JOURNAL OF ISLAMIC RESEARCH 2013

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "JOURNAL OF ISLAMIC RESEARCH 2013"

Transkript

1 1

2 2

3 Islamic University Europe Journal of Islamic Research Year 6 issuee 1 June 2013 Owner On behalf of Stichting islamitische Universiteit van Europa, Prof. Dr. Nedim BAHÇEKAPILI Editor: Prof. Dr. Halit ÜNAL Assistants of Editor: Drs. Ali EŞLİK Members of board: Prof. Dr. Hayreddin Karaman M. Ün. llahiyat Fakültesi Emekli Prof Dr. Süleyman Ates. M. Ün. ilahiyat Fakültesi Emekli Prof Dr. Ismail Hakki Ünal Ank. Ün. Ilahiyat Fakültesi Prof Dr. Şamil Dağcı Ank. Ün. İlahiyat Fakültesi Prof Dr. Süleyman Uludag U. Ün. ilahiyat Fakültesi Prof Dr. Ahmet Ağırakca Ï.Ün. Edebiy at Fakültesi Prof Dr. Talip Özdeş. C. Ün. ilahiyat Fakültesi Dog. Dr. Bülent Şenay U. Ün. ilahiyat Fakültesi Assoc. Prof. Dr. Sofjan S. Siregar islamitische Universiteit van Europa Dr. Majid Khalil islamitische Universiteit van Europa Dr. Yasemin Sözer Sarac islamitische Universiteit van Europa Assoc. Prof. Dr. Marzouk Ewlad Abdellah Vrije Universiteit Amsterdam Assoc. Prof. Dr. Ahmed Bağdadi islamitischeuniversiteit van Europe Assoc. Prof. Dr. Mustafa Dönmez islamitische Universiteit van Europa Assoc. Prof. Dr. M. Refli Kileci islamitische Universiteit van Europa Dog. Dr Gürbüz Deniz Ank. Ün. ilahiyat Fakültesi Dr. Ibrahim Işitan islamitische Universiteit van Europa Address Statenweg JA Rotterdam Tel: website:www.iue-edu.nl Design Drs. M. KOÇ Bank account Islamitische Universiteit Europa ING Bank: IBAN: NL 88 INGB BIC: INGBNL2A Main principles for publication Journal of Islamic Research is a journal of scientific Journal of Islamic Research is a journal of scientific scholarship in the fields of theology, philosophy, (Islamic) history and (Islamic) law, published by Islamic University Europe. The writers are responsible for the substantial and lingual mistakes. There is a payment for the articles. References to the article are allowed but the source must be mentioned. The articles must be sent in Word-format. ISSN:

4 TABLE OF CONTENTS Editorial...5 Y. Doç. Dr. Ataullah ŞAHYAR Ehl-i Hadis Tarafından Ebu Hanife ye Yöneltilen Tenkitler...6 Assoc. Prof. Dr. Gürbüz DENİZ Is Jesus' Life Revelation?...22 Prof. Dr. Ahmet AĞIRAKÇA Osmanlı Döneminde Yazılan Tıp Eserleri ve Dayandıkları Kaynaklar...37 Dr. Oguzhan TAN Unofficial Marriage in Turkey...61 Aksekili Ahmed Hamdî (Y. Hazırlayan Prof. Dr. Halit ÜNAL) Kur an-ı Kerim ve Gramofon...69 Dr. Nizar HARBAWI 81...ألحزاب ال يساسيةفيفلسطينالمحتلة Kamal-deen Olawale SULAIMAN (Ph. D) The Challenges of Using Islam to Fight HIV/AIDS Scourge in Contemporary Nigeria...98 Yrd. Doç. Dr. Zikri YAVUZ Kozmolojik Kanıt ve İki İtiraz Yard. Doç. Dr. Yusuf SUİÇMEZ Dini inançlar ile Kültürümüz ve AB Süreciyle Uyum Sorunu

5 Dear reader, We present you with the new issue of the Journal of Islamic Research. This issue covers a range of subjects regarding Islam; its history, theology, philosophy, its civilization and its legal, sociological and anthropological aspects. Since the Journal of Islamic Research has readers all over the world, articles are written in English, Turkish and Arabic. The journal covers a wide range of topics: (Islamic) jurisprudence, sociological issues of Muslims, theological and legal aspects of Islam, medical works during the Ottoman Empire and facing Islamic challenges when dealing with HIV/AIDS. For any questions or remarks, please contact us on: 5

6 EHL-İ HADİS TARAFINDAN EBÛ HANÎFE YE YÖNELTİLEN TENKİTLER Y. Doç. Dr. Ataullah ŞAHYAR 1 Özet Nasslara bakış açısında ehl-i hadis ile ehl-i re y arasında ilk asırlardan itibaren devam eden görüş ayrılıkları, hâlâ varlığını hissettiren iki temel farklı yaklaşımdır. Bu iki farklı düşünce zaman zaman birbirlerine yönelttiği eleştirilerle varlığını hissettirse de aslında bu karşılıklı atışmaların temeli, söz konusu görüş ayrılığının başlangıç noktasında düğümlenmektedir. Her ne kadar genel olarak karşılıklı tenkitten söz edilse de konuya yakından bakıldığında eleştiri oklarının ehl-i re y tarafının başında bulunan Ebû Hanife üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Bu açıdan bakıldığında ehl-i hadisin Ebû Hanife ye yönelttiği tenkitler ehl-i hadis ve ehl-i re y ihtilafının temelini oluşturması bakımından önem arz etmektedir. Fakat asırlardır devam eden bu karşılıklı tenkitlerden her hangi bir tarafı mutlak bir şekilde haklı çıkarmak söz konusu değildir. Konunun çok geniş olması ve geçmişte söylenenlerin tekrar edilmemesi için bu çalışmada, izah edilmesi zaruri görülen birkaç husus dışında tenkit olarak ortaya atılan her bahsin tetkikinden uzak durulmuş, sadece akademik açıdan tartışma değeri olduğu düşünülen ciddi ve önemli eleştiriler ele alınmıştır. Atıf: Anahtar kelimeler: Ehl-i hadîs, Ehl-i re y, Ebû Hanife, tenkit. Giriş 1 Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (hadis) öğretim üyesi 6

7 Kur an ve Sünnet i değerlendirme ve anlamada İslâm ulemâsının, sahâbe dönemine kadar uzanan iki temel yaklaşımı bulunmaktadır. Ehl-i re y ve ehl-i hadîs adlarıyla ifade edilen bu iki yaklaşım, başlangıçtan günümüze İslâm fıkhı ile ilgili neredeyse her konuda varlığını hissettirmiştir. Bu iki ekol mensupları ister sıhhat yönünden olsun, ister yorumlama itibarıyla olsun nasslara yaklaşımlarında sahabe döneminden itibaren günümüze kadar görüş ayrılıklarını devam ettirmektedir. Bu iki ekole mensup ilim adamları da zaman zaman karşılıklı olarak bir birlerine taarruzlarda bulunmuş ve karşı tarafın iddialarına karşı kendi ekollerinin fikirlerini şiddetle savunmuşlardır. Hakikatte bu çekişmeler söz konusu iki ekolün ilk temsilcilerine dayanmaktadır. Hanefî mezhebinin kurucusu ve ehl-i re y ekolünün başında bulunan Ebû Hanife (ö. 150/767) gerek naslara yaklaşımı gerek olaylara bakış açısı itibariyle önemli çıkışlar yapmış, fikirleri ve içtihatlarıyla çoğunluğun dikkatini üzerine çekmeyi başarmıştır. Bu bakımdan Ebû Hanîfe hakkında, İslam tarihi boyunca uzun tartışmalar yapılmış, lehinde ve aleyhinde pek çok şey söylenmiştir. Kimi ilim adamları onun zekâsı, takvası, ilmi ve fıkhından övgüyle söz edip ona bağlılıklarını her fırsatta ifade etmeye çalışırken, kimileri onun bazı yaklaşımlarını daha ihtiyatla karşılamıştır. Ancak Ebû Hanife ye kendi dönemindeki muhaddisler başta olmak üzere pek çok ehl-i hadîs mensubu tarafından ardı ardına tenkitler yöneltilmiştir. Kimi muhaddis Ebû Hanîfe yi ravi olarak zayıf bulurken, kimileri sahih hadisleri bırakıp kıyası tercih etmekle suçlamış, kimileri de onun yeterli miktarda sahih hadis bilmediğini ve hadis hususundaki malumatının az olduğunu iddia ederek hiç hak etmediği suçlamalar yönelmişlerdir. Hatta aleyhtarlıkta ölçüyü kaçırarak onun hakkında ilmi tenkitten uzak yakışıksız sözler sarf etmekten çekinmeyenler de olmuştur. Ebû Hanîfe ye yöneltilen eleştirilerin haklı veya haksız olması bir yana, büyük bir kısmına yönelik Hanefî müellifler tarafından cevap mahiyetinde çok sayıda çalışma yapılmıştır. Muhyiddîn Abdülkâdir el-kureşî nin (ö. 775/1374) ed-dürerü l-münîfe fi r-reddi alâ İbn Ebî Şeybe ani l-imâm Ebî Hanîfe isimli eseri; Kasım b. Kutluboğa nın (ö. 879/1475) el-ecvibe an i tirâzâti İbn Ebî Şeybe alâ Ebî Hanîfe isimli eseri ve M. Zâhid el-kevserî nin (ö. 1952) en-nüketü t-tarîfe fi t-tehaddüsi an rüdûdi İbn Ebî Şeybe alâ Ebî Hanîfe adlı eserleri örnek olarak zikredilebilir. 2 Ebû Hanîfe ye tenkit yöneltenlerin hangi ekole mensup oldukları ve bu tenkitlerin temel sebeplerinin neler olduğu hususunda Malikî mezhebine mensup İbn Abdilberr in (ö. 463/1070) şu ifadeleri konuyu özetler mahiyettedir: Ashâbü l-hadîs Ebû Hanîfe yi eleştirmekte aşırıya kaçıp haddi aştılar. Onlara göre bunun gerekçesi, Ebû Hanîfe nin re y ve kıyası me sûr rivâyetlere tercih etmesidir. 3 Yine İbn Abdilberr, Ebû Hanîfe ye güvenenlerin onu tenkit edenlerden daha fazla olduğunu belirterek Ebû Hanîfe hakkındaki kanaatlerini şöyle izah eder: 2 3 M. Zâhid el-kevserî, en-nüketü t-tarîfe fi t-tehaddüsi an rüdûdi İbn Ebî Şeybe alâ Ebî Hanîfe, Kahire h. 1365, s. 6. Ayrıca bk. Hacı Halife Mustafa b. Abdullah Katip Çelebî, Keşfü z-zünûn an esâmi l-kütübi ve l-fünûn, I-II, Beyrut 1413/1992, I, 750. Kasım b. Kutluboğa nın eserinin yazma nüshası Bağdât Mektebetü l-evkâf Kütüphanesi nde hadis bölümü 187 no da el-emâli ala l-müsned isimli bir kitapla aynı ciltte bulunmaktadır. İbn Abdilberr el-kurtubî, Câmi u beyâni l- ilm ve fadlihi ve mâ yenbeğî fî rivâyetihi ve hamlihi (nşr. M. Abdülmuhsin), I-II, Medîne 1388/1986, II,

8 Ebû Hanîfe ye güvenip kendisinden rivâyette bulunan ve onu övenlerin sayısı onun aleyhinde konuşanların sayısından daha fazladır. Ebû Hanîfe aleyhinde konuşan Ehl-i hadîs de onu daha çok re y ve kıyasa fazla daldığını söylemek ve Mürciîlik ithâmında bulunmak suretiyle eleştirmektedir. 4 İbn Abdilberr in de ifade ettiği gibi Ebû Hanîfe ye güvenip ondan rivâyette bulunanlar onu eleştirenlerden sayıca daha fazladır. Fakat ne var ki, hadis ilminde söz sahibi olan ve hadise dair önemli eserleri bulunan muhaddislerin çoğu Ebû Hanîfe aleyhinde bir duruş sergilemiş, kendisini tenkit etmeyenler de Ebû Hanîfe den hadis rivayet etmeyi terketmiş ve onun hadislerine eserlerinde yer vermemişlerdir. Hiç kuşkusuz adâlet ve zabt yönlerine kendi yaşadığı dönemin pek çok ünlü ilim adamı tarafından olumlu bakılan ve aynı zamanda Ali b. el-medînî, Yahyâ b. el-ma în gibi hadis ilminin zirvesinde yer alan önemli şahsiyetler tarafından güvenilir kabul edilen 5 meşhur bir mezhep imamına, hakkında söylenen bazı eleştirilerin zarar veremeyeceği gibi bu eleştirilerin onun için herhangi bir kusur teşkil etmeyeceği de aşikârdır. Bununla birlikte söz konusu eleştiriler, ister bu eleştirileri ortaya atan şahısların ilmi konumu itibarıyla olsun, ister yöneltilen iddiaların mahiyeti bakımından olsun akademik araştırma ve tartışmaya değer nitelik arzetmektedir. Muhaddisler tarafından Ebû Hanîfe ye yöneltilen tenkitler her ne kadar farklı mekân ve zaman zarfında farklı kişiler tarafından ortaya atılmış olsa da mahiyeti itibariyle Ebû Hanîfe nin hadisçiliği ve hadislerle amel/hadislere muhalefet hususlarında yoğunlaşmaktadır. Bunun yanı sıra yine bazı biyografik kaynaklarda Ebû Hanîfe ye yönelik konumuzla alakalı görmediğimiz ve eleştiri sınırlarını geçmiş bir takım ifadelerin de yer aldığını görüyoruz. Fakat bu çalışmada ilmi olmadığını düşündüğümüz bu tür iddialara yer vermeyeceğiz. 6 Ancak bu tür iddialarla ilgili Hanefî âlimler tarafından dile getirilen ve söz konusu iddialarla ilgili kafalardaki soru işaretlerinin giderilmesine yardımcı olacak bazı tespitlere kısaca değinmekte yarar görüyoruz: İbnAbdilberr, Câmi, II, 183. Örneğin Yahya.b Ma in Ebû Hanîfe hakkında: كان أبو حنيفة ثقة ال حيدث باحلديث إال ما حيفظ وال حيدث مبا ال حيفظ (Ebû Hanîfe sikadir, ancak ezbere bildiği hadisleri rivayet eder ve ezberlemediğini rivayet etmezdi) demiştir. Bk., el- ال نكذب اهلل رمبا رأينا الشيء من رأى أيب حنيفة yine Hatîbu l-bağdâdî, Târihu Bağdâd, I-XIV, Beyrut, ts. XIII, 417, 449. (Yalan söyleyecek değiliz, zaman zaman Ebû Hanîfe nin görüşlerini beğenir ve onunla فاستحسناه فقلنا به hükmederiz) demiştir. Bk., Yahya b. Ma in, Tarihu Yahya b. Ma in, I, 72; Ali b. el-medinî de Ebû Hanîfe hakkında وهو ثقة ال بأس به (Ebû Hanîfe sikadır, onda bir beis yoktur) ifadesi kullanarak onu ta dil etmiştir. Bk., İbn Abdilberr, Câmi, II, 183. Bu ifadelerin bazıları şunlardır: ما ولد يف اإلسالم مولود أضر على أهل اإلسالم من أيب حنيفة (İslamiyette ehl-i İslam a Ebû Hanîfe den daha zararlı bir kimse dünyaya gelmedi) Süfyân b. U yeyne ye izafe edilen bu ifade İmam Malik e de izafe olunmaktadır. Bk., el-hatîbu l-bağdâdî, Târihu Bağdâd, XIII, 420. Yine İmam Malik e atfen: كانت فتنة أيب حنيفة أضر على هذه األمة من فتنة إبليس يف الوجهني مجيعا: يف األرجاء وما وضع من نقض السنن (Ebû Hanîfe nin fitnesi bu ümmete İblis in fitnesinden daha zararlıdır, iki yönden: mürciliği ve sünnete karşı vaz ettikleri). Bkn. Bk., ما أعلم يف اإلسالم فتنة بعد فتنة الدجال atfen: el-hatîbu l-bağdâdî, Târihu Bağdâd, XIII, 420. Abdurrahman b. Mehdî ye (İslam da Deccâl ın fitnesinden sonra Ebû Hanîfe nin re yinden daha büyük bir fitneyi أعظم من رأي أيب حنيفة bilmiyorum). Bk., el-hatîbu l-bağdâdî, Târihu Bağdâd, XIII,

9 استيب أبو ينحف ة من اكلفر edilen Kaynaklarda Ebû Hanîfe ile ilgili Süfyân es-sevrî ye (ö. 161/778) nispet iki /مرتين kere küfürden ötürü tövbeye davet edildi ve buna benzer ifadeler yer almaktadır. 7 Fakat bazı Hanefi kaynaklarda söz konusu iddia şöyle izah edilmektedir. İmama (İslamî yönetime) itaatsizlik etmenin küfür sayılacağına inanan dönemin Irak valisi İbn Hubeyre, Ebû Hanîfe ye kadılık teklifi eder, Ebû Hanîfe bu teklifi reddedince İbn Hubeyre onu küfre düşmekle suçlar ve onu bu küfründen ötürü tövbe etmeye davet eder, Ebû Hanîfe de Bütün kötülüklerden Allah a tövbe ederim şeklinde cevap verir ve bu tartışma ikisi arasında birkaç kez tekrar eder. Ebû Hanîfe İbn Hubeyre nin kadılık teklifini kabul etmediği için hapse atılır ve sonunda hapiste hayatını kaybeder. İşte Ebû Hanîfe ye yöneltilen söz konusu iki kere küfürden ötürü tövbeye davet edildi iddiasının bu olay üzerine ortaya çıktığı ileri sürülmüştür. 8 A. HADİSÇİLİK YÖNÜNDEN EBÛ HANÎFE YE YÖNELTİLEN TENKİTLER Kaynaklarda Ebû Hanîfe inin hadisçi kimliğine yönelik pek çok yönden yapılan eleştiriler yer almaktadır. Bu eleştirilerden araştırmaya değer bulduğumuz bazılarını şu iki başlık altında ele almak mümkündür: 1. Bir Ravi Olarak Ebû Hanîfe ye Yöneltilen Tenkitler. Hz. Peygamber in bu ümmete bıraktığı mirası muhafaza etmek ve onu sonraki nesle sağlam bir şekilde aktarmak muhaddislerin en öncelikli görevidir. Bir muhaddis hadislere hep bu açıdan bakar ve o hadisleri taşıyan kimseleri de bu çerçevede değerlendirir. Bu bağlamda pek çok muhaddis Ebû Hanîfe yi her şeyden önce bir ravi olarak değerlendirmiş ve ona bazı tenkitler yöneltmiştir. Örneğin, zayıf râvilerle ilgili kaynaklarda Ebû Hanîfe ile aynı zamanda ve aynı şehirde yaşamış olan Süfyân es- Sevrî nin (ö. 161/778), Ebû Hanîfe hakkında onun sika ve emin biri olmadığını belirten çeşitli rivâyetler nakledilmiştir. 9 Fakat bazı kaynaklarda es-sevrî nin Ebû Hanîfe hakkında gayet olumlu ifadeler kullandığı bilgisi yer almaktadır. 10 Buna göre Süfyân es-sevrî gibi ilmi kişiliğe sahip bir şahsiyetin Ebû Hanîfe gibi bir mezhep imamı hakkından hem olumlu hem olumsuz ifade kullanmasını aynı anda kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla es-sevrî nin Ebû Hanîfe ye tenkit yöneltmiş olasılığı şüphelidir. Bununla beraber bazı Hanefî müellifler Süfyân es-sevrî nin Ebû Hanîfe ye yönelik tenkitlerini aynı dönemde yaşayanların birbirlerini çekememelerinden kaynaklanan ciddiyetsiz Muhammed b. Amr b. Mûsâ el-ukaylî, Kitâbu d-duafâi l-kebîr (nşr. Abdülmu tî Emîn Kal acî), I-IV, Beyrut 1404/1984, IV, Ahmed b. Muhammed el-mağnisâvî (Manisalı), Şerhu l-fıkhi l-ekber (Semerkandî nin Şerhu l-fıkhi l-ekber adlı eseri ile aynı ciltte), Katar ts, s el-hatîbu l-bağdâdî, Târihu Bağdâd, XIII, 417; Ebu l-ferec İbnü l-cevzî, Kitâbu d-du afâ ve l-metrûkîn (nşr. Abdullah el-kâdî), I-III, Beyrut 1406/1986, III, ما ولد يف اإلسالم مولود أشأم على şunlardır: Süfyân es-sevrî nin Ebu Hanîfe aleyhinde kullandığı iddia olunan ifadeler b. (İslamiyette bu ümmet için Ebû Hanîfe den daha uğursuz biri doğmamıştır) bk., Abdullah هذه األمة من أيب حنيفة Ahmed, es-sünne, I, 285; el-hatîbu l-bağdâdî, Târihu Bağdâd, XIII, 419. Ebû Hanîfe nin lehinde söyledikleri de şunlardır: أفقه أهل األرض (dünyanın en hakihi) bk., el-hatîbu l-bağdâdî, Târihu Bağdâd, XIII, 344; Ebu l-haccâc Yusûf b. ez-zeki Abdurrahman el-mizzî, Tehzîbu l-kemâl (nşr. Beşşâr Avvâd Marûf), I- XXXV, Beyrut 1400/1980, XXIX,

10 didişmelerden ibaret olduğunu ve bunun hiçbir ilmi kıymeti bulunmadığını ileri sürmektedirler. 11 Ancak Ebû Hanîfe gibi ünlü bir ilmi şahsiyeti bu üslupla savunmanın, meselenin ilmi mecrasından çıkmasına yol açacağı gibi bu konuyla ilgili kafalarda oluşacak soru işaretlerini de arttıracağı kanaatindeyiz. ليسيسوى حديثه hakkında Hanbelî mezhebinin imamı Ahmed b. Hanbel in de (ö. 241/855) Ebû Hanîfe hadisininشيأ değeri yoktur, hadisi zayıftır gibi sözler sarf ettiği ve Ebu Hanife yi ضعيف الحديث kastederek Ehl-i re y den hadis rivâyet edilmez dediği rivâyet edilmiştir. 12 أبو ينحفة الينقع بحديثه وال hakkında Aynı şekilde İbrahim b. Yakûb el-cüzecânî (259/873) Ebû Hanîfe bulunmuştur. 13 Ebû /برأيه Hanîfe nin hadis ile de re yi ile de ikna olunmaz ifadesini kullanarak tenkitte Ebû Hanîfe yi hadis yönünden zayıf olmakla tenkit edenlerden biri de ünlü hadis imamı Buhârî dir (ö. 256/870). O et-târîhu l-kebîr adlı eserinde Ebû Hanîfe nin re y ve hadisinin terk edildiğini (Ehl-i (. 14 كستوا عنه وعن رأيه وعن حديثه ) belirtmiştir hadîs in sükût ettiklerini) صاحب الرأي مضطرب için Müslim de (ö. 261/875) el-esmâ ve l-künâ adlı eserinde Ebû Hanîfe kullanmıştır. 15 Re yا/لحديث sahibi olup hadisi muztaribtir ifadesi Ebû Zür a er-râzî (ö.265/878) Ebû Hanîfe yi hadis konusunda zayıf addederek Kitâbu d-duâfâ adlı كان hakkında eserinde zikretmiş ve onu hadisçiliğinden çok itikadî fikirleri açısından eleştirerek onun kullanmıştır. 16 /Ebû Hanîfe, Cehmî dir ifadesini أبو ينحفة ج هميا Kütüb-i Sitte musanniflerinden Nesâî de (ö. 303/915) de حنيف ةل ي س ب ال ق و ي ف ي الح د يث /أ ب و Ebû Hanîfe hadiste kuvvetli değildir 17 ifadesiyle Ebû Hanîfe yi eleştirenler kervanında yerini almıştır. Ayrıca و هو كثير الغلط والخطأ hakkında İbnü l-cevzî ed-duafâ ve l-metrûkîn adlı eserinde Nesâî nin Ebû Hanîfe nakletmiştir. 18 Rivâyeti /علىقلة az olmasına rağmen hata ve yanlışı çoktur dediğini روايته Cerh konusundaki müteşeddid üslûbuyla bilinen Ebû Cafer Muhammed b. Amr b. Mûsâ el- Ukaylî (ö. 322/934) Ebû Hanîfe yi tenkitte aşırı gidenlerden biridir. Kitâbu d-du afâi l-kebîr adlı eserinde Ebû Hanîfe aleyhinde sarf edilen daha önceki dönemlere ait bazı cerh ifadelerini toplamış ve hiçbir tetkike Muhammed Kasim Abduh el-hârisî, Mekânetü l-imâm Ebî Hanife beyne l-muhaddisîn, Keraçi 1413/1993, s. 222, 237. Ahmed b. Hanbel, Kitâbu l- İlel ve ma rifeti r-ricâl (nşr. Talat Koçyiğit, İsmâil Cerrahoğhu), I-II, İstanbul 1987, I, 272; a. mlf., el-câmi u l- ilel ve ma rifeti r-ricâl (nşr. M. Husâm Beydun), I-II, Beyrut 1410/1990, I, 151. İbrahim b. Yakub el-cûzecânî, Ahvâlu r-ricâl (nşr. AbdülalimAbdülazim el-bestevî), Faysalabâd (Hadis Akademi), s Muhammed b. İsmâil el-buhârî, Kitâbu t-târihi l-kebîr, 1-IX, Haydarabad 1943, VIII, 81. Muslim b. el-haccâc, el-kuşeyrî, Kitâbu l-künâve l-esmâ, Dımaşk 1984, s EbûZür a er-râzî, Kitâbu d-duafâ (Ebû Zür a er-râzî ve cuhûdühûfi s-sünneti n-nebeviyye ile birlikte) (nşr. Sa dî el-hâşimî), I-III, Medîne 1402/1982, III, 570. Ebû Abdurrahman Ahmed b. Şuayb en-nesâî, ed-duafâ ve l-metrûkîn (nşr. Mahmud İbrahim Zayed), Haleb 1396, s Ebu l-ferec İbnü l-cevzî, Kitâbu d-duafâ ve l-metrûkîn (nşr. Abullah el-kâdî), I-III, Beyrut 1406/1986, III,

11 أبو ينحفةيكذب رأي ه مذموم وحديثه اليذكر حديث أبي arasında gerek duymadan eserine aktarmıştır. Bunlar Ebû /ينحفة Hanîfe yalan söyler, re yi zammedilmiştir. Hadisi ضعيف ورأيه ضعيف كانيضعففي الحديث bahse değer değildir. Ebû Hanîfe nin hadisi de re yi de zayıftır. O hadiste zayıf sayılırdı vb. ifadeler bulunmaktadır. 19 Ebû Hanîfe yi eleştiride aşırıya kaçanlardan biri de İbn Hibbân el-büstî dir (ö. 354/965). Kitâbu l- استيب أبو ينحف ة من ا لكفر مرتين أول منقا اللقرآن مخلوق أبو aleyhindeki mecrûhîn adlı eserinde Ebû Hanîfe ينحفة أبا ينحفةيقولالقرآن مخلوق قال أبو ينحفةلوأدركنيرسول هللاصلى هللاعليهوسلم ألخذبثكير منقولي وهللا ماولدفي Ebû Hanîfe iki kere küfürden tövbeye çağırıldı, Kur ân ın mahluk إ/لسالم مولودأشأمعليهم من أبي ينحفة olduğunu savunan ilk kişidir, Ebû Hanîfe: Hz. Peygamber benimle karşılaşsaydı pek çok sözümü alırdı dedi, İslâm da Ebû Hanîfe den daha uğursuz biri doğmamıştır 20 gibi bir müslüman için söylenemeyecek kadar ağır ithamlar içeren rivâyetleri tetkik etmeksizin ardı ardına sıralar ve bunlarla da yetinmeyerek ayrıca Ebû Hanîfe ye şu ifadelerle yüklenir: وكان رجالجدال ظا هر الورع لميكن الحديث صناعته حدثبمائة وثالثين يدحثا مسانيد ما له حديثفي الدنيا غيره أخطأ من هافي مائة وعشرين حديثا إما أنيكون أقلب إسناده متن ه من حيث اليعلمفلماغلب خطؤهعلىصوابه استحقتر اكالحتجاجبهفي ألخبار ال أعلمبين همفيه خالفاعلى أن أمئة المسلمين وأ هل الورعفي الدينفي جمع األمصاروسائر ألقطار جرحوه أوطلقوا /علياهلقدحاال الواحدبعد الواحد Ebû Hanîfe takva sahibi görünümlü ve kavgacı biriydi, hadisten nasibi yoktu, rivâyet etmiş olduğu yüz otuz civarındaki müsned hadisten yüz yirmisinde hadisin isnad ve metnini karıştırarak hata yaptı, hataları doğrularından daha fazla olduğu için haberlerinin terk edilmesini hak etti. Her bölge ve şehirden bütün müslüman imamlar ve takva ehli Ebû Hanîfe yi ardı ardına cerh etmişlerdir ve bu hususta bir ihtilaf olduğunu bilmiyorum. 21 Diğer muhaddislerden farklı olarak İbn Hibban ın Ebû Hanîfe yi tenkit hususunda bir hayli ileri ظا هر Hanîfe yi gittiği ve onu çok yönlü olarak yaylım ateşine tuttuğu görülmektedir. O Ebû takvaا/لورع sahibi görünümlü ifadesiyle bir bakıma riyakârlıkla ve nifakla suçlamış olmaktadır. Bu nevi bir tenkidin ilmi bir tarafı olmadığı gibi gerçeği yansıtması bakımından da böyle bir ifadeye anlam yüklemek oldukça zordur. Zira Allah ile kul arasındaki ibadetin insanlara sadece şekli ve keyfiyeti görünür. Oysa ibadette kulun ihlası ve niyeti sadece o kul ile Allah arasındaki bir meseledir. Üçüncü bir şahsın ibadet eden kimsenin niyetini kesin olarak bilmesi imkânsızdır. Ancak sadece tahminde yürütülebilir ki, zannî bilgiye dayanarak birini itham etmek, Kur an ın yasakladığı hususlardan biridir. 22 Öte yandan İbn Hibbân Ebû Hanîfe nin rivayet ettiği hadislerin neredeyse tamamında usul hatası yaptığını iddia ettiği halde bu iddialarına delil teşkil edecek herhangi bir örnek vermemiştir Muhammed b. Amr b. Mûsâ el-ukaylî, Kitâbu d-duafâi l-kebîr (nşr. Abdülmu tî Emîn Kal acî), I-IV, Beyrut 1404/1984, IV, İbn Hibbân el-büstî, Kitâbu l-mecrûhîn mine l-muhaddisîn (nşr. Hamdî Abdülmecîd es-silefî), I-III, Riyâd 1420/2000, III, İbn Hibbân, Mecrûhîn, III, El-Hucurat 12; en-necm 23 ve

12 Cerh hususunda aşırı kaçanlardan Ebû Ahmed Abdullah b. Adiyy el-cürcânî (ö. 365/976) de Ebû Hanîfe yi tenkit etme hususunda İbn Hibbân dan geri kalmış değildir. el-kâmil fî duafâi r-ricâl adlı eserinde Ebû Hanîfe aleyhinde kendisinden öncekilere ait şu ifadeleri tetkik ve incelemeye tabi tutmaksızın nakleder: الثقة وال مأمون اليكتب حديثه ليسبالحافظ مضطرب الحديث وا هيالحديث ابو ينحف ة منالداءالعضال سمعت أبا ينحفة يقول عامة ما أحدثكم خطأ كان أبو ينحفةفي الحديثيتيم ليسبصاحب حديث الينقع بحديثه والبرأيه كان أبو ينحفةمتروك الحديث ليسثبقة كان أبو ينحفة شيطانا اتسقبل آثار رسول هللاصلى هللاعليهوسلم يرد هابرأيه Sika ve emin değildir, hadisi hiçbir şekilde yazılmaz, hâfız değildir, hadisi muztaribdir, Ebû Hanîfe tedâvisi olmayan bir hastalıktır, Ebû Hanîfe: S ize rivâyet ettiklerimin çoğu hatadır diyor, Ebû Hanîfe hadiste yetimdi, hadis otoritesi değildi, hadis ve re yine güvenilmez, hadisi metruktür. Sika değildir. O bir şeytandı. Hz. Peygamber in hadisini alır, re yiyle reddederdi Ayrıca İbn Adî, Ebû Hanîfe yi şu ifadelerle de tenkit etmiştir: وأبو ينحفةله أحاديثصالحة وعامة مايرويه غلطتوصاحيف وزياداتيفأسانيد ها موتون ها وتصاحيففيالرجال وعامة مايرويه كذلكولميصح لهفي جميع اميوريه االبضعة عشر حديثا وقد روى منالحديث لعله أرجح منثالثمائة حديث منمشا هير وغرائب وكلهعلى هذه الصورةألنه ليس هو من أ هلالحديث Ebû Hanîfe nin sahih hadisleri de vardır, fakat rivâyet ettikleri meşhur ve garîblerden olmak üzere üç yüz civârındaki hadisin çoğu yanlıştır, metin ve senetleri tahrip ve ziyâdelerle doludur, rivâyet ettiği sahih hadisleri sadece on küsurdur, zira o hadis ehlinden değildi. 23 Muhaddislerden Dârekutnî (ö. 385/995) de Sünen inde Ebû Hanîfe hakkında zayıftır ) )ضعيف ifadesi kullanmıştır. 24 Hadis, kelam ve tarihçi kimliğiyle meşhur olan Ebû Nuaym el-isfehânî (ö. 430/1039) ise لاق بخلقالقرآنواستيب من كالمه الردئ غير مرة كثير الخطأ eserinde Ebû Hanîfe yi Kitâbu d-duafâ adlı edildi, /Kur ân in mahluk olduğuna hükmetti ve bu sözünden ötürü birkaç defa tövbeye davet األو هام hatası ve evhamı çoktu ifadeleriyle eleştirmiştir. 25 Ebû Hanîfe yi hadis konusunda zafiyetle eleştirenler bunlarla sınırlı değildir. Ebu l-ferec İbnü l-cevzî (ö. 597/1201), Şemseddin Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed Zehebî (ö. 748/1347) gibi daha sonraki dönemlerde yaşamış ünlü tenkitçiler, özel olarak zayıf ravileri konu edindikleri eserlerinde Ebû Hanîfe ye de yer vermek ve daha önce Ebû Hanîfe hakkında sarf edilen tenkit ifadelerini nakletmek suretiyle Ebû Hanîfe hakkındaki olumsuz tavırlarını ortaya koymuşlardır. Örneğin, İbnü l- Cevzî Kitâbu d-duâfâ adlı eserinde Ebû Hanîfe aleyhinde kendisinden önceki münekkitlere ait ليسثبقة اليكتب حديثه ليبسالقويفي الحديث و هو كثير الغلط والخطأعلىقلة روايته هو geçen) (yukarıda zikri Sikaم/تروك değildir, hadisi الحديث عام ة ام يرويهغلط وتصحيف وزيادات وله احاديثصالحة وليس من ا هل الحديث yazılmaz, hadiste güçlü değildir, az rivâyetine rağmen hatası çoktur, hadisi metruktur, rivâyet İbnü l-cevzî, Duafâ, III, 163. Ali b. Ömer ed-dârekutnî, Sünenü d-dârekutnî (nşr. Abdullah el-hâşim el-yemânî), I-IV, Medîne 1386/1966, I, 323. Ebû Nu aym el-isfehânî, Kitâbu d-duafâ (nşr. Fâruk Hammâde), Mağrib1405/1984, s

13 ettiklerinin çoğu hata, ziyâde ve noksanlarla doludur, sahih hadisleri de vardır fakat hadis ehlinden değildir gibi tenkit ifadelerini tetkik etmeye gerek duymaksızın olduğu gibi nakletmiştir. 26 Aynı şekilde ünlü tarihçi Zehebî de Ebû Hanîfe yi, zayıf ve tenkide uğramış raviler için özel olarak te lif ettiği Mîzânü l-i tidâl fî nakdi r-ricâl adlı eserinde zikrederek Ebû Hanîfe ye yöneltilen kendisinden öncekilere ait tenkitlere genişçe yer vermiştir. 27 Fakat son zamanlarda Hint bölgesinde hanefî müellifler tarafından Ebû Hanîfe yi savunma amaçlı kaleme alınmış bazı eserlerde Zehebî, Tezkîretü lhuffâz isimli eserinde Ebû Hanîfe ye yer vererek hakkında olumlu görüş beyan eden kimseler arasında gösterilmektedir. 28 Zehebî hakkında Ebû Hanîfe için hem olumlu hem de olumsuz kanaat bildirdiğine dair iddialar, bir çelişki gibi gözükmekte ve aynı zamanda onun Ebû Hanîfe hakkında sergilediği iddia olunan her iki yönlü görüşünü ortadan kaldıracak şüpheler doğurmaktadır. Fakat Ebû Hanîfe ye yöneltilen sonraki dönemlere ait tenkitler farklı ve yeni bir iddia getirmiş değildir. Bilakis, daha önceleri dile getirilen ifadeler, ya aynen tekrar edilmiş ya da kısmî değişiklerle verilmiştir. Ebû Hanîfe yi hadis konusunda zafiyetle eleştirenlerden Ebû Zür a er-râzî, Nesâî, Dârekutnî ve Ebû Nu aym ın eleştirileri, hocalarında rivayet yoluyla elde edilmiş dönemin bazı ilimi şahsiyetlerine ait gerekçeleri açıklanmadan ortaya atılan salt cerh ifadeleri ile sınırlı iken, 29 Ukaylî, İbn Hibbân ve İbn Adiyy nin Ebû Hanîfe ye yönelik tutumları ve eleştirileri ise, gerçeği yansıtmayan birer iddia olmaktan öteye geçmemektedir. Ebû Hanîfe hakkında tenkitte bulunan bahsi geçen diğer muhaddislerin kullandıkları ifadelerin ise, nispeten daha yumuşak ve ilmi olduğu söylenebilir. Öte yandan, Hatib el-bağdâdî nin Târîhu Bağdâd adlı eserinde de Ebû Hanîfe ile ilgili çok ağır ithamlar içeren nakiller bulunmakla birlikte, İbn Hacer el-heytemî nin de belirttiği 30 gibi, Hatib el-bağdâdî burada Ebû Hanîfe yi eleştirmekten ziyâde onun leh ve aleyhindeki rivâyetleri nakletmekle ilgilendiği için bunlar eleştiri mahiyeti taşımamaktadır. Ebû Hanîfe nin hadisçiliğini eleştiren muhaddisler, genellikle, onun sika bir râvî olmadığını iddia etmişlerdir. Fakat bunu sadece Ebû Hanîfe hadiste güçlü değildir, çoğunluk onun hadisini terk etmiştir, hadisi muztaribtir gibi anlamlara gelen çeşitli ifadelerle ortaya koymuşlardır. Fakat bazı Hanefi müellifler söz konusu ifadelerin mübeyyen cerh olmaması sebebi ile geçerli sayılamayacağını belirtmişlerdir. Ayrıca bu ifadeler sonraki dönemlerde bazen hiç incelenmeden tekrar edilmiş ve hasımlar karşılıklı olarak sıkıştıkça söz konusu ifadeleri tekrar edegelmiştir. Ebû Hanîfe yi bu mânada tenkit edenlerin hemen hepsinin ehl-i hadîs ekolünden, bazılarının da Ahmed b. Hanbel in talebelerinden veya mezhebinden olduğu görülmektedir ki, bu da tenkitlerin İbnü l-cevzî, Duafâ, III, Şemseddin Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed Zehebî, Mîzânü l-i tidâl fî nakdi r-ricâl (nşr. Ali Ahmed el- Bicâvî), I-IV, Beyrut 1382/1963, IV, Muhammed Abdürreşid en-nu mânî, Mekânetü l-imâm Ebî Hanife fi l-hadîs, Haleb ts. (mektebetü lmatbuati l-islamiyye), s. 37, Bilindiği üzere hadis usulü kaynaklarında çoğunluğun kanaatine göre, gerekçesi açıklanmayan cerh ifadeleri 30 cerh olarak kabul edilmemektedir. Ahmed b. Hacer el-heytemî, el-hayrâtü l-hısân fî menâkibi l-imâmi l-a zam Ebî Hanîfeti n-nu mân, Beyrut 1403/1983, s

14 kısmen mezhep farklılığı ve hoca-talebe etkisi altında kaldığını göstermektedir. Nitekim Ahmed b. Hanbel ve ona tabi olan bazı muhaddislerin, mihne olarak da bilinen halku l-kur an fitnesinde 31 ağır imtihana tabi tutulduğu ve bu olayın etkisiyle söz konusu fitne sürecinde yönetime karşı bir şekilde yumuşak veya tavizkar tutum sergileyen ilim ehlini sert ve acımasız bir şekilde cerhe tabi tuttukları ve onlardan hadis rivayet etmeyi terk ettikleri bilinmektedir. Ebû Hanîfe ye yöneltilen yukarıda bahsi geçen bazı tenkitlerde de Ebû Hanîfe Kur ân in mahluk olduğuna hükmetti gibi eleştirilere yer verilmişti. Dolayısıyla Ahmed b. Hanbel e tabi olan daha sonraki münekkitlerin Ebû Hanîfe ye olan katı tutumlarında -açık dillendirilmese de- söz konusu halku l-kur an fitnesinin etkili olmuş olabileceğini düşünmekteyiz. Buharî ve ekolünün Ebû Hanîfe yi hadis konusunda zafiyetle tenkit ederek ondan gelen hadisleri terk etmelerine sebep olarak her ne kadar açıktan belirtmemiş olsalar da- aralarındaki bazı itikâdî görüş ayrılıkları olduğu düşünülebilir. Zira bilindiği üzere Buhârî ile Ebû Hanîfe arasında imanın tarifinde olduğu gibi bazı itikadî konularda görüş ayrılığı vardır. 32 Buhârî nin özellikle hadis alma konusunda bu hususu dikkate aldığı da bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla Buhârî nin Ebû Hanîfe aracılığıyla gelen hadislere eserinde yer vermediği gibi, Buhârî ekolüne mensup olan daha sonraki muhaddislerin de bu hususta Buhârî yi takip ederek Ebû Hanîfe kanalıyla gelen hadislere eserlerinde yer vermedikleri düşünülmektedir. Rical ve tabakat kitaplarında Ebû Hanîfe ye yöneltilen bahsi geçen eleştirilerin genel olarak bir birlerin tekrarı olduğu görülürken, ünlü tarihçi Ebu l-haccâc Yûsuf el-mizzî Tehzîbu l-kemâl fî esmâi r-ricâl adlı meşhur eserinde Ebû Hanîfe nin biyografisine yer verirken, kendisinden önce Ebû Hanîfe hakkında söylenen ta dil ifadelerine yer vermiş fakat cerh ifadelerine yer vermemiştir. Halbuki el-mizzî kitabını kendisinden önce kaleme alınmış meşhur cerh ta dil ve tabakat eserlerinden meydana getirdiğini belirtmiştir. Yani el-mizzî Ebû Hanîfe hakkında kendisinden önce dillendirilen cerh ve ta n ifadelerini dikkate almamıştır. Tabii ki bu durum Ebû Hanîfe yi müdafaa edenler tarafından olumlu karşılanmış ve el-mizzî başta olmak üzere ez-zehebî ve İbn Hacer gibi ünlü hadisçi ve tarihçiler de Ebû Hanîfe yi cerh etme hususunda yukarıda bahsi geçen haleflerine tabi olmamış ve Ebû Hanîfe hakkında olumlu yaklaşım sergilemişlerdir. 33 Hadis yönünden zafiyet suçlamasıyla Ebû Hanîfe ye yöneltilen bu tür tenkitlere karşı Ebû Hanîfe yi savunmaya çalışan bazı Hanefî müellifler, genellikle şu iki yöntemle söz konusu iddiaları çürütmeye çalışmışlardır: 31 Halku l-kur an (Kur an nın yaratılmış olup olmadığı) fitnesi hicri II. asrın başlarında ortaya çıkmış ve yaklaşık on beş sene devam etmiş bir tartışmadır. Bk., Yusuf Şevki Yavuz, Halku l-kur an, DİA, XV, Örneğin Ebû Hanîfe imanın tarifi için kalp ile tasdik ve dil ile ikrar etmektir derken, Buhârî başta olmak üzere ehl-i hadis ise iman için kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve amel etmektir derler. Ayrıca Ebû Hanîfe ye göre iman artmaz ve eksilmez, günah işlemek imana zarar vermez. Buhârî ise bunun tersine iman artar da eksilir, günah işlemek imana zarar verir görüşündedir. Bk., Yusuf Şevki Yavuz, Ebû Hanîfe, DİA, X, en-nu mânî, Mekânetü l-imâm Ebî Hanife fi l-hadîs, s , 117,

15 İddia olunan ifadeler iddia sahiplerine ait değildir. Yani o ünlü muhaddisler Ebû Hanîfe hakkında böyle bir tenkit ifadesi sarf etmemişlerdir. Onlara söylettirilen ifadeler, tamamen uydurulmuştur. Zira bu tür iddialar için kaynaklarda verilen senetler çok zayıf veya uydurmadır. İddia olunan söz konusu tenkit ifadelerinin o ünlü muhaddislere ait olduğu kabul edilse bile Ebû Hanîfe hakkındaki bu iddialar doğru değildir. Ebû Hanîfe iddia olunan olumsuz vasıflardan beridir. Zira bu tür ifadeler gerekçesi açıklanmayan salt bir iddiadır ve mübeyyen cerh ifadeleri değildir. Aynı şekilde bu iddiaların sahipleri ya Ebû Hanîfe yi çekemeyenlerdir ya da Ebû Hanîfe yi iyi tanımayan ve kendisi hakkında doğru bilgilere sahip olmayanlardır. Veyahut da kendini mezhep taassubuna kaptırmışlardır Hadis malumatı bakımından Ebû Hanîfe ye Yönelten Tenkitler. Fıkhî içtihatlarının dayanağını oluşturan temel kaynaklardan biri, tabii ki Hz. Peygamber in hadisleri/sünnetidir. Bu bağlamda bir müçtehidin yeterli miktarda hadis bilgisine sahip olması gerekmektedir. Eğer bir müçtehit içtihatları için gerekli olan yeterli hadis bilgisine sahip değilse, onun yaptığı içtihat makbul olmayacaktır. Bu noktadan hareketle Ebû Hanîfe ye yöneltilen sahip olduğu hadis miktarı azdır anlamına gelen tenkitler önem arz etmekte olup ilmi açıdan tetkik etmeye değer mahiyettedir. Bazı tarih ve tabakât eserlerinde Ebû Hanîfe nin talebelerinden Abdullah b. el-mübârek in (ö. 181/797) hayatının sonlarına doğru Ebû Hanîfe den aldığı bütün rivâyetleri imha ettiği ve kendisi hakkında أبو ينحفةفي الحديثيتيما Ebûكان / Hanîfe hadiste yetimdi gibi cerh ifadeleri sarf ettiği nakledilmiştir. 35 Fakat yine aynı kaynaklarda İbnü l-mübârek in Ebû Hanîfe yi öven ve takdir eden ifadeler sarf ettiği istikametinde rivayetlere de rastlamaktayız. Bu durumun bir çelişki olduğunu belirten bazı Hanefî müellifler, İbnü l-mübârek in Ebû Hanîfe aleyhinde söylediği iddia olunan sözlerin uydurulduğunu iddia ederler. 36 İmam Müslim de el-esmâve l-künâ adlı eserinde Ebû Hanîfe için كبير حديثصحيح pek /ليسله fazla sahih hadisi yoktur ifadesi kullanarak onu hadis sermayesinin azlığıyla eleştirmiştir. 37 Hadisçilerin Ebu Hanife nin hadis malumatına dair sözleri değerlendirilirken, hadis rivayeti olgusunun anlamı ve mahiyetinin hatırda bulundurulması büyük önem arz etmektedir. Bilindiği gibi hadislere vakıf olmak ile hadisleri rivayet etmek farklı şeylerdir. Muhaddisler Hz. Peygamber e ait İslam mirasının sonraki nesillere aynen aktarılmasına özen göstermeyi asıl görevleri olarak bilir ve bu doğrultuda hareket alanlarını rivayet ilmi çerçevesinde sürdürürken, Ebû Hanîfe gibi fıkıhla iştigal eden müçtehitler, içinde bulundukları Müslüman toplumun güncel sorunların çözümüne katkıda bulunmayı daha önemli görmüşlerdir. Dolayısıyla fakihler, hadislerin farklı tariklerini bulmak, farklı tarikleri elde etmek için aylarca süren yolculuklara çıkmak gibi uğraşı alanlarından ziyade, rivayetlerin 34 en-nu mânî, Mekânetü l-imâm Ebî Hanife fi l-hadîs, s. 97, Hatîb, Târih, XIII, en-nu mânî, Mekânetü l-imâm Ebî Hanife fi l-hadîs, s. 37, Muslim b. el-haccâc, el-kuşeyrî, Kitâbu l-künâve l-esmâ, Dımaşk 1984, s

16 doğru anlaşılması üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bu yüzden olsa gerek aralarında Ebu Hanife nin de bulunduğu birçok fakihin, genel itibariyle ravi ve muhaddislere oranla rivayet ettikleri hadislerin azlığından söz etmek mümkündür. Ancak şu var ki, az hadis rivayet etmek, az hadis bilmek anlamına gelmez. Bu durumda Ebû Hanîfe, hadisçiler kadar senet/tarik bilgisine sahip olmamış olabilir, ama herhangi bir hadisçi de Ebû Hanîfe kadar fakih olmayabilir. Aslında bu gayet normal ve makul bir durumdur. Ayrıca bilindiği gibi azlık ve çokluk kavramları nisbî birer sıfattır. Bir şey için az veya çok dendiğinde, neye göre az veya neye göre çok soruları akla gelmektedir. Bu itibarla Ebû Hanîfe, Buhârî gibi bir muhaddis kadar çok hadis toplamamış olabilir, ama onun içtihat edebilmek için yeterli miktarda hadis bilgisine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Zira onun içtihat ettiği konular oldukça fazladır ve bu içtihatlarının çoğu da sahih hadislere uygun düşmektedir. Ne var ki, Ebû Hanîfe yi söz konu tenkitlere karşı savunanlar bu durumu bir türlü kabullenememişler ve kaynaklara geçen Ebû Hanîfe ye ait rivayetlerin sayısını arttırmaya yönelik çabalarını sürdürmüşlerdir. Hakikatte, İslam kültürünün gelişmesinde hem rivayet/senet/tarik sayısının çokluğuna hem de fıkha ihtiyaç vardır. Her iki alanın öncelik verdiği çalışmaların farklı olması, bir iş bölümünden ibarettir. B. EBÛ HANÎFE NİN RE Y VE KIYASA FAZLA ÖNEM VERİP SAHİH HADİSE MUHÂLEFET ETTİĞİ İDDİASI Ebû Hanîfe nin re y ve kıyasa fazla itibar edip Hz. Peygamber den gelen sahih sünnete muhâlif davrandığı yönündeki tenkitler, hadis ilminde zayıf olduğuna dair eleştirilere oranla sebep ve gerekçeleri açıklanmış, nisbeten ilmi bir üslupla ortaya konmuş daha ciddi eleştiriler mahiyetindedir. Bu tür eleştiriler henüz Ebû Hanîfe hayatta iken ortaya atılmaya başlamış olup günümüzde 38 dahi varlığını sürdürmektedir. Ebû Hanîfe ile aynı dönemde yaşayanve Şam bölgesinin imamı Abdurahman b. Amr el-evzâî (ö. 157/774), onu hadise muhâlefet etmekle suçlayan ilk muhaddislerden biridir. İbn Kuteybe nin (ö. 276/889) naklettiğine göre el-evzâî nin iddiası şöyledir: إ ن ا ال ن ن ق م ع ل ى أ ب ي ح ن يف ة أ ن ه ر أ ى ك ل ن اي ر ى و ل ك ن ن ان ن ق م ع ل ي ه أ ن ه ي ج يئ ه ال ح د يث ع ن الن ب ي ص ل ى هللا ع ل ي ه و س ل م ف ي خ ال ف ه إ ل ى غ ي ر ه Biz Ebû Hanîfe yi re y kullandı diye kınamıyoruz. Hepimiz re y kullanırız. Fakat biz onu, kendisine Hz. Peygamber den bir hadis ulaştığı halde başka görüşlerle ona muhâlefet ettiğinden dolayı kınıyoruz. 39 Evzâî muhtemelen bu nedenle Ebû Hanîfe den hiç rivâyette bulunmamış olabilir. 40 Ancak şu var ki o, Ebû Hanîfe nin hangi hadiselere muhâlefet ettiğini somut örnekleriyle belirtmemiştir. Öte yandan Evzâî nin, dönemin Şam bölgesinin imamı olduğu ve Ebû Hanîfe ile eşit bir konumda alması dikkate alındığında onun Ebû Hanîfe ye tenkit yöneltmesi hiç de garipsenmeyecektir. 38 Örneğin Albani buna bir örnek teşkil edebilir İbn Kuteybe, Te vîlu muhtelifi l-hadîs (nşr. Abdülkadir Ahmed Ata), Beyrut 1408/1988, s. 54. Ahmed b. Hanbel, İlel, II,

17 Hadise muhâlefet ettiği gerekçesiyle Ebû Hanîfe yien ciddi şekilde tenkit eden muhaddis Ebû Bekir b. Ebî Şeybe (ö. 235/849) olmuştur. Onun Ebû Hanîfe ye yönelttiği eleştiriler, mahiyeti ve üslubu açısından kendisinden sonraki dönemlerde diğer muhaddislerin Ebû Hanîfe ye yönelttikleri tenkitlerden bütünüyle farklıdır. Zira İbn Ebî Şeybe, Ebû Hanîfe yi cerh etmek yerine eserinde geniş bir bölüm ayırarak Ebû Hanîfe nin muhalefet ettiğini düşündüğü hadisleri senetleriyle zikretmiş, akabinde de Ebû Hanîfe nin bu hadislere muhalefet ettiğini açıkça belirtmiştir. Dikkat çekici olan bir başka husus da İbn Ebî Şeybe nin Ebû Hanîfe den gelen rivâyetlere Musannef inde genişçe yer vermesidir. 41 Bu bakımdan İbn Ebî Şeybe, Ebû Hanîfe nin hadislerini kitabına alan belki de ilk muhaddis olmuştur. Zira hadis kitaplarında Ebû Hanîfe nin rivayetlerine rastlamak pek mümkün değildir. İbn Ebî Şeybe diğer tenkitçiler gibi Ebû Hanîfe yi Zayıftır, re ycidir, Mürcie dendir gibi ispata muhtaç ifadelerle cerhetmek yerine, itirazlarını ilmi bir üslupla kendi delillerini açıkça zikrederek sistematik bir şekilde ortaya koymuştur. 42 İbn Ebî Şeybe, yüz yirmi beş konuya ait merfû, mevkûf ve mürsel rivâyetlerden oluşan dört yüz seksen beş hadisi senetleriyle zikrederek Ebû Hanîfe nin söz konusu hadislerle amel etmediğini iddia etmiştir. İbn Ebî Şeybe hadisleri senetleriyle zikrettikten sonra, Ebû Hanîfe nin konuyla ilgili görüşünü Zikredildiğine göre, zikrediyorlar ki gibi kapalı ifadelerle belirtmiş, ancak ne kendisinin ne de Ebû Hanîfe nin detaylı gerekçelerini zikretmiştir. Bu durum tarafların yaklaşımları hakkında farklı yorumlara açık kapı bıraktığı gibi, henüz usûl bilgilerinin yerli yerine oturmadığı ve gelişme sürecini yaşadığı erken bir dönemde yaşayan Ebû Hanîfe nin konuyla ilgili usûl ve gerekçesini öğrenme bakımından da işi zora sokmaktadır. Bu yüzden olsa gerek, Ebû Hanîfe yi bu gibi itirazlara karşı savunanlar, kendi mezheplerinin kurallarını geçerli kılabilmek için lehlerine olabilecek bütün ihtimalleri gündeme getirerek asıl konudan uzaklaşmak suretiyle, zaman zaman Ebû Hanîfe ile pek ilgisi bulunmayan gerekçelerden hareketle onu savunmaya kalkışmışlardır. Böylece, Ebû Hanîfe nin pek çok yönden yanlış tanıtılarak daha çok asılsız ithama maruz kalmasına -istemeden de olsa- sebep oldukları düşünülmektedir. 43 Ebû Hanîfe yi hadise muhâlefet ettiği gerekçesiyle eleştirme hususunda İbn Ebî Şeybe yi talebesi Buhârî (ö. 256/870) takip etmiştir. el-câmi u s-sahîh adlı eserinde zaman zaman Ebû Hanîfe ve ashabını kastederek Allah ın Resûlü böyle buyurdu, bazı insanlar şöyle dedi, Bazı insanlar dediler ki gibi ifadelerle Ebû Hanîfe yi isim vermeksizin dolaylı yoldan, üstü kapalı bir şekilde eleştirmiştir Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, Kitâbu l-musanneffi l-ehâdîsive l-âsâr (nşr. Kemâl Yûsuf el-hût), I-VII, Beyrut 1409/1989, I, 148, 463; II, 6, 36, 310, 322, 371, 453, 456, 459; III, 77, 90, 99, 132, 149, 356, 461, 518; IV, 14, 31, 76, 112, 124; V, 16, 76, 202, 241, 369, 467, 494, 513, 563; VI, 118, 442; VII, 105. İbn Ebû Şeybe nin bu eleştirileri ile ilgili Ataullah Şahyar ın Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü nde hazırlanan İbn Ebî Şeybe nin Ebû Hanîfe ye İtirazları adlı bir doktora tezi bulunmaktadır. Bu çalışma Ehl-i Hadis ve Ehl-i Re y İhtilafları adıyla 2011 yılında İstanbul da Akdem Yayınları tarafından yayımlanmıştır. 43 Abülkadir el-kureşî den Kevserî, Muhammed Kasim Abduh el-hârisî ve Muhammed Abdürreşid en- Nu mânî ye kadar asrımızda yaşamış pek çok Hanefî yazarların eserlerinde bu uslubu görmek mümkündür. 44 Buhârî, Zekât 67; Hibe 36-37; Şehâdet 8; Vasâyâ 10; Talâk 26; Eymân 21; İkrâh 5, 8; Hiyel 3, 4, 9, 11, 14, 15; Ahkâm 15, 40. Ayrıca bu konu Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü nde Hilmi Merttürkmen tarafından Buhârî nin Ebû Hanîfe ye İtirazları adlı doktora tezinde ele alınmıştır. 17

18 Buhârî nin Ebû Hanîfe ye yönelik tenkitleri hocası İbn Ebî Şeybe nin tenkitlerinden hem sayı hem de üslûbu bakımından farklıdır. Buhârî nin Ebû Hanîfe ve ekibine yönelik itiraz ettiği konular yaklaşık yirmi civarında olup İbn Ebî Şeybe nin zikrettiği yüz yirmi beş meseleye nispetle sayıca oldukça azdır. İbn Ebî Şeybe adını da zikrederek doğrudan Ebû Hanîfe yi hedef almışken, Buhârî eleştirisinde sadece Ebû Hanîfe yi değil, genel olarak ehl-i re y ekolünü hedef almış, bununla birlikte zaman zaman üstü kapalı olarak sadece Ebû Hanîfe yi eleştirdiği de olmuştur. Buhârî eleştirilerini, muhtemelen kitabının yazılış amacından uzaklaşmamak düşüncesiyle, kısa tutmaya çalışmıştır. Onun tenkitleri ehl-i re y ve ehl-i hadîs arasındaki bütün ihtilaf konularını kapsamadığı gibi, eleştirilerin detaylı açıklamasını ihtiva etmemesi bakımından da Buharî nin kendine has eleştiri usulünü yansıtmaktadır. Ancak es-sahîh i dışında Kurretü l-ayneyn bi ref i l-yedeyn, Hayru l-kelâm fi l-kirâati halfe l-imâm gibi eserlerinde ehl-i re ye eleştirilerini daha detaylı ele almaktadır. 45 Ebû Hanîfe ye yönelik hadise muhâlefet iddialarını İbn Kuteybe de devam ettirmiştir. Ancak İbn Kuteybe, hocaları İbn Ebî Şeybe ve Buhârî gibi konu üzerinde durarak eleştirmek yerine daha çok seleflerinin Ebû Hanîfe ye yönelik iddialarını derleyip rivâyet etmeyi tercih etmiştir. Eserlerinde Ebû Hanîfe nin talebelerinden olduğu söylenen Vekî b. el-cerrâh ve İbnü l-mübârek in de aralarında bulunduğu pek çok kişiden menkul, sübutu tartışmalı birtakım rivâyetlere yer vererek Ebû Hanîfe ye yönelik eleştirilerin sayısını arttırmaya çalışmıştır. 46 Ebû Hanîfe yi re ycilik yönüyle eleştiren bir diğer hadisçi de Tirmizî dir. Bilindiği üzere Tirmizî, es- Sünen inde (veya el-cami inde) fakihlerin amel ettiği rivayetleri toplamış, bu rivayetlerin sıhhat durumlarına işaret ederek ayrıca her konuyla ilgili fıkhî ihtilaflara da değinmiştir. Fıkhî ihtilafları zikrederken Ebû Hanîfe nin de pek çok görüşüne yer veren 47 Tirmizî, bazı yerlerde onu hadise muhâlefet etmekle tenkit etmiştir. 48 Fakat Tirmizî nin Ebû Hanîfe ye yönelik eleştirilerinde ilmi bir üslup benimsediği, yumuşak ifadeler kullandığı ve asılsız ithamlardan kaçındığı hatta zaman zaman mezhepler arasındaki ihtilafları çözmeye gayret ettiği de görülmektedir. Ebû Hanîfe yi hadise muhâlefet etmekle eleştiren bir diğer hadisçi ve aynı zamanda bir fakih de Beyhakî dir (ö. 458/1066). Ancak o Ebû Hanîfe yi bazen zayıf hadisi kıyasa, bazen de kıyası ve istihsanı sahih hadise tercih etmekle suçlamıştır. Zira onun iddiasına göre Ebû Hanîfe, kendi hemşerisi bir raviden gelen rivayeti, munkatı veya ravisi meçhul bile olsa delil kabul eder ve kıyasa tercih ederdi, eğer o hadis başka şehirli bir raviden geliyorsa sahih bile olsa o hadisi delil kabul etmez ve kıyası tercih ederdi. Beyhakî bu tenkidiyle diğer eleştirenlerden farklı bir iddia ileri sürmüştür. 49 Aslında Beyhaki nin Ebu Hanife yi tenkid etmesi, daha ziyade eş-şafii yi savunmak amacı taşıyor gözükmektedir. Bu açıdan o bir yönüyle, Tahâvî nin (ö. 321/933) Ebû Hanîfe ve ashâbı için yaptığı 45 Buhâri nin Ref u l-yedeyn fi s-salati adlı esri 1996 yılında Beyrut ta Bedi u d-din er-raşidî nin tahkikiyle yayımlanmıştır. İbn Kuteybe nin eleştirileri için bk. İbn Kuteybe, Te vîl, s Tirmizî, Tahâret 74; Hac, 76; İlel 1. Tirmizî, Salât 283. Ahmed b. el-hüseyn el-beyhakî, Menâkibu ş-şâfi î(nşr. Es-Seyyid Ahmed Sakar), I-II, Kahire 1391/1971, I,

19 savunmanın bir benzerini bir asır sonra eş-şâfiî için gerçekleştirmiş olmaktadır. Bu itibarla Beyhaki nin, Ebû Hanîfe hakkında tarafsız davrandığını söylemek pek mümkün gözükmemektedir. Ebû Hanîfe yi sahih hadise muhalefetle eleştirenlere verilecek en uygun açıklamanın şu şekilde olmasının daha uygun olacağı düşünülebilir: Ebû Hanîfe nin yaşadığı dönem itibarıyla bazı hadisler Ebû Hanîfe ye hiçbir tarikle veya sahih bir tarikle ulaşmamıştır, dolayısıyla o, karşılaştığı meselelerde her müctehid gibi zorunlu olarak kıyasa başvurmuştur. Bu davranış Ebû Hanîfe için bir kusur değil aksine bir meziyet kabul edilmelidir. Çünkü Ebû Hanîfe nin talebelerinin sözlerinden, fetvâlarından ve diğer kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla, Ebû Hanîfe, prensip olarak bir ehl-i hadîs mensubu kadar hadise bağlı bir sünnet savunucusudur. O, bir hadisle karşılaşınca hemen kendi görüşünü terk eder ve hadise sarılır, sahih bulduğu bir hadisi asla reddetmez, aksine zayıf bile olsa hadisi kıyas ve ictihada tercih ederdi. 50 Ravi konusunda iyimser tutum sergiler, mechûlün rivâyetini bile kabul ettiği gibi hakkında hem cerh hem de ta dil ifadesi bulunan bir râvîyi âdil addederdi. 51 Hal böyle iken, onun sahih addedilen bazı hadislerin hilâfına kastı olarak görüş beyan etmiş olmasını düşünmek Ebû Hanîfe nin sünnet anlayışı ile bağdaşmadığı gibi ona yapılan bir haksızlık olacaktır. Eğer onun hadislere muhâlif görünen bazı içtihat ve fetvâları söz konusu olmuşsa bu durum Ebû Hanîfe nin, hadislerin tedvin sürecinin henüz başlangıç aşamasında ve bu sürecin henüz tamamlanmadığı dolayısıyla İslam coğrafyasının her köşesine yayılmış olan Hz. Peygamber e ait sünnetin tam olarak bir arada toplanamadığı ve tedvin edilemediği oldukça erken bir dönemde yaşamış olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bölgeler arasındaki iletişimde yaşanan zorluklar başta olmak üzere döneminin bir takım olumsuz koşulları dikkate alındığında, sahabe başta olmak üzere diğer müctehidlerde de görüldüğü gibi bazı hadislerin Ebû Hanîfe ye ulaşmamış olması veya ulaşmış olsa da Ebû Hanîfe nin dikkate aldığı bazı şartlara uygun olmaması hasebiyle hadisi sahih kabul etmemesi ihtimallerden uzak değildir. Ancak Ebû Hanîfe nin bazı sahih hadislere muhalif görüş beyan ettiği iddiasını, onun hadis konusunda çok müteşeddid davrandığı ve hadisin sıhhati için sıkı ve ağır şartlar ileri sürdüğü, dolayısıyla başkaları tarafından sahih kabul edilen bazı hadislere muhâlif hüküm ve fetva vermiş olabileceği yönünde yapılan bir izahla çürütmenin, gerçeği yansıtmadığı kanaatindeyiz. Zira Ebû Hanîfe bir muhaddis olmaktan ziyade iyi bir fakihtir. Bilindiği gibi muhaddisler daha çok, hadisin nereden, kimden ve nasıl geldiği gibi meselelerle ilgilenirken, fakihler hadisin hangi manalara işaret ettiği ve hangi toplumsal sorunlara çözüm getireceği gibi fıkhî yönüyle daha çok ilgilenmişlerdir. Bununla birlikte Ebû Hanîfe nin hadis rivâyeti hususunda çok ihtiyatlı ve müteşeddid davrandığı da bir vakıadır. Fakat bilindiği üzere hadis rivâyeti ile hadisle amel ayrı ayrı konulardır. Bütün bunların ötesinde Ebû Hanîfe in hadise muhâlefet sebebiyle eleştirilmesine neden sayılabilecek daha başka pek çok unsurların bulunabileceğini söylemek de hiç kuşkusuz bilimsel ihtiyat ve aklî imkân gereğidir Ubeydullah b. Ömer ed-debûsî, Te'sîsu'n-nazar (nşr. Zekeriyya Ali Yûsuf), Kahire ts. (Matbaatü'l-İmâm), s. 65; Ali b. Ahmed b. Hazm el-endelüsî, el-ihkâm fî usûli'l-ahkâm, I-VIII, Kahire 1404, VII, 368; Abdülvehhâb b. Ahmed eş-şa'rânî, Kitâbu'l-Mîzân (nşr. Abdurrahmân Umeyre), I-III, Beyrut 1409/1989, I, 224. Muhammed b. Ali eş-şevkânî, İrşâdü'l-fuhûl (nşr. M. Sa'îd el-bedrî), Beyrut 1412/1992, s

20 SONUÇ Yukarıda verilen bilgilerden hareketle şu sonuçlara ulaşmak mümkündür: Ebû Hanîfe ye yöneltilen hadiste zayıf olduğu yönündeki eleştirilerin, bir kısmı itibar edilemeyecek kadar tutarsız, zayıf ve ilmi ölçülerden uzak, diğer bir kısmı da gerekçesi açıklanmayan cerh ifadelerine dayanmaktadır. Bu itibarla Ebû Hanîfe yi hadis yönünden zafiyetle eleştirmek ona yapılan bir haksızlık gibi gözükmektedir. Ebû Hanîfe yi hadis yönünden zafiyetle eleştirenlerin iddialarını şu gerekçelere dayandırdıkları sonucuna varmak mümkündür: 1. Başta Kütüb-i Sitte musannifleri olmak üzere muhaddislerin Ebû Hanîfe yi hadis konusunda zafiyetle cerh ederek onun kanalıyla gelen rivâyetlere eserlerinde yer vermemiş olmaları. 2. Eleştiri yöneltenlerin Ebû Hanîfe ye bir hadisçi gözüyle bakmış olmaları, dolayısıyla Ebû Hanîfe için de diğer muhaddislerde olduğu gibi şöhretine uygun olarak ünlü bir muhaddis kadar hadis bilgisine (rivâyeti, râvî bilgisi vs.) ve rivayet sayısına sahip olması gerektiğinin düşünülmesi. 3. Ebû Hanîfe hakkında kendilerinden önceki dönemlerde ortaya atılan bir takım iddiaların etkisi altında kalınmış olması. Nitekim eleştirilerin bir kısmı, genellikle eleştiri yönelten muhaddisin hocaları veya kendilerine itibar edilen diğer hadis şeyhleri veyahut hocalarının hocaları gibi rivayet silsilesinde yer alan muhaddislerden rivayet olunan ve kaynağı itibarıyla ilk defa kim tarafından ne amaçla ortaya atıldığı kesin olarak bilinmeyen bir takım (sahipsiz) sözlerden derleme rivâyetlerdir. Ebû Hanîfe ye tenkit yönelten hadisçiler değişik vesîlelerle duydukları, kaynağı belirsiz cerh ifadelerini, zayıf râvîlerin konu edinildiği eserlerde tetkike tabi tutmadan zikretmişlerdir. 4. Eleştiri yöneltenlerin tercih etmiş oldukları fıkhî mezhebi zaman zaman taassub düzeyine ulaşacak şekilde fazla benimsemiş olmaları. Bu durum onların naslara bakışlarında etkili olmuş ve nasları yorumlarken objektif olamamışlardır. Bu tür eleştiriler ehl-i sünnet dairesindeki dört mezhebin, usulleriyle ve taraftarlarıyla birbirlerinden belirgin çizgilerle ayrıldığı ve hatta mezhepler arasında kavgaların alevlendiği hicri IV. ve V. yüzyıllarda yoğunlaşmıştır. Tenkide konu edilen fikir ve görüşlere bakılırsa, bunların mezhep taassubundan kaynaklanmış olabileceği düşüncesi akla gelmektedir. Ebû Hanîfe nin sahih hadislere muhâlefet ettiği yönündeki iddialara gelince, bu tür iddiaları şu şekilde izah etmek mümkündür: Bilgi dahil her alanda iletişim eksikliği. Ebû Hanîfe ye hadise muhâlefet sebebiyle yöneltilen eleştiriler neredeyse Ebû Hanîfe nin vefatından bir asır sonra ortaya çıkmaya başlamıştır. Eleştirenlerin - ifadelerinden de anlaşılacağı üzere- Ebû Hanîfe nin verdiği hükümlere, usullerine ve gerekçelerine tam olarak vakıf olduklarını söylemek pek mümkün gözükmemektedir. Ayrıca İbn Ebî Şeybe nin yönelttiği eleştiriler arasında Ebû Hanîfe ye ait olmayan bazı hükümlerin de yer almış olması, iletişim eksikliği hakkındaki durumu izah etme bakımından yeterli bir örnek teşkil etmektedir. Bu durum zaman zaman yanlış anlaşılmalara sebep olmuştur. 20

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

HADİS ARAŞTIRMA METODU

HADİS ARAŞTIRMA METODU 1 1. Hadisi Konusuna Göre Arama HADİS ARAŞTIRMA METODU Aradığımız hadisin hangi konuya ait olduğunu bildiğimizde konularına göre tertip edilmiş hadis kitaplarında rahatlıkla bulabiliriz. Ancak aradığımız

Detaylı

Erken Dönem İslâm Hukukçularının Sünnet Anlayışı

Erken Dönem İslâm Hukukçularının Sünnet Anlayışı Erken Dönem İslâm Hukukçularının Sünnet Anlayışı İshak Emin AKTEPE İnsan Yayınları, İstanbul 2010, 343 sayfa. Tanıtan: Mehmet Sait UZUNDAĞ* İslâm ın Kur an dan sonra ikinci kaynağı olan sünnetin mâhiyeti,

Detaylı

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone Ahmet ALABALIK *1 Özet Bilindiği üzere re y tefsiri makbul ve merdut olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu makalede makbul olan re y tefsirlerindeki farklı yönelişleri ele aldık. Nitekim re y tefsiri denildiğinde

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

03-05 Ekim / October 2013. Yrd. Doç. Dr. Mehmet YAZICI

03-05 Ekim / October 2013. Yrd. Doç. Dr. Mehmet YAZICI 03-05 Ekim / October 2013 Yrd. Doç. Dr. Mehmet YAZICI 2014 485 Â Â âm -i Sâ âm tarihinde yetlerdendir, - - â. Bu sebeple ve imâm Ebu, Mâlik, ve benzeri birçok âlime Sâ - kelâm âm eserlerinde mevc - kelâ

Detaylı

Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127.

Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127. Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127. Elif Büşra DİLBAZ E-mail: ikkizzler_89@hotmail.com Nasslar ile hükümler arasındaki ilişkinin

Detaylı

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 202-433 ح م ملسح القبعة والكوفية

Detaylı

Fıkhî Hadislerin Rivayet Özellikleri Bağlamında Velisiz Nikâh Olmaz Hadisinin Tahrîc ve Tenkîdi

Fıkhî Hadislerin Rivayet Özellikleri Bağlamında Velisiz Nikâh Olmaz Hadisinin Tahrîc ve Tenkîdi T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt: 21, Sayı: 1, 2012 s. 33-48 Fıkhî Hadislerin Rivayet Özellikleri Bağlamında Velisiz Nikâh Olmaz Hadisinin Tahrîc ve Tenkîdi Salih KARACABEY * Mutlu

Detaylı

Hadisleri Anlama Yöntemi The Method Of Understanding Of Hadith

Hadisleri Anlama Yöntemi The Method Of Understanding Of Hadith Hadisleri Anlama Yöntemi The Method Of Understanding Of Hadith Mustafa IŞIK Laçin Yayınları, Kayseri, 2014, 346 sayfa. Tanıtan: Nurullah AGİTOĞLU* İslâm ın temel kaynaklarından olan hadislerin rivayeti

Detaylı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı Adı Soyadı: Mustafa KARATAŞ Ünvanı: Doç.Dr. Ana Bilim Dalı: Hadis Ana Bilim Dalındaki Konumu: Öğretim Üyesi E-Posta: mkaratas@istanbul.edu.tr Web: www.mustafakaratas.com ÖĞRENİM DURUMU VE AKADEMİK ÜNVANLAR

Detaylı

Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür)

Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür) Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür) Prof. Dr. Ahmet YÜCEL Marmara Üniversitesi Vakfı Yayınları (İFAV), 2013, 464. sayfa Tanıtan: M. Sait UZUNDAĞ* Eser, dört bölümden meydana

Detaylı

el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ

el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ Muhammed Hüseyin ez-zehebî, Mektebetü Vehbe, 3. Basım, 1406/1986, 112 s. Harun ABACI* Bu kitapta yazar, eski ve yeni yazılmış

Detaylı

1. Adı Soyadı: Zekeriya GÜLER 2. Doğum Tarihi: 1959 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

1. Adı Soyadı: Zekeriya GÜLER 2. Doğum Tarihi: 1959 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl 1. Adı Soyadı: Zekeriya GÜLER 2. Doğum Tarihi: 1959 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Selçuk Üniversitesi Y. Lisans İlahiyat (Hadis) Selçuk Üniversitesi

Detaylı

Kûfe nin Yetiştirdiği Mütebahhir Bir Âlim: İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe

Kûfe nin Yetiştirdiği Mütebahhir Bir Âlim: İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe 14 Ebû Hanîfe Paneli Kûfe nin Yetiştirdiği Mütebahhir Bir Âlim: İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ İstanbul Üniversitesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Giriş Kûfe, İslam düşünce tarihinde

Detaylı

KULLETEYN İLE İLGİLİ RİVÂYETİN İSNÂD VE METİN AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

KULLETEYN İLE İLGİLİ RİVÂYETİN İSNÂD VE METİN AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi Cilt 11, Sayı 1, 2011 ss. 139-162 KULLETEYN İLE İLGİLİ RİVÂYETİN İSNÂD VE METİN AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Recep ASLAN * Özet İslâmın temel kaynaklarında temizlik

Detaylı

Cilt: 2 Sayı: 1 Yıl: 2015 ISSN: 2148-3264

Cilt: 2 Sayı: 1 Yıl: 2015 ISSN: 2148-3264 Cilt: 2 Sayı: 1 Yıl: 2015 ISSN: 2148-3264 Artuklu İlahiyat Bilimleri Dergisi Journal of Artuklu Academia Cilt: 2 Sayı: 1 Yıl: 2015 ISSN: 2148-3264 Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Bilimleri Fakültesi

Detaylı

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir.

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir. 24 MAYIS 2011. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI NA 200/. ESAS DAVALILAR VEKİLİ : 1-2-.. : Av. AHMET AYDIN Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL DAVACI :. SİGORTA A.Ş. VEKİLİ :

Detaylı

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR /

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / Çıra Yayınları, İstanbul, 2006/240 sayfa Tanıtan: Muzaffer BARLAK 1 İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Yüce Allah, ilahi hitabının birçok yerinde

Detaylı

Memlüklerin Son Asrında Hadis -Kahire 1392-1517- Halit Özkan

Memlüklerin Son Asrında Hadis -Kahire 1392-1517- Halit Özkan Cilt/Volume: I Sayı/Number: 1 Yıl/Year 2015 Meridyen Derneği hadisvesiyer.info Memlüklerin Son Asrında Hadis -Kahire 1392-1517- Halit Özkan İstanbul: Klasik Yayınları 2014 (İkinci Basım), 240 sayfa. İslâm

Detaylı

TEZ TANITIMI VE DEĞERLENDİRME

TEZ TANITIMI VE DEĞERLENDİRME TEZ TANITIMI VE DEĞERLENDİRME Dr. Muammer BAYRAKTUTAR Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmeni Sabri KIZILKAYA, İsnad ve Metin Çözümlemeleri Bağlamında Geleneksel ve Yeni Yaklaşımlar, Yayınlanmamış Doktora

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

İmam-ı Azam Ebu Hanife

İmam-ı Azam Ebu Hanife Ebû Hanîfe kırk yaşlarında kürsüsünde ders vermeye başladı. Ebû Hanife'nin ders ve fetvâ vermedeki usûlü, rivâyet ve anânecilerin sema' (dinleme) usûlünden farklıdır. İmam-ı Âzam lâkabıyla şöhret bulan

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

FIKHÎ HADİSLERİN RİVÂYET DEĞERİ BAĞLAMINDA VÂRİSE VASİYYET OLMAZ HADİSİNİN TAHRÎC VE TENKÎDİ

FIKHÎ HADİSLERİN RİVÂYET DEĞERİ BAĞLAMINDA VÂRİSE VASİYYET OLMAZ HADİSİNİN TAHRÎC VE TENKÎDİ T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ Sayı: 9, Cilt: 9, 2000 FIKHÎ HADİSLERİN RİVÂYET DEĞERİ BAĞLAMINDA VÂRİSE VASİYYET OLMAZ HADİSİNİN TAHRÎC VE TENKÎDİ Hüseyin KAHRAMAN ÖZET Bu çalışmada, İslâm

Detaylı

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı :Muammer BAYRAKTUTAR 2. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 3. Görevi : Öğretim Üyesi/Dekan Yrd. 4. Görev Yeri : Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 5. İletişim : muammerbayraktutar@hotmail.com

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

KUR AN TİLÂVETİNDE MÜKEMMELLİK/ HİLYETÜ T-TİLÂVE Fİ TECVÎDİ L-KUR ANİ L-KERÎM

KUR AN TİLÂVETİNDE MÜKEMMELLİK/ HİLYETÜ T-TİLÂVE Fİ TECVÎDİ L-KUR ANİ L-KERÎM KUR AN TİLÂVETİNDE MÜKEMMELLİK/ HİLYETÜ T-TİLÂVE Fİ TECVÎDİ L-KUR ANİ L-KERÎM (Rihâb Muhammed Müfid Şakakî, çev. F. Yasemin Mısırlı, Guraba Yayıncılık, 2012, 326 s.) Yaşar AKASLAN * Günümüz kırâat otoriteleri

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 J ISSN 2146-7846 J Yayınlayan Kurum / Publishing Institution: Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / Bozok University Revelation Faculty Dil/Language: Türkçe, İngilizce, Arapça, Almanca,

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

FOCUS ON LANGUAGE and MULTI MEDIA LANGUAGE ASSISTANT

FOCUS ON LANGUAGE and MULTI MEDIA LANGUAGE ASSISTANT June21,2011 ADEEPAPPROACH TOTURKISH SUGGESTIONCARDFORSELF DIRECTEDLEARNING CARDNUMBER:7 THEME:DİNVEFELSEFE RELIGIONANDPHILOSOPHY (Sufilik,İslâmiyeteGiriş,FârâbiveÇokkültürlülük) (Sufism,IntroductiontoIslam,Farabiand

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİNAL SINAVI TAKVİMİ TARİH SAAT DERSİN ADI SALON ÖĞRETİM ÜYESİ Mukayeseli Adab ve Erkanı Prof. Dr. Tahir YAREN Kıraat Farklılıklarının Manaya Etkisi Aşere,Takrib,Tayyibe

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ TG 6 ÖABT DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ TG 6 ÖABT DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ TG 6 ÖABT DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed

Detaylı

KÜTÜB-İ SİTTE YE DAHİL DÖRT SÜNEN KİTABININ MUKAYESESİ

KÜTÜB-İ SİTTE YE DAHİL DÖRT SÜNEN KİTABININ MUKAYESESİ KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ KÜTÜB-İ SİTTE YE DAHİL DÖRT SÜNEN KİTABININ MUKAYESESİ DANIŞMAN: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI HADİS BİLİM DALI

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI HADİS BİLİM DALI TC SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI HADİS BİLİM DALI TÂRÎHU BAĞDÂD DA EBÛ HANÎFE İLE İLGİLİ RİVAYETLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Danışman Doç.

Detaylı

Semânî nin Kevâtiu l-edille Adlı Kitabında Âhâd Haber Konusunda Debûsî ye Yönelttiği Eleştiriler

Semânî nin Kevâtiu l-edille Adlı Kitabında Âhâd Haber Konusunda Debûsî ye Yönelttiği Eleştiriler Semânî nin Kevâtiu l-edille Adlı Kitabında Âhâd Haber Konusunda Debûsî ye Yönelttiği Eleştiriler Bedri ASLAN Criticisms by Samani to Debûsî Regarding Âhâd News in His Book Qawatiu l-adilla Citation/ :

Detaylı

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 1 Ocak-Haziran 2012 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ 2012 (12/1) Ocak-Haziran

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TEFSİR DKB202 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

el-imâm Abdurrahmân b. el-kâsım ve İctihâdâtuhû min hilâli l-müdevvene Ali b. Belkâsım el-alevî Riyad: Mektebetü r-rüşd Nâşirûn, 2007. 575 sayfa.

el-imâm Abdurrahmân b. el-kâsım ve İctihâdâtuhû min hilâli l-müdevvene Ali b. Belkâsım el-alevî Riyad: Mektebetü r-rüşd Nâşirûn, 2007. 575 sayfa. İslâm Araştırmaları Dergisi, 25 (2011), 189-231 karşılaştırma ve düzeltmeyi yapmayı ihmal etmiş. Yine aynı dönemde imam hatip liselerindeki öğrenim süresinin üç yıla düştüğü ifade edilmiş (s. 73); doğrusu

Detaylı

Abdestte başı mesh etmenin şekli

Abdestte başı mesh etmenin şekli Abdestte başı mesh etmenin şekli ] ريك Turkish [ Türkçe Bir Grup Âlim Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2012-1433 يفية مسح الرأس يف الوضوء» اللغة الرت ية «جاعة من العلماء رمجة: مد شاه مراجعة:

Detaylı

TÂBİÎN NESLİNİN HADİS İLMİNDEKİ YERİ

TÂBİÎN NESLİNİN HADİS İLMİNDEKİ YERİ Giriş Hadis tarihinde sahabe, tâbiîn ve tebe-i tâbiîn denilen ilk üç neslin büyük önemi vardır. Hz. Peygamber in söz, fiil ve takrirlerinden oluşan hadislerin öğrenilmesine karşı sahabe devrinde gösterilen

Detaylı

Giriş. İslamiyyetü l-marife 39, (2005): 103-146.

Giriş. İslamiyyetü l-marife 39, (2005): 103-146. İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Cilt: 5, Sayı: 4, 2016 Sayfa: 1186-1223 Nisan Özel Metin Tenkidi ve Cerh-Ta dil Âlimlerine Göre Hadis Ravileri Hakkında Verilen Hükümle İlişkisi Hâlid b.

Detaylı

ABDULLAH B. AMR B. EL-ÂS (65/684) IN RİVÂYETLERİNİN HADİS KAYNAKLARINA AZ SAYIDA İNTİKALİNİN SEBEPLERİ

ABDULLAH B. AMR B. EL-ÂS (65/684) IN RİVÂYETLERİNİN HADİS KAYNAKLARINA AZ SAYIDA İNTİKALİNİN SEBEPLERİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ 12:2 (2007), SS.203 213 ABDULLAH B. AMR B. EL-ÂS (65/684) IN RİVÂYETLERİNİN HADİS KAYNAKLARINA AZ SAYIDA İNTİKALİNİN SEBEPLERİ The Reasons of Lessly Transition of Abdallah b.

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır.

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Bilindiği gibi bugün Müslümanların çoğu Hazret-i İsa nın (A.S.) hâla yaşamakta olduğuna ve gökte bulunduğuna

Detaylı

Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s.

Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s. T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt: 20, Sayı: 2, 2011 s. 209-213 Kitap Tanıtımı Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s. Hanifi ŞAHİN

Detaylı

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1 e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VII/1 (Bahar 2014), ss. 261-265. ISSN 1309-5803 www.emakalat.com KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR Ali Rabbânî Gülpâyigânî, Önsöz Yayıncılık, İstanbul 2014 456 sayfa, Adem Sezgin

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

BAKÎ İBN MAHLED EL-KURTUBÎ (201-276/816-889) VE MÜSLÜMAN İSPANYA DAKİ HADİS EDEBİYATI ÇALIŞMALARINA KATKISI*

BAKÎ İBN MAHLED EL-KURTUBÎ (201-276/816-889) VE MÜSLÜMAN İSPANYA DAKİ HADİS EDEBİYATI ÇALIŞMALARINA KATKISI* BAKÎ İBN MAHLED EL-KURTUBÎ (201-276/816-889) VE MÜSLÜMAN İSPANYA DAKİ HADİS EDEBİYATI ÇALIŞMALARINA KATKISI* Ebû Naim Muhammed REİSUDDİN Department of Islamic Studies, University of Dhaka. Çeviren: Dr.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Ali Bulut İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (01) 51 81 00 Mail : abulut@fsm.edu.tr. Doğum - Tarihi : 1.0.1973

Detaylı

YAYINLAR AKADEMİK 1.YAYINLAR. 1.1. Ulusal Hakemli Dergilerde Yayınlananlar

YAYINLAR AKADEMİK 1.YAYINLAR. 1.1. Ulusal Hakemli Dergilerde Yayınlananlar Prof. Dr. Salih KARACABEY 01.05.1957 tarihinde Yozgat ili Çayıralan ilçesinde dünyaya geldi. Öğrenim hayatına 1964 yılında Çayıralan Cumhuriyet İlkokulu'nda başladı. İlkokul son sınıfı ise Çandır Cumhuriyet

Detaylı

DR.KADİR DEMİRCİ NİN ÖZGEÇMİŞİ VE BİLİMSEL ETKİNLİKLERİ (CV)

DR.KADİR DEMİRCİ NİN ÖZGEÇMİŞİ VE BİLİMSEL ETKİNLİKLERİ (CV) DR.KADİR DEMİRCİ NİN ÖZGEÇMİŞİ VE BİLİMSEL ETKİNLİKLERİ (CV) 1 KADİR DEMİRCİ NİN ÖZGEÇMİŞİ VE BİLİMSEL ETKİNLİKLERİ A- ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Kadir Demirci Doğum Tarihi: 1968 Unvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

1- Hz Aişe yle Evliliğin 6-9 lu Yaşlarda Gerçekleştiğini Savunanlar

1- Hz Aişe yle Evliliğin 6-9 lu Yaşlarda Gerçekleştiğini Savunanlar HZ AİŞE, HZ PEYGAM BER LE KAÇ YAŞINDA EVLENDİ? İçindekiler Hz Aişe, Hz Peygamber le Kaç Yaşında Evlendi?... 1 A- SİYER VE HADİS KAYNAKLARI... 1 1- Hz Aişe yle Evliliğin 6-9 lu Yaşlarda Gerçekleştiğini

Detaylı

IRCICA NIN YAYINLADIĞI KAYNAKÇALAR

IRCICA NIN YAYINLADIĞI KAYNAKÇALAR IRCICA NIN YAYINLADIĞI KAYNAKÇALAR (1982-2011) (21 AYRI KAYNAKÇA, 35 CİLT) Bülent Ağaoğlu İstanbul, 6 Eylül 2012 1982 1 Osmanlı Yıllıkları: Salnameler Ve Nevsaller. Bibliyografya Ve Bazı İstanbul Kütüphanelerine

Detaylı

Kitap Tanıtımı ve Değerlendirmeler

Kitap Tanıtımı ve Değerlendirmeler Kitap Tanıtımı ve Değerlendirmeler Emevîler Döneminde İktidar-Ulemâ İlişkisi * Tanıtan: Ahmet Yasin TOMAKİN1 Ankara 2008, Ankara Okulu Yayınları, 286 sayfa Eser giriş bölümü ve ardından; Emevî iktidarı

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin

Detaylı

Cilt: 1 Sayı: 2 Yıl: 2014 ISSN: 2148-3264

Cilt: 1 Sayı: 2 Yıl: 2014 ISSN: 2148-3264 Cilt: 1 Sayı: 2 Yıl: 2014 ISSN: 2148-3264 Artuklu İlahiyat Bilimleri Dergisi Journal of Artuklu Academia Cilt: 1 Sayı: 2 Yıl: 2014 ISSN: 2148-3264 Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Bilimleri Fakültesi

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

Prof. Dr. Bünyamin ERUL

Prof. Dr. Bünyamin ERUL Prof. Dr. Bünyamin ERUL Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Öğretim Üyesi 1965 yılında Bolu da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Bolu da tamamladı. 1987 yılında A. Ü. İlahiyat Fakültesi nden

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998

ÖZGEÇMİŞ. Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı : Muammer BAYRAKTUTAR 2. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 3. Görevi : Öğretim Üyesi/Dekan Yrd. 4. Görev Yeri : Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 5. E-Mail : mbayraktutar@kilis.edu.tr

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler

KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler Tespitler Modern dünyada ekonomi, hayatın neredeyse tamamını oluşturuyor ve bir araç değil asıl amaç olarak görülüyor. İslam da ise ekonominin, iyi bir

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

DİN GÖREVLİLERİNİN HADİS BİLGİLERİNİN MAHİYETİ ÜZERİNE BİR ALAN ARAŞTIRMASI (NİĞDE VE MERSİN ÖRNEĞİ)

DİN GÖREVLİLERİNİN HADİS BİLGİLERİNİN MAHİYETİ ÜZERİNE BİR ALAN ARAŞTIRMASI (NİĞDE VE MERSİN ÖRNEĞİ) T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI HADİS BİLİM DALI DİN GÖREVLİLERİNİN HADİS BİLGİLERİNİN MAHİYETİ ÜZERİNE BİR ALAN ARAŞTIRMASI (NİĞDE VE MERSİN ÖRNEĞİ)

Detaylı

Cilt: 1 Sayı: 1 Yıl: 2014 ISSN: 2148-3264

Cilt: 1 Sayı: 1 Yıl: 2014 ISSN: 2148-3264 Cilt: 1 Sayı: 1 Yıl: 2014 ISSN: 2148-3264 Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Bilimleri Fakültesi Mardin Artuklu University Faculty of Theological Sciences Artuklu İlahiyat Bilimleri Dergisi Journal of

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri KİŞİSEL BİLGİLER Adı-Soyadı: İlyas CANİKLİ Unvan: Yrd. Doç. Dr. Doğum Yeri ve Yılı: Samsun-Terme/ 1966 Bölüm: Temel İslam Bilimleri Tel: 0530 9576891 E-Posta: icanikli@mynet.com; ilyascanikli@gmail.com

Detaylı

İsmail Cerrahoğlu ve İlmî Çalışmaları

İsmail Cerrahoğlu ve İlmî Çalışmaları İsmail Cerrahoğlu ve İlmî Çalışmaları Gökhan ATMACA * Öz: Bu çalışma ömrünü Kur an ve Tefsir çalışmalarına adamış olan İsmail Cerrahoğlu hakkındadır. Cerrahoğlu Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nden

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ cilt XV, sayı 2, 2013/2

DİCLE ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ cilt XV, sayı 2, 2013/2 DİCLE ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ cilt XV, sayı 2, 2013/2 ULUSAL HAKEMLİ DERGİ CİLT: XV, SAYI: 2 2013/2 DİYARBAKIR / 2013 DİCLE ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ D Ü İ F D ISSN: 1303-5231

Detaylı

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK ESOGÜ.İlahiyat Fak. İslâm Dini, ferdin toplum içinde uyumlu, güvenilir ve hoşgörülü olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler getirdiği gibi, onun

Detaylı

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 1, Kars 2014. İSLAM HUKUKUNDA KADININ HUKUKİ TASARRUF EHLİYETİ Abdullah KAHRAMAN *

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 1, Kars 2014. İSLAM HUKUKUNDA KADININ HUKUKİ TASARRUF EHLİYETİ Abdullah KAHRAMAN * İSLAM HUKUKUNDA KADININ HUKUKİ TASARRUF EHLİYETİ Abdullah KAHRAMAN * Özet Kur an da insanın yaratılış serüveni anlatılırken, kadın ve erkekler farklı farklı ele alınmalarına rağmen, kadınlara ve erkeklere

Detaylı

Prof. Dr. Mustafa ERTÜRK

Prof. Dr. Mustafa ERTÜRK Prof. Dr. Mustafa ERTÜRK KISA ÖZGEÇMİŞ 25. 04. 1964 yılında Kayseri nin Yeşilhisar ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kayseri de yaptı. 1980 senesinde Kayseri Lisesi nden mezun oldu. 1982 yılında

Detaylı

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR 4O HADIS HER YIL 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İÇİN İNGİLİZCE İLÂHİYAT PROGRAMI DERS MÜFREDATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ GÖSTERİR ÇİZELGE

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İÇİN İNGİLİZCE İLÂHİYAT PROGRAMI DERS MÜFREDATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ GÖSTERİR ÇİZELGE 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İÇİN İNGİLİZCE İLÂHİYAT PROGRAMI DERS MÜFREDATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ GÖSTERİR ÇİZELGE EK-5 BİRİNCİ SINIF GÜZ YARIYILI Adı DIV101 Elementary Arabic I 4 4 8 6 12 DIV103

Detaylı

KUR AN-I KERİM III. Hafta 2. Yrd. Doç. Dr. Ekrem GÜLŞEN SAKARYA ÜNİVERSİTESİ

KUR AN-I KERİM III. Hafta 2. Yrd. Doç. Dr. Ekrem GÜLŞEN SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SAKARYA ÜNİVERSİTESİ KUR AN-I KERİM III Hafta 2 Yrd. Doç. Dr. Ekrem GÜLŞEN Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine uygun olarak hazırlanan

Detaylı

İmam Muhammed Şeybânî nin İçtihad Usûlünde Sünnetin Konumu 1

İmam Muhammed Şeybânî nin İçtihad Usûlünde Sünnetin Konumu 1 92 Usûl İmam Muhammed Şeybânî nin İçtihad Usûlünde Sünnetin Konumu 1 Mehmet ÖZŞENEL * The Place of Sunnah in the Methodology of Imam Muhammad Shaibani Muhammad b. al-hasan al-shaibani (d. 189/805), a founding

Detaylı

Öğrenim Durumu LİSANS Üniversite : Ankara Üniversitesi Akademik Birim : İlâhiyat Fakültesi

Öğrenim Durumu LİSANS Üniversite : Ankara Üniversitesi Akademik Birim : İlâhiyat Fakültesi Prof. Dr. Ahmet BEDİR Anabilim Dalı : Tefsir Doğum Yeri ve Tarihi : İspir /96 Tel (Cep) : Tel (İş) : (05) 0 Faks : (05) e-posta () : ahmetbedir@hotmail.com e-posta () : bedir@bozok.edu.tr Yazışma Adresi

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

e_koycu@hotmail.com; drerdogankoycu@gmail.com Telefon: 0 378 223 53 62 ; 0 537 376 00 85 İnternet Sitesi: http://www.ekoycu.blogcu.

e_koycu@hotmail.com; drerdogankoycu@gmail.com Telefon: 0 378 223 53 62 ; 0 537 376 00 85 İnternet Sitesi: http://www.ekoycu.blogcu. Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Köycü Bartın Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi e-mail: ekoycu@bartin.edu.tr; e_koycu@hotmail.com; drerdogankoycu@gmail.com Telefon: 0 378 223 53 62 ; 0 537 376 00

Detaylı

Oryantalistlerin Fıkhî Hadislerin Menşei İle İlgili Görüşleri Ve Tenkidi

Oryantalistlerin Fıkhî Hadislerin Menşei İle İlgili Görüşleri Ve Tenkidi Oryantalistlerin Fıkhî Hadislerin Menşei İle İlgili Görüşleri Ve Tenkidi Hüseyin Kahraman Doç. Dr., U.Ü. İlâhiyât Fakültesi Özet Yaklaşık iki asrı aşkın bir süredir genelde İslâm, özelde ise hadis hakkında

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

BEDEN TEMİZLİĞİ İÇİN YAPILMIŞ MEKÂNLAR İLE İLGİLİ HADİSLERİN TENKİD VE TAHLİLİ

BEDEN TEMİZLİĞİ İÇİN YAPILMIŞ MEKÂNLAR İLE İLGİLİ HADİSLERİN TENKİD VE TAHLİLİ BEDEN TEMİZLİĞİ İÇİN YAPILMIŞ MEKÂNLAR İLE İLGİLİ HADİSLERİN TENKİD VE TAHLİLİ Yunus MACİT ÖZET Beden Temizliği İçin Yapılmış Mekânlar, İslam öncesi bazı toplumlarda temizlik, eğlence ve kültürel faaliyetlerin

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

İslâm Dünyasında Hadis İnkârcıları ve Görüşleri

İslâm Dünyasında Hadis İnkârcıları ve Görüşleri ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLAHIYAT FAKÜLTESİ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ BÖLÜMÜ HADİS ANABİLİM DALI İslâm Dünyasında Hadis İnkârcıları ve Görüşleri Hazırlayan Mustafa Dönmez (Seminer) BURSA 1999-2000 Sünneti inkar

Detaylı

Hadis İlminde Müzâkere Yöntemi ve Değeri *

Hadis İlminde Müzâkere Yöntemi ve Değeri * Hadis İlminde Müzâkere Yöntemi ve Değeri * Münevver YEŞİLYURT ** / Hasan CİRİT Öz: Rivayetlerin kitaplara kaydedilmeye ve hadis ilimlerinin oluşmaya başladığı hicrî ikinci asra kadar hadislerin muhafazası,

Detaylı