EKONOMİK KRİZ, DEVLET VE KORUMACILIK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EKONOMİK KRİZ, DEVLET VE KORUMACILIK"

Transkript

1 EKONOMİK KRİZ, DEVLET VE KORUMACILIK 22 Temmuz 2009 İbrahim Okçuoğlu Ne kadar bağımsız olurlarsa olsunlar bütün hükümetler son kertede sadece ulusal durumun ekonomik gereksinimlerinin uygulayıcısıdırlar. Bu görevi çeşitli biçimlerde iyi, kötü veya şöyle böyle yapabilirler; ekonomik gelişmeyi hızlandırabilirler veya yavaşlatabilirler ama sonuç itibariyle ekonomik gelişmeyi takip etmek zorundadırlar (Friedrich Engels'in N. F. Danielson'a mektubundan; 18 Haziran 1892). Bu makalede kriz, sermaye, ulus-devlet, korumacılık, rekabet ve sermaye ve üretimin uluslararasılaşması arasındaki diyalektik bağı ele alacağız. Sermayenin büyümesiyle, uluslararasılaşmasıyla devletler arasındaki rekabetin keskinleşmesi ve derinleşmesi arasında diyalektik bir bağ vardır: Sermaye veya uluslararası tekeller ne kadar çok büyürse, dünya pazarlarındaki payını arttırırsa, bu sermayelerin ait oldukları devletler arasındaki rekabet de o denli kapsamlı ve şiddetli olur. Bunun sonu savaştır. Dar kafalı küçük burjuva, kapitalizmde haksız savaşların kaçınılmazlığını kabul eder, ama nedenleri üzerine düşünmez. Düşünse, bu savaşların nihai nedeninin rekabette kaynaklandığını görür, ama bu sefer de sermaye ve üretimin uluslararasılaşması üzerine hayal yaydığını; bu uluslararasılaşmanın bütünleşmeye varamayacağını; geriye dönüşümlü olduğunu, bunda da ekonomik krizlerin yanı sıra savaşların da nesnel bir faktör olarak belirleyici bir rol oynadığını kabul etmek zorunda kalır. Anlaşılan o ki, dar kafalı küçük burjuva, devletin, sermayesini teşvik etmek, korumak, gerekirse onun çıkarları için savaşmak zorunda olduğunu anlayacak yeteneğe sahip değil. Küçük burjuva, ulus-devleti, sermayenin doğal karşıtı veya rakibi görecek derecede kendini küreselleşme tartışmasına kaptırmış, Negri gibilerinin görüşlerinden mest ve yönlendirilme sarhoşu olmuştu. Sorun çözülmüş, Marks ve Engels adında 19. Yüzyıldan kalma iki filozofun Komünist Manifesto dan bu yana küçük burjuvanın düşünce dünyasını yaralayan tartışmalara neden olan anlayışları artık tarihe karışmıştı. Emperyalist merkezlerde düşünce üretme fabrikaları ında üretilen ve uluslararası alanda piyasaya sürülen yeni fikirlerin gölgesinde küçük burjuvazi zaferini ilan etmişti. Ama her nedense bu zafer sarhoşluğu uzun sürmedi; sermaye çıldırmıştı, hiç de öyle ilan edilen zafere göre hareket etmiyor, o iki sakallı filozofun öngörüleri doğrultusunda hareket ediyordu. Aslında sermaye, nesnel hareket yasaları doğrultusunda hareket etmenin ötesinde bir şey yapmıyor. Ona bir şey yaptırmaya çalışan, onu olduğundan farklı gösteren; olduğundan farklı göstererek bundan bazı sonuçlar çıkartmaya çalışan küçük burjuvazinin kendisidir. İsterseniz biraz felsefe yaparak bu işi açıklamaya çalışalım: Yaşamının hangi aşamasında olursa olsun insan, insandır. Kolu olmayabilir, gözü olmayabilir; birtakım fiziki va başka eksiklikleri olabilir, ama o yine insandır; nasıl bir insan olduğundan bağımsız olarak insandır. Sermaye de böyledir; küçük olabilir, bölgesel olabilir, büyük olabilir, dış pazarlara açılmış olabilir; sermaye bütün bu aşamalarında sermayedir. Bütün bu aşamalarında onu sermaye yapan; sermaye olarak kalmasını sağlayan büyümek, sürekli büyümek zorunda olmasıdır. Büyüyen sermaye, iç pazarı aşan, uluslararasılaşan sermayedir. Ve onun tarihinde; uluslararasılaşmasının tarihinde iki gelişme aşaması vardır: Genellikle II. Dünya Savaşının sonuna kadar olan dönemde sermaye hemen bütün yönleriyle ulusal örgütlenerek dünya pazarlarında rekabet ediyordu. II. Dünya Savaşından sonra ise; ama özellikle 1960'lı yıllardan sonra ise en büyük sermayeler uluslararası örgütlenerek dünya pazarlarında rekabet etmeye başladılar. Her iki durumda da emin limanı ulus-devletti. Bunun böyle olduğunu yaşanan krizde devletin oynadığı rolde de görüyoruz: Sermayeyi kurtarma paketleri ve devletleştirmeler: 2008'in Ekim ayı aslında bir kurtarma paketleri ayı dır. Bu alanda en önemli gelişmeler: 1 Ekim 2008: Amerikan Senatosu, bankaları kurtarmak için gözden geçirilmiş kurtarma paketini onaylar; ek harcama 100 milyar dolar. AB Komisyonu kredi satışlarını sınırlandırmak ve bankaları daha güçlü kontrol etmek için planlar hazırlar. 3 Ekim 2008: Amerikan Temsilciler Meclisi bankalar için değiştirilmiş kurtarma planını onar. 5 Ekim 2008: Alman hükümeti ve mali sektör, Hypo Real Estate'in kurtarılması için genişletilmiş

2 kurtarma paketinde anlaşırlar. 6 Ekim 2008: İzlanda, devletin iflas edeceği endişesinden hareketle bankacılık sistemini devlet kontrolü altına alır. 7 Ekim2008: AB Maliye bakanları, sisteme uygun mali kurumları destekleme kararı alırlar. 8 Ekim 2008: İngiltere, ülkenin en büyük bankalarının kısmi devletleştirilmesi ve krizde olan kurumları desteklemek için 500 milyar sterlinlik yardım kararı alır. 9 Ekim 2008: G-7 ülkeleri maliye bakanları, küresel mali kriz in üstesinden gelmek için ortak eylem planı kararı alırlar. 12 Ekim 2008: Avro Alanı üyesi devletler, mali sektör lehine ulusal kurtarma planları için ortak kurallarda anlaşırlar. 13 Ekim 2008: Alman hükümeti 480 milyar Avroluk bir banka kurtarma paketinde anlaşır. 14 Ekim 2008:Amerikan hükümeti, devletin, 250 milyar dolara kadar varan bir miktarla bankalara katılacağını açıklar. 16 Ekim 2008: AB zirvesinde hangi biçimde olursa olsun sanayinin destekleneceği açıklanır. 24 Ekim 2008: 13 Asya ülkesi, hacmi 80 milyar dolar olan ortak kurtarma paketinde anlaşır. 27 Ekim 2008: Krizden ağır etkilenen Macaristan ve Ukrayna IMF'den mali yardım alır. Devasa miktarlar mali piyasalara pompalanır. En büyük harcamayı Amerikan emperyalizmi yapar, yapmaktadır. Öyle ki, Almanya'nın, İngiltere'nin, Japonya'nın, Çin'in veya ABD hariç bütün ülkelerin kurtarma paketlerinin hacmi Amerikan kurtarma paketinin hacmi yanında devede kulak kalıyor. Amerikan emperyalizmi, Amerikan bankalarını veya genel olarak Amerikan ekonomisini kurtarmak için yaklaşık 10 trilyon dolarlık hacmi olan kurtarma paketleri hazırlamış ve uygulamaya koymuştur. Şimdiye kadar ortada kurtarılmış olan bir şey yok, ama iflası engellenen; geciktirilen, devletleştirilerek iflastan kurtarılan mali kurumlar ve sanayi tekelleri var. Bu ekonomik kriz, Amerikan devletini dünyanın en büyük yatırımcısı, kapitalizmin tarihinde görülmemiş kapsamda devletleştirmenin baş aktörü yapmıştır. Söz konusu paketlerin devasa hacmini göstermek için bir karşılaştırma yapalım: Kapitalizmin tarihinde şimdiye kadar görülmemiş miktarlarla bir karşılaştırma(kasım 2008 itibariyle): Amerikan emperyalizminin en önemli devlet harcamaları olarak bilinen Marshal Planı, Lousiana'yı satın almak için Fransa'ya ödediği miktar, Aya gitme misyonu harcamaları, Tasarruf ve kredi krizi harcamaları, Kore Savaşı, New Deal harcamaları, Irak Savaşı harcamaları, Vietnam Savaşı harcamaları

3 ve NASA harcamaları; bütün bu harcamaların toplamı yaşanan krizde yaptığı harcamaların gölgesinde kalmaktadır. Söz konusu, enflasyondan arındırılmış bu harcamaların toplamı yaklaşık 4 trilyon dolar, güncel kurtarma paketleri nin hacminin yarısı kadar bile değil. Paketin hacmi, ABD'nin dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi konumuna geldiğini göstermektedir. Amerikan işçi sınıfı ve emekçi yığınlardan vergi adı altında toplanan paralar ve dünyanın talanından elde edilen miktarlar, iflas eden dev tekelleri ayakta tutmak için harcanmaktadır. Bu yardım paketleri aslında, geçici de olsa doğrudan bir devletleştirmedir. Neoliberalizmin bayraktarlığını yapan Amerikan emperyalizmi, Wall Street'i neredeyse tamamen kamulaştırdı; devletleştirdi. Bu kriz nedeniyle mali pazarların yeniden düzenlenmesi anlayışı çok farklı çevreler tarafından ısıtılarak ortaya atılmakta. Bu baylar ikiyüzlülükte sınır tanımıyorlar: Mali sektörde talan şimdiye kadar mali pazarların düzensizleştirilmesiyle; neoliberal kuralların geçerli kılınmasıyla gerçekleştirildi. Kriz patlak verdikten ve sistemi tehdit eden boyutlara vardıktan sonra korkuya kapılan emperyalist burjuvazi, ABD'de olduğu gibi bu sefer de mali pazarların devlet tarafından düzenlenmesini talep etmeye başladı ve gerçekleştiriyor da. Amerikan emperyalizminin söz konusu paketleri, mali pazarların veya kapitalizmin devletçi düzenlenmesinden başka ne anlam taşır? Bu durumda mali sermaye şimdi de devletçi düzenleme zemininde talanını sürdürecektir. Emperyalizmin tarihi, burjuvazinin zorunlu kaldığı dönemlerde o döneme uygun düşen belli ekonomi politikaları uyguladığını göstermiştir. Her seferinde tekelci sermayenin çıkarları esas alınmıştır. Şimdi de öyle. Karlar özel kalıyor, ama zararlar halkın sırtına yıkılıyor; devletleştiriliyor. Bu zararların faturası bütün dünyaya çıkartılıyor. Dün dündür, bugün bugündür! Yaşanan ekonomik kriz, düzensizleştirmelerin ve liberalizmin sonunu getirdi; devlet müdahalesinin kapitalizmde ne denli önemli olduğunu, ulus-devletsiz önemli bir sermaye hareketinin olamayacağını bir kez daha gösterdi. Kriz, sistemde çekirdek erimesine neden olacak korkusuyla neoliberal ilkeler arka arkaya bir kenara atıldı; kapitalizmin tarihinde görülmemiş devletleştirmeler ve kurtarma paketleri örgütlendi, devlet, sermayesini kurtarmak için olağanüstü borçlanma yolunu seçmek zorunda kaldı. Ulusdevlet öldü veya ölüyor, önemini yitiriyor anlayışında olanlar ve bunu ciddi bir biçimde savunanlar, mevcut gelişmelere bakarak, devlet geri döndü diyebilirler. Tabii yanlış olur: Bu durumda, dar kafalı küçük burjuva, dün neoliberal politikaları uygulayanın da ve bugün geri alanın da devlet olduğunu kavrayacak yetenekte olmadığını göstermiş olur. Dünya mali krizi patlak verdiğinde mali kurumların yöneticileri başta olmak üzere devletten bahsetmeye başladılar. Sosyal yardım fonları için para yok dendi. Ama aynı anda dünya çapında trilyonlarca dolar bulundu. Kapitalizmi ayakta tutmak; fonksiyonel olmasını sağlamak, krizden çıkışın ilk adımı olarak görüldü. Bu politikanın mimarı, trilyonlarca doları harekete geçiren devletten başkası değildi. Daha düne kadar pazarların kuralsızlaştırılmasını, sermaye hareketi önündeki bütün ulusal engellerin yıkılmasını savunanlar, başta da G-7 grubu ülkeleri, birden bire mali sermayenin devlet kontrolü altına alınmasını savunmaya başladılar. Kapitalist sistemin temel direkleri olan bankaların kurtarılması devlet politikası oldu. Hızını alamayan Fransa devlet başkanı da, anahtar sanayileri devletleştirerek Avrupa sermayesinin yabancı devletlerin eline geçmesini engellemek için politika geliştirmeye başladı. G-20'ler toplantıları da ilginçtir: ABD başta olmak üzere emperyalist ülkeler önderliğinde G-20 grubu ülkeleri Washington'da bir araya getirilerek uluslararası bir kriz yönetimi gerçekleştirmek istendi. 15 ve 16 Kasım 2008'de G-7 grubu ülkeleri dışında Rusya, Brezilya, Hindistan, Türkiye, Arjantin, Endonezya, Meksika, İspanya,, S. Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore gibi ülkeler krize karşı önlem almak için toplandılar. Toplantıya IMF de katıldı. Hızını alamayan bu gruptan ülkeler son olarak Nisan başında Londra da bir araya geldiler. G-20 Zirvesi ne katılan ülkelerin toplam milli gelirleri 49 trilyon dolarla dünya üretiminin yüzde 90 ına tekabül ediyor. Daha önceki toplantılarında olduğu gibi bu son toplantılarında da krizin üstesinde gelme konusunda hemfikir olduklarını açıkladılar. Ortak bir yol haritası nda anlaştılar. Ama konjonktürü canlandırmak için 5 trilyon dolarlık bir harcama gerekiyor. Bu miktarın nasıl bulunacağı ise bir muamma olarak kaldı. Krize karşı tedbir babında daha önceki toplantılarda olduğu gibi, bu toplantıda da ortak hareket etmenin ne denli önemli olduğunu açıklamanın ötesinde ortak bir yanlarının olmadığını, her ülkenin kendi başına hareket ettiğini gördük. Merkez bankaları ve hükümetler, para trafiğinin devamını sağlamak için şimdiye kadar yaklaşık 10 trilyon doları mali sisteme pompaladılar. Bu programlar, aynı zamanda, yığınların panik içinde bankalardan paralarını çekmelerini engellemeye; güven vermeye de yönelikti. Sonuçta bu

4 trilyonlarca dolar banka sisteminde yeni bir sermaye yoğunlaşma sürecine neden oldu; bir kısım banka yok olurken, kriz yeni devasa banka tekellerinin oluşmasına neden oldu. Şüphesiz, emperyalist devletler destek paketleriyle dünya mali sisteminin kontrol dışına çıkarak çökmesini ve arkası gelmeyen banka iflaslarını engelleyebildiler. Ama onların bu çabaları, krizin nedenini ortadan kaldıramadıklarını, kaldırmayacaklarını ve ekonomiye müdahale anlayışlarının yeni bir krizin oluşmasına zemin teşkil ettiğini de gösterdi; mevcut para sermayenin ucuzlatılması ve böylece şişirilmesiyle sermayenin spekülatif sermayeye dönüşümü sağlandı. Şimdi aynı yöntem kullanılarak krize karşı güya mücadele ediliyor; yani krize karşı tedbir olarak para yeniden ucuzlatıldı. Merkez bankalarının faizleri düşürmeleri, özellikle ABD'de sıfır faize varılıyor olması, bunun açık ifadesidir. Böylece spekülasyon, borsa, banka, kredi krizinin üstesinden gelmek için spekülasyon yeniden ısıtılıyor, para sermaye şişmesi yeniden başlatılıyor ve bu da 3-5 sene sonra daha ağır bir kriz olarak patlak verecektir. Demek ki krizin üstesinden gelmek için devletin tedbirleri, aslında mali krizin asıl nedenini keskinleştiriyor; bir taraftan sermaye birikimi açılıp serpiliyor ama diğer taraftan da pazarlarda durgunluk başlıyor (Bunun sonucu dünya çapında bir deflasyondur; metanın, paraya oranla değersizleşmesi. Böylece, deflasyonla aşırı sermaye kriz içinde yok edilir. Deflasyon, sermayenin yeniden üretim sürecini tıkar ve ödeme aracı olarak paranın dalgalanmasını yok eder). Sermayeye destek paketleri, bütçeden mali sermayeye yapılan aktarma demektir; yani vergi adı altında işçi sınıfı ve emekçi yığınlardan toplanan haracın sermayeye peşkeş çekilmesidir. Sermayeye destek paketleri için harcanan bu miktarlar, ulusal gelirin kapitalistler lehine yeniden paylaşımı demektir. Bu miktarları elde etmek ve sermayeye sunmak için devlet, hangi sınıfın devleti olduğunu gösterir; daha çok artı değer; kar elde etmek için iş gücü sömürüsü yoğunlaştırılır; geniş yığınların yaşam koşulları daha da çekilmez olur, bu da yetmezse devlet borç almak zorunda kalır; devlet borçları akıl almaz boyutlara varır, olmazsa para basar. Bunların hepsi bugün başta ABD olmak üzere hemen bütün emperyalist ülkelerde ve gelişmiş bazı ülkelerde yaşanmaktadır. Teşviklerin ve devlet borçlarının GSH'ya oranı bazında korumacılığın boyutları: Gerçekten de krizin kaçınılmaz olduğu anlaşılınca dünya pazarını paylaşan ülkeler her koyun kendi bacağından asılır ı gerçekleştirmek için olsa gerek (!) her bir ülke kendi sermayesini, sadece ve sadece kendi sermayesini kurtarmak için paketler hazırlamaya başladılar. Ortalıkta korkunç boyutlara varan miktarlar dönüyor: Şubat 2009 itibariyle planlanmış ve gerçekleşmiş devlet yardımları (milyar İsviçre Frangı): 1)ABD 4,668; 2)Almanya 843; 3)İrlanda 743; 4)Çin 690; 5)Büyük Britanya 672; 6)Japonya 617; 7)Fransa 579; 8)Rusya 505; 9)İskandinav ülkeleri 407; 10)Hollanda 365; 11)İspanya 299; 12)Avusturya 152; 13)Güney Kore 141; 14)Doğu Avrupa ülkeleri 112; 15)Kanada 108; 16)İtalya 100; 17)Güney Amerika ülkeleri 50; 18)İsviçre 47; 19)Yunanistan 42; 20)Portekiz 39; 21)Avustralya 38; 22)Güneydoğu Asya ülkeleri 38 ve Belçika 23 milyar frank. Toplam: milyar Frank veya da 11'000'000'000'178 Frank (Bkz.: Bernerzeitung, ). Temmuz 2009 itibariyle Amerikan devletinin ekonomiyi desteklemek amacıyla ayırdığı miktar 12,7 trilyon dolardır. Yani neredeyse ABD'in GSH'sına yakın bir miktar. Eylül 2008'den bu yana ekonomiyi

5 desteklemek için dünya çapında harcanan miktar ise 18 trilyon dolardır. Bu miktar dünya GSH'nın yaklaşık yüzde 30'na denk düşmektedir. Kurtarma paketlerinin ve konjonktür programlarının amacı, oldukça çok sayıda zehirli değerli kağıtları ve bankaların ve başkaca mali kurumların borçlarını devletin sırtına yıkmaktır. Telaffuz edilen miktarlar, borçlanmayla sağlanıyor, ama devletlerin borçlanmasının da bir sınırı vardır: Bir taraftan başka ülkelerden, yurt dışı mali kurumlardan, uluslararsı mali kurumlardan borç para alınırken, diğer taraftan da bu paketlerin karşılığı, devlet harcamalarının, sosyal hizmetlerin, işçi sınıfı ve emekçi yığınların yoksullaştırılmasıyla sağlanmaya çalışılıyor. Her devlet kendi derdinde olduğu için borçlanmada krizin bu aşamasında ikinci yol kapsamlı olarak kullanılmaktadır. Korumacılık sadece ve sadece gümrük duvarlarının yeniden çekilmesiyle sınırlandırılamaz. Şüphesiz, kriz derinleştikçe bu yönde de adımlar atılabilir, ama bugün açısından korumacılık, her bir ülkenin kendi sermaye, ürün ve yatırımlarını kollaması biçiminde yansımaktadır ve bu açıktan yapılmaktadır. Örnek ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin vb. Kautsky'cilerin veya dünya ekonomisini, tekeller arasındaki rekabet ve çelişkiyi yumuşatarak, talileştirerek tekilleştirenlerin anlamadıkları nokta, özellikle 2008'in ikinci yarısında Amerika'da dev bankaların ve mali kurumların iflası söz konusu olduğunda, mali sistem çöküyor korkusuyla her bir devletin kendi sermayesini korumak için harekete geçmesiydi. Uluslararası çözüm çabası sadece söylemde kalmıştı ve hala da öyledir. Bu da kaçınılmaz olarak devletler arasında çelişkileri keskinleştirmiştir: Bankaları ve başkaca mali kurumları kurtarmak için atılan adımlara önde gelen emperyalist ülkelerin yaklaşımı, her bir ulusal sermayenin, devletin kendi çıkarı doğrultusunda hareket ettiğini göstermedi mi ve göstermiyor mu? Örneğin Almanya ve Fransa, ABD'nin teşvik programlarına niçin karşı çıkıyorlar? Bu teşviklerle ABD, bankalarının ve başkaca mali kurumlarının uluslararası alandaki hakim konumunu korumak istiyor anlayışından dolayı. ABD, uluslararası alanda mali sistemin daha sıkı denetlenmesine; sıkı düzenlenmesine neden sıcak bakmıyor? Çünkü uluslararası alanda mali sistemin sıkı düzenlenmesi, Amerikan sermayesinin çıkarlarına ters düşüyor. Sanayi sektöründe de durum pek farklı değil: Her bir devletin sanayi sermayesini; tekellerini kurtarma çabası, kendi sanayisini; tekellerini kurtarma çabasıdır. Sarkozy'nin bu babdaki açıklamaları, Fransa'nın dışında başka hangi devletin çıkarlarına uygundur? Almanya'nın Opel işletmesini kurtarma çabası, Belçika'daki Opel işletmesini tehlikeye soktuğu için Belçika sermayesinin çıkarlarına ters düşmüyor mu? Veya yerli malı kullanın çağrıları bu çağrıyı yapan ülkelerden başka ülkelerin çıkarlarına uygun mudur? Çin, doların dünya parası olmaktan çıkartılarak uluslararası mali sistemin yeniden düzenlenmesi için önerilerde bulundu. Ve şimdi doları dünya parası olmaktan çıkartmak için fırsat kolluyor. Doların bu özelliğini kaybetmesi Amerikan emperyalizminin çöküşünü olağanüstü hızlandıracaktır. Peki bu ABD ile Çin arasındaki çelişkileri keskinleştirmiyor mu? Hemen hemen bütün emperyalist ülkeler ve nispeten gelişmiş ülkeler ulusal sermayelerini; bankalarını, sanayilerini yabancı sermayeden korumak için ulusal kurtarma paketleri hazırladıkları ve uygulamaya koydukları, devletler ve sermayeler, evet para birimleri arasında rekabetin keskinleştiği bu koşullarda, hangi İmparatorluk tan, Kautsky'ci bütünleşmiş dünya ekonomisinden bahsedilebilir? Bundan bahsedebilmek için, Marksist teoriye sırt çevirmiş, teoride göz dönmüş, iflah olmaz tasfiyeci olmak gerekir. Görüyoruz ki devlet, uluslararasılaşmış ulusal sermayenin ulusal limanı olarak elinden geleni yapıyor ve sermaye kriz dönemlerinde uluslararasılaşmıyor, tersine geri dönüyor veya başka ülkelerde daha yüksek kar beklentisi olmadığı için ulusal limanında bekliyor. Bunun böyle olmadığını, sermayenin uluslararasılaşma derecesinin gerilemediğini hangi perişan savunabilir? Bu konuda kumarbaz Soros doğru söylüyor: 29 Ekim 2008 tarihinde Massachusetts Teknoloji Enstitüsü nde yaptığı konuşmada, "Hedge-Fon endüstrisi bir krizden geçiyor. Tahminime göre, bu endüstrinin büyüklüğü üçte iki ya da yarısı arasında bir yere kadar küçülecek" tespitini yapıyordu. Unctad raporuna göre de 2008'in ilk yarısında uluslararası birleşmeler ve devralmalar geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 30 oranında gerilemiştir. Bu durumda Soros'a göre Hedge Fonlar bazında, Unctad'a göre de uluslararası birleşmeler ve devralmalar bazında sermayenin uluslararasılaşma derecesi birinci durumda en azından yüzde 50 ve ikinci durumda da yüzde 30 gerilemiştir. Yani mali ve ekonomik kriz, sermaye ve üretimin uluslararasılaşmasını frenleyen, gerileten nesnel bir faktör olarak rolünü oynamaktadır. Devlet kapitalizmi politikası, Keynescilik, neoliberal tartışmalarda neoliberal ideologlar tarafından,

6 küreselleşme sarhoşu olmuş uluslararası avanak küçük burjuvazi tarafından özgürlüğün düşmanı ilan edildi. Şimdi işler tersine döndü. Çağ atlayan, teori dünyasında geriye dönüş olmasın diye gemileri yakan küçük burjuvazi şaşkın. Ama neoliberalizm, özgürlüğün düşmanı dediği devlete çoktan sarıldı bile. Dün devlete, özelleştir, kuralsızlaştır, önümüzdeki engelleri yık, ekonomiyi kontrol etme diyen neoliberalizm şimdi, devletleştir, mali pazarları kontrol etmek için kurallar koy diyor. Dün devletin ekonomiden çekilmesi bir zorunluluktu deniyordu, şimdi ise devletin ekonomiye müdahalesi bir zorunluluktur deniyor. Amerikan konut sektöründe patlak veren spekülasyon krizinden bu yana en radikal devletçilerin veya devletleştirmecilerin en radikal serbest piyasa borazancılığı yapanlar olduğunu gördük. Bunlardan birisi yatırım bankası Goldman Sachs'ın şefi, Bush'un maliye bakanı Henry Paulson'dan başkası değildi. Neoliberalizmin en yaman savunucularından ve uygulayıcılarından birisi olan Paulson, kapitalizmin - istiyorsanız biraz abartalım ve insanlık tarihinin diyelim- en kapsamlı devletleştirmesinde baş rolü oynadı; Anti-devletçilik te olduğu gibi devletçilikte de baş roldeydi. Hedge-Fonlara, Private Equity Fonlara; her türden spekülatif faaliyete bolca kredi verenlerin başında gelenlerden birisi de Deutsche Bank'ın şefi Josef Ackermann'dır. Bu Yusuf da günümüzün en hızlı devletçilerinden birisi oldu. Tekelci sermayenin veya uluslararasılaşmış sermayenin veya devlet adında bir ulusal limanı yoktur denen bu sermayenin Henry ve Yusuf gibi temsilcileri olduğu müddetçe -zaten bu türden temsilcisi olmayan uluslararasılaşmış sermaye de düşünülemez- dün savunulan bugün reddedilebilir ve bugün savunulan da yarın reddedilebilir. Önemli olan, sermayenin çıkarlarının her dönem nasıl savunulacağıdır. Bu, dün anti-devletçi likle savunuluyordu, bugün ise devletçilikle savunuluyor. İsterseniz buna, izleyiciyi aptal yerine koyarak, kapitalizmi özü çürümemiş bir sistem olarak göstermeye hizmet eden ideolojik bir gösteri de diyebilirsiniz. Ne denirse densin, ama bir şeyden emin olmak gerekir: O da Henry'ler ve Yusuf'lar olduğu müddetçe, emperyalizmin ideologlarından küçük burjuva zavallılara kadar uzanan bir zevat olacaktır ve yeni nin analizine dayanan yeni yeni teoriler üretilecektir. Her geçen gün daha çok sayıda devletin açık ve kapalı korumacılığa baş vurması bu yenilikçilerin umurunda bile değil. Dünya Ticaret Örgütü, 2009'un ilk üç ayı içinde hükümetlerin, ticareti sınırlandırmak için 83 tedbir aldığı tespitini yapıyor. Yabancı ürünlere yüksek gümrükler konuyor, ithalat yasaklanıyor veya zorlaştırılıyor. Otomobilden, tekstil ürünlerine, gıda maddelerine varana kadar hemen bütün alanlarda korumacılık uygulanıyor. Yerli malı kullanın kampanyaları, ABD'den Rusya'ya, Çin'e kadar yaygın. Oysa Nisan başında G-20 toplantısında katılımcı devletler, ticarete engel koymayacakları sözünü vermişlerdi. Dünya Ticaret Örgütü'ne üye ülke sayısı 153. Bunlardan 30 'u konjonktür programı hazırladı ve uyguluyor. 19 ülke ise, krizden dolayı zorluklarla karşı karşıya kalan bankalarını destekliyor. Dünya Ticaret Örgütü, Anti-Dumping-İnisiyatifi nde güçlü bir artışın olduğunu da tespit ediyor: Yani devletler, yurt dışından gelen ucuz ürünlere karşı iç pazarı, yerli malı ürünleri korumaya çalışıyor. Tespit edilen bu türden tedbir sayısı, 2008 yılında daha öncesine göre yüzde 28 oranında artmış. Dünya Ticaret Örgütü, yaşanan krizden dolayı bu türden tedbirlerin belki tarihsel boyutlara ulaşacağından bahsediyor. Küreselleşme, neoliberalizm vb. derken az kalsın devlet de ortadan kaldırılıyordu. Şu kriz patlak verdi de devleti yok edenlerin veya önemsizleştirenlerin süngüsü düştü. Sürekli yeniyi keşfetme peşinde koşan uluslararası küçük burjuvazi, emperyalist küreselleşmeyi öne sürerek devleti bir çırpıda ekonomiden çekti; abartmayalım, en azından devleti küçülttü! Ve devletin küçülüyor olduğu üzerine üretilen teoriler, sayısız versiyonlarda çoğaltıldı; bütün dünyaya yayıldı. Bunun böyle olmadığını anlamak, en azından görmek, olmazsa da hissettirmek için bir ekonomik krizin patlak vermesi gerekiyormuş. Öyle de oldu. Bir örnek: arasında devletin ekonomideki yönlendirme gücü:

7 Yönlendirdikleri ekonominin toplam ekonomideki payına bakacak olursak grafikte adı geçen devletler hiç de küçülmüşe benzemiyorlar arasında devletin ekonomideki yönlendirme gücü: Tabloda söz konusu devletlerin harcamalarının ulusal ekonomideki payını görüyoruz. (Bu oran 2004'te Japonya'da yüzde 38 ve ABD'de yüzde 34 idi). Kimin küçüldüğü belli değil mi? Ama istiyorsanız devleti küçülten, önemsizleştiren teori mi küçüldü, yoksa gerçekten de devlet mi küçüldü sorusuna siz cevap verin.

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

1929-1932 VE 2007/2008 DÜNYA KRİZLERİ KARŞILAŞTIRMASI

1929-1932 VE 2007/2008 DÜNYA KRİZLERİ KARŞILAŞTIRMASI 1929-1932 VE 2007/2008 DÜNYA KRİZLERİ KARŞILAŞTIRMASI 13 Haziran 2009 / Cumartesi İbrahim Okçuoğlu Yaşanan ekonomik krizle 1929-1932 dünya ekonomik krizinin karşılaştırılması son birkaç ay içinde sıklaştı.

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 AVRUPA'DA İNŞAAT ÜRETİMİ EKİMDE ARTTI Euro Bölgesinde inşaat üretimi yıllık yüzde 1,1 artış kaydetti Euro Bölgesinde inşaat üretimi ekim ayında aylık bazda yüzde 0,5,

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ Türkiye milli katılım organizasyonunun, T.C. Ekonomi Bakanlığı'na izin başvurusu yapılmış olup, Türkel

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SERAMİK SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye'de seramik ve çini yapımı, kökleri 8000 yıl öncesine uzanan

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı İthalatı (Milyon $) 12.000 10.000 8.000 7.621 8.562 9.924 10.536 11.241 6.000 4.000 2.000 0 2002 2003

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Avrupa Parlamentosu Seçimleri sonuçlandı. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi 2014 Avrupa Parlamentosu Seçimleri, 22-25 Mayıs tarihlerinde

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Bilgilendirme Sunumu 22 Temmuz 214 Ankara 1 AJANDA 1) Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Görünüm 2) Dış Ticaretimizdeki Gelişmeler 3) Bölgesel Gelişmelerin Dış Ticaretimize

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

TÜRKİYE DE BU HAFTA 7 11 EYLÜL 2015

TÜRKİYE DE BU HAFTA 7 11 EYLÜL 2015 TÜRKİYE DE BU HAFTA 7 11 EYLÜL 2015 PERAKENDE SATIŞ HACMİ ARTTI Perakende satış hacmi, temmuzda aylık bazda yüzde 1,3, yıllık bazda ise yüzde 7,1 arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 25 Mart 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 25 Mart 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 25 Mart 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de imalat sektörü PMI beklentilerin altında kaldı ABD de imalat sektörü PMI Şubat ayındaki 57,1 seviyesinden Mart ayında 56,5 e gerileme beklentisinin de

Detaylı

2015 HAZİRAN DIŞ TİCARET RAPORU

2015 HAZİRAN DIŞ TİCARET RAPORU 2015 HAZİRAN DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2015 HAZİRAN

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ 0 MEYVE SULARI Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları Ürün Adı GTİP No Portakal Suyu (Dondurulmuş) 200911 Diğer Portakal Suları 200912, 200919 Greyfurt Suyu 200921, 200929 Diğer Turunçgil

Detaylı

EKONOMİK KRİZ SÜRECİNDE SERMAYE KIYIMI-SERMAYE VE ÜRETİMİN ULUSLARARASILAŞMASI VE DİNOZORLAŞAN BELLO

EKONOMİK KRİZ SÜRECİNDE SERMAYE KIYIMI-SERMAYE VE ÜRETİMİN ULUSLARARASILAŞMASI VE DİNOZORLAŞAN BELLO EKONOMİK KRİZ SÜRECİNDE SERMAYE KIYIMI-SERMAYE VE ÜRETİMİN ULUSLARARASILAŞMASI VE DİNOZORLAŞAN BELLO 10 Temmuz 2009 İbrahim Okçuoğlu Bu makalede kriz, sermaye kıyımı ve sermaye ve üretimin uluslararasılaşması

Detaylı

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ Kemal Gürüz Atılım Üniversitesi 12 Mart 2012 Yirmi beş yaş üstü nüfus içinde ortaöğrenim görmüş olanların oranı, %. 2007.

Detaylı

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇİNDE TÜRK FİNANSAL

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Temel Bilgiler G20 Nedir? G-20 (Group of 20) platformunun kuruluş amacı küresel ekonomik istikrarın sağlanması ve teşvik edilmesi için gayri resmi bir görüş alışverişi

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Amerikan Merkez Bankası FED, tahvil alım programını 10 milyar

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015

Detaylı

TOBB VE TÜSİAD EMTİA FİYATLARI KONUSUNDA G-20 ÜLKELERİNİN ÖZEL SEKTÖR TEMSİLCİLERİNİ BULUŞTURUYOR

TOBB VE TÜSİAD EMTİA FİYATLARI KONUSUNDA G-20 ÜLKELERİNİN ÖZEL SEKTÖR TEMSİLCİLERİNİ BULUŞTURUYOR 9 Eylül 2011 TS/BAS-BÜL/11-70 TOBB VE TÜSİAD EMTİA FİYATLARI KONUSUNDA G-20 ÜLKELERİNİN ÖZEL SEKTÖR TEMSİLCİLERİNİ BULUŞTURUYOR Uluslararası emtia fiyatlarındaki hareketlilik küresel düzeyde belirsizliği

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

Para Politikaları ve Finansal İstikrar

Para Politikaları ve Finansal İstikrar Para Politikaları ve Finansal İstikrar Ekonomi Yaz Seminerleri 211 Pamukkale Üniversitesi Doç. Dr. Erdem Başçı Başkan 22 Temmuz 211 Denizli 1 Sabit mi, değil mi? Sabit Kur Rejimleri Sabit Getirili Borç

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA

BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA Umut Oran Basın Açıklaması 12.5.2013 İşte görmezden gelinen IMF verilerinin ortaya koyduğu gerçek: EKONOMİDE MAKYAJ NAFİLE, BAŞARI HİKAYE BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA TÜRKİYE,

Detaylı

2015 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU

2015 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU 2015 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2015 NİSAN / TÜRKİYE

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Altın, Fed sonrası 3 haftanın yükseğinde ABD merkez bankası Fed'in faiz oranlarının düşük kalmaya devam edeceğini bildirmesi ile, alternatif yatırım aracı

Detaylı

Mayıs. Haftaya Bakış 16-20 Mayıs 2016

Mayıs. Haftaya Bakış 16-20 Mayıs 2016 16 Mayıs Haftaya Bakış 16-20 Mayıs 2016 Haftanın Ekonomik Takvimi Haftaya Asya kıtasından haberler ile başlıyoruz; Çin ekonomisinde hafta sonu açıklanan Nisan ayı sanayi üretimi %6,0 (beklenti %6,5) olarak

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

LEASING. finansman yöntemidir. y Finansal Leasing %100 finansman riskinin alınd. ndığı işlemdir.

LEASING. finansman yöntemidir. y Finansal Leasing %100 finansman riskinin alınd. ndığı işlemdir. LEASING Leasing yatırımlara finansman sağlayan alternatif bir finansman yöntemidir. y Finansal Leasing %100 finansman riskinin alınd ndığı işlemdir. Operasyonel Leasing ise genel olarak %70 finansman riski

Detaylı

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi Sektörün genel özellikleri Kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı Ürünler dünyada ortalama

Detaylı

DÜNYA, AB ve TÜRKİYE ŞEKER İSTATİSTİKLERİ

DÜNYA, AB ve TÜRKİYE ŞEKER İSTATİSTİKLERİ Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği DÜNYA, AB ve TÜRKİYE ŞEKER İSTATİSTİKLERİ MAYIS 2015 ANKARA Ulus. İliş. ve İş Geliş. Müdürlüğü Cem KAPTAN Mithatpaşa Cad. 19/3 06420 ANKARA TÜRKİYE Tel: + 90 312

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

2011'de enerji güvenliği meselesine nasıl bakalım?

2011'de enerji güvenliği meselesine nasıl bakalım? tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı 2011'de enerji güvenliği meselesine nasıl bakalım? 13. Enerji Arenası İstanbul, 8 Eylül 2011 Sayfa 2 Kısaca TEPAV Üç temel disiplinde araştırma kapasitesi

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA GÜNDEM Türkiye - Genel Bilgiler Orijinal - Jenerik İlaç Türkiye İlaç Sektörü Diğer Ülkeler ile Karşılaştırma Değerlendirme ve

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

ELEVATÖRLER-KONVEYÖRLER SEKTÖR NOTU

ELEVATÖRLER-KONVEYÖRLER SEKTÖR NOTU ELEVATÖRLER-KONVEYÖRLER SEKTÖR NOTU Bu çalışmada elevetörler-konveyörler sektörü, GTIP tanımları aşağıda belirtilen kalemlerin toplamı olarak ele alınmıştır. 8428.20 Pnömatik elevatörler ve konveyörler

Detaylı

Avrupa İşletmeler Ağı İstanbul ULUSLARARASI TİCARET MERKEZİ (ITC) ÜRÜN ANALİZLERİ GTIP 6115

Avrupa İşletmeler Ağı İstanbul ULUSLARARASI TİCARET MERKEZİ (ITC) ÜRÜN ANALİZLERİ GTIP 6115 Avrupa İşletmeler Ağı İstanbul ULUSLARARASI TİCARET MERKEZİ (ITC) ÜRÜN ANALİZLERİ GTIP 6115 KÜLOTLU ÇORAPLAR, TAYTLAR, KISA VE UZUN KONÇLU ÇORAPLAR, SOKETLER (VARİS ÇORAPLARI DAHİL) VE PATİK ŞEKLİNDE ÇORAPLAR

Detaylı

TÜRKİYE, DÜNYADA BÜYÜME ORANI EN DÜŞÜK VE SANAYİ ÜRETİMİ EN HIZLI AZALAN ÜLKELER ARASINDA BULUNUYOR

TÜRKİYE, DÜNYADA BÜYÜME ORANI EN DÜŞÜK VE SANAYİ ÜRETİMİ EN HIZLI AZALAN ÜLKELER ARASINDA BULUNUYOR TÜRKİYE, DÜNYADA BÜYÜME ORANI EN DÜŞÜK VE SANAYİ ÜRETİMİ EN HIZLI AZALAN ÜLKELER ARASINDA BULUNUYOR 14 Şubat 2009 Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından yapılan basın açıklamasında

Detaylı

ANA METAL VE METAL ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

ANA METAL VE METAL ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ ANA MEAL VE MEAL ÜRÜNLERİ SEKÖRÜ.C. GÜMRÜK VE İCARE BAKANLIĞI RİSK YÖNEİMİ VE KONROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 GİRİŞ 24 Ana metal sanayii Bu bölüm elektro

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları 13 Aralık 2012 İZMİR Hizmetlerimiz 13 Aralık 2012 İZMİR KOBİ Akademi KOBİ lerin yurtiçi ve uluslararası pazarlardaki karlılıklarını ve rekabet güçlerini artırabilecekleri

Detaylı

2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı 2010 Ocak Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 16,1 oranında artarak 1 milyar 143 milyon dolar

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU Ağustos 2010 TÜRKİYE YE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ 2010 YILI İLK YARISINDA 3,2 MİLYAR DOLAR OLDU 2010 yılının ilk yarısında, Türkiye ye

Detaylı

BATMAN TİCARET BORSASI

BATMAN TİCARET BORSASI BATMAN TİCARET BORSASI 10-14 KASIM 2014 EURO TIER 2014 TARIM VE HAYVANCILIK FUARI & HANNOVER/ALMANYA İŞ SEYAHATİ RAPORU 1.EURO TIER 2014 TARIM VE HAYVANCILIK FUARI 1.1. FUAR İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER Euro

Detaylı

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ DÜNYA EKONOMİSİNDE ÇÖKÜŞ VE KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 26 Şubat 2009 İstanbul Petrol-İş Kapitalizm Kapitalist ekonominin iki temel özelliği; Sermayenin çıkarı olarak üretim Piyasanın anarşik yapısı - Çok

Detaylı

06 Temmuz 10 Temmuz 2015

06 Temmuz 10 Temmuz 2015 Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; 09:00 Almanya Fabrika Siparişleri 11:30 Euro Bölgesi - Perakende PMI Endeksi, Sentix Yatırımcı Güven Endeksi 16:45 ABD Hizmet PMI Endeksi 17:00 ABD ISM

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK A. ANAKARALARIN KOLONİ SAYILARI VE BAL ÜRETİMLERİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK H. Vasfi GENÇER Yasin KAHYA A. Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Sayısı ve Bal Üretimi (2002) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013 Türkiye de Üretim Zeytin ağacında periyodisiteden dolayı zeytin üretimi yıllara göre inişli çıkışlı bir grafik izlemekte ve üretime bağlı olarak bir yıl düşük (yok yılı) bir yıl yüksek (var yılı) ürün

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Politika Notu 10 07. Nisan 2010. Küresel Krizden Çıkış Senaryoları. Sumru Öz

Politika Notu 10 07. Nisan 2010. Küresel Krizden Çıkış Senaryoları. Sumru Öz Politika Notu 10 07 Nisan 2010 Küresel Krizden Çıkış Senaryoları Sumru Öz Bugünlerde dünya ekonomisinin genişlemeci para ve maliye politikaları uygulayan hükümetler sayesinde küresel krizi beklenenden

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013 Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI SUNUM PLANI 1 KÜRESEL KRİZİN GELİŞİMİ 2 KÜRESEL KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 3 4 TÜRKİYE NİN KONUMU KRİZDE SON DURUM KÜRESEL KRİZ 1929 DÜNYA

Detaylı