VİRAL ENFEKSİYONLAR BİTİRME TEZİ. Stj. Hekim Gülden DÖNMEZ ŞİMŞEK. Danışman: Prof.Dr. Taha ÜNAL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "VİRAL ENFEKSİYONLAR BİTİRME TEZİ. Stj. Hekim Gülden DÖNMEZ ŞİMŞEK. Danışman: Prof.Dr. Taha ÜNAL"

Transkript

1 Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Patoloji Birimi VİRAL ENFEKSİYONLAR BİTİRME TEZİ Stj. Hekim Gülden DÖNMEZ ŞİMŞEK Danışman: Prof.Dr. Taha ÜNAL Dişhekimliği Kütüphanesi Bornova. İzmir 2007

2 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ 2 2. İNFEKSİYÖZ AJANLARIN HASTALIK OLUŞTURMASI Virüslere Bağlı Zedelenmenin Mekanizmaları 3 3. SOLUNUM SİSTEMİNİ ETKİLEYEN VİRÜSLER Orthomyxovirüsler Paramyxovirüsler Parainfluenza virüsleri RSV Coronavirüsler 9 4. VİRÜSLER VE GASTROINTESTINAL TRAKE Enterovirüs Enfeksiyonları Coxsackievirüsler Echovirüsler Poliovirüsler AKUT GASTROENTERITIS E NEDEN OLAN VİRÜSLER ÇOCUKLUK DÖNEMİ ATEŞLERİ Kızamık ve kabakulak virüsleri Kızamık Kabakulak Kızamıkçık Parvovirüs B VİRAL HEPATITIS Hepatitis A virüsü (HA V) Hepatitis B virüsü (HBV) Hepatitis D virüs (delta ajan, HDV) Hepatitis C virüs (HCV) Hepatitis E virüs (HEV) Diğer hepatit virüsleri HERPESVİRÜS ENFEKSİYONLARI HSV enfeksiyonları HSV Primer enfeksiyonlar Yinelenen HSV enfeksiyonları VZV enfeksiyonu CMV enfeksiyonları HHV-6 enfeksiyonu RETROVİRÜSLER HIV enfeksiyonu Immunopatoloji ve patojenler Epidemiyoloji Tanı Tedavi REFERANSLAR 34 1

3 1. GİRİŞ Düzelmiş yaşam şartları, yaygın aşılama ve etkili antibiyotiklerin mevcudiyetine rağmen infeksiyöz hastalıkları, Amerika Birleşik Devletlerin'de kronik hastalıkla kötlüleşen, immünosupressif ilaçlarla tedavi edilen veya etkili antiviral tedavinin olmadığı edinsel immun yetmezlik sendromundan (AIDS) ızdırap çeken kişilerde can almaya devam etmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, sağlıklı olmayan yaşam şartları ve malnütrisyon, her yıl 10 milyondan daha fazla kişiyi öldüren infeksiyöz hastalıkların yaygınlaşmasına ağırlaşmasına yardım etmektedir. Ölümlerin çoğu, virus ve bakterilerin neden olduğu solunum ve gastrointestinal sistem enfeksiyonu geçiren çocuklarda olur. İlave olarak Asya ve Afrikada ölümlerin artışı insan immun yetmezlik virüsü (HIV) ile enfekte olan ve biraz daha pahalı antiviral ilaçları almaya gücü yetmeyen erişkinler arasındadır. Virüsler; Hayvan virüsleri kendi üremeleri için vücudun metabolik makinasına bağımlı olan zorunlu hücre içi etkenlerdir.virüsler içerdikleri DNA veya RNA nükleik asid tipine ve kendilerini çevreleyen kapsid veya protein örtünün şekline göre sınıflandırılır. Viral patojenler tüm insan enfeksiyonlarının büyük bir kısmından sorumludur, çoğu akut rahatsızlığa (örn. nezle ve grip salgınları) neden olur. Diğer virüsler vücuttan atılmaz ve yıllarca kalıp çoğalmalarını sürdürürler (örn. hepatit B virüslü kronik infeksiyon) veya daha sonra reaktif olma potansiyelinde latent noninfeksiyöz formda yaşamaya devam ederler. Örneğin, su çiçeğinin etkeni olan herpes zoster virüsü, arka kök ganglionlarında latent formda bulunur ve periyodik bir şekilde aktive olarak zona adı verilen ağrılı bir deri hastalığını oluşturur. Farklı virüs türleri aynı paıolojik görünümlerı oluşturabileceği gibi (örn, Üst solunum yolları infeksiyonları), tek bir virus (örn. sitomegalovirus [CMV] vücudun yaş ve direncine bağlı olarak farklı klinik tablolar da oluşturabilir. Virüsler yalnızca nm büyüklükte olduklarından, bir virus en iyi elektron mikroskobu ile görülür. Kapsid proteinlerinin icosahedron veya helix yapısında olmasına göre, elips veya silindir şeklinde görülebilirler. Bazı viral partiküller virusların infekte ettiği hücreler içerisinde birikirler ve karakteristik inklüzyon cisimciklerini oluştururlar. Bunlar ışık mikroskobu ile incelemede tanısal değer taşır. Örneğin. CMV ile enfekte hücreler genişlemiş olup geniş eozinofilik nükleer inklüzyon ile daha ufak bazofilik stoplazmik inklüzyonlar gösterir; herpes virüsları, berrak bir halo ile çevrili büyük bir nükleer inklüzyon oluşturur; çiçek ve kuduz virüsleri karakteristik stoplazmik inklüzyonlar oluştururlar. Viral inklüzyonların saptanması sıklıkla zordur (örn. HBV) ve çoğu virüs inklüzyon oluşturmaz. 2

4 2. İNFEKSİYÖZ AJANLARIN HASTALIK OLUŞTURMASI İnfeksiyöz ajanların konak bariyerini yıkış tarzını gözden geçirerek nasıl hücreyi zedelediğini ve dokuda nasıl hasar yaptığını inceleyebiliriz. Bununla ilgili 3 genel mekanizma vardır. 1. İnfeksiyöz ajanlar konak hücresine temas ederek veya girerek doğrudan hücrenin ölümüne neden olur. 2. Patojenler uzak mesafeden hücreyi öldüren ekzotoksin veya endotoksin salabilirler: salınan enzimler doku komponentlerini parçalar veya kan damarlarına zarar vererek iskemik nekroza yol açar. 3. Patojenler genellikle immun mekanizmalarla doku zedelenmesine yol açan konak hücre yanıtlarına neden olurlar Virüslere Bağlı Zedelenmenin Mekanizmaları Virüs konak hücresine girerek orada replike olur ve hücreye zarar verir. Onlar özel konak proteinlerine (reseptör) bağlanan spesifik yüzey viral proteinlere (Ligands) sahiptir ve bunların çoğunun görevleri bilinmektedir. Örneğin HIV T hücre aktivasyonu ile ilgili CD4 ve chemokine reseptörlerine bağlanır. Epstein Barr virüsü makrofajlardaki kompleman reseptör CD21'e bağlanır. rinovirüsler ise mukozal hücrelerdeki hücrelerarası adezyon molekülü 1 (ICAM-I) e bağlanır. X ışını kristallografisi çalışmaları birçok virüs için konak hücre reseptörünün özel bölümüne bağlanacak olan viral bağlanma proteininin spesifik kısmını tanımlar. Bazı virüslerin viral tropizme veya diğerleri değil de spesifik hücreleri infekte etmeye eğilimlerinin nedeni, konak hücrede virüslerin bağlanacağı proteinlerinin bulunup bulunmamasıdır. Örneğin influenza virüsleri virüs yüzeyindeki hemaglutinine yapışma ve onu aktive etmek için gerekli bir proteazı açığa çıkaran solunum yolu epitel hücrelerinde çoğalır. Viral tropizmin ikinci önemli nedeni ise virüslerin bazı hücreler içinde replike olabilme, bazı hücrelerde olamama kabiliyetleridir.örneğin, lökoensefalopatiye neden olan LC papovavirüs infeksiyonu yalnızca merkez sinir sistemindeki oligodendroglial hücrelere münhasır kalır. Çünkü, LC virüsünün viral genelerdeki promoter ve enhancer DNA dizileri yalnızca glial hücrelerde aktif, nöronlar ve endotelyal hücrelerde aktif değildir. Yapışmadan sonra, virünun tümü veya genomu ile esansiyel polimerazları içeren bir kısmı hücre sitoplazmasına girer: (1) Virüsün tümünün plasma membranından translokasyonu, (2) viral zarfın hücre membranına füzyonu veya (3) reseptör aracılığıyla endositozis ve endomozal membranlarla füzyon. Hücre içinde virüs kılıfını atar, genomunu yapısal komponentlerinden ayrılır ve enfektivitesini kaybeder. Virüsler daha sonra her virüs ailesi için 3

5 farklılaşan enzimleri kullanarak replike olurlar. Örneğin, negatif sense RNA virüslerden pozitif-sense m-rna yapmak için RNA polimeraz kullanılır. Halbuki Retrovirüsler ise RNA formlarından DNA yapmak için reverse transkriptazı kulanırlar. Bu virüs spesifik enzimler ilaçların viral replikasyonu inhibe etmek için kullanılabildiği yerleri temin ederler. Güney Afrikada bulunan HIV'in alt grubu bilhassa virülandır. Çünkü, onun transkripsiyonu belirgin bir şekilde tümör nekroz faktör (TNF) gibi inflamatuar sitokinler tarafından arttırılır. Aynı anda diğer mikroplar tarafından enfeksiyon oluşur. Virüsler viral sentez için bazı dokularda bulunan fakat her dokuda bulunmayan konak enzimlerini de kullanırlar. Yeni üretilmiş viral genomlar ve kapsid proteinleri nükleus veya sitoplazmadaki yavru viryonlarda toplanırlar ya doğrudan salınırlar (enkapsüle olmayan virüsler) veya plazma membranı boyunca tomurcuklanırlar (enkapsüle virüsler). Virüsler konak hücrelerini öldürür ve çeşitli yollarla doku zedelenmesine yol açar. 1- Virüsler konak hücrelerinin DNA, RNA veya protein sentezini inhibe edebilirler. örneğin, poliovirüs konak hücre m-rna 'larının translasyonu için esansiyel bir protein olan "cap-binding protein"i inaktive eder, fakat poliovirüs mrna larının translasyonunu etkilemez. 2- Viral proteinler konak hücre plazma membranına girer ve onun bütünlüğünde doğrudan zedelenme yapar veya hücre füzyonunu kolaylaştırır (HIV, kızamık, herpesvirüs). 3- Virüsler etkili bir şekilde replike olur ve konak hücreyi eritir. Örneğin, respiratuar epitel hücreleri fazla miktarda rhinovirüs veya influenza virüsü. karaciğer hücreleri sarı humma virüsü. nüronlar poliovirüs ve kuduz virüsünün çoğalmaları ile öldürülürler. 4- Konak hücrelerinin yüzeyindeki viral proteinler, immun sistem tarafından tanınabilir ve konak lenfositleri virüs tarafmdan enfekte edilmiş hücrelere saldırırlar. Örneğin. HBV enfeksiyonunda görülen akut karaciğer yetersizliği. sitotoksik T lenfositler üzerindeki Fas ligandlar tarafından arttırılabilir. Fas ligandlar hepatositlerin yüzeyindeki Fas reseptörlere bağlanır ve hedef hücrelerdeki apoptozise (programlı hücre ölümü)neden olur. Yeni doğanlarda alt solunum yolu enfeksiyonlarının önemli nedeni olan Respiratuvar sinsisyal virüs TH2-tip helper T hücrelerinden interlökin 4 (ll-4) ve (ll-5) sitokinlerinin açığa çıkmasına neden olurlar.bunlar sırasıyla hırıltılı solunum ve astmaya yol açan mast hücresi ve eozinofil aktivasyonuna neden olurlar. 5- Virüsler konak anıimikrobiyal savunma sistemi ile iigili hücrelere zarar vererek sekonder enfeksiyonlara yol açabilirler. örneğin solunum epitelindeki viral hasar. pnömokoklar veya Haemofilus organizmaları tarafından pnömoni oluşturulmasına zemin 4

6 hazırlar. Halbuki HIV ise. CD4+ helper lenfositleri azaltarak birçok oportunistik infeksiyon için kapı açar. 6- Virüslerin tek bir hücre tipini öldürmeleri, bu hücrelere bağlı diğer hücrelere de zarar verebilir. Poliovirüslerin motor nöronları zedelemesiyle oluşan denervasyon. distal çizgili kas hücrelerinde atrofiye ve bazen ölüme neden olur 7- Yavaş virüs enfeksionları (örn. Kızamık virüsünün neden olduğu subakut sklerozan palensefalit) uzun bir latent periottan sonra şiddetli prograsif bir hastalıkla sonuçlanır. Hücre ölümüne yol açan bütün bu potansiel mekanizmalara ilave olarak virüsler (örn. EBV, HPV, HBV ve human Tcell linpotropik virüs 1 [HTLV-1]) kanser oluşumu ile sonuçlanan hücre proliferasyonu ve transformasyonuna neden olabilirler. 3. SOLUNUM SİSTEMİNİ ETKİLEYEN VİRÜSLER Çoğu solunum yolu ajanları akut üst solunum yolu enfeksiyonları üretirken bazıları da zatürre, pnemonitis ve bronjit hastalıklarına neden olurlar. Solunum yolu virüsleri rhinovirüs, grip virüsleri, parainfluenza virüsleri, RSV, adenovirüsler, coronavirüsler, coxsackievirüsler ve achovirüsler i içerir. Bunlara ek olarak, herpes simplex virüsleri (HSV), varicella-zoster virüsü (VZV) ve cytomegalovirüs (CMV) solunum yolu hastalıklarına neden olabilirler Orthomyxovirüsler Influenza virüsleri embriyonik tavuk yumurtaların amniyotik ve allantoik boşluklarına yada kültür doku hücrelerine yerleşirler. Kırmızı kan hücreleri üzerindeki reseptörlere bağlanan HA (haemaglutinin) bu virüslerin birçok canlının kırmızı kan hücrelerini agglutinate etmesine yol açar. Bu hemaglutinasyon virüslerin belli başlı antiseralar tarafından dizginlenebilir. Hemaglutinasyon tutulması (inhibasyonu) (HI) aynı zamanda HI antikor testinin temellerini oluşturur. Enfekte kültür doku hücrelerinde influenza virüsünün tespit edilmesinde Haemadsorption kullanılır ve bazı canlıların kırmızı kan hücrelerinin kültürlere eklenmesiyle görülebilir. Klinik enfeksiyon denemelerinde saatlik bir kuluçka döneminin ardından, ani beklenmedik yüksek ateşi takip eden akut üst solunum sistemi belirtileri ile ortaya çıkar. 5

7 Sistemik belirtiler myalgia, başağrısı ve yorgunluk şeklindedir. Trake ve bronşal epitelyumun necrosis i meydana gelir. Nekroskopide trake mukozasının derin kırmızı tıkanık görünümünü açıklayan ağır akut ateş, enfekte bireyleri ikincil bakteriyel zatürreye çevirebilir. Influenza, bölünmüş genom yapısının avantajıyla tekrar türeyebilir. Epidemik veya pandomik zincirlerin gelişimindeki teori şudur ki; ortamda yeter miktarda hayvan influenza virüsü varsa hayvan influenza zinciri ile insanlarda etkili influenzaların yeniden kombinasyonu mümkün olur. Bu durum antijenik yerdeğişim ile sonuçlanır. Oluşabilecek antijenik değişimler iki türlüdür: 1. HA ve/veya NA genindeki mutasyon yeni bir alt tür ile sonuçlanabilir. 2. İçinde birtakım aminoasit parçacıklarının veya noktasal mutasyonların birikebildiği antijenik yığınlar ve daha az sıklıkta oluşabilen doğrudan virüs değişimleri ile ortaya çıkar. Virüsün 1933 teki izolasyonundan bu yana aşağıdaki pandemik ler meydana gelmiştir. (H Haemaglutinin, N Neuraminidase) H SW N 1 ( , İspanya influenzası) H 0 N 1 ( ) H 1 N 1 ( ) H 2 N 2 ( , Asya influenzası) H 3 N 2 (1968, Hong Kong influenzası) İlk üç virüsün H 1 alt türüne bağlı olduğu düşünülmüş ve tekrar sınıflandırılmıştır yıllarında görülen İspanyol gribi, yaklaşık 20 milyon insanın ölümüne yol açan salgındır. Influenza virusleri Orthomyxoviridae ailesinden, nm çapında pleomorfik yapı gösteren, negatif polariteli, tek zincirli RNA virüsleridir. Genetik madde segmentli yapı gösterir. Influenza A ve B sekiz, influenza C yedi segmentlidir. Sekiz segment 10 viral protein kodlamaktadır. Üç büyük RNA segmenti PB1, PB2 ve PA ile ifade edilen polimeraz proteinleri RNA nın replikasyonu ve transkripsiyonundan sorumludur. Bu proteinler 700 den fazla aminoasit içeren büyük proteinlerdir. Diğer segmentlerden biri nükleoprotein (NP) 6

8 diğerleri hemaglutinin (HA) ve nöraminidaz (NA) glikoproteinlerini kodlamaktadır. HA ve NA virus zarfında yer alan peplomerlerdir. Geçmişteki enfeksiyonlardan ötürü antikoru olan ve dolayısıyla benzer yapıdaki virüse karşı bağışıklığı olan bireylerde oluşan anamnestic cevabın varlığını açıklamak için orjinal antijenik günah terimi kullanılır. Birey, antijenik dönüşüm ile enfekte olan virüslere karşı hala duyarlı ve hassastır. Influenza A ciddi vakalara ve hatta ölümlere sebep olurken, Influenza B yaygın değildir ve daha az salgınlara yol açar. Ancak influenza B ölümlerinin arttığına dair kayıtlar da mevcuttur. Influenza C düşük seviyeli patojenik potansiyeldedir. Viral antijenin tespit edilmesiyle teşhis süratle konabilir. Nasopharyngeal numunedeki viral antijenlerin immunofluorescence kullanarak, seroloji veya doku kültürü ile viral izolasyon yöntemi ile teşhis sağlanmış olur. Yüksek enfeksiyon riski altında olanlara yıllık immunasyon önerilir. Kronik solunum yolu problemleri olan yaşlı hastalarda kardiovasküler ve metabolik hastalıklarda ve inaktif edilmiş subunit veya split virüs aşılarında yıllık immunasyon %70 oranında etki sağlar. Ayrıca prophylactics olarak kullanılan veya influenza A enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan amantadine ve rimantadine gibi antiviral ajanlar da vardır Paramyxovirüsler Bu virüsler kuşlar ve memelilerde akciğer hastalıkları ile ilişkilendirilen antijenik heterojen virüslerdir. Ancak mumps virüsü farklı özellikleri bakımından başka bir bölümde incelenecektir. Enfeksiyonun en önemli bölgesi üst solunum yolu trakelerinin epitel dokusu olmakla birlikte, enfeksiyon yalnız bu bölge ile sınırlı değildir. Pataloji net değildir ve doğrudan hücresel kökenli veya immunopatalojik mekanizmalara bağlı olabilir. Paramyxoviridae nin başlıca solunum yolu patojenleri parainfluenza virüsleri ve RSV dir Parainfluenza virüsleri Dört tür parainfluenza virüsü vardır. 3 tip virüs üst ve alt solunum yolu trake enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilir. Bunlardan tip 1 ve 2 çocuklarda sık görülen krup hastalığı ile ilişkilidirler. Tip 4 virüs ise zayıf bir patojendir. 7

9 Viral çoğalma hava yollarındaki epitel yüzeylerde endikedir. Hücresel yıkıma, iltihaplanma ve yangıya yol açmaktadır. Hücresel yıkıma ve enflamasyona yolaçan viral replikasyon (tekrar) solunum yollarının epitel yüzeyleri ile sınırlıdır. Solunum yolları sekresyonlarındaki enfekte hücrelerin erken teşhis immunoflorans kullanarak yapılabilir. Doku kültüründeki viral izolasyon, cytopathic etki incelenerek ve kırmızı kan hücreleri ile haemadsorption yapılarak gösterilmiştir RSV Bu virüs, hayatın ilk aylarında ortaya çıkan akut bronşiyolite neden olan en yaygın virüs türüdür. Şiddetli solum problemlerine yol açan üst solunum yolu enfeksiyonları; at sağrısı (krup), bronşiyolit, pnömonit ve pnömoni (zatürre) RSV nin etkili olduğu kış aylarında, küçük çocuklarda görülebilir. Bu hastalıklara hayat boyu bağışıklık olmadığından, tekrar etme riski vardır ve yetişkinlerde bu durum hafif soğuk algınlığı olarak ortaya çıkar ama yaşlılarda sert alt solunum yolu hastalıkları gelişebilir. Laboratuar tanısı, immunofloransı nasopharyngeal üzerine aspire uygulanması ile, viral antijenin hızlı bir biçimde ortaya çıkarılması ile gerçekleşir. Syncytial formasyon içeren kendine özgü cytopathic etkisi, RSV nin uygun doku kültürü içinde izole edilmesiyle gözlenebilir ancak bu işlem 2 ile 4 gün arasında bir zaman gerektirir. Şiddetli RSV enfeksiyonlu hastaların tedavisinde, arterial oksijenasyonun takibi çok önemlidir. Bazıları ventilasyon gerektirebilir. Bir nukleosit analog olan ribavirin sprey, Amerikan Akademi of Pediatri nin önerileri doğrultusunda klinik tedavide kullanılabilir. Adenovirüsler 80 nm çapında, çift sarmal DNA virüsleridir. Bu virüsler çekirdek içlerine giren gövdeler üretir ve üst solunum yolu mukozasını, konjonktiva ve gastrointestinal trakeyi enfekte eder. İnsanlarda etkili 47 varyantının yanısıra, hayvanlarda etkili birçok adonvirüs şekli vardır. Solunum sistemi ilişkileri genel olarak şunları içermektedir: 1. Akut solunum sistemi hastalığına yolaçan salgın enfeksiyon. Genellikle askere yeni alınmış insanlarda, kamp şartlarından ötürü ortaya çıkmakta ve ağır zatürreye dönüşebilmektedir. Hastada pharyngoconjunctival ateş de çıkar. Çoğunlukla bunlara adenovirüs 3, 4, 7, 14 ve 21 tipleri neden olur. 2. Belli bir yere özgü adenoviral enfeksiyonlar toplumda küçük bir oran oluşturmaktadır. Bunlar da farenjit ve akut follicular conjunctivitis ile sonuçlanan hastalıklardır. Tip 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 hastalıkların başlıca nedeni olarak belirtilebilir. 4 yaş altı çocuklarda solunum yolu enfeksiyonların %5 i bu virüslerin etkisi ile ortaya çıkar. 8

10 3. Salgın keratoconjunctivitis adenovirüs tip 8, 19 ve 37 ile ortaya çıkar ve tersane göz olarak bilinir. Tersane ve metal işçileri oküler (gözle ilgili) yaralara çok maruz kalır ve yaralar bir süre sonra enfekte olur. Ayrıca, hastalık taşıyan araç ve gereçler enfeksiyonu yayabilirler. Bu enfeksiyonlara ilave olarak, adenovirüsler aşağıda listelen hastalıklara da yol açmaktadır: 4. Akut haemormagic sistit adenovirüs tip 2 ile ilişkili, 5. Akut gastroenteritis ile bağlantılı olarak, özellikle adenovirüs tip 40 ve 41 mesenteric adenitis ve intussusception da etkendir. Tanı, dışkı örneklerinin elektron mikroskop ile incelenmesiyle yapılır Coronavirüsler Bu virüsler orta boyutlu nm çapında, pleomorphic, tek-sarmal RNA virüs grubudur. Hafif dereceli üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve gastroenteritis hastalarına bulaşır. Rhinovirüsler Picomaviridae virüs grubunun üyeleridir ve soğuk algınlığına yol açan en önemli virüs grubudur. Küçük, tek-sarmal RNA virüsleridir. 100 ün üzerinde serotipi mevcut olduğundan, virüse karşı aşı geliştirmek güç olmaktadır. Genellikle burun ve geniz mukozası ortamında çoğalır. Laboratuar ortamında doku kültürü içinde çoğalabilmesi için 33 C nin altında bir sıcaklık oluşturulmalıdır. 4. VİRÜSLER VE GASTROINTESTINAL TRAKE Bu bölümde anlatılan virüs replikasyonlarının normal yeri gastrointestinal bölge olmasına rağmen, bu virüsler sinir sistemi ve solunum yolları gibi diğer sistemlerde de hastalıklara yol açan virüslerdir. Picomaviridae boylarından ve nükleik asit yapılarından ötürü bu adı almışlardır. Bu virüsler küçük, 27 nm çapında, icosahedral simetrili tek-sarmal RNA virüsleridir. Dört alt tipi mevcuttur: enterovirüses, rhinovirüses, cardiovirüses ve aphthovirüses. İnsanlarda, enterovirüses ve rhinovirüses çok daha önemli iken, cardiovirüsler ve aphthovirüsler diğer canlılara enfekte olurlar Enterovirüs Enfeksiyonları Enterovirüs insanlarda çeşitli enfeksiyonlara yol açar. Bu hastalıklar çoğunlukla nörolojik sistemler ile ilişkili olup poliovirüsler, coxsackievirüsler, echovirüsleri içermektedir. 9

11 Coxsackievirüsler Bu virüsler ilk olarak 1948 de New York Coxsackie kasabasında ortaya çıkmıştır. Bazıları doku kültüründe çoğalabilmekte ve emziren farelerde patojeniktir. Ürettikleri lezyonlara göre 2 farklı grupa ayrılabilirler. Grup A ve Grup B. Grup A (24 tip) flaccid paralysis ve ateşli myositis e yol açarken, Grup B (6 tip) yağ dokularına ve sinir sistemine atak yaparak focal myositis ve spastic paralysis e yol açar. Coxsackie A virüsleri aşağıdaki hastalıklara neden olabilirler: 1. Herpangina - ateşli cocuk hastalığı; ağız ve fauces sığ yerleşim alanlarıdır. 2. Üst solunum yolu soğuk algınlığı hastalıkları Bunlara coxsackievirüs A2I yol açar. 3. El-ayak-ve-ağız hastalığı - coxsackievirüs A 16 and emerovirüs 7 virüslerinin neden oluğu hastalıktır. Bu hastalık genellikle ateş olmayan çocuklarda görülür. Ağız içi özellikle dilde veziküler ülserler oluşur. Çoğunlukla avuçiçi ve tabandaki Veziküler eksantem ile birlikte. İyileşme 1-2 hafta içinde olur. Coxsackie B virüslerinin neden olduğu bazı hastalıklar: 1. Salgın myalgia/pleurodynia/bomholm hastalığı, Ateşi diyaframa etkisinden ötürü, göğüs ve karın ağrısı ile karakterize olan hastalık ilk olarak aynı isimli Danimarka adasında tanımlanmıştır. 2. NeonataI myocarditis ve pericarditis, anne tarafından bulaşan ölümcül ve ağır bir hastalık. Yetişkinlerde akut pericarditis oluşabilir. 3. Aseptic meningitis ve ağır negrotik encephalitis (az rastlanır). Mascular, maculopapular, vesicular and rubelliform exanthemas coxsackie A veya B virüsü enfeksiyonlarıyla ortaya çıkabilirler. Bunların yanında, akut hemorojik conjunctivitis (AHC) coxsackie A24 ve emerovirüs 70 ile meydana gelir saat gibi kısa bir kuluçka dönemi ile ve 1-2 haftalık iyileşme süresi ile karakterizedir. Nadiren, nörolojik komplikasyonlar palatal ve Bell's inmeler ve bir radikulomyelitis u içerir. Birçok Afrika ve Asya ülkesinde salgınlar oldu ve dünya genelinde ortaya çıkan vakalar yayınlandı Echovirüsler Echovirüs ün (emeric, cytopathogenic, human orphan) en az 34 tipi bilinmektedir. Çoğunlukla dışkı içinde bulunan bu virüsler, hastalıkların araştırılması sırasında tespit edildiklerinden echo virüsler diye anılmaktadırlar. Aşağıdaki hastalıklar ile bağlantıldırlar: 1. Aseptik meninjit 2. Salgın febrile hastalığı genellikle 10

12 yayılmış maculopapular rash ve bazen de meningoencephalitis ile ilişkilendirilir. Echovirüs tip 9, 16, ve 18 bu bağlamda rapor edilmiştir. 3. Akut üst solunum yolu hastalıkları 4. Diyare(ishal) echovirüs 11, 14, 18 ve 19 tiplerine bağlanmıştır Poliovirüsler Bu virüsler 3 ayrı tipten oluşurlar. Tip 1, yüksek çocuk felci salgını olan ülkelerde yaygındır. Bunu tip 2 ve ardından tip 3 takip etmektedir. Virüs hijyenin olmadığı, virüs ihtiva eden dışkıya temas etmiş çevresel materyallerden bulaşır. Virüs ilk olarak yutakta bademcilere ve lenf noktalarına yerleşir. Virüs daha sonra ana kan dolaşımına karışarak yüksek ateşi takiben dalak ve böbrek gibi organlara yayılır. Bu genellikle 7 ile 30 gün süren kuluçka döneminin bittiğini işaret eder. Sonunda virüs merkezi sinir sistemine ulaşır. Sinir yıkımı olursa bu durum kalıcı felç ile sonuçlanır. Virüs doğrudan bağırsak ve farinks in periferal sinir uçlarına doğru da yayılabilir. Bu durumda virüs tonsillektomi'yi gerektiren hastalıklara yol açar. Dört klinik bulgular şöyle sıralanabilir: 1. %90-95 oranında gizli enfeksiyon 2. Grip benzeri belirtiler ile ortaya çıkan hastalık (%4-8) 3. %1-2 oranında paralitik olmayan çocuk felci, menenjit (kısa sürede iyileşme görülen vakalar) 4. %0.1-2 oranında çocuk felci Genellikle virüsün dışkıda görülmesi semptomlarından birkaç gün önce olur ve paralitik semptomların ilk 2 haftası boyunca dışkıda bulunabilir. 6 hafta sonunda hastaların yaklaşık %25 inin hala virüsü dışkılarında tespit etmek mümkündür ancak 12 hafta sonunda dışkıda bulunabilmesi tamamen ortadan kalkar. Semptom başlıcından hemen önce veya sonra, virüs boğazdan izole edilebilir. Ancak ilginç olan, çoğunlukla virüs cerebrospinal sıvıdan izole edilemez. Kuluçka periyodu aşağıdaki sebeplerden ötürü kısaltılmış ve sinir sistemine geçişi artmıştır: hamilelik, ağır ve yorucu işler yaparak, operatif işlemler ve aktif immunasyon. Nadiren, hastalık OPV bağışıklığını takip etmiştir. ve Dünya Sağlık Örgütü, hastalığa karşı bağışıklığı olan çocuklarda hastalığın 1 milyonda oranında olabileceğini tahmin etmektedir. Patojeni bilinmemektedir. Zayıflatılmış yaccine virüsü özellikle tip 3 ile ilgili olarak, moleküler biyolojik teknikler kullanılarak incelenmiştir. Aşılardan çıkarılan virüslerin incelenmesi gösterdi ki; zayıflatılmış virüs mutasyonları virüs türleri arasındaki tekrar kombinasyonlar ile önceki 11

13 ölümcül ve tehlikeli formlarına dönüşebilmektedirler. Bu virüsler tip 2 virüsün engellemesinden ötürü intestinal mukoza hücrelerine enfekte olmayabilirler. Viral engelleme, enterovirüs veya adenovirüsün ortamdaki varlığından da olabilir. Bu engelleme etkilerinin değişik dozlarda trivalent aşı verilerek önüne geçilmiştir. İlk etkili yaccine, poliovirüslerin maymun böbrek hücrelerinde yetiştirilmesi ve sonra formalin ile inactive edilmesiyle, Salk tarafından düzenlenmiştir. Hazırlık aşamasında, 3 intramuskolar enjeksiyon verilerek yapılmıştır. Sabin zayıflatılmış, doğal hastalığı simüle eden yaccine i üretti. Dünya genelinde, çocuk felci vakaları aşı öncesi günlere kıyasla oldukça azalmıştır ve nörolojik hastalıkların kalıcı felçliğe neden olması da büyük ölçüde azalmıştır. OPV inaktif edilmiş preparattan daha fazla verilmektedir ve daha uzun süren bağışıklık sağlamaktadır. Ancak OPV tonsillektomiden önce verilmemelidir. Inaktif edilmiş aşıların dezavantajları, immunogenicity'deki çeşitlilik, tanıtım ihtiyacı ve görece maliyetidir. Dünya Sağlık Örgütü bağışıklık kazanma programı çocuk felcini 2000 yılında tamamen ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. 5. AKUT GASTROENTERITIS E NEDEN OLAN VİRÜSLER Üzerinde bulundukları gıdaların tüketilmesi sonucu vücuda girerek hastalıklara neden olan virüslerden bazıları; Hepatit A virüsü (HAV), Norwalk ve Norwalk bezleri virüsleri, poliovirüsler, echovirüsler, astrovirüsler, calicivirüsler, enterik adenovirüsler, parvovirüsler ve rotavirüslerdir. Enterik virüsler intestinal sistemde çoğalabilmekte ve dışkı ile kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu vücuda girerek hastalığa neden olabilmektedir. Gıda kaynaklı akut viral gastroenteritis belirtileri hepatit A ile benzer olup ayrıca baş ağrısı ve nezle benzeri belirtiler de gösterebilmektedir. Hastalık belirtileri gıda tüketildikten saat sonra ortaya çıkmakta ve 1-8 gün sonra sona ermektedir. Gastroneteritise neden olan virüs gruplarından birisi rotavirüslerdir. Rotavirüsler, adlarını elektron mikrsokobundaki yuvarlak görünümlerinden almışlardır. Rotavirüs enfeksiyonu 4-5 yaştaki çocuklarda akut başlangıçlı ishalin en sık görülen etkenlerindendir. Başlıca belirtileri genellikle 48 saatten az süren kuluçka dönemini izleyen ateş, kusma ile başlar. Sık, sulu, özellikle çok kötü kokulu kansız ishal belirtilere eklenir. İshal 5-7 gün sürebilir. Özellikle süt çocuklarında kusma, ishalin neden olduğu dehidratasyon gelişebilir. Bağışıklık sistemi yetersiz olan hastalarda hastalık daha uzun ve ağır seyir gösterir. 12

14 Rotavirüsler ishalin ortaya çıkmasından önceki günlerde de dışkıda bol miktarda bulunur. Bulaşma; dışkı ile kontamine (bulaşık) su ve gıdalarla olur. Özellikle kreş, bakımevleri ve çocuk hastanelerinde salgınlar görülebilir. Solunum aracılığı ile bulaşma da bildirilmiştir. Aile içi yayılım sıktır. Gastroenteritis'e yol açan diğer virüsler astrovirüsler, adenovirüsler, calicivirüsler, coronavirüsler ve küçük yuvarlak (SRV) ve küçük yuvarlak yapılı (SRSV) virüslerdir. Astrovirüsler ve calicivirüsler genetik materyal olarak tek-sarmal RNA içerirken, enterik adenovirüsler çift sarmal DNA içermektedirler ve partiküler büyüklükleri sırasıyla nm, nm, ve nm'dir. Çok sık rastlanmamakla birlikte echovirüs 4, poliovirüsler ve coxsackievirüsler de gıdalarla bulaşan viral hastalık sebepleri arasında gösterilmektedir. Zor olan şey, hastalık ile olan bağlantıyı ispat etmektir. Çünkü bu virüslerin birçoğu asemptomatik kişilerde de görülebilmektedir. 6. ÇOCUKLUK DÖNEMİ ATEŞLERİ Çocuklarda ateşli vakalara yol açan virüsler kızamık, kabakulak, kızamıkçık, parvovirüs B19, varicella ve human herpesvirüs 6 (HHV-6) dir Kızamık ve kabakulak virüsleri Paramyxoviridae ailesinden zarflı, tek sarmal bir RNA virüsleridir Kızamık Bu hastalığın 14 günlük kuluçka dönemi vardır. Bu dönemde virüs lokal lenf noktalarında çoğalır ve sonra solunum sistemine yerleşir. Klinik tablosu tipik olan vakalarda, özellikle Koplik lekesi varsa, tanı kliniktir ve laboratuvar testlerine gerek yoktur. Şüpheli vakalarda serolojik tanı, immün floresan ile dokuda kızamık virüsü antijenlerinin gösterilmesi veya virüsun hücre kültürlerinde üretilmesi gerekebilir. Serolojik olarak IgG antikorlarının enfeksiyon sırasında ve konvalesan dönemde bakılıp, antikor titresinin negatifken pozitif olduğu veya en az 4 kat arttığı veya IgM antikorlarının pozitif bulunması esas alınır. Patolojik olarak lenfoid dokularda retiküloendotelial tipte multinukleer dev hücreler (Warthin- Finkeldey hücreleri), deri ve respiratuvar mukozada epitelial sinsitial dev hücreler ve silialı respiratuvar epitelde hasar gorulebilir. Komplikasyonları ise şunları içermektedir: Kızamık sonrası otitis media (%7-9), pnömoni (%1-6), postenfeksiyöz ensefalit (1/1000-1/2000), ve ölüm (1/10000) görülebilir. Komplikasyonlar döküntüden sonra ateşin uzun süre devam ettiği vakalarda daha sıktır. Çocuklarda ölümlerin % 60 ından sorumlu olan pnömoni daha sıktır; ensefalit ise 13

15 erişkinlerde daha sık görülür. Vitamin A eksikliği olanlarda kızamığa bağlı komplikasyonlar daha sıktır. Ayrıca kızamık vitamin A düzeyini daha da düşürerek, A vitamini eksikliği olan vakalarda körlüğe neden olabilir. Hastalığın trombositopeni, larenjit, hepatit, apandisit, perikardit, miyokardit, glomerulonefrit, Stevens Johnson sendromu gibi komplikasyonları da vardır. Kızamığın tüberkülozu aktive etmesi veya ağırlaştırdığına dair kesin bir bilgi yoktur. Kızamık gelişmekte olan ülkelerde %10 lara varan mortalite hızları ile görülebilir. Sekonder bakteriyel enfeksiyonlar ve virüsun yaptığı mukozal enflamasyona bağlı ishal bu ülkelerde kızamığa bağlı sık ölüm nedenlerindendir. Kızamık sonrası stafilokokkal enfeksiyonlar da sık görülür. Kızamığın diğer bir önemli komplikasyonu olan subakut sklerozan panensefalit (SSPE) nadir bir dejeneratif beyin hastalığıdır. Kızamıktan ortalama 7 yıl sonra, yine ortalama 9 yaşlarında ve erkeklerde daha sık görülür. Hamilelik sırasında enfeksiyon düşüklere ve prematüreliğe neden olabilir. İmmün yetmezliği olan kişilerde enfeksiyon uzun sürer, şiddetlidir ve ölümle sonuçlanabilir. Özellikle ağır olan komplikasyonlar akut progresif ensefalit (inklüzyon cisim ensefaliti) ve dev hücreli pnömonidir (Hecht pnömonisi). Kızamık 2-5 yılda bir artışlar gösteren, tüm dünyada yaygın ve aşılanmamış toplumlarda tüm topluma yayılabilecek kadar bulaşıcı bir hastalıktır. Primer olarak insandan insana büyük damlacıklarla, yakın temasla bulaşır, ancak aerosolize damlacıklarla hava yolu ile de bulaşabilir Kabakulak Bu hastalığın 21 günlük kuluçka dönemi vardır. Kuluçka döneminde önce lokal lenf noktalarında çoğalır sonra virüs tükrük bezlerine, yumurtalıklara, pankreas ve merkezi sinir sistemine doğru ilerler. Klinik olarak, belirtiler hafif ateş, baş ağrısı, iştahsızlık, halsizlik olarak görülebilir. Bir-iki gün içerisinde parotis bezi lojuna uyan bölgede şişlik, ağrı, hassasiyet ortaya çıkar. En sık görülen komplikasyonları menenjit, epididimo-orşit, pankreatit ve ovarittir. Yetişkinler hastalığı daha ağır geçirmeye yatkındır. Akut enfeksiyon teşhisi antikorun serolojik olarak S antijene (viral zarf) a tespit edilmesi ile yapılır. Antikorun V antijene tespiti önceden geçirilmiş enfeksiyona işaret eder Kızamıkçık Alman kızamığı olarak da bilinen Kızamıkçık, Togaviridae grubu virüslerindendir ama nonarthropo-borne, zarflı, tek-sarmal RNA virüsüdür. Çocuklarda hafif düzeyde enfeksiyona neden olur ancak hamileliğin ilk dönemlerinde anneden bulaşırsa, konjenital anomalilere yol 14

GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI

GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI GASTROENTERİT YAPAN VİRÜSLER Viral gastroenteritler fekal oral yolla bulaşmaları nedeniyle, alt yapı yetersizliği bulunan gelişmekte olan

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK VİROLOJİYE GİRİŞ Dr. Sibel AK Bugün; Virüs nedir? Virüslerin sınıflandırılması Virüsler nasıl çoğalır? Solunum yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlar Gıda ve su kaynaklı viral enfeksiyonlar Cinsel temas yoluyla

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI Dok No: ENF.TL.15 Yayın tarihi: NİSAN 2013 Rev.Tar/no: -/0 Sayfa No: 1 / 6 1.0 AMAÇ:Sağlık çalışanlarının iş yerinde karşılaştıkları tehlikeler ve meslek risklerine karşı korumak. 2.0 KAPSAM:Hastanede

Detaylı

HEPATİT B, TÜRKİYE İÇİN AIDS TEN DAHA TEHLİKELİ. Dr. Zülkar Dönmez Asil Çelik San. Tic. A.Ş.

HEPATİT B, TÜRKİYE İÇİN AIDS TEN DAHA TEHLİKELİ. Dr. Zülkar Dönmez Asil Çelik San. Tic. A.Ş. HEPATİT B, TÜRKİYE İÇİN AIDS TEN DAHA TEHLİKELİ BİRLEŞİK METAL-İŞ YAYINLARI Tünel Yolu Cd. No.2 81110 Bostancı - İstanbul Tel: (0216) 380 8590 Faks: (0216) 373 6502 Dr. Zülkar Dönmez Asil Çelik San. Tic.

Detaylı

TRANSFÜZYONLA BULAŞAN HASTALIKLAR TARAMA TESTİYAPILANLAR: HEPATİTLER VE HIV

TRANSFÜZYONLA BULAŞAN HASTALIKLAR TARAMA TESTİYAPILANLAR: HEPATİTLER VE HIV TRANSFÜZYONLA BULAŞAN HASTALIKLAR TARAMA TESTİYAPILANLAR: HEPATİTLER VE HIV Doç. Dr. Mustafa GÜL Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 1 Sunum Planı Transfüzyonla

Detaylı

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Ergin AYAŞLIOĞLU Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Maternal

Detaylı

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI * VİRAL V HEPATİTLERDE TLERDE SEROLOJİK/MOLEK K/MOLEKÜLER LER TESTLER (NE ZAMANHANG HANGİ İNCELEME?) *VİRAL HEPATİTLERDE TLERDE İLAÇ DİRENCİNİN SAPTANMASI *DİAL ALİZ Z HASTALARININ HEPATİT T AÇISINDAN

Detaylı

PİCORNAVİRUSLAR. Dr.Tuncer ÖZEKİNCi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D

PİCORNAVİRUSLAR. Dr.Tuncer ÖZEKİNCi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D PİCORNAVİRUSLAR Dr.Tuncer ÖZEKİNCi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D 1 PİCORNAVİRUSLAR Picornaviridae ailesi, insanlarda ve hayvanlarda hastalık oluşturan önemli virus gruplarını içeren, geniş bir virus ailesidir.

Detaylı

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK Gebelik ve Enfeksiyonlar Prof.Dr. Levent GÖRENEK Olgulara Yaklaşım 2 1. TORCH grubu enfeksiyon etkenleri nelerdir? Toxoplasmosis Other (Sifiliz, Varicella zoster ) Rubella Cytomegalovirus Herpes simplex

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader OLGU 1 İkinci çocuğuna hamile 35 yaşında kadın gebeliğinin 6. haftasında beş yaşındaki kız çocuğunun rubella infeksiyonu geçirdiğini öğreniyor. Küçük

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİNDE ENFEKSİYON YAPAN VİRUSLAR. Dr. Tuncer ÖZEKİNCİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ Anabilim Dalı

SOLUNUM SİSTEMİNDE ENFEKSİYON YAPAN VİRUSLAR. Dr. Tuncer ÖZEKİNCİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ Anabilim Dalı SOLUNUM SİSTEMİNDE ENFEKSİYON YAPAN VİRUSLAR Dr. Tuncer ÖZEKİNCİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ Anabilim Dalı 1 1. Influenza virus 2. Parainfluenza virus 3. Solunum sinsisyal virus (RSV) 4. Adenovirus 5. Koronavirus

Detaylı

VİRAL ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI

VİRAL ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI VİRAL ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI TAHUD EĞİTİM TOPLANTILARI 15.09.2012 SIK RASTLANAN VİRAL ÜSYE VE ETKENLERİ Doç.Dr.Arzu Uzuner Marmara Ünv.TF.Aile Hekimliği Anabilim Dalı Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları

Detaylı

VİRAL TANI KİTLERİ (GFJ-480)

VİRAL TANI KİTLERİ (GFJ-480) VİRAL TANI KİTLERİ (GFJ-480) CMV PCR Tanı Kiti Cytomegalovirus un Konvensiyonel PCR yöntemiyle tanınması. HHV-5 olarak da bilinen Sitomegalovirüs, herpes virus ailesinin bir üyesidir. Oldukça sık görülen

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var KARACİĞER NEDEN ÖNEMLİ 1.Karaciğer olmadan insan yaşayamaz! 2.Vücudumuzun laboratuardır. 500 civarında görevi var! 3.Hasarlanmışsa kendini yenileyebilir! 4.Vücudun

Detaylı

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir Grip. Korunun, koruyun. MEVSİM GRİBİ: NEDEN AŞI OLMANIZ GEREKİR Son zamanlarda sık sık mevsim gribi ve domuz gribi gibi farklı grip türlerinden söz edildiğini duymuş

Detaylı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı LÜTFEN AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLAYINIZ: ( Lütfen uygun olan seçeneği

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

Tanı. Asemptomatik.. Laboratuvar ile konur. Akut infeksiyonla, geçirilmiş enfeksiyonu ayırt etmek zor. Serolojik bulgular + Ultrasonografi

Tanı. Asemptomatik.. Laboratuvar ile konur. Akut infeksiyonla, geçirilmiş enfeksiyonu ayırt etmek zor. Serolojik bulgular + Ultrasonografi Tanı Asemptomatik.. Laboratuvar ile konur Akut infeksiyonla, geçirilmiş enfeksiyonu ayırt etmek zor Serolojik bulgular + Ultrasonografi 37 Laboratuvar tanı 1. IgM ve IgG türü antikorların gösterilmesi

Detaylı

SINIR DEĞERLER NE ÖNERİLİR? Düzen Laboratuvarlar Grubu

SINIR DEĞERLER NE ÖNERİLİR? Düzen Laboratuvarlar Grubu SEROLOJİK TANIDA SINIR DEĞERLER NASIL DEĞERLENDİRİLİR? NE ÖNERİLİR? Dr. Tutku TANYEL Dr. Tutku TANYEL Düzen Laboratuvarlar Grubu Şüpheli ilişkimin üzerinden 5 gün geçti acaba ne testi yaptırsam HIV bulaşıp

Detaylı

VİRAL HEPATİTLER. Dr. Selim Bozkurt. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

VİRAL HEPATİTLER. Dr. Selim Bozkurt. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı VİRAL HEPATİTLER Dr. Selim Bozkurt Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Sunum Planı Hepatit Hepatit A Hepatit B Hepatit C Mesleki Maruziyet Potansiyel olarak Hepatit

Detaylı

HEPATOTROPİK OLANLAR A, B, C, D, E, G F????? DİĞERLERİ HSV CMV EBV VZV HIV RUBELLA ADENOVİRÜS

HEPATOTROPİK OLANLAR A, B, C, D, E, G F????? DİĞERLERİ HSV CMV EBV VZV HIV RUBELLA ADENOVİRÜS HEPATOTROPİK OLANLAR A, B, C, D, E, G F????? DİĞERLERİ HSV CMV EBV VZV HIV RUBELLA ADENOVİRÜS.. HGV hariç (hafif hastalık veya hastalık yok) diğerleri benzer klinik tablo oluşturur. HBV DNA virüsü, diğerleri

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

Hepatit Hastalığı Gebelikten Etkilenir mi?

Hepatit Hastalığı Gebelikten Etkilenir mi? GEBELİKTE HEPATİT Gebelik ve hepatit Gebelik ve hepatit iki ayrı durumu anlatır. Birincisi gebelik sırasında ortaya çıkan akut hepatit tablosu, ikincisi ise kronik hepatit hastasının gebe kalmasıdır. Her

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Virüsler Hazırlayan: Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER

Virüsler Hazırlayan: Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER Virüsler Hazırlayan: Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER Yrd.Doç.Dr.Yosun MATER Virüslere Giriş Virüsler genellikle ökaryotlardan ve prokaryotlardan çok daha küçük moleküllerdir. Genellikle enfeksiyon yeteneği olan

Detaylı

Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş

Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş 1 Olgu 1: 4 aylık erkek çocuk 2 Üç gündür ateş, boynun sağ yanında şişlik. Bu bölgede yaygın şişlik-kızarıklık ve ısı artışı. Ağız içerisinde Stenon

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 20 Mayıs 2015 20. Hafta (11-17 Mayıs 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 20. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D

Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D 1 Enfeksiyonun Özgül Laboratuvar Tanısı Mikroorganizmanın üretilmesi Mikroorganizmaya

Detaylı

Erişkin İmmunizasyonu. Dr. Hilal Sipahi Mayıs 2006

Erişkin İmmunizasyonu. Dr. Hilal Sipahi Mayıs 2006 Erişkin İmmunizasyonu Dr. Hilal Sipahi Mayıs 2006 Günümüzde erişkinler halen aşı ile önlenebilir hastalıklardan ölebilmekte : Aşılamanın çocuklardaki gibi erişkin bakımının bir parçası olarak algılanmıyor

Detaylı

Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlarda Tanı

Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlarda Tanı Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlarda Tanı Deniz Gökengin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar Gonore Klamidyal

Detaylı

H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler. Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi)

H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler. Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi) H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi) İnfluenza olarak da bilinen grip, viral bir hastalıktır. Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen; vücut direncini

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya

Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya uner.kayabas@inonu.edu.tr Tatarcık-Yakarca (Filebotom) Takım:

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Ebola virüsü İstanbul'a geldi!

Ebola virüsü İstanbul'a geldi! On5yirmi5.com Ebola virüsü İstanbul'a geldi! Ebola Virüsü İstanbul'a Geldi! Ebola Nedir? Afrika'da birçok insanın ölmesine sebep olan Ebola virüsünün İstanbul'a gelmiş olduğundan şüpheleniliyor. Yayın

Detaylı

İmmünkompromize Konakta Aşılama Rehberi. Uzm.Dr. Ebru DİK İzmir Bozyaka E.A.H

İmmünkompromize Konakta Aşılama Rehberi. Uzm.Dr. Ebru DİK İzmir Bozyaka E.A.H İmmünkompromize Konakta Aşılama Rehberi Uzm.Dr. Ebru DİK İzmir Bozyaka E.A.H 2013 IDSA İmmünkompromize Kişilerin Aşılanması İçin Klinik Uygulama Rehberi Bu rehber, immünkompromise hastaların ve onlarla

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 29 Nisan 2015 17. Hafta (20-26 Nisan 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 17. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

SIK SORULAN SORULARLA Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HIV /AİDS. Dr. Tutku TAŞKINOĞLU DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU

SIK SORULAN SORULARLA Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HIV /AİDS. Dr. Tutku TAŞKINOĞLU DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU SIK SORULAN SORULARLA Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HIV /AİDS Dr. Tutku TAŞKINOĞLU DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU CYBH nelerdir? Bakteriyel CYBH Bel Soğukluğu (Gonore) Bakteriyel Vajinoz Yumuşak

Detaylı

Kan Yoluyla Bulaşan Enfeksiyonlardan Korunma Ve Riskli Yaralanmaların İzlenmesi EKK KAYA SÜER

Kan Yoluyla Bulaşan Enfeksiyonlardan Korunma Ve Riskli Yaralanmaların İzlenmesi EKK KAYA SÜER Kan Yoluyla Bulaşan Enfeksiyonlardan Korunma Ve Riskli Yaralanmaların İzlenmesi EKK KAYA SÜER Sağlık Çalışanlarında İnfeksiyon Riski: Kan yoluyla bulaşan hastalıklar Hepatit B, Hepatit C, HIV, Hepatit

Detaylı

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL)

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) TANIMI Shigella türü bakterilerde meydana gelen;karekteristik belirti ve bulguları olan,ilium ve kolonun akut enfeksiyonudur.basilli ve amipli dizanteri olmak

Detaylı

Olgu Sunumu (İmmünyetmezlikli hastada viral enfeksiyonlar) Dr. A. Arzu Sayıner Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD

Olgu Sunumu (İmmünyetmezlikli hastada viral enfeksiyonlar) Dr. A. Arzu Sayıner Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Olgu Sunumu (İmmünyetmezlikli hastada viral enfeksiyonlar) Dr. A. Arzu Sayıner Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Olgu Dört ay önce eşinden böbrek nakli yapılan 62 yaşındaki

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 11 Mart 2015 10. Hafta (02-08 Mart 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 10. hafta itibariyle çalışılan numunelerdeki İnfluenza

Detaylı

Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. Enfeksiyon Hastalıklarının Genel Belirtileri. Enfeksiyon Hastalıklarında Görülen Ateş Tipleri

Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. Enfeksiyon Hastalıklarının Genel Belirtileri. Enfeksiyon Hastalıklarında Görülen Ateş Tipleri Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler Enfeksiyon Hastalıklarının Genel Belirtileri Enfeksiyon Hastalıklarında Görülen Ateş Tipleri Dolaşım Sistemi Belirtileri Solunum Sistemi Belirtileri Sindirim

Detaylı

İmmünsüpresif Çocukta Aşılama

İmmünsüpresif Çocukta Aşılama İmmünsüpresif Çocukta Aşılama Dr. Ateş Kara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi 1 Bulgaristan - Komşu 18.000 Kızamık vakası

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır.

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. KULLANMA TALİMATI VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. Etkin madde: Her 1 g krem %5 a/a 50 mg asiklovir içerir. Yardımcı madde(ler): Poloksamer, setostearil alkol, sodyum lauril sülfat, beyaz yumuşak parafin,

Detaylı

Dr. Serhat Ünal. Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi

Dr. Serhat Ünal. Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Dr. Serhat Ünal Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Çalışma Hayatında Bulaşıcı Hastalıklar Sempozyumu HİSAM 1 Şubat 2013 Ankara Nezle (soğuk

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 8 Nisan 2015 14. Hafta (30 Mart 5 Nisan 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 14. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

BOS, idrar, doku, diğer doku ve sıvılarda (DDS) Kalitatif testler (pozitif / negatif sonuç) Kantitatif testler (miktar belirten; viral yük)

BOS, idrar, doku, diğer doku ve sıvılarda (DDS) Kalitatif testler (pozitif / negatif sonuç) Kantitatif testler (miktar belirten; viral yük) Klinik Viroloji Laboratuvarı testleri: 1. Serolojik testler: Serum veya plazmada antijen ve/veya antikor araştırılması 2. Serum dışı örneklerde (BOS, sürüntü örnekleri, idrar, doku, diğer sıvı örnekleri;

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU Doç.Dr. Engin DEVECİ İMMÜN SİSTEM TİPLERİ I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

HBV-HCV TRANSPLANTASYON. Dr Sevgi Şahin Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi

HBV-HCV TRANSPLANTASYON. Dr Sevgi Şahin Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi HBV-HCV TRANSPLANTASYON Dr Sevgi Şahin Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi HBV infeksiyonu ve HD HBV infeksiyonu insidansı agresif aşılama politikaları ile azalmıştır A.B.D: %1 seropozitif HBV TÜRKİYE: %3.9-4.8

Detaylı

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

Uz. Dr. Ali ASAN. Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

Uz. Dr. Ali ASAN. Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Uz. Dr. Ali ASAN Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği 1 2 Tarihçe Enfeksiyöz A E Enterik geçiş Viral hepatit Serum NANB B D C Diğer HGV,TT

Detaylı

GEBELİK VE VİRAL HEPATİTLER. Uz. Dr. Funda Şimşek Okmeydanı Eğitim Hastanesi İnfeksiyon Hast. ve Kli. Mikr.Kliniği

GEBELİK VE VİRAL HEPATİTLER. Uz. Dr. Funda Şimşek Okmeydanı Eğitim Hastanesi İnfeksiyon Hast. ve Kli. Mikr.Kliniği GEBELİK VE VİRAL HEPATİTLER Uz. Dr. Funda Şimşek Okmeydanı Eğitim Hastanesi İnfeksiyon Hast. ve Kli. Mikr.Kliniği GEBELİK VE VİRAL HEPATİTLER Uz.Dr.Funda Şimşek SSK Okmeydanı Eğitim Hastanesi İnfeksiyon

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

Doç. Dr. Z. Ceren KARAHAN

Doç. Dr. Z. Ceren KARAHAN Viral Salgınların Araştırılması Sekans Temelli Genotiplendirme Yöntemleri Doç. Dr. Z. Ceren KARAHAN Genotipleme Genomun genetik karakterizasyonu Bir bireyi/suşu, diğerlerinden ayıran mutasyonları (nt dizisi

Detaylı

Uzm. Dr. Salih Kenan ŞAHİN

Uzm. Dr. Salih Kenan ŞAHİN Soğuk ve Algınlığı Grip Uzm. Dr. Salih Kenan ŞAHİN 1 Soğuk algınlığı ve Grip Kış mevsimi gelince akla soğuk algınlığı ve grip salgınları gelir. Soğuk algınlığı ve grip ayrı rahatsızlıklardır. Solunum yollarının

Detaylı

HIV POZİTİF HASTALARDA İMMÜNİZASYON. DR. Hüsnü PULLUKÇU Ege ÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

HIV POZİTİF HASTALARDA İMMÜNİZASYON. DR. Hüsnü PULLUKÇU Ege ÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD HIV POZİTİF HASTALARDA İMMÜNİZASYON DR. Hüsnü PULLUKÇU Ege ÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Rutin erişkin bağışıklamasına göre ARTMIŞ RİSK VAR MI? Hangi aşı? ARTMIŞ RİSK İnvaziv pnömokok

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı

Genital Siğiller Risk Faktörler: Belirtiler:

Genital Siğiller Risk Faktörler: Belirtiler: HPV ( Human Papilloma virus) 60 tan fazla virüse verilen ortak addır. Bu virüsler vücudun herhangi bir yerinde siğillere sebep olabilirler.ancak bazıları cinsel yola bulaşır ve condyloma acuminata veya

Detaylı

Ateşle Seyreden Döküntülü Hastalıklar

Ateşle Seyreden Döküntülü Hastalıklar Ateşle Seyreden Döküntülü Hastalıklar Deri döküntüleri çeşitli enfeksiyonlarla veya enfeksiyon dışı nedenlerle oluşabilir. Bazı enfeksiyon hastalıklarına bağlı deri döküntüleri tipik klinik seyir ve bulgularla

Detaylı

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER Vaka Ayşe Hanım 39 yaşında, evli ve 2 çocuk annesi, adetleri normal ve 34 günde 1 adet görüyor. Son adet tarihinden 2 hafta sırtındaki sivilceler için komşusunun

Detaylı

f D r. f akup İMREN Halk Sağlığı Müdürü

f D r. f akup İMREN Halk Sağlığı Müdürü T.C. VAN V A LİLİĞ İ Van Halk Sağlığı M üdürlüğü Sayı : 37.811.563-934/ 30/11/2015 Konu : Teklife Davet Kurumumuzun ihtiyacı olan (2) kalem AFİŞ VE BROŞÜR ALIMI işi için aşağıda yazılı ihtiyaç kalemleri,4734

Detaylı

AŞI ve SERUMLAR. Dr. Sibel AK

AŞI ve SERUMLAR. Dr. Sibel AK AŞI ve SERUMLAR Dr. Sibel AK Bugün; Ak#f İmmünizasyon Bakteriyel Aşılar Viral Aşılar Aşı Takvimi Pasif İmmünizasyon Aşı Etkileşimleri Tanımlar İmmünite (Bağışıklık): Konağın, kendisinden farklı yapıya

Detaylı

KRONİK BÖBREK HASTASINDA (HBV) TEDAVİ PROTOKOLU NASIL OLMALIDIR?

KRONİK BÖBREK HASTASINDA (HBV) TEDAVİ PROTOKOLU NASIL OLMALIDIR? KRONİK BÖBREK HASTASINDA (HBV) TEDAVİ PROTOKOLU NASIL OLMALIDIR? Dr. Ziya Kuruüzüm DEÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 07.09.2013, UVHS, Güral Sapanca Otel, Sakarya Kronik böbrek hastası

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

HIV ENFEKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ VE DOĞAL SEYRİ

HIV ENFEKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ VE DOĞAL SEYRİ HIV ENFEKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ VE DOĞAL SEYRİ Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Sunum Planı HIV in morfolojik ve

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 AŞILAMADA AMAÇ Aşı ile korunulabilir hastalıkları engellemek Enfeksiyon kaynaklı mortaliteyi azaltmak Enfeksiyon kaynaklı morbiditeyi azaltmak HİÇBİR AŞININ HERKES İÇİN TAMAMEN ETKİN VE GÜVENİLİR OLMASI

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı