Papazın Adnan (OFLUOĞLU)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Papazın Adnan (OFLUOĞLU)"

Transkript

1 Papazın Adnan (OFLUOĞLU) 1949 doğumluyum. Çocukluğumdan itibaren balıkçılığın içinde oldum. Ailem Sürmene den Samsun a göç etmişti. Babam Dursun Ali OFLUOĞLU, mesleği olan balıkçılığı burada sürdürüyordu yılında daha iyi balıkçılık yapacağını düşünerek, Yakakent e taşınmaya karar verdi. Bu kararı vermesinde, babamın amca çocukları olan Fonoların (ERDOĞAN lar) daha önce, Yakakent e gelerek yerleşmiş olmalarının da etkisi oldu. Yeşil renkli 5 beygirlik Johnson marka kıçtan takma bir motoru olan kayığımıza eşyalarımızı yükleyerek Samsun dan yola çıktık. Sakin bir havada, güneş yeni doğuyorken Yakakent e geldik. Caminin karşısına gelen bir yerde, Ali Osman ın Hasan a (USTA) rastladık. Dışı katranlı küçük kayığıyla iplikten yapılmış sade uskumru ağlarını kaldırmaktaydı. Ancak ağı o kadar balık doluydu ki, kaldırmakta zorluk çekiyordu. Onun ağı kaldırmasına yardım ettik, o da bize balık verdi. Daha sonra kayığımızı kıyıya çekerek, eşyalarımızı boşalttık. Babam balıkçılık faaliyetlerine Yakakent te devam etti. O zamanki koşullarda balıkçılık oldukça zahmetli bir uğraştı. Ağların iplikleri satın alınır, ağların yapılmasında, ağ dokumasını bilen annelerimiz, ablalarımız yardımcı olurdu. Motor az sayıda teknede vardı, genel olarak kürek ve yelken kullanılırdı. Balıkçılık yapılan kayıkların büyük çoğunluğu 6-7 metrelikti. Daha büyük ve az sayıda olan kayıklara ırmak kayığı denirdi. Bu kayıklarla daha açıklara kalkan avcılığına gidilirdi. Bunlardan daha büyük olan ve yük taşımacılığında kullanılanlara ise motor denirdi. Motor olarak adlandırılan kayıklar Proçolların motoru, Hacı Alilerin motoru, Çalmacın motoru (Ayancık tarafından, taşımacılık yapardı) şeklinde sahibinin adı ile anılırdı. 220

2 Denizde yapılan avcılık dışında, Bafra Balık Göllerine de avcılık için gidilirdi lı yıllarda Bafra Balık Göllerinin işletme hakkını mültezimler alıyordu. Balıkçılar kiralanmış olan bu göllerde avladıkları balıkları, başlangıçta tür bazında belirlenmiş kilogram fiyatından mültezime teslim ediyordu. Göllerde balıkçılık yapmaya Eylül ayında gidilir, mültezime ait keliklerde (çadır) kalınırdı. İlk kez 1961 yılında babamla Ulugölde (Balık Gölü) balıkçılık yaptım. O zaman gölün mültezimi, tiki olduğu aklımda kalmış olan Bafralı Pilavcıların Ayhan dı. Gölde bizim dışımızda Bandırma dan gelmiş olan Kazaklar da vardı. Ancak onlar bizim kaldığımız tarafta değil, Deveciler tarafında kalıyorlardı. Onlar uzun yıllardır avcılık yapmak için geliyorlarmış, ancak o yıl Türkiye den ayrılma ile ilgili girişimleri nedeniyle az sayıda (3-5 kişi) geldikleri konuşuluyordu. Sonraki yıllarda ise Türkiye den ayrılmaları nedeni ile bir daha gelmediler. Kışın gölde balıkçılık yapmak sorunlu oluyordu. Çok soğuklarda gölün belli kısımları donabiliyor, su arttığı için göl daha geniş alana yayılıyor, balıklar buralardaki sazlıkların, bataklıkların içine saklanabiliyordu. Bu gibi durumlar balıkların avlanmasını güçleştiriyordu. Bazen de göl denize doğru taşıyor, özellikle kefal balıkları denize kaçabiliyordu. Gölde motorlu kayık kullanmak yasaktı. Biz gölde molozma ağları kullanarak avcılık yapıyorduk. Kazaklar ise kasnaklarla (pinter) avcılık yapardı. Bazen onların kasnaklarını elleyerek balıklarını aldığımız olurdu. Onlar balıkçılık konusunda oldukça deneyimli idiler, biz balık tutamadığımız zamanlarda bile mutlaka balık tutarlardı. Barajlara gidiyoruz Sonraki yıllarda Yakakentli balıkçılar için yeni bir avcılık sayfası açılmış oldu yılında babamlar ve Yakakent ten çok sayıda balıkçı Ankara Çayırhan a, Sarıyar Barajında balıkçılık yapmak için gittiler. Ben Çayırhan a gidip, gün kaldım, fakat balıkçılık yapmadım yılında ise Hirfanlı barajına, bizim de içinde olduğumuz 3-5 kayık balıkçılık yapmak için gittik. Bu gidişe Mehmet NOGAY vesile olmuştu. Fahrettin AK, Talat ın Mahmut (ERDEM), 221

3 Cevat (CENGİZ) gidenler arasında hatırladıklarımdan bir kaçı. Hirfanlı Barajına gittiğimizde, bir tarafında Uzunağıl, diğer tarafında Çıkınağıl (Evren) köylerinin olduğu bir yarımadanın orada, Kanlıkışla ya şantiyemizi kurduk. Ancak her iki köy birbiri ile husumetli olduğundan ortam pek tekin değildi. Akşam zorunlu olmadıkça kimse dışarı çıkmıyordu. Baraj gölünde yayın balığı vardı. Yayın balığı avlamak için, kullandığımız uzatma ağlarının daha geniş gözlü ve derinlerini yapmıştık. Ağları akşam kurar, sabah kaldırırdık. Her ağa 5-6 yayın vurur, içlerinde kg lık balıklar olurdu. Yayın balığı Eşek Adası denen, suyun derin olduğu yerde çok çıkıyordu. Ancak burası şantiyemize uzak olduğundan, gidip gelme süresini azaltmak için, bu av sahasına yakın bir yere kulübe yapılmıştı. Bir gün biz avda iken bu kulübenin pencere ve çerçeveleri çalınmıştı. Bunun üzerine orada kalmaktan vazgeçmiştik. Yine bir gün Cevat ile Kürt Memonun Körfezi denen bir yerde gece şafak balığı avlamak için ağ sarıp çalışıyorken, bizi bir daha buralara gelmeyin diye tehdit ettiler. Sabah göle gittiğimizde ise kurduğumuz ağlar çalınmıştı, korkudan ağlarımızı soramadık. Buna benzer olumsuzluklar ve avcılığın verimli olmaması nedeni ile orada fazla çalışılmayıp dönülmüştü. Trolcülük yılları Trolcülüğün yaygınlaşmaya başladığı 1960 lı yılların sonralarındaki trol tekneleri metre boyunda, beygir gücünde motora sahiptiler. Volvo marka motorlar o dönemde yeni çıkmıştı. Süreç içinde trol tekneleri boy ve güç olarak büyüdü. Eniştem Kara Cemil (ÇAKIR) trol teknesi almıştı, ben o teknenin ilk gemicilerdenim. Trol avcılığı daha önce yaptığımız küçük balıkçılık faaliyetlerine göre daha mekanize bir işti. Makaraları, vinci, matafaraları kullanmak, ağı atıp çekmek belli bir tecrübe ve dikkat gerektiren işlerdi. Bir uçurtma gibi görev yapan trol kapılarının ağlar ile dengesini ayarlamak çok önemli idi. Bu nedenle bu işi, dengeyi iyi kavrayanların ağları daha iyi çalışıyor, daha çok balık tutabiliyorlardı. İlk dönemlerde Samsun daki balıkçılar, örneğin Dereli Hasanlar bu işi çok iyi kavramışlardandı. Birçok insan onların ağ modellerini kendilerine örnek olarak alıyordu. 222

4 Fotoğraf, Çakırlar teknesine Perşembe de gırgır ağı yüklenirken Samsun da trolcülüğü başarılı olarak yapan insanlar, eniştem Kara Cemil in de çok iyi arkadaşıydılar. Eniştem ihtiyaç duydukça onlardan bilgi ve destek alırdı. Eniştemin ağ reisi Gerzeli Alaatin (KÖSEREN) idi. Sonuç da çalışıldıkça, deneyim kazanıldıkça, başarılı olarak trolcülük yapanların nasıl başarılı oldukları gözlemlenerek, bu işi öğrenenler çoğaldı. Ben de o dönemde bu işi öğrenenler arasında oldum. Çakırlar teknesinde iki sezon çalıştıktan sonra 1974 yılında İstanbul a giderek, Sadık Dayımın (OFLUOĞLU) kayınbiraderi olan Kasım ÖZDEN lerin Dilber adlı trolcülük yapılan teknesinde çalıştım. Dilber 16 metre boyunda, içinde tanktan sökülerek denize uyarlanmış, 160 beygirlik general motoru olan, beş veya altı kişinin çalıştığı bir tekneydi. Trolcülük bilgimi Dilber teknesinde çalıştığım bu dönemde geliştirdim. İlk yıllarda trollerde gemici olmak herkesin yapabileceği bir iş değildi. Trollerde gemicilik yapanlar bir nevi teknik eleman olarak görülürdü. Dilber teknesi ile Boğaz da, Marmara da çalışırdık. Kontrol yönünden çok bir sorun olmazdı. Karadeniz tarafta ise İğneada ya kadar giderdik. Balık boldu, bol da tutabiliyorduk, ama satmak, iyi bir 223

5 fiyattan satmak sorundu. Balık tüketimi bugünkü kadar yaygınlaşmamış, nakliye ve balık muhafaza imkânları kısıtlıydı. Piyasa koşulları uygun düşmüş, gecikmeden pazara ulaştırılmış, buzlanmak suretiyle kalitesi korunmuş balıklar iyi para ederdi. Barbunya balıkları ayaksız, özel kasalara konurdu. Bu kasalara, paçol buzlama dediğimiz yöntemle, balık buzla karıştırılarak konduğunda, kasaların ayakları olmadığı için, balık hava almaz, buzun soğukluğu daha uzun süre etkili olur, daha iyi gelir elde edilirdi. Balık tüketiminin yetersiz olması, balıkçılar tarafından sürekli şikâyet konusu olagelmiştir. Bu konuda 23 Aralık1955 tarihinde Milliyet Gazetesinde çıkan bir haber kupürü. Barbunya balıkları avlandıktan sonra torba şeklindeki özel ağları içinde yıkanarak, pullarının bir kısmını dökmesi ve her türlü pisliğinin akması sağlanarak, albenisi artırılırdı. Kasalara iri, orta ve ince olarak 224

6 üç farklı boyda konup, kalın buzlarla karıştırıldıktan sonra buzhaneye yerleştirilirdi. Buzhaneler, buzu muhafaza ettiğimiz, tekne içinde yalıtımı artırılmış kapalı bir alandı. Herhangi bir motor veya yöntemle soğutulma imkânı bulunmayan bu yerlerde soğukluğu, koyduğumuz buzlar sağlardı. Buzlarımızı denize çıkmadan Et Balık Kurumu veya buz satan yerlerden temin ederdik. Avladığımız balıkları gönderdiğimizde, komisyoncumuz balığı götüren araba ile kasalarda iri olarak parçalanmış buz gönderir, bu buzları buzhanemizde muhafaza ederdik. Süver tekne denen, her şeyi tamam teknelerde mutlaka buzhane denen bu kısım bulunurdu. İstanbul pazara daha yakın olunması, balığın daha kolay pazara sunulabilmesi açısından daha iyi koşullara sahipti. Jandarmanın balıkçılığa ilişkin kontrolleri olmakla birlikte, bu kontrollerde, kontrol eden askerlerin yaptığımız işin trol avcılığı mı, başka bir avcılık mı olduğunu bilmemeleri nedeniyle önemli bir sorun yaşanmazdı. Ancak biz yine de rahat çalışmak, herhangi bir şikâyete konu olmamak için gece çalışırdık. Boğaz trafiği, o bölgedeki faaliyet yoğunluğu, akıntılar çalışmamızda önemli bir sorun olurdu. Bu nedenle de Karadeniz in Boğaz girişine yakın bölgelerinde daha çok çalışırdık. Buralarda çalıştığımızda ise Unkapanı nda, Perşembe pazarında olan balık haline avladığımız balıkları göndermek sıkıntı yaratırdı. 225

7 , Milliyet İstanbul da trolcülük yapan tekne sayısı 3-5 taneydi, gırgırcılık daha yaygındı. Trolcülük yapan tekneler Karadeniz de, özellikle Samsun bölgesinde olduğu için, trolcülükte buralarda daha hızlı bir gelişme gösterdi. 226

8 Dilber teknesinde bir sezon çalıştıktan sonra Paşa Reisin, eniştemin Çakırlar teknesi ile aynı boylarda 18 metrelik ve yine 220 beygirlik Volvo motoru olan trol teknesinde beş-altı ay çalıştım. Paşa Reis o tekneyi, o yıllarda uygun koşullarda alınabilen banka kredisi ile almıştı. Ben teknede ağ işlerine bakıyordum. Paşa Reisin teknesi ve Çakırlar o dönemin en büyük trol tekneleriydi. Bunlardan daha büyük tekneyi sonraki yıllarda Şile de görmüştüm. Çakodar Reşat ın yaptırdığı bu tekne 20 metre boyundaydı. Bu tekneyi daha sonra Paşa Reisler almıştı. Bu teknede çift motor vardı, bu motorları çıkarıp, yerine yeni bir Volvo motor takmışlardı. Bu tekneyi gördüğümüzde, o zamanki bilgimizle, bu tekne çok büyük, denizde bir şeye takılsa, halatları parçalar gider derdik. Tekne alıyorum 1976 yılında İstanbul da, Rumeli Fenerinden kendime bir tekne aldım. 16 metrelik, Seyfullah Kaptan adlı bu tekneyi 1978 yılında sattığımda adı Habeş olarak değiştirilmişti. Seyfullah Kaptan teknesinde, karadaki D 750 Ford kamyonların motoru olan, 135 beygirlik Ford motoru vardı. Seyfullah Kaptan teknesini, daha sonra bu teknede gemicilik de yapan teyzemin eşi Kara Hüseyin in Hasan (ERALTAN) ile getirmiştim. Yolda gelirken Kasım ÖZDEN in Dilber teknesinde çalışan Kenan abimi (OFLUOĞLU) Bartın Çayına girerek almıştım. İlk yıl gemici olarak Reşat YARIŞ, Cumbalak Hüseyin (ERDOĞAN) ve limandan Şeref ŞENSOY çalışmıştı. Sonraları farklı kişiler de gemici olarak çalıştı. Seyfullah Kaptan teknemle daha çok Sinop-Samsun arasındaki bölgede çalıştım. Sinop un batısındaki alanları pek bilmez, çok tomruk, kütük ve ilişken olacağını varsayarak, o bölgede çalışmayı pek düşünmezdik. Sonraki yıllarda bu bölgede çalıştığımızda, bu düşüncemizin doğru olmadığını görmüştük. Çok balık tutuyorduk, ancak pazarlamak, avladığımızı para ettirmek sorundu. O zaman balıklarımızı Samsun komisyoncularından İsmail DEMİRCİOĞLU na verirdik. 227

9 Trolcülük yaptığım o dönemde Yakakent te liman yoktu, sonraları liman (barınak) yapıldığında, küçük olduğundan hava biraz estiğinde ağzı yarar, giremezdik. Bu yüzden Gerze ye, Sinop a gitmek zorunda kalırdık. Rusya ya gidiyoruz Kalkan balığı gerek balık kalitesi ve dayanıklılığı, gerekse muhafaza edilmesi ve nakliyesi kolay olduğu için her dönemde iyi para eden bir balık olmuştur. Sandıklara konup buzlandıktan sonra, sandıklarının ağzı kapatıldığında her yere sorunsuzca gönderilebilirdi. İstanbul dan bazı teknelerin Rusya ya, Samsun un karşısına gelecek bölgeye, Kerç Boğazının oralara gidip, kalkan ağları kurdukları ve çok iyi av yaptıklarını duyuyorduk yılında Halit Reisin kaptanlık yaptığı Paşa Reisin teknesi ile beraber Rusya ya gitmeye karar verdik. O tarihe kadar trolcülük yapmak amacı ile Rusya ya balıkçılığa giden olmamıştı. Bu karar bir sefere, keşfe gidiyormuşuz gibi algılandı. Gerzeli Recep BATMAZ, elinde bulunan, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesinde çalışan rütbeli bir akrabasının dışarı çıkararak ona verdiği ve gizli olduğu düşünülen Karadeniz e ait deniz haritasını, işimize yarayacağını düşünerek bana vermişti. Bu haritayı gittiğimiz bölgenin dip yapısını anlamak için kullanmış, teknemiz Rusya da kalınca, el konularak alınmıştı. Gideceğimiz mesafeyi hesaplayarak kaç saatte gidebileceğimizi, bu seferde ne kadar yakıt ihtiyacımız olacağını hesapladık. Oradaki şartlara ve av durumuna göre, 3-5 gün çalışmayı planlayıp, kumanyamızı ve buzumuzu buna göre tedarik ettik. Yakıt ve kumanya dışında ekstra bir hazırlığımız olmadı. Hesabımız, saatlik bir seyir sonunda av bölgesine ulaşıp, Rusların 12 millik karasuları dışında avcılık yapmaktı. Ruslarla karşılaşacağımızı hiç düşünmedik. Önce Yakakent ten Sinop a gittik, buzumuzu aldık, daha sonra da 1 Mart 1977 sabahı gün ışıyınca av bölgesinde olacak şekilde, saat gibi yola çıktık. Avcılık yapacağımız bölge sabit bir nokta değil, geniş bir alan olduğundan, çok da ayrıntıya gitmeden, haritadan gördüğümüz bölgeye elimizdeki pusuladan uygun bir rota 228

10 belirleyerek yola çıktık. Teknemizde su üstü radarı olmadığından, Rusların karasularını haritadaki derinliklerden, iskandil atarak bulacağımız derinlik ile tahmin etmeye çalışacaktık. Ancak oraya gidince, Kerç Boğazının çıkışında, Rusların 12 mil sınırını gösteren şamandıralar olduğunu gördük. Bu şamandıralar, Kerç Boğazından çıkan gemiler tarafından rota şamandırası olarak kullanılıyor, gemiler bu şamandıralara kadar gelip, buradan istikamet alıyorlarmış. Bu şamandıralardan daha sonraki seferlerimizde karasularının sınırlarını belirleme konusunda çok istifade ettik. Seyir normal koşullarda devam etti, tahmin ettiğimiz saatte av bölgesine vardık. Çiseli yağmurlu ve görüş mesafesinin az olduğu bir hava vardı. Paşa Reis bizden daha yollu olduğundan, av bölgesine daha erken varıp, ilk ağını atmıştı. Biz de seyrek gözlü, kalın iplikten yapılmış palet ağımızı atıp, çekmeye başladık. Ağ çekeceğimiz hattı, doğuya doğru gidecek şekilde belirledik. Çünkü haritadan batı tarafının kıta sahanlığının dar olduğunu, askeri bir bölge olduğunu görmüştük. Doğuya doğru kıta sahanlığı genişliyor, trol çekilebilecek alanlar artıyordu. Durumu anlamak için, ilk ağımızı kırk kulaçlarda atıp, yarım saat kadar kısa bir süre çektikten sonra aldık. İlk ağa çok iyi sayılabilecek miktarda, kalkan balığı ve iki morina girmişti. Aldığımız bu balıklardan sonra, biraz çalışırsak daha da verimli bölgeler bulacağımıza olan inancımız artmıştı. Yine aynı istikamette sahile doğru bir ağ daha çektik, daha iyi balık aldık. Yalıya daha doğru balığın artacağını düşünerek üçüncü kez ağımızı attık, bir saat kadar sonra ağı çektik. Ağı çektikten sonra arkada yüzdürürken, ağa giren morinalar, ağın yüzünde görünmeye başladı. Dümende olan Kenan abim (OFLUOĞLU) ağı toplamak için tornistana yaptı, bir taraftan da memnun bir şekilde torbadaki balıklara bakıyorken, dur filan demeye kalmadan ağı pervaneye kaptırdı, motor stop etti. Pervaneyi ağdan kurtarmak gerekiyordu. Bunun içinde suya girip, pervanedeki ağ parçalarını kesmemiz lazımdı. Suya belki girebiliriz diye düşünüp, suya girenlerin çıkınca sıcak duş alabilmesi için sıcak su hazırladıksa da, su o kadar soğuktu ki, suya girmeyi deneyemedik bile. Bunun üzerine uzun bir sopanın ucuna keskin bir bıçak bağlayarak, 229

11 pervanedeki ağın bir kısmını kesmeye çalıştık. Ağı bu şekilde kesebildiysek de, pervanede kalan ağ parçalarını temizlemek mümkün olmadı. Ağın kestiğimiz kısmını ve bu kısımda kalan balıkları tekneye aldık. Pervane kalan ağ parçaları nedeniyle çok yavaş döne döne, balans yapa yapa tekneyi hareket ettirmeye başladı. Amacımız bu şekilde giderek Rusların karasularına girmek, onların bizi bulup, yardım etmesini sağlamaktı. Tüm bunlar olurken akşam da olmuştu. Rusların karasuyuna girerek kırk kulaçlarda demir attık, bizi görebilmelerini sağlamak için ışıklarımızı yaktık, beklemeye başladık. Ruslar bizi buluyor Süt liman bir hava vardı. Gece saat civarı olacak, etrafımız gündüz gibi ışıkla aydınlandı. İki bot araya alarak, bize projektörle ışık tutuyordu. Onların kaptanı olan, giyiminden subay olduğunu tahmin ettiğim bir kişi ile iki asker bizim tekneye çıktı. Ben de üst kamarada beklemekteydim. Subay zannettiğim kişi üst kamaraya geldi, bana gayet ciddi bir asker selamı vererek bir şeyler söyledi. Önemsendiğim için hoşuma da gitmiş olan bu selamlamadan, kaptanlığın onlarda önemli bir görev olduğu anlaşılıyordu. Bize karşı gayet kibar ve naziktiler, hareketlerinden bizden endişe etmedikleri anlaşılıyordu. İşaretleşmeler ile sorunumuzu anlatmaya, arızamız olduğunu ifade etmeye çalıştık. Daha sonra iki asker başımızda dururken, bottan gelen diğer askerler tekneyi aramaya başladılar. Benim yatağımın altında, içinde iki mermi olan bir tabanca vardı, onu bulup aldılar. Daha sonra dışarıdaki bir yerlerle görüşmeler yaptılar, alın getirin denmiş olmalı ki, bizi alarak limana götürdüler. Türkçe bilen bir subay geldi, ifademizi aldılar. Kaptan Seyfullah teknesini satın almakla birlikte henüz üzerime almamıştım. Ayrıca teknede filika olmamakla birlikte, iki tane filika küreği vardı. Buldukları tabancanın altı mermisinin eksik olması ile bu bilgileri bir araya getirince, geminin kaptanını eksik olan altı mermi ile öldürüp, filika ile denize attığımızı, bu suçu kendi karasularında işlediğimiz gibi bir sonuca ulaşmışlardı. Hepimizin verdiği ifadelerin 230

12 tutarlı olması ve kendi radar kayıtlarını incelemeleri sonucu böyle bir şey olmadığını anladılar. O dönemde Türkiye de satılan sol yayınlarından, içinde Lenin in de yazdığı birkaç kitap kamaramda bulunuyordu. Bu kitapları özellikle onları yanıltmak, sempatilerini kazanmak için bulundurduğumu düşünmüş olacaklar ki, Türkiye ye döndüğünde, bizim yerimize Nazım Hikmet in mezarına çiçek koy demişler, ben de onlara karaya çıktığınızda bizim yerimize siz koyarsınız diyerek, Nazım ın mezarının Rusya da olduğunu bildiğimi göstermiştim. İfademizin alınması sırasında bize gayet iyi davrandılar. Hasan enişteme bir şeyler sorduklarında, o bu işlerden anlamam, ben yaşlı bir adamım, başımı ağrıtmayın gibi anlamlara gelecek hareketler yaptığı için, bunu rahatsızlığı ile ilgili işaretler olarak anladılar. Bunun üzerine orta yaşlı bir bayan doktor gelerek eniştemi muayene edip, ilaç vermişti. Ancak kutu ile ilaç verilmediğinden mi, ziyan olmasını istemediklerinde mi bilmiyorum, her bir ilacı, kullanılacağı gün sayısı kadar kâğıtlara sararak vermişlerdi. Hasan enişteme olan ilgi bununla kalmamış, liman içinde ifade verilen binaya gidene kadar üşümesin diye üstüne kürklü bir palto vermişlerdi. İfadelerimiz tamamlandıktan sonra teknemizin altına bir dalgıç dalarak pervanemizi temizledi. Temizleyen kişi, bir kâğıda ayrıntılı bir şekilde teknenin altını çizerek, herhangi bir sorun olmadığını göstermişti. Ayrıntılı çizim; pervanenin sıkan bir somunu ve bu somunu kontrol eden bir kontrol pimi vardır, onları ve arızalı olmadıklarını, suyu süzen süzgeçlerde hasar olmadığını ve yerinde olduğunu bile gösterecek kadar detaylıydı. Sadece arızalı olan şarz motorumuzu yedek parçası olmadığı için, tamir edememişlerdi. O da normal koşullarda önemli bir eksiklik değildi. Teknemizde bulunan avladığımız balıklara el koymadılar. Bir gün rica minnet bir şekilde bir tane kalkan balığı istediler. Onlara en irilerinden 2-3 tane balık vermiştik. Kurtuluş günlerinde törenler ve banyo için dışarıya götürme davetlerini, çekindiğimiz için kabul etmedik. Sürekli bize gelerek ihtiyacımız olup olmadığını soruyorlardı. Bir subayları 231

13 Türkçe olarak su var mı diye sorup, yok dersek suyumuzu temin ettiriyordu. Bu nedenle ona kendi aramızda saka adını takmıştık. Orada kaldığımız süre boyunca hepimize iyi davranılması nedeniyle bir sorun yaşamadıysak da, aynı şeyi yakınlarımız için söylememiz mümkün değildi. Uzun süre bizden haber çıkmaması nedeniyle, yakınlarımızın büyük bir merak ve endişe içinde olduğunu, akıbetimiz konusunda bilgi alabilmek için Bakanlığa başvurarak, bulunmamız için girişimde bulunulduğunu dönüşümüzde öğrenmiştik. Arıza ile ilgili sorun ve diğer idari işlemler tamamlanınca dönüş hazırlıklarına başladık. Onbir günün sonunda ayrılırken yiyecek, su ve akaryakıt verdiler. Ayrılmadan önce bir deniz subayı gelerek, önümüzdeki 24 saat içinde havanın iyi olacağını, daha sonra havanın eseceğini, havanın iyi olacağı 24 saatlik bu süre içinde Türkiye ye gidebileceğimizi, istersek kötü havanın geçmesine kadar da kalabileceğimizi söyledi. Tercihi bize bıraktıklarını ayrıca belirtti. Biz orada kaldığımız için sıkıldığımızdan, tercihimizi gitmek yönünden kullandık. Ancak botun refakatinde limandan denize çıktığımızda, gitmemizin zor olacağını anlayıp, vazgeçtik, limana döndük. İki gün sonra tekrar havanın iyi olduğu, iki gün sorun yaşanmayacağı bilgisi ile geldiler. Bunun üzerine sabah saatlerinde Sahil Güvenlik Botu rekâketinde 12 mil sınırına kadar olan bölgeye gittik, birbirimize el sallayarak ayrıldık. Dönüş yolunda Bir süre gittikten sonra dışı macunlu, Bekir Reis adlı, İstanbul dan gelmiş, yeni yapılmış bir tekneye rastladık. İlk seferine gelmiş olan 18 metre boyundaki bu teknenin çok bağıran 200 beygirlik General marka motoru vardı. Onu görünce sevindik, yanaştık, bir süre hoşbeş edip, başımızdan geçenleri anlattık. Onların bizim durumumuzdan haberi yokmuş, geçmiş olsun deyip, gün boyu çalışalım, akşam demir attığımızda bir araya gelir, sohbet ederiz dediler. Onlardan aldığımız cesaret ve birilerine rastlamış olmanın verdiği güvenle biz de çalışmaya başladık. Akşama kadar sorunsuzca avlanıp, güzel balık yakaladık. Akşam yan 232

14 yana gelip demirledik. Deniz o kadar güzel ki, yaprak kımıldamıyordu. Birlikte yemek yedik, çay içtik, sohbet ettik. Yanımıza arkadaş bulduğumuz için, hava konusunda bize yapılan uyarıyı unutmadıksa da, dikkate almaktan vazgeçtik. Aynı şekilde diğer tekne sahibi de, bize yapılan uyarıyı söylediğimizde, hava eserse, eser, gideriz, bir şey olmaz diyerek dikkate almadı. Yarın akşama kadar çalışacağız, İstanbul uzak olduğu için balıklarınızı Sinop a çıkaracağız, dedi. Biz de madem siz çalışacaksınız, biz de sizinle beraber çalışır, birlikte döneriz, dedik. Ertesi gün çalışmaya devam ettik. Akşamüzerine doğru ağ çekerken karşı karşıya geldiğimizde, Bekir Reisin kaptanı biz bir ağ daha çekeceğiz, yolda size yetişiriz, istersen ağınızı kaldırdığında siz yola çıkın diye söyledi. Ben de tamam deyip, o ağı aldıktan sonra, dönmek üzere yola çıktım. Birkaç saat yol gittikten sonra karayel tarafından inceden, soğuk, acı bir rüzgâr esmeye başladı. Bu rüzgârla beraber içime bir ürperti girdi, bize yapılan uyarı aklıma geldi. Epeyce yol geldik, geriye mi dönsek mi diye de düşünüp karar veremezken, rüzgâr da gittikçe şiddetleniyordu. Ben bunları düşünürken daha denizde dalga oluşmamış, ama denizin üzerinde beyaz beyaz köpükçükler oluşmuştu. Yarım saat kadar bile bir süre geçmeden, fırtınanın şiddeti, teknemizin yenmesinin mümkün olamayacağı seviyeye ulaştı. Geri dönmek yerine, rüzgârı arkamıza alarak, denizin viyasına gitmek dışında bir seçeneğimiz kalmadı. Diğer teknenin arkamızda iki kez ışığını gördükse de, daha sonra kendi derdimize düştüğümüzden, onu nerede olduğunu takip edemedik. Deniz korkunç şekilde yükseldi, dalgalar arttıkça, arttı. Dalgalar o güne kadar hiç görmediğim şekilde büyüdü. Fırtınanın açık denizlerde nasıl dev dalgalar oluşturduğunu daha iyi anladım. Gecenin karanlığında hiçbir yeri görmeden ilerlemeye devam ederken, bu denizden kurtulabileceğimize olan ümidimiz azalıyor, ancak yapacak başka bir şey de olmadığından mücadeleyi bırakmıyor, yola devam etmeye çalışıyorduk. Hiçbir yeri göremememizin nedeni sadece gece olması değildi. Gündüz de olsa, bu dev dalgalar, fırtına, kar ve tipi nedeni ile teknenin burnunu bile göremezdik. Rota takip etmekten ziyade, gelen dalganın bizi batırmaması için çaba harcıyor, gelen dalgaya karşı 233

15 tekneyi dik tutmak için çalışıyordum. Dalganın tekneyi sürüklememesi, kontrolümüzden çıkarmaması için gayret gösteriyordum. Ben bu halde iken, diğer arkadaşların benden daha kötü durumda olduğunu daha sonraki sohbetlerimizde öğrenmiştim. Hasan eniştem vademiz bu kadar deyip ümitsizliğini açıkça belirten, Hüseyin de ailesine bir mektup yazıp, çantasına koymayı, batarsak bu çantadaki mektubun onların eline geçmesini ümit edecek, bir ruh hali içindeymiş. Koşullar bu kadar kötü iken, Karadeniz in ortalarına denk gelen bir yerde, motorumuzun arıza yapması ile başımıza gelebilecek en kötü olumsuzluklardan biri geldi. Dalgalar ile mücadele ederken, motorumuzun ne durumda olduğunu kontrol etmeyi ihmal etmiştik. Motor, suyu kesildiğinden, hararet yapıp kilitlenerek stop etti. Motor durduğu için dalgalara teslim olmuştuk, bizi alıp götürüyordu. Dalgalar çok büyük, teknemiz çok küçük kalmıştı. Dalga bizi ilk ucundan yükseltmeye başlıyor, yükselte yükselte tepesine çıkarıyor, tekrar alçalta alçalta aşağıya indiriyor, ancak şamarlamıyordu. Teknemiz dalgalara mukavemet edecek kadar büyük olsa batacakken, küçük olduğu için dalgalar bizi kaydıra kaydıra taşıyor, fındıkkabuğu gibi indirip çıkarıyordu. Bu durumu görünce, dalgaların bize bir şey yapmayacağı kanaatini edindik, korkumuz bir nebze olsun azaldı. Korkunun azalması ile kendime güvenim geldi. Motorun arızasını giderebilmek için çaba harcama cesaretini bularak, makine dairesine indim. Makine dairesine gittiğimde motordan buharlar fışkırıyor, ellenemiyordu. Motoru üzerine su dökerek soğuttuk, elle tutulur hale getirdik. Motor soğuyunca valant dişlisinden kanırta kanırta, azar azar tornavidayla valantı çevirmeye başladım. Yaklaşık bir saat bu çevirme işlemine devam ettim, hiçbir takılma olmadığını gördüm. Bu işlemin sonunda, motoru marşa basarak çalıştırmayı deneyecek hale getirmiş oldum. Ayrıca motor dışında soğutucuda da arıza meydana gelmişti. Deniz motorlarında radyatör yerine kullanılan soğutuculara kondesa denilir. Onun ortasından geçen orijinal cıvata, hararet yapınca 234

16 patlamış, soğutucu devre dışı kalarak çalışmayacak hale gelmişti. Bu nedenle su tenekesinin içine su borusunu kıvıra kıvıra koyarak, soğumayı sağlayacak bir sistem yaptık. Tüm arızaları gidermiştik, ancak şarz makinemiz arızalı olduğundan, marşın basıp basmayacağı konusunda endişem vardı. Ruslar yola çıkmadan akümüzü doldurmuştu. Ancak tekneyi çalıştırırken, ışık yakarken aküyü kullandığımızdan, akümüzde ne kadar elektrik kaldığını bilmiyordum. Bu nedenle akünün enerji durumu, şarz motorumuzun arızalı olması nedeniyle önem kazanıyordu. Makine güzel çalışacak olsa bile, akü marşı basar mı basmaz mı kestiremiyordum. Ancak bunu denemek dışında yapacak başka bir şey olmadığından, marşa bastım, motor çalıştı. Motor çalışınca nasıl sevindiğimi, üzerimden nasıl bir ağırlığın kalktığını anlatamam. Motor çalışınca Kenan abim dümene geçti, ben ise dört saat boyunca makine dairesinde kalarak, tekrar bir arıza olmaması için motoru gözlemeye devam ettim. Motora çok yük bindirmeyerek, ağır yolda seyrimizi sürdürdük. Sabaha karşı gün ışımadan önce karada ışıklar gördük. Ancak bu ışıklardan, belli bir rota takip edemediğimiz için, nereye doğru yaklaşmakta olduğumuzu anlayamadık. Bir süre sonra Kenan abim, bu ışık kümesinin Ayancık taki Amerikan radarın ışıkları olduğunu söyledi. Bu dediğini, rota tutmadan bu kadar yakın bir yere gelebileceğimize ihtimal vermediğimden ciddiye almadımsa da, bir süre sonra hava ışıyıp, Sinop adasını görünce, dediğinin doğru olduğunu anladık. Abim, Ayancık ta kalkancılık yaptığından, o bölgeyi iyi bildiği için, doğru tahminde bulunmuştu. Sinop adasını gördükten sonra, rotamızı buna göre belirleyerek yolumuza devam ettik. 17 günün sonunda, yola çıkışımızdan 42 saat sonra Sinop Limanına girdik. Bu süre zarfında denizle, dalgalarla, rüzgârla, arızalarla daha doğrusu kaderle olan mücadelemizi inatla sürdürmüş, başarıya ulaşmıştık. Bizim teknemizin geldiğini gören, duyan bütün balıkçılar ve Sinop taki tanıdıklar limana gelmiş, çok büyük bir kalabalık olmuştu. Herkesin yaşadığımıza ilişkin umutlarını yitirdiği bir zamanda gelişimizin de etkisi ile çok coşkulu ve duygusal bir ortamda 235

17 karşılandık. Karşılayanlarla hasret giderdikten sonra, balıklarımızı indirdik, daha sonra kara yolu ile Yakakent e hareket ettik. Yakakent ten gelen dost ve akrabalarımız bizi Kanlıçay da karşıladı. Orada da duygusal bir ortamda, karşılamaya gelenler ile özlemlerimizi giderdik. Dönüş sırasında birbirimizi kaybettiğimiz Bekir Reis teknesinin akıbetini daha sonra öğrendim. Onlar öyle bir deniz yemişler ki, kamaranın üst kısmı parçalanarak kopmuş, tekneyi alt kamaradan kumanda etmek zorunda kalmışlar. Onlar daha batıya düştüklerinden, İnebolu limanına girmişler. İnebolu limanının mendireği o fırtına ile patlamış. Bunu duyunca karşılaştığımız fırtınanın şiddetini daha iyi anladım. Bekir Reis teknesi sonraki dönemde uzun süre macunlu olarak kaldı. Bu yüzden macunlu tekne olarak bilinirdi. Daha sonraki yıllarda Şile civarında kayalıklara çarpıp, parçalanarak battığını duydum. Paşa reis teknesi bizimle beraber çıktığı seferden sorunsuz olarak döndü, daha sonraki günlerde bu faaliyetine devam etti. Alıştık bir kere Geldikten sonra gün kadar Yakakent civarında çalışıp, başımıza gelen kötü olaylardan başarı ile çıkmamızın cesareti ve oradaki avcılığın bereketinin cazibesi ile eski ekipten bazı gemicilerin değişmesi sonrası yeni bir Rusya seferine gittim. O yıllarda yüz seferden fazla Rusya ya balıkçılık için gitmişliğim olmuştur. İlk seferde bize gösterilen ilgi ve iyi davranışın verdiği güvenle, kötü hava koşullarında Kerç limanının ağzına kadar inip, demirliyorduk. Bu demirlemelerimizde bize mutlaka bir Sahil Güvenlik Botu nezaret eder, alargada beklerdi. Bazen hava koşulları çok kötü olacaksa bizi Kerç limanına yönlendirirdi. Ruslarla karşılaşabileceğimizi düşündüğümüzden, sonraki seferlerde teknelerimizde sakız, sigara gibi küçük hediyeler bulunduruyorduk. Bu hediyeleri tercümanlara, başımızda bekleyen askerlere, temizlik yapanlara gizlice veriyorduk. Bu jestimize karşılık onlar da bize daha rahat olacağımız imkânlar yaratıyor, daha iyi davranıyorlardı. 236

18 Rusya ya avcılık için gittiğimizde onlara ait balıkçı gemilerine çok rastlamadık. Rastladıklarımız bizim teknelerden oldukça büyük ve ağır sac teknelerdi. Sık gözlü ortasu ağı kullanarak avcılık yapıyorlar, ağa ne girerse onları avlıyorlardı. İlk gittiğimiz seferde getirdiğimiz balıklar ve oradaki balıkçılıkla ilgili anlattıklarımız, Rusya da balık avcılığının karlı bir iş olduğunu gösterince, bu işi yapmak isteyenler çoğaldı. İkinci gidişimizde 3-5 tekne, yine Sinop tan çıkış yaparak birlikte gittik. Bu gidişimizde ilk gidişimizdeki hazırlıklarımıza ilave olarak ekstra bir hazırlık yapmadık. Daha sonraki günlerde, Sinop yerine Samsun dan da çıkış yapılarak gidişler başladı. Çok kısa zamanda Rusya ya avcılık için giden tekne sayısı lara ulaştı. Sovyetler Birliğinin 200 millik ekonomik bölge ilanı sonrası balıkçılarımızın kalkan avcılığı yapamaması nedeni ile ortaya çıkan sorunun giderilmesi amacıyla görüşmeler yapılıyor. Bu amaçla 24 Şubat 1985 tarihinde Dışişleri Bakanlığı Çok Yönlü Anlaşmalar Dairesi Başkanı Rıza Türmen başkanlığında, Tarım Bakanlığı Su Ürünleri Daire Başkanı İrfan Şahin, DPT den Altan ACARA ve Dışişleri Bakanlığı Denizcilik Dairesi Başkanlığından hukukçu Aydoğan ÖZMEN den oluşan bir heyet Sovyetler Birliğine gidiyor. Görüşmeler öncesinde Türkiye tarafından hazırlanan bir rapor, Sovyet yetkililerine veriliyor ve kota talebinde bulunuluyor. Görüşmeler oldukça çekişmeli geçiyor. Türkiye ye kalkan yerine mezgit için kota verilmesi önerisi de yapılıyorsa da, Türk heyeti tarafından kabul görmüyor. Üç hafta kadar süren görüşmeler sonrasında 100 tonluk bir kalkan kotası veriliyor. Ancak daha sonra Sovyet bilim adamları tarafından hazırlanan bir rapor sonrası Aralık 1985 tarihinde Sovyetler Birliği tarafından on yıl boyunca kalkan avcılığına yasaklama getiriliyor. Bu yasaklama sonrası balıkçılarımızın Sovyetler Birliği egemenliği altındaki sularda legal avcılık faaliyetinde bulunması imkânı ortadan kalkmış oluyor. Gittiğimizde başlangıçta üç-dört gün çalışırken, her seferde çalıştığımız gün sayısını bir gün artırmaya başladık. Bunun nedeni yakaladığımız balık miktarındaki azalmaydı. Bir seferde yakaladığımız balık miktarına, sonraki seferde bir gün fazla çalışarak 237

19 ulaşabiliyorduk. Türk balıkçılarının yoğun ilgisi karşısında, Ruslar öncelikle 1982 yılında karasularını 25 mile çıkardılar, daha sonra münhasır ekonomik bölge ilanı gerçekleşti. Karasuları 25 mile çıktığında, avcılık yapılabilecek su kalmamıştı, ancak Rusya karasularına yakın o mesafelerde bulunmaya ilişkin bir yasak olmadığından, kaçak olarak Rusların karasularına girilerek avcılık yapılabiliyordu. Münhasır ekonomik bölge ilanı sonrası ise, Karadeniz in ortasından geçen bu sınır hattı nedeni ile o alanlarda bulunmak da suç haline geldi. Milliyet, , s.7 238

20 Bu gelişmeler sonrası legal olarak avcılık yapma imkânı ortadan kalktı, kaçak olarak avcılık yapma dönemi başladı. Bu durum trol ağları ile yapılan avcılık yönteminde de değişiklik yapılmasına yol açtı. Avda geçirilen süreler, yakalanma olasılığı nedeni ile azalarak üç günlere düştü. Daha sonra da trol ağı ile avcılık yerine, görünmesin diye şamandıra takılmayan kalkan ağlarının kurulup, kaldırılmasına dayanan avcılığa başlandı. Bu yöntemin kullanılmasına, teknelere takılmaya başlanan satalayt cihazları ile kurulan ağların yerinin işaretlenerek, kaldırılmaya gidildiğinde kolaylıkla bulunması büyük katkı yaptı. Yine Çakırlar teknesi Cemil eniştemin vefatı üzerine, Çakırlar teknesini çalıştırmaya başladım. Rusya ya avcılığa gitmek için hazırlıklara başladık, teknenin ve motorun bakımını Yakakent te yaptırdık. Motorun bakımını İsmail Usta (AK) yaptı. Bakım sonrası tekne ile denizde dolaşıp, denemeler yaptık, hiçbir sorun olmadığını gördük. Daha sonra da gidişimizle ilgili her şey tamam olunca yola çıktık. Beraberimizdeki tekneler ile yola çıkıp, bir süre gittikten sonra istirahata çekilirken, dümeni tutacak gemiciye, önümüzde seyreden diğer tekneleri takip etmesini tembih ettim. Başka teknelerle beraber gidişlerde, kaptanı istirahata çekilecek tekne geride kalıp, asıl kaptanın kullandığı tekne önde gider. Daha sonra diğer kaptan istirahata çekildiğinde ise arkadaki tekne öne geçecek şekilde gidilir. Yatmadan önce makine dairesini kontrol ettim, bir sorun yoktu, her şey normaldi. Bunun üzerine yerime yattım. Dümen tutan gemiciye, arada bir makine dairesine inip, motoru kontrol etmesi için bir gemici daha eşlik eder. Ben yattıktan bir saat kadar sonra, makine dairesini kontrole giden Davulcunun Hasan, teknenin içinin yarıya kadar su ile dolu olduğunu görünce, gelip, Adnan batıyoruz, tekne su dolmuş diyerek beni uyandırdı. Hemen acele ile kalktım, motor dairesine inince durumu gördüm. Bu sırada Kenan abimin kullandığı Kasım ın büyük teknesi Rıfat Reis ile Anzarot Muzafferin Şen Tarkan teknesi önümüzde gidiyordu. Yola 239

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin?

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir ISSN: 2146-281X Yelkenli Tekneler Nasıl Yüzer, Bilir misin? Yelkenli teknelerle ilgili bilmeniz gereken 5 şey Dev gemiler nasıl

Detaylı

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Iron Butt Reports - 09 July 2011 İstanbul (Kağıthane) Bolu Çankırı Yozgat Sivas Erzincan Bayburt Artvin Rize Trabzon 1.767 Km Henüz yola çıkmadan önce Kağıthane deki evin önünde sanırım saat 02:20 civarı. Yola çıkmanın heyecanı ile yanlızca

Detaylı

Meteorolojik Gözlem İçin Kullanılacak Sabit Şamandıraların Denize İndirilme İşlemleri Başladı

Meteorolojik Gözlem İçin Kullanılacak Sabit Şamandıraların Denize İndirilme İşlemleri Başladı Meteorolojik Gözlem İçin Kullanılacak Sabit Şamandıraların Denize İndirilme İşlemleri Başladı Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, meteorolojik gözlem ağının genişletilmesi projesi

Detaylı

5. Ekibinize güvenin ve her yaptığınız harekette ekibinize güven verin.

5. Ekibinize güvenin ve her yaptığınız harekette ekibinize güven verin. YAT EKİPLERİ İÇİN TAVSİYELER: 1.Tekne üzerinde proaktif olun, her işle ilgilenin, iş yaratın, sürekli koşturun, kesinlikle mızmızlanmayın ve yorulmayın. Her zaman daha fazla yelken yapmak isteyin. 2. Tekne

Detaylı

Öykülerin sıralaması, söyleşi yapılan tarihlere göre oluşmuştur.

Öykülerin sıralaması, söyleşi yapılan tarihlere göre oluşmuştur. YAYINLAYAN YAKAKENT BELEDİYESİ Tel: 0 362 611 21 04 www.yakakent.bel.tr BASIM Pozitif Matbaa Ankara Tel: 0312 397 00 31 pozitif@pozitifmatbaa.com 1000 Adet Basılmıştır. Temmuz 2012 Öykülerin sıralaması,

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

10. DENİZDE ÇATIŞMAYI ÖNLEME

10. DENİZDE ÇATIŞMAYI ÖNLEME 10. DENİZDE ÇATIŞMAYI ÖNLEME 1. Dar bir kanalda ilerleyen bir tekne, kanalın neresinde seyredecektir? Kanalın, teknenin sancak tarafındaki dış sınırına olabildiğince güvenle yaklaşabileceği mesafede 2.

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 21-22 Haziran 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonunda 25 kişilik bir gurupla konaklamalı

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

ÖBİTAŞ SAHİL SİTESİ GENEL YÖNETİMİ DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK ÖNLEM VE EYLEMLERİ EL KİTABI

ÖBİTAŞ SAHİL SİTESİ GENEL YÖNETİMİ DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK ÖNLEM VE EYLEMLERİ EL KİTABI ÖBİTAŞ SAHİL SİTESİ GENEL YÖNETİMİ DENİZ VE SAHİL GÜVENLİK ÖNLEM VE EYLEMLERİ EL KİTABI 01.06.2015 KÜÇÜK TEKNE KAZALARININ GENEL NEDENLERİ (Kürekli ya da dıştan takma motorlu küçük tekneler) 1-Hatalı yük

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 11 NİSAN- 15 NİSAN 2016 TAŞITLAR VE TRAFİK PROJESİ 11 NİSAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşılır. Çocuklar istedikleri ilgi köşelerinde

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

Gemide İstenmeyen Kişi-Kaçak Yolcular Hakkında IMO Esasları

Gemide İstenmeyen Kişi-Kaçak Yolcular Hakkında IMO Esasları Gemide İstenmeyen Kişi-Kaçak Yolcular Hakkında IMO Esasları Deniz taşımacılığı yolcu ve yük nakliyesinin en eski yollarından biridir. Gemiler, okyanus aşırı seferlerinde birçok uluslararası suların sınırlarına

Detaylı

TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ

TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ TAHLİSİYE SANDALI 1 TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ TAHLİSİYE SANDALI ve DENİZDEN CAN KURTARMA TARİHİ 18. yüzyılın sonuna doğru 1790 lı yıllarda, tahlisiye - denizden can kurtarmanın başladığını

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

MADDİ HASARLI KAZA SENARYOLARI

MADDİ HASARLI KAZA SENARYOLARI MADDİ HASARLI KAZA SENARYOLARI MADDİ HASARLI KAZA SENARYOLARI... 1 TRAFİK İŞARETLERİ BULUNAN KAVŞAKLARDAKİ MADDİ HASARLI TRAFİK KAZALARI... 3 DURUM 1... 3 DURUM 2... 4 DURUM 3... 5 DURUM 4... 5 DURUM 5...

Detaylı

Lütfilerin Aydin'in Ruşen (YETMİŞBİR)

Lütfilerin Aydin'in Ruşen (YETMİŞBİR) Lütfilerin Aydin'in Ruşen (YETMİŞBİR) 1960 doğumluyum. Balıkçılık, Lütfi dedem ve onun öncesi kuşaklardan itibaren aile mesleği olarak yapılır. Dedemler Sürmene den göç ettiklerinde, balıkçığa burada devam

Detaylı

TEZGAH ÇALIŞTIRMA VE BAKIM TALİMATI

TEZGAH ÇALIŞTIRMA VE BAKIM TALİMATI TEZGAH VE BAKIM TALİMATI PRES TEZGAHI 1.Malzemeye uygun olarak kurs ayarı ve koç masa arası mesafe ayarını yap. 2. Kalıpları tezgaha monte et. 3.Tezgahın şalterini aç. 4.Tezgahta çalışmaya başla. 5.Presleme

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

* araç yağ yakıyorsa ve su eksiltiyor ise motorda problem var demektir. Dolayısıyla sadece gazı

* araç yağ yakıyorsa ve su eksiltiyor ise motorda problem var demektir. Dolayısıyla sadece gazı TRİGER KAYIŞI NEDİR? OTOGAZ KULLANICILARININ BİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR ARACINIZ ÇOK YAKIYORSA * İlk olarak 1 lt. su şişesine benzin koyarak aracın benzinde tüketimi kontrol edilir. Benzinde çok yakıyorsa,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

* * * Mevsim tatilini fırsat bilip, Cemre ile birlikte hem Yunan adaları turu yaptık, hem de Bodrum'd an Kekova 'ya kadar denizden dolaştık.

* * * Mevsim tatilini fırsat bilip, Cemre ile birlikte hem Yunan adaları turu yaptık, hem de Bodrum'd an Kekova 'ya kadar denizden dolaştık. Gazeteci, yazar ve TV yönetmeni Mehmet Ali Birand, tatilini geçirdiği Ege de gördüklerini yazdı. Bir tarafta Yunan adaları, diğer yanda Türk kıyıları.. Neler gördü, nelerden etkilendi? İki günlük yazılarında

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011)

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) 19 Şubat cumartesi sabah saat 07.30 da FSK Başkanı Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Çankırı ve Ilgaz a gitmek için yola çıkıyoruz. Hava biraz kapalı, hafiften yağmur çiseliyor.

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37 HAYTAP Akdeniz Ege İmdat Turu Ekibi olarak, turumuz da biz de bitmiş tükenmiş durumda olduğumuz halde, sokaklarından yüzlerce hayvanın yok olduğu, bakım evinin bir felaket olduğu bilgilerini kulak ardı

Detaylı

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin?

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2011 Sayı:4 ISSN: 2146-281X Kutup ayısını tanımak ister misin? Kutup Ayısı, Buz Ülkesinin Kralı Minti Monti Kuzey Kutbu'nda Sevdiklerine

Detaylı

Kemal Akyer: 18 Ocak 2011 Çarşamba

Kemal Akyer: 18 Ocak 2011 Çarşamba Vergi borcum benim belimi büküyor Yarış sahalarında fırtınalar estiren bir isimdi... Taa ki o talihsiz gün gelip kapıya dayanıncaya kadar... Bugün sağlık sorunlarıyla mücadele eden Yalçın Akağaç aynı mücadeleyi

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

SU ÜRÜNLERĐ AVCILIĞINDA KULLANILAN AĞLARIN ÖZELLĐKLERĐ VE AVCILIKTA KULLANIM ZAMANLARI GIRGIR AĞLARI

SU ÜRÜNLERĐ AVCILIĞINDA KULLANILAN AĞLARIN ÖZELLĐKLERĐ VE AVCILIKTA KULLANIM ZAMANLARI GIRGIR AĞLARI SU ÜRÜNLERĐ AVCILIĞINDA KULLANILAN AĞLARIN ÖZELLĐKLERĐ VE AVCILIKTA KULLANIM ZAMANLARI GIRGIR AĞLARI Gırgır ağları, Çevirme ağları grubunun ve tüm ağlar içinde pelajik balıkların avlanmasında kullanılan

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı.

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Şayet bir grup şirketi iseniz, diğer bir deyişle ilişkili şirketlerden mal ve veya hizmet alıp satıyorsanız,

Detaylı

Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi

Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi Oslo (1) / Alta (5) 6 Gece 7 Gün Tur Özeti Tur Adı: Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi Tur Tarihi: 6 Gece 7 Gün Tur Fiyatı: Zorluk Derecesi:

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

BALIKÇI BARINAKLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA DAÝR YÖNET Perþembe, 30 Ekim 2008

BALIKÇI BARINAKLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA DAÝR YÖNET Perþembe, 30 Ekim 2008 BALIKÇI BARINAKLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA DAÝR YÖNET Perþembe, 30 Ekim 2008 28 Ekim 2008 SALI Resmî Gazete Sayý : 27038 YÖNETMELÝK Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðýndan: Taþpýnar Muhasebe BALIKÇI

Detaylı

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m Etkinliğin; Adı: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 16-07-2011 Hedefi, Türü: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Etkinliğe katılanların isimleri:

Detaylı

TEMEL YELKEN TEORİK DERS 1.BÖLÜM

TEMEL YELKEN TEORİK DERS 1.BÖLÜM TEMEL YELKEN TEORİK DERS 1.BÖLÜM TEKNE YÖNLERİ ve KISIMLARI RÜZGAR ALTI ve RÜZGAR ÜSTÜ Rüzgarın tekneye ilk temas ettiği alan teknenin rüzgar üstüdür. Rüzgarın tekneden ayrıldığı son alan ise rüzgar

Detaylı

Gizli Kupon u Kullanırken Dikkat Edilecek Koşullar

Gizli Kupon u Kullanırken Dikkat Edilecek Koşullar Gizli Kupon u Kullanırken Dikkat Edilecek Koşullar Gorbon 7 teknemiz biliyorsunuz ki her Su-Sail üyesine açık olmakla beraber tamamen özgürce kullanabilmemiz için tasarlanmış bir proje. Eğitim alan her

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Kara Mehmet in Cemali (ERDOĞMUŞ)

Kara Mehmet in Cemali (ERDOĞMUŞ) Kara Mehmet in Cemali (ERDOĞMUŞ) 16-17 yaşında iken okulu bıraktım, 1974-1975 de Kara Cemil in (ÇAKIR) yanında balıkçılığa başladım. Kara Cemil in 18-19 metrelik, 220 lik volvo motoru olan Çakırlar adlı

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Albüm içine konulacak fotoğraflara ekstra cilt rötuş işlemi uygulanır. Fiyatlara kdv dahil değildir.

Albüm içine konulacak fotoğraflara ekstra cilt rötuş işlemi uygulanır. Fiyatlara kdv dahil değildir. Paket Detayları Karşılıklı olarak ileride herhangi bir problem yaşamamak adına, bu dökümanın tamamını okumanızı öneririm. Benden aldığınız/alacağınız hizmet detayları ile ilgili tüm sorularınızı mesai

Detaylı

Dörtkonak Köyü-Çamlıdere (08 Mart 2009)

Dörtkonak Köyü-Çamlıdere (08 Mart 2009) Dörtkonak Köyü-Çamlıdere (08 Mart 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 08 Mart 2009 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Çamlıdere

Detaylı

İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI

İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI İLETİŞİM TEKNİKLERİ UYGULAMALARI Ne söylediğinizi önce siz anlayın, Ne istediğinizi bilin, İletişim kurduğunuz kişi yada kişilerin durumunu iyi gözlemleyin, uygun olunmayan bir zamanda iletişim kurmaya

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü. Sayı: B.18.0.ÇYG.0.06.03-140.08-51662 06/06/2011 Konu: Yetki Devri Genelgesi

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü. Sayı: B.18.0.ÇYG.0.06.03-140.08-51662 06/06/2011 Konu: Yetki Devri Genelgesi Sayı: B.18.0.ÇYG.0.06.03-140.08-51662 06/06/2011 Konu: Yetki Devri Genelgesi GENELGE (2011/9) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç MADDE 1- (1) Bu Genelgenin amacı; Türkiye nin yargılama yetkisine

Detaylı

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten 2009 2010 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ki bu güz dönemi oluyor, benim de yüksek lisans programımın ilk dönemiydi. Üniversiteden 2003 yılında mezun olduktan 6 sene sonra tekrar üniversiteye başlıyordum.

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

Fransa ya Yelken Açtı

Fransa ya Yelken Açtı Fransa ya Yelken Açtı 2005 Yılında Fransa ya yerleşerek aldığı eğitimlerin ardından 2011 yılında 6,5 metrelik yatıyla Dünya nın önemli açık deniz yelkencilik yarışmalarından biri olan Mini Transat a katılan

Detaylı

DKN.:53971972-3730- -14/PAPGE Aralık 2014 MESLEKİ BİLİMLER BÖLÜM BAŞKANLIĞI DERS TANITIM BİLGİLERİ

DKN.:53971972-3730- -14/PAPGE Aralık 2014 MESLEKİ BİLİMLER BÖLÜM BAŞKANLIĞI DERS TANITIM BİLGİLERİ MESLEKİ BİLİMLER BÖLÜM BAŞKANLIĞI DERS TANITIM BİLGİLERİ Adı Kodu Sınıf / Y.Y. Ders Saati (T+U+L) Kredi AKTS Denizcilik İngilizcesi MH-311 3 / 1 2+0+0 2 3 Dili : İngilizce Seviyesi Önkoşulu Öğretim Elemanları

Detaylı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı Bu el kitabı, 2015 yılı Kızılay Haftası okul etkinlikleri için Türk Kızılayı şube, bölge ve yerel merkezlerine hazırlanmıştır. İlköğretim 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan sunumun

Detaylı

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz Konut Satışları Temmuz Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Ağustos 2014 1 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Konut Satış İstatistikleri ne göre 2014 yılının Temmuz ayında konut satışları

Detaylı

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line 25 Ağustos 2013 Pazar Brifing: Görev isminden de anlaşılacağı gibi hattı tutan bir birliğe bir diğerinin

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler.

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler. Alman televizyon kanalı RTL de pazartesi akşamı yayınlanan Ekstra Magazin (Extra-Das RTL-Magazin) adlı program, bir Türk ve bir Alman kadını Türkiye ye tatile gönderdi ve yaşadıklarını başından sonuna

Detaylı

IMATEMATİK-AKIL OYUNLARI -ÖRNEK SORULARsoru

IMATEMATİK-AKIL OYUNLARI -ÖRNEK SORULARsoru IMATEMATİK-AKIL -ÖRNEK SORULARsoru Bir dart tahtasına 3 atış yapacaksınız.bu üç atış sonucunda toplamda 100 sayısına ulaşacaksınız. Bir sayı birden fazla vurulamaz. aynı harfleri yalnızca yatay ve dikey

Detaylı

WILDERNESS HOTEL & GOLF RESORT, Wisconsin Dells - WI

WILDERNESS HOTEL & GOLF RESORT, Wisconsin Dells - WI WILDERNESS HOTEL & GOLF RESORT, Wisconsin Dells - WI Wisconsin eyaletinde yer alan, Amerika nın en büyük eğlence su parkı olan Wilderness Hotel Golf&Resort te, Campus 2015 Work and Travel katılımcılarını

Detaylı

HİDROLİK TAHRİKLİ KABLO KILAVUZU İTME-ÇEKME-SARMA MAKİNESİ

HİDROLİK TAHRİKLİ KABLO KILAVUZU İTME-ÇEKME-SARMA MAKİNESİ HİDROLİK TAHRİKLİ KABLO KILAVUZU İTME-ÇEKME-SARMA MAKİNESİ (Hidrolik Tahrikli Kablo Kılavuzu İtme -Çekme-Sarma Makinesi) 1 3 4 2 1)Kılavuz grubu 2)Hidrolik grubu 3)Palet Grubu 4)Hdp boru bağlantı grubu

Detaylı

DENİZ KİRLİLİĞİNE İLİŞKİN YASAL PROSEDÜR VE KURUMLARIN SORUMLULUKLARI

DENİZ KİRLİLİĞİNE İLİŞKİN YASAL PROSEDÜR VE KURUMLARIN SORUMLULUKLARI DENİZ KİRLİLİĞİNE İLİŞKİN YASAL PROSEDÜR VE KURUMLARIN SORUMLULUKLARI. Cemil TUNÇYÜREK Çevre Mühendisi Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 11 Aralık 2015 1 Çevre Kanunu (İlgili hükümler) Kirletme

Detaylı

ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç. Kaldırma Kuvveti

ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç. Kaldırma Kuvveti ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç Kaldırma Kuvveti - Dünya, üzerinde bulunan bütün cisimlere kendi merkezine doğru çekim kuvveti uygular. Bu kuvvete yer çekimi kuvveti

Detaylı

Ordu Fatsa daki Delenin Dağı tepesini güneşi görmek için tıraşlıyacaklar!

Ordu Fatsa daki Delenin Dağı tepesini güneşi görmek için tıraşlıyacaklar! Öğrenci Çalışma yaprağı 1 Senaryo: Ordu Fatsa daki Delenin Dağı tepesini güneşi görmek için tıraşlıyacaklar! Ordu'nun Fatsa İlçesi nın Yalıköy Beldesi nin de 200 metre yükseklikteki Delinin Dağı tepesi,

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2015. Süre: 1 saat ve 30 dakika

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2015. Süre: 1 saat ve 30 dakika THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2015 MATEMATİK BİRİNCİ SINIF Süre: 1 saat ve 30 dakika Tüm soruları cevaplayınız. Tüm işlemlerinizi gösteriniz ve cevaplarınızı soru kâğıdında ılan uygun yerlere yazınız.

Detaylı

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ Thekla, genç ve güzel bir kadın... Hem de bakire... Aynı Meryem gibi.. Halk bu yüzden, Thekla nın yaşadığı yeraltı kilisesine, Meryemlik demiş. Thekla nın yaşadığı, sonunda

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz?

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz? Bayanlara Özel Test Giysi Seçiminiz Kişiliğiniz Hakkında Ne Söylüyor? 1-1Formun Üstü Bir iş toplantısındasınız ve tek bayan sizsiniz. a) Zekice yorumlarınızla öne çıkar, varlığınızı hissettirirsiniz. b)

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı