KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE PROJESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE PROJESİ"

Transkript

1 KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE PROJESİ Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi

2 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi

3 Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı (DİHAA) fonu ile Başak Kültür ve Sanat Vakfının finanse ettikleri Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi Mersin Günebakan Kadın Derneği ve Yaşamevi Kadın Dayanışma derneği ortaklığıyla yürütülmüştür. Bu yayın Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonunun desteğiyle oluşturulmuştur. Bu yayında geçen görüşler hiç bir şekilde Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonunun görüşlerini yansıtmamaktadır. Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi Tasarım ve Kapak: Baskı: Veri Analiz: Veri Değerlendirme ve Yayına Hazırlayan: PROJE EKİBİ Serok Demircan Üçler Ofset Nejat Taştan Belma Yıldıztaş PROJE EKİBİ: Proje Koordinatörü: Hümeyra Tusun Yeğin Proje Asistanı: Dilan Şahin Urfa Temsilcileri: Gülay Öztürk Kocaoğlu- Nuran Çağşar Mersin Temsilcisi: Seher Selma Yazıcı PSİKOLOGLAR: İstanbul: Ps. Nalan Özçete Mersin: Ps. Yeliz Yılmaz Urfa: Ps. Aysel Polatsoy PROJE EKİBİ İÇİN SÜPERVİZÖRLER İstanbul: Ps. Behice Boran Mersin: Ps. Mehmet Ali Vural Urfa: Sosyal Hizmet Uzmanı Nazif Dağ Başak Kültür ve Sanat Vakfı Başak Culture and Art Foundation Kayışdağı Mahallesi, Uslu Caddesi Nihat Sokak No.55/A Ataşehir / İstanbul T F [email protected]

4 İçindekiler İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜRLER... 5 ÖNSÖZ... 7 SUNUŞ BÖLÜM PROJENİN KAPSAMI PROJENİN ARKAPLANI PROJENİN AMACI PROJE FAALİYETLERİ I.EĞİTİM ÇALIŞMALARI II. PSİKOLOJİK VE HUKUKİ DESTEK III. TOPLANTILAR IV. ATÖLYELER V. ÇALIŞTAY MERSİN VI. FARKINDALIK SEMİNERLERİ VII. GÖNÜLLÜ AĞI VIII. TANITIM VE GÖRÜNÜRLÜK PROJE DEĞERLENDİRME NOTLARI PROJE EKİBİNDEN NOTLAR UZMAN EKİPTEN NOTLAR PROJE GÖNÜLLÜLERİNDEN NOTLAR FAYDALANICILARDAN NOTLAR HEDEF GRUPTAN NOTLAR BÖLÜM: METODOLOJİ ÖRNEKLEM ÖRNEKLEM SEÇİMİ ÖRNEKLEM SINIRLILIĞI GÖRÜŞME FORMU VERİ GİRİŞİ VE VERİ ANALİZİ KADINA YÖNELİK ŞİDDET TANIMLARI BÖLÜM: PROJE BULGULARI TABLOLAR BÖLÜM: DEĞERLENDİRME SONUÇ

5 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi TABLOLAR TABLO 1: İLLERE GÖRE DESTEK TALEP EDEN KADIN SAYISI TABLO 2: YAŞ TABLO 3: İLLERE GÖRE YAŞ DAĞILIMI TABLO 4: MEDENİ DURUM TABLO 5: İLLERE GÖRE MEDENİ DURUM TABLO 6: EVLİLİK YAŞI TABLO 7: İLLERE GÖRE EVLİLİK YAŞI TABLO 8: EVLİLİK ŞEKLİ TABLO 9: İLLERE GÖRE EVLİLİK ŞEKLİ TABLO 10: HAMİLELİK DURUMU TABLO 11: ÇOCUK SAYISI TABLO 12: EĞİTİM DURUMU TABLO 13: ÇALIŞMA DURUMU TABLO 14: SOSYAL GÜVENCE DURUMU TABLO 15: GELİR KAYNAĞI TABLO 16: ŞİDDETİN BAŞLAMA VE DEVAM ETMESİ DURUMU TABLO 17: ŞİDDETİN UYGULANDIĞI YER TABLO 18: ŞİDDETİN FAİLİ TABLO 19: ŞİDDETİN TÜRÜ TABLO 20: TEHDİT SORUNU TABLO 21: ÇOCUKLARIN ŞİDDETE TANIK DURUMU TABLO 22: ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDET DURUMU TABLO 23: KADININ ŞİDDET SONRASI RESMİ KURUMLARA BAŞVURU YAPMA DURUMU TABLO 24: KADININ BAŞVURU YAPTIĞI MEKANİZMALAR TABLO 25: TALEP EDİLEN DESTEK TÜRÜ TABLO 26: VERİLEN DESTEK TÜRÜ

6 Teşekkürler TEŞEKKÜRLER İSTANBUL Proje faaliyetlerimize gönüllü olarak hukuki destek sunan Avukat Cevriye Aydın'a, gönüllü olarak danışmanlık desteği sunan Psikolog Elif İşcan'a ve Psikiyatrist Fuat Akgün'e ve sosyal haklar konusunda danışmanlık desteği veren Sosyal Hizmet Uzmanı İkram Doğan'a Değerli görüş ve önerilerini esirgemeyen Dr. Handan Çağlayan'a, Tarih öğretmeni Sevim Çiçek'e, sivil toplum örgütleri arasında güçlü ilişkiler kurmamızı sağlayan Eşit Haklar Derneği'nden Seda Alp'e, Awazen Jinan Müzik Grubu'nun gelişmesinde ve eğitimlerinin üstlenmesinde emeklerini esirgemeyen Müzik öğretmeni Dılşad Güngör ve Suat Kocabıyık'a, Haber ve medya desteği için gazeteci Aysel Kılıç'a; Eğitimsen Kadın Komisyonu'ndan Hülya Akpınar'a, Mahalle toplantılarının ve ev ziyaretlerinin yapılmasında destek olan Birgül Erdemir, Özge Özenç, Zozan Aydın, Kader Kol, Gülizar Teymur, Zeyno Uğuz, Mevlüde Çelebi, Muhsine Saçan, Gülistan Aslan, Havva Günay, Besime Turan, Fatma Yıldız, Hanife Kuaz, Kamer Ayırtır, Elif Gül, Gülşah Koç ve Tülay Acar'a, Teknik destek sağlayan Grafik tasarımcısı Serok Demircan'a, Bilgisayar programcısı Berkan Fakir'e, Yeminli Mali Müşavir Süleyman Bulgu'ya, Başak Kültür ve Sanat Vakfı gönüllüsü Özgür Şahin ve Hasret Kaya'ya, Kadına yönelik şiddetle mücadele için gerçekleştirdiğimiz farkındalık seminerlerine katkı sunan Avukat Cevriye Aydın'a, Psikolog Elif İşcan'a, Avukat Didem Yakar Hasköy'e, Ebe Hatice Yayla'ya, Psikolog ve Psikodramatist Barış Tok'a, Psikolog Leyla Soydinç'e, Psikolog Sevilay Kahveci Düztaş'a, Sağlık eğitmeni Gamze Karadağ Koç'a, Psikiyatrist Özlem Altuntaş'a, Sosyal Hizmet Uzmanı Dilber Uzun'a, Psikolog Ertan Görgü'ye ve Ka-Der Kadıköy Şubesi üyesi Fatma Aytar'a, Yaptığımız seminerler, paneller, toplantılar ve 8 Mart etkinliği için bizlere mekân, teknik ve katılım konusunda destek sunan Mustafa Kemal Pir Sultan Abdal Derneği'ne ve Kadın Komisyonu'na, Sancaktepe cemevine ve Kadın Komisyonu'na, Ataşehir Pir Sultan Abdal Derneği'ne ve Kadın Komisyonu'na, Ataşehir Kürecikliler Derneği'ne, Ümraniye Sosyal Haklar Kadın ve Gençlik Merkezi'ne, Ataşehir BDP'ye, Sancaktepe BDP'ye, Anadolu Yakası Dersimliler Derneği'ne, Eğitimsen 2 No'lu Şube'sine, Ataşehir Belediyesi'ne, Ataşehir Belediyesi Kayışdağı Ataevi'ne, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altın Kaynak'a, Ataşehir Kent Konseyi'ne, Sivas İmranlılar Boğazören Köyü Derneği'ne, Malatya Darende Uzun Hasan Köyü Derneği'ne, Ataşehir Belediyesi Fen İşleri'nden Hasan Turan'a, 5

7 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi TEŞEKKÜRLER URFA Gönüllü olarak hukuki destek sunan Av. Sevda Çelik Özbingol'e, Av. Serpil Kiliç Yıldırım'a ve Av. Dilara İnal'a, Mahalle toplantıları ve çalışmalarının organizasyonunda yer alan Serpil Geyik ve Özlem Ulutaş Şengül'e, sosyal haklar konusunda danışmanlık desteği veren Sosyal Hizmet Uzmanı Nazif Dağ'a, Belediye bünyesindeki El Sanatları Merkezi'ne, Valilik bünyesindeki SODES Kadın Kültür Merkezi'ne ve ÇATOM'a, TEŞEKKÜRLER MERSİN Bizlere atölye çalışmalarında verdikleri destek için Psikolog M. Ali Vural ve Yeliz Yılmaz'a, Yaptığımız panel ve çalıştaylarda destek veren Mersin Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi'nden Prof. Dr. Ayşegül Yılgör'e, Yrd. Doç. Dr. Bediz Yılmaz Bayraktar'a ve Yrd. Doç. Dr. Yasemin Özuğurlu'ya, Mersin Üniversitesi Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Ulaş Bayraktar'a, Toros Üniversitesi'nden Yard. Doç. Dr. Rana Gürbüz'e, Öğretim Görevlisi Nevra Akdemir Tören'e, Araştırma Görevlisi Özlem Bulut'a, Toplantılara katılım ve başvurularla ilgilenen ve derneğimizin resmi avukatı olan Av. Şirin Güner'e, ve dernek üyemiz Nesrin Gözen Bilek'e, Ev ve mahalle toplantılarının düzenlenmesinde Peyruze Kafa, Nebahat Yaşar, Ful Uğurhan, Perihan Yıldız'a, Toroslar Halk Eğitimi Merkezi ve Akdeniz Halk Eğitimi Merkezi yöneticileri ve öğretmenlerine, Akdeniz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı müdürü Selim Daydaş'a ve Akdeniz Aile Destek Merkezi yöneticilerine, Mersin Baro salonunu kullanmamızı sağlayan, organizasyona destek olan ve sorularımızı yanıtlayan Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi'ne, yapılan organizasyonlarda salon desteği veren Mersin SES Sendikası'na, Proje organizasyonlarında görev alan ve katılan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. 6

8 Önsöz ÖNSÖZ 1987 yılında, Çankırı'da bir yargıcın, eşinden dayak yiyen hamile bir kadının boşanma talebiyle açtığı davayı, kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin sözüne atıfta bulunarak reddetmesi, ülkenin dört bir yanında kadınların tepkisine neden olmuştu 12 Eylül sonrası ilk kitlesel sokak gösterileri o zaman düzenlenmiş, dayağa karşı kampanyalar başlatılmıştı. Aradan geçen zaman içinde elbette ki değişen çok şey oldu. Artık yargıçlar bu tür vecizeleri açıktan dile getiremiyorlar. Kadına yönelik şiddet daha görünür oldu ve bu konudaki farkındalık da arttı. Kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin onaylanarak iç hukukta bağlayıcı hale gelmiş olan İstanbul Sözleşmesi gibi son derece kapsamlı yasal düzenlemelere sahibiz. Ancak ne yazık ki halen değişmeyen şeyler de var. Kadına yönelik şiddet azalmadı örneğin. Hatta arttığı bile söylenebilir. Öyle ki ülkemizde silahların susması, barışın inşası gibi gerekçelerle müzakerelerin yürütülmekte olduğu bir dönemde dahi kadınlara karşı savaşın tüm hızıyla sürüyor olmasına tanıklık ediyoruz. Kadınlara karşı savaş nitelemesi hiç de abartılı değil. Zira halen ülkemizde her gün ortalama beş kadın katlediliyor; her üç kadından biri fiziksel şiddete maruz kalıyor. Failler genellikle kadınların en yakınındaki erkekler. Cinayetler kimi zaman göz göre göre geliyor. Örneğin bu raporun yayına hazırlanmakta olduğu Eylül ayı içinde 23 kadın öldürüldü. Bianet'in haberine göre kadınların % 13'ü boşanmak istedikleri eşleri tarafından ve %8.7'si ise 1 mahkemelerden çıkarttıkları tedbir kararına rağmen öldürülmüş. Mahkemelerin verdiği tedbir kararı gereğince uygulanmamış, koruma altında olması gereken kadınlar korunamamışlar. Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığı ve kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik uluslararası, bölgesel ve ulusal düzlemde pek çok düzenleme ve mekanizma geliştirilmiş olmasına karşın kadınların şiddet görmeye devam ediyor olması, dikkatleri meselenin gerisindeki etkenlere yöneltmeyi gerektiriyor. Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Şiddet, Nedenleri ve Sonuçları Özel Raportörü Yakın Ertürk'ün de altını çizdiği gibi kadına yönelik şiddetin gerisinde, kadınlarla 2 erkekler arasındaki tarihsel eşitsiz güç ilişkileri gibi yapısal nedenler var. Kadınlarla erkekler arasında eşitsiz güç ilişkileri ve devamını sağlayan yapısal etkenler ortadan kalkmadığı sürece, yasal düzenlemeler ne denli mükemmel olursa olsun kadına yönelik şiddetin tümüyle son bulması zor görünüyor. Başak Kültür ve Sanat Vakfının öncülüğünde, Mersin Günebakan Kadın Derneği ile Urfa Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneğiyle birlikte yürütülen Yerel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizliğe ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele çalışması, her şeyden önce bu yapısal etkenlere işaret etmesi açısından son derece önemli. Bu çalışma bağlamında İstanbul, Mersin ve Urfa'da nicel ve nitel araştırma teknikleri kullanılarak yürütülen saha araştırması, 1. Bkz. (erişim ) 2. Bkz. Yakın Ertürk, Kadın Haklarının ve Toplumsal Cinsiyet Perspektifinin Entegrasyonu: Kadınlara Karşı Şiddet Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesinde bir Araç Olarak Maksumum Özeni Gösterme Standardı, İnsan Hakları Komisyonu Altmış İkinci Oturum, E/CN.4/2006/61, sf

9 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi kadına yönelik şiddeti ortaya çıkaran ve devam etmesine yol açan ataerkil cinsiyet yapılarını ve eşitsizlikleri gözler önüne seriyor. Araştırma kapsamında görüşülen kişilerin ifadeleri, kimi durumlarda kadınların hakları konusunda veya şiddete karşı farkındalık sahibi olsalar bile şiddet ortamından uzaklaşma şanslarının bulunmadığını gösteriyor. Şiddet uygulayan eşten ayrıldığı taktirde yeni bir hayat kurmasına yardımcı olacak ekonomik olanaklardan ve/veya sosyal güvenceden, aile desteğinden yoksunluk -ki ekonomik olanaksızlıklar kimi zaman kadınların evlerinden çıkarak şiddete karşı başvuru mekanizmalarına ulaşmaları önünde dahi önemli bir engel olabiliyor, çocuklarının elinden alınacağı tehdidi, şiddet uyguluyor olsa bile eşinden ayrılmanın kültürel olarak olumsuz karşılanıyor olması, şiddet uygulayan eşten ayrılmanın, bazen ailesi tarafından başka bir erkeğe ikinci eş olarak verilmeyle sonuçlanabileceği bilgisi, kadınları şiddete mahkum eden etkenlerden birkaçı. Bu vb. etkenlerden dolayı kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından psikolojik, fiziksel, cinsel, ekonomik şiddetin pek çok çeşidine maruz kalmaya devam ediyorlar. Bedenleri zedeleniyor, sosyal ilişkileri kısıtlanıyor, özgüvenleri sarsılıyor, değersiz olduklarını düşünmeye başlıyorlar, ruhları yaralanıyor. Araştırma bağlamında ulaşılan kadınlardan talep edenlere uzman kişiler aracılığıyla psikolojik ve hukuksal destek sağlanmış. Ancak Yerel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizliğe ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele çalışması, kadına yönelik şiddetin gerisindeki etkenleri, şiddet çeşitlerini ortaya çıkarmakla ve psikolojik ve hukuksal destek sağlamakla sınırlı kalmamış. Saha araştırması ve danışmanlık hizmeti, çalışmanın önemli fakat sadece küçük bir kısmını oluşturuyor. Üç kentte ve Başak Kültür ve Sanat Vakfı öncülüğünde iki kadın derneği ile yürütülen bu kapsamlı çalışma, her şeyden önce içinde yer alan bütün kadınlar için birlikte iş yaparak dönüşme, öğrenme, dayanışma süreci olmuş. Vakıf ve dernek çalışanları, işin başındayken kendi aralarında eğitim çalışmaları yapmışlar. Ardından her üç kentte yerel toplum örgütü temsilcileriyle, yerel yöneticilerle, kamu kurumlarıyla, medya çalışanlarıyla toplantılar yapılıp eğitim seminerleri, paneller düzenlenirken diğer yandan da bu tür merkezi etkinliklere katılmaları güç olan kadınlar için mahallelerde toplantılar düzenlenmiş. Böylece bir yandan şiddet mağduru kadınları desteklemek için yerel destek sistemlerinin kurulması ya da pekiştirilmesi hedeflenirken diğer yandan da kadınları hakları konusunda bilgilendirici çalışmalar yürütülmüş. Başak Sanat ve Kültür Vakfı daha önceki çalışmalarında da etkinliklerini kentin merkezi mekanlarında gerçekleştirmekle sınırlı kalmamış, etkinliklerini, ulaştırmayı hedeflediği kesimlerin yaşadığı mekanlara taşımıştı. Bunu yaparken pek çok gönüllüyü harekete geçirmiş ve ağlar oluşturmuştu. Bu çalışmada da gönüllü ağı oluşturulması hedeflenmiş. Oluşturulan gönüllü ağıyla, çalışmanın yerel düzeyde sürdürülebilmesi, yerel mekanizmaların harekete geçirilmesi, yerel medyada duyarlılık yaratılması hedeflenmiş. Ayrıca atölyeler de düzenlenmiş ama yapılanlar bununla sınırlı değil. Çalışma bağlamında gerçekleştirilenlerden en ilgi çekici işlerden biri de bir kadın müzik grubunun oluşturulması olmuş. Elinizdeki kitap, kuru bir araştırma raporu değil. Yukarıda çerçevesinden bahsedilen kapsamlı çalışmanın amaçlarını, nasıl yürütüldüğünü ve ortaya çıkan sonuçları son derece içten bir şekilde ve bizzat çalışmayı yürütenlerin ve çalışma sayesinde ulaşılanların dilinden aktarıyor. Vakıf çalışanları, danışmanlık hizmeti sunan psikolog ve avukatlar, gönüllüler ve müzik grubu üyelerinin 8

10 Önsöz ifadeleri, çalışmanın içeriğinin yanı sıra bu çalışmada yer almanın kendileri açısından nasıl dönüştürücü bir deneyim olduğuna dair çok şey söylüyor. Vakfın en genç çalışanlarından Dilan Şahin kadınların sorunlarına dair ne biliyorsam bu projeyle birlikte öğrendiğimi görüyorum demiş örneğin. Mersin'deki gönüllülerden Peyruze Kafa ise çalışmada yer almanın kendinde yarattığı dönüşümü şu cümlelerle anlatmış: Toplantılarda farklı kültürde insanlarla tanıştım. Başlarda sorumluluk almaktan çekiniyordum. Yapamayacağımı düşünüyordum. Ama giderek kendime güvenmeye başladım. İlk etapta aldığım eğitimler bana çok şey kattı. İletişim kurmada rahatladım. Kendimi daha iyi ifade edebiliyorum. Bu güvenim çevremdeki arkadaşlarımı da olumlu etkiledi. Kadınlara dair sorunlarda daha çok şey paylaşabiliyor ve destek olabiliyorum. Bu da beni mutlu ediyor. Sosyalleştim. Çalışma esnasında oluşturulan kadın müzik grubunun katılımcılarından Zarife Turan ise böyle bir grupta şarkı söylemenin kendisi için anlamına aşağıdaki cümlelerle ifade etmiş: Daha 5-6 yaşlarında çatal, kaşık, bıçak ne bulduysam mikrofon yapar uzun hava söylerdim. Ta ki annem saçımı yolana kadar.( ) Başak Kültür ve Sanat Vakfına bize bu imkanı verdiği için çok teşekkür ederim. Biz de hem kadına yönelik şiddete karşı yürüttükleri kapsamlı çalışma için hem de hazırladıkları bu kitapla çalışmanın sonuçlarını bizimle paylaşmakla kalmayıp biz okurları çalışmanın yürütülme hikayesine dahil ettikleri için Başak Sanat ve Kültür Vakfına, Urfa Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneğine ve Mersin Günebakan Kadın Derneğine ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Handan ÇAĞLAYAN 21 Ekim

11 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi SUNUŞ Kadına yönelik şiddet, Türkiye ve dünyada önemini ve aciliyetinikorumaktadır. Türkiye'de kadına yönelik şiddet, genel olarak kadın sorunu ve aile içi mesele olarak görülmektedir. Oysa toplumun her katmanında, farklı türlerde ve sıklıkta yaşanan kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayanan ekonomik, politik, hukuki, dini, sosyal ve kültürel süreçleri içeren karmaşık, kapsamlı ve toplumu ilgilendirenkamusal bir sorundur. Son 30 yılda dünyada sivil inisiyatifin güçlenmesi; kadına yönelik şiddet ve benzeri hak temelli çalışmalardaki niceliksel ve niteliksel artışın politika yapıcılar üzerindeki baskısı sorunun görünürlüğünü arttırmış, farkındalık yaratmış; çözüme ilişkin çalışmaların hızına ivme katmıştır. Bireylerin gelecek inşasında önemli yeri olan aile kurumu, aynı zamanda bir güven ve teminat ortamı olarak kabul edilir. Ancak araştırmalar ve raporlar gösteriyor ki, kadına yönelik şiddet çoğunluklabir ev içi şiddettir ve kadınlar için en güvenilir olması gerekenyer ve kişiler şiddetin birincil kaynağı olmaktadır. Bugün kadınların büyük bir kısmı evlerinde, onlara en yakın olan erkekler babası, eşi, kardeşi, birlikte yaşadığı kişi - tarafından şiddete maruz kalmaktadır. Kadına yönelik şiddet, türü ne olursa olsun kadını pasifize eden, başta aile olmak üzere toplumsal kurumları dejenere eden, sonuçları toplumun tamamını etkileyecek kadar ciddi politik bir sorundur. Bu sorunun görünür kılınıp giderilmesi; şiddetin çocuğa yönelmesinin önlenmesinden şiddetin mağdurunun da failinin de rehabilite edilmesine; en önemlisi özel ve kamusal alanda şiddetin her türünün ortadan kaldırılmasına kadar uzanan bir sürece yayılmaktadır. Bu süreç siyasi kurumlar, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve hukuk sistemi arasında ortak bir fikir birliği içinde, koordineli bir çalışma disiplinin oluşturulmasını gerektirmektedir. Bölgesel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizliğe ve Kadınlara Karşı Şiddetle Mücadele Projesi Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu'nun desteğiyle Başak Kültür ve Sanat Vakfı liderliğinde, Günebakan Kadın Derneği (Mersin),Urfa Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği (Şanlıurfa) ortaklığıyla,istanbul'da Ataşehir ve Sancaktepe; Mersin'de Akdeniz ve Toroslar ilçelerinde ve Şanlıurfa merkezde Kasım Kasım 2014 zaman diliminde hayata geçirilmiş yerel bazlı bir çalışmadır. Üç farklı ilde çalışan üç Sivil Toplum Örgütünün bir araya gelerek bu projeye imza atması, Başak Kültür ve Sanat Vakfı'nın sivil toplum alanındaki deneyimleri ve uygulamış olduğu proje pratiklerinin sonucunda mümkün olmuş, bu proje ile deneyimlerini diğer yerel ortakları ile paylaşarak onların güçlenmelerine katkı sunmuştur. Başak Kültür ve Sanat Vakfı, kültürel çalışmalar, eğitsel ve sanatsal atölyelerle yoksul ve göç mağduru dezavantajlı gruplarla çalışmaktadır. Bu gruplar çoğunlukla çocuk ve gençlerden oluşmakla birlikte; uzun yıllardır ülkenin doğu ve güneydoğusundaki savaştan etkilenen ve son yıllarda Ortadoğu'daki savaşlardan kaçarak Türkiye'ye sığınan çoğu kadın ve çocuk göçmenlerden oluşmaktadır. Hedef grubumuzun kente entegrasyonu, şiddet ve buna bağlı olarak ortaya çıkan travma, vb durumlarının iyileştirilmesi, istihdam edilmeleri, sosyal hakları ve temel özgürlükleri hakkında bilgi edinmeleri gibi önemli ihtiyaçlarını görünür kılmak, giderilmesine destek olmak için hak temelli çalışmalar sürdüren bir sivil toplum örgütüdür. 10

12 Sunuş Projenin yerel ortaklarından Günebakan Kadın Derneği, benzer saiklerle Mersin'de çalışan, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütüdür. Türkiye'nin en çok iç göç alan ilk on ilinden biri olan Mersin, bu özelliği ile İstanbul'a benzemektedir. Kentin sosyo-ekonomik düzeyi ve sanayileşme oranı dikkate alındığında söz konusu göçün kentlileşme oranı düşüktür. Bu durum birçok toplumsal sorunu ortaya çıkarmakta ve her zaman olduğu gibi en çok kadınları ve çocukları etkilemektedir. Günebakan Kadın Derneği, bu ortamda kadınların maruz kaldıkları hak ihlallerinive toplumsal cinsiyet eşitsizliğini görünür kılmak içinçeşitli faaliyetler ve çalışmalar gerçekleştirmektedir. Kadının topluma eşit hak ve sorumlulukla katılımını savunan Dernek, bu proje ile hareketalanını genişletmiş, projenin gerçekleşmesinde önemli bir rolüstlenmiştir. Projenin ikinci yerel ortağı Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği'dir. Şanlıurfa'da kadın çalışmaları yapan kar amacı gütmeyen ilk sivil toplum örgütüdür. Toplumsal konumu ve kültürel arka planı ile Şanlıurfa oldukça kapalı, muhafazakar bir kenttir. Günlük meseleler, toplumsal ve politik durumlardan doğan sorunlar. bu kapalı yapı içinde kalmaktadır. Kadının özel alana sıkıştırıldığı ve bu alanının bütünüyle kapalı tutulduğu kentte kadın sorunu adli makamlara yansımadığı sürece bilinmezliğini korumaktadır. Bu da kadın sorunun görünmemesine ve alana ilişkin veri toplanamamasına sebep olmaktadır. Dernek, kadının toplumdaki eşitsizliğini gidermek sosyal, hukuksal ekonomik sağlık, kültürel vb. yaşamın her alanında aktif rol almasını, farklı kültürel, dinsel, etnik kesimden kadınların bu kapalı yapı içinden çıkıp kendi öz gücü ile özgür iradesini deneyimlemesini; hak ve özgürlüklerinin bilincine varmasını amaçlamaktadır. Başarılı projeler gerçekleştiren Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği, kadının istihdamı ve meslek edinmesi alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Bu proje ile kadına yönelik şiddetle mücadele deneyimlerini arttırma fırsatı yakalamışlardır. Sonuçlarını paylaştığımız bu projenin amacı''yerel destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ile kadına yönelik şiddet vetoplumsal cinsiyet eşitsizliği ilemücadele''etmektir. Bu süreçte kadının psikolojik, hukuki ve toplumsal olarak desteklenmesi ve yönlendirilmesi projenin en etkili yönünü teşkil etmektedir. Kadınların gördüğü şiddetin türü, sıklığı, failinin tespiti; sivil toplum kuruluşlarına gelme nedenleri ve taleplerinin belirlenmesi; sivil toplum kuruluşlarının bu talepleri nasıl cevapladığının ortaya konulması, kadınların, devletin hukuksal ve sosyal destek kurumlarından ne ölçüde yararlanabildiğive nerede sıkıntılar yaşandığının gözlemlenmesi amaçlanmıştır. Proje süresince ulaşılan kadınlarla yapılan görüşmeler, etik ilkeler dikkate alınarak, kayıt altına alınmış, istatistiki olarak raporlanmış ve son bölümde sunulmuştur. Bu süreçlerde kurumlar arası koordinasyon ve işbirliği önemsenmiş; kadına yönelik şiddet konusunda işbirliği vekapasite geliştirmeleri için destek sağlanmıştır. Bu kapsamlı çalışma; kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve yerel düzeyde kurulan gönüllü ağlarının desteği ile gerçekleşmiştir. Proje sonuçlarının Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadelede kurumlar arası işbirliğinin öneminin farkedilmesine hizmet edeceğini düşünüyor; kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması, toplumsal cinsiyet eşitliğimekanizmalarının hayata geçirilmesi yolunda politika yapıcılara ve yöneticilerekaynak olmasınıumut ediyoruz. Hümeyra TUSUN - YEĞİN Başak Kültür ve Sanat Vakfı Proje Koordinatörü 11

13 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi 1. BÖLÜM: PROJENİN KAPSAMI 1.1 PROJENİN ARKAPLANI Kadına yönelik şiddet dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kültürel, toplumsal, hukuki, dini, coğrafi, ekonomik ve politik arkaplanı ile oldukça kapsamlı bir sorundur. Kadına yönelik şiddetinkadının insan haklarını ihlal ettiğine ve temel özgürlüklerini zedelediğine dönük onlarca çalışma yapılmakta ve bu ihlalleri gidermek için siyaset mekanizması sürece dahil edilmektedir. Kadın, gördüğü şiddetten dolayı temel hak ve özgürlüklerinden mahrum olmakla birlikte ruhsal ve fiziksel olarak zarar görmekte, sakatlanmakta ve hatta yaşamını yitirmektedir. Şiddet çoğunlukla kadının birinci derece akrabaları tarafından; eşinden, babasından, diğer aile bireylerinden, aynı evde yaşayan yakın akrabalardan gelmektedir. Kadının gördüğü şiddet, türü ne olursa olsun, en çok kadını etkilemekle birlikte çocukları, aile üyelerini ve toplumsal yapının tamamını etkilemektedir. Kadının insan hakları ve özgürlükleri olduğunu vurgulamak ve kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak için İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne ek olarak 1979'da yürürlüğe giren BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme (CEDAW Convention on the Elimination of all Forms of Discrimination Against Women) 14 Ekim 1985'te Türkiye Cumhuriyeti tarafından onaylanarak resmi gazetede yayınlanmıştır. Özellikle kadına ve çocuğa yönelik ev içi şiddetin önüne geçebilmek için alınan bütün bu önlemler ne yazık ki yeterli olamamaktadır. Kadına yönelik şiddet konusu, dünyada ve Türkiye'de aile içi bir sorun olarak algılanmakta ve çözüm önerileri bu düzeyde kalmaktadır yılında Nairobi'de düzenlenen 3. Kadın Konferansı, kadına yönelik şiddet algısını değiştiren ve görünürlüğünün arttıran bir dönüm noktası olmuştur. 1990'lı yıllardan sonra kadına yönelik şiddet konusu kültürel, toplumsal, ekonomik ve hatta politik bir sorun olarak düşülmeye başlanmış ve çözüm süreçlerinde sivil toplumun, siyasi kurumların, yerel mekanizmaların ve medyanın sorumlulukları olduğu kanaatine varılmıştır. Soruna ilişkin bakış açısının netleşmesi aynı zamanda yapılan çalışmaları arttırmış; soruna bir dünya niteliği kazandırmıştır. Bugün dünyada kadının maruz kaldığı fiziksel ve duygusal şiddetin yaygınlığı yüzde 30 ile yüzde 60 arasında değişmektedir. Buna göre dünyada her 3 kadından biri şiddetin değişik biçimlerine maruz kalmaktadır. Kadınlar yaşamın her alanında, evlerinde, işyerlerinde, kamusal alanlarda, mücadelelerinde şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmaya devam etmektedir. Dünyanın çeşitli yerlerinde sürmekte olan savaşlarda ve iç çatışmalarda kadınlar ve kız çocukları tecavüze uğramakta, öldürülmekte ya da insan ticaretinin öznesi haline getirilmektedir. Avrupa ölçeğinde her yıl kadının insan ticareti ağlarında cinsel sömürüye uğradığını bildirilmektedir. Türkiye'de her gün dizinden vurulan, taşlanarak öldürülen, namus cinayetine kurban giden, tecavüze uğrayan, nedeni belirsiz bir biçimde intihar eden kadınlara ilişkin haberler gelmektedir. Bu haberler, kadın örgütlerinin yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan sayılar kadına yönelik şiddet buzdağının görünen kısmının yalnızca bir kısmını oluşturuyor. Aile içi şiddet konusunda izlenebilen istatistiksel rakamların düşüklüğüne rağmen Türkiye bu sıralamanın en üstlerinde yer almaktadır ( ). Ekim 2011'de İnsan Hakları Derneği tarafından yayınlanan rapora göre, son 7 yılda 4190 kadın 12

14 1.1. Projenin Arka Planı fiziksel ya da cinsel şiddet sonucu ölmüştür. Cinsiyet temelli şiddetin mağduru olan kadınların %88'i, kendilerini tehdit altında hissettikleri için bunu gizlemiştir. Bianet'in verilerine göre 2012 yılında Türkiye'de 165 kadın gördüğü şiddet sonucunda hayatını kaybetti yılında 28 bin kadın şiddete maruz kaldı 'ü için koruyucu ve önleyici tedbir alınmıştır ( ). Aynı yılın Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise bu rakam 12 bin 946 olarak tespit edilmiştir ( ) yılında 214 kadın yaşamını yitirmiş, 167 kadın tecavüze uğramış, 161 kadın tacize maruz kalmıştır yılının ilk 7 ayında 174 kadın eşi, babası, oğlu, sevgilisi, ayrıldığı eşi veya ayrıldığı sevgilisi tarafından öldürmüştür ( ). Kadının eşinden boşanmak istemesi ya da boşandığı eşi ile tekrar bir araya gelmek istememesi kadınların öldürülmelerine kadar varan şiddet olaylarına yol açmaktadır. Şiddet vakalarının %25'i Marmara Bölgesi'nde, %15'i Akdeniz Bölgesi'nde, %13'ü Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde gerçekleşmiştir. Kadınların büyük bir kısmı ateşli silah ve kesici alet ile hayatını kaybetmiştir. İstatistiklerde göstermektedir ki, Türkiye'de kadına yönelik şiddet vakalarının birçok bileşeni vardır. Bunlar bölgesel, kültürel, toplumsal, ekonomik ve hukuki olarak farklılıklar gösterse de sonuç kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için bir mücadele biçimine dönüşmek yerine, şiddeti arttıran araçlar olarak doğmakta, yaratılmakta ya da kullanılmaktadır. Şiddetin önlenmesi ve şiddetle mücadele edilmesi çok boyutlu ve kapsamlı bir süreci organize etmekle mümkün olabilir. Kısmî ve bölgesel çalışmalar konunun ciddiyetini ve mevcut durumunu görünür kılmaktadır. Politik tutum, hukuki uygulamalar, insan hakları konusunda bilinçlenme, medya organlarında yaygın olarak kullanılan şiddet, nefret, ayrımcı dilin bertaraf edilmesi ve şiddeti besleyen kültürel, dinsel davranış kalıplarını ortadan kaldıracak bir eğitim modelinin üretilmesi sorunun bütünlüklü olarak çözümüne ilişkin bir yol haritası üretmeyi sağlayabilir. Araştırma sonuçları ve yaygın olarak yürütülen projelerin raporları dikkate alınarak, kadına ve özellikle göç mağduru kadına yönelik çalışmalar yürüten Başak Kültür ve Sanat Vakfı 2012 yılından itibaren Yerel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizliğe ve Kadınlara Karşı Şiddetle Mücadele projesini yürütmeye başladı. AB Türkiye Delegasyonu'nun mali desteği ile Başak Kültür ve Sanat Vakfı'nın liderliğinde, Günebakan Kadın Derneği (Mersin) ve Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği'nin (Şanlıurfa) ortaklığında, İŞTAR'ın (Mersin) iştirakçiliği ile gerçekleştirilmiştir yılında son bulmuştur. Proje kapsamında İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da yürütülen faaliyetlerle üç ilde 2000 şiddet mağduru kadına ulaşılmış; 320 kadına psikolojik ve hukuki destek verilmiştir. Proje ile şiddete maruz kalan kadına psikolojik ve hukuki destek vererek, önleyici tedbirleri yaygınlaştırmak; kadına yönelik şiddet konusunda önce kadınların, sonra yerel destek mekanizmalarının bilinç düzeyini yükseltmek, soruna dönük sorumluluk alanlarını belirlemek; sorunun yerel medya kanalları tarafından görünürlüğünü arttırmak ve kullanılan şiddet dilinin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bu proje ile yaş aralığında 2000 kadına ulaşılmıştır. Aralık 2012'de başlayan Kasım 2014 tarihleri arasında 24 aylık süre içinde İstanbul, Mersin, Şanlıurfa'da gerçekleştirilen projede kadınların yaşadığı şiddetin yaygınlığına, şiddet biçimlerine, neden ve sonuçlarına, risk faktörlerinin saptanmasına ve şiddetin algılanışına ilişkin bilgiler sağlayarak; yerel destek mekanizmalarını projenin bir parçası yaparak alandaki gereksinimleri ve boşluğu karşılamayı hedeflemiştir. Bu raporda, araştırmanın metodolojisi, örneklemin özellikleri, şiddetin yaygınlığı ve şiddetin biçimleri, kadınların toplumsal cinsiyet ve şiddete ilişkin tutumları, eşi ya da yakın 13

15 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi çevresinden kadına yönelik şiddet, mücadele ve nicel araştırma sonuçları; değerlendirme raporları sunulmuştur. 1.2 PROJENİN AMACI Türkiye, kadına yönelik şiddeti ve her türlü ayrımcılığı önlemek için birçok uluslararası sözleşmeye imza attığı halde, kadına ve çocuğa yönelik şiddet ortadan kalkmamıştır. Aksine kadını ve çocuğu şiddetten koruma kanunları ve uygulamaları son derece gevşek ve yetersiz kalmıştır. 8 Mart 2012'de, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, Aile Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Bu kanun çok yeni olmasıyla birlikte, yerel mekanizmaları güçlendirerek kadına karşı şiddetle ulusal düzeyde müdacele etmeyi hedeflemektedir. Türkiye'de yasal düzlemde haklar tanınmış olmakla birlikte, yasların uygulanması oldukça sorunludur. Buna ek olarak kadınların kendi haklarına ilişkin farkındalığı ise oldukça düşüktür. Uygulama sürecindeki sorunlar ve kadınların hakları konusundaki farkındalığının düşüklüğü haklarınkişiler ve yerel mekanizmalar tarafından ihlal edilmesine neden olmaktadır. Hak sahipleri tarafından bir hak talebi gelmediği için hakların ihlal edilmesi bu biçimde meşrulaştırılmaktadır. Kadına yönelik şiddetle, şiddetten doğan hak ihlalleri ile mücadele etmek, yerel düzeyde eyleme geçmek, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen kadına yönelik şiddeti önleme mücadelesinin önemli bir parçası olarak konumlanmak sivil toplumun sorumluluğudur. Bu nedenle yerel mekanizmalar, yerel yönetimleryerel medya organları, sosyal görevliler kadına karşı şiddetle mücadele edebilmek ve kişileri doğru biçimde koruyabilmek için temel bilgilerle donatılmış olmalıdır. Konu hakkında bireysel, kamusal ve toplumsal farkındalık arttığında kadına yönelik şiddet oranları azalacak ve mağdurlarının vatandaşlık haklarına daha sorunsuz erişme şansları olacaktır. Bu konu hakkındaki diğer bir sorun, şiddet mağduru kadınların acil durumlarda başvurabileceği mekanizmaların birçoğunun durumu doğru şekilde ele alacakyeterli deneyimi ya da niteliklerinin olmamasıdır. 2000'li yıllardan itibaren düzenli olarak artan şiddet vakaları ve özellikle kadına yönelik şiddet vakaları siyasi mekanizmaların konuya odaklanmasını sağlamıştır. Kadına yönelik şiddeti aile içi bir mesele ya da özel alan sorunu olarak algılamak yerine siyasi, hukuki ve hatta tıbbi bir sorun olarak ele alınmalıdır. Özellikle sivil toplum kurumlarının, platformların yoğun çalışmaları siyasi mekanizmanın sorumluluklarını gözler önüne sermiş ve bu konuda bir baskı süreci başlatmıştır. Bu projeyle, proje ortakları ve diğer yerel ilgililer arasında bir destek mekanizması yaratmak, bunların kadına yönelik şiddet vakalarına müdahale etmek için yeterli deneyim ve nitelik kazanmaları hedeflemektedir. Bu şekliyle proje, yerel yetkilileri ve şiddete maruz kalan kadınları vatandaşlık haklarını talep etmelerini teşvik etmektedir. Bu çerçeve içinde hem şiddete maruz kalan kadınların ve yerel ilgililerin konu hakkında bilinçlendirilmesi, hem de şiddet mağduru kadınları desteklemek için yerel destek sistemlerinin kurulması ya da pekiştirilmesi hedeflenmektedir. Yerel yönlendirme mekanizmalarıyla kamunun konu hakkındaki farkındalığı arttırılmış olunacaktır. Böyle bir sistem yerel düzeyde kamu yetkilileri, kamu kuruluşları, yerel yönetimler, yerel ilgililer ve yerel medya gibi farklı aktörler arasında diyalog kurulmasını ve iş birliği geliştirilmesini sağlayacak etkinlikleri içermektedir. Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yerel mekanizmalar arasında ortak bir dil ve çalışma alanı geliştirilmesine katkıda bulunmak, uzun vadede düzenli diyalog platformları kurulmasını sağlayacaktır. 14

16 1.3. Proje Faaliyetleri Projenin üç ana amaç üzerine kurgulanmıştır: 1. Şiddet mağduru kadınları güçlendirip desteklemek ve yerel seviyede kadına karşı şiddet hakkında bilinci artırmak. 2. Çalışma ortaklarıyla çıkar sahiplerinin kapasitesini artırmak ve kadına karşı şiddeti önleyen yerel destek mekanizmalarını takviye etmek için yönlendirme sistemi kurmak. 3. Kadına karşı şiddet vakalarının takibi için düzenli işleyen gözlem mekanizmaları kurmak ve çalışma ortakları, menfaat sahipleri ve yerel yetkililer arasında bir ilişki ağı oluşturmak; kadına yönelik şiddet konusunda elde edilen verilerin analiz edileceği ortak bir veri tabanı kurmak; süreci izlemek ve raporlamak. Proje süresi olan 24 ay içinde yapılan mahalle toplantıları, ev ziyaretleri, kültürel ve sanatsal atölyeler aracılığıyla 1500 kadına ulaşılması; üç ilde toplam 300 psikolojik ve hukuki destek verilmesi ve yönlendirme yapılması amaçlanmıştır. Projenin uygulama alanı olan üç ilde (İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa) 90 kişiden oluşan bir gönüllü ağı kurmak ve diğer yerel ilgililer arasında destek mekanizması yaratarak, kadına yönelik şiddet vakalarına doğru müdahale etmek için yeterli deneyim ve nitelik kazanmalarını sağlamak projenin somut çıktıları olarak değerlendirilmektedir. 1.3 PROJE FAALİYETLERİ I. EĞİTİM ÇALIŞMALARI a) Kapasite Artırmaya Yönelik Eğitimler: Başta proje yürütücüsü Başak Kültür ve Sanat Vakfı olmak üzere; proje ortakları Günebakan Kadın Derneği (Mersin) ile Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneğinden (Şanlıurfa) proje çalışanlarının katılımını öngören kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadelede sivil toplumun kapasitesini arttırmaya dönük yapılan eğitimler sırasıyla İsyanbul, Mersin, Şanlıurfa'da projenin ilk 6 ay içinde 3 kez 2'şer günlük olarak gerçekleştirildi. Eğitim faaliyetlerinden, proje ekibi dışında 43 kişi faydalandı. Eğitimlerin konuları aşağıdaki gibidir: Toplumsal cinsiyetçilik ve kadına yönelik şiddet, Ulusal ve uluslararası hukukta ve mevzuatta kadın hakları, Kadına yönelik şiddete ilişkin farkındalık ve duyarlılık arttırmaya yönelik alan çalışmalarının yöntem ve içeriği, Başvuru alma süreci ve alanda yapılabilecek canlandırma faaliyetleri, Veri izleme, takip ve raporlama. Eğitimci / Uzman: Habibe Feray Salman (İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü), Sosyal Antropolog Ebru Hanbay Çakır (Kadın Dayanışma Vakfı ). b) Yerel İlgililere Yönelik Eğitimler: Projenin ikinci 6 ayında İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da ilgili yerel yönetimlerin, kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşların, sivil inisiyatiflerin ve gönüllülerin katılımıyla gerçekleştirilen eğitimler konusunda uzman kişiler tarafından 15

17 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi gerrçekleştirildi. 9 kez yapılan eğitim faaliyetlerinden proje ekibi de dahil 249 kişi faydalandı. Eğitim konuları aşağıdaki gibidir: Kadına yönelik şiddet ve türleri, Toplumsal cinsiyetçilik, Yasal düzenlemeler ve yönlendirme mekanizmaları, Feminizm ve kadının politik katılımı. Lobicilik ve ağ kurma. Eğitimci / Uzman: Dr.Handan Çağlayan (Ankara Ünversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü), Uzman Psikolog Zehra Tosun (KADER Ankara), Sosyal Antropolog Ebru Hanbay Çakır (Kadın Dayanışma VakfıANKARA), Seda Alp (Eşit Haklar Derneği), Doç. Dr.Ulaş Bayraktar (Mersin Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi), Ayşe Düzkan, Necla Akgökçe, Nebile Irmak Çetin ve Hülya Gülbahar. II. PSİKOLOJİK VE HUKUKİ DESTEK Projenin ana faaliyeti olarak belirlenen psikolojik ve hukuki destek projenin 6. Ayından 24. Ayına kadar sürdürülmüş; İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da her ilden en az 100, toplam 300 şiddet mağduru kadının mağduriyetini gidermeyi; şiddet sonrası ortaya çıkan travmanın iyileştirilmesi için kadınlara psikolojik ve hukuki destek vermeyi öngörmüştür. 3 ortak kurumun kendi faaliyet alanlarından ulaşmayı hedeflediği şiddet mağduru kadınlar yerel düzeyde yapılan bu desteklerden ücretsiz olarak faydalanmıştır. Üç ilden uzman psikologların yürtüttüğü danışmanlık hizmetine ilişkin değerlendirme raporlarına çalışmanın 4'üncü bölümünde yer verilmiştir. Proje boyunca toplam 320 şiddet mağduru kadının başvurusu alınmıştır. Yapılan tüm başvurular, gizliliği saklı tutulmak koşuluyla kayıt altına alınarak çeşitli kurumlara yönlendirilmiştir. Kurumların işlevli olup olmadığı, yasal mevzuatın uygulanıp uygulanmadığı, kadınların en çok hangi konularda zorlandığını tespit etmek için yönlendirme süreçleri takip edilmiş ve raporlanmıştır. Üç ortak kurum arasında ortak bir veri tabanı oluşturularak veriler istatistiksel belgeler haline getirilmiştir. Söz konusu verileri çalışmanın 3'üncü bölümünde bulabilirsiniz. III. TOPLANTILAR Projenin önemli ayaklarından biri olan toplantılar İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da gerçekleştirildi. Toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlik ve kadına karşı şiddetle mücadelede farkındalık yaratma, bilinç artırma, gönüllü ağı oluşturma, mücadele sürecinin sürdürülebilirliğini sağlamanın amaçlandığı projede yerel mekanizmaların ve medya organlarının konuya ilişkin sorumluluğunu hatırlatmak, bu hassas konuda en adil dilin kullanılması ve uygulamaların sorunsuz yapılması için uyarıcı olması hedeflenmiştir. Yerel medya organlarının yanı sıra ilgili yerel yönetimlerin, kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşların, sivil inisiyatiflerin, farklı yaş gruplarından kadınların, proje gönüllüleri ve çalışanların katılımıyla çok sayıdatoplantı organize edilmiştir. 16

18 1.3. Proje Faaliyetleri Yapılan toplantılar, mahalle toplantıları, birebir ev ziyaretleri ve atölyeler aracığıyla 2000 kişiye ulaşılmıştır. Mahalle toplantıları ve ev ziyaretlerinde özellikle şiddetten ne anlaşıldığı, toplumsal cinsiyetçilik, şiddete uğrandığında başvurulacak kurumlar, son yasal düzenlemeler ve uygulamadaki sorunların neler olduğu üzerine bilgilendirmeler ve tartışmalar yapılmıştır. Evlerde, çeşitli sivil toplum örgütlerinde ve belediye sosyal destek merkezlerinde yapılan toplantılara avukat ve psikologların katılımı da sağlanmıştır. - YEREL İLGİLİLERLE YAPILAN TOPLANTILAR Projenin ilk altı ayında, sırayla İstanbul, Şanlıurfa ve Mersin'de çeşitli sivil toplum örgütleri ziyaret edilerek proje tanıtıldı. Bu ziyaretler sonrasında İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da sözkonusu sivil toplum örgütleri temsilcileri ile bir araya gelinerek tanıtım/tanışma toplantıları düzenlendi. İstanbul'daki toplantı 24 Mart 2013 tarihinde Eğitim-Sen 2 No'lu Şubede gerçekleştirildi. Toplantıya Gökkuşağı Kadın Derneği, Sosyalist Kadın Meclisi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, İnsan Hakları Derneği, Kadınlarla Dayanışma Vakfı, Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Kadın Sekretaryası, Sosyoloji Mezunları Derneği, Anadolu Alevi Derneği, Halkevci Kadınlar, Anadolu Yakası Dersimliler Derneği'nden temsilciler ve avukatlar, psikologlar, sanatçılar, gazeteciler katıldı. Tanışma toplantılarında Başak Kültür ve Sanat Vakfı kendi kurumunu tanıtıldı ve projenin amacı, hedef kitlesi, proje faaliyetlerine ilişkin olarak katılımcıları bilgilendirdi. Toplantıda projenin sürdürülebilirliği için sivil toplum örgütleri eylem planı; sivil toplum örgütlerinin kapasite arttırma konusunun önemi vurgulandı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede sivil toplum örgütlerin oldukça önemli bir rol üstlendiği ve onların çalışmaları ve dayanışması olmadan bu sorunun üstesinden gelinemeyeceği dile getirildi. Kurumların birbiri ile tanışmasının ardından projenin tanıtımının yapıldığı toplantıda, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yerel ağ kurmanın önemi, kurumların bu süreçte nasıl yer alacağı, sorumlulukları üzerine tartışmalar yürütüldü. Vakıf gönüllüleri, her pilot bölgede şiddete maruz kalan kadınların kurumlara ulaşımını sağlayacak bir gönüllü ağının kurulmasını talep etti. Ağın kurulmasında toplantıya katılan kurumlardan destek istendi. Toplantıda, kadına yönelik şiddetin son bulmasında medyada kadın imgesinin kullanılış biçiminden, kadına dönük kullanılan dile kadar değişmesi gereken unsurlar vurgulandı; bu anlamda medya organlarına büyük bir görev düştüğü hatırlatıldı. Şanlıurfa'daki toplantı 13 Nisan 2013 tarihinde Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği ofisinde yapıldı. Toplantıya Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Urfa Şubesi, Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği, Eğitim-Sen Şanlıurfa Şubesi, SES Şanlıurfa Şubesi, TMMOB Şanlıurfa Şubesi ve HÖDER Öğrenci Derneği'nden yetkililer katılmıştır. Toplantıda projenin amacı ve hedef kitlesi tanıtıldı, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda neler yapılabileceği üzerine tartışıldı. Kadına yönelik şiddetle mücadele edilmesinde ve şiddetin ortadan kaldırılmasında yerel mekanizmaların sorumlulukları ve görevleri üzerine fikirler öne sürüldü. Çalışma ortakları ve diğer yerel ilgililer arasında bir iletişim, yönlendirme ve destek mekanizması yaratarak, kadına yönelik şiddet vakalarına müdahale etmek için yeterli deneyim ve niteliklerin kazanılması; bu çerçevede, hem şiddete maruz kalan veya risk altında bulunan kadınların ve yerel ilgililerin konu hakkında bilinçlendirilmesi, hem de şiddet mağduru kadınları güçlendirip desteklemek için yerel sistemlerin kurulmasının önemine değinildi. Yerel medya organlarının kadın ve şiddet söz konusu olduğunda kullandıkları dilin şiddeti pekiştirebileceği ve meşrulaştırabileceğine ilişkin yaygın kanaat belirtildi. 17

19 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi Mersin'deki toplantı 4 Mayıs 2013 tarihinde Günebakan Kadın Derneği'nde yapıldı. Toplantıya, Akdeniz Belediyesi, Bağımsız Kadın Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Çağlayan Çalışan Kadınlar Derneği, Çözüm Psikolojik Danışma Merkezi, İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Mersin Halkevi Şubesi, Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik Komisyonu, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve Toroslar Belediyesi Kadın Meclisi üyeleri katıldı. Toplantıda projenin amacı ve hedef kitlesi tanıtıldı, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda neler yapılabileceği üzerine tartışıldı. Sivil toplumun kendi arasında en iyi iletişimi sağlama yolları, bilgi paylaşımı ve işbirliği geliştirmesi; kadına yönelik şiddet konusunda sivil toplumun kurumlar üzerinde hangi yollarla ve ne düzeyde etki yaratabileceği; sivil toplumun kadına yönelik şiddet konusunda kapasite geliştirmeleri için ihtiyaçlarının neler olduğu; bunun yanı sıra şiddet mağduru ya da risk altındaki kadına nasıl ulaşılacağı; şiddet önlemek ve kadını güçlendirmek için ne gibi hizmetlerin yapılabileceği görüşüldü. Sorumlular ve sorumluluklar konusunda katılımcılar bilgilendirildi. 23 Şubat 2014'de İstanbul'da Başak Kültür ve Sanat Vakfı'nda kadın muhtar adaylarıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya İçerenköy Mahallesi muhtar adayı Sırma Doğru, Çiçek Başkan Etki ve Kayışdağı Mahallesi muhtar adayı Vesile Özdemir ve Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA_DER) Kadıköy Şubesi'nden Fatma Aytar katıldı. Toplantıda Türkiye'de kadınların yerel yöenetimlerin tüm katmanlarında sayıca oldukça az olduğunu gösteren Aytar, yerel yönetimlerde kadın adayların hangi siyasi görüşten olursa olsun desteklenmesini amaçladıklarını vurguladı. Katılımcı muhtar adayları ile mahalleliler arasında soru cevap şeklinde giden toplantıda kadınlar yerel yönetime talip olan adaylardan kadınlara yönelik programlarını öğrendi. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde yerel sivil toplum kuruluşları ile koordineli çalışacaklarını belirten muhtar adayları; kreş ve sığınma evlerinin bütün kadınların hakkı olduğunu ekledirler. Kadınlar söz konusu olduğunda daha özenli ve dikkatli olunması gerektiğini düşünen adaylar kadınlara yönelik projelerini anlatarak adil ve eşit bir seçim sürecinde ısrar ettiklerini söylediler. HDP Ataşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı İnci İncesağır'ın da katıldığı toplantı kadının yaşamın her noktası desteklenmesi ve güçlenmesine katkıda bulunması açısından oldukça başarılı oldu. - 8 MART ETKİNLİKLERİ 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlaması nedeniyle ilki 2 Mart 2014'te İstanbul'da gerçekleştirilen etkinlikte özellikle kadınların söz sahibi olması sağlandı. Mustafa Kemal Mahallesi İmranlı Boğazören Köyü Derneğinde gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda kadının katılımı sağladı. Açılış konuşması Başak Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Şahhanım Kanat tarafından yapıldıktan sonra Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesinin tanıtımı yapıldı. Sanatçı Ayla Yılmaz ve proje kapsamında bir araya gelen kadınlardan oluşan Awaze Jinan müzik grubu birer konser verdi. Etkinlikte Deniz Türkali bir konuşma yaptı. Konuşmasında her zaman ezilen, direnen, mücadele veren kadınların yanında olduğunu belirtti. HDP Eş Genel Başkanı ve İstanbul Birinci Bölge Milletvekili Sebahat Tuncel, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan etkinliğe katılan isimlerdi. İkincisi Şanlıurfa'da gerçekleştirilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlaması Yaşam Evi Derneği tarafından düzenlendi. Şair Nabi Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte Awaze Jinan bir konser verirken, çok sayıda kadın, yerel yönetici ve ilgili etkinlikte hazır bulundu. 18

20 1.3. Proje Faaliyetleri IV. ATÖLYELER Bu proje ile İstanbul'da ve yerel bazda Şanlıurfa ve Mersin'de kadınlar toplumsal yaşamda görünür olmak, sorunlarının üstesinden gelmede kurumsal destek alabilmek, işbirliği ve ortak çalışma pratikleri kazanmak için oluşturulan başta müzik atölyesi olmak üzere sanatın farklı alanlarındaki çeşitli atölyelerle değerli çalışmalar üretmişlerdir. Bir çoğu evinden çıkamayan kadınlar düzenli ve profesyonel bir çalışma programının ardından çeşitli etkinliklerde sahne almış, yeteneklerini keşfetmişlerdir. İstanbul'da müzik, Şanlıurfa'da Arbane (ritim) Mersin'de Psikodrama atölyelerine katılan kadınlar özgüven kazandıkları gibi sivil toplum örgütlerine bakış açılarını da pozitif bir noktaya çekmiştir. Akdeniz Aile Destek Merkezi'nde 16 kadının katılımı ile toplumsal cinsiyet ve aile içi iletişim konusunda psikodrama atölyesi gerçekleştirilmiş, atölye Psikolog Mehmet Ali Vural tarafından yürütülmüştür. Sanatın sağaltıcı işlevinden yararlanmak ve kadınların sorunlarını bu yöntem ile aşmalarına yardımcı olmak amacıyla Şanlıurfa'da düzenlenen arbane (ritim) atölyesi haftada bir gün gerçekleştirilmiş ve 10 kadın devam etmiştir.başak Kültür ve Sanat Vakfı'nda (İstanbul) Dilşad Güngör'ün eğitmenliğinde toplamda 21 kadın, müzik grubunun çalışmalarına katılmış; başlangıçta atölye çalışması olarak başlayan ve şuan bir müzik grubu olarak çalışmalarına devam eden Awaze Jinan birkaç konser performansı göstermiş; proje sonrası faaliyetlerini sürdürmek için fikir birliğine varmıştır. V. ÇALIŞTAY - MERSİN 26 Şubat 2014'te Günebakan Kadın Derneğinin (Mersin) organizasyonu ile, Mersin Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma Merkezi (MERKAM), Toros Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü ve Mersin Barosu işbirliği ile bir çalıştay gerçekleştirdi. Bu çalıştayla yerel yönetimlerin kadın dostu belediyecilik uygulamaları, kadının güçlendirilmesine yönelik politikaları tartışmak; örnek uygulamaları yaygınlaştırmak ve görünür kılmak, kadına yönelik şiddet konusunda duyarlılık geliştirmelerini teşvik etmek amaçlanmıştır. Çalıştaya Mersin Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Belediyesi, Toroslar Belediyesi, Yenişehir Belediyesi ve Mezitli Belediyesinden yetkililer, belediye başkan adayları ve Kadın Sivil Toplum Örgütlerinden temsilciler katıldı. VI. FARKINDALIK SEMİNERLERİ Projenin son 6 aylık faaliyet programı kapsamında İstanbul'da kadınlarla, kadınlar için 10 seminer düzenlenmiştir. Hedef gruba ulaşmak için yapılan mahalle toplantıları ve ev ziyaretlerinde kadınların kendi sorunları hakkında rahatça konuşma istedikleri ve bilgilendirilebilecekleri seminerlere ihtiyaçları olduğu anlaşılmış; özellikle şiddeti önleme, kendini koruma, olası bir şiddet durumunda yapılması gerekenler, başvuru yapılacak kurumlar, yasal prosedür vb konularda büyük bir bilgi boşluğu olduğu gözlenmiştir. Bu gözlemler ve ihtiyaçlara cevap verebilmek için proje kapsamı içinde oldukça anlamlı bir yer tutan seminerler çeşitli kadın kurumlarında aktivist, uzmanlar tarafından uygulanmıştır. Bu seminerler serisinin kalıcı olması ve mevcut sorulara ilişkin uzmanlar tarafından verilen cevapları ve çözüm önerilerini daha fazla sayıda kadına ulaştırabilmek için bir kitap hazırlanmıştır. Ne Yapmalı?Nasıl Yapmalı? adlı kitapta yer alan 19

21 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi konular ve konuları işleyen uzmanlar aşağıda sıralanmıştır: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Yöntemi ve Başvuru Mekanizmaları Avukat Cevriye AYDIN, Psikolog Sevilay KAHVECİ-DÜZTAŞ, Sosyal Hizmet Uzmanı Dilber YILDIZ. Şiddet ve Sosyal Haklarımız - Hangi Kurumdan/Kimden/Hangi Koşullarda/Nasıl Faydalanırız? Psikolog Leyla SOYDİNÇ. Stresle Baş Etme Yöntemi Olarak Gevşeme Egzersizleri Psikolog - PsikoDramatist Barış TOK. Yasal Haklarımız Nelerdir? Bunlardan Nasıl Faydalanabiliriz? Avukat Cevriye AYDIN, Avukat Didem YAKAR-HASKÖY Cinsel Sağlık ve Bedenini Keşfetmek Sağlık Uzmanı Gamze KARADAĞ-KOÇ. Aile İçi İletişim Psikolog Elif İŞCAN Travma Sonrası Depresyon ve Panik Atak Psikiyatrist Özlem ALTUNTAŞ Psikodrama Sosyal Hizmet Uzmanı Dilber YILDIZ Engelli Çocuk Anneleri İçin Sorunlarla Baş Etme Yolları Psikolog Ertan GÖRGÜ VII. GÖNÜLLÜ AĞI Proje süresince şiddete maruz kalan ancak toplumsal koşulları itibariyle kurumlara ulaşma fırsatı olmayan kadınlarla temas etmek; kurumlara ulaşmaları için onları ikna etmek, projenin bazı çalışmaları için koordine etmek ve projenin sürekliliği için yapılan faaliyetlere düzenli olarak katılımı sağlamak için gönüllü ağında her üç ilden 90 gönüllü aktif olarak yer aldı. Projenin ana faaliyetlerine katılımı arttırmak için gönüllüler mahalle toplantılarının yapılacağı evlerin tespit edilmesinde ve ziyaretler de doğrudan rol aldılar. Özellikle ev ziyaretleri ve toplantlarda tanıdıkları aracılığıyla ulaşılan kadınların kurumlara ve proje ekibine daha fazla güvendiği gözlendi, ağdaki gönüllülerin titiz yaklaşımı proje faaliyetlerinin görece daha kolay yapılmasını sağlamıştır. Gönüllüler aynı zamanda toplantılara ve eğitimlere de katılmışlardır; bu da gönüllülerin kadına yönelik şiddet konusunda kapasitelerini arttırmalarına katkıda bulunmuştur. Yine farklı meslek gruplarından gönüllüler kendi alanlarıyla ilgili konularda projenin etkin bir parçası olmuşlardır. Özellikle avukat, psikolog, psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanı olan gönüllüler ihtiyaçlara ve sorunlara direkt cevap verebilmişlerdir. Uzmanların çalışma alanlarını içeren proje faaliyetlerine birebir katılımları ve destekleri muazzamdı. Bu destek proje ekibinin deneyimli olmadığı konularda sorun aşmalarına yardımcı olmuştur. Projede yer alan gönüllülerle kurulan ilişkiler ve deneyim proje sorasında yapılacak çalışmalar için uygun bir zemin ve güvenli bir iletişim ağı oluşmasını sağlamıştır. VIII. TANITIM VE GÖRÜNÜRLÜK 2 yıl süren proje boyunca projeninin ilgili kurum, kuruluş, STK ve aktivist tarafından bilinmesi için çok sayıda görüşme ve tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Birebir görüşmelerde ve yapılan 20

22 1.4. Proje Değerlendirme Notları toplantılarda proje hakkında detaylı bilgi aktarıldı. Bu kapsamda İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'daki temsilciler birçok kurum ve siyasi partiyi; yerel ve ulusal bazlı çalışan sivil toplum örgütünü, yerelde çalışmalar yapan medya organlarını ziyaret etmiştir. Proje faaliyetlerini tanıtmak, hedef gruba ulaşmak, katılımı arttırmak ve projenin görünürlüğünü layıkıyla yerine getirmek için bütün görünürlük kurallarına titizlikle uyulmuştur. Bu bağlamda, projenin başında vaadedildiği gibi projenin tanıtımı ve şiddete uğranırsa neler yapılacağı ile ilgili 6600 broşür basılmış ve dağıtılmıştır. Broşürlerin 3000 tanesi Kürtçe basılarak yerelde gerçekleşmesi öngörülen faaliyetlere Kürt kadınlarının katılımını arttırmak hedeflenmiştir. Proje kapsamında gerçekleştirilecek psikolojik-hukuki desteklere; toplantıları, çalıştayı ve seminerleri duyurmak için 500 afiş basılmış ve dağıtılmıştır. Projenin başlamasıyla beraber, proje faaliyetleri ve haberleri Başak Kültür ve Sanat Vakfı'nın resmi web sitesi olan sitesinden düzenli olarak duyurulmuştur. Web sitesi aracılığıyla kadınların şiddete uğramaları halinde neler yapacakları, başvuru mekanizmaları ve süreçleri hakkında bir bilgi portalı oluşturuldu. Proje çalışmalarını ve deneyimini anlatan bir proje sonu kitabı Kürtçe, Türkçe, İngilizce olmak üzere 3 dilde; seminer çalışmalarını anlatan Ne Yapmalı? Nasıl Yapmalı? kitabı Türkçe olarak hazırlandı. Proje süresince 2'si yerelde, 1'i merkezde olmak üzere 3 basın toplantısı gerçekleştirildi. Proje hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve tanıtım yapabilmek için Yol Tv, Hayat Tv, TV 10, Mersin Sun Tv'de; Mersin Kent Radyo, Mersin Radyo Metropol, Radyo Ses, İstanbul Yön Radyo, Urfa Net Radyo'da programları katılındı. Şanlıurfa Haber Gazetesi, Femin- Kürt, Demokrat Haber, Özgür Gündem, Birgün, Gazete Ataşehir, İnsan Haber, Kadın Gazetesi, Mersin Time Gazetesi, DİHA, Haberler.com, Evrensel, İnovatif Haber, Mersin Kent, JİNHA, Birtaraf Haber, Besta Nuçe, Ataşehir'de Gündem, Bas Haber gazetelerinde; STGM, Sivil Düşün, Uçan Süpürge, Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği web sitelerinde ve sosyal medyada projeyle ilgili haberler yer aldı. 1.4 PROJE DEĞERLENDİRME NOTLARI PROJE EKİBİNDEN NOTLAR Dilan ŞAHİN Başak Kültür ve Sanat Vakfı - Proje Asistanı: Başak Kültür ve Sanat Vakfının öncülüğü ve ev sahipliğinde Günebakan Kadın Derneği ve Urfa Kadın Yaşamevi ile ortaklaşa yürüttüğümüz Yerel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizliğe ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele projesini tamamlamak üzere olduğumuz şu günlerde geriye dönüp baktığımda kadınların sorunlarına dair ne biliyorsam bu projeyle birlikte öğrendiğimi görüyorum. Kadının öncelik olmadığı, özgürlüğün ne olduğuna dair fikir dahi edinemeden göçüp gittikleri bir ülkede ve daha da acısı böyle bir dünyada yaşıyoruz. Bu öyle bir mesele ki, ne bölgesel durum, ne eğitim durumu ne bilinç/entelektüel durum ne de ekonomik durum bir ayrıcalık sağlıyabiliyor. Durumu ne olursa olsun hiçbir kadını dışında bırakmayan, kendine hapseden bir sistem söz konusu. Bu nedenle projenin hedef kitlesinin, sadece psikolojik/hukuksal destek alan ya da atölyelere katılan kadınlar değil birlikte çalıştığımız, gönüllü olarak yanımızda yer alan ve hatta bizzat bizler projeyi uygulayanlar- olduğumuzu düşünüyorum. Bu anlamda ilk 9 ay kendi içimizde gerçekleştirdiğimiz ve bize yönelik olan kapasite geliştirme eğitimlerini çok kıymetli 21

23 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi buldum. Çok kısa bir süre içinde birçok bilgiyi etkin ve pratik olarak uygulayabilecek şekliyle aldık. Projenin uygulama aşamasına geçtiğimizde tek bir bilginin dahi boşuna öğrenilmediğini yaşayarak deneyimlemiş oldum. Mesleki anlamda öğrendiklerim, kişisel deneyimlerim, kadınlara ve kendime dair öğrendiklerim çok değerli kazanımlar olurken, iki yıllık proje başlı başına bir okul gibiydi benim için. Projenin en büyük farkı ve özelliği çalışmamızı yerelde yürütüyor oluşumuzdu ve bu da hayatın birebir içine karışmak, birebir müdahil olmak; meseleyi yerinde görmek demekti. Projenin hazırlanması sırasında düşünülen yerelde çalışma yürütme fikrinin, projenin uygulaması sırasında var olan duruma ve ihtiyaçlara ne kadar uyumlu olduğunu, oldukça mantıklı bir karar olduğunu gördüm. Çünkü iletişim kanalları sınırlı, evinden çıkma ''fırsatı'' verilmeyen kadınlar için birebir ziyaretlerin, şu an için onlara ulaşmanın tek yol olduğu açıktı. Tıpkı iki yılda kadınların tüm sorunlarının ve şiddet sorununun çözülmesinin mümkün olmadığının açık olduğu gibi. Tüm sorunlar çözülmese de kadınların birebir evlerine girerek, kendi hayatlarına müdahele etme hakları olduğunu söylemek bu haklara sahip çıkmalarına önayak olmak, böyle bir alanda çaba sarfetmek özel ve anlamlıydı. Bu projeyle yolu bir şekilde kesişmiş ve geçmişten bu yana tüm kadınların ne kadar anlamlı ve özel olduklarını bilen ve bunu hissettirmek için bu alanda çaba sarfeden herkese teşekkürler. Nuran ÇAĞŞAR Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği - YerelTemsilci: Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği 2004 yılından bu yana kadının toplumdaki eşitsizliğini gidermek, sosyal,,hukuksal, ekonomik, kültürel konularla ilgili yaşamın her alanında aktif rol almasını sağlamak amacıyla farklı çalışma ve projeler yürütmektedir. Kadının insan hakları konusunda savunuculuk faaliyetleri yürüterek, şiddetin görünür kılınması ve sona erdirilmesi yönünde değişime katkıda bulunmak için dahil olduğumuz proje Kasım 2012 itibari ile Başak Sanat ve Kültür Vakfı öncülüğünde Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği ile derneğimiz tarafından ortaklaşa hayata geçirilmiş, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından desteklenmiştir. Bu proje kapsamında yereldeki STK'lar ve kurumlar ile yapılan görüşmelerden dolayı güçlü bir iletişim ağı kurulmuştur. Proje kapsamında oluşturulan gönüllülerin projeye vermiş oldukları destekleriyle mahalle çalışmaları, ev ziyaretleri ve farkındalık eğitimleri gerçekleştirilmiştir. Proje süresince yapılan ev ziyaretleri hem derneğimizi tanıtmaya hemde şiddet mağduru birçok kadına ulaşmaya yardımcı olmuştur. Proje kapsamında yapılan ev ziyaretleri etkili bir çalışma tekniği olup 510 kadına ulaşmamızı sağlamıştır. Bu bağlamda düzenlenen ev ziyaretlerinde kadınlara yasal hakları ve başvuru mekanizmaları ile ilgili bilgiler aktarılmış, böylece derneğimize danışmanlık başvuruları başlamıştır. Dernek olarak sürekli ihtiyaç duyduğumuz ama imkanlarımızın elvermemesinden dolayı faaliyete geçiremediğimiz psikolojik danışmalık hizmetini de bu proje sayesinde ilk kez hayata geçirdik. Bu süreçte 110 kadın derneğe başvuruda bulundu.başvuruları doğrultusunda 85 Kadına psikolojik danışmanlık,19kadına hukuksal danışmanlık hizmeti verildi. Ayrıca 4 kadın Kadın Sığınma Evine yerleştirildi. Proje çalışmalarından dolayı kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda çalışan STK, kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği içerisinde olup, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda ileriye yönelik yol haritası oluşturmuş bulunmaktayız. Gülay KOCA - ÖZTÜRKOĞLU Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Eski Yerel Temsilci: Projenin amaç ve faaliyetleri kapsamında STK'larla ortak çalışma yürütülmüş, konu ile ilgili resmi kurumlarla (Valilik, ŞÖNİM vs.) ilişki kurulmuş ve gönüllü ağı oluşturulmaya çalışılmıştır. Tüm bu 22

24 1.4. Proje Değerlendirme Notları çalışmalar ve yürütülen tartışmalar gerek derneğimiz gerek de proje ekibi olarak bizleri son derece güçlendirmiştir. Bu çalışma ve tartışmalar ayrıca ilimizde kadına yönelik şiddet sorununun ciddi boyutlarda olduğunu ve bu sorunun çözümünde hem yasal düzenlemelerin eksik, yetersiz ve sorunu tek başına çözmeye yetmediğini hem de bir kişi veya kurumun tek başına sorunu çözemeyeceğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu vesile ile projede hedef olarak konulan gönüllü ağının oluşturulmasının ve STK işbirliğinin kurulmasının, medya ile sürekli işbirliği kurularak eğitimler verilmesinin yerinde ve gerekli olduğu ortaya çıkmıştır. Kadına yönelik şiddetle mücadelede, öncelikle proje ekibinin ve gönüllü ağı ile STK'ların 'Toplumsal cinsiyet, kadına yönelik şiddet, yasal düzenlemeler, kadınların başvurabilecekleri mekanizmalar, sahada kadın çalışmaları, başvuru alma teknik ve yöntemleri - dikkat edilecek hususlar, feminizm vs. konularında bir dizi eğitim düzenlenmiştir. Deneyim paylaşımını da içeren bu eğitimler hem geliştirici, hem de eleştirel yaklaşımlar içerdiğinden güçlendirici olmuştur. Yapılan eğitimlerde toplumsal algıyı, kadın olarak kendimizi ve haklarımız daha iyi tanıma imkanı verdiği gibi, biz proje ekibinin de farkındalık yaratmasına katkısı olmuştur. Yürüttüğümüz mahalle çalışmalarında, kadınlara kendi mahallerinde, evlerinde ulaşmanın, onları kendi mekanlarında ziyaret ederek sorunlarını dinleyerek hakları ve başvurabilecekleri mekanizmalar hakkında bilgi vermenin çok etkili ve verimli olduğu ortaya çıkmıştır. Bir çok mahalle ve evde düzenlediğimiz toplantılarda kadınlar kendi mekanlarında oldukları için kendilerini daha rahat ifade etmişler ve güven ortamı içerisinde sorunlarını daha rahat dile getirmişlerdir. Bu da bizler açısında sonuç almada ve veri elde etmede son derece ön açıcı ve geliştirici olmuştur. Yaklaşık bir yıl Urfa yerel temsilcisi olarak çalışmalarını yürüttüğüm bu proje benim açımdan son derece heyecan verici, verimli ve yol gösterici olmuştur. Projede emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. S. SELMA YAZICI Günebakan Kadın Derneği Yerel Temsilci: Mersin Günebakan Kadın Derneği yerel bir sivil toplum örgütüdür. Her açıdan çok sınırlı koşullarda çalışmalar yapmaktadır. Başak Kültür Sanat Vakfı'nın ortağı olduğumuz bu AB projesi ufkumuzu, olanaklarımızı her anlamda geliştirdi. En önemlisi bilgi ve donanımlarımızı arttırarak çalışmalarımıza yön vermemizi sağladı. Proje sayesinde çok faklı alanlarda kadınlarla birlikte sohbet etme şansına sahip olduk. Mersin'de farklı bölgelerdeki kadın sorunları hakkında genel bir perspektifimiz oluştu. Bu durum çalışmalarımızı nasıl yönlendireceğimiz konusunda bizim için yol göstericiydi. Üzücü, keyifli, stresli anlar yaşadık proje boyunca. Destek almak isteyip aile engeli nedeniyle destek alamayan kadınların varlığı üzdü bizleri. Bazen eşlerin telefonla arayıp tehditkar konuşmaları canımızı sıktı. Ama kadınların aldıkları destekle özgüvenlerinin arttığını gözlemlemek, sorunlarına çözüm üretebilmelerine tanık olmak tüm olumsuzlukları gölgede bıraktı, enerjimizi yükseltti. Kadınlar toplumsal ve kültürel olarak ve elbette ekonomik olarak yeterince güvende değiller. Kadın sorunlarının çözümünde yerel ve resmi kurumların aktive olarak, daha sistemli ve sürekli çalışmalar sürdürmesi gerektiğini gözledik. Toplumsal cinsiyet eşitliği'' kurumların politikalarının parçası olmadıkça, kadın eğitimi ve istihdamı önemli gelişmeler göstermedikçe sorunlara kalıcı çözümler üretmek zor görünmekte. Bireysel kazanımlar olabilir elbette ama kadın sorunları için kalıcı dönüşümler gerçekleşmez. Merkezi ve yerel idari kurumlarını zorlayıcı politikalar üretmesi 23

25 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi önümüzde yine bir çalışma alanı olarak duruyor bu nedenle. Sivil toplum olarak etki alanımızı ve kapasitemizi de görme fırsatı bulduğumuz bu çalışma aynı zamanda sivil toplumun gücünü görmemizi de sağlamıştır UZMAN EKİPTEN NOTLAR NALAN ÖZÇETE - PSİKOLOG / İSTANBUL: Her bir başvuranla bir görüşme şeklinde planlanmış olsa da, uygulamada farklılıklar oldu. Düzenli bir şekilde görüşmeye gelenler olduğu gibi yalnızca bir kez danışmanlık alanlarve kısa süreli problem odaklı yardım alanlar oldu. Değerlendirmelerin ardından öncelikli ihtiyaçları kişinin kendisi ile belirleyerek plan yapmayı tercih ettim. Yasal sorunların öncelikli olması durumunda hukuki yardıma, psikiyatrik müdahalenin öncelikli olması durumunda bir psikiyatriste yönlendirildi. Meslek kursları, aile hekimlerine de yardım almak için başvuruldu. Çeşitli yaşlarda, farklı eğitim düzeyinde, farklı medeni durumlarda, farklı yerlerde yaşayan, ekonomik durumu farklı kadınlarla yapılan bu görüşmelerde, çoğunlukla eşleri, eşlerinin aileleri ve kendi aileleri ve bağlantılı olarak da çevrenin uyguladığı şiddet üzerine konuştum ve çalıştım. Kimi zaman da benzer şiddeti çocuğuna kardeşine uygulayan olmaktan ve bunun utancından, çaresizliğinden söz edildi. Uygulayanın ve toplumun kabul ettiği şiddetin, maruz kalan kadınlar tarafından da kabul gördüğü- ve haklılık nedenlerinin ve durumun mantıklı açıklamalarının olduğu sayısız görüşme yapıldı. Başka türlü bakabilme ve değişimin mümkün olması ihtimali üzerine çokça konuşuldu. Görüşmelerde sıklıkla şiddeti uygulayanın eğitim seviyesi, ekonomik güçlükler, işsizlik, göç, ruhsal sıkıntının buna neden olduğu kadınlar tarafından anlatıldı. Mağdur edeni savundular sıklıkla. Sonra fark ettiler ve bu kez de kendilerine kızdılar. Dayak yemeyi hak ettiği durumlar olduğunu söyleyenler de oldu. Evet, ben de çok konuşurum, o da çok yorgundu gibi Kaderim böyleymiş, bunu kimseye anlatamam, rezil olurum. Şartlar değişirse şiddeti uygulayan kişinin de değişeceğine inananlar da vardı. İş bulursa, köye geri dönersek her şey değişir. Ya da Çocuklarımın iyiliği için buna katlanmalıyım. diyenler de vardı. Aile içinde şiddetin görülme şekilleri ise şöyleydi: Çeşitli aletlerle ya da kendi bedeni ile kadına vurarak zarar vermek, sağlığı için yardım istemesine engel olmak, değersizleştirmek, aşağılamak, kıskançlık, hakaret, küfür, korkutma, tehdit, başkaları ile özellikle yakın aile üyeleri ile görüşmesini engellemek, diğer insanların yanında küçük düşürücü sözler söylemek, başkalarının da buna tanık olmasını sağlamak, meslek edinmesine, çalışmasına, ya da eğitimine engel olmak, cinsel ilişkiye zorlamak, para vermemek, konomik kararları kendi başına almak. Bu duruma başkalarının da tanık olması, yaşının ilerlemiş olması, çocukların büyümesi, eşin değişeceğine olan inancı kaybetmiş olmak, kendisinin ve çocukların hayatının tehdit altında olması da yardım almak için gelme nedenleri arasındaydı. Aile veya bir kurum tarafından duruma ilişkin yardım alabileceğine olan güven yani yalnız olmadığını hissetmek ve bilgilendirmeler de başvuruyu kolaylaştıran etkenlerdendi. Görüşmeler sırasında; dini inanışlar, gelenekler erkeğin güçlü, kadının zayıf, erkeğin ailede ve kadının üzerinde söz sahibi olduğu düşüncesi, toplum tarafından belirlenmiş kadınlık ve erkeklik 24

26 1.4. Proje Değerlendirme Notları rolleri, kadının ekonomik güçsüzlüklerinin olması ve mesleğinin olmaması, iş bulmasının- meslek edinmesinin güç olması, yasal olarak korunmayacağı, kendisinin, çocuklarının hayatının ya da geleceğinin tehdit ediliyor olması değişimin önündeki en büyük engeller olarak ortaya çıktı. Görüşmelerde tekrarlayan temalar, yalnızlık, utanç, çaresizlik, başaramamak, suçluluk, değersizlik, güvensizlik, yoğun kaygı, üzüntü, konsantrasyonda güçlük, unutkanlık, dikkat kaybı, kontrol edilemeyen öfke, durumun değişmeyeceğine dair inanç, uyku bozukluğu ve cinsel sorunlardı. Devamlılık sağlayabilen kadınlarda gelecek yaşama dair planlar, kendilik algısında olumlu yönde değişiklikler, problemler karşısında çözüm üretebilme becerisi, yardım isteme ve yardımdan faydalanma, yaşamı üzerinde söz sahibi olabilme gibigözlenebilir değişiklikler oldu. Kadınlara ulaşmak zordu, vakfa gelmeleri daha da zor. Görüşmelerden hızlı ve ani çözümler bekleniyordu. Beklentiler gerçekleşmediğinde ise hayal kırıklığı, bazen de öfke çıkıyordu ortaya. Sonunda arzularına uygun bir değişim yaşayabilenler, şiddetin olmadığı bir yaşamı kurabileceğine inanan ve bunun için harekete geçenler oldu. Şimdilik bulunduğu durumda kalmaya mecbur olduğunu ya da başka türlüsüne gücünün yetmeyeceğini düşünenler de oldu. Yeliz YILMAZ - Psikolog /MERSİN: Proje kapsamında verilen psikolojik destek hizmetini yürütürken çok sayıda kadınla birebir görüşmeler yaparak kadınları yaşadıkları sorunlar karşısında güçlendirmeyi ve desteklemeyi amaçladım. Yaptığım görüşmelerden yola çıktığımda kadınların en muzdarip olduğu konuların toplumsal cinsiyet mekanizması üzerinden şekillendiğini söylemem gerekir. Proje süresince amacımız hep daha çok kadına ulaşmak oldu. Bunun için ne kadar çabalasak da birtakım engelleri nedeniyle bazı kadınlara ulaşamadığımızı üzülerek söylemeliyim. Kadınların psikolojik destek almak gibi son derece bireysel bir ihtiyacı söz konusu olduğunda dahi kendi kararlarını vermeleri maalesef her zaman mümkün olmadı. Kadınların yaşadıkları mahalle dışına çıkmaları aileleri ya da eşleri tarafından hoş görülmediği için derneğimize gelemeyen kadınlar oldu. Bu nedenle belli mahallelerdeki merkezlere gidip daha çok kadına ancak bu şekilde ulaşabildik. Kadınların ikinci engelleri ise şehri bilmemelerinden kaynaklıydı. Şehrin en bilinen noktalarını dahi kadınların bilmedikleri oldu ve tek başlarına daha önce hiç mahallelerinin dışına çıkmadıkları için adres iletmekte zorlandık. Sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri de öngörülebileceği üzere eşlerinin izin vermemesi oldu. Kıskançlık ve eşinin psikolojik destek almasına gerek olmadığını düşünmesi gibi gerekçelerle kadınların psikolojik destek almaları engellenebildi. Görüşme yaptığımız kadınların bir kısmı görüşmelere eşlerinden gizli geldiklerini belirttiler. Kendilerine ait telefonları olmadığı için bazı kadınlarla iletişim kurmakta zorluklar yaşadık. Kadınların ilk görüşmelerde çocuk, kaynana-gelin veya ekonomik konulardaki, görece anlatması kolay, sorunlardan bahsettiklerini gözlemledim. Güven ortamı oluştuktan sonra fiziksel ve cinsel şiddet yaşantılarından söz etmeye başladılar. Cinsel şiddetin sorgulandığı başvuru formlarında çoğu kez hayır cevabı alınsa da görüşmelerde isteği dışında cinsel birliktelik olarak cinsel şiddetin varlığını sorguladığımda evet yanıtını aldım. Kadınların görüşmelerinde sıklıkla göze çarpan bir olgu da hayatında bir şeyler yolunda gitmeyen kadınların kendilerini suçlamaya eğilimli olmalarıydı. Bu eğilimin toplumsal bakış açısıyla tutarlı olması da dikkat çekicidir. Problemin kaynağında eşi, eşinin ya da kendisinin ailesi olsa dahi kendi yanlışları üzerinde durarak değişimi hedeflendiğinden sıklıkla başarısız olmuş ve bu durum zamanla öğrenilmiş çaresizliğe neden olmuş oluyor. 25

27 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi Şiddetle ilgili en çok dikkatimi çekense: Kadın eğer çocukluk yaşamında şiddete maruz kalmışsa evliliğinde varolan şiddeti sorun olarak görmeyip normalleştirebiliyor. Bu durum kadınların şiddet nedeniyle yaptığı başvuruların sayısının neden az olduğuna ışık tutabilir. Kadınların ruhsal sağlığını etkileyen önemli bir etken de diğer kadınlar Kadın ailesinde yaşadığı şiddet ya da diğer olumsuzlukları değerlendirmek için çevresindeki kadınların yaşamlarını referans alabiliyor. Evinde şiddet gören bir kadının annesi, kız kardeşi, komşusu da şiddet görüyorsa bu durum şiddetin meşrulaşmasını sağlarken kadının çözüm için yasal yollara ulaşmasını geciktiriyor ya da engelliyor. Aldatma, boşanma gibi konularda çokça öne sürülen neden aslında kadının ekonomik bağımsızlığının olmamasıdır. Ancak ekonomik bağımsızlığı olmasına rağmen boşanamayan kadınların en büyük nedeni ise toplumsal cinsiyet rolleri ve bu bakış açısının yaşatacağı engellere dair korkulardır. Tüm bu can sıkıcı tabloya rağmen uzun süre destek alan kadınların görüşme sürecinde özgüven kazanmaya başlayıp, haklarından haberdar olarak sosyal ve hukuksal alanda çözüme yönelik somut adımlar atmaya başladıklarına sevinçle şahit oldum. AYSEL POLATSOY Psikolog / ŞANLIURFA: Urfalı, Kürt vebir kadın psikolog olarak şiddet mağduru kadınlarla çalışmak unutulmaz bir deneyim oldu. Sistemin Kürt olduğu için ötekileştirmeye; kadın olduğu için ikincilleştirmeye uğraştığı bir coğrafyada doğup büyüyen bir psikolog için mağdurlarla çalışmak hem mesleki açıdan hem de bir insan olarak bir şanstı.. Ataerkil sistem mağduru, devlet mağduru, erkek mağduru onlarca kadın. Kocasının 12 yaşındaki yeğenine tacizde bulunduğunu kanıtlayamadığı için evden atılan kadın; yıllarca kocasının cinsel saplantılarına boyun eğmek zorunda kalan kadın; madde bağımlısı oğlundan dayak yiyip sokağa atılan kadın; her gün kocasının tecavüzüne uğrayıp bu tecavüzlerden doğan çocuklara anne olmak zorunda olan kadın; boşanmayı başarabilirse 60 yaşındaki adama ikinci eş olarak evlendirilen kadın; hamileyken boşandığı için çocuğu doğar doğmaz elinden alınan, 9 ay karnında taşıdığı çocuğunun yüzünü göremeden, kokusunu alamadan çocuğunu üvey anneye teslim etmek zorunda kalan kadın; 14 yaşında evlendirilen, yıllarca şiddet gören, defalarca intihar girişiminde bulunan kadın; başkasını seven erkeklerle evlendirilen, evlendikten sonra kocanın işkencesine maruz kalan kadın. Yani ezilen, dayak yiyen, karar verme hakkı elinden alınmış, intihara sürüklenen, öldürülen kadın.. Sorun böylesine net ve ortada iken; çözüm noktasında sadece kadının ruh hali ile ilgili derin analizler yapmanın faydasız olduğu bir gerçek.kadınlardan empati kurmalarını beklemek, ana akım psikolojinin 'barışma, affetme, pozitif bakma, empati kurma' gibi içi boş kavramlarını kadına sunmak şiddeti içselleştiriyor, baskıyı normalleştiriyor. Bireyin ruh durumunu, içinde bulunduğu toplumsal düzenden bağımsız düşünemeyiz. Bozuk düzen, ruh sağlığı bozuk bir toplum ve ruh sağlığı bozuk bireyler demektir. Kadına uygulanan şiddet de bozuk düzenin uzantısı ve sonucu olarak kendini gösteriyor. Kadına düşen kabullenmek değil, mücadele etmek; içselleştirmek değil, direnmek. Özelde erkeğe, makro düzeyde bozuk düzene karşı bir mücadele ve direniş geliştirmek. Mücadele eden, zincirlerini kıran bir kadın için en iyi terapi özgürlüktür. 26

28 1.4. Proje Değerlendirme Notları PROJE GÖNÜLLÜLERİNDEN NOTLAR Av. ŞİRİN GÜNER/MERSİN: Günebakan Kadın Derneğinin de dahil olduğu proje kapsamında gerek dernek bünyesinde üyelere yönelik yapılan eğitim çalışmaları, gerekse bu çalışmaların sonrası yapılan alan çalışmalarına gönüllü olarak katılmaktan keyif ve mutluluk duydum. Keyifliydi çünkü çalışmaların her biri kendi içinde bende de bir farkındalık yaratıyordu. Mutluluk duydum çünkü alan çalışmalarındaki sorulara yanıt vermek, yol göstermek, sorunu çözmekte yardımcı olduğunu hissetmek çalışmaların yorgunluğunu alan bir durumdu. Avukat olarak katıldığım alan çalışmalarında diğer arkadaşlarla birlikte farkına vardığımız konulardan biri, genel anlamda dünya ve ülkemizde var olan kadına yönelik şiddetin boyutu idi. Erkeğin kadına uyguladığı duygusal, ekonomik, fiziksel, psikolojik ve her türlü şiddetin mağduru olan kişinin bile, gördüğü şiddetin nedeni olarak; şiddet uygulayan kişinin işsiz olması, ekonomik sorunlarının olması gibi konuları mazeret olarak kabul etmiş olması idi. Alan çalışmaları olarak yapılan ev toplantılarında gelen sorunlar genellikle evlilik boyunca edinilen malvarlığı, nafaka, velayet ve ekonomik sorunlar nedeniyle ücretsiz avukat edinme hakkında oldu. Hukuk sistemimizde yer almasına karşın uygulamada karşılaşılan durumları kabul ederek bilgilendirmeye, yol göstermeye çalıştık. Katılımcıların sağlıkla, eğitimle ilgili sorunlarında arkadaşlarımın çözüm üretme çabası göz ardı edilmeyecek kadar içtendi. Yaşadığımız ilde yarım saatlik mesafesi olan yerleşim yerlerinde hayatın çok zor olduğunu ve bazen sadece konuşmakla kaldığımızı üzülerek gördüğümüz zamanların verdiği burukluğu da belirtmeden geçemeyeceğim. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. PEYRUZE KAFA/MERSİN: Bu projede gönüllü çalışan Günebakan Kadın Derneği üyesiyim. Ev toplantıları organize ettim ve katıldım. Toplantılarda farklı kültürde insanlarla tanıştım. Başlarda sorumluluk almaktan çekiniyordum. Yapamayacağımı düşünüyordum. Ama giderek kendime güvenmeye başladım. İlk etapta aldığım eğitimler bana çok şey kattı. İletişim kurmada rahatladım. Kendimi daha iyi ifade edebiliyorum. Bu güvenim çevremdeki arkadaşlarımı da olumlu etkiledi. Kadınlara dair sorunlarda daha çok şey paylaşabiliyor ve destek olabiliyorum. Bu da beni mutlu ediyor. Sosyalleştim. Önceden bu tür çalışmalarda başıma bir şey gelebilir diye ürkerdim. Bu çalışmayla o korkularımı aştım. Farklı statüdeki insanlarla konuşmada heyecanlanır, iletişim kurmanın mümkün olmayacağını sanırdım. Benim onlarla birlikte bir çalışma yapabileceğimi düşünemezdim. Onların yapamadığı ama benim yapabildiğim şeyler olduğunu gördüm. Anladım ki herkesin iyi yapabileceği bir şey var. Bunlar bir araya gelince önemli oluyor. Bu proje çalışmasında yaşayarak öğrendiğim bu bilgi benim için çok değerli. ÖZLEM ULUTAŞ ŞENGÜL / ŞANLIURFA: Şanlıurfada daha önce kadına yönelik şiddeti önleme ilgili birçok proje ve çalışma yapılmıştı. Ancak bu proje birçok anlamda diğerlerinden farklı ve etkilidir. Proje iki yıldır devam etmekte, bu süreç boyunca yerelde şiddete karşı mücadele eden tüm STK ve kurumlarla ilişkilenmiştir. Proje dernek ve üyeleri arasında bağı güçlendirdi ve yerelde STK'lar arasında güçlü bir iletişim ağı kurmuştur. Yapılan saha çalışmaları, toplantılar ve ev ziyaretleri şiddet mağduru kadınlar için destekleyici ve bilgilendirici olmuştur. Proje süresince verilen danışmalık hizmetleri kadınların Şanlıurfa'da ihtiyaç duydukları bir çalışma olmuştur. Danışmalık çalışmaları sayesinde geniş bir kesime ulaşılmıştır. İletişim ağının güçlü kurulması Şanlıurfa'da derneğin tanınmasına, proje kapsamında 27

29 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi verilen eğitim ve danışmalık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmıştır. Verilen eğitimler kadına yönelik şiddete karşı yapılacak çalışmalarda stklar için önemli bir bilgi kaynağı olmuş ve tecrübe kazandırmıştır. Şevreş YAZAR / ŞANLIURFA Başak Kültür ve Sanat Vakfı öncülüğünde Derneğimizin de ortağı olduğu kadına yönelik şiddetle mücadele projesinde yapılan farkındalık eğitim çalışmalarına sivil toplum kuruluş temsilcilerinin de katılım sağlamaları ile kurumlararası iletişim ağı kurulmuştur. Bunun yanı sıra gerçekleştirilen mahalle çalışmaları, ev ziyaretleri ve kadınlara toplu ulaşabildiğimiz her alanda birebir görüşme fırsatının olması büyük bir şanstı. Bu şekilde kadınların kendilerini daha rahat ifade etme fırsatı oluştu ve bilgilenmeleri daha verimli oldu. Ayrıca bu projede çalışanların da farklı profildeki kadınları daha yakından tanıma imkanı oldu ve empati yapmaların ayardımcı oldu, farkındalıkları arttı.. Dışarıdan okunan duyulan olaylara dokunma fırsatı oluştu. PSK. ELİF İŞCAN KOCAMIŞ / İSTANBUL: Başak Kültür ve Sanat Vakfı ve bu projeyle tanışmam bir kahvaltıda Şahhanım Kanat ile tanışmam ile başladı. Kendisiyle yaptığımız kısa sohbetten vakıftaki projeden bahsetmesi beni heyecanlandırmıştı ve yer alabileceğimi düşünmüştüm. Bu şekilde proje koordinatörü Hümeyra Tusun ve asistanı Dilan Şahin'den bir randevu ayarlayıp proje üzerine ayrıntılı konuştuktan sonra kesinlikle projede yer alabileceğimi düşündüm. İlk toplantıya katıldığımda da bu düşüncem kendini doğrulamıştı zaten ve ben artık bir şekilde projenin içindeydim. Ancak maalesef çok vakit ayıramamıştım. Vakfın etkinliklerine elimden geldiğince katılıp bir iki kadın çalışmasında deneyim paylaşımında bulunabildim. Bu proje gerçekten beni heyecanlandıran ve evet tam bu nokta bir şeyler yapabilirim dediğim bir projedir. Neden bu proje benim için çok önemli çünkü bilmekteyiz ki kapitalist modernitenin en çok saldırdığı kadınlardır. Bilmekteyiz ki aslında kadına yönelik şiddet politiktir. İşte tam bu noktada kadınların yeni bir perspektif kazanmalarında onlara destek olmak kadının kendi gücünün farkına varabilmesine yardımcı olmak için bu proje çok önemliydi. Bu proje ile ufak bir dokunuşla kadınlarda bir pencere aralayıp bazı şeyleri sorgulamada onlara yardımcı olduysam kendi adıma çok sevinirim. Çünkü bu projede tanıştığım belki sadece bir kez gördüğüm kadınlar bende yepyeni pencereler açtı. Hepsine çok teşekkür ederim. Umarım projede yer alan herkes için ufakta olsa bir pencere aralanmıştır. AV. CEVRİYE AYDIN/İSTANBUL: "Yerel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına yönelik Şiddetle Mücadele" projesinin hukuki yardım alanında yer aldım. Mahallelerde ve yerel STK'larda proje çerçevesinde kadınlarla yapılan toplantılara katıldım. Bu toplantılarda şiddete uğradığımızda haklarımız, yasal başvuru yolları ve başvuru yollarının nasıl kullanılacağı konularını anlattım. Kadınların soruları ve şiddetle ilgili deneyimleri, tanıklıkları üzerinden uğradıkları şiddet ile hukuk yoluyla mücadele etmek için başvuru yollarının neler olduğu, başvuru yollarına hızla erişmek için hangi yerel STK ve kamu kurumlarından destek alabilecekleri, başvuru yollarını kullanmanın şiddet uygulayanlar üzerindeki caydırıcı etkileri üzerine interaktif ve öğretici söyleşiler gerçekleştirdik. Bu toplantı ve söyleşilerde edindiğim en önemli gözlemlerden biri, pek çok kadının şiddet denilince aklına sadece dayak, kaba kuvvet ve bıçaklı/silahlı saldırı gelmesi oldu. Toplantılardan çıkan en önemli sonuçlardan biri şiddet in çok geniş bir tanımı olduğu hakkındaki farkındalık idi. Yine pek çok kadın, uğradığı şiddeti ilk kez bir topluluk önünde paylaşıyordu. Bu paylaşım, şiddete uğramanın kişisel bir utanç olmadığını öğretti. Dolayısıyla toplantılara katılan kadınların şiddet karşısında yalnız olmadıklarını, paylaşabileceklerini, yardım alabileceklerini ve mücadele edebileceklerini bilmeleri, onları 28

30 1.4. Proje Değerlendirme Notları güçlendirdi, özgüvenlerini artırdı. Haklarını ve başvuru yollarını öğrenmelerinin onlara önemli bir donanım sağladığını gördük. Tek başına bu durum bile, bu tür aydınlatma ve hak bilinci, farkındalık oluşturma çalışmasının ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu gösterdi. Bu bilinci taşıyan kadınlar hak arama ve başvuru yollarını kullandıkça, bu başvuru mekanizmalarında ve sosyal destek kurumlarında hizmet veren konuyla ilgili değişik mesleklerden uzman ve çalışanların da şiddet olaylarına mesleki alandan daha dikkatli ve daha duyarlı yaklaşmakta oldukları ayrı bir gerçeklik. Tabii, bir başka gerçek ise kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele hacminin, kadınlara yönelik şiddetin kendisi kadar hızlı artmadığı Buna karşın, bilinçlenen, farkındalık kazanan her kadın, başta kendisi ve çocukları olmak üzere etrafında da şiddete karşı bir mücadele duvarı örmeye başlıyor. Bu da bizim umutlu olmamız için yeterli bir neden.. Bu projede küçük de olsa bir katkım olduğu için mutluyum. Çünkü mesleki bilgi ve deneyimimin, gerçekten ihtiyacı olanlara ulaştığı zaman toplumsal bir karşılığı olduğunu anlıyor, görüyorum. Bu çalışmada da bu toplumsal karşılığı gördüm, hissettim. Gönüllü çalışma, gerçekten ihtiyaç duyanlara ulaştığında verdiği manevi doyum ve mutluluğun yerini hiçbir maddi değer dolduramaz. Özellikle yüz yüze iletişim kurabildiğim mahallelerdeki ev toplantılarının daha verimli ve benim için de daha öğretici olduğunu düşünüyorum. Kadınlarla kendi yaşam alanlarında yüz yüze geldiğimizde şiddet gibi çok köklü bir sorun ve çok yönlü bir alanda daha kalıcı çözümler üretebileceğimize olan inancım ve umudum arttı. Başak Kültür ve Sanat Vakfı'nın önümüzdeki dönemlerde planladığı çalışmalarda mahalle toplantılarının niteliğini yükselterek sürdürmek verimli sonuçlara yol açacaktır. Yüz yüze geldiğimiz kadınlarla, başka çalışmalarda da karşılaşabilmek isterim FAYDALANICILARDAN NOTLAR İSTANBUL H. A. - Bir arkadaşım vesilesiyle bu çalışmadan haberdar oldum. Benim için çok güzel ve faydalı bir çalışma oldu. Bu çalışma sayesindekendimi ve hastalığımı tanıdım. Sıkıntılarımı ve bununla nasıl başa çıkacağımı öğrendim. Hastalığımın tedavi edilebilir olduğunu öğrendim. Benim için değişiklik oldu, yeni arkadaşlıklar kurdum, yeni insanlarla tanıştım. İnsanlarla ve evdekilerle ilişkilerimde kendimi görmemi sağladı. Böyle çalışmalar daha çok olmalı bizim gibi biryere gitmeyen ve olanakları olmayan kadınlar için böyle faaliyetlerin olması iyi oldu. Vakıf aracılığıyla farklı kültürlerden kadınlarla tanıştım, kimse kimse kıyafetinden dolayı eleştirilmiyordu. İnsalar sıcak, ilgiliydi. Derdimi rahatlıkla anlatacağım bir yerdi. Maalesef bitiyor ve çok üzülüyorum, daha da devam etmek isterdim ama bitiyor. Psikoloğumuzu çok sevdim. Bir doktordan çok bir arakadaşıma dert anlatıyormuşum gibi hissetim. Cumartesi günlerini sabırsızlıkla beklerdim. G. B. Kadına Yönelik şiddet projesinde çevremdeki kadınlar beklenirken ben kendim katılma gereği duydum. Yaşadığım süreç ve sıkıntılarımdan kaynaklı kendi içime kapanmıştım. Bu dönemi hem kendim, hemde çevremdekiler için psikolojik destek almayı düşünürken karşıma bir anda bu proje çıktı. Benim için çok iyi oldu. 10 aydır geliyorum. Tabi proje daha çok şiddet gören kadınlar için ama ben şiddet görmüyorum. Aldığım destek sayesinde kendi yaşantıma bakma fırsatım oldu ve kendime zaman ayırmayarak aslında kendi kendime şiddet uyguluyor olduğumu fark ettim. Kadın olarak değişim ve dönüşümü kendim için ne kadar istesemde yavaş ilerlediğimi fark ettim bu anlamda projenin benim içinde toparlayıcı olduğunu düşünüyorum. Bu ve bunun gibi toplumsal 29

31 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi sorunların çözümü için geliştirilen projelerin uygulanmasını istiyorum ve elimden geldiğince de destekleyeceğimi belirtmek... Başarılar. MERSİN E. S. Ben 40 yaşındayım.15 yaşında berdel olarak evlendirildim. Kocam zaman zaman evi terk ederdi. Aileler barıştırırdı. Köyden şehre göçtük. Sorunlar çoğaldı.16 yıldır ayrı yaşıyoruz. Resmi nikahım olmadığı için 4 çocuğumla nafaka bile alamadık. Kendi çabam ve biraz aile desteğiyle çocuklarımı büyüttüm. Günebakan Kadın Derneğiyle arkadaş aracılığıyla tanıştım. Ev toplantılarına katıldım. İlk defa kadına farklı bakan bir grupla tanıştım. Benim kültürümde hep kadın suçlanır ve katlanması gerektiği öğütlenir, erkeğe hak verilir. Ben bazı şeylere katlanmayı istemediğim için suçlanırdım. İlk defa beni yanlışlamayan, bana destek veren kadınlarla karşılaştım, tanıştım. Çok güzel konular konuşuyor, sohbet ediyorduk. Hukuksal haklarımızı ve resmi nikahın kadın açısından neden gerekli olduğunu öğrendim. Kadın-erkek arasındaki ayrımcılığın nedenlerini öğrendim. Öğrendiklerimi ben de gittiğim yerlerde paylaşıyorum. Ayrıca dernekte kadınlara verilen psikolojik destekten yararlandım. Böyle yerlerin çoğalmasını istiyorum. Daha çok Günebakan, daha çok bilinçli kadın. Günebakan kadın derneğini tanıdığım için mutluyum, teşekkür ederim. N. D. Günebakan Kadın derneğinin Mersin'de uygulamış olduğu projede psikolojik destek alan kadınlardan biriyim. Yaşadığımız olaylar bazen bizi kısır bir döngüye sokuyor. Böyle durumlarda uzman desteğine ihtiyacımız oluyor. Özellikle ekonomik durumu iyi olmayan kadınlar bu şansı bulamıyor. Bu proje ben ve benim gibi kadınlara bu şansı tanıdı. Ben bu şansı kullanabilen biriyim ve olumsuzlukların olumluya dönüşmesini yaşadım. Bu nedenle projede emek verenlere ve psikoloğumuz Yeliz Hanım'a sonsuz teşekkürlerimi iletirim. S. A. Günümüzde kadına yapılan şiddete ve ayrımcılığa tanık olmuş; birebir yaşamış kadınlardan biri olarak çözüm ararken Günebakan Kadın Derneği ile iletişime geçtim. Dernek yöneticileri ve üyeleri ile görüşmelerimde projelerinin şiddete maruz kalan ve risk altındaki kadınları bilinçlendirme, yönlendirme, psikolojik ve hukuki desteklerle güçlendirme çalışmalarını takdir ettim. Aldığım psikolojik destek ve yardımla güçlendim, sorunlarımı çözerek yaşamıma farklı pencereler açtım. Benim gibi sorun yaşayan kadınların da destek alarak güçlenmelerini öneriyorum. Proje kapsamında kadın için yaşanabilirlik, sosyal ve kentsel hakların geliştirilmesi, düşüncelerini açıkça söyleyebilen, çözüm üretebilen, karar alan ve uygulayan kendi sorunlarına sahip çıkabilen kadınlar oluşturabilmek adına yürütülen çalışmalarında süreç içinde yer almak istiyorum. URFA N. Ş. Danışmanlık hizmeti almadan önce çocuklarımla en çok da kızımla olan iletişimim çok kötüydü. Paylaşımlarımız sınırlıydı. Yaşamevinin yapmış oldığu şiddetle mücadele projesinin psikolojik danışmanlık hizmetinin duyurusunu aldığım gibi başvuruda bulundum. Kızımla birlikte destek almaya başladık. Görüşmelerden sonra kızımla iletişimim güçlendi, şuan her şeyi konuşup paylaşabiliyoruz. Günlük hayatımda kendimi daha rahat ifade edebiliyorum 30

32 1.4. Proje Değerlendirme Notları A.K. Yaşamın bana verdiği oyun çok ağırdı kaldıramadım. Eşimin beni yıllar önce aldatması yaşadığım ağır sorunlar yüzünden çocuklarım ve çevrem ile iletişimim kopmuştu. Yaşamevi Kadın Derneğinin kadına yönelik şiddetle mücadele projesinin psikolojik danışmanlık hizmetinden yararlandım. Psikolog ile görüşmelerde kendimi daha çok ifade edebildiğimin farkına vardım. 7 yıl psikiyatri tedavi görüp ilaçlar kullandım ama toparlanamadım. Yaşamevinden aldığım psikolojik destek ve bu sayede dernek çalışanları ile edindiğim arkadaşlık bana çok faydalı oldu. Yıllar önce eşimin bana yaşattıklarını bu kurum sayesinde biraz da olsa unutabildim HEDEF GRUPTAN NOTLAR Dilşad Güngör: Avazen Jinan* (Kadının Çığlığı) Başak Kültür ve Sanat Vakfıyla tanışmam tesadüfler sonucu oldu. Kadın grubuna nasıl katkıda bulunabileceğim konusunda düşünürken çeşitli aşamalardan sonra çalıştırıcısı oldum. Bu herşeyden önce meşakatli bir işti. Müzikle belki de ilk deneyimlerini yaşayan bir kadın topluluğu vardı karşımda. Fakat öylesine heyecanlı öylesine istekliydiler ki. Onların heyecanı bana geçiyor çoğu zaman ben daha da heyecanlanıyordum. Güzel kadınlarla güzel şarkılar söyledik. Iyi ki de söyledik. Zarife Turan: Sanırım Koma Awzen Jinan Grunun en yaşlı üyesi benim. Grubumuz daha çok yeni ve çiçeği burnunda. İlk kez bir grup çalışmasına katılım sağladım, emeğimiz dört duvar arasında kalmadı. Çok kısa sürede halkımızın karşısına çıktık. Her şeyden önce biz kadınlara biçilen rolün dışına çıktık. Bu çalışma bize çok şey kattı. Profesyonel bir eğitmenden şan dersi aldık. Yeni arkadaşlıklar ve paylaşımlar yaşadık. Duymadığım eski anonim stranları (şarkı) uyum ve disiplin içinde, öz güvenle öğrendik ve söyledik. Kendimi bildim bileli şarkı söyler ve dinlerim. Daha 5-6 yaşlarında çatal, kaşık, bıçak ne bulduysam mikrofon yapar uzun hava söylerdim. Taki annem saçımı yolana kadar. Komşu kadınlar camdan beni dinleyip ağlıyorlarmış, sonradan duydum. Köy şivesiyle yetişmeyesice ne çektinde bu yaşta böyle acı acı söylüyorsun derlerdi. Başak kültür ve sanat vakfına bize bu imkanı verdiği için çok teşekkür ederim. Heval Ayık: Hümeyra tarafından kadına yönelik şiddetle mücadele proje çalışmasından haberdar edildiğim de ve katıldığım ilk toplantıdaya kadar yapılacaklar açısından çok orjinal, devamlılığı olan bir çalışma içerisinde yer alacağımı düşünmemiştim. Çünkü daha önce hiç bir sivil toplum çalışmasında yer almamıştım ve ayrıca bu tür çalışmaların kapsayıcı, rehabilite edici -yani sorun yaşayan insanlar açısından- olacağını düşünmemiştim. İkinci aşama Hümeyra proje çalışmalarının başladığını ve bu kapsamda bir kadın müzik grubunun kurulacağını ve katılmamı istediğini söylediğind katılmayı pek düşünmedim; çünkü gidip tanımadığım ve belli açılardan sorun yaşamış kadınlarla şarkı söyleyecektim ve bu tercih edeceğim bir durum değildi. Katıldığım bu ilk toplantıdan sonra öyle şen şakrak kadınları, bazıları yaşıtımdı, bazıları annem yaşında, arkadaşları bayağı müzikle ilgili görünce kafamdaki sorun yaşamış kadın fikri silindi. İlk çalışmamızdı ve biz profesyonel hocayla çalışmalara başladık. Yaz mevsimindeydik, tatildik ama hocamızın profesyonel oluşu, çalışmayı çok ciddiye alması ayrıca katılacak programımızın olması müthiş bir motivasyon kaynağı oldu bizim için. Müzik okulundaymışız, işimiz müzikmiş gibi oldukça heyecanlı, hevesli, meraklı, hırslı ve yüksek motivasyonla gerçek bir grup gibi çalışmalarımızı sürdürdük. Bizim için çok önemli iki programa katıldık. İkisi de çok başarılı programlardı. Bu açıdan Başak Sanat'ın hayatımızdaki yeri çok önemli çünkü kendimizi çok önemli hissettik. Evdeki veya iş yerlerimizdeki zorunluluklar dışında sadece istediğimiz için katıldığımız, emek verdiğimiz, zaman 31

33 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi ayırdığımız ve başardığımız bir yönümüzün, kendimizi başka ifade etmeninbaşka bir şeklinin olması bizi gururlandırdı. Ayşe Zozan Aydın: Vakfın kuruluşundan beri gelip gidiyordum. Zaman zaman başka çalışmalarına katılıyordum. Kendim için hep birşeyler yapmak istiyordum. Kadına yönelik Şiddetle Mücadele projesinde gönüllü olarak çalışmaya başladım. Kadın müzik grubu kurulacak sende gel katıl dediklerinde şaşırdım. Önce, bu yaştan sonra bana bir şey katmaz diyerek katılmak istemedim, ama arkadaşlar ısrar edince katlmaya karar verdim. Şimdi ise çok keyif alarak geliyor ve çalışmalar sırasında rahatlıyorum. Aslında çok da iyi bir müzik kulağım olmamasına rağmen çok da önemsemedim. Grup olarak çalışmanın ne kadar zevkli olduğunu gördüm. Ayrıca hepimizin farklı yaşlarda olmasıda beraber çalışmayı daha keyifli kılıyor. Tülay Acar: Yaklaşık bir yıl önce bir arkadaşımın önerisi üzerine Başak Kültür ve Sanat Vakfına geldim. Vakfın çalışmaları hakkında bilgi aldım ve çalışmalarından bayağı etkilendim. Daha sonra öğrendim ki kadına yönelik şiddetle mücadele projesi kapsamında Koma Awazen Jinan adında bir kadın müzik grubu var. Hemen gruba katılmak istedim, sağ olsunlar itiraz etmeden beni aralarına aldılar. Benim için heyecan verici büyülü bir başlangıçtı. Yıllar önce öğrenciliğim sırasında müzikle ilgilenmek istemiş fakat ailem tarafından engellenmiştim. Yıllar sonra böyle bir fırsatla karşılaşmak çok güzeldi. Bundan daha güzeli de benim gibi düşünen kadınların varlığıydı. Türkiye geneline göre iyi bir eğitim aldım. Yoksul da sayılmazdım fakat bir Kürt kadını olarak İstanbul'da kendimi öteki hissediyorum. Yıllarca Kürtçe müzik dinlemenin, bu müziği söylemenin ağır baskılarla karşılaştığı bir kuşaktan geliyorum. Bütün bunları düşündüğümde hem böylesi güzel kadınlarla birlikte olmak hem de Kürtçe Müzik çalışması yapmak benim için çok güzel bir deneyim oldu. Bir kadın grubuyla ilk kez sahneye çıkma heyecanını yaşadım. Urfa kadın yaşam evinin 8 Mart etkinliği için Urfa'ya gittik ve müzik dinletisi sunduk. Arkadaşlarla aynı evde kaldık bütün bunlar bana çok güzel duygular yaşattı. Bütün arkadaşlara fakat öncelikle projenin başında olan Hümeyra'ya ve öğretmenimiz Dilşad'a Yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varlar. 32

34 2.1. Örneklem 2. BÖLÜM: METODOLOJİ 2.1 ÖRNEKLEM Yerel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Şiddet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele projesi kapsamında öngörülen faaliyetlerden biri olan veri elde etme süreci yöntemi ve analizi çerçevesinde en güvenli biçimde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde, İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da şiddet olgusu, şiddetin türleri, yaygınlığı ve temel bileşenlerine ilişkin güvenli ve kullanılabilir veriler elde edilmiştir. Veriler niceliksel araştırma yöntemi ile yapılandırılmış görüşme formlarına bağlı kalınarak toplanmıştır. Öte yandan proje, görüşme yapılan kadınların aynı zamanda psikolojik ve hukuki destek almalarını da kapsadığından, görüşmecilerle derinlemesine değerlendirme yapma fırsatı da yaratmıştır. Gerek nicel veri toplama sürecinde gerekse psikolog görüşmelerinde proje konusunda gerekli hassasiyet gösterilmiştir. Kadına yönelik şiddet konusunda yapılan bir proje olması nedeniyle, şiddet mağduru kadınlara yeterince duyarlı olunmuş ve güvenliklerini tehlikeye atacak bütün unsurlar göz önünde tutulmuştur. Projenin veri toplama ve psikolojik danışmanlık süreçlerinde Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO World Health Organization) geliştirmiş olduğu Etik ve Güvenlik Kuralları dikkate alınmıştır. Niceliksel araştırma yöntemi kullanılarak İstanbul'da Ataşehir ve Sancaktepe ilçeleri, Mersin'de Toroslar ve Akdeniz ilçeleri ve Şanlıurfa kent merkezi düzeyinde kadına yönelik şiddet ve destek alma durumlarına ilişkin güvenilir veriler elde edilmesi amaçlanmıştır. Yapılan analizlerle şiddet mağduru kadınların yaş grubu, eğitim düzeyi, sosyo-ekonomik durumları ve şiddetin türü, süresi, sıklığı ve faalillerine ilişkin çaprazlama veriler elde edilmiştir. Bununla birlikte bu nicel araştırma ile şiddete uğrayan kadınların kamu kurumları ya da sivil toplum örgütlerine ulaşması, destek talepleri ve destek alma sıklıklarına ilişkin deneyimleri ve ihtiyaçlarına ilişkin veriler elde edilmiş ve görüşleri değerlendirilmiştir. 2.2 ÖRNEKLEM SEÇİMİ Projenin örneklemine, İstanbul (Ataşehir ve Sancaktepe ilçeleri), Mersin (Toroslar ve Akdeniz İlçeleri) ve Şanlıurfa (kent merkezi) düzeyinde yaşayan, 14 yaş ve üzeri 316'sı şiddet mağduru olan 320 kadın değerlendirme kapsamında tutulmuştur. Söz konusu illerde/ilçelerde, proje yürütücüsü olan kurumların yapmış olduğu ev ziyaretleri, toplantılar ve gönüllü ağı aracılığıyla ve hazırlanan afiş, broşür vb tanıtım materyallerinin yardımıyla ulaşılmıştır. Gröüşmeler kadınlarla birebir ve kadın yalnızken yapılmış; veriler görüşme formlarından elde edilmiştir. Bu bağlamda veriler analiz edilirken, psikolojik ya da hukuki destek almak için kendi iradesi ile kurumlara gelen 320 kadından şiddet gördüğünü beyan eden 316 kadının verileri temel alınmıştır. 33

35 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi 2.3 ÖRNEKLEMİN SINIRLILIĞI Proje kapsamında örneklemin sınırları her ilden/ilçelerden 100'er kadın (toplamda 300 kadın) olarak belirlenmiş olmakla birlikte proje süresince üç faaliyet alanında da daha fazla sayıda kadına ulaşmak için çaba sarfedilmiştir. Bununla birlikte, İstanbul'un nüfus yoğunluğu ( , 2014 TÜİK Nüfus Verilerine Göre) ve aile içi şiddet oranının Şanlıurfa ( , 2014 TÜİK Nüfus Verilerine Göre) ve Mersin'inkinden ( , 2014 TÜİK Nüfus Verilerine Göre) yüksek olduğu göz önüne bulundurularak Şanlıurfa ve Mersin'den elde edilen bulguların daha kapsayıcı sonuçlar verdiği düşünülebilir. 2.4 GÖRÜŞME FORMU Projenin görüşme formu Dünya Sağlık Örgütü Multi-country Study on Women's Health and Domestic Violence Against Women çalışmasında kullanılan sorukağıdı dikkate alınarak, ülke ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak uzman psikolog ve bilim insanlarının nezaretinde tasarlanmıştır. Görüşme formlarında aşağıdaki konu başlıkları ile ilgili veriler toplanmıştır: Başvuru süreci Kadının demografik özellikleri Evlilik tarihçesi Genel sağlık sorunları Kadına eşi ya da birlikte yaşadığı kişi, aile yakınları tarafından uygulanan özellikle son 1 yıl ve daha geriye giderek yaşadığı fiziksel, duygusal,cinsel, ekonomik şiddet/istismar (süresi, sıklığı, türü) Kadınların gebelik sırasında maruz kaldıkları şiddet ve bundan doğan sağlık sorunları Şiddet gören kadınların şiddetle baş etme yolları Şiddet sonucu yaralanma, travma Şiddet sonrası destek arayışları Yönlendirme mekanizmalarına ulaşma deneyimleri ve çözüm süreçleri 2.5 VERİ GİRİŞİ VE VERİ ANALİZİ Araştırmanın veri girişi ve veri analizi Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin grafik uygulamaları ise Excell programı kullanılarak yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin güvenli ve sağlıklı bir girdisinin yapılabilmesi için Nejat Taştan tarafından verilen Veri Tabanı Eğitimi ne projeyi uygulayan kurumlardan 5 kişi katılmıştır. Projenin 17. ayından itibaren veri girişi yapılmaya başlanmıştır. 34

36 2.6. Kadına Yönelik Şiddet Tanımları 2.6 KADINA YÖNELİK ŞİDDET TANIMLARI Aşağıdaki tanımlarda belirtildiği üzere şiddet içeren davranışın en az birini bir kez yaşamış olmak o şiddet biçiminin yaşandığı anlamına gelir. Fiziksel şiddet, eş veya birlikte olunan kişi ya da aile yakınları, kadının kendi ailesinden yakınları tarafından fiziksel olarak kötü bir davranışa maruz kalma; cinsel şiddet, eşi veya birlikte olduğu kişiler ya da aile yakınları tarafından istemediği halde cinsel ilişkiye zorlanma veya cinsel olarak aşağılayıcı ya da küçük düşürücü bulduğu bir şeyi yapmaya zorlama; cinsel istismar, çocukluk çağında evlilik öncesi- istenilmeyen bir cinsel davranışa ya da cinsel olarak rahatsız edecek şekilde dokunulmaya maruz kalma anlamına gelmektedir. Eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından kadına yönelik fiziksel şiddet: Tokat atma ya da bir şey fırlatma İtme, tartaklama ya da saç çekme Yumruklama ve bir cisimle vurma Tekmeleme, sürükleme ya da dövme Boğazını sıkma ya da bir yerini yakma Bıçak, silah gibi aletlerle tehdit etme ya da bunları kullanma Eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından kadına yönelik cinsel şiddet: Zorla cinsel ilişkiye girme İstememesine rağmen korkudan cinsel ilişkiye girme Cinsel açıdan aşağılayıcı ya da küçük düşürücü eylemlere zorlama Eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından kadına yönelik duygusal şiddet/istismar Hakaret ya da küfür etme Başkalarının yanında aşağılama ya da küçük düşürme Korkutma ya da tehdit etme Kadına ya da çevresindekilere zarar vermekle tehdit etme Eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından kadına yönelik ekonomik şiddet/istismar: Çalışmasına engel olma ya da işten ayrılmasına neden olma Ev harcamaları için para vermeme Kadının gelirinin elinden alınması Zorla çalıştırılma 35

37 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi 3. BÖLÜM: PROJE BULGULARI 3.1 TABLOLAR TABLO 1: İLLERE GÖRE DESTEK TALEP EDEN KADIN SAYISI İL SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN MERSİN 90 29,4 29,4 İSTANBUL ,0 35,0 ŞANLIURFA ,6 35,6 TOPLAM 306 Proje Mersin, İstanbul ve Şanlıurfa'da 300 kadına ulaşmayı hedeflemiştir. Bu oran sırasıyla %29,4, %35,0 ve %35,6 olmuştur. Proje kapsamında ön görülen hedef grup sayısı 300 iken, yerel düzeyde (İstanbul/Ataşehir ve Sultanbeyli, Mersin/Akdeniz ve Toroslar, Şanlıurfa/Siverek ve Suruç iken coğrafi konum gereği il merkezi olarak değiştirilmiştir)mersin'de 90, İstanbul'da 107, Şanlıurfa'da 109 kadına ulaşılarak toplam 306 kadına ulaşılmıştır. Ulaşılan kadın sayısı Mersin'de hedeflenenin altında kalırken, İstanbul ve Şanlıurfa'da beklenilenin üstüne çıkmıştır. Örneklemin Genel Özellikleri TABLO 2: YAŞ YAŞ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN ,3 3, ,3 16, ,9 21, ,4 31, ,5 26,9 TOPLAM ,4 KAYIP 5 1,6 GENEL TOPLAM 306 Tabloda görüldüğü üzere, 3 yerel düzeyi kapsayan örneklemin %31,9'u yaş aralığında bulunmaktadır. Bunu %26,9 ile 40 yaş ve üzeri kadınlar izlemektedir. Bu veriler ışığında, şiddet mağduru kadınların orta yaş ve üstünde bulunduğunu ve bu yaş aralığı kadınların proje kapsamındaki destek mekanizmalarından yararlanmaya daha açık oldukları söylenebilir. 36

38 3.1. Tablolar TABLO 3: İLLERE GÖRE YAŞ DAĞILIMI YAŞ İL TOPLAM MERSİN İSTANBUL ŞANLIURFA TOPLAM Projenin gerçekleştirildiği Mersin, istanbul ve Şanlıurfa'da, görüşülen kadınların yaş aralıkları yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere 32-39'da yoğunlaşmıştır yaş arasındaki genç kadınların en çok Şanlıurfa'da projeye ilgi göstermesi dikkat çekici olmuştur. Tüm iller için, en az ilgili grup yaş arasındaki genç kadınlardır. TABLO 4: MEDENİ DURUM MEDENİ DURUM SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN RESMI NİKAH ,3 68,8 DİNİ NİKAH 12 3,9 3,9 BİRLİKTE YAŞIYOR 2 0,7 0,7 BEKAR 33 10,8 10,9 BOŞANMIŞ 27 8,8 8,9 AYRI YAŞIYOR 15 4,9 4,9 DİĞER 6 2,0 2,0 TOPLAM ,3 KAYIP 2 0,7 GENEL TOPLAM 306 Projenin ortaya koyduğu sonuçlar ışığında kadına yönelik şiddet çoğunlukla ona en yakın olan erkekten gelmektedir. Bu genelde eşi, sevgilisi ya da babası olmaktır. Bu proje araştırmasında elde edilen veriler, genel araştırma sonuçlarını doğrular niteliktedir. Verilere göre, örneklemin %73'ü resmi (%68,8) ya da dini nikahlı (%3,9) olarak evli olduğunu belirtmiştir. Örneklemin %10,9'u bekar, %8,9'u boşanmış, %4,9'u henüz boşanmamış olmakla birlikte ayrı yaşan kadınlardan oluşturmaktadır. Buna göre, görüşülen kadınlardan %31,3'ü resmi ya da gayriresmi olarak bekar sayılmaktadır. 37

39 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi TABLO 5: İLLERE GÖRE MEDENİ DURUM İL MERSİN İSTANBUL ŞANLIURFA TOPLAM RESMİ NİKAH DİNİ NİKAH BIRLİKTE YAŞIYOR MEDENİ DURUM BEKAR BOŞANMIŞ AYRI YAŞIYOR DİĞER TOPLAM Görüşülen kadınların resmi nikahlı olması tüm iller için en yoğun seçenektir. Dini nikahla evli olduğunu söyleyen kadınlar Şanlıurfa'da yüksek, Mersin'de hiç yoktur. Boşanan kadınların oranı Mersin ve Şanlıurfa'da yoğunlaşmıştır. Kadınların evli olmasına rağmen ayrı yaşamaları İstanbul ve Mersin'de birbirine eşitken, Şanlıurfa'da biraz daha azdır. TABLO 6: EVLİLİK YAŞI EVLİLİK YAŞI SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN ,7 37, ,7 53, ,9 7, ,0 1,1 TOPLAM ,3 KAYIP 39 12,7 GENEL TOPLAM 306 Elde edilen verilere göre, örneklemin %37,5'İ çocuk yaşta evlenmiş ya da evlendirilmiştir. %53,6'SI 18-25, %7,9'u ise yaş arasında evlenmiştir. Bu verilere göre, örneklemin yarıdan fazlasının 25 yaşından küçük evlendiği görülmektedir. TABLO 7: İLLERE GÖRE EVLİLİK YAŞI EVLİLİK YAŞI İL TOPLAM MERSİN İSTANBUL ŞANLIURFA TOPLAM

40 3.1. Tablolar Tüm iller için evlilik yaşı yaş arasında yoğunlaşmıştır. Kadınların 18 yaşından küçükken evlenme oranı Merin ve Şanlıurfa'da birbirine eşitken, İstanbul'da daha yüksek görülmektedir. Daha geç yaşlarda evlilik üç il içinde daha azdır. TABLO 8: EVLİLİK ŞEKLİ EVLİLİK ŞEKLİ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN GÖRÜCÜ USULÜ ,8 65,8 KENDİ RIZASI İLE 65 21,2 24,2 BİLİNMİYOR 14 4,6 5,2 BERDEL 9 2,9 3,3 KAÇARAK 4 1,3 1,5 TOPLAM ,9 KAYIP 37 12,1 GENEL TOPLAM 306 Tabloya göre %69,1'i görücü usulü (%65,8) ve berdelle (%3,3) evlendiğini belirterek evliliklerin şekil itaberi ile kadınların iradelerinin dışında gerçekleşmiştir. Örneklemin yalnızca %24,2'si kendi rızaları ile evlendiklerini belirtmiştir. TABLO 9: İLLERE GÖRE EVLİLİK ŞEKLİ EVLİLİK ŞEKLİ İL GÖRÜCÜ USULÜ BERDEL KENDİ RIZASI İLE KAÇARAK BİLİNMİYOR TOPLAM MERSİN İSTANBUL ŞANLIURFA TOPLAM Türkiye'de özellikle kırsal alanlarda kadınların evlenme şekli genel olarak görücü usulü olmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları da bu yaygın görüşü desteklemektedir. Kendi rızası ile ve berdellle evlendiğini söyleyen kadınlar İstanbul'da yoğunlaşmıştır. 39

41 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi TABLO 10: HAMİLELİK DURUMU HAMİLELİK BİLGİSİ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN HAMİLE DEĞİL ,9 94,0 HAMİLE 17 5,6 6,0 TOPLAM ,5 KAYIP 23 7,5 GENEL TOPLAM 306 Örneklemin %94,0'ü hamile olmadığını, %6,0'sı ise hamile olduğunu belirtmiştir. Buna göre, hamile olduğunu belirten kadın sayısı örneklemle kıyaslandığında az olmakla birlikte, kadının hamile olması, kadına yönelik şiddeti engellememektedir. TABLO 11: ÇOCUK SAYISI ÇOCUK SAYISI SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN YOK 55 18,0 18, ,6 38, ,7 33, ,8 9,8 TOPLAM 306 Örneklemin %10,9'unun bekar olduğu göz önünde bulundurularak; %18,0'i çocuk sahibi olmadığını; %82,1'i ise en az 1 çocuk sahibi olduğunu belirtmiştir. Kadına yönelik şiddetin, yaygın olarak ev içi şiddet olduğu düşünülürse çocukların şiddetin her türüne tanıklık etme ve şiddete maruz kalma riskini arttırdığı düşünülmektedir. TABLO 12: EĞİTİM DURUMU EĞİTİM DURUMU SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN OKURYAZAR DEĞİL 52 17,0 17,4 OKURYAZAR 21 6,9 7,0 İLKOKUL ,9 39,8 İLKÖĞRETİM/ORTAOKUL 35 11,4 11,7 LİSE 47 15,4 15,7 ÜNİVERSİTE 25 8,2 8,4 TOPLAM ,7 KAYIP 7 2,3 GENEL TOPLAM

42 3.1. Tablolar Tabloda görüldüğü gibi, örneklemin %24,4'ünü okuryazar olan (%7,0) ve okuryazar olmayanlar (%17,4) oluşturmaktadır. Buna göre, görüşme yapılan şiddet mağduru kadınların dörtte biri örgün eğitim sistemine dahil olmamıştır. %39,8'i ilkokul, %11,7'si ortaokul mezunu olan kadınların eğitim düzeyinin düşük olduğu görülmektedir. Bu da kadınların uzmanlık gerektiren işlerde çalışma ihtimalini azaltmaktadır. Tabloya göre görüşme yapılan kadınların yalnızca %8,4'ü üniversite mezunu olup eğitim düzeyinin şiddet olgusu önünde belirleyici olmadığı ortaya konulmuştur. TABLO 13: ÇALIŞMA DURUMU ÇALISMA DURUMU SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN ÇALIŞMIYOR ,1 81,6 ÇALIŞIYOR 49 16,0 16,7 EMEKLİ 3 1,0 1,0 ÖĞRENCİ 2 0,7 0,7 TOPLAM ,8 KAYIP 13 4,2 GENEL TOPLAM 306 Örneklemin çalışma durumuna gelindiğinde yukarıdaki tabloya göre, %81,6'sı çalışmadığı; %1,0'ının emekli olduğu; %0,7'sinin öğrenci olduğu görülmektedir. Görüşülen kadınaların yalnızca %16,7'si çalışıyor olduğunu belirtmiştir. TABLO 14: SOSYAL GÜVENCE DURUMU SOSYAL GÜVENCE SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN YOK ,5 41,3 VAR - BAŞKASI ÜZERİNDEN 88 28,8 30,0 VAR 84 27,5 28,7 TOPLAM ,8 KAYIP 13 4,2 GENEL TOPLAM 306 Ekonomik düzey ve sosyal güvence faktörleri kadına yönelik şiddeti etkileyen olgulardır. Bu proje kapsamında elde edilen verilere göre kadınların yarıya yakınının (%41,3) sosyal güvencesi yoktur. %30,0 gibi oldukça yüksek bir oran ise başkası üzerinden bu çoğunlukla şiddet gördüğü eşi ya da babası olmaktadır- sigortalı sağlık hizmetlerinden yararlanmayı kapsayan bir kısım sosyal güvenceyi içermektedir- olduğunu bildirmiştir. Bu tablodaki verilerden anlaşılacağı üzere kadınların %70,0 gibi büyük bir kısmı ekonomik ve sosyal anlamda gelecek kaygısı taşımakta ve emekli olma vb sosyal haklardan yararlanma konularından mahrum kalmaktadır. Görüşülen kadınların %28,7'si kendi çalışma deneyimlerinden dolayı sosyal güvenceye sahip olduklarını belirtmişlerdir. 41

43 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi TABLO 15: GELİR KAYNAĞI GELİR KAYNAĞI SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN AİLESİNİN DESTEĞİ İLE ,2 42,9 EŞİNİN GELİRİ İLE ,3 35,5 KENDİ GELİRİ İLE 42 13,7 14,6 BİREYSEL YARDIMLARLA 4 1,3 1,4 DİĞER 16 5,2 5,6 TOPLAM ,8 KAYIP 19 6,2 GENEL TOPLAM 306 Öte yandan, kadınların %82,3'ü çalışmadığını (bu oranın %0,7'sini öğrenciler oluşturmaktadır) belirtmiştir. Yukarıdaki tablodaki veriler incelendiğinde, kadınların %85,4'ünün ekonomik olarak ailesinin, eşinin ya da bireysel yardımların desteği ile geçimini sağladığını belirtmiştir. Görüşülen kadınlar içinde ailesinin desteği ile geçindiğini söyleyenlerin oranı yarıya yakındır. Kadınların %89,1'inin evli, boşanmış, boşanmamakla birlikte eşi ile ayrı yaşadığı düşünüldüğünde, ailelerine bağımlı yaşamaya devam ettikleri ortaya çıkmaktadır. Kadınların %82,3'ünün çalışmadığı ve ailelerinden aldıkları destekle geçindikleri de düşünüldüğünde örneklemin büyük bir kısmı ekonomik zorluklar yaşamaktadır. Örneklemin yalnızca %14,6'sı kendi geliri ile çalıştığını söylemektedir. Buna göre, kadının çalışma oranı ve ekonomik özgürlüğünü elde etme sıklığı oldukça düşüktür. %5,6 ile Diğer seçeneğini belirten kadınların nafaka ile sosyal yardımlarla, kurumsal yardımlarla birlikte aile desteği ve kendi geliri ile geçindiklerini belirtmiştir. Örneklemin Şiddet Geçmişi TABLO 16: ŞİDDETİN BAŞLAMA VE DEVAM ETMESİ DURUMU ŞİDDETİN BAŞLAMA VE DEVAM ETMESİ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN EVLİLİĞİN İLK YILLARINDAN İTİBAREN ,2 53,4 ÇOCUKLUĞUNDA 13 4,2 5,5 SON 6 AY İÇİNDE 10 3,3 4,2 SON 1 YIL İÇİNDE 19 6,2 8,1 SON 2-4 YIL İÇİNDE 21 6,9 8,9 SON 5-6 YIL İÇİNDE 10 3,3 4,2 SON 7-10 YIL İÇİNDE 17 5,6 7,2 42

44 3.1. Tablolar SON YIL İÇİNDE 5 1,6 2,1 SON İÇİNDE 8 2,6 3,4 DİĞER 7 2,3 3,0 TOPLAM ,1 KAYIP 70 22,9 GENEL TOPLAM 306 Görüşmecilerden %77,1'i ilk kez şiddet gördükleri andan itibaren mütemadiyen şiddete maruz kaldıklarını belirtmiştir. Bu tabloya ilişkin %22,9'luk bir kayıp oranı söz konusudur. Bu oran dikkate alınarak yapılan analize göre, görüşmecilerden bu soruya cevap verenlerin %53,4'ü evliliğinin ilk yılında başlayıp hala devam eden bir şiddet hikayesinden söz etmektedir. Kadınların büyük oranda evli olduğu düşünülürse, şiddet olayının evlilikle başlayıp devam ettiğini söyleyenlerin oranı oldukça yüsektir. Şiddete ilk kez çocukluğunda maruz kaldığını söyleyen kadınlar ise bu örneklemin %5,5'ini oluşturmaktadır. Diğer seçeneğini belirten kadınlar (%3,0) kız çocuk doğurduktan ya da eşinin ölümünden sonra ilk kez şiddete maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir. TABLO 17: ŞİDDETİN UYGULANDIĞI YER ŞİDDETE UĞRADIĞI YER SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN EV ,1 91,8 İŞ YERİ 2 0,7 0,8 DİĞER 16 5,2 6,2 EV-DİĞER 3 1,0 1,2 TOPLAM ,0 KAYIP 49 16,0 GENEL TOPLAM 306 Görüşmecilerden elde edilen verilere göre şiddet olayının %91,8'i evde gerçekleşmiştir. Kadına yönelik şiddetin, bir ev içi şiddet olduğu ve şiddetin bir özel alan sorunu olmadığının söylenmesine olanak vermektedir. Ev içi şiddet, kadının toplumsal konumu, kültürel-dinsel beklentiler ve çalışma düzeyi dikkate alındığında görünür kılınamamaktadır. Hem maruz kalınan şiddet hem de bütün desteklerden mahrum olmak kadınların psikolojik, toplumsal olarak gördüğü zararı arttırmaktadır. Öte yandan çalıştığını belirten kadınların oranı düşük olsa da, iş yerinde şiddetle karşılaşma riski taşıdıkları ortaya çıkmıştır. Bu riskkadının daha fazla şiddete uğrama tehlikesine karşı şiddet olayını gizlemesini içermekte ve tıpkı ev içi şiddette olduğu gibi kontrol mekanizmalarının işlevselliğini azaltmaktadır. Bununla birlikte, şiddetin kamusal ve özel alanda yaygınlaşması şiddetle topyekün mücadele edilmesine mani olmaktadır. 43

45 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi TABLO 18: ŞİDDETİN FAİLİ ŞİDDETİN FAİLİ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN EŞİ ,0 56,8 EŞİ VE EŞİNİN AİLESİ 28 9,1 10,9 EŞİNİN AİLESİ 17 5,6 6,5 KENDİ AİLESİ 16 5,2 6,1 ÇOCUKLARI 11 3,6 4,2 ESKİ EŞİ 6 2,0 2,3 EŞİ VE KENDİ AİLESİ (ERKEKLERİ) 5 1,6 1,9 BİRLİKTE YAŞADIĞI KİŞİ 3 1,0 1,2 EŞİ VE ÇOCUKLARI 3 1,0 1,2 DİĞER 23 7,5 8,9 TOPLAM ,6 KAYIP 47 15,4 GENEL TOPLAM 306 Kadına yönelik şiddetin failinin yaygın olarak erkekler olduğu bilgisi bu projeden elde edilen verilerle de desteklenmiştir. Kadınlar genel olarak eşlerinden (%56,8), eski eşlerinden (%2,3), birlikte yaşadıkları erkekten (%1,2) şiddet görmektedir. Geleneksel aile modeli ve şiddetin kültürel bir eğitim aracı olarak kabul edilmesine yönelik yaygın algı, kadının hem kendi ailesinin (%6,1) hem eşinin ailesinin üyelerinden (%6,5) ki bu çoğunlukla ailelerin erkek üyeleri olmakta- şiddet görmesi ile pekişmektedir. Kadının ev içinde maruz kaldığı şiddet kimi zaman çocuklarından (%4,2), kimi zaman (aynı anda) çocukları ve eşinden (%1,2) gelmektedir. Görünen o ki, çocukların ev içi şiddete tanıklığı ve şiddetin faili olması arasındaki ilişki kadının özel alandaki konumunu tehdit edecek bir unsura dönüşmekte, şiddeti bir nesilden diğerine aktarmaktadır. Bunun yanında, kadının eşi ile birlikte kendi ailesinin erkeklerinden şiddet görmesi (%1,9) yaygın olmasa da, kadının savunmasızlığını ve çaresiliğini arttırmaktdır. Kadının eşi ile birlikte kendi ailesi, eşin ailesi ve çocukları ve patronutarafından şiddete maruz kalması Diğer seçeneğinin (%8,9) altında toplanmıştır. TABLO 19: ŞİDDETİN TÜRÜ ŞİDDETİN TÜRÜ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN PSİKOLOJİK 94 30,7 36,7 FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK 57 18,6 22,3 PSİKOLOJİK VE EKONOMİK 34 11,1 13,3 FİZİKSEL VE EKONOMİK 24 7,8 9,4 FİZİKSEL, PSİKOLOJİK, EKONOMİK VE CİNSEL 15 4,9 5,9 44

46 3.1. Tablolar FİZİKSEL 9 2,9 3,5 EKONOMİK 8 2,6 3,1 PSİKOLOJİK VE CİNSEL 6 2,0 2,3 FİZİKSEL, PSİKOLOJİK VE CİNSEL 5 1,6 2,0 DİĞER 4 1,3 1,6 TOPLAM ,7 KAYIP 50 16,3 GENEL TOPLAM 306 Yapılan görüşmelerde kadınların %36,7'si yalnızca psikolojik şiddet gördüğünü söylemiştir. Yalnızca fiziksel şiddet gördüğünü söyleyenlerin oranı %3,5; ekonomik şiddet oranı %3,1'dir. Kadınların yarısından fazlası şiddetin birkaç türüne birlikte maruz kalmaktadır. Örneğin cinsel şiddete uğradığını söyleyen kadınlar aynı zamanda fiziksel, psikolojiik ve ekonomik şiddete maruz kalmaktadırlar. Böylece şiddetin yalnızca türü çeşitlenmekle kalmıyor aynı zamanda yoğunluğu ve sıklığı da artmaktadır. TABLO 20: TEHDİT SORUNU BAŞVURUCUYA YÖNELİK TEHDİTLER SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN TEHDİT ALTINDA DEĞİL ,0 78,3 EKONOMİK TEHDİT 18 5,9 7,0 YAŞAM HAKKINA YÖNELİK TEHDİT 23 7,5 8,9 ÇOCUKLARINA YÖNELİK TEHDİT 7 2,3 2,7 YAKINLARINA YÖNELİK TEHDİT 3 1,0 1,2 FİZİKSEL TEHDİT 2 0,7 0,8 YAŞAM HAKKI VE ÇOCUKLARINA YÖNELİK TEHDİT 2 0,7 0,8 EKONOMİK VE YASAM HAKKI 1 0,3 0,4 TOPLAM ,3 KAYIP 48 15,7 GENEL TOPLAM 306 Şiddete maruz kalan kadınların %78,3'ü şiddet olayını takiben yaşamına ya da çocuklarına karşı bir tehdit sorunu olmadığını söylerken; %7,0 ekonomik, %8,9 yaşam hakkına yönelik, %2,7 çocuklarına, %1,1 yakınlarına yönelik tehdit sorunu olduğunu belirtmiştir. Çeşitli biçimlerde şiddete maruz kalan kadınların kendilerini tehdit altında görmemeleri şiddetin sürekliliği, türü ya da sıklığı ile ilgili olabilir. Kadınların evlilik öncesinde de şiddet görme hikayesi olduğu düşünülürse şiddetin normalleştirildiği söylenebilir. 45

47 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi TABLO 21: ÇOCUKLARIN ŞİDDETE TANIK DURUMU ÇOCUKLARIN ŞİDDETE TANIKLIĞI SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN EVET ,5 65,8 HAYIR 66 21,6 34,2 TOPLAM ,1 KAYIP ,9 GENEL TOPLAM 306 Görüşülen 310 kadından 4'ü şiddete maruz kalmadığını belirttiğinden istatistiklere yansıtılmamıştır. Buna göre 310 kadının 98,7'sinin şiddete maruz kaldığı, bu şiddet olaylarının % 91,8'inin evde gerçekleştiği ve % 38,6'sının en az 1 çocuğu olduğu göz önüne alındığında çocukların şiddete tanıklık etme durumlarının çok daha yaygın olduğuna dönük bir algı yaratmaktadır. Bu tablo için söz konusu verinin %36,9'unun kayıp olduğu dikkate alındığında örnekleme ilişkin genel bir görüş bildirmek güçleşmektedir. Öte yandan, bilgi alınan görüşmecilere göre çocukların ev içindeki şiddete tanıklık etme oranı %65,8; tanık olmama oranı ise %34,2 olarak tespit edilmiştir. TABLO 22: ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDET DURUMU ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDET SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN YOK ,1 68,4 VAR 61 19,9 31,6 TOPLAM ,1 KAYIP ,9 GENEL TOPLAM 306 Kadına yönelik şiddetin bir ev içi şiddet olduğu; şiddetin çoğunlukla yakın aile üyeleri tarafından evde gerçekleştirilmesi ile desteklenmektedir. Ev içi şiddetin bir diğer boyutu olan çocuğa yönelik şiddetin olduğu bu çalışmanın verilerine üç il genelinde %31,6 olarak yansımıştır. Görüşmecilerden elde edilen bilgilere göre çocuklarının %68,4'ü aile içinde herhangi bir şiddete maruz kalmamıştır. Bu proje, doğrudan bir saha araştırması olmadığından şiddetin türleri ve ebeveynlerin şiddet algısı üzerine derinlemesine görüşler alınmamıştır. Ancak çocuğun iyi olma halini etkleyecek her türlü imkandan yoksun olması ya da bırakılması da bir şiddet türü olarak kabul edilmektedir. Hal böyle olunca bu oran, kadının şiddet algısı, şiddetin normalleşmesi ve eşin şiddet uygulama nedenlerinin meşrulaştırılması göz önüne tutularak çocuğa yönelik şiddetin daha yaygın olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte, yukarıdaki tabloda olduğu gibi, bu tabloda da kayıp oranı (%37,1) oldukça yüksektir. Bu da bu örneklem için, çocuğun ev içinde maruz kaldığı şiddetin yaygınlığı hakkında genel bir görüş ortaya koymaya engel olmaktadır. 46

48 3.1. Tablolar Örneklemin Destek Mekanizmaları ile İlgili Geçmişi TABLO 23: KADININ ŞİDDET SONRASI RESMİ KURUMLARA BAŞVURU YAPMA DURUMU BAŞVURU YAPMA / YAPMAMA DURUMU SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN BAŞVURU YAPMAMIŞ ,0 79,8 BAŞVURU YAPMIŞ 52 17,0 20,2 TOPLAM ,0 100 KAYIP 49 16,0 GENEL TOPLAM 310 Şiddete maruz kalan kadınların %79,8 gibi oldukça büyük bir kısmı, şiddet görme hikayelerini takiben kamu ya da sivil alanda hizmet veren herhangi bir kuruma destek almak ya da şikayetçi olmak için başvuru yapmadıklarını belirtmişlerdir. Şiddet sonrası ya da yaşadığı ev içi şiddet nedeniyle resmi bir kuruma başvuru yaptığını söyleyen kadınların oranı %20,2'de kalmıştır. Bu konuda herhangi bir bilgi alınamayan kadınların oranı ise %16,0'dır. TABLO 24: KADININ BAŞVURU YAPTIĞI MEKANİZMALAR BAŞVURDUĞU YERLER SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN BAŞVURU YAPMAMIŞ ,0 79,8 EMNİYET 17 5,6 6,6 SAĞLIK MERKEZLERİ 8 2,6 3,1 ADLİ MAKAMLAR 4 1,3 1,6 MUHTARLIK 3 1,0 1,2 DİĞER 34 6,5 7,8 TOPLAM ,0 KAYIP 49 16,0 GENEL TOPLAM 306 Yukarıdaki tabloya göre cevap alınan 257 kadından % 79,8'i bu projeye kadar şiddet konusunda herhangi bir kuruma başvuru yapmadığını belirtmiştir. Bu proje ile başvurusu alınan 306 kadından 208'i ilk kez bu proje kapsamında bir kurumdan destek almış ve çeşitli kurumlara yönlendirmesi yapılmıştır. Daha önce herhangi bir kuruma destek almak için başvuru yaptığını belirten kadınlardan %6,S'sı emniyete; %3,1'i sağlık merkezlerine başvurmuştur. Şiddet mağduru kadınlar ŞÖNİM'e, muhtarlıklara, adli makamlara, avukata ya da baroya başvurdukları gibi; bunlardan 47

49 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi birkaçına birlikte başvurduklarmuşlardır. Bu oran tabloda Diğer seçeneğinin altında %7,8 olarak yansıtılmıştır. Görüşülen kadınlardan yalnızca %0,8'i (2 kadın), bu projeden önce herhangi bir sivil toplum örgütüne destek talebinde bulunduğunu belirtmiştir. TABLO 25: TALEP EDİLEN DESTEK TÜRÜ TALEP EDİLEN DESTEK TÜRÜ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN PSİKOLOJİK ,1 62,0 HUKUKİ 31 10,1 10,4 PSİKOLOJİK VE HUKUKİ 16 5,2 5,4 PSİKOLOJİK, HUKUKİ VE İSTİHDAM 9 2,9 3,0 İSTİHDAM 8 2,6 2,7 PSİKOLOJİK VE İSTİHDAM 8 2,6 2,7 HUKUKİ VE SOSYAL YARDIM 6 2,0 2,0 PSİKOLOJİK VE BARINMA 5 1,6 1,7 BARINMA 4 1,3 1,3 SOSYAL YARDIM 4 1,3 1,3 PSİKOLOJİK, HUKUKİ VE SOSYAL YARDIM 3 1,0 1,0 PSİKOLOJİK - KENDİSİ VE ÇOCUĞU İÇİN 3 1,0 1,0 PSİKOLOJİK VE TIBBİ 3 1,0 1,0 İSTİHDAM VE SOSYAL YARDIM 3 1,0 1,0 DİĞER 10 3,3 3,4 TOPLAM ,1 KAYIP 9 2,9 GENEL TOPLAM 306 Görüşülen kadınlardan %97,1'i projede destek veren üç kurumdan kendisi ve çocukları için psikolojik, hukuksal, istihdam, barınma, tıbbi, sosyal yardım konularından biri ya da birkaçı ile ilgili destek talep etmiş ve destek almıştır. Şiddete maruz kalan kadınların en çok talep ettiği destek türü %62,1 ile yalnızca psikolojik destek olmuştur. Bununla birlikte psikolojk destekle beraber hukuki, sosyal yardım, istihdam, barınma ya da tıbbi destek talep edenler yine çoğunlukta yer almaktadır. Görüşmecilerden şiddet gördüğü kişi ile arasında arabuluculuk yapılmasını ve söz konusu destek türlerinden birkaç tanesini aynı anda talep edenler Diğer seçeneğinin altında yansıtılmıştır. 48

50 3.1. Tablolar TABLO 26: VERİLEN DESTEK TÜRÜ VERİLEN DESTEK TÜRÜ SIKLIK ORAN GEÇERLİ ORAN PSİKOLOJİK DESTEK ,8 45,5 PSİKOLOJİK YÖNLENDİRME 40 13,1 13,3 HUKUKİ DESTEK 15 4,9 5,0 HUKUKİ YÖNLENDİRME 10 3,3 3,3 PSİKOLOJİK DESTEK VE YÖNLENDİRME 9 2,9 3,0 PSİKOLOJİK VE HUKUKİ DESTEK 9 2,9 3,0 BASVURUCU RANDEVUYA GELMEDİ 8 2,6 2,7 SOSYAL YARDIM KURULUŞLARINA YÖNLENDİRME 7 2,3 2,3 İSTİHDAM DESTEĞİ 7 2,3 2,3 PSİKOLOJİK DESTEK VE ŞÖNİM YÖNLENDİRME 6 2,0 2,0 PSİKOLOJİK DESTEK VE HUKUKİ YÖNLENDİRME 5 1,6 1,7 MADDİ DESTEK 4 1,3 1,3 PSİKOLOJİK DESTEK VE MADDİ DESTEK 4 1,3 1,3 PSİKOLOJİK YÖNLENDİRME VE HUKUKİ DESTEK 3 1,0 1,0 ŞÖNİM YÖNLENDİRME 3 1,0 1,0 DİĞER 34 11,1 11,3 TOPLAM ,4 KAYIP 5 1,6 GENEL TOPLAM 306 İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da projenin 6. ayından itibaren başlayarak görüşülen kadınların %45,5'ine yalnızca psikolojik destek; %13,3'üne psikolojik yönlendirme yapılmıştır. Hukuki destek ve hukuki yönlendirme verilen kadınların oranı sırasıyla %5,0, %3,3'tür. Kadınların %2,3'ü bir işe yerleştirilmiş; vakıf tarafından %1,3'üne maddi destek verilmiştir. Buna ek olarak kadınların büyük bir kısmı, psikolojik destekle beraber hukuki destek ve yönlendirme; ŞÖNİM yönlendirme, maddi destek, sosyal yardım kuruluşlarına yönlendirme de almıştır. Psikolojik desteğin yanı sıra, tıbbi destek ve yönlendirme, hukuki destek ve yönlendirme; sosyal yardım kurumlarına yönlendirme ve maddi yardım desteğinden birini ya da birkaçını alanlar %11,3'lük Diğer seçeneğine yansıtılmıştır. 49

51 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi 4. BÖLÜM: DEĞERLENDİRME Proje kapsamında görüşülen şiddet mağrduru kadınların görüşme formlarından elde edilen verilerle üç ilde kadına yönelik şiddet konusunda bazı spesifik bilgilere ulaşılmıştır. Kadına yönelik şiddet konusunda, genel kanıları doğrulayacak zengin bir örneklem hedefi olmasa da bu çalışma ile güvenilir bilgiler elde edilmiştir. Projenin ana amacı, kadına yönelik şiddet konusunda bir saha araştırması ve analizi yapmak değilse de, projenin kendisi ve elde ettiği sonuçları ile kadına yönelik şiddet konusunda hem sivil toplum örgütleri içinde hem de yerel yönetim kurumları arasında farkındalık yaratması tatmin edicidir. Çalışmadan çıkan sonuçlar, kadınların şiddetten korunmak için kurumsal açıdan desteklenmeye ihtiyaçları olduğu yönündedir. Buna göre, politika yapanların ve yasa koyucuların kadın çalışmaları ve şiddet konusu üzerinde sivil toplum ile işbirliği içinde olması strateji geliştirme ve çözüm sürecini etkileyecektir. Çalışmanın sonucuna göre, kadına yönelik şiddet üç ilde çok yaygın bir ev içi şiddettir. Kadınlar kendilerine en yakın erkeklerden, çoğunlukla eşlerinden, birlikte yaşadıkları kişilerden fiziksel, psikolojik ve/veya cinsel şiddet görmektedir. Kadınların çoğu çocuk yaşta evlenmişler (%37.5) ve çoğu evliliğinin ilk yıllarından itibaren şiddet görmeye başlamıştır (%53,4). Şiddetin bir kültür birikimi olarak kuşaklar arasında aktarımı söz konusudur ve bundan mağdur olan her zaman ne yazık ki kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Ailelerinin isteği ile (%65,8) ya da kendi rızaları ile (24,2) erken yaşta evlendirilen kadınlar, çoğunlukla eşlerini tanımadan evlenmektedirler. Evlilik şekli nasıl olursa olsun kadınlar kendi ailelerindeki baskı ortamından bir kurtuluş olarak evliliğe yanaşmaktadırlar. Fakat değişen ortam, şiddetin failini, türünü veya yoğunluğunu etkilemektedir. Kadınlar için şiddete maruz kalmanın sonuçlarını değiştirmemektedir. Kadınlar çoğunlukla psikolojik şiddet gördüklerini belirtilmiştir. Ancak psikolojik şiddet tek başına gelmemektedir. Çoğunlukla fiziksel, cinsel ve ekonomik olarak çeşitlenmektedir. Eğitim durumunun, çalışma durumunun, sosyal güvencenin olup olmamasının şiddet görme üzerinde doğrudan bir etkisinin olmadığ birçok araştırma ile doğrulanmıştır. Bu çalışmaya göre ise, kadınların büyük bir bölümünün eğitim düzeyi düşüktür (%75,9), çalışmamaktadır (%81,6) ve herhangi bir sosyal güvencesi yoktur (%41,3). Ancak çalışan, üniversite mezunu olan ve sosyal güvenceye sahip kadınların şiddet görmesi bunların şiddet görme konusunda belirleyici olgular olmadığını düşündürmektedir. Şiddetin daha çok failin eğitim durumu, ekonomik düzeyi ve psikolojik durumu ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmalar ne yazık ki, çoğunlukla mağdur odaklı olduğundan failin durumunu anlamaya ya da analiz etmeye olanak tanımamaktadır. Kadına yönelik şiddetin ev içi şiddet olması sonucu çocukların şiddete tanıklık etme (%65,8) ve şiddete maruz kalma (%31,6) durumu artmaktadır. Çocukların şiddete tanıklık etmesi, çocukların şiddete yönelmesini ve şiddet göstermesini etlkileyen bir faktördür. Bu ise şiddetin aile ortamı içinde öğrenilen bir şey olduğunu ve kuşaktan kuşağa aktarıldığını doğrulamaktadır. Bununla birlikte, sosyalleşme dönemindeki çocukların aile içinde vukuu bulan şiddete tanık ya da dahil olmaları şiddetin yaşamın bir parçası olduğu, hatta bie eğitim aracı olduğu yönünde ikna etmektedir. Bu çalışmanın sınırları içine dahil edilmese de, yapılan birçok araştırma da göstermiştir ki, şiddete maruz kalan kadınlar çocuklarına şiddet göstermektedir. Bu da, şiddeti doğru bulmamakla birlikte meşrulaştırmanın bir yoludur. 50

52 4. Değerlendirme Şiddete maruz kadınların %79,8 gibi büyük bir oranı, uğradıkları şiddetten dolayı herhangi bir kuruma başvuru yapmadıklarını; destek alma talebinde olmadıklarını belirtmişlerdir. Görüşülen kadınların neredeyse tamamı, şiddetle mücadele konusunda sivil toplum çalışmaları hakkında bilgi sahibi değildir. Şiddettin ev içi olması ve ev içinde kalmasında kadınların yaşadıkları şiddet hikayesinden kimseye bahsetmedikleri anlaşılmaktadır. Ev içinde demokratik bir diyalog ortamının olmaması ve kadının ev dışında toplumsal yaşama katılmaması şiddet konusunu ev içine hapsetmektedir. Şiddeti onayalamayan kadının şiddetten kurtulma ve şiddetle mücadele etme kanallarını kendi koşulları içinde yaratması oldukça zordur. Bu da şiddetin ev içi kalmasına ve bilinmezliğini korumasına neden olmaktadır. Şiddet hikayesinin bir seferlik olmaması, kadınların destek almak konusunda karamsar ve çekimser olması, destek mekanizmalarını tanımaması, kapalı ve geleneksel aile yapısı, çalışma ya da benzeri sosyalleşme ortamlarından mahrum olması şiddet konusunda kadını yalnızlaştıran etmenlerdendir. Şiddetin ailevi bir mesele olduğu fikri kadınlarda oldukça yaygındır. Çocuklarının geleceğini ve sosya-ekonomik açıdan hayatta kalamayacağını düşünen kadın şiddetin faili olan eşini şiddet görme pahasına korumaktadır. Şiddetin toplumsal olarak kabul görmesi, kadının annesinin ya da kayınvalidesin şiddet hikayeleri olması ile kadınlar arasında bir dayanışma geliştirmeye değil, kadını hem erkekler hem kadınlar tarafından yalnızlaştırmaya kadar gitmektedir. Kadınların şiddet deneyimlerini kendi yakın çevrelerinden, yine şiddete maruz kalan kadınlarla paylaşması kadının çaresiliğin ve yalnızlığını arttıran ve şiddetle mücadele etme potansiyelini zayıflatan bir unsurdur. Görüşülen 310 kadından 306'sı şiddet gördüğünü belirtmiş olmasına rağmen herhangi bir kurumdan destek talep edenlerin oranı %20,2'dir. Bu oranın bu denli düşük olması, kadınların yaşamının dar bir toplumsal alan içinde geçiyor olması ile, kadının insan hakları konusunda bilgisizliği ile, destek mekanizmalarını tanımaması ile, destek mekanizmalarına ulaşamaması ile, duydukları korku ve çekimserlikle açıklamak mümkün. Kadınların maruz kaldıkları şiddeti kurumlara şikayet etmesi ve destek talep etmesi, şiddetin görünülüğü ve bireysel travmaların sonlandırılması açısından belirleyicidir. Bu nedenlerle destek alamayan ve ev içine sıkışan kadınların ruhsal ve fiziksel sorunları artmakta, psikolojik açıdan rehabilite olmaları daha uzun zaman almaktadır. Ev içi şiddete, eşlerine küserek, ev işlerini yapmayarak, ailesinin evine geri dönerek tepki veren kadınların davranışları şiddeti ortadan kaldırmak yerine ötelemektedir. Söylendiği gibi, kadının gelecek korkusu, çocukları, sosyo-ekonomik güvencesizliği tüm bu protesto biçimlerini ortadan kaldırmakta ve etkisizleştirmektedir. Kadınların kendi ya da çocuklarının cn güvenliğinden şüphe etmeleri, ya da yaşadıkları sorunlarla daha fazla başa çıkacak gücü bulamamaları kurumlara yönelmelerini hızlandırmaktadır. Kadınların ulaştıkları kurumlardan büyük oranda beklentisi psikolojik (%62,0) olarak desteklenmek olmuştur. Bunu hukuki destek (%10,4) izlemiştir. Kadınların birkaç destek türünü birden istedikleri sıklıkla görülmektedir. Barınma, tıbbi, hukuki, maddi, sosyal yardım gibi destek türleri çoğunlukla psikolojik destekle bereber aranmıştır. Proje ile söz konusu üç kuruma ulaşan kadınların %45,5'i yalnızca psikolojik destek görmeyi tercih etmiştir. Bunun dışında kalan kadınlara büyük oranda psikolojik desteğin yanı sıra, psikoljik yönlendirme, hukuki destek ve yönlendirme, maddi destek, sosyal yardım, istihdam desteği verilmiştir. 51

53 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi SONUÇ Bu proje ile kadınların sosyal, politik, ekonomik ve yasal haklarından haberdar olmaları; maruz kaldıkları şiddettin etkilerini azaltmak için yerel destek mekanizmalarına ulaşmaları; şiddetten doğan sorunlarını çözme süreçlerinde desteklenmeleri ve yaşanılan güçlüklerin yarattığı sonuçların görünür kılınması amaçlanmıştır. Projenin faaliyet alanı olarak belirlenen İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da 2000 kadınla birebir görüşmeler gerçekleştirilmiştir, Proje süresince yapılan mahalle toplantıları, ev ziyaretleri, seminerler, etkinliklerde görüşülen kadınlardan edinilen izlenime ve alınan başvurulara göre genel olarak başvuru ve destek mekanizmaları bilinmemektedir. Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda toplumda her kesimden kadının kolayca ulaşacağı Barolar (Baroların Kadın Hakları Merkezi), Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı ŞÖNİM %99 oranında bilinmemektedir. Sivil toplum örgütleri ya da spesifik olarak kadın ve çocuk odaklı çalışan sivil toplum örgütleri de aynı kaderi paylaşmaktadır. Projenin uygulandığı alanlarda kadınların kamusal alanla hiçbir irtibatı yoktur. Kadınların kendi özel alanları içine sıkışmış olması bunun bir nedeni olabilir; ancak kurumların kendi görünürlüklerini arttırmamaları da bir o kadar önemli gözükmektedir. Bu proje ile ulaşılan iki binin üzerindeki kadın yerel destek mekanizmalarından haberdar edilmiş, kamu kurum ve kuruluşlarına nasıl ulaşabileceği, hizmetlerden nasıl yararlanabileceği açıklanmıştır. Proje kapsamında yapılan toplantıların bir kısmı kadınların düzenli olarak gittikleri kurs merkezlerinde (HEM, ÇATOM, ASPİM) ve aynı alanda faaliyet yürüten sivil toplum örgütlerinde yapılmıştır. Kadını ve aileyi desteklemek için çalışmalar yapan bu merkezlerde kadınların ihtiyaç duydukları bu bilgilere ulaşamadıkları gözlenmiştir. Katıldıkları mesleki kursların yanı sıra, insan hakları ve karşılaştıkları herhangi bir sorunda ulaşmaları gereken destek mekanizmalarının neler olduğunu bu merkezlerden öğrenememeleri büyük eksikliktir. Bu da göstermektedir ki, kadına yönelik şiddetle mücadele etmek ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermek için hükümetin yaptığı ulusal eylem planı, söz konusu kamu kurum ve kuruluşları tarafından yeterince bilinmemekte, ya da savunulacak kadar içselleştirilmemektedir. Proje faaliyetlerinden haberdar edilmek ve desteklerini almak için iletişime geçilen kurum ve kuruluşlarla yeterli düzeyde ilişki sağlanamamıştır. Bunda söz konusu kurum ve kuruluşların yetkili kişilerinden doğan güçlükler etkin olmuştur. Kadına/Çocuğa yönelik şiddetle mücadele etmek için oluşturulan ulusal eylem planı kamu kurum ve kuruluşlarının özellikle kadın ve çocuk odaklı çalışan sivil toplum örgütleri ile iş birliği içinde çalışmasını öngörmektedir. Lakin uygulama alanında, kurum ve kuruluşların bu işbirliğine yanaşmadığı gözlenmiştir. Oysa ki, ulusal eylem planının sistemli ve etkili bir biçimde uygulanması akademik olarak konuya hakim üniversitelerin; hak temelli savunuculuk yapan ve hedef gruba ulaşması diğer herhangi bir kurumdan daha kolay olan sivil toplum örgütlerinin koordinasyonu ile mümkün görünmektedir. Kadına ya da çocuğa yönelik şiddet çoğunlukla ev içi şiddettir. Ev içinde gerçekleşmiş olması, şiddetin görünürlüğünü azaltmakta ve bir özel alan sorunu olarak kalma eğilimini arttırmaktadır. Bunun birçok nedeni vardır. Bu proje ile gözlemlenen en yaygın nedenlerden biri, kadının özel 52

54 Sonuç alanlarında gerçekleşen şiddeti anlatmak konusunda kendisini ve şiddetin faili olan eşini zan altında bırakma korkusu yatmaktadır. Maruz kalınan şiddeti açığa çıkarmamanın bir nedeni de, şiddetin kültürel bir olgu olarak kabul edilmesidir. Zira şiddet bir eğitim aracı olarak aileden çocuğa aktarılmakta, kadın çocukluğunda babasından, evliliğinde eşinden gelmektedir. Dolayısıyla normalleşen ve meşrulaşan şiddet hakkında konuşmak mümkün olmamaktadır. Kadının eğitimden erken kopması ve çalışma hayatının içine girememesi toplumsal yaşama karışmamasına neden olmaktadır. Ancak çocukları olan kadın, nispeten, toplumsal bir yaşamın parçası olabilmektedir. Ev hayatının döngüsünden çıkamayan kadın için, günlük ve daha kapsamlı sorunlarını anlamak, çözümler üretmek, onları aşmak oldukça meşeggatlidir. Böylesi bir süreci, yalnızlık duygusu ile tek başına kotarmak çok fazla enerji ve motivasyon gerektirir. Kadının kendi öz gücünün ortaya çıkarılmasında, kadınların ve kadın odaklı çalışan sivil toplumun desteği önemlidir. Alanda yapılan çalışmalar göstermiştir ki, kadının maruz kaldığı şiddetin etkilerinin azaltılmasında, kadının hakları konusunda bilinçlenmesi ve hak arayışı içine girmesinde kadınların birbiri ile iletişim halinde olması etkili olmuştur. Böylece yaşantılardan yola çıkarak bir kadın sorununa ulaşıldığı gözlenmiştir. Bir ev içi mesele, özel bir sorun olarak görülen kadının sorununun toplumsal bir sorun olduğu keşfedilmiştir. Yalnız olmadıklarını anlayan kadınlar haklarını bilmek ve onları talep etmek konusunda daha cesur hareket etmişledir. Proje kapsamında ulaşılan ve İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'daki sivil toplum örgütlerine gelmeleri sağlanmış 320 kadın psikolojik, hukuki destekten yararlanmış; bu kadınların bir kısmı psikolojik, hukuki, tıbbi vs konularında yerel destek mekanizmalarına yönlendirilmiştir. Kurumlara gelen kadınların büyük bir kısmı psikolojik olarak desteklenmeyi talep etmiştir. Toplumsal ve kültürel açıdan kadınların kendi olanakları ile düzenli olarak psikolojik destek almaları çok kısıtlıdır. Zira destek talep eden kadınların çok büyük bir kısmı daha önce herhangi bir destek almadıklarını dile getirmişlerdir. Türkiye'de kamu hastanelerinde sosyal güvencesini kullanarak psikolojik destek almak herkes için çok zordur. Öte yandan bağımsız olarak psikolojik destek almaksa pahalı bir hizmettir. Özellikle Şanlıurfa'da bağımsız olarak çalışan bir psikoloğa ulaşma ise neredeyse imkansızdır. Oysa ki, kadınların sorunlarını konuşma, çözümler üretme, ruhsal ve fiziksel sağlıklarını muhafaza etmeleri için psikolojik ve tıbbi olarak desteklenmeleri ve güvencede olmaları gerekmektedir. Bürokratik engeller, sosyo-kültürel beklentiler, ekonomik yetersizlikler kadını yalnızlaştırmaya, kendi sorunları içinde yalnızlaşmaya itmektedir. Yerel yönetimlere bağlı merkezlerin ve kamu kurumlarında açılan kurslarda ve meslek edindirme faaliyetleri içinde bu ihtiyaç kısmen karşılanmaktadır. Kadınların evlerine yakın olan bu merkezlere ulaşmaları zor olmasa da, düzenli olarak katılmaları engellenmektedir. Aile fertlerinin çoğunlukla eş, baba, erkek kardeş, kayınvalide, kayınbirader olmakta kadının evden sürekli olarak çıkmasını istememekte, hatta izin vermemektedir. Bu nedenle, proje kapsamında yapılan psikolojik desteklerin bir kısmı kadınların özel alanlarında gerçekleştirilmiştir. Kadının bu tür destek mekanizmalarına ulaşması için ailenin desteklenmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Şiddete maruz kalan kadınlar için 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi 'ne ilişkin kanun kapsamında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı olarak 2012 yılının ikinci yarısından sonra pilot uygulama olarak 14 ilde Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) açılmış ve takip eden 2 yıl içinde 81 ile yaygınlaştırılması planlanmıştır. Tek kapı sistemi ile (şiddet mağduru kadının kurumlar arasında dolaşamadan, tüm işlemlerin aynı çatı altında 53

55 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi gerçekleştirilebileceği) çalışması öngörülen ŞÖNİM, tasarlandığı gibi faaliyet gösterememiştir. Bununla birlikte ŞÖNİM'in sayısında artış olmamıştır. İstanbul, Mersin ve Şanlıurfa'da birer tane ŞÖNİM bulunmaktadır. Pilot çalışma aşamasında olan ŞÖNİM'lerde kadınlara psikolojik destek verilmesi düşünülmüş ancak planlanan düzeyde hayata geçirilememiştir. Kurumsal yapının bütünüyle iyi organize edilememesi ve personel yetersizliği kurumun işlevselliğine gölge düşürmüştür. Üç il için düşünüldüğünde, sosyo-kültürel yapı nedeniyle kadınların kuruma ulaşmaları engellenmiş; bu engel kurumun ulaşılması zor bir konumda olması ile perçinlenmiştir. Bu proje ile üç ilde ulaşılan kadınlara psikolojik desteğin yanı sıra hukuki destek de verilmiştir. Şiddet mağduru kadınların haklar, yasal süreç, destek mekanizmaları ve işleyişi hakkında bilgilendirilmeleri ve yönlendirilmeleri projeye gönüllü olarak destek veren avukatlar tarafından sağlanmıştır. Şiddet mağduru kadınların bütünüyle bilgi ve deneyim alanlarının dışında olan yasal süreç, onlar için caydırıcı olmaktadır. Hukuki yönlendirmeye ihtiyaç duyan kadınların karmaşık yasal süreçler hakkında bilgi sahibi olmaları onları cesaretlendirmiştir. Yasal süreçte işlemlerin neden ve nasıl yapılacağına dair kadınların asgari düzeyde bilgi sahibi olmaya ya da bilgiye erişmek için doğru kanallara ihtiyaçları vardır. Kadınların yasal süreç hakkında bilgi sahibi olmasında illerdeki Baro'ların Kadın Hakları Komisyonları fonksiyonellerdir. İstanbul'da bu komisyon 1995 yılından, Şanlıurfa'da 2011 yılından, Mersin'de ise 2014 yılından beri çalışmaktadır. Kadınların bu kurumlardan haberdar olması ve kurumların ulaşılabilirliğinin sağlanması şiddetle mücadele de şiddet mağduru kadının güçlenmesine katkıda bulunacaktır. Proje ile barolara yönlendirilen kadınlara yasal sürecini takip eden avukatın atanması sorunsuz bir biçimde gerçekleşmiştir. Burada kadınlar kimi avukatların, kendilerini savunmada yeterince çaba sarfetmediklerini düşünmüştür. Yasal sürecin başlaması ile herhangi bir ekonomik dayanağı olmayan kadınlar, mahkeme masraflarının karşılanması ve iktisadi açıdan yaşamını idame ettirebilme de sorunlar yaşamaktadır. Mahkeme masrafları için adli yardım talep eden kadınların bu uygulamadan faydalanması kolay olmamış, hatta bazı durumlarda mümkün olmamıştır. Yasal sürecin süresinin önceden kestirilememesi ya da uzun sürmesi kadınların yıpranmasına neden olan bir başka etken olmuştur. Ekonomik ve toplumsal açıdan dezavantajlı olan kadın, yasal açıdan da sorunlarla karşılaşınca çözüm yollarının tıkanmakta; çaresizliği artmaktadır. Kadının yaşamın her alanında desteklenmesi, birçok kurumun işbirliği içinde çalışması ile sağlanabilir. Kurumlar arası işbirliği ve koordinasyon, uygulamalarda kadının karşılaştığı bürokratik keyfiyeti en aza indirgeyecektir. Vekaleti babalarında olduğu için çocuklarını göremeyen kadının, eski eşinin bu keyfiyetini ortadan kaldırabilmesi için hakkı olan yasal süreci başlatması için önce mahkeme masraflarını ve psikolog ücretini ödemesi gerekmektedir. Kadın odaklı olmaktan uzak olan bu uygulama hem sosyo-ekonomik hem psikolojik açıdan kadın yaşamını açmaza sokmaktadır. Ayrılma kararı alan kadınlar, boşanma ya da ayrı yaşama süreçlerinde birçok ekonomik sorunla karşılaşmaktadır. Kadınların bu süreçlerde ekonomik olarak desteklenmesini içeren sosyal yasaların olmaması ya da uygulanmaması kadınları kararlarından caydırmakta, ikinci bir evliliğe nikahsız olarak- mecbur etmekte, ailelerinin yanına çoğu zaman çocuklarını eşlerine bırakarak geri dönerek çok daha zor bir sürece katlanmaktadırlar. Kadınların özgür iradeleri, ekonomik bağımsızlıkları olmaması nedeni ile kırılmakta ve bütün bu süreçlerden hem kadın hem çocuklar ağır hasar görmektedir. 54

56 Sonuç Çalışmayan kadının boşanma sürecinde ve sonrasında aldığı sosyal destek maaşları kadının yaşadığı ekonomik sorunlara çare olamamaktadır. Verilen maadi destek ev kirasını, temel ihtiyaçları, çocukların okul masraflarını içermesine rağmen yetersizliği nedeniyle kadının bağımlılığını arttırmaktadır. Öte yandan, bu destekler süreli olarak verilmektedir. Bu süre her bir kadının kendi özgün durumu dikkate alınarak belirlenmemektedir. Tanınan süre ise, kadının bir iş bulması ya da bir meslek yapmasına yetmeyeceğinden yetersiz ve etkisizdir. Burada kadının çalışmasına engel olan temel faktörlerden biri bakımından sorumlu olduğu küşük çocuklarının olmasıdır. Kreş ya da gündüz bakım evlerinin kadının çalışmasını sağlayamak amacıyla sosyal bir hak olarak tanımlanamaması çocuklar ve kadın açısından ekonomik sorunları perçinlemektedir. Kadının çaresizliğini tetikleyen bu seçenekler ne yazık ki kadının tercihi değildir. Dayatılan seçenekler içinde hem kendini hem de çocuklarını düşünerek en doğru olanı yapma eğilimi gösteren kadın, çoğu zaman bütün zorlukları tek başına göğüsleyecek kadar güçlü olamamaktadır. Eğer boşanma gerçekleşmişse vatandaşlık kimliğini değiştirmekten, yeni bir ev tutmaya; belediye hizmetlerinden yararlanmak için yapılması gereken abonelik işlemlerine kadar bütün süreçler birçok handikap içermektedir. Eğitim düzeyi düşük ve istihdam edilebilirliği az olan kadın için toplumsal yaşama bütünüyle karışmak oldukça güçleşmektedir. Bu süreci daha yatay bir biçimde atlatabilmesi için kadın sığınma evleri bir imkan olarak durmaktadır. Ancak Türkiye'de kadının konumu ve desteklenmesi neredeyse yüzeysel olduğundan bu kurumlar da kadınların öncelikli ihtiyaçlarına ve sorunlarına bütüncül bir cevap verememektedir. 12 yaşından büyük erkek çocukların anneden ve kardeşlerden ayrılması, boşanma aşamasında olan ailenin bütünlüğünü bir kez daha sarsmaktadır. Sığınma evlerinin fiziksel yetersizlikleri, kalabalık olması, her bir kadının kendi ailesi ile birlikte kalmasına yetecek imkanın yaratılamaması temel sorunlar olmakta. Buna kurumsal eksikliğin ve yaşanan sorunların çocuklara yansıması eklenince, sığınma evleri bir imkan olmaktan çıkmaktadır. Çalışma imkanı olmayan eğitim düzeyi düşük kadınlar bu süreçlerde kendilerine desteksiz yol açamamaktadırlar. Yalnız mücadele etme korkusu ve desteksiz yapamayacakları inancı kadınları içinden çıkmayı istedikleri şiddetle yaşamak zorunda bırakmaktadır. Sosyal devletin ve kadın odaklı yasaların olmayışı, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin her geçen gün artması, kadının korunmasızlığını doğrulamakta ve kadının şiddetle mücadelesini engellemektedir. Şiddeti kadını koruyarak ya da gizleyerek ortadan kaldrımayı hedefleyen politikalar söz konusudur. Bu uygulamalar kadının özgürlüklerini kısıtladığı gibi korku unsurunu arttırmaktadır. Oysa şiddet kültürel ve toplumsal bir mesele olarak kabul edilip failden mağdura doğru çözümlenmelidir. Mağdurun mağduriyetini gidermek, şiddeti tek başına ortadan kaldıramaz. Şiddetin failinin bilinçlendirilmesi, şiddetin bir suç olduğu ve insan haklarına aykırı olduğu düşüncesinin yerleştirilmesi, yasal yaptırımların tartışılmaz ve somut olarak uygulanması şiddetle mücadelede atılması gerekn önemli adımlardır. Failin serbestiyetisinin çok, mağdurun ise kısıtlı toplumsal hayatı dezavantajlılık durumunu perçinlemektedir. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikle mücadelede başat rol devletindir. Yasa yapıcılar, politika üreticiler ve uygulayıcıların koordineli bir biçimde çalışmasının düzenlenmesi sosyal devletin sorumluluğundadır. Ulusal hukuk ve uluslararası sözleşmelerde kadın statüsünün korunması çerçevesinde üretilen eylem planının sağlıklı bir biçimde işlemesi meseleye geçit verecek her türlü tutarsızlığın giderilmesi ile imkan bulacaktır. Kadına yönelik 55

57 Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi şiddetle mücadele etmek için geliştirilen kurumların, ŞÖNİM gibi, sivil toplum ve yerel yönetim birimleri ile işbirliğini kuvvetlendirmesi ve gerçekçi bir zemine taşıyarak sorunun çözümüne doğrudan müdahil edilmesi gerekmektedir. Kamu kurumlarının, sivil toplum çalışmalarına ve yerel yönetim birimlerinin merkezlerine mesafeli ve şüpheli bakış açısı mücadelenin etkisini ve gücünü kırmaktadır. Söz konusu kurumların sivil toplum çalışmalarını ve yerel yönetim birimlerinin kapasitelerini arttırmalarını desteklemeleri bu koordinasyonu güçlendireceketir. Bu sayede bu alanda çalışmanın etik ve toplumsal boyutu daha anlaşılır olacaktır. Zira yerel yönetimlerin, toplumsal gruplara, insanlara ulaşma kapasitesi kamu kurumlarınınkinden daha fazladır. Bu anlamda yerel yönetimlerin kadın/çocuk odaklı belediyecilik algısı kazanması için teşvik edilmesi, sivil toplum çalışmalarına ortaklaşmalarının desteklenmesi sorunun yerel düzeyde çözümüne daha hızlı katkı sağlayabilecektir. Belediyecilikle stratejik planlarında toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin giderilmesi, pozitif ayrımcılık, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe gibi kavramların üretilmesi ve çalışmaların yapılması önemli adımlar olacaktır. Böylece kadınlarla ilgili sorunlar yalnızca aile kavramı içinde ele alınıp kendi sınırları içine terk edilmiş olmaktan çıkacaktır. Bu proje ile yapılan toplantılar, kapasite geliştirme eğitimleri, ev ziyaretleri, atölye ve etkinlikler üç ilde çalışmalar yürüten kadın ve çocuk odaklı çalışan STK'larının birbirini daha yakından tanımasını, deneyimlerini arttırmasını sağlamıştır. 8 Mart gibi özel günler için ortaklaşa gerçekleştirilen etkinliklerde yaratılan diyalog ve tartışma ortamı kurumsal insan kaynaklarının kapasitesinin arttırılmasında etkili olmuştur. Projenin her bir çalışmasına alanda faaliyet gösteren birçok STK'nın katılımını sağlamak hedeflenmişse de, en yoğun ilgi kadın çalışmaları yapan kurumlardan gelmiştir. Bu yaygın ilgisizliğin temel nedeni, ne yazık ki, kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi konuların yalnızca kadınları ilgilendirdiği varsayımıdır. Söz konusu kurumların, STK'ların şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği konuklarında yaptıkları çalışmalar politika üretme sürecine etki edememekte; kurumsal kapasitelerin yetersizliği kamusal alanla lobi faaliyetleri yapmaya mani olmaktadır. Dolayısıyla tek başına hareket eden bir sivil toplum, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve şiddetle mücadelede yeterli etkiyi yaratamamakta, kesin sonuçlar verememektedir. Bu çalışma göstermiştir ki, kadına yönelik şiddet konusunda sivil toplum kuruluşları arasında diyaloğun arttırılması ve işbirliği deneyimlerinin çoğaltılması gerektiğidir. Sivil inisiyatifin engellenmemesi için lobi faaliyetlerinde etkili bir sivil toplumun oluşturulması önemli bir ayrıntı vardır. Güçlü bir sivil toplumun yaratılması ile toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve şiddet konusunda yerel yönetimlerin belediyecilik diline ve işleyişine etki etmek mümkün olacaktır. Belediyelerin kent konsyelerinin kadın meclislerinin çalışmalarında ve programlarında cinsiyet eşitliği perspektifinin yerleşmesi sağlanabilir. Bu proje ile yerel bazda çalışan sivil toplum örgütlerinin proje içinde rol alması; yerel bazda şiddet mağduru kadınlara birçok destek verilmesi ve bu sırada yerel destek mekanizmalarının görünürlüğünün artırılması oldukça önemli kazanımlardır. Yerel ivil toplum örgütlerinin ve yerel yönetim birimlerinin yaptığı çalışmalar ve ortaklaşmaların artması ve yaygınlaştırılması ihmal edilmemelidir. Bu süreçte, sivil toplum örütleri arasında kurulan diyalog ortamının ve kurumlar arası kurulan gönüllülük ağının çalışmaya devam etmesi STK'ların çalışmalarını güçlendirecek ve kolaylaştıracaktır. Öte yandan, bu proje sayesinde kurulan bu ağ ve ilişkiler süreci takip eden, izleyen ve denetleyen bir mekanizmaya dönüşmeye elverişlidir. Bu yönde kurumsal çalışmalar devam ettirilmelidir. 56

58 Sonuç Bu proje ile yapılan çalışmalar, elde edilen sonuçlar ve edinilen izlenimler kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda çalışan kurumlar açısından oldukça verimli olmuştur. Kadına yönelik şiddet bir kadın ya da özel alan sorunu değil, aksine toplumsal ve politik bir sorundur. Bu bağlamda, kamusal ve hukuki bir sorundur. Dolayısıyla sorunun görünür kılınması, mevcut durumunun analiz edilmesi, Türkiye gerçekliği, çözüm yolları ve kanallarının oluşturulması bir devlet politikası ve hükümet programını içermektedir. Kadının toplumsal, ekonomik ve siyasal hayatta temsil edilmesi ve rol alması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin azami düzeyde gerçekleştirilmesi ile mümkün olacaktır; bu kadına yönelik şiddet konusunda çok yönlü mücadeleyi yaygınlaştımayı ve kadına yönelik ayrımcılığın ortadan kalkmasını sağlayacak önemli yasal bir adım sayılacaktır. Bu projenin sürecinin ve elde edilen sonuçların Türkiye'de kadına yönelik şiddet konusunda yapılan çalışmalara, çalışmaları gerçekleştiren kamu kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine, ulusal ve uluslararası hak savunuculuğu yapan ağ ve platformlara, üniversitelere, aktivistlere ve gönüllülere katkıda bulunacağı düşünülmektedir. 57

59 BASINDAN

60

61

62 LINKS %20g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BCler%20a%C4%9F%C4%B1&action=haber_detay&module=nuce / %B1nlara%20destek%20projeleri&categoryName=Kad%C4%B1n&categoryID=9&action=haber_detay &module=nuce

63 PROJE FOTOĞRAFLARI

64

65

66

67

68

69

70

71

72

73

74

75

76

77

78

79 Başak Kültür ve Sanat Vakfı Başak Culture and Art Foundation Yerel Destek Mekanizmayla Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizlikle ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Projesi

YEREL DESTEK MEKANİZMASIYLA TOPLUMSAL CİNSİYET TEMELLİ EŞİTSİZLİK VE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE PROJESİ

YEREL DESTEK MEKANİZMASIYLA TOPLUMSAL CİNSİYET TEMELLİ EŞİTSİZLİK VE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE PROJESİ YEREL DESTEK MEKANİZMASIYLA TOPLUMSAL CİNSİYET TEMELLİ EŞİTSİZLİK VE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE PROJESİ AB Türkiye Delegasyonu tarafından desteklenen Yerel Destek Mekanizmasıyla Toplumsal Cinsiyet

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Trans Terapi Toplantılarının On Beşincisi Gerçekleşti. SPoD LGBTİ, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü yü Ziyaret Etti

Trans Terapi Toplantılarının On Beşincisi Gerçekleşti. SPoD LGBTİ, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü yü Ziyaret Etti Trans Terapi Toplantılarının On Beşincisi Gerçekleşti SPoD LGBTİ ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle Şubat 2013 ten itibaren düzenlenen Trans Terapi Toplantıları nın on beşincisi

Detaylı

İsyanım. Suskunluğumda. Şiddetin. Başucumda ŞİDDET VERİLERİ

İsyanım. Suskunluğumda. Şiddetin. Başucumda ŞİDDET VERİLERİ İsyanım Suskunluğumda Şiddetin Başucumda... 2014-2015 ŞİDDET VERİLERİ "Erkek şiddeti çetelesi"nden ne murat ettiğimize gelince: umarız çetelemiz kadın katline, fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete karşı

Detaylı

KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ

KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ KADINLARA DESTEK MEKANİZMALARI ONLİNE KİTAPÇIĞI Akdeniz Üniversitesi Uluslararası Gençlik Topluluğu 2015-2016 İÇİNDEKİLER 1. Giriş 2. Kadın Dostu Akdeniz Projesi 3. Projenin

Detaylı

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU APHB AFETLERDE PSİKOSOSYAL HİZMETLER BİRLİĞİ SOMADA PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ PROJESİ OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU YÖNETİCİ ÖZETİ SOMADA projesi

Detaylı

SAĞLIKLI ŞEHİR HAREKETİ KADIN ÇALIŞMALARI Kasım Eylül 2011

SAĞLIKLI ŞEHİR HAREKETİ KADIN ÇALIŞMALARI Kasım Eylül 2011 SAĞLIKLI ŞEHİR HAREKETİ KADIN ÇALIŞMALARI Kasım 2009- Eylül 2011 ESKİŞEHIR TEPEBAŞI BELEDİYESİ NCE YAŞANABİLİR BİR KENT Güçlü Dayanışma içinde Kendi yaşamını etkileyen kararlara katılımı olan bir toplum

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz...

Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz... Kadın Örgütlerinin Engelli Kadınlarla İlgili Farkındalıklarının Arttırılması Projesi Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz... Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı kapsamında desteklenen Kadın Örgütlerinin

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi

Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi 2005-2008 Gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz var... Birleşmiş Milletler Bin Yıl Hedefleri: Tüm kız ve erkek çocuklarının ücretsiz,

Detaylı

Çocuğa karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı

Çocuğa karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı 2015 2016 2017 Çocuğa karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı 2015 2017 2015 Gösterge temelli izleme ve raporlama eğitimleri, toplantılar, yayınlar... I1. Genel Kurul, 8 Mayıs, Ankara Çalışma grupları

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

VAW 56 GÜVENLİ BİR HAYAT VAR PROJESİ KADIN DOSTU KENT ÇALIŞMASI- GÖLCÜK DUVAR BOYAMA-EL BASMA FAALİYETİ RAPORU

VAW 56 GÜVENLİ BİR HAYAT VAR PROJESİ KADIN DOSTU KENT ÇALIŞMASI- GÖLCÜK DUVAR BOYAMA-EL BASMA FAALİYETİ RAPORU Bu Proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti VAW 56 GÜVENLİ BİR HAYAT VAR PROJESİ KADIN DOSTU KENT ÇALIŞMASI- GÖLCÜK DUVAR BOYAMA-EL BASMA FAALİYETİ RAPORU Hibe Programı Tarih 07Kasım 2015 Saat 15.00-16.00

Detaylı

SPoD, Dünya Seks İşçileri Günü Etkinliğine Katıldı. Türkiye'de LGBT Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Araştırması Devam Ediyor

SPoD, Dünya Seks İşçileri Günü Etkinliğine Katıldı. Türkiye'de LGBT Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Araştırması Devam Ediyor SPoD, Dünya Seks İşçileri Günü Etkinliğine Katıldı 1-2 Mart tarihlerinde SPoD adına Deniz Şapka, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği'nin 3 Mart Dünya Seks İşçileri Günü etkinliğine katıldı.

Detaylı

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ 25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ BODRUM KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ 25 KASIM KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN BÜLTENİ: Mirabel kız kardeşler,

Detaylı

SURİYELİ KADIN ve KIZ ÇOCUKLARI İÇİN GÜVENLİ ALANLAR PROJESİ Merkezlerimize ve etkinliklerimize ilişkin bazı fotoğraflar

SURİYELİ KADIN ve KIZ ÇOCUKLARI İÇİN GÜVENLİ ALANLAR PROJESİ Merkezlerimize ve etkinliklerimize ilişkin bazı fotoğraflar SURİYELİ KADIN ve KIZ ÇOCUKLARI İÇİN GÜVENLİ ALANLAR PROJESİ Merkezlerimize ve etkinliklerimize ilişkin bazı fotoğraflar 1 2 3 4 5 PROJE KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTIRILEN ETKINLIKLER ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLER PANELİ

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları Aile içi Şiddetle Mücadele İçin Kadın Konukevleri Projesi nin açılış

Detaylı

Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet

Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet TEMEL Kadına yönelik şiddetin tanımlanması: Fiziksel şiddet? Duygusal şiddet? Ekonomik şiddet? Cinsel şiddet? İhtiyaç- Hizmet

Detaylı

Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak

Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Önlenmesİ ve Bunlarla Mücadeleye İlİşkİn Avrupa Konseyİ Sözleşmesİ İstanbul Sözleşmesi Korkudan uzak Şİddetten uzak BU SÖZLEŞMENİN AMACI Avrupa Konseyi nin, kadınlara

Detaylı

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya 1 1) Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yerel ve Ulusal STK ların Kapasitesinin Güçlendirilmesi

Detaylı

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin 1 Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin sistematik olarak artması ışığında, Haziran 2011 de kurulan, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütüdür. SNHR, mağdurların haklarının

Detaylı

Amerika Birleşik Devletleri nin saygın yüksek öğretim kurumlarından Yale Üniversitesi nde tarih bölümü öğretim üyesi olarak çalışan ve eski LGBT

Amerika Birleşik Devletleri nin saygın yüksek öğretim kurumlarından Yale Üniversitesi nde tarih bölümü öğretim üyesi olarak çalışan ve eski LGBT Amerika Birleşik Devletleri nin saygın yüksek öğretim kurumlarından Yale Üniversitesi nde tarih bölümü öğretim üyesi olarak çalışan ve eski LGBT çalışmaları kürsüsü başkanı Prof. Dr. George Chauncey, SPOD

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ?

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? Aralık 2011 de kurulan Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi (TPD-KTCÇB),TPD bünyesinde düzenlenecek toplumsal

Detaylı

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013 TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI 1 Haziran-30 Ağustos 2013 Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi

Detaylı

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ TEPEBAŞI BELEDİYE MECLİSİNİN 06.09.2012 TARİH VE 179 SAYILI MECLİS KARARI İLE KABUL EDİLMİŞTİR. T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ AMAÇ

Detaylı

2011 YILI FAALİYET RAPORU Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı

2011 YILI FAALİYET RAPORU Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı 2011 YILI FAALİYET RAPORU Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı YÖNETİM KURULU 2011 FAALİYETLERİ 13.07.2011 Batı Akdeniz bölgesinin istihdam sorununa çözüm yaratmak amacıyla Akdeniz Radyo Televizyon

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

DR. BİRKAN SANCAK Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğü

DR. BİRKAN SANCAK Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğü DR. BİRKAN SANCAK Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğü PROJE AMAÇLARI AMAÇ 1 Madde Bağımlılığını Önleme Konularında Doğru, Güncel ve Standart Bilgilendirme ve Eğitimlerin Sağlanması AMAÇ 2 Bursa İli Yıldırım

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI 25-26 Kasım 2005, İstanbul Sivil Toplumun Geliştirilmesi İçin Örgütlenme Özgürlüğünün Güçlendirilmesi Projesi,

Detaylı

1 2 icin- ucretsiz- ped- hakki/

1  2  icin- ucretsiz- ped- hakki/ BASIN DUYURUSU Hapishanelerde ücretsiz ped sağlanması talepli kampanyamız 21 Haziran 2017 tarihinden beri sürüyor. Bu süreçte sosyal medyada ve diğer basın araçları nezdinde konuyu gündeme getirmeye çalıştık.

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 17. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 17. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE 5 PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE 79 5. PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRELER 5.1 TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu İle Yapılan Ortak Etkinlikler

Detaylı

Sosyal Yatırım Programı

Sosyal Yatırım Programı Sosyal Yatırım Programı İGA SOSYAL YATIRIM PROGRAMI İstanbul Yeni Havalimanı Projesi (İGA), Havalimanı inşaat alanına komşu olan yerel halk ve ilgili paydaşlar ile şeffaf ve zamanında bilgi temini ve açık

Detaylı

KADININ İNSAN HAKLARI YENİ ÇÖZÜMLER DERNEĞİ Kuruluş: Ocak 2012

KADININ İNSAN HAKLARI YENİ ÇÖZÜMLER DERNEĞİ Kuruluş: Ocak 2012 KADININ İNSAN HAKLARI YENİ ÇÖZÜMLER DERNEĞİ Kuruluş: 1993 Ocak 2012 Biz kimiz? Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ), Türkiye de ve dünyada kadınların insan haklarını savunmak ve hayata

Detaylı

Buca da kadınlar yalnız değil Çaresiz Değiliz Çare Biziz

Buca da kadınlar yalnız değil Çaresiz Değiliz Çare Biziz Buca da kadınlar yalnız değil Çaresiz Değiliz Çare Biziz Kadına yönelik şiddet bir insan hakları sorunudur. Dünyanın hemen hemen her köşesinde karşımıza çıkan bu sorunun temelinde, erkek egemenliğindeki

Detaylı

ENGELLİ KADINLARIN HAK TEMELLİ MÜCADELE ADIMLARI PROJESİ

ENGELLİ KADINLARIN HAK TEMELLİ MÜCADELE ADIMLARI PROJESİ ENGELLİ KADINLARIN HAK TEMELLİ MÜCADELE ADIMLARI PROJESİ Proje Hakkında Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı kapsamında desteklenen Engelli Kadınların Hak Temelli Mücadele Adımları projemiz Orta

Detaylı

Aile Danışmanları Derneği

Aile Danışmanları Derneği Aile Danışmanları Derneği Dernek: Ağustos 2008 yılında Antalya da kuruldu ve 2011 Yılında İzmir Temsilciliği açıldı. Derneğin iki temel amacı bulunmakta 1. Aile Danışmanı yetiştirmek. 2. Aile içi sorunların

Detaylı

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 2014 yılında Kadın Dayanışma Vakfı Danışma Merkezi ne 354 kadın başvurdu. 101 kadın yüz yüze başvuru yaparken,

Detaylı

Trans Grup Terapisi Devam Ediyor. IGLYO Genel Kurulu ve Yıllık Konferansına Katılım Sağlandı

Trans Grup Terapisi Devam Ediyor. IGLYO Genel Kurulu ve Yıllık Konferansına Katılım Sağlandı Biz Kimiz? Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) bireylerin insan haklarının yanı sıra sosyal ve ekonomik haklarıyla

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi BAŞKAN SELVİTOPU NDAN ÜCRETSİZ KURSLARA DAVET Karabağlar

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Projenin Hedefleri Projenin hedefi: Amasya da çalışmayan ama çalışmak isteyen ya da aktif olarak iş arayan 300

Detaylı

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Normlar, Standartlar, Göstergeler. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Normlar, Standartlar, Göstergeler. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Normlar, Standartlar, Göstergeler İzleme değerlendirme neden önemlidir? Kazanımlarımızın kurumlar içinde anlamından boşalmış bürokratik yapılara dönüşmesine

Detaylı

Barışçıl Okuldan Toplumsal Barışa - Demokratik Yurttaş Eğitimi

Barışçıl Okuldan Toplumsal Barışa - Demokratik Yurttaş Eğitimi Barışçıl Okuldan Toplumsal Barışa - Demokratik Yurttaş Eğitimi Avrupa Birliği Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi (DVİHE) Hibe Programı Proje No: TR2009-0136.01-02-136 (HRE-136) Bu yayının

Detaylı

TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ

TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ Tarlabaşı Toplum Merkezi (TTM) İstanbul un cok boyutlu dezavantajlı bölgelerinden biri olan Tarlabaşı nda bölge sakinlerinin kent yaşamına eşit katılımlarını desteklemek için 2006

Detaylı

Sivil Düşün bir Avrupa Birliği programıdır.

Sivil Düşün bir Avrupa Birliği programıdır. Sivil Düşün bir Avrupa Birliği programıdır. Facebook / SivilDusun Twitter / SivilDusun YouTube / sivildusunab Instagram / sivildusun Çalışmalarınızla ilgili duyuruları [email protected] adresine iletebilirsiniz.

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ANAYASASI

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ANAYASASI İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ANAYASASI Türkiye'deki Tek Üniversite İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ANAYASASI Biz, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi nin paydaşları; gelecek kuşaklara daha yaşanabilir

Detaylı

Çok Yönlü ve Kapsamlı Ele Alınması Gereken Bir Konu

Çok Yönlü ve Kapsamlı Ele Alınması Gereken Bir Konu DERYA BAKBAK, KADEM GAZİANTEP TEMSİLCİLİĞİNİN DÜZENLEDİĞİ KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN TÜ Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma

Detaylı

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi SPoD, Bağımsız Seçim İzleme Platformu ile birlikte cumhurbaşkanlığı seçimlerinde demokratik gözetim hakkı çerçevesinde kırılgan grupların seçme ve seçilme

Detaylı

Belediye Eğitim Müdürlüğü Veliler Kurulu (Konseyi) 200,00 700,00 700,00 //////////// 1.200,00 1.200,00 250,00 900,00 500,00 300,00 1.

Belediye Eğitim Müdürlüğü Veliler Kurulu (Konseyi) 200,00 700,00 700,00 //////////// 1.200,00 1.200,00 250,00 900,00 500,00 300,00 1. Prizren Belediyesinin 2012-2014 Döneminde Cinsiyet Eşitliği Hakkında Eylem Planı EĞİTİM ALANI Stratejik amaç: Kadın ve kızların kaliteli eğitime erişiminin sağlanması Objektifler 1. İlk ve orta öğretimde

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. [email protected]

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği [email protected] SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor

Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor Biz Kimiz? Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) bireylerin insan haklarının yanı sıra sosyal ve ekonomik haklarıyla

Detaylı

Bu amaç çerçevesinde Yükseköğretim Kurumları aşağıda belirtilen faaliyetlerde bulunmayı taahhüt ederler:

Bu amaç çerçevesinde Yükseköğretim Kurumları aşağıda belirtilen faaliyetlerde bulunmayı taahhüt ederler: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ TUTUM BELGESİ Yükseköğretim Kurulu bünyesinde yer alan üniversiteler ve diğer bütün kurumlar çerçevesinde toplumsal cinsiyet eşitliği ve adaletine duyarlı

Detaylı

Global Compact Türkiye Üye Etkileşim Toplantısı. 25 Ekim yıl

Global Compact Türkiye Üye Etkileşim Toplantısı. 25 Ekim yıl Global Compact Türkiye 2002-2017 Üye Etkileşim Toplantısı 25 Ekim 2017 Rakamlarla Global Compact Türkiye* 151 Şirket 62 STK 22 İş Dünyası Derneği 10 Üniversite 6 Diğer Dünyada 15. Avrupa da 6. Ağ *Ekim

Detaylı

Mobbing Araştırması. Haziran 2013

Mobbing Araştırması. Haziran 2013 Mobbing Araştırması Haziran 2013 Araştırma Hakkında 2013 Haziran ayında PERYÖN ve Towers Watson tarafından düzenlenen Mobbing Araştırması na çeşitli sektörlerden 143 katılımcı veri sağlamıştır. Ekteki

Detaylı

GAZİANTEP KEP İL EYLEM PLANI Strateji 1: Özellikle kız çocuklarının okullulaşma oranının artırılmasının sağlanması.

GAZİANTEP KEP İL EYLEM PLANI Strateji 1: Özellikle kız çocuklarının okullulaşma oranının artırılmasının sağlanması. GAZİANTEP KEP İL EYLEM PLANI Strateji 1: Özellikle kız çocuklarının okullulaşma oranının artırılmasının sağlanması. Faaliyetler Zamanlama Finansman /bütçe İşbirliği yapılacak kurum kuruluşlar İzleme değerlendirme

Detaylı

KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ

KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ CİNSİYET TEMELLİ AYRIMCILIK VE TOPLUMDA KADININ YERİ ONLİNE KİTAPÇIĞI Akdeniz Üniversitesi Uluslararası Gençlik Topluluğu 2015-2016 İÇİNDEKİLER 1. Giriş 2. Kadın Dostu Akdeniz

Detaylı

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Biz kimiz Neden platform? Üniversitelerde; İSG farkındalığını nasıl arttırabiliriz? İSG kültürünü nasıl geliştirebiliriz?

Detaylı

Sivil Yaşam Derneği. 4. Ulusal Gençlik Zirvesi Sonuç Bildirgesi

Sivil Yaşam Derneği. 4. Ulusal Gençlik Zirvesi Sonuç Bildirgesi Sivil Yaşam Derneği 4. Ulusal Gençlik Zirvesi Sonuç Bildirgesi GİRİŞ Sivil Yaşam Derneği 21-23 Ekim 2016 tarihleri arasında Konya da 4. Ulusal Gençlik Zirvesi ni düzenlemiştir. Zirve Sürdürülebilir Kalkınma

Detaylı

Topluma Yararlı Projeler Çalışma Birimi

Topluma Yararlı Projeler Çalışma Birimi Topluma Yararlı Projeler Çalışma Birimi Sanat Psikoterapileri Derneği, Çalışma Birimleri Sempozyumu, 2014 Amaç Sanatı sosyal değişim ve iyileşme aracı olarak kullanımı konusunda uzmanlaşan sanat terapisti

Detaylı

Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi

Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Teknik Destek Projesi EĞİTİM ORTAMLARINDA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ AMACINA YÖNELİK BAKANLIKLAR

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

KENT YÖNETİMİNE KATILIM DÜNYA ÖRNEKLERİ

KENT YÖNETİMİNE KATILIM DÜNYA ÖRNEKLERİ KENT YÖNETİMİNE KATILIM DÜNYA ÖRNEKLERİ PROF. DR. HASAN ERTÜRK SKB DANIŞMA KURULU ÜYESİ [email protected] YÖNETİMDEN YÖNETİŞİME 1970 LER KATILIMCI BELEDİYE HALKIN KATILIMI BİREYSEL ŞİKAYET VE TALEPLER

Detaylı

SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ YERİ ve ÖNEMİ. Gazi ALATAŞ. 15 Şubat 2018 / Antalya

SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ YERİ ve ÖNEMİ. Gazi ALATAŞ. 15 Şubat 2018 / Antalya SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ YERİ ve ÖNEMİ Gazi ALATAŞ 15 Şubat 2018 / Antalya Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dernekleri Federasyonu 18 dernekten oluşur Sağlık ve Sosyal Hizmetler

Detaylı

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek Soydaş Uyum Eğitimi Bulgaristan dan göç eden soydaşlarımızın Türkiye de yerleşme, yaşama ve çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla 9 aylık bir sürede 4 ilde 33 seminer düzenlenmiş, 7.000 e yakın kişiye

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİRİMİ ÇALIŞMALARI

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİRİMİ ÇALIŞMALARI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİRİMİ ÇALIŞMALARI PDR Bülteni 2017-2018 Sayı: 07 YÖNDER OKULLARI 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİRİMİ ÇALIŞMALARI Yönder Okulları

Detaylı

TC. İZMİR İLİ TORBALI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA VE DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler

TC. İZMİR İLİ TORBALI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA VE DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler TC. İZMİR İLİ TORBALI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA VE DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1 :Bu yönetmeliğin amacı, Kadın Danışma Merkezindeki hizmetin tür ve niteliğini, işleyişini,

Detaylı

ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ

ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ Projenin Süresi Projenin amaçları Ortaklar Hedef gruplar Nihai Yararlanıcılar 1 Beklenen Sonuçlar 15 ay Genel Amaç: Cinsel istismara uğramış ve bu nedenden dolayı sosyal

Detaylı

Sivil Toplum Afet Platformu (SİTAP) Çalışma Usulleri Belgesi

Sivil Toplum Afet Platformu (SİTAP) Çalışma Usulleri Belgesi Sivil Toplum Afet Platformu (SİTAP) Çalışma Usulleri Belgesi 1. BAŞLIK Platformun adı: Sivil Toplum Afet Platformu (SİTAP) 2. AMAÇ SİTAP ın kuruluş amacı, afet risklerinin azaltılması, afet sonrası müdahale

Detaylı

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma Elli-dokuzuncu Oturum Üçüncü Komite Gündem maddesi 98 Kadınların Konumunun Geliştirilmesi Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı,

Detaylı

MAĞDUR ÇOCUKLARA HUKUKİ YARDIM KONUSUNDA BAROLARIN YÜRÜTTÜKLERİ ÇALIŞMALARA BİR ÖRNEK

MAĞDUR ÇOCUKLARA HUKUKİ YARDIM KONUSUNDA BAROLARIN YÜRÜTTÜKLERİ ÇALIŞMALARA BİR ÖRNEK MAĞDUR ÇOCUKLARA HUKUKİ YARDIM KONUSUNDA BAROLARIN YÜRÜTTÜKLERİ ÇALIŞMALARA BİR ÖRNEK Harika SELİÇİ * İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi (Çocuk Mahkemeleri Komisyonu-Çocuk Hakları Komisyonu), 1989 yılından

Detaylı

KAMU-ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ (KÜSİ) FAALİYETLERİ

KAMU-ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ (KÜSİ) FAALİYETLERİ BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI KAMU-ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ (KÜSİ) FAALİYETLERİ Doç. Dr. Mustafa Türkmen ERÜ Mühendislik Fak. 20 Mayıs 2016 KAYSO Sunum Planı KÜSİ Çalışma Grubu KÜSİ İl Planlama

Detaylı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü AB ve Türkiye: Kadınların güçlendirilmesi için birlikte www.avrupa.info.tr Avrupa Birliği ve Türkiye Cinsiyet Eşitliği için El Ele Toplumsal cinsiyet eşitliği bir «slogan» değil,

Detaylı

1999 Marmara Depremlerinden pek çok acının yanısıra pek çok dersle de çıkılmıştır. Bunlardan birkaçı;

1999 Marmara Depremlerinden pek çok acının yanısıra pek çok dersle de çıkılmıştır. Bunlardan birkaçı; AFETLERDE PSİKOSOSYAL HİZMETLER BİRLİĞİ (APHB) APHB tarihçesi 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Marmara Depremleri, depremlerin yaşandığı bölgeler dışında, Türkiye genelinde de önemli etkiler yaratmıştır. Depremin

Detaylı

Hakkımızda GHA 2007 / 2

Hakkımızda GHA 2007 / 2 Tanıtım Hakkımızda Kurucumuz, yaşam ile ilgili araştırma, deneyim, gözlem ve eğitim ile hayatın bilinçle uygulanması gereken bir süreç olduğunu belirledi ve bu bilincin insanlığa verilmesini hedefledi.

Detaylı

ULUSAL KURULUŞLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA KARŞILAŞTIRILMASI

ULUSAL KURULUŞLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA KARŞILAŞTIRILMASI ULUSAL KURULUŞLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI VE ULUSLARARASI KURULUŞLARLA KARŞILAŞTIRILMASI AFŞİN GÜNGÖR, BESTE ŞİMŞEK AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ, ULUSLARARASI

Detaylı

NAMIK KEMAL ORTAOKULU

NAMIK KEMAL ORTAOKULU T.C. ÇİNE KAYMAKAMLIĞI NAMIK KEMAL ORTAOKULU -SOSYAL OKUL, SOSYAL İNSAN- 2014 201 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014 201 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI NAMIK KEMAL ORTAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK HİZMETLERİ ÇERÇEVE

Detaylı

Devam Eden Çatışma Şartları Altında Geçiş Dönemi Adaleti: Mekanizmalar, Dünya Deneyimi ve Türkiye 30 Eylül - 2 Ekim Armada Hotel - İstanbul

Devam Eden Çatışma Şartları Altında Geçiş Dönemi Adaleti: Mekanizmalar, Dünya Deneyimi ve Türkiye 30 Eylül - 2 Ekim Armada Hotel - İstanbul Devam Eden Çatışma Şartları Altında Geçiş Dönemi Adaleti: Mekanizmalar, Dünya Deneyimi ve Türkiye 30 Eylül - 2 Ekim Armada Hotel - İstanbul Uluslararası terminolojide geçiş dönemi adaleti tanımı hem otoriter

Detaylı

Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri. Ülker Şener 13.02.2013

Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri. Ülker Şener 13.02.2013 Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri Ülker Şener 13.02.2013 Temel sorun alanları Toplumsal yapı: kadın olmaya yüklenen anlam ve toplumsal cinsiyet rolleri İşgücü talebinden kaynaklı sorunlar:

Detaylı

Sivil Toplum Afet Platformu: Soma İçin Bilgi Paylaşımı Toplantısı 21.05.2014

Sivil Toplum Afet Platformu: Soma İçin Bilgi Paylaşımı Toplantısı 21.05.2014 Kurum Adı ÇALIŞMA ALANI NE YAPIYOR NEREDE HEDEF GRUP NE AŞAMADA KAPASITE ve EK BİLGİLER SİTAP adına Hayata Anne Çocuk Vakfı (AÇEV) İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı (İKGV) Bilgi Yönetimi ve Planlama Soma

Detaylı

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI Akdeniz Belediyeler Birliği, üyelerine üst düzey hizmet sunan, yerel ölçekteki Reform süreçlerine ve Ülkemizin AB ile bütünleşme sürecine destek

Detaylı

2017/2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KADIKÖY REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ EĞİTİM SEMİNERLERİ

2017/2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KADIKÖY REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ EĞİTİM SEMİNERLERİ 2017/2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KADIKÖY REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ EĞİTİM SEMİNERLERİ 11 Eylül 2017 tarihinde İlçemiz özel eğitim öğretmenlerine, Biruni Üniversitesi öğretim görevlilerinden Işın Özdemir

Detaylı

Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel

Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel Eğitim Konuları: Önyargıdan Ayrımcılığa, Ayrımcılık ve Uluslararası Hukuk, Ayrımcılık

Detaylı

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi AB Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü Semineri 18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR 1 2003/4 Çevresel

Detaylı

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI ÇALIŞMA ALANI MÜDAHALE AKTİVİTE SÜRE UYGULAYICI İHTİYAÇ KAYNAK RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLARA ULAŞMA / SOSYAL MOBİLİZASYON

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi (KADES) Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi (KADES) Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara TEPAV Binası, 3.Kat Konferans Salonu (TEPAV Binası, TOBB Üniversitesi Kampüsü,Söğütözü Cad.No:43 Söğütözü/ANKARA) Kadın Emeği Konferansı Kavramsal

Detaylı

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ EYLÜL - EKİM BÜLTENİ İSTANBUL GENÇ BARIŞ İNİSİYATİFİ DERNEĞİ Mecidiyeköy Mahallesi Şehit Er Cihan Namlı Caddesi No: 39/8 Şişli/İstanbul 1 GBİ ARTIK BM KÜRESEL İŞBİRLİĞİ AĞI ÜYESİ! DÜNYA BARIŞ GÜNÜNDE FESTİVAL

Detaylı

11. Boğaziçi Buluşması

11. Boğaziçi Buluşması SEMPOZYUM 11. Boğaziçi Buluşması Kadın Perspektifleri: Beden, Şiddet ve Aktivizm 12 13 Aralık 2014 BAŞVURULAR BAŞLADI Türkiye de üniversite gençliğinin özelde Türkiye nin Avrupa Birliği ile ilişkileri,

Detaylı

İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ

İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ 1 İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ FAALİYET RAPORU (Eylül 2014 Haziran 2015) 1.) İstanbul Barosu Yönetim Kurulu nun 15.01.2015 tarihli Kararı ile; Sağlık Hukuku Merkezi Başkanlığı görevine Av. Ümit

Detaylı

T.C. MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

T.C. MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1: Bu yönetmeliğin amacı, Kadın Danışma Merkezindeki hizmetin tür ve niteliğini, işleyişini, işleyişine

Detaylı

- Dünya'da aile içi şiddet: - Yanlış İnanış: "Aile içi şiddet sanıldığı kadar yaygın değildir."

- Dünya'da aile içi şiddet: - Yanlış İnanış: Aile içi şiddet sanıldığı kadar yaygın değildir. - Yanlış İnanış: "Aile içi şiddet sanıldığı kadar yaygın değildir." - Gerçek: Dünya üzerinde her ırk ve ülkeden dört aileden birinde aile içi şiddet görülür. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun yaptırdığı

Detaylı