taş işçiliğine dayanan süslemelerle yalın bir mekan etkisi oluşturuldu.

7 EKONOMİ 28 Ocak 2015 Çarşamba7 İZMİR - TOLGA ALBAY - Dünyanın en önemli doğal taş rezervlerine sahip olan Türkiye, doğal taş ürünlerinde ihracatını son 10 yılda hızla artırdı. Geçen yıl 2 milyar dolarlık ihracatın yapıldığı sektörün gelişiminde önemli bir paya sahip olan MARBLE Fuarı, bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı tamamlanan yeni fuar alanı "Fuar İzmir"de düzenlenecek Mart 2015 tarihleri arasında düzenlenecek fuara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, yeni fuar alanıyla birlikte artık tüm yer taleplerine yanıt verebilir duruma geldiklerini, bu yıl fuarın 56 bin metrekarelik alanda yaklaşık bin 300 yerli ve yabancı firmanın katılımıyla gerçekleşeceğini ifade etti. Fuarda bu yıl, metrekare ve katılımcı sayısının yanında yabancı firma ve alım heyeti bakımından da sevindirici bir artış görüleceğini dile getiren Kaya, Avrupa'da yaşanan krizin İzmir'deki fuarı ön plana çıkardığına işaret etti. Gedikli: Merkez bankaları hükümetlerle uyum içinde olmalı ANKARA - AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Bülent Gedikli, dünyanın girdiği darboğazdan çıkması için tüm ülkelerde artık merkez bankalarının, hükümetlerle birlikte uyum içinde, büyümeyi destekleyici politikalar üretmesi gerektiğini belirterek, "Buna bizim merkez bankamız da dahil" dedi. Gedikli, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) varlık alımının etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu varlık alım programının Türkiye'ye kısa ve uzun vadede olumlu etki yapacağını dile getiren Gedikli, kararın bir sonucu olarak avronun değer kaybetmesinin, Türkiye'nin dış ticaretine olumsuz etki yapacağı eleştirilerine katılmadığını, ülkenin her halükarda bu durumdan da kazançlı çıkacağını söyledi. Bülent Gedikli, varlık alımı sonucunda Avrupa'da avronun daha bol olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "ABD Merkez Bankası'nın sıkılaştırmaya gideceği bir dönemde Avrupa Merkez Bankası'nın genişlemeci politikaları Türkiye için kesinlikle faydalı olacak. Kısa vadede bakarsak, Avrupa'da bollaşan avro, elbette bankaların kasasında durmayacak. Avrupa bankaları, bu parayı kullandırmak isteyecek ve Türkiye, Avrupa'dan daha uzun vadeli ve daha cazip koşullarda kredi imkanı bulacak. Uzun vadede ise Avrupa, sadece para politikalarıyla kalmaz, yapısal reformları yapabilir de talep üretilir, büyüme canlanırsa Türkiye olarak her açıdan bunun faydasını görürüz." Avrupa'da güven sorunu olduğunu vurgulayan Gedikli, bölgede bir türlü siyasi ve mali birliğin sağlanamadığını ifade etti. Bu nedenle, atılan adımların istenilen sonucu vermediğine işaret eden Gedikli, şöyle devam etti: "Biz zaten hiçbir zaman dışarıdan gelecek olumlu etkilere bel bağlamadık. Onun için ECB'nin bu kararı da ne üzüleceğimiz ne sevineceğimiz bir gelişme. Dışarıdaki olaylar elbette bizi olumlu veya olumsuz anlamda bir miktar etkiler ama Türkiye artık ayakları yere sağlam basan, her riski en iyi şekilde yönetme kabiliyetine sahip bir ülke. Türkiye artık sağa sola değil, direkt hedefe odaklı gidiyor." Kaya, şunları kaydetti: "Bu yıl Avrupa'da inşaat sektöründe durgunluğun devam etmesi nedeniyle bir kriz havası var. Bu durgunluk Verona'daki Marmomacc Fuarı'na da yansıdı. Katılımcı sayılarında gerilemeler var. MARBLE'ın katılımcı sayısında ise rekor bir artış yaşandı. Her yıl yabancı firma fuarımıza katılırken elimizdeki son rakamlara göre bu rakam bu yıl için 100'e ulaştı. Dünyanın sayılı doğaltaş firmaları bu yıl İzmir'de stant açma kararı aldı. Bize ulaşan son bilgilere göre İtalya'daki Marmomacc Fuarı'nı da geride bırakarak dünyanın en büyük 2'inci doğal taş fuarını organize edeceğiz. Bu İzmir için bir şanstır. Fuar kent ekonomisine geçen yıllara göre çok daha yüksek oranda katma değer kazandıracaktır." Fuarda bu yıl özellikle İtalya, Çin, İspanya, Portekiz, Yunanistan, Pakistan, İran ve Hindistan gibi ülkelerden firmaların yoğun stant talebinin bulunduğunu bildiren Kaya, yabancı alım heyetlerinin sayısı ve niteliğinde ANKARA - İBRAHİM YILMAZ - Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni düzenleme ile akaryakıt ve madeni yağ lisansına sahip olanlar ile faaliyet konusuna bakılmaksızın 10 milyon lira ve üzeri ciroya sahip tüm mükelleflerin, 1 Ocak 2016 itibariyle e-fatura ve e-defter uygulamalarına geçmiş olacağını bildirdi. Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Şimşek, e-fatura ve e-defter uygulamalarının daha da yaygınlaşması için yeni idari ve yasal düzenlemeleri yapmaya devam ettiklerini söyledi. Uygulamaların mükelleflere büyük kolaylık sunduğunu belirten Şimşek, sistemin vergi idaresi açısından da etkin bir kontrol aracı konumunda olduğunu ifade etti. Şimşek, Elektronik Fatura Kayıt Sisteminin (EFKS) ilk olarak 2008'de hayata geçirildiğini anımsatarak, daha sonraki dönemlerde uygulamaya koyulan e- Fatura ve e-defter uygulamalarına vatandaşlardan da önemli bir talep geldiğini dile getirdi. Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) mükellef ve Bakanlık açısından avantajları göz önünde bulundurarak, belli sektörleri ve mükellef gruplarını bu uygulamalara geçme zorunluluğu getirdiğini ve bu anlamda elektronik dönüşüme öncülük ettiğini kaydeden Şimşek, "Bu kapsamda ilk zorunluluk uygulaması ile e-fatura ve e-defter kullanıcı sayısı 2015 TRABZON - ZAFER SEL - Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Başkanı Edip Sevinç, dünya fındık üretiminde en önemli paya sahip olan Türkiye'nin, yeni pazarlara ulaşmak için istikrarlı üretim ve fiyat politikasının oluşması gerektiğini bildirdi. Fındık Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Başkanı da olan Sevinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75'ini elinde bulunduran Türkiye'nin geçen yıl, 110 ülkeye ihracatından 2 milyar 314 milyon dolar döviz girdisi sağladığını vurguladı. Fındık Tanıtım Grubu olarak hem tanıtım hem de Ar- Doğal taş sektöründe dünyanın en önemli fuarları arasında gösterilen MAR- BLE İzmir Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı, bu yıl yeni fuar alanıyla birlikte yabancı katılımcı rekoru kıracak. Ege Maden İhracatçı Birlikleri Başkanı Mevlüt Kaya, fuara bu yıl dünya devlerinin katılım kararı aldığını, son rakamlara göre MARBLE'ın, İtalya'daki Marmomacc Fuarı'nı geride bırakarak dünya ikinciliğine ulaştığını ifade etti. Doğal taşta dünyanın gözü İzmir de de bir artış yaşanacağını tahmin ettiklerini dile getirdi MARBLE Fuarı'nın dünya çapında bir marka olduğunu, İzmir kentinin dünyadaki imajına da büük katkı yaptığını ifade eden Kaya, kentin fuarcılık hedeflerine ulaşmada MARBLE'ın büyük payının bulunduğunu söyledi. Yeni fuar alanıyla birlikte İzmir'in uluslararası anlamda ciddi bir hamle yapacağına işaret eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir'in bir fuar kenti olarak tanınması hedefinde tüm kesimlerin aynı duyarlılıkla hata yapmadan hareket etmesi gerekiyor. Bugün İzmir'de istediğiniz oteli arayın ve fuar haftası için yer sorun. Size dolarlık geceleme fiyatını dolar olarak söyleyecekler. El insaf. Talebin yükselmesi fiyatları yükseltecektir. Bunu kabul ediyoruz. Ama bu konuda aşırıya kaçılmaması gerekiyor. İnsanlar bu fiyatlar nedeniyle bu kentte 4 gün kalacağına bir gecede işini bitirip kaçmayı tercih eder hale geldi. Bu fiyatların kente zarar verir duruma gelmesinden endişeliyiz." e-fatura ve e-defter'in kapsamı genişliyor yılı başı itibariyle yaklaşık 20 bin mükellefe ulaştı" diye konuştu. Şimşek, bu süreçte sistem üzerinden gerçekleşen işlemler hakkında da bilgi vererek, "2015 yılı başına kadar EFKS üzerinden düzenlenen fatura adedi 6 milyar 396 milyon 39 bin 587'ye, e-fatura sisteminden düzenlenen fatura adedi 195 milyon 39 bin 218'e ulaştı. Ayrıca 20 bin mükellefin defterlerinin elektronik ortamda tutulması sağlandı ve bu suretle kağıt kullanımı ve noter tasdik süreçleri ortadan kaldırılmış oldu" ifadelerini kullandı. Bakan Şimşek, ikinci zorunluluk uygulamasına ilişkin genel tebliğ düzenlemeleri ile e-fatura ve e-defter kullanıcı sayısının iki katına çıkarılmasının planlandığını belirterek, "e-fatura ve e-defter kullanan mükellef sayısı 2016 başında 40 bin kişiye ulaşacak" dedi. Ge çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini vurgulayan Sevinç, bu çalışmalar kapsamında oluşturdukları birçok projeyle ilgili bakanlığa buşvurduklarını söyledi. Sevinç, gerekli izinler alındıktan sonra projelerle ilgili geniş kapsamlı bilgilendirme yapacaklarını anlatarak, özellikle dünyadaki fındık tüketiminin artmasının, Türkiye'de fındık üretim ihtiyacının ortaya çıkması neticesinde Ar-Ge çalışmalarına önem verdiklerini ifade etti. Fındıkla ilgili olan ülkelerin Türk fındığını çok iyi tanıdığını belirten Sevinç, "Fındığı az bilen ülkelere ulaşmak için Yaz deftere devri sona eriyor İSTANBUL - MEHMET ALİ DERDİYOK - İstanbul Bakkallar Odasınca (İST- BAKO) gerçekleştirilen proje kapsamında veresiye defterleri kaldırılıyor. Genelde düzensiz öğrencilerin defterleri için kullanılan "Tıpkı bakkal defteri gibi" benzetmesine de konu olan veresiye defterlerinin kaldırılmasıyla modern dünyada ayakta kalmaya çalışan bakkallar, teknolojiyle buluşacak. Bakkallar artık veresiye defteri yerine kayıtlarını bilgisayar ortamında tutacak. Pilot bölge seçilen Beyoğlu'nda başlatılan projeyle, şehirdeki tüm bakkalların bu sisteme geçmesi sağlanacak. İSTBAKO Başkanı İsmail Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektronik sisteme geçişin hayatın her alanında ciddi bir şekilde yaşandığını ve bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek, projelerini bu kapsamda geliştirdiklerini anlattı. Projeyle esnafın, etiketleme, barkod ve otomasyon sistemlerini aktif kullanmasının hedeflendiğini dile getiren Keskin, "Odanın, bakkallar için geliştirdiği programı bilgisayarlarına yükleyeceğiz. Bu programla esnaf, müşterinin aldığı bir ürünün barkodunu okuttuğunda anında fiyatını görecek. Marketlerdeki sisteme benziyor. Ancak, burada farklı olan bu çıkan yekun, eğer müşteri veresiye alacaksa program sayesinde direkt olarak müşterinin hesabına kayıt edebiliyor. Eğer müşteri değilse kolay bir şekilde veresiye hesabı açılabiliyor" diye konuştu. Keskin, bu çalışmayı esnaf ve müşteri arasındaki ilişkiyi geliştirmek için tasarladıklarını vurgulayarak, yeni dönemde esnafın iş kalitesinin artacağını söyledi. Bakkalların yıllardır veresiye defteri alışkanlığının bulunduğunu ifade eden Keskin, şöyle devam etti: "Bakkal ve veresiye defteri toplumumuz için can simidi olup esnafımıza atadan, dededen kalma bir örf, adettir. Mahalleliye, semt sakinine sırtınızı dönmeniz, hayır demeniz mümkün değil. Zaten mevcut ekonomi içerisinde bakkalın önemi buradan daha iyi anlaşılabilir. Türkiye'de bakkal esnafı, veresiye defterinde 1 milyar lira civarında vatandaşın yükünü taşıyor. Türkiye'nin en zor dönemlerinde bile eğer bir sosyal patlama yaşanmıyorsa bunda bakkalın veresiye defterinin payı da var. Biz de bakkal ile müşteri arasındaki bu ilişkiyi, hem pratik hem de güven ilişkisi kuvvetli bir aşamaya getirmeye çalışıyoruz. Bu program sayesinde müşteri, aldığı ürünün tarihini markasını ve saatine kadar her şeyi hesabında görebilecek. Hem bakkal bütün bunları deftere yazarak zaman kaybetmeyecek, hem de müşteri bu bilgileri görerek bakkalına daha çok güvenecek." Keskin, müşteri ve işletme açısından borç takibinin daha kolay yapılabileceğine işaret ederek, müşterilerin ilerleyen dönemlerde bakkal hesaplarını mobil olarak internet üzerinden takip edilebileceğini vurguladı. Oda olarak her yıl esnafa eğitim verdiklerini aktaran Keskin, "Müşteri ilişkileri, teknolojik ve modern gelişmeler ile gıda güvenliği ve hijyen konularını sıkça işliyoruz. Telefonla aldığımız siparişlerin yanına internetten sipariş eklendi. Dünya değişiyor, bizim aynı kalmamız mümkün değil. Müşterilerimiz bizim için önemli. Bu açıdan teknolojiyi önemsiyor, kullanmaya ve kullandırmaya gayret ediyoruz. Bu çalışmayla esnafımız müşterisine hem daha hızlı cevap verebilecek hem de daha rahat bütçe yapabilecek. Sistemle birlikte esnafımızın işlerinin de artacağını ümit ediyoruz" diye konuştu. Beyoğlu'nda bakkal işleten Bahadır Ünal da sistemin büyük bir kolaylık sağladığını dile getirerek, bu sayede müşterileriyle aralarındaki güvenin daha da pekişeceğini kaydetti. Ünal, veresiye defterine her şeyi detaylı olarak yazamadıkları için bazen müşteriyle sorunlar yaşadıklarına değinerek, "Sistem, aylar öncesindeki bir ürünün tarihini, saatini ve hatta markasını bile gösteriyor. Müşterilerimiz aldığını unuttuğu zaman aramızda bazen güvensizlik doğuyordu. Ama artık bunları aşacağız. Ayrıca, sistem sayesinde müşterimizi bekletmeden işimizi daha hızlı yapıyoruz. Odamıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Fındık, istikrarlı üretimle yeni pazarlara girecek çalışıyoruz. Bunun için de istikrarlı bir üretimin olması gerekir. Türkiye'nin ürettiği fındığı satamama gibi bir derdi yok, önemli olan istikrarlı üretim ve fiyat politikası ile yeni pazarlara ulaşmak" şeklinde konuştu. Sevinç, hem üründe hem de fiyatta dalgalanmalar olduğu zaman yeni ülkelere açılmanın zor olacağını dile getirerek, bunun için fiyatta istikrarın olmazsa olmazları arasında bulunduğunu vurguladı. Son yıllarda fındık tüketiminde artış olurken, üretim miktarında hava şartları ve diğer etmenlerden dolayı dalgalanmalar yaşanıyor. Bölgede son 10 yılda ortalama yıllık 600 bin ton olan fındık üretiminin artırılması için yöre genelindeki kurumlar, çeşitli projelerle üreticileri daha fazla verim için teşvik ediyor. Trabzon Ticaret Borsası'nın Fındıkta Verim ve Kaliteyi Arttırma Projesi kapsamında fındık bahçeleri yenilenirken, projeyle 600 bin tonlarda olan fındık üretiminin 1 milyon tonun üzerine çıkarılması hedefleniyor.

8 828 Ocak 2015 Çarşamba GAZİANTEP - Yılmaz, Gaziantep Valiliği'nde düzenlenen "GAP Organik Tarım Mali Destek Programı Protokolü" imza törenine katıldı. Yılmaz, buradaki konuşmasında, çalışmanın GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından BM ile işbirliği içerisinde yürütüldüğünü söyledi. Projeyle kümelenme metodu uygulanarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki organik tarım sektörünün ulusal ve uluslararası rekabet edilebilirliğinin artırılmasının hedeflendiğini ifade eden Yılmaz, bu sayede de bölgenin daha hızlı kalkınmasının destekleneceğini vurguladı. Yılmaz, proje kapsamında güçlü üretim ve pazarlanması noktasındaki altyapının güçlendirileceğini anlatarak, çalışmaların neticesinde örgütlü, sürdürülebilir, katma değeri yüksek ve çevre dostu üretimin gerçekleşeceğine dikkati çekti. Projenin GAP bölgesi için önemine işaret eden Yılmaz, "GAP bölgesi, 12 yıl önce sadece 700 milyon dolarlık ihracat yaparken geçen yıl itibarıyla 9 milyar doları aşmıştır. Bölgesel olumsuzluklar ve küresel krize rağmen bunu başarmıştır. İnşallah önümüzdeki dönemde Gaziantep'in lokomotif olduğu bölgemiz daha ileriye de gidecektir" diye konuştu. Bu kapsamda projenin de desteğiyle önümüzdeki süreçte rekabet gücü daha yüksek ürünlerin ön plana çıkacağını aktaran Yılmaz, "GAP Organik Tarım Mali Destek Programı Protokolü"nün de kısa ve orta vadede ilgili sektörlerin STK, akademisyenler, üreticiler, tüccarlar ve yerel dinamikleriyle el KONYA - ANIL KURU - AYŞE ŞEN- SOY - Altın fiyatlarındaki artışı fırsat olarak gören vatandaşlar ellerindeki altını bozdurmak için adeta kuyumculara akın ediyor. Gazi Üniversitesi (GÜ) Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Altınok, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yastık altındaki birikimin tamamen elden çıkarılması gibi bir durumun olmadığını söyledi. Altında yaşanan yükselişin geçici olduğunu vurgulayan Altınok, "Tüketicinin genellikle korunaklı liman olarak gördüğü altının son zamanlarda tasarruf aracı olarak görülmesi, bu nedenle yükseliş yakalandığında eldeki altının bozdurulması durumu yaşanıyor. Altında zaten geçici bir yükseliş var. Belli bir süre sonra bu tekrar eski yerine dönecektir diye düşünüyoruz" dedi. Altında, borsada kullanılan "mal boşaltma" tabirinin benzeri bir durumun yaşandığına dikkat çeken Altınok, şöyle devam Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, GAP Organik Tarım Mali Destek Programı Protokolü kapsamında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki organik tarım sektörünün ulusal ve uluslararası rekabet edilebilirliğinin artırılacağını bildirdi. Güneydoğu, organik tarımla gelişiyor Gümrüklerden kaçağa geçit yok ANKARA- MEHTAP YILMAZ - Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, geçen yıl kaçakçılıkla mücadele kapsamında 1 milyar 584 milyon 787 bin lira değerinde kaçak eşya ve mal ele geçirdi. Ele geçirilen kaçak eşya ve malların maddi değeri, dünyanın yıldız futbolcularından Lionel Messi'nin bonservis bedelinin 5 katına karşılık geliyor. AA muhabirinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, 2014'te kaçakçılıkla mücadele kapsamında bin 585 operasyonda 1 milyar 584 milyon 787 bin liralık kaçak eşya ve mal ele geçirildi. Futbolcuların verilerinin derlendiği Alman internet sitesi Transfermarkt'a göre, dünyaca ünlü Arjantinli golcü Messi'nin tahmini bonservis bedeli 120 milyon avroyu (yaklaşık 315 milyon lira) buluyor. Geçen yıl ele geçirilen kaçak eşya ve malların değeri, Messi'nin tahmini bonservis bedelini 5 kez karşılıyor. Ele geçirilen eşyaların 1,4 milyar liralık bölümünü ticari eşyalar, 182 milyon liralık bölümünü ise uyuşturucu maddeler oluşturdu. Grupları itibarıyla bakıldığında ilk sırada elektronik eşyalar geldi. Geçen yıl yakalanan kaçak elektronik eşyaların maddi değeri 536 milyon lirayı buldu. 2014'te yurda kaçak yollarla sokulmaya çalışılırken ele geçirilen araçların maddi değeri ise 298 milyon lira olarak hesaplandı. Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yakalanan bir diğer önemli eşya grubu ise akaryakıt oldu. Geçen yıl, 157 milyon liralık kaçak akaryakıt ele geçirildi. Tekstil ürünleri de yakalanan kaçak eşyalar arasında önemli bir yer tuttu. Söz konusu dönemde 70 milyon liralık kaçak tekstil ürününe el kondu. Geçen yıl ele geçirilen kaçak tütün ve alkol ürünlerinin değeri ise 60 milyon lirayı buldu. Böylece 2014'te toplam 1 milyar 584 milyon 787 bin lira değerinde kaçak eşya ve mal ele geçirdi. Bir başka ifadeyle geçen yıl dakikada 3 bin 57 liralık kaçakçılık önlendi. Kaçakçılıkla mücadele kapsamında 2014'te 6 bin 282 şüpheli hakkında da işlem yapıldı. Bakanlığın verilerine göre, geçen yıl kaçakçılıkla mücadele kapsamında ele geçirilen mal ve eşyaların maddi değeri ile dünyanın en önemli futbolcuları arasında yer alan Messi'nin tahmini bonservis bedeli 5 kez karşılanabiliyor. Beşiktaş'ın yapımı devam eden stadyumu Vodafone Arena'dan 6 tane yapılabiliyor. Uluslararası uçuşlara açık 6 havalimanı, tam teşekküllü 453 ilköğretim okulu, 200 yataklı tam teşekküllü 40 kamu hastanesi, İstanbul-Iğdır arası bin 60 kilometre duble yol inşa edilebiliyor. ele vererek hızlı biçimde büyüyeceğini kaydetti. Protokol kapsamında hali hazırdaki desteklerin dışında farklı bir destek niteliği taşıyacağını bildiren Yılmaz, organik tarımın önemine dikkati çekerek projenin 2015 yılı bütçesinin 4,5 milyon TL olduğunu sözlerine ekledi. Bakan Yılmaz, konuşması sırasında son yıllarda Gaziantep'te bakanlık bünyesinde yapılan yatırımları da rakamlar vererek anlattı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise projeyi çok önemsediklerini dile getirerek katkıları nedeniyle Bakan Yılmaz'a teşekkür etti. Konuşmaların ardından protokol, GAP, Karacadağ ve İpekyolu kalkınma ajansları yetkileri tarafından imzalandı. Altını olan kuyumcuya koşuyor etti: "Mal boşaltmak tabiri için eldeki kağıtların istenilen değere ulaştığı an satılarak kar realizasyonuna dönüşmesi durumu diyebiliriz. Benzer olgu altında da yaşandı. Çünkü altın uzun süre düşüşe geçti. En son İsviçre'nin avro ile ilgili aldığı karardan sonra avronun düşüşüyle altın güvenli sığınak haline dönüşünce, altında bir yükseliş ortaya çıktı." Konya Sarraflar Çarşısı'nda esnaflık yapan kuyumcu Sami Ayaz ise altın fiyatlarının uzun zamandır düşüşte olması sebebiyle son günlerde yaşanan yükselişin fırsat olarak görüldüğünü ifade etti. Yabancıların 10 evinden 3 ü İstanbul da İSTANBUL - MURAT BİRİNCİ - Yabancılara konut satışında payını artırmayı sürdüren İstanbul, yabancılara konut satışında yaklaşık yüzde 30 paya sahip oldu. AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, yabancılara konut satışı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 55,6 arttı ve 18 bin 959 adetle tarihi zirvesine ulaştı. Yabancılara 2013 yılında 12 bin 181 konut satışı gerçekleşmişti. Yabancılara geçen yıl aralık ayında konut satışı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28,7 artarak bin 855 oldu. Geçen yıl yabancılar aylık ortalama bin 600 konut satın alırken, 2013 yılında bu sayı bin civarındaydı. Yabancıların konut satın aldığı iller arasında Antalya liderliği bırakmazken, İstanbul aradaki farkı kapatıyor. Geçen yıl yabancılar Antalya'da 6 bin 542 konut satın alırken, bu sayı 2013 yılında 5 bin 548 düzeyindeydi. İstanbul yabancıların en çok konut satın aldığı şehirler sıralamasında 5 bin 580 adetle ikinci oldu. İstanbul'da yabancılara konut satışı 2013 yılsonuna göre yüzde 128 arttı. Yabancılara konut satışında Antalya ile İstanbul arasındaki fark 2013 yılında 3 bin 101 iken, geçen yıl 962'ye geriledi. Geçen yıl Antalya'nın toplam yabancıya konut satışından aldığı pay 2013 yılına göre 11 puan azalarak yüzde 34,5'e gerilerken, İstanbul'un aldığı pay 9,3 puan artarak yüzde 29,4'e yükseldi. Yabancıların en çok ilgi gösterdiği diğer il olan Aydın'da konut satışı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7,1'lik artışla bin 112 düzeyinde gerçekleşti. Geçen yıl yabancılara konut satışında en fazla artışın yaşandığı il yüzde 397 ile Sakarya oldu. Bu ili yüzde 301,8 ile Trabzon, yüzde 169,4 ile Yalova ve yüzde 154,4 ile Bursa izledi. Yabancılara konut satışında adet bazında en çok artışın olduğu il 3 bin 133 ile İstanbul, 994 ile Antalya ve 579 ile Bursa takip etti. Geçen yıl yabancıların en fazla konut satın aldığı ilk on şehir incelendiğinde, ilginin Akdeniz bölgesinden Marmara bölgesine doğru kaydığını görüyoruz. Yabancılar, geçen yıl İstanbul, Bursa, Yalova ve Sakarya'dan toplamda 7 bin 811 adet konut satın aldı yılında ise bu sayı 3 bin 209 idi. Bir yıllık süreçte bu illerin yabancılara toplam konut satışından aldığı pay yüzde 26,3'ten yüzde 41,2'ye yükseldi. YAŞAMA AKADEMİK BAKIŞ Orhan Hikmet AZİZOĞLU EKONOMİ BİZLERİ İNANDIĞIMIZ GİBİ YAŞAMAK YERİNE YAŞADIĞIMIZ GİBİ İNANMAYA ALIŞTIRDILAR. Gezegenimizi iki farklı değer, kavram kültür ve inançlar silsilesine ayırdığımızda karşımıza net olarak Doğu ve Batı sentezi çıkıyor. Bu farklılık yüzeysel değil temel derinliklerde yaşamsal farklılıkları ile doğu ve batı değerleri tanımlamasıdır. Batı değerleri Modernite ya da modernizm kavramları ile sosyal ve kültürel değişimle son yüz yıllarda evrim geçirerek dinsel ve aile kavramından hızla uzaklaşan hatta bu kavramları yok eden bireysel yaşam ve emperyalizmin yörüngesinde kalarak, insan odaklı bir dünya yerine kapitalizmin egemen olduğu sınırsız özgürlükler sunan, ancak tüm özgürlükleri yok eden kendinden olmayan her inanç kültür ve değerleri asimile eden etnik, dinsel, kültürel ya da coğrafi hiçbir bağının olmadığı,doğu yani Asya ve Afrika hatta Latin Amerika gibi kıta ve bölgeleri istila ederek tüm kazanımlarını gasp ederek yükselişini sürdürdü. Farklı etnik, renk, dil ve uluslara mensup toplumları sömürü ve işgal projesine dahil edebilmek için kültürel savaş da bu projenin önemli saç ayağını oluşturuyordu. Doğu toplumlarını kültürel asimilasyonla istila ederek toplumlar arasındaki manevi, kültürel, tarihsel bağlar önemsizleştirildi, bu değer ve kavramların yerine suni ve yapay sınırsız özgürlükler ile özellikle İslam toplumları inançları gereği yaşam felsefesinden hızla uzaklaşarak yaşadıkları gibi inanmaya başladılar. Yani Müslüman gibi düşünürken batılı gibi yaşadılar. Son yüz yıllarda Batı toplumları Afrika da gasp ettikleri değerli maden ocakları Ortadoğu da gasp ettikleri petrol kaynakları hatta yüzyıllarca Afrikalıları esir köle olarak görüp uygulamalarından dahi daha korkunç ve büyük projeleri olan gezegenin tüm değer, kavram, kültür ve inançlarını hızla asimile etmekti ve bunda da son derece başarılı oldular. Sahip oldukları silah ve ekonomik sınırsız güçle gezegenin tüm yeraltı ve yerüstü zenginliklerini gasp ederek elde ettikleri kapital gücü emperyalizmin vahşi kurallarıyla birleştirerek asıl amaç ve hedef olan dil, din, kültür değer ve kavramlarını asimile etmekti. Bunu işgal ettikleri ya da taşeron yönetimler oluşturarak söz sahibi oldukları İslam coğrafyasında kendilerine tam teslimiyet içinde olan rejimlerle yaptılar. Ya da kültürel alanda sinema, tiyatro gibi görsel sanatlar ile televizyon, gazete, dergi gibi görsel, yazılı basınla gezegendeki en ücra köşelere dahi ulaşarak özellikle İslam coğrafyasındaki tüm değer, kavram ve kültürel alanlarda bireylerin ve toplumların zihnine sahip olmayı başardılar ve kaçınılmaz son, dilde, aile kavramında ve tüm kültürel değer ve kavramlarda asimilasyon oldu. Batı toplumlarında en önemli evrim; yani dönüşüm, Hıristiyan yani dinsel yayılmacılığın kısmen yerini milliyetçilik akımına yani etnik yapılanmalarına bıraktığında başladı. Uluslar ya da ülkeler dinsel birliktelik yerine etnik sınırlar çizerek farklı bir savaş başlattılar ve politikacılar misyonerliğin etkisinden kurtularak milliyetçilik akımına hizmet etmeye başladılar. Bu da gezegenin zenginliklerini paylaşma rekabeti getirdi Dünya nın tüm zenginlikleri gezegenin küçük bir kıtasını oluşturan Avrupa ve onun devamı niteliğinde olan Amerika nın savaş ganimeti imiş gibi paylaşımlar başladı. Uzak Asya (Hindistan, Pakistan, Bangladeş v.s.) ya da Afrika kıtasındaki az sayıdaki ulus ve ülkeler hariç batı emperyalizminin sömürü ve işgaline maruz kalan tüm ülkeler ve uluslar İslam coğrafyası yani bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyaydı. Batılılaşmış ya da batılılaşmayı kazanım kabul eden kesimler Doğu nun inanç, değer, kavram ve kültürlerinden arındırılıp aile kavramını söküp attıktan ve Doğu yu Avrupa da, Amerika da kendilerine ezberletilen kuramlara uydurduktan sonra Batı ya dönüp marifetlerini sergilemek peşindedirler. Doğrudan doğruya zihinler üzerinden sürdürülen öldürücü Batı propagandasının ateşli birer ajanı olan bu birey ya da kurumlar taklit ettikleri Batı için kazanım Doğu için tehlikelidirler. Batılılaşmış doğulular modern dünyanın bazı özelliklerini çok güzel tanımladıkları halde gezegenimizdeki tüm inançlar, diller, kültürler, değerler ve kavramların batı istilası ile hızla asimile olup yok olma tehlikesini kavramamaları ile tehlikeyi doğuran gerçek nedenlerin neler olduğunu ve nerelerden kaynaklandığını görmemesi esef vericidir. Bu yüzden çok yalınkat bir algı ve bakış açısıyla siyasi, dini, muhafazakârlığı, gelenekçiliği ile inançlı sosyal yaşamı birbirine karıştırmaktadırlar. Batılılaşmış doğulular ya da batı propagandası yapan zihniyete göre; inanç ve değerlerini korumaya çalışan Müslüman entelektüel insanlar Batı toplumlarına asla düşmanlık duyguları ile bakmamaktadırlar,sadece değer,kavram,kültür ve inançlarını batı istilasından koruma mücadelesi vermektedirler. Eğer Doğulu halk yığınları sonunda Batılılara tam anlamıyla düşman olursa bunun sorumlusu kimdir? Bundan ötürü suçlanacak olanlar dinlerinin, uluslarının ve ailelerinin değer, kavram, kültür ve inançlarını korumaya çalışan Müslüman entelektüel seçkinler mi, yoksa kendi ulus ve toplumlarının varlıklarını tüm insani değerlerden yoksun hale getirerek aile kavramı ile birlikte beşeriyete ait tüm değerleri de yok edip gezegenimizi yaşanmaz hale getirmek için ellerinden geleni yapan batılılar mı? Bu konuda soruyu çarpıtmadan sormak bile doğru cevabın ne olduğunu göstermeye yeter. İSLAM DÜNYASI İNANDIĞI GİBİ YAŞAMAYI UNUTUP YAŞADIĞI GİBİ İNANMAYA BAŞLADI İnsanları bir tarağın dişleri gibi eşit gören dinimiz; Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Allah içinizden iman edenler ile ilme nail olanların derecelerini yükseltir Kulları içinde Allah tan gerektiği şekilde ancak ilim sahipleri korkar. şeklinde ortaya koyduğu ölçülerle insanlar arası farkın ancak ilim ve bilgiyle olacağına dikkat çekmiştir. Diğer taraftan Sakın cahillerden olma Cahillerden yüz çevir anlamındaki pek çok ayet-i celile ile de cehalet ve bilgisizliği yermiştir. Ancak gelecek nesiller için daha iyi bir dünya kuramadık. Dünyamızı barış ve esenlik yurduna dönüştüremedik. İnsanın şeref ve itibarını, haysiyet ve onurunu koruyamadık milyonlarca insan şiddet ve çatışma yüzünden hayatını kaybederken biz önümüze yem olarak atılan yapay kültürlerin etkisinde sefa maskesi ile sefalete sürüklendik. İslam diyarlarında katliam, çatışma, açlık, yoksulluk, cehalet, tefrikanın hiç eksik olmadığına İslam ülkelerinde kardeşin kardeşi öldürmesine, bebeklerin kimyasal silahlarla katledilmesine, küçücük bedenlerin kurşunlara hedef olmasına engel olamadık. Zalimlerin işledikleri cinayetleri ne yazık ki durduramadık, ya da suni bir kültürün çarkına kapıldığımızdan dolayı farkına bile varamadık.

9 KÜLTÜR-SANAT KÜLTÜREL BOYUT Prof. Dr. Hayrettin İVGİN TÜRK KÜLTÜRÜNDE KARAGÖZ SANATIMIZ Karagöz ise fevridir ve bu karakteri konuşmalarına ve davranışlarına yansır. Hacivat' in mantığı hareketlerini sınırlar. Perdede Hacivat' ın hareketi azdır, Karagöz ise daha dinamik ve enerjiktir. Hacivat durumu ve koşulları kabullenen, statükoculuğu sürdüren biridir. Karagöz aksine her zaman yeni fikirleri denemeye açık ve kaba davranışlı bir tiptir. Hacivat üst sınıfın ahlakî değerlerine bağlıdır ve kendini kolaylıkla bu prensiplere uydurabilmektedir. Bazen bu sınıfların eğlencelerine alet olurken Karagöz' ün densizlikleri yüzünden bu durumun bozulabileceğinden korkar, "Küçük adam"ın geleneksel sembolü olan Karagöz, bu davranış tarzıyla birçok entrikayı bozabilmektedir. Hacivat aynı zamanda diğer tiplerin umutsuzluklarının ve çaresizliklerinin altını çizen bir taban görevini de görür. Çoğu alt tabakadan olan bu tipler Hacivat'ın iş, para veya ev konularında yardımlarına bağımlıdırlar. Hacivat konuşurken, kolay inanan ve iyi tabiatlı birisidir. Genellikle Hacivat başkalarına yararlı önerilerde bulunur. Konumu, dil bilgisi ve oportünist tutumu yüzünden mahallede en sevilen kişi odur. Mahallenin yalnız lideri değil, müsrif komşuların da sözcüsü konumundadır. Karagöz' le birlikte birtakım işlere giriştiğinde de çoğunlukla müşterileri o bulur ve kâra ortak olur. Karagöz' ün onun gibi bir saygınlığı yoktur. Karagöz çoğunlukla züppelerin hakaretlerine, uyuşturucu bağımlılarının öfkesine maruz kalır, mahalle delisinin şakalarının kurbanı olur veya kabadayılar tarafından dövülür. BAZI KARAGÖZ OYUNLARI VE KONULAR Ağalık Karagöz, zengin bir İranlının kendisine emanet ettiği paranın üstüne yatarak zengin olur. Oyun, Karagöz' ün kendisinden iş isteyen kişilerle başa çıkması anlatılır. Kanlı Kavak Ünlü bir ozanın oğlu olan Hasan, Büyülü Kavak ağacının cini tarafından tutsak edilir. Hasan' ın babası cine, oğlunu geri vermesi için yalvarırken cin tarafından çarpılır. Hacivat onları kurtarır ve eski şekillerini almalarını sağlar. Karagöz intikam için ağacı kesmeye kalkışır, ancak ormancılar onu durdururlar. Oyunun başka versiyonlarında cin, gelip geçen bir çok tipleri de tutsak alır. Karagöz ün Şairliği Karagöz ozanlar arasında yapılan bir yarışmaya katılır ve şâşalı giyimleri ve davranışları olan tüm ozanları döver. Karagöz yarışmayı kafiye ve doğaçlama yeteneğinden değil kabalığı ve şiddet eğilimiyle kazanır. Kanlı Nigar İki hayat kadının parasını dolandıran Çelebi, kaçmak üzereyken aralarından birisinin adı Kanlı Nigar olan bu kadınlar tarafından durdurulur. Her iki kadın, Çelebi üzerinde hak iddia etmektedirler. Çıkan tartışmada sorun çözülemeyince mahalleli çağrılarak hangisinin bu genç yakışıklıya lâyık olduğu sorulur. Ancak her biri aynı kararları verir. Kanlı Nigar genç adamı zorla evine sokar ve intikam almak için onu çırılçıplak soyarak sokağa atar. Geri dönen mahalleli sokakta çıplak oturan bu genç adama yardım etmek için gönüllü olup Kanlı Nigar ın evine, elbiselerini geri almak için girerler. Ancak Hacivat ve Karagöz de dahil olmak üzere Kanlı Nigar' ın evine giren herkes bir şekilde kandırılarak, elbiseleri alınır ve sokağa atılır. Bir süre sonra sokak soyulmuş adamlarla dolar. Kanlı Nigar'ın saydığı Sarı Efe gelir, sorunu çözer ve herkes elbiselerine tekrar kavuşur. SALINCAK Karagöz ve Hacivat bir salıncak almış ve insanları para karşılığında bindirmektedirler. Ancak Karagöz Hacivat' ı dolandırır. Karagöz ona salıncağa kimsenin binmediğini söylemiştir. Bu hikâyenin doğruluğunu kontrol etmek amacıyla Hacivat yaşlı bir kadın kılığına girer. Bir Yahudi gelir ve düşerek ölü numarası yapar. Başka bir grup Yahudi girer ve bir cenaze merasimi düzenlerler. Oyun Karagöz' ün ölü numarasını yapan Yahudiyi tabuttan korkutup çıkarmasıyla sona erer. Çocuklar, Yörük yaşantısını "Maysa ve Bulut"tan öğreniyor ESKİŞEHİR - Eskişehir'de bir animasyon stüdyosu tarafından hazırlanan "Maysa ve Bulut" adlı çizgi dizi, çocuklara, Türk tarihinin unutulmaya yüz tutmuş bir parçası olan Yörüklerin kültürünü, oyuncaklarını, oyunlarını ve masallarını eğitici hikayelerle öğretiyor. Resimli Filim Animasyon Stüdyosu'nun Kurucusu Mustafa Gül, AA muhabirine açıklamasında, 2012 yılında kuruldukları günden bu yana animasyon dizileri hazırladıklarını belirterek, çocuklara göre animasyonlar yaptıklarını kaydetti. "Maysa ve Bulut" adlı animasyon dizisini hayata geçirdiklerini ifade eden Gül, şöyle konuştu: "Bu çizgi film, Yörüklerin yaşantısı üzerine. Türk kültürünü anlatmaya çalışıyoruz yılından çalışmalara başladık. Şu ana kadar 20 bölüm yayınlandı. Yenileri hemen hemen hazır. Onları yayına hazırlamaya çalıyoruz. 'Maysa ve Bulut'u izleyen çocuklardan ve yetişkinlerden çok olumlu tepkiler alıyoruz. İnsanların çocuklarıyla beraber izlediği bir proje oldu. Çocuklar bize sosyal medya üzerinden ulaşıyor. Maysa'ya seslenir gibi bize yazılar yazıyorlar. Yetişkinler de çocuklukların döndüğünü bize iletiyor. Dedelerinin sofra başında kendilerine masal anlattıklarını söylüyorlar." Gül, yetişkinlerin seyredebileceği ve çocukların sevebileceği anlatım düzeyini kullanmaya özen gösterdiklerini vurguladı. "Maysa ve Bulut"un yeni bölümlerinin daha dinamik olacağını anlatan Gül, "Görselliği çok farklı bir çizgi film. Çok yoğun motifler kullanıyoruz. Çok ayrıntılı arka planlar kullanıyoruz" dedi. MEHMET NURİ PARMAKSIZ AŞKA DAİR BENCİLEYİN SÖZLER Ruhumdaki el izi kâlû belâdan kalma; bu yüzden yeminim var, sonsuza ve aşka Hasretin içindeki vuslatı nefes nefes yudumluyor gönlüm, vuslatı hasrette tadan yüreği korkutamaz ki ölüm.. Mahşere dek sürecek olsa da orucum, iftarım olacağını bilmek güzel.. Gözlerin alev, gönlün yanardağı, aklın deliliği yaşadığı dem her kalbin yaşamak istediği aşkın kıyametidir. Dağları dümdüz eden aşk güneşin yerine doğarsa gönlümüzde aşkın kıyameti kopmuş demektir ruhumuzda. Aşkın ezanlarını şükrün sarhoşluğu ile dinleyebilenler ömrün sonsuzluk namazını edâ edebilir. Ateşi solumak gibidir ayrılık, serinliği özlemekle müsavidir vuslat. Asıl özgürlük sonsuzca bağlanabildiğimizde eriyebilmekte. Asıl mutluluk aşk vadisindeki şükür ve vuslat çiçeklerini koklayabilmekte. Mahzunluk masuniyetin şiiri, sevda sonsuzluğu çağıran duadır. Özlemek ateşin içindeki ateşe kulaç atmaktır hasretle. Yalnızlık, kalbimizin ve ruhumuzun sahibini bulana kadardır. Aşk, sürgünde bile yeni sürgünler verebiliyorsa aşktır. 28 Ocak 2015 Çarşamba 9 Türkler in Halk Takvimi UNESCO'nun kapısında Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Okan Bozyurt, "kocakarı soğuğu", "camız kıran fırtınası", "öküz soğuğu", "pastırma yazı", "zemheri", "hamsin" gibi ifadelerle mevsimsel iklim ve doğa koşullarından derlediği "Halk Takvimi"nin, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine dahil edilmesini bekliyor. AFYONKARAHİSAR - Bozyurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşlılar, tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişilerle sohbetlerinde bazı bilgiler edindiğini ve bunları bir deftere not ettiğini söyledi. Meteorolojik veriler de edindiğini ve bunlara göre bir sıcaklık grafiği oluşturduğunu anlatan Bozyurt, bu çalışmalarının 8 yıl sürdüğünü bildirdi. Daha sonra "hızır" ve "kasım" günleri olmak üzere takvimi ikiye ayırdığını dile getiren Bozyurt, "Yaz dönemini anlatan 'hızır' günlerini kırmızı ve tonlarında, kışı anlatan 'kasım' günlerini de mavi ve tonlarında oluşturdum. Geçmişte kış günleri de 'zemheri' ve 'hamsin' olmak üzere iki ana döneme ayrılırdı. Zemheri, kışın en soğuk günlerinin olduğu ana dönem olarak karşımıza çıkıyor. Hamsin ise biraz daha kış mevsiminin yavaşlamakta olduğunu, sıcak günlerin yaklaşmakta olduğunu müjdeliyor" diye konuştu. "Mart ayı, dert ayı", "Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır", "Sitte-i Sevir, kapıyı çevir", "Hamsin, kah üşü kah ısın" gibi deyimlerle dikkat çekilen hava durumlarını da işin içine katarak "Türkiye'nin Halk Takvimi"ni oluşturduğunu ifade eden Bozyurt, bunun mizanpajını AKÜ Güzel Sanatlar Fakültesinde yaptırıp Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak başta olmak üzere akademisyenlere ve arkadaşlarına dağıttığını belirtti. Üniversitede herkesin odasında bulunan takvimden UNESCO yetkililerinin haberdar olduğu bilgisini veren Bozyurt, şöyle devam etti: "UNESCO'dan beni davet ettiler ve takvim hakkında bilgi istediler. 6 Mayıs 2014'te UNES- CO yetkililerine Ankara'da bir konferans verdim. Çok güzel geçti. Daha sonra çalışmamı markaj altına aldılar. Halk Takvimini, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine aday gösterdiler. Birkaç yıl içinde bunun üzerinde çalışma yapacaklar. Halk Takvimi konsepti bu listeye dahil edilmeye layık görülürse bu gerçekleşecek. Bu da benim için çok güzel bir şey olacak." Bozyurt, Halk Takviminin nesilden nesile aktarılan ve binlerce yıldır süregelen bir kültür olduğunu vurguladı. Şimdilerde söz konusu konseptin zayıflamaya başladığını savunan Bozyurt, şunları kaydetti: "Şehirli bir toplum olduk. Eskiden kırsal yaşam ağırlıklı bir toplum vardı. Yaşam daha çok tarım ve hayvancılığa dayalıydı. Şimdi ise sanayi toplumu olduk. Dolayısıyla artık doğadan kopma sürecimiz başladı. Böyle olunca tabii Halk Takviminden de kopmaya başladık. Şimdi insanlar günlük hava durumu için meteorolojiye bakıyor, oradan bilgi edinmeye çalışıyorlar ama uzun vadeli bir öngörüde bulunmak isterseniz gerçekten bu takvimin yararlı olacağına inanıyorum." Suriyeli çift, mozaiklerini görücüye çıkarmak istiyor KİLİS - Kilis'teki konteyner kentte barınan Suriyeli çift, işledikleri mozaikleri sergileyecekleri günün hayalini kurarken, kampta kalan çocuklara da mozaik kursu veriyor. Yaklaşık 4 yıldır Suriye'de devam eden iç savaş nedeniyle çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan binlerce insan hayatını kaybederken, milyonlarca kişi de ülkelerini terk ederek komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Olayların başladığı ilk günden itibaren Suriye halkını yalnız bırakmayan Türk hükümeti, başta barınma olmak üzere sığınmacıların her türlü ihtiyaçları karşılıyor. Halep'te bir firmada mozaik ustası olarak çalışan Ferit ve Büşra Şeyhali çifti de çatışmaların şiddetlenmesi üzerine yaklaşık 2 yıl önce 6 çocuğuyla Türkiye'ye gelerek, Kilis Öncüpınar Konteyner Kenti'ne yerleştirildi. Konteyner kente yerleştikten sonra Suriye'den getirdikleri mozaikleri işleyerek bir yandan savaşın acısını unutmaya çalışan Şeyhali çifti, diğer yandan da kendileri için kurulan atölyede gençlere eğitim veriyor. Büşra Şeyhali, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkelerinde çatışmaların başlamasının ardından düzelir umuduyla bir süre daha Suriye'de kaldıklarını söyledi. Çatışmaların şiddetini artırmasının ardından evlerini ve köylerini terk ederek, bir süre mağaralarda yaşadıklarını, yapamayınca da ülkelerini terk etmek zorunda kaldıklarına işaret eden Şeyhali, "Hava saldırılarında iki yeğenimi kaybettim. Daha sonra eşimle çocuklarımı da alarak Türkiye'ye sığındık. Geldiğimden bu yana orada kalan ailemden hiç kimseden haber alamadım" dedi. Suriye'de mozaik işiyle uğraştıklarını vurgulayan Şeyhali, ülkelerindeki iç savaştan kaçtıktan sonra sığındıkları Türkiye'de mesleklerine bir süre ara vermek zorunda kaldıklarını ifade etti. Boş vakitlerini değerlendirmek için kendi imkanları ile mozaik yapmaya başladıklarını belirten Şeyhali, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e Kilis ziyareti sırasında mozaikten yapılmış portresini hediye ettikten sonra atölyeye kavuştuklarını anlattı. Atölyede Suriye'den getirdikleri taşlarla portre ağırlıklı çalışma yaptıklarını aktaran Şeyhali, bir yandan sergi açmak için destek ararken, diğer yandan da konteyner kentteki Suriyeli çocuklara eğitim verdiklerini kaydetti. Böylelikle bir nebze de olsa savaşın acısını unuturken, mesleklerini gelecek nesillere de aktardıklarını dile getiren Şeyhali, şöyle devam etti: "Kurulan atölyede çeşitli eserler yapıyoruz. Aynı zamanda da gelecek çocuklarımıza da mesleği öğretiyoruz. Ülkemizi terk etmek zorunda kaldık ama mesleğimizi gurbette de olsa sürdürerek vatanımıza dönme umudumuzu canlı tutuyoruz. Suriye'de yaşanan savaşa tüm dünya sessiz kalırken, Türkiye bize sahip çıktı. Bu nedenle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı çok seviyoruz. Onun için işlediğimiz mozaik portreyi ilk fırsatta kendisine hediye etmek istiyoruz. Ayrıca yaptığımız çalışmalar arasında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da portresi var." Bütün çokların çok olduklarını değil, yok olduklarını sandıkları halin ismidir aşk. Tezahürün hudutsuzluğu bile aşkın sınırları içinde damladan daha küçüktür. Yârin, yar ına ve yarınına teslim olabilenler aşkta sonsuzluğa ulaşır. Aşkta ölüm demek mutluluğun doruklarına, şükrün zirvesine çıkmak demektir. Yâre ölmek rabıtanın gücü ile her nefesi, her kalp atışını sevdiğinin kalbinde duymaktır. Aşk uykunun içindeki uykuya, rüyanın içindeki rüyaya âşık olanlara güzeldir. Yârin kaşlarından sonsuzluğu, saçlarından mahşeri seyran eden âşıklar ancak enginlerin enginini ulaşır. GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ Belki nefisler kanar altından köşke kasra, Aşkınla ereceğim sonsuzluk denen asra. Mahşer kokan yağmurlar beni ıslatsın yeter, Her mevsim senin için açarım mısra mısra.

10 1028 Ocak 2015 Çarşamba SAĞLIK Katarakt yeni doğmuş bebeklerde de görülebiliyor İleri yaşlarda gözlerde ortaya çıkan kataraktın yeni doğmuş bebeklerde de görüldüğü bildirildi. Soğuk hava, ani şiddetli yüz ağrısını tetikliyor ANKARA - Soğuk havaların, halk arasında ani şiddetli yüz ağrısı olarak bilinen ''trigeminal nevralji''yi tetiklediği belirtildi. Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, trigeminal nevraljinin ''ani, bıçak saplanır gibi olan yüzün bir tarafını tutan çok şiddetli ve saniyeler süren ağrı'' olarak tarif edildiğini bildirdi. Ağrının genellikle yüzün alt ve üst çene bölümünde görüldüğünü anlatan Erdoğan, daha çok 50 yaş üzerinde görülen hastalığın, çocuklarda bile olabileceğini belirtti. Hastalığın çok sık görülmemesi nedeniyle genellikle diş hekimleri ve diğer hekimler tarafından atlandığını ve teşhisin genellikle nöroloji ya da beyin cerrahi uzmanlarınca konulduğunu ifade eden Erdoğan, hastalığın yüzün duyusunu sağlamanın yanında çiğneme kaslarının çalışmasını sağlayan trigeminal sinirde bir problem olması sonucunda oluştuğunu kaydetti. Trigeminal nevralji ağrısının sürekli, yakıcı veya sancılı bir ağrı olduğunu, bunun da hastayı sıkıntıya sokabildiğini anlatan Erdoğan, bazı hastaların bu ağrı nedeniyle yemek yiyemez, su içemez hale geldiğini söyledi. Hastalığın gerçek sebebinin ne olduğunun bilinmediğine işaret eden Erdoğan, ''Bir damarın beyin sapından trigeminal sinirin çıktığı yerdeki teması nedeni ile olduğuna inanılır. Damarın her nabızda sinire vurması ile hastalığın ortaya çıktığı düşünülür. Bir diğer inanış ise beyin sapında duyu sinirinde olan beyin sapı bağlantısında anomalilik olduğudur. Sinire bası yapan tümör veya kitlelerin de bunu yapabileceği de düşünülür'' diye konuştu. Soğuk hava, soğukta yüzün rüzgara maruz kalması ya da yemek yemenin ağrıyı tetikleyebileceğine dikkati çeken Erdoğan, soğuk havaya çıkılması durumunda yüzün atkı ile korunması gerektiğini söyledi. Elektrikli ama acısız tedavi İZMİR - Işıkla havanın oksijen ve azot atomlarındaki yükleri değiştirerek deride elektrik akımı başlatan tedavi yöntemi, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde iyileşmeyen yaralara ağrısız, iltihapsız ve ucuz şifa olanağı sunuyor. Balkan Ülkeleri Yara Dernekleri Konfederasyonu Başkanı ve DEÜ Yara İyileşmesi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Barutçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektrikle yara tedavisinin 1800'lü yıllardan beri dünyada uygulandığını anlattı. Yakın zamana kadar artı ve eksi elektrik kablolarının yaraya uygulanarak akım verildiğini ifade eden Barutçu, yeni tedavi yöntemini şöyle anlattı: "2012'de icat edilen kablosuz elektrik stimülatöründe kablo yok. Verdiği ışıkla havanın oksijen ve atomundaki yükleri değiştiriyor. Negatif yükle yüklenen oksijenler yara yüzeyine yapışıyorlar. Yaranın derinindeki pozitif yükle yara yüzeyinde oluşan negatif arasında elektrik akımı başlıyor. Deride elektrik akımı oluyor ve böylelikle iyileşme sağlanıyor." Danimarkalı bir bilim adamı tarafından geliştirilen cihazın Yunanistan'da EDİRNE -İleri yaşlarda gözlerde ortaya çıkan kataraktın yeni doğmuş bebeklerde de görüldüğü bildirildi. Göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Levent Alimgil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kataraktın toplumda sık rastlanan göz hastalıklarından biri olduğunu söyledi. Kataraktta cerrahi tedavi dışında başka bir tedavi yönteminin bulunmadığına dikkati çeken Alimgil, "Özellikle aile yeni doğan bebeğini sağlık kontrolünden geçirmelidir. Kimi bebekler hayata katarakt hastalığıyla başlayabiliyor" dedi. Doğuştan kataraktın acilen ameliyat edilmesi gereken bir durum olduğunu vurgulayan Alimgil, doğuştan kataraktlarda mercek gözün ışık almasını engellerse gözün fizyolojik gelişiminin sekteye uğradığını kaydetti. Göz ışık alamadığı için tembelleşeceğini dile getiren Alimgil, şöyle konuştu: "Dolayısıyla doğuştan katarakt, bebeğin hayata bir tül perdenin ardından bakarak başlamaması için acildir. Kataraktı gördüğümüz anda bir an Kataraktın kişinin başını bir yere vurma gibi evvel alıp çocuğun ışığa kavuşmasını sağlamamız lazım. Çünkü beyinle göz arasındaki ilişki 4-5 getiren Alimgil, şunları söyledi: travmatik nedenlerle de ortaya çıkabileceğini dile yaşına kadar gelişmeye devam ediyor. Göz ışık "Görme duyusunun gerçekleştirilebilmesi için alamıyorsa katarakt sebebiyle görüntü gözde gözün şeffaf olması gereken ortamları var. oluşamıyorsa, o kadar derin göz tembellikleri oluşuyor ki çocuk daha ileri yaşlarda ameliyat edilse Bunlardan biri gözün dışındaki kornea, biri de bile hiçbir faydası olmuyor." lens denilen mercektir. Katarakt, lensin şeffaflığını Bu konuda yeterli bilgi sahibi olmayan kişilerin, "Bir aylıkken ameliyat mı olur" şeklinde yön- şeffaflığın kaybolması farklı sebeplerden olabili- çeşitli nedenlerle kaybetmesi demektir ama bu lendirmeleriyle geç kalındığına işaret eden yor. Gözün bir başka hastalığın sonucu gelişen Alimgil, "Katarakt görüldüğü anda bebek ister üç komplike katarakt dediğimiz bir türü de vardır günlük ister 10 günlük olsun acilen ameliyat edilmesi gerekir" dedi. katarakt' yani yaşa bağlı kataraktır." fakat bütün bunların dışında en sık görülen 'senil Alimgil, kataraktın yaşa bağlı ya da doğuştan Katarakt cerrahisinin tüm tıbbi cerrahi işlemler olabileceğini ifade ederek, "Bebeğin gelişimsel problemleri, annenin hamileyken geçirdiği bir içinde sonuçları en doğru tahmin edilebilen ve takım rahatsızlıklar gibi nedenlere bağlı doğuştan başarı oranı en yüksek yöntem olduğunu belirten bebek kataraktlı olabilir. 3-4 yaşlarında ortaya Alimgil, kişilerin dünyaya bir tül perdeden bakmaması için belirli aralıklarla göz muayenesi yap- çıkan ve görmeyi engelleyen kataraktlar vardır" şeklinde konuştu. tırması gerektiğini ifade etti. Klima ve havalandırmaya da direkt maruz kalınmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, çok sıcak ya da soğuk içecekler içilmemesi, içilmesi durumunda da ağzın hassas bölgesine değmemesi için pipet kullanılması gerektiğini kaydetti. Erdoğan, şöyle devam etti: ''Yemek yemek, diş fırçalamak, su içmek, traş olmak ya da makyaj yapmak gibi faaliyetler ya da soğukta yüze temas eden esinti, ağrının aniden başlamasını tetikleyebilir. İlk zamanlarda ağrı atakları çok sık olmayabilir, bazen aylarca, yıllarca ağrı olmaz ama tekrar başlar. Hastalık ilerledikçe bazı hastalarda zeminde devamlı ağrı ile beraber arada sık olarak şimşek çakar tarzda ağrı olmaktadır'' Tedavide daha çok epilepsi ilaçlarının kullanıldığını anlatan Erdoğan, ilaca rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa, cerrahi alternatiflerden yararlanıldığını söyledi. En sık kullanılan cerrahi yöntemin de mikrocerrahi teknikler kullanılarak damarın yaptığı bası ortadan kaldırılması işlemi olduğuna işaret eden Erdoğan, ilaca dirençli dayanılmaz yüz ağrısı çekilmesi durumunda mutlaka beyin cerrahisi uzmanlarına müracaat edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. da kullanıma girdiğini kaydeden Prof. Barutçu, Avrupa'nın birçok ülkesinden önce yeni tedavi yönteminin DEÜ'de uygulandığını söyledi. Işıkla elektrik tedavisinin, kablolarla uygulanan tedaviye göre acısız, iltihapsız ve ucuz olduğunu anlatan Barutçu, "Yöntem, deri yaralarının yanı sıra diyabet hastalarında ve kemik iyileşmesinde de kullanılabiliyor" dedi. Elektrikli ama acısız tedavinin ilk uygulandığı hastalardan birinin 50 yaşındaki Marif Aslan olduğunu dile getiren Ali Barutçu, venöz (toplardamar) yetmezliği olan hastaya haftada 2 kez 45'er dakika ışık tedavisi verdiklerini ve çok olumlu sonuçlar aldıklarını bildirdi. Tedavinin ilk uygulandığı Maruf Aslan 1995 yılından bu yana venöz yetmezliği ile mücadele ettiğini, ozon tedavisi dahil bir çok yöntemi denediğini ancak bacağındaki yaralardan kurtulamadığını ifade etti. Daha önce ozon tedavisinin işe yaramadığını, son olarak doktorların bacağının kesileceğini söylediğini ifade eden Aslan, bacağının kesilmemesi için DEÜ'de tedaviye başladığını dile getirdi. Önce yarasına ameliyatla yama yapıldığını, ağrısız ışık yöntemiyle de tedavisinin tamamlandığını belirten Maruf Aslan, "Yaralar nedeniyle bacağımı keseceklerini söylemişlerdi, şimdi kurtuldum. Doktorlarıma çok teşekkür ediyorum" dedi. Türk doktorunun ''burun tekniği'' literatüre girdi ANKARA - Türk doktor, başarısız sağa sola bükülmüş çökmüş bir ameliyatlar sonucu burunda oluşan burunla karşılaşıyor. Hasta hem çökme düşme ya da eğrilme sorununa, ''verev kesme'' tekniğiyle çözüm bozukluğu sıkıntısıyla tekrar karşı nefes alma sorunu, hem de şekil bularak dünya literatürüne girdi. karşıya kalıyor.'' Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Burun sağlığı ve estetiği konusunda başarısız ameliyat geçirmiş Dr. Eren Taştan, çoğunlukla estetik nedeniyle yapılan burun ameliyatlarında, yanlış teknikler dolayısıyla, hastalar için kullanılan mevcut cerrahi tekniği yetersiz bularak, yeni arayışlar içine girdiğini ve yaptığı çalış- burun iskeletinden fazla kıkırdak alınan hastaların sonraki dönemlerde malar sonucunda ''verev kesme'' burunda çökme ya da düşme sorunlarıyla karşılaştığını belirtti. tekniğini bulduğunu anlatan Taştan, Bu kişilerin hem görüntülerinden bu yöntemin burnun doğal yapısına rahatsız olduğunu hem de nefes en uygun şekilde kıkırdak hazırlamaya imkan verdiğini bildirdi. alma problemleri yaşadığını anlatan Taştan, bu sorunu düzeltmek için de Taştan, "Hastaların burun kıkırdak ikinci bir ameliyata ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Taştan şunları kaydetti: rak sorunlarına kalıcı çözüm sağlıyo- iskeletini gerekirse yeniden oluştura- ''Burunda çökme, düşme ve ruz. Bu hastaları yeniden güzel, buna bağlı nefes alamama sorunlarında bu hastaları hem sağlıklı hem alabilecekleri bir buruna kavuşturu- doğal, esnek ve daha rahat nefes de doğal görünüme kavuşturmak yoruz'' şeklinde konuştu. Kaburga için kıkırdak dokuya ihtiyaç duyuyoruz. En ideal malzeme hastanın laşık 2 santim bir kesi ile alındığını kıkırdağının kişinin vücudundan yak- kendi vücuduna ait kıkırdak dokudur. ifade eden Taştan, ''dokulara zarar Eğer burun içinde malzeme varsa, verilmeden, yaklaşık 3 santimlik bir burun içindeki septum denilen orta parça alıyoruz. Kaburga alınan bölümdeki kıkırdak kullanılır. Septum yataktaki dokulara dikkatli davranıldığında önemli bir sorunla karşılaşıl- yeterli değilse uygun hastalarda kulak kıkırdağı kullanılıyor ama çökmüş burunlarda ihtiyacı karşılayacak mıyor ve alınan kaburga kıkırdağı tekrar oluşuyor'' görüşüne yer verdi. miktar ve kalitede kıkırdak dokuya Bu tekniği 250'nin üzerinde hastaya uyguladıklarını ve bu kişilerde sahip değil. Bu durumda kaburga kıkırdağına ihtiyaç duyuluyor. Kaburga kıkırdağı burun ameliyatlarında 50 yıldır kullanılıyor. Ancak larını anlatan Taştan, Uluslararası herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadık- buradaki sorun klasik teknikle kaburga kıkırdağı hazırlandığında, kıkırdade yayımlanan bu tekniğin, başarısız Jama Yüz Plastik Cerrahisi dergisinğın yapısından kaynaklanan bükülme burun ameliyatlarının düzeltilmesinde sorunları yaşanıyor. Hasta ameliyat birçok ülkede uygulanmaya ve uluslararası toplantılarda anlatılmaya masasından düzgün bir burunla kalksa bile aylar sonra geldiğinde başlandığını kaydetti. Yeni doğan bebeklere kısa mesaj uygulaması ile sağlık hizmeti ÇANKIRI -'Yeni Doğan Bu çalışmanın 81 il içerisinde Bebeklere Kısa Mesaj' uygulaması sadece Çankırı'da yapılacağını ifade ile Çankırı bir ilki daha başlattı. eden Halk Sağlığı Müdürü Dr. Halil SMS'lerle bebekler kontrol altında Nevzat Yetkin, "İlimizde doğan her tutulacak. bebek için ailenin (özellikle annelerin) cep telefonu numarası alınacak Halk Sağlığı Müdürlüğü Çocuk Ergen ve Kadın Üreme Sağlığı Birimi ve bebeğin doğum tarihi baz alınarak, uygun zamanlarda çeşitli tarafından Çankırı iline kayıtlı 0-2 yaş bebek ailelerine bilgilendirme mesajları gönderilecek. Amaç; SMS ler gönderilecek. Bu şekilde bebek ve çocuk ölümlerinin azaltılması, bebek sağlığının kontrolü, yaşına kadar, aileye 30 kısa mesaj bebeğin doğumundan itibaren 2 Halk Sağlığı Müdürlüğü hizmetlerinin gönderilmesi planlanıyor." dedi. ailelere hatırlatılması. (CHA)

11 YAŞAM-ÇEVRE BULMACA Aynaya gülümseyerek bakmak istiyor Elazığ'da, bir yaşında iken sobada yanan yüzü ve ellerinde oluşan yanık izlerinden dolayı eğitimini yarıda bırakan ve hayata küsen 19 yaşındaki Sakine Özdemir, tedavi için yardım bekliyor. ELAZIĞ - Altı çocuklu dar gelirli bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Özdemir, bir yaşındayken annesinin odada yalnız bıraktığı sırada beşiğinin devrilmesi sonucu yüzü ve elleri sobada yandı. Yüzünün sol tarafında ve ellerinde yanık izleri ve şekil bozuklukları oluşan Özdemir, okul çağına geldiğinde çevresindekilerin kendisine acıyarak veya çekinerek bakması nedeniyle sosyal yaşamdan uzaklaşmaya başladı. Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüzündeki ve ellerindeki yanık izlerinden dolayı çocukluğunu ve gençliğini yaşayamadığını belirtti. 7 yaşında okula başlamasıyla birlikte, yüzündeki ve ellerindeki yanık izlerinden dolayı akranlarının kötü davranışlarına maruz kaldığını ve bu yüzden insanlardan uzaklaşarak sosyal hayattan koptuğunu anlatan Özdemir, "İlkokula başladığımda diğer çocuklardan farklı olduğumu anladım. Okulda bazı öğrenciler benden korkup kaçıyordu, bağıranlar oluyordu. Benden sanki bir canavar görmüş gibi korkup kaçıyorlardı. Bu olaylar beni çok üzdü" diye konuştu. Yaşadığı kötü anılardan dolayı aynaya her baktığında yüzündeki yanık izlerini görerek dakikalarca ağladığını ve "keşke hiç doğmasaydım" dediğini söyleyen Özdemir, karşılaştığı olumsuz durumlara daha fazla dayanamayarak lise 1'den sonra okulunu bırakmak zorunda kaldığını ifade etti. Özdemir, son yıllarda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kendisinden daha ağır durumdaki hastalara yapılan yüz nakilleri ile ilgili haberleri göründe içinde bir umut ışığı doğduğunu ancak bu kez de maddi engellerle karşılaştığını belirtti. Ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için tedavi edilemediğini aktaran Özdemir, "Ben de herkes gibi normal bir yüzüm olsun istiyorum. Yarım bir insan gibi yaşamak istemiyorum. Benim de bir genç kız olarak hayallerim var, ben de mutlu olmak istiyorum. Tedavi edilirsem yeniden doğmuş gibi olacağım" diye 1. Sigorta senedi. İsyan eden, başkaldıran. 2. Kamufle etmek. 3. Gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen yumuşak bir element. Artvin ilinin bir ilçesi. 4. Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmi kâğıt, belgit. Cilve, işve. 5. Sürat. Lezzetli. 6. Pamuk ipliğini saran küçük el çıkrığı. Şenlik kemeri. 7. Yan yana, art arda olan şey, dizi. Eskiden Arapların Recep ayında kestikleri kurban. 8. İlave. Yasa. 9. Uçağı kullanan kimse. Tavlada bir sayı. 10. Dolaylı anlatma. Parazit, tufeyli. 11. Yer kırığı, çatlak. Kitap getirmemiş peygamber. 12. Gerekenden eksik. Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi. 13. Serçegillerden, güzel sesli ötücü bir kuş. Yapma, etme. 14. Rus Kazaklarda başkan. Bir tür taze, yumuşak ve tuzsuz beyaz peynir. 15. Metin olma, dayanıklılık. 16. Bir konuda direnme, ayak direme. Araştırma yazısı. 17. Uçurum. Evre, safha. Japon lirik dramı. 18. Üzeri emayla kaplanmış olan. Mercanada. 19. Uzaklık anlatır. Tamirat. 20. Çıngırak. Sevimli, cana yakın, tatlı, hoş. Yukarıdan aşağıya: 1. Temiz. Osmanlı Devletinde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Sinirlilik. 2. İhtimal. Artırma ile satış. İslam ın beş şartından biri. 3. Lale bahçesi. Demir kiri. Gemilerde oda. 4. Duyuru. Akdeniz bölgesi bitki örtüsü. Bir yerde oturma, eğleşme. Karada, havada bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. 5. Rize ilinin bir ilçesi. İlgi. Binek hayvanı. Somut bilimlerin genel adı. 6. İlaç, merhem. Kazıklıhumma. Büyük zoka. Pişirilerek hazırlanan yemek. 7. İlenme, beddua. Zabıt. Kuramsal. 8. Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde. Silme, ağzına kadar dolu olan. Uluslararası yollarda yük taşımakta kullanılan büyük kamyon. 9. Haftanın günlerinden biri. Türk müziğinde bir makam. Özerklik, muhtariyet. 10. Dikkat çekme, uyarı, ihtar. Diş diplerinde oluşan taş. Güzel sanat. Oyuncunun yaptığı. Hazırlayan: Ercan BOSTANCIOĞLU konuştu yılında eski Elazığ Valisi Muammer Erol'un kendisine sahip çıkarak, umutlarını yeşerttiğini ancak valilik desteği ile kentteki özel bir hastanede 1,5 yıl devam eden lazer tedavisinden bir sonuç alamadığını ifade eden Özdemir, şöyle konuştu: "Bu konuda daha donanımlı bir hastanede yapılacak tedavi ile yüzümdeki izlerden kurtulabileceğime inanıyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. Lütfen beni de kızı yerine koysun, onun da bir kızı var. Ailem sahip çıkamıyor, siz sahip çıkın. Ellerimi ve yüzümü iyileştirin. Tek çarem, tek ümidim sizsiniz. Bir düğün olsa, nişan olsa gidemiyorum. İçim bir tuhaf oluyor. Gitsem bile kendimi bir zindandaymışım gibi hissediyorum, mutlu olamıyorum." Özdemir, en büyük hayalinin yüzündeki yanık izlerinden dolayı yaşadığı psikolojik baskılar nedeniyle bırakmak zorunda kaldığı okuluna devam edip hemşire olmak olduğunu sözlerine ekledi. Milli parklara 235 milyon liralık yatırım yapılacak KASTAMONU - Doğa Koruma ve yıl yatırımlar yapıyoruz. Şu anda bulunduğumuz Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet toplantıda yapılan yatırımla- Özyanık, iki gün boyunca 15 bölge rın değerlendirilmesi ve 2015 yılı bütçesinin müdürü ve daire başkanlarıyla yaklaşık şekillendirilmesini amaçladık. 235 milyon liralık milli park yatırımının İki gün boyunca 15 bölge müdürümüz bölgelere dağıtımını ve iş programlarının ve daire başkanlarımızla yaklaşık 235 hazırlanmasına karar verdiklerini milyon liralık milli park yatırımının böl- belirtti. gelere dağıtımını ve iş programlarının Özyanık, Ilgaz Dağı Milli Parkı Kayak hazırlanmasına karar verdik. Milli parklarda Merkezi'ndeki bir tesiste basına kapalı yıllık yaklaşık 12 milyon ziyaretçi düzenlenen bütçe değerlendirmesi alıyoruz. Gelen ziyaretçilerimizin tabiata sinde barındırdığına işaret eden toplantısının ardından AA muhabirine zarar vermeden ihtiyaçlarının karşı- Özyanık, "Ilgaz Dağı Milli Parkı kayak yaptığı açıklamada, kurum olarak lanması büyük önem kazanmış durumda." ağırlıklı faaliyet gösteriyor, ilgili kurum Türkiye'nin doğal güzelliklerini gelecek ve kuruluşların sorumluluğunda hiz- nesillere intikal ettirmek maksadıyla Özyanık, Ilgaz Dağı Milli Parkı'nın da metlerini sürdürüyor. Bunların dışında milli parklar, tabiat parkları ve tabiatı Türkiye'nin önemli kış turizmi merkezlerinden bakanlık olarak çevre düzenlemesi, koruma alanlarını ilan ettiklerini söyledi. birisi olduğunu ve ilk milli yolların yapılması gibi altyapı ihtiyaçla- Buralara gelen ziyaretçilerin çeşitli parklardan biri olduğunu dile getirdi. rının karşılanması için çalışmalar yaptık. beklentileri olduğunu ifade eden Kışın yanı sıra diğer mevsimlerde de Ilgaz'a son 3 yılda 4 milyon lira gibi Özyanık, şöyle devam etti: tabii güzellikleriyle Ilgaz Dağı Milli bir yatırım gerçekleştirdik" diye konuştu. "Bunları karşılamak maksadıyla her Parkı'nın büyük bir potansiyeli bünye BUL- MACA Soldan sağa: ÇÖZÜMÜ BUGÜN 14. SAYFADA TÜRKÇE BAKIŞ Prof. Dr. Nurullah Çetin CUMHURİYETE İSLÂM ADINA KARŞI ÇIKMAK Bir takım çevreler güya İslam adına Cumhuriyet rejimine, Cumhuriyet bayramına muhalefet ettiler, ediyorlar. Halbuki Cumhuriyetin İslam la çelişen bir tarafının olmadığını bilmiyorlar. Nitekim Hz. Muhammed in vefatından sonra iş başına gelen 4 halife de seçimle halife oldular. Bu sistem seçim, biat, şuara çerçevesinde işledi. Yani o dönem şartlarında mesela Hz. Ebubekir seçildi. Ona oy veren de vermeyen de sonra ona biat ettiler. Yani halifeliğinin meşru olduğunu ve onun halifeliğini kabul ettiklerini beyan ettiler. Üçüncü aşamada da seçilen ve halkın biat ettiği halife, şuraya dayalı olarak ülkeyi ve milleti yönetti. Yani ben seçildim, artık diktatör oldum, astığım astık, kestiğim kestik demedi, önemli kararları dönemin sahabilerine, âlimlerine, ehil ve liyakatli kişilerine danışarak, onlarla istişare ederek aldı. Bu sistem, o dönem şartlarında bir çeşit cumhuriyet anlayışıydı. Ama 4 halifeden sonra Emevîlerle birlikte yönetim seçim, biat, şura sisteminden uzaklaşarak saltanata, aile, sülale yönetimine dönüştü. Bizde de Osmanlı Devleti saltanat rejimiyle yönetiliyordu ten itibaren Cumhuriyete geçtik. Kur an-ı Kerim de geçen, Rablerinin çağrısına cevap verirler, namazı kılarlar. İşleri/yönetimleri, aralarında bir şûra'dır. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler (Şura, 36) ayeti açıkça müslümanların kendi aralarındaki işlerini, yönetim meselesini istişare ile, şura ile yapmaları gerektiğini ifade eder ki cumhuriyet meclisi, bu şuranın kurumsallaşmış şeklidir. Ayrıca İhtilâfu ümmetî rahmetün vâsiatun yani Ümmetimin ihtilafı rahmettir" meşhur hadisinin manasının kurumsal karşılıklarından biri, cumhuriyet meclisidir. Devletin ve milletin en iyi şekilde yönetilmesi konusunda farklı fikirlerin beyan edildiği yer cumhuriyet meclisidir. Atatürk ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin temelinde de bu ayet ve hadisin etkisi vardır. Nitekim bu ayet, 1923 ve 1924 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde talik yazısıyla yazılmış ve duvarda asılı kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, emperyalist işgalci batılı devletlere karşı verilen millî bir mücadele sonunda kurulan bağımsız millî bir Türk devletinin adıdır. Cumhuriyet, Türk milletinin 29 Ekim 1923 günü kendi bağımsız iradesiyle kendi kendisini yönetmesi iradesinin resmîleştiği, kurumsal millî bir devlet kimliğine büründüğü bir yönetim anlayışının ismidir. Cumhuriyet, millî Türk devlet yapısının kültürden ekonomiye, tarımdan eğitime kadar her alanda sadece kendi ihtiyaçlarına ve menfaatlerine göre yeniden şekillenme isteğinin kurumsal bir ifadesidir. Atatürk, saltanat rejimi yerine Cumhuriyeti kurmakla tek kişi ve hanedan yönetiminden millet yönetimine geçmiştir. Yani Türk milletinin ve ülkesinin yönetiminde belirleyici, yönlendirici ve karar verici kaynak olarak irâde-i seniy- 3 yerine irâde-i milliyeyi4 hâkim kıl- ye mıştır. Müslümanlık adına Atatürk ün kurduğu millî Cumhuriyete karşı çıkanlar, aslında emperyalist Batının içerdeki temsilcisi ve sözcüleri olan ve hiç de müslümanlıkla alakası olmayan, tam tersine 3 Tek bir kişi olarak padişahın arzusu 4 Milletin tamamının ya da büyük çoğunluğunun arzusunu Ocak 2015 Çarşamba İslam düşmanlıklarını her vesileyle açığa vuran bir takım liberallerin, Türk düşmanı etnik ırkçıların kuyruklarına takılıyorlar. Ya da saltanat rejiminin modern bir türevi olan başkanlık rejimi yani demokratik görünümlü tek adam merkezli sivil diktatörlük hevesindeler. Atatürk ün kurduğu bağımsız ve millî Türkiye Cumhuriyetine karşı çıkanlar, Amerika nın ve Avrupa Birliği nin yönetimine girmiş, bağımsızlığını kaybetmiş, sömürge durumuna düşmüş, batı emperyalizminin çok uluslu şirketlerinin pazarı ve talan alanı haline gelmiş, Türk milletinin adının da, dilinin de, kültürünün de, kimliğinin de, kişiliğinin de yok edildiği, etnik temelde parçalanmış bir 2. Cumhuriyet ya da bugünlerdeki ifadesiyle Yeni Türkiye hayal edenlerdir. Atatürk ün millî Türk devletinin çerçevesi olan Cumhuriyete karşı çıkmak, Türk ün emperyalist Haçlı işgal ordularına karşı verdiği millî mücadeleye ve Türklerin kendi kendilerini idare sistemi olan bağımsız devlet teşkilatına karşı çıkmak demektir. Cumhuriyet rejimine karşı çıkmak demek, Türk milletinin millî, dinî ve kültürel kurum, ilke ve değerleri temelinde tamamen kendi iradesine, kendi bağımsız tercihine göre kendi kendisini yönetmesine tahammül edememek, bunun yerine, Türk milletini kendi devletinde, kendi vatanında Avrupa Birliği, Amerika, NATO yönetsin demektir. Nitekim Türkiye yi yönetme yetkisi almış bazı Türkiyelilerin tam da Cumhuriyetin ilan edildiği gün olan 29 Ekim 2004 günü Avrupa Birliği Anayasal Antlaşmasının Nihaî Senet bölümünü imzalamalarının da özel bir anlamı olmalı herhalde. Millî bayramları kutlamamak, geçiştirmeye, sulandırmaya, kuru, resmî ve cılız bir şekilcilik içinde geçiştirmeye çalışmak, Türk milletinin ortak millî değer ve kurumlarını heyecanla, canla başla, kalpten, samimi olarak sahiplenmesini istememek demek, Türk milleti millî kimliğinden uzaklaşsın, millî ruhu yok olsun, kolayca yabancı emellere alet olabilecek bir zihinsel ve psikolojik yapıya bürünsün, kolayca batılı emperyalist devlet ve odaklara teslim olsun demektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu devletin rejimi olan Cumhuriyet, Türkleri ortak, bağımsız, millî bir teşkilat altında toplayan ve böylece millet yapan temel kurumsal çerçevedir. Cumhuriyete karşı çıkmak, Türk ü kendine ait bağımsız bir rejimden yoksun bırakıp Haçlı-Siyon emrine vermek demektir. Atatürk ün kurduğu millî Türk devlet sistemi olan cumhuriyet özü, ruhu, kimliği, rengi, kurumları, değerleri ve ilkeleriyle sadece Müslümancı görünümlü siyasetçiler tarafından yıpratılmıyor. Belki onlardan daha fazla olarak Atatürk ün partisini ele geçirmiş, Atatürk milliyetçiliği ile alakası olmayan, Türk kimliğini benimsememiş, PKK lılarla abi-kardeş muhabbeti yapan, Abdullah Öcalan avukatlığına soyunan, Soros bağlantılı kişilerin, Atatürk ün partisinin içinden devletin millî kimliğini yok etme çalışmaları daha etkilidir. Ankara da eski Meclis binası önünden başlayıp Anıtkabir e akan onbinlerce samimî millî Türk devlet sevdalıları, aralarına karışan, hatta önlerinde siyasî temsilci olarak görünen bu iki yüzlülerin kendilerini oy deposu olarak kullanmalarına izin vermemelidirler. Savaşın bedelini çocuklar ödüyor ŞANLIURFA - Suriye'de yaklaşık 4 yıldır süren iç savaş nedeniyle 1,6 milyon çocuk okullarından ayrı kaldı. Suriye'de devam eden iç karışıklık binlerce insanın hayatına maloldu, milyonlarca insan da komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Suriye'de drama dönüşen olaylardan en çok çocuklar etkilendi. Acı ve gözyaşının dinmediği ülkede binlerce çocuk yaşamını yitirdi, bir o kadarı da yetim kaldı. Ülkedeki birçok okul Esed rejiminin hedefi oldu. Suriye'deki eğitim sistemi savaştan dolayı adeta yok oldu. Aileleriyle dost ülkelere sığınan çocuklar, aslında geride hem okullarını hem de hayallerini de bırakmak zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre, Suriye'de halen 1,6 milyon çocuk okula devam edemiyor. Terör örgütü IŞİD tehdidi altındaki Rakka, Deyru'z Zor ve Halep'in bazı bölgelerinde ise 670 bin öğrenci de eğitimlerinden uzak kaldı. Suriye'de sadece geçen yıl 68 okula düzenlenen saldırılarda 160 çocuk hayatını kaybetti, 343'ü de yaralandı. Suriyeli sığınmacılara kucak açan Türkiye ise misafirlerinin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor, eğitim çağındaki çocuklara okul imkanı sunuyor. Akçakale ilçesindeki Süleyman Şah Konaklama Tesisi'nde öğretmenlik yapan Sena Hamut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerinin en iyi şekilde yetiştiğini ve içlerinden bir çoğunun doktor, mühendis, mimar olduklarını söyledi. Hamut, şunları kaydetti: "Çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirdik. Onlar iyi yerlere geldiler. Çatışmalar nedeniyle okullar yıkıldı, çocuklar eğitimlerinden mahrum kaldı. İç savaş nedeniyle eğitim de yok oldu, çocuklarımız hiçbir şey öğrenmeden büyümeye başladı." Hamut, Türkiye'ye sığınan Suriyeli çocukların ise eğitimlerine devam etme imkanı bulduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine sahip çıktığını ifade eden Hamut, "Büyük lider Erdoğan bu insanların yardımına koştu. Burada çocuklara ülkemizdeki müfredata göre eğitim veriliyor" şeklinde konuştu.

12 12 haber 28 Ocak 2015 Çarşamba Kılıçdaroğlu ruhani liderlerle buluştu İSTANBUL - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da azınlıkların ruhani liderleriyle bir araya geldi. Sait Halim Paşa Yalısı'nda gerçekleşen buluşmaya Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ermeni Patrik Genel Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan, Süryani Katolik Patrikvekili Yusuf Sağ, Süryani Ortodoks Kilisesi Mor Filiksinosu Metropolit Yusuf Çetin ve Türkiye Museviler Hahambaşı İsak Haleva katıldı. Kılıçdaroğlu, basına kapalı gerçekleşen toplantı sonrası yaptığı açıklamada ruhani liderlerle yaptığı görüşmede büyük ölçüde onların sorunlarını dinlediğini aktardı. Ruhani liderlerin sorunların bir kısmının yasalardan bir kısmının da uygulamalardan kaynaklandığını belirttiklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP olarak hiç kimsenin yaşam tarzına müdahale etmemeyi, hiç kimseyi inancı ve etnik kimliği dolayısıyla sorgulamamayı temel ilke edindiklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti'nde 77 milyon yurttaş olarak huzur ve barış içerisinde yaşamak istediklerini ifade ettiklerini dile getirdi. Ruhani liderlerin aktardıkları sorunların bazılarının önümüzdeki günlerde milletvekili arkadaşları tarafından parlamentoda gündeme getirileceğine işaret eden Kılıçdaroğlu, "Uygulamadan kaynaklanan bazı sorunlar var onların çözümü için hep beraber uğraşacağız" dedi. Kılıçdaroğlu bir gazetecinin, "1915 olaylarının 100. yıldönümü ve çarşamba günü Fransa'da bir dava görülecek. Perinçek- İsviçre davası. Nasıl bir değerlendirme yapacaksınız?" sorusu üzerine şu yanıtı verdi: "Sayın Perinçek'in açıkladığı bir düşünce dolayısıyla yargılanmasını doğru bulmuyoruz. Düşünce özgürlüğü dediğimiz bir kavramın arkasında hep beraber durmak zorundayız. Bütün çağdaş dünyanın durması gerekiyor, bu bağlamda görüşülecek olan davanın da olumlu sonuçlanacağı kanısındayım." Görüşmede ne gibi sorunların dile getirildiği yönündeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Pek çok sorun var aslında dile getirilen. Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlar var, kullanılan dilde yaşanan sorunlar var, nefret söylemi kapsamında ele aldıkları sorunlar var. Aslında baktığımız zaman hepimiz aydın olan insanların yüreğinde insan sevgisi olan insanların bütün bu sorunlara karşı duyarlı olması gerekiyor. Aynı duyarlılığı biz de göstereceğimizi ifade ettik. Aslında medyanın da bu konuda duyarlılığı var. Aynı duyarlılığı toplumun değişik kesimlerinin de sergilemesi gerekiyor." Güler: CHP, iktidarın güvencesi TBMM - CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, partisinden istifa etti. Güler, yaptığı yazılı açıklamada, bugün TBMM Başkanlığı'na sunduğu dilekçeyle CHP üyeliğinden istifa ettiğini bildirdi. Gerçek dışı soykırım suçlamalarının, yeni CHP yöneticileri tarafından adeta desteklendiğini savunan Güler, "2015 gibi bir saldırı yılında 'soykırımla yüzleş' pankartını taşıyan Genel Merkez yöneticileri bu desteğin somut ilanı olmuştur" ifadesini kullandı. Güler, Halka güven vermeyen, seçmeni ve parti üyelerini umutsuzluğa sürükleyen CHP yabancısı bu yapı, 2015 seçimlerinde ve sonrasında halkımız ve seçmenimiz için değil, mevcut iktidar için güvencedir." Güler, Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarında AK Parti-BDP ortaklığının "Anayasa'dan Türk vatandaşlığını kaldırma" hedefine yönetim tarafından destek verildiğini ve bu desteğin, "çözüm kanunu" gibi yabancı üçüncü göze kapı açan yasal düzenlemelere ortak olunarak pekiştirildiğini ileri sürdü. Birgül Ayman Güler, istifa gerekçesinde şunları kaydetti: "Laiklik ilkesini sekülerlik haline dönüştürme gayreti, eğitimi geriletip parçalayan saldırılara sözde pedagojik gerekçeli etkisiz muhalefette ve inkarla örtülen ittifaklarda kanıtını bulmuştur. İstifa ettiğim parti CHP değil, politik bakımdan tutarsız bir yapıdır. Yeni CHP, ulusal ekonomi anlayışını terk etmiş, ulusal üretken sektörler için değil küresel mali piyasaların faiz çıkarlarını gözeten bir yapı olmuştur. Gelir dağılımında adalet ilkesini terk edip, neo-liberalizmin yoksullukla mücadele politikalarına sıkışmıştır. 'Devletçilik ilkesi' zamanı geçmiş Dünya gündemi YUNANİSTAN PARİS - Yunanistan'da Çipras'ın Başbakan olmasından çok seçim vaatleri konuşuluyor. Dünya gelişmelere odaklanmış durumda. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Yunanistan'daki seçimlerin ardından Yunanistan'ın Avro Bölgesi'nde kalacağını söyledi. Hollande, Elysee Sarayı'nda Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos ile ortak basın toplantısı düzenledi. Yunanistan'da Syriza lideri Aleksis Çipras'ın Başbakan olarak göreve başlamasıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Hollande, Yunanistan'la yakın ilişkilerini devam ettirmek istediklerini belirtti. Hollande, Yunanistan'daki seçimlerin ardından bu ülkenin Avro Bölgesi konusundaki olası politikasıyla ilgili de, "Yunanistan Avro Bölgesi'nde kalmak istiyor, Avro Bölgesi'nde de kalacaktır" ifadelerini kullandı. Yunanistan'ın sorumluluk içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Hollande, "Yunanistan taahhütler vermiştir ve bunları yerine getirmesi gerekir" dedi. sayılırken, özelleştirme adeta doğal politika olarak kabul edilmiştir. Halkçılık içi boş retorik olarak nitelendirilip bir yana atılmış, planlama ve sosyal devletle kalkınma yerine piyasa dinamikleriyle küresel ekonomiye bağlılık teslimiyeti getirilmiştir. Yeni CHP, CHP'yi ve örgütünü tasfiye etmek işlevi gören bir yapıdır. CHP Programı'na ve kurucu ilkelerine aykırı olan yeni yapı, yetkili kurullar dışlanarak ortaya çıkmıştır. Genel Başkanlık, yetkili kurulların dışında alınan kararların tek kişilik yürütme makamına dönüşmüştür. Yetkililerin sorumluluğu ve hesap verme zorunluluğu yok edilmiştir. Son kurultay, kırılma noktasıdır. Kurultay delegesinin onayını alamayan kimselerin kurultaya karşı hile yoluyla yönetici koltuklarına oturtulması da başka söze gerek bırakmaz. Hiçbir gerçek neden yokken ilçe, il kongreleriyle kurultayın ertelenmesi, tüzüğe aykırı yönetmelik değişiklikleri yapma cüreti sergilenmesi, değişiklik adı altında partinin Altıok Programı'nı ortadan kaldırma hazırlıkları, disiplin sürecinin tasfiye amacıyla kullanılması, partinin cumhuriyetçi ve halkçı olmayanların istila harekatını tamamlama adımlarıdır. Arınç: Türkiye nin Kobani rolü umarım unutulmaz ANKARA - Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Yunanistan'daki seçimlere ilişkin, "Türkiye olarak bizi ilgilendiren şey: yeni hükümetle elbette en iyi ilişkileri kuracak noktada olmamız" dedi. Arınç, Bakanlar Kuruluna verilen arada gazetecilere açıklamalarda bulundu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bir gazetecinin Yunanistan'daki seçimleri "radikal sol" olarak nitelendirilen bir partinin kazandığını belirterek, bunun Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilere yansımasını sorması üzerine Arınç, "komşu"daki seçimlerden Syriza birinci çıktığını hatırlattı. Aleksis Çipras'ın da bugün dini olmayan bir törenle Yunanistan'ın yeni başbakanı olarak göreve başladığını dile getiren Arınç, şunları söyledi: "Bu vesileyle Türkiye'deki laiklere de iki cümle söyleyeyim: Ben de şimdi yeni farkına varıyorum ki Yunanistan laik olmayan bir ülkeymiş. Türkiye'de laiklik adına her zaman, her yerde, 'Bugün hava puslu' bile deseniz, 'Çok şükür laiklik var' diyenlerin komşumuz Yunanistan'da laikliğin olmadığından veya laikliği reddeden bir ülke olduklarından haberleri var mıydı bilmiyorum. Yani bir papazın önünde yapılması gereken merasimi, ateist olduğunu söyleyen bir başbakan, 'Ben böyle bir merasim istemiyorum' dediği için sadece basit bir toplantıyla görevine başlamış oldu. Dünya yıkılmadı, yani demokrasi açısından ben bunu olumlu görüyorum. Ama laikliği reddeden bir ülkede ilk defa bir başpiskopos olmadan göreve başlamak veya yemin etmenin sorun olacağı söyleniyordu. Barzani den Kobani teşekkürü ERBİL - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani, Suriye'nin Halep kentine bağlı Ayn el Arap (Kobani) ilçesinde terör örgütü IŞİD'in püskürtülmesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na teşekkür etti. Barzani, yayımladığı mesajda, "Kobani'nin özgürleştirilmesi vesilesiyle Kobani halkını, Peşmerge güçlerini, diğer savaşçıları, tüm Kürdistan halkını ve dünyadaki özgürlük yanlılarını tebrik ediyorum. Şengal ve Kürdistan bölgesinin her bir ilçesi gibi Kobani'yi de dert edinen Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani'yi ayrıca kutluyorum. Barzani, koalisyon güçlerinin, Kobani'ye yardım etmesi için her türlü çabayı gösterdi ve Peşmergelerin oraya gitmesini sağladı" ifadelerini kullandı. Barzani, Peşmergenin, Kobani'ye geçişine izin vermesi dolayısıyla Türkiye'ye de teşekkür ederek, şunları kaydetti: "Buradan özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na çaba, gayret ve tavırları nedeniyle çok teşekkür ediyorum. Onların mertçe tavırları olmasaydı Peşmerge güçleri Kobani'nin yardımına gidemezdi. Ayrıca Kobanili sığınmacıların barındırılmasında da çok önemli bir rol oynadılar. Türkiye IŞİD le mücadelenin her ayağına katkı sağlıyor WASHINGTON - ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, "Türkiye IŞİD ile mücadelenin her ayağına katkı sağlıyor. Dolayısıyla sadece bir alanı değil, IŞİD'in yenilgiye uğratılmasına yönelik tüm çabaları içeren, devam eden işbirliğimizden kesinlikle memnunuz" dedi. Psaki'ye günlük basın toplantısında, Ayn el Arap'ın (Kobani) denetiminin tamamının bazı Kürt grupları ve Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) geçtiği yönündeki haberler soruldu. "Kobani'de mücadelenin devam ettiğini" belirten Psaki, "IŞİD karşıtı savaşçıların şu anda Kobani ve çevresinin yaklaşık yüzde 70'ini kontrol ettiğini ve bunun bir gelişme olduğunu" kaydetti. Psaki, "Biliyorsunuz IŞİD oraya çok büyük kaynak yatırdı ama başarılı olamıyorlar ve onları geri püskürtüyoruz. Ancak bunun tamamlanmış bir süreç olup olmadığını teyit edemem. Ancak IŞİD karşıtı güçlerin, IŞİD'i orada geri çevirmede başarılı olması olumlu bir gelişme" diye konuştu. Psaki, bir soru üzerine, Türkiye'nin IŞİD ile mücadelenin beş ayağının her birine katkı sağladığını ifade ederek, "Dolayısıyla, sadece bir alanı değil, IŞİD'in yenilgiye uğratılmasına yönelik tüm çabaları içeren, devam eden işbirliğimizden kesinlikle memnunuz" dedi.

13 EFSANE RÖPORTAJLAR Efsane GÜZELDERELİ Türk edebiyatının usta kalemi Nazlı Eray, Efsane Güzeldereli ye konuştu. Nazlı Eray nasıl birisi? Kendisini kendi içinde nasıl tanımlıyor? İki kent; Ankara ve İstanbul arasında bir tercihte bulunuyor mu? Ona İstanbul u terk ettiren ilk aşkın önünde, sonunda neler var? Birincilikle girdiği Hukuk Fakültesini neden yarım bıraktı? Kaç kere aşık oldu? Kaç kere evlendi? Evlenmek istiyor mu? gibi sorular ile yazarlığa ve son kitabı Aydaki Adam Tanpınar a bakışını bulacağınız bu röportajda Efsane Güzeldereli nin soruları ve Nazlı Eray ın yanıtları şöyle: E.G: Nazlı Eray. Nazlı Eray'ı nasıl tanımlar?(gülüşmeler) N.E: Nazlı Eray, Nazlı Eray'ı nasıl tanımlar? Bu çok zor bir soru. Kendime dışarıdan bakmam gerekiyor herhalde. Çünkü insan kendini kendi içinde başka türlü tanımlar. Başka türlü tanımlanmasını ister, başka türlü tanımlanmasını arzu eder belki, ya da bambaşka bir kişi olabilir. E.G: O halde kendinizi, kendi içinizde tanımlar mısınız? N.E: Kendimi, kendi içimde tanımlayayım. Kendisiyle barışık, sabırlı, sabırlı olduğu kadar da aceleci, ondan sonra zaman zaman huzursuz, zaman zaman bir derviş kadar huzurlu, iyimser, dünyaya güzel bakan, yaşamayı seven, özgür, çok özgür bir ruh, belirli disiplinleri olan bir kişi, belki ufak takıntıları da olabilir, yani bir insan. E.G: Hayatınız Ankara ve İstanbul arasında geçti. Bir diğerini, ötekine tercih edemiyor gibisiniz. Ankara mı? İstanbul mu? N.E: İstanbul' u çok seviyorum. İstanbul bambaşka bir şey benim için. Çok genç yaşta bırakıp gittiğim için belki. Şimdi daha çok kıymetini biliyorum. Çok gözümde tütüyor. Onun için sık sık gidiyorum. Biliyorsun İstanbul'da da bir evim var. Orada kalınca, sanki sabah uyandığım zaman o martıların sesi bir başka türlü. Şöyle bir şey; artık İstanbul' da, yaşında bıraktığım için oraları, orada benim çocukluğum ve ilk gençliğim barınıyor. Sanki onları buluyorum. Onları yaşıyorum. Bu çok değişik bir duygu Efsane. Sanki sokağa çıksam eski yan yollarda koşsam Kalamış' a doğru, o Selahattin Pınar Sokak'da koşsam anneme rastlayacağım. Sanki bir yerde babamı göreceğim. Böyle değişik duygular uyandırır. Ankara öyle değildir. Ankara; bozkır, soğuk, demli çay, simit, rahmetli anneannem, burayı keşfedişim, ondan sonra, ben burayı keşfederken burada yalın bir ruh rahatlığı buluşum İstanbul'dan sonra o genç halimle ve burayı kuşattığımı zannetmem. Halbuki Ankara'nın o arada bana bir kement atmış olması ve beni kıskıvrak bağlamış olması, hayatımdaki bütün olayların burada gelişmesi, kader dediğimiz o garip şeyin ağlarını örmesi. Ama İstanbul daima var. Belki daha da çok olacak. Belki ben böyle bir insanım. Yani bir yerdeyken diğer yeri özleyen. E.G: Yıllar evveline gidelim. Size şehri terkettiren aşkınızı anlatın bize lütfen. N.E: Ahh Egeeee. (gülüşmeler) Çok gençtim yaşındaydım. Şimdi oturduğumuz evin orada bir köşk vardı. Ben o köşkün tek kızı. Ege de, köşedeki adeta bir kulübede oturan bir entellektüel. Galatasaray Lisesi son sınıftan bir öğrenci. Bu aşk buydu. Ben o zamanlar ''Ah Bayım Ah''ı oluşturan ilk öykümü ''Mösyö Hristo'' yu yazmıştım. Bir hayran kitlem oluşmuştu. Ege ile öyle tanıştım. Entellektüel bir çocuktu. Ege bana İstanbul'un entellektüellerinin olduğu dünyanın kapılarını açtı. Beyoğlu Baylan Pastanesi. O çok genç yaşta evden kaçıp kaçıp oralara gidiyordum. Kuzgun Acar' ı orada tanıdım. Atilla İlhan'ı tanıdım. Dürnev Tunaseli'yi tanıdım. Baylan Pastanesi'ndeki birtakım şairler, bugün için hayatta olmayan önemli kişilerdi onlar. Oldukça genç insanlardı o zamanlar ve Türk edebiyatının bel kemiğini oluşturdular onlar nitekim yıllar sonra. Fakat Ege' den gördüğüm bir ihanet, o benim ilk aşkımdı. Ben onu hiç hazmedemedim. O bana böyle çok tuhaf geldi. Ege'nin bir başkasını daha idare ediyor olması, ondan sonra o erkeğin zayıflığı, o bana söylenen küçücük yalanlar, onlar o yaşımda bana korkunç okyanus dalgaları gibi aşılması zor büyük şeyler gibi geldi. Beni etkiledi. Halbuki şimdi herkes onların içinde, neler yaşıyor? Ben o genç yaşımda Ege' ye ve bana ait olan, hatıra barındıran bütün herşeyi silmek istedim. Bu tabi ilk başta şehirdi, İstanbul'du. Bir gece treni ile bir daha Ege' yi hiç görmemek üzere Ankara' ya geldim ve bir daha Ege'yi gerçekten hiç görmedim. E.G: Nazlı Hanım, iki kere evlendiniz ve ilk evliliğinizden ikiz kızlarınız var. Kaç kere aşık oldunuz? (gülüşmeler) N.E: Belki üç. E.G: Aşk neydi sizin için? N.E: Aşk, bir kaplanın kafesine girip kapıyı arkadan kapatabilmek ve anahtarı dışarıya atmak. Aşk, belki düşmekte olan bir asansörde, bir şampanya şisesini tepeye dikmek ve bir müddet sonra yere çakılacağını düşünmemek. Aşk böyle bir şey bence. E.G: Nazlı Hanım bir renk olsaydınız, hangisi olurdunuz? N.E: Flamingonun kanadı. E.G: Siz hukuk Fakültesine birincilikle girdiniz ama fakülteyi yarım bıraktınız. Yaşadığınız bir olay üstüne oldu bu. Bizimle paylaşır mısınız? N.E: İstanbul Hukuk Fakültesi' ne birincilikle girmiştim. İşte benim hayatım böyle çelişkilerle dolu. Çok parlak bir talebeydim. Fakat bunda Ege'nin de rolü olmuştur. O bunalım, o sıkıntı. Yani böyle Charles Baudelaire'in o sıkıntı şiirleri gibi. Ege ile ayrıldıktan sonra bir müddet sonra karar verdim. Ben bu şehri terkedeceğim ve okul o şehrin bir parçası. Okulu da terk etmeliyim. Bambaşka, taptaze, yepyeni bir okula gitmeliyim. O.D.T.Ü, o zaman belki barakalarda. Bir de birşey oldu. Ben hiçbir zaman bir hukukçu olamayacağımı şöyle anladım. Bir gün, Adli Tıp dersinde bir deli getirdiler amfiye. Deli olduğu söylenen bir kadın. Bir köşkten getirilmiş. Kadın gayet derli toplu. Kadın bir hikaye anlattı. Köşkteki bey, ona tecavüz etmiş ve etmeye de devam ediyormuş. Kadının anlattıkları bana doğru gibi geldi. Yani kadının gözleri, anlatış şekli. Ondan sonra, bakıııın deliii dediler. Ardından kadına koskoca 2000 kişilik amfinin önünde elektro şok yaptılar. Bize elektro şoku öğretiyorlardı. Belki o kadın yüzde 90 doğruyu söylüyordu ve deli değildi. Deli diye o hastaneye atılmıştı. Bir denek olarak hukuk fakültesi öğrencileri karşısında bir kobay gibi gösteriliyordu. Ben bunu hissettim ve ben bu mesleği yapamam dedim. Yani benim ruhum naif, garip. Olmayacak bu benim için. Onun için Ankara'ya bir gece treniyle kaçtım ve geldim. E.G: Sizin için yazmak nedir? N.E: Oooo hayat, yaşamak, herşey. Büyük bir keyif ve büyük bir serüven. E.G: En sevdiğiniz kitabınız hangisi? N.E: Valla son kitabım ''Aydaki Adam Tanpınar'' ı çok seviyorum. Nedense o bana çok yakın geliyor. Belki son çocuğum gibi. 41 tane kitabım var biliyorsun Efsane. E.G: Edebiyatçı kimliğiniz var, köşe yazarlığı kimliğiniz var, televizyoncu kimliğiniz var. Hangisi daha keyifli sizin için? N.E: Yazı, edebiyat kesinlikle. Köşe yazarlığı da çok zevkli. Keşke gene bir köşem olsa. O köşe müthiş bir şeydir. Bir de sahaya iniyorsun. Edebiyatçının bir balkonu, bir locası var. Seni oradan izliyorlar ya da sen izliyorsun. Halbuki köşe yazarı olduğun zaman birebir insan ile karşı karşıyasın. O bana çok büyük bir zevk veriyordu. Birkaç ulusal gazetede yazdım. E.G: Röportaj yapsaydınız kimi seçerdiniz? N.E: Türkiye' den mi? E.G: Hem Türkiye'den, hem dünyadan? N.E: Türkiye' den röportaj yapsam kimi seçerdim? Sen bana biraz yardım et. Kimi seçerdim? E.G: Ben sizi seçtim.(gülüşmeler) N.E: Dünyadan çok var tabi. Bir aktör ya da aktristi seçerdim. Cristiana Ronaldo'yu seçebilirdim. Scarlett Johansson'ı seçebilirdim. E.G: Türkiye' den de bir isim alabilir miyim? N.E: Türkiye' den kimi seçeyim? Politikacı mı olsun? E.G: Kimi uygun görürseniz. Kimi merak ederdiniz mesela? N.E: Merak ettiğim çok insan var. Merak ettiğin insanla mı yapıyorsun röportajı? Öyle bir şey mi? E.G: Tek başına merak duygusu ile olamaz ama içinde merak duygusu barındırmayan bir röportaj hiç yapmadım bugüne kadar. N.E: Ama konuşur mu acaba? E.G: Genellikle konuşmak istediği kadar konuşur. Bazen söylemek istemediğini de konuşur. N.E: Evet. E.G: Peki ne sormak isterdiniz? İlginç bir soru örneğin. N.E: Aynı senin sorduklarını.(gülüşmeler) Hayatını, aşklarını, onu en çok etkileyen şeyleri, şimdiki sevgisini, hayattan beklentilerini, gece kendine ayırdığı zaman var mı? Büyük bir olasılıkla bir politikacı ile yapardım ve ona bütün merak ettiğim şeyleri, oraya nasıl geldiğini, kendini nasıl hissettiğini, yalnızlık duygusu duyuyor mu? O kadar güç elindeyken ne hissediyor? Tüm bunları sorardım. Bir aktör düşünelim mesela. Hani şöyle senin de beğendiğin. Dizilerden olabilir. Paramparça dizisi çok hoşuma gidiyor. Nurgül Yeşilçay olabilir. Onun karşısında oynayan Erkan Petekkaya da olabilir. Bak onları da merak ediyorum. Benim gecelerimi dolduruyorlar. Gece konuklarım onlar ama bir politikacı ile de yapardım. E.G: Hiç pişmanlığınız var mı? N.E: Olmaz olur mu? Var tabi. İnsanım ben. Mesela A.B.D'ye davet edildiğim halde, niçin oraya gitmedim? Sonra çok eskiden yapılmış bir evlilik teklifi. Mesela kabul etsem, çok daha değişik olurdu hayatım ama ben Nazlı Eray olur muydum? Böyle şeyleri arasıra düşünürüm. E.G: Hala evliliği düşünür müsünüz? N.E: Hiç düşünmem. Nasıl düşünmüş olduğuma da şaşarım.(gülüşmeler) Hala ikinci evliliğime şaşarım. Zor Çok yumuşak, çok çocuksu, çok naif bir insanın, çok da özgür bir insanın evlenmesi kendini bir kafese atması. E.G: Türkiye'den ve dünyadan okuduğunuz yazarlar kimlerdir? N.E: Valla bütün dünya yazarlarını hem de İngilizce olarak okuyorum Efsane. Çeviriler o kadar iyi değil. Türk yazarlarını da hemen hemen hepsini okurum, takip ederim. Bir de hafif şeyler okurum bazen dinlenmek için. Hafif böyle, polisiye, anı, oyun okurum. Çünkü böyle büyülü gerçekçi, fantastik, belgesel anılar yazıyorum ya. ''Aydaki Adam Tanpınar'' da öyle Ahmet Hamdi Tanpınar'ın romanı, ''Evita'' Eva Peron'un romanı, Stalin. Ah Stalin ile röportaj yapmak isterdim. E.G: Çok güzel olurdu. N.E: Ses getirirdi. E.G: Kesinlikle. Sizce yazarlar nasıl insanlar? N.E: Yazarına göre değişir. E.G: Siz nasıl bir yazarsınız? N.E: Ben normal bir insanım. Yani kendimi öyle yazar olarak filan düşünmüyorum. Bilmem. Sen daha iyi bilirsin. Bir okurum olarak söyle. Nasıl bir yazarım? E.G: Gerçeklerle düşleri harmanlayarak bir araya getiren bir yazarsınız. N.E: Büyülü gerçekçiliğin Türkiye'deki öncüsü, yazarken çok disiplinli, adeta satırların arasında kendini kaybeden ama o yazarlık paltosunu üzerine giyip dolaşmayı sevmeyen, hayatı seven, yaşamayı seven, insanları seven, insanlara dönük öyle bir yazarım ben. E.G: Son kitabınız, ''Aydaki Adam Tanpınar''dan Ahmet Hamdi Tanpınar'dan bahsetmek isterim. Bu kitabı hangi duygu ve düşüncelerle yazdınız? N.E: Büyük bir sevgiyle yazdım o kitabı. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın günlüğünü okudum. Bu yeni çevrildi, 5-6 sene önce. Büyük maceralardan sonra, ölümünden sene sonra bulunuyor, el değiştiriyor, bir yere gidiyor, asistan Mehmet Kaplan tarafından 20 yıl tutuluyor bu günlükler, ondan sonra kendi asistanlarına vermeye karar veriyor, Prof. İnci Ergün ve Prof. Zeynep Kerman'a, onlar sene uğraşıyorlar, yazılar okunaksız, birtakım olaylar olabilir. Yani bu kadar gecikmeyle bu günlükler bize geliyor ve bu günlükler yayınlandığı zaman büyük bir tepki, bir infial. Ondan sonra herkes diyor ki; biz Ahmet Hamdi Tanpınar' ı bu muhteşem romanları, şiirleri yazan adam olarak görmek istiyorduk. Bu adam kendine bakamayan, borçlar içinde, hafif kumarbaz, Kırtıpil Hamdi, vesveseli, dedikoducu, ekşimiş, görünmezden geldiği için ekşimtırak olmuş, umutsuzluğa kapılmış bir adam var. Biz bunu istemiyoruz. Şimdi ne kadar büyük bir haksızlık. Asıl adam o. Ben hayran oldum. Baştan aşağı insan. O günlükler benim başucu kitabım oldu. O kitabı okurken yer yer paralel şeyler gördüm kendimle. Kesiştiğimiz noktalar gördüm. Bazı evhamlar, vesveseler, onun o geç kalmışlık duygusu. O muhteşem bir yazar. İnsan olarak da çok tanımak isterdim onu. E.G: Gözlemlediğim kadarı ile biraz şefkat, biraz acıma, biraz hakettiği değeri bulamamış birine iade-i itibar gibi bir hisle mi yazdınız bu romanı? N.E: Naçizane bunu başarabiliyorsam ne güzel. Onun kendi haliyle dünyaya çıkması, satırlarımın arasında can bulması, yaşadığı o izbenin ortaya çıkması, onun o hayalleri, sevdiği kadınlar, ulaşamadığı kadın. Onlar meydana çıksın, 1960'lar, o bohemya, bütün bunları o genç okura yaşatmak istedim. Yani Ahmet Hamdi Tanpınar okullarda okutulan bir isim olmasın. Çünkü o öyle oluyor bir müddet sonra. Adamın kendisi var bir de arkada. O bence önemli. E.G: İnsan Ahmet Hamdi Tanpınar yani. N.E: Evet ve ben ona hayran oldum. E.G: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiirleri geliyor aklıma. En çok beğendiğim de ''Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında''. Muhteşem bir mısra bence. Siz en çok hangisini seversiniz? N.E: Ahh bunu. Çok severim. Ürpertiyor beni. E.G: Aynen. Sükut suikastinden bahsediyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız? N.E: Ya adam uğraşıyor, yazıyor, ondan sonra yayınlatmaya çalışıyor, edebiyat çevresi içinde arkadaşları var ama çıt çıkarmıyorlar. Bu korkunç bir şey. Görmezden gelinmek. Belki o zaman için çok ileri, belki sevilmiyor, belki borç para alıyor, belki içince hafif saçmalıyor. Bütün bunların hepsi olabilir. Başkaları hakkında sayfa sayfa yazılırken, Ahmet Hamdi Tanpınar müthiş şeyler yaratıyor ama çıt yok. Bu onu müthiş bir ümitsizliğe sevkediyor. Oğuz Atay için de bu yapılmıştı. Şimdi çok meşhur. 100 temel eser içinde iki romanı var Ahmet Hamdi Tanpınar'ın. Herkesin ağzında. Sağ ve sol paylaşamıyor. Sağlığında belki o eserlerden beş kuruş alamamıştır. E.G: Ahmet Hamdi Tanpınar'ı 28 Ocak 2015 Çarşamba13 Nazlı Eray ile aşk, şehirler ve edebiyat üstüne sohbet diğerlerinden ayıran, sizi onun romanını yazmaya iten farklılık neydi? Neydi onun diğerlerinden farkı? N.E: Daha farklı bir adam. Evet, diğerlerinden çok farklı. E.G: İşte neydi o fark? N.E: Valla o farkı ben de bilemiyorum, kestiremiyorum. Çok farklı. Yani evet. Bu çok güzel bir soru. Stalin' i yazdım, Evita'yı yazdım, Mariyln'i yazdım, Kennedy'leri yazdım ve Tanpınar'ı yazdım. Demek Tanpınar'da da onlarda olan bir gizem, onlarda olan benim çözmeye çalıştığım, o hayat ile örtüşen bir şey, belki ilk Türk aydını. E.G: Kendiniz ile özleştirdiğiniz yönleri oldu mu? N.E: Olmaz olur mu? Mesela gece evhamları, düşünceleri, ölüm ile ilgili şeyleri, hayalleri. Sonra o da büyülü gerçekçi, fantastik büyülü gerçekçi. Mesela Nikolai Gogol da bir büyülü gerçekçi. O yeni farkedildi. Tanpınar da büyülü gerçekçi aslında. Ama o zaman adı yok bunun. E.G: Hiç tanımadığınız, hiç görmediğiniz birisini yazmak nasıl bir his ve cesaret? N.E: Tutku ve evet cesaret. Yazarken hep bunu düşündüm. Ama o kadar çok araştırdım ki. Onun nasıl nefes alıp verdiğini, ondan sonra sigarasını yakıp yarısına gelince nasıl avucunda söndürdüğünü, gece içtiği Nembutal hapını E.G: Marilyn Monroe'nin intihar ettiği hap. N.E: Evet. Ondan sonra uyuyamayınca nasıl bir tane daha aldığını, o izbe gibi Narmanlı Yurdu'nda, hapishaneden bozma o yerdeki yatağını, yani herşey gözümün önünde. Adamın hayattaki çabası ve ne kadar zor bir hayat. E.G: Kesinlikle. Hani derler ya, hayatı roman gibi. Hayatının romanı yazıldı Ahmet Hamdi Tanpınar'ın. Eğer filmi çekilmek istense, siz senaryoyu yazmak ve o filmde rol almak ister miydiniz? N.E: Ben filmi yapılsın istiyorum. Senaryoyu ben yazarım. Bu filmde ben rol almam ama Haluk Bilginer, Ahmet Hamdi Tanpınar'ı oynayabilir. E.G: Neden? N.E: Çok benzetiyorum. Yani bir parça şöyle düşkünleştirerek, kirli sakal filan, benzetiyorum. E.G: Eğer kendisi ile bir araya gelme imkanınız olsaydı kendisine neler söylemek isterdiniz? N.E: Abi, şahanesin derdim.(gülüşmeler) Seni çok seviyorum derdim. E.G: Nasihatte bulunmak ister miydiniz kendisine? N.E: Dinlemezdi. Onları hep düşündüm ben yazarken. Dinlemezdi. O başka türlü bir adamdı. Belki onun için yazdım onu. Dinleyeceğini zannetmiyorum. Sonsuz yalnızlığı, o sonsuz uzayan çöl gibi yalnızlığı. İyi arkadaş olmak isterdim tabi. Belki beni de küstürürdü. E.G: Siz o kadar sevmişsiniz ki kendisini, küseceğinizi ya da küs kalacağınızı zannetmiyorum. N.E: Evet. Ben de zannetmiyorum. E.G: Yeni projeleriniz var mı yolda? N.E: Yok ama olur herhalde. Şu anda Ahmet Hamdi Tanpınar kitabı ile dopdoluyum ama her an her şey olabilir. E.G. Çok teşekkür ederim, çok keyifli bir röportajdı. Eklemek istediğiniz bir şey var mı? N.E: Yok. Ben de teşekkür ederim, benim için de çok keyifliydi.

14 14 28 Ocak 2015 Çarşamba TURİZM Topuk Yaylası'nda doğa turizmi atağı ISSN Romanya'dan 80 yıl önceki göçün öyküsü ilgi görüyor YALOVA- Romanya'dan Yalova'nın Altınova ilçesine bağlı Subaşı beldesine 1935 yılında göç eden vatandaşları konu alan Erdemir Fidan Subaşı Göç Müzesi, özellikle üniversite öğrencilerinin ilgi odağı haline geldi. Subaşı Sözlü Tarih Çalışma Grubu Başkanı Zeki Gürsu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müzenin, 80 sene önce Romanya'nın Köstence Limanı'ndan hareket eden Cumhuriyet Gemisi ile İstanbul Tuzla'ya gelen ve daha sonra beldeye yerleşen insanların hikayesi üzerine kurulduğunu söyledi. O zamanlarda köy olan Subaşı'nın genellikle Alevi, Bektaşi, Türkmen ve Tatar gruplarının bir araya gelmesiyle oluştuğunu belirten Gürsu, şöyle konuştu: "Geçen yıl şubat ayında açılan müzemizde kullanılan bütün malzemeler bu köyde kullanılmış tarım aletleri, el işi ürünler, mutfak araç gereçleri ve giysilerden oluşuyor parçalık envanter çalışmamız var. Müzemizin kurulmasında Galatasaray Üniversitesi ve Galatasaray Müzesi'nden Münevver Eminoğlu'nun büyük katkıları oldu. Müzemizin kurulmasında bir hayırseverin de büyük katkıları oldu. Beldemizin son demirci ustası Mahmut Fidan, Körfez Geçiş Köprüsü Projesi kapsamında istimlak edilen arazisinden aldığı paraları, atıl durumdaki okulun bakımı ve onarımını yaptırdıktan sonra iki odasını ana okulu, iki odasını da müze haline getirdi. Oyun salonuna ait bir bina yaptı. Yine mutfak, lavabo, çamaşırhane gibi ek binalar yaptı. Ayrıca oyun parkını arka tarafa kurdu. Bu binayı, vefat eden oğlu Erdemir Fidan anısına oluşturdu. Bu müzemizde en eski olarak Madrobo köyünden kalma bir yatak örtümüz var; el işlemesi ve sedef üzerine yapılmış. Yine 1900'lü yıllardan kalma gelinlik olarak kullanılan bir malzememiz var. Bunun yanında belgelerimiz, göç sırasında getirilen bakır kazanlarımız, tarım aletleri mevcut. Bir sürü bıçkı ve ahşap kesme aletleri getirilmiş hatta bir demir pulluğun dahi getirilip kullanıldığı söyleniyor." Gürsu, adı duyuldukça müzeye ilginin arttığını vurguladı. Bursa, Orhangazi, Yalova ve Gölcük'teki bazı müzelerin yetkilileriyle iş birliği halinde olduklarını anlatan Gürsu, "İhtisas yapmak isteyen üniversite öğrencileri bizden müze hakkında bilgi alıyor. Ayrıca 1935 göçüyle ilgili kurulan müzemiz, bazı üniversitelerde tez konusu yapıldı. Müzemize Pittsburgh, İstanbul ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinden gelen arkadaşlar buradaki giyim-kuşam, halk oyunları, göçün nedenleri ve göç öncesiyle sonrası konusunda araştırmalar yaptı" ifadesini kullandı. GÜNLÜK SİYASİ GAZETE Yayın Sahibi Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bilişim Medya Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Yayın Yönetmeni Ahmet TEKEŞ Yazı İşleri Müdürü Şebnem ÜNAL Haber Koordinatörü Dursun ERKILIÇ Sayfa Editörü İstihbarat Şefi Abdülmecit KOYUNSAĞAN Ayşegül BALDEMİR Muhabir - İnternet Editörü Alparslan OĞUZ Haber Merkezi Şenol Günüç, Emine Özcan, Kenan Ergen, Hakkı Murat Söbütay, Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel, Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli Yayın Sahibi Temsilcisi: Yiğit YİĞİT İdari Merkez Yeni Batı Mah Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle / ANKARA Tel: Yıl: 45 Sayı: Ocak 2015 Çarşamba Basıldığı Yer: Dorukkaya Mat. Yay. Rek. Mağ. Enerji ve İnş. A.Ş. - İstanbul Yolu 6. km Macun Mh. 3. Cd. No: 2/1 Yenimahalle/ANKARA Tel: Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç) Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz. Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir Kaynaşlı Belediye Başkanı Erol Bayraktar, Topuk Yaylası'nı doğa turizminin merkezi yapmak için çalıştıklarını söyledi. DÜZCE - Kaynaşlı ilçesinde Fenerbahçe Spor Kulübü Tesislerinin de yer aldığı Topuk Yaylası'nda, farklı doğa sporlarının yapılabilmesi için girişimler devam ediyor. Belediye Başkanı Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaylanın daha önceden çok bilinmeyen bir yer olduğunu ancak girişimleri neticesinde Fenerbahçe'yi buraya getirerek bölgeyi canlandırdıklarını söyledi. Yayladaki spor ve turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Bayraktar, "Geçen sene valimizin öncülüğünde Ankara ve Yayladaki spor ve turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Kaynaşlı Belediye Başkanı Bayraktar, "Geçen sene valimizin öncülüğünde Ankara ve İstanbul bölgesindeki tur operatörleriyle burada bir toplantı yaptık. TEM otoyolunun açılmasının ardından Bolu Dağı Kaynaşlı kesimi tabiri caizse ölmüştü. Ancak geçen sene bürokratlarımızla yaptığımız girişimler neticesinde Bolu Dağı yüzde 20 oranında canlandı" diye konuştu. Yıldız Dağı'nda tatil yoğunluğu İstanbul bölgesindeki tur operatörleriyle burada bir toplantı yaptık. TEM otoyolunun açılmasının ardından Bolu Dağı Kaynaşlı kesimi tabiri caizse ölmüştü. Ancak geçen sene bürokratlarımızla yaptığımız girişimler neticesinde Bolu Dağı yüzde 20 oranında canlandı" diye konuştu. Geçen hafta İstanbul'da düzenlenen EMİTT Fuarı'na katıldıklarını belirten Bayraktar, şunları kaydetti: "Tur operatörleriyle yine görüştük, aynı organizasyonu bahar başında burada tekrar yapacağız. Bisiklet Federasyonu ile görüştük, kayak raftingi başlattık. Enduro SİVAS - Sivas'ta hafta sonu ve yarıyıl tatilini fırsat bilen kayak severler ve vatandaşlar, Yıldız Dağı Kış Sporları Merkezi'nde yoğunluğa neden oldu. Sivas ve çevre illerden gelen kayak severler, hafta sonu ve sömestir tatilini değerlendirmek için Yıldız Dağı'na akın etti. Sabah saatlerinden itibaren gruplar halinde kayak merkezine gelen kayak severler ve vatandaşlar tatilin tadını çıkardı. Yöresel kıyafetli bazı vatandaşların kızaklarla kayması, ilk kez kayak yapanların zaman zaman düşmesi ilginç görüntüler oluşturdu. Yıldız Dağı Kış Sporları ve Turizm Merkezi'nin sezon açılışı töreni dün Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın katılımıyla yapılmıştı. BULMACANIN ÇÖZÜMÜ sporları bu sene başka bir ilimizde yapılacak, Allah nasip ederse önümüzdeki yıllarda buraya alacağız. Bilhassa Topuk Yaylası'nı doğa turizminin merkezi yapmaya çalışıyoruz, onun gayreti içerisindeyiz." Bayraktar, Fenerbahçe Topuk Yaylası Tesislerinin sadece kulübe hizmet etmediğini anlatarak, "Tesis geçtiğimiz sene 4-5 büyük kulübü ağırladı. Avrupa'dan da burada kamp yapmak için teklif geliyor. Sporcular açısından enerjisi en yüksek yerlerden birisi de burasıdır" diye konuştu

15 28 Ocak 2015 Çarşamba "Şampiyonluk yarışı içinde olacağız" TRABZON - Spor Toto Süper Lig'de Medicana Sivasspor'u sahasında 3-1 yenerek ikinci yarıya iyi bir başlangıç yapan Trabzonspor'da, kulüp başkan yardımcısı ve basın sözcüsü Yakup Aslan, sezon sonuna kadar şampiyonluk yarışı içinde olacaklarını söyledi. Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ligin ilk yarısında hesapta olmayan puan kayıpları yaşadıkları, her şeye rağmen ikinci yarıda iddialı bir duruma geleceklerine inandıklarını belirtti. İlk yarıda özellikle hakem hataları nedeniyle zirve yarışında geriye düştüklerini ifade eden Aslan, "Şu anda haksız yere puan kayıpları yaşamasaydık zirvenin tam göbeğinde, şampiyonluğun en güçlü adayıydık. Şansımızın azaldığını biliyoruz ama sonuna kadar şampiyonluğu kovalayacağız. Ligin daha ilk yarısı bitti, ilerleyen haftaların neler getireceği belli olmaz" dedi. Spor Toto Süper Lig'in 17. haftasında Çaykur Rizespor'u 2-0 yenerek zirve yarışını sürdüren Galatasaray, Hollandalı yıldız futbolcu Sneijder'in gol attığı maçları kazanmaya devam ediyor. İSTANBUL - Çaykur Rizespor maçında attığı gol ve yaptığı asistle galibiyette önemli rol oynayan Sneijder'in Süper Lig'de skora katkı yaptığı bütün maçlarda Galatasaray 3 puanı hanesine yazdıran taraf oldu. Sarı-kırmızılı takım, Hollandalı futbolcunun meşin yuvarlağı filelerle buluşturduğu 14 karşılaşmanın hepsini galip tamamlamayı başardı. Wesley Sneijder, sezonun devre arasında transfer olduğu Galatasaray'da şu ana kadar oynadığı 46 Süper Lig maçında 19 kez fileleri havalandırdı. Sarı-kırmızılı ekipteki ilk sezonunda 12 maçta 3 gol atan Sneijder, geçen sezon ise 28 maçta 12 kez meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. Hollandalı futbolcu, bu sezon ise oynadığı oynadığı 16 maçta 4 gol atma başarısı gösterdi. Galatasaray formasıyla Süper Lig'de Fenerbahçe'ye karşı iki derbi maçına çıkan Wesley Sneijder, bu karşılaşmalarda attığı gollerle takımına galibiyeti getiren isim oldu. Sarıkırmızılı takımın geçen sezon sahasında Fenerbahçe'yi 1-0 yendiği maçtaki tek golü atan Sneijder, bu sezon da yine Türk Telekom Arena'da oynanan ve 2-1 kazanılan derbide uzak mesafeden kaydettiği gollerle takımının 3 puana ulaşmasını sağladı. Hollandalı futbolcu, Galatasaray'ın sahasında oynadığı maçlarda gol yollarında daha etkili bir performans sergiledi. Derbi şanssızlığımızı kıracağız Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Spor Toto Süper Lig'in ikinci yarısında derbilerde yaşadıkları şanssızlığı kırmak istediklerini söyledi. MELBOURNE - Avustralya Beşiktaşlılar Derneği'nin düzenlediği baloya ve Beşiktaş Futbol Okulu'nun dördüncü yıl kutlamalarına katılan Orman, AA muhabirinin sorularını cevapladı. Siyah-beyazlı ekibin başarılı bir kadroya ve teknik direktöre sahip olduğunu vurgulayan Orman, "Beşiktaş'ın stadı yok, bütün maçlarını deplasmanda oynuyor ama iyi mücadele ediyor ve iyi bir hocası var. İnşallah Allah da yardım etsin bu seneyi şampiyon bitirelim" dedi. Beşiktaş'ın son yıllarda derbi maçlardaki performansını değerlendiren başkan Orman, "Beşiktaş çok derbi kazanmış bir kulüp ama son birkaç senedir bir şansızlığımız var, ikinci yarıda bunu kıracağımıza inanıyorum" ifadesini kullandı. Siyah-beyazlı ekipten, UEFA Avrupa Ligi'nde İngiltere'nin Liverpool takımına karşı maçlarda turu geçmesini beklediklerini kaydeden Orman, "Önümüzde çok zor iki maç var. Liverpool ile önce deplasmanda sonra İstanbul'da oynayacağız. Rakibimiz, Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanmış çok önemli bir İngiliz kulübü. Turu geçmeyi bekliyoruz, ondan sonrasına bakacağız, ilk önce bir turu geçelim" şeklinde konuştu. Beşiktaş Futbol Takımı'nın kadrosunda bulunan Ersan Adem Gülüm'ün, Avustralya'da yetiştiğini anımsatan Orman, siyah-beyazlı formayı giymenin kolay olmadığını ifade etti. Orman, "Beşiktaş büyük bir kulüp, oynayabilmek için vasıflı olmak lazım. Forma almak öyle kolay değil. Kapımız her zaman açık. Ama öyle çok vasıflı oyuncular bulmak, özellikle Avustralya gibi futbolun dördüncü sırada geldiği bir ülkede çok kolay değil" diye konuştu. Ailesiyle geldiğini belirten Orman, Avustralya'daki Beşiktaşlılarla ve Türk vatandaşlarıyla bir araya gelmekten mutlu olduğunu belirtti. Avustralya Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Güngör Yurtsever, Fikret Orman'ın ziyaretinden mutluluk duyduklarını kaydetti. Siyah-beyazlı kulübün futbol okulu için antrenörlerini Avustralya'ya yolladığını bildiren Yurtsever, "İlgi yavaş yavaş başladı 4 sene önce 1-2 çocuk ile başladık. Şimdi şükürler olsun 40'a yakın öğrencimiz var. Yabancısı geliyor, Türkü geliyor, hiç fark etmiyor. Bizim kapımız herkese açık. Burada etnik, ırk, din ayrımı kesinlikle yoktur. Beşiktaş kucağını herkese açmıştır" şeklinde konuştu. Harun Erdenay: "TBL, Avrupa'nın en iyi ligi" ÇANKIRI - Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Yönetim Kurulu Üyesi Harun Erdenay, Türk basketbolunun geleceğinin sadece Avrupa'da olmadığını belirterek, dünyaya damga vurabilecek duruma gelebileceğini söyledi. Erdenay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Milli Basketbol Takımı'nın Dünya FIBA sıralamasında 8'inci olduğunu kaydederek, Genç Yıldız ve Ümit Milli takımlarının son 2 yılda Avrupa'da önemli başarılara imza attığını anlattı. Türkiye'de basketbolun yükselen değer konumuna geldiğine dikkati çeken Erdenay, şöyle devam etti: "Basketbol, son yıllarda Türkiye'de çok yükselen değer konumuna geldi. Şu anki basketbol ligimiz çok önemli yerlerde. Sadece biz bunu söylemiyoruz, bütün Avrupa kabul etmiş durumda. Türkiye Basketbol Ligi, Avrupa'nın en iyi ligi. 2010'da dünya ikincisi olduk. Yine kadın milli takımımız Avrupa 2'ncisi ve 3'üncüsü, olimpiyat 5'incisi oldu. Geçen sene Ankara'da düzenlenen dünya şampiyonasında dünya 4'üncüsü oldu. Bunlar çok önemli ve değerli başarılar." Basketboldaki yükselişin 2. ve 3. ligleri de kapsadığını vurgulayan Erdenay, birinci ligin yanında diğer liglerin de kaliteli konuma yükselmesinin sevindirici olduğunu dile getirdi. Ümit ve Yıldız Basketbol milli takımlarının önemli başarılara imza attığını belirten Erdenay, "Geçen yıl Ümit Milli Erkek Basketbol Takımımız, Avrupa Şampiyonu oldu. Daha öncesinde yıldız takımımız Avrupa Şampiyonu oldu. Bu jenerasyon 5-6 sene sonra bugünkü ağabeylerinin yerlerini alacak. Böyle olunca Türk basketbolunun geleceği sadece Avrupa'da değil, dünyaya damga vuracak duruma gelebilir" ifadesini kullandı. Erciyes 9 ay sonra deplasmanda güldü KAYSERİ - Spor Toto Süper Lig'de yaklaşık 9 aydır deplasman galibiyeti bulunmayan Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Kardemir Karabükspor'u 2-1 yenerek, dış sahada uzun süren galibiyet hasretine son verdi. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, sezonunun 31. haftasında 27 Nisan'da Eskişehirspor'u 1-0 yenerek, son deplasman galibiyetini alan Kayseri temsilcisi, o karşılaşmanın ardından dış sahada tam 273 gün 3 puana hasret kaldı. Eskişehirspor maçının ardından deplasmanda oynadığı 9 karşılaşmada 3 puanı hanesine yazdıramayan mavi-siyahlı ekip, dış sahadaki şanssızlığını ligin 17. haftasında Kardemir Karabükspor karşısında sonlandırdı. Karşılaşmaya yeni teknik direktörü Mehmet Özdilek yönetiminde çıkan Kayseri temsilcisi 1-0 yenik duruma düşmesine rağmen devre arasında takıma katılan eski Real Madridli futbolcu Royston Drenthe'in şık golüyle beraberliği yakaladı ve maçın sonlarına doğru da Edinho'nin golüyle de karşılamadan 3 puanla ayrılan taraf oldu.

16 28 Ocak 2015 Çarşamba "Ateşböceği" teknolojisiyle giysiler gece de parlayacak Türk genci Samet İştar, Avustralya'nın Hume kentinde "yılın vatandaşı" seçildi Avustralya'da her yıl 26 Ocak'ta Avustralya Günü kutlamaları çerçevesinde verilen "Yılın Avustralyalısı" ödülleri sahiplerini buldu. Hume Belediyesi tarafından verilen "Yılın Vatandaşı" ödülünü Türk genci Samet İştar (sağda) kazandı. Avustralya'da vatandaşlık hakkını kazananlara sertifikalarının verildiği Hume Belediyesi salonunda düzenlenen "Avustralya Günü" törenlerinde bir konuşma yapan Hume kentinin Türk kökenli belediye başkanı Adem Atmaca (solda) Samet İştar'ı tebrik ederek "Yılın Vatandaşı" plaketini takdim etti. MELBOURNE- Avustralya'da ülke geneli, eyaletler ve şehirler bazında 1960 yılından bu yana her yıl 26 Ocak'ta toplumsal çalışmalarda gönüllü olarak aktif rol alanlara verilen "Yılın Avustralyalısı" ve "Yılın Vatandaşı" ödülleri sahiplerini buldu. Kadına şiddete karşı mücadele eden Rosie Batty, ülke genelindeki en prestijli ödüllerden olan "Yılın Avustralyalısı" ödülünü aldı. "1000 Hayat Kurtaralım" adlı kan bağışı kampanyası, Kamboçya ve Myanmar'daki yetimler için yardım faaliyetleri, gönüllü radyo yayıncılığı gibi birçok toplumsal etkinlikte görev alan Samet İştar ise Melbourne'ün Hume kentinde "yılın vatandaşı" seçildi. Avustralya'da vatandaşlık hakkını kazananlara sertifikalarının verildiği Hume Belediyesi salonunda düzenlenen "Avustralya Günü" törenlerinde bir konuşma yapan Hume kentinin Türk kökenli belediye başkanı Adem Atmaca Samet İştar'ı tebrik ederek "Yılın Vatandaşı" plaketini takdim etti. Samet İştar ise teşekkür konuşmasının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, ödüle layık görülmesinin İZMİR - TOLGA ALBAY - Gelişen teknoloji, giyim ürünlerine yeni fonksiyonlar kazandırmaya devam ediyor. Serinleten, zayıflatan, kir tutmayan, kendisini temizleyen giysiler gündelik hayata girmeye başladı. Dünyanın dört bir yanındaki moda tasarımcıları da laboratuvarlarda geliştirilen yenilikçi malzemelerle giysilere yeni anlam ve işlevler katabilmek için çalışıyor. Bir tekstil ülkesi olan ve bu yöndeki Ar-Ge faaliyetlerini son yıllarda artıran Türkiye'de de yenilikçi kumaşlarla moda yaratılması için çalışmalar yapılıyor. Bu konuda çok sayıda deneysel çalışmanın yürütüldüğü Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü'nde bir süre önce tamamlanan proje, teknoloji ve giysi ilişkisine ilginç bir örnek veriyor. Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Önlü ile Doç. Havva Halaçeli Metlioğlu ve Öğretim Görevlisi Neslihan Şirin Yaşar'ın tamamladığı "Yüksek Teknoloji Ürünü Lif ve İpliklerin Giysilik Kumaşlara Tasarım Açısından Getirdiği Yenilikler" projesi kapsamında ışığı yansıtan iplikler ve saç telinden daha ince çelik iplikler dokunarak kumaşlar üretildi. Bu kumaşlardan kadın dış giyim ürünleri tasarlayan ekip, farklı işlevlere sahip ürünleri ortaya çıkardı. AA muhabirine açıklama yapan Prof. Dr. Önlü, hazır giyim markalarının giderek daha farklı ve dikkat çeken kumaş ve tasarımlara yöneldiğini, çok gurur verici olduğunu belirtti. İştar, "İçinde yaşadığımız topluma katkıda bulunmamız lazım, topluma bir şeyler verebilmemiz lazım. Bu bir sorumluluktur. Avustralya'da yaşıyoruz, Türk kökenliyiz, Müslümanız, örnek olmalıyız. Elimizden geldiği kadar topluma katkıda bulunup o temsili, o sorumluluğu yerine getirmemiz gerekiyor" dedi. Hume Belediye Başkanı Adem Atmaca da Samet İştar'ın kazandığı ödül hakkında, "Bu gösteriyor ki Türk toplumu artık kökleşmiş Avustralya'da" diye konuştu. Atmaca, Samet İştar'ın bir komite tarafından diğer adaylar arasından seçilerek ödüle layık görüldüğünü hatırlatarak, "Bu komitede bağımsız insanlar da var, sadece belediye içinden değil halkı temsil eden insanlar da var ve bunların bizim bir Türk vatandaşını seçmesi tabii insanı gururlandırıyor" ifadesini kullandı. Hume'de "yılın vatandaşı" ilan edilen 30 yaşındaki Samet İştar, La Trobe Üniversitesi'nde uluslararası işletme okudu ve halen aktif olarak Avustralya İşçi Partisi'nde siyaset yapıyor. ANKARA- Suikast sonucu hayatını kaybeden ABD'nin eski başkanlarından Abraham Lincoln'ün bir tutam saçı 25 bin dolara satıldı. BBC'nin haberine göre, ABD'nin Dallas kentinde yapılan müzayedede, Donald Dow adlı bir Teksaslının 1963'te toplamaya başladığı Lincoln'e ait 300 özel eşya satışa sunuldu. ABD Başkanı Lincoln'e yönelik suikastı düzenleyen aktör John Wilkes Booth'ın imzaladığı mektup 30 bin, Booth hakkında çıkarılan tutuklama kararı yazısı 21 bin dolara alıcı buldu. Lincoln'ün Amerikan İç Savaşı'nın ''iyi gitmediğini'' söylediği mektup ise ilgi görmedi. ABD Başkanı Lincoln'ün İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü'nde tasarlanan giysiler, yüksek teknolojiye ilginç bir bakış açısı getirdi. Çelik ve yansıtıcı ipliklerin kullanıldığı kumaşlar sayesinde giysiler ortam ışığına göre renk ve desen değiştirir hale geldi. Modada önemli bir farklılık yaratabileceğine inanılan giysilerin bir defileyle kamuoyuna tanıtılması planlanıyor. yenilikçi bakışlara öğrencilerini hazırlamak için başlattıkları projeler kapsamında normalde modayla adı anılmayan teknolojik ürünlere yöneldiklerini ifade etti. Çelik denince akla ağır sanayinin geldiğini ancak son yıllarda geliştirilen inanılmaz incelikteki çelik ipliklerle güvenlik amaçlı kıyafetlerin dikilmeye başlandığını ifade eden Önlü, ışığı kaynağına geri yansıtan kumaşların da yine güvenlik amaçlı kullanımının bulunduğunu, bu kumaşların özellikle polis üniformalarının gece parlayan bölümlerinde kullanıldığına dikkati çekti. Tamamladıkları projeyle bu ürünleri güvenlik amacından farklı olarak estetik amaçlı değerlendirdiklerini söyleyen Önlü, şu bilgileri verdi: "Bizler, bu yenilikçi malzemelerin sadece iş ve güvenlik alanında değil günlük hayatta da kullanılabileceğini vurgulamak istiyoruz. Giysilere yeni işlevler de kazandırmak istedik. Örneğin çelik iplikler, bazı halılarda statik elektriklenmeyi gidermek için kullanılıyor. Ancak insanlar üzerinde de statik elektrik var. Günümüzün önemli bölümünü bilgisayar karşısında geçiriyoruz. Bu süreçte bir çok zararlı ışına maruz kalıyoruz. Çelik ipliklerle yeni işlevler yüklenen kumaşlar bu zararlı ışınlara karşı koruma kalkanı olabilir. Bu giysiler aynı zamanda estetik açıdan fark yaratmamıza da vesile olabiliyor. Örneğin pamuk ve ipekle birlikte dokunduğunda çelik iplikler, kumaş üzerindeki desenlere çok farklı bir hacim ve kabartı veriyor. Çelik iplikle dokunmuş bir kumaşı elinizle buruşturarak istediğiniz şekli verebilirsiniz. Ayrıca çeliğin sıcaklıkta genleşmesi özelliğini kullanarak farklı sıcaklıklarda farklı desenlere bürünen kıyafetler üretebiliyorsunuz." suikasta uğramasından kısa süre sonra genel cerrah Joseph Barnes tarafından saklanan bir tutam saç ise 25 bin dolara satıldı. Ayrıca, olayın iki tanığının ifadelerinin yer aldığı iki belgeye 41 bin 875 dolara verildi. Merkezi Dallas'ta bulunan Heritage Müzayede Evi, koleksiyonun tahmin edilenden iki kat fazla değer bulduğunu, eşyaların toplam 803 bin 889 dolara satıldığını açıkladı. ABD'nin 16'ıncı başkanı olan Abraham Lincoln, John Wilkes Booth adında aşırı Güney taraftarı bir aktör tarafından 15 Nisan 1865 tarihinde öldürüldü. Lincoln suikast sonucu öldürülen ilk ABD başkanı oldu. Ateş böceklerinin bahar ve yaz aylarında geceleri uçarken yanıp sönen ışıklarıyla bilindiğini, benzer şekilde bazı mantar türlerinin de karanlıkta ışık saçtığını, gece görüşüne sahip tekstil ürünlerinin de bu tür canlılardan esinlenilerek tasarlandığını ifade eden Önlü, bu ürünlerden biri olan retro-reflektif ipliklerin de içeriğindeki mikron boyutundaki milyonlarca cam boncuk sayesinde gece karanlığında çok küçük bir ışık kaynağından gelen ışığı dahi güçlü bir şekilde yansıtarak kendisini görünür kıldığını dile getirdi. Bu ipliklerden dokunan kumaşlardan kadınlar için gece kıyafeti tasarladıklarını anlatan Önlü, araştırdıkları kadarıyla dünyada bu amaçla yapılan ilk tasarımı ortaya koyduklarını ifade etti. Bu kumaşların modada önemli bir farklılık yaratacağına inandıklarını vurgulayan Önlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kumaşları günlük giysiler veya gece kıyafetlerinde kullanarak kişiyi olduğundan zayıf, kilolu, uzun veya kısa gösterebilirsiniz, vücudunun daha düzgün yerlerini ön plana çıkarabilirsiniz. Kumaş üzerinde gizli desenler yaratabilirsiniz. Gün ışığında görünmeyen desenlerin farklı aydınlatma ortamlarında farklı görünümlerle ortaya çıkmasını sağlayabilirsiniz. Proje kapsamında sınırlı ürünler tasarlayabildik. Bu ürünlerin ilgi çekmesi talep görmesi halinde çok farklı tasarımlar da ortaya çıkabilir. Şimdi bu konuda yeni bir projeye daha başlıyoruz. Retro-reflektif kumaşları ev tekstilinde, özellikle de perdelerde kullanmak istiyoruz. Gece ışıldayan perdeler evlere hem yeni bir hava katacak hem de ışığı yansıtması nedeniyle aydınlatmaya destek olarak bir nebze de olsa enerji tasarrufu sağlayabilecek." Abraham Lincoln'un saçı 25 bin dolara satıldı Bosnalı "mıknatıs" çocuğun hedefi Guinnes Bosna Hersek'in orta kesimlerindeki Kakanj şehri yakınlarında bulunan Kuyavçe köyünde yaşayan 13 yaşındaki Elvir Silayciya kaşık, bozuk para, ütü ve telefon gibi metal eşyaları mıknatıs gibi çekiyor. KAKANJ - "Mıknatıs" özelliği ile görenleri hayrete düşüren Silayciya, bu özelliği nedeniyle Guinnes Rekorlar Kitabı'na girmek istiyor. İlk bakışta diğer çocuklardan ayırt edilemeyen Silayciya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "mıknatıs" özelliğini "tesadüfen" keşfettiğini söyledi. Birkaç ay önce, televizyon izlerken bir adamın üzerine farklı metalleri çektiğini gördüğünü anlatan Silayciya, "Ben de denemek istedim, başardım" dedi. Silayciya, "yeteneğini" okul arkadaşlarına da açıklama kararı aldığında, arkadaşlarının şaşırdığını anlatarak, "Bir keresinde bir arkadaşım 1.5 metre uzaktan cep telefonunu havaya attı. Vücudum telefonu üzerine çekti. Vücudumun böyle bir özelliği olmasından dolayı memnunum" diye konuştu. Vücudunun "daha ağır" metalleri de çekebileceğine inanan Silayciya, Guinnes Rekorlar Kitabı'na girmeyi hedefliyor. Silayciya, henüz yaşı ve vücudu küçük olduğundan rekor denemesini ilerleyen yıllarda yapmayı planladığını söyledi. Silayciya, geçtiğimiz günlerde Japonya'dan bir televizyon kanalının kendisi ile ilgili haber yapmak üzere evlerine geldiğini belirterek, "Önce bu özelliğime inanmadılar. Evden çıkmamı, çekimleri başka bir ortamda yapmamızı istediler. Sonra bir mağazaya gidip, yeni kaşıklar aldılar. Vücudumun neler yapabildiğini onlara da kanıtladım" ifadesini kullandı. Elvir'in anne ve babası, oğullarının "mıknatıs" özelliğini ilk gördüklerinde, kendilerine "şaka" yaptığını düşündüklerini anlattı. Elvir'in babası Emir Silayciya, otobüsle yolculuk yaptıkları esnada, oğlunun, üzerindeki tişörtü çıkarıp vücuduna üç cep telefonu yapıştırdığını belirterek, "Farklı bir şeyler olduğunu gördüm ama önce bir hile olduğunu düşündüm" ifadesini kullandı.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!..

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!.. 8 TEMMUZ 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Tekne'de siyaset!.. CHP NİN eski genel başkanı Deniz Baykal, Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy'ün CHP'li belediye başkanları ile 'tekne

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hayrabolu Temsilci Ali Güz Borsamızca Derneklerine yapılan yardımlardan dolayı Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi BAŞKAN SELVİTOPU NDAN ÜCRETSİZ KURSLARA DAVET Karabağlar

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı 2001 yılında Üniversitemizin ilk açılışında bizimle birlikteydi 10 yıl boyunca İzmir Ekonomi

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

http://www.haber18.com

http://www.haber18.com http://www.haber18.com Haberin Ayrıntıları: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Karatekin Parkı nda Çankırı Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla kutlandı. Programa Valimiz Vahdettin

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-7. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Son Dakika KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN SELVİTOPU: Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye tarafından

Detaylı

81 İl Müdürü Ankara da (1)

81 İl Müdürü Ankara da (1) 81 İl Müdürü Ankara da (1) SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONELİMİZ OLMADAN BİZİM GERÇEK BİR BAŞARIYA ULAŞMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL. PERSONELİMİZE DEĞER VERMEMİZ GEREKİYOR -CEZALANDIRMA,

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :1-8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZKAB, 2. yılını Selvitopu yla kutladı Merkezi Karabağlar'da bulunan

Detaylı

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -TEMEL PARAMETRELERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN SOSYAL GÜVENLİK TÜRKİYE AÇISINDAN RİSK OLMAKTAN ÇIKTI -EMEKLİLERİMİZİN YÜZLERİNİN GÜLMESİ

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-4. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :13. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar modern hizmet binası için gün sayıyor Karabağlar

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 2 TEMMUZ 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Beşiktaş'ta kutlandı 1 TEMMUZ Kabotaj Bayramı kapsamında İstanbul Boğazı nda gerçekleştirilen gösteriler, renkli görüntülere sahne

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi tam kadro halk gününde Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye başkan yardımcıları,

Detaylı

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus CHP İlçe Örgütünü ziyaret ederek,

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU AK PARTİ PENDİK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI 2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU (30 Aralık 2013 29 Mart 2014) Hazırlayan: Ayser SOY Pendik İlçe Kadın Kolları Başkanı (07 Nisan 2014) GİRİŞ Pendik İlçe Kadın

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 10 HAZİRAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Güvenli bir yaşam için İSTANBUL DA toplam 15 okulu ziyaret etmeyi hedefleyen E.C.A. SEREL'in, Beşiktaş Şair Nedim İlköğretim Okulu'na

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - VATANDAŞLARIMIZA DAHA KALİTELİ, NİTELİKLİ HİZMETİ VERMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mezitli Belediye Başkanı nı makamında ziyaret ederek

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

Danışmanlık Hizmetlerimiz

Danışmanlık Hizmetlerimiz Danışmanlık Hizmetlerimiz Merhaba, Uyku Meleği Danışmanlık hizmetlerini tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. Aşağıda uyku eğitimlerimizi bulabilirsiniz. Linkleri tıklayarak istediğiniz eğitimin detaylı

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK)

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) Özel Ata Anadolu Lisesi Müdürü Bahriye Aksoy un başkanlığında Sosyal ve Fransızca Bölüm öğretmenleri Değerler Eğitimi nde yapacakları görevleri ve kendilerine yardımcı olacak

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan 6-7 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Mazgal faciası KABATAŞ Metro İstasyonu nun havalandırma boşluğuna düşen 16 yaşındaki Mahsun Bilim olay yerinde hayatını kaybetti.

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

Gülağaç SGM Açıldı -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ

Gülağaç SGM Açıldı -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ Gülağaç SGM Açıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ -FİNANSAL KRİZLERİN KURUMLARIN

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Maddeye Değil, Hayata Bağlan Bağımlılık yaşının sürekli düşmesi üzerine, toplumda bağımlılıkla

Detaylı

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Yönetim Kurulu ve Değerlendirme Toplantısı, Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği alanında Türkiye'nin en

Detaylı

DETAY Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti

DETAY Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti DETAY Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti HAKKIMIZDA Detay Fuarcılık Organizasyon & Tanıtım Hizmetleri Limited Şirketi TOBB- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin Y-276 numaralı Yurtiçinde

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Odamız ĠĢtiraki Fethiye Güç Birliği Turizm Tanıtım ve Tic. Ltd. ġti. Babadağ Zirvesinde Kokteyl Düzenledi

Odamız ĠĢtiraki Fethiye Güç Birliği Turizm Tanıtım ve Tic. Ltd. ġti. Babadağ Zirvesinde Kokteyl Düzenledi Odamız ĠĢtiraki Fethiye Güç Birliği Turizm Tanıtım ve Tic. Ltd. ġti. Babadağ Zirvesinde Kokteyl Düzenledi 19 Temmuz tarihinde Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası iştiraki olan Babadağ Teleferik Projesi yapımı

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

Sanatın adresi Fulya!..

Sanatın adresi Fulya!.. Sanatın adresi Fulya!.. Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat 2012-2013 sezonunu açtı. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi yine Beşiktaş'ta! Dünya kalitesinde tasarlanan Beşiktaş

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film Her Cuma yeni bir film BEŞİKTAŞ Belediye Başkanı İsmail Ünal sinema ile ilgili yeni projesini anlattı. Ünal, "Beşiktaş ta. Sinemamızın son dönemlerde üretilen çağdaş ürünlerini artık Beşiktaş Levent Kültür

Detaylı

BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM

BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM BEŞİNCİ BÖLÜM KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BEŞİNCİ BÖLÜM Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma

Detaylı

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Haziran 15, 2016-1:10:00 Başbakan Binali Yıldırım, "14 yılı beraber geçirdik ama bu 14 yılı boşuna geçirmedik. 14 yıl boyunca birçok sorunun üstesinden

Detaylı

BİREYSEL PLANLAMA MÜDAHALE HİZMETLERİ. Okula yeni başlayan. öğrencilere yönelik. gözlem çalışmaları yapılması.

BİREYSEL PLANLAMA MÜDAHALE HİZMETLERİ. Okula yeni başlayan. öğrencilere yönelik. gözlem çalışmaları yapılması. LÜLEBURGAZ REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ 2013/2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ANALARI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YILLIK ÇERÇEVE PROGRAM TASLAĞI EYLÜL 23-27 EYLÜL 16-20 EYLÜL 9-13 EYLÜL

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

03.04.2013 ÇARŞAMBA İZMİR GÜNDEMİ- -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı / Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

03.04.2013 ÇARŞAMBA İZMİR GÜNDEMİ- -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı / Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 03.04.2013 ÇARŞAMBA İZMİR GÜNDEMİ- -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı / Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İzmir acil aramalarda İngiltere'yi örnek alacak İzmir Sağlık Müdür Yardımcısı

Detaylı

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa Kuzey Kıbrıs ta Bir Çay Molası Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması 19-24 Kasım 2012 Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa FAALİYET RAPORU K.K.T.C. NİN 29. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE KUZEY KIBRIS

Detaylı

ISPARTANIN GÜNCEN HABER PORTALI

ISPARTANIN GÜNCEN HABER PORTALI isparta güncel haber, ısparta haber, ısparta haber son dakika, ısparta haberleri kendini asan adam, ısparta akdeniz haber, ısparta haberleri arşiv, ısparta haber bülteni, ısparta haberleri asayiş ISPARTANIN

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

Başkan Acar Genç İşadamlarıyla Bir Araya Geldi

Başkan Acar Genç İşadamlarıyla Bir Araya Geldi Başkan Acar Genç İşadamlarıyla Bir Araya Geldi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -25 BİN ÇALIŞANIMIZLA BİRLİKTE SGK YI TÜRKİYE NİN GÖZBEBEĞİ HALİNE GETİRDİK -DOĞAN BİR ÇOCUK 18 YAŞINA, OKUYORSA

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin 2 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Dost eller 'mutfakta' KENDİ öz bakım ve günlük gereksinimlerini tam olarak yerine getiremeyen, dengeli ve düzenli beslenemeyen kentlilerin

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu Yeditepe Üniversitesi Bölüm Başkanı ve Öğretim Görevlileri Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat Kuru ve Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ömer ŞENGÜL, 21 Şubat 2013 Perşembe günü Yeditepe Üniversitesi Gıda

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI KASIM 2014 Cumhurbaşkanlığı Sarayı, İş Kazaları, Barış Süreci ve Sığınmacılar Sorunu

TÜRKİYE NİN NABZI KASIM 2014 Cumhurbaşkanlığı Sarayı, İş Kazaları, Barış Süreci ve Sığınmacılar Sorunu TÜRKİYE NİN NABZI KASIM 2014 Cumhurbaşkanlığı Sarayı, İş Kazaları, Barış Süreci ve Sığınmacılar Sorunu MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA

Detaylı

SAĞLAM KOBİ SAHADA GÖKÇEADA. Gökçeada da Sağlam KOBİ çalışması:

SAĞLAM KOBİ SAHADA GÖKÇEADA. Gökçeada da Sağlam KOBİ çalışması: SAĞLAM KOBİ SAHADA GÖKÇEADA 2 Mayıs Pazartesi yi Salı ya bağlayan gece sel felaketine yüzünden Gökçeada sakinleri kötü bir güne başlamışlardı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü Gökçeada'da saat 00.10 başlayan

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı