Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 (1724-1725) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine"

Transkript

1 Akademik İncelemeler Dergisi (Journal of Academic Inquiries) Cilt/Volume: 10, Sayı/Issue: 1, Yıl/Year: 2015 (75-107) 75 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi Analysing the Ottoman Family in Istanbul in reference to Ottoman s Istanbul Court Records of Marriage and Divorce Öz Sosyal hayatın bütün yönlerinden izlerin bulunduğu şeriyye sicilleri Osmanlı toplumsal yapısına dair yapılan araştırmalarda önemli bir yere sahiptir. Kadı nın kazai görevleri yanı sıra idari ve beledi görevleri de üstlenmesi, hem hâkim hem noter fonksiyonuna sahip oluşu bu zenginliğin başlıca sebebidir. Bu çalışmada da cemiyetin en küçük birimi olarak nitelenen ailenin evlenme, boşanma, nafaka gibi davalar açısından Hicri 1137 ( ) yılındaki durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Diğer bir deyişle hukuki belgelerden sosyolojik sonuçlar elde edebilmek için İslam hukuk prensiplerinin Osmanlı dönemindeki uygulamalarına müracaat edilmiştir. Osmanlı aile hukuku İslam hukukunun temel prensiplerini esas almaktadır. Teorik hukukun uygulanışındaki örneklere ise şeriyye sicillerinde rastlanılmaktadır. Aile hukukunun evlenme, boşanma ve çocuklarla ilgili sicillerde yer alan kayıtlarının incelenmesi hem teorik hukukun uygulamaları hem ailenin toplumsal yapı içindeki konumu hakkında bilgi vermektedir. Konuyu sınırlandırmak gerektiğinden bu çalışmada yer olarak İstanbul ve dönem olarak Hicri 1137 ( ) yılı seçilmiş ve İstanbul Şeriyye sicillerinden bu yıllara ait İstanbul Bab Mahkemesi 135, Ahi Çelebi Mahkemesi 124 ve 125 numaralı defterlerdeki evlenme, boşanma ve nafaka kayıtları gruplandırılmıştır. Bu üç dava türü içerisindeki verilerden çalışılan yıldaki evlenme, boşanma sayıları, boşanmaların talak ve muhalaa olarak oranları, evlilik esnasında aile arası ilişkiler, boşanma sebepleri, boşanma sonrası kadın ve çocuğun durumu gibi hususlara değinilmiştir. Bütün verilerin değerlendirilmesinden çıkan genel Doç. Dr., Sakarya Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, DOİ: /aid.63358

2 76 sonuç İslam ve Osmanlı aile hukukunun paralellik arz ettiği ve Osmanlı aile hukukunda ailenin bütün üyeleri açısından bireysel hakların mevcut hukuk çerçevesinde korunduğu yönündedir. Bununla birlikte genel istatistiki değerlendirmeler için bir bölgenin farklı yıllara ait verilerinin de çalışılmasının zorunlu olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Mahkeme Kayıtları, Evlenme, Boşanma, Nafaka.

3 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 77 Abstract Ottoman family law is based on the principles of Islamic law. The samples of applied law of the principles of Islamic Law are recorded at the Ottoman court records. Those registers provide to compare applied law to theoretical one. Especially they give us knowledge about marriage, divorce, alimony. Separately Court records are the first hand sources of Ottoman social structure for historical periods. Therefore, this article aims to analyze of the Ottoman family in Istanbul by means of Ottoman Istanbul court records dated Many cases related to family law shows that there is no significant difference between Islamic law and Ottoman law. Since in the Ottoman court the kadi is the man who is entitled with the duties of judge and notery and also the civic and administrative duties, different cases passed to court can give information about the different aspects of social life. As the judge-notery the records of kadi serve as the one single source in which one can find both the cases like divorce and the relations between partners like purchase and sale if the family issues are in question. Keywords: Istanbul, Court Records, Marriage, Divorce, Alimony

4 78 Giriş Osmanlı siyasal, sosyal ve iktisadi yapısı temel olarak İslam hukuku prensiplerince belirlenmiştir. İslam hukuku müctehid ve fakihlerin fıkıh usulü esaslarına göre çalışmaları ve yorumlarından oluşmaktadır ki Peygamber in ölümünden sonra ihtiyaçlara binaen 1 iki asırlık bir süre sonunda tedvin olunmuş; dinin itikat, ibadet ve muamelat olarak ayrımlanan kısımlarından sosyal ilişkileri tanzim eden özellikle muamelat kısmı pratik ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tartışılmış, çıkarımlar ve sonuçlar hukuk metinleri olarak derlenmiş ve İslam hukuk kaynakları oluşmuştur. 2 Osmanlı Devleti döneminde Mecelle nin 3 hazırlanışına kadar toplu bir kanunlar manzumesi bulunmamakla birlikte fetva mecmua ve kitapları, muhtelif konulara ait kaleme alınan telifat, kanunnameler gibi unsurlar dönemin hâkimlerinin başvuru kaynaklarıdır. Dolayısıyla Osmanlı Devleti nin uyguladığı hukuk, şer i hukuk olup gereğinde ehl-i örf veya yönetimdekiler tarafından çıkarılan kanun ve kararlarla örfi hukukla desteklenmiştir. Örfi hukukun temel şartı ise şer i hukuka aykırı olmamasıdır. Şer i hukuk görece yoruma dayalı olduğundan uygulamalarda farklı ekoller oluşmuştur. 4 Osmanlı coğrafyasında Şafii ve Hanbeli mezheplerine inananların yaygın olduğu bölgelerde İmam Şafii ve Ahmed ibn Hanbel in yorumları da dikkate alınmakla birlikte toplumun büyük kesimi Hanefi olduğundan hukukta Hanefi yorumu esas olmuştur. Burada ele alınan konulardan Osmanlı aile hukuku içine girenler de aslında İslam aile hukuku kurallarıdır. Bununla birlikte teorik hukuktan yola çıkan yargı mensuplarının hadiseler karşısındaki kendi yorumları ile her dönemin toplumsal yaşamının bütün ihtiyaçlarına cevap verilebilmiştir. 1 Hayreddin Karaman, Fıkıh Usulü (İstanbul: 1964), Fıkıh usulünün ortaya çıkışı ve tarihçesi için bkz. Taha Cabir el-alvani, Fıkıh Usulü, İslam Fıkhını Araştırma ve Kavrama Yöntemi, çev. Mehmet Erdoğan (İstanbul, 1992). 3 Mecelle, Mecelle-i Ahkam-ı Adliye nin kısaltılmış ismi olup, yılları arasında kitaplar halinde hazırlanarak yürürlüğe girmiş olan, İslam hukukunun muamelat bölümünün bir kısmını tedvin eden kanun kitabıdır. Mecelle nin Ahmet Cevdet Paşa dan sonra tamamlanması için gösterilen gayretler yeterli olmamış ve 20 Aralık 1925 tarihinde İsviçre Medeni Kanunu aynen çevrilerek kabul edilmiştir. Aynı gün Mecelle de lağv edilmiştir (Osman Kaşıkçı, İslam ve Osmanlı Hukukunda Mecelle (İstanbul, 1997), 23, ). 4 Farklı ekollerin ortaya çıkışı ve fakihlerin ihtilaf sebepleri için bkz. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi I, çev. Ahmet Efe, Beşir Eryarsoy vd. (İstanbul: Risale Yayınevi, 1994),

5 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 79 Osmanlı devletinde İslam hukukunun yorum ve uygulamaları Şeriyye sicillerinde yer almaktadır. 5 Bu defterlerin tutuluşunda pek çok dava çeşidinin belli bir üslupla kaleme alınması kadıların aldıkları ortak eğitim ve icabında müracaat ettikleri sak mecmualarına dayanmaktadır. 6 Hatta pek çok defterde sayfa kenarlarına (derkenara), görülen davanın hangi gruba girdiği tekrar müracaat edilmesi gerektiğinde bulunmasını kolaylaştıracak şekilde yazılmıştır. Yine bu sayede İslam hukuk terminolojisinin yanında uygulamalara ait ortak bir şeriyye sicilleri terminolojisi oluşmuştur. Bu şekilde tutulmuş defterler gruplamalar yapılarak istatistiksel verilere ulaşmayı kolaylaştırmaktadır. Şeriyye sicilleri Osmanlı kadısının hâkim ve noter olarak dava ve meseleleri kaydettiği defterler olmakla toplumsal yapının bütün renklerini göstermektedir. Dönemin kadısının görevleri arasında bulunan beledi denetimler, devlet merkezinden gelen fermanların duyurulması gibi idari hususlar bu malzemeyi ziyadesiyle zenginleştirmektedir. Osmanlı mahkeme kayıtlarındaki belge çeşitleri hüccet, arz, maruz, i lam, mürasale olarak gruplanır. Hüccet, müstakil ilam defterlerinin ortaya çıktığı 18. yüzyıl öncesinde ( ) her iki belge türünü de ifade etmektedir. Dolayısıyla kadının hükmünü ihtiva etsin etmesin diplomatik özellik açısından bu yüzyıla kadar hüccetler hem ilam hem sonraki anlamıyla hüccet kategorisinde idi. 7 Esasen çalışmaya konu olan defterlerde belge formlarının niteliklerinden ziyade anlamsal içerikleri önemli olduğundan genel olarak hüccetlerin defterin baş kısmında, maruzların ise son kısmında yer aldıklarını belirtmek yeterli olacaktır. Bu çalışmada İstanbul un Hicri 1137 ( ) senesine ait üç şeriye sicilinden 8 sosyal yapının en küçük birimi olan aileyle alakalı 5 Yunus Uğur, Şer iyye Sicilleri, TDV. İslam Ansiklopedisi XXXIX (2010): Sakk mecmuası, mahkemelerde yazılan belgelerin tasdiksiz olanlarının, kadıların belge düzenlerken istifade etmesi için bir araya getirildiği eserlerdir (Süleyman Kaya, Mahkeme Kayıtlarının Kılavuzu: Sakk Mecmuaları, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi III/5 (2005): 382; Ümit Ekin, Sakk Mecmualarının Tarih Araştırmalarında Kaynak Olarak Kullanılması Üzerine Bir Deneme, Bilig Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi 53 (2010): Ekrem Tak, Diplomatik Bilimi Bakımından XVI-XVII. Yüzyıl Kadı Sicilleri ve Bu Sicillerin İhtiva Ettiği Belge Türlerinin Form Özellikleri ve Tanımlanması (Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi 2009), Bunlar, İstanbul Şeriyye Sicillerinden Bab Mahkemesi 135, Ahi Çelebi Mahkemesi 124 ve 125 numaralı defterlerdir. Bunun dışında, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araş-

6 80 örnekler verilerek toplumsal yapıdan küçük bir kesit sunulmaya çalışılmıştır. İstanbul un bölge olarak seçilme sebebi kentin başkent oluşu dışında, ticaret ve kültür merkezi özelliklerini taşraya göre daha fazla taşıyarak diğer şehirlere kültür aktaran, doğrudan etkileyen konumu olmuştur yıllarının seçilme sebebi ise Sultan III. Ahmet döneminin kültürel değişimin yoğun olduğu zamanlar olarak telakki edilmesidir. Daha özel bir amaç ise makalenin III. Ahmet dönemiyle alakalı yapılacak büyük ölçekli bir çalışmayı destekleyeceği kanaatidir. Ayrıca tarihsel süreçte her yılın kendine mahsus ayrıntılarını bizzat belgelerden izlemek, en azından bilinenleri de doğrulamaya yarayacaktır. Bu sebeple makalede olabildiğince belgelerin dilinden pratik hayatın yansımaları oluşturulmaya çalışılmıştır. İslam-Osmanlı Hukukunda Evlilik ve yılındaki Durumun Tahlili İslam aile hukukunun fıkıh kitaplarında yer alan ana başlıklarından birisi evliliktir. Nikah öncesinde nişanlanma erkeğin kadına evlenmeyi teklif ve kadının bu teklifi kabulüdür. 9 Ancak nişanlanma bağlayıcı bir akit değildir. Akit olarak kabul edilmediği için taraflardan birinin her zaman nişandan vazgeçme hakkı hukuken bulunmaktadır. 10 Namzedlik uygulamasının ise nişanlılık öncesi bir hal mi yoksa nişanlılıkla aynı hal mi olup olmadığı kesin olmamakla birlikte 11 genel anlamda tırmaları Merkezi nin dizi olarak yayımladığı şeriyye sicilleri ile muhtelif sicillerden de istifade edilmiştir. Orijinalinden istifade edilen siciller ilk geçtikleri yerde kısaltma yapılmadan, daha sonra geçtikleri yerlerde ise kısaltmalarla kullanılmıştır. İSAM tarafından yayımlanan siciller ise, tam künyeleri çok uzun olduğundan dipnotlarda, hazırlayan ve bilim kurulu isimlerine yer verilmeden, İSAM., Kadı Sicilleri Dizisi başlığı altında sadece, mahkeme, sicil ve varak numarası şeklinde gösterilmiş, kaynakçada, belgeler kısmına konularak tam künyeleri yazılmıştır. Belgeler kısmında verilmesinin sebebi ise bu dizideki her sicilin tıpkıbasımlarının da bulunması ve kırk defterlik bir nevi arşiv külliyatı oluşturmalarıdır. 9 Halil Cin, İslam ve Osmanlı Hukukunda Evlenme (Ankara 1974), Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-ı İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhıyye Kamusu II (İstanbul, 1967), Bir çalışmada namzedlikten iki yıl sonra nişan töreni yapıldığının tespit edilmesi; Anadolu da namzedliğin nişanlılık öncesi olduğuna dair fikir vermektedir (Esra Yakut, XIX. Yüzyılda Orta Anadolu Bölgesi nde Evliliğin Ortaya Çıkışı, Sona Ermesi ve Sonuçları, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi XII/1-2 (2008): 240). Yalnız incelenilen dönemde, mahkemeye intikal eden bir davada aslen, Çankırı, Milan kazası, Dolap köyü ahalisinden olup, İstanbul, Tophane, Cihangir mahallesinde otu-

7 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 81 tarafların ilerde evleneceğine dair bir kararı ifade ettiği şüphesizdir. 12 İslam hukukuna göre, evlenme manileri olmayan kimselerin icap ve kabulünün şahitler huzurunda yapılması, nikah için yeterlidir. 13 Nikahın sahih olması için imam veya kadı huzurunda nikah kıydırmak zorunluluğu yoktur. Bununla birlikte Yıldırım Bayezid dönemindeki mahkeme harçları listesinde nikah harcı da yer almaktadır. Sonraki dönemlerde kanunnamelerde de nikah harçları belirtilmektedir. Nikah harcı nikah hüccetini veren kadı veya naib tarafından alınmaktaydı. Reayadan evlenenler gerdek resmi veya resm-i arusiyye adıyla ayrıca bir vergi ödemek zorundaydılar. 14 Ancak evlenmek için kadıdan izinname alınmasının zorunlu olduğu şüphelidir. 15 Kadı sicillerinde pek çok nikah akdinin bulunması ve bunun için harç ödenmesi, muhtemelen tarafların ilerde ortaya çıkabilecek nizalar için evlilik akdinin resmileştirilmesi maksadını taşımaktadır. Özellikle, mehrin belirtiliyor olması bu fikri güçlendirmektedir. Kadının evliliği tescili ilerde doğabilecek anlaşmazlıklar ve tereddütler sırasında delil olacağından bir ran Ali Beşe ibn Mehmed in ifadeleri namzedliği nikah öncesi nişanlılık gibi ifade etmektedir: Bundan akdem Hadice yi nefsini bana tezvic etmek üzere yirmibeş kuruş vererek namzed edip lakin beynimizde akd-i nikah vaki olmamış idi. El-haletü hazihi Hadice yi tezevvüc ve nikahdan farig oldum. Hadice ye vermiş olduğum yirmibeş kuruşu Hadice nin vekili yedinden ahz ve kabz eyledim (İŞS.: İstanbul Şeriyye Sicilleri, Ahi Çelebi Mahkemesi, Numara:nr.125, Varak:vr. 25a.2, 2 Ramazan 1137 / 15 Mayıs 1725). Ayrıca Ömer Nasuhi Bilmen, Nikahın Mukaddimatı faslında namzedlik, söz kesme gibi evlilik öncesi uygulamaların hepsini hukuki sonuçlar açısından bir uygulama gibi değerlendirmiştir (Bilmen, a.g.e., 12-14). Namzedlikten vazgeçme hususunda ayrıca bkz. İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, İstanbul Mahkemesi, Numara:nr. 18, Varak:vr. 29a.3, 13 S 1087 / 27 Nisan Çalışılan makalede namzedlikle alakalı pek açıklayıcı bilgi olmamakla birlikte mesela, Konya da namzedlik hususunda kıymetli bilgilere ulaşılmıştır (İzzet Sak, Şer iye Sicilleri Işığında Gayrimüslim Osmanlı Vatandaşlarının Aile Hayatı: Konya Örneği ( ), Tarihin Peşinde-Uluslararası Tarih Ve Sosyal Araştırmalar Dergisi 7 (2012): Bilmen, a.g.e, Ekrem Buğra Ekinci, Osmanlı Hukukunda İzinname İle Nikah, Türk Hukuk Tarihi Araştırmaları 2 (2006): Nikah için kadıdan izinname almanın zorunlu olup olmadığı tartışma konusu olmakla birlikte, tercih edildiği söylenebilir. Her ne kadar nikah akdi veya izinnameden alınacak harçlar evvelce çeşitli kanunlarla belirtilmiş olsa da, izinname almadan nikah kıyan imam ve ruhani reislere para cezası ilk kez 1881 yılında getirilmiştir. Ayrıca bkz., Ekinci, a.g.m.,

8 82 açıdan büyük önemi vardır. Hatta çok miktarda gayr-i müslimin kendi kiliselerinde evlendikleri halde tıpkı müslüman ahali gibi mehr tayin ederek Osmanlı mahkemesine de müracaatla evliliklerini tasdik ettirdikleri görülmektedir. Bu çalışmada teferruatına girilmemekle birlikte miras hukukunda da aynı durum geçerlidir. 16 Yine evlilik akdiyle alakalı hususlar ma vaka a bi t-taleb ketb olundu cümlesinden de anlaşılacağı gibi taleb üzerine kadı defterine kayd olunmaktadır. Bununla birlikte, kadının, kocanın vefatı veya kendisinden boşanmasından sonra yeniden evlenmek için beklemesi gereken iddet 17 süresinin bitimini çoğunlukla kadı huzurunda şahitlerle ispat ederek kayda geçirilmesini istemesi bir zarurettir. Aksi takdirde iddet süresini doldurmadan evlendiğine dair şüphe olsa ve kadın bunu ispat edemese kadı tarafından evliliğinin geçersiz olduğuna karar verilmektedir. 18 Osmanlı hukukunun belgelere yansıyan uygulamalarında evlilik, reşit 19 olmayanlar için veli veya vasisinin izniyle mümkündür Bir miras meselesinde Ermeni cemaatinden olan kadının babası, kızına vekaleten, ölen erkeğin kardeşi, kardeşine vekaleten mahkemeye müracaat etmiştir. İfadelerine göre erkeğin vefatından üç yıl önce Balat kilisesinde, papazlarının huzurunda bir çift zümrüt küpe üzerine evlenmişlerdir. Ancak vefat vuku bulduğunda, ölenin erkek kardeşi, kadının dörtte bir hissesini vermeyerek tüm mirasa el koymuştur. Davalının iddiasına göre ise kardeşi evli değildir. Kadın evli olduğunu şahitlerle ispat ettiğinde hakimin kararı, kadına hakkının verilmesi yönünde olmuştur (İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, İstanbul, nr. 12, vr. 135a.1, 27 Rebiü l-evvel 1074 / 29 Ekim 1663). 17 İddet, boşanmadan sonra esasen kadının, yeniden evlenebilmek için beklemek zorunda olduğu süredir. Bununla birlikte yeniden evlenebilmek için erkeğin de belli durumlar için bu süreyi beklemesi gerekir. Mesela erkek boşandığı karısının iddeti bitmeden kardeşi, halası ve teyzesi ile evlenemez (Bilmen, a.g.e., 369). 18 Molla Gürani mahallesinden Fatıma nın iddet süresini bitirmeden İbrahim le evlendiği tespit olunduğundan nikah akdi fesh olunmuştur (İŞS., Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 100a.8, 21 Şevval 1137 / 3 Temmuz 1725). 19 Reşid olmak insanın aklını kullanarak işlerini yürütebilmesi, hayatına yön verebilecek duruma gelmesidir. Dolayısıyla büluğa ermekten daha öte bir anlam taşımaktadır. Nitekim ergenlik çağına gelmiş ve temyiz kabiliyetine sahip olan birisinin cezai ehliyeti olabilir. Ayrıca bkz. Mücahit Çolak, İslam Hukukunda Ceza Ehliyeti Açısından Yaş Küçüklüğü, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 35 (2011): Reşid olmadığı halde velisinin izni olmadan evlendirildiği iddia olunanların nikah davaları reddedilmektedir. Bir örnekte Arpa emini mahallesinden Ayişe bint Mehmed, kızının mürebbisi Ali bin Mehmed in kendinden vekalet aldığı iddiasıyla küçük kızı Rabia yı Ebubekir e ondört gün önce nikahladığını şikayet etmiştir. Annenin şikayetinde esas olan kızının kendisinden başka velisi olmadığı halde ibaresidir. Nitekim

9 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 83 Reşit olan bekar kadınlar ise kendileri evlenebilirler. 21 Evlilik akdinin en önemli kavramı ise sicil kayıtlarında da görüleceği üzere mehrdir. 22 Mehr, nikahın şartı olmayıp gereğidir; yani, nikahta söylenmemiş olsa dahi kadının emsaline göre mehrini talep etme hakkı her zaman mevcuttur. Mehr, kocanın kadına vermek üzere sözleştiği ve vermekle mükellef olduğu para, mal, eşya veya bir bedel olabilir; karşılıklı anlaşmaya göre belirlenip, verilen miktar ve meta değişebilir. Bir evlenme akdinde kadın, mehr-i muaccel olarak iki yastık, iki yemeni yorgan, bir döşek, bir kilim, bir tencere, bir el ibriği, bir tas ve bir sepet sandığı ve mehr-i müeccel olarak da bin akça ile evlenmiştir. 23 Mehr, belgelerde, İslam hukukuna uygun olarak mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel ibareleriyle kullanılır. Mehr-i muaccel, hemen verilmesi gereken ve mehr-i müeccel, daha sonra verilecek olan yani, tecil edilmiş, ertelenmiş olan mehrdir. İncelenilen nikah akitlerinde de görüldüğü üzere evlilik sırasında bizzat tayin olunan mehr, koca için yasal bağlayıcılık taşımaktadır ve bir borçtur. Mesela Ahmed Beşe, karısı Ayişe ile 4 ay önce akça mehr tesmiyesiyle evlendiği halde karısının kendini teslim etmediğini mahkemede iddia etmiştir. Kızın amcası ve vekili İsa ise 60 kuruş muaccel mehri vermediğinden Ayişe nin kendini teslim etmediğini söylediğinde, davacı muaccel mehri verinceye kadar muarazadan men olunmuştur. 24 Hatta kadın büluğa ermeden önce yapılan evliliklerde boşanma olduğunda kadının mehr hakkının, muhalaa ile ayrılık olsa dahi verilmesi gerektiği görülmektedir. 25 Yine, tereke Ebubekir in Rabia ile evlendiğine dair iddiası, vekalet ispat edilemediğinden reddedilmiş ve nikah olmadığına karar verilmiştir (İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Bab Mahkemesi, nr. 3, vr. 27a.1, 28 Cemaziye l-evvel 1077 / 26 Kasım 1666). 21 El-Hac Hasan mahallesinde sakine Safiye isimli bakire, reşid olduğunu bildirip, es- Seyyid Mustafa Çelebi ile 130 guruş muaccel, 120 guruş müeccel mehr tesmiyesiyle evlendiğini mahkemede beyan etmiştir (İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 57b.3, 17 Şevval 1137 / 29 Haziran 1725). 22 Kumkapı kurbunda Çadırcı Ahmed mahallesinde sakine Sergüb Nasraniye İbrahim bin Abdullah ile 1000 akça muaccel ve 2000 akça müeccel mehr tesmiyesiyle nikahlandıklarını söylemiştir (İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 70b.2, 3 Zilkade 1137 / 14 Temmuz 1725). 23 İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, İstanbul Mahkemesi, nr. 12, vr. 194a.3, 29 Rebiü l-ahir 1087 / 11 Temmuz İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 80b.6, 28 Receb 1137 / 12 Nisan Davacı kadın, kocasının kendisiyle baliğ olmadığı halde hul olduğunu şimdi baliğ

10 84 taksiminde, öncelikle mehr ödenmemiş ise terekeden mehr düşülür ve sonra taksimat yapılır. 26 Mehr, kadın için önemli bir korunma sistemi sağlamıştır. Nitekim boşanma davalarında kadının mehrinden vazgeçmesi, erkeğin ayrılığa rıza göstermesini sağlayan önemli bir etken olarak görünmektedir. Ayrıca, gayr-i müslimler de mecburiyet olmadığı halde, evliliklerini Osmanlı kadısına tasdik ettirmek üzere mahkemeye müracaat etmektedir. Gayr-i müslimlerin nikah akdinin kayıtlarında da mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel olarak kadının evlenme şartları yazılmaktadır 27 ki nihayet evlilik bir akittir 28 ve gerektiğinde müslim ve gayr-i müslim, bütün insanlar anlaşmalarının kayıtlara geçirilmesini menfaatleri açısından faydalı bulmaktadır. Günümüzde de Türk hukuku açısından bağlayıcılığı olmamakla birlikte eşler arasında mehr üzerine anlaşma yapılmaktadır. Yalnız, mehr İslam hukukunda bizzat kadına ait bir güvencedir ve erkek tarafından verilir. Halbuki başlık parası ve bunun tersi olan drahoma 29 ailelerce alınmakta veya istismar edilebilmektedir. 30 İncelenilen döneme ait seksenaltı örnekten oluşan nikaha izin belgelerinde kadının durumu bikr-i baliga (erişkin bekar kız), boşanolduğundan 2400 akçasını istediğini söyler. Kocası, boşandıklarında baliğ olduğunu söylese de ispat edemediğinden mehri vermesi tenbih olunur (İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 82a.4, 9 Şaban 1137 / 23 Nisan 1725). 26 Selma Kuşu, Şer iye Sicillerine Göre H / M Tarihleri Arasında Edirne de Sosyo-Ekonomik Hayat (Yüksek Lisans Tezi, Trakya Üniversitesi, 2009), İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, İstanbul Mahkemesi, nr. 12, vr. 69a.3, 29 Receb 1073 / 9 Mart 1663; a.g.d., vr. 21a.1, 1 Cemaziye l-evvel 1077 / 30 Ekim 1666; İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Bab Mahkemesi, nr. 46, vr. Arka kapak içi-3, 23 Ramazan 1097 / 13 Ağustos Evlenmenin akit olduğuna dair izah için bkz. İbrahim Paçacı, Sosyal Hayattaki Değişim Sürecinde İslam Aile Hukuku (Evlenme ve Boşanma Örneği), İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi 11 (2008): Drahoma, kız tarafının erkek tarafına verdiği paradır veya mülktür. Geleneğin kökleri M.Ö. 800 lerde Kadim Yunanlılara kadar gitmektedir. Bugün Hindistan da çok yaygındır (Siwan Anderson, The Economics of Dowry and Brideprice, Journal of Economic Perspectives XXI/4 (2007): 153, 154). 30 Geleneğin ekonomik ve sosyal gerekçeleri bu çalışmada izah edilmekle birlikte bu neviden salt iyi niyete dayalı uygulamaların suistimale açık olduğu aşikardır (Mahmut Tezcan, İlkel Toplumlarda Başlık Parası Geleneği, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi IX/1 (1976): ).

11 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 85 mış kadın, kocası vefat eden kadın, azatlı cariye, büluğa yakın kız (mürahika) olarak tabir olunmaktadır. 31 Henüz talipleri belli olmadığı veya belirtilmediği halde iddet bitimini veya kocanın vefatıyla boşanmış olduğunu ispat eden kayıtlar kadının evlenmek için hazırlıklı olduğuna işaret etmektedir ki bunlardan bazılarında açıkça dilediğiyle evlenmesine izin verildi ibaresi yazılmıştır. Nikaha izin kayıtlarının formları birbirine benzemektedir. Bikr-i baliga için kullanılan form şu şekildedir: Defterdar Ahmed Çelebi mahallesinde sakine Saliha bint Mehmed nam bikr-i baliganın mani-i şer isi olmadığını mahalle-i mezbure imamı Abdullah Efendi bin Mehmed ve Hüseyin bin Abdullah haberleriyle, talibi olan El-Hac Mehmed bin Abdullah a akde izin, fi 8 Zilkade sene Daha önce evli olup boşanmış veya eşi vefat etmiş kadınlar için kullanılan ibare şöyledir: (Mahalle ismi) mahallesinde sakine (kadının ismi) hatunu zevci, (süre) önce tatlik edip /vefat edip, ve hala mani-i şer isi olmadığını mahalle imamı / müezzini ile (iki kişi daha) haber vermeleriyle, talibi olan filanca şahsa veya (isim yazılmadan) kimseye / dilediği kimseye akde izin verildiği. İncelenilen evliliğe izin kayıtlarında, onbeş kadın bekar olup bunlardan onikisi bikr-i baliga, birisi büluğa yakın kız (mürahika), birisi ise mühtediye olarak yazılmıştır. Onbeş nikaha izin kaydının sadece üçünde velisinin izniyle ibaresi kullanılmıştır. Bekar olanların talibi olan kimseye ibaresi yazılan birisi hariç, diğerlerinin taliplerinin isimleri belirtilmiştir. 33 Kadınlardan altısı, azat edilmiş cariyedir ve taliplerinin isimleri bellidir. Kayıtlarda, kendi cariyelerini azat ederek evlenmek isteyen iki erkek görünmektedir. Bunun dışında kalan bü- 31 Büluğ, çocukluk çağının bitimidir. Büluğ çağına gelen erkeğe baliğ, kadına baliga denir. Büluğ çağının başlangıcı kızlarda 9, erkeklerde 12 yaşın doldurulmasıdır. Büluğun sonu kız ve erkek için 15 yaştır. Büluğun belirtileri olan hayız ve ihtilam görülmese bile büluğun sonu olarak kızlarda 17, erkeklerde 18 yaş kabul edilmiştir. Sebebi ise bu yaştaki insanın artık reşid olmasıdır. Büluğ çağının başlangıcına gelmiş ancak baliğ olmamış kıza mürahika erkeğe mürahik denir. Bikr kelimesiyle kastedilen ise kocaya varmamış kızdır (Bilmen, a.g.e., 5-12). 32 İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 101a.9, 8 Za 1137 / 19 Temmuz İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 98a.3, 98a.5, 98a.7, 98a.14, 98a.15, 99b.6, 99b.7, 99b.10, 100a.9, 100a.11, 100b.3, 100b.8, 100b.11, 101a.9, 101a.3, 18 Receb-5 Zilhicce 1137 / 2 Nisan-15 Ağustos 1725.

12 86 tün kadınlar daha önce evlilik yapmıştır. Bu kadınlardan ikisi muhalaa, kırksekizi talak yoluyla boşanmıştır. Onbeş kadının ise kocası vefat etmiştir. Kırksekiz kadının üçü, boşandıkları eski kocalarıyla evlenmeye karar vermişlerdir ki bunların birisi iki ay, birisi on gün önce boşanmışlardır ve birisinin boşanma tarihi belli değildir. Kırksekiz kadından kırkının nikahlanacakları kişilerin isimleri belli olup, diğerleri için diledikleri kimseye ibaresi yazılmıştır. Oniki kadın üç ay veya daha kısa süre, onüç kadın üç ila altı ay, üç kadın yedi ila onbir ay, onbir kadın bir ila iki sene ve beş kadın üç ila altı sene önce boşanmışlardır. Bazı kadınların boşandıkları tarih ise tespit edilememiştir. Kocası vefat eden kadınların boşanmış sayıldıkları süre 1-6 ay arası altı kadın, 7-12 ay arası dört kadın, iki ve daha fazla sene bekleyenler beş kadındır. Bu verilerden talak ile boşanan kadınların çok uzun süre beklemeden tekrar evlenmeye karar verdikleri anlaşılmaktadır. Dönemin ailesinde poligaminin hâkim olup olmadığı ise evlillik ve boşanma kayıtlarından çıkarılamamıştır. Ancak 1724 yılında aynı bölgede 109 aile üzerine yapılan bir çalışmada, eş sayısı belli olan 64 erkekten, beş erkeğin birden fazla eşe sahip olduğu tespit edilmiştir. 34 Başka bazı örnekler de kadınların çok eşliliğe sıcak bakmadıklarını göstermektedir Nejdet Ertuğ, 18. Asır İstanbul Şer iyye Sicillerinde, Miras ve Satış Hüccetlerindeki Sosyal Nitelikli Verilerin Değerlendirilmesi, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 11 (2004): yılında geçen bir davada, kadın nikahlandıktan sonra kocasının başka bir karısı ve odalığı olduğuna dair bir duyumla, kocası ile birlikte olmaz ve boşanmak ister ve kocasının kendisine benden niçin kaçınırsınız, zevcem Ümmühani den gayrı avratım ya odalığım var ise Ümmühani nin iradeti altında olsun, her nice isterse öyle etsin diye haber gönderdiğini söyler. Koca ise bu sözün doğru olduğunu ancak karısından başka birisiyle evli olmayıp, odalığı da bulunmadığını belirtir. Bunun üzerine Ümmühani den kocasının başka karısı olduğuna dair delil istenir o dahi ispat edemediğinden dava düşer. Anlaşıldığı kadarıyla kadın bu durumu ispat edebilse idi başka bir kadın varken kendisine haber verilmeden nikahlandığı için nikah akdi fesh olunabilirdi (İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, İstanbul Mahkemesi, nr. 12, vr. 65a.5, 21 Receb 1077 / 17 Ocak 1667); 1515 yılında Üsküdar mahkemesinde görülen bir dava ise kadının, kocasının ikinci bir kadınla evlenmesine karşı aldığı önleme ilginç bir örnek teşkil etmektedir: Hüseyin b. Mustafa meclis-i şer de ikrar ile dedi kim eğer hatunum Gülbahar dan izinlisuz evlenirsem alacağım benden aldığım vakitte üç talak boş olsun deyu şart eyledi öyle olsa marretu z-zikr Gülbahar ın talebiyle deftere sebt olundu tahriren fi evasıt-ı Rebiü levvel sene 921. (İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Üsküdar Mahkemesi, nr. 1, vr. 41a.3, Evasıt-ı Rebiü l-evvel 921 / 24 Nisan-4 Mayıs 1515).

13 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 87 Evlilik akitlerinde mahalle imamı ve başka iki kişinin daha kadın hakkında bilgi vermeleriyle akde izin verilmektedir. Nikah için akde mahalle-i mezbure imamına izin verildiği kayd-şod ibaresi 36 özellikle mahalle imamlarının nikah kıyabilmesi için yılında kadılıktan, akit izin belgesine sahip olmaları gerektiğini göstermekle birlikte nikah için mutlak bir zorunluluk olduğuna işaret etmemektedir 37 Evlilik sırasında hukuki metinlere yansıyan aile içi ilişkiler, mal ayrılığı 38 prensibinden dolayı alım-satım akitlerinden oluşup; bu verileri sicillerin bey (satış) ve ibra hüccetleri arasında bulmak mümkündür. Bunların bir kısmında, kadın veya erkek satışı yapıp, parayı almaksızın, karşısındakinin zimmetini ibra etmektedir. Muhtemelen bu durum, aileye ait mal ve mülkün kime ait olduğunu hukuki hale getirme çabasıdır. Alım-satım sözleşmeleri dışında, erkek ve kadın bir şekilde yaptıkları harcamalardan da birbirlerinin zimmetini ibra etmektedir. Mesela, Dülbentci Hüsam mahallesinde, Emetullah Hatun vakfından icareteyn ile karısı Meryem in tasarrufunda olan vakıf menzilin, 1127 Receb inde (Temmuz 1725) tamamen yandığını ve karısının isteğiyle, kendine ait parayla, yeniden bina ettirdiğini söyleyen Mehmed Çelebi, yaptığı masrafın karşılığını aldığını söyleyerek, karısının zımmetini ibra etmiştir. 39 Yine, aynı gün ardı sıra, 6 minder, 8 bedeli yasdık, 4 kadife yasdık, 8 yemeni yorgan, 4 Yanbolu kebesi, 4 tencere, 10 sahan, 4 yemeni makad, 2 sini, 2 kahve ibriği, 1 kahve tepsisi, 1 kazgan, 2 güğüm, 1 leğen ibrikten oluşan eşyayı akçaya karısına satıp, bedelini yine almamıştır. 40 Karı koca arası hukuki ilişkilerde daha çok kadının kocasına, kendi şahsına ait evdeki tüm eşyalar, sair mülkü ve benzeri şeyleri satıp bedelini almadığı ve yine, mehr-i müeccel bedelini tamamen veya 36 İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 99a.7, 1 Ramazan 1137 / 14 Mayıs Esasen kadıdan nikah için izin alınması zorunluluğu fakihlerin üzerinde ihtilaf ettiği bir konudur. Teferruat için bkz. Ekinci, a.g.m., Mehmet Akif Aydın, İslam-Osmanlı Aile Hukuku (İstanbul, 1985), 107, İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 68b.1, 24 Şevval 1137 / 6 Temmuz a.g.d., vr. 68a Şevval 1137 / 6 Temmuz 1725.

14 88 kısmen alarak kocasının zimmetini ibra ettiği görülmektedir. 41 Mesela, Demirkapı kurbunda Daye Hatun Mahallesi nde sakine Fatıma bint Abdullah bin Abdullah, kocası Sufi Molla Mehmed bin Süleyman a, yarı hissesi kocasına yarı hissesi kendisine ait olan menzilin kendi yarı hissesi ile evdeki eşyaları sattığını ve mehr-i müeccel hakkını aldığını ifade ediyor. Ancak daha sonra bilinen ve bilinmeyen, hukuki bağlayıcılığı olan, bütün borç ve saireden kocasının zimmetini ibra ediyor. Böylece kadın, kendisine ait hemen her şeyden kocası lehine vazgeçmiş görünmektedir. 42 Bu tip meselelerde, çoğu zaman bedelin teslim alındığı ibaresi bulunsa da fiilen alındığı şüphelidir. Başka bir evlilik ilişkisi şöyle hikaye edilebilir: Amine nin, kocası el-hac Ahmed vefat eder. Kısa süre sonra, akıl hastası ve küçük yaştaki oğlu Mustafa da vefat etmiştir. Amine, oğlunun vefatından sonra Hüseyin Çelebi ile evlenir. Bu zat şimdi, Tahtulkal a kurbunda Papasoğlu hanının hancısıdır ama hayattayken el-hac Ahmed in hizmetinde, yanında çalışmaktadır. Belgenin yazıldığı gün Amine ve Hüseyin mahkemeye gelmiştir. Amine mahkemede, vefat eden eski kocası ve oğlu Mustafa nın, Hüseyin de bulunan terekeleri ile kendi alacağı olan 350 kuruşa dair Hüseyin in zimmetini ibra yani, alacaklarına dair hiç bir hakkı kalmadığını ifade eder. Hüseyin de Amine nin evine sarf ettiği bazı meblağa dair onun zimmetini ibra eder. Sonra, aralarında evlilik birliğinden başka hiçbir alacak-verecek ve sair dava kalmamak üzere birbirlerinin zimmetlerini ibra ederler. 43 Bu davada, eski koca el-hac Ahmed öldüğünde, akıl hastası olan oğlu Mustafa henüz hayattadır ve küçüktür. Amine nin oğlunun küçük yaşta öldüğünü söylemesi, baba ve oğulun birbiri ardına veya kısa aralıklarla öldüğünü göstermektedir. Bu bilgilere göre, dul kalan Amine yaşlı bir kadın değildi. El-Hac Ahmed yaşarken, Hüseyin onun emrinde çalıştığına göre Papasoğlu hanını da el-hac Ahmed işletmekteydi. Ölümünden sonra, hanın işletmesini Hüseyin devam ettirmiş olmalıdır. O döneme ait, ilginç evlilik 41 İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 124, vr. 58b.1, 5 Rebiü l-ahir 1137 / 22 Aralık 1724, 98b1, 9 Cemaziye l-ahir 1137 / 23 Şubat 1725, İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 125, vr. 4b.1, 24 Receb 1137/ 8 Nisan 1725, 28b.2, 6 Ramazan 1137 / 19 Mayıs 1725, 51a.2, 20 Şevval 1137 / 2 Temmuz 1725, 53a.2, 1 Zilkade 1137 / 12 Temmuz İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 124, vr 44b.2, 20 Rebiü l-evvel 1137 / 7 Aralık a.g.d., vr. 51a.1, 28 Rebiü l-evvel 1137 / 15 Aralık 1724.

15 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 89 örneklerinden biri olmakla birlikte mevcut belgeler bu ailenin yapısı hakkında daha öte bir tahmin yapmaya imkan vermiyor. Bir davada da kadının kirasını vererek, tasarrufunda olan ev ve altındaki dükkanda kocasını kira almadan oturtması ilginçtir. Üstelik kocasının ev ve dükkanda bedava oturmasına rızası olduğunu ve bir hak talep etmeyeceğini tescil ettirmek için mahkemeye gelmiştir. 44 İslam hukukunda erkek, karısının barınma ve nafakasını temin etmek zorundadır. Dolayısıyla koca, ileride bir sorun çıkacağını düşünerek, ibrayı tescil ettirmek istemiş olabilir. Aile içi ilişkilerde rastlanan diğer bir husus, çocukların ebeveynlerine sattıkları şeylerin (cariye gibi) ve yaptıkları çeşitli masrafların fiilen ücretlerini almamalarıdır. 45 Böylece devrettikleri mülkiyet hakları, ebeveynleri üzerine tescil edilmiş oluyor. Eşler arasındaki davalar, aile birlikteliğinin devam ettiğini göstermekle birlikte aile içindeki ciddi ihtilaflara da işaret etmektedir. Mesela, Çelebioğlu Mahallesi nde oturan Fatıma, Şeyh Vefa Mahallesi ndeki menzil kirası, gulam ve cariyelerinin satışından kalan alacak ve yine karzdan alacağı için kocası Mehmed den mahkemede davacı olmuştur. Fakat kocasının inkarı ve kendisinin şahit getirememesi sebebiyle davayı kaybetmiştir. 46 Yine, kadın evde yokken, kocası evdeki bazı eşyaları satarak, aldığı parayı (60 kuruş) kendi ihtiyacı için harcamıştır. Mahkemelik olduklarında kocanın bu parayı ödemesi hükmü verilmiştir. 47 Başka bir davada ise koca, karısının zevciyyetten imtina ettiğini yani, birlikte olmadığını kadıya şikayet etmiştir. 48 Görüldüğü üzere, evlilik birlikteliği sürmekle birlikte eşler arasında ciddi ihtilaflar bulunmaktadır ki bugünün problemli aile yapısından pek de farklı değildir. Aynı şekilde, eşlerin evlilik sebebiyle hısımları olan kayınvalide ve kayınbabalarıyla ihtilaflarına da daha ziyade borç-alacak davalarında rastlanılmaktadır. 49 Çocuklar ve ebeveynler arasında da 44 a.g.d., vr. 68b Rebiü l-ahir 1137 / 8 Ocak İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 125, vr. 38a.1, 9 Şevval 1137 / 21 Haziran 1725, 38a.2, 9 Şevval 1137 / 21 Haziran a.g.d., vr. 22b.1, 26 Şaban 1137 / 10 Mayıs a.g.d., vr. 79a.2, 13 Zilhicce 1137 / 23 Ağustos İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 80b.6, 28 Receb 1137 / 12 Nisan İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 125, vr. 43a.1, 13 Şevval 1137 / 25 Haziran 1725.

16 90 mahkemeye yansıyan ihtilaflar bulunmaktadır. Birisinde, çocuk, babasının kendisine hibe ettiği evi başkasına sattığını dava etmiş ama bu davasından daha sonra vazgeçerek, babasının zimmetini ibra etmiştir. 50 Yalnız, aile içi şiddete, incelenen yüzlerce kayda kıyasen, nadiren rastlanmıştır. Bunlardan birisinde, kayınvalidesinin, karısını kışkırtarak kendi evine götürdüğünü şikayet eden Şekerci İsmail e, kayınvalidesi, kızını şiddetle dövdüğü için götürmek zorunda kaldığı cevabını vermiştir. Mahkeme tarafından İsmail in durumu mahallesinde araştırılmış ve belgenin orijinal diliyle kendi halinde, mazlum, iyi halli olduğu bildirilmiştir. Karı ve koca gelecek sene Şevvaline kadar Hafız Paşa Mahallesi nde kiralanan menzilde sonrasında da Lütfi Paşa Mahallesi nde Alacaçeşme yakınındaki kocanın mülkü olan evde birbirleriyle iyi bir şekilde yaşayacakları üzerine mahkemede uzlaşmıştır yılından çok daha gerilerde, 1563 yılında da bir başka aile içi şiddet olayına rastlanmıştır. Kadınların kendilerine şiddet uygulandığında korkudan mahkemeye müracaat edemedikleri düşüncesini de bir ölçüde izale etmektedir. Bu örnekte, mahkemede kocasından davacı olan kadın, demir maşa ile kocasının haksız yere kendisine vurduğunu söylemiş, kocası da kendisine bre kafir, bre imansız dediği için vurduğunu belirtmiştir. Zaten, ardından gelen başka bir davayla, birbirlerinden muhalaa yoluyla boşanmışlardır. 52 Bir başka hadise ise baba ile oğul arasında geçmektedir. Mahalle sakinlerinin rahatsız olduğu oğluna nasihat eden baba, oğlu tarafından dövülmüştür. Bunun üzerine, oğulun evine mahalle imamıyla bir çok kez gidilmiş ama saklandığından bir türlü mahkemeye getirilememiştir. 53 Aile içi problem sayılmasa da ilginç olan son örnek, bir gencin talip olduğu kızın verilmemesi üzerine hadise çıkarmasıyla ilgilidir. Davacı aile, ilam gününün gecesi, akşam vakti, davalının içkili olarak kapılarına gelip, küfürler ettiğini ve kızınız Hatice yi isterim, yüz kuruşumu yediniz diye ifk ve iftira ettiğini kadıya şikayet etmiştir. Da- 50 a.g.d., vr. 29a.1, 6 Ramazan 1137 / 19 Mayıs İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr., 85b.5, 13 Ramazan İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Üsküdar Mahkemesi, nr. 26, vr. 26b.5, 27a.1, Evasıt-ı Rebiü l-evvel 971 / 28 Ekim- 7 Kasım İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 86b.8, 27 Ramazan 1137 / 9 Haziran 1725.

17 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 91 valı bunu inkar etmiş fakat davacı aile, şahitlerle olayın doğruluğunu ispat etmiştir. Davalıya tazir-i şedid 54 lazım olduktan başka, mahalle imamı el-hac Mehmed Efendi ve mahalle ahalisinden bazıları, davalının daima içki içip, müslümanlara küfür ettiğini, çeşitli fuhşiyatı irtikab ettiğini söyleyerek mahalleden de uzaklaştırılmasını istemiştir. 55 İslam-Osmanlı Hukukunda Boşanma ve Yılındaki Boşanmaların Tahlili İslam aile hukukunda, boşanma, üç kısma ayrılmaktadır. Sicillerde de örnekleri görüldüğü üzere bunlar, muhalaa, talak ve mahkemeye müracaatla boşanmak isteyen kadının şikayetinin geçerli görülmesi ve ispatı durumunda bizzat hâkimin eşlerin ayrılmasına karar vermesidir. Talak türü boşanmada koca, gerekçesiz bir şekilde kadını boşayabilir. İslam hukukunda talak, ric i ve bain talak olarak kısımlanmıştır. Şartlı talak hükmü bain talak gibidir. Üç bain talak ise talak-ı selase olarak ifade olunabilir. Sünnete uygun görülmeyen ama yine de tek seferde üç bain talak ile boşanmak ise hukuken mümkündür. İncelenilen dönemde talak ile boşanmalar talak-ı selase veya talak-ı baindir. Talak-ı ric i erkeğin kadına açıkça, seni boşadım demesidir ki iddet bitene kadar dönmediği takdirde bu talak, bain talak olur. Bu sebeple ric i, dönülebilir boşamadır. Yeniden nikah akdi gerekmez. Kadına, sana tekrar döndüm, demesi kafidir. 56 Talak-ı bain ise erkeğin kinaye 57 ile ve bile- 54 İslam hukukunda cezalar had ve tazir olarak ayrılmaktadır. Had, Allah hakkı yani, kamu hakkı içinde değerlendirilen, nasların miktar ve sınırlarını açıkladığı cezalardır. Hırsızlık, eşkiyalık, zina, kazf, irtidat gibi suçlar haddı gerektirir. Kısas kul hakkına giren, tazir ise nasların miktarını tayin etmediği cezalardır. Had ve kısas cezalarında hakimin takdir hakkı yoktur. Taziri gerektiren suçlarda ise kırbaç, hapis, sözlü uyarı, kınama gibi cezalar verilebilir. Namaz kılmamak, şarap içmek, içki meclisinde bulunmak, bir kimsenin namus ve şerefine veya vücuduna el ve dil ile tecavüzde bulunmak gibi suçlar tazir cezasını gerektirir (Hayreddin Karaman, Mukayeseli Osmanlı Hukuku I, (İstanbul, 2009), 179, ). 55 İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 124, vr. 128a.1, 9 Cemaziye l-evvel 1137 / 24 Ocak yılındaki bir örnekte koca karısına gazapla avretim boş ol dediğini ama üç talak boşamadığını söylemiş ve durum Bulgurlu cemaatinden sorulunca üç talak verdiğini bilmeyiz diye şehadet ettiklerinden, kocaya üç talak vermediğine dair yemin ettirilip nikahı yenilenmiştir (İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Üsküdar Mahkemesi, nr. 2, vr. 40b.3, Evahir-i Zilkade 925 / Kasım 1519). 57 Talakta kinayelerle alakalı teferruat için bkz. Molla Hüsrev, Gurer ve Dürer Tercü-

18 92 rek kadını boşadığını mesela babanın evine git gibi bir sözle belirtmesidir ki bu durum, bir çeşit bugünün boşanmalarına benzemektedir. Erkek, bain talakla boşandığı karısının rızası olmadan, mehr takdir etmeden, iddeti bitmeden artık onunla tekrar evlenemez. Burada kadının boşanmasından sonra beklenmek zorunda olan süre anlamındaki iddet, yaklaşık üç aydır. Ölüm iddeti ise dört ay on gündür. Belirlenen süreyi beklemek İslam hukukunda nesebin sıhhati için zorunlu tutulmuştur. Üç kez oluncaya kadar bain talak, yeni bir akitle erkeğe karısıyla tekrar evlenme imkanı vermekle birlikte, metinlerde de geçtiği üzere talak-ı selase ile yani, üç kez yapılan boşanmalarda bir daha o kadın ile evlenemez. Bununla birlikte, bu gibi durumlar için hulle denilen bir uygulamaya gidilmiştir ki kadının başka bir erkekle evlenip, tekrar boşanması durumunda eski kocası ona tekrar dönebilir. 58 Sicillerde en çok rastlanılan muhalaada ise anlaşmalı bir boşanma söz konusudur. Bu boşanmalarda genel olarak, dava, kadının ağzından aktarılmakta ve erkek rıza göstermektedir. İki tür boşanma haricinde tefrik veya kazai boşanmanın dört sebebi bulunmaktadır. Birinci sebep hastalık ve kusur -ki mesela mezhepler arasında ihtilaf olsa da cinsi hastalıklar, cüzzam, akıl hastalıkları gibi-; ikinci sebep nafakanın temin edilmeyişi, üçüncü sebep gaiplik ve dördüncü sebep geçimsizliğin ispatıdır. 59 Mesela innet denilen erkeğin cinsel iktidarsızlığında hâkim erkeğe belli bir süre verip bu süre sonunda da birleşme gerçekleşmez ve kadın ayrılmayı isterse boşanma gerçekleşir. Böyle bir hadisede, hâkimin tefrik yetkisini kullanmasına gerek kalmadan erkek karısını boşamıştır. Kadın kaydın yapıldığı sırada baba evinde oturmaktadır. Şikayet olmayıp, kendi aralarında anlaşma olduğu erkeğin, kadının babası evine giderek durumu kadılığın gönderdiği katib ve diğer şahitler önünde ikrarından anlaşılmaktadır: Aişe yi onbeş bin akça mehr-i müeccel ile bana tezvic eyleyip ben dahi tezevvüc eyledikden sonra mezkure Aişe ile halvet-i sahiha olup ve nefsini bana teslim edip lakin ben innin olmağla vusule mesi II, çev. Arif Erkan, (İstanbul, 1980), Hulle, İslam hukukçuları arasından oldukça tartışmalı olmakla birlikte sahih olduğu yönünde fikirler de mevcuttur. Nihayet karısını talak-ı selase ile boşayıp tekrar evlenmek isteyen bir erkeğin yeni kocanın nikahtan vazgeçmemesi durumunda yapabileceği bir şey yoktur (Bilmen, a.g.e., II, 109). 59 Mehmet Akif Aydın, Osmanlı Hukukunda Kazai Boşanma, Tefrik, Osmanlı Araştırmaları V (1986): 1-3.

19 Şeriyye Sicillerine Göre Hicri 1137 ( ) Senesi İstanbul unda Osmanlı Ailesinin Evlenme ve Boşanma Verilerine Göre İncelenmesi 93 kudretim olmamağın mukaddema bin otuzdokuz senesi Rebiü l-evveli gurresinden te cil-i şer i olunduğumda yine vusul müyesser olmamağın hala zevcem müvekkile-i mezbure Aişe yi talak-ı bayin ile tatlik ve mehr-i müecceli olan meblağ-ı mezbur onbeş bin akçanın onbin akçasını vekil-i merkum Yusuf Bey e def ve teslim edip, ol dahi kabz ve tesellüm ve maadası olan beşbin akça ile nafaka-i iddetinden zimmetimi ibra eyledi dedikde. 60 Ayrıca evlilik şartlarından kadının iddet süresini beklemeden evlenmesi de kadı tarafından boşanmaya doğrudan karar verilmesi sebebidir. Bu tip bir boşanmada kadın, eski kocası, kendisini talak-ı bain ile boşadıktan otuz gün sonra başka birisiyle evlendiğini ve nikah sahih olmadığı halde, yeni kocasının kendisiyle muamele-i zevciyyet murat ettiğini iddia ve kocası da bunu tasdik ettiğinden nikah akdi fesh olunmuştur. 61 Evlilikte denkliğin olmaması da bir kusur sayılmakta ve kadı, tefrik yetkisini kullanmaktadır. Bir örnekte, Kıbti olduğu malumum olmamağla iki bin akça mehr-i müeccel üzerine nefsimi tezvic ve inkah ettiğimden sonra mezbur İbrahim in bade d-duhul Kıbti olduğu malumum olup benim küfvüm olmadığına binaen. ibareleriyle kadın boşanmayı talep etmiş ve fesh-i akde karar verilmiştir 62 Ayrıca, nadiren rastlanmakla birlikte, küçük yaşta evlendirilen bir kız eğer, zifaf olmadan büluğa ermişse, mahkemeye müracaatla hakim tarafından tefrik edilebilmektedir Yılındaki Verilerde Boşanma Çeşitleri ve Boşanmanın Gerçekleşme Şartları İslam hukukunun, yukarıda kısaca bahsedilen boşanma hususundaki prensiplerinin yılında, Osmanlı aile hukukunda uygulandığı ve boşanma türlerinin muhalaa ve talak türünden oluştuğu görülmektedir. Evlilik ve mirasla alakalı hususlarda rastlandığı gibi, İstanbul da 60 İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Rumeli Mahkemesi, nr. 56, vr. 46a.2, 20 Rebiü l-ahir 1043 /24 Ekim 1633; ayrıca bkz. Halil Cin, Eski Hukukumuzda Boşanma, Konya, 1988, s ; Ali Yüksek, İslam Aile Hukukunda Boşama Yetkisi ve Kadının Boşanması, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi VII/32 (2014): İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Bab Mahkemesi, nr. 3, vr. 53b.1, 8 Receb 1077 / 4 Ocak İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, İstanbul Mahkemesi, nr. 18, vr. 126a.1, 30 Rebiü levvel 1087 / 12 Haziran İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Galata Mahkemesi, nr. 90, vr. 4a.3, 24 Receb 1073 / 4 Mart 1663.

20 94 bulunan gayr-i müslimler, boşanma davaları için de Osmanlı mahkemelerine müracaat etmektedir. 64 İncelenilen dönemde 172 adet boşanma davası kayıtlara geçmiştir. 118 adet boşanma, karşılıklı anlaşma ile yapılan boşanmayı ifade eden muhalaa usulüyle yapılmıştır. Kocanın boşaması şeklinde gerçekleşen talak sayısı 54 adettir. Bunlardan 7 adedi talak-ı selase, 4 adedi şart koşarak talak, geri kalanlar ise talak-ı bain terimleri ile ifade edilmiştir. Kayıtlarda görülen şartlı talakta, şart koşulmakta ve şartın gerçekleşmesi durumunda kadın, erkekle yüz yüze olmadan da boşanmış sayılmaktadır. Erkeklerin boşanmak için koştukları şartlardan birisi, ikamet ettiği mahalden başka bir yere giderken, belli bir süre içerisinde dönmezse karısının kendisinden boşanmış olacağını ifade etmesidir. Bu süre üç ay 65, altı ay, 66 bir yıl, 67 dört yıl 68 olabilmektedir. 69 Bazen de koca, kesin bir tarih vermektedir: Koca, 23 Rebiü l-evvel 1136 / 21 Aralık 1723 senesinde şahitler önünde, Kütahya ya gidiyorum eğer bu senenin 3 Şevval inde (25 Haziran 1724) dönüp seninle mülakat etmezsem boş ol demiştir 70 Şartlı talakla boşamaların bir kısmında erkeğin, karısının kendisini boşuna beklemeyip hayatına devam etmesini dilediği kanaatini oluşturan örnekler de mevcuttur. Bunlardan birinde Eflak Seferi ne çıkan Sincar sancak beyi, karısı Ayişe nin kırk günlük nafakasını temin ettiğini, eğer seferden 60 güne kadar dönmezse ve nafakası için adam göndermezse kendisinden talak-ı selase ile boş olmasını şart koşmuştur İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, İstanbul Mahkemesi, nr. 12, vr. 6b.6, 25 Ramazan 1073 / 3 Mayıs İŞS. Bab Mahkemesi, nr. 135, vr. 12b.2, 18 Receb 1137 / 2 Nisan a.g.d., vr. 32a.2, 64b.1, 3 Şaban 1137 / 17 Nisan a.g.d., vr. 15a.1, 29b.1, 20 Receb 1137 / 4 Nisan İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 124, vr. 71a.1, 28 Rebiü l-ahir 1137 / 14 Ocak İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Rumeli Mahkemesi, nr. 21, vr. 75b.4, Evasıt-ı Rebiü levvel 1003 / 23 Kasım-3 Aralık İŞS. Ahi Çelebi Mahkemesi, nr. 125, vr. 1b.1, 21 Receb 1137 / 5 Nisan İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Rumeli Mahkemesi, nr. 21, vr. 75b.4, Evasıt-ı Rebiü l- İSAM. Kadı Sicilleri Dizisi, Rumeli Mahkemesi, nr. 21, vr. 75b.4, Evasıt-ı Rebiü levvel 1003 / 23 Kasım-3 Aralık 1594.

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür:

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Namusa Saldırı 327 NAMUSA SALDIRI Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Hayayı Ortadan Kaldıran Fiiller 1- Bir kadınla zina etmeye veya bir erkekle ilişkide bulunmaya

Detaylı

NİKAH-II (Rükün ve Şartları)

NİKAH-II (Rükün ve Şartları) İSLAM HUKUKU-I DERS -8 NİKAH-II (Rükün ve ) Prof. Dr. Abdülaziz BAYINDIR & Doç. Dr. Servet BAYINDIR İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri DERSİN AKIŞI Rükünleri Rükünlerde Aranan Şartlar

Detaylı

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ KONU: ESKİ TÜRKLERDE KALIN VE KALININ HUKUKİ DURUMU HAZIRLAYAN

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

Klasik Dönem Osmanlı Aile Hukukunda Kadının Konumu

Klasik Dönem Osmanlı Aile Hukukunda Kadının Konumu Position of Women in Ottoman Family Law of the Classical Period Esra Yakut* Özet Osmanlı Devleti nde, özel hukuk alanında, İslam hukuku hükümlerine sıkı sıkıya bağlı kalındı. Bu çerçevede kadının aile

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Abdullah Demir 2. Doğum Tarihi: 01 Ocak 1970 3. Unvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994 Y. Lisans Hukuk Marmara

Detaylı

Evlilik İşlemleri. Evlilik Dosyasında Bulunması Gereken Belgeler. Evlenme Müracaatı Nereye Yapılır. Evlenmek İçin Sağlık Raporu Nereden Alınır

Evlilik İşlemleri. Evlilik Dosyasında Bulunması Gereken Belgeler. Evlenme Müracaatı Nereye Yapılır. Evlenmek İçin Sağlık Raporu Nereden Alınır Evlilik İşlemleri Evlilik işlemleri ile ilgili merak edilenler, evlilik müracaatları, evlilik dosyasında bulunması gerekenler vs. burada anlatılmıştır. Evlilik Dosyasında Bulunması Gereken Belgeler Evlenme

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR Stj. Av. Mehmet ÖCAL BOŞANMA TANIM TANIM : Eşlerden birinin istemi üzerine, yargıcın bu istemi yerinde görerek, eşler arasındaki evlilik girmiş ilişkisine

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2011-31.12.2011 DÖNEMİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede belirlenen ücretler

Detaylı

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ. Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ. Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri Av. Afet Gülen KÖSE 1 EVLİLİK SÖZLEŞMESİ Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri Evlilik sözleşmeleri önemli bir kesim tarafından

Detaylı

7 Mirasçılık belgesinin iptali

7 Mirasçılık belgesinin iptali 01.07.2008-31.12.2008 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından 3.150,00 YTL Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ Dr. MÜJGAN TUNÇ YÜCEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii YAZARIN

Detaylı

BOZKIR NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

BOZKIR NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BOZKIR NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ SÜRE) 1 Nüfus cüzdanı verilmesi 1-Nüfus cüzdanı

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

A. SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR

A. SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR Avukatlık Ücreti Peşin Ödenir. K.D.V. ayrıca eklenir. A. SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Mirasçılık Belgesinin Alınması 900,00 TL. 2 Tahliye Davaları 3 Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan

Detaylı

HADİM NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ NÜFUS HİZMETLERİNE AİT STANDARTLARI TABLOSU

HADİM NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ NÜFUS HİZMETLERİNE AİT STANDARTLARI TABLOSU HADİM NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ NÜFUS HİZMETLERİNE AİT STANDARTLARI TABLOSU 1 SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ SÜRE) 1 Nüfus cüzdanı verilmesi

Detaylı

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI)

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) O talak iki defadır. Her birinden sonra kadını ya iyilikle tutmak, ya da güzellikle ayırmak gerekir. (Bakara 2/229) Ey Peygamber! Kadınları boşadığınızda iddetleri içinde boşayın

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877)

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) 350 Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991

Detaylı

SERVİS ARACI ŞOFÖRLERİNİN SİGORTALILIĞI

SERVİS ARACI ŞOFÖRLERİNİN SİGORTALILIĞI SERVİS ARACI ŞOFÖRLERİNİN SİGORTALILIĞI Davut ULUÖZ 37 * 1. GİRİŞ 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sosyal güvenlik sistemimizde köklü değişikliklerin

Detaylı

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir.

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir. 24 MAYIS 2011. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI NA 200/. ESAS DAVALILAR VEKİLİ : 1-2-.. : Av. AHMET AYDIN Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL DAVACI :. SİGORTA A.Ş. VEKİLİ :

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Tel (İş) : (04) 74458 Faks : (04) 06889 E-posta : durmusabdullah@yahoo.com Yazışma Adresi : Akdeniz Üniversitesi ahiyat Fakültesi Dumlupınar Bulvarı 07058 Kampüs ANTALYA Öğrenim

Detaylı

01.01.2012-31.12.2012 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ Malatya Barosu Yönetim Kurulu nun 22.03.2012/47 sayılı Kararı ile

01.01.2012-31.12.2012 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ Malatya Barosu Yönetim Kurulu nun 22.03.2012/47 sayılı Kararı ile 01.01.2012-31.12.2012 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ Malatya Barosu Yönetim Kurulu nun 22.03.2012/47 sayılı Kararı ile kabul edilerek tavsiye niteliğinde meslektaşlarımıza duyurulmasına

Detaylı

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararı : 27/9/2006,11057 Dayandığı Kanunun Tarihi : 25/04/2006, No:5490 Yayımlandığı Resmî Gazete : 20 Ekim

Detaylı

NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER 1 Nüfus cüzdanı verilmesi 1-Nüfus cüzdanı talep belgesi, 2-Fotoğraf

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Alman Federal Mahkeme Kararları Çev: Alpay HEKİMLER * Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Karar Tarihi : 24.03.2015 Sayısı : L 3 U 225/10 İşçiler, öğlen paydosu sırasında, sadece öğlen yemeğini yemek üzere

Detaylı

T.C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU

T.C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU T.C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU ŞANLIURFA-2013 1 ÖRNEK: T. C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ.. ANABİLİM DALI...

Detaylı

www.alomaliye.com sayfasından alınmıştır. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 05 Ekim 2009 Cumhur Sinan Özdemir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi -Ankara csnozdemir@gmail.com

Detaylı

XIX. YÜZYILDA ORTA ANADOLU BÖLGESİ NDE EVLİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI, SONA ERMESİ VE SONUÇLARI

XIX. YÜZYILDA ORTA ANADOLU BÖLGESİ NDE EVLİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI, SONA ERMESİ VE SONUÇLARI XIX. YÜZYILDA ORTA ANADOLU BÖLGESİ NDE EVLİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI, SONA ERMESİ VE SONUÇLARI Yrd. Doç. Dr. Esra YAKUT ÖZET Tanzimat Dönemi ile birlikte hukuksal alanda gerçekleştirilen kanunlaştırma hareketleri,

Detaylı

NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ SÜRE) 1 Nüfus cüzdanı verilmesi

Detaylı

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013 ANKARA BAROSU AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0 -..0 0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya başlamıştır. Böylelikle Türk-İslam devletlerinde Hukuk

Detaylı

Milletlerarası Özel Hukuk Genel Prensipler ÖN MESELE

Milletlerarası Özel Hukuk Genel Prensipler ÖN MESELE Milletlerarası Özel Hukuk Genel Prensipler ÖN MESELE Doç.Dr. Kerem Giray Ön Meselenin TANIMI Hakimin önüne gelen ve çözüm bekleyen uyuşmazlığın halli, kimi durumlarda söz konusu maddi ilişkiyle sıkı şekilde

Detaylı

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR.

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB İ Ç İ N D E K İ L E R Lügatler 5 Ön söz, 7 BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime Feraiz lstıhları.... - 9 Velânın mânası, kısımları, hukukî mahiyyeti 11-13 Hesap Istıhlaları 15 BİRİNCİ BAB İrsin Rüknü 17 Terike

Detaylı

Mali Suçları Araştırma Kurulu. Genel Tebliği. Sıra No : 7 (RG: 02.12.2008-27072)

Mali Suçları Araştırma Kurulu. Genel Tebliği. Sıra No : 7 (RG: 02.12.2008-27072) Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği Sıra No : 7 (RG: 02.12.2008-27072) 1. Konu 9/1/2008 tarihli ve 26751 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 1/4/2008 tarihinde yürürlüğe giren Suç Gelirlerinin

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EVLENDİRME İŞLEMLERİ İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR

T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EVLENDİRME İŞLEMLERİ İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR 1-EVLENME YAŞI EN ERKEN KAÇTIR? Erkek ya da kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. 17 yaşını doldurmuş olanlar Anne baba izniyle evlenebilir. 16 yaşını doldurmuş olan erkek ve ya kadın mahkeme izni ile

Detaylı

DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti

DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti 01.01.2016-31.12.2016 DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti 4.700,00 Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık belgesinin 2.500,00 alınması 3

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU T.C YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. 2013/21-2216 Karar No. 2015/1349 Tarihi: 15.05.2015 İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2013-31.12.2013 DÖNEMİ TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Aliağa Belediyesi Evlendirme Dairesi Tel : 0 232 616 19 80 ( 404 ) Dahili Fax : 0232 616 37 19

Aliağa Belediyesi Evlendirme Dairesi Tel : 0 232 616 19 80 ( 404 ) Dahili Fax : 0232 616 37 19 Aliağa Belediyesi Evlendirme Dairesi Tel : 0 232 616 19 80 ( 404 ) Dahili Fax : 0232 616 37 19 Adres: Kültür Mah. İstiklal Cad. No:66 Aliağa/İzmir Mesai Saati İçinde: 80.00 - TL Mesai Saati Dışında: 200,00

Detaylı

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR ÖZET : Manevi tazminatı ancak cismani zarara uğrayan kimse isteyebilir. Yansıma suretiyle bir zarardan sözedilerek

Detaylı

KOCAALİ İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

KOCAALİ İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI KOCAALİ İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER 1 Nüfus cüzdanı verilmesi 1-Nüfus cüzdanı talep belgesi, 2-Fotoğraf 2 Uluslararası

Detaylı

ÜSKÜDAR... İŞ MAHKEMESİ NE. : Av. Aytekin TETİK Av. Ahmet AYDIN Adres Antette

ÜSKÜDAR... İŞ MAHKEMESİ NE. : Av. Aytekin TETİK Av. Ahmet AYDIN Adres Antette 2009/ Esas ÜSKÜDAR... İŞ MAHKEMESİ NE Davalı Vekili Davacı :.. : Av. Aytekin TETİK Av. Ahmet AYDIN Adres Antette : Şişli İstanbul Konu : Duruşmadan evvel sunacağımız tanık listesinin kabulü talebiyle 13.10.2010

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Tel (İş) : (04) 74458 Faks : (04) 06889 E-posta : durmusabdullah@yahoo.com Yazışma Adresi : Akdeniz Üniversitesi ahiyat Fakültesi Dumlupınar Bulvarı 07058 Kampüs ANTALYA Öğrenim

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. T.C 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2012/8788 KARAR NO: 2012/13834 KARAR TARİHİ:30.05.2012 >İŞTİRAK NAFAKASININ KALDIRILMASI DAVASI >İŞTİRAK NAFAKASININ YARDIM NAFAKASINA DÖNÜŞMESİ >YOKSULLUĞA DÜŞEBİLECEK ALTSOY

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HZ HATİCE İLE EVLİLİĞİ

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HZ HATİCE İLE EVLİLİĞİ 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HZ HATİCE İLE EVLİLİĞİ Ficar savaşları ve Hılful Fudul olaylarından sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.) in yirmi beş yaşında iken Hatice ile evlendiği yıla kadar

Detaylı

Boşanma Şekilleri (Çekişmeli - Anlaşmalı Boşanma Davası)

Boşanma Şekilleri (Çekişmeli - Anlaşmalı Boşanma Davası) Boşanma İşlemleri Boşanma Şekilleri (Çekişmeli - Anlaşmalı Boşanma Davası) Boşanma Esnasında Yapılması Gerekenler Kanuni Bekleme Süresi Ne kadardır? Boşanan kadının durumu Boşanma İptali Boşanma Şekilleri

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları

Alman Federal Mahkeme Kararları Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Federal İş Mahkemesi Karar Tarihi: 20.04.2011 Karar Sayısı: 5 AZR 171/10 Yurtdışına geçici olarak gönderilen inşaat işçilerinin asgari ücret seviyesinden ücret

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

Federal İdare İş Mahkemesi

Federal İdare İş Mahkemesi Federal İdare İş Mahkemesi Karar Tarihi : 15.10.2013 Sayısı : 1 ABR 31/12 Çev: Alpay HEKİMLER * İşçiler, kendileri için işveren tarafından hizmet içi kullanım için tahsis edilmiş olan e-mail adreslerini

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun 03..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/19359 Karar No. 2014/21478 Tarihi: 25.11.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/4 İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9 SEÇİMLERDE ADAY

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

MADDE 184/5- Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

MADDE 184/5- Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Anlaşmalı Boşanma ve şartları 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 166 Madde 3. Fıkrasında düzenlenmiştir. Pratikte dava dosyalarının Aile Mahkemelerine tam hazırlanmaksızın açılması neticesinde ilk celsede

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..03 gün ve 63/ sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

Federal İdare İş Mahkemesi

Federal İdare İş Mahkemesi Federal İdare İş Mahkemesi Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 19.03.2013 Sayısı : 1 C 12.12 Türk işçileri, diğer işçilere oranla ikamet belgeleri için belirgin oranda daha yüksek bir harç ödemek zorunda

Detaylı

01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Endüstriyel Tasarım Tescilinde Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Değerlendirmesi. İç Mimarlık Ve Çevre Tasarımı Bölümü, Beytepe Kampusu 06800 Ankara,

Endüstriyel Tasarım Tescilinde Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Değerlendirmesi. İç Mimarlık Ve Çevre Tasarımı Bölümü, Beytepe Kampusu 06800 Ankara, Endüstriyel Tasarım Tescilinde Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Değerlendirmesi Öğr. Gör. Dr. Gülçin Cankız ELİBOL Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, İç Mimarlık Ve Çevre Tasarımı Bölümü, Beytepe

Detaylı

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No : 2012/28063 Karar No : 2012/28555 Özet: İşveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Diğer tazminat ve alacaklar

Detaylı

Ahmet Cemal RUHİ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Ahmet Cemal RUHİ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Önalım Davaları Ahmet Cemal RUHİ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÖNALIM DAVALARI Ankara 2010 Önalım Davaları Ahmet Cemal RUHİ Hukuk Kitapları Dizisi: 1025 ISBN 978-975-02-1281-9 Birinci

Detaylı

DAVALI : Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı (.. Vergi Dairesi Müdürlüğü) Tutarı : TL Damga Vergisi,. Vergi Ziyaı Cezası

DAVALI : Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı (.. Vergi Dairesi Müdürlüğü) Tutarı : TL Damga Vergisi,. Vergi Ziyaı Cezası ANKARA VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI : VERGİ KİMLİK NO. : DAVALI : Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı (.. Vergi Dairesi Müdürlüğü) DAVA KONUSU VERGİ VE CEZANIN Nev i : Damga Vergisi Dönemi : Tutarı

Detaylı

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ İSTANBUL BAROSUNUN TAVSİYE NİTELİĞİNDEKİ ÜCRET TARİFESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından

Detaylı

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilmemesi halinde, Türk hukuku uygulanır.

Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilmemesi halinde, Türk hukuku uygulanır. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN(MÜLGA) Kanun Numarası: 2675 Kabul Tarihi: 20/05/1982 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 22/05/1982 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 17701 **12/11/2007

Detaylı

HUKUK DAVALARI REHBERİ

HUKUK DAVALARI REHBERİ İlkay AYDIN Hâkim Halil POLAT Cumhuriyet Savcısı Dilekçe-Tensip-Müzekkere ve Gerekçeli Karar Örnekleriyle HUKUK DAVALARI REHBERİ (CİLT 4) NÜFUS DAVALARI (Hâkim ve Avukatlar İçin Temel Başvuru Kaynağı)

Detaylı

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ 1 GENEL OLARAK Bakanlığımız ana hizmet birimlerinin birinci sırasında yer alan Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü, 4353 sayılı Kanun ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Devlet

Detaylı

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI ÖZET: İş güvencesi hükümleri dışında kalarak işveren vekili konumunun tespitinde iki temel ölçüye göre değerlendirme yapılır. Buna göre işletmenin bütününü sevk ve idare

Detaylı

BĠLECĠK ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK ÖZGEÇMĠġ FORMU

BĠLECĠK ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK ÖZGEÇMĠġ FORMU BĠLECĠK ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK ÖZGEÇMĠġ FORMU Adı Soyadı İlhami YURDAKUL Ünvanı Doç. Dr. Alanı Tarih Doğum Yeri İspir-Erzurm Doğum 01/08/67 E-Posta ilhami.yurdakul KĠġĠSEL BĠLGĠLER EĞĠTĠM DURUMU Derece

Detaylı

ERDEK ĠLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HĠZMET STANDARTLARI TABLOSU

ERDEK ĠLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HĠZMET STANDARTLARI TABLOSU ERDEK ĠLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HĠZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAġA SUNULAN HĠZMETĠN ADI BAġVURUDA ĠSTENĠLEN BELGELER HĠZMETĠN TAMAMLANMA SÜRESĠ(ENGEÇ SÜRE) a) Evlilik Ġçi Doğum: 1-Bildirim : Ana,

Detaylı

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR Süleyman TUNÇAY * I-GİRİŞ: Ölüm geliri ve ölüm aylığı, bağlandığı sigorta kolunun niteliğine göre ölen

Detaylı

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

Ekler: Nakit Kredi Taahhütnamesi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu (4 sayfa) Nakit Kredi Uygulama Esasları Hakkında Prosedür

Ekler: Nakit Kredi Taahhütnamesi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu (4 sayfa) Nakit Kredi Uygulama Esasları Hakkında Prosedür .. A.Ş. Sn..( Müteselsil Kefil) Sn...( Müteselsil Kefil) Bankamız ile.. A.Ş arasındaki kredi ilişkisi çerçevesinde, ekte sizinle yapmayı arzu ettiğimiz Nakit Kredi Taahhütnamesinin bir örneği ve bu Taahhütnamenin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi 04.01.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Yasasına bakacak olursak yeni yasada hizmet

Detaylı

AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir?

AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir? AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir? Erkek şiddeti, kuşkusuz kadının evlilikte ve evinde uğradığı en yaygın haksızlıktır. Kadınlar aile içinde çoğu kez bu

Detaylı

Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmaları: Yatırım Kavramı ve En Çok Gözetilen Ulus Kayıtları

Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmaları: Yatırım Kavramı ve En Çok Gözetilen Ulus Kayıtları Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmaları: Yatırım Kavramı ve En Çok Gözetilen Ulus Kayıtları Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşmaları veya dünyada bilinen diğer adıyla

Detaylı