Avrupa Birliği Ülkelerinde Vergi Sistemleri*

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Avrupa Birliği Ülkelerinde Vergi Sistemleri*"

Transkript

1 ORGANISATION FOR ECONOMIC CO-OPERATION AND DEVELOPMENT Avrupa Birliği Ülkelerinde Vergi Sistemleri* Çeviren: Hakan KARABACAK (*) Isabelle JOUMARD 1 ÖZET Genellikle, kamu sektörü taahhütlerinin refah şartına doğru devamlı olarak genişlemesini yansıtan verginin GSYİH ya oranı, birçok AB ülkesinde 1990 ların sonuna kadar sürekli biçimde arttı ların sonundan itibaren, AB ülkelerinin çoğunluğu vergi oranlarını düşürdü. Bununla beraber, AB alanındaki vergi yükü, halen diğer ekonomilerin çoğundan çok daha yüksek durumdadır. Emek üzerindeki yüksek vergi baskılarıyla ve tüketim vergilerine ve çevreye ilişkin vergilere daha güçlü bağımlılıkla şekillenen vergi bileşeni de farklıdır. Özellikle gelir dağılımında daha alt sıralarda yer alan emek üzerindeki vergi yükünü azaltmayı hedefleyen son tedbirler, vergi tasarımının ülkelerin performansları üzerinde çok önemli bir etkiye sahip olduğunu göstererek Hakan KARABACAK: 1977 Antalya doğumlu olup Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü nden mezundur. Maliye Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı nda AB Uzman Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. * OECD nin 18 Temmuz 2001 tarihli izni ile yayınlanmıştır. Tax Systems in European Union Countries başlığı altında orijinali İngilizce olarak yayınlanan metnin, T.C. Maliye Bakanlığı sorumluluğunda yapılan çevirisidir. OECD Ekonomi Departmanı Çalışma Belgeleri No.301. Copyright OECD, OECD, çevirinin kalitesinden ve orijinal metne uygunluğundan sorumlu değildir. 1 Bu makale OECD Ekonomi Politikası Komitesi Çalışma Partisi No.1 in 15 ve 16 Mart 2001 deki bir toplantısı için hazırlanan bir belgenin gözden geçirilmiş bir versiyonudur. Ayrıca Mali İşler Komitesi Vergi Politikası Analizi ve Vergi İstatistikleri Çalışma Grubu No.2 nin değerli yorumlarından faydalanılmıştır. Yazar, Paul Atkinson, Chiara Bronchi, Steen Daugaard, Jorgen Elmeskov, Mike Feiner, Chris Heady, Peter Hoeller, Thomas Liebig, Paul van den Noord, Paul O Brien, Ignazio Visco, Ann Vourc h Deborah Roseveare ye değerli yorum ve önerilerinden dolayı teşekkür eder, lakin fiili ve yargısal hataların kendine ait olduğunu belirtir. Yazar ayrıca, istatistiki yardım için Chantal Nicq e ve yazı işleri yardımı için Anne Eggimann a özel teşekkürlerini sunmaktadır.

2 istihdam büyümesi açısından taahhüt edilen sonuçları elde etmiştir. Kamu harcamalarını azaltmadan, vergileri önemli biçimde indirme imkanına fazla sahip olunmamasına rağmen vergi yükünü işçi lehine yeniden dengelemek daha iyi istihdam performansına katkıda bulunabilecektir. Uluslarası standartlara göre düşük olan mülk vergilerine daha fazla yönelme planlanabilecektir. Ek olarak, belli tasarruf araçlarını hedef alan indirilmiş vergi oranlarının ve vergi teşviklerinin yaygın kullanımını tekrar ele almak, vergi sisteminin ayrımcılıklarını azaltarak sırasıyla tüketim ve sermaye geliri vergilerinin kazancını artırabilecektir. Sonuç olarak, AB alanı için malların, kişilerin ve sermayenin serbest dolaşımı, tek para biriminin ortaya çıkışı ile birleşince ulusal vergi sistemlerinin tasarımını da etkilemiş ve birçok uluslararası vergilendirme konusunu öne çıkarmıştır. Böylece, vergi sistemlerinin reformunda AB ülkelerinin deneyimi, uluslararası bütünleşmenin derinlik kazandığı diğer ülkeler ve bölgeler için yararlı bilgiler sağlayabilecektir. Giriş 1. OECD ülkelerinin aşağı yukarı yarısının vergi sistemleri son yıllarda OECD Ekonomik İncelemeleri kapsamında gözden geçirilmiştir, fakat Avrupa Birliği ülkelerinin tümü bu kapsam içinde tutulmamıştır. 1 Bununla beraber, AB ülkelerindeki vergi politikalarının incelenmesi birçok sebepten dolayı yararlı olacaktır. Birincisi, AB sahasında verginin GSYİH ya oranı, 1990 ların sonuna dek devamlı biçimde arttıktan sonra uluslararası standartlara göre çok yüksek bir duruma gelmiştir (Ek 3.1, Şekil 1). İkincisi, vergi yükü yansımasının ölçümünde bazı tedbirlere ihtiyaç varken, AB sahasında emek ve tüketim üzerindeki ortalama efektif vergi oranlarının diğer çoğu OECD ülkelerinde uygulanandan çok daha yüksek olduğu konusunda fazla bir şüphemiz yoktur. Son olarak AB sahası içinde, malların, kişilerin ve sermayenin serbest dolaşımının önündeki engellerin kaldırılması, tek para biriminin kullanılmasıyla birleşince, elektronik ticarete olduğu kadar sınır ötesi yatırımlara, tasarruf ve alışverişe ilişkin birçok uluslararası vergileme konusunu öne çıkarmıştır. Sonuç olarak, vergi tasarımının AB ülkelerinin performansı üzerinde önemli bir etkisi vardır ve bu ülkelerin deneyimleri, diğer ülkeler ve uluslararası bütünleşmenin derinlik kazandığı bölgeler için yararlı bilgiler sağlayabilir. 2. Bu makale, AB de vergi sistemlerinin daha ortak ve yaygın bazı özellikleri ve bunların ortaya çıkardığı başlıca politika konuları hakkında genel bir perspektif sunar. Aşağıdaki ilk bölüm, 1970 lerin başından bugüne kadar ve 1 AB ülkeleri arasında, sadece Yunanistan, Portekiz ve İspanya vergi incelemelerine konu oldu. Finlandiya yı konu alan bir araştırma hazırlık aşamasındadır. Bu incelemelerden önce, vergi politikasında özel konular Avusturya (1998), Almanya (1996), İtalya (1996) ve İsveç (1999) için yayınlandı.

3 yakın gelecekte ortaya çıkacak olan, AB sahasında vergi politikasını şekillendiren başlıca güçleri tanıtır. İkinci bölüm, AB ülkelerinde vergi sistemlerinin başlıca özelliklerini ve bunların istihdamı, tüketim modellerini, tasarruf ve yatırımı, gelirin yeniden dağılımını, ve vergi uyumlaştırma ve tahsil maliyetlerini nasıl etkilediklerini inceler. Sonuç olarak son bölüm, gelecekteki vergi reformları için bazı tavsiyeler önerir. 1. AB sahasında vergi politikasını şekillendiren güçler 1.1 Kamu harcamalarındaki büyüme ve mali konsolidasyon taahhütleri vergi yüklerinin artmasını ifade etmiştir 3. Zamanla daha genel ve cömert bir hal alan kamu sektörü taahhütlerinin refah şartına doğru devamlı genişlemesi ve işşizlikteki artış, AB ülkelerinin çoğunda 1970 ile 1990 ların başı arasındaki vergi artışlarının altında yatan devamlı baskılar olarak rol oynamışlardır e kadar verginin GSYİH ya oranı Birleşik Devletler de genel olarak sabit kalırken, 1970 lerde Birleşik Devletler ile genelde başabaş bir düzeyden başlayarak AB sahası için %8 arttı. Japonya da verginin GSYİH ya oranındaki artış, çok daha düşük bir başlangıç noktası haricinde AB sahasındaki artışa genelde benzemekteydi. Birçok Avrupa Birliği ülkesinde refah sisteminin finansmanında ücrete dayalı vergiler tarafından üstlenilen önemli rolü göstermesi bakımından (sosyal güvenlik payları ve/veya gelir vergisi), bu durum genelde emek üzerindeki vergi baskısında belirgin bir artış olarak yansıtıldı lerin sonuna dek kamu harcamalarındaki artış bir enflasyon vergisi ile de finanse edildiği için 1980 lerde izlenen dezenflasyon politikaları Şekil 2 de (Ek 3.2) gösterildiği gibi reel faiz oranlarında ani bir hareketliliği ve kamu borçları faiz ödemelerinde aşırı bir artış olarak yansıtılan borçlara ilişkin bir kartopu etkisi ni ifade etmekteydi (özellikle Belçika, Danimarka, Yunanistan, İtalya, Portekiz, İsveç). Devlet harcamalarındaki ani artış kamu teşebbüslerine yapılan önemli desteği (Yunanistan, İtalya, Portekiz, İspanya ve İsveç) ve/veya büyük kamu altyapı programlarının yürütülmesini de yansıtmaktaydı (özellikle AB yapısal fonlarından faydalanan ve bu programlara yapılan harcamaların sadece belli bir kısmını karşılayan ülkeler için Yunanistan, İrlanda, Portekiz, İspanya) Maastricht Antlaşması ve daha sonrasında İstikrar ve Büyüme Paktları birçok AB ülkesinin mali konsolidasyon çabalarını uygulamaya koydukları bir çerçeve yarattı. Devlet harcamalarını küçültmek, birçok AB ülkesinde, devlet memurlarının yerleştirilmesinde katı kurallar benimsemek, ve devlet yatırımlarını kesmek veya ertelemek şeklinde kamu sektörü ödemelerinin azaltılmasıyla başarıldı. Bu arada verginin GSYİH ya oranı, iki ana istisna olan İrlanda ve Hollanda dışındaki AB ülkelerinin çoğunda yükselmeye devam etti. 1 Martinez-Mongay ve Fernandez (2000) AB sahası için nedensellik bağının harcamadan vergilendirmeye kaydığına dair kanıt sunarlar. Harcama artışları bir yıl sonraki vergi hasılatlarında artışları beraberinde getirir.

4 Gelirlerdeki yükseliş hacmi artık gelir vergilerinden ve sosyal güvenlik paylarından değil kurumlar vergisinden ve dolaylı vergilerden kaynaklanmaktaydı. 1.2 Daha olumlu bir ekonomik ortam son zamanlarda bazı vergi indirimlerine yol açmıştır ların sonlarından itibaren, birçok AB ülkesi vergi oranlarını düşürmek için, yükselme eğiliminde olan gelirlerden faydalandı. Bu vergi tedbirlerinin bir kısmı arz yönlü koşullar üzerinde az bir toplam etkiyle dolaylı vergilerde kesintileri içermesine rağmen, birçoğu yapısal bir etkiye sahip olacak şekilde tasarlanmıştır: istihdam teşviklerini ve fırsatlarını artırmak ve verimliliği yükseltmek. Sosyal güvenlik payları ve kişisel gelir vergisi, kesintiler için başlıca adaylardı (örn. Almanya, Finlandiya, Fransa, İrlanda, İtalya, Hollanda, İspanya, İsveç ve İngiltere). Bu durum her ne kadar dar gelirlilerde bazen daha fazla belirgin bir etki yaratsa da emek üzerindeki vergi baskısında küçük bir düşüşü ifade etmişti. Buna ilaveten, çeşitli AB ülkeleri, kurumlar vergisinde genel bir indirim sağlamak ve sermaye piyasalarının işlemesini iyileştirmek için tedbirler de aldılar (örn. Almanya, İrlanda, İtalya). 1.3 Kamu harcamalarındaki yükseliş baskıları muhtemelen artacak 6. Nüfusun yaşlanması, reformların yokluğunda ileri yaştakilerin emekli aylıkları ve sağlık üzerine yapılan harcamalarını yükseltecektir. Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Hollanda ve İspanya da 2050 yılına kadar %4 ün üzerinde artması düşünülen emekli aylığı harcamasının GSYİH ya oranı gözönüne alındığında AB ülkeleri için bunun mali sonuçları muhtemelen önemli olacaktır (Ek 4.1, Tablo 1 ve Dang et al. 2001). Tahminler sağlık harcamaları açısından daha belirsiz olmasına rağmen, AB ülkeleri ortalamsında toplam kamu harcamalarındaki artışa ek bir %3 puan ilave edebilecektir. Bu, birçok AB ülkesinde yürürlükte olan yaygın kamu emekli aylığı ve sağlık- ve uzun dönemli bakım sistemleriyle bağlantılı yaşlılık bağımlılık oranlarının hızlı biçimde yükselmesini yansıtmaktadır. Fazla önemi olmasa da 13 yeni üye ülkenin AB genişleme sürecine kabulü de ilave harcamaları artırabilir. 1 AB Komisyonu bütçesi katılım öncesi hazırlıklar için ödemeleri yapmalı, bu ülkelede altyapı gelişmeleri ve bölgesel destek için kaynak ayırmalı ve bu ülkeleri AB Ortak Tarım Politikası na (OTP) dahil etmelidir. 1.4 vergi matrahlarını aşındırmaya çalışan güçler ilgi alanımızken 1 13 aday ülke şunlardır: Bulgaristan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Romanya, Slovakya, Slovenya, Polonya, Türkiye. Bunların altısı görüşmelere Mart 1998 de başladılar ve üyelik için yolun başındadır: Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Slovenya, Polonya.

5 7. Serbest sermaye hareketleri, gümrük kontrollerinin kaldırılması, tek para biriminin kullanılmaya başlanması ve bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimi vergi matrahlarının hareketliliğini artırmaya katkıda bulunmaktadırlar. Bir yandan, AB sahası içindeki artırılmış hareketlilik bireylerin ve şirketlerin ihtiyaçlarına uygun en iyi mali paketi sunan --özellikle kamu malları ve ortak vergi yükü maddesi-- ülke veya bölgenin yerleşim yerini bir yetki sahası olarak seçmelerini sağlayarak refah kazançları yaratabilir. Uluslararası rekabete daha çok maruz kalma ayrıca kamu sektörü verimliliğini artırmaları için hükümetlere güçlü teşvikler sağlar ve ortaya çift kazanç çıkarabilir: daha düşük vergilendirme ve daha iyi kamu hizmeti. Diğer yandan, AB ülkelerinin vergi sistemlerindeki ve efektif bilgi değişiminin önündeki engellerdeki farklılıklarla bağlantılı olarak ürünlerin ve üretim faktörlerinin serbest dolaşımı, vergiden kaçınma ve vergi kaçırma alanını genişletir. Bu durum, yüksek hareketliliğe sahip üretim faktörleri üzerindeki vergi yükünü azaltmayı gerektirebilir ve özellikle emek gibi hareketliliği daha az olanlar üzerine daha yüksek bir vergi baskısı getirebilir, veya kamu hizmetlerini seçmenlerin istedikleri kadar kapsamlı yerine getiremeyecek kadar gelirleri aşındırabilir. Kurumlar vergisi düzeyinde, yasal oranlardaki kesintiler sıklıkla matrah genişletme tedbirleriyle beraber yürütüldüğü için vergi oranlarının karşılıklı düşürüldüğü hakkında açık bir kanıt yoktur. Oysa sermaye geliri vergilemesinde son yönelişler ve bazı AB ülkelerince yerleşik olmayanlara sağlanan tercihli vergi uygulaması, hareketliliği yüksek faktörler üzerindeki vergileri düşürmek için bu tür baskının rol oynadığının sinyalini verebilir. Vergi politikasının bazı alanlarındaki artırılmış koordinasyon vergi matrahını aşındırma baskılarını yatıştırabilmekle beraber, bu açıdan ekonomik ve politik sınırlamalar vardır. Ekonomik olarak kamu harcamalarının hem büyüklüğü hem de kompozisyonu AB ülkelerinde önemli ölçüde farklılıklar gösterir (Atkinson ve Van Den Noord, 2001). Bu durum zamanı gelince vergileme sistemlerinde büyük farkları garanti edebilecek farklı finansman ihtiyaçlarında yansıtılır. Kurumsal olarak, AB düzeyindeki vergi politikasında herhangi bir karar için oybirliği gereksinimi ülkelerin farklı menfaatlere sahip olduğu durumlarda anlaşma sağlanmasını güçleştirir. 8. Mali piyasalardaki küreselleşme eğilimi ve denizaşırı mali piyasalara ucuz ve hızlı elektronik bağlantıların başlaması sermaye gelirini etkili biçimde vergilendirmeyi gittikçe zorlaştırmaktadır. AB ülkelerinde sermaye hareketlerindeki kısıtlamalar, 1990 ların başlarında tamamen ortadan kaldırıldı. Sınır ötesi yatırımların çekiciliğini artıran, euro alanındaki döviz risklerini ve maliyetlerini ortadan kaldıran tek para birimidir. Bu arada, hem AB ülkeleri arasında hem de bu ülkeler içinde mali aracılar ve vergi yönetimleri arasındaki sınırlı bilgi akışları -- bazı AB ülkelerinde banka gizlilik kanunları dahil -- vergi kaçırmayı kolaylaştırmaktadır. 1 1 Potansiyel olarak kötüleştiren bir unsur internet yoluyla kıyıötesi sermaye yatırımının gelişimidir. Elektronik bankacılık olarak isimlendirilen oluşum eğer sadece zenginler için değil nüfusun büyük bir kesimi için sınır ötesi sermaye geliri kaçırmayı daha kolay ve daha erişilir yaparsa, vergi gelirlerini artan bir uluslararası kaçırma riskine maruz bırakabilir. Güvenlik sorunları ve AB alanına internetin nispeten düşük nüfuz etmesi bu

6 9. AB ülkelerinin tüketim ve kurumlar vergisi matrahları da aşınmaya karşı daha hassas bir hale gelemektedirler. AB içinde sınır ötesi alışveriş, ülkelerarası fiyat karşılaştırmalarını ve elektronik ticaret işlemlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştıran tek para biriminin benimsenmesinden itibaren daha da arttı. Her ne kadar ülkeler arası eşitsizlikler büyük olsa da --Kuzey ülkeleri lider durumdadır-- birçok AB ülkesinde e-ticaret Birleşik Devletler e göre çok daha az ilerledi. Son tahminler 1999 yılındaki tüketimin %0.5 inden daha az bir kısmının e-ticaret yoluyla yapıldığını gösteriyor. Fakat bu oran hızla artıyor (Coppel, 2000). Ve, küçük mobil telefonların, serbest internet erişiminin, ve daha ucuz telekom tarifelerinin ortaya çıkmasının özel tüketicilerin e-ticaret işlemlerini artırması bekleniyor. Vergi matrahındaki aşınma baskıları böylece belli alanlara yoğunlaşabilir. İşyerinden-Müşteriye (B2C) işlemleri bağlamında, AB dışındaki on-line bir kaynaktan teslimi yapılan AB içindeki satış ve ürünlere kendi ülkelerinin cari KDV oranlarını uygulayan dijital ürünlerin AB on-line tedarikçileri vergiden muaf olduklarından dolayı, tüketime daha yüksek bir efektif vergi oranı koymuş AB ülkeleri(örn. Danimarka ve Finlandiya) en çok etkilenecek olanlardır. 1 Yeni bilgi ve iletişim teknolojileri, yönetim ve hizmet faaliyetlerinin fiziksel yerini de daha önemsiz hale getirmekte ve böylece kurumlar vergisi matrahlarının hareketliliği artmaktadır. 2. AB vergi sistemlerinin genel özellikleri 2.1 Genel görünüm 10. AB sahasındaki vergi yükü diğer birçok OECD ülkesinden çok daha yüksektir. Verginin GSYİH ya oranına bakıldığı zaman, 1998 de %40 olan miktar Birleşik Devletler ve Japonya dan sırasıyla %11 ve 12 puan daha yüksektir. 2 mali işlemlerin büyümesini sınırlar -Kuzey ülkeleri dikkate değer bir istisnadır: Finlandiya ve İsveç in toplam nüfusunun dörtte birinden fazlası bankacılığı on-line yürütmektedir. Bununla beraber, orta vadede bu tür işlemlerin hızla büyümeleri muhtemeldir. 1 Bu olağandışı durum, bu şartlarda vergilendirme yeri kuralını düzeltmeye ilişkin bir Komisyon önerisinin mevcut konusudur. AB alanı dışından on-line internet satışlarına KDV uygulama planları yüksek vergiye sahip ülkeler için baskı ihtimalini de artırabilir, çünkü eğer satıcı tek bir AB ülkesine kaydolma seçeneğine sahipse, vergi oranı, seçimde önemli bir rol oynayabilir. Oysa, B2C e-ticaret sektörünün toplam mevcut e- ticaretin nispeten küçük bir oranını temsil ettiği ve işyerinden-işyerine (B2B) işlemlerinin hüküm sürmeye devam edeceği anlaşılmıştır. 2 Gayri safi yurt içi hasılada sosyal güvenlik payları dahil olmak üzere toplam vergi gelirlerinin payını gösteren verginin GSYİH ya oranı toplam vergi yükünü ölçmede kullanılan başlıca toplam göstergedir. Bununla beraber bu gösterge ülkeler arasında zaman içinde karşılaştırmalı bir ölçüm için belli kısıtlara sahiptir. Verginin GSYİH oranlarının seviyesini ve trendini etkileyebilen etmenler arasında şunlar vardır: ülkelerin doğrudan devlet harcaması yerine vergi harcamaları yoluyla sosyal ve ekonomik yardım sağlama dereceleri, ve sosyal transferlerin vergiye tabi olup olmamaları. Adema (2000), 1995 te transferler üzerindeki vergiler ve sosyal güvenlik katkılarının, Danimarka,

7 Vergi bileşimi de farklıdır. Birçok AB ülkesi ağırlıklı olarak sosyal güvenlik paylarına, tüketim ve çevreye ilişkin vergilere dayanıyordu. Diğer taraftan Japonya ve Birleşik Devletler ile kıyaslandığında, kurumlar vergisi ve emlak vergileri toplam vergi gelirlerinden çok daha düşük bir pay alıyorlardı--birleşik Krallık ve Fransa bu AB modelinin başlıca istisnalarıydı (Ek 3.3, Şekil 3). Bu durum çoğu kez kurumlarda geniş bir vergi teşvik aralığını ve gayrimenkulde ılımlı bir vergilendirmeyi yansıtıyordu. Kişisel ve kurumsal vergiler arasındaki kısmi bütünleşmenin bir sonucu olarak, vergi sistemi ayrıca yabancı yatırımcıya yönelik bazı ayrımcılıklar başlatsa da diğer başlıca OECD ekonomilerine nazaran yerli kaynaklar arasından yapılan kurumsal finansman kararları için daha az çarpıklıklar yaratır. Diğer genel çarpıklık, kişisel gelir vergisinin çoğu zaman özel tasarruf araçlarına kayırılmış bir vergi uygulaması sağlamasıdır (konut yatırımı, hayat sigortası ve emekli aylığı planları). Dahası, gelir dağılımı AB ülkelerinde vergi sistemlerinin ana amacı olarak algılanmakla beraber gelir vergisine ilişkin yasal vergi oranlarında hayat bulan artan oranlılık, en fazla daha yüksek gelir gruplarının faydalandığı geniş vergi muafiyetleri ve indirimleriyle zayıflatılmıştır. Vergi sisteminin yeniden dağıtım doğasının daha da azaltılması, mülkiyetin ve sermaye gelirinin nispeten daha düşük vergilendirilmesi ve çoğunlukla vergi gelirlerinden büyük pay alan sosyal güvenlik paylarının temelde orantılı ve bazen azalan oranlı olmasıdır (esas olarak tavandan kaynaklanır). 2.2 Emek üzerindeki ağır vergi yükleri Emek üzerindeki yüksek vergiler kısmen emek maliyetlerine kaydırıldı 11. AB sahasında emek üzerindeki ortalama efektif vergi oranı Birleşik Devletler ve Japonya ya göre %15 kadar daha yüksek görünmektedir. 1 Ortalama efektif vergi oranlarının hesaplanması her nekadar metodolojik problemlerle yüklü olup vergi yansımasındaki herhangi bir kaymayı gözönüne almasa da, AB alanındaki vergilerin emek piyasaları üzerinde şiddetli bir etkiye sahip olduğu konusunda fazla bir şüphemiz yoktur. 2 Birleşik Krallık, İrlanda ve Finlandiya, Hollanda ve İsveç te GSYİH nın % 7 sini aştığını tahmininde bulundu. Bu oran, Almanya, Kanada ve Belçika da GSYİH nın %2 sini geçmedi ve hatta Avusturya, İrlanda, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletler de %2 den de aşağıdaydı. 1 Carey ve Tchilinguirian (2000) emek üzerindeki ortalama efektif vergi oranlarının 1997 de Birleşik Devletler ve Japonya için %24 olan oranla karşılaştırıldığında neredeyse %38 e ulaştığını tahmin etmektedirler. Martinez ve Mongay (2000) genelde benzer tahminler sunmaktadırlar. Ortalama efektif vergi oranı emek vergilerinin emek gelirine oranıdır. Emek vergileri işçinin kişisel gelir vergisi, sosyal güvenlik giderleri ve ücret vergileri üzerindeki toplam payıdır. Emek geliri, işverenlerin sosyal güvenlik payları dahil olmak üzere bağımlı istihdamdan doğan karşılıktan oluşur. 2 Efektif vergi oranlarının hesaplanmasına ilişkin metodolojik problemler Carey ve Tchilinguirian (2000) ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. Bu belgede verilen büyüklük sıraları açık bir gösterge olarak yorumlanmalıdır.

8 Portekiz, emek ücretlerine aşağı yukarı Birleşik Devletler ve Japonya dakine eşit bir efektif ortalama vergi oranı uygularken, emek ücretleri en ağır biçimde Avusturya, Belçika, Fransa, İtalya ve Kuzey ülkelerinde vergilendirilmektedir ların ortasından itibaren birçok Avrupa ülkesi emeğe olan talebi artırmak için ücret ve maaşlara yönelik vergiyi kısarak ve çalışma teşviklerini geliştirerek emek üzerindeki vergi yükünü azaltma yönünde tedbirler aldı (bkz. Kutu 1). Bununla beraber, emek üzerindeki hem ortalama ve hem de marjinal vergi baskıları yüksek kalmaya devam etti. Birleşik Devletler ve Japonya da sırasıyla %30 ve %24 kadar olan ortalama bir üretim işçisinin ücret seviyesinde (Ek 3.4, Şekil 4, Panel A), emek üzerindeki ortalama efektif vergi baskısı AB sahasında 2000 yılında %40 a yaklaşmaktadır. Bu oran birçok AB ülkesi için emek üzerindeki yüksek vergi baskıları, geniş bir etkinlik alanı ve kamu doğası kadar, genellikle transfer sisteminin finansmanında ücrete dayalı paylar tarafından üstlenilen önemli rolü yansıtmaktadır. Emek üzerindeki vergiler zamanı gelince kısmen işçilik maliyetlerine yansıtıldığı için, emek üzerindeki yüksek vergi baskıları, çoğu AB ülkesinde emeğin düşük kaynak kullanım derecesini açıklamaya yardımcı olur (Daveri ve Tabellini, 2000). 1 Bu durum genellikle, işçi ve ürün piyasalarındaki çeşitli katılıkları, toplu pazarlık sözleşmelerini, ve ödenen paylar ile alınan transferler arasındaki zayıf ilişkiyi yansıtır; bunların tümü ücret taleplerine karşı koymada firmaların yeteneklerini ve/veya teşviklerini azaltmaktadır. 2 Kutu ların ortasından itibaren emek piyasası performansını iyileştirmek için alınan vergi tedbirleri: ülkelerin deneyimleri Birçok ülke 1990 ların ortasından itibaren maaş ve ücretlerdeki vergileri indirdi, Emeğe olan talebi kamçılamak için, çeşitli AB ülkeleri 1990 ların ortalarından itibaren sosyal güvenlik paylarını indirdiler. Bazı ülkeler (Avusturya, Belçika, Fransa, Yunanistan, Hollanda, İspanya ve Birleşik Krallık) genelde yüksek işsizlikten en çok etkilenen düşük ücretli ve/veya düşük nitelikli 1 Daveri ve Tabellini (2000), emek vergisindeki artışın kıta Avrupası nda emek maliyetleri üzerine kaydırıldığını fakat diğer OECD ülkelerinde böyle olmadığını göstermektedirler. Onlar, emek vergilerindeki yüzdelik her bir puan artışı için Avrupa dan emek maliyetlerinin neredeyse %0.5 puan yukarı çıktığını tahmin etmektedirler ülke için yapılan bir panel verisine dayanarak, Elmeskov et. al.(1998) farklı toplu pazarlık sözleşmelerinin vergi baskılarının işsizliği etkileme biçimine nüfus edeceğini göstermektedir. Orta derecede bir merkeziyetçilik/koordinasyon a sahip ülkelerde yani sınırlı koordinasyonla beraber sektörel ücret sözleşmalerinin egemen olduğu yerlerde, (örneğin, Belçika, İspanya, Finlandiya, Fransa) etki daha güçlüdür. Bu durum işverenlerin düşük ücretlilere daha yüksek ücret vergisi yansıtma çabalarına karşı koymak için içerdekilere sözleşme gücü sağlar.

9 çalışanları hedef aldılar. Bu yaklaşıma olan desteğin sürdürülmesi, niteliksiz çalışanların, emek talebinin ücret esnekliği ile daha fazla karşı karşıya kalacaklarını ileri süren bir kanıttır (OECD 1994a, Dormond 1997). Fransa da ücret dışı işçilik maliyetlerindeki indirim, ücretlilerin dörtte birini kapsadı ve 1998 de asgari ücretle çalışanlar için takriben %18 e ulaştı. 1 Hollanda da 1998 de başlatılan ve SPAK olarak adlandırılan yaklaşım işgücünün altıda birini kapsamaktadır ve asgari ücretin %115 ine kadar olan ücret seviyeleri için sosyal güvenlik paylarında bir indirimden meydana gelmektedir. İspanya da Mayıs 1997 den itibaren, gençler, uzun süreli işsizler, kadınlar ve yaşlı işçiler, ve daha önce geçici sözleşmeyle çalışan işçiler için yeni daimi iş sözleşmeleri, indirimli oranlarda (hedef alınmış gruba bağlı olarak %25-%50 arası) sosyal güvenlik sistemine katkıda bulunmaktadır döneminde imzalanan yeni daimi iş sözleşmelerinin %60 tan fazlası bu indirilmiş katkı oranlarına hak kazanmaktaydı. Belçika da işçilik maliyetleri %2 kadar azaltıldı ve 6 yıl boyunca (1999 dan 2004 e) ek bir %3.4 kesinti yapılması planlanmakta. Birleşik Krallık ta Sosyal Güvenlik Sigortası Katkı Sistemi, düşük ücretli çalışanların sorumluluklarının azaltılması için ıslah edildi. İşverenlerin ulusal sigorta bileşenlerini ödemeye başladıkları nokta artırılmıştır ve ücretler için bu sınırın altında sıfır oranla dönemi boyunca çalışanlar için bir artış olacaktır. 2 Bu hedeflenen yaklaşımların aksine, çeşitli ülkeler herkesi aynı derecede etkileyen sosyal güvenlik paylarına son verdiler veya son vermeyi planlamaktadırlar (Almanya, Avusturya ve Finlandiya). Yunanistan da, meslek yaratmak amacıyla, 1999 da kurumlar vergisine, her yeni meslek için işverenlerin sosyal güvenlik paylarının yarısına eşit yeni bir vergi muafiyeti tanındı. vergi yükünü emek lehine tekrar dengelemiş olarak Çeşitli ülkeler son zamanlarda emeğe olan talebi daha da artırabilmek için emek-yoğun faaliyetleri üzerindeki vergi yükünü kaldırdılar. Vergi yükünü emekten sermayeye veya daha geniş bir vergi matrahına kaydırmak. Bazı AB ülkeleri son zamanlarda ekipman yatırımının amortismanı için kurumlar vergisi yoluyla sağlanan cömert vergi muafiyetlerini azaltmışlar ve böylece emek ve sermayenin nispi maliyetlerini tekrar dengelemişlerdir (örn. Almanya ve Danimarka) dan itibaren Fransız Hükümeti 2003 te tamamlanması beklenen bir süreç olarak yerel işletme vergisi (taxe professionalle) matrahından ücret bileşenini derece derece kaldırmaktadır. Hatta sağlık sigortası ve aile yardımı katkılarını fonlamak için vergi matrahı 1 Fransa da düşük ücretler üzerindeki sosyal yükler için bir indirimler sistemi (ristourne dégressive) 1993 te uygulamaya kondu ve sonra çeşitli aşamalarla değiştirildi. Daha ayrıntılı bilgi için, bkz. OECD (1999a), Gubian (1999) ve Pearson (2000). 2 Önceki sistemde, daha düşük sınırın üzerinde ödeme yapan firmaların, onun aşağısındaki ücretlerde Ulusal Sigorta Sistemine ödeme yapmaları gerekmekteydi (çalışanlarda olduğu gibi). Bu, ücretleri eşiğin üzerinde yükselmiş çalışanlar için, bir giriş ücretini etkin olarak sağlamaktaydı.

10 emekten sermaye gelirine doğru gittikçe genişletilmiştir (Contibution sociale Kutu ların ortasından itibaren emek piyasası performansını iyileştirmek için alınan vergi tedbirleri: ülkelerin deneyimleri (devamı) généralisée). İtalya da vergi reformu, genel toplamda çalışanların katkı oranını %46.4 ten %34.1 e çekerek bazı çalışanların zorunlu sağlık yardımlarını ortadan kaldırmıştır. Aynı zamanda IRAP isminde harcamaya dayanan yeni bir vergi konmuştur. ve kirlilik yaratan faaliyetler ( çift temettü yaklaşımı ). Çeşitli ülkeler ücret vergilendirmesindeki indirimlere kısmen de olsa finansman sağlamak için enerji vergileri veya diğer yeşil vergiler koydular veya bunlara konan vergileri yükselttiler. Almanya da, Nisan 1999 da uygulanan enerji tüketimi üzerindeki yeni vergiler, emekli aylığı katkı oranlarını düşürmek için kullanıldı. İtalya 1999 da hem daha yüksek hem de, 2005 e kadar herbir yakıt tarafından üretilen karbon dioksit emisyonları ile daha yakından ilişkili özel tüketim vergisinin aşamalı bir uygulamasını içeren yeşil vergi reformu başlattı. Gelir vergilerindeki artış emek üzerinde daha düşük vergilerle tekrar sağlanmalıdır. Birleşik Kralık ta gaz, kömür ve elektrik kullanımı için şirketleri hedef alan yeni bir iklim değişimi vergisi Nisan 2001 e kadar yürürlüğe girdi. Gelirlerin bir kısmı işverenlerin sosyal güvenlik katkılarındaki %0.3 lük bir kesinti yoluyla geri dönecektir. Hollanda da 2001 de gelir vergilerindeki kesintilerin aşağı yukarı üçte birine KDV ve yeşil vergiler yoluyla finansman sağlanması beklenmektedir. Emek yoğun faaliyetlerdeki dolaylı vergilerin azaltılması. AB Konseyi, dönemi için belli emek-yoğun hizmetlerine indirilmiş bir KDV oranı uygulamak isteyen AB ülkelerine, istedikleri şekilde hareket etmeleri için seçim hakkı veren bir AB Konsey direktifini 1999 da kabul etti. Amaç bu hizmetlere ve sonuçta istihdama olan talebi harekete geçirmek ve kayıt dışı ekonominin bir kısmını kayıt altına almaktı. Hedeflenen faaliyetler şunlardı: (i) bisikletler, ayakkabılar, deri maddeler, elbise ve ketenlerin küçük çaplı onarımları; (ii) özel konutların yenilenmesi ve onarımı; (iii) özel konutların pencerelerini yıkama ve temizleme; (iv) evde sağlık bakımı; (v) saç kesimi. Bu fırsatı dokuz ülke yakaladı: Belçika, Yunanistan, İspanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve Birleşik Krallık (sadece Isle of Man için). ve çalışmak için artırılmış vergi teşvikleri AB ülkeleri, istihdama yönelişi sağlamak ve çalışma gayretlerini yükseltmek için teşvikleri artıran bir dizi vergi tedbirini uygulamaya koydular. Emek gelirleri üzerindeki marjinal oranlarda kesintiler herkesi aynı derecede etkileyerek (Avusturya, Almanya, İrlanda, Hollanda, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık) veya sadece düşük gelir gruplarını hedef alarak (Danimarka, Fransa, Finlandiya, İtalya ve Portekiz) emek arzını artırmayı amaçlayan başlıca araçtı.

11 Kutu ların ortasından itibaren emek piyasası performansını iyileştirmek için alınan vergi tedbirleri: ülkelerin deneyimleri (devamı) Nüfusun hedeflenen kesimleri için (birçok durumda eşler veya düşük ücretli çalışanlar) çalışmayı daha çekici kılan vergi indirimleri. Kazanılmış bir gelir vergisi indirimi (EITC) ve/veya çocuk bakım harcamaları için bir vergi indirimi Belçika, Finlandiya, Almanya, Hollanda, İtalya ve Birleşik Krallık ta uygulamaya kondu veya bu alanda uygulamalar artırıldı. İrlanda, çalışmayan eşlerin işe girmelerini teşvik etmek için, evli çiftlerin gelirinde ortak matrah takdirinden bireysel matrah takdirine yavaş yavaş dönüş yapmaktadır. Fransa, Almanya, Yunanistan ve İspanya da son zamanlarda genel gelir vergisi indirimini yükselttiler ve böylece en düşük nitelikli çalışanların gelirlerini vergiden muaf tuttular. Ek olarak, işsizlik tuzağını küçültmek için, birkaç ülke iş haricinde elde edilen faydalara sağlanan vergi imtiyazlarının bir kısmına son verdiler veya işsizlik sigortası olmayanlara yapılan yardımlar veya vergi indirimleri için bir artan oranlı devre-dışı plan başlattılar. İşsizlik tazminatları İspanya da 1994 yılında vergilendirildi. Fransa da 1999 dan itibaren temel gelir desteğine (Revenu Minimum d Insertion) hak kazanan kişilere bir iş buluncaya kadar kirada oturdukları daireleri üzerine konulan vergiler (taxe d habitation) için geçici bir muafiyet sağlandı de uygulamasına başlanan ve vergi sistemi yoluyla sağlanan istihdam ödülünün (Prime pour l emploi) 10 milyon kadar kişiye fayda sağlaması beklenmektedir. Birleşik Krallık ta, Refah Çalışma Programının anahtar bir unsuru olarak, çeşitli çalışma-içi destek planlarına hak kazanmak için tavan artırıldı ve devre-dışı oran azaltıldı ve çalışma teşviklerini azaltmaya çalışmak 12. Çalışma teşvikleri için önemli bir gösterge olan emek üzerindeki marjinal vergi baskısı da diğer OECD ülkelerinden oldukça yüksektir (Ek 3.4, Şekil 4. Panel C). Bu durum düşük bir katılım oranı ve/veya daha düşük çalışma saatlerine neden olabilir. Eğer bir sistem aile vergilendirmesinin bazı unsurlarını içeriyorsa (çünkü hem bazı gelir vergileri bireylerden çok hanelere konur hem de aileye ilişkin vergi muafiyetleri veya vergi indirimleri mevcuttur), işçi üzerindeki yüksek marjinal vergi baskıları çalışmayan bir eşi iş edinmekten vazgeçirebilir. Bazı ülkelerde, özellikle Kuzey ülkelerinde, vergi sisteminin bozucu etkileri, yüksek katılım oranları arasında kısa çalışma zamanları yoluyla ortaya çıkıyor görünmektedir. 1 Bazı ülkelerde, nominal olarak artan oranlı gelir vergisi tarifelerine rağmen (Ek 3.5, Şekil 5), düşük ücretli çalışanları en ciddi biçimde, emek üzerine konan yüksek vergiler etkiler. Bu, genelde, Avusturya, Almanya, Yunanistan, Hollanda ve İspanya da bulunan sosyal güvenlik payı 1 OECD alanında en yüksekler arasında olan işçi üzerindeki vergi baskısına rağmen, Kuzey ülkelerindeki istihdam oranları yüksektir. Bu, kısmen istihdam tarihi ve faydaya hak kazanmalar arasındaki güçlü bağı, üstün refah imkanlarını (örneğin günlük bakım) ve gençler için esnek iş sözleşmelerini yansıtır.

12 tavanları ve/veya tabanlarını ve yüksek gelirlilerin aynı türden tazminat ve/veya pay senedi satın alma hakkı gibi gelirlerinin belli bileşenleri üzerindeki vergi indirimlerinden faydalanabilmelerini yansıtır Vergi ve transfer sistemleri arasındaki ilişki, düşük gelirli eşler kadar özellikle düşük ücretli ve daha yaşlı çalışanlar olmak üzere bazı grupların işçi piyasasının dışında kalması için teşvikler yaratır. İlk olarak, bazı AB ülkeleri, emekli aylığı haklarının bir önden-yüklemeli birikme modeli ile beraber, emekli aylıklarına uygun vergi kuralları uygulayarak erken emeklilik için güçlü teşvikler sağladılar (Blöndall ve Scarpetta, 1999). 2 Bu durum, yaşlılar için nispeten düşük katılım oranlarını kısmen açıklayabilir. İkincisi, aile düzeyinde net yenileme oranları bazı durumlarda %100 e yakındır veya %100 ü aşmaktadır, ve bu durum işsizlik tuzakları yaratabilir (Ek 4.2, Tablo 2). Bu durum kısmen transfer ödemelerine sağlanan veya aile gelir düzeyine şartlı faydalar sağlayan tercihli bir vergi uygulamasını yansıtır. Gerçekte, Avusturya, Belçika, Almanya, Yunanistan ve Portekiz de işsizlik tazminatları vergiden muaftır veya indirimli bir oranla vergilendirilir ve sosyal güvenlik payları çoğu zaman faydalananlar tarafından düşük bir oranla ödenebilir (OECD, 1999b). 3 Ücret tarifesinin düşük dilimindeki yüksek marjinal efektif vergi oranları, şu anda Hollanda, Finlandiya ve Birleşik Krallık ta varolanlar gibi istihdamın şartlı faydalarını veya vergi indirimlerini de yansıtabilirler. Onlar, işsizlerin düşük ücretli bir işe girmeleri için teşvikleri artırmak üzere tasarlanmışlardır, fakat diğer taraftan mevcut çalışanları, çalışma saatlerini azaltmak yönünde teşvik edebilir veya bir potansiyel çalışandan daha fazlasına sahip ailelerdeki bireyler için zıt teşvikler yaratabilir (Dilnot ve McCrae, 2000 ve Blundell, 2000). 4 1 Bununla beraber, son zamanlarda, bazı ülkeler bu ödeme bileşenlerinden bir kısmını dahil etmek için kişisel gelir vergisi matrahını genişletmişlerdir. Almanya da, örneğin, çalışanlara ödenen kar paylarındaki indirilmiş vergilendirme ortadan kaldırılmıştır, fakat çalışma yeri için seyahat harcamaları hala vergi indirimine konu olmaktadır. Ülkeler arasında halen büyük farklar olmasına rağmen bazı ülkeler pay senedi satın alma hakkının tercihli bir antlaşmadan faydalanamayacağı bir tavanı uygulamaya koymuşlardır (örn. Fransa, İspanya ve Birleşik Krallık). 2 Bazı ülkeler emekli aylıklarına kişisel gelir vergisi yoluyla imtiyazlı bir uygulama sağlarlar. Örneğin Belçika da bir BEF (1.510 ) vergi indirimi 1999 da emekli aylığı geliri ve erken emeklilik faydalarına yönelik olarak tek bir vergi yükümlüsü için sağlandı. Avusturya da, emekli aylığı alanlar yıllık 5500 ATS (400 ) vergi indirimine hak kazanırlar. Almanya da emekli aylığı faydalarına %40 vergi muafiyeti sağlanır (yıllık maksimum DM veya ). Finlandiya da ulusal emekli aylığı planı yoluyla sağlanan emekli aylıkları, aylık ortalama FIM (555 ) e kadar muaftır. 3 Ek olarak Fransa, İrlanda, Portekiz ve İspanya da kıdem tazminatı büyük oranda vergiden muaftır. Sosyal faydaların vergilendirilmesi konusunda bilgi aşağıdaki web sitesinden bulunabilir:

13 2.3 Tüketim vergileri önemli bir rol oynar Tüketim vergileri toplam vergi gelirleri içinde büyük bir paya sahiptir 14. AB alanında tüketime konan efektif vergi oranları ortalama olarak diğer çoğu OECD ülkesinden daha yüksektir. Bu sadece verginin GSYİH ya daha yüksek oranını değil ağırlıklı olarak tüketim vergilerine dayanan bir vergi karışımını da yansıtır. Gerçekte, 1998 yılında AB alanında tüketime dayalı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı, sırasıyla %19 ve %16 olan Japonya ve Birleşik Devletler ile kıyaslandığında %30 dur, ve KDV, AB alanındaki mal ve hizmetlerden alınan toplam vergi gelirleri içindeki %60 lık payla baskın bir rol oynamaktadır. Ortaya çıkan bazı idari sorunlara rağmen ağırlıklı olarak tüketim vergisine dayanmanın birçok üstünlüğü vardır: (i) tüketim vergileri tasarrruf ve yatırım kararlarına karşı göreceli olarak tarafsızdır; (ii) ithalat ve yerli üretim arasında ayırım yapmazlar ve dış rekabeti etkilemezler (varış ilkesine bağlı oldukları müddetçe); (iii) işçi, transfer ve sermaye gelirlerine simetrik bir uygulama sağlarlar, böylece çalışmayı daha çok teşvik ederler ve yatay eşitlik kriterini gelir vergilerinden daha iyi karşılarlar Fakat oran farklılaştırma ve muafiyetler, verimliliğin ve tüketim vergilerinin tarafsızlığının azaltılmasına katkıda bulunurlar, Bununla beraber birçok AB ülkesi, gelir kayıplarına neden olan KDV ye yönelik indirilmiş oranları ve muafiyetleri uygulamayı sürdürdüler. 1 Birçok durumda, bu vergi indirimleri gelir dağılımı düşüncelerini yansıtırlar. 2 Fakat KDV oran farklılaştırmasının bu tür kullanımının yaygın olduğu yerlerde, indirilmiş oranlar yüksek gelir gruplarına da fayda sağlarken büyük tüketici artığı kayıpları ortaya çıkmaktadır (örn. restoran ve otel hizmetleri için olanlar). 4 Birleşik Krallık ta 16 saat noktası etrafında tek ebeveynlerce çalışılan saatlerin dağılımı- -aile indirime hak kazanabilmenin sona ermesi Ekim 1999 a kadar yürürlüktedir--fayda sistemlerinin bayan işçi arzını önemli bir biçimde etkilediğini gösterir. 1 AB ülkeleri daha sonraları tek pazar hedefine uygun olarak ayarlanması gereken uyumlaştırılmış bir KDV sistemi kurmak için 1977 yılında anlaşmaya vardı. Mevcut sistem uyumlaştırılmış bir vergi matrahı ile, iki oran sınıflaması, ve AB düzeyinde sabitlenmiş en düşük standart ve indirilmiş oranlarla bir uyumlaştırma derecesine sahiptir. Bununla beraber Avrupa Topluluğu hukuku altında yönetilen muafiyetler, indirimler ve özel planlar belli ekonomik durumlara bağlı olarak AB ülkeleri arasında belli sayıda farklılıkların ortaya çıkmasına imkan tanır. 2 Çoğu AB ülkesinde indirilmiş KDV oranlarından yararlanan başlıca tüketim kalemleri: gıda ürünleri, su tedarikleri, farmakolojik ürünler, kitaplar ve gazeteler, yolcuların taşınması, otel yerleşim ve restoran hizmetleridir. Daha seyrek olmak üzere, indirilmiş oranlarda vergilenen diğer tüketim kalemleri: böcek zehiri (Yunanistan, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Potekiz ve İspanya), gaz yağı (İrlanda, Lüksemburg, Portekiz, Birleşik Krallık) çocuklar için giyim ve ayakkabı (İrlanda, Lüksemburg, Birleşik Krallık).

14 Doğrudan gelir kayıplarına ek olarak, oran farklılaştırması, sistemin karmaşıklığını artırarak ve vergiye uyum derecesinin tahminini daha da güçleştirerek, KDV verimini dolaylı olarak düşürmektedir. Küçük işletmelere dönük uyum maliyetlerini azaltmak için belli ciro miktarın altında kalan firmaların KDV ye kaydolma mecburiyetlerini ortadan kaldıran ciro eşikleri uygulamaya kondu. Böylece vergi yükümlülüğü tahmin yöntemlerini uygulayarak ve/veya basitleştirilmiş rejimlerle tespit edilebilmektedir. Bu durum, uyumu izlemenin güçlüğünü artırır ve şirketleri daha küçük birimlere ve alt raporlama satışlarına bölerek vergiden kaçınmaya teşvik edebilir. Genelde, 1998 yılı itibariyle özellikle, Belçika, İtalya, İspanya ve İsveç te efektif oranlar standart oranların oldukça altındadır (Ek 4.3, Tablo 3). 16. Farklılaştırılmış oranlar ve muafiyetler de AB ülkeleri içinde rekabet ve tüketim modellerini bozabilirler. Restorant hizmetlerine karşı yemek tedarikine (catering) sağlanan imtiyazlı vergi uygulaması (birçok AB ülkesinde indirilmiş KDV oranı ile vergilendirilir) bu aksaklıkların süregelen bir örneğidir. Diğer vakalar daha önce geleneksel olarak kamu sektörü tarafından kontrol edilen posta ve telekomunikasyon hizmetleri, radyo ve televizyon yayın hizmetleri, ayrıca elektrik, gaz ve su tedariki gibi sektörlerde son zamanlarda rekabetin doğması ile ortaya çıkmıştır. Mevcut KDV kuralları altında, kamu sektörü organları potansiyel olarak rekabeti bozan özel (ve daha çok karmaşık) bir KDV uygulamasına tabidirler (Aujean et al., 1999). Kamu sektörü organlarının başlıca bir muafiyet durumu geleneksel olarak tekelci kamu kurumları tarafından yönetilen ve daha sonra artan bir şekilde rekabetçi piyasalarda faaliyet gösteren posta hizmetleri tedarikine uygulanır. Bu bağlamda, bazı ülkelerde yürürlükte olan, kamu organlarına sağlanan özel KDV uygulaması, özel sektörden gelen şikayetlerle de ispatlandığı gibi rekabeti bozabilir. Ayrıca bu durum kamu otoriteleri için, özel sektör tarafından sağlanan girdileri üzerinde ödenen KDV yi talep edememelerinden dolayı, özel sektörle sözleşme imzalama yerine mal ve hizmetlerin kendilerince sağlanmasına doğru bir önyargı başlatabilir. Bununla beraber, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, İsveç ve Birleşik Krallık, yerel otoritelere KDV sistemi dışından KDV iadesi için imkan tanıyan özel bir iade planı başlatmışlardır ve ülkeler arasında tüketim vergisi oranlarındaki ve muafiyetlerdeki farklılıklar uluslararası rekabeti bozabilir 17. KDV oranlarındaki uluslararası farklılıklar sınır alanları ve birkaç mal ve hizmet üzerindeki sınır ötesi ticarette önemli bir etkiye sahip olabilmesine rağmen, tüketim seçimlerini büyük oranda etkiler görünmemektedir lerdeki ve 1990 ların başındaki uyumlaştırma çalışmaları her ne kadar KDV oranlarının daha dar bir yelpazesinde yansıtılsa da, AB ülkeleri genelinde standart KDV oranlarındaki %10 aralığı, uyumlaştırmaya yönelik kendiliğinden ortaya çıkan açık bir yöneliş olmadığını göstererek 1993 ten

15 itibaren yerini korudu (Guichard ve Lefebvre, 1997). 1 Hatta indirilmiş ve superindirilmiş oranların uygulanması AB ülkeleri genelinde homojen olmadığı için, bazı ürünler için iki taraflı çeşitlilikler çok daha yüksektir. Fiyat rekabetinin önemli olduğu turizm endüstrisi bu konuda örnektir: AB alanı içinde KDV oranları %3 ile %25 arasında değişir. Özel tüketim vergisi yelpazesi daha geniştir ve hem sınır ötesi alışverişe hem de kaçakçılığa neden olabilir. 2 Genelde, bazı AB ülkeleri daha düşük dolaylı vergi oranlarını sürdürerek komşu ülkelerden müşteri çekebilirler. Bu durum, ülkenin vergi gelirlerini komşu ülkenin zararına olacak şekilde artırmayı sağlar ve AB toplam vergi gelirlerinde aşınmaya sebep olur E-ticaret işlemlerinin ortaya çıkması ve hızlı gelişimi, mevcut KDV sisteminde hayat bulan potansiyel ayrımcılıklara yeni ve uluslararası bir boyut getirdi. On-line teslimi yapılan hizmetler için, e-ticareti vergilendirmede uluslararası uygulamalar AB on-line satıcılarına ve AB alanı içinde yüksek KDV uygulayan ülkelere karşı bir ayrımcılık dahil olmak üzere önemli bozukluklara yol açar. Bu durum elektronik teslimlere uygulanan KDV oranının (B2C işlemleri ve bir dereceye kadar B2B işlemleri) tedarikçinin yerleştiği ülkede yürürlükte olmasından kaynaklanmaktadır (örn. menşe ilkesi). Böylece düşük bir KDV oranlı AB ülkelerinde yapılanan on-line satıcılar yüksek KDV oranlı ülkelerdeki on-line satıcılar üzerinde rekabetçi bir üstünlüğe sahip olurlar. Ek olarak, AB online satıcıları AB dışındaki ülkelerle karşı karşıya kaldıklarında bir çifte rekabetçi dezavantajdan zarar görmektedirler. Birincisi, eğer bir AB müşterisi bir AB online tedarikçisinden yazılım alır ve yüklerse KDV uygulanacaktır. Tam tersi, eğer bir tedarikçi AB dışındansa, işlem vergiden muaftır. İkincisi, AB alanı dışındaki bir müşteriye satılan hizmetler KDV ye tabidir. 19. Komisyon Haziran 2000 de, on-line teslimi yapılan hizmetler üzerindeki ayrımcı etmenleri ortadan kaldırmak için, AB dışından bir e-ticaret tedarikçisinin özel müşterilere hizmet sunarken en az bir AB ülkesine e kadar lüks mallar üzerindeki KDV oranları kaldırıldı, standart oran en az %15 olarak belirlendi ve 2 indirilmiş orandan en az %15 olması gereken maksimum olanına müsaade edildi. Ek olarak ülkelerin 1991 den önce bu oranlarda vergilendirilen sınırlı bir miktar üründe süper indirilmiş oranlar veya sıfır oran uygulamalarına imkan tanındı. KDV oranları ve muafiyetler hakında daha ayrıntılıbilgi için bkz. AB Komisyonu (2000b). Özel tüketim vergileri için bir en düşük oranlar sistemi 1993 ten itibaren uygulamaya kondu. 2 İngiltere nin tütün ve alkol üzerine koyduğu özel tüketim vergileri Belçika ve Fransa dakilere göre oldukça yüksektir. İngiliz Hükümeti, tütün kaçakçılığından doğan özel tüketim vergisi ve KDV kaybını 1998 de 1.7 milyar sterlin olarak tahmin etti (Ussher, 2000). 3 Örnek olarak genelde daha düşük KDV ve özel tüketim vergisini yansıtması bakımından Lüksemburg daki benzin fiyatları Belçika, Almanya ve Fransa ya göre yaklaşık %25 daha düşüktür. Bu durum Lüksemburg da satılan benzinin %75 inden daha fazlasının yerleşik olmayanlarca tüketildiğini yansıtır.

16 kaydolmasını ve tüm on-line satışlarında bu ülkenin kurallarına göre KDV yüklenmesini gerektiren bir direktif önerdi. Önerilen direktif, ticari faaliyeti yürütme teşvikini azaltan uyum yükünü ortadan kaldırmak ve vergi idarelerinin, getirinin muhtemelen yüksek olacağı kaynaklara odaklanmalarına imkan tanımak için, on-line satışları ilgilendiren eşikler ortaya koyar. 1 Ek olarak, İsveç yetkilileri, 2001 de AB Konseyi başkanlıkları sırasında, satıcıların, müşterinin ikamet ettiği ülkeye uygulanabilen oranda KDV üstlenmelerini önerdiler. Bu durum elektronik ve geleneksel ticaret arasında yüksek KDV uygulayan ülkeler ve ayrımcılara karşı rekabetçilik önyargısını azaltacaktır. Bununla beraber birçok AB ülkesinin geniş desteğine rağmen, her nekadar AB düzeyinde herhangi bir karar oybirliğiyle alınsa da, şu anda e-ticarette KDV yi ele alan ve üzerinde uzlaşma sağlanmış hiçbir yaklaşım yoktur. Her koşulda, vergi otoriteleri arasında artırılmış bir uluslarası işbirliğinin olmadığı durumda, e- ticaret işlemlerinin adil ve efektif vergilendirilmesi AB alanı dışına kurulmuş şirketlerce üstlenilecek gönüllü uyuma dayanacaktır. Varolan KDV kurallarının karmaşıklığı ve etkili uygulama alanının olmayışı gözönüne alındığında, tacirler için uyum sağlamamayı seçmek daha ucuz ve daha hızlı olabilir. Bununla beraber alıcılar, çoğunlukla vergi kurallarına uyum dahil olmak üzere, belli bir kredibilite ve güveni tesis etmiş işletmelerle çalışmayı tercih etmektedirler geçişli KDV antlaşmaları karmaşık, tektip uygulamadan uzak ve vergi kaçırmaya müsaitken 20. AB ülkeleri arasında KDV ye ilişkin Konsey Direktifleri nin uygulanmasında tek düzenin olmaması ve KDV rejimindeki ülkelerarası farklılıkların tek bir pazarda yol açtığı işlemsel karmaşıklıklar ticaret akımlarında daha da çarpıklıklar yaratır te AB ülkeleri arasında gümrük kontrollerine son verilmesinden itibaren, sınır ötesi ticaret için geçişli bir KDV rejimi uygulandı (Ek 1). Bu rejim, işlemin vergilendirildiği yerin ve sonuçta vergi matrahından indirimin ve vergi iadesinin yapıldığı yerin tespiti için çok çeşitli kurallar koyar. 2 AB Komisyonu, KDV sisteminin uygulanmasındaki çeşitliliklerle bağlantılı olarak bu durumun ticaretle uğraşanlar için karışıklık, ek iş yükü, idari güçlükler ve yasal belirsizlikler yaratmakta olduğunu savundu (AB Komisyonu, 1999a ve 1999b). İşletme anketlerinin, sınır ötesi ticaretin başlıca caydırıcı unsuru olarak devamlı biçimde KDV prosedürlerindeki karmaşıklıklara işaret 1 On-line teslimi yapılan dijital mallar için (yazılım ve müzik gibi), Komisyon 2000 Haziranında AB alanı içinde müşterilere yapılan luk yıllık satış miktarının altında kalan hiçbir firmanın KDV ödemeye nitelik kazanamayacağı bir eşik önerdi. 2 KDV ye kayıtlı yabancı işletmelere yapılan satışlar için mallar vergiden muaf olarak ihrac edilir; alan işletme ithalatı beyan etmeli ve onun üzerinden KDV ödemelidir. KDV ye kayıtlı olmayan ithalatçı firmalar tüketici olarak muamele görürler. Diğer bir AB ülkesindeki müşterilere satışlar için firmalar varış ülkesindeki KDV ye kaydolmalılar ve bu ülkenin KDV oranını uygulamalıdırlar. Bununla beraber küçük ölçekli satışlar için (örneğin posta ve internet siparişi yoluyla) tedarikçi ülkedeki KDV oranı uygulanır.

17 etmesi bu durumu yansıtmaktadır. 1 Bir örnek olarak, Hollanda firmalarını konu alan bir inceleme, geçişli KDV sistemine uyum maliyetlerinin topluluk içi işlemlerdeki bir %5 sınır vergisine eşit olduğunu tahmin etmiştir (Verwaal ve Cnossen, 2000). 21. AB ülkelerinin vergi otoriteleri birbirleriyle tamamiyle işbirliği yapmadıkça bu geçişli sistem, mallar AB sınırları içinde dolaşırken hile ve dolandırıcılığa müsait de olabilir. AB Komisyonu (1998b) bu konuya şöyle değinir: Eğer KDV, ithalat anı yerine, daha sonraki bir aşamada ve vergi mükelleflerinin dönemsel beyannameleri esas alınarak tahsil edilirse, yolsuzluk ihtimali oransal olarak artırılmış olacaktır. 2 Ve, KDV beyannameleri nadiren seçici ve koordineli kontrollere tabidir. 3 Sonuç olarak AB Komisyonu (2000e) tahminlerine göre KDV yolsuzlukları yıllık 8 milyar ya ulaşmıştır ve AB Komisyonu (2000d) bu durumu şöyle ifade etmiştir: Göstergeler birlik içi ticaretteki ciddi yolsuzluk düzeyinin arttığına işaret etmektedir. 22. Tek pazarda çarpıklıklar yaratan uyum maliyetlerini kısmak ve vergi dolandırıcılığını azaltmak için bir çözüm, menşe ilkesinin varış ilkesinin yerini almasıdır (bkz Ek 1). AB alanı içinde ithalatçıların vergilendirilmesi ve ihracatların vergilendirilmemesi kaldırılacak ve KDV sistemi tek bir ülke içinde uygulandığı şekliyle faaliyete geçirilecektir. Avrupa Komisyonu böyle bir sistemi benimsemeyi taahhüt etmiş olsa da bu sistem ancak vergi oranları dahil olmak 1 Son zamanlarda yapılan bir işletme anketi 2000 yılında firmaların %26 sının KDV sistemi ve KDV usullerine ilişkin güçlükleri AB iç piyasasında işlev görmek için bir engel olarak düşündüklerini açığa çıkardı (Single Market Scoreboard, no:7, Kasım 2000). Verwaal ve Cnossen (2000) şunu da iddia ederler: Geçişli KDV ve Intrastat Sisteminden dolayı topluluk içi işlemler açısından yüklenilmesi gereken yasal ve işlemsel gereksinimler yerli işlemlerde yüklenilmesi gerekenlerden ayrılır. Bu gereksinimler uygulamada ek (farklılaşmış) uyum maliyetleri ortaya çıkarırlar. Topluluk içi işlemler için uyum maliyetleri, büyük ölçüde ölçek ekonomilerini ve bilgi teknolojilerine ilişkin değişkenleri yansıtarak firmalar arasında büyük farklılıklar sergilerler. Ayrıca farklılaştırılmış uyum maliyetleri, topluluk içi ticaretin yoğunluğunu azaltırlar. 2 AB Komisyonu, mevcut KDV sisteminde, yolsuzluktaki artışın başlıca nedenlerinden biri olarak malların KDV ödenmeksizin dolaşımını göstermektedir (AB Komisyonu 2000c). Bu yolsuzluğun başlıca 2 türünden bahseder: (a) topluluk için hayali teslimlerin beyanı: muaf mallar, gerçekte iç piyasada satılırlar ve böylece nihai tüketimdeki KDV vergisinden kaçınılmış olur; (b) topluluk içi satın alımlarda KDV vergisi beyanının yapılmaması: eğer mallar yeraltı ticaret kanalları yoluyla tekrar satılırsa, bu durum, niahi tüketimde KDV yolsuzluğuna neden olabilir. Vergi matrahından indirim yapma hakkı, KDV nin ödenmediği alımlarda alıcıların KDV beyanlarının KDV iadesi talebinde bulunduğu durumlarda da kötüye kullanılabilir. 3 AB alanında yıllık teslimi yapılan KDV beyannameleri yaklaşık 100 milyar adettir. Bununla beraber, esas olarak, kaynak yokluğundan dolayı, kontrol kararlarına temel oluşturabilen diğer tüm bilgiler toplandığı ve depolandığı halde gerçekte kullanılmazken, bu beyannameler çoğunlukla ödenmesi gereken vergiyi ifade eden bir belge işlevini görür (AB Komisyonu, 2000d).

18 üzere katma değer vergilerinin ülkeler arasında daha büyük bir uyumlaştırılması ile başarılabilecekti. Bu, ayrıca bir gelir paylaşım planının oluşturulmasını gerektirecekti. Komisyon, böyle kökten bir değişimin beraberinde getireceği önemli teknik ve politik güçlükleri kabul ederek, mevcut geçişli sistemi iyileştirmek için Haziran 2000 de yeni bir yaklaşım önerdi. İç piyasa kapsamında KDV sisteminin işlemesini iyileştirmek için strateji (AB Komisyonu, 2000c) dört amaca dayanır: Mevcut kuralların basitleştirilmesi ve bunların modernizasyonu (özellikle e-ticaret, ve posta hizmetleri, yayıncılık, su ve elektrik gibi bazı şebeke endüstrilerindeki son gelişmeleri yansıtmak için), mevcut kuralların daha tek tip uygulanması ve idari işbirliğine yeni bir yaklaşım. 2.4 Çevreye ilişkin vergiler mevcut gelirleri artıracak 23. AB ülkelerinde çevreye ilişkin vergiler diğer çoğu OECD ülkesine göre, GSYİH nın çok daha yüksek bir payını temsil ederler (Ek 3.6, Şekil 6). Başlangıçta çevresel nedenlerle değil mali nedenlerde konulan motor yakıt ve araç vergileri bu gelirlerin çoğunluğunu oluşturmaktadır. Fakat geçen 10 yıllar boyunca, AB ülkeleri kirliliği önlemek için ekonomik enstrümanların kullanımını artırdılar. Diğer ülkeler, özellikle Birleşik Devletler, kirlilik ruhsatları için daha büyük çabalar harcarken AB ülkeleri vergilere öncelik verdiler (OECD,1999c). 1 Birçok ülke kapsamlı yeşil vergi reformlarını uygulamaya koydu, örn. Danimarka, Finlandiya, Almanya, Hollanda ve İsveç (OECD, 2001). 24. Bununla beraber, vergi sistemi kirliliği azaltmak için her zaman uygun teşvikler sunmaz. Çevreye ilişkin vergi gelirlerinin büyük kısmını oluşturan akaryakıt ve taşıt vergileri genelde çevresel nedenlerden dolayı değil mali nedenlerden dolayı uygulamaya konmuştur. Ek olarak, bölgesel kalkınma düşünceleri kadar, belirli sektörlerde rekabetçi kayıplardan kaçınmaya yönelik amaçlar, kirliliğin azaltılması için teşvikler sağlanmasına ilişkin vergi sisteminin tasarımında çoğu kez önceliğe sahip oldu. Bu, sık sık özellikle tarım ve enerji yoğun üretim endüstrilerinde, çevreyi aşırı kirletenleri hedef alan tercihli bir vergi uygulamasına neden olmaktadır. 2 Bazı ülkeler (örn. Danimarka ve Birleşik 1 Çevreye ilişkin konularda, AB düzeyinde alınan kararlar genellikle nitelikli çoğunluk gerektir. Vergileri kapsayan kararlara ilişkin başlıca bir istisna vardır, bu kararlar oybirliği ile alınmalıdır. Böylece, AB düzeyinde, Komisyonun yetkileri daha kolay uygulandığı için, düzenlemeler ve minimum standartlar çoğunlukla egemendir (bu durum, ülkeleri, AB kural ve standartlarına uymak üzere tek taraflı bir temelde vergileri uygulamaya koyma hususunda engellememesine rağmen). 2 Gerçekte, çoğu ülkede vergi kolaylıkları sağlanır. Almanya da enerji vergisi kaldırılmıştır. İsveç te CO vergi oranı standart oranın üçte biri olsa da üretim endüstrileri enerji vergisinden muaftır. Özel ve hatta daha elverişli kurallar, enerji yoğun teşebbüslerin yaklaşık % 60 ına uygulanır, enerji yoğun endüstriler İsveç ve Danimarka da CO vergisinden muaf olduğu kadar, Danimarka ve Finlandiya da da genelde SO vergisinden muaftır (1999 dan itibaren, Danimarkalı elektrik kullanıcıları SO vergisi ödemektedirler). Yüzey suyunun kalitesinin zayıf olmasında en önemli

19 Krallık), firmalara emisyonlarını önemli biçimde azaltmalarını kabul etmeleri şartıyla muafiyetler tanırlar. Böyle bir yaklaşım idari olarak külfetlidir ve kazanılan indirimin herhangi bir şekilde ortaya çıkacak olandan çok daha büyük olması kesin değildir (O Brien ve Vourc h, 2001). Ayrıca, elektrik üzerinde varolan vergiler sera gazlarının emisyonunun azalmasını garanti eden verimli çabalar gibi, çoğu AB ülkesinde kullanılan başlıca enerjinin karbon içeriği ile farklılaştırılamaz. Sonuç olarak, CO emisyonları açısından vergi oranları önemli biçimde çeşitlilik gösterir (Almanya için tahminler Kirkpatrick et al., 2001 de ve Finlandiya için Vourc h ve Jimenez (2000) de verilir). Avrupa Birliği nde dizelin benzine kıyasla daha düşük vergilendirilmesi (Ek 3.7, Şekil 7)- -Dizel yakıt litre başına daha fazla CO dışarı verir ve dizele ilişkin diğer çevresel maliyetler daha yüksektir-- ürünlerin / faaliyetlerin kirlilik içeriklerini yansıtacak şekilde vergilendirilmelerindeki başarısızlığın diğer bir örneğidir Sermayenin vergilendirilmesi nispeten düşüktür fakat hala bazı aksaklıklar vardır Tasarruf araçları üzerindeki vergi oranları nispeten düşüktür ve birbirine yaklaşmaktadır 25. Farklı varlık tiplerinde toplanan sermaye geliri üzerinde daha büyük vergi tarafsızlığına doğru ilerlemek birçok AB ülkesindeki son reformların bir göstergesidir. Uygulayıcılar 1980 lerin sonlarında ve 1990 ların başlarında çift gelir sistemini benimsemiş Kuzey ülkeleridir (Danimarka, Finlandiya, Norveç, İsveç) (bu modelin tanımı için bkz. Cnossen, 1997). Böyle bir sistem altında, emek geliri ek ve artan oranlı bir vergiye tabi iken net sermaye gelirine sabit oranlı vergi uygulanır (faiz geliri, temettüler, sermaye kazançları). Diğer çoğu AB ülkesi saf bir çift gelir vergisi sistemini değil emek gelirine uygulanan marjinal oranlardan genelde daha düşük olan, sabit oranlarda gittikçe artan vergi faiz geliri ve sermaye kazançları sistemini benimsemişlerdir; ve bu oranlar birbirlerine yakınlaşmaya yönelmektedirler (örn. Avusturya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya ve İspanya). 2 Hollanda da 2001 de çift gelir sistemini andıran paylardan biri tarıma ait olmasına rağmen, bazı AB ülkelerinde (örn. Danimarka) tarım atık su üzerindeki vergilerden muaf tutulur. Danimarka daki durum gibi, gübre vergisi sadece tarım dışı kullanımlara uygulanır. 1 Bununla beraber bazı ülkelerde, örn. Avusturya ve Finlandiya, otomobiller için kayıt ücretleri dizel yolcu araçlarına karşı ayrımcılık yaratırlar. Avusturya da vergi oranı, taşıtın yakıt verimliliğine de bağlıdır. 100 km de aynı miktar yakıt kullanan benzinli ve dizel bir araçta vergi oranı dizel araç için daha yüksektir. Bununla beraber taşıtların yıllık vergilerinde kullanılan vergi martahları, taşıtların neden olduğu çevresel etkilerle nadiren bağlantılıdır. Lévêque et al. (1999), Fransa da dizel kullanıcılarına 8 milyar FRF (1.2 milyar ) vergi yardımı tahmininde bulunmaktadır. 2 Bazı ülkelerde, sermaye kazançları, minimum bir elde tutma süresi şartıyla sabit bir oranda (sıfır olabilir) vergilendirilir (örneğin, Avusturya, Almanya, Portekiz ve İspanya da bir yıl). Sermaye kazançları Belçika ve Hollanda da vergiden muaftır. Almanya da,

20 bir sistemi başlatmıştır ( kutu yaklaşımı olarak isimlendirilir). 1 Sermaye gelirinde daha düşük ve sabit bir vergi oranına doğru hareket, özellikle serbest sermaye hareketleri ve tek para biriminin ortaya çıkışı, ve/veya uygun bir vergi tahakkuku bağlamında (özellikle vergi amaçları için banka gizliliğini sürdürmüş ülkelerde), çoğunlukla uluslararası sermaye piyasasında rekabetçi kalma ihtiyacını yansıtmıştır, Fakat tasarrufun vergilenmesi hala konut yatırımının ve emeklilik planlarının yararınadır 26. Çoğu AB ülkesi özel tasarruf araçlarına vergi lehinde uygulama sağlarlar. Örneğin emeklilik planları ve konut yatırımı en cömert vergi indirimlerinden yararlanırlar. Her iki durumda, bu fırsatlar kısmen sosyal ve ekonomik amaçlar tarafından harekete geçirilir: kamu emekli aylığı planları üzerinde gelecekteki baskıları hafifletme ve nüfusun uygun konuta erişimini kolaylaştırmak. Fakat çeşitli deneysel çalışmalar (OECD, 1994b), vergi teşviklerinin esas olarak tasarrufun düzeyinde değil kompozisyonunda yansıtıldığını göstermektedir. Emeklilik tasarrufu için vergi indirimleri, emekli aylığı fonlarına ödenen paylar veya hayat sigortası planları için konulan vergi muafiyet hükmünü ve fonlarla kazanılan gelir ve sermaye kazançları üzerinde verginin olmayışını (veya indirilmiş olmasını) kapsar. Birçok AB ülkesi çok farklı başlangıç noktalarına rağmen, emeklilik tasarrufları için son zamanlarda vergi teşviklerini artırdılar (örn. İtalya, İspanya) veya artırmayı planladılar (Almanya). Adema (2000), emekli aylığı tasarruflarına yönelen vergi indirimlerinin İrlanda, Hollanda ve Birleşik Krallık ta GSYİH nın %2 sinden fazlasına, fakat 1995 te Almanya da sadece %0.1 ine ulaştığını tahmin etmektedir. 27. Sahibi tarafından oturulan konutlara sağlanan vergi indirimleri hem yaygın hem de çeşitlidir. İlk olarak faiz maliyetleri ve bazı durumda anapara geri ödemeleri 12 AB ülkesinde vergi matrahından düşürülebilir veya bir indirime hak kazandırır. 2 Üretken yatırımlarla simetrik olması için eğer konut, vergilenen temettüler ve faiz geliri bir vergi kesintisine tabidir, fakat vergilendirilebilir gelire de hukuki olarak dahil edilmelidir, ve yükümlünün marjinal oranında vergilendirilmelidir. Bununla beraber, fiili olarak, onlar genellikle rapor edilemez (Lang et al 1997) den itibaren Hollanda da gelir nasıl kazanıldığına bağlı olarak üç biçimde sınıflandırılır: emek geliri (bina mülkiyeti dahil); gerçek işletme faizinden gelir ve servetten doğan emsal gelir. İlki, artan oranlı bir tarifeye göre vergilendirilirken diğer ikisi farklı oranlarda fakat sabit bir oranda vergilendirilir (OECD,2000a). 2 Konut yardımına sağlanan vergi imtiyazlarının ölçümü çift gelir vergisi ugulamakta olan ülkelerde daha kolaydır. Örneğin Danimarka ve İsveç te faiz ödemelerinden yapılan indirimler öylesine kapsamlıdır ki ev halkının sermaye gelirinin vergilendirilmesinden doğan net gelirler gerçekte negatiftir. Edinme maliyetleri Avusturya, Belçika, Portekiz de (kısmen de olsa) vergi matrahından indirilebilir. İspanya da ipotek faiz ödemeleri ve edinme maliyetleri maximum bir ESP (1.352 ) kredi ile %15 vergi indirimine neden olabilir.

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ Komşular SUNAR T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ Asgari Ücretin Tanımı Çalışan bir kişinin en azından temel ihtiyaçlarını

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ

AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ NİSAN 2016 ANKARA İçindekiler GİRİŞ... 2 AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ... 2 I. AB BÜTÇESİNİN GELİRLERİ... 2 II. AB BÜTÇESİNİN HARCAMALARI... 4 1. Akıllı ve Kapsayıcı Büyüme... 4 2. Sürdürülebilir

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

OECD Gelir ve Kazançlar Üzerinden Alınan Vergiler/GSYH (2011) (Mahalli İdare Vergi Gelirleri Dahil)

OECD Gelir ve Kazançlar Üzerinden Alınan Vergiler/GSYH (2011) (Mahalli İdare Vergi Gelirleri Dahil) Danimarka Norveç Yeni Zelanda İzlanda İsveç Finlandiya Belçika Avustralya Kanada İtalya Lüksemburg İsviçre İngiltere Avusturya ABD OECD İrlanda Almanya Hollanda AB 27 Fransa İsrail İspanya Şili Japonya

Detaylı

DAHİLDE İŞLEME REJİMİ HAKKINDA GENELGE (2005/2) TELAFİ EDİCİ VERGİ UYGULAMASI

DAHİLDE İŞLEME REJİMİ HAKKINDA GENELGE (2005/2) TELAFİ EDİCİ VERGİ UYGULAMASI ifade eder. DAHİLDE İŞLEME REJİMİ HAKKINDA GENELGE (2005/2) 1- Bu Genelge de geçen kısaltmalardan; TELAFİ EDİCİ VERGİ UYGULAMASI - AKÇT: Avrupa Kömür Çelik Topluluğu nu, - AT: Avrupa Topluluğu nu, - DİİB:

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR

İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri Safi Tasarruflar (özel sektör) 3. İşsizlik Oranı 30. Gayri Safi Tasarruflar (genel devlet)

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

EURO BÖLGESİ NDE İŞSİZLİK

EURO BÖLGESİ NDE İŞSİZLİK EURO BÖLGESİ NDE İŞSİZLİK MAYIS 2012 ANKARA EURO BÖLGESİNDE İŞSİZLİK 2 Mayıs 2012 tarihinde Eurostat tarafından açıklanan verilere göre Euro bölgesinde işsizlik oranı, Mart sonu itibariyle 1999 yılında

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI KATILIM MÜZAKERELERİ ÇERÇEVESİNDE 33 NO LU MALİ VE BÜTÇESEL HÜKÜMLER FASLININ MÜZAKERELERE AÇILMASI

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI KATILIM MÜZAKERELERİ ÇERÇEVESİNDE 33 NO LU MALİ VE BÜTÇESEL HÜKÜMLER FASLININ MÜZAKERELERE AÇILMASI KATILIM MÜZAKERELERİ ÇERÇEVESİNDE 33 NO LU MALİ VE BÜTÇESEL HÜKÜMLER FASLININ MÜZAKERELERE AÇILMASI 18 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi nde 33 No lu Mali ve Bütçesel Hükümler Faslının

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

Dünyada ve Türkiye de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları www.pwc.com Dünyada ve Türkiye de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları İstanbul, Ersun Bayraktaroğlu Türkiye Gayrimenkul Sektör Lideri GYO lar 1995 ten beri hayatımızda Henüz SPK Tebliği yayınlanmadan GYO

Detaylı

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 Konya hizmetler sektörü güven endeksi, 4 ayın ardından pozitif değer aldı: Şubat 2014 ten bu yana negatif değer alan Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, Haziran 2014

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ARALIK 2014

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ARALIK 2014 ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ARALIK 2014 Ankara 2014 1. Aralık Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1. Uluslararası Piyasalar

Detaylı

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER Son dönemdeki uluslararası tartışmalar, giderek artan eşitsizliklere ve bu durumun toplumsal

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü AVRUPA BİRLİĞİNEDİR? Hukuki olarak: Uluslar arası örgüt Fiili olarak: Bir uluslararası örgütten daha fazlası Devlet gibi hareket

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU MAYIS 2014

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU MAYIS 2014 ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU MAYIS 2014 Ankara 2014 1. Mayıs Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1. Uluslararası Piyasalar Ülkemizin

Detaylı

AB de MESLEKİ EMEKLİLİK

AB de MESLEKİ EMEKLİLİK AB de MESLEKİ EMEKLİLİK Aylık türleri Yaşlılık Ölüm/Dul ve Yetim Malullük/Özürlülük (her birinin sorunları birbirinden tamamen farklı) EMEKLİLİK PİRAMİDİ özel mesleki yasal asgari Mesleki emekliliğin göreceli

Detaylı

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü Sosyal refah ve sağlık bakım alanında idari

Detaylı

AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü AB Sosyal Politikası Sınırlı Yetkinlik Serbest

Detaylı

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim) Rapor No: 212/23 Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (211/212 Ekim) Kasım 212 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB (27) ve EFTA Ülkeleri nde otomobil pazarı 211 yılı

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU EKİM 2014

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU EKİM 2014 ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU EKİM 2014 Ankara 2014 1. Ekim Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1. Uluslararası Piyasalar Ülkemizin

Detaylı

HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU

HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, geçen aya göre yükselirken, geçen yıla göre düştü. Önümüzdeki 3 ayda hizmetlere

Detaylı

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Avrupa Parlamentosu Seçimleri sonuçlandı. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi 2014 Avrupa Parlamentosu Seçimleri, 22-25 Mayıs tarihlerinde

Detaylı

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi Büyükdere Cad. No. 106 34394 Esentepe - İstanbul AçıkDeniz Telefon Bankacılığı: 444 0 800 www.denizbank.com Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi 2013 Mali Verileri DenizBank bir Sberbank

Detaylı

SEKTÖREL ALIMLAR: AB DİREKTİFİ NASIL UYGULANIYOR VE AB ÜYE DEVLETLERİNDE NASIL İŞLİYOR

SEKTÖREL ALIMLAR: AB DİREKTİFİ NASIL UYGULANIYOR VE AB ÜYE DEVLETLERİNDE NASIL İŞLİYOR VI. IPA BÖLGESEL KAMU ALIMLARI KONFERANSI SEKTÖREL ALIMLAR: AB DİREKTİFİ NASIL UYGULANIYOR VE AB ÜYE DEVLETLERİNDE NASIL İŞLİYOR Elizabeth Stavreski elizabethstavreski@hotmail.com Danilovgrad, Karadağ,

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU TEMMUZ 2014

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU TEMMUZ 2014 ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU TEMMUZ 2014 Ankara 2014 1. Temmuz Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1. Uluslararası Piyasalar

Detaylı

TÜRKİYE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ TEMEL GÖSTERGELERİ 2012 16 NİSAN 2013

TÜRKİYE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ TEMEL GÖSTERGELERİ 2012 16 NİSAN 2013 TÜRKİYE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ TEMEL GÖSTERGELERİ 2012 16 NİSAN 2013 ALINAN KONUT YAPI RUHSATLARI ARTIŞ GÖSTERİYOR 1,000,000 900,000 ALINAN KONUT YAPI RUHSATLARI (DAİRE ADET) 901,705 800,000 700,000 600,000

Detaylı

TÜRKİYE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ TEMEL GÖSTERGELERİ 2012 16 NİSAN 2013

TÜRKİYE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ TEMEL GÖSTERGELERİ 2012 16 NİSAN 2013 TÜRKİYE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ TEMEL GÖSTERGELERİ 2012 16 NİSAN 2013 ALINAN KONUT YAPI RUHSATLARI ARTIŞ GÖSTERİYOR 1.000.000 900.000 ALINAN KONUT YAPI RUHSATLARI (DAİRE ADET) 901.705 800.000 700.000 600.000

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU MART 2015 Mart 2015 A. PETROL PİYASASI : 1. Mart Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

Finlandiya Vergi Dairesi 2010 Yılı Performans Raporundan Alıntı

Finlandiya Vergi Dairesi 2010 Yılı Performans Raporundan Alıntı Finlandiya Vergi Dairesi Yılı Performans Raporundan Alıntı Finlandiya Vergi Dairesi Yılı Performans Raporundan Alıntı 1.2 Etkililik 1.2.1 Faaliyetlerin etkililiği Hedef 1: Vergi mükellefinin ve Vergi Yönetiminin

Detaylı

Sağlıkta Maliyet Kavramı. Doç. Dr. Sedat ALTIN Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Sağlıkta Maliyet Kavramı. Doç. Dr. Sedat ALTIN Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlıkta Maliyet Kavramı Doç. Dr. Sedat ALTIN Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Sektörü (Piyasası) Sağlık sektörünü diğer sektörlerden ayıran temel farklılık,

Detaylı

HABER BÜLTENİ xx.06.2014 Sayı 8

HABER BÜLTENİ xx.06.2014 Sayı 8 HABER BÜLTENİ xx.06.2014 Sayı 8 Konya hizmetler sektörü güven endeksi geçen aya göre düştü: 2014 ün başından bu yana düşme eğilimini sürdüren Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, Mayıs 2014 te bir önceki

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Prof. Dr. Serdar SAYAN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 4. Türkiye Nüfusbilim Kongresi Ankara 6 Kasım 2015 Yaşlılık (Emeklilik) Sigortası Türkiye de çalışanların

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BÜLTENİ AB SERVİSİ SAYI:15 NİSAN 2004/2

AVRUPA BİRLİĞİ BÜLTENİ AB SERVİSİ SAYI:15 NİSAN 2004/2 Hazırlayan: Müge ÇAKAR İÇİNDEKİLER 1. AB- TÜRKİYE SON DAKİKA 1.1. AB-Türkiye İlişkileri nde Kıbrıs 2. AB den ÖNEMLİ BAŞLIKLAR 2.1. Avrupa Birliği nde Tarihi Genişleme AVRUPA BİRLİĞİ BÜLTENİ AB SERVİSİ

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Üç ayda bir güncellenen ülke riski ve iş ortamı değerlendirmeleri

Üç ayda bir güncellenen ülke riski ve iş ortamı değerlendirmeleri Üç ayda bir güncellenen ülke riski ve iş ortamı değerlendirmeleri Coface, iki Avrupa ekonomisinin risk değerlendirmelerini güncelledi ve Brezilya yı negatif izlemeye aldı, Rusya daki iş ortamı değerlendirmesini

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ŞUBAT 2015 Şubat 2015 A. PETROL PİYASASI : 1. Şubat Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

Önsöz...1. Sunuş... 3. Business School... 5. İçindekiler...7 1.BÖLÜM / GİRİŞ... 15 2.BÖLÜM / OTELLER... 19. 2.1. Yatırım Teşvikleri...

Önsöz...1. Sunuş... 3. Business School... 5. İçindekiler...7 1.BÖLÜM / GİRİŞ... 15 2.BÖLÜM / OTELLER... 19. 2.1. Yatırım Teşvikleri... İçindekiler Önsöz...1 Sunuş... 3 Business School... 5 İçindekiler...7 1.BÖLÜM / GİRİŞ... 15 2.BÖLÜM / OTELLER... 19 2.1. Yatırım Teşvikleri... 20 2.1.1. Yatırım Teşvik Mevzuatındaki Vergi Dışı Teşvikler...

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU EYLÜL 2015 Eylül 2015 A. PETROL PİYASASI 1. Eylül Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU MAYIS 2015 Mayıs 2015 A. PETROL PİYASASI 1. Mayıs Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU TEMMUZ 2015 Temmuz 2015 A. PETROL PİYASASI 1. Temmuz Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 HÜKÜMETİN YAPISI VE BAKANLIKLAR EKONOMİ YÖNETİMİ; REFORMLAR İLE HIZLI EKONOMİK

Detaylı

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi 80/3 g.o.p ankara türkiye tel: +90 312

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ M. Özger BOZOĞLU Dış Ticaret Uzmanı Ahmet GÜNEŞ Dış Ticaret Uzmanı İSTANBUL 10/12/2014 1 SUNUM PLANI 1.

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1 Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi bilgilendirme notu Sayfa 1 İçindekiler: Konu Sayfa Genel Değerlendirme: Türk ilaç piyasasında neler oldu?... 3

Detaylı

AVRUPA TOPLULUKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ

AVRUPA TOPLULUKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ AVRUPA TOPLULUKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 1. AVRUPA TOPLULUKLARI 1.1. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu nun kurulması yönündeki ilk girişim, 9 Mayıs 1950 tarihinde Fransız

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU AĞUSTOS 2015 Ağustos 2015 A. PETROL PİYASASI 1. Ağustos Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı Avrupa Komisyonu Ekonomik ve Mali Konular Genel Müdürlüğü nün AB ye üye ülkeler ile aday ve potansiyel aday ülkelerdeki makroekonomik

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015 T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015 İZMİR YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİNİN HEDEFLERİ 1. Mevzuat ve Hedefler Tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi, Üretim ve

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ Ahmet GÜNEŞ Dış Ticaret Uzmanı BURSA 21/05/2015 1 SUNUM PLANI 1. Yeni Teşvik Sisteminin Hazırlık Süreci

Detaylı

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA)

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) Değerli Katılımcılar, Değerli Konuklar, Türkiye, yapısal reformlar ile

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Hande UZUNOĞLU Vergi, yüzyıllar boyunca devletlerin en önemli ve sağlam gelir kaynakları olmuştur. Geçmiş zamanda kimi hükümdarlıklarda halkın üzerine koyduğu

Detaylı

AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER

AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü Şubat 2007 AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER Selin

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 113 Şubat 2015 İKV DEĞERLENDİRME NOTU TÜM AB VATANDAŞLARI İÇİN VİZESİZ TÜRKİYE Deniz SERVANTIE İKV Uzman Yardımcısı Deniz SERVANTIE 27 Ekim 2014 İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr TÜM AB VATANDAŞLARI

Detaylı

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ Musa Yaşar Bilimsel ve teknolojik faaliyetler, ülkelerin kalkınmasında büyük bir öneme sahip olup, ulusal gelirden bu tür faaliyetlere

Detaylı

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI 1 AB de Özel Sağlık Sigortası Uygulamaları Geçtiğimiz dönemlerde sağlık harcamalarında kaydedilen artış, kamu sağlık sistemlerinin sürdürülmesinde sorun yaşanmasına

Detaylı

Türkiye de Çevre Yönetimi için Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi

Türkiye de Çevre Yönetimi için Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir. Türkiye de Çevre Yönetimi için Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi Ambalaj Atıkları Direktifi DEA TOBB Danışma Toplantısı 26 Şubat 2015,

Detaylı

HABER BÜLTENİ Sayı 42

HABER BÜLTENİ Sayı 42 KONYA PERAKENDE SEKTÖRÜ DURAĞAN SEYRETTİ: HABER BÜLTENİ 04.08.2015 Sayı 42 Konya Perakende Güven Endeksi (KOPE) değeri geçen aya göre önemli bir değişim göstermedi. Önümüzdeki 3 aydaki satış fiyatı ve

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67. madde ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31.12.2015 tarihine kadar;

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

AVRUPA OTOMOTİV PAZARI 2014 YILI OCAK AYINDA %5 ARTTI.

AVRUPA OTOMOTİV PAZARI 2014 YILI OCAK AYINDA %5 ARTTI. 28 Şubat 2014 BASIN BÜLTENİ AVRUPA OTOMOTİV PAZARI 2014 YILI OCAK AYINDA %5 ARTTI. AB (28) ve EFTA ülkeleri toplamına göre otomotiv pazarı 2014 yılı Ocak ayında 2013 yılı aynı ayına göre %5 büyüdü ve toplam

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE AĞUSTOS 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI İÇERİK -Karşılıklı Tanıma Anlaşması (MRA) Nedir? -Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı.

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. AB ile üyelik müzakerelerinde üç yıllık aradan sonra, 22. Fasıl müzakereye

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

HABER BÜLTENİ xx.08.2014 Sayı 10

HABER BÜLTENİ xx.08.2014 Sayı 10 HABER BÜLTENİ xx.08.2014 Sayı 10 Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, geçen aya göre düştü: Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, Temmuz 2014 te bir önceki aya göre 0,8 puan düşerek 0,9 puan değerini

Detaylı

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org.

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org. AYDIN T CARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

8.0 PLANLAMA UYGULAMA ARAÇLARI

8.0 PLANLAMA UYGULAMA ARAÇLARI 8.0 PLANLAMA UYGULAMA ARAÇLARI 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 364 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 365 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 8.1.1 Giriş Kent gelişiminin planlaması farklı ülkelerde

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Sağlık Reformunun Mali Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi. A. Tuncay Teksöz Pfizer,Türkiye Sağlık Politikası Koordinatörü

Sağlık Reformunun Mali Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi. A. Tuncay Teksöz Pfizer,Türkiye Sağlık Politikası Koordinatörü Sağlık Reformunun Mali Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi A. Tuncay Teksöz Pfizer,Türkiye Sağlık Politikası Koordinatörü T.Teksöz, K.Helvacıoğlu ve Y.Kaya Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 İnşaat Sektörünün Ekonomiye Katkısı GSYH Payı 5,7% İstihdam Payı 7,0% 94,3% 93,0% Diğer Sektörler İnşat Diğer Sektörler İnşat İnşaat sektörü istihdamın yaklaşık

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

MAKROEKONOMİ - 2. HAFTA

MAKROEKONOMİ - 2. HAFTA MAKROEKONOMİ - 2. HAFTA Ekonomik Faaliyetlerin Döngüsü Mal ve Hizmetler C HANEHALKLARI Tüketim Harcamaları Faktör Ödemeleri B A FİRMALAR Üretim Faktörleri GSYH ÖLÇME YÖNTEMLERI Üretim Yöntemi: Firmaların

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013 Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK Shaping Cotton s Future COTTON USA CONFERENCE TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK CEM NEGRİN TGSD BAŞKANI TÜRK EKONOMİSİ GÖSTERGELER 2012 2013 2014 TAHMİNLERİ EKONOMİK BÜYÜME % 2,1 4,0 4,0 MİLLİ GELİR MİLYAR

Detaylı

ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ 13 MART 2015

ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ 13 MART 2015 ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ 13 MART 2015 2014-2015 ÖĞRETİM YILI ERASMUS+ STAJ HAREKETLİLİĞİ BAŞVURU KILAVUZU SON BAŞVURU TARİHİ 30 MART 2015 1 Erasmus Stajı Nedir? Staj, bir yararlanıcının programa katılan

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı