KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE"

Transkript

1 KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE Konuşmacı: Prof. Dr. Anıl Çeçen Tarih: Yer: Atılım Üniversitesi Seyhan Cengiz Turhan Konferans Salonu Prof. Dr. Anıl Çeçen: Şuanda beni dinlerken kafanızın içerisinde bir kimliğiniz var. Bu kimlik çerçevesinde konuya baktığınızda kimliğiniz bir sübjektivite gösterir. Yani önce aile bağlantınız, aile bağlantısı çerçevesinde geçmişten gelen kimliğiniz ya belirli bir sülale, ya belirli bir etnik grup, ya belirli bir dini cemaat, ya belirli bir kültürel yapı, bu çerçevede bir kimlik taşıyorsanız insan hakları konusuna kendi açınızdan baktığınızda o kimlik etkin olur, çok net olamaz. Burada ne demek istediğimi anlamanız için bir örnek vermek istiyorum. Güney Doğu da biliyorsunuz otuz senedir terör var. Ankara dan baktığımız zaman Güney Doğu da bir bölücü terör var diyoruz. Ama o bölücü terör örgütü içinde çalışanlar; kendileri açısından görev yapanlar bölücü terörün parçası olarak Türkiye de olay yaratanlardır, Türk halkına saldıranlardır. Otuz senede otuz binden fazla insan kaybettik biliyorsunuz. Bu çerçevede onun içerisinde yer alanlar ki eğitimden geçiyorlar, kafaları yıkanıyor. Onları kullanarak bu coğrafyada devlet yapısını değiştirmek isteyenler bu konuyu bir çerçevede kurtuluş savaşı olarak gösteriyorlar ve insan haklarıymış gibi kamuoyuna yansıtıyorlar bu konu hem küresel süreç içerisinde dünya basını tarafından burada bir devlet kurma hakkı olarak gündeme getiriliyor. Avrupa süreci içerisinde konu insan hakları olarak gündeme getiriliyor ama Türkiye açısından da Türkiye nin bölünmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Burada konuya nasıl bakacağız; alt kimliğimizle mi, üst kimliğimizle mi bakacağız? Bilimsel mi bakacağız, siyasi mi bakacağız, emperyal mi bakacağız? Etnik kimlikle mi bakacağız, dini kimlikle mi bakacağız? O bölgede maalesef 15 gün sonra seçim var. Türkiye nin bütün partileri tasfiye olmuş vaziyette, iki parti iktidar kavgası veriyor. Bir bölücü parti var bölücü terör örgütünün uzantısı olarak mecliste; biz bunların üzerinde çalışıyoruz, kafa yoruyoruz. Eğer yapmasaydık Türkiye olarak bu konuların üzerine böyle gitmeseydik Türkiye çoktan dağılmıştı, Yugoslavya gibi siz hatırlamazsınız eskiden Yugoslavya diye bir devlet vardı. İnsan hakları yüzünden bölündü, dağıldı. Bunları söylediğim zaman bölücü terör örgütü ve çizgidekiler hemen faşistlikle suçluyorlar bizleri bakış açısı farklılığı burada ortaya çıkıyor. Ya da belirli bir noktada kendilerini koruma noktasında kendi haklılıklarını ön plana çıkararak Türkiye nin bölünmesini önlemek isteyen birbirinin bütünlüğünü koruyan ve savunanlara karşı daha farklı çizgilerdeki saldırıları gündeme getiriyorlar. Demek ki bu konuda kesinlik yok, bir rölativite sorunuyla karşı karşıyayız. Burada bakış açısına göre konu değişiyor. Bu konu ciddi boyutlarda da siyasal amaçlı olarak da kullanılıyor. Türkiye de küreselleşme süresi öncesinde konuyu salt hukuk tekniği açısından ele alıp ilk kitabı yayımlayan öğretim üyesi benim. Benim 20 yıl önce yazılmış insan hakları üzerine, insan haklarının boyutları üzerine kitaplarım var itibariyle 1989 da Sovyetler Birliği dağıldı. 90 itibariyle de Türkiye üniversitelerinde insan haklarını ders olarak okutan ilk hoca da benim. Ankara Hukuk Fakültesi nde okuttum. Ama daha sonra Türkiye de etkin çalışmalar yapan İnsan Hakları Derneği kurucularından birisi de benim. Ama daha sonra bir gurup yazarla bilim adamıyla o insan Hakları Derneği nden istifa etmek durumunda kaldık, çünkü İnsan Hakları Derneği zaman içerisinde Kürt Hakları Derneği ne dönüştü. İnsan kavramı içerisinde bir bölücü alt kimlik siyasi yapılanmasına dönüştüğü noktada biz insan haklarını sadece belirli bir etnik grup için değil, bütün insanlık için, bütün ülke için, bütün farklı alt kimlikler için, herkes için 1

2 geçerli olmasını, insan hakları konusunda tutarlı bir şekilde objektivitenin yakalanmasını rölativite sorununun aşılarak yani özel kimlik alt kimlikli bakış açısı ideolojik bakış açısı, siyasal bakış açısı, emperyal bakış açısı devre dışı bırakılarak konunun daha üst düzeyde ele alınması için çaba sarf ediyoruz. O nedenle bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Dünyanın şuan fiili bir yapısı var. 200 den fazla devlet var ama bunların ötesinde üstünde de 1800 lü yılların sonuna doğru kurulmuş olan bir fiili dünya devleti var. Bu dünya devleti Amerika merkezidir biliyorsunuz, Washington Amerika nın başkentidir. New York dünya devletinin başkentidir. Birleşmiş Milletler in merkezi New York tur. Bu dünya devletinin temsilcisi olarak Amerikan politikasında yer alan güzel yüzlü bir hanımefendi dün Ankara yı ziyaret etti biliyorsunuz, Amerikan Dış İşleri Bakanı olarak dünya devletinin temsilcisidir. Çünkü kendisi New York senatörüdür. Hanımefendi dünya devleti denilen bir olgunun temsilcisi olarak politikada ama biliyorsunuz başkan adayıydı dünya devleti yaptığı yanlışlar nedeniyle Amerikan halkıyla ters düştü. Çünkü ondan önce Hitler gibi bir savaş suçlusu bir adam Bush denen bir petrolcü Amerika yı yönetiyordu. Ona karşı halkta çok büyük bir tepki vardı. Bütün dünya ayağa kalktı ve dünya ülkeleri, ulusları, toplumları, halkları Amerikan hegemonyasına emperyalizmine karşı çıktığı noktada Amerika maske değiştirdi. Beyaz yüzlü bir Amerikalıdan, siyah yüzlü zenci yüzlü bir Amerikalıyı başkan seçtiler. Dünya dengelerinin oturtturulması için iyi izleyin Obama yı dünya dengeleri Bush zamanında çok kötü bozuldu. Hatta biraz daha gecikseydi III. Dünya Savaşı çıkma noktasına gelmişti. Uçurumun kenarındayız daha dönmedik. Obama başarılı olursa dönebiliriz. Olamazsa Bush yönetiminin bu saldırgan terörist yaklaşımı çerçevesinde dünya devletinin de yanlış yaptığını çünkü savaştan yana olan lobilerin dünya politikasını yönlendirdiğini ve bunu önleyemediği gördük, önlenebilseydi bu duruma gelmezdi. Şimdi bu dünya devletinden niye söz ediyorum şunun için: Eski Amerikan Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger ki dünya devletinin başbakanıdır. Dünya devletinin Cumhurbaşkanı da Amerikalı büyük zengin bir aileden gelen, Amerika nın en büyük iş adamlarından biri olan Rockefeller dır. Ciddi miktarda mevcut devletlerin ötesinde küresel sermayeyi de dünya devletlerinin patronlarıyla Avrupa daki kral sülaleleriyle ortak bir yapılanma kurmuşlardır. Bu şekilde batı merkezli olarak dünyayı yönetmektedirler. Bu yapının temsilcisi olan Henry Kissinger 1990 lı yılların ilk yarısında yazmış olduğu bir kitapta aynen şunu söylüyor diyor ki; dünyanın gelmiş geçmiş olan en büyük imparatorluğu olan Sovyetler Birliği ni biz bir tek kurşun atmadan yıktık. Çünkü elimizde atom bombasından daha güçlü bir silah vardı, o da insan haklarıydı. Bu çok önemli dünyayı yöneten gücün temsilcisi bir bilim adamı profesör ve Amerika yı yönetmiş eski Dış İşleri Bakanı. Dünya 20. yüzyılda doğu batı dengesinde soğuk savaş kutuplaşması içinde yaşarken dünyanın gerçekten hala haritaya bakın şuan Sovyetler Birliği dağıldı ama Rusya federasyonu arazi olarak dünyanın altıda birini işgal etmektedir. Dünyanın en büyük devleti arazi olarak Rusya dır. Rusya nın kontrolündeki bir soğuk savaş dönemi imparatorluğu Sovyetler Birliği, insan hakları ile yıkıldı. Nasıl yıkıldı? Yıl 1975 Avrupa İşbirliği Antlaşması imzalanacak. Avrupa nın kuzeyinde Finlandiya da Helsinki orada ilk defa 1975 e kadar II. Dünya Savaşı sonrasında Doğu Batı kutuplaşması içerisinde Amerika, Rusya dengesi içerisindeyken Amerika batı merkezli bir sistem kuruyor ama Doğu ülkelerini Doğu bloğunu dışarıda bırakıyordu. Çünkü Doğu bloğu ayrı bir hukuka dayanıyordu. Ayrı bir insan hakları kavramına dayanıyordu. Batının hukukunu kabul etmiyordu. Çünkü bir ideolojik yaklaşım vardı. Rusya merkezli Sovyetler Birliğinde eşitlik kavramı esastı. Devletçilik esastı. 2

3 Bu noktada kamu çıkarı doğrultusunda otoriter bir devlet düzeni vardı. Amerika Merkezli batı dünyasında ise II. Dünya Savaşı sonrasında özgürlükçü bir yaklaşım vardı. Serbest piyasa ekonomisi vardı. Orada da temel kavram özgürlük kavramıydı. O özgürlük kavramını daha yukarıya yükseltmesi noktasında 1978 de insan hakları kavramı gündeme geldi. Yıl 75 Avrupa Güvenlik İş Birliği Antlaşması imzalanıyor. Oraya giden Avrupa nın önde gelen bütün devletleri ama sadece Batı bloğu değil Doğu bloğu da geliyor. Sosyalist ülkeler de geliyor, Türkiye de gidiyor. Helsinki 1975 AGiT sözleşmesine imza atanlardan bir tanesi bugün hayatta olanlardan birisi 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel, 75 te başbakan olarak gidip imzalamış. Ama Demirel in yanında birisi var, o oraya gidiyor bir anlaşma imzalıyor o kişi Leonid Brejnev. Brejnev 75 te Sovyetler Birliği Başkanı olarak Helsinki ye gidip AGİT sözleşmesini imzaladığı an o imzayı attı ve Sovyetler Birliği nin dağılma süreci başladı. AGiT sözleşmesine bakarsanız orada Avrupa Güvenlik İş Birliği teşkilatının kurulmasının hedeflendiğini görürsünüz. Orada Doğu Batı bloğu ortadan kalkmıştır. Bütün Avrupa ülkeleri bir aradadır Avrupa nın güvenliği ve iş birliği için ve böyle bir noktada da AGİT sözleşmesinin on temel maddesi vardır. 1. ve esas anayasa haklarıdır. İnsan hakları temel ve genel ilke olarak kabul edilmiştir e gelindiğinde o dönemde bir fıstık çiftliği olan bir tüccar Amerika da başkan oldu. Jimmy Carter; 78 de Cumhurbaşkanlığına başlarken yemin ettikten sonra basın toplantısında şunu söyledi; dedi ki artık bundan sonra Amerikan politikası tek kavrama dayanacak insan hakları bundan sonra insan haklarını biz uluslararası ilişkilerde tek gerçek olarak genel ilke olarak kabul edeceğiz tanıyacağız. 78 de süreç başladı a geldi yani 12 yıl süre içerisinde 10 yıllık bir süre geçtikten sonra bir de baktık ki bir gece ansızın Rusya federasyonunun başkanı Yeltsin ben vazgeçtim dedi ve Sovyetler Birliği ni kuran Rusya Federasyonunun Başkanı Sovyetler Birliği nden vazgeçti, tasfiye etti. Türkiye ve bütün dünya ülkeleri çok hazırlıksız yakalandılar buna ama Helsinki sözleşmesi 1975 te başlamasıyla beraber Batı basınında da sürekli olarak insan hakları çerçevesinde Doğu bloğu Sovyetler birliği ele alınıp tartışma konusu yapılıyordu. O tartışma konusunda yavaş yavaş alt kimlikler ortaya çıktı. Yavaş yavaş devletin baskı düzeni ortaya çıktı. Yavaş yavaş eşitlikçi düzen devre dışı bırakıldı. Özgürlükler arayışı gündeme geldi ve işte batı basını üzerinden özgürlükler arayışının bütün dünyaya empoze edilmesiyle o sosyalist blok dağılmaya ve çatırdamaya başladı. Ben 1970 ve 80 lerde bütün sosyalist ülkelerde bulundum. Size ilginç bir anımı burada anlatmak istiyorum. Bizzat gözümle gördüm de komünizmin en koyusu olan bir ülkeye beni resmen davet ettiler Arnavutluk. Enver hocamızın diktatörlük yaptığı Arnavutluk 15 gün resmi bir davetli olarak, Arnavutluk a kimse giremezdi Türk Arnavutluk çerçeveleri içerisinde ki benim o dönem başka görevlerim vardı o nedenle resmi bir davetli olarak Arnavutluk ta 15 gün bulundum. O sosyalist düzen bir açık hava hapishanesi gibiydi. Bugün İsrail de de aynı durum var. Bugün İsrail de bir açık hava hapishanesidir, Filistin de öyle. Neyi gördüm biliyor musunuz, herkesin işi var. Herkesin evi var ama evler dökülüyor son derece geri, otobüsler kırk senelik elli senelik yürümüyor dökülüyor. Ekonomik canlılık yok. Buna rağmen herkesin evinde televizyon var. Televizyon da tek televizyon Tiran televizyonu yayın yapıyor başkent ama gece saat 11 den sonra herkes çatıya çıkıyor televizyonunun antenini değiştiriyor. Yönünü değiştirip İtalya yı seyretmeye başlıyorlar. İtalyanların Rai televizyonu Arnavutluk taki komünist düzenin çökmesine sebep oluyor, çünkü saat 11 e kadar karşınızda devletçi katı yoksul ve fakirliği yansıtan bir yapı var ama gece 11 den sonra İtalyanların Rai televizyonuna döndüğünüz zaman o renkli dünyayı görüyorsunuz. Batılılarda çok uyanık Arnavut asıllı birisinin kızını İtalya da televizyon artisti yapmışlar. 3

4 Türkiye de çok meşhurdu Raffaella Carra. Raffaella Carra bir Arnavutun kızı, babası Abdullah Carra bir işçi olarak kaçıyor, İtalya ya gidiyor, İtalya da Arnavutun kızını film artisti yapıyorlar, her gece de televizyona çıkarıyorlar. İşte bu İtalyan televizyonunun show uyla Arnavutluk taki komünist düzeni çökerttiler. Yıl 1986 Macaristan a ilk gittiğimde daha öncede gitmiştim Macaristan a biliyorum komünist ülke 86 da gittim şöyle bir baktım ki bütün Budapeşte dükkanlarında hep televizyonlar, hepsi de açmışlar Mtv yi izliyorlar, biliyorsunuz müzik kanalı. O gümbür gümbür kafalara vuran davulun sesi. Biliyorsunuz rock müzik Amerikan hegemonyasının dünya gençliğini aptallaştırarak etkileme tekniğinden birisidir. Mtv ile de Macaristan ı çözdüler, bakın televizyonun ne kadar etkili olduğunu görüyorsunuz. Teknolojinin ne kadar etkili olduğunu görüyorsunuz. Böyle bir süreçten geçti dünya. Ben o dönemlerde insan haklarını ciddi boyutlarda ele alıp çalışmalar yapıyordum. Epey bir yayında bulundum sonra da kitaplarım çıktı. Ama 90 dan sonra öyle bir rüzgar geldi ki küreselleşme bizim hukukçu bakış açısıyla ortaya koyduğumuz insan hakları kavramı sanki hiç yok tamamen farklı bir yaklaşımla insan hakları kavramı gündeme geliyor. Çünkü o süreç içerisinde Sovyet sistemi, insan hakları kavramı 1975 ten 89 a kadar kullanılıyor, 12 yıl içerisinde önce Sovyet birliği ve ona bağlı olan diğer sosyalist ülkelerdeki rejim çökertildi. Siyasi amaçlı olarak kullanıldı. Ben söylemiyorum Kissenger söylüyor. Ne diyor; dünyanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğunu biz atom bombasından daha güçlü bir silahla yıktık, insan hakları kafaları karıştırdık. O rejimleri kurmuş olduğu düzeni kamuoyundaki yapıyı yıktık diyor, açıkça söylüyor. 90 a kadar evet sosyalist rejimi insan hakları kavramıyla Helsinki sözleşmesiyle AGİT sözleşmesiyle yıktılar. Uluslararası hukuku bu şekilde kullandılar. Sovyetler Birliği 89 da dağılmadı 75 te atılan imzayla dağıldı. O imzayı atıp siz insan haklarını ben Batı standartlarında tanıyorum yani çağdaş dünya diyorlar dediği zaman Sovyet bloğu artık o farklı yapıdan çıktı ve dünya tek dünyaya doğru gitmeye başladı. Ama 90 lı yıllara gelindiğinde bir de baktım ki o eski bildiğimiz insan hakları kavramı gitmiş, yerine başka bir yaklaşım gelmiş. Şimdi gazetelerde her gün insan hakları, bugün de açtım baktım Cumhuriyet gazetesi tam sayfa Sudan Darfur Ömer El Beşir haberi yapmış. Uluslararası boyutta çok ciddi bir sorun yaratılıyor. Uluslararası ceza mahkemesi Hitler den daha ağır insanlık suçu işlemiş olan Amerikan Başkanı Bush u yargılamıyor bir buçuk milyon insan öldü Irak ta, üç yüz bin insanın öldüğü Darfur daki olaylar nedeniyle Sudan devlet başkanını gündeme getiriyorlar ve yargılıyorlar. Uluslararası alanda bir hukuk varsa bu genel olmak durumundadır. Bizi hukuk düzeltir, Müslümanlara çalışır, Hıristiyanlara çalışmaz yok öyle bir şey bizim kurduğumuz Batının kurduğu dünya düzeni Batıyı yargılamaz doğuyu yargılar o zaman sen batı emperyalizminin uzantısı olursun birisinin de çıkıp bunları soruyor mu? Türk basınında geceleri saatlerce papağan gibi televole iktisatçılarını televole bilim adamlarını izliyorsunuz. Televole kelimesiyle az çok neyi kastettiğimizi anlıyorsunuz, yani geyik muhabbeti yapıyorlar. Ciddi bir şey yapmıyorlar geyik muhabbeti eğer hukukçuysa birileri çıkıp da ciddi boyutlarda ortaya koyması gerek bu çelişkide, uluslararası hukuka evet diyoruz, yargılamaya evet diyoruz, mahkemeye evet diyoruz. Uluslararası ceza mahkemesi kuruluyor Amerika nın karşı oyu var, diyor ki beni beş sene bu işlerden uzak tutun. Ne demek bu beş sene? Ben bir beş sene dünyayı gezeyim, dolaşayım, Saddam Hüseyin gibi Irak gibi benim sözüme karşı çıkanlar varsa onları bir dümdüz edeyim; Irak tan sonra Suriye yi İran ı, Kuzey Kore yi, şimdi Sudan ı dünyadaki hangi ülkeler Amerika ya hayır diyorsa ben oralara bir gideyim, işgal edeyim terörü kullanayım, savaşla üzerlerinden geçeyim, Amerika ya bir beş yıl süre tanıyalım. 4

5 Amerika dünyayı dümdüz etsin Amerika nın hegemonyasında biz dünya hukuk sistemini uluslararası ceza mahkemesi çatısı altında kabul edelim, var mı öyle bir şey. Buna Birleşmiş Milletler iyi ki II. Dünya Savaşı sonrasında I. Dünya Savaşı sonrasında milletler cemiyeti kuruldu ama II. Dünya Savaşı önlenemedi. II. Dünya Savaşı sonrasında Birleşmiş Milletler Cemiyeti kuruldu ama III. Dünya Savaşı hala önlenemiyor. Çıkarsa altında kalırız. Çıkarsa II. Dünya Savaşı nın cepe ülkesi Almanya ydı şimdi Türkiye olur. Çünkü saflar belli artık Amerika ve İsrail işgal ettiği Türkiye Batının cepe ülkesi, Rusya, Çin ve Hindistan ın desteğiyle İran da Doğunun cephe ülkesi buyurun İran ve Türkiye savaşı. Eğer İsrail bir gece ansızın İran a bombayı atarsa III. Dünya Savaşı. İran da cevabını Türkiye ye atarak vereceğini söyledi. Tabii İsrail i de atacaklar. İran ın atom bombası yapma meselesinin bu kadar tartışılmasının sebebi, dünyanın jeopolitik merkezinin batı tarafından ele geçirilip İsrail merkezli olup ele geçirilmesidir. Bunu kabul ettiğiniz zaman Irak durumuna düşüyorsunuz, ya da Amerika nın küreselleşme oyunlarına alet olduğunuz zaman insan hakları adına birbirinizle alt kimlikleriniz adına kavga ediyorsunuz üç ayda Sırplar Boşnaklar birbirlerini kesiyorlar üçyüz bin tane Boşnak ı kaldırıp atıyorlar, öldürüyorlar. Bu sizin doğduğunuz 90 lı yılların başlarında oldu. Avrupa nın ortasında üç yüz bin tane Boşnak öldürüldü, kesildi. Bir gecede 10 bin tane müslüman Boşnak ı, Sırplar Vatikan ın, Hollanda nın ve Yunanistan ın Almanya nın desteği ile bir gecede on bin kişiyi Srebrenitsa da kestiler. Ondan sonra Amerika müdahale etti. Hani uygarlığın beşiği Avrupa ydı. O zaman niye Avrupa buna müdahale etmiyor neden Vatikan ı Hristiyanları kontrol ederek onları militanlaştırarak Müslümanları, Balkanları, Avrupa nın ortasında boğuyor. İçinizde balkan göçmeni ailelerden gelenlerin çocukları vardır. Balkan faciasının şöyle bir tarihçesine bir bakın. I. ve II. Balkan Savaşı sonrasında III. Balkan Savaşı 20.yy. biterken 21.yy.la girerken çıkartıyorlar ve bu insan hakları kavgasıyla çıkıyor. Yugoslavya da önce yedi eyalette önce demokrasi evleri kuruyorlar. Demokrasi evlerinde insan hakları adına alt kimlikçilik yapılıyor, herkes alt kimliğini etnik kimliğini dini kimliğini ön plana çıkartıyor. Ondan sonra birbirlerini kesmeye başlıyorlar. Sırbistan bu noktada insan hakları suçlusu ilan etti biliyorsunuz Milesoviç yargılandı sırf devlet başkanı olarak şimdi benzeri bir durum Sudan da var ama Irak atlanarak bir yere gidilemez, Irak meselesi çözülecek. Irak ta bir hesaplaşma başladı ama sonuçsuz kaldı. Afganistan da biliyorsunuz çok ciddi boyutlarda iç savaş yaşanıyor. Bu iç savaşı Amerika Çin e karşı yapıyor. Siz bakmayın Taliban la savaştığına veya Amerika İslam coğrafyasına saldırırken El kaideyi hedef aldığını söylemesine çünkü bunların hepsinin arkasında uluslararası hegemonya kavgası vardır. O hegemonya kavgasında da durduk yerde bir şey olmaz. Yolda gidene kimse bir şey yapmaz ama yolda bir problem varsa herkes karışır. O zaman Amerika dünyaya egemen olmak için karışmak için olay yaratma noktasında ciddi provokasyon yapıyorlar. Görünen her şeye aldanmayın müdahale etme ortamı yaratmak üzere çok ciddi provokasyon süreçleriyle karşı karşıyayız emperyal güçleri bütün dünyada örgütledi. Böyle bir noktada insan hakları kavramını somut bir şekilde ele alınmasından söz edilebilir mi? Mümkün değil. Gördüğünüz gibi çizdiğim bir tablo çerçevesinde konuya baktığınız zaman gerçekten son derece karışık hatta kaotik diyebileceğimiz ortama sürüklenmiş durumdayız. Neden küreselleşme sürecinde insan hakları problemli? Neden küreselleşme insan haklarını farklı bir boyutta ele aldı? Benim kitabıma bakarsanız küreselleşme öncesi dönemde insan hakları tamamen hukuki ve dünyadaki siyasal gelişmelere uygun olarak ele alınması gereken bir teknik konudur ama 90 sonrasında yeni bir dönem ortaya çıktığında küreselleşmenin insan hakları kavramına çok daha farklı bir boyutta 5

6 baktığını görüyoruz. Konuşmamın başlarında ne dedim? Küreselleşmeyi hazırlayan silahlardan birisi olarak insan hakları kullanılmıştır, siyasal olarak. Neden? Sosyalist sistemin çökertilmesinde ama daha sonra sosyalist sistem çöktükten sonra bütün dünyada Birleşmiş Milletlere üye olan 200 den fazla şuan 210 yanılmıyorsam devlet var. Bu devletlerin var olduğu yapı hukuken ulus devlet yapılanmasıdır. Her devlet kendi ülkesinde yaşayan halkı kendi ulusu olarak kabul eder. O nedenle federasyonda olsa bakın Amerika federasyondur ama ulus devlet olarak görünüyor. İş daha bitmedi devam ediyor nasıl devam ediyor? Küreselleşme öncesinde küreselleşmeyi hazırlamak için. Ne demek küreselleşme? Tek bir dünya demek. Bunun için de dünyanın tek bir merkezi olması gerekiyor. Onun için de iki kutuplu dünyanın ortadan kalkması gerekiyor. İki kutuplu dünyanın ortadan kalkması için sosyalist sistemin çökmesi gerekiyor. Burada insan hakları kullanıldı. Ama yetmedi eski dünya düzeninin ortadan kalkması gerekiyordu, insan hakları kavramını kullanarak bunu kaldırdılar. Ama yetmedi, ulus devletlerle bu iş gitmiyor, bir de yenidünya düzeni kurulması gerekiyor. Yenidünya düzeninde de insan hakları siyasal amaçlı olarak kullanılıyor. Kopenhag Kriterleri bir Kopenhag sözleşmesidir, AB süreci içerisinde imzalanmış olan ve bu sözleşmeye baktığınız zaman burada kültürel hakların azınlık haklarını kullanıldığını görürsünüz. Kopenhag kriterleri belirli bir noktada demokrasiyi esas alır. Hukukun üstünlüğünü esas alır. Bunlara karşı çıkamazsınız son derece kutsaldır, insan haklarını esas alır. Kopenhag Kriterleri nedir? Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarıdır. Ama insan hakları yetmiyor, bir de kültürel haklar ve kültürel haklarla birlikte azınlık hakları gündeme getiriliyor ki burada problem var. Bir hukukçu olarak Kopenhag Kriterlerinin ilk üç maddesine saygı duyuyorum. Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları sonuna kadar evet. Ama siz buna kültürel hakları ve azınlık haklarını eklediğiniz zaman ortada problem var. Küreselleşmenin modeli yenidünya düzeninde iki yüz devlet değil, iki bin devlet olması isteniyor. İki bin devlet nasıl olacak Kopenhag Kriterlerini kullanırsanız. Nasıl Sovyetler Birliği dağıldı 15 devlet çıktı ortaya, nasıl Yugoslavya dağıldı, 7 tane devlet çıktı ortaya? Yavaş yavaş Osmanlı İmparatorluğunun dağılışında Balkanlarda yaşanan o küçük devlet modelinin küreselleşme süresi içinde bütün büyük devletlere empoze edildiğini görüyorsunuz ki işte bununda manipülasyonunda insan haklarının political instrument olarak kullanıldığını görüyoruz. Siyasal bir koz silah bunu kendileri söylüyorlar, political instrument. Yani bir enstrüman olarak kullanıyor insan hakları. Nasıl sosyalist sistem çökertildi, nasıl sosyalist federasyonlar dağıtıldı. Şimdi ulus devletlerin dağıtılmasına gelindi. Burada insan hakları alt kimlikçi bir şekilde kullanıldığında karşımıza bir süre çıkıyor, o da nedir? Buna küresel Balkanizasyon diyorlar. Balkanları incelerseniz görürsünüz Osmanlının ana ülkesi olan Balkanlar bölgesinde küçük küçük eyaletlerinin yaratıldığını görürsünüz. Büyük devletin topraklarının parçalanarak küçük devletlerin oluşmasına Balkanizasyon diyorlar. I. Dünya Savaşı öncesinde Balkanizasyon Balkanlarda yaşandı, Osmanlının büyük topraklarının küçük küçük devletlere parçalandığını görüyoruz. II. Dünya savaşı sonrasında Amerika nın Orta Doğu ya gelmesi ve İsrail in kurulmasıyla beraber Lübnan terörün merkezi yapılmıştır. Lübnan üzerinden örgütlenen terör bütün Ortadoğu ülkelerine taşınarak Sevr haritasındaki bir Anadolu ve buna paralel bir Ortadoğu yaratılmak istenmiştir. I. Dünya Savaşı öncesinde Osmanlının balkan topraklarını parçalayan süreç Sevr haritasıyla Anadolu ya ve İsrail in kurulmasından sonra Ortadoğu ya taşınmak istenmiştir ki küreselleşmenin planı da budur. Böyle büyük devletler olmayacak, nüfus giderek artıyor daha küçük devletler daha küçük hedefler hedefleniyor, çünkü büyük devletler haritaya baktığız zaman koskoca Rusya, koskoca Çin, koskoca Hindistan, 6

7 koskoca İslam coğrafyası, bunlar büyüdükçe doğa zenginliklerine hakim oldukça geliştikçe sanayileştikçe Batı ya bağımlılıkları azalacak ortaya Doğu nun egemen olduğu bir dünya yapısı çıkacak. Doğu güçlerinin Doğu nun büyük devletlerinin ortaya çıkmasını önlemek için küreselleşme önce Sovyet Sosyalist sistemini yıktığı gibi şimdide ulus devletleri hedef alarak burada Yugoslavya nın dağılma süreçlerini adını da söylüyorum bakın bugün insan hakları political instrument olarak batı emperyalizmi tarafından ulus devletlerin eyalet devletlere dönüşmesi için kullanılmaktadır. Yani 21.yy.da devlet modeli ulus devletlerden eyalet devletlere dönüştürülmek istenmekte bu noktada da balkanizasyon ulus devletlere baskı ile uygulanmak istenilmektedir. Bugün gazetelerde yine sabah gördüm; Brüksel de dün büyük bir miting yapılmış. O mitingin önünde büyük bir afiş var taşıyorlar elde ne yazıyor biliyor musunuz Katalan devleti istiyoruz Katalanya istiyoruz. Şimdi aynı durum İngiltere de var. İskoçya nın bağımsızlığı, Galler in bağımsızlığı, aynı durum İspanya da Katalanya nın baskın bağımsızlığı, aynı durum Fransa da var Korsika nın, Oksidanya nın bağımsızlığı, aynı durum İtalya da var, Padanya nın bağımsızlığı, aynı durum Almanya da var Bavyera nın bağımsızlığı. Bu nedenle Kopenhag kriterlerini anlaşma olarak kabul ediyor Avrupa ülkeleri görünüşte ama uygulayabilmeleri için meclisten geçirip kanuna dönüştürmeleri gerekir. Hiçbirisi meclisten geçemiyor. Kendileri meclisten geçiremeyip uygulamadıkları kararı bize zorla uygulatmaya çalışıyorlar. Yani balkanizasyon süreçlerine Avrupa nın büyük devletleri direniyorlar bölünmemek için ama bize zorla Kopenhag kriterleri diye dayatıyorlar. Tıpkı Yugoslavya ya yaptıkları gibi ve Türkiye yi çok büyük bir ülke olarak görüyorlar. Diyorlar ki Türkiye bu nüfus hızıyla seksen milyona geliyor, yarın yüz milyon olacak. Yüz milyonluk müslüman ve büyük bir ülke Avrupa nın dengelerini bozar. O zaman küçülmüş modeller istiyoruz diyorlar. Bu noktada da Türkiye nin Güney Doğu sunu Türkiye den kopmaya zorluyorlar. Türkiye nin Doğu Anadolu sundaki Ermeni meselesini karşımıza çıkarıyorlar. Türkiye nin Doğu Akdeniz bölümünde Pontus meselesini karşımıza çıkartıyorlar. Edirne merkezli bir Trakya cemiyeti hazırlıyorlar, Türkiye de Trakya topraklarını bizim elimizden alarak Trakya yı ayrı bir şekilde AB nin içine almaya çalışıyorlar. Böylece Türkiye nin Avrupa ile bağlantısını kesmeye çalışıyorlar. Bunlar hepsi görünüşte insan hakları mücadelesi ile gerçekleştiriliyor, alt kimlikçi. Avrupa Birliği fonlarına bakın Türkiye de, üniversitelerdeki bilimsel araştırma merkezlerini bunun dışında tutuyorum. Ama sivil toplumculuk görünümünde Türkiye de AB tarafından finanse edilen çalışmalara bakın çoğunun alt kimlikçi çalışmalar olduğunu görürsünüz. Ya yerel kültürdür ya etnik sorundur, ya bölgesel sorunların geçmişe dönük olarak yeni Bizans projesi olarak ele alınmasıdır ki bunların tamamı yurtdışından AB tarafından finanse edilmektedir. İnsan hakları siyasal amaçlı olarak küresel emperyalizm tarafından kullanılıyor ise insan hakları kavramı kutsal bir kavram emperyal amaçlı olarak Batı emperyalizmi tarafından bütün dünyaya dayatılıyorsa, biz insan hakları kavramını, insan hakları kavramına karşımı çıkacağız? Hayır, kesinlikle sonuna kadar insan haklarını savunacağız ama siyasal amaçlı emperyal amaçlı kullanılmasına da karşı çıkarız. İnsan hakları çizgisinde sadece azınlık hakları kültürel haklar değil, diğer haklar özgürlükler belirli kategorilere ayrılırlar. Siyasal haklar, hukuki haklar, ekonomik haklar, kültürel haklar. Şimdi yeni bir model çıkarttılar; azınlık hakları. AB süreci içerisinde küreselleşme Avrupa devletlerini de parçalamak için dağılması ve parçalanması sadece bizim için değil, bütün devletler için geçerli. Fransa, İngiltere, İspanya direniyor, Belçika iki eyalet Belçika direniyor. Flamanlar ayrı bir devlet istiyorlar, hepsi istiyorlar Almanya direniyor. 7

8 Almanya kurulmadan önce Bavyera diye bir devlet var, bugün Almanya nın içerisinde Bavyera bunları görelim. Avrupa nın tarihini bilmeden batıyı anlayamayız Amerika sonradır. Esas batı tarihi Avrupa dır. Batı tarihini çok iyi bileceğiz. Amerika tarihi Avrupa tarihine tepkidir. Bizim yaşadıklarımızda Avrupa tarihinin batı tarihinin bu bölgeye yansımasıdır. Bunları bilmeden bugünkü gelişmeleri değerlendiremeyiz. İnsan haklarına karşı çıkmak söz konusu değil. Küreselleşmeyi sizlere öncesi ve sonrasında anlatırken küreselleşmenin emperyal bir vizyon olduğunu batı merkezli hegemonya düzeninin bütün dünyaya demokrasi ve insan hakları görünümüyle dayatıldığını aslında eski bir eski hegemonya düzeninin devam ettirilmesinin hedeflendiğini ve nasıl dünya sosyalist sistem sonrasında dağıtıldıysa şimdi de ulus devletlerinin parçalanarak yerine bir dağıtılma operasyonunu batı merkezli küresel kapitalist merkezli sistem batı merkezli kapitalizminin yürütüldüğünü görüyoruz. Bakın aradan 20 yıl geçti 2009 dayız Sovyetler Birliği 1989 da dağıldı. 20 yıl sonra istediklerini yapamadılar. İstediklerini yapamadıkları içindir ki şimdi ellerinde tek koz kaldı aslında birkaç koz var önce ekonomik kriz deniyorlar. Ekonomik kriz kasıtlı olarak çıkartılmıştır. 20 yıl sonra istedikleri batı merkezli emperyal düzeni kuramadıkları içindir ki kendi içinde çıkarttıkları krizi şimdi hızlı bir şekilde bütün dünyaya yayıyorlar. Düne kadar doları adam yerine koymuyorduk dolar şimdi yakında 2 lira olacak göreceksiniz. Çöküşler iflaslar olağanüstü olacak dışa bağımlılık olacak ve ondan sonra yine tekerleri kontrolüne alacaklar dünyayı çok ciddi boyutlarda ya çöküş ya tekelleşme ya kaos ya savaş bekliyor. Ben müneccim değilim, falcı da değilim ama bu gidişe bir dur denilmezse bir çözüm üretilmezse maalesef gidiş bu noktadadır. Şimdi gelinen noktada planlanan şuydu hızlı bir şekilde insan hakları demokrasi kavramı çerçevesinde büyük devletlerin parçalanmasıydı. Avrupa da direnç oldu AB birliği gerçekleşemedi. Fransa öncüsü oldu AB nin anayasasına hayır dedi. Hollanda da hayır dedi bitti. AB orada bitti, AB bitince Amerika ve İsrail ikilisi Sarkozy isimli bir Macar Yahudi sini Fransa nın başına devlet başkanı yaptı. Fransa nın devlet başkanını Amerika İsrail seçiyor dikkatinizi çekerim. Fransa gibi bir büyük devleti Fransızlar kendi devletlerinin başına kendi cumhurbaşkanlarını seçtirtmiyorlar. O noktada da bir Letonya Yahudi si komünist Rusya ya yakın bir kadını Almanya nın başına getirdiler. AB bitti. Hem birbirlerine karşı oynuyorlar hem bizi oyalıyorlar, hem de bütün dünyayı oyalıyorlar. Aslında bitmiştir. Gelinen bu noktada 5 proje iflas etti. O nedenle ayağımıza geliyorlar. Clinton geldi, şimdi 1 ay içinde Obama gelecek. Türkiye yine kilit ülke konumuna geldi. Türkiye dünyanın geleceği açısından kilit ülkedir. Dünya tarihinde bu her zaman böyle olmuştur. Dünyanın herhangi bir kıyısında köşesinde yaşamıyorsunuz dünyanın merkezinde dünyanın en önemli ülkelerinden birisinde yaşıyorsunuz. Bu ülkenin de başkentinde okuyorsunuz dikkatinizi çekerim. Gazetelere baktığınız zaman kendinizi böyle kıyıda köşede kalmış bir üçüncü dünya ülkesinde yaşıyor zannedersiniz ama değil. Dünya kavgası bu ülkede unutmayın Clinton un kocası eski Amerikan başkanı, Türkiye yi on yıl önce ziyarete geldi ve mecliste yaptığı konuşmada Turkey The Key dedi. Aklınızda kalsın. Akşam eve gidip cebinizi açıp anahtarı aldığınız zaman Türkiye yi hatırlayın Turkey the key ne demek; Türkiye anahtar. Anahtarı kullanan dünyanın kilidini açar şimdi bu anahtarı kim kullanacak kavga o; Avrupa mı, Amerika mı? Hristiyanlar mı, Yahudiler mi? Almanya mı İsrail mi? Müslümanlar mı, Doğu mu Batı mı? Yoksa Atatürk gibi biri çıkacak ya da o çizgide Türkiye toparlanacak biz bu kilidi kimseye kullandırtmayız, kendimiz kullanırız deyip dünyaya meydan mı okuyacak şimdi bu noktadayız. Son 20 yıldır biz insan hakları yüzünden hem Avrupa dan dayak yedik ki çok çifte standartlı kararlar vardır, hem de birbirimizle kavga etme noktasına geldik hem de bir gölgemizde isyanın alt yapısı oluşturuldu. 8

9 Bunlar hep insan hakları kavramı çerçevesinde oluşturuldu. Düne kadar bu coğrafyada Türklerle Kürtler bin senedir beraber yaşıyorlar, hiçbir zaman birbirleriyle kavga etmemişler birbirlerini ezmemişler dışa karşı emperyalizme karşı dayanışma içerisinde, Selçuklu zamanında, Osmanlı zamanında ve Türkiye Cumhuriyeti zamanında beraber yaşamışlar. Bu coğrafyanın haritasını emperyalistler çizmişler bu coğrafyayı parçalamışlar, bugün yaşadığımız sorunlar buradan kaynaklanır. Şimdi gelinen noktada beş projenin iflas ettiğini söylüyorum. Bir küreselleşme durmuştur, yürümüyor yürüseydi Chavez Amerika ya bu kadar meydan okumazdı. Brezilya ile Latin ülkeleri birleşip bir Latin devleti kurmazlardı. Latin ülkeleri bir araya gelip güneyin bankasını kurup IMF ve Dünya Bankası na karşı çıkmazlardı, çıktılar. Amerika İsrail e kilitlenip Irak a hapis olduğu noktada Latin Amerika üzerindeki etkisini kaybetti. Ayrıca Afrika yı Çin ele geçirdi. O yüzden bugün uluslararası ceza mahkemesinde yargılanma kararı alan Beşir ne dedi biliyor musunuz bir basın toplantısı yaptı. Amerika üzerime çok geldi ama ben petrolü Amerika ya değil, Çin e verdim. Sudan petrolünü Çin e verdiğim için beni mahkemeye verdiler yargılatıyorlar. Peki, niye Sudan rejimi insan haklarına aykırı diyorlar. Peki, Suudi Arabistan şimdi insan haklarına uygun mu? Neden Suudi Arabistan şimdi yargılanmıyor. Orada da insan hakları yok ama petrol Amerikalıların elinde bitti mesele o zaman insan hakları falan söz konusu değil. Türkiye yi kullanabilselerdi bize de insan haklarını dayatmazlardı. 1 Mart teskeresine Türkiye hayır demeseydi kafamıza çuval geçirmezlerdi, kafamıza çuval geçirdiler. Şimdi İran savaşına hayır dediğimiz için, İran savaşında Türkiye yi kullanamadıkları için başımıza bunlar geliyor. Şimdi tabii oyunlar bozuldu, Türkiye alternatiflere kayma noktasına gelince de ayağımıza geliyorlar. Tablo budur bu çerçevede küreselleşme süreci durduysa insan haklarının artık siyasal amaçlı emperyal amaçlı kullanılması duracaktır. Ama şimdiye kadar Batı hep eleştirerek konuştu, şimdi de Doğu yu eleştireyim. Taraflılığımızı koruyalım çünkü dünyanın merkezindeyiz. Burası batı değil, burası doğu da değil. Batı merkezli bakarsanız burası Ortadoğu diyorlar hayır. Doğu Çin, Hindistan İslam coğrafyası, haritayı açın bakın burası dünyanın merkezidir. Biz merkez olarak hareket etmek zorundayız ama bu kimliği bizim gözümüzün ötesine taşımak için Batı merkezli baktıklarında burayı Ortadoğu ilan ediyorlar. Bununda sebebi kolumuzda taşıdığımız bu saattir. Bu saat ayarı nereden geçiyor greenwich. Greenwich nerede beş yüz yıl dünyayı yöneten Londra nın kenarı, siz Londra yı dünyanın merkezi olarak koyar saat ayarını greenwichten geçirir, buraya da Ortadoğu dersiniz. Ama jeopolitik kitaplara, atlaslara, dünya haritalarına bakarsanız, burası dünyanın merkezidir. Sorun buradadır. Dünyanın güçleri artık burayı ele geçirmek, dünyayı merkezden yönetmek istiyorlar ama özellikle İsrail projesi buna yöneliktir yapamadılar. İsrail projesi de iflas etti. Demin söylediğim gibi beş projeyi sayıyorum. Küreselleşme durdu iflas etti, Avrupa Birliği durmuştur iflas etti. Büyük Ortadoğu projesi Irak ta iflas etti, kuma gömüldü, çıkamıyor, kaçtılar, terk ediyorlar. Tabii büyük Ortadoğu olunca İsrail projesi de iflas etti bu süreç içerisinde İsrail de ayakta kalamayabilir. En son Avrasya stratejisinde Amerika nın Avrasya stratejisi de iflas etti, Afganistan da savaşı kaybediyorlar. Yavaş yavaş Çin öne geçiyor. Bugünkü geldiğimiz noktada Amerika nın ve Batı nın çok korktuğu üç tane konu var. Bir; Çin bir gece ansızın Kazakistan a girebilir. Çin in petrolü yok İran dan alıyordu kesiyorlar. İki; Rusya bir gece ansızın Gürcistan a girebilir. Daha geçen sene Osetya ve Abhazya yı Rusya Gürcistan dan kopardı. Bir gece ansızın Gürcistan a girebilir. Hindistan bir gece Pakistan ı işgal edebilir, çünkü Pakistan İngiliz emperyalizmi tarafından koparılmıştır. Pakistan da 200 milyon müslüman yaşıyor ama Hindistan da 300 milyon müslüman yaşıyor. Dünyanın en büyük müslüman ülkesi Endonezya değil Hindistan dır. 9

10 Bir buçuk milyarlık nüfusun içinde hala 300 milyon müslüman yaşıyor. Demek ki, batı üstünlüğü belirli bir noktada bitebilir. Rusya güneye inerse, Çin batıya kayarsa Hindistan kuzeye çıkar. Sorun bunun önlenmesidir. Bunu önlemek için Avrasya stratejisi büyük Ortadoğu ılımlı İslam bunlar hikaye hepsi geride kaldı. Clinton ne diyor; Türkiye yi anayasal düzeniyle olduğu gibi kabul ediyoruz. Ilımlı İslam dan vazgeçtik diyor. Ama öbür tarafta bir neo tarikatın hocasını da orada ellerinin altında tutuyorlar. Gelinen noktada bu beş kuruşu iflas ettiği içindir ki bundan sonra da gerçek insan hakları tartışması, gerçek insan hakları mücadelesi başlayacaktır. O da kültürel haklar öncelikli değil, siyasal haklar, hukuk hakları ve ekonomik haklar çünkü kapitalist sistem eşitsizlikcidir. Bütün dünyanın sömürüsüne dayanır. İngiltere merkezli Batı Amerika merkezli yapıya dönüşünce bütün dünyayı 20.yy da da sömürmüşlerdir. Şimdi artık bütün dünya ülkeleri uyanmıştır kendi kaynaklarına kendi geleceklerine sahip çıkmak istiyorlar ve bu noktada da yeni bir insan hakları dönemi başlıyor. Bu arada insan haklarını sadece kültürel haklar azınlık hakları, bağlamında değil, gerçek anlamda hukuki, siyasi ve ekonomik dünya haklarını sömürmeyen dünya ülkelerini sömürge durumuna düşürmeyen, dünya ülkelerinin dünya haklarının kendi haklarına sahip çıkmasını hepsinin dünya zenginliğinin paylaşmasını sağlayacak yeni bir mücadele dönemi geliyor. Bu yeni mücadele uluslararası hukuka uygun bir şekilde demokratik süreçlere uygun olarak dünya hakları tarafından yapılacak ki bunun da adresi bakın size demin konuşmamın başında dünya devletinin merkezi olarak New York u gösterdim, küreselleşmenin merkezi orasıdır çünkü dünya devleti oradadır. Ama şimdi bir alternatif küreselleşme gündeme geldi son on senedir. O da biliyorsunuz Brezilya da sahilinde bir küçük kasaba alternatif küreselleşmenin merkezi seçilmiştir; Porto Alegre. Porto Alegre de başlayan süreç alternatif küreselleşmenin merkezidir. Latin Amerika nın öncülüğünde, Brezilya nın öncülüğünde Hindistan ın ve Çin in desteklediği bir süreç başlamıştır. New York merkezli ve her sene kış aylarında şubatta toplanan dünya ekonomik forumunun alternatifi Brezilya da Porto Alegre de dünya sosyal forumu olarak kurulmuştur. Ekonomiyi esas alan kapitalist sistem ekonomik düzeni esas alıp ona uygun hukuki ve siyasi düzen kurmak istiyor. Ama ekonomi esas alındığı noktada Batı emperyalizminin yarattığı haksızlıklar dünya ülkelerinin sömürülmesine neden olduğu içindir ki dünya ülkeleri ekonomik foruma karşı sosyal forumu, sosyal hak ve özgürlükleri, ekonomik hak ve özgürlükleri gündeme getiriyorlar bu noktada küreselleşmenin artık batı merkezli kapitalist emperyalist bir çizgide devam etmesi söz konusu değil. Ama buna karşın Latin Amerika, Afrika ve Asya ülkeleri 200 e yakın dünya ülkelerinin bir araya gelerek mevcut ülke ve devlet düzenlerini koruyarak Birleşmiş Milletler çatısı altında sahip oldukları hak ve özgürlüklerine koruyarak geleceğe dönük dayanışmacı bir küreselleşme buna solidarist-globalizm diyorlar. Konuşmamın başında emperyalist küreselleşmenin sloganını size Osmanlının bugünkü devamıyız ve emperyal saldırı noktasında batı merkezli saldırgan küreselleşmenin sloganı küresel balkanizasyon ama buna karşın alternatif sosyal forumun gündeme getirdiği alternatif küreselleşme nedir? Solidarist globalizasyon yani dayanışmacı, nasıl dayanışmacı? Ülkeler devletler haklarını koruyacaklar kazanılmış haklarını koruyacaklar devletler yıkılmayacak, parçalanmayacak, etnik kimlikler ön plana çıkmayacak. Dördüncü grup olan kültürel haklar ön plana çıkmayacak ama Avrupa birliğinde ulusal azınlıklarını koruma sözleşmesi imzalayıp Avrupa ülkelerinin parçalanmasını dayattılar işte Avrupa Birliği bu yüzden dağıldı. Çünkü Fransa AB içerisinde dağılmak istemiyor. Almanya dağılmak istemiyor, İngiltere hiç istemiyor. Dünyayı beş yüz yıl yönetmiş olan Avrupa nın büyük ülkeleri 10

11 AB içerisinde Kopenhag kriterleriyle dağılma noktasına gelince bunu durdurdular. Kendileri için durdurduklarını bizim için devam ettirmek istiyorlar. O nedenle üzerimizde baskı var. Bu çerçevede bakın bir hukukçu olarak söylüyorum Avrupa İnsan Hakları mahkemesi kararlarına bakın maalesef Türkiye ile ilgili kararlarla diğer ülkelerle ilgili kararları karşılaştırdığınız zaman Avrupa merkezli bakış açısını Türkiye ye çifte standart uyguladığını görüyorsunuz. Bunları kabul etmek mümkün değil. Biz de bir ülkeyiz biz de bir devletiz. Ayrıca bizim arkamızda Selçuklu ve Osmanlıdan gelen bin yıllık devlet geleneği var. İsrail 60 yıllık devlet Amerika 200 yıllık devlet, onların devlet birikimi yok ama İngiltere bin yıllık devlet şuanda dünyayı yöneten bilgi yükü Amerika da değil. Yanılmayın bilgi gücü olarak şuan dünyayı hala İngiltere yönetiyor, Amerika üzerinden İsrail de Amerika üzerinden dünyanın geleceğine konmak istiyor, yapamadı. Başta İngiltere ile karşı karşıya geldiler şuan İngiltere ile iktidar kavgası Amerika İngiltere ve İsrail arasında veriliyor. Türkiye de de iktidar kavgası İngiltere ve İsrail arasındadır. Partiler arasında değil, partilerin arkasına bakın siyasetin arkasına bakın, siyasetin dış boyutuna bakın göreceksiniz güç kimin elinde güç bilginin elinde, güç paranın elinde, güç teknolojinin elinde. Hepimizin cebinde telefonlar var değil mi? Bitti teslim oldunuz. E devlet demek ileri devlet güçlü devlet demek değil. Bir hukukçu olarak söylüyorum esir devlet teknolojide esire alınmış devlet. Haberleşme özgürlüğü yok, dünya uydudan yönetiliyor bir dava ile ilgili olarak beş milyon sayfa telefon kaydı var Ahmet şunu aramış, Mehmet şunu aramış diye çıkmıyor. Bilgisayar programlarından otomatik olarak ayarlanıyor en üst teknolojide uydular aracılığıyla her şey tespit ediliyor. Teknoloji olağanüstü, para gücü olağanüstü, tabii hem para hem de teknoloji olduğu zaman dünyayı yönetenler de dünyanın başına her türlü belayı salıyorlar. Çünkü azınlıktalar. Artık yedi milyar insanı yönetemiyorlar Batı merkezli olarak. Yirmi yıl içerisinde Rusya nın, Çin in ve Hindistan ın dağılması gerekiyordu, yapamadılar. Rusya yı dağıtamadılar. Sovyetleri dağıttılar Türkiye yi dağıtması gerekiyordu, dağıtamadılar. Türkiye ayakta kaldı. Şimdi o zaman parçalayarak, dağıtarak, etnik kimliklerle insan haklarını siyasi amaçlı kullanılmasıyla parçalanarak bir küreselleşme değil, artık mevcut devletleri kabul ederek yeni küçük devletler yaratma senaryolarından vazgeçerek yeni bir küreselleşme süreci gündeme gelecektir. Konuşmamın başından beri eleştiriyorum, küreselleşmeye karşıyım demedim. Dikkatinizi çekerim demedim. Amerika ya düşmanım demedim. Ama Bush insan hakları suçlusudur, savaş suçlusudur yargılanmalıdır dedim. Bush un yargılanması gerekir dediğim noktada Amerikan düşmanlığı değildir bu. Ayıralım, Amerikan halkıyla, Amerikan devleti ile bir meselemiz yok ama onun başına gelenler yanlış bir politika uyguluyorlarsa, Türkiye de nasıl şimdi emekli orgeneraller yargıya çıkıyorsa bir takım devlet adamları politikacılar bir buçuk milyon insanın haksız yere ölümüne sebep olanların da yargılanması gerekir. Siz bunları unutturmak üzere Darfur da, Sudan da olayları kışkırtıp dünya kamuoyunda Bush a yönelik tepkiyi Obama sonrasında yükselmesini önlemek üzere medyada Sudan ı öne çıkarıp El Beşir i insan hakları suçlusu ilan ederseniz, bu çifte standarttır. Bush u yargılayamayanlar Sudan devlet başkanının yargılanmasını ön plana alamazlar, önce kendine bakacaksın, önce kendini düzelteceksin önce bu standartları çifte konumdan kurtaracaksın bunu yapmadığın noktada uluslararası noktada hukuku çiğnersin, dünya vicdanını yaralarsın kanatırsın. Ciddi boyutlarda da karşı tepkileri yaratırsın ki işte bu karşı tepkilerin çıkmasını önlemek için son on senede biliyorsunuz 11 Eylül 9:11 olayları bu yüzden insan haklarının siyasal haklarının kullanılmasının kamuoyunda görülmesini yasaklamak üzere yaratılmış, bizzat Amerika tarafından uygulanmış bir senaryodur. Televizyonlarda konuşan bir profesör var Mahir Kaynak. 11

12 Aynen katılıyorum şöyle diyor ben şimdiye kadar çok şey söyledim ama burada bir kaynak vereyim isterseniz Mahir Kaynak diyor ki; el kaide ve Taliban a mektup göndermek istiyorsanız CIE e göndereceksiniz. Kendileri yaratıyorlar, çünkü başkaları ile mücadele etmek istemeyenler kendi yarattıkları kukla örgütlerle savaşıyorlar ki PKK nın dağdaki kamplarına gittiğiniz zaman İngiltere İsrail ve Amerika dan gönderilen sandıkları görüyorsunuz; İngiltere, Amerika, İsrail üçlüsü Almanya değil Avrupa yı dışlamışlar. Evet, Avrupa ülkeleri de devrededir ama şuan dünya gücü olarak Atlantik gücü Atlantik emperyalizmi İngiltere nin hazırladığı, Amerika nın temsil ettiği ve İsrail in bu bölgeye yansıttığı süreç içerisinde bu üçlü dünyaya karşı kullanmaktadır. Ama ilginçtir iktidar kavgasında Amerika tek merkezli çünkü Amerikan milleti yok, Amerika diye bir devlet var millet yok. Beş kez bulundum Amerika da Amerikalıların hepsinin çift kimliği var. Amerika böyle uğraşırsa kendisi dağılıyor. Amerikalı zencilerin 50 milyona yakın nüfusu var şimdi Amerika da güneyde toplanıyorlar Mississippi Florida arasında New Afrika, Yeni Afrika cephesini kurdular. Afrikalı zenciler yavaş yavaş bağımsızlığa gidiyorlar bunu önlemek üzere Obama yı başkan yaptılar. Amerika da dağılıyor. Kendisini toparlayamayan kendi arka bahçesine hakim olamayan 10 bin km ötede İsrail in çıkarları için Irak ta istediği düzeni kuramaz bitmiştir. Dünya bir akıl tutulmasına sürüklendi, medya aracılığıyla Türkiye de de medya gruplarını çökerttik medya gruplarını başkalarının eline veriyorlar ve sürekli olarak kampanyada kullanıyorlar. Ciddi bir beyin yıkama operasyonu ve bunun sonucunda da bir akıl tutulması yaşattılar dünyaya bu dönem bitmiştir. Teknolojik olarak aklınıza gelebilecek her türlü komployu düzenleye biliyorlar, paranın gücüne sahipler siyasi kadrolarla para bağlantılı olarak bunların elinde kullandılar ama o da bitti. Artık her şeyin bittiği bir noktadayız. Bakın 20 yıl geçti 20 yılda istedikleri düzeni kuramadılar. Küresel bir imparatorluk kuramadılar. Amerika merkezli bir dünya devletini gerçekleştiremediler ve bu bölgeyi ele geçiremediler. Şimdi Turkey the key ama Türkiye yi kim temsil edecek. Sorun burada eski politikalar bitti ve bugünkü siyasi yapıların hepsi geride kaldı. Şimdi yeni bir başlangıç gerekiyor nelerin olmayacağı kesin bitti, ama neyin olacağı belli değil daha. Türkiye toparlanır bir bölgesel yapılanma gündeme gelirse bir III. Dünya Savaşı önlenir. Bu yapılamazsa İsrail bir gece ansızın İran ı bombalayabilir. Sorun burada fanatik Siyonistler mi, çılgın Siyonistler III. Dünya Savaşı çıkaracaklar mı? Çılgın Türkler bir çılgınlık yaparak bunu önleyecekler mi? Bir büyük yazarımız boşuna Çılgın Türkler kitabını yazmaz. Biliyorsunuz I. Dünya Savaşı sonrasında burası yok ediliyordu. Bir çılgınlık yapıp bir kurtuluş savaşıyla bu devleti kurdu. Şimdi birileri bir çılgınlık yapıp dünyayı yok etme noktasındaysa bizim yeniden bir çılgınlık yapmamız gerekiyor, birilerinin dünyayı yok edici bu çılgınlığı önlememiz gerekiyor. Anlıyorsunuz değil mi, öyle her gece saatlerce televizyonlardakilerin söylediği gibi değil. O renkli cicili bicili gazetelerle böyle sizi avlamaya çalışanların yazdığı gibi de değil. Bakın Türkiye Cumhuriyeti nin başkentinde konuşuyoruz ve karşınızda bir hukukçu konuşuyor ve ne kadar kesin konuşuyor. Evet, tablo budur. İnsan hakları hukukun bir uzantısıdır, bir parçasıdır. Ama bunun siyasal amaçlı ve emperyal amaçlı kullanılmasına izin veremeyiz hatta daha da ileri gidelim mevcut hukuk sistemlerinin yıkılması için insan hakları kavramını kullanarak alternatif hukuk düzenleri yaratmaya çalışıyorlar, bunu da kabul edemeyiz. Sayıyorum; bir insan hakları, hukuki haklar, iki siyasal haklar, üç ekonomik haklar; sosyal ve ekonomik haklar, dört kültürel haklar, beş üçüncü kuşak haklar. Üçüncü kuşak haklar yeni yaşam düzeninin ortaya çıkardığı haklar. Siz bu beş kategori içerisinde temel hakları bırakacaksınız, küresel emperyalizmin çıkarları doğrultusunda azınlık haklarını ve kültürel haklarını empoze edip toplumları birbirine karşı karşıya getireceksiniz. 12

13 Alt kimlikleri kışkırtıp iç savaşlara dönüştüreceksiniz. Ya da küçük devletleri oluşturmak üzere Türkiye nin güneydoğusunda ve kuzey Irak ta olduğu gibi kukla devlet yapılarını emperyalizmin iş birlikçisi olarak gündeme getireceksiniz. Yok, öyle bir şey bakın güneydoğu halkı için aleyhte hiçbir şey söylenemedi bizim vatandaşlarımız ve insanımızdır. Bu coğrafyada bin senedir beraber yaşıyoruz. İçinizde akrabası olanlar olabilir. Bir hukukçu olarak konuştuğum noktada her türlü alt kimlikçiliğe hayır diyoruz. Her türlü ideolojik saplantıya hayır diyoruz. Her türlü cemaatçi bölünmeye parçalanmaya hayır diyoruz. İnsanlığın ve dünya düzeyinin ulaşmış olduğu üniversite çatısı altında konuşuyorum burası bir bilim merkezi, parti okulunda konuşmuyorum, cemaat okulunda konuşmuyorum. Bilim merkezinde konuşuyorum bilimin getirmiş olduğu bilgi birikiminden yararlanmak zorundayız üniversiteler üç büyük kentte değil, her kentte bir üniversite var. Türkiye yi artık dışarıdan yönetemezler Türkiye yi artık kendi çıkarlarına empoze edemezler dayatamazlar. Cemaatçi bir kimlikle Türkiye yönetilemez, Türkiye gerçekleştirmiş olduğu devrimi bırakamaz. Türkiye bir bilimsel devrim yaşadı. Türkiye imparatorluktan cumhuriyete geçti. Türkiye laik bir devlet kurdu. Türkiye Batı bilimini Türkiye ye getirdi çağdaş bilimi bu bilim yolundan geri dönülemez. Bilimi savunmak demek dine düşman olmak demek değildir. Dünya tarihi dinle bilimin savaş süreciyle belirlenmiştir bu noktada bir bilim merkezinde konuşurken bilime sonuna kadar sahip çıkacağız. Bilimden taviz vermek söz konusu değil. Ama bilimden vazgeçip hocanın tarikatının arkasından koşma numaralarına da Cumhuriyet Türkiye si evet diyemez. Dine karşı değiliz, herkesin din ve vicdan özgürlüğü vardır. Herkes din ve vicdan özgürlüğünü istediği gibi kullanılır. Bilimi savunmak demek dinsizlik değildir. Ama din adına da bilim düşmanlığı yapılmasına cemaatlerin üniversitelerde etkin olmasına da evet dememiz mümkün değildir. Bunun ikisini ayıracağız bakın bir kamu hukukçusu olarak bunları söylüyorum. Bu çerçevede artık insan haklarının siyasal ve emperyal amaçlı kullanma dönemi de bitmiştir. Gerçek boyutlarda insan haklarını alternatif bir küreselleşme sürecinde gündeme gelebilmesi için Türkiye nin bilgi birikimi yeterlidir. Türkiye burada Asya ve Afrika ülkelerine III. dünya ülkelerine öncülük etmek durumundadır. Batının yanı başında Batının sahip olduğu bütün bilgi birikimine sahip olan bir ülke olarak biz burada öncülük yapmak durumundayız ama bunu yapabilmek için de önce bizim toparlanmamız gerekiyor. Soru: Ben mütercim tercümanlık bölümü öğrencisi Emrah. Konuşmanızın da başında anlatmış olduğunuz Heinrich Kissinger ın kitabını okudum ve burada Churchil in politikasından bahsediyor. Uluslararası hukuk Amerika ya aittir. Uluslararası hukuka dünyanın herhangi bir yerinde müdahale edildiğinde Amerika buna müdahale etme şansına sahip oluyor. Biz kendi açımızdan insan haklarını değerlendirdiğimizde sürekli negatif olarak ele aldık. Peki, biz bu noktada 30 bin tane insanımızı katletmiş 30 bin tane askerimizi çoluğumuzu çocuğumuzu hatta bebeklerimizi bile öldürmüş bir terör örgütüne karşı yılardır bir mücadele içindeyiz ve bu bazı söylemlerde 72 saatte bitiyor, bazı söylemlerde 10 saatte bitiyor. Beş dakikada da bitiren oluyor. Siyasi irademiz var her şeyimiz var. Askeri gücümüz var. Bunun yanında diğer tarafta Türkmenler öldürülüyor. Bilinçli bir soykırım yapılıyor. Artık son dönem politikalarında Avrupa nın bilinçli olarak Dağlık Karabağ ismini vermiş olduğu Karabağ bölgesi var. Biz de bunu bir güzel dilimize yerleştirdik Lernayin diye Ermenice haliyle biz de bunlara katkıda bulunuyoruz. Pekala, biz daha ne bekliyoruz bu doğudaki Pkk sorununu çözmek için biz de insan haklarını bahane edip ya da dünyanın herhangi bir yerindeki Türklere, Türk asıllılara, Türkmenlere, Azerilere bir müdahaleyi göz önünde bulundurup bunlara müdahale edemez miyiz? 13

14 Prof. Dr. Anıl Çeçen: Türkiye nin tek başına müdahale etmesi durumu şimdiye kadar olmadı, çünkü biz soğuk savaş döneminden gelme Sovyetler Birliği ne karşı ki biliyorsunuz II. Dünya Savaşı sonrasında Stalin Türkiye den bazı illeri ve Doğu Anadolu dan bazı vilayetleri istedi. Bu çerçeve içerisinde Türkiye kendi güvenliğini Batı sistemi içerisinde aradı. Soğuk savaş döneminde NATO ya girdik. NATO dışında Türkiye nin hareket etmesine izin vermediler ama NATO giderek Amerika nın hegemonya örgütüne dönüştü ve İsrail Amerika yı yönetmeye başladığı noktada NATO burada Türkiye yi tehlikeye sokan İsrail in güvenlik örgütüne kavuştu ki bu da kabul edilemez. Çünkü bakın Türkiye de 30 bin kişi ölüyor. NATO bizi korumuyor aksine bölücü terör örgütünün arkasında İngiltere; Amerika ve İsrail desteği çıkıyor. Burada tabii NATO ittifakına karşı bağımsız hareket edemedi. Sovyetler Birliği dağılınca da tabii Varşova Paktı ortadan kalktı, NATO nun da görevi bitti. Varşova Paktı kurulmuş bir savunma örgütüdür ama Varşova Paktı sosyalist sistemi güvenlik örgütü olarak ortadan kalkmasıyla NATO nun da ortadan kalması gerekirdi. Ama NATO kalmadı NATO yu kullanan Amerika ve İsrail Siyonist lobiler ve dünya devleti küresel emperyalizm NATO yu küresel emperyalizmin bekçi örgütü hegemonya örgütü haline dönüştürdüler ki artık NATO orada savuma örgütü olmaktan çıktı. Saldırı örgütü haline dönüştü. Bugün NATO üyesi olan ülkeleri korumuyor Amerikan çıkarlarının bekçisi Afganistan a gitti. Ortadoğu ya da gelecekti Avrupa ülkeleri hayır dediği için Avrupa ile Amerika karşı karşıya geldikleri için NATO Ortadoğu ya gelemedi. Sorunun cevabı şu; Türkiye NATO Avrupa İttifakı içerisinde olduğu içindir ki bağımsız hareket edemedi ama artık Türkiye nin Avrupa nın dışında kalması kesinleşmiştir. Yüzde yüz değil yüzde bin beş yüz. Çünkü Avrupa Birliği diye bir şey yok, göstermelik. İkincisi Türkiye ile Amerika birbirine ters düşmüştür. Üçüncüsü Türkiye yi yok eden sürecin İsrail planı olduğu ortaya çıkmıştır. O küçücük İsrail Türkiye yi yok edecek şekilde plan ve programlı çünkü İsrail in bölgede etkin olmasının ikinci adımı Kürdistan ın kurulmasıdır. Kürdistan ı Kürtler kurmuyor İsrail kuruyor. Amerika yı kullanarak bunu görün. Bunları hep yıllarca yazıp çizenleri biz dışladık hep. Ben üniversiteden iki kez atıldım. Benim gibi bunları söyleyenler üniversiteden atılmayı bırakın siyaset medya basın her yerden dışlandı. Gerçeklerin söylenmesi önlendi Türkiye de baskıyla. Bu kadar baskı Türkiye nin bağımsız hareket etmesini de önledi. Çünkü Türkiye nin şöyle bir etrafına bakması demek eski Osmanlı Hinterlandını ve eski Selçuklu yapılanmasını görmesi demekti. Siz bakmayın şimdi yeni Osmanlı vizyonuna televizyonlarda her akşam gerçekler ortaya çıktı, bizi uyutmak üzere yeni Osmanlı vizyonu televizyonlarda İlber Ortaylı yı görüyorsunuz değil mi? İsrail merkezli çalışıyor benim arkadaşımdır. Yeni Osmanlı vizyonu ne demek biliyor musunuz? Amerika için balkanlara Türkiye nin müdahale etmesi demek. Balkanlardaki müslüman toplulukları Türkiye ile Müslümanlarla bağlantı kurarak Avrupa nın balkanlardaki etkisini kırmaya çalışıyorlar yeni Osmanlı ile bizi oyalıyorlar. Başkentin İstanbul a taşınması demek Ankara daki devletten rahatsızlar tasfiye edecekler. Ankara daki devlet zaten yarı yarıya tasfiye ettiler ve başkenti de İstanbul a taşımaya çalışıyorlar. Merkez bankası gittiği gün Ankara da devlet biter. Bağımsız para basma yetkisi olmayan hiçbir siyasi güç devlet olarak devam edemez. Ekonomik merkezmiş ticaretmiş bunlar hep hikaye, palavra kamuoyunu kovalama taktikleridir. Devlet olmaktan çıkıyorsunuz. Böyle bir aşamada Ankara devletinin yarısını kaybetmiş AB süreci içerisinde uyum paketleri diyerek bizi tasfiye ediyorlar. Ulusal program diyerek ulus devleti ortadan kaldırıyorlar. Oyun oynuyorlar bizle ve işbirlikçi politikalarla da bunu gerçekleştiriyorlar. Türkiye de bize baskı yapıyorlar. Bunları artık daha fazla kabul edemeyiz edersek Yugoslavya gibi yok olacağız. Bu noktada tabii Türkiye kendi iç meselesine devletin gücü devlet küçültülerek serbest 14

15 piyasa ekonomisi diyerek Türkiye nin bütün zenginlikleri yabancılara satılarak alt kimlikler hortlatılarak Türkiye nin eyaletlere bölünmesi zorlanarak Türkiye kendini koruma savunma noktasında bırakılmıştır. Kendini koruyamayan bir ülke de çevresine etrafına bakamamıştır. Ama şimdi bundan sonra hem artık benim gibi aykırı şeyleri dile getiren hocaların zaman içerisinde haklı olduğu ortaya çıktığı noktada artık Türk toplumunu bir daha aldatamazsınız. Bakın merkez sağı kullandılar, merkez sağ çöktü. Merkez solu kullandılar, merkez sol çöktü. Kullanamadıkları bir dinciler vardı ama o başında da batı emperyalizmine karşı bir adam vardı, yaşlı bir adam onu attılar ve öğrencilerini getirdiler ve yola devam ettiler. O da bitti artık kullanacakları alternatif yapı kalmadı. Anlattıklarım siyasi özettir. Burada Ecevitlerin, Demirellerin, Özalların suçu çok büyüktür. Merkez sağ ciddi boyutta milli devlete sahip çıksaydı onlar devam ederdi. Ulusal sol Ecevitlerle Baykallarla ciddi boyutta devam etseydi, onlar devlete sahip çıkarlardı bugünkü iktidar olmazdı. Onlar batının düven suyuna gidince hakkın tepkisini İslami kesime yönlendirdiler. Ekonomik çöküşü tırmandırdılar cemaatlere müsait ortam yarattılar. Yanlış mı? Binnaz Toprak Boğaziçi Üniversitesi nde ciddi boyutlarda Anadolu yu gezip rapor yayınladı, internet sitelerinden girin göreceksiniz. Hepsi açık ortada. Oyun oynuyorlar o zaman Türkiye nin merkezi gücünü toparlamasını önlemek, Türkiye nin bölgesine bakmasını önlemek bölge ile dayanışma içerisine girmesini önlemek isteyenler Türkiye yi sürekli olarak iç meselelere iç kavgalara sürüklüyorlar ki bunların aşılma noktasına gelindiğinde ekonomiyi çökertiyorlar. Ekonomiyi de ciddi boyutlarda toparlamamız gerekiyor. Halil İbrahim Ülker: Dünya düzeni dediğimiz küreselleşme olgusu ne ekonomik olarak ne de siyasi olarak çokta başarılı olmadı. Prof. Dr. Anıl Çeçen: İflas etti, çünkü sahte bir cennetti. Ne dediler biliyor musunuz? Beşte bir toplum. Yani bütün dünyanın beşte biri yüzde yirmisi zengin olacak, yüzde seksen de orta halli olacak. Sonuç ne oldu yüzde bir aşırı zengin oldu, yüzde doksan dokuz fakirleşti. Orta tabakalar çöktü. Ekonomik haklar sosyal haklar olmadan kültürel haklar olamaz. Halil İbrahim Ülker: Yani vaat ettiği şeyler küresel demokrasi, küresel refah küresel huzur bütün bunlar olmadı aksine küresel savaşlar krizler gerginlikler de oldu. Yenidünya düzenindeki başarısızlığı iflası mutlaka jeopolitik yapıya da etki edecek. Bahsettiniz ben size bir baskı yapmış olmayayım ama biz bir spekülasyon yaparsak yani yeni aktörler kimler olur. Olası bloklar nasıl gelişir acaba? Geçmişi çok güzel açıkladınız, çok güzel örtüştü. Gençler için açıklayıcı oldu. Bundan sonraki dönem için öngörüler neler acaba? Prof. Dr. Anıl Çeçen: Konumuz küreselleşme ve insan hakları olduğu için ben bu bazda konuştum ama biliyorsunuz benim uzman olduğum alanlardan birisi jeopolitik ve stratejidir. Ben Türkiye de birçok okulda ve askeri okullarda jeopolitik ve strateji dersleri veren bir hocayım aynı zamanda. Bilmeyenler için tekrar ediyorum; adım Anıl Çeçen: Ankara Hukuk Fakültesi Öğretim üyesiyim. İnternet sitesinden girerseniz benim makalelerimi görürsünüz. Benim bu konularda yayınlanmış 25 tane de kitabım var. Lütfen takip edin. Şimdi sizin sorunuza gelelim. Bizim bu konuda alternatif projelerimiz var. Gördüğünüz gibi çok net konuşuyoruz ve hazırlıklıyız. Türkiye hazırlıklıdır. 15

16 Önümüzdeki dönemlerde Türkiye merkezi konumunu iyi değerlendirebilir. İyi bir çıkışı örgütleyebilirse kendi içerisinde önümüzdeki dönemde küresel aktörlerden birisi Türkiye olabilir. Bu şansa sahibiz. Tabii Amerika İsrail in baskısından kurtulabilirse, küresel sermaye gerçekleri görebilirse ve III. Dünya Savaşının önlenmesi istenirse, III. Dünya Savaşı nı önleyecek tek ülke de Türkiye dir ve Türk Silahlı Kuvvetleridir. Bu noktada bizim Amerika ile kavga ve savaş etmememiz lazım, Amerika ile birbirimizi anlayarak hareket etmemiz lazım. Ağzımdan Amerikan düşmanlığı çıkmıyor. Ama Türkiye yi de sonuna kadar savunuyoruz, Amerika nın emperyal politikalarına da tamamen karşıyız. Bugün dünya iki kutuptan tek kutuba geçmek için zorlanıyor. Küreselleşme 20 senedir zorlaştı. İkinci kutup çökünce Amerika merkezli tek kutup yaratılmak için baskı yapıldı, terör kullanıldı, savaş kullanıldı. Ekonomik kriz şimdi kullanılıyor. Olmadı. Peki, bugün reel politika vardır, gerçek koşullar ideal politika vardır. Bakış açınızla idealize ettiğiniz görmek istediğiniz şimdi reel politika zamanı tek kutuplu dünya olmadı. İki kutuplu dünya bozuldu ama şimdi artık çok kutuplu dünya var. Rusya kendi başına bir kutuptur. Çin bir kutuptur. Hindistan bir kutuptur. Brezilya ve Latin Amerika bir kutuptur. Avrupa bir kutuptur. Amerika bir kutuptur. Şuan altı kutup var dünyada altı kutuplu bir dünyadayız. Tek kutup yok, altı kutup var. Artık Amerika nın her dediği olmaz. Bitti o dönem Avrupa nın dediği de olmaz, çünkü Avrupa ile Fransa karşı karşıya artık Almanya Rusya ile beraber hareket ediyor, Amerika ya karşı. Çünkü Fransa yı Amerika yönetiyor, Sarkozy ile beraber. Böyle bir noktada altı kutuplu bir dünya var. Dünyanın merkezinde de boşluk var. Eğer Amerika çekildikten sonra dünyanın merkezinde bölgesel yapılanma olmazsa İsrail saldırır. Emperyal güçler provokasyona devam ederler. Ortadoğu yu bu sefer Rusya, Çin, Hindistan işgal etmeye kalkar. Ortadoğu nun Rusya, Çin ve Hindistan tarafından işgal edilmemesi için Avrupa nın gücü yok yapamaz. Amerika geri çekildikten sonra Ortadoğu da bir bölgesel birlik kurulma zorunluluğu var. Bu Atatürk ün dış politikasıdır. II. Dünya Savaşı na karşı devletimizi kuran Atatürk Sadabat Paktı adı altında Türkiye nin komşuları ile bir araya gelerek güvenlik örgütünü Sovyetler Birliği ve Batılı emperyalistlere karşı kurmak üzere devreye girmiştir. Şimdi aynı noktadayız. III. Dünya Savaşı nın çıkmaması için Amerika sonrasında emperyal güçlerin Ortadoğu ya girmemesi için Ortadoğu ülkelerinin bir araya gelerek Avrupa ülkeleri gibi bir bölgesel birlik kurmaları gerekmektedir. Terörü tek başına hiçbir ülke koruyamaz. Çünkü bakın Pkk terörü dört beş ülkede birden devam etmektedir. O zaman teröre ve savaşa karşı tıpkı eski Bağdat Paktı gibi eski Cento gibi eski Sadabat Paktı gibi bölgesel paktın kurulması gerekiyor. Burada Türkiye nin öne geçmesi gerekiyor. Türkiye nin merkez olması gerekiyor. Türkiye jeopolitik olarak bu noktada merkez ülke olarak hareket ederse, Amerika Türkiye yi desteklerse o zaman dünyanın merkezindeki bu boşluk önlenir. İsrail sınırlarına geri çekilirse Ortadoğu da devlet olarak kalabilir. Ama İsrail büyümek için sürekli saldırır bir III. Dünya Savaşı yaratmak isterse o zaman İsrail in boşaltılması gündeme gelebilir. Dünya tarihinde Yahudi devleti İsrail Ortadoğu da üçüncü defa kurulmuştur. İki defa Yahudiler bölgeden sürülmüşlerdir. Birincisi biliyorsunuz Babil Krallığı dönemi Mezopotamya ya, ikincisi de Roma Krallığı dönemi Akdeniz e dağıtılmışlardır. Şimdi Ortadoğu da üçüncü defa kurulan İsrail in ayakta kalabilmesi için mevcut yapısıyla bölgede bir barış için geri çekilmek ya da saldırgan politikalardan savaştan vazgeçmek gibi bir durum söz konusudur. İsrail in elinde beş yüz atom bombasını İsrail in keyfi kullanımına bırakılamaz. Bıraktığınız zaman III. Dünya Savaşı nı çıkartacak ülke İsrail. O zaman yeni bir dünya düzenine gerek var. Altı kutbun bir araya gelerek ortak bir yenidünya düzeni oluşturması gerekir. 16

17 Altı kutup arasında savaşın çıkmaması için dünyanın merkezinde merkezdeki ülkelerin bir araya gelerek yedinci bir kutup oluşturmaları gerekiyor. Burada benim modelim ki ben bunu kitaplarda da yazdım. Azerbaycan ın başkenti Bakü de ikinci bir Bakü kurultayının toplanmasıdır. İkinci Bakü kurultayında Türkiye İran ortaklığı ile Azerbaycan, Gürcistan, Irak ve Suriye nin bir araya gelmesi bölgenin Ortadoğu ülkelerinin bir araya gelmesiyle birlikte bölgesel birliğin altı kutuba karşı bir yedinci kutup olarak merkezde oluşturulmasıdır. Bu yedinci kutup kurulursa Ortadoğu da terör ve savaş önlenir. Üçüncü dünya savaşı önlenir ve çok kutuplu dünyada Birleşmiş Milletler yeniden düzenlenerek ve güvenlik konseyi üye sayısı artırarak Birleşmiş Milletler kararları bağlayıcı bir noktaya getirilerek dünya düzeni yeniden kurulabilir. Dünyada barışın güvence altına alınabilmesi için bütün silah şirketlerinin ve silah fabrikalarının bulundukları devletler tarafından devletleştirilmesi ve hepsinin kontrolünün Birleşmiş Milletlere devredilmesi gerekir. Tek kutuplu dünya tek merkezli dünya ancak bu şekilde olabilir. Bugün altı kutbun üstünde uluslararası güç olarak Birleşmiş Milletler i güçlendirerek yeniden kurulması gerekir aksi taktirde Rusya da, Çin de, Hindistan da, Brezilya da, Amerika da kimseyi dinlemez bunlar çok büyük ülkelerdir, hepsinin nükleer güç vardır. Sadece küçücük İsrail de yok. Zaten İsrail de büyümek için atom bombasıyla bütün Ortadoğu yu kendine bağlayarak dünyanın merkezinde yedinci büyük güç olarak Amerika nın yerini almak ve dünyayı Ortadoğu dan yönetmek istiyor ama dünyanın gücü yetmez ve bölgede de çok büyük ülkeler var bu en az on yıl süren savaşa neden olabilir bir üçüncü dünya savaşına neden olabilir. Nükleer silahların kullanılmaması gerekir. O zaman bütün nükleer silahların, bütün silah şirketlerinin, bütün silah endüstrisinin Birleşmiş Milletlere bağlanarak dünya Miletlerinin ortak katıldığı Birleşmiş Milletler genel kurul kararıyla uygulamaların gelişmelerin denetlenmesi gerekir. Hiçbir ülkenin kendi başına nükleer silah ve insanlığı yok edecek silahları kullanmaması gerekir. İnsanlığın en başlıca hakkı yaşama hakkıysa bu dünyada yedi milyar insanın yaşamını güvence altına almak için üçüncü dünya savaşı riskinin ortadan kalkması gerekir. Dünyada barış düzeninin güvenceli bir şekilde kullanılması gerekir. Amerika kurucusu olduğu Birleşmiş Milletler kararını İsrail yüzünden iki yüz defa çiğnemiştir. Biliyorsunuz İsrail in kuruluşu meşru değildir. bütün devletler halkın ortak katılımı ile ve bir referandum sonucunda kurulur. Halk oylamasıyla İsrail de bu olmadı, çünkü İsrail kurulduğunda Filistin nüfusu Büyük çoğunlukta Arap tı. İsrail devleti BM ler kararı ile kurulmuştur. İsrail varlığını BM lere borçludur. Ama en fazla Birleşmiş Milletler kararını yine çiğneyen İsrail dir. Kendisiyle ilgili seksenden fazla kararı çiğnemiştir. Birleşmiş Milletler diye bir kurul var, bütün dünya ülkeleri buna saygı gösteriyor kararları uyguluyor ama Amerika ve İsrail bunu devamlı çiğniyorlar. Yok, öyle bir şey. Siz kendi kurduğunuz düzeni ayaklar altına alırsanız kimseye dinletemezsiniz. Bugün dünya politikasında kaos o yüzdendir. Bakmayın siz Türkiye deki siyasilerin konuşmamasına, asker konuşmaz, diplomat konuşmaz, memur konuşmaz. Siyasiler de dış destekler geldikleri için hiç konuşamazlar. Birilerinin konuşması lazım bu dünya barışının ayakta kalması için. Bizim gibi birtakım adamlar yasa dışı konuştuğumuz noktada sizin aldatılmanız, medya küresel sermayenin güdümünde toplumları akıl tutulmasıyla esir alınması önerilir. Bunu yapmaya çalışıyoruz. Mesele sadece görüldüğü gibi hak ve özgürlük değildir. Hepsinin arkasında jeopolitik gerçekler vardır. Devletlerin çıkarları vardır. Devletlerin düzenleri vardır. Bunları görmek zorundayız. Ergenekon davasını da bu kapsam içinde değerlendirebilir miyiz? 17

18 Prof. Dr. Anıl Çeçen: Elektronik her şey izleme altındadır. Sizinle ilgili olarak bütün elektronik haberleşme araçlarınız kontrol altındadır. Kurduğunuz ilişkilerde artık elektronik ciddi bir güvensizlik yaratmıştır. Ergenekon da bu sürecin uzantısıdır. Türkiye üzerindeki bu kapışmanın sonucunda saflar karşı karşıya gelmiştir. İzin verirseniz devam etmekte olan bir dava ile ilgili bir yorum yapmayayım. Çünkü burada topluma açık konuşuyorum. Özel olarak çıktıktan sonra görüşlerimi size açıklayabilirim. Şimdi gelelim Latin Amerika ya eğer bir savaş çıkarsa bir beklenti şudur Brezilya ve Venezüella önderliğinde Latin Amerika ordusu ABD ye güneyden saldırıp da işgal edecektir. Haritaya göre Amerika iki okyanus arasındadır ve güvenlidir. Amerika ya dıştan saldırı olamaz derler ki 11 Eylül saldırısı Amerikalıların bizzat kendi kendilerine yaptıkları bir senaryodur. Çünkü 11 Eylül olmasaydı Irak ve Afganistan a saldıramazlardı. Haklı olmak için bu saldırıyı yapıp dünyayı aldattılar. Bush o yüzden suçludur aynı zamanda. Latin Amerika güneyden bir hareketi çok ciddi boyutta örgütlemektedir, çünkü en son yapılan Latin Amerika zirvesine 33 ülke katıldı. Ada ülkelerin hepsi katıldılar. Ve hepsi ortak imza Amerika NATO yu dünyaya yönelik saldırı örgütü olarak kullanırsa biz de SATO yu kurarız dediler. NATO nun açılımı North Atlantic Treaty Organization dir. Brezilya ve Venezüella önderliğinde kurulan olan Latin Amerika askeri örgütünün adı SATO. South Atlantic Treaty Organization. Amerika kuzeyde saldırgan örgüte dönüştürürse NATO yu biz de güneyde savunma örgütümüzü kurar Amerika ya karşı saldırıya geçeriz diyorlar ki Amerika çok ciddi boyutta Meksika ile karşı karşıya kalabilir. Çünkü Meksika da bu birliğin içerisindedir. Meksika yı Latin dünyasından koparmak üzere Nafta nın içerisine aldı Amerika ama bunu başaramadı. Meksika yı kontrol edemiyor güney eyaletleri hızlı bir şekilde Meksika ya ve Latin işbirliğine kayıyorlar. Çünkü Amerikan yönetiminin bu saldırgan tavrı ve ciddi boyutlarda Latin ülkeleri rahatsız ediyor. Bu çerçevede eğer savaş Ortadoğu da başlarsa tekrar ediyorum SOTO kuruluş süreci başlamıştır kararı almışlardır. Amerika Birleşik Devletleri ne karşı gerçek tehlike güneyden Latin ordusunun kurularak SATO adı altında Meksika üzerinden ABD ni işgal etmesi gündemdedir. Tablo budur demek ki alternatif süreç bir gecede Kazakistan a girebilir. Rusya bir gecede Gürcistan ı işgal edebilir. Hindistan bir gecede Pakistan a girebilir, o nedenle Pakistan ı Amerika karıştırıyor zaten, Hindistan müdahale etmesin diye o kaostan yararlanarak Hindistan ı vuruyorlar. Hindistan ı vuruyorlar oynamasın diye, çünkü Çin ve Hindistan ı Amerika karşı karşıya getirip bir III. Dünya Savaşı nda bir buçuk milyarlık iki ülkeyi çarpıştırmak istediler yapamadılar. Buna karşın Çin ve Hindistan bir araya gelerek askeri dayanışma ittifakı kurdu Amerika ya karşı. Görüyorsunuz demi artık bitmiştir. Amerika için tek bir yol kaldı söylüyorum; Türkiye yi desteklemek. Türkiye merkezli bölge yapılanmasını oluşturmak İsrail politikalarından uzaklaşmak, İsrail in bir süre köşede kalmasını sağlamak, İsrail bir süre köşede kalırsa dünya kamuoyunun İsrail tepkisi ortadan kalkabilir. Ama İsrail bir süre kendi köşesine çekilecek. İsrail de son seçimlere bakın tartışma konusu neydi? İran a kim atom bombasını daha önce atar. Üç parti bu konuda yarıştılar. Ve en fanatik adam Benjamin Netanyahu geldi, başbakan oldu. İlk hedefi İran a atom bombası atmaktır. O zaman İsrail deki bu durum önlenemediği sürece birinci dünya savaşı riski devam ediyor. Amerika çok hızlı hareket etmek zorunda Türkiye yi desteklemek zorunda, Türkiye merkezli İran, Irak Suriye, Azerbaycan ve Gürcistan bir araya gelerek dünyanın merkezinde bir devleti merkezler birliği kurmak zorunda. Buna bağlı bir askeri ittifakta CENTO adı altında merkezi örgüt olarak devreye girmek zorunda ancak bu şekilde terör ve savaş önlenebilir bu şekilde İsrail kontrol edilebilir. Bu şekilde dünyanın merkezine Çin Hindistan ve Rusya nın girmesi önlenebilir. 18

19 Amerika bu gerçeği görerek Türkiye yi desteklerse Türkiye nin alternatif plan ve programları hazırdır. Bu çerçevede konuya baktığımız zaman demek ki alternatifsiz değiliz, çözümümüz var. Bütün mesele Türkiye nin toparlanarak bu çözümü savunan güçlerin ve siyasi iktidarların Türkiye nin başına göreve gelmesidir. 19

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ!

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! 2009 yılında faaliyetlerine başlayan Yunus Emre Enstitüsünün bugün itibariyle dünyanın birçok yerinde kültür merkezleri bulunuyor. Afganistan - Kabil Almanya

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 29. Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı 4. İstanbul Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı 9. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Hazırlayan TEKNİK Fuarcılık

Detaylı

Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler

Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler Oğuzhan KAYA TKHK Kaynak Geliştirme Daire Başkanlığı khk.kaynakgelistirme@saglik.gov.tr www.tkhk.gov.tr Slayt1/28 Bakanlığımızın 2013-2017

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Türk altın mücevherat üretim geleneği çok eskilere dayanmaktadır.

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013 TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul 1 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMA KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN

Detaylı

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE Fevzi Karamw;o TARIH 10 FEN LisESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 i

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015

Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015 Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015 ( TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Röportajı 15.06.2015 Küresel Bakış Programı TRT Türk İstanbul ) Dünya küresel teröre çözüm arayışında

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER Türkmenistan da Siyasal Rejimin Geleceği: İç ve Dış Dinamikler Açısından Bir Değerlendirme Yazar: Haluk ALKAN Özet: Türkmenistan, çok yönlü özelliklere sahip bir ülkedir. Sahip

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASI ULUSLARARASI İŞBİRLİKLERİ. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Uluslararası İlişkiler Birimi

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASI ULUSLARARASI İŞBİRLİKLERİ. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Uluslararası İlişkiler Birimi YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASI ULUSLARARASI İŞBİRLİKLERİ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Uluslararası İlişkiler Birimi Yükseköğretim kurumlarının yurtdışındaki yükseköğretim kurumları ile işbirliği kurmak

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi 2025 yılına gelindiğinde Türkiye küresel büyümeye katkıda bulunan önemli ülkelerden biri olacak. Türkiye'nin küresel büyümeye katkı yapabilmesi için ''teknoloji kabulü ve faktör yeniden dağıtımı yoluyla

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF)

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF) ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİ 269.665.223,68 305.580.419,69 13,32 ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 2 IRAK 155.240.675,64 92.044.938,69-40,71 ALTINDAN MAMUL

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 23.07.2014 Jak ESKİNAZİ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seçim maratonu devam ediyor Cumhurbaşkanlığı Seçimi, ülkenin en sıcak gündemi 10 Ağustos'ta

Detaylı

ERASMUS + YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMI 2015-2016 DÖNEMİ "ORTA ASYA" BÜTÇE KATEGORİSİNE AİT LİSTE

ERASMUS + YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMI 2015-2016 DÖNEMİ ORTA ASYA BÜTÇE KATEGORİSİNE AİT LİSTE "ASYA" BÜTÇE KATEGORİSİNE AİT LİSTE Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2015 1 TR01 KA107 021130 Hindistan 30.249,50 Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2015 1 TR01 KA107 021130 Nepal 5.044,92 Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Detaylı

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Bilgilendirme Sunumu 22 Temmuz 214 Ankara 1 AJANDA 1) Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Görünüm 2) Dış Ticaretimizdeki Gelişmeler 3) Bölgesel Gelişmelerin Dış Ticaretimize

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI 2 de 8 de 11 de AK 8de YIL: 2012 SAYI : 166 10-17 ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 10 da AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI 2014

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini biliyor Haritadan bakıp sıralayabilir misin? 1 AB nin nüfus olarak en kalabalık üye ülkesi hangisi olabilir sence? 5 Avrupa Birliği

Detaylı

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI TÜRK ULUSAL AJANSI AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı HAYATBOYU ÖĞRENME GENÇLİK Aralık 1999 2002 Helsinki Zirvesi - Topluluk

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Papa'nın yardımcıları ziyaret için gelip gerekli görüşmeleri bile yaptılar. Bundan sonra neler yaşanacak?

Papa'nın yardımcıları ziyaret için gelip gerekli görüşmeleri bile yaptılar. Bundan sonra neler yaşanacak? Papa 16. Benedikt'in Almanya'da sarfettiği İslam dini kılıç dinidir sözlerini Türliye'nin tek Oksidantalisti- Hıristiyan bilimcisi olan araştırmacı yazar Aytunç Altındal Yeniçağ'a değerlendirdi. Bu sözlerin

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ.

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ. SUB Hamburg A/612838 Prof. Dr. Karam Khella Tarihin Yeniden Keşfi ÜNİVERS ALIST TARİH Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı Çeviren: İsmail KAYGUSUZ İÇİNDEKİLER SUNUŞ ; r.r. 10 YAZARIN TÜRKÇE BASIMA

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ 1 AB İLETİŞİM STRATEJİSİ (ABİS) NEDİR? Türkiye - AB müzakere sürecinin üç ayağı: 1- Siyasi reformlar 2- AB yasal düzenlemelerinin kabul edilmesi ve uygulanması

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında işbirliği protokolü

Detaylı

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu 2 BAŞARI GÜVEN TECRÜBE BİLGİ TEKNOLOJİ Plast Eurasia İstanbul Avrasya Plastik Sektörünün Buluşma Noktası T 10 Salon 98.000 m2 S Avrasya nın En Büyüğü SAYISAL

Detaylı

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ 4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ Elektronik yan sanayi sektörünü bir araya getiren tek organizasyon Uluslararası Electronist Fuarı yerliyabancı birçok farklı şehir

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı