Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1

2

3

4

5 BAŞLARKEN DEVRİMCİ KOMÜNİST GÜNDEM E-Dergi olarka yaşamına başlarken, bunun bir dergi gereksiniimden kaynaklanır gerekçesiyle değil, içinde yaşanmakt aolan coğrafyamızın gerçeklerinden hareketle yayın yaşamına başlıyor. Bu nednele BAŞLARKEN yazısında kendini tarif etmenin daha ötesinde, yaşanan coğrafyaya bakış açısı ve onun gerçekleri üzerinden bir beitimlemeyi doğru buluyor. Neden MEZOPOTAMYA GERÇEĞİ? Bu soruyu bir çok boyutuyla türetmek olanaklı. Ancak biz bu ilki gerçekleştirme çabasında iki temel noktayı esas alarak soracağız bu soruyu. Birincisi; Orta-Doğu, hangi gerçeği içeriyor ve dayatıyor? İkincisi ise Mezopotamya bizim için ne ifade ediyor ve gelecekte ne ifade edecek? Bu soruların yanıtı bizi bu yayının çıkartılmasına iten temel gerekliliği oluşturuyor. Birinci sorunun yanıtını şöyle buluyoruz : Mezopotamya, hepimizin bildiği üzere, globalleşen kapitalist-emperyalizm içersinde, en önemli enerji bölgesi olma özelleğini devam ettiriyor. Kapitalist emperyalizmin iştahını kabartan bu gerçeği ile Mezopotamya, emperyalistlerin dikensiz gül bahçesi haline getirilmek üzere haritası sıkça değiştirilmek, düzenlenmek, dezayn edilmek istenen bir bölge olarak yoğun sıcak savaş bölgesi olma özelliği özenle korunuyor. Bir yandan kapitalist-emperyalizmin ve özellikle ABD nin silah endüstirisi için önemli bir tüketim pazarı oluştururken, diğer yandan jeo-politik yapısıylada okyanuslara ulaşmanın önemli geçiş noktalarından biri konumu hala geçerliliğini ve önemini koruyor. Dünya pazarlarına açılmanın ve bu pazarların paylaşım savaşlarında egemen güç olabilmenin aracı olarak,

6 Mezopotamya da kontrolü elinde tutabilmek bu coğrafyanın önemini arttırıyor. Bu gerçekler, bilinen basit gerçekler olarak karşımızda dururken, Mezopotamya düne kadar, halkların özgürlük mücadelelerinde uyuyan bir coğrafya olma özelliğini artık aşıyor, kabuğunu yırtıyor ve toplumsal evrimler ve burjuva demokratik talepler temelinde de olsa sosyal evinimlerin yoğunlaştığı bir coğrafya olarak kendini dayatmaya başlıyor. Ancak tüm bu önemli özellikleriyle, Mezopotamya gerçeği kendini bir başka yanıylada sessiz sessiz dayatıyor. Mezopotamya, artık kapitalist emperyalizminde cehennemi olmaya hazırlanıyor. Bu çölün bataklaşmasında rol oynayan tüm güçler kendi geleceklerinin israfil borularını bugünden çaldırıyorlar. Firavunlar toprağın altından gelen bu sesle, dehşete kapılıyor ve dahada saldırganlaşıyor, acımasızlaşıyor ve barbarlaşıyor. Filmin ve metrajın tükendiği yerdeyiz belki. Sadece bir karanlıkmı içinde dolaştığımız, yoksa karanlığın tükenerek karanlığa açıldığı koordinattamıyız? İşte burası muamma gibi dursada 19. yz. verilerini küçümseyen tüm şaşkınlara cevap veren bir köşesi var bu coğrafyanın. Karmakarışık, akıllara durgunluk veren ve aklın tükendiği köşesi gibi duran, ama aynı zamanda aklı yeniden şarj eden bir köşe: KÜRT GERÇEĞİ.! Daha bugün bir ROJAVA geldi ellerimize ana batnında yeni doğan bir çocun sıcaklığı var ellerimizde artık.. Bunun hangi batna düştüğünü anlayamayanlar, abuk kaldı gerçek karşısında. Ve bu ROJAVA sadece kendini değil, Esad Suriye sini de, tüm Mezopotamya'yı da, tetikleyerek ayağa kaldırma gücünde bir gerçeklik olarak düştü tarihe. 20. yz. Anlama zahmetine bile katlanmadan, 21. yüzyılın dokunuzmazlığına dokunmaya kalkışanların hazin sonları, iddaasızlaşmaları, tedaülden kalkmalrı bu gerçeğin eseri olacaktır..! Filistin sarmalında tıkanan bir Mezopotamya "Barış" gerçeği duruyor önümüzde ki tüm kqvurucu özelliği ile tehdit ediyor bu coğrafyayı. Adeta gündelik bir bağışıklıkla bakılan ve hafıza kaybının önemli rol oynayarak kayıtsız durulan bu gerçek artık gerçek boyutta ele alınmayı bekliyor. Araplara "Bahar" getiren emperyalist istihbarat servislerinin dünenini kıran bir patlamanın daha dün yaşandığı bu coğrafya da toplumsal kalkışmaların neleri değiştirme gücüne sahip olabileceği konusunda nabız yoklandı ve görüldü. emperyalizm bu kontrolden çıkm adurumunun ardından

7 gelebieleceklerin aleyhine gelişmeler olabileceğini ışık hızlıyl analadı ve ani bir manevrayla tornistan yaptı. Biz tüm bu gerçekler karşısında nerede duruyoruz sorusu herkezin sorması gereken bir soru olarak duruyor karşımızda. Biz Mezopotamya gerçeği karşısında nerede duruyoruz? Tüm bu yaşananlara arkamızı dönerek hala bu coğrafyada var olabilme iddimızı sürdürebilecekmiyiz? Sosyalist bir dünyanın yaratılması enerjisini Mezopotamya gerçeğinden bağımsız olarak üretebilecekmiyiz? Mezopotamya arada bir dönüp Batı'lı gözüyle bakma kompleksinden ne zaman sıyrılacağız? Biz Mezopotamya gerçeğini ne kadar biliyoruz? Bunun gibi daha çokça üretlebilecek sorular aslında kendimizi keşfetmeye çıktığımız bir yolculuğa ait sorular olarak çıkıyor karşımıza. Uluslararasi Emperyalizm, küresel imparatorluğunu kurabilmek için sömürge haline getirdiği ülkelerde,yerli yandaşlarıyla birlikte, düsünmeyen, sorgulamayan, hazir tüketen ve zevkleri ve değerleri ortak,robotlaşmış yığınlar olusturmayı amaçlamaktadır. Bu yığının bireyleri öncelikle duyarsızlaştırılmalıdır ve bir robot mekanikliği içinde kendinden istenildiği gibi davranmalıdır, dünyayı asla sorgulamamalı,kendi dışındakilerin sorunlarına,dünyanın sorunlarına kayıtsız kalmalıdır. Ülkesini ve dünyayı ilgilendiren durumlarda bile,yüzeysel bakmalıdır. Neyi tüketmesi isteniyorsa, çılgınca onu tüketmelidir emperyalizmin bu küresel hedefinde,bu insan sürülerini yetiştirmek için araçları televizyon ve diğer medya oganlarıdır. Beyinsizleştirmek için tüketen, tüketirken beyinsizleştiren bir araçtır medya. Analizi yapılmış toplumda seçiyor,alıyor,yerine başka bir değeri koyuyorlar. Bu eylemin adı : manipülasyon. Bir eğlence aracı olarak görülen başta televizyon ve diğer medya araçları, öncelikle bireyleri kendisine tiryaki yapıyor ve daha sonra da beyin yıkıyor. Toplumsal olayları anlatan haberlerde, olaya karışanların neden karıştığı söylenmez.adını bilmediğimiz gruplar vardır, bunlar neyi savunuyor bilinmez ama silahlar bombalar kan dehşet görüntüleri, sadist bir iştahla gösterilir. Televizyonlar ve medya iç savaşların hazırlayıcısı gibi çalışıyor.tüm bunalrın yanısıra medya cinselliği de metalaştırarak sonuna kadar kullanır. YIĞINLAR sadece hipnotize olmanın aymazlığı içinde, gelen tehlikeyi değil, sahadaki gol ü tartışır.

8 Kapitalist-emperyalizm güdümlü çalışan onca medya organı sonuç olarak aklı uyuşmuş,beyni ve algıları dumura uğramış kalabalıklar yaratır.iletişimi birbirinden kopuk,başkaları kavramını tanımayan,anlama yeteneği güdükleşmiş kalabalıklar 'Ruhun endüstriyel politikası'nı yürüten Ars Industrialis adlı harekete göre "hiper endüstriyel kapitalizm"de pazarlama teknikleriyle gerçekte hiç ihtiyaç duymadığımız bazı metalar bizlere sanki onlar olmaksızın yaşayamazmışız, onlar olmazsa hayat da olmazmış gibi sunuluyor. Yapay ihtiyaçlar yaratılıyor, yapay alışkanlıklar oluşturuluyor. Sistematik sömürü için bu bağımlılığın oluşturulması, arzunun nesnelere doğru yönlendirilmesi son derece önemli. Kapitalizm tüketimi körükler, arzuları yönlendirirken teknolojiden yararlanıyor. Ama bu yine de makine kırıcı olmamızı, teknolojiyi bütünüyle reddetmemizi gerektirmiyor; çünkü makinelerden, teknik nesnelerden bireyleşme sürecinde de yararlanıyoruz. Örneğin eskiden kalem, dün daktilo, bugün bilgisayar elimizin bir uzantısı işlevini gördüler, görüyorlar. Kendimizi ifade etmede, deneyimlerimizi kaydetmede yararlanıyoruz onlardan. Dahası, bilgisayarın hard diski beynin uzantısı olarak da işlev görüyor. Aletler bedenin uzantıları, birer protez gibiler. İnsan bedeninin eksikliklerini tamamlıyorlar. Bu gelişim ve bilişim teknolojileri bizim toplumsal varlığımız üretmeninde araçları olamk durumunda ve devrimin gereklerini yerine getirmede kullanılmak durumundalar. Ancak toplumsal varlığımızın, sınıfsal niteliğimizin üretilmesinde devrimci nesneni,n geliştirilmesi kendi varlığımızın, kendi yerimşizin, ait olduğumuz gerçeğimizin doğru algılanmasıyla gerçekleşecektir. Bundan bağımsız bir gelişme sadece yenilgilerin sonucuna ulamamıza neden olur. Burada santın, kültürüni sinemanıni mimarin,in, kent planlamanın önemi ortay çıkıyor insanın toplumsal ve sınıfsal varlığı bunalrdan bağımsız ele alınması olanaklı değil. Analizi yapılmış toplumda seçiyor,alıyor,yerine başka bir değeri koyuyorlar. Bu eylemin adı : manipülasyon. Bir eğlence aracı olarak görülen başta televizyon ve diğer medya araçları, öncelikle bireyleri kendisine tiryaki yapıyor ve daha sonra da beyin yıkıyor.

9 Toplumsal olayları anlatan haberlerde, olaya karışanların neden karıştığı söylenmez.adını bilmediğimiz gruplar vardır, bunlar neyi savunuyor bilinmez ama silahlar bombalar kan dehşet görüntüleri, sadist bir iştahla gösterilir. Televizyonlar ve medya iç savaşların hazırlayıcısı gibi çalışıyor.tüm bunalrın yanısıra medya cinselliği de metalaştırarak sonuna kadar kullanır. YIĞINLAR sadece hipnotize olmanın aymazlığı içinde, gelen tehlikeyi değil, sahadaki gol ü tartışır. Kapitalist-emperyalizm güdümlü çalışan onca medya organı sonuç olarak aklı uyuşmuş,beyni ve algıları dumura uğramış kalabalıklar yaratır.iletişimi birbirinden kopuk,başkaları kavramını tanımayan,anlama yeteneği güdükleşmiş kalabalıklar 'Ruhun endüstriyel politikası'nı yürüten Ars Industrialis adlı harekete göre "hiper endüstriyel kapitalizm"de pazarlama teknikleriyle gerçekte hiç ihtiyaç duymadığımız bazı metalar bizlere sanki onlar olmaksızın yaşayamazmışız, onlar olmazsa hayat da olmazmış gibi sunuluyor. Yapay ihtiyaçlar yaratılıyor, yapay alışkanlıklar oluşturuluyor. Sistematik sömürü için bu bağımlılığın oluşturulması, arzunun nesnelere doğru yönlendirilmesi son derece önemli. Kapitalizm tüketimi körükler, arzuları yönlendirirken teknolojiden yararlanıyor. Ama bu yine de makine kırıcı olmamızı, teknolojiyi bütünüyle reddetmemizi gerektirmiyor; çünkü makinelerden, teknik nesnelerden bireyleşme sürecinde de yararlanıyoruz. Örneğin eskiden kalem, dün daktilo, bugün bilgisayar elimizin bir uzantısı işlevini gördüler, görüyorlar. Kendimizi ifade etmede, deneyimlerimizi kaydetmede yararlanıyoruz onlardan. Dahası, bilgisayarın hard diski beynin uzantısı olarak da işlev görüyor. Aletler bedenin uzantıları, birer protez gibiler. İnsan bedeninin eksikliklerini tamamlıyorlar. Bu gelişim ve bilişim teknolojileri bizim toplumsal varlığımız üretmeninde araçları olamk durumunda ve devrimin gereklerini yerine getirmede kullanılmak durumundalar. Ancak toplumsal varlığımızın, sınıfsal niteliğimizin üretilmesinde devrimci nesneni,n geliştirilmesi kendi varlığımızın, kendi yerimşizin, ait olduğumuz gerçeğimizin doğru algılanmasıyla gerçekleşecektir. Bundan bağımsız bir gelişme sadece yenilgilerin sonucuna ulaşmamıza neden olur. Burada

10 sanatın, kültürün sinemanın mimarinin, kent planlamanın önemi ortay çıkıyor insanın toplumsal ve sınıfsal varlığı bunalrdan abğımsız ele alınması olanaklı değil. İşte DEVRİMCİ KOMÜNİST GÜNDEM bu soruların yanıtını arayacak ve yüzünü, sınır boylarını kesen tel örgülerin ardında, çıplak gözle görülebilen komşumlarımıza, kardeşlerimize onlarla birleşmiş tarihsel ortaklığımıza, geleceğimizinde ortak bir kaderle ve sıkıca bağlı durduğu gerçeği irdeleyecek. Siyasetiyele, politikasıyla, sanatı, edebiyatı, sineması, tiyatrosu, folkloru, mimarisi, kent planlaması ile tanımamız engellenmiş bir Mezopotamya gerçeğini ısrarla ve bıkmadna usanmadan ele alacak olan DEVRİMCİ KOMÜNİST GÜNDEM; yazanı ve okuyanı ile bütünleşmiş bir yayın olmayı hedefleyecektir. EDİTÖRDEN

11 Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı nın 100. yılı olması sebebiyle çeşitli boyutları ile dünyanın birçok yerinde yeniden tartışılmaya başlandı. Bilindiği üzere 28 Temmuz 1914'de başlayan ve 11 Kasım 1918'de son bulan 1. emperyalist paylaşım savaşı, özellikle Ukrayna daki krizin patlak vermesiyle yeniden tartışılmaya başlandı. Birçok ülkeden yazar ve tarihçi bu konuyu ele aldı. Bu süreci emperyalist güçler arasındaki gerilimler açısından Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı öncesine benzetenler oldu. Aynı şekilde ABD, AB ve Rus devlet yöneticileri de Ukrayna daki gelişmeler üzerine 3. Emperyalist Paylaşım Savaşı olasılığını dillerine doladılar. Putin, 9 Mayıs konuşmasıyla açıkça yeni bir emperyalist paylaşım savaşı tehdidinde bulundu. Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı nın nedenleriyle ilgili çok farklı yorumlar var. Her burjuva devleti, savaştaki pozisyonuna göre bir resmi tarih yorumu yapıyor. Başta Türk devleti olmak üzere birçok devlet ders kitaplarında yorumun da ötesinde maddi bilgilerin açık tahrifatına dayanan bir tarih yazımı görmekteyiz.

12 Gerek emperyalist küreselleşmenin ürünü yeni iktisadi toplumsal ve siyasi koşullar, gerekse iletişim ve ulaşım hızının vardığı düzeyin mesafeleri yakınlaştırmış olması, kitlelerin bilinç düzeyini de etkiliyor. Bu koşullarda resmi tarihler daha fazla sorgulanıyor. Çelişik, yalan ve çarpıtmalar toplumda sık karşı karşıya geldikçe inandırıcılığı da kalmıyor, sorgulanıyor. Bu tartışmalara toplumsal ilgi, emperyalistler arası rekabetin sertleşmesinin yanı sıra kitlelerdeki bu yeni bilinç düzeyinin de payı var. Her şeyden önce, savaşın zorunluluğunu kapitalist-emperyalist sistemin yapısal özellikleri ve keskinleşen rekabetinde aramak gerekir. Engels, daha 1892 de Savaş, büyük endüstrinin bir kolu haline geldikçe bir gereklilik halini aldı diyerek, savaşın emperyalizme dönüşmekte olan kapitalizmin yapısal bir unsuru olmaya başladığını ifade ediyordu. Serbest rekabetçi kapitalizm, emperyalist kapitalizme dönüşürken; emperyalist devletler ve tekel grupları arasında sömürge alanları paylaşımı için rekabet hızla keskinleşiyor, bloklaşmaya gidiliyordu. Balkanlar da, Asya da, Afrika da, Güney Amerika da; emperyalist devletler sömürge alanlarının paylaşımı için her geçen gün daha fazla karşı karşıya geliyorlardı. Her emperyalist devlet, hegemonya ve sömürge alanlarını genişletmek ya da eldekini kaptırmamak için diğerleriyle kıyasıya bir mücadele yürütürken büyük bir savaşa da hazırlık yapıyorlardı. Savaş ve kapitalist yoğunlaşma, birlikte gitti., Avrupa yı savaşa iten şey, silahlanma yarışı değil, devletleri buna sürükleyen uluslararası durumdu. 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde, kapitalizmde eşit gelişim yasası işleyerek Almanya gibi güçler hızla gelişerek Britanya nın hegemonya alanları için nesnel bir tehdit oluşturmaya başlamıştı. Dönemin ana hegemon gücü Britanya, statükonun devamından, Almanya ise bozulmasından yanaydı. Birinci emperyalist savaşa doğru gidişte bu iki emperyalist gücün arasındaki çelişkinin giderek uzlaşmaz bir biçime bürünmesinin temel bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Her iki güç de aynı bölgeleri hegemonya ve sömürge alanları olarak belirlemişti. Bu durum, nihai bir karşı karşıya gelişi kaçınılmaz kılıyordu. Emperyalist devletlerin ittifak ve itilaf güçleri olarak iki ayrı kampa bölünmeleri, çok sürmedi. Bu saflaşmada kimin hangi kampta yer aldığını, kimi geleneksel düşmanlıklar ve dostluklardan çok emperyalist iktisadi politik koşullara göre belirlendi. Fransa ve İngiltere, uzun bir zamana yayılan düşmanlıklarına rağmen aynı kampta yer aldılar. Keza, İngiltere ve Rusya için de aynı şeyi söyleyebiliriz.

13 Diğer taraftan İngiltere ve Almanya arasında bu döneme kadar kalıcı bir sorun olmamasına rağmen karşı cephelerde yer aldılar. Birinci emperyalistler arası savaş ( ) arifesinde yeryüzünün yüzde 84,4 ü az sayıda emperyalist ülkenin sömürgesi, ya da yarısömürgesi durumuna indirgenmişti. Yeryüzü, emperyalist devletler ve tekel grupları tarafından paylaşılması tamamlanmak üzereyken, büyüyen güç Alman emperyalizminin var olan statükoyu kabul etmemesi ve yeniden paylaşımı dayatmada, dolayısıyla savaşa doğru gidişte sürükleyici bir rol oynadığının altını çizebiliriz. Bugün emperyalizm, küreselleşmenin iç çelişkileri, rekabetin düzeyi ve güç ilişkileri; kimilerinin iddia ettiğinin aksine Ukrayna krizinin yeni bir dünya savaşı na yol açabileceği olasılığından henüz uzak olduğunu gösteriyor. Eşitsiz gelişme yasası işlemeye devam ediyor, güç dengeleri hızla değişiyor. Güç dengelerinin gelişmesi ve emperyalizmin iç çelişkilerinin derinleşerek büyük bir paylaşım savaşının eşiğine dünyayı taşıması kaçınılmaz. Bunun yanısıra, emperyalistler bölgesel savaşlarla yüzyılı aşkın bir zamandır kesintisiz bir hegemonya mücadelesi veriyorlar. Ortadoğu da, Balkanlar da, Afrika da ve Kafkasya da emperyalist saldırganlık ve savaş, yerel işbirlikçileri aracılığıyla bölgesel olarak yürütülegeldi. II. Emperyalist Paylaşım Savaşı ndan bu yana ABD emperyalizmi ve NATO başta olmak üzere Irak ve Afganistan ın işgale uğramasında olduğu gibi, doğrudan saldırıları ve bölgesel emperyalist savaşlarda, her iki büyük emperyalist paylaşım savaşından daha fazla insanın öldüğü, insanlık birikiminin ve doğanın tahribata uğradığı verilerle sabittir. Dün olduğu gibi bugün de emperyalist savaş onun doğası dır. Kapitalist-emperyalist sistem son yüzyıl boyunca insanlığı bir savaştan ötekine sürükledi. Bugün de Mezopotamya da işçi ve emekçi sınıfların kaderleriyle oynamaya devam ediyorlar. Bölgede hâkimiyet kurmak ve nüfuz sahibi olmak isteyen kapitalist güçler arasındaki kapışma, özellikle ABD nin Irak ı işgal etmesinden bu yana giderek artan oranda kızışıyor. Suriye deki iç savaş yüz binden fazla insanın ölümüne ve milyonlarca insanın yerinden yurdundan olmasına neden oldu. Filistin'in işgali ve yok edilmesi yönündeki savaş kızıştı. ABD işgalinin yıkım ve acıdan başka bir şey getirmediği Irak ta da durum tekrar kötüleşmiş, Irak ta fiilen bir iç savaş sürmektedir ve ülke bölünmüştür. Suriye ve Irak ı şimdiden sarmış olan Sünni-Şii temelli bir mezhep savaşının tüm Mezopotamya ya yayılması olasılığı artmaktadır. Çünkü emperyalist ve kapitalist güçler mezhep ayrımcılığını körüklemeye devam etmekte ve her biri, cephe önündeki taşeron, vekil güçlerden birini, bazen

14 birkaçını desteklemektedir. Adını Suriye iç savaşında duymaya başladığımız Irak ve Şam İslam Devleti nin (IŞİD) Irak ta kısa sürede Musul u ve Sünni Arapların yaşadığı geniş bir bölgeyi ele geçirmesiyle açılan süreci de bu arka plan üzerinde değerlendirmek gerekmektedir. Cephede IŞİD, Maliki ve Esad ın Şii-Alevi eksenli rejimlerine karşı savaşmakta ve kazanımlar elde etmekte, arka planda ise ABD, Türkiye, Suudi Arabistan, İran, Rusya gibi güçler ellerini ovuşturarak kendi çıkarlarının hesaplarını yapmaktadırlar. Bu arada IŞİD in son derece gaddar yöntemlerle Şii-Alevi halktan insanları katletmesi daha geniş çeperli bir mezhep savaşınınmezopotamya yı kan gölüne çevirmesinin ya da ülkelerin bölünüp parçalanmasının, emperyalistlerin ve onların yerel işbirlikçilerinin işlerine geldiği sürece, bu güçler için göze alınmayacak bir tarafı yoktur. IŞİD denilen örgüte bağlı güçler, geçtiğimiz Haziran ayı içinde, iki hafta gibi kısa bir sürede, Irak ta Sünni Arapların yoğun olarak yaşadığı Musul u ve Ninava eyaletindeki birçok bölgeyi ele geçirdi. Böylece Irak, Güneydeki Şii ağırlıklı bölge, kuzeydeki Kürt bölgesi ve bu ikisinin arasında kalan Sünni bölge olmak üzere fiilen üçe bölünmüş oldu. IŞİD in saldırıları karşısında Irak ordusu adeta kaçarak bölgeyi terk etti ve merkezi devletin otoritesi de bu bölgede fiilen çöktü. Böylece IŞİD, hem hedeflediği Irak ve Şam İslam Devleti ni oluşturma yolunda kendince önemli bir başarı sağlamış oldu, hem de çekilen Irak ordusunun bıraktığı askeri malzemelere ve Musul Merkez Bankasındaki yüklü miktarda altına el koydu. Ardından da ilerleyişini devam ettirerek Bağdat a kadar dayandı. Tabii bu arada IŞİD belâsının ilerleyişi karşısında hazırlıksız ve korumasız kalan Kürtler, Şiiler, Hıristiyan azınlıklar ve Türkmenler, bölgedeki Irak ordusunun da dağılmasıyla bu şehirleri terk etmeye başladı. Nitekim IŞİD de hızlı bir şekilde şeriat yönetimini uygulamaya koyuldu; Suriye de ve aslında daha önce Irak ta kazandığı kanlı ününe uygun bir şekilde Şii mezhebinden insanları toplu halde infaz etmeye, evlere girip kadınları alıkoymaya, kiliseleri yakıp yıkmaya, kontrol altına aldığı bölgelerdeki halk üzerinde faşist terör yönetimi kurmaya başladı. Irak ın en büyük ikinci petrol rafinerisini de ele geçiren IŞİD in hedefi, Maliki ve Esad rejimlerinin zayıflığından ve emperyalist güçlerin çekişmesinden yararlanarak Irak ve Suriye deki Sünni Arap bölgelerinde hâkimiyet kurmak ve bir ucu Akdeniz e açılan geniş bir coğrafyada söz sahibi olmaktır. Böylece bu bölgede bir Sünni federasyonunun oluşmasını ve hatta bir Sünni Arap devletinin kurulmasını zorlayacaktır. Bu gelişmeler karşısında, özellikle de Irak ordusunun hızlıca çözülüp dağılması

15 karşısında, Maliki rejiminin son derece zora düştüğü aşikârdır. Merkezi hükümet dağılma noktasına gelmiştir. Zamanında 30 bin kişilik ABD askeri gücünün Irak ta kalmasına karşı çıkmış olan Maliki, şimdi Obama ya IŞİD e saldırması için yalvarmaktadır. ABD ise bu durumu Maliki yi tasfiye etmek için bir fırsata çevirmek niyetindedir. Irak ordusunun IŞİD in ilerleyişi karşısında ve sonrasında ciddi bir varlık gösteremeyişi ve güya ABD tarafından 25 milyar dolar harcanarak iyi eğitilmiş bir ordudur, Şiileri de silahlanmaya ve kendi milislerini oluşturmaya sevketmiştir. Bu da Sünni-Şii temelli mezhep çatışmalarının daha da kızışmasına olanak tanımaktadır. Ayrıca önemli Şii liderlerden Sadr ve Ayetullah Sistani, Maliki yi eleştiren ve çekilmesi gerektiğini belirten açıklamalarda bulunmuşlardır. Hızlıca devreye giren ABD, Maliki yi devirmek ve yerine eskisi gibi bir Sünni-Şii uzlaşı hükümeti kurmak için kolları sıvamıştır. Bu arada IŞİD in ilerleyişini durdurmak için de İran ve Suudi Arabistan la görüşmelere başlamıştır. Maliki ise her şeye rağmen direnmekte ve kendisinin olmayacağı hiçbir çözüme razı olmayacağını ilan etmektedir. Irak ta son birkaç haftada yaşanan gelişmelerin özeti budur. Ancak tüm bu hızlı gelişmeler içerisinde akıllara bazı soru işaretleri takılmaktadır; IŞİD nasıl olup da bu kadar kolayca başarı kazanmıştır, Irak ordusuna bağlı güçler neden tek kurşun atmadan kaçıp gitmiştir ve tüm bunlar olurken ABD, Türkiye gibi güçler neden sessizce IŞİD in ilerleyişini izlemişlerdir, bundan sonra Irak ve Mezopotamya halklarını bekleyen nedir? Bu soruların cevaplarını burjuva medyada bulmak zordur, çünkü at iziyle it izi birbirine karıştırılmış durumdadır. Dezenformasyon, çarpıtma ve manipülasyon iç içe geçmiştir. Her biri bir başka sermaye grubunun veya hükümetin, devletin sesi olan medya grupları, gerçekleri ortaya koymak yerine sahiplerinin çıkarları doğrultusunda yayın yapmayı o denli abartmışlardır ki, gerçeklerle yalanları birbirinden ayırmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Gelişmeler ancak Marksizmin prizmasından geçirildiğinde ve sınıf siyaseti aracılığıyla ele alındığında anlam kazanacak ve gerçekler ortaya konabilecektir. IŞİD belâsını kim, nasıl yarattı? Mevcut tabloyu anlayabilmek için öncelikle IŞİD in ne olduğuna ve olmadığına kısaca açıklık getirmekte fayda vardır. Burjuva medyanın resmettiği haliyle IŞİD, radikal İslamcı terör örgütlerinin patronu olarak görülen El Kaide nin bile aşırı

16 bulduğu, dünyanın dört bir yanından devşirilmiş militanları Haşhaşiler gibi uyuşturulmuş olan ve her an intihar eylemleriyle sağı solu bombalamaya hazır bulunan, çılgın ve gözü dönmüş liderleri yüzünden sürekli kafa-kol kesen insanların bir araya geldiği bir güruhtur. Elbette IŞİD ve benzeri radikal İslamcı örgütler son derece gerici olan ve vahşi yöntemler kullanmaktan çekinmeyen örgütlerdir. Ancak bu belâlı örgütleri yaratıp Ortadoğu halklarının başına saranların, şimdi de onları olduğundan fazla abartarak canavarlaştırmaları ve nereden çıktı bunlar diye şikâyet etmeleri kabul edilemezdir. Ne IŞİD i ne de El Kaide ye bağlı diğerlerini basitçe terör örgütü diye geçiştirmek mümkündür. Başlangıçta El Kaide dâhil olmak üzere radikal İslamcı örgütleri yaratan ve bölge halklarının başına saranın ABD olduğunu unutmamak gerekiyor. Afganistan daki Sovyet işgaline karşı savaşmak üzere bu insanları bir araya getiren, örgütleyen, eğiten, maddi ve lojistik destekte bulunan, sonra da işi bittiğinde canavar ilan edip yok etmeye çalışan ABD dir. Üstelik yine ABD, tam da düşman ilan ettiği bu örgütlerin varlığını bahane ederek Afganistan ı ve Irak ı işgal etmiş, Ortadoğu dan Afrika ya kadar pek çok bölgeye askeri güçlerini yığmıştır. Yani düşman ilan edip yok etmeye çalışırken bile bu Frankeştaynlardan yararlanmaktadır. Gelinen noktada bu örgütler kendi çıkarlarını ve planlarını hayata geçirmeye çalışan, aynı zamanda da çeşitli devletlerle iş tutan güçlere dönüşmüşlerdir. İşte IŞİD de bunlardan biridir. IŞİD, El Kaide ye bağlı bir yapılanma olarak kurulmuş ve asıl olarak Irak taki ABD işgaline karşı yürüttüğü direnişle güç kazanmıştır. Kurucusu olan Zarkavi, El Kaide içinde yetişmiş bir unsur olduğundan, işgale karşı direniş sırasında da bu ağı kullanarak pek çok farklı ülkeden insanı Irak a çekerek örgütü geliştirmiştir. Bu dönemde Irak El Kaidesi olarak bilinen örgütün yönetimi, 2006 yılında Zarkavi nin öldürülmesinden sonra adım adım eski BAAS kadrolarının ağırlıkta olduğu güçlerin eline geçmiştir. Kendisi de eski bir BAAS çı olan şimdiki lider Bağdadi nin örgütün başına geçmesi de bu süreçte gerçekleşmiştir. ABD nin Sünni aşiretlerle uzlaşarak onları kendi tarafına çekmesiyle birlikte IŞİD önemli ölçüde güç kaybederek zayıflamış, İslamcı militanların pek çoğunu yitirmiş ve yerlerine önemli ölçüde eski BAAS çıları doldurmuştur. BAAS çıların örgütte ağırlık kazanmalarını sağlayan bu süreçte örgüt selefi İslamcı ideolojisini aynen korumuş ve El Kaide ye bağlı İslamcı bir örgüt olmaya devam etmiştir. IŞİD in El Kaide yle arasının açılması ise asıl olarak örgütün Suriye iç savaşına dâhil olmasıyla birlikte gerçekleşmiştir. Bu süreçte kendini Suriye deki El Kaide

17 güçlerinin (esas olarak El Nusra nın) patronu ilan eden IŞİD le El Kaide ve diğer bağlı unsurları arasında çatışmalar yaşanmıştır. Esad ın, muhalifleri bölmek ve uluslararası kamuoyuna da kendisi devrilirse yerine bu radikal İslamcı güçlerin geçeceği mesajını vermek için bir fırsat bildiği bu süreçte Esad ordusu, IŞİD in gelişmesine göz yummuş ve hatta cezaevlerinde tuttuğu IŞİD militanlarını serbest bırakmıştır. IŞİD in muhaliflerin zaten ele geçirmiş olduğu bölgelerde hâkimiyet kazanmasına ses çıkarmamış ve hatta ondan petrol bile almıştır. Suriye de güçlenen IŞİD, bir süre sonra Irak taki Sünni kesimin hoşnutsuzluğundan da yararlanarak Irak taki faaliyetlerini tekrar arttırmış ve Irak a geri dönmüştür. Gerek El Kaide yle arasının açılmasında gerekse de asıl hedefini Irak olarak koymasında, yönetimdeki BAAS çı kadroların ağırlığının ciddi bir etkisi vardır. IŞİD e bağlı güçlerin bileşimini Suriye de esas olarak farklı ülkelerden devşirilen unsurlar oluştururken, Irak ta yerel unsurların çoğunluğu söz konusudur. IŞİD in Irak ta bu denli kolay ilerleyebilmesinin ve başarı kazanmasının nesnel temelini ise ABD nin Irak işgalinde ve Maliki rejiminde aramak gerekir. Çünkü ABD işgaliyle birlikte sadece Saddam rejimi devrilmemiş, onunla birlikte Sünni kesim de iktidarın dışına itilmiş ve Sünniler adeta ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeye başlamışlardır. Saddam ın diktatörlüğü altında on yıllardır ezilen Şiiler ve Kürtler iktidarı paylaşmış, bu kez de Sünniler ezilen halk durumuna sürüklenmiştir. ABD işgaline karşı direnişi de asıl olarak Sünni kesimler yürüttüğünden, bizzat ABD ordusu bu kesimlere yönelik ciddi katliamlar gerçekleştirmiştir. Bir süre sonra ABD yönetimi direnişi sadece askeri yöntemlerle bastıramayacağını anladığından, bu kez de Sünni kesimleri satın alarak ve onları da iktidara katarak uzlaşma yöntemini uygulamaya koymuş ve bunda da önemli ölçüde başarılı olmuştur. Fakat 2011 de ABD ordusunun ülkeden çekilmesinin ardından ipleri tamamen ele geçiren Maliki bu uzlaşmayı bozarak bilhassa Sünni kesim üzerinde tam anlamıyla bir baskı rejimi oluşturmuştur. O kadar ki, Şii kesimden kimi gruplar bile bu duruma karşı çıkmış ve Maliki ye muhalefet etmiştir. Sünni kesimin en ufak bir hak arayışına ve muhalefetine bile tahammülü olmayan Maliki rejimi Sünni isyanının da temelini döşemiştir. Dolayısıyla IŞİD in ilerleyişinin altında yatanın, öncelikle ABD emperyalizminin ve ardından da Maliki diktatörlüğünün ezdiği Sünni kesimlerin isyanı olduğunu görmek gerekiyor. Zaten mevcut durumu sadece IŞİD in gücüne ve başarısına bağlamak da bu yüzden yanlıştır. IŞİD, Sünni Arap aşiretlerini ve eski BAAS taraftarlarını yanına alarak bu ilerleyişi sağlamış, daha da önemlisi, ele geçirdiği bölgelerde hâkimiyetini

18 sürdürebilmiştir. Yoksa birkaç bin militanla bu kadar geniş bir bölgeyi bu kadar kısa sürede ele geçirmek mümkün olmadığı gibi, bir biçimde ele geçirse bile elinde tutmak hiç mümkün değildir. Elde tutmak, ele geçirmekten daha zordur. Bahsi geçen bölgede hâkimiyet, IŞİD in vurucu gücünü ve öncülüğünü oluşturduğu bir IŞİD-Sünni Arap aşiretler-baas koalisyonundadır. Irak ordusunun IŞİD in saldırıları karşısında bu kadar kolayca dağılması da aynı nesnellikten kaynaklanmaktadır. Bölgede bulunan Irak ordusundaki Sünni unsurlar derhal taraf değiştirmişler ve azınlıkta olan Şii askerler de çareyi kaçmakta bulmuşlardır. Ayrıca şunu da eklemek gerekir ki Maliki rejiminden rahatsızlık duyanlar sadece Sünni Araplar değildir. Şii halkın önemli kesimleri de Maliki rejiminin otoriter ve baskıcı politikalarından bıkmış durumdadırlar. Kuşkusuz buna yıllardır devam eden iç savaş halini, çok yüksek işsizliği ve sefaleti de katmak gerekir. Bu koşullarda paralı Şii askerlerin, aslında çok da inanmadıkları bir rejim uğruna ölümü göze alarak savaşmamalarına şaşırmamak gerekiyor. Mezopotamya da sınırlar değişiyor Ortaya çıkan bu durumun tabii ki ciddi sonuçları olacaktır. Bir kere bölgede söz sahibi olmak isteyen bütün güçler bu gelişmeyi dikkate almak zorunda kalmıştır. Çünkü dengeler tekrar değişmektedir. Irak ın bölünmesi eninde sonunda gerçekleşecektir. Bu artık sadece zaman meselesidir. Buna Suriye nin bölünmesini de eklemek gerekir. Yani Mezopotamya da bir kez daha haritalar değişmek üzeredir. Burjuva medyanın Sykes-Picot Anlaşması miadını doldurdu diye başlıklar atması boşuna değildir. Bu iş kısa vadede olmayabilir, ancak ne Suriye de ne de Irak ta artık eskiye dönülemeyeceği çok açıktır. Kısa vadede ise Irak ta bir Sünni federasyonun kurulmasının gündeme gelmesi muhtemeldir. Her ne kadar ABD, Maliki yi devirerek eski planına uygun biçimde bir uzlaşı hükümeti kurmaya uğraşsa ve şimdiden Şiiler arasında bölünme yaratmış olsa da, artık köprünün altından çok sular akmıştır. Buna ne Maliki ve onu destekleyen Şiiler ne de Sünni kesim yanaşacaktır. Ayrıca tüm zorlamalarına rağmen bunu sağlayamadığı durumda bir Sünni federasyonun kurulması ve hatta Irak ın bölünmesi ABD için dünyanın sonu değildir. Görünen odur ki, karşılıklı pazarlıklar ve git-geller arasında Irak ın bölünmesine giden süreç işleyecek ve bu arada IŞİD öncülüğündeki Sünniler güç kazanacak, hâkimiyetlerini pekiştireceklerdir. Bu işten kârlı çıkan taraflardan biri de Kürt yönetimi olmuştur. Barzani önderliğindeki Kürt yönetimi bir yandan petro-stratejik bir şehir olan Kerkük ün yönetimini ele geçirmiş, öte yandan bağımsızlıklarını ilan etmek noktasında çok elverişli bir konjonktür yakalamıştır. Türkiye ve İsrail daha şimdiden Kürtlerin

19 bağımsız devlet kurma hakkını destekler açıklamalarda bulunmuşlardır. Sürece en temkinli yaklaşanlardan ABD ise menfi veya müspet yönde bir görüş belirtmemiştir. Her halükarda Kürtler pozisyonlarını güçlendirmişler ve merkezdeki Maliki hükümetiyle sıkıntı yaşadıkları petrol ihracı konusunda serbest kalmışlardır. Çünkü şu sıralar Maliki nin Kürtlerle çatışması mümkün değildir. Güney Kürdistan fiilen bağımsızlığa gitmektedir. AKP nin ve Erdoğan ın bu gelişmelere olumlu yaklaşması ise boşuna değildir. Bu sayede hem Kürt petrolü ve hem de IŞİD in kontrolündeki bölgede çıkan petrol Türkiye üzerinden dünya pazarına satılabilecektir. Türkiye bunun pazarlıklarına çoktan başlamış durumdadır. Suriye den beri desteklediği IŞİD e bu son süreçte ses çıkarmamasının sebeplerinden biri de budur. Diğeri ise kendisinin de karşı olduğu Maliki rejiminin devrilmesidir. IŞİD in ilerleyişi ikisini de sağlayacak bir gelişmedir. Ayrıca AKP hükümeti Suriye de Kürtlere karşı bir vurucu güç olarak destekleyip silahlandırdığı IŞİD in ilerleyişine ses çıkarmamış ve Musul daki Türk Büyükelçiliğinde 40 a yakın diplomat ve çalışanın bu örgüt tarafından esir alınmasının ardından, medyaya bu konuda yayın yasağı getirmiştir. Dolayısıyla şu anda MİT üzerinden IŞİD le yürüyen pazarlıkların sadece rehinelerin kurtulması üzerinden yürüdüğünü düşünmek saflık olur. Asıl pazarlık bundan sonraki Irak üzerine yürütülmektedir. Erdoğan ın hesapları büyüktür. Bölünmüş bir Irak ve Suriye de ortaya çıkmış bir Sünni Arap yönetimi ve bağımsızlığını kazanmış bir Güney Kürdistan ın varlığında, bir yandan çok ihtiyaç duyduğu enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamayı ve böylece Rusya ve İran a bu konudaki bağımlılığını azaltmayı ümit etmekte, diğer yandan da Kürtlerin ve Sünnilerin hamiliğini üstlenerek bölgedeki gücünü ve nüfuzunu arttırmayı hayal etmektedir. Bu arada Barzani sayesinde içerdeki Kürt sorununa da kendince çözüm bulmak niyetindedir. Örneğin Türkiye ile ittifak halindeki bağımsız bir Güney Kürdistan ın Rojava yı yutması yahut kontrolüne alması, içerdeki Kürt hareketinin de Barzani yardımıyla bölünmesi ve kuşkusuz birtakım tavizler verilerek susturulması niyeti, Erdoğan ın halihazırda izlediği oyalama politikalarına da açıklık getirmektedir. Bu yüzden AKP sözcüleri bir yandan Güney Kürdistan ın kendi kaderini tayin hakkını destekler açıklamalar yaparken diğer yandan ise utanmaz ve ikiyüzlü bir biçimde, Türkiye deki Kürtlerin bu hakkını ağızlarına bile almamakta, onları oyalamaya çalışmakta ve yeri geldiğinde de saldırmakta bir beis görmemektedirler. Ancak Erdoğan ın evde yaptığı hesabın çarşıya ne kadar uyacağını zaman gösterecektir. Birincisi Kürtler Erdoğan ın zannettiği kadar kolay lokma

20 olmadıklarını defalarca kanıtlamışlardır. TC nin İslamcı örgütlenmeleri ve/veya farklı Kürt siyasetlerini kullanarak Kürt hareketini bölme ya da PKK yi yalıtma çabaları şimdiye kadar hiç başarılı olmamıştır. Üstelik Rojava da hâkimiyet PKK çizgisindeki PYD dedir ve Barzani nin bu bölgedeki etkisi zayıftır. İkincisi, bir süredir arasının iyi olduğu Barzani yle ilerde ters düşmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Çünkü bölgedeki tek oyuncu Türkiye değildir. Unutmamak gerekir ki asıl oyun kurucu ve belirleyici güç ABD dir. ABD nin onay vermediği bir planın Ortadoğu da hayata geçmesi mümkün değildir. ABD ise bölgede kendi planlarını ve çıkarlarını yürütecek sadık ve söz dinleyen bir güce ihtiyaç duymaktadır ve Erdoğan ın bu kategoride olmadığı herkesin malumûdur. Yani Erdoğan ın başkanlığında ve Kürtlerin ve Sünnilerin hamiliğini üstlenmiş güçlü bir Türkiye nin ABD nin ne kadar işine geleceği çok tartışmalıdır. Tam da bu ve benzer sebepler yüzünden Obama yönetimindeki ABD son dönemlerde Ortadoğu da bir denge politikası yürütmektedir. Bush zamanında Irak ı işgal ederek mevcut dengeleri tamamen altüst eden ve ardından da Sünni-Şii kamplaşmasının temellerini atarak Ortadoğu nun cinini şişeden çıkaran ABD, Obama yönetimiyle birlikte dengeleri yeni temellerde oluşturmak yönünde bir politika izlemiştir. Önce ikilik çıkartmış sonra da bazen Sünnileri bazen Şiileri destekleyerek denge kurmaya çalışmıştır. ABD, böl ve yönet taktiğinin en işe yarar emperyalist taktiklerden biri olduğunu çok iyi bilmektedir. Başlangıçta, Saddam ı devirdikten sonra Irak ta Şiilerin önünü açmış ama İran ın etkisini kırmak için Irak dışındaki bölgelerde ılımlı Sünni akımlara destek vermiş olan ABD, Sünni kesimin genel anlamda yükselişe geçmesi ama aynı zamanda bu kesimin liderliğine oynayan Erdoğan ın kontrolden çıkması, ayrıca da El Kaide vb. radikal Sünni İslamcıların da fazlaca semirmesi üzerine dümeni kırarak İran a el uzatmıştır. Bir yandan Erdoğan ve Maliki gibi söz dinlemeyen otoriter liderlerden, diğer yandan da şu anda hedef tahtasında olan radikal Sünni İslamcı güçlerden kurtulmak isteyen ABD, Irak taki durum konusunda da İran la birlikte hareket etmek üzere adımlar atmıştır. Fakat ABD nin planlarının sorunsuz yürümesi kolay değildir. Çünkü İran la girdiği yakınlaşma süreci İsrail, Rusya, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ülkeleri (ki bunların Rusya hariç hepsi ABD nin bölgedeki müttefikleridir) kızdırmıştır. Ve bu ülkeler de ama el altından ama açıktan, ABD nin aleyhine gelişmelere destek olmuş, göz yummuş veya önünü açmışlardır. Dolayısıyla şimdi ABD hem yükselen Sünni güçleri dengelemek için İran la

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Irak taki Gelişmeler ve Türkiye (II) Irak ta Bugünkü Durum

Irak taki Gelişmeler ve Türkiye (II) Irak ta Bugünkü Durum Irak ta Bugünkü Durum Irak taki Gelişmeler ve Türkiye (II) ABD nin Irak ı işgalinin en görünür sonuçları Irak ta siyasi gücün ve iktidarın kontrolünün Sünni azınlıktan Şii çoğunluğa geçmesi, Irak güvenlik

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ

ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ STRATEJİK VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar ( 20-22 Nisan 2016, Pullman İstanbul Otel, İstanbul ) Karadeniz - Kafkas coğrafyası, tarih boyunca

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Dış Ticaret Verileri Bülteni

Dış Ticaret Verileri Bülteni Milyon $ Milyon $ (Milyar $) 3 216 Kasım- 216 TÜİK dış ticaret verilerine göre ihracat 216 yılı Kasım ayında, 215 yılının aynı ayına göre %9,7 artarak 12 milyar 817 milyon dolar, ithalat %6 artarak 16

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

Avrupa nın en cesur ülkesi Türkiye

Avrupa nın en cesur ülkesi Türkiye Amway Avrupa nın 11 Avrupa ülkesinde yaptırdığı Girişimcilik Anketi sonuçları açıklandı: Avrupa nın en cesur ülkesi Türkiye Amway Avrupa tarafından yaptırılan Girişimcilik Anketi sonuçlarına göre Girişimcilik

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

V.Đ. LENĐN SOVYET ĐKTĐDARI VE KADININ DURUMU

V.Đ. LENĐN SOVYET ĐKTĐDARI VE KADININ DURUMU SOVYET ĐKTĐDARI VE KADININ DURUMU Sovyet iktidarının ikinci yıldönümü, bu sürede ulaşılanlara bir gözatmamıza ve gerçekleştirilmiş olan devrimin anlamını ve amaçlarını gözönüne getirmemize vesile oluyor.

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler

Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Bilge Strateji, Cilt 7, Sayı 12, Bahar 2015, ss.17-21 Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Yaşar ONAY* Adına Rusya denilen bu ülke, Moskova prensliğinden büyük bir imparatorluğa

Detaylı

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, doğrudan hizmet ihracatını gerçekleştirmenin yanısıra, mal ve servis ihraç eden birçok sektörün yeni pazarlar bulmasına

Detaylı

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Bashar al-assad ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Bayan Hayrünnisa Gül onuruna verilen Akşam Yemeği nde yapacakları konuşma 15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye

Detaylı

İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ

İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ NİN SURİYE KRİZİNDEKİ TUTUMU... 1 Giriş... 1 1. BM Organı Güvenlik Konseyi nin Temel İşlevi ve Karar Alma Sorunu...

Detaylı

Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015

Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015 Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015 ( TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Röportajı 15.06.2015 Küresel Bakış Programı TRT Türk İstanbul ) Dünya küresel teröre çözüm arayışında

Detaylı

Türkiye-Yunanistan İş Forumu. İzmir, 8 Mart Ömer Cihad Vardan DEİK Başkanı

Türkiye-Yunanistan İş Forumu. İzmir, 8 Mart Ömer Cihad Vardan DEİK Başkanı Türkiye-Yunanistan İş Forumu İzmir, 8 Mart 2016 Ömer Cihad Vardan DEİK Başkanı T.C. Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu; Yunanistan Başbakanı Sayın Alexis Tsipras; Saygıdeğer Bakanlarım; Değerli Türk ve Yunan

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da YANLIŞ ALGILANAN FİKİR HAREKETİ: FEMİNİZM Feminizm kelimesi, insanlarda farklı algıların oluşmasına sebep olmuştur. Kelimenin anlamını tam olarak bilmeyen, merak edip araştırmayan günümüzün insanları,

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

2015 yılı ülkemizde ve dünyada büyük sıkıntı ve sorunların

2015 yılı ülkemizde ve dünyada büyük sıkıntı ve sorunların 2015 yılı ülkemizde ve dünyada büyük sıkıntı ve sorunların yaşandığı bir yıl olarak geçti. Yıllardır kan gölü haline gelen orta doğu, geçtiğimiz yıl sorunların daha da derinleştiği, insanlığa acı bir tarihsel

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy daşı Türk entelijansiyasının ana söylemidir. Bu gruplar birkaç yıl evvel ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde savaş söylemlerinin en ateşli taraftarı idiler. II. Körfez Savaşı öncesi

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

Türkiye ve Dünyanın 2016 Yılı

Türkiye ve Dünyanın 2016 Yılı Türkiye ve Dünyanın 2016 Yılı Dr. Nejat Tarakçı, Jeopolitikçi ve Stratejist ntarakci@gmail.com Giriş 2016 yılının dünya ve Türkiye tarihinde radikal siyasi değişimlere yol açması için oldukça fazla nedenimiz

Detaylı

Türkiye-Rusya Krizinin Geleceği Üzerine Bir Değerlendirme

Türkiye-Rusya Krizinin Geleceği Üzerine Bir Değerlendirme ULUSLARARASI STRATEJİK BAKIŞ ENSTİTÜSÜ POLICY BRIEF 11/28/2015 Kasım 2015, No.1 Türkiye-Rusya Krizinin Geleceği Üzerine Bir Değerlendirme Zafer Gündüz, Uzman, Uluslararası Stratejik Bakış Enstitüsü. Giriş

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

Detaylı

Eğitim Örgütlerinde Değişim Yönetimi

Eğitim Örgütlerinde Değişim Yönetimi ÖN SÖZ İçinde bulunduğumuz çağ bilgi çağı olarak nitelendirilmektedir. Bilginin geçmiş dönemlere göre çok hızlı artışı ve teknolojik gelişmeler toplumların sosyokültürel, ekonomik, siyasal yapılarını da

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

Eurominority'den yeni Kürdistan haritası

Eurominority'den yeni Kürdistan haritası Eurominority'den yeni Kürdistan haritası Strasbourg - Devletsiz Uluslar ve Avrupa Ulusal Azınlıkları Derneği (Eurominority) ile Paris teki Kürt Enstitüsü, yeni bir Kürdistan haritası hazırladı. Harita

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Türkler Kendi işinin patronu olmak istiyor!

Türkler Kendi işinin patronu olmak istiyor! Amway Avrupa nın Dünya Girişimcilik Haftası na özel 16 Avrupa ülkesinde yaptırdığı Girişimcilik Anketi sonuçları açıklandı! Türkler Kendi işinin patronu olmak istiyor! Amway Avrupa tarafından yaptırılan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda

Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda Zeynep Fazlılar Açılım sürecinin, ayrılıkçı Kürtlerin siyasi taleplerinin karşılanamaz olduğunu gösterdiğini belirten Tuğgeneral (E) Nejat Eslen; şiddet riskini

Detaylı

Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan

Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan Hasan Kanbolat 8 Ağustos ta Güney Osetya Savaşı başladığından beri Güney Kafkasya da politika üreten,

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

Orta Asya daki satranç hamleleri

Orta Asya daki satranç hamleleri Orta Asya daki satranç hamleleri Enerji ve güvenlik en büyük rekabet alanı 1 Üçüncü on yılda Hazar Bölgesi enerji kaynakları Orta Asya üzerindeki rekabetin en ön plana çıktığı alan olacak. Dünya Bankası

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Üniversitelerin, kültürel sermaye sinin en başında kuşkusuz bilimsel araştırmalar ve bilimsel yayınlar gelir. Kültürel sermaye ne denli yoğunlaşmış ve ne denli geniş bir alana

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

İÇİNDEKİLER KAPİTALİST ÜRETİM TARZI 41 I TEKEL-ÖNCESİ KAPİTALİZM 42

İÇİNDEKİLER KAPİTALİST ÜRETİM TARZI 41 I TEKEL-ÖNCESİ KAPİTALİZM 42 İÇİNDEKİLER 15 Ekonomi Politiğin Konusu 16 Toplum Yaşamının Temeli Olan Maddi Malların Üretimi 17 Üretici Güçler ve Üretim İlişkileri 23 Toplumun Gelişmesinin Ekonomik Yasaları 26 Ekonomi Politiğin Tanımı

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm

Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm 13 Ekim 2014 Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm Küresel çapta düşük büyüme beklentileri petrol talebinde düşüklüğü beraberinde getiriyorken üretimin ise hem OPEC ülkelerinde hem de Amerika da yüksek

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 22:

işçiokulu FASİKÜL 22: Emperyalizm nedir? Emperyalizm dünya üzerinde uluslararası sermayenin tek tek ülkelerdeki emekçileri sömürmesi ve baskı altına almasının adıdır. Bütün yeraltı ve üstü zenginliklere el koyma, pazarı ele

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Raporun Anahatları Megatrends: Küresel ana eğilimler Game-Changers: Ana Eğilimlerde değişime yol açabilecek etkenler Senaryolar Ana

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir. Sevgili Meslektaşlarım, Kıymetli Katılımcılar, Bayanlar ve Baylar, Akdeniz bölgesi coğrafyası tarih boyunca insanlığın sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine en çok katkı sağlayan coğrafyalardan biri

Detaylı

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları 7 Mart 2010 seçimleri üzerinden yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen Irak ta henüz bir hükümet kurulabilmiş değildir. Yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü Ekim 21 de Başbakan Maliki nin

Detaylı

SANAYİ KENTİNİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI:

SANAYİ KENTİNİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI: SANAYİ KENTİNİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI: Pragmatik Yaklaşımlar - Altyapı Planlaması Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Pragmatik Yaklaşımlar

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi

30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi 30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi Prof. Dr. Hayrettin Usul Açıklaması İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Cihannüma Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi,Ortadoğu daki son gelişmeleri değerlendirdi.

Detaylı

Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Üçüncü Birleşmiş Milletler Konut ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişme Konferansı Habitat III 17-20 Ekim 2016, Kito Sayfa1

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ. No.8, Temmuz 2014 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ: Bİlgay Duman

ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ. No.8, Temmuz 2014 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ: Bİlgay Duman ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ: No.8, Temmuz 2014 IŞİD OPERASYONLARININ TÜRKMENLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Bİlgay Duman Bilgay Duman 1983 te Ankara da doğdu.

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA!

1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA! 1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA! İşçilerin burjuvaziye ve egemen sınıfa karşı mücadelesi sürdükçe, bütün talepleri karşılanana dek 1 Mayıs, bu taleplerin her yıl dile getirildiği gün olacaktır.

Detaylı

Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV.

Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV. 339 GENEL LİSE Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV. Yeniçağ 3. Yeniçağda Avrupa 6. Eğitim, kültür, bilim ve

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Dış Ticaret Verileri Bülteni

Dış Ticaret Verileri Bülteni (Milyar $) 216 Haziran - 216 TÜİK dış ticaret verilerine göre ihracat 216 yılı Haziran ayında, 215 yılının aynı ayına göre %8,1 artarak 12 milyar 916 milyon dolar, ithalat %7 artarak 19 milyar 475 milyon

Detaylı

Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı 03.06.2014. Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk

Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı 03.06.2014. Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı Değerli Basın Mensupları, 03.06.2014 Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk günlerinde, size, Türk insanının aklından,

Detaylı

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 1 KAMUNUN DÖNÜŞÜMÜ Kamunun ve kamu hizmetlerinin önceden belirlenmiş ekonomik, toplumsal, siyasal hedefler doğrultusunda; amaç ve işlevleri bakımından yeniden

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı

Oylar bölünmesin Türkiye bölünmesin!..

Oylar bölünmesin Türkiye bölünmesin!.. Oylar bölünmesin Türkiye bölünmesin!.. Bu bir yerel seçim değil, bir kader seçimi! AKP iktidara geldiğinden bu yana son 11 yılda biri Irak ta, diğeri Suriye de olmak üzere iki Kürdistan kuruldu. Bu yerel

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI?

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? DIŞ POLİTİKA TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? HAZİRAN 2011 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ

Detaylı