Biz iş yaparız onlar konuşur!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Biz iş yaparız onlar konuşur!"

Transkript

1 SAYFA 1 Otobüsler tabutluk olmasın Kayseri'de 21 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili olarak, "Emniyet kemeri olsaydı, bu kadar insan ölmezdi' kanaati oluştuğunu hatırlatan Güvenli Trafik Derneği Başkanı Nazif Türkoğlu, "Avrupa'da otobüslerde de emniyet kemeri zorunlu" dedi Kuzey İzmir için de harekete geçti Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik, iş dünyasıyla işbirliklerine önemli bir halka daha eklediklerini açıkladı. Çevik, "Kuzey İzmir ile ilgili projeler ortaya koyacağız" dedi Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik, Menemen ve çevresi, üniversitemizin de ismini aldığı verimli Gediz Ovası nda. Bu bereketli toprakların potansiyeli çok yüksek, tarım ürünleriyle ülkemiz için ayrı bir yere sahip. Bu potansiyeli arttırıp ekonomiye daha çok kazandırmanın yollarını arayacağız. Hep birlikte önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Gediz in varlık sebeplerinden biri de sosyal tabanlı böyle projeler yüklenmek, problem çözmek, uluslararası girişimcilerimizin sayısını arttırmak, çaresizliği yok etmek, ülkemizin ve insanımızın yaşam kalitesini geliştirmek. Bu misyon doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz" dedi. devamı 16 da Otomobillerin arka koltuğunda oturan yolcular için de emniyet kemeri takılmasının mecburiyeti olmadığını söyleyen Türkoğlu, "Hem otomobillerde arka koltukta o- turanlar için hem de şehirler arası otobüslerde emniyet kemeri mecburi olmalı. Emniyet kemeri hayat kurtarıyor. Bu çok kez tecrübe edildi. İçişleri Bakanlığının buna acil bir çözüm bulacağını düşünüyorum. Yeni model o- tobüslerde kemer var ancak tüm otobüslerde de yok. Kentimizde meydana gelen kazanın kış lastiklerinin olmamasından kaynaklandığı iddia ediliyor. Ancak bu kaza lastikten kaynaklanan bir kaza değil. Muhtemelen kış şartlarından ya da şoförün ihmal veya dikkatsizliğinden kaynaklanıyor" dedi. Şehirler arası otobüslerde emniyet kemeri takılmasının mecburi tutulması gerektiğini vurgulayan Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Genel Başkanı İhsan Memiş ise, "Emniyet kemeri takılmamasının ne çok cana mal olduğunu defalarca gördük. Artık bu konuda gerekli adımlar atılmalı. Uçağa bindiğimizde nasıl hostes 'emniyet kemerlerinizi takınız' diye uyarıyorsa bu uygulama pek çok insanın yolculuk ettiği otobüslerde de olmalı. Üstelik karayolu, havayolu ile kıyaslandığında çok daha riskli. Her an aracın trafikte başka bir araçla çarpışma ihtimali var. Maalesef mevzuatta eksiklikler var. Emniyet kemeriyle ilgili gerekli ders alınmıyor ve denetimler yapılmıyor" dedi. devamı 11 de 26 Ocak 2014 Pazar İş bitirici değiliz! İsim vermeden AK Partili rakibi Yıldırım'ı eleştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, liman operasyonu ile ilgili gönderme yaptı. Kocaoğlu, "Beceriksiz olup olmadığımız adliye koridorlarında ortaya çıktı. Tertemiz çıktık. İş bitirici değiş iş yapıcıyız. Öbür dünyada hesaba çekileceğimizi bilerek kul hakkını gözeterek Allah korkusuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. devamı 8 de Biz iş yaparız onlar konuşur! Kalp'ten açılış! Ege Üniversitesi Rektörlüğü yeni düzenlemeyle de Heliport İşletme Ruhsatı aldı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı yenilenen EGE ACİL Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile yaptığı çalışmalar sonucu tüm yasal standartları yerine getirerek helikopterlerin inişine izin veren Heliport İşletme Ruhsatı sahibi oldu. devamı 9 da Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, isim vermeden Başkan Aziz Kocaoğlu'nu eleştirdi. Yıldırım, "7 yıldır oturuyor. Ne yaptın diye soran vatandaşa da bakarız diye cevap veriyorlar. Maşallah" diye konuştu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu nun, doğalgaz ve termal su konusundaki sorulara Ben ezbere bir şey söylemek istemiyorum. Bu işe bakacağız ne olur olmaz ona göre hareket edeceğiz dediğini anımsatan Yıldırım, Maşallah. 7 seneden sonra geldiği nokta burası. İşte bunların kabiliyeti budur. İş yapmak başka bir şeydir, laf yapmak başka bir şey. Herkesin bir uzmanlık sahası var. Onların uzmanlık sahası konuşmak, bizim uzmanlık alanımız hizmet etmek, proje yapmak. 11 yılımıza şöyle dönün bir bakın Türkiye nin her köşesinde birer birer yükselen binlerce eserlerimiz var. Hani yavaş şehir diyorlar ya. Şehir yavaş olsun da başkan hızlı olsun, Yıldırım olsun Yıldırım. Şehir sakin olsun başkan Nişancı olsun" şeklinde konuştu. Yıldırım, yaklaşık 15 gündür seçim çalışması yürüttüklerini İzmir in kuzeyinden güneyine 400 kilometre aralığında kentin her yerini karış karış dolaştıklarını belirtti. Gittikleri her yerde insanların söz birliği yapmışcasına, Bakanım Allah aşkına şu İzmir i hizmet yoksunluğundan, hizmetsizlikten kurtarın. Bu belediyelerin İzmirlilere kapılarını kapatmış olmaları ağırımıza gidiyor. Belediye başkanı seçildikten sonra artık kimseye selam vermiyorlar, işimizi görmüyorlar. Buna layık mıyız dediğini vurgulayan Yıldırım, Elbette değilsiniz. Buna kim 'olur' diyebilir. Demiyoruz. Ama şunu diyoruz. İzmir de değişimi gerçekleştirecek olan sizlersiniz. Biz tek başımıza bir şey yapamayız" dedi. devamı 6 da Zeytinyağı ihracatı yüzde 20 geriledi! Zeytinyağı ihracatında düşük rekolte sıkıntısı yaşanıyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, ihracatçının satacak yağ bulamadığını söyledi. 10 yıl art arda gerileyen zeytinyağı ihracatının geçen sezon rekor kırarak 92 bin tona yükseldiğini belirten Güreli, "Yeni sezona düşük rekolte sıkıntısıyla girdik. Bu yıl da satacak yağ bulamıyoruz" dedi. Düşük rekolte sebebiyle iç piyasada fiyatların yükseldiğine işaret eden Güreli, sezon başında litresi 6 lira olan sızma zeytinyağının 7,3 liraya, 4,6 lira olan 5 a- sit yağın ise 5,7 liraya çıktığını söyledi. devamı 16 da Nasır'dan kentsel dönüşüm çıkarması! İzmir Müteahhitler Federasyonu, şehir dönüşümünde daha etkili rol almak için şirket kurdu. MÜFED Başkanı Necip Nasır, yeni şirketle dönüşümle ilgili projeler üreteceklerini ve nisan ayından sonra harekete geçmeyi hedeflediklerini bildirdi. Güç birliği oluşturarak dönüşümde etkili rol oynamayı istediklerini belirten Nasır, Bizim için önemli olan, İzmir'de iş yaparak katma değerin İzmir'de kalmasını sağlamaktır. Kurduğumuz güç birliğiyle 200 sektöre ve 4 5 bin kalem malzemeye ulaşan inşaat sektörünü canlandıracak projelere imza atacağız. Bu da İzmir ekonomisi için büyük bir kazanım olacak. Yeni projelerle işçisinden mühendisine kadar pek çok farklı alanda yeni istihdam sağlayacağız. şeklinde konuştu. devamı 16 da İzmirli reklamcılar: İstanbul karışmasın Büyük partilerin, kampanyalarını daha çok İstanbul ve Ankara merkezli şirketlerle yürüttüklerini belirten İZTO Reklam, Kamuoyu Araştırma, Açıkhava 52. Grup Meclis Üyesi Filiz Avcı Belet, siyasi partilere İstanbul uyarısı yaptı Belet, "Büyük partiler, reklam işlerini İstanbul ve Ankara merkezli firmalarla yürütmeyi tercih ediyorlar. Biz İzmirli firmalar ise taşeronluk rolünden öteye bu faaliyetin içine giremiyoruz. Siyasi partiler, özellikle de yerel seçimlerde yerel tecrübenin önemini gözardı etmekten vazgeçmeli. Yörenin insanına yönelik reklamlarda yerel firmaların avantajının bu seçimlerde dikkate alınmasını umuyoruz" şeklinde konuştu. devamı 4 te

2 SAYFA 2 S AH İzmir'de tarihi Kemeraltı çarşısındaki mütevazı dükkanında plak satışı yapan Birol Üzmez, Türk müziği tarihini İngiltere'deki şirketlerin arşivindeki plaklardan dinleyebildiklerini belirterek, Türkiye'de böyle bir imkanlarının olmadığını söyledi Tarihi Kemeraltı çarşısındaki mütevazı dükkanında plak satışı yapan Birol Üzmez, Türk müziğine sahip çıkılmadığını söyledi. Üzmez, yaptığı açıklamada, halk ozanları ve aşıklarının da dahil olduğu Türk müzik tarihinin büyük bir bölümünün plaklarda saklı olduğuna işaret ederek, günümüz müzisyenlerine eski plaklarda yolculuğa çıkmalarını ve onlarda bir şeyler bulmalarını tavsiye etti. Türkiye'de herhangi bir müzik kütüphanesinin bulunmadığını ifade eden Üzmez, "Kitaplar için milli kütüphaneler var ama plakla ilgili bir tez hazırlayacağım mesela, onu bulamıyorum ya da dinlemek istiyorum, 1910'lu yıllarda İzmir'de söylenen Rum şarkıcılarının müziğini bulmak istiyorum, nereden bulacağım yok ki dolayısıyla benim İngiltere'ye EMI stüdyolarına ya da Odeon stüdyolarına gitmem lazım. İzmir müziği İngiltere'de, Odeon'un, EMI'nin arşivinde" diye konuştu. Koleksiyonerlerin Türkiye'de bir plak kütüphanesinin kurulması talebi olduğunu söyleyen Üzmez, günümüzde plaklara ilginin giderek arttığını, gençlerin de plak almaya oldukça hevesli olduğunu kaydetti.yabancı müzik gruplarının plaklarında en fazla Led Zeppelin, Pink Floyd, Deep Purple, Black Sabbath ve Queen gibi bir dönemin listebaşı gruplarının albümlerinin arandığını belirten Üzmez, şöyle devam etti: "Plaklara ilginin artmasının nedeni, plak dediğimiz şeyin koleksiyon değeri olmasıdır. Siz bunu hem dinliyorsunuz hem arşivinize aldığınızda, yıllarca değerinden kaybetmiyor. Birinci olarak yatırım, ikincisi günümüzde hep aynı tekno ritm, bir kuşak artık bu müzikten bıktı, bu yüzden de bir arayış başladı insanlarda, dolayısıyla keşfetmek istedi."plaklara ilginin artmasında bir diğer etkinin de son yıllardaki Türk filmlerden kaynaklandığını dile getiren Üzmez, "90'lı yıllarda doğan çocuklar babalarının yaşadığı dönemdeki müzikleri fark etti ama bu plaklar geniş yer işgal eden cihazlar olarak görüldüğü için herkes bunları dışarı attı, bu çocuklar da bunları yeni baştan toplamaya başladı" şeklinde konuştu. Üzmez, yabancıların haricinde yerlilerde Barış Manço, Erkin Koray ve Cem Karaca'nın plaklarının çok sorulduğunu, buna ilave olarak Müslüm Gürses'in öldükten sonra plaklarının daha fazla satılmaya başladığını ifade ederken "Türkiye'de insan öldükten sonra değerleniyor" dedi.birol Üzmez'in Kemeraltı'ndaki plak dükkanının müdavimlerinden biri olan fotoğrafçı Merih Akoğlu son 4-5 sene 26 Ocak 2014 Pazar Eskipazar ilçesinde mahkumlar, ortaya çıkarılan mozaikler dolayısıyla "Karadeniz'in Zeugması" olarak adlandırılan Hadrianaupolis antik kentinde, kazı çalışmalarında çalışıyor. İngiltere, Hollanda, Danimarka, İskoçya, Polonya, Ukrayna ve Türkmenistan'dan gelip Fethiye'ye yerleşen ve çoğunluğu Türklerle evli kadınların katıldığı kurslarda, kursiyerlere başlangıç kuru olan A1 seviyesinde eğitim veriliyor. İngilizce öğretmeni Aslan, "Kursa katılan yabancılar aile içi iletişimi sağlamak ve yaşadıkları bölgeye uyum sağlayarak konuşulanları anlamak için Türkçe öğreniyor" şeklinde konuştu Fethiye'de yaşayan yabancılar, günlük yaşamlarını kolaylaştırmak için Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu tarafından açılan kurslarda Türkçe öğreniyor. İlçede, İngilizce öğretmeni Muammer Aslan'ın haftada 2 gün, 2 grup halinde 37 kursiyere verdiği derslerde daha çok gündelik hayatta kullanılan pratik Türkçe öğretiliyor. İngiltere, Hollanda, Danimarka, İskoçya, Polonya, Ukrayna ve Türkmenistan'dan gelip Fethiye'ye yerleşen, büyük çoğunluğu Türklerle evli kadınların katıldığı kurslarda, kursiyerlere başlangıç kuru olan A1 seviyesinde eğitim veriliyor. Aslan, yaptığı açıklamada, Fethiye Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu tarafından açılan kursa katılan 37 kursiyere 120 saat Türkçe eğitimi verdiğini söyledi. Yabancıların genellikle oturma veya çalışma izni almak için Türkçe öğrenme kurslarına gittiğini belirten Aslan, kurslarına katılan yabancıların ise böyle bir amacı olmadığını, bu nedenle onlara rahat bir ortamda hayatlarını kolaylaştırabilecek Türkçe'yi öğrettiğini anlattı. Aslan, kursta dil bilgisinden çok pratiğe yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: "Eşi Türk olan bazı kursiyerlerimiz Fethiye'nin yerel ağzıyla konuşuyor. Bu da derse eğlence katıyor. Çarşıda, pazarda ne duyarlarsa onu kullanmayı bilen kursiyerlerimiz var. Sürekli pratik yaptıkları için öğrenmeleri daha kolay ve kalıcı oluyor. Kursa birçok milletten kursiyer katılıyor. Onlara Türkçe'nin dil bilgisini İngilizce o- larak anlatıyorum. Ortak dil olarak İngilizce kullandığımız için Hollandalı ve Danimarkalılar biraz zorlanıyor. Onlar önce İngilizce, daha sonra kendi diline çevirerek anlamaya çalışıyor. Böyle zorluklarımız oluyor ama genellikle derslerimiz çok eğlenceli geçiyor." Kursiyerlerin kendi aralarında da Türkçe konuşarak pratik yaptıklarını vurgulayan Aslan, bu nedenle kurs sırasında verdikleri dinlenme vakitlerini uzun tutarak daha rahat iletişim kurmalarını sağladığını söyledi.muammer Aslan, kursa gelen yabancıların birçoğunun Türklerle evlenerek Türkiye'ye gelin geldiğini, aile içi iletişimi sağlamak ve yaşadıkları bölgeye uyum sağlayarak konuşulanları anlamak için Türkçe öğrendiklerini ifade etti. Kursun geçen yıl kasım ayında başladığını, şubat ayında son bulacağını bildiren Aslan, daha sonra yeni kursiyerlerle derslere devam edeceklerini belirtti. Muğla nın Bodrum ilçesine gelen oyuncu İlker Ayrık ve Aykut Taşkın, Halikarnas Balıkçısı o- larak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı nın hayatını tiyatro sahnesine taşımak için kolları sıvadı. Yıl: 3. Sayı: Ocak 2014 Pazar

3 SAYFA 3 SONDAKiKA GAZETESİ >>3 ASAYiŞ Ocak Şubat Pazar Perşembe Geç tahliye için suç duyurusu yapacağız İzmir deki 38 i muvazzaf asker, 59 u tutuklu 357 sanığın yargılandığı davada, 13 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verildi. Sanıkların 1 gün sonra bırakılmasına avukatlar tepki gösterdi İzmir'deki 38'i muvazzaf asker, 59'u tutuklu 357 sanığın yargılandığı davada, 13 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verildi. Davanın görüldüğü Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16 Ocak'taki duruşmada tutuklu sanıkların tahliye taleplerini reddetmesi üzerine, sanık avukatları bir üst mahkeme olan Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz dilekçelerini iletti. İtirazları değerlendiren Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında muvazzaf askerler Yavuz Pehlivan, Mehmet Metin Turan, Tamer Nalbant, Davut Yıldız, Erdal Özkan, İdris Acartürk, Asuman Ünlü, İrfan Bulut, Erdal Şener in bulunduğu 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi. Sanık avukatlarından Murat Ergün, yaptığı açıklamada, yaklaşık 20 aydır Şirinyer Askeri Cezaevinde tutuklu bulunan sanıkların mahkeme kararının cezaevine bildirilmesiyle bu akşam serbest bırakılacaklarını, aksi takdirde "hürriyeti tahdit" suçunun oluşacağını söyledi. Avukat Ergün, mahkemenin diğer tutuklu sanıkların tahliye taleplerini görüşmeye devam edeceğini de belirtti. Kararın bir gün sonra açıklanması, 'hürriyeti tahdit' suçu Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin hakkında tahliye kararı verdiği tutuklu sanıklar cezaevinden çıktı. İtirazların değerlendirildiğini öğrenen tutuklu yakınları, Merkez Komutanlığı içinde yer alan İzmir Askeri Cezaevi'ne geldi. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararının ulaşması üzerine, İzmir Askeri Cezaevi'ne tutulan 8 muvazzaf asker, yakınlarıyla birlikte İzmir Merkez Komutanlığından ayrıldı. Türkiye Emekli Subaylar Derneği İzmir Şube Başkanı ve sanık avukatlarından Nesimi Özyürek, gazetecilere açıklamasında, karardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çok nitelikli insanlar bunlar. Uydurma dijital delillerle uydurulmuş bir dava olduğunu herkes biliyor. Zaten 1 ila 3 yıl arasında yargılanıyorlardı. Arkadaşlarımız fazladan yattı. Gecikmiş de olsa adalet yerini buldu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan Onur Süer Omurtak'ın babası Haspolat O- murtak ise tahliye edilenler arasında oğlunun bulunmadığını belirterek, "Çıkanlara seviniyoruz. Bu çocuklar vatan haini mi, casus mu? Vatansever çocukların bir an önce çıkmasını bekliyoruz. Devletin de milletin de bu işe el atması lazım. Oğlumuzu bıraktık yine gidiyoruz" görüşünü ifade etti. -"Hürriyeti tahdit" suçu iddiası Bu arada sanık avukatlarından Atilla Ertekin, yaptığı açıklamada, "Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi, verdiği kararda, sanıkların tutuklu kaldığı sürelerin, tutukluluk mahiyetinden çıkıp bir yaptırıma dönüşmesi, belirtilen kurumlar itibarıyla sanıkların toplanacak delillere müdahale etme risklerinin somut o- larak bulunmaması, konumları itibarıyla bu delillere müdahale etme imkanları olabilecek tutuksuz yargılanan sanıklar da bulunması itibarıyla tutuklu yargılanan bu sanıkların ne şekilde delillere müdahale edebileceği, somut olarak belirtilmeden tutukluluk hallerinin devamı kararı verilmesi yerinde görülmediğini belirtti" dedi. Ertekin, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararını 23 Ocak günü verildiğini ancak kararın 24 Ocak günü açıklandığını iddia ederek, "Kararın bir gün sonra açıklanması, 'hürriyeti tahdit' suçu oluşturmaktadır. Sanıklar, tahliye kararı verilmesinin hemen ardından, derhal salıverilmeliydi. Bu, hukuka aykırılıktır. Yasal haklarımızı kullanacağız ve bu konuda gerekli suç duyurusunda bulunacağız diye konuştu. - Dava TMK 10. maddesiyle görevli savcı Zafer Kılınç'ın "askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker, 79'u tutuklu 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede sanıklar hakkında 2 ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti. İddianamede adı geçen 831 mağdurdan arasında devlet memuru, asker ve MİT mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından fişlendiği iddia edilmişti. Çete lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile Narin Korkmaz hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve 9'ar yıl, sanıklar arasındaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2013 yılı nisan ayında görülmeye başlanan davada bugüne kadar tutuklu 20 kişi tahliye edilmişti. İstanbullu köylülerin 'acele kamulaştırma' isyanı Arnavutköy ve Eyüp'e bağlı Yeniköy, Tayakadın, İmrahor, Ağaçlı, Akpınar ve İhsaniye Köyü sakinleri, 'acele kamulaştırma' kararı alınarak arazilerinin kamulaştırılmasına tepki gösterdi. Yol kapatıp eylem yapan köylüler, acele kamulaştırma kararının sadece savaş halinde geçerli olduğunu söyledi. Bakanlar Kurulu nun acele kamulaştırma kararı çıkardığı Arnavutköy'e bağlı İmrahor, Tayakadın ve Yeniköy köyleri ile Eyüp'e bağlı Ağaçlı, Akpınar ve İhsaniye köylerinde yaşayanlar, Kuzey Marmara Yolu Odayeri S- apağı nda bir araya geldi. Köylüler, ellerinde Selanik ten buraya sürüldük, buradan nereye sürüleceğiz, Zulüm ile abad olmaz, Acele kamulaştır, kimse görmesin, Köylüleri ağlatmayın yazılı dövizler taşıdı. Kısa süreliğine yolu trafiğe kapatan köylüler, uzun araç kuyrukları oluşturdu. Jandarma ekipleri de, bölgede güvenlik önlemi aldı. Yola oturan köylüler, Her yer ağaçlı, her yer direniş, Vur vur inlesin Tayyip bizi dinlesin şeklinde slogan attı. Başkent te gece saatlerinde bir yolcu otobüsünün, araç taşıyan TIR ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada bir kişi öldü, 25 kişi de yaralandı. Olay yerinde hayatını kaybeden otobüsün muavini TIR ın altından güçlükle çıkartıldı. Kaza Ankara İstanbul Otoyolu Kızılcahamam Çeltikçi Mevkii'nde meydana geldi. Aynı yönde ilerleyen Gökhan Ersoy idaresindeki 34 VKM 61 plakalı yolcu otobüsü ile Süleyman Oğuz Tav idaresindeki 34 TE 8351 Altı köy adına açıklama yapan İhsaniye Köyü Muhtarı Adnan Görgün, yeni yılın ilk günlerinde toplanan Bakanlar Kurulu'nun kararıyla savaş halinde geçerli olacak acilen kamulaştırma maddesinin yürürlüğe sokulduğunu söyledi. Görgün, Evimiz, barkımız, topraklarımız elimizden alınmak isteniyor. Sadece yurt savunması ihtiyacı ve aceleciliği söz konusu olduğunda uygulanacak yasa, herhangi bir savaş olmadığı günümüzde hiçbir gerekçe gösterilmeden bizlerin üzerinden hayata geçiriliyor. 100 yıldır tapularını ödediğimiz vergili topraklarımız yok pahasına elimizden alınmak istenmektedir. ifadelerini kullandı. Ağaçlı köyünde yaşayan 70 yaşındaki Fatma Biçer de, kendilerine ait olan bir avuç toprağın ellerinden alınmak istediğini söyledi. Biçer, Bu nasıl kanun? On parmağımızla Ankara da otobüs kazası: 1 ölü 25 yaralı plakalı sıfır araç taşıyan TIR'la çarpıştı. Meydana gelen kazada otobüsün Muavini Serdar Özdemir olay yerinde hayatını kaybederken 25 yolcu da yaralandı. Yaralı yolcular ambulansla hastaneler sevk edilirken ölen Muavin Özdemir çarpmanın etkisiyle TIR ın altında kaldı. Yaklaşık bir buçuk saatlik çalışmanın ardından Özdemir in cenazesi TIR ın altından çıkartıldı. TIR ın üzerinde bulunan iki araç ta çarpmanın etkisiyle yola savruldu. TIR Şoförü Tav kaza anının anlattı. Kendisinin seyir imza attık Erdoğan a. Şimdi bizi sokağa atıyor. Biz nerede yaşayacağız? Bu yaştan sonra biz ne iş yapabiliriz? Ancak toprağımızda barınabiliriz. Yazıklar olsun!" şeklinde tepkisini dile getirdi. İsmail Elveren ise, köylerinin çevresinde kamu arazileri olmasına rağmen kendilerinin tapulu ve imarlı arazilerinin kamulaştırıldığını ifade etti. Toprakların kendilerine atalarından, d- edelerinden miras kaldığını ifade eden Aysun Akçay da, şunları kaydetti: Bu topraklar bizim ve çocuklarımızın geleceği olarak gördük. Bu topraklarımızı vermeye hiç niyetimiz yok. Çünkü tek nefes aldığımız yer burası. Köylüler, basın açıklamasının ardından y- oldan ayrıldı. (CİHAN) halindeyken otobüsün taşıdığı en arkadaki araca çarptığı söyleyen Tav, otobüsün çarptığı araçların yola savrulduğunu kaybetti. Kazayı gören yoldaki diğer sürücüler sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Kaza yerine Ankara dan çok sayıdan ambulans sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaparak hastaneye kaldırdığı yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kaza yerine gelen itfaiye ekipleri TIR ın altında kalan Özdemir i kurtarmak için uzun süre çalıştı. Olay yerine gelen çekicinin TIR ı kaldırmasıyla Özdemir in cenazesi çıkartıldı. Öte yandan Ankara İstanbul yolu Ankara istikametine yaklaşık üç saat tek şeritten verilirken yolda uzun araç kuyrukları oluştu. Kazada yara almadan kurtulan bazı yolcular bavullarıyla birlikte olay yerinden ayrıldı. Jandarma ekiplerinin Özdemir in cenazesinin çıkartılması sırasında gazetecilerin görüntü almasını engellemek istemesi ise dikkat çekti İtibarsızlaştırma kampanyasını kınıyoruz,mesnetsiz iddiaları iade ediyoruz Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON), kimi medya gruplarınca dillendirilen ananas iddialarına cevap verdi. Konfederasyondan yapılan yazılı açıklamada Uganda da yetişen lezzetli ve dünyaca meşhur ananas meyvesi zaman zaman iş dünyası, protokol ve medya mensuplarına hediye edilmiştir. Muhatapları da mektup yazma inceliği göstererek teşekkür etmişlerdir. Bunların alaya alınmasını ve arkasında başka şeyler varmış iması ile topluma lanse edilmesini reddediyor ve iddia sahiplerine iade ediyoruz. denildi. TUSKON un konu ile ilgili açıklaması şöyle: TUSKON çatısı altında faaliyet gösteren 7 federasyon, 212 dernek, bu derneklere üye 54 binden fazla işadamı ve bu işadamlarının temsil ettiği 140 binden fazla şirket ile ülkemizin büyük ve yaygın iş dünyası sivil toplum kuruluşlarından birisidir. Kuruluş amaçlarımızdan en önemlisimüteşebbislerimizin farklı ve yeni dış pazarlara açılmalarını desteklemek suretiyle Türk iş dünyasına hizmet etmektir. TUSKON un organize ettiği Ticaret Köprüsü etkinliklerinde 8 yılda 30 milyar dolarlık iş bağlantısı yapıldığı tahmin edilmektedir yılları arasında 19 kere düzenlenen Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü etkinliklerinde 40 binyerli ve140 ülkeden 30 binyabancı olmak üzere toplam 70 bin işadamı ticaret ve yatırım yapmak için bir araya gelmiştir. T.C. Ekonomi Bakanlığı koordinasyonunda, T.C. Dışişleri Bakanlığı yla işbirliği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) desteğiyle gerçekleştirilen Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü programları Afrika, Avrasya, Asya- Pasifik, Avrupa, Ortadoğu, Latin Amerika ve Kuzey Amerika bölgelerindeki tüm sektörlerden işadamlarının bir araya gelmelerine vesile olmuştur. Sadece TUSKON üyeleri değil Türk müteşebbislerinin tamamına Afrika gibi potansiyel pazarlara açılmalarında yardımcı olmamızı başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere devlet büyüklerimizin bugüne kadar bize tavsiye ettikleri kamuoyunca bilinen bir gerçektir. Ticaret köprülerinde insanları buluşturduğumuz gibi, iş dünyamızın seçkin simalarıyla görüşmek, onlara farklı ülkelerdeki iş fırsatları hakkında bilgi vermek ve ilgi duyanlara yardımcı olmak bir iş dünyası STK sı olan TUSKON un görevleri arasındadır. Bu çerçevede ülkemizin önde gelen işadamlarına Afrika ülkelerindeki çalışmalarında destek olmamız son derece doğaldır. Yapılan çalışmaların eleştirilmesi ve karalama kampanyasına dönüştürülmesi mi yoksa alkışlanması mı gerektiğini kamuoyunun vicdanına sunuyoruz. Uganda nın İstanbul Fahri Konsolosu da olan Genel Sekreterimiz Dr. Mustafa Günay ın, TUSKON üyesi olan veya olmayan Türk işadamlarının Uganda da ticaret ve yatırım yapmaları için yürüttüğü faaliyetler görevlerinin gereğidir.uganda'da ihale edilecek petrol rafinerisi işini Türk şirketlerinin alması için yaptığı çalışmanın takdir edileceği yerde, başka mecralara çekilerek eleştirilmesinden esef duyuyoruz. Hediyeleşmek Anadolu insanının gelenek, göreneği ve karakteristik özelliğidir.bu çerçevede, U- ganda da yetişen lezzetli ve dünyaca meşhur ananas meyvesi zaman zaman iş dünyası, protokol ve medya mensuplarına hediye edilmiştir. Muhatapları da mektup yazma inceliği göstererekteşekkür etmişlerdir. Bunların alaya alınmasını ve arkasında başka şeyler varmış i- ması ile topluma lanse edilmesini reddediyor ve iddia sahiplerine iade ediyoruz. Ayrıca, insanlarımızın dostluk ve birliktelik duygularının pekiştirilmesine hizmet eden bir muharrem iftarı programına Türkiye nin büyük şirketlerininsponsorluk desteğinde bulunmalarına vesile olmayı önemsiyoruz. (CİHAN) Bacanak C.H. nin serbest kalmasına itirazı mahkeme reddetti İ zmir merkezli yapılan rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma operasyonunda tutuksuz yargılanmasına itiraz edilen Binali Yıldırım ın bacanağı C.H. nin dosyasını inceleyen üst mahkeme, savcılığın itirazını reddetti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5 ilde yapılan TCDD İzmir Liman İşletme Müdürlüğü ne yönelik yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma operasyonunda AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı Binali Yıldırım ın bacanağı C.H. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Savcılık, serbest kalmasına itiraz etmişti. İtirazı değerlendiren nöbetçi 11. Asliye Ceza Mahkemesi nin, savcılığın yaptığı itirazı reddettiği öğrenildi. 7 Ocak'ta yapılan operasyonda gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 23 kişiden 14'ü, savcılık sorgusunun ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. Nöbetçi olan İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesi'ne çıkan 14 kişinin tamamı tutuklanmıştı. C.H. ise geç saatte adliyeye sevk edilmesi sebebiyle başka mahkemede hakim karşısına çıkmış ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Son olarak TCDD Limanlar Daire Başkanı M.Y.'nin tutuklanmasıyla liman operasyonunda tutuklu sayısı 15'e yükselmişti.

4 SAYFA 4 SONDAKiKA GAZETESİ >>4 KONOM 26 Ocak 2014 Pazar 10 milyonluk seçim bütçesi İzmir de kalsın Büyük partilerin, kampanyalarını daha çok İstanbul ve Ankara merkezli şirketlerle yürüttüklerini belirten İZTO Reklam, Kamuoyu Araştırma, Açıkhava 52. Grup Meclis Üyesi Filiz Avcı Belet, "Siyasi partiler, özellikle de yerel seçimlerde yerel tecrübenin önemini gözardı etmekten vazgeçmeli. Yörenin insanına yönelik reklamlarda yerel firmaların avantajının bu seçimlerde dikkate alınmasını umuyoruz" şeklinde konuştu Yerel seçimler yaklaşırken reklam piyasası da hareketlendi. Siyasi partilerin İzmir de 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak yerel seçimler için 10 milyon liranın üzerinde harcama yapması bekleniyor. İzmir Ticaret Odası (İZTO) - na kayıtlı 600 reklam ajansı, yerel seçimlerin yerel reklam ajanslarıyla yürütülmesini ve 10 milyon liralık bütçenin İzmir de kalmasını istiyor. Büyük partilerin, kampanyalarını daha çok İstanbul ve Ankara merkezli şirketlerle yürüttüklerini belirten İZTO Reklam, Kamuoyu Araştırma, Açıkhava 52. Grup Meclis Üyesi Filiz Avcı Belet, mahalli i- dareler seçiminin reklam piyasasını olumlu etkileyeceğini vurguladı: Seçimler genel olarak propagandaya dayanır, propagandanın esası da reklamdan oluşur. Hangi parti veya aday kendisini halka daha iyi tanıtır ve anlatabilirse rakiplerine karşı bariz bir üstünlük elde eder. Burada önemli olan husus, reklamın temasını ve dozunu iyi a- yarlamaktır. Bu konuda profesyonel reklam firmalarına önemli görevler düşmektedir. Partilere ve adaylara önerimiz, yörenin, İzmirimiz'in reklam firmalarıyla işbirliği içinde çalışmalarıdır. İzmir in bu reklam pastasından yeterince pay alamadığını dile getiren Belet, şöyle devam etti: Gönül isterdi ki İzmir'de gerçekleştirilen tüm reklam faaliyetleri, İzmirli firmalar tarafından yürütülsün. Maalesef bu arzu hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Büyük partiler, reklam işlerini İstanbul ve Ankara merkezli firmalarla yürütmeyi tercih ediyorlar. Biz İzmirli firmalar ise taşeronluk rolünden öteye bu faaliyetin içine giremiyoruz. Biz İZTO Reklam Grubu olarak İzmir dışından firmaların İzmir de ana yüklenici firma olmalarını istemiyoruz. Siyasi partiler, özellikle de yerel seçimlerde yerel tecrübenin önemini gözardı etmekten vazgeçmeli. Yörenin insanına yönelik reklamlarda yerel firmaların avantajının bu seçimlerde dikkate alınmasını umuyoruz. YEREL AJANSLAR DAHA BAŞARILI İzmirli reklam firmalarının yeterliliklerini kanıtladığını, kampanyalarda mahalli ajansların daha başarılı olacağına inandığını dile getiren Belet, siyasi partilere bu konuda daha hassas davranmalarını önerdi. İZTO'ya kayıtlı yaklaşık 600 reklam firması olduğunu vurgulayarak, Kamuoyu araştırmalarından organizasyona, promosyona, kreatif çalışmalardan stant ve açıkhava reklamlarına, sosyal medya uzmanlarından seçim müziklerine kadar konusunda uzman firmalar var. Memnuniyetle adaylarla bu firmaları paylaşabiliriz. dedi. Yerel seçimlerde, adaylara ve şehre odaklı bir iletişim yapıldığını anlatan Filiz Avcı Belet, mitingler, yerel televizyonlar, yerel basın ve açıkhava, promosyon ve sosyal medyanın, kullanılması gereken lokomotif mecra olduğunu kaydetti. Y- erelde en önemli işin adaya düştüğünü vurgulayarak, Mutlaka ve mutlaka birebir temas olması, bu işin olmazsa olmazı. Yazılı ya da görsel basında yapacağı programı, mitingini, toplantılarını, açıkhavanın ve sosyal medyanın desteklemesi gerekiyor ki haberdar olunma oranı artsın. Sosyal medyadaki uygulamalar da müthiş; seçmen, oy vereceği adayın nerede olduğunu rahatlıkla öğrenebilir. Afişler, baskılı evraklar, yereldeki seçimlerin olmazsa olmazlarından. Miting alanında dağıtılmasa bile yerel gazetelerle ya da ulusal gazetelerin yerel eklerinin arasında evimize ya da işyerimize gelebiliyor. Bu broşürler, adayın projeleri ve kendisi hakkında güçlü fikirler oluşturabilir. şeklinde konuştu. (CİHAN) Kemalpaşa tatlısını başkaları kapmasın Mustafakemalpaşa ilçesinde usta ellerde şekillenen Kemalpaşa tatlısı, Türk mutfağının damak tatları arasında en çok beğenilen peynir tatlılarından biri olma niteliğiyle tüketiliyor. Kemalpaşa tatlısı üreticisi ve Mustafakemalpaşa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dırakman, "Yöresel ürünlerin tescili konusundaki bazı eksikliklerden dolayı ürünümüzü tam anlamıyla tanıtamıyoruz" dedi. Mustafakemalpaşa ilçesinde asırlardır üretilen ve peynir tatlıları arasında en çok tüketilenlerden olan "Kemalpaşa tatlısı", ustaların ellerinde birçok aşamadan geçtikten sonra Türk mutfaklarını süslüyor. Bu tatlının coğrafi işaret tescilini almak için harekete geçen ilçe yöneticileri, engelleri aşmaya çalışıyor. Kemalpaşa tatlısı, yüzlerce yıl önce Mustafakemalpaşa'da bulundu. Eskiden küçük süthanelerde yapılan ve işletmeleri zamanla gelişen bu tatlının tüketimi ramazan aylarında artıyor.köylerden sabahları toplanan taze sütler, özel kazanlarda kaynatıldıktan sonra standart bir derecede soğutuluyor. Bunun ardından maya ünitesinden dökülen süt, mayalandıktan sonra peynir haline getiriliyor. Büyük bölümü sütten oluşan peynir makinelerden geçirilip kıyıldıktan sonra içine dökülen malzemelerle hamur halini alıyor. Gevrek durumuna gelen peynir, Kemalpaşa tatlısı adıyla ambalajlanarak satışa sunuluyor. Türkiye'nin pek çok iline gönderilen bu damak tadı, isteğe bağlı olarak dondurmalı, kaymaklı, tahinli, pekmezli ya da sade tüketilebiliyor. - "Coğrafi işaret tescili"ni almaya çalışıyorlar Çeyrek asırlık bir tatlı firmasının işletmecisi olan Mustafakemalpaşa Ticaret ve Sanayi O- dası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Dırakman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçedeki üreticilerin, Kemalpaşa tatlısını layıkıyla ürettiğini söyledi. Bu tatlının, ülke mutfaklarında hak ettiği yerde olmadığını belirten Dırakman, "Yöresel ürünlerin tescili konusundaki bazı eksikliklerden dolayı ürünümüzü tam anlamıyla tanıtamıyoruz" dedi. Belediyenin, söz konusu ürün için coğrafi işaret çalışması başlattığı bilgisini v- eren Dırakman, buna ilçe dışından bir üreticinin itiraz ettiğini anlattı. Bunun üzerine konuya müdahil olduklarını dile getiren Dırakman, şöyle devam etti: "20'ye yakın üreticimiz var. Türkiye'de bu tatlıyı sahiplenmek isteyenler var. Bunu korumak istedik ve coğrafi işaret tescilini odamız adına yaptırmak için harekete geçtik. Odamız adına yaptırmak istiyoruz çünkü uyguladığımız şekli, en doğrusudur. Diğer bölgelerdeki üreticiler tatlıya hiç peynir atmıyor. Bunu yiyen vatandaş tatlımızı böyle tanıyor ve kötü bir tat aldığı için bir daha denemek istemiyor. Kesinlikle bize has bir ürün olduğu için coğrafi işaret tescilini almamız lazım. Bu konudaki çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor." - Birçok aşamadan geçip sofralara geliyor.dırakman, Kemalpaşa tatlısını gerçek lezzetiyle sunabilmek için her sabah bir telaş yaşadıklarını bildirdi.civardaki köylülerin ürettiği sütün, taşıma araçlarıyla üretim tesisine getirildiğini kaydeden Dırakman, şöyle konuştu: "Peyniri de kendimiz üretiyoruz. Asla dışarıdan peynir almayız. Sütler ilk olarak kaynama kazanlarında kaynatılarak olması gereken derecede soğutuluyor. Daha sonra mayalama derecesine getiriliyor ve peynirin oluşmasını sağlayan maya ile beraber peyniri yaptıktan sonra süzek bezlerine konuluyor. Burada peynir altı suyundan eleniyor ve yüzde 100 peynir kalıyor. Akabinde hamur karma makinesinde peynir, un, irmik ve yumurta karıştırılıyor. O- tomatik makinelerde el değmeden kesilip fırına atılıyor. Pişme işlemi bittikten sonra paketlenerek satışa hazır hale geliyor." Orkide'ye tam not Orkide, yeni geliştirdiği ürünü zeytin ve fındık yağlı kahvaltılık kase margarinle yurtiçi ve yurtdışında büyük beğeni kazandı. İçeriği zeytin ve fındık yağıyla zenginleştirilmiş margarini Türkiye ve dünyada ilk defa müşteriyle buluşturan Orkide, yalnızca sıvı yağda değil, margarinde de iddiasını sürdürdü. Küçükbay A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Gerginliği bırakalım dünyanın gözü bizde MÜSİAD Genel Başkanı Olpak, "Özellikle son günlerde ilgili ya da ilgisiz farklı kesimlerce tartışma konusu yapılan HSYK hakkındaki kanun tasarısı başta olmak üzere siyasetin alanına müdahale yaklaşımlarından uzak durulmalıdır" dedi Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, özellikle son günlerde ilgili ya da ilgisiz farklı kesimlerce tartışma konusu yapılan HSYK hakkındaki kanun tasarısı başta olmak üzere siyasetin alanına müdahale yaklaşımlarından uzak durulması gerektiğini belirtti. MÜSİAD'dan yapılan açıklamaya göre, Olpak, derneğin Erzincan Şubesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'deki güncel tartışmaların içerisinde bazen resmin tamamının görülemediğini vurguladı. Olpak, "Ancak Brüksel'de gerçekleştirdiğimiz temaslarda da bir kez daha gördüm ki dünyanın gözü ülkemizin üzerinde bulunuyor. Uzun uğraşlarla inşa ettiğimiz huzur, güven ve istikrar ortamının önemini, Brüksel den Türkiye ye baktığımda bir kez daha gördüm. Bu doğrultuda, bugüne değin edindiğimiz kazanımlarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmamız elbette kabul edilemez" değerlendirmesini yaptı. Demokrasi tarihine bakıldığında son 11 yılda çok önemli bir kırılmanın yaşandığını aktaran Olpak, şunları kaydetti: "Sosyoekonomik atılımların yanı sıra siyasal kültürümüzü dönüştürecek çok önemli reformlar ardı sıra hayata geçirilmekte ancak bu gelişim ve dönüşüm trendinin Küçükbay, yaptığı açıklamada dünyadaki en ileri teknolojileri anında uygulama kabiliyetine sahip Orkide nin, Türkiye nin yağ sektörünü ileriye taşıyan bir marka olduğunu söyledi. Katma değeri yüksek ürünler geliştirmenin güçlü markaların öncelikleri arasında olduğunu belirterek, Ülkemizin iki büyük değeri olan zeytin ve fındık yağıyla özel olarak hazırlanan margarinimizle sürdürülebilir olması için çoğulcu ve özgürlükçü bir siyasetin ayrılmaz bir parçası olan kuvvetler ayrılığı prensibinin önemine işaret etmek isterim. Meşruiyetini halkın özgür iradesinden almayan, 'kendinden menkul değere' sahip hiçbir yaklaşımın, özgürlükçü demokrasilerde yeri yoktur vizyonumuz kapsamında, hedeflediğimiz ileri gelişmişlik seviyesine ulaşabilmek için 'bana ya da bize göre' perspektifinin kısır zemininden uzaklaşıp, kaynaklarımızı israf etmeden, her türlü enerjimizi insanımızın refahını artıracak çalışmalara hasretmek hepimizin görevi olmalıdır. Yolsuzluk soruşturması kapsamında başlatılan ve birbiri ardına farklı alanlarda sağlıktan ve lezzetten taviz vermeyen tüketicilerimiz için yepyeni bir ürün geliştirdik. Ar-ge çalışmalarına yaptığımız yatırımlarla yeniliklerin öncüsü olmaya devam edeceğiz. dedi. Orkide Yağ Ar-Ge ve Ürün Geliştirme Müdürü Mustafa Gülen de şunları kaydetti: Orkide Zeytinyağlı-Fındıkyağlı Kahvaltı Keyfi kase margarin A ve D vitaminleriyle zenginleştirilmiş, trans yağ ve kolesterol içermeyen düşük doymuş yağ oranlı formülüyle çok özel olarak geliştirildi. Zeytinyağı ve fındık yağının yüksek doymamış yağ asitleri oranına sahip yeni margarin, zengin besleyici içeriği ve eşsiz lezzetiyle tüketicilerimizden tam not aldı. (CİHAN) devam ettirilen sürecin yıpratıcı sarmalından ülkemizi bir an önce çıkarmak zorundayız. Hepimizin üzerinde mutabık olduğu gibi yargımızın bağımsızlığı en önemli değerlerimizin başında gelmektedir. Ancak 'bağımsızlığın' yanında 'tarafsızlık' kavramının da önemine işaret etmek isterim çünkü ancak 'bağımsız ve tarafsız' bir yargı mekanizması ile hedeflediğimiz gelişmişlik düzeyine ulaşabiliriz." Siyasal alanın içerisinde olması gereken konuların, mecrasının dışına çıkarılmasının ve farklı zeminlerde tartışılmasının doğru olmadığını anlatan Olpak, demokratik sistemlerde siyasetin, bir uzlaşı mekanizması olarak tarafların birbirini ikna etme imkan ve ihtimali üzerinde çalıştığını dile getirdi. Ancak siyasetin konusu olması gereken meselelerin farklı mecralara taşınmasının, bu temel mekanizmanın çalışmasına engel olacağına dikkati çeken Olpak, "Özellikle son günlerde ilgili ya da ilgisiz farklı kesimlerce tartışma konusu yapılan HSYK hakkındaki kanun tasarısı başta olmak üzere siyasetin alanına müdahale yaklaşımlarından uzak durulmalıdır. Siyasete ve siyasal aktörlere, kendi iç dinamiklerine bağlı işleyecek bir alan bırakmak hem siyasal meşruiyet ilkesi hem de siyasal kültürümüzün gelişimi bakımından büyük önem arz etmektedir" görüşünü de paylaştı.

5 SAYFA 5 SONDAKiKA GAZETESİ >>5 EKONOMİ Ocak Şubat Pazar Perşembe Döviz kuruna bakmayın 10 yıl sonra güçlü bir ülke olacağız! Dövizde yaşanan hareketliliğin normal olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı Babacan, "Kurdaki hareketleri, şokları absorbe etme konusunda önemli bir mekanizma olarak kabul etmek lazım. Çünkü eğer kurda o hareket olmazsa bilin ki ekonomide bir başka yerde çok daha kalıcı, çok daha büyük bir hasar gelişebilir" diye konuştu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Kurdaki hareketleri, şokları absorbe etme konusunda önemli bir mekanizma olarak k- abul etmek lazım. Çünkü eğer kurda o hareket olmazsa bilin ki ekonomide bir başka yerde çok daha kalıcı, çok daha büyük bir hasar gelişebilir" dedi. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) için İsviçre'nin Davos kasabasında bulunan Babacan, TRT Haber'de soruları yanıtladı. Davos'ta yoğun bir temas trafiğinin devam ettiğini, oturumlarda Türkiye'nin ne söyleyeceğinin merak konusu olduğunu ifade eden Babacan, ayrıca bakanlar ve iş dünyası temsilcileriyle ikili temaslarda bulunduklarını ve değerlendirmeler yaptıklarını anlattı. Türkiye'nin oldukça enteresan bir dönemden geçtiğini belirten Babacan, "Ama bu demokratik ve hukuku sınavını da Türkiye'nin başarıyla geçeceğine inanıyorum. Daha önce e- bildiri dönemi, kapatma davasını, Gezi o- laylarını yaşadık. Şimdi de bunları yaşıyoruz. Bunların her biri önemli sınav. Türkiye'nin demokrasisi açısından, Türkiye'nin hukuk devleti olabilmesi açısından önemli sınavlar. Bu sınavları en başarılı şekilde vereceğimize inanıyorum" dedi. Bugün sadece Türkiye'de değil bütün gelişmekte olan ülkelerde bir piyasa hareketliliği yaşandığını ifade eden Babacan, "Olup bitenlerden Türkiye'nin etkilenmesi bir bakıma çok şaşırılmaması gereken bir konu ama Türkiye'ye özel, Gezi gibi, 17 Aralık süreci gibi yaşananların da Türkiye'yi bir miktar daha negatif ayrıştırdığını da kabul etmek lazım" diye konuştu. Türkiye'nin uzun vadeli başarısı konusunda hiç şüphe bulunmadığını vurgulayan Babacan, şunları kaydetti: "Bundan 3 yıl, 5 yıl ve 10 yıl sonra bugünkünden çok daha güçlü bir Türkiye olacağı konusunda çok genel bir kanaat hakim. Önemli olan ekonominin temellerinin sağlam olması. Güçlü bir kamu finansman yapımız, güçlü bir bankacılık sistemimiz var. Daha önceki dönemlerle mukayese edilmeyecek kadar temellerimiz sağlam. Kurdaki hareketleri, şokları absorbe etme konusunda önemli bir mekanizma olarak kabul etmek lazım. Çünkü eğer kurda o hareket olmazsa bilin ki ekonomide bir başka yerde çok daha kalıcı, çok daha büyük bir hasar gelişebilir. Onun için itidalle yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum ve bunun da geçici olacağını düşünüyorum." Türkiye'de serbest kur rejimi olduğunu ve kurdaki artışın sermaye çıkışından kaynaklanmadığını belirten Babacan, döviz piyasasında bir miktar hareketlilik görüldüğünü, ancak bu durumun geçici olduğunu söyledi. Babacan, Merkez Bankasının açıklamaları dışında yapılan açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Siyasaların Rusya'da, Arjantin'de, Brezilya'da da çok hareketli olduğunu dile getiren Babacan, dün ve bugünkü gelişmelere bakıldığında bunun ağırlıklı o- larak dışarıdan kaynaklı olduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti. Çin'de biraz daha yapısal sorunlar olduğunu ifade eden Babacan, Çin'in büyüme modelini tamamen değiştirdiğini, yeni modelin nasıl sonuç vereceği konusunda bazı soru işaretleri bulunduğuna dikkati çekti. Çin'in yeni seçtiği politikalarda olabilecek aksaklıkların dünya piyasaları açısından da önemli olacağını, dünyanın ikinci büyük ekonomisindeki gelişmelerin dünya ekonomisini de etkileyeceğini belirten Babacan, gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Babacan, Türkiye'nin yapısal reformlarını zamanında yapması, maliye ve para politikalarında çok dikkatli çizgi izlemeye devam etmesi gerektiğini i- fade etti. Türkiye'nin kamu borcunun ve bütçe açığının milli gelire oranının çok düştüğünün altını çizen Babacan, bunlarla birlikte bankacılık sisteminin Türkiye'nin sağlam olduğu konular olduğunu dile getirdi. Öte yandan Türkiye'nin cari açığı olduğunu hatırlatan Babacan, buna yönelik tedbir almak gerektiğini ve bu tedbirlerin bir kısmını aldıklarını söyledi. Babacan, Türkiye'nin gerçeklerini görmek ve buna uygun politikaları üreterek uygulamak gerektiğini kaydetti. Dış ticaretle uğraşan firmalar için kurun seviyesinden daha önemlisinin kurun oynaklığı olduğunu i- fade eden Babacan, ithalat ihracat yapan firmaların, ticaret yaparken biraz daha kuru öngörebilmek istediğini belirtti. Türk Lirası'nın gelişmekte olan ülkelerin içindeki en az oynaklık gösteren para birimi olduğuna işaret eden Babacan, dün Arjantin'in para biriminin yüzde 15 değer kaybettiğini hatırlattı. Küresel ekonomilerde dalgalanmalar, çalkantılar olduğu zaman Türkiye'nin de etkileneceğine dikkati çeken Babacan, önemli olanın, bunun Türkiye ekonomisi üzerinde kalıcı bir etki bırakmaması olduğunu dile getirdi. Babacan, bu konuda attıkları adımların, Türkiye ekonomisini önemli oranda koruduğunu kaydetti. 17 Aralık sürecinin ekonomiye etkisine ilişkin olarak da Babacan, cuma akşamı itibarıyla halka açık şirketlerdeki değer kaybının 50 milyar dolara yakın bir düzeyde olduğunu ifade etti. Oynak kura karşı TEDBİR ALINMALI UND Başkanı Nuhoğlu, "Döviz kurlarındaki yükseliş öncelikle reel sektörü ve ihracatı vurur. Dövizin yükselmesi, Türkiye'nin ihracatının önünü açmaz" dedi Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Ömer Çetin Nuhoğlu, döviz kurlarındaki yükselişe ilişkin, "Oynak piyasa ve belirsizlik öncelikle reel sektörü ve ihracatı vurur. Dövizin yükselmesi, Türkiye'nin ihracatının önünü açmaz. Kurların yükselmesi, Türkiye'nin ihracatını dolayısıyla da Türk taşımacılığını etkiler" dedi. Nuhoğlu, düzenlenen basın toplantısıyla sektörün 2013 yılı değerlendirmelerini ve 2014 yılı öngörülerini paylaşarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dolarda yaşanan yükselişe değinen Nuhoğlu, "Bu kadar yüksek kurlar hem gerçekçi değil, hem sürdürülebilir değil. Oynak piyasa ve belirsizlik öncelikle reel sektörü ve ihracatı vurur. Dövizin yükselmesi, Türkiye'nin ihracatının önünü açmaz. Kurların yükselmesi, Türkiye'nin ihracatını dolayısıyla da Türk taşımacılığını etkiler" değerlendirmesinde bulundu. Bu yıl orta vadeli programda yer alan 166 milyar dolarlık ihracat hedefinin yakalanabileceğine yüzde 100 inandıklarını dile getiren Nuhoğlu şunları anlattı: "Avrupa ülkelerindeki ekonominin düzeliyor olması bu inancımızın en büyük nedeni. Uluslararası nakliye ve Batıya yapılan taşımalar 2014 yılında yüzde 15 artacaktır. Biz toplam 575 bin sefere çıkacağımızı planlıyoruz, bu seferlerimizin içinde de Türkiye'nin pazar payının 400 binlere çıkacağını hesap ettik. Bu demektir ki yabancıların payı yüzde 35'in daha altına inecektir, Türk taşımacılar yüzde 70 seviyesinde pay alacaktır." Nuhoğlu, Türkiye'nin ihracatındaki Türk taşımacıların payını artırırken hiçbir zaman korumacılık istemediklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Ne teşvik ne de ayrımcılık istiyoruz. Çok net mesajımız eşit bir şekilde her ülkeyle rekabet etmeye hazır olduğumuzun bilinmesidir. Eşit şartlar altında bu çalışmaları, bu mücadeleyi, bu rekabeti sürdürmektir. Ama siz, bir başka ülke, kamusunu yanına alarak, oradaki güçleri, sivil toplumu, devleti yanına alarak Türkiye'nin taşımalarını engellemeye çalışıyorsanız bu bizim kabul edeceğimiz, karşısında susacağımız bir model değildir. Eşit şartlar derken şunu kastediyoruz; bir Bulgar taşıyıcısı Türkiye'den malı alıp Almanya'ya getirirken geçiş parası o- larak ne ödüyorsa, ben de onu ödeyeceğim. Bu eşitsizlikleri ortadan kaldırmak zorundayız." - "DTÖ üyesi hiçbir ülke engelleyemez" Dünya Ticaret Örgütü'nün Bali'deki toplantısında 159 ülkenin bir imza attıklarını hatırlatan Nuhoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Daha önceden de söylemiştik. Dünyanın refahının gelişmesi, ülkeler arasındaki gelir dağılımının sağlanabilmesi için taşımacılık engellenemez. DTÖ'nün temel yasasıdır. DTÖ üyesi hiçbir ülke, kendi ülkesi üzerinden geçerek başka bir ülkeye taşıma yapmayı engelleyemez, gerek miktar gerek herhangi bir vergiyle engelleyemez. Bu, Bali'de paraf edildi, Temmuz 2014'de imzalanacak. Serbest ticaret önündeki her engel kaldırılmalı. Bu anlamda 2014 yılı itibariyle, UND olarak net kararımız şudur; hiçbir Kara Ulaştırması Karma Komisyonu (KUK) toplantısında, hiçbir Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) toplantısında transit geçişi konuşmayacağız. Artık transit geçişler o ülkenin konusu değildir. Ben diğer ülkelerle yaptığım KUK ve KEK toplantılarında ikili taşımayı konuşabilirim, üçüncü ülke taşımalarını konuşabilirim ama transit o ülkeyle benim ilişkim benim tartışacağım konu değildir." Transit konusunun iki ülkenin tartışıp konuşabileceği konular olmadığının altını çizen Nuhoğlu, "Transit geçişi insan hakkı gibidir, uluslararası kabul görmüş adalet kavramı gibidir. Bunu net bir şekilde tanımlayacağız. UND o- larak net tavrımız budur, hiçbir ülkeyle transit taşımayı konuşmayı şiddetle reddediyoruz, bunun için de o ülkelerin bu konuyu gündeme getirdiği hiçbir toplantıda olmayacağız. Bunu hem kendimiz açısından hem de ülkemiz açısından bir onur meselesi yaptık" bilgisini verdi. Nuhoğlu, bu kapsamda kamunun önderliğinde, içinde TOBB, TİM, TÜSİAD, MÜSİAD gibi sivil toplum örgütlerinin de olduğu, detaylarının daha sonra açıklanacağı bir çalışma içinde olduklarının bilgisini vererek, "İsmi bugün bir alıntı olarak İtalya'dan alınan Patronati fonunu oluşturmaya başladık. Bireysel olarak bu mücadeleyi veremiyoruz belki ama oluşturulan bu grup, tüm ülkelerle birebir mücadelesini yapacak belki 20 ülkede 20 dava açılacak" diye konuştu yılında, Ulaştırma Bakanları Avrupa Konferansı UBAK ın dönüşümü sürecinin sonunda kurulan Uluslararası Ulaştırma Forumu (International Transport Forum - ITF), ile ilgili düşünceleri hakkında da açıklamalar yapan Nuhoğlu, IT- F'in işleyiş amacına ilişkin bilgiler vererek, gelinen noktada Türkiye'nin ITF konusunda en fazla belge sahibi iki ülkeden biri olmasına rağmen, ITF'in tamamen Türkiye aleyhine çalışan bir model haline geldiğini belirtti. Nuhoğlu, ITF belgesinin mevcut haliyle Türk taşımacılığına ciddi zararlar verdiğini söyledi. -"2014 yılında, özellikle Batıya olan taşımacılıkta ciddi artış olacak" Toplantıda sektörün 2013 yılı değerlendirmesi ve 2014 yılı öngörülerinden de bahseden Nuhoğlu, 2013 yılının y- oğun geçtiğini, 2014 yılında da özellikle Batıya olan taşımacılıkta ciddi artışlar olacağını öngördüklerini anlattı. Türkiye'nin tüm ihracat taşımalarında geçtiğimiz yıl ciddi bir artış yaşandığı bilgisini veren Nuhoğlu, geçen yıla ilişkin şunları ifade etti: "2012 yılında toplam 1 milyon 464 bin seferden, 2013 yılını 1 milyon 542 bin seferle kapattık. Yani Türkiye'nin ihracatında, yabancılar ve Türkler dahil tüm ülkelere yapılan taşımalarının toplamında yüzde 6'lık bir artışa eriştik. Burada birinci sırada yer alan ülke geçtiğimiz sene olduğu gibi 626 bin ile Irak olmuştur. İkinci büyük pazarımız Almanya ve 98 bin taşıma ile önceki yılla aynı. Üçüncü en büyük bölge Azerbaycan Nahçıvan Bölgesi ve burada yüzde 50'ye yakın bir artış var. Gürcistan'da büyük bir düşüş kaydettik. Ve çok çarpıcı bir şey var ki, toplam Suriye taşımalarımız 2012 yılında 22 bin iken 56 bine çıktı." Çelik üreticilerinden kur uyarısı Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, döviz kurundaki artış nedeniyle yükselen enerji maliyetlerinin sanayi kesimine yansıtılmaması gerektiğini söyledi. Yayan, yaptığı açıklamada, 2014 yılına girerken sektörle ilgili beklentilerin olumlu olmasına karşın, son dönemde ekonomiye etki eden yurt içi gelişmelerin demir-çelik mamulü kullanan inşaat, beyaz eşya gibi sektörlere olası olumsuz etkilerinin, sektöre de olumsuz yansıyacağını belirtti. "Bu yıl için yüzde 8 ihracat ve aynı oranda üretim artışı bekliyorduk" diyen Yayan, mevcut durumda söz konusu beklentilerin gözden geçirilmesinin gerekebileceğini bildirdi. Döviz kurundaki artışın özellikle ithalatı azaltması ve üretimi artırması noktasında olumlu bir etkisi olup olmayacağına ilişkin görüşlerini de paylaşan Yayan, kurun, ithalatı zorlaştırmasından olumlu anlamda yararlanılabileceğini dile getirdi. Hurda ve cevher üretimi açısından yaklaşık yüzde arasında bir ithal girdiden söz edilebileceğini anlatan Yayan, şunları kaydetti: "İthal olmayan girdilerin fiyatları döviz kurlarındaki değişikliğe paralel bir biçimde artmazsa bu, sektörü uluslararası piyasada daha rekabet edebilir ve ithalata karşı daha güçlü hale getirebilir. Burada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına görev düşüyor. 'Enerji fiyatlarını döviz kurlarına göre ayarlayalım' dememeliler. İlla ayarlayacaklarsa bireysel tüketiciye daha çok yansıtıp, yüksek fiyatla enerji girdisi kullanan sektörlere bunu yansıtmamalılar. Biz bunu sadece kendi sektörümüz için değil, sanayi kesiminin tamamı için istiyoruz." - Maliyet 2 milyar dolar arttı Bu arada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, önceki gün yaptığı açıklamada, döviz kurlarındaki artışın maliyetlere yansımasına ilişkin, "Yalnızca bir yıl sürmesi halinde, bu paritelerle ve bu petrol fiyatları ile beraber, yani 107 dolarlık ham petrol ve 2,27'lik dolar paritesiyle, yaklaşık 7 milyar dolarlık bir maliyet artışından bahsediyoruz. Şu anki maliyetlerimiz yaklaşık 2 milyar dolar civarında artmış durumda" ifadesini kullanmıştı. Ar-Ge'ye yapılan harcama 1 milyar dolara yaklaştı! Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, savunma sanayiinin kamu ve özel sektör olarak Ar-Ge'ye yaptığı yıllık harcamanın 1 milyar dolara yaklaştığını bildirdi. Savunma Sanayii Müsteşarlığında, "Hava-Hava ve Hava-Yer Sistemleri Arasında İhtiyaç Duyulan Veri Bağı Sistemi Geliştirilme Projesi (KEMENT)" ile "Hava Platformları için Milimetre Dalga Radarı Geliştirilmesi Projesi (MİLDAR)" düzenlenen törenle imzalandı. Törende konuşan Bayar, savunma sanayiinde çıtanın sürekli yükseldiğini belirterek, sektör olarak sistem mühendisliği kısmını geçtiklerini artık teknolojik derinliği olan konulara ağırlık verdiklerini söyledi. Savunma sektörü olarak gemi, insansız hava aracı, her türlü kara aracı ve güdümlü silah yapabildiklerini i- fade eden Bayar, "Türkiye bunları yapabileceğini gösterdi. 10 yıl önce ise sadece lisanslı üretim çalışmaları vardı. Ama bunun da yeterli olmadığını görüyoruz. Teknolojilere hakimiyet sağlamadığımız zaman bu ürünler yine de bizim olmuyor" diye konuştu. Savunma sanayiinin kamu ve özel sektör olarak Ar-Ge'ye yaptığı yıllık harcamanın 1 milyar dolara yaklaştığını belirten Bayar, şunları söyledi: "Bunlar çok ciddi rakamlar. Savunma sanayii, Türkiye'de en fazla Ar-Ge harcaması yapan sektör ve nacizane kendi özgün ürününü geliştiren tek sektör. Savunma sanayii kendi markaları olan tek sektör. Altay tankımız var, ANKA insansız hava aracımız var, MİL- GEM gemimiz var. Bunun gibi marka ürünlerimiz var. Bunlar artık dünya pazarına çıkıyor. Türkiye'nin bütün mühendislik ve akademi gücünü dibine kadar kullanmamız gerekiyor. Aslında bunlar boyumuzu aşan işler ama bu tür projelerle boyumuzu uzatacağız ve o derinliğe hakimiyet sağlayacağız. Mühendislerimize ve akademisyenlerimize güveniyoruz." METEK- SAN Genel Müdürü Murat Erciyes de KE- MENT Projesi ile Türkiye'nin milli bir veri ağını uzun menzilde gerçekleştirebileceğini belirterek, bu projede ciddi ihracat potansiyeli olduğunu kaydetti. Konuşmaların ardından KEMENT Projesi sözleşmesi, METEKSAN AŞ ana yükleniciliğinde, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, TÜBİTAK SAGE, TÜBİTAK UEKAE, ROKETSAN ve MİLSOFT AŞ arasında, MİL- DAR Projesi de Savunma Sanayii Müsteşarlığı, METEKSAN AŞ ve TUSAŞ arasında imzalandı. KEMENT Projesi KEMENT Projesi, milli akıllı mühimmatlarda ve seyir füzelerinde kullanılmak üzere veri link terminali geliştirilmesine yönelik önemli bir teknoloji kazanım projesi olarak nitelendiriliyor. KEMENT Projesi ile keşif yapacak, gözetleyecek ve tehdit takip etmek için hava-hava ve hava-yer sistemleri arasında noktadan çok noktaya veriyi/görüntüyü aktarabilecek yetkinlikte bir veri link terminali üretim prototipinin geliştirilmesi amaçlanıyor. MİLDAR Hava platformları için Milimetre Dalga Radarı Geliştirilmesi Projesi (MİLDAR) kapsamında helikopter platformları için tararken izleme yeteneğine sahip atış kontrol radarı, insansız hava aracı (İHA) platformları için sentetik açıklıklı radar (SAR) yetenekli atış kontrol radarı ile İ- HA ların otomatik iniş ve kalkışı için hassas konum bilgisi sağlayan otomatik kalkış iniş sistemi (OKİS) prototipinin geliştirilmesi hedefleniyor.

6 17 26 ubat Ocak Per Pazar embe Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yıldırım, Hizmette siyaset olmaz. Biz ideolojisini görevinin üzerine, önüne geçiren olursa onu affetmeyiz. Adam gibi çalışanın da başımız gözümüz üstünde yeri var şeklinde konuştu Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, AK Parti nin göreve gelmesi halinde belediye işçilerinin işten çıkarılacağı yönünde söylentiler çıkarıldığını belirterek, Hizmette siyaset olmaz. Biz ideolojisini görevinin üzerine, önüne geçiren olursa onu affetmeyiz. Adam gibi çalışanın da başımız gözümüz üstünde yeri var dedi.yerel seçim çalışmaları kapsamında Seferihisar ilçesindeki Sığacık Limanı nı gezen Yıldırım, esnafla sohbet etti. AK Parti Seferihisar Belediye Başkan adayı Hamit Nişancı ile Seferihisar Güçbirliği Derneği ni ziyaret eden Yıldırım, daha sonra Belediye Kültür Merkezi nde partililerle bir araya geldi.burada konuşan Yıldırım, daha önceki belediye başkanı olan Hamit Nişancı nın 5 yıllık aradan sonra seferden döndüğünü belirterek, Bazılarının da sefer görev emri eline verilecek dedi.seferihisar ın kayıp 5 yılının telafisi için Nişancı yı beklediğini dile getiren Yıldırım, ilçedeki bir çok yerin Hamit Nişancı döneminde yapıldığını, birilerinin de belediye binasını sattığını söyledi.bir yanda yapanların diğer yanda ise satanların olduğunu, ilçe halkının yapanların yanında yer alacağını ifade eden Yıldırım, heyecanlı bir konuşma yapmak istediğini ancak s- esinin kısıldığını ifade etti.izmir Seferihisar arasındaki yolu, Sığacık Marinası nı kendilerinin yaptığını, Türkiye genelinde ve İzmir de birçok yatırımlara imza attıklarını vurgulayan Yıldırım, Ürkmez e de 400 yat kapasiteli bir marina yapacaklarını dile getirdi.yıldırım, Seferihisar Sığacık arasındaki y- olun da yaya ve bisiklet yollarıyla donatılacağını nisan ayı başında da ilk adımı buradan atacaklarını kaydetti. İlçede 2007 den bu yana doğalgaz ve termal su konusunun konuşulduğunu, buna bir türlü karar verilemediğini, geçen günlerde buraya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu nun Ben ezbere bir şey söylemek istemiyorum. Bu işe bakacağız ne olur olmaz ona göre hareket edeceğiz dediğini anımsatan Yıldırım, şöyle konuştu: Maşallah. 7 seneden sonra geldiği nokta burası. İşte bunların kabiliyeti budur. İş yapmak başka bir şeydir, laf yapmak başka bir şey. Herkesin bir uzmanlık sahası var. Onların uzmanlık sahası konuşmak, bizim uzmanlık alanımız hizmet etmek, proje yapmak. 11 yılımıza şöyle dönün bir bakın Türkiye nin her köşesinde birer birer yükselen binlerce eserlerimiz var. Üçkuyular-Üçyol 4 kilometre. 10 sene Hani yavaş şehir diyorlar ya. Şehir yavaş olsun da başkan hızlı olsun, Yıldırım olsun Yıldırım. Şehir sakin olsun başkan Nişancı olsun. Termal mi olacak sıcak mı olacak. Ne olacaksa olacak mutlaka buraya ya termal ısıtma ya da doğalgaz gelecek. AK Parti belediyeyi kazandığında belediye çalışanlarının işten çıkarılacağı yönünde söylentilerin yayıldığını hatırlatan Yıldırım, Külliyen iftiradır, külliyen yalandır. Biz ideolojisini görevinin üzerine, önüne geçiren olursa onu affetmeyiz. Adam gibi çalışanın da başımız gözümüz üstünde yeri var. Hizmette siyaset olmaz. Siyasetin yeri buradır, seçim meydanıdır. Seçim biter, siyaset biter hizmet başlar. Biz hep öyle yaptık bundan sonra da aynısını yapacağız diye konuştu.eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Sizinle aynı yönde yürüyeceğiz. Sizi kendimize benzetmek için boşuna çaba sarf etmeyeceğiz. Biz size benzeyeceğiz. Sizin içinizden biri olacağız dedi. Urla ilçesinde esnafı ziyaret eden Yıldırım, fırından ekmek çıkardı, bir berberde usturayla sakal tıraşı yaptı. Yoğun ilgi gösteren halkla sohbet eden Yıldırım, kendisine başarı dileyen ve seçimi kazanması halinde yanındaki oğlunun sigarayı bırakacağını söyleyen bir kadına "O zaman şimdi bıraksın" diyerek oğlunun cebindeki sigarayı aldı. Yıldırım daha sonra Urla Cumhuriyet Meydanı nda halka hitap etti Partisinin Urla Belediye Başkan Adayının Erşan Eroğlu olduğunu açıklayan Yıldırım, eski milli futbolcu Tanju Çolak'ın da aralarında olduğu diğer aday adaylarına teşekkür etti. Yıldırım, yaklaşık 15 gündür seçim çalışması yürüttüklerini İzmir in kuzeyinden güneyine 400 kilometre aralığında kentin her yerini karış karış dolaştıklarını belirtti. Gittikleri her yerde insanların söz birliği yapmışcasına, Bakanım Allah aşkına şu İzmir i hizmet yoksunluğundan, hizmetsizlikten kurtarın. Bu belediyelerin İzmirlilere kapılarını kapatmış olmaları ağırımıza gidiyor. Belediye başkanı seçildikten sonra artık kimseye selam vermiyorlar, işimizi görmüyorlar. Buna layık mıyız dediğini vurgulayan Yıldırım, Elbette değilsiniz. Buna kim 'olur' diyebilir. Demiyoruz. Ama şunu diyoruz. İzmir de Urla'da değişimi gerçekleştirecek olan sizlersiniz. Biz tek başımıza bir şey yapamayız. Bir, beraber olursak Urla da hizmet diye yola çıkarsak sonuç da çıkar diye konuştu.urla nın yarım adanın en güzel yerlerinden biri olduğunu ancak burada planın olmadığını dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu: 1/1000 lik, 1/5000 lik, 1/25000 yok. Dolayısıyla mevzi hali hazır planlarla belediyeler iş yapmaya çalışıyor. Orada da ne oluyor? Ahbap, çavuş ilişkisiyle iş yapılıyor. Ha bizim adamımız senin işini yapalım. Bizim adamımız değil hadi sen işine git. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Böyle bir belediyecilik olmaz. Siyaset seçimde yapılır. Sandıkta yapılır ama seçimden sonra siyaset biter hizmet başlar. İzmirli hemşehrilerinin göre vermesi halinde kentin sorunlarını çözmenin çok kolay olduğunu dile getiren Yıldırım, büyükşehir ve 30 ilçe belediye başkanıyla el ele verip kentin kaybettiği yılları, hizmetleri yıldırım hızıyla geri getireceklerini kaydetti. İzmir in efeler, İstiklal Harbinin kahramanları, Mustafa Kemal Atatürk'ün bağımsızlık mücadelesini sona erdirip Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu ilan ettiği şehir olduğunu, bu nedenle kentin Türkiye için, dünya için önemli olduğunu belirten Yıldırım, Ama böyle İzmir i 15 yıldır içine kapanmaya mahkum e- denleri 30 Mart ta mahcup etmeye hazır mısınız dedi.urla sahilinin vatandaşlara açık olmadığını, bu sahili Urlalıların hizmetine sunacaklarını ifade eden Yıldırım, Öyle adım başı o kamp, bu kamp işgal etmişler. Vatandaş geliyor, oradan içeri giremiyor. Böyle bir şey yok kardeşim. Sahiller öncelikle vatandaşındır. Kurumlar orada, çalışanların ayrıcalığı olamaz. Onlar da istifade edecek ama vatandaş sahile erişecek. Buradaki yapılaşmayı keyfilikten kurtaracağız. Adamına göre muamele yok şeklinde konuştu. AK Parti gelince Urla nın her tarafına yapıların yapılacağı, Urla nın güzelliğinin kaybolacağı yönünde iddiaların olduğunu dile getiren Yıldırım, Koca bir yalan. Bunu diye diye Urla yı bir köye dönüştürdünüz. Bizim yapacağımız iş yeşiliyle, deniziyle, yapılarıyla imarlı güzel yapılarıyla İzmir in en güzel ilçesini oluşturacağız. İzmir in cazibe merkezini Urla ya konuşlandıracağız dedi.siyaseti her zaman hizmet aracı olarak gördüklerini kaydeden Yıldırım, şöyle devam etti: Sonunda hizmet, insanların mutluluğu yoksa öyle belediye başkanlığı, yöneticilik olmaz olsun. Böyle bir şeye talebimiz yok. Biz hizmete talibiz. Afra tafra yapmak,hamaset yapmak, husumet göstermek bizim işimiz değil. Sizinle aynı yönde yürüyeceğiz, Sizi kendimize benzetmek için boşuna çaba sarf etmeyeceğiz. Biz size benzeyeceğiz. Sizin içinizden biri olacağız. Bu anlayışla çalışacağız. Binali Yıldırım daha sonra ilçedeki muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.ak Parti Urla Belediye Başkan aday adayı eski milli futbolcu Tanju Çolak, yaptığı açıklamada, aday olamadığı için kırgın olmadığını, siyasetin uzun soluklu bir yarış olduğu dile getirerek, Arkadaşımıza başarılar diliyorum. Önemli olan AK Parti dir, sevgimiz, saygımızdır. Arkadaşımızın yanında olacağız, destekleyeceğiz. diye konuştu. Ak Parti Karabağlar İlçe Skm de gerçekleşen buluşmaya katılım yoğundu. Karabağlar Belediye Başkan Adayı Necip Kalkan sevgi gösterileriyle karşılandı. CHP Karabağlar İlçe Başkanı Polat Manduz, AKP Karabağlar Adayı Necip Kalkan ın yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Manduz, Kalkan ın açıklamaları ile Karabağlar ilçesini tanımadığını ifade ederek, Karşıyaka da oturup Karabağlar a talip olunca, sokakları eşek ile girmekten bahsedersiniz

7 SAYFA 7 SONDAKiKA GAZETESİ >>7 SİYASET Ocak Şubat Pazar Perşembe Zeybekci: Türkiye'de kriz çıkmayacak ve de çıkamaz Muhalefeti eleştiren Ekonomi Bakanı Zeybekci,"Bir vücut düşünün ki sapasağlam. Beyni sağlam, kulakları sağlam, akciğerleri körük gibi, karaciğer harika, vücudunun tamamında hiçbir hastalık yok. Ama bu ara gribe yakalandı" dedi Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Türkiye'de kriz çıkmayacak ve çıkamaz. Bir vücut düşünün ki s- apasağlam. Beyni sağlam, kulakları sağlam, akciğerleri körük gibi, karaciğer harika, vücudunun tamamında hiçbir hastalık yok ama bu ara gribe yakalandı" dedi. Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD - Union of European Turkish Demokrats) toplantısına katılan Zeybekci Türkiye'nin son derece sağlam bir ekonomisi olduğunu belirterek "Türkiye'den emin olun. Türkiye'ye güvenin. Benim birçok yerde söylediğim bir şey var: Türkiye'de kriz çıkarmak mümkün değil. Çıkaramazsınız" diye konuştu. Bakan Zeybekçi, "Hazinenin dış borç anlamında fazlası var. Genel anlamda borçlarımız var mı var. Ama kamu borçlarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı Avrupa'daki 28 ülkeden daha iyi" ifadesini kullandı. Türkiye'nin kamu borçlarının milli gelire oranının yüzde 35 olduğunu belirten Zeybekci, şunları söyledi: "Onun için Türkiye'de kriz çıkmaz çıkaramazlar. Merkez Bankasının elindeki şu andaki stokları dileyen herkese parasını verip evine gönderecek kadar yeterlidir. Dün 3 milyar dolarlık Merkez Bankasının döviz satışı vardı. isteyen herkese döviz verdi. İstediği kadar da verebilir." -"Ne kadar mücadele ederlerse etsinler"- Türk ekonomisinin sağlam temellere sahip olduğunu vurgulayan Zeybekci, "Ne kadar mücadele ederlerse etsinler, her ne yaparlarsa yapsınlar. Allah razı olsun hükümetimiz ekonomimizi o kadar sağlama bağlamış, o kadar sağlam getirmiş ki Türkiye'de kriz çıkmayacak ve çıkamaz" değerlendirmesini yaptı. Bakan Zeybekci sözlerine şöyle devam etti: "Bir vücut düşünün ki sapasağlam. Beyni sağlam, kulakları sağlam, akciğerleri körük gibi, karaciğer harika, vücudunun tamamında hiçbir hastalık yok ama bu ara gribe yakalandı. Yani dışarıdan bir mikrop aldı. Aldığı o mikropla da biraz ateşi çıktı. Bu ateş, bu hastalık ilaçla yedi günde, istirahatle bir haftada geçiyor." Nihat Zeybekci Gezi Parkı odaklı geçen yılın haziran ayındaki gelişmelere de değinerek "Bir günde 8-10 tane Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, "Emaneti aldığımız günden bu yana hiçbir zaman aziz milletimizin yüzünü kızartacak ya da millet fertlerine dönüp baktığımızda yüzümüz kızaracak hiçbir iş yapmadık" dedi. Yazıcı, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen Rize Belediyesi aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti'nin siyasi anlamda büyük bir aile olduğunu, bu ailenin Türkiye'nin yönetim sorumluluğunu 2002'de üstlenerek bugüne kadar başarı ile sürdürdüğünü belirtti. AK Parti'nin yaptığı çalışmaları milletin gördüğünü ifade eden Yazıcı, şöyle devam etti: "Bizim yaptıklarımızı göremeyenler, gördüğü duyduğu halde söylemeyecek kadar hasis olanlar var. Millet her şeyi görüyor ve ölçüsü de adalet terazisi gibi hassas. Türk milleti ölçer, biçer tartar ve kantarın topuzu neyi gerektiriyorsa oraya vurur. Bizim siyası tarihimiz böyledir. Kısa bir siyasi gezintiye çıktığımızda 1950'de, 1982'de, 2002'de öyle yapmıştır. Bütün seçimlerde millet hizmet edecek kişiyi seziyor ve bu iradeyi ortaya koyuyor, sandığa yansıtıyor. Emaneti aldığımız günden bu yana hiçbir zaman aziz milletimizin yüzünü kızartacak ya da millet fertlerine dönüp baktığımızda yüzümüz kızaracak hiçbir iş yapmadık. Milletin gündemini belediyede, merkezi yönetimde ve her zaman hükumetin gündemiyle birleştirerek yolumuza devam ettik." AK Parti'nin yola çıkarken belirlediği 'Her şey Türkiye için' sloganının hiç değişmediğine işaret eden Yazıcı, "Bu s- loganda Türkiye vurgusu, Türkiye bütünlüğünün vurgusu var. Bu sloganda insanın kutsallığına vurgu var" dedi. Yazıcı, AK Parti'nin her alanda yaptığı çalışmalara milletin önemli destek verdiğini vurguladı.büyük zorluklardan yürüyerek geldiklerine işaret eden Yazıcı, şunları kaydetti:"yaşadıklarımızı anlattığımızda 'Vah vah gene mağduru oynuyorlar' diyorlar. Ne yapalım anlatmayalım mı? Biz labirentlerden, dehlizlerden yürüyerek geldik ama hiçbir zaman yılmadık. Çünkü hak üstündür. Haksızlığa uğrayanlar olmuştur ama hiçbir zaman süreklilik etmemiştir. Eninde sonunda hak üstün gelmiştir. İktidar olduğumuz günden bu yana nelerle karşılaştığımızı bilemeyebilirsiniz seçimlerinin birinci başlığı ileri demokrasidir. Türkiye'de Devlet Güvenlik Mahkemesi'ni biz kaldırdık, olağanüstü hali biz sona erdirdik. Bilgi edinme kanunu, işkenceye sıfır toleransı biz çıkardık. Devraldığımız ekonomiyi hatırlayın. Türkiye'nin kredi bulmak için neler vermesi ağaç bahanesi ile gezi olayları başlatıldı. Bir anda başladı. Bir günde başladı. Aynı gün aynı saatlerde dünyanın en büyük televizyon kanallarından bir tanesi tüm yayın araçları ile oradaydı ve 24 saat yayın yapar hale geldi" dedi.17 Aralık'ta bir anda birbiriyle hiçbir alakası olmayan konuların bir araya getirildiğini aktaran Bakan Zeybekci, "Biz her y- erde şunu söylüyoruz: Her kim ki bu milletin malına, bu milletin menfaatine, fakir fukaranın yetimin hakkına el uzattı, onun elini kırmak bizim görevimiz. Ama hukuk içerisinde. Hukuk çerçevesinde" ifadesini kullandı. Bakan Nihat Zeybekci, Türkiye'de 17 Aralık sonrasında yürütülen soruşturmalara ilişkin, şunları kaydetti: "Sen bahane bulup oradan yolsuzluk diye bulacaksın, öbür taraftan Fatih Belediyesini bulacaksın, öbür taraftan alakası olmayan İranlı şu bu filan bir araya getireceksin, bunların hepsini aynı torbaya koyacaksın, çete diyeceksin, terör örgütü diyeceksin. Niyetin amacın başka. Sen bundan iki hafta önce bir cumhuriyet savcısı 52 tane torba, ağızları mühürlü. İddianamesi, koymuş içerisine ne kadar şey varsa. bin 5 sayfa gerekçe var. Bu savcı bu şeyi hakime gönderiyor. Hakim 15 dakika sonra kararını açıklıyor. Verdiği karar Türkiye'nin en itibarlı, en büyük uluslararası arenada yaklaşık olarak 30 milyar dolarlık müteahhitlik işi yapabilen insanlara, firmalara ve sahiplerinin tüm mal varlıklarına tedbir koyuyor, donduruyor. Bütün uluslararası bankalar ve finans kuruluşları nezdinde rezil etmek için, hayatlarını karartmak için yapıyor bunu. Kim bunlar biliyor musunuz? 3. köprü inşaatını, 3. havaaalanı inşaatını, nükleer santralleri, dünyanın en büyük köprüsünü Marmara denizi üzerinden yaparak İzmir otoyolunu yapacak olanları. Türkiye'nin en büyük projelerinin durdurulması ekibi. Mayısta nasıl durdurmak istedilerse şimdi durdurmakla ilgili doğrudan müdahale ediyorlar." Zeybekci Türkiye'nin köklü bir devlet geleneği olduğunu vurgulayarak "Allah aşkına siz hiçbir zaman, dünyanın en ilkel ülkelerinde bile bırakın Avrupa'da da dünyanın en ilkel ülkelerinden bile milli istihbarat teşkilatının yaptığı operasyon ve çalışmaları deşifre eden bir hukuk sistemi gördünüz mü? Biz köklü bir devletiz. Biz 5 bin yıllık bir devletiz. Biz millet tarihimizde asla aman dememişiz" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Türkiye Bern Büyükelçisi Tanju Sümer, Birleşmiş Milletler Dünya Ticaret Örgütü Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Selim Kuneralp, UETD İsviçre Başkanı Emre Hasan Yılmaz, UETD Genel Başkanı Süleyman Çelik, Bern Ticaret Müşaviri ÖmerFaruk Çakır ve Türkiye Bern Büyükelçiliği Basın Müşaviri Hacı Mehmet Gani katıldı. Yüzümüzü kızartacak tek bir iş yapmadık! gerektiğini lütfen hatırlayın. Dünyada yaşanan krize rağmen Türkiye'nin yakaladığı büyümeyi dostlarınıza hatırlatın."yazıcı, konuşmasının ardından AK Parti Rize Belediye Başkan adayının Reşat Kasap olduğunu açıkladı. Başbakan'ın yanar döner tavırlarıyla hareket etmeyiz CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Koç, "Elini kolunu tutan yok, dilini bağlayan yok, ayağına takılan yok. Emniyet senin, yargı senin, polis senin, istihbarat senin. CHP burada, Mustafa Sarıgül İstanbul'da. Ne biliyorsan açıkla" dedi CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül hakkındaki sözleriyle ilgili, "Elini kolunu tutan yok, dilini bağlayan yok, ayağına takılan yok. Emniyet senin, yargı senin, polis s- enin, istihbarat senin. CHP burada, Mustafa Sarıgül İstanbul'da. Ne biliyorsan açıkla" dedi.koç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Brüksel dönüşü hızla günlük siyasete girdiğini söyledi. Erdoğan'ın Cuma Namazı sonrasında "tehdit ve şantaj kokan, şiddeti meşru gösteren" açıklamalar yaptığını savunan Koç, "Akabinde de kendi saha ve seyircisi önünde içini döken bir Başbakan" dedi.başbakan Erdoğan'ın CHP'yi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve CHP'lileri TIR olaylarıyla ilgili "Türkiye'yi dışarıya jurnallemek" ile şikayet ettiğini belirten Koç, MİT'in milli istihbarat teşkilatı olmaktan çıkarıldığını, Başbakan'ın özel amaçlarına dönük faaliyet gösteren kurum haline getirildiğini öne sürdü. Suriye'de fotoğraflarla ortaya çıkan durumun insanlığa karşı suç olduğunu ve bunu daha önce telin ettiklerini anlatan Koç, şunları söyledi: "Bunlar hiç Başbakan'ın kulağında değil. Başbakan, o TIR'larla Suriye'ye ne göndertiyor? İçinde insani yardım varsa aranmasından niye gocunuyor? İçinde Suriye'de akan Müslüman kanını artıracak silahlar var. Tüm dünya, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nı silah kaçakçısı ve teröre destek v- eren ülke konumuna düşürdüğü haliyle tanımaya başladı. Bunun jurnallenecek bir şeyi yok. Bakın yurt dışı yayın organlarına. Başbakanın ve sebep olduğu olayların Türkiye'nin hangi konumda değerlendirilmesine sebep olduğunu çok açık görebilirsiniz.türkiye Cumhuriyeti Başbakanı silah kaçakçılığını, terörü teşvik eden ülke konumuna düşmeyi nasıl savunabilir, anlamak mümkün değil. Başbakan, savaş suçlusuna doğru ilerlemekte mazur görmüyor. Bunun için CHP'nin konuşmasına gerek yok. Dünyada senin etiketin bu. Bunun faturası halkımıza, Türkiye Cumhuriyeti'ne, gelecek kuşaklara, uluslararası ilişkilerine fatura ediliyor. Başbakan bunun ayırdında değil. Başbakan, terör örgütlerinin sponsorluğunu yapmaktadır. Bize karşı gereğini yap bakalım." Haluk Koç, Başbakan Erdoğan'ın eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın uğradığı siyasi komployla ilgili açıklamalar yaptığını da anımsatarak, "Sayın Başbakan, Sayın Deniz Baykal'ın adını dahi ağzına alma. Sana birkaç gömlek fazla gelir bu iş. Paralellik o kadar kafaya yerleşmiş ki her şeyde paralellik arıyor. Şu ana kadar bilip de yapmadığın ne varsa eline, yüzüne, gözüne dursun" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın konuşma tapelerinin ortada olduğunu ifade eden Koç, "Aile boyu çalışıyorsunuz. Adamın birine kızın 'amca' diyor. Anneleriyle beraber beğendiği villanın konuşlandırılması için taleplerini iletiyor. Başkası sana telefon açıyor, 'ağabey, hallettik o işi' diyor. Sen bu tapelere cevap ver" dedi. Kavga çıkaranlardan hesabını sormalıyız! TBMM Başkanı Çiçek,"Sözün kötüsünü kim söylerse söylesin, fiilin kötüsünü kim yaparsa yapsın, hepimizin ortak tavır olması gerekiyor. Kişiye göre farklı bir tutum izleyemeyiz" diye konuştu TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Genel Kurul'da dün yaşanan kavgadan dolayı duyduğu üzüntüyü ifade ederek, "Meclis bu görüntüyü hak etmiyor. Bundan dolayı da milletimizden özür diliyorum" dedi. Çiçek, Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, dün TBMM Genel Kurulu'da meydana gelen olaydan dolayı üzüldüğünü ifade etti. Yaşananların, Meclis'in itibarı, gelenekleri açısından hiçbir şekilde tasvip edilemeyeceğini belirten Çiçek, "Temenni ederim ki daha önce de bu temenniyi ve çağrıları yaptık, bu son olsun. Bir daha bu sıkıntılar yaşanmasın" diye konuştu. Meclislerin, her şeyin özgürce konuşulduğu, temiz bir bir dil, temiz bir üslup ve düzgün bir Türkçe ile konuşmaların yapıldığı mekanlar olduğuna dikkati çeken Çiçek, "Kavga hiçbir mekanda tasvip edilmez, Meclis'te asla tasvip edilmez. Onun için meydana gelen olay sebebiyle bir defa daha üzüntü duyuyorum. Meclis bu görüntüyü hak etmiyor. Bundan dolayı da milletimizden özür diliyorum" değerlendirmesinde bulundu. Bugün, Meclis'te grubu bulunan dört siyasi partinin grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıda, bu konunun da görüşüldüğünü belirten Çiçek, şöyle devam etti:"hepimizin mutabık kaldığı husus, bu görüntülerin bir daha yaşanmamasıdır. Bunun için ne yapılabilir, uygulamadaki farklılıklar nelerdir, bunlarla ilgili olarak bizim zaten daha evvel bir çalışmamız vardı. Bu çalışmaya son zamanlarda yaşadıklarımızı da eklemek suretiyle, kendilerine Salı gününe kadar bir bilgi sunacağız. Sonra da sayın grup başkanvekilleri hem de Meclis Başkanvekillerimizle bir toplantı gerçekleştireceğiz.hakikaten bu hepimizi rahatsız ediyor. Sözün kötüsünü kim söylerse söylesin, fiilin kötüsünü kim yaparsa yapsın, hepimizin ortak tavır olması gerekiyor. Kişiye göre farklı bir tutum izleyemeyiz." Bu sorun Anayasa değişikliği ile kalıcı bir şekilde çözülür TBMM Başkanı Cemil Çiçek, HSYK ile ilgili düzenlemeye ilişkin, "Bu kanun, sorunu kökten çözen bir kanun değil. Bu sorun kanunla kalıcı bir çözüme kavuşmaz. Bu sorun Anayasa değişikliği ile kalıcı bir şekilde çözülür" dedi. Çiçek, Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, TBMM'de grubu bulunan dört siyasi partinin grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıda, H- SYK'ya ilişkin düzenlemenin ve bu konudaki tartışmaların da konuşulduğunu söyledi. Cemil Çiçek, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden teklifin bugün HSYK ile ilgili olmayan ilk 22 maddesinin görüşüleceğini ve diğer bölümün mevcut haliyle bırakılacağını belirterek, önümüzdeki hafta Salı günü bu konunun Genel Kurul gündemine gelmemiş olacağını kaydetti. Söz konusu toplantıda konuyla ilgili açıkladığı görüşlerini anlatan Çiçek, şöyle devam etti: "Bugün kendilerine yaptığım esas teklif şudur: Ben bu teklifi daha evvel de yaptım. Bu kanun, sorunu kökten çözen bir kanun değil. Bu sorun kanunla kalıcı bir çözüme kavuşmaz. Bu sorun Anayasa değişikliği ile kalıcı bir şekilde çözülür. Bu görüşümü de daha evvel ifade ettim. Teklifle ilgili ben bir şey söyleyemem. Bu, Genel Kurul'un takdirinde. Ama konuyla ilgili olarak, eğer bu sorun kalıcı o- larak çözülecekse en önemli çözüm Anayasada gerekli değişikliği yapmaktır. Burada da elimizde çok önemli bir imkan var. Dört siyasi partinin, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda teklif ettiği ve üzerinde yüzde 98 uzlaştığı bir metin var. Bunu esas alarak, ufak tefek bir iki değişiklik kalmıştı orada, bunlar üzerinden bir değişiklik yapmak suretiyle bu konuyu Türkiye'nin gündeminden uzunca bir süre çıkarmış oluruz. Meclis'ten çıkan 2010'daki seçim usulü, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla değişince karşımıza yargının çıkardığı bir problem var. Bu problemi biz bu kanunla çözmeye çalışıyoruz. Bu kanun kalıcı olarak çözmez. Kalıcı çözüm Anayasa değişikliğidir ve burada da çok önemli ölçüde uzlaşılmıştır. Bu esas alınmak suretiyle bu konuyu Türkiye'nin gündeminden çıkarırız. Çünkü bu tartışmalar devam ettiği sürece buradan herkes etkileniyor da en fazla iki kesim etkileniyor. Bunlardan bir tanesi yargı kısmıdır. Yargının çok önemli bir kısmı uygulamadaki farklılıklardan, tartışılan konulardan dolayı rahatsız. Türkiye'nin doğusunda, batısında en ücra köşesinde binlerce dosya ile uğraşıp adaleti sağlamaya çalışan hakim, savcı, bu tartışmalardan rahatsızdır. İkinci kesim ise iş dünyasıdır. Çünkü ekonomik istikrar biraz da siyasi istikrara bağlı. Türkiye'nin istikrarını sürdürmesi tek başına sayısal çoğunlukla olmuyor. Huzur içinde bir toplum. Maalesef son zamanlarda yaşadığımız bu tartışmalar ciddi bir huzursuzluk meydana getirdi. Bunun için bu tartışmaları kanun üzerinde sürdürmek yerine hep birlikte, dört siyasi partimiz bir çaba gösterebilirse; buradan çağrı yapıyorum; o metni esas almak suretiyle onun üzerinden çalışılır, kalıcı bir şekilde biz bu sorunu çözeriz" diye konuştu.

8 SAYFA 8 SiYAH MAVi KIRMIZI SARI SAYFA 9 SiYAH MAVi KIRMIZI SARI SONDAKiKA GAZETESi >>8 GÜNCEL Şubat Ocak Perşembe Pazar SONDAKiKA GAZETESi >>9 GÜNCEL Şubat Ocak Pazar Perşembe Kocaoğlu: İş bitirici Hayalleri doğum günü hediyesi oldu Konak Belediyesi nin 5 bin çocuğu hayallerine kavuşturan kampanyası Hayal et Gerçekleşsin iki minik yüreği daha mutlulukla doldurdu. 7.sınıf öğrencisi Rabianur KNK Kent Konak dergisinde Hayal et Gerçekleşsin kampanyasıyla ilgili haberi okudu ve ardından Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan a mektup yazmaya karar verdi. Yazdıkları mektupta hayalini kurdukları tek şeyin bisiklet olduğunu dile getiren Rabia (12) ve kardeşi Esranur (10) Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan ın konuğu oldu. Kalemi eline alan küçük kız mektubunda Aslında ikimizin de tek hayali sadece birer bisikletimiz olması eğer bize bu bisikletleri yollarsanız çok seviniriz ifadelerine yer verdi. Bisiklet beklerken Başkan Tartan ın kendilerini davet etmesi karşısında büyük şaşkınlık ve mutluluk yaşayan kardeşlerin hayalleri gerçek oldu. Doğum günü pastasını birlikte kestiler Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, bisikletlerin yanı sıra 10 yaşındaki Esranur a da doğum günü sürprizi hazırladı. Pastadaki mumları Başkan amcasıyla ile birlikte üfleyen Esranur, çifte mutluluk yaşadı. Başkan Tartan, çocuklardan bisiklet kullanırken çok dikkatli olacaklarına ve trafik kurallarına uyacaklarına dair söz alarak bisikletleri teslim etti ve şunları söyledi: Çocuklarımız geleceğimizin teminatı. Onlar ne kadar mutluysa biz de o kadar mutlu ve umutluyuz. Bu kampanyayı başlattığımızdan bu yana 5 bin çocuğumuzla buluştuk, onların hayallerini gerçekletirdik, mutluluğu beraber yaşadık. İki pırıl pırıl kızımızın daha geleceğe umut ve güvenle baktığını görmek, toplumun geleceğine de ışık oluyor. (HABER MERKEZİ) Yağış az ama endişe edilecek durum yok İzmir Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye genelinde yaşanan kuraklık tehlikesine ve barajlardaki su seviyelerinin düşmesine ilişkin, İzmir'de bu yıl önceki yıllara göre yağış miktarının azaldığını ancak endişe edilecek bir şeyin olmadığını söyledi. Güldal, düzenlediği basın toplantısıyla kurumun 2013 yılını değerlendirdi, 2014 hedeflerini anlattı. Şimdiden hedeflerin birçoğunu geçmeyi garantilediklerini kaydeden Gülday, Türkiye genelinde yaşanan kuraklık tehlikesini değindi. Tehlikenin İzmir için de geçerli olduğunu belirten Güldal, İzmir'deki Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü'nü ziyaret ettiğini, İzmir'de önceki yıllara göre yağış miktarının azaldığını doğruladığını ifade etti. Güldal, "Yağış azlığı var ama çok fazla endişe edilecek bir durum yok. Çünkü İzmir'in yağış rejimi şubat-mart aylarında artıyor. Bu yağış azlığının şubat ve mart aylarında telafi edilebileceğini düşünüyorum" dedi. Güldal, bölgede tarımsal üretim açısından 1 Ekim 2013'den sonra düşen yağış miktarının önemine dikkati çekerek, "Söz konusu dönemdeki bu yağışta yüzde arasında bir azalma var. İzmir için önemli bir sorun yok. Sulamada teknik metotlar kullanılmak kaydıyla İzmir'in tarımsal olarak önemli bir sorun yaşayacağını düşünmüyorum" diye konuştu. - Patates ve kuru fasulye fiyatları Son günlerde fiyatları artan patates ve kuru fasulye stoklarına da değinen Güldal, depolarda bekletilen 800 bin ton patatesin bulunduğunu ve Türkiye'nin aylık ortalama 250 bin ton patates tüketimi göz önünde alındığında depolardaki patatesin en az 2 ay yeteceğini savundu. Güldal, yeni mahsulün nisan ayına yetişeceğini sözlerine ekledi. Pirinç, patates ve kuru fasulye fiyatları konusunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü olarak her gün marketleri denetlediklerini ifade eden Güldal, İzmir'de birkaç süper market dışında kuru fasulyenin kilogram fiyatının "makul" olarak 6-7 lira düzeyinde olduğunu belirtti. değil ama iş yapıcıyız İsim vermeden AK Partili rakibi Yıldırım'ı eleştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Beceriksiz olup olmadığımız adliye koridorlarında ortaya çıktı. Tertemiz çıktık. İş bitirici değiş iş yapıcıyız. Öbür dünyada hesaba çekileceğimizi bilerek kul hakkını gözeterek Allah korkusuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 30 Mart tan sonra Büyükşehir hizmet sınırlarına bağlanacak ilçelere yaptığı ziyaretlere Tire ve Beydağ ile devam etti. Başkan Kocaoğlu, İş bitirici değiş iş yapıcıyız. Öbür dünyada hesaba çekileceğimizi bilerek, kul hakkını gözeterek Allah korkusuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Memleketin başındaki kara bulutları hep birlikte dağıtacağız diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Bergama nın ardından bu kez rotasını Tire ye çevirdi. İlçeye yaptığı ziyarete Tire Süt Kooperatifi ile başlayan Başkan Kocaoğlu na Tire Belediye Başkanı Tayfur Çiçek ve İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci de eşlik etti. Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, süt üreticisine verdiği destek nedeniyle Başkan Aziz Kocaoğlu na teşekkür etti. Daha sonra belediye binasına geçen Başkan Kocaoğlu, 30 Mart tan sonra Büyükşehir Belediyesi ne bağlanacak 9 ilçede çalışmalara başladıklarını, diğer ilçelerde yapılan yatırımların yeni bağlanacak ilçelerde de zaman kaybetmeden hayata geçirileceğini söyledi. Temel belediyecilik görevleri dışında yerelde kalkınmayı kendilerine hedef aldıklarını belirten Başkan Kocaoğlu, Yeni yasayla birlikte sorumluluk alanımız 1 milyon 200 bin hektara çıktı. Tüm bölgeye hizmet götürmek için çalışacağız. Bu konuda ciddi bir deneyimimiz ve örgütlenmemiz var. Bizim farkımız, belediyenin temel görevlerinin yanında kentin her sektörde ve yerelde kalkınması için proje üretmek ve vatandaşımızın lokmasını büyütmek. 10 senedir kentin kalkınmasını kendimize hedef koyduk diye konuştu. Tire Pazarı da tezgah açan yerel üreticiler, üretim yollarında yapılan asfaltlama çalışmalarından sonra ürünlerinin değerlendiğini söyleyerek Başkan Kocaoğlu teşekkür etti. 78 yaşındaki pazarcı Taylan Aşıkoğlu, Başkan Kocaoğlu na pestil ikram etti. Karnelerini Başkan Kocaoğlu verdi Programı kapsamında Tire Belediyesi Anne ve Çocuk Geliştirme Vakfı nı ziyaret eden Başkan Aziz Kocaoğlu, burada minik öğrencilerle bir araya gelerek karne heyecanlarına ortak oldu. Karnelerini Başkan amca larının elinden alan çocukların heyecanı gözlerinden okundu. Kadın Dayanışma Merkezi ni de ziyaret eden Başkan Kocaoğlu, kadınlarla bir süre sohbet ettikten sonra Tire Belediyesi tarafından yapımı devam Arap Deresi Rekreasyon Alanı nı giderek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Beydağlılara fotoğraf önerisi Tire den sonra Beydağ a giden Başkan Aziz Kocaoğlu, burada da büyük coşkuyla karşılandı. Beydağ Belediye Başkanı Vasfi Şentürk ile birlikte vatandaşları selamlayan Başkan Aziz Kocaoğlu, ilçe merkezinde kısa bir konuşma Kötü karne aptal çocuk anlamına gelmez Uzun süreden beri çocuk gelinler, kadına taciz ve şiddet olayları nedeniyle dünya gündeminde yer alan Türkiye ilk kez kadının gücü ile tt en çok izlenen oldu. Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan ın öncülüğünde kuruluşu gerçekleştirilen Türkiye nin ilk, dünyanın 54. Kadın Müzesi Türkiye dışında dünyada da en çok ilgi çeken konulardan biri oldu. İnternette dünyada en çok ilgi gören konulardan biri de Kadın Müzesi idi. Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, Türk kadını üreten, paylaşan, varlığı ile topluma güç katan, paylaşımcı ve sorumlu bir değer. Kadın Müzesi nde bedenine ipotek konulan, şiddet ve tacize uğrayan değil, topluma umudu taşıyan kadın var. Bunun için dünya İzmir Kadın Müzesi ni izledi. Değişimin ayak izleri her zaman olduğu gibi İzmir den görülüyor. Artık kadının adı var. Bunu Türk kadını tüm dünyaya gösteriyor dedi. Londra Hyde Park ta olduğu gibi Nazım Hikmet heykeli yanında şiirsel bir serbest kürsü de bulunan İzmir Kadın Müzesi, Türkiye deki ilk toplumsal eylemi de gözler önüne seriyor: Ekmeğe zamma protesto yılında gerçekleşen ve kadınların gerçekleştirdiği ekmek zammı protestosunun anlamlı bir de sonucu var: Zammın geri alınması. Tarihi bir bina restore edilerek açılan Kadın Müzesi nde oluşturulan protesto odası nda ise kadına yönelik her türlü haksız eylem ve düzenleme robot kadın tarafından gündeme getirilerek eleştirilecek. Türkiye nin ilk Kadın Müzesi görkemli bir törenle Basmane de açıldı. Yüzlerce davetlinin katılımıyla yapılan açılışın ardından davetliler müzeyi gezdi. Hayranlık uyandıran ve büyük takdir toplayan müzeyi İzmir e kazandıran Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan ı kutlayan ve şükranlarını sunan İzmirli kadınlar Artık bizim de adımız var dedi. Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri de Kadın yaptı. Başkan Kocaoğlu şunları söyledi: 10 sene önceki Bayındır, Torbalı, Menderes i gözünüzün önüne getirin. Beydağ a da aynı hizmet yapılacak. Beydağ ın bugün fotoğrafını çekin, 5 sene sonra nereden nereye geldiğini daha iyi anlayacaksınız. Beceriksiz olup olmadığımız adliye koridorlarında ortaya çıktı. Tertemiz çıktık. İş bitirici değiş iş yapıcıyız. Öbür dünyada hesaba çekileceğimizi bilerek kul hakkını gözeterek Allah korkusuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Memleketin başındaki kara bulutları hep birlikte dağıtacağız. Bizi bize bıraksınlar Çalışıp, üretip, şerefimizle, alnımızın akıyla ayakta duracağız diyerek konuşmasına devam eden Başkan Kocaoğlu, Dünyanın en güzel, vatanını en çok seven insanlarıyla birlikte yaşıyoruz. Önümüze engel çıkartmazlarsa, suyu bulandırıp balık yakalamaya çalışmazlarsa, bizi bize bırakırlarsa kol kola girer, birlik beraberlik içerisinde hem kalkınırız, hem birbirimizin lokmasını büyütürüz. Devletimizi, milletimizi, kentimizi layık olduğu yere getiririz; biz buna muktediriz dedi. Beydağ ekonomisinin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan kestane konusunda özel çalışma yapacaklarını belirten Başkan Kocaoğlu, Dünyanın neresinde uzmann varsa getirip, kestane ağaçlarımızı koruyacağız diye konuştu. (HABER MERKEZİ) Siirtte eğitim yılını yarılayan yaklaşık 96 bin öğrenci, karnelerini aldı. Kimi iyi puanlarla kimi de düşük puanlarla eve dönen öğrencilere velilerinin vereceği tepkiler hayati önem taşıyor. Siirt Devlet Hastanesi'nden Psikolog Gamze Mercan Sağoğlu, kötü karne getiren öğrencilerin cezalandırılmasının çocuğun psikolojisini ve gelişimini bozabileceği uyarısında bulundu. Sağaoğlu, "2013/2014 eğitim öğretim ilk yarısına yaklaşık 17 milyon öğrenci ve velisini bir karne heyecanı sarmış durumda. Tabii ki öğrencilerimiz arasında zayıf not getiren de çok başarılı bir karne getiren de var. Ancak velilerin her iki durumda da dikkat etmesi gerekir. Çünkü hem cezalandırma, hem de fazla ödüllendirme çocuğun psikolojisini ve gelişimini bozabilir ya da ters bir şekilde etkileyebilir. O yüzden karnenin çocuğun bütün yaşamını veya karakterin etkilemediğini velilerin unutmaması gerekir. Karnenin kötü gelmesi demek o çocuğun kötü, yaramaz, işe yaramaz, aptal, tembel olduğu anlamına gelmez. Başka yetenekleri ya da başka bir takım kişilik özellikleri çok iyi olabilir. Karne sadece o çocuğun derslerinin iyi olmadığı anlamına gelir. Velilerin bunu unutmaması gerekir. Anne ve babaların dikkat etmesi gereken bir diğer nokta karne nasıl olursa olsun öncelikle koşulsuz sevgiyi vermesi gerekir. Karneyi gördüklerinde sakin olmaları gerekir. Sonrasında elbette ki gerekli önlemler alınabilir, gerekli konuşmalar yapılabilir. Ancak öncelikle koşulsuz sevgiye dikkat edilmelidir. Çünkü çocuk eğer ki karnesiyle anne baba sevgisini eşleştirirse, evden kaçmalar karne değiştirmeler, intihar girişimleri olabilir. Bunlar da anne babaları üzen davranışlar. Özellikle yaş ilerledikçe ve çocuklar çocukluktan çıkıp ergenliğe geldikçe problemler daha da büyüyebilir. Bir diğeri özellikle anne babaların bu konuşmaları yaparken sakin bir ortamda ses tonuna dikkat edip, sakinleştikten sonra gerekli önlem konuşmalarını yapması gerekir. Kıyas özellikle anne babaların çok yaptığı bir konu çocukların karnesi nasıl olursa olsun komşunun çocuğuyla akrabanın çocuğuyla kuzenleriyle kardeşleriyle ya da sınıf arkadaşlarıyla hiçbir şekilde çocuğun karşılaştırılmaması gerekir. Çünkü bu çocuğun daha da tranvatik bir ortama girmesini istemeden onları okuldan soğutmamıza neden olabilir." dedi. Psikolog Sağaoğlu, açıklamada, "Genelde velilerimizin kaçırdığı bir diğer önemli nokta şudur; Çocuğunuzun karnesi sizlerin karnesi olabilir. Eğer ki evin ortamı huzursuz ise kavgalar varsa ya da aile içinde bir şiddet istismar durumu söz konusuysa aslında o çocuğun derslerinin düşmesinin nedeni sizler de olabilirsiniz. O karneyi gördüğünüzde anne baba olarak bir öz eleştiri yapmanızda gerekebilir." diye konuştu.(cihan) Kadının kalbi İzmir'de attı Müzesi nin İzmir e kazandırılmasından gurur duyduklarını ifade etiler. İmren Aykut (Devlet eski Bakanı): İzmir de Kadın Müzesi açılmasını son derece sevinç ve takdirle karşıladım. Böyle bir şey ancak İzmir de olabilirdi. Bu Türk kadınına bir vefa örneği olmuştur. Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan a minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Engin Demir (Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Ege Bölge Temsilcisi ve Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şube Başkanı): Türkiye ve kadınlar için çok önemli bir güzellik. Dünyada çok az sayıda olan kadın müzesi var. Bu anlamda İzmir de açılan Kadın Müzesi ve bu sesin Konak tan, İzmir den yükselmesi çok önemli. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu olarak Dr. Hakan Tartan a kadına dair çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Işılay Saygın (Devlet eski Bakanı): Çok güzel örnek bir çalışma. İzmir gibi bir medeni şehirde gelen konuklarımızı nereye götüreceğimizi şaşırıyorduk. Turizm için büyük kazanç. Hakan Tartan ın çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Filiz Eczacıbaşı Sarper (IKSEV Başkanı): Türkiye'nin ilk kadın müzesinin ilklerin kenti İzmir'de açılması çok anlamlıdır. Kadına yönelik şiddetin arttığı günümüzde Konak Belediyesi'nin tüm kadınlara seslerini duyurabilecekleri, başarılarını ve toplumsal önemlerini vurgulayan böyle bir müze kazandırması her türlü takdirin üzerindedir. İzmirlilerin müzeye ilk günden gösterdiği ilgide ayrıca sevindiricidir." Şengül Baysak (Ege Kadın Buluşması Platformu Başkanı): Dünyadaki Kadın Müzeleri nin 53 cüsünün Türkiye'de ve İzmir de yaşama geçirilmesi Anadolu kadınının unutulan mücadele tarihini, gücünü hem kendisine hem de dünyaya kronolojik olarak anlatılması açısından son derece önemli. Buluyorum.. Kadınlarımız bu müzeye sahip çıktıkları sürece kadınların olacaktır ve kentin kadın belliğini oluşturacaktır. Tüm Dünyadaki kadınları müzemizde buluşmaya davet ediyoruz. Şener Anadol (Tülay AKTAŞ İzmir Gönüllü Kuruluşlar Güç Birliği Dönem Sözcüsü): Açılıştaki manzara fevkalade güzeldi. Türkiye de ilk Kadın Müzesi nin Başkan Tartan öncülüğünde açılması çok anlamlı. Geçmişimizden bugüne kadının adına çok özel şeyler gördüm müzede. Ayrıca tarihi bir yapının da restore edilerek müze haline getirilmesinden derneğim ve kendi adıma Başkan Tartan la gurur duydum. (HABER MERKEZİ) EÜ'nün yeni pistine kalpten açılış Ege Üniversitesi Rektörlüğü yeni düzenlemeyle de Heliport İşletme Ruhsatı aldı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı yenilenen EGE ACİL Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile yaptığı çalışmalar sonucu tüm yasal standartları yerine getirerek helikopterlerin inişine izin veren Heliport İşletme Ruhsatı sahibi oldu. Acil servisin üzerine inen ilk helikopter, getirdiği kalple bir hayat kurtardı. Uzman Doktor Murat Ersel; Bugün yeni ilk ruhsatlı pistimize hava ambulansı aracılığıyla organ transferi yapılıyor. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı nın çalışmaları neticesinde hava ambulans sistemi 5 yıldır düzenli olarak çalışıyor. Bizim de daha önce ruhsatımız vardı. Yeni binada bu pisti çatımıza taşımış olduk. Çanakkale den bir organ transferinde kullanıyoruz. Oradan alınmış organlar üniversitemize transfer olacak. Bugün ilk defa bir askeri helikopter, organ nakili ekibimizi Çanakkale den bir hastaya nakledilmek üzere getirdikleri kalp ile birlikte başarılı bir şekilde yeni pistimize indiriyoruz dedi. Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, Üniversitem adına çok mutlu oldum.. Yönetimde benim ilk yaptığım şey Acil Servis le ilgilenmek oldu. Yarıdan fazla arkadaşım rehabilitasyondan yanaydı. Ben yenilikçi olarak yeniden yapmaktan yana oldum. Acil Servis te ambulansın girebileceği büyüklükte girişler yaptık. Artık Acil Servisimize helikopterler inebiliyor. Bu sayede hastaları en hızlı şekilde tedavi edebileceğiz. Heliportumuzun bölgemiz için önemli bir eksiği dolduracağına inanıyorum diye konuştu. Yeni acil servis ve yanık ünitesi binasının çatısında konumlandırılan heliportun teknik özellikleri şu şekilde: Heliport Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Heliport Yapım ve İşletim Yönetmeliği (SHY-14B) hükümlerine göre yapılarak 15 Ocak 2014 tarihinde ruhsatlandırılmıştır. Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) Standartlarına uygundur. Heliport alanı 28,5 m * 28,5 m alanı kapsamaktadır. H2 HELİPORT Sınıfındadır. İlgili yönetmeliklere uygun iki adet köpüklü yangın dolabı ve bir adet yangın topu mevcuttur. İlgili yönetmeliklere uygun olarak eğitim alarak sertifikalandırılmış 7 adet personelimiz bulunmaktadır. İzmir hava sahası gece uçuşlarına askeri helikopterler hariç kapalı olmasına karşın, pistimizde görüş inişleri için gerekli ışıklandırma da bulunmaktadır. (EGE AJANS) Denizli Emniyeti'nden arkeolojik kazı kursu! Denizli Emniyet Müdürlüğü, okula gitmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan yaş grubunda bulunan gençlere yönelik düzenlediği arkeolojik kazı kursu sonucu, 10 genci iş sahibi yaptı Denizli Emniyet Müdürlüğü, okula gitmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan yaş grubunda bulunan gençlere yönelik düzenlediği Arkeolojik Kazı Kursu sonucu, 10 genci iş sahibi yaptı. Denizli Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğünce "Çocukların Mutlu Geleceği İçin Umut Yıldızı Projesi" kapsamında eylül ayında başlatılan arkeolojik kazı kursu, sona erdi. Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim elemanlarınca Laodikya Antik Kenti'nde verilen kursta, 75 iş gününde 600 saat ders alan 10 gencin kursu tamamlaması dolayısıyla Valilik'te sertifika töreni düzenlendi. Vali Abdülkadir Demir, törendeki konuşmasında, Emniyet Genel Müdürlüğünün 2010 yılında başlattığı "Çocukların Mutlu Geleceği İçin Umut Yıldızı Projesi" kapsamında Denizli'de de değişik projeler uygulandığını belirtti. Projenin amacının, özellikle dezavantajlı konumda olan gençlerin ve çocukların topluma kazandırılmasının birinci öncelik olduğunu ifade eden Demir, şunları söyledi: "Bu kapsamda değişik dönemde başarılı projeler uygulandı. Tabi bu projeler daha çok sanayinin ihtiyacını karşılamak üzere, uzun vadede gençlerimizi iş sahibi yapmak düşüncesiyle düzenlenmişti. Özellikle Denizli'nin bir açık hava müzesi hüviyetinde olması, 19 antik kent olan Denizli'de 9 kazı çalışmasının devam ediyor olması, onun dışında sivil mimari anlamında çok zengin bir alanın olması, ciddi bir ihtiyacı ortaya koyuyor. Özellikle antik kentler konusunda başarılı çalışmalar yapılan ilimizde en önemli ihtiyaç yetişmiş iş gücü, yani arkeoloji alanında iyi yetişmiş iş gücü bu anlamda da inanılmaz bir potansiyel var bu kentte ve ihtiyaç var. Dolayısıyla arkeolojik kazı kursunun seçilmesi son derece önemli. Çünkü gençlerin hiçbirisi bu kursu bitirdikten sonra boş kalmayacak. Üniversite seviyesinde öğretim üyelerinden, öğretim elemanlarından kurs alarak üst düzey bir yapıyla muhatap olacaklar." Tabae Antik Kentin'de geçen yıl arkeoloji kazısıyla ilgili üç kez ihaleye çıkıldığını ama hiç talipli bulunmadığını dile getiren Demir, "Bir yaz geçti, oranın restorasyonunu yapacak herhangi bir talipli bulamadık ki bu iş, son derece de karlı. Dolayısıyla gençler, sadece kendilerini orada kazıda çalışan kişiler olarak düşünmesinler, uzun vadede buradaki restorasyonları yapacak işadamları olarak da kendilerini hazırlayabilirler. Önümüzde böyle bir potansiyel var" dedi. İl Emniyet Müdürü Zeki Bulut da çocukları topluma kazandırmak için sosyal projelerin yanı sıra meslek edindirme kursları da düzenlediklerini belirterek, "Sadece sertifika vermek değil, bunun yanında istihdam garantisi de sağlayabilmek önemliydi. Yüzde yüzlük başarı sağlanan kurs, ilk defa da yüzde yüz istihdam garantisi sağlayan bir proje oldu. Kursu tamamlayan gençlerin tamamı, hem sertifika aldı hem de iş sahibi oldu" diye konuştu. Kurs sonunda yapılan sınavda birinci olan Yusuf Çağlar ise "Kurs bitiminde bizlere Laodikya kazı alanında iş imkanı sunulması bizleri çok memnun etti. Emeği geçen değerli büyüklerime, arkadaşlarım adına teşekkür ederim" dedi. Kursu başarıyla tamamlayan 10 gence sertifikaları, Vali Demir, Emniyet Müdürü Bulut ve diğer protokol üyeleri tarafından verildi.

9 SAYFA 10 Cemaat'i PKK üzerinden vurma planı Zaman zaman dönüp 'eylem planının hangi aşamasındayız' diye bakabilirsiniz. Her ne kadar istenen seviyede olmasa da çözüm sürecindeyiz ve bir yıldır cenaze gelmiyor. Bu bile başlı başına kazanım. Fakat 'gerçekte bir çözüm sürecinde miyiz yoksa seçimlere kadar üzerinde mutabakata varılmış bir eylemsizlik mi var' orası tartışmalı. Çünkü söz konusu dönemde PKK tarihinde olmadığı kadar çok alan kazandı. Psikolojik üstünlüğü ele geçirdi. KCK fiilen bölgeyi kontrol eder hale geldi. Daha önce bu köşede henüz adaylar bile belli değilken 'BDP tulum çıkaracak' diye de yazdım. Cemaat'e Uludere taktiği Türkiye PKK ile mücadelede zaman zaman sıkıntılı dönemler geçirdi. Zor durumlarda kaldığımız anlar oldu. Büyük zayiatlar verdik. Fakat hiçbir dönemde ümitsizliğe kapılmamıştık. Bir kenetlenme, bütünleşme hali vardı. Son dönemde ise terörle mücadele eden güvenlik bürokrasisinde ciddi bir moralsizlik/ümitsizlik var. Hiç kuşkusuz bu ümitsizliğin farklı sebepleri var. Fakat en temel sebep devlet kurumları arasındaki görüş ayrılıklarının derin olması. Maalesef terörle mücadelede ortak bir devlet aklı yok. Şu anda PKK ile mücadele stratejisi MİT'teki dar bir ekibin inisiyatifine terk edilmiş durumda. Siyaset kurumu da buradan gelen strateji ve yol haritasına göre hareket ediyor. Bu ekip ise bugünlerde terörle mücadeleden çok 'PKK eliyle Cemaat'e nasıl zarar verebiliriz' çalışmaları yapıyor. Aslı Aydıntaşbaş MİLLİYET GAZETESİ Cenevre değil Vanuatu yla ilgiliyim Yazarı Facebook'tan takip edebilirsiniz! Dün, Güney Pasifik teki mikroskobik ölçekli adalar zincirinden Vanuatu yla vizelerin kalktığı haberini aldığımda, içim pır pır etti. Ne yalan söyleyeyim? Bu güzel haberi alana kadar biraz dertli, hafif karamsardım. El Kaide nin sınırımıza dayanmış olması, Suriye de çözüm için düzenlenen Cenevre konferansının pek umut vermiyor oluşu, memlekette adı konmamış bir OHAL uygulamasının yürürlükte olması, Başbakan Tayyip Erdoğan ın Brüksel ziyaretinin Avrupa Birliği nin Türkiye de yargı bağımsızlığı ve demokrasi konusundaki endişelerini gidermekten uzak oluşu, beni tedirgin etmekteydi. Ah o vizyonsuz kafam, ah! Fakat dün öğle saatlerinde Vanuatu Yabancılar ve Dış İlişkiler Bakanlığı nın yürürlükte olan göçmen yasasına göre Türk vatandaşlarına vize mecburiyetini kaldırdığını görünce, yüzüm bir anda güldü. Pencereyi açtım, derin bir nefes aldım ve Bak Aslı, şükret ki artık tek eksenli bir dış politikaya hapsolmaya mecbur değiliz. Ecdadımızın gittiği, gitmediği, her köşede bayrağımız sallanıyor dedim kendi kendime. Vizyon işte! Bir müzik koydum ve 200 bin nüfuslu adalar z- incirine gitme hayallerine kapıldım. Her ne kadar Fiji ve diğer Pasifik adaları geçmişte yamyamlıkla anılsa da, Vanuatu da belgelenen en son insan yeme vakası 1970 lerin başındaymış. Şimdiyse yeni bir pazar, yeni bir ufuk, gerektiğinde Bangladeş ve Kamerunluların içten içe ele geçirmeye başladığı Türkçe Olimpiyatları na taze kan demek Vanuatu! Bu işlerin aslında sandığınız kadar kolay olmadığını, vize muafiyeti almak için hem diplomatlarımızın, hem de TİKA nın geçmişte oraya bir heyet gönderdiğini de hatırlatmış olmak isterim. Tabii muhtemelen gelinen noktada, Vanuatu Tarım Bakanı nın Ankara ya yaptığı çalışma ziyareti ve Vanuatu nun bilişim teknolojileri altyapılarının iyileştirilmesine destek vermek a- macıyla yaptığımız 50 bilgisayarlık küçük jestin de bir faydası olmuştur sanırım. Uzun lafın kısası, Vanuatu açılımını destekliyorum. Haaaa... Aranızda Vanuatu Cumhuriyeti ni hafife alanlar varsa, Ankara nın ne cevap vereceğini biliyorum. Üst düzey yetkililer burada olsa, Vanuatu nun da ABD, Fransa ve Suriye gibi saygın bir ülke olduğunu; daha da önemlisi Birleşmiş Milletler de oy sahibi olduğunu hatırlatacaktır. Malum, Türkiye yeniden BM Güvenlik Konseyi ne girmek istiyor ve bir oy bir oydur. Ama o zaman Bülent Arınç ın özgül ağırlık lafını hatırlatmak zorundayım. Bir oy, bir oydur a- ma her oyun özgül ağırlığı aynı değildir. Keşke Güvenlik Konseyi ne yeniden seçilsek ama maalesef konuştuğum tüm yerli ve yabancı diplomatlar, Ankara nın yeniden seçilebilmesini uzak bir hayal olarak tanımlıyor. Nasıl desem... Hem Arap dünyası hem de Avrupa da Türkiye ye yönelik sıkıntılı bir hava var. Son 10 yıldır bize Müslüman Demokrasi nin poster ülkesi olarak bakan Batı, şimdilerde karşısında otoriterleşen rejim görüyor. Katar dışında Ortadoğu ülkeleri, Türkiye nin bölgesel süper güç iddiasından çok ürktü. İran ve Suriye zaten karşı cephe. Körfez Arap ülkeleri ise Ak Parti nin Mısır ve benzeri konularda kendilerine ahlak dersi vermesinden rahatsız, hafif burnu sürtülsün istiyor. E bu durumda bizi kim BM Güvenlik Konseyi ne aday gösterecek? Vanuatu yla ilişkileri geliştirmek için verdiğimiz o emek-ler, aldığımız bilgisayarlar heba mı olacak? Yapmayın, üzmeyin beni akşam akşam SONDAKiKA GAZETESİ >> 10 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ Ocak Şubat Pazar Perşembe Cemaat'i PKK üzerinden yapılacak psikolojik harekatla zor duruma düşürmeyi planlıyorlar. Bir bakıma İmralı sürecine mesafeli olan TSK'nın Uludere'de düşürüldüğü duruma düşürmek istiyorlar. Uludere'den bahsetmişken şunu da ifade etmek şart: Uludere olayı, bombardımandan bir gün önce karargaha giden MİT'in iki üst düzey yöneticisinin terör dairesinin başında olan Tuğg. Ali Rıza Kuğu ile görüşmesinin sırrı çözülmeden anlaşılamaz. Şu anda hükümetin tüm gücüyle Cemaat'i bitirmeye çalıştığını düşünürsek MİT merkezli bu ekibin de 'zamanın ruhuna uygun' bir çalışmaya girişmesi kimseyi şaşırtmamalı. Hizmet kurumları savunmasız bırakılacak Peki uygulamaya da geçilen eylem planında neler var? 1. Öcalan, hükümeti destekler mahiyette açıklamalar yapacak. (Bir süredir yaptığı gibi. Dolayısıyla bu maddenin kenarına çentik atabiliriz.) 2. BDP, politik olarak AK Parti'yi hafif tonda eleştirirken öbür taraftan Cemaat'e karşı AK Parti'ye destek olacak. Öcalan vekiller üzerinden bu yönde telkinlerde bulunacak. (Paris suikastı ile ilgili ortaya çıkan verilere rağmen BDP'nin çekingen tavrı buna dayanıyor.) 3. Cemaat Kürt sorununun çözümü konusunda çok ciddi adımlar attı. Fethullah Gülen 'Sulhta hayır vardır' diyerek sürece en büyük desteği verdi. Ertuğrul ÖZKÖK HÜRRİYET GAZETESİ Adem Yavuz ARSLAN BUGÜN GAZETESİ Meditasyona mı gideyim, zikre mi GELENEKSEL Davos günlerim başladı. Her yıl olduğu gibi size buradan yine bir anti-davos coverage yapacağım. İlk gözlem... Konuştuğum birçok insana göre bu yıl Davos geçmiş yıllara göre daha zayıf, hatta sıkıcı... Bense, Türkiye de son bir ayda yaşadığımız absürdlükten mi nedir, kendime a- cayip eğlenceli bir program yaptım. Önceki akşam gelir gelmez, bütün program üzerinde çok sıkı bir çalışma yaptım. Buyrun Davos a gidemeyenler, Allah tan ki gelemeyenler için eğlenceli bir Davos potpurisi... Davos un en leri ve in leri... -EN POPÜLERİ Banko Matt Damon... Hollywood un bu harika çocuğuna bu yılki Kristal ödülü veriliyor. Orada görmemiz zor. Ama sonra bir konuşması var, orada ön sırada oturup bir iki laf edebiliriz. Tek arıza, konuşmanın konusu. Herkese sağlıklı su... Bu Hollywood cular toplumsal faaliyetlere başladıklarından beri hepsi Angelina Jolie ve Brad Pitt gibi sıkıcı insanlar oldular. Ama Yetenekli Bay Ripley i görmek için katlanacağız. -EN ZOR SEÇİM Çok önemli iki kadın aynı anda başka salonlarda konuşuyor. Bir tarafta Goldie Hawn var. Neşeli, kahkahalar dolu bir kadın. Öteki tarafta Elif Şafak... Güzel, başarılı, Türk ve arkadaş... Hangisine gideceksiniz... Aslında Allah yardımıma geldi. Son zamanlarda bütün spiritual olaylara takmış vaziyetteyim. Çevremdeki bütün kadınlar ya meditasyondalar, ya Şaman oldular ya da tasavvufa daldılar. Şansa bakın Goldie Hawn un konusu Hype... Yani uçmuş, yukarılarda gezen karakter... Bana gider... Ama konunun içine girdiğim an, darmadağın oluyorum. Arkadaş meditasyonu anlatacak... Yokum... Yeter son zamanlarda meditasyoncu kadınları dinlemekten bitap düştüm. Peki Elif e gideyim diyorum... Konu iyi: Yaratıcı bilincin içinde... Ama onun da biraz alt konularına bakıyorum... Eyvah... Aşk... Belli ki birazdan yine Şems gelecek, arkasından derviches tourneurs... Kararımı birazdan açıklayacağım. -EN AĞIR İŞÇİ Kesinlikle Elif Şafak... Davos boyunca 4 ayrı oturumda konuşuyor. Yani benim için kurtuluş yolu var. O sabah Goldie Hawn ın meditasyon atölyesine gidiyorum. Elif in ise Sanat ve Kimlik konulu oturumunda yapacağı konuşmayı izleyeceğim. Gerçekler böyleyken PKK 'Cemaat sürece karşı çıkıyor' söylemi ile, Güneydoğu ve Doğu'da Cemaat'e karşı saldırılar düzenleyecek. Cemaat devlet tarafından korunmayacak. Tüm hizmet müesseseleri saldırıya açık halde bırakılacak. Topluma 'sürecin karşısında yer alan Cemaat bu durumu hak etti' anlayışı pompalanacak. 4. Cemaat ile iltisaklı ya da bir zamanlar Cemaat'in içinde yer almış kişiler kullanılarak bir taraftan 'Cemaat İmralı sürecine karşı' görüntüsü oluşturulurken diğer taraftan Cemaat, 'AK Parti'yi bitirmek için Kandil ile işbirliği yapıyor' görüntüsü verilecek. Bu durumu sağlamak için örgüt mensupları telsizlerden Cemaat'i zor duruma düşürecek kurgulanmış görüşmeler yapacak. İçinde silahtan uyuşturucuya her türlü iftiranın bulundu bu kurgulanmış telsiz konuşmaları medyaya servis edilecek. Kamuoyunda 'Cemaat'in örgütle iç içe olduğu kanısını' oluşturacak fotoğraflar dolaşıma sokulacak. 5. Böylece son dönemde uyguladığı politikalarla AB'de zor durumda kalan AK Parti, "biz size söylemiştik, biz bu uygulamaları devlet içindeki örgütü tasfiye etmek için yaptık" tezlerine dayanak oluşturmaya çalışacak. Diğer taraftan milliyetçi camiayı Cemaat'in aleyhine harekete geçirmiş olacaklar. Plan ana hatlarıyla böyle. Şu ana kadar yaşadıklarımız da planın uygulamaya konduğunu teyit ediyor. Şurası açık ki, Cemaat'i bundan sonra zor günler bekliyor. Güneydoğu, Doğu Anadolu, Kuzey Irak ve özellikle de Avrupa'daki Cemaat'e yakın herkesin bu süreçte dikkatli olması gerekiyor. Halihazırda politik başarı için her yolu mubah gören bir zihniyet var. Öyle ki; kendileriyle ilgili yüz kızartıcı bir durumu örtmek için her yeri ateşe vermekten kaçınmıyorlar. "Eylem planındakileri de yaparlar mı" diye tereddüde düştüğümüz an bazı iftiralardan kurtulmak için zaman geçmiş olabilir. Son iki aydır yapılan iftiraları gözünüzün önünden geçirdiğinizde, PKK üzerinden hazırlanacak, medya üzerinden servis edilecek iftiraların, andıçların boyutunu tahmin etmek zor değil EN KORKU FİL- Mİ Big brother konulu oturum. Artık hepimiz hani o kim olduğunu hepimizin bildiği Big brother ın Biri durmadan bizi gözetliyor evinde yaşıyoruz. Bu oturumu bir Stephen King filmi gibi i- zlemeye gideceğim. Tek arızası, konuşmacıların hepsi dijitalci adamlar. Yani gözetleyenler. Gözetlenenlerin dilinden anlayacak bir p- sikiyatr koymak akıllarına gelmemiş. -EN EĞLENCELİ Bir atölye çalışması. Konusu, Hayalden, üç boyutlu gerçeğe. Hayatımızın en yeni harikası 3D yazıcılarla hayallerimizi gerçekleştireceğimiz bir atölye çalışması yapacağız. Küçük paralel devletler yapıp, iğne batıracağım. Tabii korkmasaydım küçük Tayyip Erdoğan lar yapardım. Boşver bugünler netameli, herkes alıngan, risk almaya değmez... -KAFAMA EN UYGUN Sınırları keşfetmek konulu oturum. Son zamanlarda kimi görsem, yazılarımda sınırları zorladığımı söyleyip, Aman dikkat diyor. Oysa geçen pazartesi günü İstanbul da Doğan Kitap ın devetinde Facebook un CEO su Sheryl Sandberg i dinledim. Türkçe ye çevrilen kitabının adı Sınırlarını zorla. Kadınlara bunu tavsiye ediyordu. Ben de bugünlerde sınırlarımı zorluyorum. Söyleyin yanlış mı yapıyorum... -EN SOVYET TARZI Kesinlikle Avrasya-Gelecek Sınır konulu oturum. Katılanlar: Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Gürcistan Başbakanı Irakli Garibashvili ve Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan A. Nazarbayev. Diyeceksiniz ki, bu fotoğrafta nasıl olur da bir Rus olmaz... Haklısınız, o da var. Varandrey I. Kostin... Rusya nın VTB Bankası nın CEO su... Büyük bir ihtimalle sponsor o... -EN KEÇİBOYNUZU Kesinlikle Viktor Pinchuk Vakfı nın düzenlediği yuvarlak masa. Bu vakıf geçmişte çok iyi toplantılar düzenledi. Bu seferkinin de kadrosu dev mi dev. Tony Blair yönetiyor. Bill Gates var. Bir de Richard Branson. Blair ve Gates i daha once dinleye dinleye bitap düştüm. Aralarında merak ettiğim tek kişi Richard Branson... Ama sırf onun 10 dakikalık konuşması için bütün ötekileri yeniden dinlemek... Tam keçiboynuzu yani... Türkiye ye en manidar oturumu kolay seçtim -EN MANİDAR OTURUM Kesinlikle Designing corruption out of system, yani yolsuzluğu sistem dışına çıkarmak. Sizce Davos un bu konuyu durup dururken gündeme getirmesi manidar değil mi... Konu manidar, konuşmacılar da... Tsakhiagiin Elbegdorj, Moğolistan Cumhurbaşkanı. Onunla hiç alakası yok. Alınmasın ama konu yolsuzluk olunca, İstanbul dan doğusuna güvenemiyorum. Allah tan öteki 3 konuşmacının biri Alman, ikisi Amerikalı. Yani 10 liralık haksız kazanç için Cumhurbaşkanlığı koltuğunu bırakan insanların ülkesi. -EN MANİDAR OTURUM 2 Kesinlikle Celebrating the spirit of Davos. Yani Davos ruhunu kutlama. Peki kim kutluyor... İsrail Devlet Başkanı Şimon Perez... İnsan sormadan edemiyor... Kambersiz düğün olur mu... Nerede Davos a gerçek ruhunu veren One Minute kahramanı... Ama o olsa, kutlama değil, Davos ruhunu anma olurdu... -EN MANİDAR OTURUM 3 Neuroscience of leadership... Yani liderliğin nörolojik özelliği. Merak ediyorum, daha sakin, daha az bağıran, vatandaşı daha az horlayan, hançeresini yırtmaylan bir liderlikten mi söz ediyorlar... Tehlikeli bölgedeyiz, hemem kaçalım. -EN ANLAMSIZ OTURUM Power sharing and political İslam Türkçesi şöyle: Siyasi İslam ve iktidarı paylaşmak... Sanki böyle bir yer varmış ve mümkünmüş gibi... Case study mi lazım... Alın tek demokrasi olduğunu söyleyen İslam ülkesinin liderinin sözlerini, yaptıklarını... Erdoğan ın yani... -EN SİNİRİMİ OYNATAN End game for middle east konulu oturum. Yani, Ortadoğu da oyunun sonu... Konuşmacıları sayayım ne demek istediğimi anlarsınız. Barzani var, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif var... Bir de Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu var. İlk ikisinin ne diyeceğini biliyorum. Üçüncüsünü ise hem biliyorum, hem de artık kesinlikle işitmek istemiyorum. İlk ikisi zaman kaybı, üçüncüsü ise kendimi aptal yerine koydurma lüksü... İçimde bir umut var, bütün bu aptallıklar Ortadoğu da aptallıkların sonu olabilir mi... Vallahi ne u- mudum var, ne de sinirlerim kaldırıyor. -EN İDDİALI OTURUM Oyun dünyası adlı iddia oyunları ile ilgili oturum. Dört kadın konuşuyor. Biri Türk Peak Games in kurucusu Rina Onur Şirinoğlu... Öteki 3 kişiden ikisi de kadın. Anlayacağınız iddia oyunlarında, kadınlar daha iddialı. -EN İÇİNE GİRMEK İSTEDİĞİM İnsan Beyni konulu oturum. Sırf ikiye ayrılmış ülkemin insanlarının beyninin içine girip, bunca öfkeye, yalana, iftiraya nasıl katlandıklarını öğrenebilmek için. - DAVOS UN EN YILDIZI Bu yıl Davos un yıldızı hiç şüphesiz İran Devlet başkanı Hasan Ruhani... Davos ta Türkiye yok, İran fazlasıyla var. Bu yazıyı yazdığım sırada herkes onun konuşmasını merakla bekliyordu. Oysa ben bölgemizde artık Ruhani olan her şeyden fena halde sıkıldım. Biraz Ruhani siz bir şeyler arıyorum... Ama ne yazık ki daha bir süre Ruhanilerle, Aluftelerle, Gayretullahlarla birlikte yaşayacağız Ali BAYRAMOĞLU YENİŞAFAK GAZETESİ Darbecileri kahramanlaştırmamak... Soru şu: Yeniden yargılama nasıl yapılmalı? Ya da değişim sürecinin yol açtığı adli aksaklıklar nasıl giderilmeli? Yargı yetkisine müdahale etmeden ve Ergenekon, Balyoz gibi davalarda 'makarayı tümüyle geri sarmadan' atılabilecek adımlarla ilgili önce dün söylediğimizi hatırlatmakta fayda var: Adalet Bakanlığı hükme bağlanmış Balyoz gibi kararları kendi hukukçularına, tek tek hükümlülerin durumu ve kanıtlar açısından inceletip, haksız ve hukuksuz şekilde mahkum edildiği sonucuna vardığı kişilerle ilgili 'yazılı emirle bozma' talebinde bulunabilir ve Yargıtay Genel Ceza Kurulu'nda yeniden yargılanmayı sağlayabilir. Yeniden yargılamada yargıçlar için kıdem esası getirilerek blok oy veren çoğu üç yıl önce Yargıtay mensubu olmuş cemaat etkisi devre dışı tutabilir... Bu durumda Veli Küçük gibi isimler değil, Ali Yasin Türker, Servet Bilgin gibi sahteliği adeta açık, bir iki imzasız görevlendirme belgesi dışında, aleyhlerine hiç bir kanıt bulunmayan ve yıl hapis cezası almış kişiler üzerinden düzeltme yapılır...' Demokrasi gibi hukuk içinde de çare tükenmez... Yargılama yetkisine müdahale anlamına gelecek yeni düzenlemeler yapmadan mevcut mevzuatın, örneğin CMUK'un bu tür bir adıma imkan verecek yönleri bulunuyor. İlki şu: CMUK'un 308. Maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kesinleşmiş bir kararla ilgili olarak hükümlü lehine süre aranmaksızın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na itiraz edebilir. Adalet Bakanlığı sözünü ettiğimiz bir inceleme sonucu gerekli gördüğü hükümlüler için Yargıtay Başsavcısı'ndan bu yetkisini kullanmasını isteyebilir. İkincisi şu: CMUK'un 309. maddesi temyizden geçmeden kesinleşen hükümlerde hukuka aykırı bir durum görülürse, Adalet Bakanı'na yazılı emir yoluyla yeniden yargılama talebinde bulunma yetkisi veriyor. Bu yetki bir kanunla genişletilebilir ve hükümlü lehine temyizden geçen durumlar için de uygulanır hale getirilir. Üçüncü ise şöyle: CMUK'un 311. Maddesi durus mada kullanılan ve hükmü etkileyen bir kanıtın sahteligˆinin anlaşıldığı durumda yargılanma hükümlü lehine yenilenir diyor. Bir yasal düzenlemeyle bu yargıyı yenileme yetkisi Adalet Bakanı'na verilebilir. Bakanlık dosya çalışması üzerinden iddiaları inceler ve gerekli adımları atar. Hükümlülerle ilgili yapılacak inceleme ve ardından gelecek bozma talebinin önemi, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda, bu dava ve dosyaların esasına halel getirmeden kişilerle ve onlara ilişkin suç delilleriyle ilgili bir gözden geçirmenin yapılması ve çürüklerin ayıklanmasına imkan vermesidir. Bu yolla yapılacak olan, darbenin ve darbecilerin aklanması değil, eğer varsa (kanımızca var) haksız yere mahkum edilmiş kişilerin temize çıkarılması ve onlar üzerinden izlenen bir tasfiye politikasının ifşa edilerek ortadan kaldırılmasıdır. Aksi durum ve tutum ülkede son yılda yaşanan değişim sürecini sıradan bir iktidar mücadelesiyle, bu çerçevedeki adli süreçleri sahtecilikle özdeş kılmaya çalışan arayışlara yol verir ki, bu, her anlamda yapılacak en büyük hata olur. Zira böyle bir tutum en azından Çetin Doğan gibi isimleri kahramanlaştırır. Alper Görmüş'ten bir alıntıyla bitirelim yazıyı: 'Davalar boyunca öne sürülen kimi itirazları ve bu davaları yürüten adalet kadrolarına dair ortaya çıkan gerçekleri dikkate aldığımızda rahatlıkla söyleyebiliriz ki, en azından bazı sanıklar bakımından ortada ciddi kuşkular vardır ve mahkûmiyetlerine neden olan suçlamaların yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Fakat Türkiye'nin 'zinde güçleri'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinden hemen sonra, son 50 yıldan beri tanığı olduğumuz olağan faaliyetlerine yeniden başladıklarına dair benim hiçbir kuşkum yok. Bunu teyit eden üç sağlam belge var: Özden Örnek'in günlükleri, Mustafa Balbay'ın günlükleri ve Balyoz davası sanıklarının da inkâr etmedikleri ses kayıtları...'

10 SAYFA 11 SONDAKiKA GAZETESİ >> 11 GÜNCEL7 26 Şubat Ocak Perşembe Pazar Otobüslerde de emniyet kemeri zorunlu olmalı! Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Genel Başkanı Memiş: "Emniyet kemeri takılmamasının ne çok cana mal olduğunu defalarca gördük. Artık bu konuda gerekli adımlar atılmalı. Otobüslere de çeki düzen verilmeli" dedi Güvenli Trafik Derneği Başkanı Nazif Türkoğlu, Kayseri'de 21 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili olarak, "Yolcuların otobüsten fırlayarak ölmesinin ardından 'emniyet kemeri olsaydı, bu kadar insan ölmezdi' kanaati oluştu. Yurt dışında bazı ülkelerde emniyet kemeri takılması otobüslerde de zorunlu. Uçaklardaki gibi otobüste de emniyet kemeri takılması zorunlu olmalı" dedi. Türkoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kayseri'de son bir ayda çok sayıda insanın hayatını kaybettiği iki trafik kazası meydana geldiğini anımsattı. Kazalardan tüm Türkiye gibi büyük üzüntü duyduklarını ifade eden Türkoğlu, dernek olarak daha çok şehir içinde k- endilerini görevli kabul ettiklerini ancak son kazanın ardından şehirler arası trafik güvenliği için de proje hazırlayacaklarını belirtti. Pınarbaşı ilçesindeki kazada ölenlerin çoğunun otobüsten fırlayan kişiler olduğunu ifade eden Türkoğlu, "Yolcuların otobüsten fırlayarak ölmesinin ardından 'emniyet kemeri olsaydı, bu kadar insan ölmezdi' kanaati oluştu. Yurt dışında bazı ülkelerde emniyet kemeri takılması o- tobüslerde de zorunlu. Uçaklardaki gibi o- tobüste de emniyet kemeri takılması zorunlu olmalı. Bazı Avrupa ülkelerinde, örneğin Norveç'te kesinlikle emniyet kemeri takılması zorunlu. Yolda kontrol yapıldığında eğer emniyet kemeri yoksa y- olcuya ceza yazılıyor" diye konuştu. Türkoğlu, Türkiye'de otomobillerin arka koltuğunda oturan yolcular için de emniyet kemeri takılması mecburiyeti olmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu büyük bir eksiklik. Hem otomobillerde arka koltukta oturanlar için hem de şehirler arası otobüslerde emniyet kemeri mecburi olmalı. Emniyet kemeri hayat kurtarıyor. Bu çok kez tecrübe edildi. İçişleri Bakanlığının buna acil bir çözüm bulacağını düşünüyorum. Yeni model otobüslerde kemer var ancak tüm otobüslerde de yok. Kentimizde meydana gelen kazanın kış lastiklerinin olmamasından kaynaklandığı iddia ediliyor. Ancak bu kaza lastikten kaynaklanan bir kaza değil. Muhtemelen kış şartlarından ya da şoförün ihmal veya dikkatsizliğinden kaynaklanıyor." - "Denetimler yeterince yapılmıyor" Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Genel Başkanı İhsan Memiş ise şehirler arası yolcu otobüslerinde ön koltuktakilerin emniyet kemeri takmalarının zorunlu olduğunu ancak bunun da denetlenmediğini söyledi. Şehirler arası otobüslerde emniyet kemeri takılmasının mecburi tutulması gerektiğini vurgulayan Memiş, şunları kaydetti: "Emniyet kemeri takılmamasının ne çok cana mal olduğunu defalarca gördük. Artık bu konuda gerekli adımlar atılmalı. Uçağa bindiğimizde nasıl hostes 'emniyet kemerlerinizi takınız' diye uyarıyorsa bu uygulama pek çok insanın yolculuk ettiği otobüslerde de olmalı. Üstelik karayolu, havayolu ile kıyaslandığında çok daha riskli. Her an aracın trafikte başka bir araçla çarpışma ihtimali var. Maalesef mevzuatta eksiklikler var. Emniyet kemeriyle ilgili gerekli ders alınmıyor ve denetimler yeterince yapılmıyor." Orman köylüsüne 112,8 milyon lira destek sağlandı Orman köylerinde yaşayan 17 bin 531 aileye, geçen yıl 22 milyon 955 bin lirası hibe, 89 bin 880 bin lirası kredi olmak üzere 112 milyon 835 bin lira destek verildi. Bu yıl ise orman köylüleri için 80 milyon lira borç verme ö- deneği belirlenirken, 17 milyon lira da hibe desteği sağlanacak. Alınan bilgiye göre, Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Dairesi Başkanlığı, 2013'te, 27 Orman Bölge Müdürlüğü çalışma alanındaki köylerde yaşayan binlerce orman köylüsüne katkıda bulundu. Geçen yılki ferdi kredi uygulamaları kapsamında 9 bin 91 aileye güneş enerjisi, 2 bin 202 aileye dam örtüsü, 266 aileye ısı yalıtımı, 89 aileye kat kaloriferi ve 17 aileye de ısı yalıtımlı kat kalorifer sistemi kredisi verildi. Böylece hem orman köylülerinin sosyal yönden kalkınmalarına katkı sağlamaya hem de yakacak odun kullanımını azaltmaya ve israfını önlemeye yönelik hizmette bulunuldu. Bunun yanı sıra, orman köylüsünün ekonomik gücünü artırmak ve kalkınmalarına katkıda bulunmak için bin 352 aileye fenni arıcılık, 2 bin 798 aileye süt sığırcılığı, bin 288 aileye süt koyunculuğu, 175 aileye seracılık, 150 aileye besi sığırcılığı, 39 aileye mandacılık, 29 aileye mantar, 21 aileye besi koyunculuğu ve 14 aileye gülcülük kredi ve hibe destekleri sağlandı. ORKÖY, sosyal ve ekonomik amaçlı krediler çerçevesinde, 17 bin 531 aileye ulaşmayı başararak 22 milyon 955 bin lirası hibe, 89 bin 880 bin lirası kredi olmak üzere orman köylüsüne toplam 112 milyon 835 bin liralık destekte bulundu. - Orman köylüsüne ekonomik getiri sağlayan projeler ORKÖY yıllık rutin projelerinin yanı sıra her yıl köylünün talep ve istekleri doğrultusunda bölgelerden gelen uygulanabilir ve ekonomik getirisi yüksek olacak türden birtakım projeleri de hayata geçirdi. Bu kapsamda geçen yıl uygulamaya konulan "500 metrekare beşik çatı plastik serada, kesme çiçek yetiştiriciliği" projesiyle, yılda 7 bin lilium ve 20 bin krizantem üretimi planlanıyor. Söz konusu proje kapsamında Giresun Orman Bölge Müdürlüğünce 25 aileye destek verildi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğünce uygulanan "1000 metrekare plastik ve cam serada turfanda sebze üretimi" projesi çerçevesinde ise yılda 10 ton domates ve 12 ton salatalık üretimi hedefleniyor. Artvin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ilk kez uygulanan "Kayın mantarı yetiştiriciliği" projesi kapsamında 15 aileye destek verilirken, proje ile bir ailenin yılda 4 bin kilogram mantar üretmesi bekleniyor. "Gülcülük" projesi uygulamasıyla da Isparta Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Dinar İşletme Müdürlüğünce 14 aileye destek verilecek. Projeyle, hane başına yılda 2 bin 500 kilogram ürün hasadı gerçekleşmesi öngörülüyor. - Kooperatiflere 6 milyon 258 bin lira ödenek Kooperatif projeleri kapsamında, 8 Orman Bölge Müdürlüğüne toplam 20 "iş makinası projesi", 2 Orman Bölge Müdürlüğüne "süt toplama ve süt işleme tesisi" için işletme sermayesi kredisi ve 1 Orman Bölge Müdürlüğüne de "dikili satış projesi" için işletme sermayesi kredisi kullandırıldı. Bu bağlamda, kooperatiflere 5 milyon 429 bin 68 lirası kredi, 829 bin 127 lirası hibe olmak üzere toplam 6 milyon 258 bin 195 lira ödenek aktarıldı. Bunların yanı sıra mikro kredi uygulamalarıyla ekonomik getirisi olan işler için aile başına 3 bin liraya varan destek sağlandı. Geçen yıl orman köylerinde yaşayan dar gelirli ev kadınlarının ev ekonomilerine katkı sağlaması amacıyla 106 aile "gümüş kazaz ve hasır örücülüğü ile keşan el dokumacılığı" işleri için desteklendi. Bu yıl ise orman köylüleri için 80 milyon lira borç verme ödeneği belirlenirken, 17 milyon lira da hibe desteği verilecek. Ayrıca 20 kooperatif projesi uygulanılmasının öngörüldüğü 2014 yılında kamulaştırma harcaması olarak da 2 milyon lira ödenek ayrıldı. Soldan sağa 1. Plütonyum elementinin simgesi... Zamklamak işi veya durumu... Eski Rumen para birimi Yatay (eski)... Aralanmak işi Borazan kuşu... Kitabın dış kapaktan sonra gelen, adını ve bazı özelliklerini içeren sayfa Yenileşimci... Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan Yayla... Aslında... Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik Büyükbaş hayvanları durdurmak için kullanılan bir seslenme sözü... Ayakkabı çekeceği... Yakışır, yerinde, uygun Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak... Nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlama Dingil... Uygulamada olan... Baş, kafa (eski) Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme... Eğrilme, bükülme (eski) Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay... Eletmek işi... "Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak anlamındaki "...demeden leblebiyi anlamak" deyiminde geçen bir söz Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey... Bir saatlik zamanın altmışta biri... Tatmak işi Saydam... Serdirmek işi Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek... Sekmek işi Bir yazının temeli olan asıl düşünce, ana düşünce... Düğüm, yumru (eski) Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan... İçinde kinin bulunmayan... İkiden sonra gelen sayının adı... Yukarıdan aşağıya 1. Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş... Potasyum hidroksit Acı, sızı duyulduğunda veya sıkıntılı bir durumda söylenen bir söz... Katma, bağlama, ekleme (eski)... Ay'ın ve bazı yıldızların dolayındaki ışık çevresi, ay ağılı, ayevi, hale Elindeki ile yetinmeyen... İslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yer Amerika armudu... Bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açıya eşit açı ölçme birimi Amerika armudu... Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı... Mezra... Gösteriş, çalım, caka Ölçüt... Yerden 2-3 karış yükseklikte, çok yıllık ve otsu bir bitki Gam dizisinde "sol" ile "si" arasındaki ses... İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi anlamındaki "... yı küstürdü, Muhammed i memnun edemedi" sözünde geçer... Büyük, yetişkin, yaşlı, kart (halk ağzı)... Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz Açık zincirli olan (organik madde)... Sağlamlaştırma (eski) Karşılaşma... Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi... Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi Sormaca... Ses bilgisi Kötü, sevimsiz (argo)... Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu... Eksik duruma getirmek, sayısını azaltmak Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule... Enemek işi... İki Birinci derecede yakınlığı olan akraba... Rus mimarisinde odaları ısıtmak için yapılan fırın tarzı ocak... > > Dünkü bulmacanın cevap anahtarı

11 SAYFA 12 ACİL TELEFONLAR İtfaye 110 AKS Acil Yardım 112 Polis İmdat 155 Elektrik Arıza 186 Jandarma İmdat 156 İZSU Su Arıza 185 Doğalgaz Acil Müdahale 187 Cenaze Hizmetleri 188 Sahil Güvenlik 158 Orman Yangınları 177 YANGIN TELEFONLARI İzmir 110 Karşıyaka Kadifekale Bornova Bostanlı Buca Karabağlar Çamdibi Çiğli Balçova Evka Evka Gaziemir Hatay Narlıdere Güzelbahçe HASTANE TELEFONLARI -Devlet Hastaneleri- Aliağa N.S. İşgören Alsancak Alsancak Acil Servis Ağız ve Diş Sağlığı Alsancak Diş Hast Atatürk Devlet Behçet Uz Bornava Dev. Hast Bozyaka Eği. Hast Buca S.D. Hastanesi Çeşme A. Çizgenakat Foça Göğüs Hastanesi Konak Diş Hastanesi Karşıyaka Çiğli Dev. Hastanesi Menemen Dev. Hast Nejat Hepkon Seferihisar Hastanesi Selçuk Dev. Hast Urla Dev. Hastanesi Tepecik Dev. Hast Belediye Hastaneleri- Eşrefpaşa Bel. Hast Özel Hastaneler- Anadolu Tıp Merkezi Agora Tıp Merkezi Atakalp Kalp Hastanesi Atakent Tıp Merkezi Atagöz Göz Hastalıkları Atafizik, Fizik Ted. Mer Batıgöz Hastanesi Bornova Tıp Merkezi Bornova Özel Tıp Mer Bornova Özel Sağlık Tıp Merkezi Buca Tıp Merkezi Buca Sağlık Merkezi Central Hospital Can Tıp Merkezi Caner Göz Merkezi Çağdaş Tıp Merkezi Çankaya Tıp Merkezi Çesav Tıp Merkezi Çeşme Sissus Has Çınarlı Hastanesi Çiğli Özel Sağ Diyabet Hastanesi Diamed Dah. Dal Mer Doğa Tıp Mer Dr. Sıhhat Tıp Merkezi Efes K.B.B. Merkezi Ege Sağlık Hastanesi Ege Tüp Bebek Merkezi Egeria Çocuk Sağlık Hastanesi Dal Merkezi Ekol K.B.B. Dal Mer Ekol K.B.B. Şube El ve Mikro Cerrahi Gazi Kent Tıp Merkezi Gaziemir Tıp Merkezi Hayat Hastanesi İzmir Hastanesi İrenbe Tüp Bebek Mer Karataş Karşıyaka Tıp Merkezi Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesine bağlı Reşadiye ile Celiloğlu köyleri arasındaki Barak mevkisinde çıkan suyun şifalı olduğuna inanan vatandaşlar, yetkililerden suyun incelenmesini, gerçekten faydalı ise bu sudan herkesin istifade etmesini istiyor. "Barakoğlu Çeşmesi" ve "Şeker Suyu" olarak halk tarafından bilinen çeşmeden akan suyun, şeker hastalığı bulunanlara iyi geldiğine inanılıyor. Vatandaşlar arasında, uzun yıllar şeker hastalığı bulunanların Afyonkarahisar'ın çeşitli yerlerinden gelerek, söz konusu çeşmeden su doldurduğu ve akan suyun hastalığa iyi geldiği ayrıca şifalı -Türk Telekom- Arıza 121 Bilinmeyen Numara Danışma Uyandırma 135 Posta Kodu 119 Fono Tel 141 Borç Ögrenme 163 Çağrı 133 -Sinemalar- Agora Balçova Afm Park Bornova Afm Forum Bornova Afm Ege Park Afm Passtel Ocak 2014 Pazar SONDAKiKA GAZETESİ >>12 GÜNCEL 17 Şubat 2013 Perşembe Teklif çok geç geldi ben de hayır dedim! Çanakkale Savaşları'nın 100'üncü yılı olan 2015'teki etkinliklerde kullanılmak üzere marş bestelenmesi teklif edilen Sanatçı Kıraç, "Çanakkale Savaşı benim için çok önemli. Ama vaktim yok. Verimli olamayacağımı düşündüm. Sadece yapmış olmak için yapabileceğim bir şey değil. Bunun için teşekkür edip affımı istedim" dedi Çanakkale Savaşları'nın 100'üncü yılı olan 2015'teki etkinliklerde kullanılmak üzere marş bestelenmesi amacıyla çalışma başlatıldı. Yetkililerin ilk görüşmeyi yaptığı sanatçı Kıraç, işlerinin yoğunluğu nedeniyle teklifi kabul edemeyeceğini bildirdi. Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürü Murat Dereli, yaptığı açıklamada, Çanakkale Zaferinin 100'üncü yılı için pek çok çalışma yürüttüklerini söyledi. Savaşlardan kalan bazı malzemelerin yer aldığı, yerel tarihçi Ahmet Uslu tarafından oluşturulan tırın bir süredir kurum logosu altında Türkiye'yi dolaştığını dile getiren Dereli, önemsedikleri çalışmalardan birinin de "Çanakkale 100'üncü Yıl Marşı Projesi" olduğunu anlattı. Zaferin anısına yıllarca dilden dile dolaşacak bir eser ortaya çıkmasını istediklerini bildiren Dereli, şunları kaydetti: "Başarısı, popülaritesi ve toplumdaki olumlu algı dolayısıyla bazı sanatçılar üzerinde durduk. İlk teklifte bulunduğumuz isim; 'Fenerbahçe 100'üncü Yıl Marşı' ile bu konudaki iddiasını ortaya koyan Kıraç oldu. Kendisi, ortaya çıkacak çalışmanın Çanakkale'nin ismine yakışır olması gerektiğini söyleyerek, şahsi birtakım projeleri sebebiyle yeterli zamanı ayıramayacağından tatmin edici bir beste yapamayabileceğini gerekçe gösterip affını istedi. Biz de saygı duyduk. Şimdi diğer sanatçılarla iletişime geçerek projemizi anlatıp katkılarını isteyeceğiz. Çanakkale Savaşları'nın 100'üncü yılında, değerine layık bir marş bestelemek ve adını Çanakkale'nin yanına yazdırmak isteyecek çok sayıda isim ortaya çıkacaktır. Bu anlamda bütün tekliflere açığız." - "Teklif bana çok geç ulaştı" Kıraç ise Çanakkale Zaferinin çok çok önemli olduğunu ve marş bestelenmesiyle ilgili projede yer almak istediğini vurguladı. Buna karşı teklifin kendisine çok geç u- laştığını anlatan Kıraç, şöyle konuştu: "Şu anda albümlerimle uğraşıyorum. Var olan işlerimi bir kenara atamam. Bu kadar kısa zamanda zaten istediğim bir şeyi istediğim gibi yapamam. Verimli olamayacağımı olduğu inancı hakim. Şeker hastası olan ve tedavisinde suyu kullandığını savunan Celiloğlu köyü sakinlerinden Ramazan Kılıçer, 10 yıldır şeker hastalığıyla mücadele ettiğini, suyun özellikle şeker hastalığına birebir iyi geldiğine inandığını bildirdi. Hastalık öncesinde 90 kilo olduğunu ancak tedavi süresince 48 kiloya kadar düştüğünü anlatan Kılıçer, 4 yıldır bu suyu içtiğini ve şimdi ise 60 kiloda olduğunu, hiçbir sorununun bulunmadığını söyledi. Çevredeki köylerde de zaman zaman bu suyu kullananların olduğunu belirten Kılıçer, şöyle konuştu: "Şeker hastası olduğum için bana düşündüm. Sadece yapmış olmak için yapabileceğim bir şey değil. Çanakkale çok önemli. Bunun için teşekkür edip affımı istedim. Konu bundan ibarettir. Gerçekten çok isterim böyle bir çalışmanın içinde olmayı. Başka yıllarda olabilir." Projenin, uzun süre düşünülmesi ve zaman harcanması gereken bir çalışma olduğuna işaret eden Kıraç, bunun için 7-8 ay öncesinden hazırlanılması gerektiğini sözlerine ekledi. Şifalı olduğuna inanılan suyun incelenmesi isteniyor Avşar Palmiye Cinebonus Cinebonus Cinebonus (Ykm) Cinecity Kipa Çiğli Çeşme Hollywood Çamlıca Deniz Karşıyaka Batı Sineması Çınar Sineması Karaca Sineması Kipa Hollywood Menemen Kültür Şan Konak Çınar Center kaynak suyu içmemi tavsiye ettiler. Ben de bu suyu içtim ve faydalı olduğunu gördüm. Hüdai Kaplıcalarına gelen insanlar, bu suyun özelliğini duyuyor ve Barakoğlu Çeşmesi'ne gelip, suyu doldurup gidiyor. Ben doğmadan meydana çıkan bir çeşme. Çeşmenin üzerine şeker hastalığına iyi geldiği için bilinsin diye 'Şeker Suyu' yazdık." Kılıçer, yetkililerden suyun incelenmesini isteyerek, şeker hastalığına iyi geldiği tespit edilirse herkesin faydalanabileceğini sözlerine ekledi. Sema Sineması Konak Sineması Desem Sineması Karşıyaka Sineması İzmir Sİneması Tiyatro- Konak Sahnesi Ragıp Haykır Sahn İzmir Devlet Tiyat Uğur Mumcu Sahnesi İzmir Tiyatro Bab-ı Sanat Merkezi İsmet İnönü Sanat Merkezi POLİKLİNİK TELEFONLARI Borcanevi Bornova Yeni Yaşam Bozyaka Halk Bozyaka Dispanseri Buca Çözüm Cansu Karabağlar Çamdibi Derman Polik Çizgi Polik Deniz Sağlık Polik Ege Sağlık Egeform Fizik Eşrefpaşa Ö.Sağ Eşrefpaşa Zinde Polik Gaziemir Dr. Polik Gazi Kent Polik Halk Polik Hatay Özel Sağlık İhtisas Polik Karşıyaka Park Sağlık Mevlana Polik Mersinli Özel Sağlık Neron Psikiyatri Nergiz Özel Sağlık Onur Polik Özel 9 Eylüllüler Polik Özel Altındağ Özel Brn Dr. Dispanseri Özel Çiğli Polik Özel Eylül Polik Özel Gülhan Polik Özel İrem Sağlık Polik Özel İzmir Polik Özel Pınarbaşı Polik Özel Sarnıç Polik Özel Seferihisar Polik Özel Serin Polik Özel Yedigöller Polik Özel Yenişehir Polik Park Sağlık Polik Sevgi Özel Sağlık Şöferler Odası Sağlık Polik Teos Polik Vefa Polik Yeşiltepe Polik Yıkık Cami Halk Askeri Hastaneler- Hava Hastanesi Kara Hastanesi ÜNİVERSİTE TELEFONLARI Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg. Merkezi Dokuz Eylül Ünv Dokuz Eylül Üni. Karşıyaka Polik Ege Üniversitesi İlaç ve Zehir Dan Ege Üni.Uyg.ve Araş.Merkezi Doğum Evleri- Ege Üni. Tıp Fak Konak Doğum Evi Tepecik Doğum Hast Kan Merkezleri- Kızılay Çocuk Hastanesi Ege Üni Tepecik Kan Merkezi ULAŞIM TELEFONLARI Denizyolları THY Rezervasyon Basm. Rezervasyon Alsancak Gar Santral Garaj Körfez Ulaşım İskeleler- Konak Karşıyaka Alsancak Bostanlı Bayraklı İskele Pasaport İskele Göztepe İskele Üçkuyular İskele Elektrik Arıza- Genel Kesinti Seb Buca Çiğli Karşıyaka Bornova Narlıdere Eşrefpasa Gaziemir Güzelbahçe Konak Çeşme

12 SAYFA 13 SONDAKiKA GAZETESİ >>13 SAĞLIK muc36k7cm01zc4kt 1bc2eak0cm01r c4 ko O1 P a Eğitimli kadınlar daha çok sigara kullanıyor KOÜ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldız, "2003 yılında yapılan araştırmaya göre, erkeklerde sigara kullanımı yüksek, kadınlarda daha düşük. Ancak 2003 yılından 2025'e kadar tahmin edilen rakamlara baktığımızda, erkeklerde sigara kullanım eğrisi azalırken, kadınlarda bu oran artıyor" dedi Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Füsun Yıldız, "Ülkemizde yaklaşık 17 milyon kadın sigara kullanıyor. Kadınlarda yapılan çalışmalar, ülkemizde eğitimli kadınların yani lise ve yüksek öğrenim görmüş kadınların daha yüksek oranda sigara kullandığını gösteriyor" dedi. Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sigaranın birçok hastalığın ortaya çıkmasında etkili faktörler olduğunu söyledi. Bu nedenle tütün ürünlerinin kullanımıyla mücadele edilmesi ve strateji geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, bu stratejinin insanların hiç sigaraya başlamaması, sigara kullanımının bırakılması ve pasif içicilerin korunmasından oluştuğunu kaydetti. Yıldız, insanların sigaraya hiç başlamamasının en faydalı şey olduğuna dikkati çekerek, "Toplumda çocuğu yetiştiren anne, çocuğu geleceğe götüren de anne. Toplumda anne rol model. O halde toplumda dikkat edeceğimiz, annelerin hastalıklardan ve kötü alışkanlıklardan korunmasıdır. Kadınların sigara içme alışkanlıkları hem sigaraya başlama hem de bırakma nedenleri farklılık gösteriyor. Kadına yönelik strateji geliştirilmesi son dönemde konuşulan bir konu" diye konuştu - "Tütün endüstrisi kadına yönelik daha dikkatli çalışıyor" Yapılan çalışmaların tütün endüstrisinin kadına yönelik daha dikkatli çalıştığını gösterdiğini vurgulayan Yıldız, bu nedenle sigaraların ince, renkli, zarif ve üzerinde zayıf kadın figürleri bulunan paketlerde satıldığını bildirdi. Prof. Dr. Yıldız, gençlerin sigaraya büyümenin simgesi olarak da baktığını belirterek, şunları kaydetti: "Dünyada yaklaşık 1 milyar sigara içen insan var. Bu 1 milyar insanın yüzde 20'sini kadınlar oluşturuyor. Her 5 sigara içicisinden 1'i kadın yılında yapılan araştırmaya göre erkeklerde sigara kullanımı yüksek, kadınlarda daha düşük. Ancak 2003 yılından 2025'e kadar tahmin edilen rakamlara baktığımız zaman erkeklerde sigara kullanım eğrisi azalırken, kadınlarda bu o- ran artma eğilimi gösteriyor. Dünyada 250 milyon kadın düzenli sigara kullanıyor. Bunun yüzde 22'si gelişmiş ülkeler, yüzde 9'u da gelişmekte olan ülkelerde olduğunu görüyoruz." Türkiye'de yaklaşık 17 milyon kadının sigara kullandığını dile getirerek, "Kadınlarda yapılan çalışmalar ülkemizde eğitimli kadınların yani lise ve yüksek öğrenim görmüş kadınların daha yüksek oranda sigara kullandığını gösteriyor. Genç kızlar arasında 151 ülkenin rakamları değerlendirilmiş, kızlarda sigara oranları yüzde 7, erkeklerde yüzde 12 olarak bulunmuş. Türkiye'de yılları arasında kız öğrenciler arasındaki sigara kullanımında bir artma eğilimi gözleniyor. O halde bizim ülkemizde de diğer ülkelerde olduğu gibi sigara alışkanlığının yayılma eğilimi var" ifadesini kullandı. - "Sigara kullanan kadınlardaki hastalıklar, daha ağır seyrediyor" Kadınlara yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Yıldız, sigara kullanan kadınlardaki hastalıkların daha ağır seyrettiğine işaret etti. Prof. Dr. Yıldız, kadınların hava yollarının erkeklere göre daha dar olduğunu dile getirerek, sigara içen kadınlarda KOAH ve diğer hastalıkların gelişme riskinin yükseldiğini bildirdi. "Utandıran hastalık"a BOTOKSLU TEDAVİ Makat çatlağının botoks uygulamaları ile tedavi edilebildiğini açıklayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Menteş, "İçeriğinde 'botulin' zehri bulunan botoks enjekte edilerek, makat kaslarında kısmi felç oluşturuluyor. Böylece dışkılama sırasında kasılma oranı azaltılıyor ve bu süreçte çatlak iyileşmeye başlıyor" dedi Makat çatlağının botoks uygulamaları ile tedavi edilebildiğini açıklayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Menteş, "İçeriğinde 'botulin' zehri bulunan botoks enjekte edilerek, makat kaslarında kısmi felç oluşturuluyor. Böylece dışkılama sırasında kasılma oranı azaltılıyor ve bu süreçte çatlak iyileşmeye başlıyor" dedi. Genellikle kabızlık şikayetlerinin artmasıyla ortaya çıkan ve halk arasında "utandıran hastalık" olarak bilinen makat çatlağı, cerrahiye gerek kalmadan "botoks" ile tedavi edilebiliyor. Botoks ile her 100 hastadan 70'i bu sorundan kurtulabiliyor. "Nasıl anlatsam, sanki bedenime cam parçaları batıyor, acı geçmek bilmiyor. Tuvalete çıkmak adeta işkenceye dönüştü. Tuvaletim gelir diye yemek yemekten korkar oldum " gibi cümleler, makat çatlağı ya da tıbbi ifadesiyle "anal fissür" sorunu yaşayan pek çok hastanın ortak serzenişi. Dans ederek zayıflıyorlar Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Menteş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, makat çatlağının, genellikle kabızlık başta olmak üzere ishal, Crohn hastalığı, hamilelik dönemindeki hormonal değişimler, lösemi ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi birçok etkene bağlı gelişebildiğini ve tuvaleti yapamama, ağrı, şişme, kaşıntı ve kanama gibi birçok soruna yol açtığını söyledi. Bu sorunla, insanın bebeklik döneminde tanışabildiğini belirten Menteş, bunun makat bölgesinde en sık görülen ağrılı sorunların başında geldiğini ifade etti. Menteş, çatlağın, el ve yüz gibi bölgelerde ağrıya yol açmazken, makat bölgesinin fizyolojisinden dolayı şiddetli acıya neden olduğunu anlatarak, "Zira, makat derisi çok sayıda sinir ucu içerdiği için son derece hassas bir yapıya sahip. Herhangi bir değişiklik, sinir uçları aracılığıyla hemen hissediliyor. Dolayısıyla, bu bölgede herhangi bir nedenle meydana gelen kesik, yaralanma ya da çatlak gibi sorunlar, k- işinin çok yoğun acı hissetmesine yol açıyor" diye konuştu. Acının bu kadar yoğun olmasındaki nedenlerden birinin de makatın fizyolojik yapısında doğal olarak görülen iki farklı ve iç içe geçen yerleşik kas tabakasıyla sarılı olmasından kaynaklandığını dile getiren Menteş, "Dışkılama sırasında zorlanma, bu kas yapısında refleks bir kasılmaya neden oluyor. Kasılma, oluşan çatlağın daha fazla yırtılmasına ve derinleşmesine yol açılıyor. Daha fazla yırtılma da kasın refleks olarak daha çok kasılması anlamına geliyor" dedi. -"Kabızlık sorunu ağırlaştırıyor" Menteş, sorunun genellikle kabızlık, düzensiz dışkılama, nadiren de olsa ishal sırasında makat derisinin tahrişi ve altta y- atabilen başka nedenlere bağlı olarak gelişebildiğini ve oluşan yüzeysel çatlakların basit tedavi yöntemleri ile iyileşebildiğini söyledi. Bazı hastalarda çatlağın, uzayarak ve derinleşerek kronik hal alabildiğine dikkati çeken Menteş, "Ağrı, dakikalar hatta saatlerce sürebiliyor ve buna küçük kanamalar da eşlik edebiliyor. Sorun çözülemediğinde ağrı ve çatlak giderek derinleşiyor ve kronikleşiyor" dedi. Menteş, makat çatlağından korunmak için fazla ıkınmadan kaçınılması, baklagiller ve sebze gibi lifli yiyeceklerin tüketilmesi, günde 2 litreden fazla su içilmesi, bebeklerin alt bezinin sık değiştirilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Bazı hastalarda, bu durumun altında yatan başka sorunların da o- labileceğini dile getiren Menteş, iltihabi bağırsak hastalıkları, kalın bağırsakta sorun ya da kadınlarda fıtık gibi durumların da söz konusu olabildiğini söyledi. Menteş, sorunun nitratlı kremler ve cerrahi gibi tedavi metotları ile çözümlenmeye çalışıldığını anlatarak, ılık su banyonu, diyet düzenlemeleri, spazm giderici ve lokal anestezik kremlerin kullanılmasının da uygulandığını ifade etti. -"Botoks sonrasında ağrı azalıyor" Makat çatlağının, genelikle cerrahi gerektirmese de bazı durumlarda bu seçeneğin kaçınılma olduğunun altını çizen Menteş, makat çatlağı tedavisinde en etkin kullanılan ve başarı şansı çok yüksek bir diğer yöntemin ise "botoks" uygulamaları olduğunu vurguladı. Menteş, botoksun makat çatlağında "rahatlıkla uygulanılabilir ve etkili bir tedavi seçeneği" olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "İçeriğinde 'botulin' zehri bulunan botoks enjekte edilerek, makat kaslarında kısmi felç oluşturuluyor. Böylece dışkılama sırasında kasılma oranı azaltılıyor, dolayısıyla daha az ağrı duyuluyor ve bu süreçte çatlağın iyileşmesi bekleniyor. Botoksun başarı oranı, oldukça yüksek. Her 100 hastadan 70'i botoks enjeksiyon uygulamasıyla bu sorundan kurtuluyor." Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi'nde tedavi gören obezite hastaları, dans ve hareket terapisi ile kilo veriyor. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi'nde tedavi gören obezite hastaları, dans ve hareket terapisi ile kilo veriyor. Hastanenin Palyatif Hastalıkları Birimi Dans ve Hareket Terapisti Yıldız Akış, gazetecilere yaptığı açıklamada, zayıflayarak, vücutları ile barışmak ve ikinci hayatlarına "merhaba" demek isteyen hastaların Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi'ne başvurduğunu belirtti. Yaptıkları program sayesinde hastaların rahatladığını, olumsuz duygulardan uzaklaşıp hareket etmeye dair isteklerini artırdıklarını ifade eden Akış, şöyle konuştu: "Hastaların yaşamlarını tekrardan düzenlemeleri için yardımcı oluyoruz. Burada çeşitli hareketler ve danslar ile zayıflıyorlar. Fazla kilolarından kurtularak bedenleri ile barışıyorlar. Burada önemli olan hastalarımızın beden olmaları değil, sağlıklı bir beden ile rahat bir yaşam sürecek hale gelmeleridir. Ayrıca dans ve hareket terapilerimizde hastalarımız ile konuştuğumuzda önceden yalnızlık duygusu hissettiklerinden bahsediyorlar. Palyatif Bakım Merkezi'nde geçirdikleri süre içerisinde sosyalleşerek birliktelik kavramını öğreniyorlar." Hepatit C'de tedavi başarısı yüzde 75'e çıktı AÜ Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Örmeci, 2030'lu yıllarda hepatit C virüsünün, insan sağlığını tehdit eden virüs olmaktan çıkacağını ve kökünün kazınacağını söyleyebiliriz. Çalışmalar iyi gidiyor" dedi Tedavi edilemeyen Hepatit C (HCV) virüsünün, karaciğer sirozuna ya da karaciğer kanserine yol açtığı durumlarda, yeni ikili ilaç kombinasyonları ile kalıcı tedavi sağlanabiliyor. Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Örmeci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hepatit C'nin özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyon olduğunu belirterek, virüsün genellikle sessiz seyrettiğini, herhangi bir belirtiye sahip olmadığını ancak hastaların yalnızca yüzde 15'inde şiddetli belirtiler görüldüğünü ifade etti. Bunların, sarılık, iştah azalması, yorgunluk, mide bulantısı, kas ya da eklem ağrıları ve kilo kaybı da dahil genellikle hafif ve belirsiz olduğunu vurgulayan Örmeci, virüse maruz kalan kişilerin yüzde 80'inde kronik enfeksiyon geliştiğinin altını çizdi. Örmeci, kronik enfeksiyonun karaciğerde iltihap oluşumu ve uzun yıllar sonra siroza yol açabildiğini belirterek, virüsün kimi durumlarda sirozlu hastalarda, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri ya da ölümcül kanamaya neden olabildiğini bildirdi. Yemek borusu ile midedeki damarlarda da aşırı şişme görülebildiğine dikkati çeken Örmeci, virüsün insanlara özellikle damar içi ilaç kullanımı, steril olmayan tıbbi ekipman ve kan nakilleri aracılığıyla kandan kana temas yoluyla geçtiğini anlattı. -"Hepatit C tedavisinde kalıcı cevap oranı yüzde 100'e yaklaştı" Örmeci, Faz II ve Faz III araştırmalarda çok merkezli ve çok uluslu olarak binin üstünde hastada uygulanan tedavi sonucunda, sadece mevcut tedaviye kıyasla, üçlü tedavideki (PEG interferon + ribavirin + telepravir veya bocepravir) aktif maddeli ilaç tedavisinin, yanıt oranlarını önemli ölçüde artırdığını kanıtladığını söyledi. "Türkiye'nin dahil olduğu çok uluslu çalışmada, yeni geliştirilen "telapravir" ve "bosepravir aktif maddeli ilaçların PEG interferon ve ribavirin ile kombine kullanılmasıyla Hepatit C virüsü tedavisinde yüzde 75 kalıcı cevap oranına ulaşıldı" diyen Örmeci, şunları kaydetti: "İnsani amaçlı ilaca erişim programı altında, Türkiye'de de hastalarda kombine tedavi uygulandı. Araştırma sonucunda her iki ilaçtan da başarılı veriler elde edildi. Yeni uygulamaya giren kombinasyon ile Hepatit C'yi kalıcı olarak tedavi edilebiliyoruz. 2030'lu yıllarda hepatit C virüsünün, insan sağlığını tehdit eden virüs olmaktan çıkacağını ve kökünün kazınacağını söyleyebiliriz. Bu tedavi ile herhangi bir şekilde tedavi almayan, daha önce tedavi deneyimli olup nükseden, tedaviden cevap alınamayan ve siroz gelişmiş hastalarda bile kalıcı cevap oranları önemli oranda yükselmiştir." - 20 günde 18 kilo verdi Palyatif Bakım Merkezi'ne başvuran hastalardan 25 yaşındaki Yalçın Beyazıt, 20 günlük tedavi sonrasında 18 kilogram zayıfladığını belirtti. Beyazıt, "Normalde bu kadar hareket etmem imkansızdı. Geldiğimde 160 kilogramdım şu an ise 142 kiloyum. Yeterli kilograma ulaştığımda ameliyat ile daha da zayıflayacağım" dedi.

13 26 Ocak,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, 2014 Pazar CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Başbakan Erdoğan, "Benim oğlumla alakalı, şahsımla alakalı söylediği şeylerde de eğer namusluysan şerefliysen kalk belgelerini ortaya koy. Benim oğlumu hiçbir zaman bu tür şeylere karıştıramazsın. Ama biz senin Sosyal Güvenlik Kurumunda yaptığın yolsuzlukları da biliyoruz" şeklinde konuştu AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek, "Ey genel müdür, sana pazara kadar müsaade eğer pazar gününe kadar sen İstanbul Büyükşehir adayınla alakalı o yolsuzluk klasörünü açıklamazsan ben CHP'nin raporunu kendim açıklayacağım" dedi. Erdoğan, partisinin Ankara Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda, devlete paralel yapının TÜSİAD'ın içinde olanlarının, kendisiyle yaptığı görüşmelerde, AK Parti iktidarında imkanlarını nasıl geliştirdiklerini ifade ettiklerini, yeri ve zamanı geldiğinde de bunları açıklayacağını söyledi. TÜSİAD'ın Başkanı böyle bir ülkeye küresel sermaye gelmez i- fadesini kullanamaz. Eğer kullanıyorsa bu, bu ülkeye karşı ihanettir" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunu dediğin andan itibaren sen hangi yüzle bu idarenin, hükümetin bakanlarını TÜSİAD'a davet edeceksin, hangi yüzle buradaki yatırımlarında, başta başbakan olmak üzere bizimle herhangi bir işini görme yoluna gideceksin? Onun için dürüst olmaya mecburlar, dürüst olmadıkları sürece kusura bakmasınlar. Biz, bu makamlara TÜSİAD ile gelmedik, TÜSİ- AD'a rağmen geldik. TÜSİAD'a rağmen de milli iradeyi, demokrasiyi savunmaya, paralel örgütle mücadeleye devam edeceğiz. 'Türkiye'ye yabancı sermaye gelmez' diye adeta kendi ülkelerine, kendi hükümetlerini tehdit ediyorlar, öyle mi? O zaman cevabını alacaksın."ak Parti iktidarına kadar Türkiye'nin 79 yılda 15 milyar dolar uluslararası yatırım çekebildiğini, iktidarda oldukları 11 yılda ise Türkiye'ye gelen uluslararası yatırımın 120 milyar doların üzerinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "79 yılda yapılanın neredeyse 10 katını biz 11 yılda yaptık, bunu AK Parti iktidarı başardı. Bunu istikrar sayesinde, güven sayesinde başta yargı olmak üzere her alanda yaptığımız reformlar sayesinde yaptık. Bunu da TÜSİAD'a rağmen başardık" diye konuştu. İstikrar ve güven içinde çok daha fazlasını yapacaklarını dile getiren Erdoğan, "Millet iradesi güç kazandıkça, demokrasinin standartları daha ileri seviyelere ulaştıkça, devlet içine sızmaya çalışan çeteler temizlendikçe, Türkiye ekonomisinin de uluslararası yatırımların da çok daha arttığını hep birilkte göreceğiz. Medyaya, belli sermaya gruplarına değil millete kulak verdiğimiz için bugünlere ulaştık, aynı şekilde milletimizle çok daha iyisini başaracağız" dedi.başbakan Erdoğan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kanunuyla ilgili düzenlemenin Meclis'te görüşülmesi sırasında bazı sıkıntılar yaşandığını hatırlatarak, "Gönlümüz arzu ederdi ki HSYK ile ilgili düzenleme, Adalet Akademisi ile ilgili düzenleme bu konuların hepsini biz bir anayasa değişikliğiye çözelim" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün iktidar ve muhalefet partisinin genel başkanlarıyla görüşmeler yaptığını anımsatan Erdoğan, bu görüşmede "birinci derecede anayasa değişikliği konusuna taraftarız, elimizden geleni yapmaya hazırız. İnanmıyorum bunların bize destek vereceklerine, fakat sizin madem böyle bir arzunuz, talimatınız var, buna uyarız, yarın arkadaşlarımı bizzat muhalefet partilerine göndereceğim" dediğini anlattı. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül ile görüşmesinin ertesi gününde Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin muhalefet partilerine gittiğini, CH- P'nin "cevabımızı perşembe günü verelim" dediğini, MHP'nin bir çay dahi ikram etmediğini, Ergin ve Canikli'nin görüşmelerinin hemen bittiğini söyledi. Erdoğan, "Randevu veriyorsun, bu milletin bir ananesi, örfü var. Eskiden diyorlardı 'kahve içerler, giderler', ama bu sefer bunu da unuttular" diye konuştu. DP'nin de görüşmede önce olumlu refleks verdiğini a- ma anayasa değişikliği için BDP'nin oyunun yeterli olmadığını, CHP'nin de perşembe günü "biz katılmıyoruz" cevabını verdiğini anlatan Erdoğan, "Bu CHP'nin genel müdürü her zaman akşam başka konuşmuştur, sabah başka konuşmuştur, dürüst değildir, sıkıntı burada. Biz o zaman dedik ki yasal düzenlemeyi yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. HSYK ile ilgili değişikliğin Meclis görüşmeleri sırasında muhalefetin yaygara yaptığını, dün de Meclis Genel Kurulunda arzu edilmeyen görüntüler yaşandığını dile getiren Başbakan Erdoğan, "Siz, bu ülkenin başbakanına, bakanlarına, bu ülkenin, bu insanlarının ailelerine varıncaya kadar her türlü hakareti yapacaksınız, bu tür hakaretlere karşı AK Parti Grubu, kusura bakmayın açık konuşacağım, ama şamar oğlanı değil. Bir yere kadar sabır sabır, ondan sonra dayanmıyor, tahammülün de bir sınırı var, bizim de onurumuz var, haysiyetimiz var deyip onun gereğini yapıyor" diye konuştu.ak Parti'nin en güçlü yanının yolsuzluk, yasaklar ve yoksullukla mücadele olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, yolsuzlukla mücadelede başarılı olamasaydık, ülkemizi bu değişim, dönüşüme kavuşturamazdık. Hatta bugün bir tane köşe yazarı, demek ki bizi hiç takip edemiyor zavallı. Diyor ki: 'Erdoğan, 11 yılda 6 bin kilometre yol yaptık, eğer bu kadar yol yapmasaydık, yolsuzlukla mücadelede iyi noktada olabilir miydik'. Ey köşe yazarı, 6 bin kilometre yolu 79 senede bizden öncekiler yaptı. Biz, 10 yıla 17 bin kilometre bölünmüş yol sığdırdık, önce bunu öğren. Bizim yaptıklarımıza bunların hayalleri bile ulaşamıyor. Şunu da bilmiyor, köşe yazarısın, aç karıştır. 'Biz, geldiğimizde milli gelir 239 milyar dolarmış'. Ah garibim ah milyar dolar, onu bir düzelt, şu an geldiğimiz milli gelir de 800 milyar doların üzerinde, nereden nereye geldik. Niye yazmıyorsun orada Marmaray'ı bu iktidar nasıl yaptı, bu iktidar Yüksek Hızlı Treni nasıl yaptı? Eğitimde verilen burslar, krediler... Kim müracaat ederse burs, kredi alıyor. Cumhuriyet tarihinde yapılan okulların yarısı kadar okul yaptık. Artık hastanesi olmayan ilimiz kalmadı, ilçelerimizin ciddi kısmında hastanelerin yapımı devam ediyor, enerji de aynı şekilde, KÖYDES ile tüm köylerimize ulaştık. Bunları göremezler. Niye? İftira atacak, çünkü vatandaşımızın yolsuzluk konusunda hassasiyeti var ama biz yolsuzlukla mücadelede başarılıyız."chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na "Ey genel müdür, o klasöre elini koyarak durduğun pozun var ya senin, neydi? İstanbul'a şimdi aday gösterdiğiniz şahsın yolsuzluk klasörüydü. Onu partinizden ihraç ederken o yolsuzluk klasörünün önünde sen poz veriyordun, poz" diye seslenen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Sana pazar gününe kadar müsaade. Pazar gününe kadar sen İstanbul Büyükşehir adayınla alakalı o yolsuzluk klasörünü açıklamazsan ben CHP'nin özet raporunu k- endim açıklayacağım. Eğer dürüstsen, yolsuzluğa karşı mücadelede samimiysen İstanbul adayının klasörünü açıkla, yoksa ben açıklayacağım. Benim oğlumla alakalı, şahsımla alakalı söylediğin şeylerde eğer namusluysan, şerefliysen kalk belgelerini ortaya koy. Benim oğlumu hiçbir zaman bu tür şeylere karıştıramazsın, ama biz senin Sosyal Güvenlik Kurumunda yaptığın yolsuzlukları da biliyoruz, onları da ben Büyükşehir Belediye Başkanım Melih Bey'e havale ediyorum. Ankara'da bunları yakından takip etmişsindir, bunları açıkla. Rahşan affı çıkmamış olsaydı bugün başka yerdeydin. Sen kendi genel başkanına o kaset olayını yapmamış olsaydın bugün zaten burada değildin. Sayın Baykal'a bu tezgahı kuranın da kim olduğu ortaya çıkıyor zaten, demek ki paralel kasetçiler de var. Her şey çıkıyor ortaya, buralara gelmek isteyenler işte bu oyunlarda kullanmak suretiyle buralara geliyorlar, bu kadar da mahirdir."hsyk ile alakalı dünkü olaylardan sonra akşam arkadaşlarına "Biz, Adalet Akademisi ile ilgili kısmı Meclis'ten geçirelim, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile olan kısmı şimdilik kaydıyla donduralım" dediğini anlatan Başbakan Erdoğan, yerel seçimler nedeniyle 1 Mart'tan itibaren Meclis'te çalışmaların duracağını, sadece Adalet Akademisi ile ilgili kısımla 1-2 maddenin buna ilave edilerek çıkarılacağını kaydetti. Başbakan Erdoğan, bazılarının "bir yerden emir mi aldın" dediğini hatırlatarak, "Kusura bakmayın, Tayyip Erdoğan emirle iş yapmaz, bunu bilmenizi istiyorum. Kimsenin emriyle iş yapmam, bu benim karakterime terstir, yapıma terstir. Bizimle ancak müzakere yapılır, ondan sonra ortak karar verilir. Biz aldığımız kararları istişareyle alırız, emirler de bunu değiştirmez. Öyle gazetelerde, bazı köşe kapanların, köşe kapmaca oynayanların yazdıkları yazı, AK Parti iktidarına da yön vermez" diye konuştu.ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz'ın olduğundan çok farklı bir Türkiye çizmeye çalıştığını belirterek, "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili kanun teklifinden büyük rahatsızlık duyuyorlarmış. S- enin rahatsızlık duyduğun ne? Etrafınızdaki belli maaşlı memurlarınız var. Onların size vermiş olduğu bilgilerle mi siz bunu değerlendiriyorsunuz? Ey TÜSİAD, ananas meselesinden, Uganda'da sizlere rafineri bağlantısı kuranlardan, yargı içindeki paralel örgütlenmenin iş dünyası üzerindeki ağır baskısından, şantajından rahatsızlıklarınız niye yok? Niye? Çünkü bazılarının işleri tıkır tıkır yürüyor. Ananaslar gelip gidiyor" dedi. Erdoğan, partisinin Ankara Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda, "Yeter, söz de karar da milletindir" sözünün kuru kuruya bir slogan olmadığını, siyaset anlayışlarının en temelinde bu ilkenin yer aldığını, 11 yıllık iktidarları boyunca bu ilkeden asla taviz vermediklerini, bu ilkeyi unutmadıklarını, ötelemediklerini, asla geri plana itmediklerini söyledi. Milletin kararını yok sayanlara karşı cesaretle milletin kararını savunduklarını dile getiren Erdoğan, "Milletin sözünü tahkir e- denlere karşı, kararlılıkla milletin sözünü savunduk. Milletin yetkisini, iradesini, egemenliğini küçümseyenlere karşı ısrarla, i- natla, cesaretle, umutla, milleti savunduk, milletin mührünü savunduk. Mafyayla, cuntayla, çetelerle mücadele ederken işte biz bu ilkeden hareket ederek sonuna kadar bunun arkasında durduk. Demokrasi dışı müdahalelerle mücadele ederken işte bu ilkeyi yanımıza aldık. Darbe senaryolarına, komplolara, sabotajlara karşı bu ilke hep yol arkadaşımız oldu, azığımız oldu, gayemiz, maksudumuz oldu" diye konuştu. Erdoğan, 11 yıl boyunca her ne yaptılarsa millet için, milletle birlikte yaptıklarını, milli iradeyi ve demokrasiyi güçlendirmek için yaptıklarını, neyi destekledilerse millet için desteklediklerini bildirdi.demokrasi ve milli iradeye güç kazandırmak için hiç kimsenin cesaret edemediği, yanına yaklaşamadığı, hatta hayalini dahi kuramadığı reformları gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Bu ülkede malum bir medya zihniyeti, malum bir medya yapılanması vardı. Ağız birliği yaparak, emir ve talimat alarak milletin değil kendilerinin ve kendi sahibi olan holdinglerin çıkarlarını gözeterek hükümet kuruyor ve hükümet yıkıyorlardı. Çıkarlarına uyanı göklere çıkarıyor, uymayanları hedef alıp acımasızca yıpratıyorlardı. İşte o malum medya bu 11 yıllık süreçte milli irade üzerindeki etkisini, gücünü yitirdi" dedi. Milletin artık manşetlerin dilini çözdüğünü ifade eden Erdoğan, "Fotoğrafların, başlıkların, haberlerin, köşe yazılarının dilini ve maksadını milletim artık çok iyi anlıyor. İşte bu malum medya bu olumsuz etkisini yitirdiği için, milli i- rade üzerindeki etkisini yitirdiği için şu anda son bir gayretle demokrasiye saldırıyor" diye konuştu.demokrasi ve milli irade üzerinde keyfince tasarrufta bulunan bir başka kesimin de sermaye olduğunu dile getiren Erdoğan, "Onlar da millet i- radesini yok saydılar. Onlar da bu ülkede hükümet kurdular, hükümet yıprattılar, hükümet yıktılar. Eski günlerdeki gibi şu anda bunu yapamıyorlar. Yine belli yerlerde toplanıyorlar, bir araya geliyorlar ve oralarda 'Acaba AK Parti iktidarını nasıl yıkarız' bunun hesaplarını yapıyorlar. Fakat şimdi milli iradeye söz geçiremiyorlar. Milletin üzerinden bir güç o- larak siyaset sahasında varlık gösteremiyorlar. İşte onun için yeni Türkiye'den rahatsız oluyorlar, eski günlere dönmek için feryat ediyorlar" ifadesini kullandı.tüsiad Başkanı Muharrem Yılmaz'ın dünkü açıklamalarıyla olduğundan çok farklı bir Türkiye, olduğundan çok farklı bir manzara çizmeye çalıştığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Neymiş? Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, bununla ilgili kanun teklifinden büyük rahatsızlık duyuyorlarmış. Senin rahatsızlık duyduğun ne? Bir defa sen şu anda neden rahatsızlık duyduğunu hiç gelip de bu ülkenin yetkili birimi olan Adalet Bakanı ile veya Hükümeti ile görüştün mü? Bu nedir, ne değildir diye sordun mu? Yok. Etrafınızdaki belli maaşlı memurlarınız var. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yaşadığımız fetret gelip geçer, maruz kaldığımız ihanetler hiç şüpheniz olmasın milletin engin feraseti karşısında eriyip yok olup gider. Bu medeniyet öyle bir medeniyettir ki yalancı peygamberleri, sahte velileri, içi boş, kalbi boş, zihni boş alim müsveddelerini bünyenin virüsü reddettiği gibi reddetmiş ve tarihin çöplüğüne mahkum etmiştir. İlmi iktidar vasıtası olarak görenleri bu medeniyet yine mahkum edecektir. İlmi bir sihir gibi bir efsunlama vasıtası gibi görenleri bu medeniyet yine reddedecektir. İlmi güç için, şantaj için, şebekeleşme ve örgütlenme için bir istismar aracı olarak kullananları bu medeniyet hiç kabullenmemiştir. Göreceksiniz yine kabullenmeyecektir" dedi. Başbakan Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Onur ve Hizmet Ödülleri" töreninde yaptığı konuşmada, ne ihtişamlı geçmişle övünmekle yetineceklerini ne de boşluğa söylenerek avunacaklarını söyledi. Tam tersine kendi kendilerine ve genç nesillere çok güçlü şekilde, "Tarihte yaptık, yine yaparız, çok daha iyisini yaparız ve göreceksiniz, yapacağız" diyeceklerini belirten Erdoğan, bunu yapacak her türlü imkana sahip olunduğunu vurguladı. Erdoğan, Türkiye'de artık, kılık kıyafete, sakala, bıyığa, başörtüsüne takılmayan, belli ideolojileri dayatmayan özgür üniversitelerin bulunduğunu dile getirerek, en ücra köydeki, mezradaki, yayladaki çocuğun dahi ulaşabileceği okulların ve o çocukları ve aileleri destekleyecek yardımların olduğunun altını çizdi.

14 SAYFA 15 SONDAKiKA GAZETESİ >>15 SPOR muc3 1bc2eak0cm01r 6k7cm01zc4ktkO c4 O1 P a Kiğılı'dan Galatasaray'a eleştiri Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Abdullah Kiğılı, Galatasaray Kulübü'nün yabancı kontenjanında yer açmak için sakatlığı nedeniyle sezonu kapatan futbolcusu Bruma'yı sezon sonuna kadar Gaziantepspor'a kiralama planını eleştirerek, "Nerede bu tür şeyler varsa hep Galatasaray'dan çıkar" dedi. Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Abdullah Kiğılı, Galatasaray Kulübü'nün yabancı kontenjanında yer açmak için sakatlığı nedeniyle sezonu kapatan futbolcusu Bruma'yı sezon sonuna kadar Gaziantepspor'a kiralama planını eleştirerek, "Nerede bu tür şeyler varsa hep Galatasaray'dan çıkar" dedi. Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nın ardından basın mensuplarıyla sohbet eden Kiğılı, sarı-kırmızılı kulübün Bruma için düşündüğü tasarrufla ilgili soru üzerine esprili bir şekilde şu ifadeleri kullandı: "Nerede etik olmayan davranış varsa hepsi ordan çıkar. Sonra da mikrofonu seven basın sözcüsü çıkar, 'Galatasaray hep etik içinde' der. Ne diyeyim kardeşim, söyleyecek laf yok. Nerede bu tür şeyler varsa hep Galatasaray'dan çıkar. Bu hafta Gaziantepspor maçı var..." Geçen yıl da aynı şeylerin yaşandığını savunan Kiğılı, "Orduspor'la Culio olayı, Amrabat konusu... Devam ediyor örnekler. Türkiye'nin en büyük etik kulübü olduğu için normal karşılıyoruz. Sayın basın sözcüsü Şükrü Ergün'e saygılar sunuyorum. O devam etsin, etik olduğuna devam etsin" ifadelerini kullandı. Kadıköy'e geldiklerinde Galatasaraylı yöneticilere oldukça misafirperver davrandıklarının ifade edilmesi üzerine Fenerbahçe Başkan Vekili, "Daha ne yapayım? Yemek yedik, aşağıya kadar uğurladık. Geç kaldılar yarım saat başlarında bekledim. Bunların hepsi arkadaşlarım, federasyondayken beraber çalıştığım insanlar var" diye konuştu. Son Trabzonspor maçında otobüse kadar gittiğinin hatırlatılması üzerine de Kiğılı, "Bende kavga olmaz. Ben kibar, centilmen bir adamım. Benim hiç gördünüz mü kimseyle kavga ettiğimi?" ifadelerini kullandı. Beşiktaş'ın sezonun ikinci yarısında maçlarını oynayacağı stat konusunun hatırlatılması üzerine de Kiğılı, "İlk ben çıktım 'kapımız açık' dedim. Her zaman açık" diye görüşlerini aktardı. - İsminin başkanlık için geçmesi Kiğılı, Yargıtay kararının ardından gelinen süreçte isminin kulüp başkanlığı için geçtiği kaydedilerek, bu konudaki düşüncesinin sorulması üzerine "Başkan buradayken bu konuşmaları yapmak için çok erken" diye konuştu. Gelişmelere göre karar vereceklerini kaydeden Kiğılı, şunları kaydetti: "Bu tür konuşmalar için çok erken. Başkan buradayken bu konuşmaları yapmak için erken. Tüzüğün maddesi belli. Böyle bir şey olduğu zaman oturup ne yapacağımıza o gün karar veririz. Bugünden yanlış olur. Yürürlükte olan bir şey var. Başkan vazifesini yapıyor. Fenerbahçe'nin bir tüzüğü var. Yönetim kurulu tüzük neyi gerektiriyorsa o tüzüğe göre hareket etmek mecburiyetinde. Böyle bir durum olduğu taktirde tüzük ne yazıyorsa onu uygulayacaksın, yapacağımız bir şey yok." - "Sezon yeniden başlıyormuş gibi düşünüyoruz" Abdullah Kiğılı, devre arası dönemde rakiplerinin, arada 8 puanlık fark yokmuş gibi iddialı açıklamalar yaptığının ifade edilmesi üzerine de, futbol takımının şampiyonluk hedefi konusunda sezonun ikinci yarısı için şunları söyledi: "Biz memnun oluyoruz. Sekiz puan farkı zaten görmüyoruz. Sezonu sanki tekrar ikinci yarı yeniden başlıyormuş gibi görüyoruz. Her şey tamam. Bizim bütün sıkıntımız federasyonun ceza talimatını değiştirmesi. (Çirkin ve kötü tezahürat konusundaki kural) Eskiden 120 saniyeydi, o da kalktı. Bizim de bütün limitimiz, kredimiz bitti. Bundan sonra artık Fenerbahçe Kulübü taraftarının yapması gereken belli. Yoksa sıkıntı verecek, hasılatlar düşecek." - "Fenerbahçe'nin nerede eksiği var?" Fenerbahçeli yönetici, devre arasında transfer yapmamalarının her şeyin yolunda gittiğini mi gösterdiği sorusuna, "Nereye yapalım? Fenerbahçe'nin nerede eksiği var? 24 kişilik kadromuz var. Ersun hoca neyi nereye sığdıracağını bilemiyor" cevabını verdi. Kiğılı, daha sonra da esprili bir şekilde soruyu yönelten muhabire, "Sen şöyle yapmamızı istiyorsun, ben anladım. Galatasaray gibi hareket etmemizi istiyorsun. Verelim birisini... Bizde de öyle ayağı kırılan yok. Allah muhafaza..." dedi. Bruma konusunun tekrar hatırlatılması üzerine Kiğılı, "Dün Mete Düren zaten açıkladı. Mete Düren bizim adımıza basın sözcülüğünü zaten yapıyor" ifadesini kullandı. Aziz Yıldırım: Fenerbahçe inek gibi sağılıyor; ama hakkını alamıyor Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda konuşan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, sarı - lacivertli kulübün bir tarafından zincirlendiğini belirterek, "Fenerbahçe inek gibi sağılıyor; ama hakkını alamıyor." dedi. Anadolu Efes son saniyede kazandı THY Avrupa Ligi Top 16 Turu E Grubu 4. hafta maçında Anadolu Efes, İtalya temsilcisi EA7 Emporio Armani'yi Planinic'in son saniye 3'lüğü ile yendi. Karşılıklı basketlerle başlayan mücadelenin 4. dakikasında Anadolu Efes, 6-2'lik üstünlük kursa da 5. dakikayı 11-9 EA7 Emporio Armani önde geçti. İki takım da sert savunmalar karşısında skor üretmekte zorlanırken, çeyreğin son dakikasında Samuels ile pota altını iyi değerlendiren İtalya temsilcisi periyodu önde tamamladı. İkinci çeyreğe daha etkili başlayan konuk takım, Jerrells'in arka arkaya attığı 6 sayı ve Wallace'ın 14. dakikadaki basketiyle 10 sayılık fark (15-25) yakaladı. Bu dakikadan sonra Vasileiadis ile hareketlenen Anadolu Efes, bu oyuncunun skorer performansıyla 9-0'lık seri yakaladı ve 16. dakikada farkı 1 sayıya kadar düşürdü: Ancak hücumda etkisini artıran EA7 Emporio Armani, Langford ile etkili olarak devre arasına üstün girdi. Üçüncü çeyreğin başında konuk ekibin basketlerine Savanovic ile karşılık veren lacivert-beyazlılar, farkın açılmasını engelledi. Buna rağmen etkili oyununu sürdüren EA7 Emporio Armani, Gentile'nin 26. dakikadaki basketiyle farkı 9 sayıya (34-43) çıkardı. Bu dakikadan sonra savunma sertliğini artıran Anadolu Efes, yakaladığı 10-2'lik seriyle son periyot öncesinde farkı 2'ye indirdi: Son çeyreğe Doğuş Balbay'ın basketiyle başlayan lacivert-beyazlı ekip, 31. dakikada 45-45'lik eşitliği yakaladı. Taraftarının desteğiyle oyuna ağırlığını koyan Anadolu Efes, Savanovic'in basketleriyle 33. dakikada farkı 6 sayıya (51-45) yükseltti. Müsabakanın 35. dakikasını önde geçen ev sahibi takım, savunma direncini de artırarak, son 2 dakikaya da 6 sayı (56-50) önde girdi. Ancak Wallace'ın 5, Hackett'in ise 3 sayısına engel olamayan Anadolu Efes, maçın bitimine 27 saniye kala 2 sayı (56-58) geriye düştü. Kerem Gönlüm ile bitime 12 saniye kala beraberliği yakalayan lacivert-beyazlılar, 3 saniye kala yine (58-60) geriye düştü. Planinic'in son saniyede kendi sahalarında boyalı alandan rakip potaya gönderdiği top, sayı oldu. Bu sayıyla maçı kazanan Anadolu Efes'te oyuncular saha içinde büyük sevinç yaşadı. Mücadelede 18 sayıyla oynayan EA7 Emporio Armani'li Langford maçın en skoreri olurken, Anadolu Efes'ten Savanovic 13 sayıyla lacivert-beyazlı takımda çift haneye ulaşan tek sporcu oldu. Bu sonuçla Anadolu Efes, top 16 turundaki ilk galibiyetini elde ederken, EA7 Emporio Armani ise 2. mağlubiyetini yaşadı. (CİHAN) Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen 2014 yılının ilk yüksek divan kurulu toplantısında konuşan Başkan Aziz Yıldırım, "Amatör branşlara büyük bir maddi kaynak ayırıyoruz. Ya bunlardan vazgeçeceğiz yahut da kim gelirse gelsin bu açık kapanmayacak. Bunu kapatmanın şartları da var. Ekonomik olarak kulübe gelirler sağlamak." diyerek, şunları söyledi: "Fenerbahçe Spor Kulübü Türkiye'deki büyük kurumlar gibi vergisini ödüyor. Bizden başka da bir Gençlerbirliği olabilir, onlar öyle söylüyor, bundan başka ikinci bir kulübün vergilerinin tamamını ödediğini düşünmüyorum. Bunun karşılığında yayın hakkı olarak kulüp olarak hakkımızı alamıyoruz. 35 milyon dolar gelir alıyoruz. Hukukçu arkadaşlarla çalışma yapıyoruz, gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz. Ne gerekirse yapacağız. Yayın hakkını havuz dışında satarsak 150 milyon dolar gelir sağlarız yılında 125 milyon dolar olarak iki kuruluş teklif etti. Anadolu kulüpleri yararlanıyor diye biz bu teklife sıcak bakmadık; ama bugünden sonra sıcak bakacağız. Çünkü devlet vergisini alıyor. Stadyumda oynanan maçlarda GSM adına bütün biletlerden yüzde 7 pay alıyor. Her türlü gelirimizden pay istiyorlar ve alıyorlar. Bizi mahkemeye verdiler. Şunu sorsam Gençlik Spor Müdürlüğü'nün Fenerbahçe'ye ne faydası var. Hiç sıfır. Spor adına hiçbir katkısı yok. Devletin koymuş olduğu bu paraların ortadan kalkması lazım. Devletin bu konuda çalışma yapması lazım. Devletin spora önem vermesi lazım. Devlet sporu üvey evlat gibi görüyor. Kulüpler borçlanıyorlar, sonra gidiyorlar vergilerimizi affedin. onlar da iyilik yapmış gibi görünerek vergilerin faizlerini almıyorlar. Bir şekilde yürütüyorlar. Ama diger taraftan 5 misli haklarımız ödenmiyor." "YAYIN HAKLARI SERBEST BIRAKILSIN" Aziz Yıldırım, yayın haklarının serbest bırakılmasını istedi. Yayın haklarını isteyen kulübün istediğine satabildiği fiyattan satabilmesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, iddia gelirlerindeki isim haklarının serbest bırakılmasını da istediği konuşmasına, "5 trilyon yılda isim hakkı alıyorum. 18 kulüp aynı hakkı alıyor. 2. lig'deki takım 3 milyon alıyor. Böyle bir saçma sistem olamaz. Benim ismim para ediyor. Onun için benim hakkımı vereceksiniz." ifadeleriyle devam ederek, şunları söyledi: "Bir yazı yazdık Eylül ayında cevap bile vermediler. Mahkemeye gideceğiz, onlar lehine karar çıkar belli zaten. Burada haykırıyorum kulüplerin hakları verilmeli. 3 milyar dolar geçen sene iddaanın kazandığı para. Kulüplere dağıttığı para 300 milyon dolar civarında. Planlarını dahi çıkardık. Yüzde 10'u belli değil. En çok da Fenerbahçe. Yüzde 93'ü yabancı takımlara oynanıyormuş yüzde 7'si yerli takımlara. Bu yüzde 7'nin de 1.4'ü F.Bahçe üzerinden oynanıyor ama Fenerbahçe parasını alamıyor. Tüm açıklarımız bundan Fenerbahçe bir tarafından bağlanmış zincirlenmiş bir taraftan inek gibi emiliyor sağılıyor ama karşılığını alamıyor." "BAŞBAKAN ERDOĞAN'A GÖNDERME" Son kongrede anlattığı projelere yönelik Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı eleştirileri hatırlatan Yıldırım, "Fenerbahçe için projelerimizi açıkladık. Tenkit gördük, devlet büyükleri bizi bombardına tuttular. Hepsinin oluşucağına inandığım için söyledim. Kenan Evren Lisesi yerine AVM yapacağız. Biz bütün izinlerini aldık, imar planlarını dahi çıkardık. Okulları teslim ettik, 3 tane okul, bir spor salonunu teslim ettik. 40 trilyona yakın para harcadık." diyerek, şu ifadeleri kullandı: "Devlet bize bağışlamıyor, bizden kiralarını alacaklar yapacağımız tüm inşaatlardan. Bize bedave vermiyorlar. Gelirden pay ayacaklar, aynı zamanda kira alacaklar. Şu anda Maliye Bakanı ile anlaşmalar üzerine yapmak üzere anlaşmak için çalışmalar yapıyoruz. Kulüp ile maliye bakanlığı arasında bir anlaşma yapılacak. Kulübe orası yaz boyu teslim edilecek, projeleri her şeyi hazır, benle beraber ben yoksam arkadaşlarım proje hayata geçirilecek. Kalamış'ta ihale yapıyacak, bu ihalede yat limanı yapılacak. Ben çıkarmıyorum. Ben proje hazırlamıyorum devlet hazırlıyor ve ihaleye çıkarıyor. Ben de KOÇ Gurubu ile Ferit Şahenk ile görüştüm. Böyle bir oluşum içine Fenerbahçe'yi de alın. En azından yüzde 20 bizim payımız olsun. Fenerbahçe'ye buradan bir gelir olsun. İstiyorsanız maddi olarak katılalım istemiyorsanız maddi olarak katılmayalım kardan bize pay verin dedik. Onlar da olur dedi. Zamanı gelince konsorsiyoma sizi de alırız dediler. Biz ihaleye girersek beraber oluruz dediler. Bunu yapamazsınız izni kimden aldınız. Siz çıkarıyorsunuz biz ihaleye gireceğiz. İhaleye gireceğiz girebilirsek." Fenerbahçe Kulübü adına açılacak banka ile ilgili de konuşan Başkan Aziz Yıldırım, "Geldik bankaya banka öyle 300 milyon dolara kurulacak Galatasaray'ın Brezilyalı yıldızı Felipe Melo, Brezilya basınına verdiği röportajda FIFA 2014 Dünya Kupası'nda ev sahipliği yaptıkları finallerde oynamayı çok istediğini söyledi. Galatasaray'ın Brezilyalı yıldızı Felipe Melo, Brezilya basınına röportaj verdi. Sporx.com'un haberine göre Brezilya Milli Takımı'nın formasını giymeyi çok istediğini ifade eden Melo, 2010 Dünya Kupası çeyrek finalinde gördüğü kırmızı karttan dolayı suçluluk duymadığını ifade ederek basını suçladı. Felipe Melo, Galatasaray'ın Chelsea'yi eleyebileceğini de ifade etti Dünya Kupası çeyrek finalinde Hollanda ile karşılaşan Brezilya'da Felipe Melo, 2-1 geride oldukları mücadelenin 73. dakikasında Arjen Robben'in baldırına basmış ve kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakmıştı. Felipe Melo, o tarihten itibaren Milli Takım'da yer almadı. Basının kendisine ağır suçlamalarda bulunduğunu ifade eden Melo, "Bu basın tarafından, sizin tarafınızdan banka değil 20 milyon euro tahvil çıkaracak tahvil satacak. Parası oldukça büyüyecek, öyle bir şey. Devletten izin alacağız devletten izin almadan olmaz." dedi. "BU SENE MUHAKKAK ŞAMPİYON OLMALIYIZ" Aziz Yıldırım, taraftarlara da uyarılarda bulundu. Yıldırım, şöyle konuştu: "Hepimizden tek ricam var. Yuh deseniz saha kapatılyor. Hepimiz dikatli olmamız lazım. Bu sene Fenerbahçe'nin muhakkak şampiyon olması lazım. Bunu gücümüze güç katması için söylüyorum yoksa olsa ne olur olmasa ne olur. Önemli olan kulübün büyümesi kulübün güçlü olması. Şampiyonluk güç veriyor. Bu gücü almamız lazım. Oyuncularla konuştum, oyuncular da bunun idrakında. Tahriklere kapılmayayım. Yatmak yatmamak önemli değil. Hapiste yatmanın bir forsiyonu kalmadı. Burada bir mücadele vardır. Hepinizin yüreklerinizle bu cumhnuriyete sahip çıkması lazım. Fenerbahçe'ye sahip çıkmanız lazım." "AÇIKLAYACAKLARIM VAR" Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu 3 yıl içinde yaşadığım her taraftan gelen insanların bana anlattıkları bana gönderdikleri mesaj var. Günü geldiğinde kamuoyuna sizin önünüzde paylaşacağım. Şimdi zamanı değil. Çünkü söyleyecekler cezayı yedi bağırdı çağırdı diyecekler. Sakin olalım. Pazartesi günkü maçı sakin bir şekilde atlatalım ceza yemeden. Önümüzdeki günleri de bekleyelim, daha sonra görürüz tepkimizi sevgimizi herşeyi ortaya koyarız." Melo: Dünya Kupası'nda oynamayı çok istiyorum oluşturulan bir yargıydı. Ben kendimi hiç bir şey için suçlu hissetmiyorum. Sinirliydim çünkü Dünya Kupası'nı kazanmak istiyordum. O gece hiç uyuyamadım. Dünya Kupası'nda iyi iş çıkardığımı düşünüyorum. Çok yönlü bir oyun oynadım ve 2010 Dünya Kupası'nda Brezilya'nın en iyi pasörü oldum." ifadelerini kullandı. Yaptığı hareketin yanlış olduğunu kabul eden Galatasaraylı yıldız, bu konuda kendini geliştirdiğini ifade ederek, "Benim yaptığım hareket yanlıştı ama bunu yapan ilk ben değilim Dünya Kupası'nda Leonardo'da rakibine dirsek atıp oyundan atılmıştı. Ben her zaman öğrenmeye açık bir insanım ve futbol bana çok şey öğretti. Zaman içinde doğal olarak gelişiyorsunuz." yorumunda bulundu. Dünya Kupası'nda oynama isteği hakkında da konuşan 30 yaşındaki oyuncu, "Dünya Kupası'nda oynamayı çok arzuluyorum. Çok çalışıyorum ve Tanrı'ya dua ediyorum. Eğer bana fırsat doğarsa görevimi yapacağımı biliyorum. Teknik heyetin beni izlediğinden eminim." dedi. (CİHAN)

15 SAYFA 16 İzmir Müteahhitler Federasyonu (MÜFED), şehir dönüşümünde daha etkili rol almak için şirket kurdu. MÜFED Başkanı Necip Nasır, yeni şirketle dönüşümle ilgili projeler üreteceklerini ve nisan ayından sonra harekete geçmeyi hedeflediklerini bildirdi İzmirli müteahhitler şehir dönüşümü için şirket kurdu Güç birliği oluşturarak dönüşümde etkili rol oynamayı istediklerini belirten Nasır, Bizim için önemli olan, İzmir'de iş yaparak katma değerin İzmir'de kalmasını sağlamaktır. dedi. Şehir dönüşümünden sonra yaşama geçirilecek projelerin İzmir ekonomisine can katacağını ifade ederek, Kurduğumuz güç birliğiyle 200 sektöre ve 4 5 bin kalem malzemeye ulaşan inşaat sektörünü canlandıracak projelere imza atacağız. Bu da İzmir ekonomisi için büyük bir kazanım olacak. Yeni projelerle işçisinden mühendisine kadar pek çok farklı alanda yeni istihdam sağlayacağız. şeklinde konuştu. İZMİR'DE ARSA ÜRETİLE- MEZSE İNŞAAT SEKTÖRÜ GELİŞEMEZ İnşaat sektöründeki büyümeyi de değerlendiren Necip Nasır, 2013 yılını yüzde 6 büyümeyle kapattığını ancak İzmir'de yeni inşaat yapılacak arsa olmaması sonucu beklendiği oranda ilçe belediye başkanlarının bu konudaki tutumlarının belirleyici olacağını dile getirdi. Seçimlerden dolayı yerel yöneticilerin dönüşüm çalışmalarını yavaşlattığını savunarak, İzmir'de inşaat sektörünün potansiyelini gerçek anlamda ortaya çıkaracak kentsel dönüşüm, tam anlamıyla yaşama geçirilemedi. Kentsel dönüşümdeki en büyük etken, y- erel yönetimlerin seçimden sonraki tutumları olacak, çünkü bir ilçenin sorunlarını, sosyal ve kültürel yapısını en iyi bilen k- işiler yerel yöneticilerdir. Seçimlerden sonra kentsel dönüşüm konusunun da hızlanacağını düşünüyorum. dedi. Şehir dönüşümü konusunda ilçe belediye başkanlarına büyük görev ve sorumluluk düşeceğine dikkat çeken MÜFED Başkanı Nasır, şöyle devam etti: Belediye başkanları üstlendikleri misyonu yerine getirirse bu durum onlara da olumlu yansıyacaktır. İlçelerden başlayarak mahalle mahalle, sokak sokak planlama yapılması, halkın görüşleri ve beklentilerinin belirlenmesi lazım. Bu proje sadece eski binaları yıkıp yeni bina yapmak demek değildir. Bu çalışma, sosyal bir proje olmalıdır. Yeşil alanları, parkları, yolları ve otoparklarıyla geleceğe dönük olarak planlama yapılmalıdır. Gediz Üniversitesi, iş dünyasıyla işbirliklerine önemli bir halka daha ekledi Bu defa kampüsün bulunduğu İzmir in kuzeyi için harekete geçildi. Hizmet sahasında Foça ilçesinin de yer aldığı Menemen Ticaret Odası yla el ele verildi, bölgeyi birlikte kalkındırmak hedeflendi. İlk adım olarak Gediz Üniversitesi Senatosu bin 500 üyeli odada toplandı, yapılacaklar y- erinde belirlendi. Buna göre öncelikle kuzey İzmir i daha da geliştirecek, yeni yatırımcı çekecek projeler hazırlanacak. Menemenli ve Foçalı işadamlarına, gelişen sektörlerle yeni iş fırsatlarını görmeleri, rekabet güçlerini arttırmaları için eğitimler verilecek. Bölgedeki marka ve ürünlere yenilerinin eklenmesi için çalışma yürütülecek. Problemleri ve çözüm önerilerini içeren raporlar hazırlanıp ilgili kurumlara sunulacak. Bunların dışında ortak panel, söyleşi gibi etkinliklerle kültür Bilim ve iş dünyası İzmir'in kuzeyi için el ele verdi! 26 Ocak 2014 Pazar sanat faaliyetleri düzenlenecek. Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik, yaptığı açıklamada bulundukları bölge başta olmak üzere bütün İzmir e ve ülkeye karşı sorumlulukları olduğunun altını çizdi. Menemen Ticaret Odası yla yürütecekleri çalışmaların, bu düşüncelerinin bir yansıması olacağını belirterek, Menemen ve çevresi, üniversitemizin de ismini aldığı verimli Gediz O- vası nda. Bu bereketli toprakların potansiyeli çok yüksek, tarım ürünleriyle ülkemiz için ayrı bir yere sahip. Bu potansiyeli arttırıp ekonomiye daha çok kazandırmanın yollarını arayacağız. Hep birlikte önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Gediz in varlık sebeplerinden biri de sosyal tabanlı böyle projeler yüklenmek, problem çözmek, uluslararası girişimcilerimizin sayısını arttırmak, çaresizliği yok etmek, ülkemizin ve insanımızın yaşam kalitesini geliştirmek. Bu misyon doğrultusunda yorulmak bilmeden çalışmaya devam edeceğiz. şeklinde konuştu. Menemen Ticaret Odası Başkanı Yılmaz Güral da ilçelerinde bir üniversite olmasını büyük bir şans ve fırsat o- larak gördüklerini ifade ederk, Türk ve yabancı bilim insanlarının görev aldığı Gediz Üniversitesi, Menemen in ve Foça nın ekonomik ve sosyal a- landaki gelişimine önemli ivme katacak. Menemen, bu işbirliğinin eseri olacak büyük projelerle büyük bir ilçe haline gelecek. dedi. (HABER MERKEZİ) büyüyemediğini ileri sürdü. Mart ayındaki yerel seçimlerden sonra İzmir'in şehir dönüşümü konusundaki durumunun netlik kazanacağını ifade eden Nasır, İZMİR'DE YERİNDE DÖNÜŞÜM ZORUNLU İzmir gibi yüzde 85'inin dönüşmek zorunda olduğu bir şehirde dönüşümün yerinde yapılması gereğini vurgulayan Nasır, buna gerekçe olarak sosyal yapı sebebiyle insanların oturdukları yeri değiştirmek istememesini gösterdi. Asıl sıkıntının merkez ilçelerdeki yoğunluktan kaynaklandığını vurgulayarak Planlama, ada bazında yapılmalı. Özel sektör de yerinde dönüşüm konusunda mutlaka devreye girmeli. Planlama konusu da önem taşıyor. Herkes bireysel planlama yaparsa İzmir beton yığınına döner. Kentsel dönüşüm, her ilçenin beklenti ve sosyal yapısına uygun olarak şekillendirilmelidir. diye konuştu. (HABER MERKEZİ) Zeytinyağında düşük rekolte fiyatları yükseltti Zeytinyağı ihracatında düşük rekolte sıkıntısı yaşanıyor. 1 Kasım 2013 tarihinde başlayan yeni sezonda ihracat, 20 Ocak 2014 itibariyle geçen sezonun aynı dönemine göre yüzde 20 oranında geriledi Açıklamalarda bulunan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, ihracatçının satacak yağ bulamadığını söyledi. 10 yıl art arda gerileyen zeytinyağı ihracatının geçen sezon rekor kırarak 92 bin tona yükseldiğini belirten Güreli, "Yeni sezona düşük rekolte sıkıntısıyla girdik. Bu yıl da satacak yağ bulamıyoruz" dedi. Türkiye'nin geçen yıl 240 bin ton civarında olan zeytinyağı rekoltesinin bu yıl 140 bin ton tahmin edildiğini anlatan Güreli, ihracatın rekolteye bağlı olarak bir yıl artarken, ertesi yıl düşmesinin pazarlarda kalıcı olmayı güçleştirdiğini dile getirdi. Güreli, 1 Kasım 2013'te başlayan yeni sezonda, 20 Ocak 2014 tarihi itibariyle Türkiye'nin zeytinyağı ihracatının 32 milyon 801 bin dolar olduğunu ifade etti. Geçen sezonun aynı döneminde ihracatın 40 milyon 848 bin dolar olduğunu kaydeden Güreli, yüzde 20 olan düşüşün daha da artacağına işaret etti. Düşük rekolte sebebiyle iç piyasada fiyatların yükseldiğine işaret eden Güreli, sezon başında litresi 6 lira olan sızma zeytinyağının 7,3 liraya, 4,6 lira olan 5 asit yağın ise 5,7 liraya çıktığını söyledi. Yüzde 30 civarında olan artışın dünya ortalamasının üzerinde olduğuna dikkati çeken Güreli, geçen yıl 1-19 Ocak günleri arasında 19,5 milyon dolar olan zeytinyağı ihracatının bu yıl aynı dönemde üçte bir azalarak 6,7 milyon dolara düştüğünü söyledi. Geçen yıl ihracatın 292 milyon dolar olmasının, Türkiye'deki fiyatların dünya ile aynı olmasından kaynaklandığını belirten Güreli, "Türkiye'de bu yıl yağ az olunca fiyatlar yükselince ihracatçı çareyi yurt dışına gitmekte buldu. Türkiye'den birçok arkadaşımız fiyatların uygun olduğu İspanya'- da, İspanyol yağını işleyip ABD, Japonya veya başka bir ülkedeki müşterisine gönderiyor. İhracatçının yurt dışında dolum yapması istihdam kaybının yanı sıra ambalajını bu ülkeden alıyor. Yaptığı ihracat ta bu ülkenin hanesine yazılıyor" dedi. Ali Nedim Güreli, zeytinyağının az olduğu yıllarda Dahilde İşleme Rejimi (DIR) kapsamında ithalata izin verilmesi durumunda ihracatçının başka ülkede arayışa girmeyeceğini ifade ederek şöyle konuştu: "Kazanılan pazarlarda kalıcı olmak için sürekli tedarikçi olmak gerekiyor. İhracat pazarlarında rafa girmek çok kolay değil. Rafa giriyorsun ertesi yıl yağ bulamayınca o raftan çıkarsanız sizinle görüşmek için yıllar sonrasına randevu veriyorlar. Kutulu ihracat girilen pazarlarda kalıcı olmakla artar. Bu yıl yağ bulamadığı için İspanya'ya giden arkadaşlar, seneye Türkiye'de yağ fazla olursa, içlerinden dönmek istemeyenler olacaktır."

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan 3. Yaş Baharı Kongresine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi AYLIK RAPOR İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi Ocak ayında başlıca pazarlara ihracat geriledi, enflasyonda gerileme beklentisi ile Merkez Bankası politika faizini indirdi. EKONOMİK VE SEKTÖREL

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 23.07.2014 Jak ESKİNAZİ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seçim maratonu devam ediyor Cumhurbaşkanlığı Seçimi, ülkenin en sıcak gündemi 10 Ağustos'ta

Detaylı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - VATANDAŞLARIMIZA DAHA KALİTELİ, NİTELİKLİ HİZMETİ VERMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Detaylı

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 2- Sanayinin Sorunlarını üniversite çözecek Hürriyet- 02.12.2014 Ankara Üniversitesi bünyesinde yeni kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO)

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

Hürriyet Ege 31 Ağustos 2013

Hürriyet Ege 31 Ağustos 2013 Hürriyet Ege 31 Ağustos 2013 Sabah Egeli - 31 Ağustos 2013 Yeni Asır 31 Ağustos 2013 22 Kasım 2013 Sabah 18 Aralık 2013 Milliyet Ege 18 Aralık 2013 Sabah Egeli 18 Aralık 2013 Yeni Asır 19 Aralık 2013 Milliyet

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI

11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI 11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI MADEN DERECE MENŞEİ CFR(USD/MT) DEMİR %65 TÜRKİYE 152-154 DEMİR %60/59 TÜRKİYE 131-133 DEMİR %55/54 TÜRKİYE 112-114 11-16 ŞUBAT CEVHERİ PİYASA FİYATLARI MADEN

Detaylı

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TARIMDAKİ BÜYÜME İŞSİZLİĞİ GERİLETTİ Tarım sektörü son 10 yılın 8 inde büyüyerek yakaladığı istikrarı, 2015 yılında da sürdürürken yarattığı istihdamla toplam işsizlik

Detaylı

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, Sayın Başbakanım, Değerli Bakanlarım, Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, 26 ihracatçı sektörümüzdeki, 61 bin ihracatçımızın temsilcisi Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Sektörler Toplantısı

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 09 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Draghi büyümenin süreceğini belirtti Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, "Euro Bölgesi'nde 2 yıl önce başlayan konjonktürel toparlanma bu

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

Kuruca, Sanayici ve İşadamlarıyla Biraraya Geldi

Kuruca, Sanayici ve İşadamlarıyla Biraraya Geldi Kuruca, Sanayici ve İşadamlarıyla Biraraya Geldi SGK BAŞKAN YARDIMCISI MUSTAFA KURUCA: - SİSTEM ETKİSİNİ, 2048 YILINDA TAM OLARAK GÖSTERECEK - EĞER BÜTÇENİZ SAĞLAM DEĞİLSE 'BEN BU BÖLGENİN LİDERİYİM' DEMEK

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - ŞUANDA TÜRKİYE DE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR KURUM VARSA BU SOSYAL GÜVENLİK KURUMUDUR - BU BELGEYİ ALMAMIZA

Detaylı

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME İZSİAD/ GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME Ender YORGANCILAR EBSO Yönetim Kurulu Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İMALAT SANAYİSİ ÜRETİMİ EN BÜYÜK İLK 15 ÜLKE Türkiye nin %9,2 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğü

Detaylı

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, yumurta, tereyağı ve kırmızı et tüketiminin kalp ve damar hastalıklarını

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜ BÜYÜME ORANLARI

LOJİSTİK SEKTÖRÜ BÜYÜME ORANLARI RAPOR: TÜRKİYE NİN LOJİSTİK GÖRÜNÜMÜ Giriş: Malumları olduğu üzere, bir ülkenin kalkınması için üretimin olması ve bu üretimin hedefe ulaşması bir zorunluluktur. Lojistik, ilk olarak coğrafyanın bir ürünüdür,

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

Mobil SGK Araçları Yollarda

Mobil SGK Araçları Yollarda Mobil SGK Araçları Yollarda ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -SOSYAL GÜVENLİKTEKİ GÜVENSİZLİK DÖNEMİNİ KAPATIP, SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİ YENİDEN İNŞA ETMİŞ BULUNMAKTAYIZ -HEDEFİMİZ CUMHURİYETİMİZİN

Detaylı

Şubat. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Şubat. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 01 Şubat Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Ocak ayında ihracat geriledi, yeni hedef İran pazarı Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından bugün açıklanan verilere göre ihracat, Ocak ayında bir

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi DİYALOG OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Alp Gülan OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi Bursa daki otomobil satıcılarıyla bir araya gelen Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER)

Detaylı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: -VATANDAŞLAR ALO 170 HATTI SAYESİNDE HER TÜRLÜ SORU VE SORUNLARINI OLDUKLARI YERDEN BİR TELEFONLA ÇÖZEBİLİYORLAR -AÇILAN ÇAĞRI

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor

Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor Novorossiysk civarındaki bir limanda başlatılacak Basitleştirilmiş Gümrük Hattı uygulamasıyla Türkiye'den denizyoluyla limana gelen ihraç ürünleri, ek kontrollere

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi 2025 yılına gelindiğinde Türkiye küresel büyümeye katkıda bulunan önemli ülkelerden biri olacak. Türkiye'nin küresel büyümeye katkı yapabilmesi için ''teknoloji kabulü ve faktör yeniden dağıtımı yoluyla

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -TEMEL PARAMETRELERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN SOSYAL GÜVENLİK TÜRKİYE AÇISINDAN RİSK OLMAKTAN ÇIKTI -EMEKLİLERİMİZİN YÜZLERİNİN GÜLMESİ

Detaylı

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında işbirliği protokolü

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ve Türkiye Ziraat odaları Birliği tarafından düzenlenen bilgilendirme, toplantısında konuşan Ziraat odaları

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

Bu toplantı, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası nın kuruluşunun 50 inci yılına denk gelmesi vesilesiyle bizler için ayrı bir öneme sahip.

Bu toplantı, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası nın kuruluşunun 50 inci yılına denk gelmesi vesilesiyle bizler için ayrı bir öneme sahip. Saygıdeğer Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcım, Sayın Kamu Temsilcilerimiz, Akademik Camiamızın Değerli Temsilcileri, Sektörümüzün Değerli Temsilcileri, Değerli Basın Mensupları, Sayın Konuklar, Hoş

Detaylı

Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı

Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -BÜTÇEDEN SAĞLIK HARCAMALARINA 2012 YILINDA 47,8 MİLYAR LİRA AYRILDI -TÜRKİYE DE 3 MİLYON 447 BİN 166 KİŞİ DİYABET

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

III. STRATEJİ GELİŞTİRME BİRİM YÖNETİCİLERİ TOPLANTISI

III. STRATEJİ GELİŞTİRME BİRİM YÖNETİCİLERİ TOPLANTISI III. STRATEJİ GELİŞTİRME BİRİM YÖNETİCİLERİ TOPLANTISI 28-29 NİSAN 2011 AFYON Sayın Strateji Geliştirme Birim Yöneticileri, Bildiğiniz üzere, kamu kaynaklarının belirlenen politika ve hedefler doğrultusunda

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 i Bu sayıda; Ekim ayı enflasyon verileri, Eylül ayı dış ticaret verileri; TİM Ekim ihracat verileri değerlendirilmiştir. i 1 2012 de Türkiye

Detaylı

DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2011 2. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER

DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2011 2. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2011 2. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER 18 Nisan 2011 DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR VE DEĞERLENDİRME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRİŞ "Öncü Göstergeler" Erken Uyarı Mekanizmaları

Detaylı

İdealBülten. BOSB Tekstil Kümesi Ara Dönem Paylaşım Toplantısı Düzenlendi

İdealBülten. BOSB Tekstil Kümesi Ara Dönem Paylaşım Toplantısı Düzenlendi BOSB ekstil Kümesi Ara Dönem Paylaşım oplantısı Düzenlendi Bursa Organize Sanayi Bölgesi (BOSB) Müdürlüğü tarafından Bursa Organize Sanayi Bölgesinde bulunan tekstil firmalarının rekabetçiliklerinin ve

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Yönetim Kurulu ve Değerlendirme Toplantısı, Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği alanında Türkiye'nin en

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-7. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Son Dakika KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN SELVİTOPU: Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye tarafından

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!..

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!.. 8 TEMMUZ 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Tekne'de siyaset!.. CHP NİN eski genel başkanı Deniz Baykal, Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy'ün CHP'li belediye başkanları ile 'tekne

Detaylı

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU İsrail Yaralıların Tahliye Operasyonu FAALİ YET RAPORU TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ 08 Haziran 2010 Afet Yönetimi Müdürlüğü A. GENEL DURUM Ulusal ve uluslararası çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından

Detaylı

18.09.2015 Sabah Analizi

18.09.2015 Sabah Analizi 18.09.2015 Sabah Analizi FED politika faizini değiştirmedi FED dün akşam aldığı kararla politika faizini %0,00 - %0,25 aralığında bıraktı. FED Başkanı Janet Yellen dün alınan faiz kararı ardından yaptığı

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

Başkan Acar, TÜRMOB Üyeleriyle Bir Araya Geldi

Başkan Acar, TÜRMOB Üyeleriyle Bir Araya Geldi Başkan Acar, TÜRMOB Üyeleriyle Bir Araya Geldi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - BU KADAR AĞIR BİR SORUMLULUĞUN GEREĞİ OLARAK, İŞİMİZİ ÇOK DAHA İYİ YAPABİLMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ -

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar,

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu nun desteğiyle, Enerji

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

En Yüksek Prim Ödeyen 10 İşverene Ödül Verildi

En Yüksek Prim Ödeyen 10 İşverene Ödül Verildi En Yüksek Prim Ödeyen 10 İşverene Ödül Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -2008 YILINDA YAŞANAN OLUMSUZLUKLARA ARTIK RASTLAMIYORUZ -PLAKET VERDİĞİMİZ İŞVERENLER DÜZENLİ PRİMLERİNİ ÖDEYEN,

Detaylı

Amerikalı İş Ortakları ile Büyüme Fırsatı

Amerikalı İş Ortakları ile Büyüme Fırsatı Amerikalı İş Ortakları ile Büyüme Fırsatı Michael Lally, Ticaret Müsteşarı Berrin Ertürk, Ticaret Ataşe Yardımcısı Nisan 2014 U.S. Commercial Service Ankara, Turkey Amerikan Ticaret Müsteşarlığı Misyonu

Detaylı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONEL ODAKLI HİZMET ANLAYIŞINI ÖNEMSİYORUZ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI MURAT

Detaylı

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler KUSADASl - demokrat 27 Ağustos 2011 Sayfa 3 SÖKE TEKZEN YENİDEN KAPILARINI MÜŞTERİLERİNE AÇTI - NİSAN AYI İÇİNDE YANAN SÖKE TEKZEN MAĞAZASI YENİDEN SÖKELİLER VE MÜŞTERİLERİ İLE BULUŞTU - Perakende satışın

Detaylı

Yüzde 4 lük büyüme hedefini değiştirmedik

Yüzde 4 lük büyüme hedefini değiştirmedik Yüzde 4 lük büyüme hedefini değiştirmedik Eylül 02, 2012-12:37:48 Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu yıl Orta Vadeli Program'ın hazırlandığı konjonktürün, geçen yıla göre daha olumsuz olduğunu, buna rağmen

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

23.09.2015 Sabah Analizi

23.09.2015 Sabah Analizi 23.09.2015 Sabah Analizi Maliye Bakanı Mehmet Şimşek önemli açıklamalarda bulundu Sürpriz bir şekilde yeniden milletvekili adayı olan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir canlı yayında önemli açıklamalarda

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı